HaberKanal
Haberler
Akıncı Üssü Darbe davası - haberver.in - 17.10.2021
AKINCI ÜSSÜ DARBE DAVASI
Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya devam edildi.

 08.02.2020 14:11 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya devam edildi.

26.01.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davada, Cumhuriyet Savcısı Adnan Gümüş'ün esas hakkındaki mütalaasını açıkladığı 21 Ocak 2019'daki celseden bu yana, firariler dışındaki 385 sanık, esas hakkındaki savunmasını tamamladı.

Mahkemece 11 Ocak'taki ara karar sonrası yarın yeniden görülmeye başlanacak davada, henüz savunma yapmayan 82 sanıktan 53'ünün esas hakkında savunmalarının alınması planlanıyor.

Hafta sonları hariç 8 hafta boyunca devam edecek duruşmalarda, bazı eski Su Altı Taarruz Birliği personeli, eski Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli, 15 Temmuz'da Hava Kuvvetleri karargahındaki eylemlerden sorumlu tutulan sanıklar ile olay günü uçuş yapan bazı pilotların savunmaları alınacak.

Savunma yapmayan sanıklardan sivil imamlar Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş ile, "darbenin asker yöneticileri" olarak gösterilen Aydemir Taşçı, Kemal Mutlum, Veysel Kavak, Ali Durmuş, Bekir Ercan Van, Hakan Karakuş, Recep Sami Özatak, Ahmet Tosun, Mehmet Fatih Çavur, Ali Karabulut, Metin Bilgici, Murat Bicil, Mustafa Mete Kaygusuz, Hüseyin Türk, Hasan Hüsnü Balıkçı ve Mustafa Azimetli'nin savunmaları ise sonraki celselerde alınacak.

Mütalaadan

Davanın 21 Ocak 2019'da görülen duruşmasında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcı, darbenin yöneticisi olan sivil imamlar Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş ile yönetici konumundaki 16 eski asker sanık hakkında "anayasal düzeni ihlal", "cumhurbaşkanına suikast" ve "kasten adam öldürme" suçlarından 79'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini istemişti.

Mütalaada, sanıklardan 324'ü hakkında "anayasal düzeni ihlal" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep eden savcı, 11 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra iştirak ettikleri diğer suçlardan da cezalandırılmalarını talep etmişti.

Savcı, 9 sanığın "anayasayı ihlal suçuna yardım"dan 20 yıla kadar, 32 sanığın ise "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Mütalaada, 71 sanığın tüm suçlardan beraatine, darbe girişiminde bulunmak suçundan başka mahkemelerde ceza alan 2 sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve "sivil imam" Adil Öksüz'ün de bulunduğu 6 sanığın dosyasının ise ayrılmasına karar verilmesi talep edilmişti.

27.01.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Esas hakkındaki savunmasını yapan Canbolat, 15 Temmuz'da Akıncı Üssü 142. Filo'da yüzbaşı rütbesinde görev yaptığını dile getirdi.

Darbe girişimini önceden bilmediğini ileri süren Canbolat, alçak uçuş yaptığı iddiasını reddetti ve lehine olan bazı delillerin karartıldığı iddiasında bulundu.

Olay günü saat 15.50'de mesaiden ayrıldığını ve eşini hastaneye götürdüğünü anlatan Canbolat, ilerleyen saatlerde Akıncı'daki lojmanına döndüğünü, iddianame ve mütalaada belirtildiği gibi darbe toplantısına katılmadığını ifade etti.

Canbolat, akşam saatlerinde lojmanında dinlendiği sırada aynı filoda görev yapan bir askerin arayarak Akıncı'da uçuş yapıldığını söylediğini, 142. Filo Komutanlığına vekalet eden sanık eski binbaşı Ömer Dolay ile görüşmesinden sonra filoya gittiğini, bir süre sonra buradan ayrıldığını aktardı.

141. Filo'ya gittiğinde terörle mücadele kapsamında uçuş yapıldığının söylendiğini beyan eden Canbolat, filonun kalabalık olması sebebiyle çıkışına izin verilmediğini öne sürdü.

Sabah saatlerinde dinlenme odasında bulunduğu sırada silahlı birinin gelerek uçuş yapması gerektiğini söylediğini ancak bunu reddettiğini iddia eden Canbolat, aynı kişinin bir süre sonra tekrar gelerek uçakta mühimmat olmadığını söyleyip uçuş yapması konusunda kendisini tehdit ettiğini söyledi.

Darbe girişimi sırasında Ankara'da son uçuşu yapan F-16'nın pilotu olan Canbolat, şunları kaydetti:

"Uçakta mühimmat olmadığı ve tehdit altında olduğumdan uçmak zorunda kaldım. Niyetim kısa bir uçuş yapmak ve hemen geri inmekti. Kalkıştan önce 5 bin fitte uçacağım söylendi. Uçak başına gittiğimde top dışında mühimmat yoktu. Topun piminin takılı olduğunu görünce pimi sökmeyeceğim dedim. Kalkış yapana kadar silahlı olan bu kişi uzaktan beni izlemiştir."

- "O gece olan hiçbir olaydan haberdar değilim"

Canbolat, uçuş bilgilerinde alçak uçuş gerçekleştirmediğinin, ses hızını geçerek sonik patlama ve atış yapmadığının anlaşılacağını ileri sürerek, "Yanlış bir iş yapmadım." diye konuştu.

Uçuş esnasında inmesi için uyarı yapıldığını ancak Akıncı'dan inişine izin verilmediğini beyan eden Canbolat, kendi kararıyla iniş yapma kararı aldığını iddia etti.

"O gece olan hiçbir olaydan haberdar değilim." ifadelerini kullanan Canbolat, inişten sonra aynı uçakla tekrar uçuş yapılmaması için bazı önlemler aldığını ve evine geçtiğini söyledi.

FETÖ itirafçısı mahrem imamlar S.K. ve U.I'nın beyanlarını kabul etmeyen Canbolat, örgüt üyesi olmadığını ve suçsuz olduğunu savundu.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

28.01.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatlarının hazır bulundu.

Duruşmada, darbe girişimi sırasında Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığında teğmen kursiyer pilot olarak görev yapan sanık Furkan Öztürk, savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yaptı.

İsnat edilen tüm suçlamaları reddeden Öztürk, suçlu olduğunu gösteren herhangi bir somut delil bulunmadığını söyledi.

143. Filo komutanı Binbaşı Mustafa Azimetli'nin kendisine verdiği mihmandarlık emri kapsamında Akıncı Üssü, dış nizamiye ve Yuva adlı binalarda bulunduğunu belirten Öztürk, "Yaptığım tek şey komutanlarımın hizmete dair emirlerine riayet etmektir." dedi.

Öztürk, mütalaada belirtilen "İzin aldığı halde darbe teşebbüsüne katılmak üzere Akıncı Üssü'nde kaldığı" yönündeki iddianın da doğru olmadığını söyledi.

İzne çıkmak için sadece kol komutanından aldığı izin kağıdının yeterli olmadığını, filo komutanından da onay alması gerektiğini anlatan Öztürk, filo komutanının saat 16.00'da herkesi kursiyer gazinosuna çağırarak yoklama aldığını iddia etti.

Öztürk, yoklama sonrasında filo komutanının herkese terörle mücadele harekatı icra edileceği ve bekleyerek emirlere itaat etmesini söylediğini iddia ederek kursiyer bir pilot olarak böyle bir durumda emre itaatsizlik edemeyeceğini, bunun görevden kaçmak olarak algılanabileceğini söyledi.

Aldığı iznin bu kapsamda iptal edildiğini, amirlerinin emriyle Akıncı'da kaldığını anlatan Öztürk, darbe girişiminden haberi olmadığını ve darbeye yönelik bir faaliyetinin bulunmadığını savundu.

Öztürk, suçsuz olduğunu ileri sürerek tahliye ve beraatini talep etti.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

29.01.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Hakkında "silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan cezalandırılması talep edilen tutuklu sanık eski pilot üsteğmen Emre Durgunlu, savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yaptı.

Savunma yapmak için 2 Nisan 2019'da mahkeme huzuruna çıktığını ancak avukatının FETÖ'den yargılandığının ortaya çıkması nedeniyle duruşmaya devam edilmediğini belirten Durgunlu, "Avukatım hakkında FETÖ'den işlem yapıldığına dair bilgim yoktu. Avukatımın duruşmadan men edilmesinden hemen sonra ailem onu azletti." dedi.

Darbe girişiminden önce Kayseri 12. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığında görev yaptığını belirten Durgunlu, olay günü kendilerine terörle mücadele harekatı yapılacağı bilgisi verildiğini söyledi.

Görev yerine bu düşünceyle gittiğini anlatan Durgunlu, daha sonra Denizli'nin Çardak ilçesine gidecek uçakta yardımcı pilot olarak görevlendirildiğini aktardı.

Denizli'ye yaklaştıklarında yaşanan bilgi kirliliği nedeniyle Kayseri'den aldıkları emirleri yerine getirmediklerini, ardından Malatya'ya geçtiklerini anlatan Durgunlu, yasa dışı bir emri yerine getirmediğini savundu.

Darbe girişiminde yer almadığına ilişkin tespitin savcılık mütalaasında da yer aldığını belirten Durgunlu, FETÖ üyesi olmadığını, buna ilişkin dava dosyasında yeteri kadar delil bulunmadığını öne sürerek beraatini talep etti.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

30.01.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen Konya 3. Ana Jet Üssü Komutanlığı eski harekat komutanı kurmay albay Mustafa Ertürk, savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmasında, isnat edilen suçlamaların gerçekleri yansıtmadığını, darbe girişiminde yer almadığını iddia etti.

Ertürk, olay tarihinde hasta ziyaretinde olduğunu, kendisini arayan bir rütbelinin Beyşehir bölgesinde uçuş yaptıklarını söylediğini aktardı.

Uçuştan haberdar edilmediği için kendisini arayan subaya kızdığını dile getiren Ertürk, akşam saatlerinde helikopterlerin akıbetini öğrenmek için üsse gittiğini belirtti.

Bir süre sonra helikopterlerin Yalova'ya gittiğini öğrendiğini öne süren Ertürk, bu gelişme hakkında Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi'ni (BHHM) aradığını ancak cevap alamadığını ifade etti.

Gelişmeler hakkında bilgi vermek için aradığı eski üs komutanı tümgeneral Haluk Şahar'ın da kedisine olağanüstü bir durum olduğunu, terör saldırısı yaşanabileceğini, üssün alarm seviyesini kırmızı yapması talimatı verdiğini kaydetti.

Daha sonra bir kez daha görüştüğü Şahar'ın darbe girişiminden bahsederek uçuşları kapatmasını emrettiğini bildiren Ertürk, "Bu görüşmeden önce ben uçuşları zaten kapatmıştım." dedi.

Darbe girişimine yönelik kimseden emir almadığını, kimseye de emir verdiğini iddia eden Ertürk, gece boyunca dönemin Konya valisi ile irtibatlı olduğunu belirtti.

Yasa dışı bir eylemde yer almadığını, dava dosyasında bunun aksini ortaya koyabilecek delillerin bulunmadığını ileri süren Ertürk, suçsuz olduğunu savunarak beraatini istedi.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

31.01.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.

Hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın özel sekreter yardımcısı eski kurmay binbaşı Günay Köroğlu, hakim karşısına çıktı.

Savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapan Köroğlu, isnat edilen suçlamaların gerçekleri yansıtmadığını iddia etti.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'da karargahtaki işlerini tamamladıktan sonra evine geçtiğini belirten Köroğlu, bir süre sonra kendisini arayan icra astsubayın karargaha gelmesi gerektiğini söylediğini aktardı.

Bunun üzerine Hava Kuvvetleri Komutanlığı karargahına gittiğini belirten Köroğlu, görüştüğü Genel Sekreter albay Veysel Kavak'ın kendisine Genelkurmay Başkanlığı karargahına terör saldırısı yapıldığını anlattığını bildirdi.

Bu duruma anlam veremediğini dile getiren Köroğlu, Kavak'ın istemesi üzerine Güvenlik Harekat Merkezi'ne (GHM) geçtiğini kaydetti.

GHM'de bulunduğu sırada Tümgeneral Cevat Yazgılı'nın D kapısında buluşmalarını istediğini, terör saldırısını önlemek için çağrıldığını düşünerek buraya gittiğini ifade eden Köroğlu, şöyle devam etti:

"D kapısında önce Tunahan Özarslan'ı gördüm. Yazgılı'nın HKHM'nin kapısına ve ardından buraya giden uzmanlara ateş ettiğini öğrendim. Genelkurmay Başkanlığındaki saldırıdan dolayı Yazgılı'nın psikolojisinin bozulduğunu düşündüm. Gergin ortamda Yazgılı ve emir astsubayı silahlı şekilde üst kata geldi. Personel komutanı sakinleştirmeye çalışıyordu. Yazgılı yanına kimseyi yaklaştırmıyordu. Bu esnada Yazgılı, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ünal ile telefonda görüştü, bana uzattı. Ünal, Yazgılı'nın emrine girmemizi emretti. 'Emredersiniz' deyip kapattım. Yazgılı'ya da sakin olmasını söyledim ancak Yazgılı beni göstererek önce 'Bunu tutuklayın' dedi, 'Neden böyle yapıyorsunuz?' diye sorunca da 'Bunu vurun' diye uzmanlara emir verdi."

Köroğlu, o sırada öldürüleceğini düşündüğünü, bunun üzerine Yazgılı'nın elini tutma girişiminde bulunduğunu ancak ona karşı mukavemette bulunmadığını savundu.

Ardından karargahtaki askerlerin Yazgılı'ya müdahale ettiğini bildiren Köroğlu, saat 23.00'ten önce yaşanan bu gelişmeye rağmen darbe girişiminden haberdar olmadığını iddia etti.

Bir süre sonra telefonda görüştüğü özel sekreterden darbe girişimi olduğu bilgisini aldığını belirten Köroğlu, bunun üzerine Yazgılı'nın darbeci olabileceğini düşündüğünü söyledi.

Tekrar GHM'ye indiğini, bu sırada Yazgılı'nın da oraya geldiğini, onun gelmesi üzerine endişe ederek odasına döndüğünü anlatan Köroğlu, darbe girişiminin bastırılmasından saatler sonra gözaltına alındığını kaydetti.

Darbe girişiminde yer almadığını, yasa dışı bir eylemde bulunmadığını savunan Köroğlu, beraatini istedi.

Davanın görülmesine 3 Şubat Pazartesi devam edilecek.

03.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.

Hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı (HKK) Proje Yönetim Daire Başkanı tuğgeneral Osman Nuri Gür, hakim karşısına çıktı.

Savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapan Gür, isnat edilen suçlamaların gerçekleri yansıtmadığını iddia etti.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'da izinde olduğunu ancak sonradan çıkan işlerini halletmek için akşam saatlerinde HKK Karargahına gittiğini belirten Gür, "kırmızı alarm" verildiği için ilk başta içeri alınmadığını, bunun üzerine dönemin genel sekreteri albay Veysel Kavak ile görüşmesinin ardından içeri girebildiğini ifade etti.

Kavak'ın odasına gittiğinde Karargahtaki hareketliliğin dikkatini çektiğini savunan Gür, bir süre sonra Genelkurmay Başkanlığı tarafından silah sesi geldiğini duyduğunu aktardı.

Bu duruma anlam vermediğini, daha sonra Kavak'ın ricası üzerine tuğgeneral Ercan Dursun'u arayarak karargaha davet ettiğini anlatan Gür, bu görüşmenin ardından bu kez HKK Harekat Merkezi katından silah sesi duyduğunu kaydetti.

Karargahın terör saldırısına uğradığını düşündüğünü öne süren Gür, bir süre sonra ateş eden kişinin tümgeneral Cevat Yazgılı olduğu bilgisini aldığını iddia etti.

Kelepçe takılan Yazgılı'nın, telefonla ulaşılan dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın emriyle serbest bırakıldığını ileri süren Gür, bu gelişme üzerine Yazgılı'nın emrinde hareket etmeye başladığını iddia etti.

Darbe girişimi olduğunu öğrendikten sonra Yazgılı ve diğer generallerle harekat merkezine geçtiklerini savunan Gür, yasa dışı bir eylemde bulunmadan sabah saatlerine kadar Karargahta beklediğini öne sürdü.

Teşebbüs sırasında Özel Kuvvetler Komutanlığı Karargahını işgal etmek için Diyarbakır'dan Ankara'ya gelen eski tuğgeneral Semih Terzi için uçak tahsis ettiğine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Gür, uçakların hazırlanmasına yönelik emir verecek konumda olmadığını savundu.

Darbecilerin sözde atama listesinde Plan Prensipler Başkanı olarak yer alan Gür, isminin iradesi dışında bu listeye yazıldığını iddia ederek, FETÖ üyesi olmadığını da savundu.

Yaklaşık 4 yıldır tutuklu olduğunu hatırlatan Gür, beraatini talep etti.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

04.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.

Hakkında "anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı (HKK) Karargahı Destek Kıtaları Grup Komutanı Albay İlhan Karasu, hakim karşısına çıktı.

Savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapan Karasu, isnat edilen suçlamaların gerçekleri yansıtmadığını iddia etti.

Karasu, olay günü izinde olduğunu, evinde istirahat ederken dönemin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreteri Albay Veysel Kavak'ın saat 20.56'da kendisini arayarak terör ihbarı nedeniyle ivedi bir şekilde göreve çağırdığını söyledi.

Güvenliği sağlamak ve birliğini korumak amacıyla 21.20'de karargaha gittiğini anlatan Karasu, görevi ve birliğinin konumu gereği bu tür çağrılara icabet etmek zorunda olduğunu, birçok kez bu şekilde göreve gittikleri için de hiçbir şüphe duymadığını iddia etti.

Sanık Karasu, karargaha gittiğinde ihbarla ilgili detaylı bilgi alabilmek için Veysel Kavak'ın odasına gittiğini, Kavak'ın kendisine "birliğin güvenliği için alınacak tedbirlerin gözden geçirilmesi gerektiğini" söylediğini ifade etti.

Karargaha gitmesinin darbe faaliyetinin parçası olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Karasu, 15 Temmuz gecesi yalnızca darbecilerin karargaha alındığı yönündeki iddianın gerçek dışı olduğunu söyledi.

Sanık Karasu, olay gecesine ait kamera kayıtlarını göstererek o gece Güvenlik Harekat Merkezi'nden bilgi aldığını, olayların ne olduğunu anlamaya çalıştığını ve bunların da görüntülere yansıdığını anlattı.

Ayrıca olay tarihinde eski Hava Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanı Tümgeneral Cevat Yazgılı'nın kelepçelendiği kamera kayıtları görüntülerini de gösteren Karasu, kendisinin o sırada orada bulunmadığına dikkati çekti.

Karasu, mütalaada belirtilen "Yazgılı'nın emrine girmeyi reddederek Kavak'ın emirlerini yerine getirdiği" yönündeki iddianın doğru olmadığını, bunun kamera kayıtlarına da yansıdığını söyledi.

15 Temmuz gecesi askerleri silahlandırmadığını ve askerle halkı karşı karşıya getirmediğini savunan Karasu, komutası altındaki hiçbir personelin darbeyi destekleyen bir faaliyeti olmadığını öne sürdü.

Sanık Karasu, darbe girişimi olduğunu fark ettiğinde darbeye ve darbecilere karşı durduğunu, o gece yalnızca görevinin gereklerini yerine getirdiğini iddia ederek suçsuz olduğunu savundu.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

06.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, dava dosyasına gelen evrakı okuduktan sonra sanıkların taleplerini dinledi.

Savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapması beklenen sanık eski üsteğmen Osman Yılmaz'ın mazeret dilekçesi verdiğini bildiren Giray, duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verdi.

07.02.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada Mahkeme Başkanı Selfet Giray, sanıkların taleplerini dinledi ve esasa ilişkin savunma yapması için sanık eski yüzbaşı Fatih Yapıcı'ya söz verdi.

Sanık Yapıcı, avukatının bugün başka davasının olduğunu ve bu duruma dair mazeret dilekçesini mahkemeye sunduklarını söyledi.

Başkan Giray, bir önceki celsede aldıkları, "sanık avukatlarının planlanan günde duruşmaya katılmaması durumunda sözlü beyandan vazgeçmiş sayılacaklarına" ilişkin ara karar maddesini hatırlatarak, mazeretlerinin reddine karar verdiklerini ve bu şekilde davranan avukatlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

Mahkeme Başkanı Giray, barodan müdafi temin etme hakkının olduğunu, bu şekilde savunma yapabileceğini hatırlatması üzerine sanık Yapıcı, "Avukatımla savunmamızı birlikte hazırladık ve bütünlük arz ediyor. Avukatım olmadan savunma yapmak istemiyorum." yanıtını verdi.

Duruşmaya 10 Şubat Pazartesi günü devam edilecek.

Paralel yapı-15 Temmuz (2016)-29 Mart (2017) 'Ankara 475 sanık (ilk 486) Darbe/Akıncı Hava Üssü' davası

(08 Şubat 2020, 14:11), son güncel.: (07 Şubat 2020, 22:19)

Share by: