HaberKanal
Haberler
Akıncı Üssü Darbe davası - haberver.in - 17.10.2021
AKINCI ÜSSÜ DARBE DAVASI
Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

28.03.2020 11:21 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

09.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.

Savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma yapması için tutuklu sanık eski kurmay binbaşı İbrahim Yozgat'a söz verildi.

Olay tarihinde Diyarbakır 8'inci Ana Jet Üs Komutanlığı 182'nci Filo komutanı olduğunu belirten Yozgat, darbe girişiminden bir gün önce üs komutanının odasında yapılan toplantıda, kendisine geri hizmet uçuşu yapılacağı bilgisinin verildiğini aktardı.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'da ise Üs Komutanı eski tuğgeneral Deniz Kartepe'nin emriyle Terörle Mücadele Harekatı (TMH) kapsamında Diyarbakır'dan kalkış yaptıklarını anlatan Yozgat, seyir esnasında Atmaca-1 çağrı kodunu kullandıklarını söyledi.

Ankara semalarına ulaştıklarından kısa bir süre sonra kontrol kulesinin yönlendirmesiyle Akıncı Üssü'ne iniş yaptıklarını ifade eden Yozgat, havadaki diğer uçaklarla telsiz temaslarının olmadığını belirtti.

Darbe girişimini, Akıncı Üssü'ne indikten sonra anladığını dile getiren Yozgat, o saatten sonra kanunlara aykırı bir eyleme katılmadığını öne sürdü.

Emir komuta zinciri içinde hareket ettiğini, darbe faaliyeti kapsamında bir girişimde bulunmadığını ileri süren Yozgat, tanık beyanlarının da kendisini doğruladığını kaydetti.

Yaklaşık 4 yıldır tutuklu yargılandığını hatırlatan Yozgat, beraatini istedi.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

10.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Diyarbakır 8'inci Ana Jet Üs Komutanlığında 181'inci Filo komutanı olarak görev yapan eski pilot binbaşı Ahmet Özdemir esas hakkındaki savunmasını yaptı.

Esas hakkındaki mütalaada ve toplanan diğer delillerde atılı suçları işlediğine dair somut delilin bulunmadığını iddia eden Özdemir, eylemlerine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporlarında da aleyhinde bir hususun olmadığını savundu.

Olay günü Diyarbakır'dan uçakla kalkış yaparak Akıncı Üssü'ne geldiğini anlatan Özdemir, darbe girişimi faaliyetleri başlamadan önce ilan edilen uçuş yasağından habersiz olduğunu ileri sürdü.

Akıncı'ya inene kadar darbe girişiminden habersiz olduğunu iddia eden Özdemir, üsse inmeden önce Ankara şehir merkezi üzerinde alçaktan uçuş yaptığı iddialarını reddetti.

Diyarbakır'dan kalkış yaparken kendisine verilen emrin terörle mücadele harekatına katılması yönünde olduğunu öne süren Özdemir, "15 Temmuz gecesi aldığım ve uyguladığım tüm emirler kanunidir." savunmasını yaptı.

Darbe yöneticisi vasfındaki sanıklardan emir almadığını ve uygulamadığını ifade eden Özdemir, darbeyi öğrendikten sonra kendisini pasifize ettiğini ve ilk fırsatta üstten ayrıldığını beyan etti.

Sanık Özdemir, yargılama aşamasında hukuksuz uygulamalara maruz kaldığını ve "FETÖ üyesi" olmadığını öne sürdü.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

11.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Akıncı Üssü darbe davasının görülmesine, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar, bazı müdahiller ile tarafların avukatları katıldı.

Olay tarihinde Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığından F-16 ile Akıncı Üssü'ne gelen eski Pilot Yüzbaşı Yavuz İstek esas hakkındaki savunmasını tamamladı.

Duruşmada sanıklardan Yavuz İstek savunmasını yaparken, İstek'in bazı fotoğraflar ve görsel malzemeyle hazırladığı slaytlar da salonda bulunan iki büyük perdeye yansıtıldı.

Suçlamaları kabul etmeyen İstek, 15 Temmuz'da kendilerine "kumpas" kurulduğunu, asker ve halkın karşı karşıya getirildiğini öne sürdü.

Savunmasında Diyarbakır'dan Ankara'ya gelişine değinen İstek, terörle mücadele harekatı için Diyarbakır'dan uçaklar havalandığında terör örgütü sempatizanlarının bunu örgüte yakın internet sitelerine bildirdiklerini, bu sebeple zaman zaman başka illere giderek, oradan terörle mücadele harekatlarına başladıklarını ifade etti.

Ankara'ya da terörle mücadele harekatı doğrultusunda hareket ettiklerini belirten İstek, Akıncı Üssü'ne saat 00.45 civarı indiklerini aktardı.

İstek, "Bize ne o saate kadar olan olaylardan ne de Başbakan ve Cumhurbaşkanının açıklamasından bahseden oldu. Kalkışma girişimi olduğunu saat 01.00 civarında öğrendik. Aramızda bu işin parçası olmayacağımızı konuştuk." ifadelerini kullandı.

Asıl görev yaptığı Eskişehir'deki birliğini aradığını, ancak ulaşamadığını savunan İstek, "Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezine saat 02.00 gibi askeri telefondan ulaşabildim. Akıncı Üssü 141. Filoda olduğumu söyledim." diye konuştu.

Üsten çıkamadıklarını, bu sebeple gece boyunca gazino bölgesi ve kamelyada vakit geçirdiklerini anlatan İstek, sabahleyin yıllık izindeki diğer amirine ulaştığını, olanları aktardığını ifade etti. İstek, amirinin önce "Beklemede kalın" dediğini, akşam saatlerinde ise savcılara ifade vermelerini istediklerini, kendilerinin de kolluğa teslim olduğunu anlattı.

Diyarbakır'dan Ankara'ya giderken kendilerine darbe girişimine yönelik gelişmelerin aktarılmadığını belirten İstek, "Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezindeki personel prosedürleri uygulasaydı burada bulunmayacaktım." şeklinde savunma yaptı.

Bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu ileri süren İstek, dosyadaki telsiz konuşmalarının da kendisine ait olmadığını iddia etti.

"Ben iddia edildiği şekilde ne mühimmat yüklü F-16 ile Akıncı'dan kalktım, ne MACH üstü geçiş yaptım ne de saat 05.10'da üsse indim." ifadesini kullanan İstek, FETÖ üyesi olmadığını savundu.

Davaya yarın devam edilecek.

İstek'e yönelik suçlamalar

Davanın iddianamesinde İstek'in, İbrahim Yozgat ile birlikte mühimmat yüklü F-16'yla Diyarbakır'dan Ankara'ya geldiği, şehir üzerinde alçak uçuş yaptığı ve Akıncı Üssü'ne indiği belirtiliyor. İstek'in saat 03.15'te F-16 ile tekrar havalandığı, Ankara üzerinde uçuş yaptığı ve saat 05.10'da üsse döndüğü kaydedilen iddianamede, İstek'in ve darbe faaliyetlerinin başarıya ulaşması için çaba harcadığı kaydediliyor.

Cumhuriyet Savcısı Adnan Gümüş, 21 Ocak 2019'da verdiği esasa ilişkin görüşünde İstek'in "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmasını istemişti.

12.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığında F-16 pilotu olarak görev yapan eski pilot yüzbaşı Erdem Erdoğan, esas hakkındaki savunmasını yaptı.

Sanık Erdoğan, iddianamede ve mütalaada üzerine isnat edilen suçlamaları reddetti.

Olay tarihinde yıllık izinde olduğunu, filo komutanı İbrahim Yozgat'ın emriyle Terörle Mücadele Harekatı'na (TMH) katılmak üzerine 14 Temmuz 2016'da İstanbul'dan Diyarbakır'a gittiğini ifade eden Erdoğan, ertesi gün Yozgat'ın emriyle filoya geçip saat 22.30 sıralarında 6 uçakla birlikte kalkış yaptıklarını anlattı.

Uçağının telsiz arızası olduğunu ve bunu da kol komutanına söylediğini ileri süren Erdoğan, kuleden yapılan yere inmelerine ilişkin anonsları duymadığını iddia etti.

Erdoğan, bir saat uçtuktan sonra Akıncı Üssü etrafına geldiklerini, kulenin kendilerine ilk başta iniş izni vermediğini, bu yüzden yarım saat havada bekledikten sonra iniş yaptıklarını söyledi.

İndikten sonra park yerine uçakları çekerek filoya geçtiklerini, uçuş kıyafetlerini çıkartıp, dinlenme odasında cep telefonundan darbe girişimi haberlerini gördüğünü belirten Erdoğan, "Filo komutanlarımızla bu olayı konuştuk. Filodan ayrılmaya karar verdik ancak dışarı çıkmamıza izin vermediler." diye konuştu.

Mühimmat yüklü F-16 uçağıyla Akıncı Üssü'nden izinsiz kalkarak, İstanbul'a gittiğini ve orada alçak uçuş ve çok sayıda dalış yaptığına ilişkin savcının mütalaasını reddettiğini bildiren Erdoğan, o gece Akıncı Üssü'ne indikten sonra bir daha uçuş yapmadığını savundu.

Sabaha kadar misafirhanede beklediğini, savcılar gelince de ifade vermek için teslim olduğunu öne süren Erdoğan, beraat talebinde bulundu.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

13.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında Diyarbakır 8'inci Ana Jet Üs Komutanlığında F-16 pilotu olarak görev yapan eski pilot yüzbaşı Ceyhan Karakurt esas hakkındaki savunmasını yaptı.

Karakurt, 15 Temmuz'da saat 13.00 sularında diğer pilotlarla terörle mücadele harekatı görevi kapsamında havalanmak için uçakların yanına gittiklerini, uçak motorlarını çalıştırdıklarını ancak kendilerine uçuşun iptal olduğunun söylenmesi üzerine kalkış yapmadıklarını söyledi.

Bu olayın darbeye yönelik bir hazırlık faaliyeti olarak algılanmaması gerektiğini savunan Ceyhan Karakurt, bu uçuşun günler öncesinden planlandığını, gelen emirle de iptal edildiğini belirtti.

Akşam evde oturduğu sırada verilen emirle görev yerine döndüğünü, Akıncı Üssü'ne gidileceğini uçak başında öğrendiğini savunan Karakurt, hava sahasının uçuşa kapalı olduğunu ve uçmamaları gerektiğinin söylenmediğini iddia etti.

Akıncı Üssü üzerine geldiklerinde kule tarafından inmelerine izin verilmediğini öne süren Ceyhan Karakurt, yakıtlarının az olduğunu söylemeleri üzerine inişlerine izin verildiğini, daha sonra 141'inci Filo'da beklediklerini iddia etti.

İnişin ardından herhangi bir yasa dışı olaya katılmadığını ve tekrar uçuş yapmadığını savuan Karakurt, "Uçuş yasağıyla ilgili bir bilgi verilmedi. İkazlar benim duyamayacağım şekilde yapılmış. Hiçbir şekilde Ankara'da uçmadım." diye konuştu.

Mütalaada geçen 12 Temmuz 2016'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otelin üzerinde keşif uçuşu yaptığına dair iddiayı da reddeden Ceyhan Karakurt, "Dalaman uçuşu bir keşif değildir, karargah hizmet uçuşudur." ifadelerini kullandı.

Diyarbakır'daki odasında yapılan dijital incelemelerde suç unsuru bulunmadığını ve FETÖ ile de herhangi bir bağı olmadığını öne süren Karakurt, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Sanık eski yüzbaşı Aziz Ersel Emanet de mühimmat yüklü F-16 uçağıyla Diyarbakır'dan Akıncı Üssü'ne izinsiz uçup Ankara'da alçak uçuş ve çok sayıda dalış yaptığına ilişkin savcılık mütalaasını reddetti.

Hakkındaki delillerin ortaya konulma sürecinin yasa dışı olduğunu savunan Emanet, bu bakımdan dosya kapsamındaki hiç bir delili kabul etmediğini söyledi.

Emir komuta zinciri içinde hareket ettiğini, darbe faaliyeti kapsamında bir girişimde bulunmadığını ileri süren Aziz Ersel Emanet, tahliye ve beraatını talep etti.

Mahkeme heyeti, savunmaların ardından duruşmaya 16 Mart Pazartesi günü devam edilmesine karar verdi.

16.03.2020 GÜNKÜ DURUŞMAYA CORONA NEDENİYLE 30 MART'A ERTELENDİ

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin Akıncı Üssü davasının görülmesine, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı tedbirler kapsamında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince 30 Mart'a kadar ara verildi.

Mahkemece, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde hafta boyu görülmesi planlanan 475 sanıklı davanın koronavirüs nedeniyle bu ve gelecek haftaki duruşmalarına ara verilmesi, yargılamaya 30 Mart'ta devam edilmesi kararlaştırdı.

Davada sanıklar, esasa ilişkin savunma yapmayı sürdürüyordu.

Diğer duruşmalar da erteleniyor

Ankara'daki diğer mahkemeler de koronavirüs nedeniyle duruşmaları ertelemeye başladı.

Bazı ağır ceza mahkemeleri, sanıkları tutuksuz olan davaların duruşmalarını çoğunlukla 2-3 hafta erteledi.

Tutuklu sanıkların bulunduğu dosyalarda sanıkların cezaevinden video-konferans sistemiyle duruşmalara katılmalarının sağlanması için cezaevi müdürlüklerine müzekkereler gönderildi.

Ankara'daki kimi mahkemeler ise bugüne duruşma günü verilmesine karşın adliyeye gelmeyen sanık, müdahil ve taraf avukatlarını mazeretli kabul ediyor.

HSK'nın tavsiye kararı

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), koronavirüse ilişkin tedbirler kapsamında, tutuklu işlere yönelik soruşturma ve kovuşturmalar ile ivedi sayılacak diğer hususlar haricinde duruşma ve keşiflerin ertelenmesinin mahkemelerce değerlendirilmesi konusunda cumhuriyet başsavcılıklarına, adalet komisyonu başkanlıklarına, bölge adliye ve bölge idare mahkemelerine yazı göndermişti.

Koronavirüs Bilim Kurulunun önerilerine işaret edilen yazıda, şu ifadeler yer alıyor:

"Yargılama faaliyetlerinin yürütülmesinde herhangi bir soruna sebebiyet vermemek amacıyla, tutuklu işlere yönelik soruşturma ve kovuşturmalar ile ivedi sayılacak diğer hususlar haricinde duruşma ve keşiflerin ertelenmesi ile gerekli görülen hallerde SEGBİS uygulaması kullanılması hususunun mahkemelerimizce değerlendirilmesi, Kurulun önerileri doğrultusunda yeni tedbirlerin hayata geçirilmesi için gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi gerekmektedir."

Mütalaadan

Davanın 21 Ocak 2019'da görülen duruşmasında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcı, darbenin yöneticisi olan sivil imamlar Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş ile yönetici konumundaki 16 eski asker sanık hakkında "anayasal düzeni ihlal", "cumhurbaşkanına suikast" ve "kasten adam öldürme" suçlarından 79'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini istemişti.

Mütalaada, sanıklardan 324'ü hakkında "anayasal düzeni ihlal" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep eden savcı, 11 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra iştirak ettikleri diğer suçlardan da cezalandırılmalarını talep etmişti.

Savcı, 9 sanığın "anayasayı ihlal suçuna yardım"dan 20 yıla kadar, 32 sanığın ise "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti.

Mütalaada, 71 sanığın tüm suçlardan beraatine, darbe girişiminde bulunmak suçundan başka mahkemelerde ceza alan 2 sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve "sivil imam" Adil Öksüz'ün de bulunduğu 6 sanığın dosyasının ise ayrılmasına karar verilmesi talep edilmişti.

Paralel yapı-15 Temmuz (2016)-29 Mart (2017) 'Ankara 475 sanık (ilk 486) Darbe/Akıncı Hava Üssü' davası

Paralel yapı-15 Temmuz (2016)-29 Mart (2017) 'Ankara 475 sanık (ilk 486) Darbe/Akıncı Hava Üssü' davası

(28 Mart 2020, 11:21)

Share by: