HaberKanal
Haberler
Akıncı Üssü Darbe davası - haberver.in - 17.10.2021
AKINCI ÜSSÜ DARBE DAVASI
Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya esasa ilişkin savunmalarla devam edildi.

15.08.2020 11:10 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya esasa ilişkin savunmalarla devam edildi.

27.07.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, Konya'daki 135'inci Filo'nun komutanı olan ve İstanbul'daki düğüne katılan komutanları derdest ederek Akıncı'ya taşıyan helikopter pilotlarını organize ettiği belirtilen eski yarbay Alparslan Şahin, geçen celse tamamlayamadığı esas hakkındaki savunmasına devam etti.

Şahin, helikopterlerin o gece Yalova'ya uçtuğu yönünde bir bilgisi olmadığını, Arama Kurtarma İhtisaslı Personelin (AKİP) Beyşehir'de kaybolan askeri bir malzemeyi aradığını düşündüğünü söyledi.

Yaşanan kalkışmadan haberi olmadığını iddia eden Şahin, gece boyu davaya konu eylemlerle ilgili kimseye emir vermediğini ifade etti.

Şahin, darbe girişiminden saat 22.30'da haberdar olduğunu, bu saatten sonra tüm tedbirleri aldığını ve darbe karşıtı emirler verdiğini belirtti.

Filo komutanı olarak cephaneliklere giriş ve çıkışı durdurduğunu anlatan Şahin, savcının esas hakkındaki mütalaasında bu tedbirlere ve lehine olan tanık beyanlarına yer vermediğini ileri sürdü.

Şahin, Moda Deniz Kulübü'ndeki söz konusu hadiseler yaşanırken de kendi filosuna, "Sakın olaylara karışmayın, derhal geri dönün" emrini verdiğini belirterek suçsuz olduğunu savundu.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

28.07.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, tutuklu sanıkların ara karara yönelik tahliye ve dava dosyasına yeni delillerin dahil edilmesine ilişkin talepleri alındı.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

29.07.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Aylık tutukluluk incelemesi kapsamında sanık ve avukatlarının talepleri alındı.

Daha sonra ara karara yönelik mütalaası sorulan duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını tekrar ettiğini belirtti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı erteledi.

04.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, olay tarihinde Özel Kuvvetler Komutanlığında (ÖKK) kurmay albay rütbesinde görev yapan ve dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'yı derdest etmeye çalışan ekibin başında bulunduğu belirtilen Fatih Yarımbaş, esasa ilişkin savunma yaptı.

Üzerine atılı suçları işlediğine dair somut bir delil bulunmadığını savunan Yarımbaş, 15 Temmuz'da yaptıklarını görev bilinciyle yerine getirdiğini ve amiri olmayan kimseden emir almadığını ifade etti.

Darbe girişimi nedeniyle tuzağa düşürüldüğünü iddia eden Fatih Yarımbaş, olay tarihinde görevli olan komuta kademesini suçladı.

Aksakallı'yı derdest etmeye çalıştığı iddialarının doğru olmadığını öne süren Yarımbaş, bu yöndeki suçlamayı kabul etmediğini bildirdi.

Darbe girişimi öncesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde görevli olduğunu, 11 Temmuz'da buradaki görevinin sona ermesi üzerine Türkiye'ye döndüğünü anlatan Fatih Yarımbaş, 15 Temmuz akşamı kendisine verilen görevin ise Aksakallı'nın güvenliğinin sağlanması olduğunu iddia etti.

Bu düşünceyle toparladığı ekibiyle Zekai Aksakallı'nın bulunduğu Gazi Orduevi'ne gittiğini anlatan Yarımbaş, Aksakallı'nın düğünden ayrılması üzerine aracına yaklaştıklarını, ancak Aksakallı'nın kendilerini dinlemeden bölgeden ayrıldığını söyledi.

Bunun üzerine ÖKK'ye dönmek istediğini, ancak giriş çıkışların yasaklanmış olduğunu öğrendiğini dile getiren Fatih Yarımbaş, bu sırada savaş uçaklarının uçtuğunu ve Genelkurmay Başkanı'nın Akıncı Üssü'nde olduğunu öğrenmesi üzerine buraya gitmeye karar verdiğini beyan etti.

Yarımbaş, Akıncı Üssü'nde darbeye yönelik bir faaliyetinin bulunmadığını da öne sürdü.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

05.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, olay tarihinde Özel Kuvvetler Komutanlığında (ÖKK) kurmay albay rütbesinde görev yapan ve dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'yı derdest etmeye çalışan ekibin başında bulunduğu belirtilen Fatih Yarımbaş, dün başladığı esasa ilişkin savunmasını bugün de sürdürdü.

Sanık Yarımbaş, Aksakallı tarafından kendisinin de arasında bulunduğu ÖKK personelinin 15 Temmuz'da tuzağa düşürüldüğünü iddia etti.

Aksakallı'nın, olay günü darbeci general Semih Terzi'yi terör tehdidi olduğu gerekçesiyle Ankara'ya çağırdığını ileri süren Yarımbaş, daha sonra da darbeci olduğu için Terzi hakkında ölüm emri verildiğini söyledi.

Olay tarihinde Terzi'yi, Diyarbakır'dan Ankara'ya taşıyan uçağın Aksakallı'nın emri olmadan hareket edemeyeceğini beyan eden Yarımbaş, "Semih Terzi gerçek bir bordo bereli komutandı." diyerek darbeci generali savundu.

Yarımbaş, 15 Temmuz'daki olaylara ilişkin suçladığı Aksakallı'nın mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenilmesini talep etti.

Darbe kastıyla hareket etmediğini, bu yönde bir planlamada yer almadığını savunan Yarımbaş, üzerine atılı "FETÖ üyeliği" suçlamasını kabul etmediğini söyledi.

Sanık Yarımbaş, mahkemeden hiçbir talebinin bulunmadığını bildirdi.

Davanın görülmesine, yarın devam edilecek.

06.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, olay tarihinde Kayseri 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı 221'inci Filo Komutanı olan eski kurmay yarbay Engin Yetkin esasa ilişkin savunma yaptı.

Yetkin, darbe girişiminden bir gün önce amiri tarafından arandığını ve terörle mücadele harekatı kapsamında uçuş ekiplerini hazırlama talimatı aldığını belirterek, rutin olarak uçuş yapacak personeli belirlediğini iddia etti. Engin Yetkin, uçuş ekibi oluşturulurken personelin özel olarak seçilmediğini savundu.

Olay günü saat 23.00'te evinden üsse gittiğini ifade eden Yetkin, "Ulaştırma Harekat Merkezi'ne geldim, uçakların kalkışı ve geri üsse çağırılması saat 03.00 civarıdır. Bu 4 saatlik zaman dilimi içerisinde herhangi bir cebir ve şiddet olayına karışmadım." diye konuştu.

Engin Yetkin, Kayseri'den kalkan uçakların daha önce de benzer esaslarla sayısız sefer yaptığını, o gece de verilen görevin rutin esaslara göre yapıldığını ileri sürdü.

Üsten kalkan F-16 uçaklarına koordinat bildirdiğine dair bir durumun söz konusu olmadığını savunan Yetkin, ekibinin darbe girişimi kapsamında uçuş yapmadığını öne sürdü.

"Amirim olmayan kimseden emir almadım, o geceki tepkim ve davranışlarım herhangi bir suç teşkil etmemektedir." diyen Engin Yetkin, darbe eyleminin asli faili olmadığını iddia etti.

Mütalaadaki suçlamaları kabul etmeyen Yetkin, darbe girişimine katılmadığını, terör örgütü yöneticisi sıfatıyla yargılanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu öne sürdü.

Darbe kastıyla hareket etmediğini, bu yönde bir planlamanın içerisinde yer almadığını savunan Engin Yetkin, darbe girişimine karşı koyabilecek bir pozisyona ve rütbeye sahip olmadığını söyledi.

Mahkeme tarafından 2 gün esasa ilişkin savunma yapması için süre verilen Yetkin, adil yargılanmadığını ileri sürdü.

Engin Yetkin, savcılık mütalaasının dayandığı delilerin yok hükmünde olduğunu, bunlar esas alınarak yargılama yapılmasının hukuka uygun olmadığını iddia etti.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

07.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, 15 Temmuz'da Kayseri 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı 221'inci Filo Komutanı olan eski kurmay yarbay Engin Yetkin, dünkü celsede başladığı esasa ilişkin savunmasına devam etti.

Yetkin, olay tarihinde kendisiyle aynı hava üssünde çalışan bazı sanıkların önceki celselerde yaptıkları savunma metinlerinden bölümler okudu.

Darbe girişimi sırasında, Kayseri'den kalkan "Gören" uçağına izinsiz kalkış emri verdiği ve lazerle işaretleme yapan uçağın tespit ettiği koordinatları F-16 uçaklarına bildirdiği yönündeki isnatları kabul etmeyen Yetkin, "Gören, bir keşif yaptıysa, istihbarat elde ettiyse, bu istihbari bilgiyi kime nasıl vermiştir? Bu mütalaada yoktur. Bu uçakla ilgili isnatların çürümüş olduğunu net olarak söyleyebilirim. Koordinat bilgisi vermedi, veremez. Bu teknik olarak mümkün değildir." diye konuştu.

Hava sahasının kapatılmasından haberi olmadığını öne süren Yetkin, uçuşların darbe kapsamında olmadığını, sicil amiri olan harekat komutanından aldığı emirleri personele ilettiğini iddia etti.

Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi'nin "uçak kaldırılmasın" yönündeki emrinden haberdar olmadığını ileri süren Yetkin, askeri talimatlara aykırı şekilde hareket etmediğini savundu.

Yetkin, darbe girişimi kapsamında emrindeki filodan, Şırnak, Hatay ve Denizli'deki havalimanlarına askeri araç ve personel sevkiyatı yapma maksadıyla uçuş yapıldığı yönündeki tespitleri kabul etmedi.

Darbe amacıyla hareket etmediğini, örgütsel bir planlamada yer almadığını savunan Yetkin, üzerine atılı "FETÖ yöneticiliği" suçlamasını da reddetti.

Duruşmaya, 10 Ağustos Pazartesi devam edilecek.

10.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü hava trafik kontrol kulesinde bulunarak darbeci uçakları yönlendirdiği belirtilen eski yarbay Özcan Murat Doğan, esasa ilişkin savunma yaptı.

Olay günü saat 19.00 sularında mesaiden ayrıldığını anlatan Doğan, ilerleyen saatlerde bir yarbayın kendisini arayarak Akıncı'ya geçmesini, daha sonra arayan bir yakının da şehir merkezi üzerinde jetlerin uçtuğunu söylediğini aktardı. Doğan, kamera kayıtlarına göre saat 22.40'tan sonra üsse giriş yaptığını bildirdi.

Akıncı'ya gelişinden önce bazı uçakların havalanmış olduğunu aktaran Doğan, filo komutanının odasına gittiğini ancak kimseyi görmediğini, bu sırada üs komutanının emri olduğu belirtilerek kuleye götürüldüğünü ifade etti. Doğan, kuleye gittiğinde burada bulunan davanın müştekisi Yarbay Nihat Altuntop tarafından uçuşların sürdürülmesinin sağlandığını iddia etti.

Altuntop'un, Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezince verilen uçuş yasağı üzerine uçakların inmesi yönünde talimat verdiğini beyan eden Doğan, bu durumdan haberdar olmadığı için harekat komutanının talimatı doğrultusunda uçuşların devam etmesi gerektiğini söylediğini aktardı.

Olay günü uçuşların terörle mücadele harekatı kapsamında yapıldığını bildiğini ileri süren Doğan, uçuşların yasal olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

Sanık Doğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın darbeye karşı açıklamalarından sonra hiçbir faaliyette bulunmadığını, kimseye emir ve talimat vermediğini ileri sürdü.

Altuntop'un darbeciler tarafından kuleden uzaklaştırılmasında bir dahlinin bulunmadığını ileri süren Doğan, iddia edildiği gibi kuleyi ele geçirmeye çalışmadığını öne sürdü.

Doğan, darbe girişimine somut bir katkısının bulunmadığını savundu.

Davanın görülmesine yarın sanık Doğan'ın savunmasının alınmasıyla devam edilecek.

11.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü hava trafik kontrol kulesinde darbecilerin kullandığı uçakları yönlendirdiği öne sürülen eski yarbay Özcan Murat Doğan, dünkü celsede başladığı esasa ilişkin savunmasına devam etti.

Esas hakkındaki mütalaada aleyhte hususları kabul etmediğini belirten Doğan, darbeye yönelik bir faaliyetinin bulunmadığını savundu.

"O akşam Akıncı'da bulunma sebebim amirimin emridir." ifadesini kullanan Doğan, "Anayasayı ihlal" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarını işlemediğini iddia etti.

FETÖ üyesi veya yöneticisi olmadığını söyleyen Doğan, örgütün finans kaynaklarından Bank Asyada hesabının bulunmadığını, ByLock kullanmadığını ve FETÖ'nün mahrem imamlarınca ardışık aranmadığını öne sürdü.

Doğan, darbeci pilotlara TBMM'nin bombalanması emrini vermediğini ve bu durumu daha sonradan öğrendiği iddiasını dile getirdi.

Darbe girişimi sırasında trafik kontrol kulesinde bulunarak, hava trafiğini sağladığı suçlamasını kabul etmediğini bildiren Doğan, kule telefon kayıtlarının kendisini doğruladığını söyledi.

Sanık Doğan, mahkeme heyetinden tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

12.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, darbe girişimi sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri İnsani Yardım Tugayı Komutan Vekili görevinde bulunan olay günü Akıncı nizamiye bölgesinde vatandaşlara ateş etmekle suçlanan eski albay Ali Eraslan esasa ilişkin savunma yaptı.

Eraslan, savcılık mütalaasındaki aleyhte olan hususları kabul etmediğini, darbe girişimine yönelik bir faaliyetinin bulunmadığını savundu.

Darbe girişiminden önce gerçekleşen terör olayları nedeniyle kışlada "Hazır kıta aktivasyon sistemi" kurduğunu ifade eden Eraslan, ani müdahale birliğinin yeterli olduğunu ancak her ihtimale karşı rütbeli personelden de kışlaya yönelik olası saldırılar için hazır kıta birimi oluşturduğunu anlattı.

Darbe girişimine destek amaçlı önceden emrinde bulunan personeli hazırladığına yönelik savcılık mütalaasını kabul etmeyen Eraslan, "Hazır kıta tatbikatı, herhangi bir olay halinde hazırlıksız yakalanmamak için planlandı. Eğitim yapabileceğimiz tek uygun gün 15 Temmuz akşamıydı." diye konuştu.

Eraslan, olay günü Kara Kuvvetleri Harekat Merkezinden arandığını, büyük bir terör saldırısı olduğunu, komuta kademesinin harekatı Akıncı'dan yürüteceğinin iletildiğini ve kendisine de Akıncı'ya gitmesinin emredildiğini öne sürdü.

"Bana Akıncı Üssü ile koordine yetkisi verildi. Genelkurmay Başkanı'nın emri olduğu söylendi. Benden dış güvenliğin sağlanması istenildi." şeklinde konuşan Eraslan, darbe girişimini yöneten isimler arasında bulunan ve "Genelkurmay çatı" davasında 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan eski albay Bilal Akyüz'le telefonla konuştuktan sonra saat 21.05'te birliğine gidip darbeye hazırlık çalışmaları yaptığı yönündeki isnadı kabul etmedi.

Akyüz'den talimat alarak tugaya gelip "alarm" vererek, tüm personeli kışlaya çağırdığı iddiasını da reddeden Eraslan, Akyüz'ün örgüt yöneticisi olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı olmadığını, böylece bir örgüt yöneticisinden emir aldığına yönelik savcılık mütalaasının boşa çıktığını öne sürdü.

Mahkeme kararı olmadan elde edilmiş telefon görüşmelerinin, içeriği olmayan HTS kayıtları ve dijital materyallerin delil olamayacağını savunan Eraslan, darbeyle ilgili önceden emir ve talimat almadığını sözlerine ekledi.

Meslek hayatının büyük bölümünün terörle mücadele bölgelerinde geçtiğini ifade eden Eraslan, darbe girişimi gecesi OHAL bölgesinde görev yaptığı dönemlerde ne yaptıysa o gece de aynı uygulamayı yaptığını söyledi.

Eraslan, tanık beyanlarına yansıyan Akıncı Üssü'ne parolayla girdiği iddiasının da doğru olmadığını belirterek, askeri temayüller içerisinde üsse giriş yaptığını iddia etti.

Akıncı Üssü nizamiye bölgesindeki vatandaşlardan 9'unu şehit etmekle suçlananlar arasında yer alan Eraslan, kimseye ateş etmediğini ve "ateş" emri vermediğini savundu.

Soruşturma ve kovuşturma aşamasında delillere ulaşamadan cezaevinde "tehlikeli tutuklu" ilan edildiğini ifade eden Eraslan, bunun hukuki olmadığını belirtti. Eraslan, FETÖ/PDY yöneticisi olduğu iddiasını reddederek, TSK dışında herhangi bir yerde yöneticilik yapmadığını öne sürdü.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

13.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Darbe girişimi sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri İnsani Yardım Tugayı Komutan Vekili görevinde bulunan olay günü Akıncı nizamiye bölgesinde vatandaşlara ateş etmekle suçlanan eski albay Ali Eraslan, dünkü celsede başladığı esasa ilişkin savunmasına devam etti.

Eraslan, Kara Kuvvetleri Harekat Merkezi tarafından Akıncı Üssü'nde emniyeti takviyeyle görevlendirildiğini ileri sürerek, 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanunu'ndaki askerin silah kullanma yetkisi çerçevesinde hareket ettiğini savundu.

O gece nizamiye bölgesine yaşananların barışçıl bir protesto olmadığı öne süren Eraslan, halkın ihtar edilmesi, havaya ateş edilmesi ve ardından ayağa doğru yere ateş edilmesinin TSK iç hizmet kanununun gereği olduğunu iddia etti.

Elinde siyah olmayan sivillere yönelik ateş edilmesinin askeri temayüller çerçevesinde olduğunu savunan Eraslan, "Ben direk ateş görmedim. Yere, ayağa doğru ateş gördüm. Ben hedef gözetilmeksizin ateş edildiğini hiç görmedim. Kimsenin ateş emri verdiğini de görmedim. Benim emir vermem kesinlikle mümkün değil." diye konuştu.

Nizamiyedeki askerlerin çok sabırlı hareket ettiğini belirten Eraslan, orada bulunanların kendilerine küfür ettiğini ileri sürdü.

Darbe girişimini önlemek ve askeri kışlaya dönmeye ikna etmek için gelen vatandaşların art niyetli olduğunu savunan Eraslan, "Akıncı lojman nizamiyede yaşananlar masum bir protesto değildir. Sarhoş, kontrolsüz kişiler oraya gelmiştir. Askeri bölge ihlal edilmiştir. Askerler gerekli uyarıları yapıp, elden gelen ne varsa yapmışlardır." diye konuştu.

Sanık Eraslan, görevli olmadığı bir üssün emniyetini sağlamasının askeri kurallar içinde olduğunu daha önce de buna benzer emirler aldığını savundu.

Akıncı Üssü lojman nizamiyesindeki askerleri komuta ettiği ve vatandaşların üzerine "ateş" emri verdiği yönündeki tanık beyanlarını da reddeden Eraslan, kimseye ateş etmediğini ve "ateş" emri vermeye de yetkili olmadığını dile getirdi.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

14.08.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in talimatı doğrultusunda darbe girişimini Akıncı Üssü'nde sevk ve idare eden sivil imamlardan olduğu belirtilen Kemal Batmaz, esasa ilişkin savunma yaptı.

Yaklaşık 4 yıldır tutuklu bulunduğunu, cezaevinde hak ihlallerine maruz kaldığını iddia eden Batmaz, yapılan uygulamalarla savunma hakkının zayıflatılmaya çalışıldığını ve iradesinin sakatlandığını ileri sürdü.

Darbe girişimi sonrası gözaltına alınışını ve emniyetteki gözaltı sürecini anlatan Batmaz, kendisine mesleğini soranlara "emlakçı" olduğunu söylediğini belirtti. Batmaz, ilk ifadelerini baskı altında verdiğini iddia etti.

Savunmasının büyük kısmında cezaevindeki şartları anlatan Batmaz, çoğu talebinin yerine getirilmediğini savundu.

Darbe girişimi öncesi firari sivil imam Adil Öksüz ile ABD'ye aynı uçakta gitmeleri konusunda Batmaz, aynı uçakta gitmiş olmanın birlikte hareket ettikleri anlamını taşımadığını, yan yana koltuklarda yolculuk yapmadıklarını beyan etti.

Batmaz, "Fetullah Gülen ile hiçbir şekilde görüşmedim. Hiçbir talimat almadım." dedi.

Batmaz, savunmasına 17 Ağustos Pazartesi devam edecek.

Tarla bakmaya geldiğini söylemişti

"Sivil imam" Batmaz, mahkemedeki ilk savunmasını 2 Ağustos 2017'de yapmış ve olay tarihinde diğer sivil sanık Harun Biniş ile tarla bakmak için Kahramankazan'a gittiğini anlatmıştı.

Darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü 143. Filo'daki kameralara yansıyan görüntüleri izletilen Batmaz, kayıtlardaki kişinin kendisi olmadığını ve darbe girişimiyle ilgisinin bulunmadığını iddia etmişti.

Akıncı Üssü'ndeki darbeye yönelik faaliyetleri yönettiği belirtilen Batmaz'ın, esasa ilişkin mütalaada "anayasal düzeni ihlal" ve "Cumhurbaşkanına suikast" suçlarından birer, 77 kişiyi "kasten öldürmek" suçundan da 77 kez olmak üzere toplam 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılması talep edilmişti.

Paralel Yapı-15.07.2016-Ankara 475 sanık (ilk 486) Darbe/Akıncı Hava Üssü davası

(15 Ağustos 2020, 11:10)

Share by: