HaberKanal
Haberler
Akıncı Üssü Darbe davası - haberver.in - 17.10.2021
AKINCI ÜSSÜ DARBE DAVASI
Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılanmasına devam edildi.

18.10.2020 14:10 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılanmasına devam edildi.

05.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılanmasına 18 Eylül'de verilen aranın ardından devam edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davaya, bazı sanık ve müşteki avukatları katıldı.

Duruşmada, darbeci pilotlara bombalanacak hedefleri ileten eski kurmay binbaşı Mehmet Fatih Çavur'un beyanı dinlendi.

Davaya yarın devam edilecek.

Mahkeme, 18 Eylül'de verdiği ara kararda, tutuklu 366 sanığın tutukluluğunun devamına hükmedip, davanın 5 Ekim-6 Kasım 2020'de görülmesini kararlaştırmıştı.

06.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davaya, sanık Mehmet Fatih Çavur ile tarafların avukatları katıldı.

Duruşmada, darbeci pilotlara bombalanacak hedefleri ileten eski kurmay binbaşı Çavur, dün başladığı esasa ilişkin savunmasını tamamladı.

Suçlamaları kabul etmeyen Mehmet Fatih Çavur, hakkındaki delillerin usulüne uygun toplanmadığını öne sürdü.

Çavur, "Uçuş kulesinden elde edilen telsiz konuşmalarına ilişkin dikta kayıtları manipülasyona açık. Bu kayıtlar orijinal değil. Olaydan 1,5 ay sonra hazırlanan dikta çözüm tutanaklarının üzerinde oynanmış." savunmasını yaptı.

Mehmet Fatih Çavur, Akıncı Üssü'ndeki güvenlik kamerası görüntülerinin de kanuna uygun elde edilmediğini, görüntüler üzerinde oynandığını savundu.

Çavur'un savunmasının ardından mahkeme heyeti, yarın devam etmek üzere duruşmayı erteledi.

07.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, TBMM'yi bombalayan pilotlardan Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığında görevli eski hava pilot kurmay yarbay Hasan Hüsnü Balıkçı esasa ilişkin savunma yaptı.

Emniyet ve savcılıkta "Son anda ihtiyaç nedeniyle bana uçuş görevi verildi ve ben maalesef TBMM'yi bombaladım." şeklindeki ifadelerini reddeden Balıkçı, 15 Temmuz günü Terörle Mücadele Harekatı (TMH) görevi gereği Akıncı Üssü'ne gittiğini iddia etti.

15 Temmuz öncesinde gece uçuşu bulunduğu için o gün izinli olduğunu belirten Balıkçı, "O gün planlı bir işim yoktu. Kahvaltıdan sonra evde dinleniyordum. Öğleden sonra harekat komutanı beni telefonla üsse çağırdı. Emir üzerine 143. Filoya gittim. Harekat komutanımız gizli bir TMH görevi bulunduğunu söyledi. Görev gereği hazırlıklarımı yapmak üzere 141. Filoya geçtim. İlerleyen saatlerde uçuş emri verildi. Selahattin Yorulmaz ile saat 23.00 civarında 4. ya da 5. uçak olarak uçuşa başladık." diye konuştu.

Kalkıştan hemen sonra bilgisayar sisteminin arızalandığını öne süren Balıkçı, sistem arızası giderilemeyince acil durum ilan edip üssün etrafında bir süre uçtuklarını, ardından yakıt azaltıp inişe geçtiklerini savundu.

İndikten sonra 141. Filoya döndüğünü ileri süren Balıkçı, "Filoda bir odada dinlenmeye geçtim. Sonrasında anonsla uçuşa çağrıldım. Uçuştan yeni döndüğüm için uçamayacağımı bildirdim ve uçmadım. Ben Meclis'e bomba atmadım. Meclis'in kimler tarafından bombalandığını bilmiyorum." dedi.

Telsiz konuşmalarını da inkar etti

Sabah kapılar açılınca filodan ayrılıp lojmanına gittiğini, buradan da ailesini alıp Konya'ya geçtiğini ifade eden Balıkçı, savunmasını şöyle sürdürdü:

"Aleyhimdeki suçlamaları reddediyorum. Ses kayıtları ve uçaklara ait bilirkişi raporlarını kabul etmiyorum. Kaynağı belirsiz bu veri ve raporlar kanunen aleyhimde delil olarak kullanılamaz. Bunların dosyadan çıkarılmasını talep ediyorum. 15 Temmuz'da 3 yıldır görev yaptığım Akıncı Üssü'ndeydim. Emir komuta zinciri dahilinde, amirim tarafında verilen emir üzerine Akıncı'ya geldim. Üs içinde bana verilen emirler doğrultusunda hareket ettim. Uçuşumun terörle mücadele kapsamında olduğunu düşündüm. Bilerek hiçbir darbe teşebbüsü eyleminde bulunmadım. Kimseye emir vermedim, kimseyi koordine etmedim. Kanunsuz veya konusu suç teşkil eden hiçbir emir almadım, eylemim olmadı."

FETÖ üyesi olduğu yönündeki suçlamayı da reddeden Balıkçı, "İddia edilen örgütün uzaktan yakından bir üyesi, hatta sempatizanı bile değilim. Örgüt yöneticisi iddiası bir senaryodur." dedi.

Ufuk Işık ve Yılmaz Çoraközü'nün ifadelerini kabul etmeyen Balıkçı, bu kişilerin örgüt içinde kendisinin ağabeyi konumunda bulundukları yönündeki ifadelerinin asılsız olduğunu öne sürdü.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

08.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, TBMM'yi bombalayan pilotlardan Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığında görevli eski hava pilot kurmay yarbay Hasan Hüsnü Balıkçı, dün başladığı esasa ilişkin savunmasını tamamladı.

Suçlamaları kabul etmeyen Balıkçı, hakkındaki delillerin usulüne uygun toplanmadığını, lehine olan delillere iddianamede yer verilmediğini öne sürdü.

Balıkçı'nın savunmasının ardından mahkeme, duruşmayı yarın devam etmek üzere tamamladı.

Yarınki celsede sanıklardan eski pilot yüzbaşı Hüseyin Türk'ün savunma yapması bekleniyor.

Davada esasa ilişkin savunmalarını yapmayan Hüseyin Türk'ün de aralarında bulunduğu 7 sanık kaldı.

09.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, sanıklardan eski pilot yüzbaşı Hüseyin Türk esasa ilişkin savunma yaptı.

15 Temmuz'da Terörle Mücadele Harekatı (TMH) görevi için Akıncı Üssünde bulunduğunu öne süren Türk, "Bana emir verebilecek herkes oradaydı. Ben neyi sorgulayacağım. Bunların hepsi FETÖ'cü mü? Eğer öyleyse bunu ben nasıl anlayacağım." dedi.

Darbe gecesi uçmadığını öne süren Türk, şu iddialarda bulundu:

"Uçağa bağlandım, ancak teknik arıza nedeniyle uçmadım. Pisti terk edip 03 pist başı take off havuzuna gittim. Arızanın giderilmemesi üzerine uçuştan vazgeçtim. Uçaktan indikten sonra beni karşılayanlardan darbe girişimi olduğunu öğrendim. Bu sırada Ahmet Özçetin'i gördüm. Bana 'Kursiyerlerini filodan gönder. İlk fırsatta buradan gidin.' dedi. Kursiyerlere bunu bildirdim. Ardından üssü en kısa sürede terketmek için çaba gösterdim."

Türk, dosyadaki bilirkişi raporları ve telsiz kayıtlarını da kabul etmedi.

Davaya 12 Ekim pazartesi devam edilecek.

İddianamede, Hüseyin Türk'ün Polis Özel Harekat Başkanlığını vurarak 44 polisi şehit eden eski pilot yüzbaşı Uğur Uzunoğlu'nun kullandığı uçağın ikinci pilotu olarak görev yaptığı belirtilmişti.

İddianameye göre daha sonra Akıncı Üssüne dönen Türk, bir süre sonra ikinci kez havalanıp, "Aslan-6" kodunu kullanan "93-0663" kuyruk numaralı F16 ile TÜRKSAT'a 4 MK-82 bombası attı.

Türk, saat 03.24'te, TBMM'ye de iki bomba attı.

Hüseyin Türk, savcılık sorgusunda, TÜRKSAT ve TBMM'ye 6 bomba attığını, Polis Özel Harekat Başkanlığının bombalanması saldırısında ise ikinci pilot olarak görev yaptığını itiraf etmişti.

Türk hakkında, savcılık mütalaasında 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.

12.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, sanık eski pilot yüzbaşı Hüseyin Türk, cuma günü başladığı esasa ilişkin savunmasını bugün tamamladı.

Savunmasında gözaltı sürecini, cezaevinde yaşadıklarını anlatan Türk, hak ihlallerine ve hukuksuz uygulamalara maruz kaldığını ileri sürdü.

Olay günü Akıncı Üssü'nde verilen emirlerin amirleri tarafından verildiğini bildiren Türk, emirleri sorgulamasının mümkün olmadığını söyledi. Türk, verilen emirlerin kanunsuz olması halinde sorumluluğun emri verenlerde olması gerektiğini savundu. Olay günü kendisine uçuş talimatı verildiğini ancak yaşanan arıza nedeniyle uçuştan vazgeçtiğini anlatan Türk, soruşturma aşamasındaki ifadelerini baskı altında verdiğini söyleyerek hükme esas alınmamasını talep etti.

Üzerine atılı olan suçlamaları kabul etmediğini belirten Türk, "Ben terör örgütü üyesi değilim. Konusu suç olan bir faaliyet yapmadım. Ben askerim, asker olmanın gereğini yaptım." diye konuştu.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor

İddianamede, sanık eski yüzbaşı Türk'ün Polis Özel Harekat Başkanlığını vurarak 44 polisi şehit eden eski pilot yüzbaşı Uğur Uzunoğlu'nun kullandığı uçağın ikinci pilotu olarak görev yaptığı belirtilmişti.

İddianameye göre, daha sonra Akıncı Üssü'ne dönen Türk, bir süre sonra ikinci kez havalanıp, "Aslan-6" kodunu kullanan "93-0663" kuyruk numaralı F16 ile TÜRKSAT'a 4 MK-82 bombası attı.

Türk, saat 03.24'te, TBMM'ye de iki bomba attı.

Türk, savcılık sorgusunda, TÜRKSAT ve TBMM'ye 6 bomba attığını, Polis Özel Harekat Başkanlığının bombalanması saldırısında ise ikinci pilot olarak görev yaptığını itiraf etmişti.

Savcılık mütalaasında, Hüseyin Türk hakkında 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.

13.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, sanık eski binbaşı Ali Karabulut esasa ilişkin savunma yaptı.

Darbeci ve darbe yöneticisi olmadığını savunan Karabulut, 15 Temmuz'da filo komutanı Mustafa Azimetli'nin akşam saatlerinde terörle mücadele harekatı yapılabileceğini söyleyerek mesaiye devam etmesi emri verdiğini, bunun üzerine filoda kaldığını bildirdi.

Azimetli'nin, atamalı birliğinin komutanı olduğunu aktaran Karabulut, 15 Temmuz'da filo komutanı tarafından verilen emirleri astlarına ilettiğini, kendisinin doğrudan emir veren kişi olmadığını ifade etti.

Amirleri tarafından verilen emirleri sorgulamasının mümkün olmadığını dile getiren Karabulut, mesaiye çağırdığı personeli de bu kapsamda aradığını aktardı.

"Yurtta sulh" parolasını darbeci generalden duymuş

Darbe girişimi sırasında kuleye "yurtta sulh" parolasını kullanan hava araçlarının faaliyetine izin verilmesi yönünde talimat iletmesine ilişkin de Karabulut, söz konusu emri veren kişinin dönemin üs komutanı olan ve 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen eski tuğgeneral Hakan Evrim olduğunu kaydetti.

Sanık Karabulut, şöyle devam etti:

"Hakan Evrim 22.00 sıralarında (eski albay) Ahmet Özçetin'i aramamı söyledi, ulaşamayınca kuleyi aramamı ve gelen helikopterlere 'Yurtta Sulh' parolasını kullanmaları emrini verdi. Hakan Evrim mahkemedeki savunmasında bu emri verdiğini kabul etmiştir."

Olay günü verilen uçuş yasağından ve sözde yurtta sulh konseyinden haberdar olmadığını iddia eden Karabulut, "Yurtta sulh ifadesini ilk defa o akşam Hakan Evrim'den duydum, daha önce duymamıştım. Yurtta sulh konseyi adında bir oluşumu da ilk defa emniyetteki sorguda öğrendim." diye konuştu.

Karabulut, savunmasına yarın devam edecek.

79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenmişti

İddianamede, sanık eski binbaşı Ali Karabulut'un, Akıncı Üssü'ndeki darbe toplantılarına katıldığı, darbe faaliyetinin icrasıyla ilgili emirler verdiği ve bazı personeli arayarak göreve çağırdığı ifade ediliyor.

Karabulut'un, darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde bulunan alt rütbeli subaylara görevlendirmeler yaptığı, üste bulunan darbeci askerlerin yemek ve iaşe gibi ihtiyaçlarını karşıladığı kaydediliyor.

Darbe girişimi sırasında kuleyi arayarak, "Gelen helikopterler 'yurtta sulh' diyecekler, yurtta sulh bizden tamam mı?" diyerek talimat verdiği ifade edilen Karabulut'un, darbe yöneticileriyle birlikte hareket ettiği belirtiliyor.

Esas hakkındaki mütalaada Karabulut'un, "Anayasa'yı ihlal" suçundan bir, "Cumhurbaşkanına suikast"ten bir ve 77 kişiyi "kasten öldürmek"ten de 77 kez olmak üzere toplam 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

14.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, eski binbaşı Ali Karabulut esasa ilişkin savunma yaptı.

Sanık Karabulut, iddianame ve esasa ilişkin mütalaada itirafçı Sinan K'nin "mahrem imamı" olduğu yönündeki beyanlarını kabul etmedi.

Terör örgütü üyeliğine ilişkin Yargıtay'ın belirlediği kıstasları okuyan Karabulut, geçmişte FETÖ evlerinde hiç bulunmadığını, örgüt hiyerarşisindeki yerinin belirlenmediğini ve örgütün gizli haberleşme yöntemlerini kullanmadığını ileri sürdü.

Sinan K'nin ifadelerinin soyut olduğunu ve FETÖ üyesi olduğuna dair somut bir delilin bulunmadığını savunan Karabulut, "Ben örgüt üyesi değilim." diye konuştu.

Esasa ilişkin mütalaada, darbe girişiminin Akıncı Üssü'ndeki yöneticilerinden biri olmakla suçlandığını, bu sebeple de "örgüt yöneticisi" olarak cezalandırılmasının istenildiğini hatırlatan Karabulut, "Ben terör örgütü üyesi de yöneticisi de değilim." dedi.

Sanık Karabulut, 15 Temmuz'da amirlerince verilen emirleri astlarına ilettiğini, kimseye darbeye ilişkin bir emir vermediğini, yaşananların darbe girişimi olduğundan şüphelenmesi üzerine filodan ayrıldığını iddia etti.

Darbe girişiminden önce yapıldığı belirtilen toplantılara katılmadığını savunan Karabulut, suçsuz olduğunu savunarak, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Davanın görülmesine yarın devam edilecek.

79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenmişti

İddianamede, sanık eski binbaşı Ali Karabulut'un, Akıncı Üssü'ndeki darbe toplantılarına katıldığı, darbe faaliyetinin icrasıyla ilgili emirler verdiği ve bazı personeli arayarak göreve çağırdığı ifade ediliyor.

Karabulut'un, darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde bulunan alt rütbeli subaylara görevlendirmeler yaptığı, üste bulunan darbeci askerlerin yemek ve iaşe gibi ihtiyaçlarını karşıladığı kaydediliyor.

Darbe girişimi sırasında kuleyi arayarak, "Gelen helikopterler 'yurtta sulh' diyecekler, yurtta sulh bizden tamam mı?" diyerek talimat verdiği ifade edilen Karabulut'un, darbe yöneticileriyle hareket ettiği belirtiliyor.

Esas hakkındaki mütalaada Karabulut'un, "Anayasa'yı ihlal" suçundan 1, "Cumhurbaşkanına suikast"ten bir ve 77 kişiyi "kasten öldürmek"ten de 77 kez olmak üzere toplam 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

15.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, darbe girişimi sırasında darbeciler tarafından vurulması istenen hedefleri F-16 pilotlarına ilettiği belirtilen eski yüzbaşı Ahmet Tosun, esasa ilişkin savunma yaptı.

Sanık Tosun, olay tarihinde Akıncı Üssü 141. Filo'da görev yaptığını, 15 Temmuz günü kursiyer teğmenlerin mezuniyet törenine yönelik hazırlıklar nedeniyle mesaide bulunduğunu ifade etti.

"Darbe yöneticisi" olmakla suçlandığını hatırlatan Tosun, darbeci olan bir kimsenin teğmenlerin mezuniyeti ve filo işleriyle ilgilenmeyeceğini ileri sürerek, 15 Temmuz öncesinde darbe girişiminden haberdar olmadığını savundu. Tosun, olay günü şahsi tabancasının dahi yanında bulunmadığını söyledi.

Olay günü gece saatlerinde terörle mücadele harekatı olabileceğinin söylediğini aktaran Tosun, kendisine gece boyunca görev verilmediğini, genellikle gazino ve bahçede beklediğini belirtti.

DESK diye tabir edilen ve savaş uçaklarıyla telsiz irtibatının sağlandığı bölgede zaman zaman bulunduğunu aktaran Tosun, havada olan hiçbir uçakla temas kurmadığını, darbeci pilotlara atış yapmaları gereken hedefleri bildirmediğini iddia etti.

Sanık Tosun, internette gördüğü "askeri kalkışma" haberleri ve filo personeli olmayan silahlı askerlerin varlığı nedeniyle gece saat 01.00 sıralarında darbe yapılmaya çalışıldığını anladığını, bu saatten sonra filoda göz önünde bulunmadığını kaydetti.

FETÖ itirafçısı olan Ufuk I'nın kendisinin mahrem abiliğini yaptığı yönündeki beyanlarının doğruyu yansıtmadığını, örgütle bir bağının bulunmadığını ileri süren Tosun, "Hayatımın hiçbir döneminde FETÖ veya başka bir örgütün üyesi olmadım." dedi.

Tosun, vurulacak hedefleri darbeci pilotlara ilettiğine dair dava dosyasında yer alan ses kayıtlarını kabul etmediğini ifade etti.

Davanın görülmesine, yarın sanık Tosun'un esasa ilişkin savunmasının alınmasıyla devam edilecek.

79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenmişti

İddianamede Ahmet Tosun'un, darbe girişimi sırasında sanık eski yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz ile DESK diye tabir edilen uçaklarla telsiz bağlantısının sağlandığı noktadan darbeci pilotlara vur emrini, vurulacak hedefleri ve koordinatlarını ilettikleri belirtiliyor.

Tosun'un darbe girişimi sırasında uçuş yapan darbeci pilotlara Cumhurbaşkanlığı uçağını takip ettirdiği, TBMM'ye, Polis Özel Harekat binasına, TÜRKSAT binasına atış yapılması emrini ilettiği, ayrıca AK Parti binası ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi üzerinde alçak uçuş yapmaları talimatını aktardığı kaydediliyor.

Darbe girişimi sırasında diğer darbe yöneticileri ile eylem ve iş birliği içerisinde hareket ettiği, darbenin başarılı olabilmesi için gerekli koordinasyonu sağladığı belirtilen Tosun'un, Akıncı Üssü'ndeki darbe yöneticilerinden biri olduğu ifade ediliyor.

Esas hakkındaki mütalaada Tosun'un, "Anayasa'yı ihlal" suçundan bir, "Cumhurbaşkanına suikast"ten bir ve 77 kişiyi "kasten öldürmek"ten de 77 kez olmak üzere, toplam 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

16.10.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada, darbe girişimi sırasında vurulması istenen hedefleri F-16 pilotlarına ilettiği belirtilen eski yüzbaşı Ahmet Tosun, esasa ilişkin savunma yaptı.

Dün başladığı savunmasına bugün de devam eden Tosun, 15 Temmuz öncesi darbe girişiminden habersiz olduğunu ileri sürdü. Olay günü akşam saatlerinde uçuş yasağı emri verilmesi konusuna değinen Tosun, bu yasağı verenlerin darbe girişimini bildiğini ancak gerekli önlemi almadıklarını iddia etti.

Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Abidin Ünal'ı olaylar sırasında Akıncı Üssü'nde gördüğünü, derdest edilmiş bir halinin bulunmadığını söyleyen Tosun, Ünal ile birlikte neredeyse tamamı derdest edilmiş olan dönemin komuta kademesini gerekli önlemleri almamakla suçladı.

Olay günü 141. Filo'nun kamera kayıtlarından örnek vererek, bir ara elektrik kesintisinin yaşandığını anlatan Tosun, kesinti halinde DESK adı verilen bölgeden savaş uçaklarına vurulacak hedefleri iletmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Telsiz kayıtlarını da kabul etmediğini bildiren Tosun, "Telsiz kayıtları tarafıma kurulmuş tuzaktır. Bu nedenle kabul etmiyorum." dedi.

Tosun, yargılama aşamasında hukuksuz uygulamalara maruz kaldığını iddia etti.

Davanın görülmesine gelecek hafta 19 Ekim günü devam edilecek.

79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenmişti

İddianamede Ahmet Tosun'un, darbe girişimi sırasında sanık eski yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz ile DESK diye tabir edilen uçaklarla telsiz bağlantısının sağlandığı noktadan darbeci pilotlara vur emrini, vurulacak hedefleri ve koordinatlarını ilettikleri belirtiliyor.

Tosun'un darbe girişimi sırasında uçuş yapan darbeci pilotlara Cumhurbaşkanlığı uçağını takip ettirdiği, TBMM'ye, Polis Özel Harekat binasına, TÜRKSAT binasına atış yapılması emrini ilettiği, ayrıca AK Parti binası ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi üzerinde alçak uçuş yapmaları talimatını aktardığı kaydediliyor.

Darbe girişimi sırasında diğer darbe yöneticileri ile eylem ve iş birliği içerisinde hareket ettiği, darbenin başarılı olabilmesi için gerekli koordinasyonu sağladığı belirtilen Tosun'un, Akıncı Üssü'ndeki darbe yöneticilerinden biri olduğu ifade ediliyor.

Esas hakkındaki mütalaada Tosun'un, "Anayasa'yı ihlal" suçundan bir, "Cumhurbaşkanına suikast"ten bir ve 77 kişiyi "kasten öldürmek"ten de 77 kez olmak üzere, toplam 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

Paralel Yapı-15.07.2016-Ankara 475 sanık (ilk 486) Darbe/Akıncı Hava Üssü davası

(18 Ekim 2020, 14:10)

Share by: