Özet  EskidenYeniye
 
İSTEDİĞİNİZ MANŞETLER..         "encümen daniş" için arama sonuçları    (Toplam 2 sonuç)           Arama sonuçlarını yazdırmak için tıklayın


Tanık binbaşıdan şok iddialar

Ergenekon davasına 262. duruşma ile devam ediliyor. Duruşmada, 1999 yılında ´Adnan Hocacılar´ grubu operasyonu olarak bilinen Bilim Araştırma Vakfı´na yapılan operasyonda gözaltına alınan Emre Çalıkoğlu tanık olarak dinlenildi. Çalıoğlu, Ergenekon sanıklarından espi polis şefi Adil Serdar Saçan hakkında bildiklerini anlattı. Duruşmada tanık olarak dinlenen emekli Binbaşı Zahit Engin ise çok çarpıcı bilgiler verdi, Ergenekon örgütünün varlığını doğruladı.

16.11.2012 12:47 Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük´ün de aralarında bulunduğu 65´i tutuklu 274 sanıklı ´Ergenekon´ davasının 262. duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi´nde oluşturulan küçük salonda görülen duruşmaya, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, gazeteci Tuncay Özkan ve Alparslan Arslan´ın da aralarında bulunduğu 31 tutuklu sanık katıldı. Duruşmaya, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile men cezası verilen emekli Tuğgeneral Veli Küçük´ün de aralarında bulunduğu 34 tutuklu sanık gelmedi.

TANIK EMRE ÇALIKOĞLU´NUN İFADESİ

Duruşmada, 1999 yılında ´Adnan Hocacılar´ grubu operasyonu olarak bilinen Bilim Araştırma Vakfı´na yapılan operasyonda gözaltına alınan Emre Çalıkoğlu tanık olarak dinlenildi.

Çalıkoğlu, 12 Kasım 1999 yılında İstanbul Organize Suçlar Şubesi´nce gözaltına alınarak 6 gün işkence gördüğünü belirterek, dönemin şube müdürü olan davanın tutuksuz sanıklarından Adil Serdar Saçan ile gözaltında tutulduğu dönemde diyalogları olduğunu ifade etti.

Çalıkoğlu, ´Kendisini derin devlet diye adlandırdı. Bundan gurur duyduğunu söylediğine, bizzat şahit oldum. ´Ergenekon´ soruşturmasından sonra Saçan´ın sözünü ettiği derin devletin ´Ergenekon´ yapılanması olduğunu anladım. Bunun üzerine ´Ergenekon´ soruşturmasını yürüten savcılığa dilekçe verdim´ dedi.

Askerlik görevini yaptığı bir dönemde gözaltına alındığını belirten Çalıkoğlu, ´Ağır işkencenin ardından 4-5 gün sonra Saçan beni odasına aldırdı. İyi polis şeklinde konuşma yaptı. Asker olduğumu söyledim. Bana alaycı bir şekilde, ´seni askere aldırdım´ dedi. Telefonda sürekli ´komutanım´ diye, itaatkar şekilde hitap ediyordu´ diye konuştu.

Gözleri ve elleri bağlı şekilde nezarethanenin girişinde bulunan taşın üzerine oturtulduklarını, işkencelerin gece saat 01.00´dan sonra yapıldığını ifade eden Çalıkoğlu, daha sonra basından Ahmet İhtiyaroğlu olduğunu anladığı kişinin işkenceden sorumlu olup, kendilerine işkence yaptığını iddia etti.

-İşkence davası-

Saçan hakkında 2003 yılında işkence suçundan dolayı şikayetleri üzerine dava açıldığını dile getiren Çalıkoğlu, dava sonucunda işkence gördüklerine karar verildiğini ancak, suçun faillerinin tespit edilemediği için Saçan´ın beraat ettiğini kaydetti.

Çalıkoğlu, Saçan´ın kendiyle birlikte gözaltına alınan bazı kişilere de ´derin devlet sizin faaliyetlerinizden memnun değil, esas devlet biziz´ şeklinde tehditvari bir şekilde konuşmalar yaptığını duyduğunu anlattı.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel´in sorusu üzerine 2003 yılındaki işkence davasında neden derin devletten söz etmediğini, ´O zaman ´Ergenekon´ yoktu. O dava işkence davasıydı´ şeklinde açıklayan Çalıkoğlu, 1999 yılındaki gözaltı sürecinde ifadelerini daha imzalamadan Doğan Medya Grubu´nda haber olduğunu söyledi.

Dava sanıklarından Tuncay Özkan´ın o dönem Doğan Medya Grubu´nda çalıştığını, bu haberlerin sorumlusunun Özkan olduğunu söyleyen Çalıkoğlu, kendileri hakkında yapılan haberler nedeniyle Saçan ve Özkan´ın bağlantısı olduğunu düşündüğünü kaydetti.

Tuncay Özkan da, büyük bir grup olan Doğan Medya´nın her biriminin ayrı ayrı sorumluluğu olduğunu, kendisinin o dönemde bütün gruptan sorumlu bir pozisyonda bulunmadığını belirterek, Çalıkoğlu´na ´Sizinle ilgili benim imzamın olduğu bir haber var mı. Bana haberden dolayı dava açtınız mı?´ diye sordu.

Çalıkoğlu da, Özkan´ın kendisiyle ilgili imzalı bir haberi olmadığını, Özkan´a haberlerden dolayı dava açmadığını ifade ederek, ´İmzanız gerekiyor mu? Sizin sorumlu olduğunuz kurumda yayınlandı. Bütün Doğan Grubu´nda bunu gerçekleştirdiniz´ dedi.

Özkan´ın ´Hangi gazetede sizinle ilgili haber yaptım´ sözleri üzerine Çalıkoğlu, ´Siz Saçan´dan elde ettiğiniz bizimle ilgili sahte bilgileri bütün kanallara servis ettiniz´ diye konuştu.

Özkan´ın ´Benim servis ettiğimi nereden biliyorsunuz´ sözleri üzerine de Çalıkoğlu, ´Ben öyle olduğunu düşünüyorum´ şeklinde konuştu.

Özkan da, hayatı boyunca iddianamesi hazırlanmamış davalarla ilgili haber yapmadığını belirtti. Duruşmaya ara verildi.

TANI ZAHİT ENGİN´İN İFADESİ

Verilen aranın ardından diğer bir tanık olarak emekli Binbaşı Zahit Engin´in dinlenmesine geçildi. 2002´de Jandarma´dan Binbaşı rütbesi ile emekli olduğunu söyleyen Engin, 1999 yılında Ankara´da içkili bir yemekteki sohbet ortamında Ergenekon´u duydum. Sivillerin bulunduğu bir masaydı, kimin söylediğini hatırlamıyorum. İçki masasında konuşulanların üzerinde durmadım. İçki masasında konuşulanları ciddiye bile almadım dedi. Danıştay Saldırısı´nın arkasında Ergenekon yapılanmasının olduğunu iddia eden tanık Engin, saldırıdan sonra gazeteci Uğur Dündar´ın kendisini arayarak televizyon programına çıkarmak için ikna etmeye çalıştığını söyledi. Dündar´ın program teklifini kabul etmediğini belirten Engin, Dündar´a ´Vatan - milleti düşünüyorsan Ergenekon´u araştır´ dedim. Telefonda 45 dakika konuştuk dedi.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel´in, Bu iddianızı neye dayanarak söylüyorsunuz, iddianızı somutlaştırır mısınız? diye sorması üzerine tanık Engin şunları söyledi: Danıştay saldırısıyla ilgili çok haber okudum ve araştırdım. Sordum sorguladım. Çok büyük bir iddia sahibi de değilim. Cemaatlerin böyle bir eyleme giremeyeceğini, bu işin arkasında Ergenekon yapılanmasının olacağını düşündüm. Uğur Dündar beni aradı, Ben de ´Siz Ergenekon´u araştırın´ dedim. Bunlar benim değerlendirmelerimdir. Değerlendirmelerim içimdeki bir histir.

-Tanığa ölüm tehditleri-

Tehdit edildiğini belirten Engin, Ankara´dan Bahçelievler´e giderken devre arkadaşım Zeki Ayan ile telefonla görüştük. 100-200 metre sonra arabayla karşıma çıktı. ´Silahsız dolaşıyorsun sana bir şey olursa üzülürüm´ dedi. Ben de bu tehdidi gönderenlere söyle ´ölürsem bir şey yok ama, ben ölmeyip eşim ve çocuğum ölürse genel komutanı, kurmay başkanını alnının ortasından vurmazsam şerefsizim´ dedim. Başka bir arkadaşım da vuracaklar seni, Cem Ersever´in başına gelenleri düşünmüyor musun?´ dedi diye konuştu. Kimin tehdit etiğine ilişkin soru üzerine Engin, O zaman kimdi bilmiyorum. Ya Levent Ersöz, ya da Halil Helvacıoğlu diye cevap verdi.

-Tanık Binbaşı: Ergenekon´un beyni Encümen-i Daniş-

Tanık Zahit Engin, Ergenekon duruyor dimdik değil ama korktu, belki de sindi. Bir sürü insanı Ergenekon diye topladılar. Ama bir Encümen-i Daniş üyesini getiremediler. Emniyette ifade verirken, ´savcı Zekeriya Öz çağırsın, ben yol göstereyim´ dedim. Acaba maksat ´Ergenekon´u bitirmek mi, tamamen sindirmek mi? Belki ben yüzde 5, yüzde 10´u biliyorum. O da gördüklerim, duyduklarım falan. 30 sene sonrada ben aynı bildiklerimi anlatırım. Ama ´Ergenekon´ yolundan çıktı. Kurunun yanında yaşı da yakmaya başladı. Türkiye´de bir koro vardı. Bir olay olduğunda koro aynı gün, aynı şeyleri söylemeye başlıyordu. Bunun içinde emekli subaylar, generaller var. Her emekli olan genelkurmay başkanı yok. Hilmi Özkök yok. Ama daha az rütbeliler içinde bulunuyor. İlk zamanlar Başbakan Erdoğan´a da toplantı tutanaklarını göndermişler. O da ´dağıtın bunları´ demiş. Bunlar kendilerine bir rol biçtiler. Toplantılarına devam ettiler. Devletin gerçek sahibi ya bunlar. ´Ergenekon´un beyni Encümen-i Daniş´ dedim. Encümeni Daniş ´Türkiye nasıl yönetilir´ diye toplantılar yapıyordu. Ergenekon operasyonlarından sonra Encümen-i Daniş daha az toplantı yapmaya başladılar. Bir sürü günahsız adam burada yatıyor. Rahip Santoro cinayetiyle başlayan ve devam eden olayların arkasında Ergenekon´un olduğunu düşünüyorum dedi.

-Hablemitoğlu cinayeti-

Necip Hablemitoğlu suikastının da tarikatlar, cemaatler tarafından işlenmediğini düşündüğünü söyleyen Engin, cinayetin ardından asker tarafından çok detaylı kriminal inceleme yapıldığını söyleyerek şunları anlattı: Harekete dayalı saat ayarlı bombaydı. Çift düzenekli bombayı ilk defa orada duydum. Yakalanan adamların yapacağı bir iş değildi. 1 hafta İran´da bomba eğitimi gördük diyorlardı.

-33 er olayı-

Bingöl´de 1993´te 33 askerin şehit edilmesinden sorumlu tutulduğunu söyleyen tanık Zahit Engin, ´Gaffar Okkan cinayetini de Zahit Engin işledi´ diyorlar. Bu iddialar yüzünden yarın öbür gün torunlarım benden nefret edecek. Ben 2 kez kurşun yemiş ölümden dönmüş insanım. 6-7 Kasım tarihlerinde mahkemenizde tanık olarak dinlenen PKK´nın eski yöneticilerinden Şemdin Sakık, 33 erin şehit edilmesi olayını ben yapmadım diyor. Genelkurmay´ın bir arşivi olsa da telsiz konuşmalarını ortaya çıkardı. Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan telsiz konuşmasında Şemdin Sakık´a teşekkür etti. Abdullah ´Öcalan ben yapmadım´ diyor diye konuştu.

-Balyoz davası-

Engin, Balyoz Davası´nda bazı listelerde adı olduğu için cezaevinde yatan askerler var. Vicdanım bunlara sızlıyor. Beni suçlayanlara değil. Ben kimseye iftira atmadım. ´Ergenekon´ Türkiye gündeminde değilken bile, ben konuşuyordum dedi. (DHA)

İtirafçı Abdülkadir Aygan´ın ifadesinde geçen ´JİTEMCİ Zahit´in kendisi olduğunu belirten Engin, Aygan´ın kendisi hakkında bazı beyanları olduğunu söyledi.

Engin, 1999´da Ulucanlar Cezaevi´ne yapılan operasyon sırasında Ankara İl Jandarma Asayiş Şube Müdürlüğü yaptığını belirterek, operasyon sırasında kendisinin de başından yaralandığını kaydetti. Bu operasyonun ardından haklarında dava açıldığını ifade eden Engin, dosyanın Yargıtay aşamasında olduğunu dile getirdi.

Engin, Şemdin Sakık´ı da Irak´tan getirildiğinde Diyarbakır Havaalanı´nda kendi ekibinin teslim aldığını ifade ederek, ´Sakık´ı uyku tulumlarının içinde aldık. Getirildiğinde hala uyuyordu. Irak´tan Özel Kuvvetler timi almış. Sakık´ı Diyarbakır İl Jandarma´ya götürdük. Ben sorgusuna girmedim´ dedi.

TUTUKLULUKLARA DEVAM

Zahit Engin´in tanık olarak dinlenilmesinin tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti tarafından alınan ara kararlar açıklandı. Buna göre, duruşmayı 19 Kasım Pazartesi gününe erteleyen mahkeme, o gün yapılacak celsede Abdullah Öcalan´ın eski avukatlarından İrfan Dündar´ın tanık olarak dinlenileceğini kaydetti. Mahkeme, aralarında eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal´ın da bulunduğu 65 tutuklu sanığın bu hallerinin devamına karar verdi.

ORG. TAŞDELER HAKKINDA 2. YAKALAMA KARARI

17.11.2012 15:54 İnternet Andıcı davası sanığı Orgeneral Nusret Taşdeler hakkında ikinci kez yakalama kararı çıkarıldı. Yüksek Askeri Şura üyesi olarak görev yapan Taşdeler hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alınan yakalama kararı dün Ankara Merkez Komutanlığı´na iletildi. İlgili kuruma gönderilen kararda, Orgeneral Taşdeler´in yakalanarak 13. Ağır Ceza Mahkemesi´ne teslim edilmesi istendi. Öte yandan aynı karar Emniyet Genel Müdürlüğü´ne de iletildi. Söz konusu şahsın yakalanması durumunda Merkez Komutanlığı´na teslim edilmesi talep edildi. İddialara göre polis, askerle karşı karşıya gelmemek için Taşdeler´in yakalanmasında geri planda duracak. Daha önce de hakkında çıkarılan yakalama kararı üzerine Taşdeler, rahatsız olduğunu savunmuştu. Emekli general GATA´da tedavi altına alınmıştı. (Zaman)

(16 Kasım 2012), son güncel.: (17 Kasım 2012)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ergenekon ve benzer davaları tanıkları deşifre ve tehdit ederek etkisiz bırakma gayretleri

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4943    yazdır/print


 

Özkök: Balyoz amacını aştı

Ergenekon davasına 214. duruşma ile devam ediliyor. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, dün başladığı tanık ifadesine bugün de devam ediyor. İlk gelen bilgilere göre Özkök bugünkü ifadesinde şunları söyledi: ´Balyoz seminerinde amacının dışına çıkıldı uyardım.. Muhtıra sözünü Aytaç Yalman dile getirdi..´

03.08.2012 10:23 Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük´ün de aralarında bulunduğu 65´i tutuklu 273 sanıklı ´Ergenekon´ davasının 214´üncü duruşması başladı.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi´nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, emekli orgeneraller İlker Başbuğ ve Hurşit Tolon, Mustafa Balbay, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ve gazeteci Tuncay Özkan´ın da aralarında bulunduğu 45 tutuklu sanık katıldı. CHP Milletvekili Mehmet Haberal, emekli tuğgeneraller Levent Ersöz ile Veli Küçük ve Sedat Peker´in de aralarında bulunduğu 20 tutuklu sanık ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada, bu davada tutuksuz yargılanan ´Odatv´ davasının tutuklu sanığı Yalçın Küçük ile diğer tutuksuz sanıklar Nusret Senem, Fatma Sibel Gürcihan ve Güler Kömürcü Öztürk de hazır bulundu.

Duruşma başlamadan önce salona gelen İlker Başbuğ, izleyiciler tarafından alkışlandı. Başbuğ bir süre sonra izleyicilerin bulunduğu bölüme gelerek, buradakileri selamladı. Bu sırada da izleyicilerin Başbuğ´u alkışladıkları görüldü.

TANIK HİLMİ ÖZKÖK´ÜN İFADESİ

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, tanıklardan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök´ün hazır olduğunu belirtti. Salona alınan Özkök, kürsüye gelerek sandalyeye oturdu. Duruşma, sanık avukatlarının Özkök´e sorularını yöneltmesiyle devam ediyor.

-Muhtıra sözünü Yalman söyledi-

Ergenekon Davası´nda tanık olarak ifade vermeye başlayan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, tutuklu sanık Dursun Çiçek´in avukatı olan kızı İrem Çiçek´in dünkü anlatımlarında yer alan ´muhtıra´ sözünün hatırlatılması üzerine Ben darbe girişimi vardır demedim. Gazetelere göre hüküm verilecek değildir. O söz Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tarafından söylendi. Muhtemel harekat tarzı olarak ifade ettiğini de dün burada söyledim dedi.

-Andıç siteleri-

Avukat Çiçek, Genelkurmay bünyesinde yayın yapan internet sitelerinin 24 Mart 1999´da yayına başladığını hatırlatarak, Bu sitelerde hükümete karşı yayın yapıldığından bilginiz var mı? sorusunu yöneltti. Özkök de Ben o zaman 1. Ordu Komutanıydım. Suç unsuru olduğu iddia edilen sitelerin 2006´dan sonra yayın yaptığı ifade edilmektedir. Benim karargahtaki direktifim ´bu sitelerde siyasi işlerle uğraşılması yasaktır. dönemimde suç unsuru hiç bir şey yayınlanmadı dedi

-Balyoz amacını aştı-

Avukatların Balyoz Planı´yla ilgili soruları üzerine de Özkök, Balyoz Hareket Planı semineri, rutin bir seminerdi. Ancak planla ilgili olarak amacın dışına çıkan, siyasileri de hedefleyen sözler ve ifadeler nedeniyle o dönem uyarıda bulundum yanıtını verdi.

Özkök, tutuklu sanıklardan Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu´nun avukatı Burak Candan´ın, 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığı´nda yapıldığı belirtilen ´Balyoz Plan Semineri´ni hatırlatarak, ´Darbenin Aytaç Yalman tarafından önlendiği söyleniyor. Bu konuda bilginiz nedir?´ şeklindeki sorusu üzerine, sorunun görülen davayla ilgisini kuramadığını söyledi.

Candan´ın, müvekkilinin ´Balyoz Planı´ iddiasına ilişkin de yargılandığı anımsatarak, soruyu tekrarlaması üzerine Özkök, şunları söyledi:

´Silahlı kuvvetlerde çeşitli durumlara ilişkin Milli Güvenlik Kurulu´nda kararlaştırılan ve hükümet tarafından onaylanan milli strateji belgesinde, harp oyunları, plan seminerleri ve plan tatbikatları vardır. Genelkurmay, her 2 yılda, 1. Ordu, 2. Ordu, 3. Ordu´ya hangi planların oynanacağını, seminerlerin yapılacağını, ne şekilde oynanacağını ve tarihleri bildirir. Bu, benden önce rutin olarak yayımlanmıştır. Uygulanması gerekir. Ben yoğunluğumdan katılamadım. Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılmasını emrettim. Bu seminer icra edilmiş, fakat en tehlikeli senaryo amacını biraz aşkın şekilde oynanmış. Siyasi kişiler ve siyasi olaylar, gerçekmiş gibi oynanmış. Ben de Kara Kuvvetleri Komutanı´na incelettim.´

Özkök, bir soru üzerine, Jandarma Genel Komutanlığı dinlenme tesislerinde rektörlerle yapılan toplantıda ne konuşulduğu konusunda bilgisi olmadığını söyledi.

-´ABD´lilerin telkini oldu mu?´-

Davanın tutuklu sanıklarından İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek´in avukatı Osman Aydın Şahin, 17 Ocak 2004´de Star Gazetesi´nde Recep Tayyip Erdoğan´ın dönemin ABD Savunma Bakanı Paul Wolfowitz´e yönelik bir mektubunun haber yapıldığını hatırlatarak, “Burada Hilmi Özkök ile mahrem bir görüşme yapmak istediği belirtiliyor. Recep Tayyip Erdoğan´la hiçbir yetkisi olmadığı halde bir görüşmeniz oldu. Bu görüşmeyi yapmanız için ABD´li bir yetkilinin telkini oldu mu?” diye sordu.

Özkök´de bu soruyu “Hayır” diye yanıtladı.

Avukat Şahin´in, “ABD´ye gittiniz. Heyetten ayrı bir çalışma içerisinde olduğunuz yazıldı. Bu süreçte bu görüşme ile ilgili bir hazırlık çalışması aşaması yaşandı mı?” sorusuna da Özkök, “Hayır” diye yanıt verdi. Özkök ayrıca ´ABD, Irak tezkeresi için bizden siyasi baskı istedi, yapmadık´ ifadelerini de kullandı.

Tutuklu sanıklardan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu´nun avukatı Hayati Hilmioğlu´nun Jandarma Genel Komutanlığı´nda rektörlerle yapılan toplantılara ilişkin soruları üzerine Özkök, söz konusu toplantıda ne konuşulduğunu bilmediğini kaydetti.

Emekli Albay Dursun Çiçek´in avukatı İrem Çiçek´in, dünkü beyanlarından sonra ´Özkök, darbe girişimi var dedi´ şeklinde haberler yayımlandığını belirterek, konuya açıklık getirmesini istediği Özkök, ´Dünkü beyanlarımın hepsi kayda geçmiştir. Benim böyle bir beyanım olmadı. Gazetelere göre hüküm vermeyeceğiz´ diye konuştu.

Çiçek´in soruları üzerine, Dursun Çiçek´in kendisinin görev yaptığı dönemde de Bilgi Destek Dairesi´nde görevli olduğunu düşündüğünü ifade eden Özkök, Çiçek´i şahsen tanımadığını söyledi. İrem Çiçek´in ´İrtica ile Mücadele Eylem Planı´nı inceleterek, bu belgeden daha önce bilgisi olup olmadığını sorduğu Özkök, söz konusu belgeyi haber yapılmadan önce bilmediğini, basına yansıdığı kadar bilgisi olduğunu kaydetti. Çiçek´in plan belgelerinde olması gereken unsurları sayarak, bu unsurların dava konusu belgede bulunup bulunmadığını sorması üzerine Özkök, ´Bu belgelerde, avukatın söylediği unsurlar genellikle vardır. Bu belgede bu unsurlar görünmüyor´ dedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, avukat İrem Çiçek´in ´İrtica ile Mücadele Eylem Planı´na ilişkin sorularının bazılarını ´yorum sorusu´ olduğu gerekçesiyle engelledi. Bunun üzerine Özese ile Çiçek arasında sözlü tartışma çıktı. Bunun üzerine Özese, Çiçek´in mikrofonunu kapattı. Özese, duruma tepki göstermesi nedeniyle salondan çıkarılmasını istediği Dursun Çiçek ise kendisinin zaten salondan çıktığını belirterek, yüksek sesle ´Kağıt parçası yüzünden 3,5 yıldır tutukluyum burada´ dedi.

Tutuklu sanıklardan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu´nun avukatı Hayati Hilmioğlu´nun Jandarma Genel Komutanlığı´nda rektörlerle yapılan toplantılara ilişkin soruları üzerine Özkök, söz konusu toplantıda ne konuşulduğunu bilmediğini kaydetti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki duruşmada tanık olarak dinlenilen Özkök, üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu´nun sorularını cevapladı. Haşıloğlu´nun ´Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan ´Genç subaylar rahatsız´ başlıklı haberle ilgili ´Demokrat olmam suç mu? Lanetliyorum´ şeklinde beyanlarınız var. Ne sebeple kullandınız. Biraz daha açar mısınız?´ sorusuna Özkök, şu cevabı verdi: ´Demokrat olmam konusu; hükümete bağlı olmam şeklinde algılandı. Bu hep tenkit edildi. Tabii ki bir Genelkurmay Başkanı hükümete bağlıdır, ancak farklı yansıtıldı. O dönem Başbakan´a genç subayların rahatsız olduğunu söylediğim iddia edildi. Ben böyle bir şey demedim. Hepimiz tedirgindik. Basın toplantısı yaptım. ´Darbeyi tasvip etmiyorum. Lafı dahi olamaz´ dedim.´

Haşıloğlu´nun, ´Sizde ´Genç subaylar rahatsız´ manşeti neden bu kadar infial uyandırdı? Tedirginliğiniz neydi?´ sorusu üzerine Özkök, ´Silahlı kuvvetler üzerinde yarattığı etki ve 27 Mayıs´ta slogan olarak kullanılmış olmasıdır´ diye konuştu.

-´Balbay kendini kullandırmasın´-

Özkök, Cumhuriyet gazetesinde, kendisiyle ilgili 18 yıl yurt dışında kaldığına ilişkin çıkan haber nedeniyle Genelkurmay 2. Başkanı veya İletişim Daire Başkanı ile Mustafa Balbay´a haber gönderdiğini ifade ederek, ´(Yazılarını yazarken kullanılıyor olmasın, kendini kullandırmasın) dedim´ dedi. Yazının yayınlandığı dönemde düzeltilmesi konusunda bir şey söylemediğini, ancak emekli olduğu zaman Balbay´a sitem ettiğini dile getiren Özkök, Wikipedia internet sitesinden biyografisine bakıldığında yurt dışında ne kadar görev yaptığının ve Türkiye gerçeklerini ne kadar bildiğinin görüleceğini Balbay´a da söylediğini aktardı.

Haşıloğlu, bu açıklamanın ardından Balbay´ın, bu bilgileri veren haber kaynağı için ´üst düzey bir subay´ olduğunu ifade ettiğini hatırlatarak, Özkök´e, bu konuda araştırma yapıp yapmadığını sordu. Özkök ise böyle bir araştırma yapmadığını, Balbay´ın kendisine ´Çok güvenli bir kaynak´ dediğini anlattı.

Haşıloğlu´nun, ´Gazetelerin sizi yıpratma kampanyasından söz ettiniz. Örnek verir misiniz?´ sorusunu yönelttiği Özkök, Cumhuriyet Gazetesi´nde kendisiyle ilgili çıkan bir haberi anlattı. Özkök, Bursa´da Işıklar Askeri Lisesi´nde okumasına rağmen gazetede Kuleli Askeri Lisesi´nde okuduğu dönemlerde cuma namazına gittiği şeklinde haber çıktığını belirterek, ´Hakkımda zaman zaman gazetelerde, internet sitelerinde haberler yayınlandı. Bunlar beni baskı altına aldı. Yanlış yazılar ve yorumlarla görev yapmam beni menfi olarak yıprattı´ dedi. Hilmi Özkök, hakkında bu şekildeki yazıların Kara Kuvvetleri Komutanlığı´na gelinceye kadar olmadığını belirterek, ´Sicilim tertemiz. Genelkurmay Başkanlığı´na adım geçince bazı sıkıntılar başladı. Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu benim irticaya karşı iyi mücadele yapamayacağımı söyledi. Dolayısıyla beni Genelkurmay Başkanı yapmak istemedi. O zamana kadar bir problem yoktu´ diye konuştu.

-Sefer tası-

Özkök, soru üzerine yemeklerini sefer tası ile yanında getirmediğini belirterek, ´Sefer tası falan yoktu. Evimden paket halinde sebze getiriyordum. Genelkurmay Başkanlığı´nın ikinci yılından itibaren 2005´e kadar olabilir´ dedi.

´Sağlığınız nedeniyle herhangi bir spekülasyon yapıldı mı?´ şeklindeki soru üzerine Özkök, ´Hayır. ´GATA´ya muayenelere gitmiyor´ diye yazıldı. Benim bir sağlık sorunum yok. Ben hala her sene GATA´ya kontrole giderim´ diye konuştu.

Özkök, Genelkurmay Başkanlığı´na atanmasına ilişkin soru üzerine, bu şekildeki atamalara ilişkin teamülleri anlatarak, kendisinin de teamüllere göre atandığını anlattı. Ecevit hükümeti döneminde Genelkurmay Başkanı olduğunu ifade eden Özkök, ´Benim bir yerden gelip de birisi tarafından savunulduğum düşüncesi yanlıştır´ dedi.

´Genelkurmay Başkanlığı göreviniz sırasında sivil ve askeri taraftan istifanızı sağlama yönünde doğrudan ya da dolaylı bir etki oldu mu?´ şeklindeki soru üzerine de Özkök, böyle bir şey olmadığını belirterek, ancak basında hakkında çıkanlardan dolayı ´Acaba beni istifaya zorluyorlar mı´ diye aklından geçirdiğini söyledi.

-1 Mart Tezkeresi-

Haşıloğlu´nun, ´Siz 1 Mart tezkeresi öncesinde tavrınızın nötr olduğunu söylediniz. Siyasilerin kararı olduğunu söylediniz. Basında hükümete baskı yapmanızın istendiği yazıldı´ şeklindeki sözleri üzerine Özkök, bunların doğru olduğunu belirterek, sadece güvenlik boyutu konusunda Cumhurbaşkanı ve Başbakan´a bilgi verildiğini anlattı. Özkök, ´(Dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı) Paul Wolfowitz benim baskı yapmamı istemiştir. Ben baskı yapmadım. Ben düşüncelerimi arz ettim. (Tezkere geçsin - geçmesin diye) Baskı yaparak siyasi kararı etkileme yoluna gitmedim´ dedi.

Haşıloğlu´nun sorusu üzerine ´Ayışığı ve Yakamoz´ belgeleri geldiğinde o dönemde Genelkurmay Adli Müşaviri olan Sadi Çaycı´ya bilgisayarları inceletmeyi düşündüğünü söylediğini ifade eden Özkök, ´Bilgisayarlara girebilir miyiz´ dedim. ´Girmeseniz iyi olur´ dedi´ şeklinde konuştu.

Savcı Haşıloğlu´nun, ´Tuncay Özkan ve Kemal Yavuz döneminde televizyon programında sizinle ve komutanlığınızla ilgili yıpratıcı yayınlar yapıldı mı?´ sorusuna Özkök, ´Evet aleyhime ve haksız yayınlar oldu. Bana haksız ithamlarda bulunmuştur. Hatta televizyonda bana salak demiştir (Tuncay Özkan). ´Ağzından kaçmıştır´ diye nitelendirdim´ diye konuştu. Bunun üzerine Tuncay Özkan söz alarak bir Genelkurmay Başkanı´na böyle bir söz söylemeyeceğini belirterek, bu konuda yargılandığını ve beraat ettiğini anlattı. Özkan, programa ilişkin kaseti deşifre eden subayların yanlış yazdığını kaydetti.

CÇGekibi.word isimli bir belgeyi Genelkurmay Başkanlığına sorduk. Kendilerine ait olduğunu söylediler. Cumhuriyet Çalışma Grubu´na ait olduğu anlaşılan bu belge içeriğinde Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde istihbarat yönetim şube müdürlüğü kurulduğu ve bununla ilgili görevlendirme çalışması yapıldığı belirtiliyor. Bu bilgiye sahip misiniz? şeklindeki soru üzerine bu belgeyi görmek isteyen Özkök, Jandarma Genel Komutanlığı´nın, kendi başkanlığına dağıtım yaptığı bir belgedir. dedi. TSK´da teşkilat değişiklik tekliflerinin belirli periyotlarla yapıldığını belirten Özkök, Böyle bir konuyu net olmamakla birlikte hatırlıyorum. Bana sunulan teklifte isim listesi bulunmaz, daha ana hatları ile yer alır. diye konuştu.

-´Kıvrıkoğlu beni yetersiz gördü´-

Haşıloğlu, Hakkınızda karalama kampanası başlatıldığını söylediniz. Bu kampanya ne zaman başlatıldı? diye sordu. Kara Kuvvetleri Komutanlığı yaptığı döneme kadar sicili tertemiz bir subay olduğunu belirten Özkök, Ancak Kara Kuvvetleri Komutanlığı´ndan Genelkurmay Başkanlığı´na geçiş sürecimde bazı sıkıntılar yaşadım. Kıvrıkoğlu tarafından sevilirdim. Beni Genelkurmay 2. Başkanı yaparak karargaha yanına aldı. Ancak Genelkurmay Başkanlığı´na geçişim sırasında ise irtica ile mücadele konusunda iyi çalışamayacağımı düşünüyordu. Beni Genelkurmay Başkanı yapmayacağını söyledi. Ben de kendisinin takdiri olduğunu söyledim. ifadesini kullandı.

-Encümen-i Daniş-

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Özkök´e Encümen-i Daniş´i duydunuz mu? diye sordu. Özkök bu soruya da Emekli askerler ve bürokratlar İstanbul´da bir araya gelerek memleket sorunlarını konuşurlardı. İçlerinde çok demokrat komutanlarım vardı. Bu toplantılara ilişkin rapor düzenlenip Genelkurmay Başkanlığı´na verilip verilmediğini duymadım. Benim Başkanlığımda böyle bir rapor verilmedi bana. cevabını verdi.

-İlker Başbuğ´u övdü-

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ´un avukatı İlkay Sezer´in İlker Başbuğ´un yasal anlamda hükümete karşı bir tutumunu göründünüz mü? sorusunu Özkök Hayır diye cevapladı.

Sezer İki yıl Genelkurmay İkinci Başkanlığı´nı yapan İlker Başbuğ, görevini ne şekilde yapmıştır? diye sordu. Özkök ise Beni yönlendirmeyen, doğru kararlar vermem için bana bilgiler toplayan, çok düzgün bir insandır. Kendisinden çok istifade ettim. sözleriyle Başbuğ hakkında bir değerlendirme yaptı.

Sezer´in, Sizin Genelkurmay Başkanlığı yaptığınız dönemde İlker Başbuğ ile Anayasa ve yasayla belirtilen demokratik görüş konusunda ve hükümete bakışınızla ilgili fikir ayrılıklarınız oldu mu? diye sordu. Bu konularda fikir ayrılıkları olmadığını belirten Özkök, zaman zaman başka başka konularda ayrılıklar yaşadıklarını ve bu ayrılıkları da Başbuğ´a söylediğini anlattı.

Başkan Özese, soruşturma savcılığına gönderilen bir ihbar mektubunda, Fransa´dan getirilerek kuvvet komutanları ile Şener Eruygur, Hasan Atilla Uğur gibi bazı komutanlar, Ergün Poyraz gibi bazı gazeteciler ve bazı rektörlere beyaz renkli sagem telefonları dağıtıldığının belirtildiğini hatırlattı. Kriptolu olan ve dinlenmesi mümkün olmayan bu telefonların kimlere verildiğinin araştırılması ile Ergenekon terör örgütünün çözülebileceğinin ifade edildiğini anlatan Özese, Özkök´e bu konuda bir bilgisi olup olmadığını sordu. Özkök ise kriptolu bir telefon teknolojisinden bilgisi olmadığını belirterek aynı teknolojiyi taşıyan telsizlerin kullanıldığını, ihbar mektubunda belirtilen kişi ve makamlara dağıtıldığından ise haberi olmadığını söyledi. Bunun üzerine isimleri geçtiği için Hasan Atilla Uğur ve Fatih Hilmioğlu böyle bir iddianın asılsız olduğunu öne sürdü.

-Özkök´ün tanık olarak dinlenilmesi tamamlandı-

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki duruşmada, Özkök sanık avukatlarının ve mahkeme heyeti üyelerinin sorularını cevapladı. Tanık olarak dinlenilmesi tamamlanan Özkök´ün, bugün saat 10.00´da başlayan ifade verme işlemi saat 14.50´te bitti. Mahkeme Başkanı Özese, Hilmi Özkök´e tanıklık ifadesinin tamamlandığını belirterek Tanıklık yaptığınız için teşekkür ederiz dedi. Özkök Silivri´den ayrıldı. ( AA)

GİZLİ TANIK İSMET´İN İFADESİ

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen Ergenekon davasında eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün ifadesinin tamamlanmasının ardından gizli tanık ifadesinin alınmasına geçildi. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, gizli tanık İsmet´in, gizli tanık odasında hazır bulunduğunu belirterek, Kendi isteği ile sesi bozulmadan görüntüsü bozularak duruşma salonuna yansıtıldı. açıklamasını yaptı. İsmet´in kimlik tespitinin gizli tanık odasında alındığı belirtildi. Doğru söyleyeceğine ilişkin yemini yaptırılan İsmet, ifadesine geçmeden önce bir açıklama yapmak istediğini söyledi.

Gizli tanık sıfatıyla ifade vermeyi tercih ettiği dönemde can güvenliği bulunmaması nedeniyle kimliğini gizlemeyi tercih ettiğini belirten İsmet, gerçek ismini açıklamak istediğini söyledi. Başkan Özese´nin yönlendirmesi ile isminin Semih Genç olduğunu belirten tanık, bu isimle de daha önceden mahkemeye gelerek duruşmada ifade verdiğini anlattı. Tanık Genç, gerçek ismi ile verdiği ifadesinde ayrıntılı olarak anlatımlarda bulunduğunu belirterek bu ifadesini tekrar ettiğini söyledi.

Başkan Özese, Semih Genç adıyla verdiğiniz ifadenize eklemek istediğiniz bir konu var mı? diye sordu. 5 Temmuz 2012 tarihinde verdiği bu ifadesinde DHKP-C itirafçısı olduğunu söylediğini belirten Genç, Sabancı konusuyla alakalı eklemek istediği bazı ifadeler olduğunu söyledi. Genç, DHKP-C, Sabancı suikastını Buca Cezaevi´nde 3 kişinin öldürülmesi üzerine gerçekleştirdiğini açıklamıştı. Ben Romanya´da Fehriye Erdal ile aynı evde kaldım. Fehriye Erdal, Buca olaylarından 3-4 ay sonra Sabancı Center´de işe girip istihbarat çalışmalarına başlamıştı. dedi. Genç, Özdemir Sabancı´nı öldürülmesinin en temel nedeninin ise Sabancı´nın Kürt raporunu açıklamasından devletin derinlerinin rahatsız olması. şeklinde yorumladı.

Genç, Bekaa´daki kampta 80-90 kişilik Dev-Sol militanlarını eğiten Muzaffer Mehmet Çiler, Mecnun Suna ve Yakup isimli subaylar olduğunu teşhis ettim, gördüm. iddiasında bulundu. ( Cihan)

Genç´in ifadesinin tamamlanmasının ardından Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Abdullah Öcalan´ın bir dönem avukatlığını yapan Doğan Erbaş, İrfan Dündar ve Zeki Okçuoğlu´nun savcılık ifadesi olup olmadığının TMK´nın 10. maddesiyle görevli İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı´na sorulmasına karar verdi.

Duruşma, 6 Ağustos Pazartesi gününe ertelendi.

İŞTE YALMAN´IN MUHTIRA VERELİM TEKLİFİ: KOMUTANLAR HÜKÜMETİ DEVİRMEYE KARARLI

Hilmi Özkök´ün beyin fırtınası şeklinde gerçekleştiğini söylediği ´Muhtıra´ teklifi yapılan toplantı, 3 Aralık 2003 tarihinde kış dönemi YAŞ toplantısına hazırlık olarak karargâhta yapıldı. Muhtıra teklifinin perde arkası Özden Örnek´e ait olduğu öne sürülen darbe günlüklerinde yer alıyor. Duruşmada Hilmi Özkök 3 Aralık 2003´te yapılan bir toplantıda muhtıra teklifinin beyin fırtınası şeklinde gündeme geldiğini söyledi. Özkök´ün ifadesinde bahsettiği toplantı ve muhtıra teklifinin perde arkası ve bütün ayrıntıları eski deniz kuvvetleri komutanı Emekli Oramiral Özden Örnek´e ait olduğu iddia edilen darbe günlüklerinde yer alıyor. O konuşma şu şekilde:

ŞÜKRÜ SARIIŞIK: İcraatlarını demokrasi ile önleyemeyiz.

AYTAÇ YALMAN: Söylenecekler söylendi. Kendimi suçlu hissediyorum (Genelkurmay Başkanı bu söz üzerine araya girerek ´neden kendini yalnız sorumlu hissediyorsun´ diye soruyor?) Yalnız kendim değil, siz de benim kadar sorumlusunuz. Buradaki diğer arkadaşların sorumluluğu bizden sonra gelir. Zamanı boşuna geçirdik. Benim önerim hemen ve gecikmesiz eylem planına başlamak. Seçimden önce muhtıra vermeliyiz. (NOT: Aytaç Yalman´ın bahsettiği seçim Mart 2004´te yapılan belediye seçimleri. Çünkü toplantıda Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının bu seçimlerden de galip çıkması halinde artık engellenemeyeceği dillendiriliyor.)

İBRAHİM FIRTINA: Eylem planının amacı anayasayı korumak. Ama bu hükümetle olmaz.

ÖZDEN ÖRNEK: AKP´nin attığı her adıma aynı şiddetle ama çok kararlı cevap vermeliyiz.

YAŞAR BÜYÜKANIT: Eylem planında tedbirleri sıralamak kolay ama uygulanabilir olmalı.

HURŞİT TOLON: Seçimden önce ikaz etmezsek önümüze aşamayacağımız engel çıkacaktır.

İLKER BAŞBUĞ: Stratejimizin büyük kısmı yerel seçimlerden önce yapılmalı. Aksi hâlde işimiz zorlaşacak.

HİLMİ ÖZKÖK: Ben yüzde sekseni ile aynı fikirdeyim. Ama katılmadığım noktalar var. Açık konuştuğunuz için hepinize teşekkür ederim. Muhtıra vermeye niyetim yok. Bu hükümet gitmelidir. Demokratik yollardan bu işi halledeceğiz. Yapabileceğimiz birçok şeyin olduğuna da inanıyorum.

AYTAÇ YALMAN İDDİALARI REDDETTİ

04.08.2012 13:59 Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Muhtıra önerisini Yalman verdi´ diyen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök´ün açıklamalarına cevap verdi. Söz konusu toplantıda darbe planının kesinlikle gündeme gelmediğini söyleyen Yalman, Muhtıra kelimesini söylediğimi hatırlamıyorum. Böyle bir teklif yapmam zaten söz konusu değil dedi. Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök´ün Ergenekon Davası´ndan tanık olarak verdiği ifadelere açıklık getirmek amacıyla dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Aytaç Yalman Hürriyet´e açıklamalar yaptı.Yalman, yaptığı açıklamada özellikle Özkök´ün “Muhtıra kelimesi gündeme geldi” şeklindeki sözleri üzerinde durdu ve bu konuda Emekli Orgeneral Özkök´le aralarında geçen konuşmaları anımsattı. Yalman´ın açıklaması aynen şöyle:

- “3 Ağustos günü Ergenekon davasında tanık olarak ifade veren Sayın Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök´ün verdiği ifadeye bazı konularda açıklık getirmek ihtiyacını duyuyorum. İfade edildiği gibi söz konusu toplantı 3 Aralık 2003 tarihinde Genelkurmay Karargahı´nda yapıldı. Şura öncesinde yapılan bu toplantıda bulunan komutan arkadaşlar, kendi bakış açılarından sorumlu oldukları komutanlıkların görüş ve hassasiyetlerini dile getirdiler. 9 yıl önce vuku bulan bu toplantıda ne konuşulduğunu kelime kelime hatırlamam mümkün değildir. Ancak o gün içinde bulunulan durumdan duydukları endişelerini ifade ettiklerini söyleyebilirim. Birçok yerde ifade edildiği gibi toplantıda darbe, darbe planı gibi kelimelerin telaffuz edilmediğini kesinlikle ifade edebilirim. İfade edilen Ayışığı ve Yakamoz isimli planlar nisan veya mayıs ayında Hilmi Paşa tarafından bana gösterildi. Bilgimin olup olmadığı soruldu. Ben de bilgimin olmadığını kendisine ilettim. Kendisi de ´Ben de öyle tahmin etmiştim´ dedi.

- Toplantıda kıdem sırasına göre en son ben konuştum. Hatırladığım kadarıyla şu sözleri söyledim: ´Arkadaşlarımın durumun değerlendirilmesine ilişkin açıklamalarından üzüntü duydum. Bu nedenle kendimi sorumlu hissediyorum´ dedim. Çünkü o toplantıda bir önceki seneden göreve devam eden bir tek ben vardım. Bunun üzerine Hilmi Paşa ´Ben de sorumlu mu oluyorum´ dedi. Ben de kendisine ´Siz nasıl kabul ederseniz´ dedim. Daha sonra hatırladığım kadarıyla burada ifade edilen hususların yetkili makamlara aktarılmasının uygun olacağını belirterek görüşümü ifade ettim. Nitekim söz konusu toplantıdan sonra genelkurmay karargahında konu ile ilgili hazırlık yapıldı. Yanılmıyorsam 19 Ocak tarihinde Başbakan, Milli Savunma Bakanı ve Kuvvet Komutanları´nın katıldığı bu toplantıda 3 Aralık 2003 günü ifade edilen hususlar istikametinde bir brifing verildi. Bu brifing Genelkurmay Başkanı adına Genelkurmay 2. Başkanı tarafından verildi.

- Muhtıra kelimesini söylediğimi hatırlamıyorum. Böyle bir teklif yapmam zaten sözkonusu değil. Nitekim sayın Emekli Orgeneral Hilmi Özkök tarafından bu husus belirtilmiştir. Esasen söylenen kelimeye ne anlam yüklendiği ve nasıl ifade edildiği önemlidir. Bu nedenle adımın darbe ile özdeşleşmiş bir kelimeyle anılmasından duyduğum rahatsızlığı belirtmeliyim. Hayatımın her safhasında yasal sınırlar içerisinde kalmış biri olarak böyle bir açıklama yapmak ihtiyacını hissetmiş bulunuyorum.” (Hürriyet)

(03 Ağustos 2012), son güncel.: (04 Ağustos 2012)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde ara

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4728    yazdır/print


 



Mavi Marmara'da yakalama kararı

26.05.2014 15:43 Gazze'ye 31 Mayıs 2010'da insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin davada, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil dört komutan hakkında tutuklam..
Tamamı 26.05.2014

TIR iddianamesi kabul edildi

15.05.2014 13:34 Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından MİT'e ait tırların durdurulmasına yönelik olarak 13 askeri personel hakkında müebbet hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianame Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince ka..
Tamamı 15.05.2014

Paralel kulağa ilk dava açıldı

05.05.2014 14:06 Adana'da yürütülen ve Emniyet İstihbarat yetkililerinin şüpheli olduğu telekulak soruşturması sona erdi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan'ın yazdığı iddianameyi kabul etti. Böylec..
Tamamı 05.05.2014

Flaş!!! Gülen'e darbe soruşturması

30.04.2014 10:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyuruları üzerine Fetullah Gülen hakkında soruşturma başlatıldı. Gülen hakkındaki soruşturmanın, 17 Aralık sonrasında kaldırılmadan önce Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. ..
Tamamı 30.04.2014

Güney:Gülen Ergenekon bağlantılı

09.04.2014 19:24 2001 yılında polise verdiği ifadesi ile Ergenekon örgütünün ilk kez resmi kayıtlara girmesini sağlayan gazeteci Tuncay Güney'in ifadesinin satır aralarında çok önemli bir bilgiye rastlandı. Ergenekon'un firari şüpheli..
Tamamı 09.04.2014

Mahkeme davayı başarıyla gördü

04.04.2014 10:55 Beş yıl süren ve 8 ay önce sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar ancak dün açıklanabildi. 16 bin 780 sayfadan oluşan kararda çok çarpıcı ifadeler yer aldı. Örneğin şu satırlar dikkat çekici: "Yargılama sonunda..
Tamamı 04.04.2014

Ağlayan Gülen, gülen AK Parti

31.03.2014 11:47 Türkiye, dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yerel seçimler başarıyla yapıldı. Milli iradeyi hedef alan 17 Aralık darbe girişimine karşı halk sandığa koştu. Seçimlere katılım oranı % 90 ile çok yüksek gerçekleşt..
Tamamı 31.03.2014

Kozmik Oda'da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanmadı. 60'lı..
Tamamı 14.03.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 08.02.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 02.12.2013

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ibadete kapa..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ve sit..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilg..
Tamamı 06.09.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldığı için hu..
Tamamı 15.08.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı. Tutuklu ..
Tamamı 05.08.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına açıklama ya..
Tamamı 24.07.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt üyeliğinde..
Tamamı 19.07.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günlerde intern..
Tamamı 10.06.2013

Sitede uygulanacak kısıtlamalar!

Kısıtlama uyarısı

2001'den beri hizmet veren sitemizin ziyaretçi sayısı giderek artış göstermiş, savcıların dahi iddianame hazırlarken faydalandıkları bir başvuru kaynağı haline gelmiştir. Ziyaretçilerden ücret talebi hiç düşünülmemiştir. İlk günkü heyecan ve amatörce bir gayretle ve sadece hizmet amacıyla yapılandırılmış sitemiz, hiç bir yerde olmayan iddianame aramaları, geniş ve kategorileştirilmeye çalışılan arşivi ile siz değerli ziyaretçilerine ve araştırmacılara -karşılıksız- hizmeti sunmayı prensip edinmiştir. Bunda herhangi bir değişiklik de düşünülmemektedir. Ancak giderek yoğunlaşan kullanım beraberinde yavaşlığı ve bazen yayının saatlerce durmasını da getirebilmektedir. Bu nedenle siteyi yoran bazı bölümlerin devre dışı bırakılmasına ve mümkün olduğunca küçülme uygulanmasına karar verilmiştir. Eğer ilerleyen süreçte ekonomi ve insangücü şartları profesyonel imkanları getirirse sitenin tekrar genişletilmesi düşünülebilecektir. Bu itibarla sitede ulaşamadığınız bölümler, karşılaşabileceğiniz kısıtlama ve olumsuzluklar için şimdiden özür diliyoruz.
Tamamı 09.08.2016

Zirve davasındayız!

Kontrgerilla.com, Zirve'yi sarstı

Zirve davasının 93. duruşmasında sanıklar savcılık mütalaasına karşı savunma yaptı. Sanıklardan Ergenekon hükümlüsü Hurşit Tolon'un avukatı İlkay Sezer savcıya tepki gösterdi: 'Mütalaanın ilk bölümü 'kontrgerilla.com' internet..
Tamamı 23.06.2013

Ergenekon davasındayız!

Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu

Ergenekon davasının 202. duruşmasında eski Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu konuşuldu. Ecevit'in doktoru Mücahit Pehlivan tanık olarak ifade verdi. Duruşmada Abdullah Harun'un konuyla ilgili bir yazısı da gündeme geldi. O ve benzer diğer yazılarda Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün'ün "Dünyada tedavisi kesilince iyileşen tek hasta..
Tamamı 11.03.2013

Yeni kitabımız çıktı!

Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi

'Ordu Suikast Düzenler mi? Bülent Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi' başlıklı kitap, 2009 yılı sonunda gerçekleşen Arınç Suikasti ve Kozmik Aramalar konusunu ve üç yıldır tamamlanmayan soruşturmanın örtbas edilip edilmediğini sorgulayan, konuyla ilgili iddiaları da aktaran bir çalışma.. Subayların Ergenekon ve diğer örgüt bağlantıları.. Kozmik Aramalar.. Tepkiler..
Tamamı 27.12.2012

Fetullah Gülen'e şok

Paralel Devlet´e suç duyurusu

23.01.2014 11:20 Milli İradeyi Savunanlar Platformu (MİSAP), 'Paralel Devlet' konulu bir suç duyurusu yaptı. TMK ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başssavcılığı'na yapılan suç duyurusunda; birkaç aydır yaşanmakta olan paralel devlet iddiaları ile bu yapılanmanın başında Fethullah Gülen’in bulunduğu ve yapılanmayı bizzat idare ettiği şüphesi çok sayıda somut bulgu..
Tamamı 23.01.2014

Zirve mütalaası sitemizde

Malatya Zirve Katliamı Davası

17.07.2014 13:55 Malatya Zirve Katliamı davasının 567 sayfalık savcılık mütalaasının tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. 23 Haziran'daki duruşmada sanık avukatları savcılık mütalaasına tepki gösterdiler. Hurşit Tolon'un avukatı, mütalaanın ilk 150 sayfalık bölümünün 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden..
Tamamı 17.07.2014

Gezi Belgeseli

Belgeleriyle Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılan, haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçilerini delilleriyle birlikte sergilemeye başlıyoruz. Halka ve verdiği oya güvenmeyen, onları aşağılayan, sandık yerine başka yerlerden iktidara çıkmaya çalışan, kısacası seçimlerden fayda ummayan bu güçlerin..
Tamamı 24.06.2013

Ayasofya Camiye Çevrilsin

Ayasofya için dilekçe kampanyası

26.11.2013 13:01 Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), 'Peygamberimizin'in işareti, Fatih'in emaneti, Büyük Türkiye'nin alameti; Ayasofya açılsın' sloganıyla Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi için dilekçe kampanyası başlattı. Türkiye çapında yapılacak kampanya, İstanbul'un Fethi'nin sene-i devriyesi olan 29 Mayıs 2014'te sonlanacak ve toplanılan dilekçeler yine..
Tamamı 26.11.2013

İddianame yayından kaldırılmıştır

İzmir casusluk davası

İzmir casusluk davasının iddianamesinde 196'sı müşteki, 831'i mağdur olmak üzere toplam 1027 kişi için kimlik bilgilerinin sansürlenmesi çalışması yapılmıştı. Bu süreçte çok yoğun emek harcandı. Ancak sitemize artarak gelmeye devam eden taleplerden anlaşıldığı gibi, iddianamelerde mağdur ya da müşteki olarak yer almadığı halde çok sayıda başka ismin de..
Tamamı 14.05.2013

Türkistan Deklarasyonu

Türkistan Uluslararası Konferansı

12.05.2014 11:50 'Türkistan'ın Dünü, Bugünü, Yarını' adıyla üçüncüsü düzenlenen uluslararası konferans, 11 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkistan; ilmi, islami, fenni ve tıbbi ilimlerin beşiği olan, Buhari, Tirmizi ve Biruni gibi çok önemli müslüman ilim adamlarının yaşadığı bölgenin adıdır. Türkistan coğrafyası ve özellikle de bu coğrafya..
Tamamı 12.05.2014

Nevşehir FETÖ imamı yakalandı

30.08.2016 17:59 Nevşehir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, örgütün 'il imamı' olduğu belirlenen kişi yakalandı. 30 Ağustos'ta yaşanan operasyonla ilgili alınan bilgiye göre, Nevşeh..
Tamamı 30.08.2016

Özilhanlar Tekstil'e FETÖ baskını

30.08.2016 17:54 Fetullahçı Terör Örgütü'ne himmet adı altında para topladığı iddia edilen şahıslara yönelip yapılan operasyonda Özilhanlar Tekstil sahibi Ziya Zambur'un evinde yapılan aramada, banyodaki 2 poşet içerisinde 630.000 Amer..
Tamamı 30.08.2016

Sakarya'da FETÖ'ye 3 gözaltı

30.08.2016 17:50 Sakarya'nın Akyazı İlçesi'nde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 3 işadamı gözaltına alındı. 27 Ağustos'ta yaşanan gözaltılarla ilgili alınan bilgiye göre, Sakarya Cu..
Tamamı 30.08.2016

Tübitak'ta 201 kişi işten çıkarıldı

30.08.2016 17:47 TÜBİTAK'ta FETÖ bağlantılı olduğu iddia edilen 201 personelin daha görevine son verildi. TÜBİTAK'tan tasfiye edilen personel sayısı 368'e ulaştı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Fetullah..
Tamamı 30.08.2016

Zonguldak'ta FETÖ'ye 7 gözaltı

30.08.2016 17:19 Zonguldak'ın Ereğli ve Alaplı İlçeleri'nde FETÖ/PDY soruşturmasında 3'ü imam 7 kişi gözaltına alındı. 30 Ağustos'ta yaşanan gözaltılarla ilgili alınan bilgiye göre, polis ekipleri, Ereğli ve Alaplı'da sabah saatlerind..
Tamamı 30.08.2016

FETÖ kasasının şirketlerine kayyum

30.08.2016 17:10 Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'ye "himmet" adı altında finansal destek sağlamak üzere bir araya geldiği öne sürülen aralarında iş adamlarının da bulunduğu şüphelilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamınd..
Tamamı 30.08.2016

Bylock FETÖ evlerine ateş saldı

28.08.2016 10:11 15 Temmuz darbe girişimi sonrası terör polisinin operasyonlarında gözaltına alındıktan hemen sonra tutuklanan adliye, emniyet ve üniversite çalışanlarının büyük bölümünün Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) yürüttüğü ..
Tamamı 28.08.2016

2847 hakim-savcıya ihraç!

28.08.2016 10:03 Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulu, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında geçici olarak görevden uzaklaştırılan 2 bin 847 hakim ve savcıyı oy birliğiyle meslekten ihraç etti. 24 Ağ..
Tamamı 28.08.2016

Gülen'i överken Kuran'a hakaret etti

28.08.2016 10:00 Adana'da Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) milli eğitim içindeki yapılanmasına ilişkin düzenlenen operasyonda 13 öğretmen gözaltına alındı. 11 Ağustos'ta gerçekleşen gözaltılarla ilgil..
Tamamı 28.08.2016

FETÖ imamlarından ilginç itiraflar

28.08.2016 09:58 Bakırköy, Güngören, Zeytinburnu ve Esenler'de FETÖ/PDY yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 17 kişi, emniyet işlemlerinin ardından 25 Ağustos öğle saatlerinde Bakırköy Adalet Sarayı'na..
Tamamı 28.08.2016

GS'li futbolculara FETÖ gözaltısı

28.08.2016 09:51 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün futbol dünyasındaki yapılanmasına ilişkin soruşturma başlattı. Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından yürütülen soruşt..
Tamamı 28.08.2016

Adliye katiplerinden itiraflar

28.08.2016 09:43 FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik operasyonlarda yakalanan Anadolu Adalet Sarayı çalışanı 75 şüpheliden 3'ü ilk ifadelerinde itirafçı oldu. Aralarında katiplerin de bulunduğu şüpheliler, örgütün üst düzey isimlerin..
Tamamı 28.08.2016

Batman Adliyesinde 17 gözaltı

28.08.2016 09:37 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında Batman Adliyesinde görevli 17 kişi gözaltına alındı. 24 Ağustos'ta yaşanan gözaltılarla ilgili edinilen bilgiye göre, Batman Cumhuriyet..
Tamamı 27.08.2016

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
19.024.010

Email