YAYINA BAŞLAMA TARİHİ: 13.08.2001
19 Nisan 2014, Cumartesi
Kontrgerilla, Ergenekon, Özel Harp, terör ve bağlantılı konularda 2001 yılından beri yayındayız .. aharun.8m.net|www24.brinkster.com/aharun|kontrgerilla.com|ergenekon.ws
Suriye’de İnsanlar Soğuktan/Açlıktan Ölüyor. ACİL Giysi, battaniye, gıda, ilaç yardımı çağrısı
Taksim Gezi olaylarına destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçileri

Kontrgerilla.com.. Tanıklar.. Belgeler.. Bilgiler..


İSTEDİĞİNİZ MANŞETLER..         "yeşil Mahmut Yıldırım" için arama sonuçları    (Toplam 168 sonuç)           Arama sonuçlarını yazdırmak için tıklayın


7 bin kişiye paralel şok!

Paralel yapının en karanlık komplosu deşifre oldu. Darbe çetesinin, hayali terör örgütü isimleri üreterek Başbakan Erdoğan, yakın çevresi, siyasetçi, gazeteci, yazar, STK temsilcileri ve işadamlarının aralarında bulunduğu 7 bin kişiyi 3 yıl boyunca dinlediği ortaya çıktı. TMK savcıları Adem Özcan ve Adnan Çimen, dosya numarası 2011/762 olan 'Selam Terör Örgütü' soruşturması kisvesi altında mahkemelerden aldığı izinlerle yedi binden fazla kişiyi dinledi. Gazeteciler Ertuğrul Özkök'ten Yusuf Ziya Cömert'e, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'dan İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya kadar yedi binden fazla isim terör örgütü üyesi şüphesiyle dinlemeye alındı.

24.02.2014 10:47 Paralel yapının en karanlık komplosu deşifre oldu. Darbe çetesinin, hayali terör örgütü isimleri üreterek Başbakan Erdoğan, yakın çevresi, siyasetçi, gazeteci, yazar, STK temsilcileri ve işadamlarının aralarında bulunduğu binlerce kişiyi 3 yıl boyunca dinlediği ortaya çıktı.

2011'DEN BERİ 7 BİN KİŞİ DİNLEDİ

Star ve Yeni Şafak gazeteleri, tarihin en büyük telekulak skandalı olduğunu iddia ettikleri belgeleri yayınladı. Dosya numarası 2011/762 olan belge ile 17 Aralık darbe girişimine kalkışan paralel yapının 'Selam Terör Örgütü' iddiasıyla gazeteci Ertuğrul Özkök, Star yayın yönetmeni Yusuf Ziya Cömert, TRT Haber Dairesi Başkanı Nasuhi Güngör, Yeni Şafak Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, CHP Genel Merkezi, gazeteci Hüsnü Mahalli, MİT Basın Müşaviri Nuh Yılmaz, oyuncu-spiker Defne Samyeli, Başbakan'ın Başdanışmanı AK Partili vekil Yalçın Akdoğan, Vakıfbank Genel Müdürü Halil Aydoğan Başbakan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın da aralarında olduğu yedi binden fazla kişiyi dinlediği tespit edildi.

HAYALİ “SELAM TERÖR ÖRGÜTÜ”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonlarının ardından kayıtsız dinleme yapıldığını tespit edince inceleme başlattı. Yetkililer, “Selam Terör Örgütü” isimli bir belgenin üzerinde Başbakan’ın ismini görünce şok oldu. İlk planda 3064 kişiyi bulan dinleme kayıtları ve 125 klasörlük bir soruşturma ele geçirildi.

KİRLİ İMZANIN SAHİBİ SAVCI ADNAN ÇİMEN

Kirli planın altındaki imza ise eski Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Adnan Çimen’e ait. Çimen, 2011 yılında 4 sayfalık bir düzmece ihbar mektubunu gerekçe gösterip polisteki paralel yapı üyelerine dinleme talimatları verdi. 5 kişiyle başlayan soruşturmaya önce Başbakan ardından Türkiye’nin yakından tanıdığı binlerce kişi dahil edildi.

ÖNCE DARBE SONRA BİNLERCE KİŞİ HAPSE

Dinlenen bazı numaraların karşısında “X” ya da “Ahmet”, “Mehmet” “Merve”, “Sevda” gibi isimler yer alıyor. Başsavcılık bu kişilerin kim olduğunu tespit etmeye çalışıyor. Bu kişilerin hangi gerekçeyle dinlendiği bilinmiyor. Paralel yapının hayali örgüt üzerinden darbe ve binlerce kişiyi cezaevine doldurmayı planladığı tahmin ediliyor.

SELAM TERÖR ÖRGÜTÜ!

Paralel yargı üyelerinin imza attığı illegal dinlemeler için çeşitli soruşturmalar kullanıldı ve dinlenecek isimler bu dosyalara dahil edildi. Bazı isimler 17 Aralık-25 Aralık operasyonları kapsamında, bazıları ise daha önceki Gezi Parkı eylemlerine ilişkin soruşturmalarda dinlendi. Meydanları savaş alanına çevirenlere ceza öngörmeyen paralel yargının, 'vandal'larla ilgisi olmayan birçok ismi Gezi soruşturmasına dahil ederek 'arşivlemesi' dikkat çekti. Başsavcılık, incelemeyi derinleştirdikçe paralel yapının başta Başbakan Erdoğan olmak üzere Türkiye'nin önde gelen birçok ismini dinlemek için bir 'terör örgütü' uydurduğu'nu da ortaya çıkardı. 2011/762 nolu dosya kapsamında neredeyse tüm Türkiye'yi kendilerinin uydurduğu 'Selam Terör Örgütü' bahanesiyle dinleyen paralel yapı, dinleme ve fişleme işini 7 Şubat 2012'deki MİT krizinden önce, 2011 yılında başlattı.

SAVCI ADNAN ÇİMEN

2011'de dört sayfalık bir ihbar mektubu üzerine başlayan soruşturma eski Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Adnan Çimen'in talimatıyla hayata geçti. Soruşturmayı daha sonra TMK Savcısı Adnan Özcan sürdürdü. Soruşturmayı yürütenler dört sayfalık ihbar mektubunun bir kenarına 'Tayyip Erdoğan' notu düştü. Belgelerin üzerindeki 'Tayyip Erdoğan' ibaresi daha sonra eklenen bir ok işaretleriyle belirgin hale getirildi. 5 kişiyle başlayan soruşturmaya önce Başbakan Erdoğan, daha sonra başta danışmanlar olmak üzere Başbakan'ın tüm çevresi dahil edildi. İlerleyen tarihlerde soruşturma bahanesiyle kayıt listesine sivil toplum kuruluşları temsilcileri, gazeteciler, yazarlar, öğretim üyeleri, işadamları, siyasetçiler, medya kuruluşlarının santralleri ve bankalar da eklendi.

ARŞİV BÖYLE OLUŞMUŞ

Başsavcılığın ilk bulgularına göre dinlenenlerin sayısı 3064'ü buluyor. Fakat takipteki isimlerin çok daha fazla olduğu belirtiliyor. Dinlenen kişilerle bağlantılı olarak, on binlerce kişinin telefonunun yıllarca dinlendiği tahmin ediliyor. Dinlenen bazı numaraların karşısında 'X' ya da 'Ahmet', 'Mehmet', 'Merve', 'Sevda' gibi isimlerin yeralması dikkat çekiyor. Başsavcılık şimdi bu kişilerin kim olduğunu tespit etmeye çalışıyor. Bu isimlerden kimlerin mahkeme kararıyla ya da hangi gerekçeyle dinlendiği henüz bilinmiyor. Telefonu dinlenen kişilerin ticari sırlarının üçüncü kişilere verilip verilmediği, şantaj yapılıp yapılmadığı merak ediliyor.

Sahte ihbar mektubu

Özel Yetkili Savcı Adnan Çimen soruşturmayı 4 sayfalık hayali bir ihbar mektubuyla başlattı. İllegal soruşturmayı yürütenler, ihbar mektubunun bir kenarına pervasızca 'Tayyip Erdoğan' yazdılar. 'Tayyip Erdoğan' yazısı bir ok işaretiyle belirgin hale getirildi.




İŞTE DİNLENENLERDEN 2204 KİŞİNİN ADI VE TELEFON NUMARASI:

555 993 69XX: Abbas ÇELİK
532 556 86XX: Abdulahmit GÜL
532 293 59XX: Abdulaziz Kerem KIRSAVAL
539 567 63XX: Abdulbaki
312 437 09XX: Abdulelah MARDAN
533 202 36XX: Abdulhakim
549 511 12XX: Abdulhakim Abdül ÇİÇEKLİ
533 351 97XX: Abdulhalik KARABULUT
212 523 21XX: Abdulhamit ÇELİK
538 245 86XX: Abdulhamit ÇELİK
541 382 64XX: Abdulhamit ÇELİK
532 243 37XX: Abdulkadir
532 610 44XX: Abdulkadir
530 211 54XX: Abdulkadir CEYLANİ
541 561 90XX: Abdulkadir LİVAOĞLU
533 668 62XX: Abdulkadir ÖZEL
539 249 01XX: Abdulkadir YILMAZ
535 724 04XX: Abdullah
534 699 45XX: Abdullah
536 374 28XX: Abdullah
532 577 28XX: Abdullah
545 607 39XX: Abdullah
534 968 17XX: Abdullah
532 684 04XX: Abdullah GÖKOĞLAN
532 157 60XX: Abdullah KOCA
532 799 35XX: Abdullah Küçük AYTEKİN
533 599 03XX: Abdullah ÖZKAYA
533 764 69XX: Abdullah TERZİ
532 374 66XX: Abdullah TURAN
533 346 78XX: Abdullah TÜTÜNCÜ
542 225 53XX: Abdullah YILDIZ
532 254 30XX: Abdullah Zerrar CENGİZ
533 415 49XX: Abdullah-Gençosman Vakfı
532 156 85XX: Abdulmecit
538 615 77XX: Abdulmecit NAZAR
532 442 03XX: Abdulmuttalip ÖZBEK
534 827 36XX: Abdulvahap SAĞLAM
533 653 06XX: Abdulvahap YILMAZ
532 261 58XX: Abdulvahit ŞİMŞEK
532 588 69XX: Abdurahman
533 429 11XX: Abdurrahim
532 436 36XX: Abdurrahim KARSLI
532 237 73XX: Abdurrahim TEMEL
536 439 38XX: Abdurrahman ALİY
212 251 45XX: Abdurrahman ARSLAN
533 687 84XX: Abdurrahman ARSLAN
533 558 63XX: Abdurrahman BABACAN (Mazlumder)
532 280 50XX: Abdurrahman CENGİZ
536 581 44XX: Abdurrahman ÇELİKER
530 767 98XX: Abdurrahman ÖZBEK
532 568 45XX: Abdurrahman YAMAN
507 754 25XX: Abdusemet ALAN
532 253 33XX: Abdülaziz KOCA
532 318 01XX: Abdüllatif ŞENER
532 201 11XX: Abit
533 278 05XX: Abuzer GELSE
534 218 27XX: Adalet
536 569 76XX: Adalet
506 976 24XX: Adem ÇAYLAK
533 244 86XX: Adem KABAL
505 434 68XX: Adem KAYIŞ
532 281 57XX: Adem ÖZKÖSE
532 645 92XX: Adem YERLİKAYA
536 381 30XX: Adem YERLİKAYA
535 238 64XX: Adem YERLİKAYA
532 613 55XX: Adnan
530 540 51XX: Adnan
549 748 01XX: Adnan
532 306 74XX: Adnan
536 454 92XX:
532 355 40XX: Adnan BOYNUKARA
532 788 10XX: Adnan DEMİRYÜREK
505 807 08XX: Adnan DOĞAN
212 613 96XX: Adnan İNANÇ
212 674 01XX: Adnan İNANÇ
532 565 72XX: Adnan İNANÇ
535 071 97XX: Adnan ORAL
537 207 28XX: Adnan ORAL
532 569 16XX: Adnan Şefik ÇİRKİN (MHP Hatay M.V)
505 484 01XX: Adnan ŞENOL
532 334 85XX: Adnan YÜKSEL
533 381 77XX: Afşin YURDAKUL
537 969 68XX: Ağayı NURİ
530 260 37XX: Ahmet
549 248 74XX: Ahmet
535 226 34XX: Ahmet
534 319 40XX: Ahmet
312 207 77XX: Ahmet
533 477 77XX: Ahmet
538 016 88XX: Ahmet
533 598 41XX: Ahmet
532 287 62XX: Ahmet
536 430 55XX: Ahmet
530 568 14XX: Ahmet
530 402 02XX: Ahmet AKSU
507 297 80XX: Ahmet Ali KAPLAN
542 387 88XX: Ahmet AYNACI
542 792 45XX: Ahmet BOYRAZ
549 320 44XX: Ahmet BOYRAZ
532 663 19XX: Ahmet Cevat ACAR
530 765 85XX: Ahmet ÇAKMAK
538 033 95XX: Ahmet ÇOMAK
533 598 78XX: Ahmet DOĞAN
532 731 17XX: Ahmet Duran ÖZDEMİR
533 696 03XX: Ahmet Erhan GÖKAL
533 964 96XX: Ahmet ERTÜRK
532 792 59XX: Ahmet Faruk ÜNSAL
533 414 35XX: Ahmet Faruk ÜNSAL
532 375 78XX: Ahmet GÜNDOĞDU
533 634 64XX: Ahmet Hilmi BOYRAZ
533 205 65XX: Ahmet KARAKAŞ
533 462 75XX: Ahmet KILIÇ
532 325 32XX: Ahmet KINTAŞ
507 960 76XX: Ahmet KÖROĞLU
537 380 92XX: Ahmet MUHTAR (Kayınbabası)
533 221 48XX: Ahmet SARIKURT
531 406 79XX: Ahmet SUNAR
532 670 36XX: Ahmet ŞİRİN
532 366 50XX: Ahmet Tarık ÇELENK
538 333 44XX: Ahmet TAŞ
531 323 75XX: Ahmet YAZICIOĞLU
531 888 52XX: Ahmet YIKAR
505 212 43XX: Ahmet YILDIZ
531 510 27XX: Ahmet ZORLU
505 233 47XX: Ahmet Zülfikar AKELMA
535 086 58XX: Akay GÜNERİ
532 316 10XX: Akın
533 592 15XX: Akın
536 822 40XX: Akif
532 206 78XX: Akif EMRE
506 859 10XX: Alaaddin AVŞAR
535 014 37XX: Alev ATEŞ
534 633 82XX: Aleyna
532 211 50XX: Ali
533 765 27XX: Ali
533 664 51XX: Ali
554 383 22XX: Ali
549 736 43XX: Ali
533 591 03XX: Ali
535 694 93XX: ALİ
505 457 21XX: Ali AĞAOĞLU
532 325 60XX: Ali ALBAN
533 684 70XX: Ali ARSLAN
532 300 71XX: Ali ASIM
536 964 47XX: Ali BAŞAK
530 543 43XX: Ali BAYRAKTAROĞLU
212 315 86XX: Ali ÇELİK
535 873 47XX: Ali DALAZ
536 414 25XX: Ali DUMAN
533 938 30XX: Ali ERDOĞAN
538 861 71XX: Ali ERSAY
530 687 11XX: Ali GÜMÜŞ
554 719 46XX: Ali Haydar HARMANKAYA
533 778 55XX: Ali İHSAN
533 394 55XX: Ali İhsan EREN
535 668 62XX: Ali İrfan VURAL
537 744 87XX: Ali KAPLAN
537 774 65XX: Ali KAYA
532 234 36XX: Ali Kemal TAŞDEMİR
505 291 15XX: Ali KIRAN
532 334 66XX: Ali KÜTÜK
532 176 19XX: Ali Osman ASLAN
532 224 39XX: Ali Osman DENİZ
507 926 61XX: Ali Osman MERT
532 392 00XX: Ali ÖZGÜNDÜZ (M.Vekili)
505 286 08XX: Ali Rıza AYYILDIZ
532 313 44XX: Ali SARIKAYA
532 615 64XX: Ali TOPAL
532 698 35XX: Ali TUĞCU
532 262 76XX: Ali ÜNAL
542 603 77XX: Ali YAR
533 564 21XX: Ali YAZICI
535 660 54XX: Ali YERAL
531 825 49XX: Alican ÇALİ
507 259 67XX: Alim
532 451 17XX: Alpaslan BAYRAKTAR
505 767 66XX: Alperen
532 556 33XX: Alpertekin BASMAZ
505 428 42XX: Alptekin DURSUNOĞLU
312 999 20XX: Anadolu Ajansı
506 904 29XX: Arif
532 614 57XX: Arif YAVUZ
532 566 32XX: Arslan Kağan ARSLAN
539 613 13XX: Arzu
507 193 01XX: Arzu
553 450 93XX: Arzu
533 564 21XX: Arzu
212 850 82XX: Arzu
534 624 71XX: Arzu
555 230 68XX: Aslan DEĞİRMENCİ
532 521 08XX: Aslı
505 949 80XX: Aslı
535 064 85XX: Aslı
505 663 93XX: Aslı NACAR
532 286 08XX: Ata ŞENLİKÇİ
536 465 83XX: Atakan YILDIRIM
216 651 23XX: Atasoy MÜFTÜOĞLU
222 220 79XX: Atasoy MÜFTÜOĞLU
532 345 76XX: Atıf ÖZBEY
532 282 38XX: Atilla
530 380 17XX: Atilla ALBAYRAK
533 387 57XX: Atilla SANSAK
533 249 38XX: Av. İbrahim SAYAN
532 241 72XX: Av. Yakup ERİKEL
507 689 76XX: Ayda
312 420 33XX: Aydın
533 730 23XX: Aydın
530 767 00XX: Aydın
555 969 00XX: Aydın ALTINTAS
532 574 28XX: Aydın KOZAK
535 347 74XX: Aydın KÖSTEM
533 340 42XX: Aydın ÖZBEY
532 256 03XX: Ayhan
507 285 80XX: Ayhan
532 317 08XX: Ayhan BİLGEN
532 770 63XX: Ayhan DEMİR
533 653 97XX: Ayhan DEMİR
532 615 23XX: Ayhan OGAN
531 266 20XX: Ayla
535 511 36XX: Aynur
543 420 14XX: Aysun ÇAKIR
536 841 89XX: Ayşe
532 234 10XX: Ayşe Özlem CANKURTARAN
533 771 30XX: Ayşe Özlem CANKURTARAN
532 585 88XX: Ayşın GÖNENÇ
539 744 04XX: Aytaç ERKAYA
533 723 78XX: Aytül Bostancı KOMİT
533 232 99XX: Ayvaz ŞEREN
532 441 38XX: Azad
532 256 31XX: Azat
505 250 24XX: Azem UYSAL
536 684 05XX: Aziz Ramazan KARAKÜLÜK
312 322 82XX: Azmi
530 462 29XX: Azmi YEŞİL
322 459 13XX: Azmi YEŞİL
505 684 76XX: Bab-ı Ali Vakfı
532 672 26XX: Bahadır Aziz SAKİN
530 933 42XX: Bahattin
533 436 07XX: Bahattin KAYAR
533 433 05XX: Bahaüddin ÇOLAKOĞLU
530 311 76XX: Bahri
532 761 31XX: Bahri
532 615 64XX: Bahri TOPAL
539 279 40XX: Baki KAYA
544 525 17XX: Barış
532 250 78XX: Barış GÜLTEKİN
535 529 44XX: Barış TERKOĞLU
535 871 59XX: Başaran
533 684 54XX: Başbuğ
532 477 23XX: Başhekim Doktor Kamuran
536 727 44XX: Bayram
312 210 79XX: Bayram SİNKAYA
530 323 96XX: Bayram SİNKAYA
532 300 30XX: Bedirhan ACAR
532 604 79XX: Bedriye KILIÇ
533 364 06XX: Begüm DÖNMEZ
532 213 23XX: Behçet GÜNGÖR
506 895 64XX: Bekir AYDOĞAN
541 641 07XX: Bekir ERDOĞAN
545 229 81XX: Bekir EROĞLU
507 952 27XX: Bekir TEKGÖZ
532 778 59XX: Bekir YILDIZ
532 355 98XX: Bektaş
533 745 95XX: Berkan ESİN
216 201 15XX: Berna
224 220 05XX: Berrin KOYUNSAĞAN
532 333 65XX: Betül
531 567 27XX: Betül BAYSAN
541 355 41XX: Betül HOŞ
530 824 41XX: Bilal
312 420 55XX: Bilal COŞKUN
542 722 24XX: Bilal COŞKUN
538 214 81XX: Bilal KAVUNOĞLU
507 646 00XX: Bilal SUCUBAŞI
533 522 33XX: Bilgehan Ahmet ARSLAN
532 225 77XX: Boran KABADAYI
538 587 43XX: Buket GÜLER
212 528 58XX: Bulvar Palas Hotel
544 633 54XX: Burak
555 629 87XX:
507 312 69XX: Burhan
535 330 64XX: Burhan KAVUNCU
532 777 00XX: Burhanettin DURAN
546 969 85XX: Bülent
532 294 92XX: Bülent ALAN
531 746 41XX: Bülent AYYILDIZ
533 652 20XX: Bülent ÇAVUŞ
535 712 00XX: Bülent KANSU
532 790 14XX: Bülent SAYGILI
542 747 96XX: Bülent YILDIRIM
530 788 92XX: Bülent YILDIRIM
533 598 78XX: Bülent YILDIRIM
537 371 22XX: Bünyamin İPEK
545 283 84XX: Bünyamin YAVUZ
534 834 61XX: Büşra YALÇIN
505 278 34XX: Cabir ATAM
544 324 21XX: Cafer Bendi DERYAN
530 513 28XX: Cafer ÖZENİR/Çekmece Bld. Bşk
532 376 75XX: Cahit
533 513 41XX: Can
532 494 22XX: Canan
539 717 61XX: Canan
533 583 19XX: Canik
537 010 07XX: Cavit
533 814 21XX: Cebbar YILMAZ
533 437 37XX: Celal
212 613 96XX: Celal
532 551 02XX: Celal
538 861 71XX: Celalettin YURTOĞLU
553 431 61XX: Cem
212 528 50XX: Cem
532 203 14XX: Cem BOZLU
542 840 28XX: Cem GENÇOĞLU
532 247 39XX: Cem Metin GÜLBAY
533 498 94XX: Cemal
532 266 51XX: Cemal
532 257 16XX: Cemal ÖKSÜZ
532 213 46XX: Cemal ÖZDEMİR
533 598 78XX: Cemal Yılmaz DEMİR
530 746 16XX: Cemalettin
532 492 61XX: Cemalettin ÖZDEMİR
532 322 13XX: Cemalettin Yılmaz ALBAN
532 637 48XX: Cemil AYDİLEK
533 463 29XX: Cemil DEMİR
539 362 52XX: Cenapcan
542 581 24XX: Cengiz ARTUKOĞLU
532 614 20XX: Cengiz ÖZDEMİR
532 254 22XX: Cengiz ÖZDİKER
532 757 15XX: Cenk
554 629 65XX: Cenk
532 405 22XX: Ceren
539 236 88XX: Cevad HURAN
505 660 99XX: Cevher CADUK
312 207 40XX: CHP Genel Merkezi
541 330 37XX: Cihan
532 457 79XX: Cihat BAĞDAT
532 303 54XX: Cihat GÖKDEMİR
539 596 43XX: Cisem
532 232 51XX: Coşkun
532 585 56XX: Cumali ASLAN
506 333 78XX: Cumhur ÜNAL
532 695 38XX: Cüneyt
532 274 92XX: Cüneyt KORAL
530 501 96XX: Cüneyt SARIYAŞAR
532 484 42XX: Çağlar
532 433 78XX: Çağrı SOLAK
532 773 46XX: Çetin AKYÜZ ( Kazimi)
532 354 54XX: Çetin DEDE
532 492 39XX: Çetiner ÇETİN
544 681 25XX: Çiğdem
543 959 20XX: Çiğdem
507 603 86XX: Çiğdem ŞAHİN
532 234 32XX: Çimen Filiz PAŞA SERTBAŞ
532 204 32XX: Çimen Filiz PAŞA SERTBAŞ
537 058 78XX: Çimen Filiz PAŞA SERTBAŞ
212 465 90XX: Damla
532 746 20XX: Dane
212 512 14XX: Darülşıh
535 410 59XX: Davut
533 770 01XX: Davut
545 770 34XX: Davut
533 503 42XX: Defne SAMYELİ
532 212 41XX: Demet GÜNDOĞDU
532 223 22XX: Deniz DEMİR
539 648 17XX: Derin
532 394 04XX: Derviş ÇELİK
536 775 83XX: Derviş KARDEŞLİK
532 731 17XX: DH Basın Yay. Matb.
533 238 19XX: Didem TOMASLAR
533 599 24XX: Dilaver
534 053 86XX: Dilek
534 061 39XX: Dilek
553 423 24XX: Dilek
542 387 74XX: Dilek YAPICI
541 827 02XX: Diyadin AKA
542 506 35XX: Doğan
533 248 03XX: Doğan EKŞİNAT
533 669 27XX: Durmuş
532 264 24XX: Durmuş Ali EKER
533 769 88XX: Durmuş GÜNAY
533 715 73XX: Ebru
535 072 06XX: Ebubekir ORTA
212 523 11XX: Ebulfez
538 857 52XX: Ebulfez
539 588 83XX: Ebuzer ERSOY
543 933 68XX: Eda
505 403 10XX: Eda HAN
532 463 26XX: Edip Ali YAVUZ
541 781 08XX: Ednan GÜZELDERE
532 428 29XX: Efkan ALA
532 371 64XX: Efkan BOLAÇ
532 345 06XX: Eflatun SAYGILI
531 777 91XX: Egemen ARKUT (On4)
533 624 26XX: Ehet SOLHAN
530 417 40XX: Ekrem
533 742 68XX: Ekrem
538 363 24XX: Ekrem
505 592 48XX: Ekrem ÇORAKLIK
537 561 65XX: Ekrem NECİPOĞLU
212 229 04XX: Elif
533 598 78XX: Elif
541 743 64XX: Elif
536 272 23XX: Elif ALICI
506 896 72XX: Elif BERK
530 383 51XX: Elif ERDEM
216 539 11XX: Elif GERMİYANLIGİL
532 566 26XX: Elif GERMİYANLIGİL
530 311 76XX: Elvin
543 601 58XX: Emel
530 230 33XX: Emin ŞEN
539 319 11XX: Emine TAŞ
530 382 32XX: Emir
533 267 44XX: Emir EŞ
534 223 08XX: Emir KURTULMUŞ
532 376 50XX: Emir SAKMAN
532 320 03XX: Emir Tamer TOĞANAŞ
532 237 30XX: Emre
555 485 10XX: Emre
534 927 71XX: Emre
532 741 55XX: Emre BERBER
536 443 85XX: Enes
538 897 01XX: Enes GÜNAYDIN
507 772 80XX: Engin BİLGİN
533 326 68XX: Engin BİLGİN
535 057 59XX: Ensar AVCIOĞULLARINDAN
312 309 89XX: Enver
530 403 95XX: Ercan
532 775 70XX: Ercan ALAGÖZ
530 416 06XX: Ercan SARICAOĞLU
530 416 15XX: Erdal
530 460 77XX: Erdal
312 425 40XX: Erdal Celal SUMAYTAOĞLU
530 145 31XX: Erdal Celal SUMAYTAOĞLU
533 564 66XX: Erdal Mehmet AYTAY
532 215 51XX: Erdal SELİMOĞLU
533 460 70XX: Erdal Tanas KARAGÖL
553 253 92XX: Erdal TUNCAY
532 311 58XX: Erdem SÜRMEN
532 775 70XX: Erdinç
538 774 93XX: Erdoğan YILMAZ
538 357 13XX: Eren
212 244 48XX: Erhan
532 272 42XX: Erhan
546 268 42XX: Erhan GÜNGÖR
553 526 06XX: Erhan ÖZTÜRK
533 501 94XX: Erkan
532 177 71XX: Erkan ÇİÇEK
554 462 21XX: Erkan KARAKAYA
530 936 72XX: Erol DİLAVER
532 508 10XX: Erol ERDOĞAN
532 477 43XX: Erol GÖKA
535 867 27XX: Erol ÜNALDI
505 330 21XX: Ersagun SERVİ
532 737 36XX: Ersan
554 581 18XX: Ersan GÜNGÖR
537 609 53XX: Ersin TEZCAN
505 543 01XX: Ertan BEŞE
532 213 75XX: Ertuğ (Diktaş)
530 931 20XX: Ertuğrul
549 666 67XX: Ertuğrul ÖZKÖK
532 570 55XX: Ertürk SALTABAŞ
542 490 28XX: Esra
533 370 50XX: Esra
531 393 79XX: Eşref
507 218 30XX: Eşref ÖZVİRAN
531 597 56XX: Ethem
530 170 77XX: Eyüp
312 224 11XX: Eyüp ERHAN
505 330 21XX: Eyüp Gökhan ÖZEKİN
535 292 18XX: Eyüp GÖKTAŞ
532 262 06XX: Fahrettin ÇAKMAK
532 721 30XX: Fahri
537 449 34XX: Fahri AYSEL
535 694 54XX: Fahri KELEŞ
532 211 53XX: Faik IŞIK
553 251 19XX: Faik ÖZCAN
554 492 71XX: Faruk
533 814 01XX: Faruk HASETÇİ
534 618 64XX: Faruk KOCA
538 077 50XX: Faruk KOCA
533 218 54XX: Faruk KOCA
531 960 79XX: Faruk KOCA (Furgan)
532 313 77XX: Faruk Nafiz ÖZAK
532 677 66XX: Faruk ÖZKADER
533 771 65XX: Faruk SOLAK
533 358 22XX: Faruk ÜST
536 367 78XX: Fasih AĞLAMAZ
532 281 26XX: Fatih
212 447 33XX: Fatih
533 209 85XX: Fatih
555 720 42XX: Fatih ASLAN
531 371 18XX: Fatih AYDIN
532 157 32XX: Fatih ER
531 299 18XX: Fatih ERDOĞAN (Tarık)
544 667 63XX: Fatih İMDAT
533 668 78XX: Fatih KUROĞLU
532 675 65XX: Fatih METİN
533 234 12XX: Fatih OKUMUŞ
555 552 15XX: Fatih OKUMUŞ
553 278 57XX: Fatih SABUNCU
505 698 90XX: Fatih SABUNCU
532 466 52XX: Fatih TEZCAN
532 713 65XX: Fatih YÜCEDAĞ
531 541 75XX: Fatma
535 334 09XX: Fatma
530 459 19XX: Fatma
533 622 69XX: Fatma – Habip Coşkun
505 777 02XX: Fatma Bostan ÜNSAL
543 453 57XX: Fatma SARIKAYA
543 586 14XX: Fatma ULEYJİYEH
532 278 04XX: Fatma YILMAZ
539 509 08XX: Fatmanur ERDAL
533 579 90XX: Fazıl
539 244 88XX: Fazıl AGİŞ
533 730 73XX: Fazıl Ahmet AYDOĞAN
532 671 35XX: Fazıl Hüsnü ERDEM
533 610 77XX: Fazlı
532 772 74XX: Fazlı KORKUT
555 258 23XX: Fehim TAŞTEKİN
549 740 91XX: Fehim TAŞTEKİN
533 662 62XX: Fehmi
506 333 29XX: Feramuz ÜSTÜN
553 440 10XX: Ferda
531 717 33XX: Ferdi
545 375 76XX: Ferhat
312 318 85XX: Feride ÖZMEN
532 337 38XX: Feridun
530 928 75XX: Ferit
532 314 13XX: Fermani Özgür ALTUN
532 277 75XX: Fevzi KETENCİOĞLU
533 571 79XX: Feyzullah AKYOL
533 699 10XX: Feyzullah DUMAN
532 293 42XX: Feyzullah KIYIKLIK
536 541 65XX: Fezair POLAT
312 220 00XX: Fırat
532 655 79XX: Fidel
533 464 67XX: Fidel ZEHRA
530 262 32XX: Fikret GÜLTEKİN
544 588 16XX: Fikriye YİĞİT
530 469 68XX: Fuat
532 245 12XX: Fuat
555 707 48XX: Fuat
533 635 49XX: Fuat İNANÇ
533 735 34XX: Fuat KOZLUKLU
541 961 61XX: Furkan
554 974 48XX: Furkan
554 697 80XX: Furkan BESLİ
555 351 67XX: Furkan TORLAK
533 206 33XX: Furkan TORLAK
543 977 62XX: Gamze
537 248 38XX: Gani
530 491 76XX: Gazi
531 869 92XX: Gizem BERBEROĞLU
553 543 10XX: Gonca GÜLPINAR
545 742 00XX: Gonca PEŞMEN
532 230 94XX: Gökçe
507 810 85XX: Gökhan
531 304 14XX: Gökhan KAVAK
507 760 20XX: Gökhan ÖVENÇ
532 280 61XX: Gökhan ŞİMŞEK
532 591 72XX: Gökhan YAZGI
505 232 24XX: Gökten GÜZİDE
507 299 76XX: Gözde KURT
212 376 50XX: Gübretaş Genel Müdürü
532 685 05XX: Gülağ
505 645 99XX: Gülay
533 268 79XX: Gülay
543 697 56XX: Gülcan
212 697 14XX: Gülcan ÇİFTÇİ
542 654 33XX: Gülçin
507 554 14XX: Gülçin DEMİR
544 716 62XX: Gülçin DEMİR
539 633 97XX: Gülçin GÜNÇAĞLAYAN
533 581 78XX: Gülden SÖNMEZ
554 822 36XX: Gülendam ÖZGÜL
535 691 25XX: Güler
543 348 20XX: Gülnihal
536 051 93XX: Gülsüm
534 343 58XX: Gültekin NAZLI (Aynur)
505 210 82XX: Güner BALCI
533 494 50XX: Güneş ÖZEN
532 314 88XX: Gürcan ERDEN
533 379 26XX: Gürcan ONAT
532 426 85XX: Gürkan BİÇEN
532 743 41XX: Gürol KARAHİSAROĞLU
422 322 21XX: Güzide GÖK YILDIRIM
531 585 54XX: Habip ATAM
533 204 87XX: Hacer KORKMAZ
535 661 93XX: Hacer Şule PERİNÇEK
532 701 08XX: Hacı Murat BOYRA
538 782 08XX: Hafız
533 956 06XX: Hakan
533 546 43XX: Hakan
532 352 38XX: Hakan
533 324 26XX: Hakan
533 404 41XX: Hakan ALBAYRAK
507 843 06XX: Hakan ALBAYRAK
538 350 64XX: Hakan ALBAYRAK
533 604 45XX: Hakan AYDOĞAN
216 503 58XX: Hakan AYDOĞAN
532 525 00XX: Hakan AYDOĞAN
535 502 35XX: Hakan BAYINDIR
532 652 53XX: Hakan BEROOĞLU
533 281 98XX: Hakan BEROOĞLU
506 381 02XX: Hakan BOLAT
531 846 27XX: Hakan ÇELİK
532 510 83XX: Hakan ÇOPUR
537 269 51XX: Hakan EFE
532 463 26XX: Hakan FİDAN
532 218 46XX: Hakan FİDAN
533 206 79XX: Hakan MÜFTÜOĞLU
533 294 34XX: Hakan SARIHAN
532 542 77XX: Hakan ŞASİ
532 387 83XX: Hakan UZUN
312 488 02XX: Hakim
544 342 99XX: Hakim ALİZADE
538 719 60XX: Hakkı
507 265 44XX: Hakkı AKKAYA
212 441 54XX: Hakkı Selçuk ŞANLI
532 720 78XX: Hakkı Selçuk ŞANLI
533 680 81XX: Haktan AKSU
507 663 18XX: Haldun DEMİR
530 289 39XX: Halil
532 231 91XX: Halil
541 520 17XX: Halil
532 286 15XX: Halil AYDOĞAN
533 214 95XX: Halil BÜYÜKKESKİN
541 201 55XX: Halil ERTAKUŞ
532 607 34XX: Halil GÜNEŞ
533 646 38XX: Halil İBRAHİM
506 700 88XX: Halil İbrahim ATAMAN
505 584 51XX: Halis
552 715 14XX: Halis MUTLU
536 300 20XX: Halit
532 496 65XX: Halit KOÇ
534 978 23XX: Halo Dayı
532 607 39XX: Haluk
507 938 58XX: Hamdi AL
533 641 13XX: Hamdi OSMANOĞLU
532 260 61XX: Hamdi SELÇUK
212 447 30XX: Hamid
535 826 12XX: Hamit TURAN
541 226 99XX: Hamza
532 427 12XX: Hamza
533 383 28XX: Hamza
554 650 13XX: Hamza AKMAN
536 820 45XX: Hamza ŞANLI
216 474 16XX: Hande Burcu GÜVEN
505 708 06XX: Hanefi GÖK
533 218 54XX: Hanım TUNCER
538 036 25XX: Hanım TUNCER
532 741 06XX: Harun
532 355 30XX: Harun
533 375 85XX: Harun BUDAKLAR
532 266 31XX: Harun CANSIZ
533 598 78XX: Hasan
533 349 57XX: Hasan
532 265 86XX: Hasan
537 999 14XX: Hasan
532 488 00XX: Hasan AKARAS
542 233 18XX: Hasan AKYÜZ
555 212 96XX: Hasan ANDIÇ
532 461 92XX: Hasan BENLİ
543 521 81XX: Hasan DEMİRAL
507 663 18XX: Hasan DEMİROL
530 499 20XX: Hasan DOĞAN
537 780 70XX: Hasan Faraji GHOTLOV
538 250 44XX: Hasan Faraji GHOTLOV
533 743 64XX: Hasan HAFIZOĞLU
531 883 33XX: Hasan KAÇAL
537 400 81XX: Hasan KAÇAL
212 515 51XX: Hasan KANAATLI
535 764 80XX: Hasan KANAATLI
507 785 09XX: Hasan KARADAŞ
530 660 28XX: Hasan KAYA
212 679 68XX: Hasan KILIÇ
212 679 70XX: Hasan KILIÇ
532 604 79XX: Hasan KILIÇ
532 434 50XX: Hasan MERTEL
532 270 87XX: Hasan ONAT
506 672 04XX: Hasan ORMANCI
506 667 73XX: Hasan ORTAÇ
536 200 20XX: Hasan ÖZDEN
533 598 78XX: Hasan ÖZEN
532 275 42XX: Hasan POSTACI
532 616 55XX: Hasan ŞABANİ
535 393 08XX: Hasan TAHRAVİ
541 569 63XX: Hasan YILMAZ
546 429 64XX: Hassan
532 325 12XX: Haşim SAVAŞ
535 278 07XX: Haşim/Musa
538 405 99XX: Hatice
312 323 35XX: Hatice Bekir ERDOĞAN
541 641 07XX: Hatice ÇAPIN
537 408 80XX: Hatice EREN
533 511 28XX: Hatice KADIOĞLU (Yılmaz KADIOĞLU'nun Eşi)
533 732 44XX: Havva Kök ARSLAN
539 963 49XX: Haydar ARMAĞAN
531 900 97XX: Haydar ARMAĞAN
507 506 00XX: Haydar BAŞ
536 878 53XX: Hayrettin
532 671 13XX: Hayrettin ÇAKMAK
506 593 78XX: Hayrettin DEMİRCAN
533 772 91XX: Hayrullah ÖZKAN
532 220 51XX: Hazım KORAL
532 228 15XX: Hemdullah BİLGİN
554 435 75XX: Hıdır VARO
534 582 24XX: Hicran DEMİRAY
533 253 33XX: Hidayet TUKSAL
533 629 85XX: Hikmet
507 251 28XX: Hikmet AL
530 695 92XX: Hikmet ERTAN
533 572 69XX: Hikmet GÖK
533 420 67XX: Hikmet GÖK
533 691 74XX: Hulusi
532 671 31XX: Hüdaverdi ÇAKIR
539 336 04XX: Hülya
530 464 94XX: Hülya
532 702 00XX: Hürriyet VAROL ( M.Gaimi)
532 252 75XX: Hüsamettin KORKUTATA
543 904 92XX: Hüseyin
531 317 85XX: Hüseyin
506 693 63XX: Hüseyin
536 652 32XX: Hüseyin
505 618 84XX: Hüseyin
507 341 74XX: Hüseyin
542 313 47XX: Hüseyin ADAK
537 491 64XX: Hüseyin ADIGÜZEL
535 881 45XX: Hüseyin ALAGÖZ
535 688 65XX: Hüseyin AVCI
533 206 79XX: Hüseyin Avni YAZICIOĞLU
532 554 25XX: Hüseyin AYGÜN
532 160 14XX: Hüseyin Cahit CENGİZ
532 631 09XX: Hüseyin DAYIOĞLU
532 351 26XX: Hüseyin DEMİR
532 613 86XX: Hüseyin DİNÇEL
532 367 99XX: Hüseyin HATEMİ
544 880 92XX: Hüseyin IŞIK
507 623 25XX: Hüseyin KAYABAŞ
532 641 97XX: Hüseyin KILIÇ
530 969 72XX: Hüseyin KULAOĞLU (Akit Gazetesi)
532 287 44XX: Hüseyin MUTLU
533 220 30XX: Hüseyin ORUÇ
532 490 85XX: Hüseyin SARIGÜL
506 578 26XX: Hüseyin TAŞ
554 558 23XX: Hüseyin TUGA
505 346 87XX: Hüseyin TUTAR
532 585 80XX: Hüseyin YAYMAN
546 725 55XX: Hüsnü
532 216 07XX: Hüsnü MAHALLİ
535 388 71XX: Hüsnü ÖZER
536 557 14XX: Irmak
554 201 98XX: Irmak
536 740 87XX: İbrahilm
532 574 17XX: İbrahim
546 475 81XX: İbrahim
533 313 58XX: İbrahim
536 946 23XX: İbrahim
212 544 90XX: İbrahim
533 339 46XX: İbrahim BAYSAN
532 377 53XX: İbrahim ÇAĞLAR
530 419 68XX: İbrahim ÇELİK
532 703 30XX: İbrahim EREN
530 662 05XX: İbrahim EREN
505 210 82XX: İbrahim ERGÜDER
542 359 52XX: İbrahim GÜLEÇ
541 470 00XX: İbrahim KARADENİZ
532 473 14XX: İbrahim KARAGÜL
538 949 61XX: İbrahim KARAMAN
532 295 65XX: İbrahim KELEŞ
530 040 96XX: İbrahim KILIÇ
539 266 23XX: İbrahim KORKMAZ
532 706 13XX: İbrahim KORKMAZ – Düzce AKP Milletvekili
536 379 03XX: İbrahim SARICA
505 672 07XX: İbrahim SIRMA
533 212 71XX: İbrahim SİRMA
536 942 18XX: İbrahim TİĞLİ
536 362 62XX: İbrahim VARDAR
532 747 91XX: İdris AKSOY
533 251 74XX: İdris KARDAŞ
542 344 44XX: İdris SARUHAN
532 608 39XX: İhsan
532 329 00XX: İhsan ARSLAN
535 775 72XX: İhsan GÖKÇEK
532 271 28XX: İhsan KARAMAN
212 661 14XX: İkbali
544 445 70XX: İlhami
533 249 38XX: İlhami SAYAN
505 312 07XX: İlhan YİĞİT
536 946 71XX: İlyas
532 668 16XX: İlyas
532 617 05XX: İlyas ASLAN
530 763 81XX: İlyas COŞKUN
532 266 34XX: İlyas YILDIRIM
537 428 31XX: İlyas YILMAZ
543 348 14XX: İpek ŞENGÜL
530 388 74XX: İrem
535 252 32XX: İrfan HACIOĞLU
538 232 45XX: İsa
532 461 06XX: İsa
505 369 50XX: İsa EREN
532 556 15XX: İsa POLAT
532 557 67XX: İskender
506 904 16XX: İslam ÖZKAN
533 654 88XX: İslam ÖZKAN
532 423 77XX: İsmail
555 484 60XX: İsmail
554 901 28XX: İsmail ADIGÜZEL
533 300 04XX: İsmail AY
533 810 91XX: İsmail BAKİ
532 606 33XX: İsmail BAYKARA
532 527 57XX: İsmail Can GÖKBUDAK
533 760 33XX: İsmail CESUR
533 029 90XX: İsmail ÇOBAN
505 251 45XX: İsmail DİNÇASLAN
538 502 79XX: İsmail DOĞU
505 967 70XX: İsmail DURMUŞ
532 233 22XX: İsmail KARA
532 768 88XX: İsmail KARAKOÇ
232 276 99XX: İsmail KORKMAZ
507 374 67XX: İsmail KORKMAZ
533 296 74XX: İsmail KÜÇÜKBAYRAK
533 227 91XX: İsmail KÜÇÜKKAYA
530 524 31XX: İsmail MANGALTEPE
212 440 00XX: İsmail MANGALTEPE
532 792 70XX: İsmail MERT
555 719 32XX: İsmail SALMANLI
531 081 85XX: İsmail SU
530 287 80XX: İsmail ÜNAL
533 615 50XX: İsmail ÜNAL
312 270 77XX: İsmail ÜNAL/ Sincan Bld. Başk.
530 976 09XX: İsmail ZER
532 717 03XX: İsmet
532 202 37XX: İsmet
534 514 42XX: İsmet YÜKSEL
212 589 09XX: İsra Kültür Merkezi
533 378 75XX: İst Ağaç Peyzaj
212 440 00XX: İstanbul Üniversitesi
530 341 21XX: İzzet ŞAHİN
532 216 07XX: Jale MAHALLİ
535 689 56XX: Jasmin
531 628 48XX: Jay Alparslan
507 709 62XX: K.Y.
532 774 28XX: Kaan Tolga ÖZDEMİR
539 685 76XX: Kader
532 744 17XX: Kadim TOPTAŞ
212 664 64XX: Kadir
212 664 46XX: Kadir
532 342 03XX: Kadir AKARAS
505 580 29XX: Kadir ESER
544 520 00XX: Kadir KAPTAN
533 560 46XX: Kadir NAYIR
541 590 36XX: Kadir TEZŞAH
543 875 23XX: Kadri Zafer KARAER
326 233 56XX: Kağan
533 421 35XX: Kağan DİLEK
533 380 90XX: Kamil
533 718 35XX: Kamil AYDOĞAN
506 657 53XX: Kamil KAYALI
533 359 87XX: Kamil SORGUN
212 447 33XX: Kanal 14
212 447 30XX: Kanal 14 Spikeri
534 475 33XX: Kanal 34 Serkan GÜÇLÜ
212 437 80XX: Kanal 7
505 469 61XX: Kasım
505 469 41XX: Kasım
555 436 70XX: Kasım
212 696 10XX: Kasım ALCAN
535 836 24XX: Kasım ALCAN
530 976 83XX: Kasım ÖZTAŞ
532 638 19XX: Kasım YOLDAŞ
532 313 83XX: Kaya
535 748 87XX: Kayhan
212 227 73XX: Kazım
536 746 97XX: Kazım
537 314 82XX: Kazım ÇELİKBİLEK
532 234 09XX: Kazım TÜRKER
535 882 70XX: Kemal
532 742 45XX: Kemal
538 652 31XX: Kemal
212 447 30XX: Kemal (Şafak Medya)
533 472 63XX: Kemal AKGÜN
553 353 10XX: Kemal CESUR
506 502 35XX: Kemal CESUR
532 395 63XX: Kemal CESUR
534 959 47XX: Kemal GÜMÜŞ
532 285 77XX: Kemal HALİL
537 770 18XX: Kemal KEMAHLI
544 502 20XX: Kemal KILIÇ
533 598 78XX: Kemal ÖZTÜRK
530 201 98XX: Kemal ÖZTÜRK
533 643 51XX: Kemal YILDIR
212 664 64XX: Kenan
539 232 57XX: Kenan
532 739 60XX: Kenan
533 244 39XX: Kenan AKTAŞ
532 645 05XX: Kenan AKYOL
532 612 62XX: Kenan ÇAMURCU
533 086 28XX: Kenan DANIŞMAN
532 266 64XX: Kenan VATANSEVER
532 607 78XX: Kerim
212 555 16XX: Kevser Kazimi
212 555 16XX: Kevser Organizasyon
535 557 87XX: Keyvan ZADEH
536 945 38XX: Koray
542 435 33XX: Koray KURT
532 360 70XX: Köksal BÜYÜK
549 425 30XX: Kubilay
312 422 60XX: Kudret
532 491 88XX: Kudret BÜLBÜL
505 224 14XX: Kumru ÇİNKAYA
552 331 67XX: Kurban CERT (Ebulfez)
532 153 54XX: Kutlu
212 631 32XX: Kuveyt Türk Bankası
555 270 09XX: Kürsat
539 322 68XX: Kürşat
554 991 64XX: Lady İMAM
532 154 39XX: Levent
533 424 61XX: Levent BALKAN
532 294 36XX: Levent GÜLTEKİN
534 254 21XX: Levent ÖZKAN
539 255 87XX: Leyla GÖK
539 267 44XX: Leyla GÖK
533 459 92XX: Lütfi
530 977 37XX: Lütfullah GÖKTAŞ
532 495 73XX: Lütfü YILMAZ
555 579 90XX: M. Fatih KUTAN
541 855 21XX: M. Yahya COŞKUN
532 617 06XX: Mahir ATLAN
532 281 21XX: Mahmut
555 722 21XX: Mahmut
530 350 08XX: Mahmut
542 245 14XX: Mahmut
312 289 22XX: Mahmut – Huriye
542 837 93XX: Mahmut AYDIN
554 275 28XX: Mahmut AYDIN
533 685 53XX: Mahmut BIYIK
530 347 94XX: Mahmut DÜZGÜN
532 743 05XX: Mahmut GÜMÜŞ
507 244 26XX: Mahmut İŞBUĞA
532 200 06XX: Mahmut KAYA
537 234 07XX: Mahmut KOÇER
533 232 49XX: Mahmut OSMANOĞLU
532 446 72XX: Mahmut SÜZEN
538 500 44XX: Mahur Ali
507 440 00XX: Mahur Ali
555 245 57XX: Malik
532 314 90XX: Mansure
535 075 15XX: Maviş
554 544 75XX: Mazlum
532 324 95XX: Mazlum DİNÇ
532 412 90XX: Mehmet
546 461 04XX: Mehmet
532 384 45XX: Mehmet
532 673 21XX: Mehmet
312 328 75XX: Mehmet
535 784 31XX: Mehmet
505 783 39XX: Mehmet
532 275 42XX: Mehmet
533 598 78XX: Mehmet
530 561 98XX: Mehmet
212 586 69XX: Mehmet
533 436 93XX: Mehmet
533 382 95XX: Mehmet – Ahmet
532 396 76XX: Mehmet AKBULUT
542 387 87XX: Mehmet Akif ERSOY
533 664 48XX: Mehmet Ali
212 251 21XX: Mehmet Ali
531 601 44XX: Mehmet Ali
533 327 35XX: Mehmet Ali BERBER
532 313 83XX: Mehmet Ali TEKİN
530 242 44XX: Mehmet Ali TEKİN
532 552 62XX: Mehmet Ali TUNAY
537 501 05XX: Mehmet Ali YILDIZ
533 285 46XX: Mehmet ALTIN
505 549 98XX: Mehmet Atik ADEM
533 664 76XX: Mehmet BARCA
532 361 43XX: Mehmet BEKAROĞLU
554 411 88XX: Mehmet Can ÇAĞLAYAN
533 607 95XX: Mehmet ÇAKIL
532 391 84XX: Mehmet ÇINAR
532 310 30XX: Mehmet DEMİRHAN (Tuncay'ın Babası)
533 281 87XX: Mehmet Emin ASLAN
532 375 07XX: Mehmet Emin EKMEN
532 336 94XX: Mehmet Emin ÖZCAN
551 406 30XX: Mehmet Emin ÜZÜMCÜ
533 474 99XX: Mehmet Fatih YOKSUL
532 550 69XX: Mehmet GENÇ
532 376 58XX: Mehmet GÜZELYURT
507 940 39XX: Mehmet Hakan ÖZAYAS
532 347 43XX: Mehmet Hanifi İNANÇ
533 213 33XX: Mehmet İŞSEVER
533 214 50XX: Mehmet KARACA
554 236 73XX: Mehmet KASAL
535 877 04XX: Mehmet KILIÇ
533 275 65XX: Mehmet KOCA
533 763 04XX: Mehmet KOÇ
530 435 04XX: Mehmet LAÇİN
536 616 45XX: Mehmet NİLÜFER
554 930 77XX: Mehmet NİLÜFER
212 674 01XX: Mehmet NİLÜFER (Hilal TV)
532 571 50XX: Mehmet OKUYAN
531 207 50XX: Mehmet ÖCALAN
532 384 26XX: Mehmet ÖCALAN
532 698 57XX: Mehmet ÖZDEMİR
505 517 32XX: Mehmet ÖZDEMİR
533 232 49XX: Mehmet ÖZTÜRK
505 212 43XX: Mehmet PAMAK
554 277 78XX: Mehmet Rüstem BOZTUNÇ
532 131 88XX: Mehmet Serkan GEMCİ
532 256 00XX: Mehmet SEYYAR
505 562 60XX: Mehmet SILAY
532 313 83XX: Mehmet ŞAHİN
533 453 38XX: Mehmet ŞEKER
532 322 07XX: Mehmet Şükrü GÜNAY
533 659 26XX: Mehmet TAHİROĞLU
532 521 35XX: Mehmet TERCAN
531 923 79XX: Mehmet TOPRAK
532 795 60XX: Mehmet ÜNAL
532 362 91XX: Mehmet YALÇIN
532 792 98XX: Mehmet Yalçın YILMAZ
505 777 20XX: Mehmet YÜKSEKTEPE
532 488 84XX: Mehmet Zafer ALSAÇ
542 311 90XX: Mehmet Zafer GÜL
212 428 42XX: Mehtap
536 663 97XX: Mehti BİRDAL
534 864 17XX: Mehti NURANİ
541 381 71XX: Melda
541 381 71XX: Melda
212 415 06XX: Melek
531 237 25XX: Mensur
533 330 25XX: Meral HANBOYAT
532 581 27XX: Merdan
533 600 54XX: Merve
534 498 10XX: Merve
542 711 52XX: Merve DEMİRBAŞ
530 311 17XX: Merve KAVAKÇI
534 796 28XX: Meryem BİRSİN
534 442 86XX: Meryem Feride ORUÇ
539 476 69XX: Meryem SOLYANIK (Viktoriya)
544 667 85XX: Mesut
530 823 66XX: Mesut
532 213 60XX: Mesut
506 743 57XX: Mesut
506 200 54XX: Mesut KARAVELİ
533 356 88XX: Mesut ÖZCAN
530 149 95XX: Metin
532 502 32XX: Metin
535 873 08XX: Metin ATAM
532 725 75XX: Metin CÖRÜT
532 592 69XX: Metin DOĞAN
532 476 27XX: Metin HABİBOĞLU
532 277 75XX: Metin KESKİN
533 476 70XX: Metin MAHİTAPOĞLU
532 272 41XX: Metin ŞENTÜRK
505 475 47XX: Metin ULUKANLIGİL
532 670 95XX: Metin ÜNAL
536 649 35XX: Mevlüt
505 520 26XX: Mevlüt
531 034 56XX: Mihraç URAL
537 839 48XX: Mihriban
532 793 87XX: Mihriban KIRDÖK
536 952 17XX: Mikail
507 366 08XX: Mikail BUĞDAY
535 689 60XX: Mikail DEMİR
533 264 50XX: Mithat
532 331 89XX: Mithat Ali KABAALİ (CHP Genel Başkan Danışmanı)
532 633 12XX: Mithat SANCAR
542 603 71XX: Mohammed Reza ALIYAR
505 771 40XX: Muammer
532 331 06XX: Muammer EKER
507 940 43XX: Muaz
531 241 52XX: Muhammed
312 375 39XX: Muhammed Ali ARMAĞAN
506 336 63XX: Muhammed Ali GENÇ
537 399 74XX: Muhammed Ali ŞİMŞEK
532 360 46XX: Muhammed BAKIR
530 938 00XX: Muhammed BAKIR
530 542 67XX: Muhammed Enes KILIÇ
544 971 13XX: Muhammed Mehti ATAM
532 506 65XX: Muhammed Reşid SEYDAROĞLU
533 341 58XX: Muhammed SABİRİ
555 876 44XX: Muhammed YAVUZ
545 665 22XX: Muhammet
505 709 09XX: Muhammet Burak GÜLTEKİN
554 207 13XX: Muhammet Enes ALBAN
542 561 05XX: Muhammet Kaan ASLANBABA
532 416 89XX: Muhammet NURDOĞAN
534 234 97XX: Muhammet ŞERİF ( Özbek)
533 494 35XX: Muharrem
532 577 12XX: Muharrem BIDAK
532 394 72XX: Muhittin
533 742 11XX: Muhittin ATAMAN
507 241 03XX: Muhittin Fuat ŞENGÜL
532 314 40XX: Muhsin
530 824 41XX: Muhsin
532 736 43XX: Muhsin KIRÇİÇEK
541 435 77XX: Mukaddes
554 802 91XX: Murat
532 553 46XX: Murat
532 403 84XX: Murat
532 333 15XX: Murat
533 815 35XX: Murat
554 901 28XX: Murat
507 477 59XX: Murat ATA
541 939 93XX: Murat KARAPINAR
532 426 77XX: Murat KÖSE
507 872 84XX: Murat NAZLI
549 495 92XX: Murat NAZLI
507 413 41XX: Murat OZHAN
533 332 53XX: Murat SAHİNLİ
542 511 73XX: Murat SOFUOĞLU
532 691 11XX: Murat TAŞ
535 677 60XX: Murat TÜRKMEN
530 311 76XX: Murat YORULMAZ
533 665 54XX: Murtaza
535 887 73XX: Musa AYDIN
505 661 45XX: Musa CAN
532 793 21XX: Musa GÜLDİBİ
532 238 32XX: Musa GÜNEŞ
533 749 60XX: Musa KOCA
533 653 04XX: Musa KULAKLIKAYA
530 880 78XX: Mustafa
546 898 58XX: Mustafa
533 682 69XX: Mustafa
533 456 54XX: Mustafa
312 422 18XX: Mustafa
532 510 33XX: Mustafa
532 661 34XX: Mustafa
533 598 78XX: Mustafa
532 301 77XX: Mustafa
530 147 45XX: Mustafa
533 631 82XX: Mustafa ATEŞ
533 667 09XX: Mustafa BAĞ
555 444 42XX: Mustafa DAMAR
531 425 22XX: Mustafa DEMİRHAN
532 241 37XX: Mustafa ERDOĞAN
533 725 30XX: Mustafa EYİCEOĞLU
555 561 23XX: Mustafa Fevzi IŞIK
533 738 27XX: Mustafa GÖK
535 362 52XX: Mustafa GÜNAY
533 741 46XX: Mustafa GÜNEY
532 553 44XX: Mustafa GÜNTEKİN
505 230 86XX: Mustafa Hakan ÖZGER
212 693 06XX: Mustafa İSLAMOĞLU
532 733 87XX: Mustafa İSLAMOĞLU
506 562 61XX: Mustafa KAYA
535 665 53XX: Mustafa KAYA
533 381 65XX: Mustafa Kemal KIRNAK
262 343 28XX: Mustafa KORAL
532 610 18XX: Mustafa KURUCA
532 303 37XX: Mustafa ORÇAN
532 687 96XX: Mustafa ÖNER
530 223 08XX: Mustafa ÖZGÜN
537 568 60XX: Mustafa ÖZSOMUNCU
533 371 89XX: Mustafa SAKARYA
212 212 80XX: Mustafa ŞAN
533 683 65XX: Mustafa VARANK
530 560 86XX: Mustafa YILDIZ
532 264 47XX: Mustafa YILMAZ
532 171 39XX: Mustafa Yunus POLAT
538 824 90XX: Muzaffer
505 451 47XX: Mücahid
555 280 42XX: Mücahit BİRİCİK
506 860 13XX: Mücahit KÜÇÜKYILMAZ
535 345 44XX: Mükail GÜREL
532 394 52XX: Mükerrem SELÇUK
546 200 46XX: Mükremin KILINÇ
543 385 93XX: Mükremin KILINÇ
541 538 37XX: Münevver BALAKAN
535 542 62XX: Mürteza RAMAZAN
542 352 64XX: Nada MUFTIC
542 327 17XX: Nadir ADBAY
532 257 85XX: Nadir ERSOY
538 043 81XX: Nahed
541 880 70XX: Naim ATA
533 282 55XX: Naim ATA
532 684 91XX: Naim ATA
549 218 41XX: Narin
530 940 56XX: Nasuhi GÜNAY
530 662 05XX: Nasuhi GÜNGÖR
505 764 98XX: Nasuhi GÜNGÖR
533 163 76XX: Nazan BİRDAL
533 615 50XX: Nazan TAŞGEDİK
532 424 74XX: Nazım MAVİŞ
532 516 41XX: Nazif
536 988 68XX: Necat
534 204 12XX: Necat TAYFUR
554 958 45XX: Necati TOPÇU
536 248 03XX: Necati TOPÇU
532 526 37XX: Necdet CAN
535 482 88XX: Necip Fazıl KURT
312 204 80XX: Necla
532 306 80XX: Necmettin
533 461 62XX: Necmettin VAKKAR
532 606 05XX: Nejat
532 232 32XX: Nejdet
542 557 85XX: Nergis TURAN
538 744 44XX: Nergiz
538 790 41XX: Nergiz
534 404 44XX: Nergiz / Nesibe
555 561 91XX: Nesrin KOCADAYI
541 435 77XX: Nesrin ZEYNEP (Mazlumder)
546 685 91XX: Neşe
546 685 91XX: Neşe
505 822 16XX: Nevzat
533 664 48XX: Nevzat
532 255 99XX: Nevzat
544 440 17XX: Nevzat ÇİÇEK
530 665 28XX: Nezir
532 782 21XX: Nihal BENGİSU
533 745 96XX: Nihat
538 457 57XX: Nihat
530 871 30XX: Nihat İNANÇ
555 459 59XX: Nihat TAŞTAN
543 944 87XX: Nil
532 677 37XX: Nisan
532 520 60XX: Niyazi
532 523 12XX: Nizameddin ACAR
538 973 38XX: Nizamettin İBRAHİMOĞLU
535 719 97XX: Nuh
530 152 51XX: Nuh YILMAZ
532 351 26XX: Numan
530 600 17XX: Numan KURTULMUŞ
531 797 59XX: Nuran
541 804 22XX: Nurcan AKTAY
532 234 02XX: Nurdan
530 773 03XX: Nurdan
531 928 34XX: Nureddin ŞİRİN
535 614 05XX: Nureddin ŞİRİN
532 645 92XX: Nureddin Şirin AĞACAN
533 642 38XX: Nurettin NEBATİ
552 775 75XX: Nurettin TAYFUR
535 465 81XX: Nuri
532 570 06XX: Nuri
532 606 26XX: Nurkan YAĞIZ
212 440 00XX: Nurkan YAĞIZ
533 494 00XX: Nurullah Dursun SARIHAN
505 201 52XX: Ogün
542 594 40XX: Oğuz AKKAR
532 357 20XX: Oğuz TAŞPINAR
554 810 78XX: Oğuzhan
505 505 36XX: Oğuzhan ASİLTÜRK
545 366 64XX: Oğuzhan MAMAŞLI
534 294 16XX: Oğuzhan UÇUM
541 390 26XX: Okan
545 366 66XX: Okan
533 765 72XX: Okan MÜDERRİSOĞLU
544 251 67XX: Okay KAPUSUZ
506 314 61XX: Oktay
532 603 92XX: Oktay (Tuncay DEMİRHAN'ın Kardeşi)
532 761 31XX: Oktay ALBAYRAK
533 595 68XX: Oktay ALBAYRAK
532 272 79XX: Oktay KORKMAZ
532 609 30XX: Olcay BOZ
533 397 57XX: Onur NAZLIAKA
533 810 41XX: Orhan
532 385 43XX: Orhan
505 777 08XX: Orhan ALBAYRAK
212 381 28XX: Orhan SALİ
536 343 31XX: Orhan UÇAR
533 689 31XX: Orhun
537 473 14XX: Oruç
544 630 04XX: Oruç
542 608 90XX: Osman
555 619 98XX: Osman
505 756 02XX: Osman
530 287 09XX: Osman
532 556 15XX: Osman
533 598 78XX: Osman
542 594 40XX: Osman AKKOR
545 402 35XX: Osman ASLAN
533 599 24XX: Osman ATALAY
533 558 06XX: Osman ATALAY
212 376 50XX: Osman BALTA
530 928 49XX: Osman BALTA
536 033 10XX: Osman ÇAKMAK
535 890 12XX: Osman GÖKTAŞ
535 890 12XX: Osman GÖKTAŞ
532 346 85XX: Osman GÜNDOĞAN
533 423 40XX: Osman KANDARA
532 589 01XX: Osman ÖZCAN (Muş Alparslan Üniversitesi Rektör Yardımcısı)
539 636 96XX: Osman ÖZER
532 632 25XX: Osman SERT
539 605 98XX: Oya
536 217 62XX: Oya EREN
536 223 89XX: Ozan
538 257 93XX: Ozan Kemal SARIALİOĞLU
262 342 30XX: Ömer
537 687 42XX: Ömer
533 598 78XX: Ömer
535 347 17XX: Ömer ATALAR
532 778 35XX: Ömer ÇEPİTÜRK
546 550 02XX: Ömer ÇETİN
532 223 17XX: Ömer EKŞİ
533 719 52XX: Ömer EKŞİOĞLU
533 206 49XX: Ömer Faruk KAYA
539 485 95XX: Ömer Faruk ŞİMŞEK ERDOĞAN
535 276 87XX: Ömer GÖKMEN
532 584 03XX: Ömer HACIBEKTAŞOĞLU
531 873 58XX: Ömer KAYANİ
539 607 49XX: Ömer Musa TARĞAÇ
533 386 80XX: Ömer OKUMUŞ
537 662 86XX: Ömer ÖDEMİŞ
530 414 53XX: Ömer ÖNHAN
532 241 15XX: Ömer ÜNAL
542 446 06XX: Ömür KARAKULLUKÇU
533 593 08XX: Önder
506 487 34XX: Önder
555 801 52XX: Özay BULUT
546 414 53XX: Özcan ATAM
532 382 25XX: Özcan ERÇANDIRLI
545 470 94XX: Özdemir
541 342 32XX: Özdemir ÖZDEMİR
532 794 91XX: Özen Banu ÖZDEŞ
532 543 29XX: Özer
534 240 59XX: Özge
535 489 90XX: Özgünay GÖK
542 459 18XX: Özgür
533 557 11XX: Özlem
530 872 87XX: Özlem
505 258 64XX: Özlem ŞAHİN ERMİŞ
532 350 48XX: Özlem ULUBAY
542 808 25XX: Öznur KISACIK
507 420 36XX: Öztürk
531 994 49XX: Pelin
532 579 42XX: Pınar
539 514 91XX: Pınar
532 333 46XX: Rabia
533 232 49XX: Rafe ÖZTÜRK
532 442 26XX: Rafet
212 251 21XX: Rafet BALLI
554 779 17XX: Ragıp
532 246 75XX: Ragıp ERKİŞLİ
532 404 14XX: Rahman KARANLIK
533 357 96XX: Rahmi GÜÇLÜ
535 596 49XX: Rahmi ONURŞAN(Rahmani)
532 611 28XX: Raif
542 477 40XX: Ramazan
533 547 02XX: Ramazan
539 387 87XX: Ramazan AKGÜN
532 793 48XX: Ramazan CAN
505 581 87XX: Ramazan CİHAN
536 979 49XX: Ramazan EKİCİ
533 323 10XX: Ramazan KAPLAN
533 598 78XX: Ramazan KAYAN
532 504 55XX: Ramazan KURU
543 462 96XX: Rasim
533 610 12XX: Rasim
537 371 86XX: Recai
505 522 32XX: Recai OCAK
535 651 97XX: Recai YURDAN
505 502 58XX: Recep
530 527 23XX: Recep
532 254 59XX: Recep
533 598 41XX: Recep AYKUT
533 598 78XX: Recep AYKUT
532 468 50XX: Recep BEŞENK
533 665 75XX: Recep CENGİZ
532 570 63XX: Recep GANİ
356 214 20XX: Recep GÖKÇE
532 252 53XX: Recep GÜLOĞLU
506 690 16XX: Recep KABA
533 568 38XX: Recep KARAGÖZ (Mazlumder)
532 742 45XX: Refik ERYILMAZ
532 255 63XX: Remzi SIRDAŞ
531 704 52XX: Resul
532 610 20XX: Reşat
542 316 36XX: Reşat GÜMÜŞYAKA
533 484 63XX: Reyhan
532 166 08XX: Rezan
533 762 65XX: Rıdvan KAYA
532 565 29XX: Rıdvan Murat ALTUN
532 667 38XX: Rıdvan ŞENOCAK
537 994 34XX: Rıza
532 228 01XX: Ruhi
536 597 99XX: Ruken
506 796 74XX: Rüya ULUSOY
536 943 48XX: Saad
506 333 25XX: Saadettin AYDIN
532 600 11XX: Sabri
537 931 41XX: Sabri
532 456 08XX: Sadettin BUDAK
532 651 36XX: Sadettin Nasuhi GÜNAY
532 455 96XX: Sadık
545 305 07XX: Sadık
539 565 33XX: Sadık BOR
530 326 75XX: Sadık GÖKGÖZ
507 240 02XX: Sadık YALSIZUÇANLAR
532 243 55XX: Sadullah KEYVANOĞLU
553 521 33XX: Safiye
534 087 62XX: Sahra
532 415 41XX: Saim
533 445 27XX: Saim
530 602 56XX: Sakine
543 617 97XX: Sakine
530 951 47XX: Salih
532 650 67XX: Salih MENDERES
533 776 62XX: Saliha ERDİM
533 411 95XX: Saliha ZİYA
544 598 21XX: Samed YAZICIOĞLU
532 310 20XX: Samet
535 915 71XX: Samet ÇİMRİN
505 770 62XX: Samet ÖZTÜRK
530 461 81XX: Sami
533 282 19XX: Sami ER
532 525 12XX: Sami İSLAMOĞLU
555 819 09XX: Savaş
532 286 94XX: Saygın ŞEMENOĞLU
532 731 36XX: Sayime TOKTAŞ
530 360 95XX: Sebahat TUNCEL
532 415 80XX: Sebahattin
554 822 36XX: Seccad YAZICIOĞLU
542 533 03XX: Seçil
535 232 60XX: Seda
532 173 49XX: Seda SARIKAYA
535 492 93XX: Sedat
212 534 79XX: Sefa
549 302 78XX: Sefa Sadık AYTEKİN
506 987 27XX: Sefer CAYKENARI
532 549 22XX: Sefer TAYFUN
532 271 40XX: Sefer TURAN
542 486 56XX: Seher
552 578 33XX: Seher
530 879 06XX: Selahattin
212 347 40XX: Selahattin
544 641 15XX: Selahattin SATUR
530 212 42XX: Selahatttin KARAKURT
532 256 97XX: Selcan DOĞRUÖZ
534 789 32XX: Selçuk
543 499 88XX: Selçuk
535 373 36XX: Selçuk AVAR
532 273 89XX: Selçuk KARAKAS
535 894 75XX: Selçuk SEVİN
531 248 50XX: Selda
535 559 67XX: Selda DANYILDIZ
533 323 17XX: Selim GENÇTÜRK
533 387 08XX: Selim KURT
537 785 74XX: Selin
531 089 96XX: Selin
531 590 24XX: Selma BİLGİN
553 395 63XX: Selma BİLGİN
530 966 46XX: Selman Rahim BAZDAR
534 294 32XX: Selver ŞİMŞEK
212 447 33XX: Sema
533 244 39XX: Semih AKTAŞ
532 263 79XX: Seracettin KARAYAĞIZ
532 665 85XX: Serdar DUMAN
533 960 90XX: Serdar KARAGÖZ
542 846 34XX: Serdar TOKDEMİR
530 306 09XX: Serhat
312 463 47XX: Serhat AKÇA
533 384 72XX: Serhat Kemal YILMAZ
539 387 12XX: Serhat SEKENDÜR
533 592 34XX: Serhat ŞENER
534 853 10XX: Serkan
536 777 22XX: Serkan
505 552 74XX: Serkan ÇÖMEN (Çalışma Bakanlığı Özel Kalemi)
535 402 77XX: Serkan SEVGİLİ
533 767 50XX: Sertaç GÜLEÇ
541 310 79XX: Servet
532 283 30XX: Servet
533 351 20XX: Servet ARICA
532 225 01XX: Servet MULLAOĞLU
530 345 86XX: Seval ÇÖPÜR
538 862 62XX: Sevda
531 880 88XX: Sever
505 853 32XX: Sevgi
530 035 69XX: Sevgi ALALAY
532 771 42XX: Sevgi KURTULMUŞ
541 614 21XX: Sevil NURIYEVA
554 538 76XX: Sevilay
542 837 93XX: Sevim AYDIN
536 775 83XX: Seyda
532 421 07XX: Seyfettin MUT
505 352 76XX: Seyfettin TUNCER
216 503 58XX: Seyit (Halkbank)
533 526 20XX: Seyit Ahmet TAYMAZ
532 292 47XX: Seyit MUHTAR
533 391 44XX: Seyithan
507 960 86XX: Sezai
538 468 89XX: Sıdık BULUT
533 654 83XX: Sıla
532 211 14XX: Sıtkı AYAN
530 035 64XX: Sıtkı AYAN
535 582 86XX: Sıtkı ÇAN
535 895 72XX: Sibel ŞİMŞEK
531 503 67XX: Simge
505 659 80XX: Sinan
532 225 33XX: Sinan HACINECİPOĞLU
506 681 29XX: Sinan ÖN
532 277 54XX: Sinan ZİNCİR
553 502 63XX: Sinem
532 346 48XX: Sinem KÖSEOĞLU
532 618 17XX: Sinem UMAŞ
534 228 61XX: Soner
536 457 12XX: Songül ARSLAN
532 373 74XX: Sönmez
531 558 11XX: Suat KARSLI
534 261 70XX: Sude
531 381 48XX: Sultan
505 319 26XX: Süheyp ÖĞÜT
532 578 84XX: Süleyman
530 039 99XX: Süleyman
532 285 55XX: Süleyman ARSLANTAŞ
532 317 03XX: Süleyman ASLAN
543 417 75XX: Süleyman ÇAKIR
533 230 86XX: Süleyman GÜNDÜZ
530 264 64XX: Süleyman ŞENDİNOĞLU
506 891 24XX: Sümeyra
553 392 95XX: Sümeyye BARTIN
505 779 74XX: Sümeyye Nur TORLAK
533 392 71XX: Sümeyye Nur TORLAK
535 430 67XX: Süphan
532 382 29XX: Şaban
532 271 87XX: Şakir ARIKAN
505 931 18XX: Şakir ÇAVUŞ
506 899 10XX: Şakir ÖZBEK
545 898 75XX: Şefik BİRDAL
542 578 06XX: Şehadet
532 687 21XX: Şehmus ÜLEK
530 519 08XX: Şems
532 213 74XX: Şenay
532 413 43XX: Şener BEHŞİ
532 353 36XX: Şener DANYILDIZ
542 343 64XX: Şener POLAT
507 224 05XX: Şengül Selim KOTİL
537 653 15XX: Şengül Sevcan AKSU
530 952 12XX: Şengül TEZCAN
532 561 11XX: Şerafettin
535 719 30XX: Şeref
532 285 49XX: Şeref DURSUN
533 477 24XX: Şeref MENTEŞE
505 509 21XX: Şerife Gül ÖZDEMİR ARIMAN
532 371 34XX: Şerife GÜZEL
544 343 14XX: Şeyma ÇİL
532 660 13XX: Şükrü AYALAN
532 326 60XX: Şükrü KARACA
533 815 85XX: Şükrü KARATEPE
535 743 32XX: Şükrü POLAT
532 291 37XX: Taha Ahmet ALACACI
506 827 15XX: Taha ÜN
506 509 22XX: Tahir
216 472 25XX: Tahir
543 655 97XX: Tahsin
534 393 86XX: Talan GELDİ
532 592 33XX: Talat ERTEKİN
532 293 24XX: Talip ÖZÇELİK
555 691 88XX: Tamer
537 256 17XX: Taner
505 777 38XX: Taner YILDIZ
530 975 09XX: Tarık ÇİMEN
536 475 67XX: Tarık KAYLAN
533 778 08XX: Tarık TUFAN
532 668 73XX: Tarkan BAYKARA
533 416 91XX: Tayyar
212 575 89XX: Tayyip TANIR
533 425 02XX: Tayyip TANIR
539 255 18XX: Tayyip TANIR
546 866 48XX: Tekin SANCAR
507 914 14XX: Temel KOTİL
532 762 45XX: Tevfik
532 574 40XX: Tevfik BİLGİN
532 262 86XX: Tevfik Rauf BAYSAL
535 204 46XX: Toprak
507 379 50XX: Tufan
535 216 72XX: Tuncay
533 813 66XX: Tuncay DEMİRHAN
555 449 69XX: Turan GÜNER
533 245 14XX: Turan KIŞLAKÇI (suriye Muhabiri)
507 259 67XX: Turan KUTY
532 700 78XX: Turgay
533 652 89XX: Turgay
507 756 34XX: Turgut
533 939 13XX: Turhan BAŞOĞLU
505 777 10XX: Turhan ÇÖMEZ
535 333 31XX: Türkan ÖZTÜRK
532 570 55XX: Türker SALTABAŞ
532 333 71XX: Türker SALTABAŞ
536 347 84XX: Türker SARGIN
532 488 79XX: Ufuk ULUTAŞ
533 598 78XX: Uğur
552 717 64XX: Uğur AKTAŞ
505 717 37XX: Uğur KİNİ
533 635 11XX: Uğur TÜFEKÇİ
212 251 51XX: Ulusal Kanal
553 370 61XX: Ulvi SARAN
505 357 44XX: Ulvi SARAN
539 238 79XX: Umut
532 715 54XX: Umut TÜTÜNCÜ
530 664 59XX: Utku
535 744 38XX: Ülkü
535 746 25XX: Ümit
532 488 57XX: Ümit
554 742 45XX: Üstün BOL
532 283 73XX: Üzeyir
532 737 13XX: Üzeyir YİĞİT
532 695 48XX: Üzeyir YİĞİT
212 613 96XX: Vahap
532 215 66XX: Vahdettin
537 230 33XX: Vahit
532 703 89XX: Vahit TARASI
531 606 79XX: Vedat
212 521 59XX: Vedat AYDAŞ
535 036 58XX: Vedat AYDAŞ
536 832 57XX: Vedat AYDAŞ
539 232 06XX: Vedat AYDAŞ
536 455 19XX: Vedat AYDAŞ
536 299 07XX: Veli
549 724 12XX: Veli
532 157 79XX: Veli ÇAYIR
532 701 88XX: Veyis
530 498 38XX: Veysel
532 483 18XX: Veysel
505 779 81XX: Veysel AYHAN
535 620 12XX: Veysel OCAK
533 965 17XX: Veysi DÖĞER
505 316 50XX: Veysi ERKEN
532 374 84XX: Volkan ÇELİK (Sadık)
532 412 65XX: Vural
505 259 23XX: X
533 739 56XX: X
476 226 06XX: X
507 265 44XX: X
507 395 28XX: X
531 491 44XX: X
532 548 22XX: X
532 724 66XX: X
535 481 31XX: X
538 971 14XX: X
532 355 25XX: X
533 762 12XX: X
535 476 82XX: X
538 913 60XX: X
212 293 87XX: X
542 618 75XX: X
554 380 85XX: X
212 465 15XX: X
505 688 39XX: X
530 263 10XX: X
537 589 63XX: X
538 820 52XX: X
212 415 30XX: X
505 855 79XX: X
212 235 81XX: X
552 322 13XX: X
312 232 25XX: X
212 435 50XX: X
212 602 04XX: X
537 359 56XX: X
542 525 19XX: X
532 2522 35XX: X
531 455 22XX: X
532 383 80XX: X
532 602 04XX: X
535 025 53XX: X
212 521 27XX: X
212 521 88XX: X
212 631 14XX: X
530 871 58XX: X
541 781 08XX: X
531 234 93XX: X
534 988 21XX: X
535 937 71XX: X
543 274 16XX: X
544 437 43XX: X
531 493 89XX: X
537 841 49XX: X
542 516 88XX: X
552 773 46XX: X
506 756 58XX: X
532 314 95XX: X
532 698 17XX: X
542 279 96XX: X
546 414 18XX: X
212 259 14XX: X
212 665 46XX: X
216 415 14XX: X
212 259 14XX: X
212 531 14XX: X
212 533 14XX: X
212 631 14XX: X
212 635 10XX: X
322 321 14XX: X
212 876 04XX: X
414 760 79XX: X
534 214 04XX: X
534 310 40XX: X
535 079 44XX: X
537 279 67XX: X
538 433 59XX: X
539 798 40XX: X
542 720 78XX: X
530 201 98XX: X
212 487 39XX: X
212 599 46XX: X
506 838 18XX: X
531 307 35XX: X
534 731 04XX: X
535 016 01XX: X
537 019 95XX: X
538 089 13XX: X
538 416 44XX: X
539 912 22XX: X
552 702 00XX: X
552 887 73XX: X
536 829 39XX: X
552 606 26XX: X
555 688 21XX: X
535 692 89XX: X
555 988 73XX: X
532 310 54XX: X
539 558 85XX: X
212 560 14XX: X
212 560 14XX: X
532 347 81XX: X
533 694 21XX: X
543 739 67XX: X
532 478 37XX: X
533 557 29XX: X
535 934 15XX: X
507 608 05XX: X
533 664 61XX: X
536 561 06XX: X
537 200 97XX: X
537 703 57XX: X
212 660 14XX: X
312 488 00XX: X
505 210 82XX: X
554 733 48XX: X
312 388 50XX: x
312 388 53XX: X
530 236 32XX: X
212 517 14XX: X
216 363 20XX: X
452 212 26XX: X
536 508 28XX: X
532 322 56XX: X
534 620 60XX: X
537 200 67XX: X
262 343 23XX: X
531 480 33XX: X
532 567 97XX: X
216 474 02XX: X
532 153 94XX: X
538 085 27XX: X
538 376 34XX: X
216 388 61XX: X
505 344 07XX: X
312 499 92XX: X
531 592 77XX: X
535 276 78XX: X
505 784 09XX: X
535 376 95XX: X
535 499 83XX: X
541 356 09XX: X
545 626 00XX: X
212 783 61XX: X
505 477 18XX: X
312 425 15XX: X
532 212 63XX: X
543 832 20XX: X
543 832 20XX: X
212 589 09XX: X
212 517 14XX: X
212 632 14XX: X
226 811 14XX: X
226 813 14XX: X
226 813 14XX: X
533 650 12XX: X
537 042 54XX: X
541 825 53XX: X
312 419 46XX: X
532 652 13XX: X
212 560 14XX: X
212 588 14XX: X
212 560 14XX: X
216 391 14XX: X
216 474 14XX: X
212 523 90XX: X
533 556 33XX: X
212 441 14XX: X
212 528 59XX: X
212 873 61XX: X
246 160 27XX: X
247 683 02XX: X
247 720 92XX: X
312 425 48XX: X
533 281 75XX: X
536 615 57XX: X
247 720 82XX: X
284 213 65XX: X
530 381 57XX: X
535 077 77XX: X
530 140 25XX: X
531 309 04XX: X
531 309 04XX: X
534 217 31XX: X
535 066 66XX: X
543 831 17XX: X
212 679 78XX: X
212 552 14XX: X
312 495 54XX: X
530 844 48XX: X
532 100 21XX: X
532 417 17XX: X
542 740 21XX: X
212 201 36XX: X
212 284 94XX: X
212 415 68XX: X
505 779 74XX: X
506 899 10XX: X
535 063 31XX: X
538 026 51XX: X
530 667 18XX: X
538 276 22XX: X
532 492 81XX: X
532 664 04XX: X
539 301 88XX: X
541 639 97XX: X
554 669 22XX: X
555 294 75XX: X
554 805 30XX: X
533 567 42XX: X
544 379 95XX: X
533 412 02XX: X
542 221 94XX: X
531 341 51XX: X
532 344 09XX: X
534 946 64XX: X
542 893 38XX: X
544 427 00XX: X
530 605 88XX: X
532 292 59XX: X
530 692 74XX: X
531 246 96XX: X
531 760 71XX: X
534 290 58XX: X
535 772 04XX: X
536 646 18XX: X
538 366 10XX: X
538 382 17XX: X
539 762 30XX: X
542 214 87XX: X
531 288 67XX: X
531 338 00XX: X
531 811 85XX: X
539 341 86XX: X
536 458 65XX: X
544 539 71XX: X
551 606 00XX: X
212 531 71XX: X
212 698 14XX: X
506 858 33XX: X
535 331 67XX: X
538 324 12XX: X
542 622 38XX: X
476 227 03XX: X
505 830 71XX: X
531 379 19XX: X
212 293 14XX: X
532 220 87XX: X
532 231 04XX: X
532 200 35XX: X
532 545 36XX: X
533 607 94XX: X
541 310 34XX: X
544 230 60XX: X
555 254 58XX: X
507 943 62XX: X
535 813 00XX: X
542 449 96XX: X
536 880 11XX: X
537 044 46XX: X
530 292 55XX: X
533 778 72XX: X
535 548 55XX: X
531 459 43XX: X
535 662 27XX: X
539 547 98XX: X
505 607 79XX: X
530 613 89XX: X
537 701 18XX: X
530 558 11XX: X
532 522 57XX: X
535 830 06XX: X
312 210 20XX: X
312 282 61XX: X
412 251 76XX: X
533 483 71XX: X
544 447 63XX: X
212 512 14XX: X
546 252 37XX: X
312 448 00XX: X
505 544 45XX: X
531 309 59XX: X
537 594 19XX: X
538 922 05XX: X
542 425 82XX: X
542 897 10XX: X
543 339 51XX: X
546 878 22XX: X
555 337 47XX: X
532 201 78XX: X
532 217 35XX: X
536 811 20XX: X
532 213 14XX: X
532 262 48XX: X
541 259 27XX: X
536 581 96XX: X
532 223 70XX: X
541 266 06XX: X
541 727 57XX: X
555 962 28XX: X
212 513 81XX: X
538 022 20XX: X
536 334 23XX: X
850 620 30XX: X
212 515 51XX: X
533 489 02XX: X
850 771 02XX: X
530 426 21XX: X
538 442 42XX: X
531 239 40XX: X
531 702 95XX: X
534 230 25XX: X
534 590 51XX: X
535 636 48XX: X
536 561 87XX: X
536 917 83XX: X
538 794 94XX: X
212 534 09XX: X
532 257 65XX: X
533 233 06XX: X
218 879 95XX: X
532 303 11XX: X
533 706 38XX: X
537 048 52XX: X
532 314 17XX: X
532 212 01XX: X
532 779 78XX: X
535 338 87XX: X
538 939 48XX: X
538 987 56XX: X
541 610 37XX: x
531 438 18XX: X
532 406 45XX: X
536 894 56XX: X
539 559 48XX: X
553 437 98XX: X
312 420 64XX: X
535 257 19XX: X
538 490 60XX: X
530 552 00XX: X
533 732 77XX: X
505 235 37XX: X
532 327 84XX: X
535 561 77XX: X
326 233 31XX: X
532 660 94XX: X
532 254 19XX: X
538 372 77XX: X
536 333 90XX: X
538 655 55XX: X
506 930 69XX: X
216 340 27XX: X
505 377 73XX: X
532 211 91XX: X
532 246 74XX: X
532 312 43XX: X
532 647 59XX: X
533 025 73XX: X
544 939 49XX: X
532 712 12XX: X
312 999 21XX: X
312 999 26XX: X
312 222 15XX: X
531 492 55XX: X
312 420 33XX: X
212 512 24XX: X
505 883 31XX: X
507 597 18XX: X
533 632 47XX: X
534 299 72XX: X
212 513 14XX: X
212 251 50XX: X
262 229 06XX: X
530 418 85XX: X
532 546 11XX: X
533 236 03XX: X
534 760 54XX: X
538 481 65XX: X
212 485 36XX: X
212 472 70XX: X
212 522 13XX: X
536 765 24XX: X
506 416 55XX: X
531 837 78XX: X
530 523 91XX: X
535 372 06XX: X
536 504 96XX: X
507 875 23XX: X
532 220 61XX: X
532 482 61XX: X
532 252 05XX: X
530 540 18XX: X
533 651 37XX: X
212 402 50XX: X
532 377 73XX: X
533 418 61XX: X
505 606 57XX: X
505 609 05XX: X
506 717 92XX: X
507 707 20XX: X
532 100 88XX: X
532 625 06XX: X
532 767 09XX: X
535 514 06XX: X
535 566 11XX: X
536 558 39XX: X
538 312 21XX: X
554 792 03XX: X
555 565 75XX: X
507 772 80XX: X
532 307 53XX: X
532 564 33XX: X
537 235 99XX: X
539 383 54XX: X
539 632 78XX: X
538 737 01XX: X
532 411 16XX: X
533 551 89XX: X
505 274 02XX: X
505 819 21XX: X
507 848 82XX: X
546 663 33XX: X
532 165 90XX: X
532 645 09XX: X
544 231 78XX: X
532 606 85XX: X
505 542 36XX: X
533 389 17XX: X
507 789 40XX: X
532 559 59XX: x
532 635 43XX: X
533 240 78XX: X
533 357 24XX: X
536 658 25XX: X
537 605 23XX: X
543 967 68XX: x
532 321 82XX: x
530 364 50XX: x
532 683 35XX: X
530 466 67XX: X
505 265 33XX: X
545 601 08XX: X
555 413 36XX: X
312 966 03XX: X
312 388 20XX: X
534 733 84XX: X
532 360 34XX: X
535 712 51XX: X
536 767 39XX: X
538 245 72XX: X
536 777 39XX: X
505 388 19XX: X
531 360 34XX: X
538 848 84XX: X
532 484 82XX: X
533 245 67XX: x
533 460 51XX: X
537 484 88XX: X
533 666 25XX: X
537 232 14XX: X
538 132 45XX: X
530 775 93XX: X
531 225 96XX: X
531 325 05XX: X
534 629 42XX: X
534 784 49XX: X
535 060 50XX: X
535 071 93XX: X
536 447 04XX: X
536 946 03XX: X
536 982 44XX: X
537 044 46XX: X
539 449 77XX: X
553 482 34XX: X
554 599 74XX: X
216 345 88XX: X
533 669 33XX: X
534 201 29XX: X
535 747 07XX: X
536 206 05XX: X
539 204 99XX: X
539 840 61XX: X
543 722 72XX: X
218 872 37XX: X
272 213 14XX: X
312 419 69XX: X
532 281 58XX: X
532 243 43XX: X
552 622 69XX: X
535 305 91XX: X
531 832 82XX: X
532 361 70XX: X
543 696 00XX: X
535 622 11XX: X
535 813 09XX: X
535 562 52XX: Yağmur
533 491 82XX: Yahya
532 688 69XX: Yahya BOSTAN
533 425 32XX: Yahya İNCETAHTACI
532 656 28XX: Yakup
536 296 97XX: Yakup ASLAN
537 794 17XX: Yalçın
532 437 61XX: Yalçın
532 318 02XX: Yalçın AKDOĞAN
505 640 18XX: Yalçın MADENCİ
506 879 93XX: Yasemin
533 475 99XX: Yasemin BOZKURT
507 253 66XX: Yaser YAZICIOĞLU
533 638 51XX: Yasin
532 233 41XX: Yasin
505 630 00XX: Yasin
537 492 91XX: Yasin
537 559 56XX: Yasin ÇELİKTEN
532 201 46XX: Yasin TAZE (Demokrat Parti Özel Kalem Müdürü)
536 974 73XX: Yasin ÜNAL
545 909 99XX: Yasir DUMLUPINAR
505 277 37XX: Yaşar
532 733 48XX: Yaşar ÇAKMAK
532 213 52XX: Yaşar ŞİMŞEK
532 594 68XX: Yaşar Taşkın KOÇ
535 620 88XX: Yaşar TOPKAYA
505 553 13XX: Yaver
544 423 47XX: Yaver DAŞTAN
542 609 87XX: Yavuz
532 611 42XX: Yavuz ALATAN
542 808 80XX: Yavuz DUMAN
535 523 47XX: Yavuz KAYA
532 267 56XX: Yavuz KOCAMIŞ
532 395 14XX: Yavuz OĞHAN
533 330 49XX: Yekta SARAÇ
546 530 20XX: Yener
532 277 59XX: Yıldız ENSAROĞLU
532 421 09XX: Yılmaz ATEŞ
532 710 85XX: Yılmaz ÇOLAK
532 277 59XX: Yılmaz ENSAROĞLU
533 636 05XX: YılmazKADIOĞLU
532 457 24XX: Yunus
532 408 92XX: Yunus
542 440 41XX: Yunus ( K) Oğuz ÇAYAN
532 695 40XX: Yunus AYAZ
506 897 95XX: Yunus Emre
532 328 17XX: Yunus Emre KARAOSMANOĞLU
534 488 93XX: Yusuf AL
507 972 93XX: Yusuf ÇİFTLİK
533 711 66XX: Yusuf MÜFTÜOĞLU
535 967 59XX: Yusuf SATILMIŞ
555 794 95XX: Yusuf ŞANLI
534 720 10XX: Yusuf TAZEGÜN
532 711 69XX: Yusuf TEKİN
533 640 89XX: Yusuf ZİYA
532 360 11XX: Yusuf Ziya CÖMERT
543 715 13XX: Yücel
531 794 98XX: Yücel ÇİFTÇİ
532 688 63XX: Yücel SERDAR
532 612 79XX: Yüksel AKGÜL
538 869 50XX: Yüksel ÇETİN
505 685 61XX: Zafer ÇUBUKÇU
530 662 04XX: Zafer DEMİRCAN
505 319 93XX: Zafer ÜNAL
536 224 25XX: Zahide
534 760 11XX: Zehra
535 777 37XX: Zehra
555 321 02XX: Zehra
532 481 32XX: Zekeriya AKTÜRK
536 733 56XX: Zekeriya LAFCI
532 171 98XX: Zeki
532 773 72XX: Zeki
554 510 51XX: Zeki
532 426 94XX: Zeki
538 299 79XX: Zeki KAYA
538 277 00XX: Zetten GÜVEN
532 423 39XX: Zeyid ASLAN
542 402 14XX: Zeynal Abidin KOÇER
534 515 86XX: Zeynel YAMAN
554 901 01XX: Zeynep
530 311 76XX: Zeynep
555 559 12XX: Zeynep GÜLER
533 733 29XX: Zeynep Hülya KAYA
533 708 98XX: Zeynep KOÇ
532 598 01XX: Zeynep KUMUŞ
534 840 50XX: Zeynep OLĞAÇ
534 557 71XX: Zeynep TORLAK
532 522 35XX: Zeynettin KASIMOĞLU
505 300 30XX: Zeynettin KASIMOĞLU
539 648 17XX: Zeytin
218 882 79XX: Ziya
541 200 11XX: Ziya ABBAS
532 334 36XX: Ziya TÜRKYILMAZ
535 793 04XX: Zühtü
551 217 62XX: Züleyha (Star, Yenişafak)

------------------------------------------------------------------------------

SAVCILAR İDDİALARI YALANLADI

24.02.2014 17:10 Türkiye'nin konuştuğu savcılar iddiaları reddetti.

Telefon dinleme kararlarının altında imzası olduğu söylenen savcı Adnan Çimen, iddiaların asılsız olduğunu iddia etti.

2011 yılında 'Selam örgütü' soruşturması kapsamında Savcı Adnan Çimen, binlerce kişi hakkında telefonlarının dinlenmesi için karar çıkarttı mı? Suskunluğunu bozan hedefteki savcılardan Çimen, iddiaları reddetti.

Dosya numarası 2011/762 olan belgede akademisyenden, siyasetçisine, işadamından gazetecilere kadar 7 bin kişinin dinlendiği iddia ediliyordu.

"2011'DEN BENİ ARADAN ÇOK UZUN SÜRE GEÇTİ"

Bugün iki gazetenin manşetinde yer alan "Selam Terör Örgütü" soruşturmasını başlattığı ve 7 bin kişiye yakın kişinin telefonunu dinlettiği iddia edilen savcı Adnan Çimen Milliyet'e konuştu. Çimen şunları söyledi:

"İddialar tamamen asılsızdır, gerçeği yansıtmamaktadır. Yasadışı herhangi bir işlem yapılmamıştır. İddia edilen soruşturmanın 2011 yılında yapıldığı belirtiliyor. Ben o dönemde özel yetkili mahkemelerde 1,5 yıl savcı olarak çalıştım. Ancak 2011'den beri aradan çok uzun süre geçti. Bana sayın Başbakan ve çevresindekilerin isimlerinin bulunduğu dinleme talebi iletilmemiş ve tarafımdan da mahkemeden böyle bir talepte bulunulmamıştır. Benim böyle 7 bin kişilik bir dinleme listesinden haberim yok. Detaylı açıklama ihtiyaç duyulursa daha sonra yapılacaktır."

SAVCI ÖZKAN'DAN DA AÇIKLAMA: KESİNLİKLE YAPILMADI

7 bin kişinin Selam örgütü soruşturması kapsamında dinlendiğine dair haberler üzerine 2012-2014 yıları arasında soruşturmayı yürüten savcı Adem Özkan da açıklama yaptı.

Özcan yazılı açıklamasında “söz konusu gazete haberlerinde geçtiği şekilde, bu dosya kapsamında binlerce siyasetçi, yazar, STK temsilcileri ve iş adamlarının telefonlarının dinlenilmesi ya da takibi kesinlikle yapılmamıştır” dedi.

O SAVCI KİMDİ?

Savcılar Adem Özcan ve Adnan Çimen'in başlattığı dinlemelerin yaklaşık 3 yıldır yapıldığı iddia edildi. Savcı Adnan Çimen, geçtiğimiz günlerde HSYK kararnamesiyle özel yetkili TMK savcılığı görevinden alınarak Büyükçekmece Adliyesi'ne atanmıştı. KCK soruşturmalarını yürüten Çimen, Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu gibi isimlerin tutuklanmasını istemişti. Çimen en son Gezi Parkı gösterileri sırasında işlenen memur suçlarını soruşturuyordu.

------------------------------------------------------------------------------

CHP'Lİ ÖZGÜNDÜZ: BAŞSAVCIYI DA DİNLEMİŞLER

24.02.2014 20:48 CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu'nun dinleme skandalıyla ilgili " Sayın Başsavcı kendisinin de bu soruşturma kapsamında dinlendiğini söylüyor" dedi.

Basında aralarında işadamları, siyasetçiler, gazeteciler ve STK temsilcilerinin de bulunduğu binlerce kişinin dinlendiği iddialarına ilişkin suç duyurusunda bulunuldu. Kendisinin de dinlendiğini iddia eden CHPİstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduktan sonra Başsavcı Hadi Salihoğlu ile görüştüğünü belirterek, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Gazetelerde çıkan haberlerde kendisinin de dinlenildiğine dair adının geçtiğini ifade eden Milletvekili Özgündüz, "Milletvekili sıfatım bilinerek yasama dokunulmazlığım hiçe sayılarak hakkımda dinleme kararı verildiğini öğrendim. Ve bununla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşerek bu konu hakkında da şikayet dilekçesi verdim. Bu yasa dışı dinlemeyi talep eden emniyet görevlileri, bu talebi mahkemeye ileten Cumhuriyet Savcısı, bu kararı veren hakim ve bu kararı uygulayan TİB yetkilileri, kararı icra eden tüm kamu görevlileri hakkında 4 suçtan şikayette bulunduk. Haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki görüşmelerin kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal ve memuriyet görevini kötüye kullanma suçundan dolayı suç duyurusunda bulundum" dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu ile de görüştüğünü belirten Özgündüz, "Başsavcı ile görüşmemle öğrendiğim ise, toplam 107 klasörlük bir soruşturma dosyasından bahsediliyor. Sayın Başsavcı kendisinin de bu soruşturma kapsamında dinlendiğini söylüyor. Konu nedir dediğimde 'Selam Kudüs' örgütü adı altında bir soruşturma kapsamında bu dinlemelerin yapıldığı söyleniyor. Bu hukukun bittiği bir an. Yargı hukusuzluğa aracı oluyorsa artık tuzun koktuğu yerdir" diye konuştu. (Radikal)

HSYK YARIN KONUYU GÖRÜŞECEK

Öte yandan dinleme haberlerini ihbar kabul eden HSYK, iddiaları yarın inceleme kararı aldı. HSYK 3. Dairesi, bugün Star ve Yeni Şafak gazetelerinde yer alan ve Türkiye genelinde 7 bin kişinin dinlendiği yönündeki haberleri ihbar kabul etti. HSYK 3. Dairesi, iddiaları yarın yapacağı toplantıda inceleme kararı aldı.

------------------------------------------------------------------------------

ADALET BAKANLIĞI'NI X KODUYLA DİNLEDİLER

25.02.2014 10:42 Türkiye tarihinin en büyük dinleme skandalından çarpıcı ayrıntılar çıkıyor. 3 bin 64 kişilik listede X ile isimlendirilen numaralardan biri Adalet Bakanlığı'nın makam telefonu. Eski Bakan Sadullah Ergin ile yeni Bakan Bekir Bozdağ da bu numarayı kullanıyor.

Paralel yapının binlerce insanı dinlediğini belgeleyen listedeki X kodlu numaralardan bir çoğunun kimlere ait olduğu da ortaya çıktı. 3 bin 64 kişilik listede yaklaşık 600'den fazla X kodlu telefon numarası yer alıyor. Adalet Bakanlığı'nın makamı, milletvekili, üniversite rektörleri, müftü, STK'lar, Anadolu Ajansı santrali, elçilik görevlileri ve polis memurları da dinlenmiş. Adalet Bakanlığı'nın X kodu ile mahkemeden gizlenerek dinlenen 312 419 46 .. numaralı makam telefonundan, 2013'ün Aralık ayına kadar Adalet Bakanlığı yapan Sadullah Ergin'in çok sayıda görüşme yaptığı öğrenildi. Mevcut Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da aynı numaradan görüşmeler yapıyor.

Paralel yapının X kodu ile dinlediği isim ve kurumlardan bazıları ise şöyle:

VEKİL, REKTÖR, MÜFTÜ

AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, MÜSİAD İnşaat Sektör Kurulu Başkanı Burhan Özdemir, Başakşehir'de görevli polis memuru Ahmet, İş Bankası santrali, Halk Bankası Merkez Efendi Şubesi, Adana Müftüsü Arif Gökçe, Ehl-i Beyt Âlimleri Derneği, Anadolu Ajansı'nın Ankara'daki merkez santrali ile Genel Müdürü Kemal Öztürk'ün ikinci telefonu, Gazeteci Ferhat Ünlü, Akabe Vakfı, Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği'nde görevli olan Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Ömer Faruk Altuntaş ve İran Konsolosluğu'nda çalışan bir görevli.

ESKORT KIZLAR DA VAR

Listedeki X kodlu numaralardan bazılarının telekız ve eskortluk yapan kadınlara ait olması dikkati çekti. Yeni Şafak bu numaralardan 8'inin değişik illerdeki eskort kızlara ait olduğunu belirledi. Listedeki beş numara ise İstanbul'daki masaj salonlarına ait çıktı. Paralel yapının, karanlık komployla eskort kızların telefon numaralarını dinleyerek şantaj amaçlı kayıtlar elde ettiği düşünülüyor.

Ailesiyle karanlık ağa takılmış

Dinleme mağdurlarından biri de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş. Karanlık paralel örgüt Kurtulmuş'u dinlemekle kalmamış eşi Sevgi Kurtulmuş ve oğlu Emir Kurtulmuş'u da dinlemiş. Geçmişte HAS Parti Genel Başkanlığı yapan Numan Kurtulmuş'un yakın çevresi de dinleme ağına takılmış. Kurtulmuş'un yakın koruması Hüseyin Demir, Özel Kalemleri Furkan Torlak ve Musa Güldibi, Has Parti Gençlik Kolları Başkanı Abdulkadir Özel, Ankara İl Başkanı, Abdulhamit Gül, Genel Başkan Yardımcısı Erol Erdoğan, partinin kurucular kurulu üyesi Necip Fazıl Kurt, GİK üyeleri; Erol Dilaver, Hüsamettin Korkutata, Sinan Hacı Necipoğlu ve Türker Saltabaş'ın dinlenen isimler olması dikkat çekti.

Paralelciler Meclis'e de uzanmış

Paralel yapının dinleme skandalı Meclis'e de uzandı. TBMM'de halen müşavirlik görevini yürüten Bilal Coşkun da paralel yapının dinledikleri kişiler arasında yer alıyor. Coşkun, 'Müşavirlikten önce polis akademisinde öğretim üyeliği yaptım. O zamanlarda cemaatle aram iyi değildi. Onlara hiçbir zaman olumlu bakmadım. Onlar kendilerine köle arıyor ama ben o yapıda hiç değilim. Bu yüzden beni de dinleme listesine almış olabilirler. Meclis telefonu üzerinden, özel numaramdan ve çocuklarımdan birinin telefonu üzerinden dinlenmişim. Bu dinleme olayına karşı, hukuki süreci başlatıp şikâyette bulunacağım' dedi. (Yenişafak)

------------------------------------------------------------------------------

ÖRGÜT ŞEMASINI MOSSAD MI YAPTI?

25.02.2014 10:48 Başbakan Erdoğan, Ahmedinejad ve Hizbullah lideri Nasrallah'ı hayali örgütün lideri gibi göstermek isteyen paralel savcılar, dosyayı BM'ye göndererek darbeye uluslararası destek arayacaklardı. Üç ismin bir araya getirilmesi ve İran Büyükelçisi'nin dinlenmesi 'Şemayı İsrail mi yaptı' sorusuna neden oldu.

Yeni Şafak'ın yayımladığı paralel yapılanmanın 7 bin kişilik dinleme listesinin altında hükümete ve Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı kurulan bir komplonun yattığı ortaya çıktı. Paralel yapılanmaya bağlı savcılar başta Başbakan Erdoğan olmak üzere binlerce mütedeyyin vatandaşı uydurdukları sözde Selam Terör Örgütü kapsamında cezaevine atmayı planladıkları belirlendi. Hükümetin elini uluslararası kamuoyunda zayıflatmak ve Türkiye'yi teröre destek veren ülke olarak lanse etmek isteyen paralel yapılanma, Başbakan Erdoğan'ı terör örgütünün lideri olarak göstermek için düzmece bir soruşturma başlattı. İddia ettikleri örgütün diğer liderlerinin ise kağıt üzerine Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah ve İran'ın eski Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejat'tı.

TÜRKİYE'YE TERÖR DEVLETİ LEKESİ

ABD'nin terör örgütleri listesinde olan Hizbullah ile Ahmedinejad'ı Erdoğan'la ortak örgüt yönetici olarak göstermeyi amaçlayan paralel savcılar dosyayı BM'ye de göndermeyi amaçladıkları ortaya çıktı. Böylece Türkiye, uluslararası kamuoyunda 'terörist devlet' olarak lanse edilecekti.

HEDEF KAPATMA DAVASI

Hayali 'Selam Örgütü' soruşturmasında 70 İranlı'nın dinlenmesi dikkat çekerken, hedeflerden birinin de AK Parti'ye 'teröre destek' suçlamasıyla kapatma davası açmaktı. El-Kaide ile ilişkilendirilemeyen hükümete Hizbullah destekli sözde Selam Terör Örgütü yaftası vurulmaya çalışılacaktı. Bu durum, paralel yapılanmayı soruşturma talimatının İsrail Gizli Servisi MOSSAD tarafından verildiği ihtimalinin akıllara getirdi.

DOSYA YURT DIŞINA KAÇIRILDI

Dosyanın Emniyet'te bulunan kopyanın ise kayıp olduğu, görevden alınan polislerin dosyayı yurtdışına kaçırdığı öğrenildi.

Savcıların sözde terör örgütü kapsamında dinlettiği binlerce vatandaşın yüzde 80'i AK Partili ve muhafazakar bir kimliğe mensup. AK Parti karşıtlarının ise dosyaya şantaj amaçlı dahil edildiği düşünülüyor. Komployla ilgili savcılık ve emniyete ihbarların gelmeye başladığı öğrenildi. Soruşturmanın 2011'de savcılığa gönderilen 'Müstekbirlerle Mücadele Metodları' isimli bir dokümanla başlatıldığı ve bu bahaneyle binlerce insanın dinlemeye alındığı kaydedildi.

70 İranlı dinleme listesinde

Gündeme bomba gibi düşen 'derin kulak' skandalında pek çok İranlı'nın da dinlendiği ortaya çıktı. Yaklaşık 70 kadar İranlı diplomat, aktivistin yanı sıra İran Ankara Büyükelçisi Ali Mehrabi, İran İstanbul Başkonsolosu Abdollah Aklaghi'nin de bulunduğu pek çok kişinin paralel yapılanmanın dinleme ağına takıldığı belirlendi. Irak Milli Reform Hareketi Türkiye Temsilcisi Ali Akbar Waly, FKÖ'nün istihbarat şefi Ali Hasan Selami ve Hacettepe Üniversitesi Uluslararası Öğrenci Temsilci Elvin Aghayev ile Azerbaycan İslam Mukavemet Hareketinin liderlerinden Hacı Tale Bağırov gibi isimler dinleme ağına karışan kişilerden bazılarını oluşturuyor. (Yenişafak)

------------------------------------------------------------------------------

X KODLU İSİMLER DE ORTAYA ÇIKIYOR

25.02.2014 11:20 7 bin kişiden 815 ismi x koduyla dinlediği ortaya çıkan paralel yapının siyasetçilere ve işadamlarına santaj planladığı iddia edildi. Masaj salonları, eskort kızlar ve mankenler de dinlenenler arasında.

Paralel örgütün aralarında Başbakan ’ın yakın çevresi, AK Parti, CHP ve MHP’nin merkez santralleri, işadamları, sanatçıların da bulunduğu 7 bin kişi ve kuruluşu dinlemesinin yanısıra 815 ismi de ‘x’ koduyla dinlediği ortaya çıktı. Şifrelenmiş isimleri inceleyen kaynaklar ise x’ler üzerinden işadamlarına, siyasetçilere şantaj planlandığını öne sürdü. Çoğunluğu masaj salonu, eskort kızlar, travestiler ve mankenlerin oluşturduğu tapeler büyük tedirginlik yarattı.

Her kesimden isim var

Bu isimlerin dışında yine şifrelendirilmiş olarak Ulusal Kanal’ın reji masası, Türkiye İş Bankası’nın santrali, Halkbankası Merkezefendi Şubesi, Alevi Derneği, Yabancılar Şube, Özel Kreş ve Gündüz Bakımevi, Hatay katliamının elebaşı Mihraç Ural’la irtibatlı isimler, Başbakan’ın basın danışmanı Lütfullah Göktaş, Başbakan Koruma Müdürü ve gazetecilerin dinlendiği görüldü.

125 klasör, tek soruşturma

Sağcısından, solcusuna, ülkücüsünden alevisine, şarkıcıdan mankenine kadar 7 bin kişinin 3 yıl boyunca dinlendiği ve tek bir dosyada birleştirilen soruşturmada 125 klasörün olduğu öğrenildi. 3 bin 64 kişiden sadece 7 isim 2010/1074 sayılı soruşturma dosyası kapsamında dinlendi. Diğer isim ve kurumlar ise ayrı ayrı 26 soruşturma kapsamında dinlendi ve Selam terör örgütü soruşturması adı altında birleştirildi.

‘20 bin kişi dinlendi’ iddiası

7 bin kişinin yasadışı dinlendiği haberi Türkiye’yi ayağa kaldırırken, El Kaide ve KCK soruşturması adı altında açılan dosyalarda 20 bin kişinin daha dinlendiği öne sürüldü.

X KODUYLA DİNLENEN 815 KİŞİDEN 221’İNİN İSMİ

530 140 25XXX X (ING Bank- Emeklilik - Seyfi)
507 395 28XXX X (B 185 Yasin Aydın)
530 263 10XXX X (Pelin Hnm)
531 239 40XXX X (???)
530 364 50XXX X (0730 Aydın)
532 243 43XXX X (Abdullah Bavli)
505 819 21XXX X (Ahmet Kavgacı)
532 220 87XXX X (Ahmet Kuzan)
212 534 09XXX X (AKABE Kültür ve Eğitim Vakfı)
212 521 27XXX X (Alban Dış Ticaret)
505 259 23XXX X (Ali ??)
532 252 05XXX X (Ali Minta)
212 515 51XXX X (Alimler Derneği - İstanbul)(Alevi derneği)
532 213 14XXX X (Altan Karapaşaoğlu - Bursa MV)(AKP)
216 345 88XXX X (Altıyol Mas.)
530 605 88XXX X (Arif Çınar)
532 153 94XXX X (Arif Gökçe - Adana Müftüsü)
507 707 20XXX X (Arif Konak)
212 531 71XXX X (ASM Hukuk Bürosu)
532 314 95XXX X (Av. Cüneyt Toraman)
532 257 65XXX X (Aydın - Belçika)
506 756 58XXX X (Bedirhan Erdem)
505 235 37XXX X (Bekçi Hakan)
531 455 22XXX X (Beylikdüzü Bahause)
505 779 74XXX X (Burhan Kavuncu)
507 608 05XXX X (Cafer Bendidaryan)
530 540 18XXX X (Cevdet Hoca)
530 775 93XXX X (Ceylin - İzmir - Escort)
216 474 02XXX X (CFT Kimya Maden Denizcilik Ltd.)
505 544 45XXX X (çiğdem)
531 592 77XXX X (çiğköfteci Ayhan)
216 363 20XXX X (Darbaz Halı)
530 558 11XXX X (Demirel Adıgüzel - Ank.Müteahhit)
531 832 82XXX X (Didem - Bağcılar)
505 784 09XXX X (Doğramacı Zeki)
212 512 24XXX X (Döviz Atlas - Kapalıçarşı)
507 848 82XXX X (Dr. Muhammet Örnek)
531 492 55XXX X (Dursun Çakıltaş)
506 930 69XXX X (Duygu Ulaş)
531 438 18XXX X (Ebru)
531 379 19XXX X (Emrah Bey - Çalışma İzni - Mahmut Batı)
505 388 19XXX X (engin Hoca)
506 838 18XXX X (Erhan Kayalar)
532 223 70XXX X (Ersin İbrahim - Ağaç A.Ş.)
506 717 92XXX X (Ertuğrul Ünal)
531 325 05XXX X (Es Asude Malta)
505 883 31XXX X (esat Burul)
531 225 96XXX X (Escort Esra - Sarışın)
212 876 04XXX X (Evim)
507 943 62XXX X (Fadıl Felistin)
531 480 33XXX X (ferit Doğan)
530 552 00XXX X (Feyza Çubuk)
212 517 14XXX X (GİZ3)
505 609 05XXX X (Göksel Aydın)
532 246 74XXX X (Göksel Tuker Pusel)
505 606 57XXX X (gözde)
505 542 36XXX X (Hacikom ?? )
532 254 19XXX X (Hafizi)
212 560 14XXX X (Hakan Ergül - Eski AP görevlisi)
532 322 56XXX X (Halis Dalkılıç)
212 415 30XXX X (Halkbankası Merkezefendi Şubesi)
530 236 32XXX X (Hamit - Deniz Mineral)
505 377 73XXX X (Hatice Amir Guanzu)
532 327 84XXX X (Hatice Yayıne Türk Arap)
531 360 34XXX X (Haydar Turan - Abdullah Turan'ın oğlu)
532 212 63XXX X (Hikmet Bey-Gümrük İşlemleri)
212 235 81XXX X (Hüseyin Öğrenci)
507 772 80XXX X (Hüseyin Tadik53)
530 292 55XXX X (ilknur Er)
530 844 48XXX X (Kaan Dilek)
532 200 35XXX X (Kadem Hoca)
532 262 48XXX X (Kadir Bey, Vizyon Av.)
530 201 98XXX X (kemal Öztürk)
531 307 35XXX X (Kenan - Danışman)
530 871 58XXX X (Kenan)
212 522 13XXX X (Kuzey Ajans)(TRT TÜRK Yapımcısı)
212 528 59XXX X (Kuzey Ajans)(TRT TÜRK Yapımcısı)
212 485 36XXX X (lara Kozmetik)
532 220 61XXX X (Levent Özmen -Zeynel)
531 459 43XXX X (malatya amcaoğlu yiğit)
507 597 18XXX X (Masaj Salonu)
506 899 10XXX X (mehmet Emin???)
531 837 78XXX X (Mehmet Öz)??????
530 523 91XXX X (metin Yüksel - Sabah Gazetesi)
507 265 44XXX X (Mustafa Aydın - Aydın Ünv??)
532 312 43XXX X (Naz - İstanbul)
532 201 78XXX X (Necat Karakuş)
532 211 91XXX X (Neşet Yalçın)
532 217 35XXX X (Nevzat Yanmaz)
216 474 14XXX X (Nisyana İsyan)
531 309 59XXX X (Nizam Aras)
532 292 59XXX X (Numan Özmaneci)
532 212 01XXX X (ömer Bey - Ulaşım)
505 855 79XXX X (Ömer Faruk Altuntaş)
531 338 00XXX X (ömere.)
505 344 07XXX X (önder - İş)
505 210 82XXX X (özcan - Yabancılar Şube)
505 477 18XXX X (Özel Kreş-Gündüz Bakımevi -Şükran Yavuz)
505 274 02XXX X (Özkan Hoca)
212 521 88XXX X (Özsin İthalat İhracat)
532 165 90XXX X (Ramis)
532 344 09XXX X (Recep Gündoğdu)
532 314 17XXX X (Recep Sivri)
212 679 78XXX X (Sabigi Ofis)
532 231 04XXX X (Saffet Albayrak)
506 858 33XXX X (sağlık Grup Başkanı-Bekir Bey)
507 875 23XXX X (Sebia Zaatova)
505 830 71XXX X (Selçuk Türkyılmaz)
530 466 67XXX X (Shahram Tamimi)
312 222 15XXX X (Songül Çakmak)
531 491 44XXX X (Sulamacı Erol)
532 281 58XXX X (Şaban Burak)
530 692 74XXX X (Şaban????)
532 307 53XXX X (Şeref Taşkın)
530 418 85XXX X (şükran - İran Konsolosluğu)
532 321 82XXX x (Turgut Erkeskin)
216 388 61XXX X (Türk Telekom-Meryem)
212 402 50XXX X (Türkiye İş Bankası - Santral)
507 789 40XXX X (Ufuk Dal)
212 251 50XXX X (Ulusal Kanal Reji Masası)
506 416 55XXX X (usama Stajar)
505 265 33XXX X (Vaner Kuzu)
212 635 10XXX X (Vildan Yılmaz - Türk Telekom)
532 303 11XXX X (Wazak Ahsap Kadir)
531 246 96XXX X (Yunus Emre)
505 688 39XXX X (Yüksel)
530 381 57XXX X (Zafer İçyer - Akmedrese)
530 613 89XXX X (zekeriya Bey)
532 252 35XXX X (Ziynettin Abi) (Star)

------------------------------------------------------------------------------

HSYK TOPLANDI: SAVCILARA İNCELEME KARARI

25.02.2014 14:59 Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 3. Dairesi, aralarında siyasetçi, iş adamı ve gazetecilerin de bulunduğu çok sayıda kişiyi dinledikleri iddia edilen savcılar Adem Özcan ve Adnan Çimen ile ilgili hakimler hakkında inceleme kararı verdi.

"Paralel yapı"nın telefon dinleme iddialarına konu olan soruşturmayı bir süre yürüten savcılardan Adem Özcan ile Adnan Çimen, iddialar üzerine, HSYK'ya dilekçe göndererek, kendileri hakkında inceleme yapılması talebinde bulundu.

Ahmet Hamsici'nin başkanlığında toplanan HSYK 3. Dairesi de bugün yaptığı toplantıda, savcılar hakkında çıkan haberleri ve savcıların dilekçelerini ele aldı.

Daire, savcılar Özcan ve Çimen hakkında incleme yapılması kararı verdi. Savcılar hakkındaki inceleme kararı, onay için Adalet Bakanlığına gönderilecek.

Adalet Bakanlığından gelecek onayın ardından Özcan ve Çimen hakkında inceleme yapılacak. İnceleme sonunda, savcılar hakkında soruşturma açılmasına gerek görülürse 3. Daire, soruşturma işlemleri için teklifte bulunacak. Adalet Bakanının soruşturmaya da onay vermesinin ardından bu savcılar hakkında soruşturma işlemlerini HSYK 2. Dairesi yürütecek. (AA)

(24 Şubat 2014, 10:47), son güncel.: (25 Şubat 2014, 14:59)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

17 ARALIK 2013 KOMPLOSUYLA İLGİLİ MANŞETLERİMİZ

Böcekçilere kırmızı bülten

Paralel komutana soruşturma

Paralel yargı: Direneceğiz!

Savaşa gider gibi TIR bastılar

7 Şubat krizinde şok toplantı

´Beddualarınız tutmuyor´ fırçası

Böcek soruşturmasında 4 ifade

TIR baskınları karşı casusluk

Paralel´e şok: O komiser göreve

Savcı Öz´e şok: Bursa´ya atandı

Başbakan: Gülen, örgüt lideri

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

TIR komplosu çözülüyor

Paralel muhbir itiraf etti

Gül´den Gülen´e şok cevap

Gülen´e ananas soruşturması

Flaş!!! Taraf'a paralel soruşturma

Paralel Devlet´e 2. soruşturma

Paralel soruşturma endişeli başladı

Böcek soruşturması başladı

Paralel yargı imamı o mu?

Gülen'den yeni ses kayıtları

Taraf, şok suçlamalara sessiz

90 savcının görevi değişti!

Paralel Hakim = Hasan Şatır

Paralel Belge davası görülüyor

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

Durmazlarsa ateş edin!

Böcek´çiler yakında açıklanıyor

Paralel Devlet´e suç duyurusu

Suç duyurusu & Basın açıklaması

Balyoz hakimi değişti

Pensilvanya onaycısı zarfta

TIR´cı komutana paralel kollama

Paralel verginin adı: Himmet

Fethullah Gülen´e suç duyurusu

Savcılık: Van olayında İHH yok

Flaş!!! Yakalama kararları kalktı

Flaş!!! 20 savcı yer değiştirdi

Flaş!!! Emniyet´ten suç duyurusu

Koç suç duyurusunda şok iddia

Diğer ülkelere paralel uyarı

İşte paralel suç delilleri

Paralel Yapı = P2 Locası

Paralel devlet böyle yönetiliyor

ABD Yargısı: Gülen, menfaatimize

Bu kutu da ABD´yi sarsacak

Hanefi Avcı haklı çıktı

Avcı, Paralel Tehlikeyi anlattı

Casusluk davası durmayacak

Hanefi Avcı´dan şok açıklamalar

12.12.2013: Hanefi Avcı´dan cemaate tepki

Hanefi Avcı´nın kitabında ileri sürdüğü iddiaları konulu manşetlerimiz

Baykal´a kaset komplosu manşetlerimiz

Türkiye´nin gündemi Savcı Öz

Başsavcı, Savcı Öz´ü uyardı

Öz´ün intikamı belirginleşiyor

Hakim paralel devleti anlattı

Adalet Bakanı´ndan HSYK´ya şok

İhsası rey var, HSYK inceleyemez

Ergenekon hakiminden şok itiraf

Savcı Öz, Bakırköy´e atandı

Önceki dönem HSYK'sına ait tartışmalar

Esed sandılar, Paralel çıktı

TIR komplosu da cemaat işi

Komplo geliyorum dedi, geldi

Yargıtay İmamı´na soruşturma

Emniyet İmamı için şok iddialar

İşte cemaatin polis imamı

Yargıtay´a Pensilvanya onayı

6 ilden Erdoğan´a destek

Flaş!!! Savcı: Darbeye direnin

Hükümete yaygara, Koç´a örtbas

Adli cunta iddiası doğrulandı

Dosya, Savcı Akkaş´tan alındı

Paralel yapının polis evleri

AKP: HSYK bildirisi korsan

Adli Cunta´nın izi sürülüyor

HSYK´dan savcılara inceleme

Başsavcı 2. darbeyi önledi

Hukukçular: Savcılar çekilmeli

Erdoğan: İnlerine gireceğiz

CHP: Başbakan´ı hedef aldılar

Operasyonlara suç duyurusu

İşte ´Adli Cunta´nın delili

Adli Cunta için suç duyurusu

Adalet Platformu ile ilgili manşetlerimiz

Erdoğan: Boyun eğmeyeceğiz

Taraf´a 3 suç duyurusu

Baransu´nun haberine tepki

Dersane tartışmalarıyla ilgili manşetlerimiz

CHP: Cemaat okulları araştırılsın

97 STK´dan cemaate tepki

Dersaneler=Cemaat mi?

Erdoğan: Darbe hükümeti değiliz

Belgeleriyle Gezi´nin Ardındakiler

Taksim gezi olaylarıyla ilgili manşetlerimiz

İskenderun´da İsrail izi netleşiyor

Türkiye´den İsrail´e misilleme

İsrail´in PKK bağlantıları ve Türkiye´deki terörde rolü manşetlerimiz

İkinci 7 Şubat krizi

Cemaat-MİT çatışması mı yaşanıyor?

Hükümet sivil darbeyi engelledi

Erdoğan: Fidan´ı yedirmem

MİT müsteşarı Fidan hedefte

Odatv-Aydınlık-İsrail´in hedefi: Fidan

´Mesaja mesaj´ ses kaydı

MİT görevlilerinin ifadeye çağrılması krizi manşetlerimiz

Cemaat hala Gezi´de mi?

Cemaat de Gezi´de mi?

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5860    yazdır/print


 

Anter davasında 5. duruşma

21 yıl önce yazar Musa Anter'in öldürülmesi, Orhan Miroğlu'nun yaralanması olayıyla ilgili açılan davaya Diyarbakır'da devam ediliyor. Duruşmada dava dosyasına önemli bir belge girdi. MİT tarafından mahkemeye gönderilen bir belgede 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın bir jandarma yetkilisi aracılığı ile Şemdin Sakık'ı öldürmek için başvurduğu, ancak bunun kabul edilmediği belirtiliyor.

24.01.2014 15:52 Kürt yazar Musa Anter'in 1992 yılında öldürülmesi, Orhan Miroğlu'nun ise yaralanmasına ilişkin Hamit Yıldırım, 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım, hakkında yakalama kararı bulunan Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi'nin yargılandığı davaya Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 5'inci duruşmayla devam ediliyor.

Duruşmaya Anter olayında tetikçilikle suçlanan tutuklu sanık Hamit Yıldırım ile dönemin JİTEM komutanı olduğu belirtilen tutuksuz sanık emekli albay Savaş Gevrekçi katıldı.

GENELKURMAY: KORUCULAR BULUNDUKLARI YERDE ASKERLİK YAPMIYOR

Mahkeme Başkanı duruşmanın başlangıcında dosyaya gönderilen evrakları okudu. Tutuklu sanık Hamit Yıldırım'ın koruculuk yaptığı Şırnak'ta askerlik yaptığını belirtmesi üzerine talimat yazılan Genelkurmay Başkanlığı ASAL Daire Başkanlığı, Geçici Köy Korucuları'nın bulundukları yerde askerlik yaptıkları şeklinde bir uygulama olmadığı belirtti.

Bunun üzerine söz alan sanık Hamit Yıldırım, kendisiyle birlikte çok kişinin de koruculuk yaptığı yerde askerlik yaptığını, gerekirse isimlerini de verebileceğini belirtti. Hamit Yıldırım, "O dönem korucuların hepsi bulundukları yerde askerlik yaptı. Ben kendi kafama göre memleketimde askerlik yapamam. Tüm bölgede böyleydi" dedi.

YEŞİL'İN ÇALIŞTIĞINA DAİR BİLGİ YOK

Mahkemenin bir önceki duruşmada 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın hangi kurumda çalıştığına dair Jandarma, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği talimatların cevapları da dosyaya konuldu. MİT Müsteşarlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, Yeşil'in kendileriyle çalıştığına ilişkin bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığını bildirdi. MİT'ten gönderilen bir başka yazıda ise Yeşil'in bir jandarma yetkilisi aracılığıyla Şemdin Sakık'ı öldürmek için kendilerine başvurduğunu, ancak teklifin kabul edilmediği belirtildi.

Gönderilen belgeler üzerine söz alan Musa Anter ailesinin avukatı Selim Okçuoğlu, belgelere bakıldığında yargılamaya yapılan engellemenin devam ettiğini belirterek, "Yeşil gibi bir suç makinası için devletin en uzman birimleri 'görmedik, duymadık' diyorlar. Yeşil, Hasan Tanrıkulu adıyla 22 defa yurtdışına çıkmış. 1995 yılının başından sonuna kadar Habur Sınır Kapısı'ndan 14 kez çıkışı var" dedi.

UZUN TUTUKLULUK SÜRESİ TARTIŞMASI ÇIKTI

Daha sonra söz alan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, davanın iddianamesinde JİTEM yapılanmasının ayrıntılı izahatı olduğunu belirterek, "Bu yapı 2002 yılına kadar devam etmiştir. Bu illegal ama resmi bir yapıdır. Suç Türk Ceza Kanunu'nun en ağır suçunu oluşturuyor. Tutuksuz sanık emekli olsa da delilleri engellemesi durumu var. Örgüt üyeliği cezası 5 yıldır. Bu suç nedeniyle önünüze gelen sanığı neredeyse 5 yıl tutuklu yargılıyorsunuz. Ama burada sanık tutuklanmıyor" dedi.

Bunun üzerine söz alan Mahkeme Başkanı polemik yaratmak istemediğini belirterek, "Bizim mahkememizde 5 yıl tutuklu bulunan kimse yok"dedi. Elçi ise, "Sizin mahkemenizde de slogan atmaktan dolayı 3 yıllık tutuklu olanlar var" diye konuştu.

Tutukluluk süresi ile ilgili konuşmalar daha sonra Mahkeme Başkanı ve avukat Tahir Elçi arasında tartışmaya yol açtı. Mahkeme Başkanı, "Taş atmak olmayan, sadece slogan atmaktan 3 yıl tutuklu olan varsa getirin, haklısınız. Bizim uygulamamız aynıdır. Bu uygulama dışında özel bir karar vermiyoruz. Daha fazla açıklama yapmayacağım" diye konuştu.

Mahkeme Başkanına cevap veren Tahir Elçi ise, "Ben bu uygulamayı tutarlı bulmuyorum"dedi.

GEVREKÇİ: MİT, EMNİYET, JANDARMA AYRI TELDEN ÇALIYORDU

Duruşmada söz hakkı verilen emekli Albay Savaş Gevrekçi ise, MİT belgesinde geçen jandarma yetkilisinin kendisi olmadığını ifade ederek, "Resmi olarak kim olduğu konusunda cevap versinler. Resmi belgesi varsa getirsinler. Ben hiç bir zaman MİT ile biraraya gelmedim. Zaten Güneydoğu'nun sorunu buydu. MİT ayrı, jandarma ayrı, emniyet ayrı telden çalıyordu. Bu olayla kesinlikle bir ilgim yoktur" dedi.

ADAMINIZI GETİRİN TARTIŞMASI

İfadesinin devamında müdahil avukatların bulunduğu bölüme dönen Savaş Gevrekçi, Abdülkadir Aygan'ı kastederek, "Adamınızı getiriniz. Nasıl götürdünüzse öyle getiriniz. Karşınızda çocuk yok. Siz tuzak kuruyorsunuz" dedi. Bunun üzerine tepki gösteren Avukat Selim Okçuoğlu, "Haddinizi bilin. Abdülkadir Aygan bizim değil, sizin adamınızdır" diye konuştu.Tartışma üzerine araya giren Mahkeme Başkanı Savaş Gevrekçi'ye, "Burada herkes işini yapsın. Bunu bir türlü izah edemedim. Siz kendinizi savunun, herkes de işini yapsın" dedi.

Duruşmanın sonunda tekrar söz alan avukat Selim Okçuoğlu, 1991 - 1993 yıllara arasındaki OHAL ve JİTEM kayıtlarının getirtilmesini istedi. Abdülkadir Aygan'ın sanık Savaş Gevrekçi gözetiminde bu cinayetleri işlediğini ileri süren Okçuoğlu, "Türkiye ya hukuk devleti olacak, ya çete devleti olmaya devam edecek"dedi.

Duruşmada söz alan avukatlardan Tahir Elçi, Diyarbakır'da yıllardır görülen ancak bir neticeye verilmeyen JİTEM davasının dosyasının mahkeme heyeti tarafından okunmasını talep etti. Anter davası iddianamesinin çok önemli olduğunu belirterek, "Çünkü iddianamede yıllardır inkar edilen JİTEM'in yapısını detaylı anlatıyor. İddianamede JİTEM'in devlet görevlisi kimliğiyle insanları götürüp öldürdüğünü, kaybettirdiğini ve işkence yaptığını anlatıyor" dedi.

Elçi, sanık Gevrekçi'nin tutuksuz yargılandığını belirterek, " Sanık emekli olsa da görevdeki arkadaşlarıyla ilişkisi devam ediyor ve delilleri etkileyebilecek konumda. Bu yüzden tutuklanmasını istiyoruz" diye konuştu.

Söz alan tutuksuz sanık Gevrekçi ise Avrupa'da yaşanan Aygan'ın kendisine iftira attığını ve kendisiyle ilgili hiçbir belge ve delil olmadığını dile getirdi.

Anter ailesinin avukatların Barış Yavuz da söz olarak elinde belge olduğunu ve bunu bir kez de mahkemeye sunmak istediğini söyledi.

MİT GÖNDERDİĞİ BELGEDE JİTEM YERİNE JANDARMA YETKİLİSİ İFADESİNİ KULLANDI

Yavuz, "Kutlu Savaş susurluk raporunda MİT'e ait bir bilgiye şöyle yer veriyor: '16.02.1993 tarihinde Diyarbakır JİTEM Grup Komutanı Vekili, ilgili birimimizle yaptığı görüşmede; adı geçenin teşkilatımızla ilişki kurmak istediğini, yanında Muş Alan Sorumlusu bulunduğunu, Şemdin Sakık'ı öldürmeyi planladığını ve eylemden sonra İsviçre'ye gitme garantisi istediğini belirtmiştir.' Son olarak taleplerimiz doğrultusunda gönderilen belgede ise MİT bu görüşmeyi doğruluyor ama bu sefer sadece 'bir jandarma yetkilisi' ifadesini kullanıyor JİTEM ismini kullanmıyor" diye konuştu. Yavuz, MİT'in görüşmenin içeriğinden haberdar olduğunu, 1992 yılına ait belge bulundurduğunun ortaya çıktığını belirterek, " MİT o zaman bu görüşmeyi yapan JİTEM Grup Komukanı Vekilinin de kim olduğunu biliyor. Bizim yeni talebimiz bunun ilgili kurumdan istenmesi." dedi. Yavuz, belgede devletin kurumu olan MİT'in ve jandarmanın 'infaz emrini' kabul ettiğini belirterek, "Bu Şemdin Sakık için geçiyor ama buradan şunu anlamak gerekiyor demek ki infaz emirleri veriliyormuş." şeklinde konuştu.

YILDIRIM: KÖY KORUCULARI BULUNDUKLARI YERDE ASKERLİK YAPIYORDU

Davanın tutuklu sanığı Hamit Yıldırım ise önceki duruşmada köy korucularının bulunduğu yerlerde askerlik görevlerini yaptıklarını belirtmiş, kendisinin Şırnak'ın Kumçatı beldesinde vatani görevine yerine getirdiğini söylemişti. Mahkemenin talebi üzerine ASAL böyle bir uygulamanın olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Yıldırım, Kumçatı'da ikamet eden 4 kişinin ismini vererek bunların bulundukları yerde askerlik yaptığını ve fiiliyatta olduğunu dile getirdi. Yıldırım, Musa Anter olayıyla ilgisinin olmadığını ve tahliye edilmesini talep etti.

GEVREKÇİ: EN BÜYÜK SORUN MİT'LE BİR ARAYA GELEMEMEKTİ

Tutuksuz sanık emekli Albay Savaş Gevrekçi ise 1992 yılında Diyarbakır'da çalıştıkları dönem en büyük sorunun MİT'le bir araya gelememelerinin olduğunu söyledi. Gevrekçi, " Zaten en büyük sorun buydu. Herkes kendi başına çalışırdı." dedi. Gevrekçi, itirafçı Abdulkadir Aygan'ın kendisine iftira attığını belirterek, " Türkiye Cumhuriyeti, cumhuriyetse onu yurtdışından getirsin yüzleşelim. Onu yurtdışına PKK çıkardı. Orhan Miroğlu'nun yazdığı kitabı savunmam olarak kullanıyorum çünkü bütün doğruları yazmış. PKK 45 bin dolarla onu yurtdışına çıkarmış. Onun yeri güvende o yüzden konuşuyor." dedi.

Gevrekçi'nin avukatı Hikmet İşler ise Aygan'ın her olayda kendisini masum gösterdiğini ancak bunun doğru olmadığını söyledi. İşler, "Aygan Diyarbakır'da 20 kişinin ölümü, iki gazete bürosunun bombalanması, iki aracın altına bomba konulması olaylarında yargılanıyor. Evet getirilsin buraya kim suçluysa ortaya çıksın" dedi.

AVUKATLAR ARASINDA TEVİLLİ İKRAR TARTIŞMASI

Avukat İşler'in bu sözleri üzerine ayağa kalkan mağdur avukatlarından Selim Okçuoğlu, sanık avukatının tevilli ikrarda bulunduğunu söyledi. Okçuoğlu, " Aygan'ın cinayetlerinden bahsettiniz. Aygan o dönemde nerede çalışıyordu. Bu bir tevilli ikrardır" dedi. Okçuoğlu, bu ifadelerin tutanağa geçirilmesini istedi.

İşler ise, meslektaşının kendisini suçladığını belirterek, düzeltmesini istedi. Ancak daha sonra tekrar söz alan İşler, dilinin sürçtüğünü, Aygan'ın avukatı olmadığını ve sadece müvekkilini savunduğunu dile getirdi.

Mahkeme ara kararlarını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.

------------------------------------------------------------------------------

ŞOK BELGE: YEŞİL'DEN MİT'E SUİKAST TALEBİ

Bu arada duruşmada önemli bir belge ayrıntı ortaya çıktı. Diyarbakır'da yazar Musa Anter cinayeti davası dosyasına Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından çarpıcı bir belge gönderildi.

MİT'ten gönderilen belgede 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın bir jandarma yetkilisi aracılığı ile Şemdin Sakık'ı öldürmek için başvurduğu; ancak bunun kabul edilmediği belirtildi.

Diyarbakır 7'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen yazar Musa Anter'in öldürülmesi davasında Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan çarpıcı bir belge gönderildi. Kutlu Savaş'ın hazırladığı Susurluk Raporu'nda yer alan Yeşil'in Şemdin Sakık'ı öldürmek için MİT'e başvuruda bulunduğu ifadeleri üzerine, Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi, olayın doğru olup olmadığını MİT Müsteşarlığı'na sordu.

Mahkemenin talebi üzerine Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı 4 gün önce olayla ilgili cevap yazdı. 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen cevap yazısında MİT kayıtlarında inceleme yapıldığı belirtilerek, "16.02.1993 tarihinde Diyarbakır'daki bir jandarma yetkilisinin ilgili birimimizle yaptığı görüşmede; Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın teşkilatımızla ilişki kurmak istediğini, yanında Muş alan sorumlusunun bulunduğunu, Şemdin Sakık'ı öldürmeyi planladığını ve eylemden sonra İsviçre'ye gitme garantisi istediğini belirttiği, anılan teklifin kabul edilmediği hususlarının yer aldığı belirlenmiştir" denildi.

Okunduktan sonra dava dosyasına konulan filigramlı belgede MİT Müsteşarı adına Hukuk Müşaviri'nin imzası yer aldı. (DHA)

İŞTE O BELGE:



(24 Ocak 2014, 15:52)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Musa Anter davası duruşmaları

Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilgili manşetlerimiz

Anter iddianamesinde arama yap

Anter iddianamesi kabul edildi

Ergenekon, Anter iddianamesinde

Anter için 21 yıl sonra iddianame

Flaş!!! Anter´in katili yakalandı

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Musa Anter ile ilgili tüm manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5818    yazdır/print


 

Ağar´a yeni dava açıldı

1990'lı yıllarda işlenen 18 faili meçhul cinayetle ilgili eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, özel harekat polisleri ve 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da bulunduğu 19 kişi hakkındaki iddianame Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Şüpheliler; Askar Simitko, Lazım Esmaeili, Savaş Buldan ve Tarık Ümit gibi isimlerin öldürülmesiyle suçlanıyor. Davanın aynı kapsamda aynı mahkemede görülmekte olan ilk davayla birleştirilmesi istendi. Bu talebin ilerleyen süreçte değerlendirileceği öğrenildi.

03.01.2014 17:12 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 1990'lı yıllarda işlenen 18 faili meçhul cinayetle ilgili Mehmet Ağar, özel harekat polisleri ve "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da arasında bulunduğu 19 kişi hakkında 765 sayılı TCK'nın "cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek" suçlamasıyla hazırladığı iddianame Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

TMK'nın 10. maddesiyle yetkili Cumhuriyet Savcısı Sadık Bayındır'ın hazırladığı iddianame; Namık Erdoğan, Metin Vural, Recep Kuzucu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Hacı Karay, Adnan Yıldırım, İsmail Karaalioğlu, Yusuf Ekinci, Ömer Lütfi Topal, Hikmet Babataş, Medet Serhat, Feyzi Aslan, Lazım Esmaeili, Askar Smitko, Tarık Ümit, Salih Aslan ve Faik Candan cinayetlerini kapsıyor.

İddianamede "şüpheliler" Mehmet Kemal Ağar, İbrahim Şahin, Mehmet Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Seyfettin Lap, Enver Ulu, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Yusuf Yüksel, Abbas Semih Sueri, Lokman Külünk, Mahmut Yıldırım, Nurettin Güven ve Muhsin Korman olarak gösterildi.

İddianamede, "eylemlere katıldığı ve sorumlu oldukları değerlendirilen, ancak soruşturma sürecinde öldükleri anlaşılan Oğuz Yorulmaz, Abdullah Çatlı, Sait Yıldırım, Sami Gece ve Ahmet Sakarya yönünden TCK'nın 64. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği bildirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın'ın 1993'te öldürülmesine ilişkin Mehmet Kemal Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken, eski özel harekat polisleri Ayhan Çarkın, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Seyfettin Lap, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Uğur Şahin ve Alper Tekdemir hakkında 765 sayılı TCK'nın "cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek" suçundan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine dava açmıştı.

Yeni davanın, irtibat nedeniyle bu davayla birleştirilmesi istendi. (AA)

(03 Ocak 2014, 17:12)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Susurluk infazlarına iddianame

Ağar-Çarkın davası duruşmaları

Ağar´a infaz telefonu

MİT kayıtları Ağar´ı gösterdi

MİT: İnfazlar Ağar ekibinin işi

Ağar iddianamesi kabul edildi

Ağar´a yeni şok: 16 müebbet

Çarkın´ın Susurluk cinayetlerine dair itirafları ve yürütülen soruşturma manşetlerimiz

Çarkın´ın itirafları dosyaları açtırdı

Mehmet Ağar´ın Susurluk´tan yargılandığı dava manşetlerimiz

Çiller´e AĞAR tehdit: Ülkeyi kana bularım

Yıllardır izi bulunamayan MİT´çi Tarık Ümit için korkunç iddia

Susurluk Davası: Mehmet Ağar´a hapis istemi

Ağar´ın Susurluk´tan yargılandığı dava ertelendi

Çarkın´ın itirafları Ağar davasında

Ağar´ın korkusu: Duvar yıkılıyor mu?

Susurluk silahlarının belgesi çıktı

Ağar hafif cezayla kurtarıldı

Zanlıları elimizden Ağar aldı

Ağar´a 130 sayfalık gerekçe

Çiller, Yılmaz ve Ağar da dosyada

Çarkın: Cinayetleri MGK biliyordu

Çarkın´ın itirafları: MGK üyelerine sorgu hazırlığı

Eski Bakan ölüm listesini doğruladı

Demirel ve 34 kişiye suç duyurusu: Susurluk infazları

Liderlerin MGK´da cinayet atışması

Yeşil´den Köşk ve MGK´ya telefonlar

Behçet Cantürk dosyası açıldı

Ölüm Üçgeni dosyası yeniden açıldı

İddianamede Sapanca Üçgeni

Mehmet Eymür gözaltına alındı

Eymür serbest bırakıldı

Eymür´ün ifadesi dışarı sızdı

Eymür yeni soruşturmaları başlatacak

Susurluk skandalı ve cinayetlerine dair çeşitli devlet kurumlarınca hazırlanan raporlar

Susurluk dosyası Ergenekon davasında

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5774    yazdır/print


 

Susurluk infazlarına iddianame

1990'lı yıllarda işlenen bazı faili meçhul cinayetlerle ilgili Mehmet Ağar, özel harekat polisleri ve 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da bulunduğu 19 kişi hakkındaki iddianame Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Şüpheliler; Askar Simitko, Lazım Esmaeili ve Savaş Buldan gibi isimlerin öldürülmesiyle suçlanıyor. Soruşturma kapsamında eski Başbakanlar Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in de arasında bulunduğu bazı kişiler hakkında ek takipsizlik kararı verildi.

20.12.2013 21:20 1990'lı yıllarda işlenen bazı faili meçhul cinayetlerle ilgili Mehmet Ağar, özel harekat polisleri ve "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da bulunduğu 19 kişi hakkındaki iddianame Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Soruşturma kapsamında eski Başbakanlar Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in de arasında bulunduğu bazı kişiler hakkında ek takipsizlik kararı verildi.

TMK'nın 10. Maddesiyle yetkili Cumhuriyet Savcısı Sadık Bayındır'ın hazırladığı iddianamede, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kemal Ağar, Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, o dönemde dairede görev yapan Korkut Eken, "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım ve Ayhan Çarkın'ın da arasında bulunduğu özel harekat polisleri ile toplam 19 kişi "şüpheli" olarak yer aldı.

Şüphelilerin, 1990'lı yıllarda işlenen bir dizi faili meçhul cinayetle ilgili, 765 sayılı TCK'nın "cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek" suçundan cezalandırılması istendi.

Şüphelilerden Mahmut Yıldırım'ın, uyuşturucu kaçakçılığı yaptıkları iddia edilen İranlılar Askar Simitko, Lazım Esmaeili'nin İstanbul'da 1995'te öldürülmesiyle suçlandığı öğrenildi.

Şüphelilerin, BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan'ın, 1994'te İstanbul'da alındıktan sonra Bolu'da cesetleri bulunan eşi Savaş Buldan ve iki arkadaşının öldürülmesiyle de suçlandıkları belirtildi.

Çiller ve Yılmaz'a takipsizlik

Soruşturma kapsamında eski Başbakanlar Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Doğan Güreş, eski MİT mensubu Mehmet Eymür, "Ergenekon" davası sanığı emekli Tümgeneral Veli Küçük'ün de arasında yer aldığı çok sayıda kişi hakkında ise ek takipsizlik kararı verildiği bildirildi.

Birleştirme talep etti

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın'ın 1993'te öldürülmesine ilişkin Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken, eski özel harekat polisleri Ayhan Çarkın, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Seyfettin Lap, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Uğur Şahin ve Alper Tekdemir hakkında 765 sayılı TCK'nın "cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek" suçundan Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine dava açmıştı.

Savcı Bayındır, yeni iddianameyi, bu davayla birleştirme talebiyle mahkemeye gönderdiği kaydedildi. (AA)

(20 Aralık 2013, 21:20)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Mehmet Ağar´ın Susurluk´tan yargılandığı dava manşetlerimiz

Susurluk skandalı ve cinayetlerine dair çeşitli devlet kurumlarınca hazırlanan raporlar

Ağar-Çarkın davası duruşmaları

Ağar´a infaz telefonu

MİT kayıtları Ağar´ı gösterdi

MİT: İnfazlar Ağar ekibinin işi

Ağar iddianamesi kabul edildi

Ağar´a yeni şok: 16 müebbet

Çarkın´ın Susurluk cinayetlerine dair itirafları ve yürütülen soruşturma manşetlerimiz

Çarkın´ın itirafları dosyaları açtırdı

Çiller´e AĞAR tehdit: Ülkeyi kana bularım

Yıllardır izi bulunamayan MİT´çi Tarık Ümit için korkunç iddia

Susurluk Davası: Mehmet Ağar´a hapis istemi

Ağar´ın Susurluk´tan yargılandığı dava ertelendi

Çarkın´ın itirafları Ağar davasında

Ağar´ın korkusu: Duvar yıkılıyor mu?

Susurluk silahlarının belgesi çıktı

Ağar hafif cezayla kurtarıldı

Zanlıları elimizden Ağar aldı

Ağar´a 130 sayfalık gerekçe

Çiller, Yılmaz ve Ağar da dosyada

Çarkın: Cinayetleri MGK biliyordu

Çarkın´ın itirafları: MGK üyelerine sorgu hazırlığı

Eski Bakan ölüm listesini doğruladı

Demirel ve 34 kişiye suç duyurusu: Susurluk infazları

Liderlerin MGK´da cinayet atışması

Yeşil´den Köşk ve MGK´ya telefonlar

Behçet Cantürk dosyası açıldı

Ölüm Üçgeni dosyası yeniden açıldı

İddianamede Sapanca Üçgeni

Mehmet Eymür gözaltına alındı

Eymür serbest bırakıldı

Eymür´ün ifadesi dışarı sızdı

Eymür yeni soruşturmaları başlatacak

Susurluk dosyası Ergenekon davasında

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5746    yazdır/print


 

Anter davasında 4. duruşma

21 yıl önce yazar Musa Anter'in öldürülmesi, Orhan Miroğlu'nun yaralanması olayıyla ilgili açılan davaya Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4. duruşma ile devam ediliyor. Tutuklu sanık Hamit Yıldırım ilk kez duruşmaya getirildi. Anter ailesinin avukatları, çapraz sorguya alınan sanığa yöneltilen soruya savcının müdahale ettiğini belirterek tepki gösterdi. Duruşmada ayrıca çok gergin olduğu gözlenen müdahil avukat Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin, sık sık savcı ve hakimlerle tartıştığı görüldü.

02.12.2013 15:59 Kürt yazar Musa Anter'in 1992 yılında öldürülmesi, Orhan Miroğlu'nun ise yaralanmasına ilişkin Hamit Yıldırım, 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım, hakkında yakalama kararı bulunan Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi'nin yargılandığı davaya Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4'üncü duruşmayla devam ediliyor. Duruşmaya önceki duruşmalara Adana F Tipi Cezaevi'nden getirilemeyen dosyanın tek tutuklu sanığı Hamit Yıldırım ve tutuksuz sanık emekli Albay Savaş Gevrekçi katıldı. Duruşmada taraf avukatları ve Musa Anter'in oğlu Dicle Anter de hazır bulundu.

"MUSA ANTER'İ BEN ÖLDÜRMEDİM"

Duruşmanın sabah yapılan ilk oturumunda Musa Anter'in kaldığı otelin resepsiyon şefi Osman Ateşal tanık olarak dinlendi. Bazı kişilerin otele gelerek Musa Anter'i sorduğunu belirten Ateşal, "Bu kişi peşmerge kıyafetliydi. Musa Anter öldürüldüğü gün kimse gelip sormadı. Gelen kişiler Şırnak bölgesinde kullanılan Kürtçe'yi konuşuyorlardı" dedi.

Duruşmada daha sonra tutuklu sanık Hamit Yıldırım'ın çapraz sorgusu yapıldı. Müdahil avukatların sorularını yanıtlayan Yıldırım, şöyle konuştu: "Musa Anter ile bir ilişkim yok. Bu bana atılmış bir iftiradır. Kumçatı'da benden başka Hamit Yıldırım var. Koruculuk yapıp, yapmadığını bilmiyorum. Ben Musa Anter'i öldürmedim. Aşiretimizin lideri Osman Demir'dir. Ancak, vefat etti. Üst düzey yetkililer Osman Ağa'nın yanına gelip, giderdi. Ben Irak'a hiç gitmedim. BOTAŞ Karakolu'nu bilmiyorum. Ticarete girdiğim zaman koruculuğu bıraktım. Çok arsa ve gelirimiz var."

"YEŞİL'İN BİZİM EVİMİZE GELDİĞİNİ GÖRMEDİM"

Ticaret yaptıklarını ekonomik durumlarının iyi olduğunu belirten Yıldırım, "Yeşil'in bizim evimize geldiğini görmedim. Rütbeli askerlerin gelip- gelmediğini de bilmiyorum. Gizli tanık ifadelerini tamamen reddediyodrum. Yeşil konusundaki ifadeleri yalandır. Yeşil'i tanımıyorum ve görmedim. Bu bir iftiradır. Abdülkadir Aygan'ı da tanımıyorum. Belki avukat gidip ona benim aleyhime ifade vermesini söylemiştir. Bunu nereden bileyim? Ben şehit ailesiyim. 9 çocuğum dışarıda kaldı. Allah'tan korkun" dedi.
 
Avukat Ahmet Zeki Okçuoğlu, Hamit Yıldırım'a hitaben, "Sen Allah'tan kork" diye cevap verdi. Sanığın çapraz sorgusu sırasında da taraf avukatları arasında tartışmalar oldu. Söz alan müdahil avukatı Mehmet Emin Aktar, sanığın ruh halinin tutanağa geçirilmesini istedi.

EMEKLİ ALBAY DURUŞMADA FENALAŞTI

Duruşmada Hamit Yıldırım'ın çapraz sorgusu yapılırken, tutuksuz sanık Savaş Gevrekçi öksürerek fenalaştı. Bunun üzerine kızı olan avukatı Gökçe Gevrekçi, babasını salon dışına çıkarmak için izin aldı. Mahkeme Başkanı'nın izin vermesi üzerine Savaş Gevrekçi salon dışına çıkarıldı. Daha sonra söz alan diğer sanık avukatı, Gevrekçi'nin pankreas kanseri ve tansiyon hastası olduğunu ve tansiyonunun düştüğünü söyledi. Mahkeme Başkanı'nın izin vermesi üzerine Gevrekçi, kızı avukat Gökçe Gevrekçi tarafından hastaneye götürüldü.

"PKK AİLEMDEN 13 KİŞİYİ ŞEHİT ETTİ"

JİTEM'in merkezi olarak nitelendirilen Botaş Karakolu'nu bilmediğini belirten Hamit Yıldırım, "Benim kardeşimle birlikte 500 dönüm arazim var. Burada tarımla uğraşıyorum. BOTAŞ ve karakolunu bilmiyorum. Sadece orada petrol boru hattı olduğunu biliyorum. Orhan Miroğlu ile bir husumetim yok. Beni neden teşhis ettiğini de bilmiyorum. Benim ailemin tamamı korucuydu. Ben ve bir PKK'lı yanyana oturmazdık. Korucu olmadan önce PKK benim amcamın kızını ve ailemden 13 kişiyi şehit etti. Ben Apo'yu sevmiyorum. Çünkü kardeşimi şehit ettiler" dedi.

STAJYER AVUKAT GERGİNLİĞİ

Mahkeme Hamit Yıldırım'ın çapraz sorgusuna devam edilmesi için duruşmaya kısa ara verdi. Aranın ardından güvenlik önlemi alan polis, duruşma salonuna giren stajyer avukatların üstünü aramak istedi. Bunun üzerine salona giren Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, duruma tepki göstererek, mahkeme başkanından uygulamanın durdurulmasını istedi. Mahkeme Başkanı'nın, "Bu bir güvenlik önlemi, aranacaklar" sözleri üzerine Elçi, "Stajyer avukatlar kimin güvenliğini tehdit ediyor? Zaten salonda yer olmadığı için izleyici sıralarında oturuyorlar" dedi. Mahkeme Başkanı bunun üzerine, "Benim güvenliğimi. Burada bir güvenlik kararı var. Benim otoritemi kabul etmeyecekseniz, lütfen bunları sormayın" dedi.

Baro Başkanı'nın talebini değerlendiren Mahkeme Başkanı, "Dosya kapsamı göz önüne alındığında, arama işlemi güvenlik amacıyla yapıldığından, duruşmada ayrıca güvenlik önlemi alındığından işlemde usul hatası bulunmadığı anlaşılmıştır" dedi.

"PKK'LI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BİRİNE ÖFKE DUYAR MISINIZ?"

Çapraz sorgu sırasında avukat Tahir Elçi sanık Hamit Yıldırım'a, "PKK'lı olduğunu düşündüğünüz birine öfke duyar mısınız?" diye sordu. Mahkeme sanık avukatlarının itirazı üzerine, soruların şekli ile ilgili karar vermek üzere duruşmaya ara verdi. Kararı açıklayan mahkeme, soruların subjektif olgulara dayandığını ve yargılamaya yeni bir şey katmadığını belirterek, dosyayla ilgili soru sorulmasını istedi. Bunun üzerine söz alan Elçi, "Sorularım subjektif olgulara ilişkin değildir. Sorular iddianamenin özüne ilişkindir. Hukuka aykırı ara kararı kabul etmiyoruz" dedi. Daha sonra tutuklu sanığa dönen Tahir Elçi, "Hamit Yıldırım, size karşı bir sıkıntımız yok. Suçlu mu, masum musunuz? Onu öğrenmeye çalışıyoruz" dedi.

"CEM ERSEVER'İ OSMAN AĞA'NIN YANINDA GÖRMÜŞTÜM"

Çapraz sorgusuna devam edilen Hamit Yıldırım, Kumçatı'da çok sayıda korucu olduğunu belirterek, "Korucu olduğum için askerliğimi İkizce Taburu'nda yaptım. Ama korucuların hepsi askerliğini orada yapmıyor. Bu tabur bizim evimize 2-3 kilometre mesafededir. Cem Ersever'i tanımıyorum ve görmedim. Ben küçükken Osman Ağa'nın yanında görmüştüm. Üstünde sivil kıyafetler vardı. Osman Ağa bunun Cem Ersever olduğunu söylemişti" dedi.

TARTIŞMA DİYALOGLARI

Avukat Tahir Elçi, çapraz sorguda Hamit Yıldırım'a fotoğraf çektirmeyi sevip, sevmediğini de sordu. Fotoğraf çektirmeyi sevmediğini söyleyen Hamit Yıldırım, "Niye, manken mi olayım?" dedi. Bunun üzerine araya giren Cumhuriyet Savcısı, sorunun konuyla bağlantısı olmadığını söyleyerek, itiraz etti. Gerginliğin olduğu duruşmada, taraflar arasında tartışma yaşanırken, şu ifadeler kullanıldı:

Savcı: Ben Başkan Beye söylüyorum. Senin anlamana gerek yok.

Tahir Elçi: Nasıl benim anlamama gerek yok? Ben avukat değil miyim? Ben yargının kurucu unsuru değil miyim?

Mahkeme Başkanı: Avukat Bey sorularınızın neredeyse tamamını sormanıza izin veriyoruz. Çok gerginsiniz. Lütfen konuyla ilgili soru sorun.

Tahir Elçi: Tabii ki soracağım. Ben burada yargının kurucu unsuruyum. Burada soru sormak için bulunuyorum.

Mahkeme Başkanı: Çok gerginsiniz. Lütfen tabii ki demeyin.

Tahir Elçi: Gergin değildim. Ancak, burada beni siz gerdiniz.

Savcı: Ben burada Cumhuriyet savcısıyım. Ben de yargının kurucu unsuruyum. Benim müdahale etme yetkim var. Ben itirazımı başkan beye söylüyorum

Mahkeme Başkanı: Tahir Bey az önce belge sunan sanık avukatını fırçaladı.

Tahir Elçi: Estağfurullah, ben kimseyi fırçalamadım.

Savcı: Ortamı yeterince geriyorsunuz. Bağırmaya gerek yok. Ben gizli saklı birşey yapmıyorum. Bu benim görüşüm. Bu tür sorular konuyla bağlantılı değildir.

Tahir Elçi: Hangi tür konuların bağlantılı olmadığını tutanağa geçelim.

Savcı: Fotoğraflarla ilgili konu bağlantılı değildir. Katılanlar vekilinin sanığa 'Niçin fotoğraf çektirmeyi sevmiyorsun?' sorusu sordu. Bu sorunun konuyla bağlantılı olmadığını düşünüyorum.

Tahir Elçi: Bu konuyla ilgili vereceğiniz kararı merakla bekliyorum.

FOTOĞRAF SORUSUYLA İLGİLİ VERİLEN KARAR

Mahkeme Başkanı Savcı'nın itirazı üzerine, yöneltilen soru ile ilgili ara karar verdi. Kararda, sanığın soruya açıklıkla cevap verdiğini belirten Mahkeme Başkanı, "Sorunun sorulmasının dosyaya bir yenilik katmayacağı görüldüğünden, Mahkeme Başkanı tarafından sorunun sorulmasına gerek olmadığına karar verildi" dedi.

Karara itiraz eden avukat Tahir Elçi, kararın sadece mahkeme başkanı tarafından değil, mahkeme heyetince görüşülerek verilmesini istedi. İtiraz üzerine söz alan üye Hakim, "Yasa Başkanın karar vereceğini söylüyor. Siz neye itiraz ediyorsunuz" diyerek tepki gösterdi.

Daha sonra söz alan Musa Anter'in oğlu Dicle Anter ise, koruculuk yapan bir kişinin Botaş Karakolu'nu bilmemesinin kendisine inandırıcı gelmediğini belirterek, sorunun bir kez daha sorulmasını istedi. Bunun üzerine konuşan Hamit Yıldırım, "Benim karakolla bir işim yok. Yol kenarlarında askeriye olur. Ama ben Botaş'ı bilmiyorum. Orada karakol olduğunu biliyorum. Birine tarif edersem Botaş'ın yanındaki karakol olduğunu söylerim" dedi.

Duruşma, avukatların taleplerinin alınması için öğleden sonraya ertelendi.

İddianamede, Hamit Yıldırım, 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım, Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi, hakkında 'Taammüden adam öldürmekten' ağırlaştırılmış ömür boyu, 'Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvikten de 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor. (DHA)

Davanın öğleden sonraki oturumuna, rahatsızlandığı için hastaneye sevk edilen tutuksuz sanık emekli Albay Savaş Gevrekçi de katıldı.

Duruşmada, MİT, Emniyet ve jandarmadan mahkemeye gönderilen evraklar da okundu. Almanya'da öldürüldüğü iddia edilen 'Hogir' kod adlı PKK itirafçısının Türkiye'ye getirilip, getirilmediğine dair mahkemeye cevap veren Milli İstihbarat Teşkilatı, Jandarma Komutanlığı ve Emniyet Müdürlüğü, yapılan araştırma sonucunda herhangi bir bilgiye rastlanmadığını bildirdi. Mahkeme, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne daha önce Yeşil'in üzerinde yakalanan Hasan Tanrıkulu sahte kimliği ile kimsenin yurtdışına çıkıp çıkmadığını sordu. Gönderilen yazıda açık kimlik bilgileri olmadığından, belirtilen kişinin yurtdaşına çıktığına dair bilgi verilemediği ifade edildi.

ALBAY GEVREKÇİ: YEŞİL'İ TANIMIYORUM

Duruşmada müdahil avukatları tutuksuz sanık Savaş Gevrekçi'ye, Yeşil'in Şemdin Sakık'ı öldürmeyi planladığına ilişkin Kutlu Savaş'ın hazırladığı Susurluk Araştırma Raporu'nda bilgiler olduğunu sordu. MİT'le o dönemde Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nin toplantıları ve ayrı masalarda oturmak şartı ile bir yerde bulunduklarını belirten Gevrekçi, "Bunun haricinde bir diyalog ve istihbarat paylaşımımız olmadı. 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım benim yanıma gelerek, Şemdin Sakık'ı öldürme talebini söylemedi. Kitaplardan edindiğim bilgiye göre Yeşil, MİT'in elemanıymış. Ben Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ı tanımıyorum" dedi.

1993'TE CEM ERSEVER İLE ÖLDÜRÜLEN İTİRAFÇI 2009'DA İSTİFA ETMİŞ

Müdahil avukatı Mehmet Selim Okçuoğlu, özellikle 'Hogir' kod adlı itirafçının bazı eylemlerde kullanıldıktan sonra Almanya'ya gönderilerek, öldürülmesi konusunda MİT, jandarma ve Emniyet'te belge olmadığını belirterek, "Benzer durum Mustafa Deniz için de geçerlidir. 1993 yılında Cem Ersever ile birlikte öldürülen Mustafa Deniz ve Hogir kod adlı kişi için öldüklerinden bahisle takipsizlik kararı verilmiştir. Nüfus kaydında bu iki kişi sağ olarak görünmektedir. Mustafa Deniz'in Cem Ersever olayında öldürülen diğer kişi olduğu iddianamede geçmiştir" dedi.

Avukat Okçuoğlu, daha sonra Jandarma Genel Komutanlığı'nın Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir dava için gönderdiği belgeyi okudu. Belgede 1993 yılında öldürülen Mustafa Deniz'in Ankara Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı'nda memur olarak görev yaptığı ve 18 Mart 2009 tarihinde istifa ettiği belirtildi. 1993 yılında öldürülen Mustafa Deniz'in resmi yazıyla 2009 yılında istifa ettiğinin söylendiğini anlatan Okçuoğlu, buna ilişkin dosyasının gönderilmesini istedi.Okçuoğlu, Kutlu Savaş, Mehmet Eymür ve Orhan Taşanlar'ın tanık olarak dinlenmesini isterken, "Kurumlar Yeşil ile ilgili doyurucu bilgi vermiyor. Bu nedenle 3 kuruma da yazı yazılarak Mahmut Yıldırım'ın nerede, ne sıfatla istihdam edildiğinin sorulmasını istiyoruz. Bize göre Yeşil yaşıyor. Bu nedenle uluslararası mekanizmalar harekete geçirilerek, hakkında kırmızı bülten çıkarılmalıdır" dedi.

TALEPLER REDDEDİLDİ

Sanık Hamit Yıldırım'ın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, Yeşil Kod adlı Mahmut Yıldırım'ın kırmızı bültenle aranması talebini reddederek, hakkında çıkarılan yakalama kararının sonucunun beklenmesine hükmetti.

Mahkeme Susurluk Raporu'nu yazan Kutlu Savaş'ın tanık olarak dinlenmesi talebini, rapor dosyada olduğu gerekeçsiyle reddetti.

Mahkeme, müdahil avukatlarının JİTEM ve Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nin tüm arşivlerinin istenilmesine ilişkin talebinin, arşivlerin büyüklüğü göz önününe alındığında öncelikli olarak mümkün olmadığını vurguladı. Mahkeme ayrıca arşiv gelse dahi, bu arşivden neyin talep edildiğinin belirtilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verdi.

Mahkeme, müdahil avukatların Mustafa Deniz ve 'Hogir' kod adlı Cemil Işık ile ilgili verilen takipsizlik kararının kaldırılması isteminin de reddine karar verdi.

YEŞİL'İN İNFAZ TALEBİ MİT'E SORULACAK

Mahkeme MİT'e yazı göndererek, Susurluk raporunda yer aldığı belirtilen Şemdin Sakık'ın infaz edilmesine ilişkin Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın talebi olup olmadığının sorulmasına da karar verdi. MİT'e yazılacak yazıda, Yeşil'in bu konuda herhangi bir aracı kişi ya da kurumca talepte bulunup bulunmadığı ve eylem sonrası İsviçre'ye götürülme isteminin olup olmadığının arşivlerden incelenerek bildirilmesi istenecek.

Mahkeme, Mehmet Eymür ve Orhan Taşanlar'ın tanık olarak dinlenmesi istemini gelecek duruşmada değerlendirmeye karar verdi.

Mahkeme MİT Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'na, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın herhangi bir sıfatla kendi kurumlarında veya başka bir devlet kurumunda çalışıp çalışmadığının da sorulmasına hükmetti.

Mahkeme 2009'da istifa ettiği belirtilen itirafçı Mustafa Deniz'in emekli olma durumunun da Jandarma Genel Komutanlığına sorulmasına hükmetti. Duruşma eksiklerin tamamlanması için 24 Ocak 2014 tarihine ertelendi.

Duruşma salonu çıkışında Gevrekçi'nin yanında 7 korumanın olması dikkat çekerken, mahkeme heyetinin duruşma zabıtlarını avukatlara dilekçe karşılığında vermesi dikkat çekti.

(02 Aralık 2013, 15:59)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Musa Anter davası duruşmaları

Anter iddianamesinde arama yap

Anter iddianamesi kabul edildi

Ergenekon, Anter iddianamesinde

Anter için 21 yıl sonra iddianame

Flaş!!! Anter´in katili yakalandı

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Musa Anter ile ilgili tüm manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5711    yazdır/print


 

Doğan: 10 bin Jitem´ci var

Diyarbakır'da devam eden 16 sanıklı JİTEM davasında talimatla tanık olarak alınan ifadesi okunan emekli Albay Arif Doğan, JİTEM'in şu an var olan kadın ve erkek eleman sayısından arşiv sorumlu sayısına kadar rakam verdi. Doğan, '10 bin erkek, 650 bayan, 20 doktor, 30 erkek ve bayan hemşire vardı. Şu anda bile 10 bin elemanı, 5 tane arşiv sorumlusu vardır. Arşivde tüm kod adlar kayıtlıdır' dedi.

14.11.2013 16:59 Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak'ta çeşitli tarihlerde birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemini gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da bulunduğu 16 sanıklı JİTEM davasına devam edildi. Diyarbakır 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 16 sanığın katılmadığı duruşmada ilk olarak dosyaya gelen evraklar okundu. Mahkeme, gelen evraklara göre haklarında yakalama kararı bulunan 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım, Fethi Çetin, 'Hacı Hasan' kod adlı İbrahim Babat, Mehmet Zahit Karadeniz ve Muhsin Gül'ün yakalanamadığını belirtti.

ARİF DOĞAN JİTEM'İN PERSONEL SAYISINI VERDİ

Mahkeme, İstanbul 15'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde tanık sıfatıyla ifadesi alınan emekli Albay Arif Doğan'ın açıklamasının da dosyaya ulaştığını belirtti. Dosyaya ulaşan ifade metninde JİTEM'in yapılanmasını anlatan Arif Doğan, daha önce Cumhuriyet Savcısı Zekeriye Öz'e 3 gün boyunca ifade verdiğini söyledi.

İfadesinde Diyarbakır 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki JİTEM dosyasında yargılanan kişilerin çoğunu tanığını belirten Doğan, "Bir çoğu itirafçıdır. Jandarma sırasıyla bir Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı, iki Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı olmak üzere denemek amacıyla iki ayrı yapı kurmuştur. JİTEM bu ikinci kuruluşun göbeğinden çıkarılmıştır. Operatif istihbarat yapma amacıyla kurulmuştur. Bunu ben kurdum. Bu kuruluş Jandarma Genel Komutanı onaylı değildi. Deşifre edilmesine tahammül yoktu. Elemanlarını Türkiye genelinden ben seçtim. 10 bin erkek, 650 bayan, 20 doktor, 30 da erkek ve bayan hemşire vardı" dedi.

"ARŞİVDE 10 BİN KİŞİNİN KOD ADLARI KAYITLIDIR"

JİTEM elemanların görev alanının yönerge gereği Türkiye geneli olduğunu belirten Doğan, "Ben bu kişilerle ilgili hiç kimsenin bilmediği bilgileri bilmekteyim. Örneğin Hacı Hasan isimli 'Mete' kod adlı İbrahim Babat, Suriye Kamışlılı'dır. Ana hareketli birliği çok iyi bilen siyasi komiserdir. Agit'in birliğinden kaçarak gelip, itirafçı olmuştur. JİTEM'in içinde itirafçı ve asker yoktur. Ama Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı ve Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı içerisinde hem itirafçı, hem asker bulunmaktadır. İtirafçılardan pratik olarak değil, teorik olarak faydalanılmıştır. JİTEM 1990 yılından sonra donmaya bırakılmıştır. Şu anda bile JİTEM'in 10 bin elemanı, 5 tane arşiv sorumlusu vardır. Arşivde 10 bin kişinin kod adları kayıtlıdır. Fethi Çetin kahraman bir istihbaratçıdır. Bir olayda ölümü pahasına PKK militanını etkisiz hale getirmiştir. Ali Ozansoy, ilkokul öğretmeni olup, bize PKK'yı tanıtan kişidir. Çok zeki biridir ve şu anda bildiğim kadarıyla emniyet teşkilatında çalışmaktadır. Benim iznimi alarak JİTEM'den ayrılmıştır" ifadelerini kullandı.

MAHKEMEDEN JANDARMAYA: YEŞİL'İN ADRESİNİ NASIL TESPİT ETTİNİZ?

Mahkeme, Bingöl'in Solhan İlçe Jandarma Komutanlığı'na 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın tespit edilen Ankara'daki adresinin neye isnaden tespit edildiğinin sorulması için yazılan müzekkereye cevap beklenmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca, Yeşil'in bu adreste oturup oturmadığının, bu adresin gerçek adresi olup olmadığının, başka ikamet kaydı bulunup bulunmadığının da sorulmasına karar verdi.

Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme, daha sonra ara kararlarını açıkladı. Mahkeme, hakkında yakalama kararı bulunan sanık Mahmut Yıldırım, Hacı Hasan, Mehmet Zahit Karadeniz ve Muhsin Gül hakkındaki yakalama emri ile sanık Abdülkadir Aygan için çıkartılan gıyabi tutuklama kararlarının devamına karar verildi. Mahkeme eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

6'ncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdulkadir Aygan'ın da bulunduğu toplam 16 sanık hakkında 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak' ve 'birden fazla kişiyi öldürmek' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 15'er yıl arasında değişen hapis cezaları isteniyor. (DHA)

İDDİANAMEDEN

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki davada, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak´ta, birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdülkadir Aygan´ın da bulunduğu 16 sanık hakkında, Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve Birden fazla kişiyi öldürmek suçlarından 15 yıl hapis ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verilmesi isteniyor.

(14 Kasım 2013, 16:59)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Mahkemeden Yeşil´e gazete ilanı

Anter iddianamesi kabul edildi

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5687    yazdır/print


 

Anter iddianamesi sitemizde

21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması konusunda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hazırlanan ve Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 7 Temmuz 2013 tarihinde kabul edilen 30 sayfalık iddianamenin tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz.

07.11.2013 18:03 21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması konusunda Terörle Mücadele Kanunu´nun (TMK) 10. Maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hazırlanan ve Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 30 sayfalık iddianamenin tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. Orjinal iddianame sayfaları, elimize geçmediği için henüz görüntülenememektedir. Elimize geçer geçmez siteye eklenecektir. ´Anter´ iddianamesi ´İddianameler´ sayfamızda yerini almıştır. Aramak istediğiniz kelimeleri o sayfadaki arama kutucuğuna yazarak iddianamede geçip geçmediğini öğrenebilirsiniz.

Anter iddianamesi, tek arama işlemine izin veren Ergenekon ve bağlantılı iddianameler bölümüne de eklenmiştir. Dolayısıyla aradığınız kelimeleri sayfanın sağ üst tarafında yer alan ´İddianamelerde arama yap´ kutucuğuna yazarak tek bir arama işlemi ile hangi iddianamelerde geçtiğini de öğrenebilirsiniz.

OLAYIN GEÇMİŞİ

TMK´nın 10. Maddesi ile Görevli ve Yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Osman Coşkun tarafından hazırlanan, 25.06.2013 tarihli, 2013/536 esas sayılı ve 2013/491 nolu ve 30 sayfalık iddianamede, 20 Eylül 1992 yılında Diyarbakır´ın Seyrantepe semtinde yazar Musa Anter´in öldürülmesi, yazar Orhan Miroğlu´nun da yaralanması olayıyla ilgili geçen yıl Şırnak´ın Kumçatı beldesinde yakalanarak sevk edildiği mahkemece tutuklanan Hamit Yıldırım, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile hakkında başka bir davadan dolayı yakalama kararı bulunan Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi sanık olarak yer aldı.

İDDİANAME 7 TEMMUZ´DA KABUL EDİLDİ

Anter iddianamesi 25 Haziran 2013 tarihinde sunulduğu Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nce 7 Temmuz 2013 tarihinde kabul edildi. Şu ana kadar 3. duruşma görüldü. İlk duruşma 31 Temmuz´da, 2. duruşma 1 Ağustos´ta ve 3. duruşma ise 8 Ekim 2013 tarihinde görüldü.

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülmekte olan davada, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak´ta, birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdülkadir Aygan´ın da bulunduğu 16 sanık hakkında, Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve Birden fazla kişiyi öldürmek suçlarından 15 yıl hapis ile ağırlaştırılmış müebbet cezaları verilmesi isteniyor.

(07 Kasım 2013, 18:03)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Anter iddianamesinde arama yap

Anter iddianamesi kabul edildi

Ergenekon, Anter iddianamesinde

Anter için 21 yıl sonra iddianame

Flaş!!! Anter´in katili yakalandı

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Musa Anter ile ilgili tüm manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5675    yazdır/print


 

Flaş!!! Bahtiyar Aydın davası açıldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında uğradığı suikast sonucu öldürülen dönemin Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Aydın´ın da bulunduğu 2´si asker 16 kişinin ölümüyle ile ilgili soruşturmayı 20 yıllık zaman aşımına gireceği gün tamamladı. Hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi´nce kabul edildi. İddianamede, suikastle ilgili olarak dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı Emekli Albay Eşref Hatipoğlu ve Üsteğmen Tünay Yanardağ, ´şüpheli´ sıfatıyla yer aldı. Hatipoğlu ve Yanardağ hakkında, ´Taammüden öldürme´, ´Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik´, ´Cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma´ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 24 yıla kadar hapis cezası istendi.

22.10.2013 13:01 Turgut Özal´ın ölümüyle aynı kapsamda değerlendirilen Tuğgeneral Bahtiyar Aydın´ın öldürülmesiyle ilgili flaş gelişme.. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında uğradığı suikast sonucu öldürülen dönemin Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Aydın´ın da bulunduğu 2´si asker 16 kişinin ölümüyle ile ilgili soruşturmayı tamamladı.

Faili meçhul cinayet dosyalarını soruşturan Cumhuriyet Savcısı Osman Coşkun´un, dosyanın 20 yıllık zaman aşımına gireceği gün hazırladığı iddianame, TMK´nın 10. Maddesiyle Görevli Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi´nce kabul edildi.

İddianamede, 22 Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı olarak görev yaparken, Lice Jandarma Komando Bölük Komutanlığı Binası önünde ´kanas´ olarak tabir edilen uzun namlulu silahla suikaste uğrayan Tuğgeneral Bahtiyar Aydın´ın öldürülmesiyle ilgili detaylara yer verildi.

İddianamede, 20 yıl önce Lice ilçesinde çıkan olaylarda Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgenaral Bahtiyar Aydın, Jandarma Uzman Çavuş Yüksel Bayar ile 14 vatandaşın öldüğü belirtilerek, Olayda, bir uzman çavuş, bir er ve bir polis memuru ile çok sayıda vatandaş yaralanmış, çok sayıda konut, iş yeri ve araç hasar görmüştür. Operasyonu Diyarbakır Jandarma Komutanı olan şüpheli Eşref Hatipoğlu yönetmiştir. Resmi tutanaklarda PKK terör örgütü mensuplarının ilçeye saldırması nedeniyle bu sonucun meydana geldiği yazılmış, ancak örgüt o gün ilçeye kendilerine ait hiçbir gruptan saldıranın olmadığını ileri sürmüştür. Aradan geçen 20 yıla rağmen saldırıya katıldığı tespit edilen örgüt mensubu olmamıştır denildi.

İddianamede, suikastle ilgili olarak dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı Emekli Albay Eşref Hatipoğlu ve Üsteğmen Tünay Yanardağ, şüpheli sıfatıyla yer aldı. Hatipoğlu ve Yanardağ hakkında, Taammüden öldürme, Halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik, Cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 24 yıla kadar hapis cezası istendi.

ŞEMDİN SAKIK: PAŞAYI DEVLET VURDU

Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgenaral Bahtiyar Aydın´ın öldürülmesi olayı kayıtlara PKK ile çatışma sırasında ölüm olarak geçti. Ergenekon davasında ifade veren PKK yöneticisi Şemdin Sakık, mahkemede verdiği ifadede Aydın´ın ölümüyle ilgili, ´Bu olay aydınlatılmadı. Birileri cinayet işliyor, birileri de azabını yaşıyor. Paşayı devletin içinde bir ekip vurdu. Şüphem yok. Paşayı devlet vurdu. Hatta duyduğuma göre vuran asker de öldürüldü. Lice´de çatışma süsü verdiler. Paşa´da helikopterine atlayıp gitmek zorunda kaldı. Derin devlet vardır. Kimi ´Ergenekon´, kimi ´derin devlet´ dedi. Bence ayrımı yok. Öteden beri sol çevreler bütün hayallerini ordu üzerinde kuruyorlar´ diye konuşmuştu.

SES KAYDINDAKİ İDDİA

Öte yandan Yenişafak gazetesinde konuyla ilgili bir başka önemli iddia yayınlandı. Haberde, Tuğgeneral Bahtiyar Aydın cinayetinde zamanaşımı süresinin dolmasına bir gün kala cinayeti aydınlatacak çok önemli bir bantın ortaya çıktığı belirtiliyor. Buna göre, halen Antalya İl Jandarma Komutanlığı´nda görevli olduğu öğrenilen Ayhan Esen´in ait olduğu iddia edilen ifadelerin yer aldığı bant kaydından, Aydın´ın terörist saldırıya değil bir iç hesaplaşmaya kurban gittiği bilgisi yer alıyor. Bant kaydından cinayeti anlatan Başçavuş Ayhan Esen´in, bir dönem Aydın´ın yakın koruması olarak görev yaptığı öğrenildi. Esen, cinayet olayında Yeşil olarak bilinen Mahmut Yıldırım´a işaret etti. Bant kaydının Malatya merkezli yürütülen Aydın cinayetinin de dahil olduğu ´faili meçhul cinayetler´ dosyasının aydınlığa kavuşturulmasında önemli bir rol oynayacağı dile getirildi. Esen´e ait olduğu ileri sürülen konuşmalarda, bu cinayetle ilgili olan kişilerin zaman içerisinde rütbe alarak yükseldiklerini anlatarak ´Allah belanızı versin.´ dediği yer aldı.

İÇ HESAPLAŞMAYA KURBAN GİTTİ

Bantta, Başçavuş Esen, cinayet sırasında Aydın´ın yanında olan diğer bir kişinin de şu an Erzurum´da Jandarma Bölge Komutanlığı yapan Tümgeneral İhsan Batı olduğunu dile getirdi. Hatta bu kişinin, Kazım Çillioğlu ve Aydın cinayetinin arka planına ait bazı sırlara sahip olduğunu da kayıtda ileri sürdü. Ayrıca, geçtiğimiz günlerde vefat etmesi üzerine ifadesi alınamayan Tunceli Eski Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral İsmail Kuru ve ekibinin Bahtiyar Aydın´ın öldürülmesi olayında da rol oynadığı da kayıtta iddia edildi.

Cinayette Yeşil parmağı

Esen´e ait olduğu iddia edilen kayıtta, Yeşil ve ekibinin de cinayetin öncesinde olay yerinde hazır bulunduğuna dair şöyle konuşmalar yer aldı: ´Yeşilde ordaydı. Yeşil her yerdeydi. Niye her yerdeydi biliyor musunuz? Yeşil... siz konuşun. Yeşil her yerdeydi. Bahtiyar Aydın´ın öldüğü yerdeydi Yeşil. İlçe Jandarmada. Yeşil İlçe Jandarmanın basıldığı yerdeydi. İşte bunları bilmiyorsunuz.´ Öte yandan Albay Kazım Çillioğlu soruşturmasını derinleştiren Malatya Başsavcılığı, 1993´te ölen 4 isim aynı dosyaya dahil etmişti. 1993 yılındaki Turgut Özal , Eşref Bitlis, Adnan Kahveci, Bahtiyar Aydın suikastları da dosyaya dahil edilmişti. 23 Ekim 1993´te işlenen cinayetin, zamanaşımı süresi 22 Ekim 2013´te doluyordu. Bir gün kala ortaya çıkan konuşmalarında oldukça üzüntülü görünen ve pişmanlık ifadelerini içeren sözler sarfettiği belirtilen Esen´in, kendisini garantiye almak için böyle bir bantı dolturmuş olabileceği ileri sürüldü.

Bitlis´in ekibine tasfiye

Eşref Bitlis´in Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde Cumhurbaşkanı Özal, kürt ve terör meselesinin ´sivil´ yöntemlerle çözümü için bir çalışma başlatmıştı. Özal, Bitlis´in de görüşlerini almıştı. 1993´te Bitlis ve ekibi tıpkı Özal gibi şüpheli ölümler, suikastler ve cinayetlerle bir bir tasfiye edildi.

HEPSİ ÖLDÜRÜLDÜLER

Bahtiyar Aydın suikasti 28 Şubat davasında da geçiyor. 28 Şubat´ın 103 sanığı arasında yer alan Özel Harp subayı Albay Oğuz Kalelioğlu´dan önemli belgeler ele geçirilmişti. Bu belgelerden birisi bir suikast listesi idi. 28 Şubat döneminde Genelkurmay Psikolojik Harekât Dairesi Başkanı olan Oğuz Kalelioğlu´nun ev aramasında elde edilen 77´den 83´e kadar numaralandırılan ´Sayın Komutanım´ ibaresi ile başlayan ve son sayfasında ´Arz ederim´ ibaresiyle son bulan el yazısı dökümü bulunuyordu. Listede suikasta kurban giden sivil ve askerlerin isimleri şöyle: Turgut Özal, Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu, Adnan Kahveci, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi ve Hrant Dink, Oramiral Kemal Kayacan, Orgeneral Adnan Ersöz, Korgeneral Hulusi Sayın, Korgeneral İsmail Selen, Tuğgeneral Bahtiyar Aydın ve Orgeneral Eşref Bitlis. Bu bilgiler 28 Şubat iddianamesinin 164 ve 1171. sayfalarında yer alıyor. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(22 Ekim 2013, 13:01)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

TUĞGENERAL BAHTİYAR AYDIN SUİKASTİYLE İLGİLİ MANŞETLERİMİZ

Bahtiyar Aydın suikastinde Balyoz izi

Tuğg. Aydın dosyası 17 yıl sonra açıldı

Tuğg. Aydın´ı Kanas´lı albay öldürdü

Komutanları JİTEM öldürttü

Albay: Bitlis´in ekibi öldürülecek

Fotoğraftaki 10 subaydan 7´si öldü

Kanlı ve Kara Yıl: 1993.. PKK´nın tasfiyesi durduruldu

PKK´nın bitirilememesi gücünden değil ihanetten

Ergenekon-PKK bağlantısıyla ilgili manşetlerimiz

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5638    yazdır/print


 

Tümg. Çörten, Çillioğlu şüphelisi

Ölümü Cumhurbaşkanı Özal ve bir grup komutanın ölümüyle birlikte soruşturulan eski Tunceli Jandarma Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu dosyasında çarpıcı gelişme.. 2011´de bir traktör kasası dolu evrağı imha ettirdiği iddia edilen eski Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanı emekli Tümgeneral Mehmet Çörten´in, Çillioğlu soruşturması kapsamında ´şüpheli´ sıfatıyla ifade verdiği ortaya çıktı. Çörten´in gizlice imha ettirdiği evrakların, Çillioğlu ile ilgili olduğu iddia edilmişti. Jandarma imha iddialarını yalanlamıştı. Çörten de savcılıkta iddiaları reddetti. Ancak şüphe doğuran çarpıcı bulgular var. Çörten 2013 YAŞ toplantısında emekliye sevkedilmişti.

26.09.2013 12:27 Tunceli Jandarma Alay Komutanı iken şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Albay Kazım Çillioğlu soruşturmasında çarpıcı bir gelişme daha yaşandı. 2011 yılında İzmir İl Jandarma Komutanlığı´nda bir traktör kasası dolu evrağı imha ettirdiği iddia edilen eski Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanı emekli Tümgeneral Mehmet Çörten´in, Çillioğlu soruşturması kapsamında ´şüpheli´ sıfatıyla ifade verdiği ortaya çıktı. Çörten´in gizlice imha ettirdiği evrakların, Çillioğlu ile ilgili olduğu iddia edilmişti.

-Emekli olmadan önce-

Çillioğlu cinayetiyle ilgili Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve Bozo kod adlı Yusuf Geyik´ten sonraki şüpheli sıfatıyla hakkında soruşturma yürütülen emekli Tümgeneral Çörten´in, emekli olmadan önce Malatya Cumhuriyet Savcılığı´na ifade verdiği öğrenildi. Çillioğlu´nun öldüğü dönemde Binbaşı rütbesiyle Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevinde bulunan Çörten´in hakkındaki iddiaları reddettiği ifade edildi. Çörten, bu ifade verme işleminin ardından 2013 Yüksek Askeri Şura Toplantısı´nda emekliye sevkedildi.

-Cinayetin perde arkasını bilir-

Emekli Tümgeneral Çörten, dosyadaki tanık beyanlarındaki “Mehmet Çörten ile Kazım Çillioğlu olay günü tartıştılar. Daha öncesinde de sık sık tartışırlardı. Çillioğlu, terörle mücadelede daha aktif olmaları gerektiğini söylerken, Çörten bu durumdan rahatsız olurdu. Çillioğlu öldükten sonra olay yerine ilk giden Çörten´di. O bu cinayetin perde arkasını biliyor” iddialarının doğru olmadığını söyledi.

-Toplantı yaptık, sonra da öldü-

Çörten´in savcılığa, “Olay günü Albay Çillioğlu ile odamda bir toplantı yaptık. Bir dosya üzerinde görüştük. Daha sonra kendisini sorduğum personel, Albayın dairesinde istirahat ettiğini ifade ettiler. Ancak sonra gördük ki ölmüş” ifadelerinde bulundu. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında o dönem Tunceli´de görev yapmış asker, emniyet, adliye ve sağlık personelinin yer aldığı yaklaşık bin kişinin ifadesinin alındığı belirtildi.

2011´DE EVRAK İMHA ETTİRDİ İDDİASI

Emekli Tümgeneral Mehmet Çörten´in ismi, 25 Mayıs 2011 günü Albay Çillioğlu´nun mezarının açılması kararından hemen önce İzmir´de belge imha ettirdiği iddiasıyla gündeme gelmişti. Çörten´in, Tunceli, Bingöl, Elazığ ve Muş İl Jandarma komutanlıklarına bağlı 200´e yakın jandarma karakolu ve tüm karargahlarda arşivlenen istihbarat evrakları arasından kendisini zor durumda bırakacak tüm evrakları İzmir´de getirttiği ve orada başında bizzat durarak bir traktör dolusu evrağı imha ettirdiği iddia edilmişti. Evrakların bazılarının Çillioğlu cinayetiyle ilgili olduğu öne sürülmüştü. (Star)

YEŞİL´İN ÇİLLİOĞLU BAĞLANTISI İMHA EDİLMEK İSTENDİ

Çillioğlu´nu öldürdüğü iddia edilen Yeşil´in 2002-2004 tarihleri arasında İzmir İl Jandarma Komutanı Mehmet Çörten´in himayesinde Jandarma bölgesinde ikamet ettirildiği de ortaya çıkmıştı. İddialara göre, Yeşil ve Kazım Çillioğlu´nun şaibeli ölümü arasındaki bağın ortaya çıkmaması için evraklar Çörten tarafından imha ettirildi. Yasal olmayan ve üst komutanlığının bilgisi dışında sözlü emirle yapılan imha operasyonu ile hukuki süreçler sabote edilmek istendi. Jandarma Genel Komutanlığı´nın yalanladığı Çörten hakkındaki bu iddia ilk olarak, oguzyurdum.com sitesinde Alper Tunalı imzasıyla dile getirildi.

Aynı sitede ilerleyen süreçte şok bir iddia daha dile getirildi. Buna göre, Mehmet Çörten´in olay yerine giden ilk kişi olarak bizzat yapmış olduğu ve şu ana kadar dava dosyasına girmemiş olan bir olay yeri krokisi mevcut. Bu krokinin akıbeti de merak ediliyor.

ALBAY´I YEŞİL ÖLDÜRDÜ

Soruşturmadaki delillere göre, Albay Çillioğlu Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından lojmandaki odasında sorgulandı. Yıllar sonra ortaya çıkan olay yeri fotoğrafına göre Albay sorgu sırasında dövüldü. Ardından biri sırtına biri de ensesine olmak üzere iki kurşunla öldürüldü. Yara bere ve kanlar içindeki vücudu sürüklenerek bulunduğu yere getirildi. Oysa olay yerinde düzenlenen ilk tutanakta başa sıkılan bir kurşunla Albay´ın intihar ettiği belirtiliyordu. Yıllar sonra başlatılan soruşturma kapsamında kabrin yeniden açılması ve otopsinin yapılmasıyla durumun farklı olduğu ortaya çıktı.

Ortaya çıkan bir başka ayrıntı, ölümün ardından odasına gelen beş kişi arasında Çörten de vardı ve olay yeri tutanağına o da imza atmıştı. Tüm detayların ayrıntılarıyla yazıldığı olay yeri raporunda, olayda kullanılan silahın seri numarasının yazılmaması dikkat çekiciydi.

Olay yeri ile bağlantılı olabilecek çok çarpıcı iki ayrıntı ilerleyen süreçte ortaya çıktı. İlki, Albay Kazım Çillioğlu´na ait silahların ölümünden 3 yıl sonra ailesinden teslim alınmasına ilişkin Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı adına düzenlenen belgenin sahte olduğunun belirlenmesi oldu. Yani birileri Jandarma adına gelip aileden Albay´ın silahlarını teslim aldılar ve verdikleri belge sahte idi. Bu çılgınca girişimin cinayetin izlerini örtme anlamı taşıdığı çok açık.

İkinci ayrıntı ise, Çillioğlu´nun intihar notu olduğu iddia edilen kağıttaki imzanın da sahte olması idi.

Tüm bu şok bulgular dönemin savcısı tarafından ortaya çıkarılmadı. Ve iddialara göre çıkarılmaya da çalışılmadı. Olay intihar denilerek örtbas edildi. Olaya bakan dönemin askeri savcısı İnayet Taş, dış bulgulara göre ölüm nedeni hemen saptandığından klasik otopsiye gerek bulunmadı diyerek otopsi dahi yaptırmadı. Bir günde takipsizlik kararı vererek dosyayı kapattı.

Savcı Taş, soruşturmayı baştan savma yürüttüğü şeklindeki şikayetler üzerine geçtiğimiz yıl HSYK tarafından incelemeye alındı. HSYK, tutanağa işlem saatini derç etmediği, olay yeri incelemesi sırasında parmak izi ve doku örnekleri gibi delilleri toplamadığı, ölü muayene ve otopsi işlem sırasında, kurşun giriş ve çıkış deliklerinin yerlerini tam olarak tarif etmediği, başkaca işlem yapmadan birgün sonra dosyaya görevsizlik kararı verdiği iddialarını ciddi bularak inceleme kararı aldı. Bu incelemenin sonucu bilinmiyor. Ayrıca Savcı Taş´ın Çillioğlu soruşturmasında ifade verip vermediği de bilinmiyor. Muhtemelen ifade verdi.

SORUŞTURMANIN GEÇMİŞİ

Tunceli Jandarma Alay Komutanlığı görevini yürütürken 1994 yılında lojmanında ölü bulunan, dış otopsisi yapılarak ´intihar ettiği´ sonucuna varılan Kazım Çillioğlu ile ilgili soruşturma dosyası, oğlu Gökhan Çillioğlu´nun müracaatı üzerine 2010 yılında yeniden açılmıştı. Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, olayın yaşandığı tarihte Tunceli Valisi olan Atıl Üzülgen ile dönemin Cumhuriyet Savcısı, Kurmay Başkanı, Jandarma Bölük Komutanı, Çillioğlu´nun korumaları ve MİT görevlilerinin de aralarında yer aldığı 800 civarında kişinin ifadelerine başvuruldu.

Savcılık ayrıca, Çillioğlu´nun otopsi raporunu da inceleyerek kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi için Düzce´de bulunan mezarının açılmasına karar verdi. Çillioğlu´nun mezarından alınan örnekler üzerinde Adli Tıp Kurumu´nda yapılan incelemede, saç köklerinde arseniğe rastlanan Çillioğlu´nun, kürek kemiğinde kurşun yarası olduğu öngörülen delik ile kaburgalarında kırık olduğu tespit edildi. Dosyaya giren en önemli cinayet delili ise bu şok tespit oldu.

Savcılığın talebi üzerine Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım ile ´Bozo´ kod adlı Yusuf Geyik hakkında tutuklama kararı çıkardı. İki isim için uluslararası yakalama kararı olan kırmızı bülten çıkarıldı.

Soruşturmada yaşanan son gelişme ise, oluşturulan bilirkişi heyetinin, tüm dosya ve deliller üzerinde yaptığı incelemenin ardında hazırladığı 62 sayfalık raporda olayın cinayet olduğunu bildirmesi oldu. Bilirkişi raporuna göre, cesedin yanında bulunan silahın Albay´ın intiharında kullanılmadığı, yani birileri tarafından oraya bırakıldığı sonucuna varıldı.

Jandarma Alay Komutanı Çillioğlu´nun ölümünde jandarma ile ilgili bazı şok gelişmeler yaşandı. İlki, yukarıda da bahsi geçtiği gibi, jandarma görevlilerinin sahte belge ile aileden silahları teslim aldığının ortaya çıkması oldu. Diğeri ise, Albay´ın oğlu Gökhan Çillioğlu´nun telefonlarının yasa dışı dinlenmesi iddiasına ilişkin aralarında Düzce İl Jandarma Komutanı Albay Turhan Yazıcı´nın da bulunduğu 1´i emekli, 7´si muvazzaf asker 8 kişi tutuklanması oldu. Bu tutuklulardan birinin Erzincan bölgesindeki Ergenekon yapılanmasıyla bağlantılı olduğu ileri sürüldü. Yine bu jandarma görevlilerinin Jandarma içinde gizli bir yapılanma olduğunu gösterecek şekilde Düzce bölgesinde sivil vatandaşları fişlemeye devam ettiği de ortaya çıktı.

Son söz olarak, Albay Çillioğlu´nun ölümünün, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis ile üst düzey bazı sivil ve askeri yetkililerin ölümleriyle birlikte soruşturulduğunu da hatırlatalım. Herbiri çeşitli illerdeki savcılıklar tarafından soruşturulan bu dosyalardaki deliller savcılıklar arasında paylaşılmakta. Savcılar mümkün olduğu kadar çok sayıda delil elde etmeye çalışıyor. Son olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bu ölümleri birlikte soruşturma kararı aldı. Özal´ın ölümüyle ilgili açılan dava iddianamesinde de bu ölümlerin bağlantısına vurgu yapılıyor. Anlaşılan önümüzdeki süreçte çarpıcı gelişmeler yaşanacak. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(26 Eylül 2013, 12:27)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Tümg. Mehmet Çörten´le ilgili manşetlerimiz

İzmir Jandarma´da gece yarısı belge imhası

Çillioğlu olay yeri krokisi nerede?

JİTEM´in Derin Paşası: Mehmet Çörten

ALBAY KAZIM ÇİLLİOĞLU´NUN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜYLE İLGİLİ MANŞETLERİMİZ

Albay: Bitlis´in ekibi öldürülecek

Fotoğraftaki 10 subaydan 7´si öldü

Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilgili manşetlerimiz

Kanlı ve Kara Yıl: 1993.. PKK´nın tasfiyesi durduruldu

PKK´nın bitirilememesi gücünden değil ihanetten

Ergenekon-PKK bağlantısıyla ilgili manşetlerimiz

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5602    yazdır/print


 

Ağar için müebbet talebi

Özel harekat polisi Ayhan Çarkın´ın itirafları üzerine başlatılan soruşturmada çarpıcı gelişme.. 16 cinayetten biri olan Mecit Baskın dosyasıyla ilgili iddianame hazırlandı. Savcı, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, emekli Yarbay Korkut Eken ile Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin´i, ´suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün faaliyetleri çerçevesinde taammüden adam öldürme´ ile suçladı ve ´ağırlaştırılmış müebbet´ hapis cezası talep etti. İddianamede, Ayhan Çarkın ve diğer polisler de sanık olarak yer alıyor. Sanıkların arasında Mehmet Eymür ile Veli Küçük´ün olup olmadığı da merak ediliyor.

19.09.2013 10:53 1990´lı yıllarda işlenen 16 faili meçhul cinayetle ilgili 2011´in şubat ayında başlatılan soruşturmada flaş bir gelişme yaşandı. Türkiye gazetesinden Arzu Yıldız´ın haberine göre soruşturmada, Ankara Gölbaşı´nda cesedi bulunan Altındağ Nüfus Müdürü Mecit Baskın´ın dosyası yürürlüğe konuldu.

Soruşturmayı yürüten TMK.10. Maddesiyle Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili iddianameyi tamamladı. Savcı Bilgili, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar , emekli Yarbay Korkut Eken ile Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin´i, “suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün faaliyetleri çerçevesinde taammüden adam öldürme” ile suçlayarak, “ağırlaştırılmış müebbet”le cezalandırılmalarını talep etti.

İddianamede, sanık olarak ayrıca eski özel harekat polisleri Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Seyfettin Lap, Ayhan Özkan yer aldı.

3 Haziran 2011´de ifade veren eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkın, Baskın cinayetini şöyle anlatmıştı:

“O zaman Özel Harekat Daire Başkanı olarak İbrahim Şahin görev yapıyordu. Mecit Baskın, Altındağ Nüfus Müdürüydü. Bize söylenen bu kişinin emniyete intikalini sağlamaktı. Bilgisine başvurulacağı söylendi. Biz istihbaratımızı yaptık. Oğuz Yorulmaz, Ercan Ersoy ve ben, bir haftalık çalışma sonucunda Altındağ Nüfus Müdürlüğü´ne gidip kendisini emniyete davet ettik. Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Seyfettin Lap ve Ahmet Sakarya´nın olduğu araçta Mecit Baskın emniyete götürüldü.

Akça´nın içinde bulunduğu araçta diğerleri daire başkanlığına gitti. Biz de bir müddet sonra daire başkanlığına gittik ama orada yoktular. Bunun üzerine İbrahim Şahin, bize ´Burada ne işiniz var. Gidin onlarla buluşun´ dedi. Onların piecers denilen mesaj aleti vardı. Gölbaşı´nda olduklarını anladık. Yanlarına gittiğimizde Mecit Baskın´ın ölmüş olduğunu gördük. Kimin öldürdüğünü bilmiyorum. Orada Ayhan Akça ile kavga ettik. ´Bu ne biçim görev, ne biçim iştir?´ diye tepki gösterdim. ´Bu işi daire başkanı biliyor, sen karışma´ cevabını verdi. Bunun üzerine birbirimize yumrukla girdik. Ardından bölgeden uzaklaştık. Ceset orada kaldı. Olay yerinde Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Seyfettin Lap, Ayhan Özkan, Ahmet Sakarya vardı. Biz Oğuz Yorulmaz ve Ercan Ersoy ile birlikte aynı araçla sonradan gitmiştik. O günden sonra onlarla emniyetteki ilişkilerimiz bozuldu.” (Türkiye)

SORUŞTURMA 2011´DE BAŞLADI

Eski Özel harekat polisi Ayhan Çarkın, 22 Mart 2011 tarihinde CNN Türk Televizyonundaki 5N1K programına katılarak şok itiraflarda bulunmuştu. Ergenekon soruşturmasının kararlı şekilde genişlemesi ve yaşadığı vicdan azabı üzerine harekete geçen Çarkın, 90´lı yıllarda kendisinin de katıldığı operasyonlarda yargısız infaz yaptıklarını, Kürt işadamlarını devlet emriyle öldürdüklerini söylüyordu. Çarkın´ın bu açıklamaları ve ilerleyen günlerde basında yer alan yeni açıklamaları üzerine İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı. İlerleyen günlerde Ankara´da da bir soruşturma başlatıldı. 1994 yılında işlenen avukat Yusuf Ekinci, Faik Candan, Altındağ Nüfus Müdürü Mecit Baskın ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan cinayetleriyle ilgili eski Özel Harekâtçı Ayhan Çarkın´ın itirafları üzerine başlatılan bu soruşturmada, aralarında eski Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin´in de bulunduğu 9 polis tutuklandı. Soruşturmada Mehmet Eymür, Korkut Eken, Sedat Peker gibi isimler de ifade verdi. İstanbul´daki soruşturma dosyasının ilerleyen süreçte Ankara´ya devredilmesiyle soruşturmalar burada birleştirildi.

SANIKLAR ARASINA BAŞKA HANGİ İSİMLER GİRECEK

Mecit Baskın dosyası, soruşturma kapsamındaki 16 dosyadan sadece bir tanesi. Diğer isimlere yönelik soruşturmanın da tamamlamasının ardından önümüzdeki süreçte iddianamelerinin hazırlanacağı, davaların açılması halinde ise dosyaların birleştirilebileceği belirtiliyor.

MEHMET EYMÜR

Mecit Baskın iddianamesine girecek sanıkların arasında, eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür´ün olup olmadığı merak ediliyor. Soruşturmada gözaltına alınan Eymür´ün Sarıyer´de bulunan evinde yapılan aramada faili meçhul cinayetlere ilişkin delil aranmıştı. Ancak Eymür savcılıkça serbest bırakıldı. Çarkın, ifadesinde Eymür´le ilgili şu iddialarda bulunuyordu:

“Mehmet Eymür´ün ifadelerini cezaevinde okudum. Eymür, kendini kurtarmak amaçlı kıyıdan, köşeden konuşmaktadır. Bu olay ilk başladığında Mehmet Eymür, İbrahim Şahin, Emin Aslan, Abdullah Çatlı, Özer Çiller, Korkut Eken, Mehmet Ağar, Duran Fırat, Özel Harp Dairesi´nden (ÖHD) gelen ve MİT´te çalışan subaylar, Hanefi Avcı ve özel harekât polisleri hep birlikte hareket ediyorlardı. Ancak daha sonra aralarında, benim tahminime göre rant paylaşımı kaynaklı sorunlardan, ayrışma meydana geldi. Bu ayrışmadan sonra da tamamen menfaat kaynaklı cinayetler işlendi. Bu işin tam ortasında Mehmet Eymür ve Hanefi Avcı vardır. Özellikle Hanefi Avcı bu işlerin genel koordinatörüdür.”

VELİ KÜÇÜK

Yine sanıkların arasında Ergenekon davasından müebbet hapis cezası alan Veli Küçük´ün yer alıp almadığı da merak ediliyor. Çünkü bu cinayetlerde onun adı da sık sık geçiyor. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, 5 Ağustos´ta sonuçlanan Ergenekon davasında Ergenekon örgütü yöneticiliği sabit görülerek 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan da 99 yıl 1 ay hapis cezası aldı. 22 Ocak 2008´de Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Evinde ele geçirilen bir ajandada, Susurluk´la ilgili 16 cinayetten bir diğerine kurban giden Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan´la ilgili önemli bir bilgi yer alıyordu. 3 Mart 2000 tarihini taşıyan ´Namık Erdoğan neden öldürüldü´ başlığı altındaki notta şu ifadeler yer alıyor: “Namık Erdoğan görevi gereği eroin üretiminde kullanılan asitlerin Türkiye´ye kimler adına ne miktarda girdiğini araştırıyordu. Bir gerçeği görmüştü. Ankara´nın uluslararası oligarşik çete üyelerine doğru uzanan zincirin halkalarında yer alanları isim isim gözler önüne seren liste onun elindeydi. Görmemesi gereken gerçek az önce yukarıda özetle ifade etmeye çalıştığım eroin üretiminde kullanılan asit trafiğiydi. Öldürüldü.”

Susurluk cinayetleri olarak da adlandırılan 16 cinayetin işlendiği 1994 yılında dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Kocaeli Jandarma Alay Komutanı ise şimdi Ergenekon davasının tutuklu sanığı olan Tuğgeneral Veli Küçük idi. Adı ilk kez Susurluk davası ile gündeme gelen Küçük, Susurluk kazasında hayatını kaybeden ülkücü Abdullah Çatlı´nın ölmeden önce telefonla görüştüğü son kişiydi. Susurluk davasının kilit isimlerinden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım´ın kullandığı cep telefonunun Küçük´ün üzerine kayıtlı olduğu da saptanmıştı.

Birinci Ergenekon davasının iddianamesinde savcılık, Ergenekon´un Susurluk´un devamı olduğunu iddia ederek şu ifadelere yer veriyor: “Susurluk´ta meydana gelen bir trafik kazasıyla ülkemizdeki Ergenekon adlı kanlı örgütün kapıları kısmen de olsa aralanmıştır. Fakat örgütün o dönemdeki etkinliği ve gücü nedeniyle yeterince derinleştirilememiş, sadece buz dağının görünen yüzü aydınlatılmış ve örgüt amaçlan doğrultusunda karanlık eylemlerine devam etmiştir. Veli Küçük´ün adı birçok yerde geçmesine rağmen hakkında herhangi bir işlem yapılamamıştır. Küçük görevde olduğu dönemlerde birçok çıkar amaçlı suç örgütü ile ilişkiler kurmuş ve bu ilişkilerini emekli olduktan sonra da devam ettirmiştir. Küçük´ün Susurluk olayının tam merkezinde olduğu fakat örgütün o dönemdeki gücü ve etkinliği nedeniyle hakkında herhangi bir işlem yapılamadığı kanaatine varılmıştır. Bu ilişkiler kendisine sorulduğunda ise yeterli ve açıklayıcı beyanlarda bulunamamıştır.”

İkinci Ergenekon davasının ek delil klasörlerinde yer alan bir gizli tanık ifadesi de Küçük´ü suçlamaktaydı. Gizli tanık, ifadesinde Tolga Atalay´ın Peker tarafından öldürülmeden önce kendisini telefonla arayarak, “Sedat Peker, Veli Küçük´le beraber hareket edip, bizi kullanarak çok işler yaptı. Sapanca Kavşağı´na atılan cesetlerin tamamı bizim teşkilatın işiydi” dediğini iddia ediyordu. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

İDDİANAME ZAMAN AŞIMINA 10 GÜN KALA TAMAMLANDI

20.09.2013 10:27 Ankara´daki faili meçhul cinayetler soruşturması 2,5 yıldır tamamlanamadı. Soruşturmayı yürüten Ankara TMK 10. Madde ile görevli Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, zaman aşımı riski ortaya çıkınca ayıklama yoluna gitti. 30 Eylül 1993 tarihinde öldürülen Altındağ Nüfus Müdürü Mecit Baskın dosyası, bu şekilde soruşturma dosyasından ayrıldı. Cinayetle ilgili iddianame hazırlandı ve zaman aşımına 10 gün kala mahkemeye sunuldu. 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından incelenen iddianamede eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, eski Emniyet Özel Harekat Müdürü İbrahim Şahin, eski Özel Harekatçı Korkut Eken, Ercan Ersoy, Ayhan Çarkın, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Seyfettin Lap, Alper Tekdemir, Uğur Şahin, Ayhan Özkan ve Ahmet Demirel şüpheli olarak yer alıyor. Söz konusu isimler hakkında, ´cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak´ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Faili meçhul cinayetler soruşturması, 1994´te Gölbaşı´nda cesedi bulunan avukat Yusuf Ekinci´nin eşi Avukat Ülkü Ekinci´nin 25 Şubat 2011 tarihinde yaptığı suç duyurusu üzerine başlatılmıştı. Tutuklanan Ayhan Çarkın, ifadesinde 1993´te öldürülen Altındağ Nüfus Müdürü Mecit Baskın, DEP İl Başkanı Faik Candan, Avukat Yusuf Ekinci ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan´ın Özel Harekat polisleri tarafından kaçırılarak infaz edildiklerini ileri sürmüştü. (Zaman)

DİĞER 15 CİNAYET DOSYASI AYRILDI

Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, 30 Eylül 1993´te öldürülen Ankara Altındağ Nüfus Müdürü Mecit Baskın´la ilgili soruşturma dosyasını zamanaşımı riski nedeniyle, 16 faili meçhul cinayetle ilgili yürüttüğü ana soruşturmadan ayırarak, iddianame hazırladı. İddianamede, dönemin Emniyet Genel Genel Müdürü Mehmet Ağar, eski Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, emekli Yarbay Korkut Eken ile eski özel harekât polisleri Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Seyfettin Lap, Ahmet Sakarya ve Alper Tekdemir´in de bulunduğu 12 kişi hakkında, “cürüm işlemek amacıyla kurulan silahlı suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde adam öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları uyarınca, kamu görevlilerinin işlediği suçlarda zamanaşımı uygulanmasa bile Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili´nin, soruşturmanın iç hukuka göre zamanaşımına uğramaması için davayı açtığı bildirildi. Davanın açılması, Baskın cinayetiyle ilgili zamanaşımını durdururken, “adam öldürmek” suçuna öngörülen 20 yıllık zamanaşımı süresini de 10 yıl daha uzatarak 30 yıla çıkardı. Bilgili, hazırladığı iddianameyi, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi´ne gönderdi. Mahkemenin iddianameyi incelemesi için 15 günlük süresi bulunuyor.

Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, Avukat Yusuf Ekinci, Avukat Faik Candan, Müfettiş Namık Erdoğan, işadamı Behçet Cantürk ile şoförü Recep Kuzucu, Cantürk´ün yakını müteahhit Fevzi Aslan ile kardeşi Şahin Aslan, Behçet Cantürk´ün avukatı Medet Serhat, Medet Serhat´ın şoförü İsmail Karaalioğlu, işadamı Savaş Buldan, Savaş Buldan´ın akrabaları Hacı Koray ve Adnan Yıldırım, İranlı uyuşturucu kaçakçısı Lazem Esmaeli ve Asger Simitko, ANAP´lı Keskin İlçe Başkanı Metin Vural cinayetleriyle ilgili ana soruşturmaya ise devam ediyor. Bilgili´nin 15 cinayetle ilgili iddianameyi de 2013 yılı sonuna kadar hazırlaması bekleniyor.

(19 Eylül 2013), son güncel.: (20 Eylül 2013)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ayhan Çarkın´ın Susurluk cinayetlerine dair itirafları ve yürütülen soruşturma manşetlerimiz

Çarkın´ın itirafları dosyaları açtırdı

Mehmet Ağar´ın Susurluk´tan yargılandığı dava manşetlerimiz

MİT kayıtları Ağar´ı gösterdi

MİT: İnfazlar Ağar ekibinin işi

Çarkın: Cinayetleri MGK biliyordu

Çarkın´ın itirafları: MGK üyelerine sorgu hazırlığı

Eski Bakan ölüm listesini doğruladı

Demirel ve 34 kişiye suç duyurusu: Susurluk infazları

Liderlerin MGK´da cinayet atışması

Yeşil´den Köşk ve MGK´ya telefonlar

Behçet Cantürk dosyası açıldı

Ölüm Üçgeni dosyası yeniden açıldı

İddianamede Sapanca Üçgeni

Mehmet Eymür gözaltına alındı

Eymür serbest bırakıldı

Eymür´ün ifadesi dışarı sızdı

Eymür yeni soruşturmaları başlatacak

Susurluk skandalı ve cinayetlerine dair çeşitli devlet kurumlarınca hazırlanan raporlar

Susurluk dosyası Ergenekon davasında

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5587    yazdır/print


 

Eken: Yeşil yaşıyor

Savcılık tarafından sorgulanan Mehmet Ağar ve Korkut Eken´in ifadesi ortaya çıktı. Eken, hayatta olduğunu söylediği Yeşil´e, ´Çıkıp doğruları söyle´ diye seslendi.

16.09.2013 13:45 Eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın´ın itirafları üzerine başlatılan ve 1990´lı yıllarda işlenen çok sayıda faili meçhul cinayeti kapsayan soruşturmada eski Emniyet Genel Müdürü ve eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile eski MİT Mensubu Korkut Eken de ifade verdi. NTV, Mehmet Ağar ve Korkut Eken´in savcılık ifadesine ulaştı. Eken, faili meçhul cinayetlerle ilgili çok sayıda soruya yanıt verdi.

´SİLAHLARI ÖCALAN´A SUİKAST İÇİN ALDIK, İADE ETMEDİK´

Eski MİT mensubu Eken´e bu cinayetlerde kullanıldığı öne sürülen Emniyet´in kayıp silahları soruldu. Korkut Eken, O silahlar Abdullah Öcalan´a suikast için kullanılacaktı iddiasında bulundu. Eken, şu ifadeleri kullandı: Kayıp olduğu iddia edilen o silahları emniyet envanterinden alarak Özel Harekat polislerinin eğitimi için kullandım. Tüm Özel Harekat polislerini bizzat ben eğittim. Bunlardan bir kısmını devlet operasyonları için yurtdışına gönderdim. O dönem MİT ve Emniyet, Öcalan´ın yerini tespit etti. Yurtdışında Öcalan´a suikast düzenlenecekti. Silahların bir kısmını bu birimlere dağıttık. Ancak daha sonra operasyondan vazgeçildi. Silahlar iade edilmedi.

´YEŞİL YAŞIYOR, ÇIKIP KONUŞSUN´

Korkut Eken, tartışma yaratacak bir iddiada daha bulundu. Eken, Yeşil yaşıyor, çıkıp konuşsun dedi. Eken, 90´lı yıllarda ´Yeşil´i JİTEM ve bütün istihbarat birimleri kullandı. Yeşil, MİT ve jandarma ile çalıştı. Çıkıp doğruları söylesin. Karanlık bir dönem aydınlanacaktır şeklinde konuştu.

AĞAR: SUSURLUK ZAMANINDA NİYE SUSTU?

Aynı soruşturma kapsamında Mehmet Ağar da ifade verdi. MİT ve Emniyet istihbarat tarafından devlet içerisinde illegal bir yapılanmaya gidildiği iddialarını yalanlayan Ağar şöyle konuştu: Hukuk çerçevesinde terörle mücadele ettik. Tüm istihbarat birimleri ve MİT ile ortak çalıştım. MİT´in aleyhimde hazırladığı raporu yazan isimlerden biri olan Mehmet Eymür, bana karşı kin ve garezle hareket etmiştir. Susurluk zamanında neden sustu, şikayetçi olmadı. Aynı şekilde aleyhimde ifade veren Hanefi Avcı faili meçhulleri biliyorsa neden o zaman sustu?

İDDİANAME YIL SONUNA KADAR TAMAMLANACAK

Terörle Mücadele Kanunu´nun 10.maddesiyle görevli Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili tarafından yürütülen soruşturmada iddianamenin yazım aşamasına geçildi. Şüphelilerle ilgili kanıt ve iddiaların yer alacağı iddianamenin yıl sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.

YEŞİL IRAK-SÜLEYMANİYE´DE

18.09.2013 10:18 Korkut Eken´in Yeşil yaşıyor itirafına 21 yıldır kızını öldüren Mahmut Yıldırım´ın peşini bırakmayan Hıdır Öztürk´ten de destek geldi. Öztürk, Yeşil´in Süleymaniye´de olduğunu yetkililere bildirdiklerini söyledi. Faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturmada ifade veren MİT eski mensubu Korkut Eken´in, Yeşil yaşıyor. Çıksın konuşsun sözlerine, 21 yıldır Yeşil´in peşini bırakmayan Hıdır Öztürk´ten destek geldi. Yeşil´in öldüğüne hiçbir zaman inanmayan Hıdır Öztürk, aileye ulaşan bilgileri Vatan´la paylaştı. Savcılığa ve devletin üst düzey makamlarına iletilen bilgilere göre Yeşil ağır şekilde siroz hastası ve Süleymaniye bölgesinde yaşıyor.

Hıdır Öztürk, 1992 yılında işkence edilerek öldürülen kızı Ayten Öztürk´le ilgili daha önce TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu´na gelerek bilgi vermişti. Kızı Ayten Öztürk´ün, Yeşil tarafından sorgulandığını ve işkence edilerek öldürüldüğünü söyleyen Öztürk, kızının yüzünün tanınmaması için Yeşil tarafından özellikle kulak ve burnunun kesildiğini de anlatmıştı.

En kolay ölüm haberi duyulur diyen Hıdır Öztürk ve ailesi 21 yıldır Yeşil´le ilgili bilgi topluyor. Öztürk, Yeşil´in son olarak Kuzey Irak´ta olduğunu ifade ederek, bu bilgiyi daha önce ilgililere bildirdiğini anlattı. 29 yaşındaki kızının öldürüldüğü dönemde Jandarma Alay Komutanı, Yeşil´in ve o dönem Valilik görevlilerinin ´Çete´ gibi çalıştığını belirten Öztürk, Ancak hala ne Alay Komutanının ne de diğerlerinin ifadesi bile alınmadı. Biz o dönem de savcılığa suç duyurusunda bulunduk, ancak kimse ilgilenmedi dedi.

Eken´in ifadesinde, Çıksa konuşsa, bildiklerini anlatsa çok faydalı olur. Bir çok şey biliyor. Yeşil bir dönem beni öldürmek istedi. Bu konu bana intikal etti ifadesini kullandı. Hıdır Öztürk, devletin istemesi durumunda Yeşil´i hemen bularak Türkiye´ye getirebileceğini söyledi.

SAVCILIKTAN YEŞİL´E YAKALAMA KARARI

20.09.2013 12:25 Ankara Başsavcı Vekilliği, eski MİT´çi Korkut Eken´in “yaşıyor” dediği ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım´la ilgili yakalama kararı çıkardı. Savcılık, İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı´na (MİT) yazı yazarak Yeşil´in yaşayıp yaşamadığına ilişkin kayıtları da istedi. Savcılığın, soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren Emniyet İstihbarat Dairesi´nin kurucularından Korkut Eken´in, “Yeşil yaşıyor. Beni öldürmek için suikast silahı olan Kanas sipariş etti. Kayıtlar devletin elinde. Konuşursa karanlık dönem aydınlanır´ ifadesi üzerine böyle bir adım attığı belirtildi. (Bugün)

YEŞİL´LE İLGİLİ YENİ İDDİA

25.09.2013 11:33 AK Parti Tunceli İl Başkanı Sinan Yerlikaya, faili meçhul cinayetlerin baş şüphelisi olarak bilinen ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım´ın elini kolunu sallayarak ortalıkta gezdiğini ifade etti. Yerlikaya STAR´a şunları anlattı: “İki yıl önce Yeşil´in yaşadığını öğrendim. Çok inandığım, güvendiğim insanlardan haberler geliyordu. Yeşil, bir dönem Ankara´da yaşadığı için onun tanıdığı iş adamları ve arkadaşları bazı yerlerde bir araya gelebiliyorlar. Mehmet Eymür, Yeşil´in öldüğünü söylüyor. Ben buna kesinlikle inanmıyorum. Ölseydi ailesi bu kadar sessiz kalmazdı. Yeşil emekli oldu ve şu an geziyor. Hem yurtiçinde hem de yurtdışında dolaşıyor. Pasaportları da var.”

-Çarşıya çıkınca sokak boşalırdı-

“1990´larda Ovacık´ta avukatlık yaptığım dönem Yeşil, özel tim elbiseli 50 kişilik grubun başındaydı. Ovacık emniyetinde kalıyorlardı. Yeşil çarşıya çıktığında caddelerdeki insanlar kaybolurdu. Çünkü vatandaşa ortalık yerde işkence yapıyordu eşlerinin önünde soyunduruyordu. Yetkililere söylediğimizde, ´dokunamıyoruz´ diyorlardı. Hatta Yeşil´den kaçıp yurtdışına gidenler oldu.”

“1997´de Yeşil ile bir telefon görüşmesi yapmıştım. Bana ´yüz yüze yanlız görüşelim´ demişti. Telefonda bana küfretti. Kızdım ve ´Bana küfretme´ dedim. ´Beni neden basına teşhir ettin´ diye kızdı. Beni ´seni yok ederim´ diye tehdit etti. Ben de ona ´senin yaptıkların ağır şeyler, bir gün mutlaka yargılanacaksın. Partiye gel, basın açıklaması yap, anlat her şeyi´ dedim. ´Ben itiraflarımı kasete aldım ve birkaç yerde var. Bende de var bir örneği, onlar ortaya çıkarsa devlet tarumar olur´ dedi. Daha sonra ´Ankara Gölbaşı´nda görüşelim´ dedi. ´Tamam´ dedim. Ama yalnız gitmediğim için gelmedi. Sonra aradı, ´sözünde durmadın´ dedi. Son görüşmemiz o oldu.” (Star)

(16 Eylül 2013), son güncel.: (25 Eylül 2013)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ayhan Çarkın´ın Susurluk cinayetlerine dair itirafları ve yürütülen soruşturma manşetlerimiz

Mahkemeden Yeşil´e gazete ilanı

Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile ilgili manşetlerimiz

Yeşil yaşıyor, yakalama kararı çıktı

Savcı, Yeşil´in yaşadığını belirledi

Yeşil yaşıyor, yeni adı Hasan Kütük

Yeşil ve adamları yeniden devrede

Yeşil yaşıyor, operasyon yapılacaktı

Yeşil´in parmak izi Ergenekon dosyasında

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5578    yazdır/print


 

Çillioğlu soruşturması zora girdi

Ölümü resmi kayıtlara ´intihar´ olarak giren ancak mezarı açıldıktan sonra ´öldürüldüğü´ ortaya çıkan Tunceli Jandarma Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu soruşturması zora girdi. Çillioğlu cinayetinin kilit ismi olarak gösterilen emekli Tuğg. İsmail Kuru, ´şüpheli´ olarak ifadeye çağrıldı. Ancak vefat ettiği ortaya çıktı.

15.09.2013 16:01 1994 yılında askeri lojmanda hayatını kaybeden, ölümü resmi kayıtlara ´intihar´ olarak giren, ancak mezarı açıldıktan sonra Adli Tıp raporuyla ´öldürüldüğü´ ortaya çıkan Tunceli Jandarma Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu soruşturması yılan hikayesine döndü. Çillioğlu´nun öldürülmeden önce tartıştığı ve soruşturma kapsamında ´tanık´ olarak ifadesine başvurduğu dönemin Tunceli Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral İsmail Kuru´nun öldüğü ortaya çıktı. Önce ´tanık´ olarak dinlenen ancak savclığın daha sonra ´şüpheli´ olarak ifadesini almak istediği Kuru´nun soruşturmanın kilit ismi olduğu belirtildi.

Çillioğlu´nun, Tuğgeneral Kuru ile JİTEM elemanları ve itirafçıların yaptıkları nedeniyle tartıştığı ve Kuru´yu terör örgütü PKK´dan bazı isimlere bilgi aktarımı yaptığı gerekçesiyle de suçladığı ortaya çıkmıştı.

Bir yıl önce ´tanıklık´ yapmıştı

Çillioğlu´nun oğlu Gökhan Çillioğlu ve tanık olarak dinlenen Çillioğlu´ndan önceki Tunceli İl Jandarma komutanı emekli Albay Ahmet Yıldırım´ın iddiaları üzerine savcılık geçtiğimiz yıl emekli Tuğgeneral Kuru´nun ´tanık´ olarak ifadesini almıştı. Kuru´nun ifadesinde aralarında bir sorun olmadığını, Albay Çillioğlu´nun ölümüyle ilgili bilgiye de sahip olmadığını söylediği öğrenildi. Soruşturmayı sürdüren Savcılık, son bilgiler doğrultusunda İsmail Kuru´yu geçtiğimiz günlerde ´şüpheli´ sıfatıyla ifadeye çağırdı. Adresine tebligat gönderilen Kuru´nun vefat ettiği cevabı gönderildi.

Lojmandakiler teşhis etti

Sona gelen soruşturmada Çillioğlu´nun öldürüldüğü zaman kaldığı askeri lojmanda yaşayanların ifadeleri de alındı. Lojmanda yaşayan rütbeliler ve eşlerini tek tek ifadeye çağıran savcılık, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım´ın fotoğraflarını gösterdi. Bazı tanıklar “Bu şahsı lojmanlarda sivil gezerken gördük” dedi. (Star)

SORUŞTURMAYA YENİ SAVCI GELDİ

04.11.2013 16:34 Tunceli Jandarma Alay Komutanlığı görevini yürüttüğü 1994 yılında lojmanında intihar ettiği ileri sürülen Albay Kazım Çillioğlu´nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yeni savcı görevlendirildi. Terörle Mücadele Kanunu´nun (TMK) 10. maddesiyle görevli Malatya Cumhuriyet Başsavcıvekilliğindeki Albay Kazım Çillioğlu´nun ölümüne ilişkin soruşturma dosyası aynı birimde görevli Şeref Gürkan´a verildi.

Soruşturmanın başladığı tarihten itibaren 800´ün üzerinde kişinin ifadesine başvurarak, oluşturulan bilirkişi heyetleriyle tüm detayları inceleten ve merhumun açılan mezarından alınan örnekleri iki kez adli tıp kurumunda bir kez de uzman bilirkişi heyetine inceleten Malatya Başsavcıvekili Özden Doğan´ın, eşinin rahatsızlığı nedeniyle bakamadığı dosyayı, yürüttüğü bir çok önemli soruşturmayla bilinen Şeref Gürkan´a devrettiği öğrenildi.

İddianame aşamasında bulunan ve kısa sürede iddianamesi tamamlanması beklenen soruşturma dosyasında dönemin Genelkurmay Başkanından Tunceli Valisine, MİT görevlilerine kadar birçok kişinin ifadeleri yer alıyor.

İki gizli tanığın da bulunduğu soruşturma dosyasında, bilirkişi tarafından hazırlanan ve olayın intihar değil, cinayet olduğu görüşüne yer verilen rapor da yer alıyor.

Öte yandan soruşturmayı devralan savcı Gürkan´ın, adı eski İnsan Hakları Derneği (İHD) Başkanı Akın Birdal´a silahlı saldırıya karışan ve ceza alan Cengiz Ersever´in şüpheli sıfatıyla ifadesini aldığı öğrenildi. (AA)

(15 Eylül 2013, 16:01), son güncel.: (04 Kasım 2013, 16:34)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Albay Kazım Çillioğlu´nun şüpheli ölümüyle ilgili manşetlerimiz

Flaş!!! Çillioğlu: 8 askere gözaltı ve tutuklama

Çillioğlu´da 6 asker sorgulandı

Albay: Bitlis´in ekibi öldürülecek

Fotoğraftaki 10 subaydan 7´si öldü

Kanlı ve Kara Yıl: 1993.. PKK´nın tasfiyesi durduruldu

PKK´nın bitirilememesi gücünden değil ihanetten

Ergenekon-PKK bağlantısıyla ilgili manşetlerimiz

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5575    yazdır/print


 

Anter davasına devam edildi

1992´de yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması olayıyla ilgili açılan davaya Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nde devam edildi. Duruşma sonunda verilen ara kararda, tutuklu sanık Hamit Yıldırım´ın bir sonraki duruşma bizzat hazır edilmesi, tutuksuz Savaş Gevrekçi´nin yaşı ve hastalığı göz önünde bulundurularak tutukluluk talebinin reddine ve bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine, hakkında arama ve yakalama bulunan sanıklar hakkında kararın devamına karar verildi. Duruşma 2 ay sonraya, 7 Ekim tarihine ertelendi.

01.08.2013 17:43 1992 tarihinde öldürülen Kürt yazar Musa Anter cinayetinin ikinci duruşması Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görüldü. Duruşmaya sanıklardan, geçen yıl Şırnak´ın (Şirnex) Kumçatı beldesinde yakalanarak sevk edildiği mahkemece tutuklanan eski itirafçı ve korucu Hamit Yıldırım video konferans yoluyla katılırken, emekli Albay Savaş Gevrekçi ise duruşmada hazır bulundu. Anter´in oğlu Dicle Anter ise katılan sıfatıyla duruşmada yer aldı.

Duruşma Anter´in avukatlarının sanık Gevrekçi´ye soruları ile başladı. Anter´in avukatlarından Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, Gevrekçi´ye Veli Küçük ve Arif Doğan´ın Diyarbakır Jandarma İstihbarat Alay Komutanlığı´nda görev yapıp yapmadığını sordu. Gevrekçi, Elçi´nin sorusuna cevaben, Açıkçası ben Veli Küçük ve Arif Doğan´ın benim birimimde görev yaptığını bilmiyordum dedi. Elçi, sorusunun devamında, Peki bu kişilerin bölgede il il dolaştığını da mı duymadınız demesi üzerine Gevrekçi, duymadığını söyledi.

-´Timler olarak hep arazideydik´-

Avukat Elçi´nin Gevrekçi´ye, Gruplar Komutanlığı´nda yer alıp almadığını sorması üzerine Gevrekçi´nin avukatı Hikmet İşler´in itirazda bulunarak Elçi´ye müdahale etmesi ve Gevrekçi´yi yönlendirmeye çalışması dikkat çekti. Elçi, sanık avukatı İşler´in itiraz adı altında sanığı yönlendirmeye çalıştığını belirterek, Sanık avukatı duruşma başladığından bu yana müvekkilini bir şeyler söylememesi veya ağzından kaçırmaması için yönlendiriyor dedi. Elçi´nin, Gevrekçi´ye Gruplar Komutanlığı´nda yer alıp almaması ile ilgili sorduğu soruyu yanıtlayan Gevrekçi, Benim zamanımda Gruplar Komutanlığı yoktu. Grup Komutanlığı vardı dedi. Gevrekçi´nin cevabı üzerine Elçi, Genel Kurmay Başkanlığı´na ait olan, üzerinde gizli ibaresi bulunan ve bahsi geçen dönemde Gruplar Komutanlığı´nın varlığını resmiyette belgeleyen bir belgeyi mahkeme heyetine sundu. Soru sormaya devam eden Elçi, Gevrekçi´ye farklı grup komutanlıklarıyla koordine amaçlı bir araya gelip gelemediklerini sordu. Elçi´nin sorusuna cevaben Gevrekçi, Bizim zamanımız olmadığı için bir türlü bir araya gelemiyorduk. Timler olarak hep arazideydik. Hiçbir time gitme zamanım olmadı dedi.

-Mahkeme heyetinden avukata tepki-

Gevrekçi´nin Elçi´nin sorularına tepki göstererek cevaplaması dikkat çekerken, Gevrekçi´nin avukatının sorulan her soruyu sanık yerine cevaplamaya çalışmasına mahkeme heyeti tepki gösterdi. Elçi´nin, Örgüte mensup kişiler olduğu söylenen şahısları kim yakalıyordu? İfadelerini kim alıyordu? sorusuna cevaben Gevrekçi, Diyarbakır İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü sorguyu yapardı diye konuştu. Elçi, Siz bir istihbaratçısınız, terörle ilgili suçlarla ilgileniyorsunuz. İstihbaratın temeli bilgidir. Siz bir istihbaratçı olarak yakalanan kişilerin sorgusuna katılmadığınızı söylüyorsunuz diye belirtti. Elçi, itirafçıların, yakalanan kişilerin sorgusuna katılıp katılmadığını sordu. Gevrekçi, Katılmazlardı diye yanıtladı. Gevrekçi´nin cevabına ilişkin mahkeme heyeti başkanı, Peki sen sorguya katılmadığınızı, bunu birim olarak yapmadığınızı söyledin. Peki itirafçıların sorguya katılıp katılmadığını nerden biliyorsun? diye sordu. Gevrekçi, mahkeme heyeti başkanın sorusu karşısında zor durumda kalarak, tepki gösterdi. Gevrekçi, itirafçıların sorgu aşamasına katılıp katılmadıkları konusunda sadece tahmin yürüttüğünü, itirafçıların sorgu aşamalarına katılmasının illegal bir durum olacağını söyledi.

-´Ben 3 numaraydım´ itirafı-

İtirafçı ve JİTEM davası tutuklusu Adem Yakin´in ne işle uğraştığını soran Elçi´nin sorusuna cevaben Gevrekçi, Yakin´in esnaflardan sürekli ücret ödemeden alışveriş yaptığını ve aldığı bazı beyaz eşyaları Silvan´da sattığını söyledi. Gevrekçi, Yakin´in, eski örgüt mensubu olduğu gerekçesi ile yerel dergi ve gazetelerde çıkan bazı ilanlardaki şifreleri çözerek, rapor haline getirip kendilerine sunduğunu ifade etti.

-Beyaz renkli toros-

Gevrekçi, Diyarbakır İl Jandarma Alay Komutanı´na bağlı olmadan çalıştıklarını söyledi. Tim olarak sürekli arazide dolaştıklarını dile getiren Gevrekçi, Saraykapı semtindeki İstihbarat Grup Komutanlığı´na iki adet Renault marka sivil araç tahsis edildiğini kaydetti. Şehir dışına ve köylere sürekli olarak bu araçlarla gittiklerini anlatan emekli Albay, bu araçların hangi renkte olduğunu hatırlamadı. Gevrekçi, “Tedbir amaçlı bunların plakalarını sık sık değiştirirdik. Bunu can güvenliğimiz ve gizliliğimiz açısından yapardık. Değişik plakaların verilmesi için de 6 ay ya da 1 yıllık aralıklarla emniyet müdürlüğüne talepte bulunurduk. İtirafçılar, bize ait bu araçları kesinlikle kullanmazdı.” diye konuştu.

Elçi sorularının devamında Gevrekçi´ye görev yaptığı dönem içerisinde hangi marka araçlara bindiğini sordu. Gevrekçi, 2 sivil Renault Toros marka araç kullandığını, araçlara sivil bindiğini ve araçların rengini hatırlamadığını söyledi. Heyet başkanının Gevrekçi´ye, O araç rengi beyaz olmasın? demesi dikkat çekti. Gevrekçi´ye soru sormayı sürdüren avukatlardan Barış Yavuz, Gevrekçi´ye 1991 tarihinde görev yaptığını hatırlatarak, İddianamede yer alan dosyada Diyarbakır İl Jandarma İstihbarat Komutanı iken 1991 tarihinde görev yaptınız. Dosyadaki belgedeki tabloya göre siz istihbaratçılar anlamında Türkiye´nin 3 numaralı ismi olarak görünüyorsunuz diye belirtmesi üzerine Gevrekçi´nin Evet doğrudur. Ben 3 numaraydım demesi dikkat çekti. Gevrekçi´nin avukatı müvekkilinin yanlış anladığını belirtse de, Gevrekçi´nin itirafı duruşma zabıtlarına aynen geçirildi.

-´1991-93 yıllarında iyi çalıştık, başarılıydık´-

Anter´in avukatlarından Selim Okçuoğlu, Gevrekçi´nin dün ve bugünkü duruşmadaki beyanlarının birbiri ile büyük oranda çeliştiğini söyleyerek bazı belgeler sundu. Okçuoğlu, Gevrekçi´ye, İstihbarat çok önemli bir görev. Bölgede 1991 ve 93 yılları arasında görevde bulundunuz. O dönemde istihbaratın yaptığı görevleri başarılı buluyor musunuz? diye sorması üzerine Gevrekçi, Evet başarılı buluyorum, o dönem yaptıklarımızı. Çünkü PKK 3 konunun Türkiye´den kaldırılmasını istiyordu: JİTEM, Koruculuk ve Özel Harekat. Biz de iyi çalıştık, başarılıydık. Buna izin vermedik dedi.

Tekrar söz alan Elçi, iddianamede geçen ve JİTEM´in kuruluşunu anlatan kısmı hatırlatarak, 1990´lı yıllarda JİTEM´in faaliyetlerini örneklendirerek anlatarak Gevrekçi´nin bir numaralı faili olduğunu belirtti.

-Yeşil´i tanımıyormuş-

´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım´ı tanıyıp tanımadığının sorulması üzerine Gevrekçi şöyle konuştu: “Yeşil´i tanımıyorum. Ama halk arasında ´sakallı´ diye bir efsane geçiyordu. Adam ortada yoktu. Abdülkadir Aygan´a baksanız Yeşil sanki bizim rütbelimiz gibi, ondan emir alıyormuşuz. Askerî gruplarla gelerek itirafçı kişilerle sorgu yaptığı söylenmekte, bu mümkün değil. Sakallı olarak tabir edilen Mahmut Yıldırım´ın insanları uçurumlardan attığı söyleniyordu. Ama ortada ne ceset var ne başka bir şey. O yüzden biz bunlara inanmıyorduk. Ayrıca Musa Anter cinayetinde sakallı diye birisi var mı yok mu bilmiyorum.”

-Savcı ´tutuklu yargılama´ talebine karşı çıktı-

Sorulan soruların ardından savcı okuduğu mütalaada, Sanık Mahmut Yıldırım´ın hakkındaki zorla yakalama kararının devamı, duruşmaya zorla getirilme kararı olmasına rağmen gelmeyen tanıkların bir sonraki celseye zorla getirilmesi, Diyarbakır 6. ağır Ceza Mahkemesi´nde görülmekte olan JİTEM davası ile Musa Anter cinayeti dosyasının birleştirilmesi talebine ilişkin yazılan yazının akıbetinin sorulması, sanık Savaş Gevrekçi´nin müdafilerinin dosyada zaman aşımı talebinin hükümle birlikte değerlendirilmesi, sanıklardan Hamit Yıldırım´ın bir sonraki duruşmada bizzat hazır edilmesi, Mahmet Yıldırım´ın MİT´te bulunan ifadesinin aslının istenmesi talebinin reddi ve Gevrekçi hakkında talep olunan tutuklu yargılama talebinin reddi yönünde karar verilmesini talep etti.

-Duruşma 2 ay sonraya ertelendi-

Mütalaanın ardından açıklanan ara kararda, tutuklu sanık Hamit Yıldırım´ın bir sonraki duruşma bizzat hazır edilmesi, tutuksuz Savaş Gevrekçi´nin yaşı ve hastalığı göz önünde bulundurularak tutukluluk talebinin reddi ve bir sonraki duruşmada mahkemeye zorla getirilmesine, hakkında arama ve yakalama bulunan sanıklar hakkında kararın devamı yönünde karar verildi. Bir sonraki duruşma 7 Ekim tarihine ertelendi. (diha)

----------------------------------------------------------------

ANTER DAVASINDA 3. DURUŞMA GÖRÜLDÜ

07.10.2013 19:52 Diyarbakır´da 1992 yılında öldürülen yazar Musa Anter cinayetiyle ilgili davanın 3. duruşması görülmeye devam edildi. Genelkurmay Başkanlığı, o dönemde kurulan İstihbarat Grup Komutanlığı personel listesini, deşifre edilmemesi şartıyla mahkemeye gönderdi. Mahkeme listeyi sadece avukatların inceleyebileceğini belirterek, yayın yasağı koydu.

Diyarbakır 7´inci Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki duruşma, sanıkların kimlik tespitiyle başladı. Duruşmaya Ankara´da infaz edilen JİTEM´ci Ahmet Cem Ersever´in Diyarbakır´da JİTEM komutanı olduğu dönemde yardımcılığını yapan emekli Albay Gevrekçi katıldı. Mahkeme heyeti, Adana Cezaevi´nde kalan sanıklardan Hamit Yıldırım´ın, araç ve personel eksikliği gerekçesi duruşmada hazır edilmediğini belirtti. Sanıklar ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım ve Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) duruşmaya gelmedi.

Duruşmaya, tutuksuz sanık emekli Albay Savaş Gevrekçi ile Musa Anter´in oğlu Dicle Anter ve taraf avukatları katıldı. Duruşmanın tek tutuklu sanığı olan ve tetikçi olduğu iddia edilen Hamit Yıldırım´ın, personel ve araç yetersizliği nedeniyle Adana F Tipi Cezaevi´nden duruşmaya getirilemediği belirtildi. Hamit Yıldırım, cezaevinden görüntülü olarak duruşmaya katıldı. Müdahil avukatları, Hamit Yıldırım´ın duruşmaya getirilmemesine tepki göstererek, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Duruşmada ilk olarak dosyaya gönderilen evraklar okundu. Evraklarda, gizli tanık Ahmet´in duruşma öncesinde hazır edilemediği için ifadesinin alınamadığı belirtildi. Öte yandan, dosyanın Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen ve Kayseri eski İl Jandarma Komutanı Cemal Temizöz´ün de yargılandığı faili meçhul cinayetler davasıyla birleştirilmesi talebine, mahkemenin ret yazısı gönderdiği de belirtildi.

Jandarma Genel Komutanlığı´nın, 1992 yılında Diyarbakır Jandarma İstihbarat Tim ve Grup Komutanlığı personelinin isim listesini göndermesine ilişkin yazılan talimata da cevap geldi.

Genelkurmay Başkanlığı´nın, gönderdiği yazıda personelin can güvenliği için deşifre edilmemesini şart koşarak listeyi gönderdiği belirtildi.

Mahkeme, gönderilen listedeki kişilerin terörle mücadelede görev aldıklarını, bu nedenle kimliklerinin korunması gerektiğine karar verdi. Ara kararda, listenin suretinin taraflara verilmemesine, ancak tarafların listeyi inceleyebileceğine hükmedildi.

Kararda, listedeki kişilerin T.C. kimlik numarası ve adreslerinin haricindeki diğer bilgilerin fotokopi çekilerek dosyaya konulmasına, belgenin aslının ise Terörle Mücadele Kanunu 10. Madde ile yetkili Savcılık kasasında saklanmasına hükmedildiği belirtildi. Mahkeme, ayrıca liste içindeki bilgilere yayın yasağı koydu.

Roj TV´de daha önce ´Anter´i sanık Hamit Yıldırım öldürdü´ şeklinde bir röportajı yayınladığı gerekçesiyle dinlenen tanık Nesim Benzer, söz konusu haberi yalanladı. Hamit Yıldırım hakkında böyle bir beyanda bulunmadığını kaydeden Benzer, ifadelerinin çarpıtıldığını belirterek, Yıldırım kardeşim Reşit´i ölümle tehdit etti. Roj TV´nin Cizre´deki muhabiri bu konuyu haber yaptı. Fakat ben onlara Musa Anter´i Hamit Yıldırım´ın öldürdüğünü söylemedim. Fakat yayın böyle yapılmış, ancak çevrede Musa Anter´i Hamit Yıldırım´ın öldürdüğü konuşuluyordu. Ben bir şey görmedim. dedi. Mahkeme heyeti, bu konuyu ne zaman ve kimden duyduğu soruldu. Tanık Benzer, Anter´in öldürülmesiyle ilgili hiçbir şey görmediğini dile getirdi.

Sanık Hamit Yıldırım, 2005 yılında Mersin´deydim. Roj TV´de benim Musa Anter´i öldürdüğüme dair haber çıktı. Bu da Nesim´in beyanına dayanıyordu. Ben de Kumçatı´ya gidip Nesim´e konuyu sordum. Bana bir gazeteci adı verdi. BDP´lilerin kendisine gelerek aleyhime beyanda bulunmasını istediklerini söyledi. Ben bunları sordum, ancak ´o kişileri söyleyemem´ dedi. şeklinde konuştu. Yıldırım, Ben Türkiye Cumhuriyeti´ni seven bir insanım. BDP´ye de saygı duyuyorum. Benim bir suçum yok. Bu olayla da alakam yok. Ben 15 aydır haksız olarak tutukluyum diye konuştu.

Tutuksuz sanık emekli Albay Gevrekçi, çalıştığı dönemde İstihbarat Grup Komutanı Cahit Aydın olduğunu söyledi. Gevrekçi, Aydın´ın yurt dışına gittiği için 4 ay yerine vekalet ettiğini dile getirdi. Eski Jitemci Arif Doğan´ın çok sevdiği bir büyüğü olduğunu dile getiren Gevrekçi, Değer verdiğim bir komutan ve büyüğümdür. Kendisinin emrinde hiç çalışmadım. Memleketim Niğde´ye gittiğimde ziyaretine gittim. Emekli olduktan sonra Ankara´da sosyal tesislerde karşılaşıyorduk. Doğan oraya briç oynamaya geliyordu. Orada sohbet ediyorduk. 2007 yılından sonra da ben bu tesislere hiç gitmedim. Arif Doğan ile görüşmedim. dedi. Gevrekçi, Benim çalıştığım dönemde İstihbarat Grup Komutanı Cahit Aydın idi. Kendisi yurtdışına gittiği için 4 ay yerine ben vekalet ettim. Arif Doğan çok sevdiğim bir büyüğümdür. Değer verdiğim bir komutan ve büyüğümdür. Kendisinin emrinde hiç çalışmadım. Memleketim Niğde´ye gittiğimde ziyaretine gittim. Emekli olduktan sonra Ankara´da sosyal tesislerde karşılaşıyorduk. Görev içinde hiç görüşmedik. 2007 yılından sonra da hiç görüşmedim. dedi

-JİTEM listesine yayın yasağı konuldu-

Davanın 3. duruşmasında önceki celse Jandarma Genel Komutanlığı´na 1992 yılında Diyarbakır Jandarma İstihbarat Tim ve Grup Komutanlığı personelinin isim listesinin gönderilmesine ilişkin yazılan talimata cevap verildi. Genelkurmay Başkanlığı, personelin can güvenliği gerekçesiyle listenin deşifre edilmemesi şartı koştu. Gönderilen listedeki kişilerin terörle mücadelede görev aldıkları için kimliklerinin korunması gerektiğine karar veren mahkeme, tarafların listeyi incelemesine hükmetti.

AYGAN GÖRÜNTÜLÜ OLARAK DURUŞMAYA KATILACAK

Mahkeme heyeti, Hamit Yıldırım´ın tutukluluk halinin devamına ve bir sonraki celse hazır edilmesi için Adana F Tipi Cezaevi´ne yazı yazılmasına karar verdi.

Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım hakkındaki yakalama emrinin devamına karar veren mahkeme, Abdülkadir Aygan´ın İsveç´ten Segbis yöntemiyle ifadesinin alınmasına hükmetti. Aygan´ın ifadesinin gerekli yazışmaların yapılmasının ardından önümüzdeki Mart ayında alınacağı belirtildi.

Mahkeme, Başbakanlık Teftiş Kurulu eski Başkanı Kutlu Savaş´ın tanık olarak dinlenmesi talebini, hazırlanan Susurluk Raporu dosyada olacağından reddetti.

Mahkeme MİT Kontrterör eski Daire Başkanı Mehmet Eymür´ün tanık olarak dinlenmesi talebini de daha sonra değerlendireceğini açıkladı.

Mahkeme, avukatların JİTEM ve Olağanüstü Hal Bölge Valiliği arşivlerinin dosyaya istenmesine yönelik talebini ise arşivin büyüklüğü nedeniyle reddetti.

Avukatların sanık Hamit Yıldırım´ın duruşmaya getirilmemesine ilişkin suç duyurusu taleplerini de reddeden mahkeme, Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Susurluk Raporu´nun 6. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasından istenmesine karar verdi. Duruşma 2 Aralık 2013 tarihine ertelendi. Davanın 4. duruşması bu tarihte Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

(01 Temmuz 2013, 17:43), son güncel.: (07 Ekim 2013, 19:52)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Anter iddianamesi kabul edildi

Ergenekon, Anter iddianamesinde

Anter için 21 yıl sonra iddianame

Flaş!!! Anter´in katili yakalandı

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Musa Anter ile ilgili tüm manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5498    yazdır/print


 

Anter davası başladı

21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması olayıyla ilgili açılan dava bugün Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülmeye başladı. Anter´i öldüren silahı ateşleyen sanık Hamit Yıldırım, ´araç ve personel eksikliği´ gerekçesiyle tutuklu bulunduğu Adana Cezaevi´nden duruşmaya getirilemedi. Yıldırım telekonferans sistemiyle duruşmaya katıldı. Duruşmada iddianame okundu.

31.07.2013 12:45 21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması konusunda açılan dava Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülmeye başladı. Taraflar ve izleyiciler saat 09.30´da duruşma salonuna alındı. Anter´i öldüren silahı ateşleyen sanık Hamit Yıldırım, tutuklu bulunduğu Adana Cezaevi´nden duruşmaya getirilmedi. Gerekçe olarak da ´araç ve personel eksikliği´ gösterildi. Hamit Yıldırım´ın telekonferans sistemiyle duruşmaya katılımı sağlandı. Hamit Yıldırım´ın bulunmadığı duruşmada aşireti ve avukatları hazır bulunuyor. Emekli Jandarma Albay Savaş Gevrekçi sanık sandalyesindeki yerini aldı.

Saldırıda hayatını kaybeden Musa Anter´in oğlu Dicle Anter ile yaralı kurtulan müşteki Orhan Miroğlu ve avukatları duruşma salonundaki yerlerini aldılar. Tüm tanıkların da hazır edildiği duruşmada Orhan Miroğlu´nun avukatları, sanık Hamit Yıldırım´ın salonda bulunmadığını belirterek duruşmanın ertelenmesini istedi, ancak mahkeme bu talebi reddetti.

Ardından saat 11.30´da iddianamenin okunmasına geçildi. iddianamede JİTEM cinayetleri bölümü okundu. Daha sonra Vedat Aydın ve Musa Anter´in öldürülmeleriyle ilgili bölüm okundu. İddianamede, cinayetin PKK´ya yıkılmak istendiği bölüm okundu. O bölümde ´Anter´in MİT irtibatlı olduğu için öldürüldüğü yönünde kanaat yayılmaya çalışıldığı´ belirtiliyor. İddianamedki, otel görevlisi tanıkların, Hamit Yıldırım´ı hem sesinden hem de eşgalinden teşhis ettiklerine dair bölüm okundu. İddiannamede, Sabah Gazetesi Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek´in davanın firari sanığı Abdülkadir Aygan ile yaptığı röportaj ile ilgili bölüm okundu. Hamit Yıldırım´ın 1990´larda JİTEM´in Genel Merkezi´ne gittiğiyle ilgili bölüm okundu. Yaptığı haberle davanın açılmasına önayak olan Abdurrahman Şimşek´in dosyadaki ifadesinin iddiannamede yer verilen bölümleri okundu. Gizli tanık Ahmet´in iddiannamede yer alan ifadesi okundu. Saat 11.35´te 25 sayfalık iddiannamenin okunması tamamlandı.

Ardından Mahkeme Başkanı Necati Türkmen, duruşmaya öğle arası verdi.

SANIK HAMİT YILDIRIM´IN SAVUNMASI

Saat 13.20´de tekrar başlayan duruşmada sanık Hamit Yıldırım telekonferans sistemi üzerinden savunmasını yapmaya başladı. Sözlerine suçlamaları kabul etmediğini belirterek başlayan Yıldırım, olaylara karışmadığını, kendisine iftira atıldığını söyledi. Yıldırım, Yalandır, ben Anter´i ve Miroğlu´nu niye vurayım. Benim aşiretimden herkes beni bilir. Aygan´ın yalan yanlış beyanları ile tutuklandım. Ben şehit ailesiyim. dedi.

SANIK SAVAŞ GEVREKÇİ´NİN SAVUNMASI

Sanık Hamit Yıldırım´ın 5 dakika süren savunmasının ardından salonda bulunan diğer sanık Savaş Gevrekçi´nin savunmasına geçildi. Gevrekçi, 11 sayfalık yazılı savunmasını okumaya başladı.

Gevrekçi savunmasında şunları söyledi: İki kez beyin ameliyatı geçirdim, bazı olayları hatırlamakta güçlük çekiyorum. Ben 1991-1993 döneminde Jandarma Binbaşı olarak Jandarma İstihbarat TİM Komutanlığı´na atandım. Jandarma İstihbarat Diyarbakır Şehitlik semtindeydi. İtirafçı sivil memurlar ve biz oradaydık. Ben Diyarbakır´dan ayrıldıktan sonra Saraykapı´ya taşındığını duydum. Aygan´ın söyledikleri benden sonraki dönemdir.

Gevrekçi: Aygan´ın Anter cinayetiyle ilgili beyanlarında çelişkiler mevcuttur. Jandarma İstihbarat Anter cinayetinin işlendiği dönemde Şehitlik değil, Saraykapı´daydı.

Gevrekçi: İstihbarat Grup Komutanı Cahit Aydın´ın görevini vekaleten yürüttüğüm doğru değildir. Vekalet yetkisi o tarihte Nurettin Ata´da idi. İtirafçı sivillerle görüşmezdim, onlarla görürdüm. Ama grup komutanı olunca tanıdım.

Gevrekçi: Anter cinayeti için Aygan´a talimat verdiğim doğru değildir. Çünkü ben 1993´ten sonra itirafçıları tanıdım, öncesinde tanımıyordum. Bu dönemden sonra İstihbarat Grup Komutanlığı´na bir dönem vekalet ettim.

Gevrekçi´ye savcı tarafından Cemil Işık kod Hogir ile ilgili bir soru soruldu. Gevrekçi bu soruyu, Kendisini ne tanırım ne de duydum. Gelip gelmediğini ve Hogir´in yanında Şırnak´lı Hamit diye birini görmedim sözleriyle yanıtladı. Gevrekçi, tutuklu sanık Hamit Yıldırım´ı da tanımadığını söyledi.

Gevrekçi, duruşmaya telekonferans yöntemiyle katılan Hamit Yıldırım için, Onu ilk kez telekonferansta gördüm dedi. Yıldırım da, Ben de sizi yanıtını verdi. Bu diyalog üzerine Mahkeme Başkanı Necati Türkmen, Hamit Yıldırım´a, Hamit sana söz verilmedikçe konuşma uyarısında bulundu.

Gevrekçi: Anter olayını bilmiyorum. Cenazesine gittim, çünkü görev alanımda öldürülmüştü. İstihbarat toplamak için gittim. Aygan´ın Jandarma İstihbarat´taki olaylardan ötürü bana kızdığını ve bu yüzden Anter cinayetine adımı karıştırdığını düşünüyorum.

Gevrekçi: Ali Ozansoy´a telsiz başında dur talimatı verdiğim de doğru değildir. Ozansoy´un, yanlızca itirafçıların girdiği telsiz odasına girmesi mümkün değildir.

Gevrekçi: Sonuç olarak isnat edilen suçlamaları reddediyorum ve beraatimi talep ediyorum.

Gevrekçi´nin avukatı söz aldı ve müvekkilinin değil, Cahit Aydın´ın itirafçı memurlarla çalıştığını iddia ederek, Bunların hepsi Aygan´ın senaryosu, müvekkilim masumdur dedi. Anter´in 20 öldürülmesinin üzerinden 20 yıldan fazla bir süre geçtiğini öne süren Gevrekçi´nin Avukatı, dosyanın zamanaşımı yönünden incelenmesini istedi.

Mahkeme Başkanı Necati Türkmen, Siz bölgede istihbaratçısınız ama, Musa Anter´in adını öldürülmeden önce hiç mi duymadınız diye sordu. Gevrekçi, bu soruya, Hiç cevabını verdi.

-Mahkeme Başkanının ısrarı sanık Gevrekçi´nin çelişkisini ortaya çıkardı-

Başkan Türkmen bu kez, O kadar faili meçhul varken her şey mesai ile mi oluyordu. Her şey kuralla mı oluyordu diye sordu. Gevrekçi bu soruya da, Evet, mesai dışında iş olmazdı, gelmezlerdi yanıtını verdi. Başkan Türkmen´in sorularla sıkıştırması üzerine Gevrekçi, Çağırsam mesaiye gelirlerdi yanıtını vererek kendisiyle çelişti.

Sanık Savaş Gevrekçi, Başkan Türkmen´in ısrarlı soruları üzerine şunları söyledi: İtirafçılar iç çamaşırlarını karargahta dışarı asarlardı. Ben de buna kızardım. Aygan buna kızdığı için beni hedef seçti.

Gevrekçi: Yeşil´i tanımıyorum, Cem Ersever´i Harp Okulu´ndan tanırım. Aygan ve Adil Timurtaş´ı tanıyordum, bunlarla çalıştım.

MAĞDUR ORHAN MİROĞLU´NUN KONUŞMASI

Duruşmada daha sonra saldırıda yaralanan mağdur Orhan Miroğlu´na söz verildi. Miroğlu şunları söyledi: Dosyayı istedim, mağdur olarak. Suç duyurusu da yaptım. Ondan bir şey çıkmadı. Ama Aygan´ın 2004´teki itirafından sonra olayın çözülmesiyle ilgili bir umut belirdi. Aygan, sorulan sorulara cevap vermiştir. Emir nereden çıktı dediğimde Aygan, Diyarbakır´da üretilen bir fikir değildi. Ersever Ankara´dan gelince bu cinayet planı ortaya çıktı yanıtını verdi. Aygan´ın ifadeleri önemlidir Sanık avukatları bu itirafları önemsizleştirmeye çalışırsa davaya katkı sağlamaz.

Orhan Miroğlu: Abdülkadir Aygan´ın duruşmada Hamit Yıldırım gibi telekonferansla söz sahibi olma hakkı olmalı. Benim için bu dava kollektif suçlar kapsamında görülmesi gereken bir davadır. Yeşil´in yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor. MİT´te kim bu işle ilgileniyorsa Yeşil´in ifadesi buraya gönderiliyor. ifadeler hep farklı farklı oluyor.

Orhan Miroğlu: Anter cinayeti dahil tüm JİTEM davalarında yoğun bir bilgi kirliliği vardır. Mehmet Eymür´e ben daha önce sordum; Musa Anter cinayetiyle ilgili kendisinde bilgi olup olmadığını. MİT´te bilgi olduğunu bana söyledi. Gevrekçi´nin inkarı bana hiç insani gelmiyor. Çok sayıda insan ölmüş. Şimdi bunu nasıl mesai gerekçesiyle açıklayabiliyor, olayı getirip buraya bağlıyor?

Sözlerine devam eden Miroğlu, cinayet gecesini ayrıntılarıyla anlatmaya başladı. Anter´in Diyarbakır Belediyesi tarafından düzenlenen kültür şenliklerine katılmak üzere 15 Eylül 1992´de İstanbul´dan geldiğini belirten Miroğlu o gün yaşananları şöyle aktardı: “Anter´in kaldığı Büyük Otel´e gittim. Oraya Anter´in bir misafiri geldi. Kendisini Dıjwar olarak tanıtmıştı. Birlikte ticari taksiye binip görüşmenin yapılacağı yere gidecektik. Anter ile gelen kişi taksinin arka koltuğuna oturdu. Ben bu sırada ´Nereye gideceğiz?´ diye sordum. O kişi ´Silvan yolundaki peşmerge konutlarına´ dedi. O bölgeye gittik. Aracı durdurduk. Rampa olan yoldan yukarıya doğru yürümeye başladık. Anter görüşeceği kişileri göremeyince sinirlendi. Bana ´Biz dönelim.´ dedi. Sonra yine devam ettik. Bizi otelden alan şahıs önümüzde yürüyordu. Aniden geriye dönerek ikimize ateş etmeye başladı. Yüzüstü düştüm. Kalkıp kaçmak isterken yanıma geldi bir el de sırtıma ateş etti. Musa Anter ağabey de benim gibi yüzüstü düşmüştü. O sırada bir komiser geldi, beni hastaneye yetiştirdi. Gerisini hatırlamıyorum.”

Dijvar kod Hamit Yıldırım, Anter´in zaten sorgulanıp öldürüleceğini bildiği için biz şüphelenince o anda karar verdi ve bizi vurdu. diyen Miroğlu´nun yutkunduğu ve gözlerinin yaşardığı görüldü. Mahkeme Başkanı Necati Türkmen, Siz biraz dinlenin ben anlattıklarınızı yazdırayım diyerek Miroğlu´nun biraz rahatlamasını sağladı.

Miroğlu daha sonra, gittikleri yerde taksiden indikten sonra Anter´e neden buraya geldiklerini sorduğunu vurguladı. “Musa ağabey, bana ´Çok samimi bir itirafçı grup gelmiş, PKK ile barışmak istiyorlar.´ dedi. Bana bunu önceden söyleseydi oraya gitmemize engel olurdum. Çünkü tuzak kurulmuştu.” bilgisini verdi. Miroğlu, Anter´in öldürülmeden önceki son yazılarında ise OHAL valiliğinin uygulamalarını sert dille eleştirdiğini hatırlattı.

Orhan Miroğlu: Mahkeme kayıtlarında Yıldırım ile otelde görüştüğüm yazıyor ama görüşmedik, sadece bizi alıp gitti. Anter beni onunla tanıştırma gereği bile duymadı. Sadece Yıldırım, bir tek Silvan yolu yerine Ergani yoluna girdiğinde konuştu. Anter´de, Sen madem Diyarbakırlısın, niye buraları bilmiyorsun dedi.

Orhan Miroğlu: Aygan, Anter´i ve beni vuran kişinin Şırnak´ın Kumçatı Köyü´nde koruculuk yaptığını anlattı. Aygan´ın itiraflarından sonra basın toplantısı yaptım. O´nun anlatımları ile benimkiler örtüşüyordu. ´Bu kişiyi tanımıyorum ama benim yaşadıklarımla çok büyük oranda örtüşüyor. İnanabilirsiniz´ dedim.

Orhan Miroğlu: Ergenekon süreci başladı. 2009´da Ömer komiserle görüştük Ankara´da. Yıldırım´ın yeni çekilmiş fotoğraflarını gösterdi. Ben, ´Aradan 20 yıl geçmiş, bu kişi şimdi 40 yaşında. Bir şey söyleyemem´ dedim. Bir şey çıkmadı. Cinayetten sonra fotoları yok mu oradan bakalım, teşhis edelim dediler.

Orhan Miroğlu: 2012 yılında gazeteciler Abdurrahman Şimşek ve Ferhat Ünlü bana Hamit Yıldırım´ın 1991´de çekilmiş fotosunu gösterdiler. Ben de, ´Anter´i ve beni vuran kişiye çok benziyor´ dedim. Davacılardan şikayetçiyim.

DURUŞMADA ANTER´İN OĞULLARI DA KONUŞTU

Orhan Miroğlu´nun ardından söz alan Musa Anter´in oğlu Dicle Anter konuştu. Buradaki sanıkların yanı sıra daha üst yetkili kişilerin de yargılanması hukuk açısından daha sağlıklı olur. diyen Dicle Anter, Gevrekçi, ´Anter´in cenazesine katıldım´ diyor. Kimse bilmiyordu cenazede, nasıl öğrenmiş, babamın öldürüldüğünü nasıl öğrenmiş. Davacılardan şikayetçiyim. diye sözlerini tamamladı.

Dicle Anter´in ardından söz alan Musa Anter´in diğer çocukları Rahşan Anter ile Anter Anter de davaya müdahil olmak istediklerini söylediler.

Duruşmada daha sonra sanık avukatları tutuklu sanık Hamit Yıldırım´ın duruşmaya getirilmemesini yargılamayı negatif olarak etkilemeye yönelik olduğunu düşündüklerini söylediler. Avukatlar, Şu anda sesi ve görüntüsüyle teşhisi tam yapılamayacak şekilde televizyondaki bir insanla konuşuyoruz, teşhis bu şekilde mümkün değil dediler. Avukatlar, Adalet Bakanlığı bu davanın önemini bildiği halde sanığı neden getirmedi. Bu teknolojiyi kullanan devletin ödenek veye personel yetersizliği nedeniyle sanığı getirmemesi soru işaretlerine yol açıyor dediler.

-Gevrekçi: JİTEM resmiyette yoktu-

Duruşmada daha sonra müşteki ve mağdur avukatları salonda hazır bulunan tek sanık Albay Savaş Gevrekçi´ye sorular sormaya başladılar. Gevrekçi, JİTEM´i biliyor musunuz? sorusunu, Jandarma İstihbarat vardı, ´niye herkes JİTEM diyor´ diyorduk. Memurlar da öyle diyordu. Ama resmiyette JİTEM diye bir birim yoktu. diye cevap verdi.

-Gevrekçi´yi sıkıştıran sorular-

Müdahil avukatları, Gevrekçi´nin, ´Aygan komutanlarla görüşmezdi´ yönündeki ifadesi üzerine, Siz görüşmezdi diyorsunuz ama onun general Necati Özgen´le çekilmiş fotoğrafları var sorusunu sordular. Bu soruya önce yanıt veremeyen Gevrekçi, daha sonra, Aygan, Özgen´in yanına tercüman olarak gitmiştir yanıtını verdi.

-Miroğlu: Ben ölümden döndüm ne rolü avukat bey-

Duruşmada daha sonra Hamit Yıldırım´ın avukatı Orhan Miroğlu´na sorular yöneltti. Yıldırım´ın avukatı Miroğlu´na, Diyarbakır, Mardin, Şırnak Kürtçesi´ni ayırt edecek kadar biliyor musunuz diye sordu. Miroğlu bu soruya ´evet´ yanıtını verdi.

Hamit Yıldırım´ın avukatı, olayda yaralı kurtulan Orhan Miroğlu´na cinayetteki rolüne dair bir soru yöneltti. Soruya sinirlenen Miroğlu, Ne rolü, ben ölümden dönmüşüm, siz rol diyorsunuz avukat bey sözleriyle tepki gösterdi.

-Taksici tanık olarak dinlendi-

Duruşmada daha sonra, saldırının yaşandığı gece Orhan Miroğlu, Musa Anter ve Hamit Yıldırım´ın bindiği taksinin şoförü Mehmet Sinanoğlutanık olarak dinlendi. Tanık Sinanoğlu Hamit Yıldırım´ı kastederek, Eşgalini tam olarak göremedim. Gece idi çünkü. Şivesi düzgün değildi. Diyarbakır´lı değildi yani. Zaten Kürtçe konuşuyorlardı. dedi.

-Tanık Emrah: Tehdit altındayım-

Duruşmada ifade veren bir başka Tanık ´Emrah´ ise İfade vermek istemiyorum. Önceki ifademden dolayı baskılar var, o yüzden ifade vermek istemiyorum. Arif Doğan ve Veli Küçük´ü tanıyordum. Tehdit altındayım. JİTEM infaz emrini vermiş. Yeşil ve Aygan var. Koruma olursa konuşurum. dedi.

-Davanın açılmasını sağlayan Sabah muhabiri tanık olarak dinlendi-

Duruşmada daha sonra yaptığı flaş haberle davanın 21 yıl sonra açılmasını sağlayan Sabah gazetesi muhabiri Abdurrahman Şimşek´in tanık olarak dinlenmesine geçildi. 29 Haziran 2012 tarihinde Abdurrahman Şimşek imzasıyla yayınlanan İşte o tetikçi! başlığını taşıyan manşet haberde, SABAH, yakın tarihin en karanlık cinayetlerinden olan Kürt yazar Musa Anter suikastı tetikçisi Hamit Yıldırım´ı, kanlı saldırıdan 20 yıl sonra Şırnak´ta bulup görüntüledi. Savcılık da ortaya çıkan bilgi ve belgelerden hareketle düğmeye bastı. Böylece, 3 ay içinde dolacak zaman aşımı süresi de 10 yıl daha uzadı. deniliyordu. (http://www.sabah.com.tr/Gundem/2012/06/29/iste-tetikci)

Abdurrahman Şimşek duruşmada verdiği ifadesinde, Savcıya verdiğim ifadeyi tekrarlıyorum. Basın Kanunu 12. Maddesi gereğince haber kaynaklarımızı açıklayamayız. Devletin kuruluşlarında olan haber kaynağı bize ulaştı. Duyumu verdi bize. Haber kaynaklarının güvenliği için savcılık ifadem dışında ayrıntılı bilgi vermek istemiyorum. Aygan ile röportaj yaptım, Aygan bu şahsı teşhis etti ben de gazeteci olarak haberini yaptım.

DURUŞMA SONA ERDİ

Şimşek´in ifade vermesinin ardından duruşma diğer tanıkların dinlenmesi için yarına ertelendi.

DAVANIN DETAYLARI --------------------------------------------------------------------------------------------------

Davada 4 sanık yargılanıyor. 20 Eylül 1992 yılında Diyarbakır´ın Seyrantepe semtinde yazar Musa Anter´in öldürülmesi, yazar Orhan Miroğlu´nun da yaralanması olayıyla ilgili geçen yıl Şırnak´ın Kumçatı beldesinde yakalanarak sevk edildiği mahkemece tutuklanan Hamit Yıldırım, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile hakkında başka bir davadan dolayı yakalama kararı bulunan Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi davada sanık olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklar hakkında, 765 Sayılı TCK´nın 450/4. Maddesi´nde yer alan Taammüden adam öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 149/1. Maddesi´ndeki Halkı isyana teşvik ve birbiri aleyhine silahlandırarak mukateleye (öldürme, vuruşma) teşvik etmek ile Adam yaralamak suçlarından da 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

-JİTEM davası ile birleştirilmesi talep ediliyor-

Şüphelilerden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve Aziz Turan´ın Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen JİTEM Davasında da sanık olarak yargılandıklarının hatırlatıldığı iddianameyi hazırlayan savcılık, söz konusu iddianamenin JİTEM davası ile birleştirilmesini de talep etmişti.

-JİTEM davası-

Anter davası Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemsi´nde görülmeye başlandı. JİTEM davası ise Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülmekte. JİTEM´i konu edinen bu davada, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak´ta, birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdülkadir Aygan´ın da bulunduğu JİTEM tetikçisi 16 sanık hakkında, Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve Birden fazla kişiyi öldürmek suçlarından 15 yıl hapis ile ağırlaştırılmış müebbet cezaları verilmesi isteniyor.

(31 Temmuz 2013, 12:45)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Anter iddianamesi kabul edildi

Ergenekon, Anter iddianamesinde

Anter için 21 yıl sonra iddianame

Flaş!!! Anter´in katili yakalandı

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Musa Anter ile ilgili tüm manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5496    yazdır/print


 

Ergenekon, Anter iddianamesinde

21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması olayıyla ilgili açılan davanın iddianamesinde, Ergenekon sanıklarının, infazı yerine getiren isimlerle ilişkilerine dikkat çekildi.

21.07.2013 10:57 Gazeteci Musa Anter cinayetinde Ergenekon terör örgütünün rolü aydınlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan Musa Anter cinayeti iddianamesinde, Ergenekon sanıklarının, infazı yerine getiren isimlerle ilişkilerine dikkat çekildi.

Ergenekon tutuklusu emekli Orgeneral Hurşit Tolon, firari sanık emekli Tümgeneral Mustafa Bakıcı, tutuklu sanık emekli Tuğgeneral Veli Küçük, tutuklu sanık Tuğgeneral Levent Ersöz´ün yanı sıra faili meçhul cinayetler davasının tutuksuz sanığı emekli Albay Arif Doğan ile Balyoz darbe planı davası tutuklu sanığı emekli Albay Cemal Temizöz gibi Ergenekon sanıklarının bağlantılarına ışık tutuldu.

ERGENEKON DAVASI UMUT OLDU

Halkın Emek Partisi (HEP) kurucularından olan Özgür Gündem gazetesi yazarı Musa Anter, 20 Eylül 1992´de Diyarbakır´da öldürüldü. Olayda akrabası Orhan Miroğlu da ağır yaralandı. Cinayet zanlıları 21 yıldır yargı önüne çıkarılamadı. Ancak Ergenekon süreci, sorumluların bulunması noktasında ümitleri artırdı.

Musa Anter´in oğlu Dicle Anter, Ergenekon davasını, cinayetin aydınlatılmasında bir şans olarak gördüklerini açıkladı. Suikastta yaralanan Orhan Miroğlu da, Kürt meselesinde yaşanan birçok hak ve yaşam ihlalinin büyük bir bölümünde, Ergenekon´un etkisi olduğuna dikkat çekti.

KARANLIK YILLARIN CİNAYETLERİ

Tüm bu açıklamalardan sonra dikkatler Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Osman Coşkun´un yürüttüğü Musa Anter cinayeti soruşturmasına çevrildi. Coşkun, iddianameyi 25 Haziran 2013 tamamladı. Cinayetin anlatıldığı iddianamede, JİTEM´in etkisi net bir şekilde görüldü.

Coşkun, 1990´lı yılların karanlık olay ve faili meçhul cinayetlerinde rolü olduğu belirtilen TUSHAD´a da (Türkiye Ulusal Stratejiler ve Hareket Dairesi) gönderme yaptı. Böylece TUSHAD; Zirve misyoner cinayetleri davasından sonra ikinci bir iddianameye de girmiş oldu. Ergenekon sanıklarının rolü iddianamede şöyle anlatıldı

´TUSHAD JİTEM´İ koordine ederdi´

Emekli Orgeneral Hurşit Tolon: 1990´lı yılların başında Genelkurmay Başkanlığı genel sekreterlik görevinde bulunan Tolon, TUSHAD´ın başındaydı. TUSHAD, 1993 yılında Tolon tarafından kuruldu. Yapılanma çok gizli olup, JİTEM ile koordinasyon halindeydi. JİTEM, idari açıdan Jandarma Genel Komutanlığı´na, operasyonların yürütülmesi ve talimatın alınması bakımından TUSHAD´a bağlıydı. TUSHAD JİTEM´i de koordine ederdi.

Tümgeneral Mustafa Bakıcı: Şırnak 23. Jandarma Tümen Komutanı iken 2009´da Hamit Yıldırım´ı yanına çağırdı. Yıldırım´ın fotoğraflarını çektirdi. Bakıcı, Yıldırım´a Musa Anter cinayetinde teşhis için fotoğraflarına ihtiyaç duyulduğunu ama rahat olmasını, kimsenin onu teşhis edemeyeceğini, evinde herhangi bir suça konu bir malzeme varsa onları ortadan kaldırmasını söyledi.

Emekli Tuğgeneral Veli Küçük: Cinayeti işleyen JİTEM´in kurucularından ve ilk çekirdek kadrosundan.

Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz:Tetikçi Hamit Yıldırım´ın Şırnak´ın Kumçatı beldesindeki evlerine gelip gidiyordu.

Emekli Albay Arif Doğan: Musa Anter´i öldüren JİTEM´in ilk çekirdek kadrosu arasındaydı

Emekli Albay Cemal Temizöz: Faili meçhul cinayetler davasında kendisiyle birlikte tutuklanan Bedran kod adlı itirafçıyla birlikte Şırnak´a, tetikçi Hamit Yıldırım´ın yanına gidiyordu. (Bugün)

ANTER DAVASININ DETAYLARI

21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması konusunda Terörle Mücadele Kanunu´nun (TMK) 10. Maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hazırlanan iddianame, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5 Temmuz 2013´te kabul edilmişti.

İddianamede, 20 Eylül 1992 yılında Diyarbakır´ın Seyrantepe semtinde yazar Musa Anter´in öldürülmesi, yazar Orhan Miroğlu´nun da yaralanması olayıyla ilgili geçen yıl Şırnak´ın Kumçatı beldesinde yakalanarak sevk edildiği mahkemece tutuklanan Hamit Yıldırım, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile hakkında başka bir davadan dolayı yakalama kararı bulunan Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi sanık olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklar hakkında, 765 Sayılı TCK´nın 450/4. Maddesi´nde yer alan Taammüden adam öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 149/1. Maddesi´ndeki Halkı isyana teşvik ve birbiri aleyhine silahlandırarak mukateleye (öldürme, vuruşma) teşvik etmek ile Adam yaralamak suçlarından da 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

-JİTEM davası ile birleştirilmesi talep edildi-

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nce kabul edilen iddianamede, şüphelilerden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve Aziz Turan´ın Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen JİTEM Davasında da sanık olarak yargılandıkları hatırlatılıyor. Anter davasına bakan mahkeme tarafından JİTEM davasına bakan mahkemeye yazı yazıldığı ve davaların birleştirilmesi için muvafakat istendiğı, 19 Temmuz´daki duruşmada ortaya çıktı. Muvafakat için olumlu ya da olumsuz karar ilerleyen süreçte verilecek.

-Diyarbakır JİTEM davası-

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki davada, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak´ta, birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdülkadir Aygan´ın da bulunduğu 16 sanık hakkında, Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve Birden fazla kişiyi öldürmek suçlarından 15 yıl hapis ile ağırlaştırılmış müebbet cezaları verilmesi isteniyor. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(21 Temmuz 2013, 10:57)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Anter için 21 yıl sonra iddianame

Flaş!!! Anter´in katili yakalandı

Mahkemeden Yeşil´e gazete ilanı

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Musa Anter ile ilgili tüm manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5477    yazdır/print


 

Mahkemeden Yeşil´e gazete ilanı

Diyarbakır´da devam eden 16 sanıklı JİTEM davasının bugün görülen duruşmasında Mahkeme, sanık ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım´a gazete ilanıyla tebligat yapılmasına karar verdi. Duruşmada ayrıca, geçtiğimiz günlerde iddianamesi kabul edilen Musa Anter cinayeti davasının bu dava ile birleştirilmesi de talep edildi.

19.07.2013 17:40 Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen ve tutuksuz yargılanan 16 sanığın katılmadığı duruşmada ilk olarak dosyaya gelen evraklar okundu. Gelen evraklar arasında, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nin, Musa Anter cinayeti davasının bu davayla birleştirilmesine ilişkin muvafakat verilip verilmeyeceği konusundaki müzekkere yazısı da yer aldı.

Mağdur avukatı Barış Yavuz, Mahmut Yıldırım için yakalama kararı verilmesini, Musa Anter cinayeti ile ilgili dava dosyasının da bu dosyayla birleştirilmesini talep ettiklerini söyledi.

İddia makamı ise önceki ara kararların yerine getirilmesinin ve hakkında yakalama emri bulunan sanıkların yakalanmalarının beklenmesi yönünde karar verilmesini talep etti.

MAHKEMENİN ARA KARARLARI

Mahkeme heyeti, haklarında yakalama emri bulunan sanıklar Mahmut Yıldırım, İbrahim Babat, Zahit Karadeniz ve Muhsin Gül hakkındaki yakalama emrinin devamı ile infazlarının beklenmesine ve Bingöl´ün Solhan İlçe Jandarma Komutanlığı´na Yıldırım´ın tespit edilen Ankara´daki adresinin neye istinaden tespit edildiğinin sorulması için yazılan müzekkereye cevap beklenmesine karar verdi.

Mahkeme ayrıca, Solhan İlçe Jandarma Komutanlığı´ndan gelecek cevabın ardından, Ceza Muhakemeleri Kanunu 247/2 a-b maddelerine göre işlem yapılmasına karar verdi. Buna göre, Mahmut Yıldırım ile ilgili gazete ilanı verilerek, bu ilanın Yıldırım´a ait olduğu bilinen konutunun kapısına asılacak. Gazete ilanına rağmen 15 gün içinde gelmemesi durumunda, olay tutanak altına alınarak Yıldırım´ın başta kırmızı bültenle olmak üzere aranmasına karar verilecek.

Mahkeme, ilan prosedürünün tamamlanmasının ardından, Ceza Muhakemesi Kanunu´nun 248. maddesinin uygulanması ve Musa Anter cinayeti davasının da bu dosya ile birleştirilmesi konusunda görüşünü iki dosyayı inceledikten sonra vereceğini açıkladı.

İDDİANAMEDEN

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki davada, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak´ta, birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdülkadir Aygan´ın da bulunduğu 16 sanık hakkında, Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve Birden fazla kişiyi öldürmek suçlarından 15 yıl hapis ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verilmesi isteniyor. (AA)

(19 Temmuz 2013, 17:40)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Anter iddianamesi kabul edildi

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5473    yazdır/print


 

Anter iddianamesi kabul edildi

21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması olayıyla ilgili hazırlanan iddianame, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

06.07.2013 00:07 21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun yaralanması konusunda Terörle Mücadele Kanunu´nun (TMK) 10. Maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hazırlanan iddianame, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

TMK´nın 10. Maddesi ile Görevli ve Yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Osman Coşkun tarafından hazırlanan, 25.06.2013 tarihli, 2013/536 esas sayılı ve 2013/491 nolu ve 30 sayfalık iddianamede, 20 Eylül 1992 yılında Diyarbakır´ın Seyrantepe semtinde yazar Musa Anter´in öldürülmesi, yazar Orhan Miroğlu´nun da yaralanması olayıyla ilgili geçen yıl Şırnak´ın Kumçatı beldesinde yakalanarak sevk edildiği mahkemece tutuklanan Hamit Yıldırım, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile hakkında başka bir davadan dolayı yakalama kararı bulunan Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi sanık olarak yer aldı.

JİTEM´in kuruluşu ve yapısı başlığı altında Jandarma Genel Komutanlığı´nın 2012 yılında gönderdiği yazıya yer verilen iddianamede, Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı´nın 1987 yılında İçişleri Bakanı onayıyla kurulduğu belirtildi.

İddianamede, söz konusu yapının 1988 yılında güçlendirilerek isminin Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı olarak değiştirildiğini ifade edilerek, 1990 yılında İstihbarat Grup Komutanlığı olarak, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Van´da olmak üzere 4 grubun Genelkurmay Başkanlığının oluruyla kurulduğu kaydedildi.

Güçlendirilme ve isim değişikliğinin geçici görev ve deneme şartıyla yapıldığı kaydedilen iddianamede, şöyle denildi:

Mayıs 1990´da geçici ve deneme maksatlı başlatılan uygulamaya son verilerek 30 Kasım 1997´ye kadar görev yapan bu yeni yapı teşkil edildi. Kamuoyunda ´JİTEM´ olarak bilinen Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Komutanlığı´nın, 24 Kasım 1988 ile 14 Mayıs 1990 tarihleri arasında toplam 17 ay 21 gün süreyle, geçici görev kuruluşuyla ve deneme mahiyetinde oluşturulan bir yapıyı ifade etti. Bu yapının, resmen kadrolanmaması nedeniyle Jandarma Genel Komutanlığı´nın hiyerarşik teşkilat yapısındaki kadro ve kuruluşlarında yer almadı.

-JİTEM´in adam kaçırma ve sorgu infaz yöntemleri-

İddianamede, Arif Doğan ve hakkında başka bir davadan dolayı yakalama kararı bulunan Aziz Turan´ın (Abdulkadir Aygan) JİTEM´in oluşumu hakkında ifadelerine de yer verildi.

Aziz Turan´ın anlatımlarına göre JİTEM, örgüt ve örgüt elemanları hakkındaki bilgiyi birçok kanaldan alabilme imkanına sahip olduğu belirtilen iddianamede, JİTEM´in söz konusu bilgileri, ajan-muhbirler, diğer güvenlik ve istihbarat teşkilatlarının elde ettiği duyumlar, teknik dinleme cihazları, yakalanan veya teslim olan örgüt mensuplarının anlatımları, legal veya illegal sorgulamalarla JİTEM personelinin bizzat yaptığı istihbarat çalışmalarının değerlendirilmesiyle aldığı kaydedildi.

İddianamede, JİTEM´in bu yöntem ve kanallar vasıtasıyla tespit edilen örgüt mensubu veya işbirlikçilerinin ev ve iş adresleri, varsa otolarının plakası, işe gidiş-dönüş saatleri ile kişi hakkındaki tüm kişisel ve sosyal bilgileri topladığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

Şahıs bir süre izlenir. Tüm istihbari bilgiler tamamlandıktan sonra hedef şahsın peşine ekip görevlendirilir. Şartlara ve ihtiyaca göre personel görevlendirilir. Görevlendirilen ekip riske girmeden şahsı en elverişli anda kendisine sivil polis süsü vererek araca bindirir. Eğer hedef, arabaya binmemek için direnirse şahsa karşı duruma göre şiddet uygulanır. Araca bindirilen şahıs aracın arka orta koltuğuna oturtulur. Her iki tarafında da birer personel oturur. Şahsın başı öne eğdirerek çevreyi görmesi engellenir. JİTEM´e yaklaşıldığında şahsın gözleri bir bez bantla bağlanır. Bundaki maksat, yakalanan şahsın nereye götürüldüğünü görmesini engellemektir. Elleri de arkadan bağlanır veya kelepçelenir. Mümkün olduğu kadar kimse görmeden şahıs JİTEM´in kapısından içeri alınır ve hücreye konulur. Şahsın konumuna göre hemen veya daha sonra sorgu faslına geçilir.Duruma göre bazen JİTEM komutanı bizzat sorguya katılır ve kendi elleriyle işkenceli sorgu yapar.

-İşkence yapmayana şüpheyle bakılır-

Turan´ın anlatımlarına göre, sorgu odasında bulunan personelin hepsinin dayak ve işkenceye katılmak mecburiyetinde olduğu belirtilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

Orada duygusallığa yer yoktur. Asli görevi ne olursa olsun, oradaki herkes ´suç ortaklığı yapmalıdır´ ilkesi geçerlidir. İşkence yapmayan personele, amirleri tarafından şüphe ile bakılır. Sorgudaki işkence sınırsızdır. 1990 yılından başlayarak, JİTEM tarafından illegal olarak kaçırılan ve sonra infaz edilen birçok kişinin üzerinde bu işkence yöntemleri uygulandı. Kendiliğinden çözülen ve bildiği her şeyi itiraf edenlere dayak atılmaz ve yumuşak davranılırdı. Gerekli bilgiler alındıktan sonra onlara da her türlü hakaret yapılırdı. Bazı JİTEM görevlileri tarafından bunlara da ´nasıl olsa PKK´lı teröristtir´ denilerek dayak atıldığı da oluyordu. İşkenceli sorgulamada istenilen bilgiler alındıktan sonra şahıs, kablo veya iple boğulmak veya arazide kafasına kurşun sıkılmak suretiyle infaz edilirdi, öldürülen kişi ya halka korku salmak maksadıyla açık araziye çuval içerisinde atılır ya da rastgele kazılan bir toprak çukura gömülürdü. Bazıları da cesedin bulunmaması için bir göle veya nehre ağırlık bağlanıp atılırdı.

-JİTEM´in Diyarbakır´daki işleyişi-

JİTEM´de jandarma subay, astsubay, uzman çavuşlardan başka sivil unsur olarak daha önce PKK terör örgütü saflarında bulunan ancak daha sonra operasyonlarda yakalanan veya teslim olan itirafçılara da görev yaptırıldığı belirtilen iddianamede, itirafçıların, İtirafçılık Yasasından yararlandıkları için kısa sürede cezalarını tamamlayarak tahliye edildiği anlatıldı.

İddianamede, itirafçıların cezaevinde bulundukları sırada özel izinle çıkartılarak ve tahliyelerinden sonra örgüt hakkında bildiklerini güvenlik güçlerine anlatıp birlikte operasyonlara katıldıkları ifade edilerek, şöyle denildi:

İtirafçıların PKK terör örgütünün hedefi haline gelmeleri nedeniyle isimleri değiştirilerek yeni kimlikler verilirdi. Ayrıca görevleri sırasında kullanmaları için birer kod adı verilir, güvenli kamu lojmanlarına tahsis edilirdi. İtirafçılar, operasyonlar sırasında, PKK´lıların saklandığı yerler, kullandıkları ve kaçtıkları yollar ile o bölgedeki grubun sayısı ve liderleri hakkında bilgiler verirlerdi. Şehir içinde örgüte yardım ettiği, milislik yaptığı ileri sürülen kişilerin yargı makamlarına bilgi verilmeden, yakalanmaları, gözaltına alınmaları ve infaz edilmeleri gibi yasadışı eylemlerde kullanılırlardı.

İddiianemede, 1989 yılınrda Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığına atanan Korgenaral Hikmet Köksal´ın girişimleri sonucunda itirafçılardan Ali Ozansoy, Abdulkadir Aygan (Aziz Turan), Recep Tiril, Adil Timurtaş, Kemal Emlük, Hasan Adak, Fethi Çetin, Hatice Elmas, Saniye Emlük, Hanım Beyaz´ın Jandarma Genel Komutanlığı´nın emrine sivil memur ve işçi olarak atandıkları belirtildi.

Musa Anter cinayeti ile ilgili olarak olay tarihinde Ankara´da Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Grup Komutan Vekili olarak görev yapan Ahmet Cem Ersever´in, yardımcısı sivil memur Mustafa Deniz´le Diyarbakır´a geldiği kaydedilen iddianemede, Aynı günlerde ´Yeşil´ kod Mahmut Yıldırım da ´Hogir´ kod Cemil Işık ve Hamit Yıldırım ile Diyarbakır´a geldi. PKK terör örgütü tarafından tehdit edilen ve korkup İstanbul´a taşınan Anter, örgüt ile arasını düzeltmek istemesinden faydalanılarak, tuzağa düşürülüp öldürülmüştür denildi.

-Turan´ın ifadeleri, raporlarla örtüşüyor-

İddianamede, şüpheli Aziz Turan´ın talimatla alınan ifadesi ve değişik tarihlerde medyada yer alan, röportaj ve yazılarındaki anlatımları ile olay tutanakları, otopsi raporu, ekspertiz raporu ve suç tarihinde alınan tanık beyanlarının birebir örtüştüğüne işaret edilerek, şunlar kaydedildi:

Yeşil´ ismiyle bilinen Mahmut Yıldırım, MİT´e Anter ile çok görüşen bir PKK/MK üyesini telefonla görüştürerek, Diyarbakır´a getirttiğini, söz konusu şahsa Anter´in kaldığı Büyük Hotel´i tekrar aratarak, ´ben gelemiyorum sana bir adam gönderiyorum, alsın seni yanıma getirsin dedirttiğini´ söylemiştir. Bu hususta tanık ve müşteki beyanları ile birebir örtüşmüştür. Aygan (Aziz Turan), Şırnak´lı Hamit´in Anter´i ´Umman´ marka bir silahla öldürdüğünü beyan etmiştir. Olay görgü tespit tutanağında ve ekspertiz raporunda da olay yerinde aynı silahtan atılmış 13 adet kovan bulunmuştur denildi.

İddianamede, sanıklar hakkında, 765 Sayılı TCK´nın 450/4. Maddesi´nde yer alan Taammüden adam öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 149/1. Maddesi´ndeki Halkı isyana teşvik ve birbiri aleyhine silahlandırarak mukateleye (öldürme, vuruşma) teşvik etmek ile Adam yaralamak suçlarından da 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´nce kabul edilen iddianamede, şüphelilerden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve Aziz Turan´ın Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen JİTEM Davasında da sanık olarak yargılandıkları hatırlatıldı.

Savcı, söz konusu iddianamenin JİTEM davası ile birleştirilmesini de talep etti.

-JİTEM davası-

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki davada, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak´ta, birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdülkadir Aygan´ın da bulunduğu 16 sanık hakkında, Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve Birden fazla kişiyi öldürmek suçlarından 15 yıl hapis ile ağırlaştırılmış müebbet cezaları verilmesi isteniyor.

(06 Temmuz 2013, 00:07)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Anter için 21 yıl sonra iddianame

Flaş!!! Anter´in katili yakalandı

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Musa Anter ile ilgili tüm manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5447    yazdır/print


 

Anter için 21 yıl sonra iddianame

20 Eylül 1992 tarihinde öldürülen Kürt yazar Musa Anter cinayetiyle ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede Anter´i öldürmekle suçlanan Hamit Yıldırım, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, JİTEM elemanı Abdulkadir Aygan ve Savaş Gevrekçi hakkında ağırlaştırılmış müebbet ile 20 yıl hapis cezası isteniyor. Geçtiğimiz yıl bir ihbar üzerine tetikçi Hamit Yıldırım´ın yakalanmasıyla cinayet dosyası zaman aşımıyla kapanmaktan son anda kurtulmuştu.

27.06.2013 17:55 20 Eylül 1992 tarihinde öldürülen Kürt yazar Musa Anter cinayetiyle ilgili iddianame hazırlandı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı´nca hazırlanan iddianamede, Anter suikastında tetikçilik yaptığı iddiasıyla tutuklu bulunan Hamit Yıldırım, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi hakkında ağırlaştırılmış müebbet ile 20 yıl hapis cezası istendi.

-Musa Anter kimdir-

APE Musa´ lakaplı Kürt yazar Musa Anter, yayımladığı Qimil (Kımıl) adlı Kürtçe şiirden dolayı 1959´da idamla yargılandı. 1963´te ve 12 Eylül darbesinden sonra Kürtçülük propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Yaşamı boyunca toplam 11.5 yıl hapis yattı. Anter, bir konferans için gittiği Diyarbakır´da 20 Eylül 1992 tarihinde öldürüldü. Saldırı esnasında Anter´in yanında günümüzün tanınmış Kürt siyasetçisi ve yazar Orhan Miroğlu da vardı. Miroğlu saldırıda ağır yaralandı. Tetiği Hamit Yıldırım´ın çektiği, saldırıyı ise Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım´ın planladığı ortaya çıktı.

-Zaman aşımına 3 ay kalmıştı-

20 Eylül 2012´de 20 yıllık zaman aşımını doldurarak kapanacağı düşünülen dosya ilgili 29 Haziran 2012 tarihinde sürpriz bir gelişme yaşanmıştı. İhbar üzerine tetikçi Hamit Yıldırım Şırnak´ta gözaltına alındı ve mahkemece tutuklandı. Savcılık ve mahkeme sorgusunda hakkındaki iddiaları reddeden Yıldırım, eldeki güçlü deliller nedeniyle tutuklanmaktan kurtulamadı. Yıldırım´ın tutuklanma gerekçelerinin, fotoğraf ve sesli teşhisle sınırlı olmadığı, başka delillerin de bulunduğu ortaya çıktı. Yıldırım´ın tutuklanmasında, PKK itirafçısı JİTEM elemanı Abdulkadir Aygan, saldırıda yaralanan Orhan Miroğlu ve otel çalışanlarının teşhisinin yanı sıra 2 yıl önce Düzce´deki bir operasyonda ele geçirilen valizden çıkan JİTEM kayıtlarının da etkili olduğu ortaya çıktı. Belgeler arasında Anter cinayeti dışında çok sayıda kaçırma, sorgu ve infazın detayları da yer alıyordu. Geç de olsa zaman aşımına uğramadan Anter cinayetine dava açılmakta oluşu Anter´in çok sevildiği Güneydoğu halkı arasında sevinçle karşılandı. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

20 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ

28.06.2013 12:08 Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 yıl önce yazar Musa Anter´in öldürülmesi, Orhan Miroğlu´nun da yaralanması olayıyla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak iddianameyi hazırladı. Terörle Mücadele Kanunu´nun (TMK) 10. Maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hazırlanan iddianame, 7. Ağır Ceza Mahkemesi´ne sunuldu. İddianamede, 20 Eylül 1992 yılında Diyarbakır´ın Seyrantepe semtinde yazar Musa Anter´in öldürülmesi, yazar Orhan Miroğlu´nun da yaralanması olayıyla ilgili geçen yıl Şırnak´ın Kumçatı beldesinde yakalanarak sevk edildiği mahkemece tutuklanan Hamit Yıldırım, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, hakkında başka bir davadan dolayı yakalama kararı bulunan Aziz Turan (Abdulkadir Aygan) ve Savaş Gevrekçi sanık olarak yer aldı. İddianamede, sanıklar hakkında, 765 Sayılı TCK´nın 450 / 4. Maddesi´nde yer alan Taammüden adam öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 149/1. Maddesi´ndeki Halkı isyana teşvik ve birbiri aleyhine silahlandırarak mukateleye (öldürme, vuruşma) teşvik etmek ile Adam yaralamak suçlarından da 20 yıla kadar hapis cezası istendi. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi, yapacağı incelemenin ardından hazırlanan iddianameyi kabul etmesi halinde, yargılamaya başlanacak.

JİTEM DAVASI İLE BİRLEŞTİRME TALEBİ

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´ne sunulan iddianamede, şüphelilerden Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve Aziz Turan´ın Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen JİTEM Davasında da sanık olarak yargılandıkları hatırlatıldı. Savcı, söz konusu iddianamenin JİTEM Davası ile birleştirilmesini de talep etti. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki davada, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak´ta, birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdülkadir Aygan´ın da bulunduğu 16 sanık hakkında, ´Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak´ ve ´Birden fazla kişiyi öldürmek´ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 15 yıl arasında değişen hapis cezaları isteniyor.

ANTER´İN KATİL ZANLISINI YEŞİL EĞİTMİŞ

04.07.2013 10:37 Yazar Musa Anter cinayetiyle ilgili soruşturmada önemli detaylara ulaşıldı. Tetikçi olduğu gerekçesiyle tutuklanan Hamit Yıldırım´ın ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım´dan silah eğitimi aldığı ortaya çıktı. Bir gizli tanık, savcıya verdiği ifadede “Yeşil, Hamit Yıldırım´ın amcasının evine sürekli gelirdi. Hamit o zaman genç bir çocuktu. Yeşil, burada Hamit´e silah kullanmayı öğretti. Atış talimi yaptırırdı. Zaman zaman Hamit´i yanında götürür, gerçekleştirdiği eylemlerde kullanırdı.” dedi. Bir başka tanık da benzer yönde ifade verdi. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi´ne sunulan iddianamede, Mahmut Yıldırım, Hamit Yıldırım, itirafçı Abdülkadir Aygan ve emekli Albay Savaş Gevrekçi sanık olarak yer aldı.

20 Eylül 1992 tarihinde Diyarbakır´ın Seyrantepe semtinde yazar Musa Anter´in öldürülmesi, gazeteci-yazar Orhan Miroğlu´nun da yaralanmasına ilişkin 21 yıl sonra tamamlanan soruşturmada önemli ayrıntılara ulaşıldı. Anter´in katil zanlısı olduğu gerekçesi ile geçtiğimiz yıl Şırnak´ın Kumçatı beldesinde gözaltına alınan Hamit Yıldırım´ın, ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım´dan silah eğitimi aldığı belirlendi. Soruşturma savcısına ifade veren bir gizli tanık, “Yeşil, Hamit Yıldırım´ın amcasının evine sürekli gelirdi. Hamit o zaman genç bir çocuktu. Yeşil, burada Hamit´e silah kullanmayı öğretirdi. Atış talimi yaptırırdı. Zaman zaman Hamit´i yanında götürür, gerçekleştirildiği eylemlerde kullanırdı.” dedi. Bir başka tanık da benzer yönde bir ifade vererek Yeşil ve Hamit Yıldırım arasındaki bu ilişkiye dikkat çekti.

Öte yandan soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı cinayette adı geçen Abdulkadir Aygan´ın ifadesini almak için teşebbüste bulundu. İsveç´te yaşayan Aygan´ın ifadelerine resmiyet kazandırmak için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü´ne başvuruldu. Başsavcılık, Aygan´ın ifadesinin İsveç´te soruşturmayı yürüten savcı tarafından alınmasını talep etti. Ancak beklenen cevap gelmeyince Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı tamamlayarak iddianameyi mahkemeye gönderdi. İddianamede ´Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım, Hamit Yıldırım, itirafçı Abdulkadir Aygan, Savaş Gevrekçi sanık olarak yer aldı. Terörle Mücadele Kanunu´nun (TMK) 10. maddesi ile görevli Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı vekilliği tarafından hazırlanan iddianame, 7. Ağır Ceza Mahkemesi´ne gönderildi.

AYGAN: DAVANIN SANIĞI DEĞİL, TANIĞIYIM

Anter´in ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede sanık olan Abdulkadir Aygan, Zaman´a konuştu. Kendisinin olayın planlanması sürecinde yer aldığını kabul eden Aygan, “Musa Anter´in niçin oraya çağrıldığını dahi bilmiyordum. Konuşulacak mı, ajanlaştırılacak mı, tehdit mi edilecek veya öldürülecek mi bilmem imkânsız. Çünkü plan Ankara´da hazırlanmış, Yeşil´e de görev verilmiş.” dedi. Davanın sanığı değil tanığı olması gerektiğini savunan Aygan, Hamit Yıldırım´ın, fotoğrafını kendinin teşhis ettiğini söylüyor. İddianamedeki sanıklardan emekli Albay Savaş Gevrekçi´nin JİTEM Diyarbakır TİM komutanı olduğunu belirten Aygan, “Grup komutanı bir iş için başka yere gidince, Savaş Gevrekçi onun yerine vekalet ediyordu. Anter´in tuzağa düşürülmesinde destek verdi. Hem personeliyle hem de karargah ve araç gereciyle.” ifadelerini kullandı.

Musa Anter davasının zamanaşımına uğramaktan son anda kurtulduğuna dikkat çeken Aygan, şöyle konuştu: “Dava epeyce sallantıya alındı. Diğer bazı davalar gibi; oyalama taktiği uygulandı. Neticede ortada bir katil var ve birbiriyle uyuşan tanık ifadeleri var. Yani ceza vermek için deliller mevcut.” Hamit Yıldırım´a, Yeşil´in silahlı eğitim verdiğini düşünmediğini de belirten Aygan, “Belki Musa Anter cinayetinden önce kısa bir süreliğine yanında tutmuş olabilir.” dedi. (Zaman)

(27 Haziran 2013), son güncel.: (04 Temmuz 2013)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Flaş!!! Anter´in katili yakalandı

Musa Anter cinayetiyle ilgili manşetlerimiz

Musa Anter ile ilgili tüm manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı diğer iddianamelerde arama yap

JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler

JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

JİTEM tartışmalarını maaş bordrosuyla bitiren Abdulkadir Aygan hakkında geniş bilgi

Diyarbakır´daki JİTEM davaları birleştirildi

JİTEM davası özel yetkili mahkemeye devredildi

JİTEM cinayetlerine mahkeme bulunabildi

JİTEM´ci Babat´ın itirafları mahkemede

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5427    yazdır/print


 

İzmir Casusluk´ta 7. duruşma

49´u muvazzaf asker toplam 357 sanığın yargılandığı, fuhuş, tehdit ve şantajla askeri bilgi ve belgeleri ele geçirme davasının 7. duruşması İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülüyor. 1937 sayfalık iddianamenin okunmasına 1026. sayfadan devam ediliyor.

25.04.2013 16:48 49´u muvazzaf asker 357 sanığın yargılandığı, fuhuş, tehdit ve şantajla askeri bilgi ve belgeleri ele geçirme davasında 7. duruşma başladı. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi´nce, duruşma salonuna dönüştürülen İzmir Adliye Sarayı Sosyal Tesisleri´nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar ile bazı tutuksuz sanık ve avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, TRT spikerleri tarafından 1937 sayfalık iddianamenin okunmasına 7. günde 1026. sayfadan (2. bölüm 837. sayfadan) itibaren devam ediliyor. Duruşmaya iddianamede, ´Başbakanlık resimler´ adlı klasörde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümet yetkilileri ile Yaşar Büyükanıt, İlker Başbuğ gibi askerlerin ve sanatçı Sertap Erener´in bulunduğu 12 fotoğraf olduğunun ortaya çıktığı, Başbakan Erdoğan´ın resimlerinin photoshop yöntemiyle karikatürize edildiği belirtildi.

49´u muvazzaf asker, 79´u tutuklu 357 sanığın yargılandığı İzmir 12´nci Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki davanın bugün görülen duruşmaya tutuklu sanıklar ile bazı tutuksuz sanık ve avukatları katıldı. İddianamenin, suç örgütüne bilgi ve belge sağlayan Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeliyle ilgili bölümünde, ´Komutan bilgi dosyası´ adlı hizmete özel gizlilik dereceli dosyanın Başbakan Askeri Başdanışmanlığı Kuruluş Ve Teşkilatının bilgilerinin yer aldığı bildirildi.

BAŞBAKANIN RESİMLERİ

Suç örgütünün veri tabanında bulunan ´Başbakanlık resimler´ isimli klasörde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümet yetkilileri ile Yaşar Büyükanıt, İlker Başbuğ gibi askerlerin ve sanatçı Sertap Erener´in bulunduğu 12 fotoğraf olduğu belirtildi. Başbakan Erdoğan´ın resimlerinin photoshop yöntemiyle karikatürize edildiği öğrenildi.

´Plan Semineri-2006´ klasörde Türk Hava Kuvvetleri ile ilgili önemli stratejik bilgilerin bulunduğu, gizlilik dereceli ´Denetleme heyeti bilgi dosyası´, ´Plan semineri muhabere tablo, plan semineri sonuç raporu işlem maddeleri´ belgelerinin bulunduğu ifade edildi.

TÜRK JETLERİNİN PROFİLLERİ

´Okuyucu´ dosyasında, ´Ege Görev Rehberi- Ege ile ilgili her şeyi kapsıyor. Uçakların ülke sınırlarında vurulmamak için kullandıkları giriş çıkış noktalar. (Yunanistan uçaklarını havada durdurmak için Türk F-16´larını bekleme) CAP Bölgeleri. Türk jetlerinin Ege´ye çıkarken kullandıkları profil isimleri ve profil koordinatları. Çok değerli bir belge. Çok gizli bir belge´ notuyla kaydedilmiş Türk F-16 uçaklarının ülke sınırlarına giriş çıkış noktaları, CAP Bölgeleri, Türk jetlerinin profil isimleri ve profil koordinatlarının bulunduğu bildirildi.

Gizlilik dereceli bir dosyada barış dönemi Ege faaliyetleri uygulama rehberi, F-16 birliklerinde Mevcut EH teçhizatı, F-16 uçaklarının görev alanları ve görevde kullanacakları kodlar ve parolalar ile ilgili belgeler bulunduğu ifade edildi.

NÖBET TUTULAN YERLER

9´uncu Üs Servis Güzergahı ve bu güzergahta servis sırasında nöbet tutulan yerlerin gösterildiği 10 fotoğrafın bulunduğu ´Beni oku´ dosyasında, ´Yaşasın Aslan, servis güzergahındaki sivil görevli askerler konusunda uyardı. Servislere düzenlenecek eylemleri önceden bilmek istiyor. Kendi arkadaşlarımızın uyarılması adına. Yaşasın, Erdal Bolat ve Mehmet Sayan´ın ulaşabileceği tüm bilgileri getirebileceğini, bunlarla samimiyetini üst düzeyde tuttuğunu söyledi´ ifadelerinin yer aldığı iddianameden okundu.

DIŞARI SIZDIRMAYIN

Aynı dosyada, ´F-16´ları teknik taktik ve prosedürlerini gösteren bir belge. Gizli içerikli bir belgedir. Dikkat edilmeli. Başkalarının eline geçmemeli. Daha önce ortaya çıktığında Amerika ile aramızda sıkıntılı bir dönem oldu. Tekrar aynı sıkıntıların yaşanmaması için dışarı sızmamalı´ notunun düşüldüğü bildirildi. Elektronik Birlik Komutanlığıyla ilgili 218 sayfalık bir dosyanın ise ´GES Komutanlığı bilgileri, yeri görevi ve faliyetleri anlatılıyor. Türkiye´nin çevre ülkelerine ait dinleme faaliyetleri detaylı olarak anlatılıyor. Personel isim listeleri, mevcut imkan ve kabiliyetleri GES Komutanlığına ait hayati öneme haiz tüm gerekli bilgileri kapsamaktadır´ başlığıyla kaydedildiği belirtildi.

SİLAH SİSTEMİ

´6 Üs Ihawk Semineri´ klasöründe ´Ihawk silah sistemi hava sahası kontrol planına nasıl ithal edilmelidir? Yöntemsel hava sahası kullanım usulleri nasıl olmalıdır?´ konulu belgenin, ´162. Filo Dalaman Ana Plan´ dosyasında ´162. Filo Komutanlığı İntikal Planı´nın bulunduğu ve içeriğinde filonun Dalaman´a intikal protokolünün, intikal personel listesi, ulaşım şekli, havayolu malzeme ve cihaz listesi uçuş programı gibi bilgileri içerdiği ifade edildi.

RÜTBELİ ASKERLER FİŞLENMİŞ

´ByCasus´ isimli klasörde yen alan ´MEBS (Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemleri Daire Başkanlığı) listesi´ dosyasında 283 TSK mensubu rütbelinin ad, telefon, görev yeri gibi bilgilerin yazılı olduğu tabloların bulunduğu ve ´Herhangi bir personelin bilgilerini buradan görebilirsiniz. Tüm liste güncellenmiş son halidir. Önemli bir listedir. Dikkat edilmelidir´ notu düşüldüğü bildirildi.

´2008 general amiral kısa listesi HVKK´ isimli tabloda, Hava Kuvvetleri Komutanlığı generaller listesi başlıklı 67 askeri personelin adı, eş adı, rütbesi, görevi, makamı, ili, cep ve ev telefonunun bulunduğu kaydedildi. 2008-2009 yılına ait 9. Ana Jet Üs Komutanlığında tespit edilen bütün aksaklıklar ve zafiyet alanlarının fotoğraflarının da arşivlendiği, Bakım Komutanlığına ait bütün personelin (660 kişi) bilgileri içeren dokümanların bulunduğu belirtildi.

YEŞİL´İN OĞLU

´ByCasus´ dosyasında ´Ajanda´ belgesinde HVKK´de subay Gökkadir A. ile ilgili ´Havacı subay. Tüm hava üssünün kendisine muhtaç olduğundan bahsediyor. “Yeşil´ kod adlı Mahmut Yıldırım´ın oğlunun isterse her dediğini yapabileceğini iddia ediyor. MİT, Özel Harp Dairesi gibi yerlerde tanıdıkları olduğunu söylüyor. Hatta PKK ile bile irtibatlı´ şeklinde bilgilerin bulunduğu belirtildi.

Veri tabanında ´Çalışma´ adlı klasörde suç örgütüne üye olanların ve örgüt adına faaliyet gösterenlerin çalışma yöntemleri, hedef askeri personelle ne şekilde ilişki kurulacağı, bu personelden bilgi ve belge temininin nasıl sağlanacağına yönelik taktikler iddianameden okundu.

Mahkeme Başkanı Hakim Atilla R., duruşmaya ara verdi. (Cihan)

Davanın öğleden sonra başlayan ikinci bölümünde okunan iddianamede, eskort kızlar aracılığıyla devlet güvenliğini ilgilendiren bilgi ve belgeleri temin etme iddiasıyla yargılanan suç örgütünün jandarmadan sorumlu yöneticisinin Engin Ç. olduğu belirtildi. Suç örgütünün bilgi ve belgeleri kriptolayarak sakladığı ve özel yöntemlerle şifresi kırılarak elde edilen Pandora adlı veri tabanında yer alan bilgiler arasında yer alan ´Ege.rar´ adlı klasörde yer alan ´Ege-1´ ve ´2.ppt´ adlı ´çok gizli´ ibaresi bulunan belgelerde Ege Bölgesi´ndeki elektrik santralleri, ana ve yedek ikmal yolları, demiryolu hatları, geçit, gedik, boğazlar, TAFİCS hattı, role istasyonları, petrol boru hatları, kritik tesisler, radarlar ve hastanelerin yerlerinin işaretlendiği haritaların yer aldığı bilgileri okundu. Örgüt yöneticilerinden olduğu iddia edilen Narın K.´ya bağlı Bülent E. ile ilgili Pandora veri tabanında BBP merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu´nun ölüm nedeniyle ilgili bilgilerin yer aldığı bölüm dikkat çekti. İddianamede, “Şüpheli Narin K.´dan elde edilen dijital materyaller içerisinde “Bycasus” ismi verilmiş hard disk içerisinde elde edilen AJANDA.xls isimli belgede Bülent E. ile ilgili “Açıklama” sütununda ´Alkolik. İçince her şeyi anlatıyor. Muhsin Yazıcıoğlu´nun helikopter kazasıyla ilgili ihmallerden bahsetti, biraz karışık. Ben inanmayınca istersen belgelerini getireyim dedi” şeklindeki ifadeler yer aldı.

Pandora adlı veri tabanındaki dosyalar arasında bulunan şifreli dosyalar arasında ´Koruma altına alınmış bitki ve hayvan türleri´, ´SİT alanları çizelgesi´, ´SİT alanları ve tabiat varlıkları çizelgesi´ başlıklı bilgi ve belgeler de dikkat çekti.

Öte yandan iddianamede örgütün NATO petrol boru hattı ve kritik öneme sahip tesisler hakkında da ayrıntılı bilgi ve dokümanları ele geçirdiği belirtildi. TRT spikerlerinin okuduğu iddianamenin bu bölümündeki dosyalar, ´Kritik tesisler çizelgesi´, ´Stratejik öneme haiz kritik tesisler çizelgesi´, ´NATO petrol boru hattı haritası´, ´Boru hattı krokisi´ adlarıyla ele alındı. Pandora veri tabanından alınarak hazırlanan iddianamede, ´Harita-1.doc” adlı dosyada “Söz konusu belgenin ´Antalya İl Jandarma Komutanlığı NATO petrol boru hattı müdahale planı tatbik krokisi´ konu başlıklı imzasız Önder K. (Jandarma Binbaşı Asayiş Şube Müdürü) adıyla hazırlanmış bir sayfadan oluşan bir belge olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu belgede ´Eskişehir Antalya NATO Petrol Boru Hattının Geçtiği Karakollar ve Uzunlukları (Km), NATO Petrol Boru Hattının Güvenliğinin Sağlanmasında Görev Yapan Özel Güvenlik Personel ve Araç Sayısı´ konu başlıklı imzasız Önder K. (Jandarma Binbaşı Asayiş Şube Müdürü) adıyla hazırlanmış bir sayfadan oluşan bir belge olduğu tespit edilmiştir” denildi.

Yine iddianamede, ´NATO personel ve silah durumu.xls” isimli excel dosyasında ´Gizli´ gizlilik dereceli, ´Özel.güv.teş.ile korunan yerler güv.per.ve silah durum çizelgesi” konu başlıklı ve “Sayfa 2” “Kritik tesisler durum çizelgesi” konu başlıklı bilgilerin bulunduğu bir belge olduğu tespit edilmiştir” ifadeleri yer aldı.

Örgütün veri tabanındaki ´Oku.doc´ adlı belgede de, Türkiye´nin mevcut EH (elektronik harp) kabiliyetleri ve Türk Hava Kuvvetleri´nin zafiyetlerinin de ayrıntılı olarak yer aldığı görüldü. Belgeyle ilgili, “Söz konusu belgelerden “Oku.Doc” isimli diğer bir belge içeriğinde ise ´Türk F-16 uçaklarının ülke sınırlarına giriş çıkış noktaları, CAP bölgeleri, Türk jetlerinin profil isimleri ve profil koordinatları ile ilgili çok gizli bir belge´ şeklinde bir notun bulunduğu tespit edilmiştir” denildi.

DURUŞMA SONA ERDİ

Askeri casusluk davasının 25 Nisan 2013 tarihli oturumu, iddianamenin bin 120´inci sayfasının okunmasıyla tamamlandı. Yarınki duruşmada iddianamenin okunmayacağı, tutukluların tutukluluk durumlarının inceleneceği ve sanık avukatlarına söz verileceği bildirildi.

Casusluk iddianamesi kabul edildi

Balyoz, Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

(25 Nisan 2013, 16:48)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

İzmir Casusluk iddianamesinde arama yap

İşte casusluk çetesinin şeması

Casuslar TSK´da cirit atıyor

Casusluk: 6. dalga, 50 gözaltı

Casusluk: 5. dalga, 54 gözaltı

Casusluk: 4. dalga, 30 gözaltı

Casusluk: 2. dalga, 51 gözaltı

Casusluk operasyonu: 26 gözaltı

Fuhuş ve casusluk soruşturmasıyla ilgili manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5259    yazdır/print


 

Ersever´in ses kaydı Ergenekon´da

1993´te öldürülen Jandarma Binbaşı Ahmet Cem Ersever´in ses kaydı Jandarma Askeri Savcılığı tarafından Ergenekon davasına gönderildi. Ses kaydında, gazeteciler Soner Yalçın ve Hikmet Çiçek´in Binbaşı Cem Ersever ile yaptıkları söyleşi bulunuyor. Söyleşide Ersever, PKK, Öcalan, Kürt meselesi, Celal Talabani ve uçak kazasında hayatını kaybeden Org. Eşref Bitlis ile ilgili açıklamalarda bulunuyor. Ersever´in Jandarma komutanlarından Veli Küçük´ün emriyle Ergenekon tarafından öldürüldüğü iddialar arasındaydı. Jandarma tarafından Ergenekon davasına gönderilen kaydın gerçek kaydın tamamı olmadığı ileri sürülüyor. Bu konuda şüphe söz konusu. Bunun nedenleri var.

01.03.2013 13:55 1993´te Ankara´nın Elmadağ ilçesi çıkışında elleri bağlanmış ve kafasına 2 el ateş edilerek öldürülmüş olarak bulunan Jandarma Binbaşı Ahmet Cem Ersever´in ses kaydı Ergenekon dava dosyasına girdi. Hürriyet´in haberine göre (1) Jandarma Genel Komutanlığı Asker Savcılığı tarafından Ergenekon davasına gönderilen teyp kasetlerinde Ersever´le konuşan kişiler, gazeteci Soner Yalçın ve Hikmet Çiçek. Binbaşı Ahmet Cem Ersever´in ölümünden 20 yıl sonra Ergenekon dava dosyasına giren ses kayıtlarında özetle şu ifadeleri yer alıyor:

“Neden bütün bunların altında yatan şudur: ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Türkiye her neyse bu bölgede emperyalizmin denetiminde bir Kürt devleti kurulmak istenmektedir. Bütün hadise budur. Böyle olduğunu savunuyorum.. Türk ordusu eleştiriye açık olmalıdır. Neden? Ben eleştiririm çünkü ordu benim ordum. Siz eleştirirsiniz ordu sizin ordunuz. Hepimizin ordusu. Fakat bu eleştirilerin yıkıcı değil yapıcı olması gerekir..

Eşref Paşa´nın gayesi şunu sık sık söylemiştir: Kürt meselesiyle PKK terörü aynı şey değildir. Bunu sık sık söylemiştir. Rahmetlinin bu ifadesine göre Eşref Paşa´mı yorumlayalım bu anlamda, hani ben bir söylemeyeyim buna göre yorumlayalım. Bilinçliydi bu konularda bilinçliydi. Kürt meselesi ayrıdır PKK terörü ayrıdır. Eşref Paşam dağdaki gerillanın kökünün kazınmasını arzu ediyordu, arzu ediyordu. Ha, PKK terörü bitmeden Kürt sorununa çözüm bulmak eğer varsa bir Kürt sorunu bu da tartışmaya açıktır Türkiye´de. Ondan sonra ancak başlanabilir. Abdullah Öcalan denen yaratık ortadan kalkacaktır. PKK denen örgüt ortadan kalkacaktır. Ortada bir mesele varsa ondan sonra bunlara geçilecek.

Bana göre yok yani milyonda bir yerdeki olacak bir kaza o da Eşref Paşa´yı bulmuştur. Bu bu istenmeyen beklenmeyen yani bir kaza, o da Eşref Paşa´yı bulmuştur. Olsa çıkardı. Olsa bugüne kadar çıkardı.

“Devlet yetersizdir diyorum ama şiddet kullanmadığı içindir demiyorum. Şiddeti kullanırsa şiddet kullanırsa en büyük hatayı yapmış olur.” (1)

CEM ERSEVER KİMDİR?

1950 Erzurum doğumlu Ahmet Cem Ersever, 12 Eylül sonrasında Güneydoğu´da yaşanan terör olaylarına karşı mücadele etmek amacı ile istihbarat toplamak ve toplanan istihbarat ile operasyonlar düzenlemek amacıyla Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Teşkilatı (JİTEM) adı altında faaliyet gösteren merkezi bir örgütlenmenin fikir babalığını yapmıştır. Doğrudan Jandarma Genel Komutanına bağlı olarak çalışacak olan JİTEM´in başına geçti. Güneydoğu Anadolu´da PKK´ya karşı yapılan gerilla ve istihbarat çalışmalarının tümünde yer aldı. Silahlı çatışmalara bizzat katıldı. Tüm faaliyetleri yönetti. PKK´ya yardım ve yataklık eden kişi ve gruplarla irtibat kurdu. Bunları tam yetkiyle ve komutanlığa doğrudan bağlı olarak yürüttü. 1984 yılından sonra ise terörle mücadele adına yapılanların yanlış olduğunu düşünmeye başladı. 1990 yılında yazdığı ve JİTEM adını açıkça belirterek imzaladığı resmi bir raporda mücadeledeki yanlışlıklardan bahsettiği görülüyordu. (2) İlerleyen süreçte eleştirileri giderek arttı.

TELEFON GÖRÜŞMESİ DE ORTAYA ÇIKMIŞTI: BİR SÜRÜ PİSLİK AÇIKLARIM!

Ersever´in ortaya çıkan diğer ses kayıtları son günlerinde yaptığı telefon görüşmelerine aitti. Ersever´in, TSK´dan istifa ettikten sonra iki arkadaşıyla kurduğu Mezopotamya Basın Yayın Şirketi´nin telesekreterinde kayıtlı görüşmeler, 1 Ekim 2011 tarihinde Bugün gazetesinde yayınlandı. (3) Diyarbakır´da Özel Yetkili Savcılık tarafından yürütülen faili meçhul cinayetler soruşturmasına ´delil´ olarak dosyaya konulan konuşmalarında Ersever, PKK´ya karşı yürütülen mücadelede ´ihaneti´ ortaya koyan bilgiler veriyordu. Ordudaki kirli ilişkileri açıklayacağını belirten Ersever, bazı şaibeli operasyonlara katıldığını söylüyordu. Ersever, “Beni de tamamen illegal çizgiye getirdi bu adamlar. Susturmak istiyorlar ama susmayacağım” şeklinde konuşuyordu.

BİTLİS´İN ÖLÜMÜ ERSEVER´İ HAREKETE GEÇİRDİ

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis´in 17 Şubat 1993´te uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi, Binbaşı Ersever´in hayatındaki en kritik kararını almasına neden oldu. Kazadan bir ay sonra 17 Mart 1993´te 30 arkadaşı ile birlikte askerlikten istifa etti.

´YETKİLİ ORGANLAR İÇERİSİNDE OLUŞTURULAN BİR ÇETE´

İstifa mektubunda; “Güneydoğu´da yetkili organlar içerisinde oluşturulan bir çete, cereyan eden hadiselerin gerçek boyutlarının Türk Milleti tarafından görülmesini engellemektedir” diyordu. Bir gazeteye faksladığı özgeçmişinde ise; “1984 yılından bugüne kadar yapılan yanlışlar, ihanetler ve uygulamalar konusunda Türk kamuoyunun aydınlatılması gerektiğine inanıyor ve görüşmeler sonunda belirlenecek bir tarihte Türk basınıyla kamuoyu önünde Celal Talabani´nin ihanetleri, PKK ilişkileri, Güneydoğu´daki gerçek durum, köy korucuları, itirafçılar, faili meçhul cinayetler hakkında ve bazı siyasilerin örgütsel konumları hakkında açıklamalarda bulunacağımı beyan ediyorum” dedi. Yaşanan gerçekleri ve PKK ile mücadelenin eksikliklerini kamuoyuna duyurmaya çalışacağını açıkladı.

Dediğini de yaptı. PKK ile psikolojik mücadele kapsamında, Ahmet Aydın takma adıyla, “Üçgendeki Tezgah” ve “APO-PKK-Kürtler” isimli kitapları yazdı ve terörle mücadelede yaşanan ihanetleri açıkladı. Günümüzün Ergenekon sanığı Doğu Perinçek´in yayın organı olan Aydınlık gazetesine açıklamalar yaptı. Açıklama yaptığı kişiler günümüzün diğer Ergenekon sanıkları Hikmet Çiçek ile Soner Yalçın´dı. Aydınlık´a, Yeşil kod adlı tetikçi Mahmut Yıldırım ve bazı faili meçhuller ile ilgili bilgiler verdi.

Jandarma Askeri Savcılığı, Ersever´in Aydınlık´a verdiği röportaj nedeniyle hakkında soruşturma başlattı. Kısa süre sonra da Ersever´in cesedi bulundu.

TAM BİR KONTRGERİLLA ELEMANIYDI

İddialara göre; Ersever de yargısız infazlarda bulundu. Terörle mücadelede kontrgerilla yöntemlerini o da kullandı. Güneydoğu´da çok sayıda faili meçhul cinayete adı karıştı. PKK´ya karşı yapılan gerilla ve istihbarat çalışmalarının tümünde yer aldı, silahlı çatışmalara bizzat katıldı, tüm faaliyetleri yönetti. Ancak tüm bunları terörle mücadele amacıyla yaptı. İhanet ve menfaat işbirliği içerisindeki askeri yetkililerin varlığını görmesi ise bakış açısını değiştirdi. En üst komutanı Eşref Bitlis´in öldürüldüğünü görünce de son kararını verdi. İhanet şebekesine karşı donkişotvari tarzda ve çapından büyük bir mücadeleye girişti. İhaneti anlatmak için çok yanlış bir yere gitti. Tuzağa düşürülerek öldürüldü.

İTİRAFLARDA BULUNMAK İÇİN YANLIŞ ADRESE Mİ GİTTİ?

Jandarma tarafından Ergenekon davasına gönderilen kaydın gerçek kaydın tamamı olup olmadığı bilinmiyor. Bu konuda şüphe söz konusu. Bunun nedenleri var. Belki de mahkeme bu şüphenin izini sürüyor. Buna göre; kayıtta Ersever´le görüşen kişilerden Hikmet Çiçek Ergenekon davasının sanıklarından. Soner Yalçın ise Ergenekon bağlantılı Odatv davasının sanıklarından. İddialara göre Ersever, ´PKK ile işbirliği içindeki yetkilileri açıklamak´ üzereyken Ergenekon tarafından öldürülmüştü. Ersever´in öldürülmeden önce görüştüğü son kişiler arasında bugünün Ergenekon sanıkları Soner Yalçın ile Hikmet Çiçek bulunuyordu. Bu noktadan hareketle basında ilk kez bizim dile getirdiğimiz bir şüphe söz konusu olmaktaydı. (4) 22 Ocak 2011 tarihinde Ersever itiraf için yanlış adrese mi gitti? başlıklı haberimizde Cem Ersever´in Ergenekon tarafından öldürülmüş olabileceğini belirtmiş ve şöyle demiştik:

“Ersever´in itiraflarda bulunduğu Aydınlık gazetesi, halen Ergenekon davasının en önemli sanıklarından olan Doğu Perinçek´e ait. Ergenekon Terör Örgütü´nün yöneticisi suçlamasıyla yargılanan Perinçek´in PKK kampında Öcalan´la sarmaş dolaş görüntüleri ortaya çıkmış ve olay olmuştu. Ersever´in itiraflarda bulunduğu Soner Yalçın ise Ergenekon bağlantılı Odatv davasının sanığı. Diğer sanık Yalçın Küçük. Bu sanıkların ve Odatv´nin PKK´yı savunan yayınları ve faaliyetleri soruşturma sürecinde ortaya çıkmıştı. Ersever´in, PKK ile mücadeledeki ihaneti anlatmak için çok yanlış bir adrese gittiği açık. Farkında olmadan Ergenekon yöneticilerine itiraflarda bulunmasının sonunu hazırladığı iddia ediliyor.”

Yukarıda aktardığımız iddiamız, ilerleyen süreçte basına yansıyan Tuncay Güney´in 2001 yılında polis sorgusunda verdiği ifadeyle güçlendi. Güney´in o ifadesi basında yer aldı. (5) İfadenin dökümü okunduğunda şu bilgiler dikkati çekiyor:

“Cem Ersever´le yüzyüze gelmedim. Cem Ersever bir kavga ediyor, bunu örgütten diskalifiye etmek istiyorlar. Bunu yapan da Veli Paşa. Kimse Güneydoğu´da kalmak istemezdi ama Cem Ersever orada kaldı. Cem Ersever, JİTEM´in 4. Bölge Komutanı olduğunu biliyordum ama hiçbir zaman muhalif değildi. Cem Ersever tarafında olanları tasfiye eden Veli Küçük´tü. Hiç kimse Veli Paşa´ya diklenmez. Cem Ersever´i İzmit´e çağırdı, gitmedi, sonra da öldürdü. Cem Ersever itiraflar için önce Sabah gazetesine gidiyor. Kabul etmiyorlar. Sonra Aydınlık´a gidiyor.” (Sh.58-60)

“Tuncay Güney (T.G.): düşünüyorum bu Soner YALÇIN ı buna kim gönderir General Veli KÜÇÜK ten başka hiçbir kimse göndermez.” (Sh.10)

“Sorgucu: Aydınlığa gitmesinde Veli paşanın bi etkisi oldumu. T.G.: Veli paşa itmiştir. kitap icin Doğu PERİNÇEKin kucağına zaten şey itmişti paşa kendisi itmişti yani siz onu anlayamazsınız ama kendisi itmişti. S: Gözden çıkarmıştır manasındamı. T.G.: Tabi ki gözden çıkarmış yani Aydınlık tan başka bi yere gitmesi Veli paşanın işine yaramaz sonra Ali YALÇIN a anlattığı bütün bilgiler Doğu PERİNÇEKe kalır general Veli KÜÇÜK aleyhinde söylemiş olsa bile kitapta yazmazlar.” (Sh. 60)

İTİRAFLAR SANSÜRLENMİŞ, MAHKEMEDEKİ KAYITLAR DA EKSİK!

Tuncay Güney´in ifadesinde verdiği bu bilgilere göre, Cem Ersever´in itiraflarda bulunmak için Aydınlık gazetesinden Soner Yalçın´a gitmesi birilerince ayarlanmış. Ersever´in anlattıklarının da tümü değil, ayıklanmış kısmı gazetede yayınlanmış. Buradan hareketle Jandarma tarafından Ergenekon davasına gönderilen ses kaydının gerçek kaydın tamamı olmadığı söylenebilir.

Ergenekon örgütünün, Ersever´in kendileri hakkında ne bildiğini ve anlatacağını öğrenmenin bir yolu olarak, gazeteye kamuoyunun öğrenmesi amacıyla yapacağı ifşaatları gördüğü anlaşılıyor. Ersever´in bu amaçla Ergenekon´un yayın organına yönlendirildiği anlaşılıyor. Hatırlanacağı gibi Aydınlık gazetesinin Ergenekon´un yayın organı olduğu suçlaması, hakkında açılan ve Ergenekon kapsamına alınan davada da ileri sürülüyor. (6)

(Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(1) Hurriyet.com.tr/gundem/22714761.asp

(2) Kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=2537

(3) Bugun.com.tr/haber-detay/170929-cem-ersever-in-sok-ifadeleri-haberi.aspx

(4) Kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=2838

(5) Kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=193

(5) İfadenin tam dökümü: kontrgerilla.com/tuncayguneyifade_tammetin.doc

(5) İfadenin video kaydı: 9 bölüm olarak arsiv.ntvmsnbc.com/news/472231.asp

(6) Kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4492

(01 Mart 2013, 13:55)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Cem Ersever suikastiyle ilgili manşetlerimiz

Cem Ersever´le ilgili tüm manşetlerimiz

Ersever itiraf için yanlış adrese mi gitti?

Ersever´den şok itiraflar, Ergenekon şüphesi

Bir JİTEM belgesi daha: Ersever bunun için mi öldürüldü?

Tuncay Güney´in 2001´de poliste verdiği ve Ergenekon örgütünü ifşa eden ifadesinin dökümü

Tuncay Güney´in 2001´de poliste verdiği ve Ergenekon örgütünü ifşa eden ifadesinin video kaydı

Aydınlık ve Ulusal Kanal´a operasyonlar

Aydınlık iddianamesi kabul edildi

Aydınlık davası Ergenekon´la birleşti

Aydınlık davası duruşmaları

Kontrgerilla Medyası

Ergenekon Aydınlık´ta: Yeni belgeler

Ergenekon dinliyor, Aydınlık yayınlıyor

Başbakan´ın telefon görüşmesini yayınladılar

Kanlı ve Kara Yıl: 1993.. PKK´nın tasfiyesi durduruldu

PKK´nın bitirilememesi gücünden değil ihanetten

Ergenekon-PKK bağlantısıyla ilgili manşetlerimiz

Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5152    yazdır/print


 

Görüntülenen: 1 - 20 (Toplam 168)  | Sonraki 20 

| Paylaş:


Kozmik Oda´da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanmadı. 60'lı..
Tamamı 14.03.2014

Paralel´e de Ergenekon´a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.03.2014

Şok!!! 509 bin kişi dinlenmiş

07.03.2014 13:13 Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda yürütülen soruşturma çerçevesinde, 2012'de 257 bin 454 kişi, 2013'te 252 bin 062 kişi olmak üzere toplam 509 bin 516 kişinin dinlendiği tespit edildi. TİB'de dinlemeler konusun..
Tamamı 07.03.2014

Suç duyurusu & Basın açıklaması

22.01.2014 12:42 Son günlerde Türkiye gündemini meşgul eden ve birbiriyle bağlantılı olduğu düşünülen iki konuda, 'Paralel Devlet' ve 'Kaset Komplocuları' konusunda TMK ile yetkili cumhuriyet savcılığına çok sayıda somut delil içeren i..
Tamamı 22.01.2014

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ibadete kapa..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ve sit..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilg..
Tamamı 06.09.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldığı için hu..
Tamamı 15.08.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı. Tutuklu ..
Tamamı 05.08.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına açıklama ya..
Tamamı 24.07.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt üyeliğinde..
Tamamı 19.07.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günlerde intern..
Tamamı 10.06.2013

İşte Özal dosyasındaki isimler

29.04.2013 13:35 8´nci Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın ölümüne dair soruşturmada iddianame hazırlanarak mahkemeye sunuldu. Mahkemenin de kabul etmesiyle dava açıldı. 56 sayfalık iddianamede, Özal´ın Ergenekon tutuklusu emekli tuğgeneral L..
Tamamı 29.04.2013

Başbakan: Saldırı Ergenekon işi

20.03.2013 20:58 Dün gece Ankara´da Adalet Bakanlığı binası ile AK Parti Genel Merkezi´ne eş zamanlı olarak iki saldırı düzenlenmiş, el bombaları ve law roketatarları kullanılmıştı. Ergenekon davasında önceki gün verilen savcılık mütal..
Tamamı 20.03.2013

27 Nisan soruşturması sürüyor

06.03.2013 18:25 Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik´in suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27 Nisan 2007 askeri muhtırasıyla ilgili başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. Savcılığa yeni belgeler sunan ..
Tamamı 06.03.2013

Flaş!!! Özel Harp´e dava açılıyor

23.02.2013 13:38 Türkiye´nin en gizli ve gizemli yeri olarak gösterilen Özel Harp Dairesi´nin (ÖHD) ´kozmik oda´sının sır perdesi aralanıyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç´a suikast iddiası ile başlayan soruşturma yakın tarihle yüzl..
Tamamı 23.02.2013

Savcı: Hamido Özel Harp işi

18.02.2013 13:47 Terörle Mücadele Kanunu´nun (TMK) 10. maddesiyle görevli Malatya Cumhuriyet Savcısı, Zirve Yayınevi cinayetleri davası kapsamında tutuklu bulunan muvazzaf asker Haydar Yeşil´in kayınbiraderi H.K. tarafından teslim edil..
Tamamı 18.02.2013

Genelkurmay, Özel Harp´i yalanladı

15.02.2013 15:05 Genelkurmay Başkanlığı, resmi internet sitesinden yayınladığı açıklamada, son dönemde Özel Kuvvetler Komutanlığı ile ilgili medyada yer alan haberlere tepki gösterdi. Açıklamada, Özel Kuvvetler Komutanlığı gizli ve ill..
Tamamı 15.02.2013

Gezi Belgeseli

Belgeleriyle Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılan, haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçilerini delilleriyle birlikte sergilemeye başlıyoruz. Halka ve verdiği oya güvenmeyen, onları aşağılayan, sandık yerine başka yerlerden iktidara çıkmaya çalışan, kısacası seçimlerden fayda ummayan bu güçlerin..
Tamamı 24.06.2013

Ayasofya Camiye Çevrilsin

Ayasofya için dilekçe kampanyası

26.11.2013 13:01 Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), 'Peygamberimizin'in işareti, Fatih'in emaneti, Büyük Türkiye'nin alameti; Ayasofya açılsın' sloganıyla Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi için dilekçe kampanyası başlattı. Türkiye çapında yapılacak kampanya, İstanbul'un Fethi'nin sene-i devriyesi olan 29 Mayıs 2014'te sonlanacak ve toplanılan dilekçeler yine..
Tamamı 26.11.2013

Ergenekon davasındayız!

Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu

Ergenekon davasının 202. duruşmasında eski Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu konuşuldu. Ecevit'in doktoru Mücahit Pehlivan tanık olarak ifade verdi. Duruşmada Abdullah Harun'un konuyla ilgili bir yazısı da gündeme geldi. O ve benzer diğer yazılarda Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün'ün "Dünyada tedavisi kesilince iyileşen tek hasta..
Tamamı 11.03.2013

Yeni kitabımız çıktı!

Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi

'Ordu Suikast Düzenler mi? Bülent Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi' başlıklı kitap, 2009 yılı sonunda gerçekleşen Arınç Suikasti ve Kozmik Aramalar konusunu ve üç yıldır tamamlanmayan soruşturmanın örtbas edilip edilmediğini sorgulayan, konuyla ilgili iddiaları da aktaran bir çalışma.. Subayların Ergenekon ve diğer örgüt bağlantıları.. Kozmik Aramalar.. Tepkiler..
Tamamı 27.12.2012

İddianame yayından kaldırılmıştır

İzmir casusluk davası

İzmir casusluk davasının iddianamesinde 196'sı müşteki, 831'i mağdur olmak üzere toplam 1027 kişi için kimlik bilgilerinin sansürlenmesi çalışması yapılmıştı. Bu süreçte çok yoğun emek harcandı. Ancak sitemize artarak gelmeye devam eden taleplerden anlaşıldığı gibi, iddianamelerde mağdur ya da müşteki olarak yer almadığı halde çok sayıda başka ismin de..
Tamamı 14.05.2013

Skandal!!! Hakim mi militan mı?

13.03.2014 11:33 Denizli'de gezi eylemlerine katıldıkları için Ali Şimşek, Kerem Yıldırım, Güldane Pekdoğan, Recai Altuntaş, Cem Dikmen, Cüneyt Çelik, Süleyman Can Bayram ve Mustafa Kayhan hakkında geçen yıl 'Kanuna Aykırı Toplantı ve ..
Tamamı 13.03.2014

Erdoğan: Hoca, ülkeyi karıştırma!

27.02.2014 14:27 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yerel seçim mitingleri kapsamında Türkiye'yi dolaşıyor. Erdoğan şimdi Burdur'da halka sesleniyor.. İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları: Rabbim kardeşliğimizi inşallah dai..
Tamamı 27.02.2014

Mütalaa: Zirve=Ergenekon

25.02.2014 12:20 2007'de Malatya'da Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesi olayına ilişkin davanın 92. duruşması dün görüldü. Zirve Yayınevi'nde 18 Nisan 2007'de Alman uyruklu Tilman Ekkehart G..
Tamamı 25.02.2014

Başbakan: Gülen, örgüt lideri

11.02.2014 21:20 Başbakan Erdoğan, Fethullah Gülen hakkında ilk kez 'Örgütün lideri' ifadesini kullandı. Paralel yapılanmanın sınavlarda usulsüzlükten şantaj ve tehdide kadar ne kadar kirli iş varsa bulaştığını söyleyen Başbakan Erdoğa..
Tamamı 11.02.2014

Flaş!!! Taraf´a paralel soruşturma

05.02.2014 12:59 Taraf gazetesine şok!.. Adalet Platformu ile Abdullah Harun'un suç duyuruları üzerine harekete geçen savcılık, Taraf gazetesi sorumlularına, muhabir Mehmet Baransu ve gazeteci Emre Uslu'ya paralel yapılanma ile bağlant..
Tamamı 05.02.2014

Paralel soruşturma endişeli başladı

31.01.2014 17:03 İstanbul'da flaş gelişme.. Hükümet'in 17 Aralık operasyonu sonrasında sıkça dile getirdiği 'paralel devlet' ve örgüt' iddialarıyla ilgili ilk adım atıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 17 ve 25 Aralık operasyonunu y..
Tamamı 31.01.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fethullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması sur..
Tamamı 27.01.2014

Paralel Devlet´e suç duyurusu

23.01.2014 11:20 Milli İradeyi Savunanlar Platformu (MİSAP), 'Paralel Devlet' konulu bir suç duyurusu yaptı.  TMK ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başssavcılığı'na yapılan suç duyurusunda; birkaç aydır yaşanmakta olan paralel devle..
Tamamı 23.01.2014

Koç suç duyurusunda şok iddia

15.01.2014 15:27 Sivil toplum kuruluşlarından Adalet Platformu, yabancı vakıfların Gezi olaylarına karıştığına dair 2 Aralık 2013'de verdikleri suç duyurusuyla ilgili şok bir iddiada bulundu. MÜRACAAT SAVCISI KOÇ'A DİKKAT ÇEKTİ, DİLE..
Tamamı 15.01.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.01.2014

Hanefi Avcı haklı çıktı

13.01.2014 15:43 Hükümet-cemaat kavgası, özellikle cemaatin yargı üzerinden yaptığı salvolar pek çok adli süreçle ilgili soru ve kuşkuları tekrar akla getirdi. Cemaatin emniyet ve yargı içinde keyfi ve kendi hesabına girişimleriyle ilg..
Tamamı 13.01.2014

Flaş!!! Savcı: Darbeye direnin

31.12.2013 10:25 İstanbul'da şok gelişme.. İstanbul Cumhuriyet Savcılarından Mehmet Demir, içinde bazı yargı mensuplarının da olduğu bir yapının Başbakan Erdoğan'a darbe yapmak istediğini belirterek, "Yargının bağımsızlığına ve tarafsı..
Tamamı 31.12.2013

İkinci 7 Şubat krizi

18.12.2013 11:00 Seçimler yaklaştıkça şok gelişmeler peşpeşe geliyor.. Dün AK Partili belediye ve kamu kuruluşlarına yönelik yolsuzluk operasyonları üzerine bugün İstanbul Emniyeti'nde operasyon yetkisine sahip 5 üst düzey emniyet müdü..
Tamamı 18.12.2013

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 02.12.2013

Darbe kaydına tekzip talebi

25.11.2013 14:10 Adalet Platformu'nun suç duyurusu ses getirdi. Platform, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili 1 hafta önce suç duyurusu yapmıştı. Ankara Cumhuriyet Ba..
Tamamı 25.11.2013

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
7.675.736