Tam  EskidenYeniye
 

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

Kontrgerilla.com, Büyükanıt'ın 27 Nisan ifadesine ulaştı. Büyükanıt, ifadesinde, darbe yapmak kastının bulunmadığını, sadece askerlerin laiklik konusundaki hassasiyetini vurgulamayı amaçladığını iddia etti. Büyükanıt, soruşturmadan duyduğu rahatsızlığı ise huzurlu ve rahat bir emeklilik dönemi geçirmesinin engellenmeye çalışıldığı iddiasıyla dile getirdi. Öte yandan 27 Nisan darbesine soruşturma açılmasını yaptığı suç duyurusu ve ısrarlı takibiyle sağlayan Adalet Platformu 25 Aralık'ta Sultanahmet'te bir basın açıklaması yapacak.

Önceki haber title=Sonraki haber

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifadede Büyükanıt, bir darbenin ya da muhtıranın söz konusu olmadığını, sadece askerin laiklik hassasiyetini dile getirdiğini iddia etti.

İşte Büyükanıt'ın ifadesi:

"CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İSTANBUL

DOSYA NO:2012/155867

Savunma Sunan Şüpheli: Mehmet Yaşar BÜYÜKANIT (T.C.Kimlik No..)

KONUSU: Hakkımda İsnat olunan suçlamaya ilişkin savunmamın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

1. T.S.K.Genelkurmay Başkanlığı görevini ifa ettiğim dönemde TSK.nin özellikle laiklik konusundaki hassasiyetini vurgulama amacını taşıyan 27 Nisan 2007 tarihli basın açıklamasına yönelik bugüne kadar birçok spekülasyonlar yapılmış ve birtakım isnatlarda bulunulmaya çalışılmıştır.

Bu konuda 27 Nisan 2007 tarihli basın açıklamasına yönelik olarak TBMM Darbeleri araştırma komisyonunun davetine atfen komisyon önünde de ayrıntılı açıklamalarda bulundum. Gerek bu komisyonda ve gerekse çeşitli mecralarda da ısrarla vurguladığım şekliyle bu basın açıklaması tamamiyle tarafımdan kaleme alınmış olup, TSK.bünyesinde mahiyetimdeki hiçbir personelin katkısı. Mahiyetimdeki hiçbir kuvvet komutanının, hiçbir personelin yayınlandığı ana kadar haberi olmamıştır.

2.İfa ettiğim görevin sınırları başta anayasamız olmak üzere meri kanunlarla çizilmiş olup, o tarihte yürürlükte olan TSK.İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğinin TSK.nin görevlerini belirleyen hükümleri çerçevesinde o tarihte içinde bulunduğumuz ortamda Atatürk İlke ve inkilaplarıyla, özellikle Laiklik ilkesi ile bağdaştırılması bile olanaksız birtakım faaliyetler konusunda TSK.nin hassasiyetini belirtmek bu konuda adli mülki makamların gereken hassasiyeti göstermeleri gerekliliğine işaret etme amacına yöneliktir. Bir noktada kamuoyunu da bilgilendirme saikiyle hareket edilmiş, devletimizin temel niteliklerine yönelik bazı irticai faaliyetlerin geldiği boyutu ve bu konudaki TSK.nin hassasiyeti; TSK.nin en yüksek komuta kademesinde bulunmam hasebiyle vurgulanmak istenmiştir. Israrla belirttiğim şekliyle bu basın açıklaması tarafımdan hazırlanarak yayınlattırılmıştır.

Böylesi bir basın açıklamasında bulunulması belirttiğim şekliyle yürürlükteki yasalar kapsamında Cumhuriyetimizin temel niteliklerini koruma ve kollama görevi ile mücehhez kılınmış TSK.nin bu görevi ifada gösterdiği veya gösterebileceği hassasiyete yönelik olup bir kısım çevrelerce iddia edildiği şekliyle kesinlikle yürütme organına yönlendirilmiş bir muhtıra veya Anayasamız ile teminat altına alınmış anayasal düzenimize yönelik bir girişim değildir. Zaten bu husus yargı mercilerinin kararlarına da yansımış ve basın açıklamasının iddia edildiği şekliyle bir muhtıra olmadığı kesinleşmiş kararlara da yansıtılmıştır. Ankara İdare Mahkemelerince verilen kararlar TBMM. Araştırma komisyonuna verdiğim beyanlarda da vurgulanarak sunulmuştur.

3.Soruşturma konusu edilen ve Ankara Cum.Sav.lığının 2012/155867 sor.sayılı soruşturmasına neden olan şikayetçinin iddialarının ve isnat etmeye çalıştığı suçlamaların şahsım ile doğrudan bir ilgisi olmayıp, anayasamızı ihlal şeklinde bir eylemde bulunmam bile söz konusu dahi olamaz. Kaldı ki askeri darbe şeklinde nitelendirmeyi de kesinlikle kabul etmem olanaksızdır. Zira sadece özellikle laiklik ilkesini zedeleyici, ortadan kaldırıcı birtakım çevrelerin faaliyetlerini, bu faaliyetlerine küçük çocuklarımızı, eğitim gören gençlerimizi alet ettiklerine yönelik tespitlerin iletilmesinden ibaret yazının bir anayasal suç olarak tasnifine de olanak bulunmamaktadır. Böylesi bir basın açıklamasında bulunulmasının yürürlükte yasalar kapsamında TSK.nin görevleri arasında bulunduğu, hassasiyetimizi göstermesi açısından TSK. en yüksek makamında bulunan Gnkur.Bşk.nın kamuoyunu bilgilendirme görevi gerekleri arasında olduğu da aşikardır. Kaldı ki bu hassasiyet bilahare Sn.Başbakana da iletilmiş olup, bu tutumun bile asıl kamuoyunu yanıltma amacıyla istismar edildiği ve değişik yorumlarda bulunulduğu da bilinen bir gerçektir.

4.57 senelik askerlik yaşantımda, TSK. nin en yüksek komuta merciine gelmiş personeli olarak hiçbir zaman Anayasal düzenimizi değiştirme gibi bir faaliyet içinde olmadığım gibi, böylesi bir intiba uyandırabilecek emare dahi yoktur. Görevimi başarı ile ifâ ettikten sonra emeklilik yaşantımda tüm yaşantımı etkileyebilecek, huzurlu ve rahat bir emeklilik dönemi geçirmemi bile engellemeye yönelik bu türden girişimlerin maksatlı ve birtakım mülahazalarla rahatsızlık vermeye yönelik olduğu, asıl devletimizin organlarını töhmet altında bırakarak birtakım çıkarlar sağlayabilme arzusu olarak görmekteyim.

Tüm bu gerekçelerle tamamiyle bilgilendirme amacını taşıyan tarafımdan kaleme alınan basın açıklamasının ifa ettiğim görev kapsamında olduğu yasal mevzuatta da belirtilmesine rağmen aksi bir düşünce ile birtakım isnatlarda bulunulmasının hiçbir dayanağının bulunmadığını tekraren belirtmek isterim. M. Yaşar BÜYÜKANIT"

"HUZURUM KALMADI!"

Büyükanıt'ın ifadesi bu şekilde.. İfadesinde darbe yapmak kastının bulunmadığını, sadece askerlerin laiklik konusundaki hassaiyetini vurgulamayı amaçladığını iddia eden Büyükanıt, soruşturmadan duyduğu rahatsızlığı, huzurlu ve rahat bir emeklilik dönemi geçirmesinin engellenmeye çalışıldığı iddiasıyla dile getirdi.

25 ARALIK'TA MİLENYUM NOKTASINDA BASIN AÇIKLAMASI

Öte yandan 27 Nisan darbesine soruşturma açılmasını, yaptığı suç duyurusu ve ısrarlı takibiyle sağlayan Adalet Platformu, 25 Aralık Cuma günü, tarihte bir dönem dünyanın merkez noktası olarak görülen Sultanahmet Meydanı'ndaki Milenyum noktasında konuyla ilgili bir basın açıklaması yapacak.

27 Nisan 2007'deki askeri bildiri ile herkesin gözünün içine baka baka seçilmiş hükümete gözdağı verildiğini belirten Adalet Platformu, o dönemi yaşayan herkesin şahit olduğu gibi Çankaya'da müslüman bir cumhurbaşkanının istenmediğini, bu amaçla cumhuriyet mitingleri ve Danıştay saldırısı da dahil olmak üzere 30'a yakın kışkırtmanın 1,5 yıl içinde peşpeşe geldiğini, 27 Nisan muhtırasının ise bu kışkırtmalardan en önemlisi olduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanlığı sürecinde yaşanan kışkırtmalar

Muhtıra üzerine hükümetin derhal bir açıklama yaptığını hatırlatan Platform, muhtıraya daha önce hiç bir hükümetin yapmadığı şekilde tepki gösterdiğini, bu ve kamuoyundaki tepkilerin muhtıranın muhtıra olarak algılandığına en büyük kanıtı teşkil ettiğine dikkat çekti.

Şimdi ise darbenin yok sayılmaya çalışıldığı, 1 nolu şüpheliye huzurlu bir emekliliğin bile çok görüldüğü gibi pes dedirten bir suçlama yapılarak adeta milletin aklıyla alay edilmeye çalışıldığını dile getiren Platform, aksine pes etmeyeceklerini ve 27 Nisan darbesinin örtbas edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. "TSK, milletin ordusudur" diyen Platform, millete ait bu kurumun karalanmasına tahammüllerinin olmadığını, her kurumda olduğu gibi bu kurumda da suça karışanlara karşı yargıyı göreve çağırdıklarını hatırlattı.

Tüm kamuoyunu ve basın mensuplarını 25 Aralık Cuma günü saat:11.17'de Sultanahmet'te yapacakları basın açıklamasına çağıran Platform yetkilileri, bu tarihin, millet iradesine yönelik diğer bir gizli yapılanma olduğu ileri sürülen paralel örgütün iki yıl önceki darbe girişiminin yıldönümüne denk geldiği için seçildiğini belirtti.

"DOSYAYA İŞLEM YAPMAYAN SAVCILARA SUÇ DUYURUSU YAPACAĞIZ"

Büyükanıt hakkında suç duyurusunda bulunan Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik'in avukatı Berrin Yeşilyurt da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "27 Nisan e-muhtırası"nın darbe olduğunu savunmuştu. Yeşilyurt, "Bizim suç duyurumuz üzerine işlem başlatıldı. Bu dosya üç savcı değiştirdi. Üç savcıdan hiçbirinin ifade için yazı yazmaması da şüphe uyandırıyor. Bu hususta işlem yapmayan kimler varsa onla ilgili işlem başlatacağız, HSYK'ya suç duyurusunda bulunacağız" demişti.

-Soruşturmanın geçmişi-

Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 12 Eylül darbesi, 28 Şubat ve 27 Nisan açıklamasının sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Nisan açıklamasıyla ilgili olarak dönemin askeri sorumluları hakkındaki suç duyurusu evrakını ayırmış, ''suç yeri Ankara olduğu'' gerekçesiyle dosyayı 2012'de ''görevsizlik'' kararıyla özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine göndermişti.

İŞTE 27 NİSAN 2007 TARİHLİ O BİLDİRİ

BASIN AÇIKLAMASI, TARIH : 27 Nisan 2007, NO : BA - 08 / 07

"Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır."

"Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara´da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde Kur´an okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa´da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara´nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli´de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli´nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı´nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya´da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı´nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.

Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk´ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti´nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. (tsk.tr)"


HERKES MUHTIRAYI MUHTIRA OLARAK GÖRDÜ

27 Nisan gecesi saat 23.17'de Genelkurmay'ın, internet sitesinde yayımladığı bildiri Türkiye'yi sarstı. Akıllardaki soru, "Sivilleşme yolunda atılan adımların ve AB seferberliğinin sonuna mı gelinmişti?" şeklindeydi. Hükümet 28 Nisan'da karşı bir bildiri, adeta bir demokrasi manifestosu verdi. Saat 15.15'te Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, basının karşısına çıktı. Ordu-siyaset ilişkilerinde alışılagelen çekingenlik yerine, demokraside kurumların yerini tarif eden, itidal ve dikkat tavsiye eden özgüven metnini okumaya başladı. Çiçek, TSK'yı, Anayasa ve hukuk devleti sınırları içinde durması yönünde uyarırken, Türkiye'de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını şu sözlerle ortaya koyuyordu:

"Genelkurmay Başkanlığı'nın bildirisi, hükümete karşı bir tutum olarak algılandı. Demokratik bir süreçte bunun düşünülmesi bile yadırgatıcı. Genelkurmay, hükümetin emrinde, görevleri Anayasa ile tayin edilmiş bir kurumdur. Genelkurmay başkanı görev ve yetkilerinden dolayı Başbakan'a karşı sorumludur."

Türkiye'nin önünü açan tarihî metnin hazırlanması sırasında başkent Ankara'da hareketli saatler yaşandı. İktidar partisi sabahın ilk saatlerinden itibaren seferber olurken, genel merkez binası ile Başbakanlık Konutu arasında hummalı bir trafik başladı. Başbakan Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Beşir Atalay, Hayati Yazıcı gibi isimlerin yer aldığı beş kişilik ekibe, daha sonra Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Hüseyin Çelik, Dengir Mir Mehmet Fırat da katıldı. Uzun tartışmaların ardından bildiriye son şekli verilerek Erdoğan'a sunuldu. Erdoğan, metni inceledikten sonra onay verdi. Ardından Kızılay'ın Balgat'taki kongresine katıldı. Ve kendisinden önceki başbakanlar gibi yapmayacağının ilk işaretini burada verdi: "Milletimiz, afet bekleyen fırsatçılara fırsat tanımıyor."

CHP'Lİ KOÇ: BİLDİRİYE 1971'DE ECEVİTİN YAPTIĞI GİBİ İLK TEPKİYİ BİZ VERMELİYDİK

Bildiri ile ilgili o günlerde açıklama yapan CHP milletvekili Haluk Koç, partisinin genel görüşüne aykırı bir açıklama yapmış, şunları söylemişti:

"28 Nisan'da demokrasi adına konuşan CHP olmalıydı. 27 Nisan gecesi, bugünkü çağdaş teknik ilerlemelere göre farklı bir uyarıyla karşılaştık. Türkiye demokrasisi için CHP 28 Nisan sabahı, 'Ben anamuhalefet partisi olarak siyasi ve hukuki mücadelemi yaptım. Bu benim görevim. Kimsenin başka söz söyleme hakkı yok. Demokratik ortamlarda ben bunun sahibiyim' diyebilecek gücü göstermeliydi. Eğer bir yönetim sorumluluğum olsaydı, tek başına değil fakat yönetimi oluşturan arkadaşlarımızla ortak akıl çerçevesinde tepki gösterirdim. 12 Mart 1971'de o zaman genel sekreterimiz olan Bülent Ecevit'in gösterdiği şekilde bir tavır koymamız gerekirdi. O tavırsızlığın, suskun kalmanın ya da onaylarmış gibi görünmenin seçim sonuçlarına olumsuz etki yaptığını hep söyledim."

İBRET VERİCİ KAYITLAR: O TARİHTE KİM NE DEMİŞTİ?

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Bu tablonun değişeceğini meydanlar gösterdi. Müdahaleye uğrayan yönetimlere halk sahip çıkmadı. Halkımız devlet organlarıyla çatışanlara sahip çıkmaz. Bu ortamda mağduriyet yok dayatma var. Anayasa Mahkemesi 367 kararını onaylamazsa ülke çatışmaya gider.

CHP Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek: Tabii bu bir muhtıradır. Hükümetin bunun gereğini yerine getirmesi gerekir.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen: Genelkurmay'ın tesbitleri bizim tesbitlerimizden farklı değildir. Altına imzamızı atarız. 'Ne mutlu Türküm diyene' sözünü kimse küçümseyemez ve bunu küçümseyenleri devletin düşmanı sayarız. Türkiye'yi Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav :(Muhtıranın ardından Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 367 kararından sonra) Gözümüz aydın, Türkiye'nin gözü aydın.

CHP milletvekili olanNur Serter: Genelkurmay Başkanı'na 'memur' diyen bir zihniyete karşı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin önünde, şanlı ordumuzun önünde saygıyla eğiliyoruz. Türk ordusu çok yaşa. Türk ordusu, 27 Nisan'da bizim sesimizi duymuş, bizim sesimize sahip çıkmış, demokrasiye sahip çıkmıştır. 27 Nisan'da Türkiye Cumhuriyeti'nin gerçek iradesine sahip çıkmıştır.

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ: AKP toplumda gitgide artan ve TÜSİAD'ın da paylaştığı laik rejimi koruma kaygısını yeterince dikkate almıyor. Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasıyla yaratılan fiili durum demokratik teamüllere uygun değil. Laikliği ve demokrasiyi korumak için bir an önce genel seçimlere gidilmeli.

Tufan Türenç (Hürriyet): Tabii ki bu bir muhtıradır. Bu muhtıranın özü AKP'nin çıkardığı cumhurbaşkanı adayına Türk Silahlı Kuvvetleri'nin karşı olduğunu açıklıyor.

Ahmet Hakan (Hürriyet): 'Muhtıraya karşıyız' diyeceğiz ve ötesini söyleyemeyecek miyiz? Ben ötesini de söylerim arkadaş.

Ertuğrul Özkök (Hürriyet): Demokrasi kaygısıyla, sadece askeri eleştirmek, ne adil, ne yararlı, ne de sonuç verici bir girişim olacaktır. Çünkü o bildiride savunulan görüşler, toplumun önemli bir bölümü tarafından paylaşılmaktadır.

Yılmaz Özdil (Sabah): Hala deniyor ki, bundan sonraki adım ne olur? Bundan sonraki adım, tank olur. Gücüm var diye dayatırsan, gücü olan sana dayatır.

Hıncal Uluç (Sabah):Ordu sonuna kadar bekledi. Gerekli uyarıları en demokratik şekilde yaparak, Sözde değil, özde diyerek bekledi.

Ural Akbulut (Dönemin ODTÜ Rektörü): Bu ikinci 28 Şubat'tır TSK her şeye rağmen soğukkanlı davranmıştır.

Fikret Bila (Milliyet): TSK, türbanın ve temsil ettiği zihniyetin Çankaya'ya çıkmasına karşı ilkesel bir duruş sergilemiştir.

Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç: Kamuoyuna bilgi veriliyor ve bunların gereği yapılmazsa istenmeyen şeylerin olabileceği mesajı verilmek isteniyor.

Oktay Ekşi (Hürriyet): Bu adı konmamış bir muhtıradır. Genelkurmay Başkanı'nın sözleri gayet açık, eğer demokrasinin kavram ve kuramlarını kullanarak bu cumhuriyetin laik karakterini tahrip etmek onu yıkmak istiyorsanız biz buna müsaade etmeyiz diyor.

(Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

BAŞSAVCILIK MECLİS'TEN MUHTIRA BİLGİSİ İSTEDİ

23.12.2015 22:18 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, '27 Nisan e-muhtırası' soruşturması kapsamında Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'na verdiği ifadeyi istedi. Yaşar Büyükanıt, "27 Nisan e-muhtırası" kapsamında geçen hafta ifade vermişti. İfadenin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma kapsamında Büyükanıt'ın Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'na verdiği ifadeyi istedi. Soruşturma kapsamında ayrıca, Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nda e-muhtıraya ilişkin başka kişinin dinlenip dinlenmediği, dinlendiyse bu kişilerin kim olduğunun bildirilmesi istendi.

27 Nisan muhtırasıyla ilgili manşetlerimiz
Büyükanıt'tan tarihi itiraflar: 27 Nisan bildirisini ben yazdım
Flaş!!! 27 Nisan'a soruşturma
27 Nisan için suç duyurusu
Adalet Platformu ile ilgili manşetlerimiz
Cumhurbaşkanlığı sürecinde yaşanan kışkırtmalar

(19 Aralık 2015, 23:00), son güncel.: (23 Aralık 2015, 22:18)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

Büyükanıt'tan tarihi itiraflar: 27 Nisan bildirisini ben yazdım
Flaş!!! 27 Nisan'a soruşturma
27 Nisan için suç duyurusu
Adalet Platformu ile ilgili manşetlerimiz
27 Nisan bildirisi hala sitede
Askerin 367 krizindeki rolü belgelendi
Flaş ses kaydı: Karadayı'dan 367 krizi
Cumhurbaşkanlığı sürecinde kışkırtmalar
Genelkurmay o belgeyi 2 yıl önce kabul etmişti
27 Nisan muhtırasıyla ilgili bazı manşetlerimiz
367 müdahalesi belgesine dair manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=7495    yazdır/print

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

Yargıtay Ergenekon davasını bozdu

23.04.2016 08:49 İstanbul Ümraniye'deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007'de 27 el bombası ele geçirilmesiyle başlayan Ergenekon davası, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararını açıklamasıyla davayı 9 yıl sonra karara bağlandı. Ergenekon ..
Tamamı 23.4.2016

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Balyoz Kumpasında 'Taraf' davası

09.12.2017 15:58 İstanbul'da, beraat kararıyla sonuçlanan 'Balyoz Planı' davasında yargılanan bazı sanıklara kumpas kurulduğu iddiasına ilişkin tutuklu sanık Mehmet Baransu, tutuksuz sanıklar Ahmet Altan, Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğu..
Tamamı 9.12.2017

25 Aralık Kumpası davası

09.12.2017 15:41 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY), takipsizlikle sonuçlanan 25 Aralık soruşturmasında usulsüzlükler yaptığı ve şüphelilere kumpas kurarak darbeye teşebbüs ettiği iddiasıyla ..
Tamamı 9.12.2017

Fetö 29 sanıklı Medya davası

09.12.2017 15:07 İstanbul'da, FETÖ/PDY'nin medya yapılanmasında yer aldıkları iddiasıyla 20'si tutuklu 29 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Tutuklu sanıkların tahliye talepleri reddedildi. 5 Aralık'ta İstanbul 25. Ağır Ceza Ma..
Tamamı 9.12.2017

Telekom İşgalinde müebbet gerekçesi

09.12.2017 14:30 İstanbul'da, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Gayrettepe'deki Türk Telekom binasını ele geçirmeye teşebbüs ettikleri gerekçesiyle, 'Anayasal düzeni ortandan kaldırmaya teşebbüs' suçundan 2'si ağırlaştırılmış müebbet..
Tamamı 9.12.2017

Eskişehir: Fetö Polislerine 12 hapis

09.12.2017 14:22 Eskişehir'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 10'u tutuklu 14 eski emniyet mensubu sanıktan 12'si, 3 yıl 4 ay ila 7 yıl 6 ay arasınd..
Tamamı 9.12.2017

Telekom İşgaline 28 müebbet

09.12.2017 13:04 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Türk Telekom binasını basan 30 sanık hakkında açılan davanın görülmesine devam edildi. 4 Aralık'ta Ankara 13. Ağır Ceza Mahkem..
Tamamı 9.12.2017

Hakimden tepki: Senin gibisi yok

09.12.2017 12:20 Adana'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında haklarında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan farklı mesleklere mensup 4'ü tutu..
Tamamı 9.12.2017

Isparta 129 sanıklı Fetö davası

10.12.2017 10:50 Isparta'da 48'i tutuklu, 129 sanıklı FETÖ/PDY davasında sanıkların yargılanmasına devam edildi. 04.12.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma, sanık sayısının fazlalığı ve güvenli..
Tamamı 10.12.2017

Tokat'tan Fetö'ye yeni dava

10.12.2017 09:12 Tokat'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında iş adamlarına yönelik hazırlanan 11 sanıklı iddianamede ifadesine yer verilen tutuksuz sanık, örgütün mütevelli toplantıla..
Tamamı 10.12.2017

Samsun: Fetö Polislerine 21 hapis

09.12.2017 19:43 Samsun'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi oldukları iddiasıyla 55'i tutuklu 107 rütbeli polisten 21'i 1- 7 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırıldı. 38 sanık beraat etti. 48 s..
Tamamı 9.12.2017

Uşak 111 sanıklı Fetö davası

10.12.2017 09:20 Uşak'ta, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 'bir numaralı' sanık olarak yer aldığı aralarında örgütün 'bürokrasi imamının yardımcısı' olduğu iddia edilen iş adamı Hazim Sesli ile eski Uşak Organize Sanayi Bölgesi Yönetim K..
Tamamı 10.12.2017

Samsun'dan Fetö'ye 34 hapis

09.12.2017 19:31 Samsun'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında haklarında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan dava açılan 32'si tutuklu 53 öğretmenin yargılanmasına devam edildi. 7 Aralık'ta Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görül..
Tamamı 9.12.2017

CHP'deki Fetö'cü itiraf etti

10.12.2017 12:47 Bursa'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan, örgütte 'Şemsettin' kod adıyla bilinen Ali Taşvuran hakkında dava açıldı. 4 Aralık'taki gelişmeye gö..
Tamamı 10.12.2017

Dink davasına devam edildi

10.12.2017 11:05 İstanbul'da, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, jandarma ve eski emniyet görevlileri ile ana dava hükümlülerinin de aralarında b..
Tamamı 10.12.2017

Şırnak 428 sanıklı Darbe davası

10.12.2017 08:40 Şırnak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili aralarında meslekten ihraç edilen dönemin 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar ile Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komuta..
Tamamı 10.12.2017

Konya 486 sanıklı Fetö davası

10.12.2017 08:05 Konya'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 179'u tutuklu 486 kişinin yargılandığı davanın duruşması görüldü. 05.12.2017 GÜNKÜ DURUŞM..
Tamamı 10.12.2017

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
27.516.476