Tam  EskidenYeniye
 

Bir emniyet müdürü niçin sahte kimlik kullanır?

Devrimci Karargah Terör Örgütü iddianamesinde, örgüte yardım ve yataklık suçuyla yargılanan Hanefi Avcı hakkında önemli iddialar yer alıyor. Avcı´nın evinde yapılan aramalarda bulunan silahların kullanım sürelerinin dolmasına rağmen teslim edilmemesinin yanı sıra, üzerinde Avcı´nın resimlerinin yer aldığı çok sayıda pasaport, sürücü belgesi ve kimliklerin, Avcı emniyet görevlisi olmasına rağmen, emniyetle bağlantılı hiç bir işte kullanılmadığı belirtiliyor.

Bir emniyet müdürü niçin sahte kimlik kullanır?

Devrimci Karargah Terör Örgütü iddianamesinde, örgüte yardım ve yataklık suçuyla yargılanan Hanefi Avcı hakkında önemli iddialar yer alıyor. Avcı´nın evinde yapılan aramalarda bulunan silahların kullanım sürelerinin dolmasına rağmen teslim edilmemesinin yanı sıra, üzerinde Avcı´nın resimlerinin yer aldığı çok sayıda pasaport, sürücü belgesi ve kimliklerin, Avcı emniyet görevlisi olmasına rağmen, emniyetle bağlantılı hiç bir işte kullanılmadığı belirtiliyor.

Söz konusu pasaport ve kimliklerin asıl sahiplerinin bazılarının öldüğü belirtilirken, bazı kimliklerin sahiplerinin ise hiç olmadığı kaydediliyor. İddianamede yer verilen Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı´nın 15 Kasım 2010 tarihinde hazırladığı raporda, kimliklerin hiçbir alanda kullanılmadığı belirtilerek, Silah ruhsatı, nüfus cüzdanı, pasaport ve sürücü belgelerinin mevcudiyetine ve görev gereği verildiğine ilişkin olarak kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı bildirilmiştir. ifadesine yer veriliyor.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Devrimci Karargah Terör Örgütü (DKÖ) iddianamesinin ayrıntılarında, Eskişehir eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı hakkındaki iddialar dikkat çekiyor. İddianamede, 28 Eylül 2010 tarihinde Hanefi Avcı´nın Eskişehir Emniyet Müdürlüğü ve Polis Evi´ndeki lojmanında yapılan aramalarda bulunan silahlar, sahte kimlik, sürücü belgesi ve pasaportlar hakkında detaylı bilgilere yer veriliyor.

İddianamede, Avcı´nın Eskişehir´deki lojmanında bulunan silah, pasaport ve kimliklerin, Emniyetin bugüne kadarki hiç bir eyleminde kullanılmadığı raporlarla anlatılıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı´nın 15 Kasım 2010 tarihinde hazırladığı ve iddianamede yer alan raporda, Avcı ile ilgili kimliklerin hiçbir alanda kullanılmadığı belirtiliyor. Raporda, ? silah ruhsatı, nüfus cüzdanı, pasaport ve sürücü belgelerinin mevcudiyetine ve görev gereği verildiğine ilişkin olarak kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı bildirilmiştir? ifadesine yer veriliyor.

Ayrıca iddianamede konuyla ilgili İstihbarat Daire Başkanlığı´nın raporu da yer alıyor. Bu raporda da çalışma görev ve yetkileri itibarıyla yapılan görevlendirmede ve faaliyetlerde, bahsedilen tarzda bir usul ve uygulamanın bulunmadığı anlatılıyor. Bu bağlamda Avcı´ya da üzerinde kendisinin resimlerinin bulunduğu başkaları adına düzenlenmiş sahte sürücü belgeleri, pasaportlar ve nüfus cüzdanlarının görev gereği çıkartılmadığı ve bunların kayıtlarda olmadığı belirtiliyor.

ÜZERİNDE AVCI´NIN RESMİNİN BULUNDUĞU KİMLİK SAHİPLERİNİN KİMİSİ ÖLMÜŞ, KİMİNİN HİÇ KAYDI BİLE YOK

Yapılan aramalarda Avcı´nın lojmanında çok sayıda nüfus cüzdanı, pasaport, sürücü belgesi ele geçirildiğinin anlatıldığı iddianamede, ilginç bilgiler yer alıyor. Üzerinde Avcı´nın resminin bulunduğu, Bilal Alkan adına tanzim edilmiş sürücü belgelerinin ise ayrı ayrı sicil numaralarıyla farklı illerden değişik kişilerin üzerine birkaç kez çıkarıldığı ancak, bu şahısların kayıtlarda yer almadığı kaydediliyor.

Buna göre üzerinde Avcı´nın resminin bulunduğu Bilal Alkan adına tanzim edilmiş 75868 sicil numaralı sürücü belgesinin 18 Ocak 1988 tarihinde Mehmet kızı Kilis 1949 doğumlu Necla Özkan adına düzenlendiği, Sabit Kabaklı adına tanzim edilmiş ve üzerinde Avcı´ya ait fotoğraf bulunan 78578 sicil numaralı sürücü belgesinin, 6 Nisan 1988 tarihinde Süleyman oğlu Mersin 1955 doğumlu Mustafa Toksöz adına düzenlendiği, ancak bilgisayar kayıtlarında, Bilal Alkan adına düzenlenmiş herhangi bir sürücü belge kaydının bulunmadığı ve bu şahıs adına tanzim edilmiş 75868 sicil numaralı sürücü belgesinin 18 Ocak 1988 tarihinde Mehmet kızı Kilis 1949 doğumlu Necla Özkan adına düzenlendiği vurgulanıyor.

Bu bağlamda, kayıtlarda Bilal Alkan adına düzenlenmiş herhangi bir sürücü belge kaydının bulunmadığı, üzerlerinde şüpheli Hanefi Avcı´nın fotoğrafları bulunan 1953 doğumlu Mehmet-Hamide oğlu Sabit Kabaklı kimlik bilgisi ile nüfus kayıtlarında herhangi bir kaydın bulunmadığı ancak, aynı kimlik bilgisi ile 1963 doğumlu olarak Sabit Kabaklı adına kaydın bulunduğu, bu kaydın da şahsın 15 Kasım 2006 tarihinde ölmesi nedeniyle kapatıldığı ifade ediliyor. Yapılan incelemelerde söz konusu sahte kimliklerin seri numaraları üzerinde oynamalar yapıldığının tespit edildiği anlatılıyor.

ÜZERİNDE AVCI´NIN RESİMLERİNİN YER ALDIĞI SAHTE PASAPORTLAR GİRİŞ-ÇIKIŞLARDA KULLANILMIŞ

İddianamede, Avcı´nın lojmanında ele geçirilen sahte pasaportların ise ülkeye giriş-çıkışlarda kullanıldığı tespit edildiği vurgulanıyor. İddianamede, sahte pasaportlarla ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Yabancılar Hudut İltica Daire Başkanlığı´nın 25 Ekim 2010 tarihli yazısına da yer veriliyor. Buna göre, Almanya uyruklu Arshaad Mahmood adına düzenlenmiş ve üzerinde Avcı´nın resminin bulunduğu sahte pasaportun, yapılan sorgulamada 1995 tarihinde Atatürk Havalimanı´ndan çıkış yaptığı kayıtlara geçmiş. Ayrıca, yine Almanya uyruklu S.Herta Selenga adına düzenlenmiş ve üzerinde Avcı´nın resminin yer aldığı sahte pasaportla da 19 Temmuz1992 tarihinde çıkış, 3 Ekim 1992 tarihinde Atatürk Havalimanı´ndan giriş yapıldığının tespit edildiği belirtiliyor. ( Cihan)

AVCI SAHTE PASAPORTLARI YURTDIŞI GÖREVLERDE Mİ KULLANDI?

Hanefi Avcı, mahkemedeki ifadesinde evinde çıkan sahte pasaport ve kimlikleri kendisinin düzenlediğini kabul etmişti. Avcı´nın mahkeme ifadesinde, Üzerinde benim resmim olan ancak farklı isme ait nüfus cüzdanı ehliyet ve pasaportu, 1991 yılında yurtdışı görevi ile ilgili olarak ben düzenledim. Hatta bu pasaportla Suriye´ye iki defa girip çıktığıma dair üzerinde kayıt vardır ifadelerine de yer verdi.

YURTDIŞINDA GÖREV YETKİSİ YOK

Ancak kaynaklar, Hanefi Avcı´nın o dönemde Diyarbakır İstihbarat Şubesi´nde görevli olduğunu ve görev yaptığı birimin sadece şehir merkezlerinde görev yapmakla yükümlü olduğunu, bırakın Suriye´ye yurt dışı göreve çıkmayı, Diyarbakır haricinde başka bir ilde bile görevli olamayacağına dikkat çekiyor. İstihbarat teşkilatları ile ilgili kanunlarda, yurt dışı istihbaratı için MİT, yurt içindeki şehir merkezlerinde Emniyet İstihbaratı ve yurtiçinde şehir merkezleri dışındaki yerleşim yerleri için de Jandarma Genel Komutanlığı´na bağlı istihbarat birimi görevlendirilmesi düzenlenmiş durumda. Hanefi Avcı´nın ?1991´de yurt dışına göreve gittim? açıklamasının hiçbir yasal ve resmi nedeninin bulunmadığı ifade ediliyor. Kanuna göre Emniyet İstihbarat görevlileri sadece eğitim, konferans ve toplantılara katılmak amacıyla yurt dışına çıkabiliyorlar. Belirtilen görevler için de yurt dışına çıkılırken Hizmet Pasaportu (Gri Pasaport-Görev pasaportu) düzenlenmesi gerekiyor. Avcı´nın Yurt dışına sahte pasaportlarla göreve gittim açıklamasının hiçbir yasal temelinin bulunmadığı ve yaptığı kamu görevinin niteliği nedeniyle de yurt dışına göreve çıkamayacağı belirtiliyor.

(10 Şubat 2011, 15:21)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=2946    yazdır/print




Hanefi Avcı´nın yalanları ve onun kullandığı Medya

Taraf gazetesi yazarı Önder Aytaç, Hanefi Avcı´da ele geçen sahte pasaport ve kimlikler ile ruhsatsız silahlar ve Necdet Kılıç konularında kafalara takılan çok sayıdaki soruları işleyen yazısını Samanyoluhaber.com için kaleme aldı. Aytaç yazısında, bu ayrıntıların medyadaki Avcı´ya açık desteği görünen bazı yazarlarca çarpıtılmasını ve Avcı´nın herşeye rağmen bu çevrelerde masum gösterilmeye çabalanmasını inceliyor. Aytaç şöyle diyor: ´Bu makalede yaptığım değerlendirmelerde soracağımız her soru, benim kafamdaki yanıt bulamadığım şüphelerimin ete kemiğe bürünmüş halidir. Bu makalemizin içinde sorular sorarak, Hanefi Avcı´nın medya üzerinden bilinçli bir şekilde yaptı(rdı)ğı bilgi kirlenmesine neden olan açıklamalarına göz gezdireceğiz / onları irdeleyeceğiz. Hanefi Avcı´nın medyası pozisyonunda gözüken dostlarımız utanacaklar ve bu utançlarıyla gazetecilik bile yapamaz duruma geleceklerdir...´

Hanefi Avcı´nın yalanları ve onun kullandığı Medya

Taraf gazetesi yazarı Önder Aytaç, Hanefi Avcı´da ele geçen sahte pasaport ve kimlikler ile ruhsatsız silahlar ve Necdet Kılıç konularında kafalara takılan çok sayıdaki soruları işleyen yazısını Samanyoluhaber.com için kaleme aldı. Aytaç yazısında, bu ayrıntıların medyadaki Avcı´ya açık desteği görünen bazı yazarlarca çarpıtılmasını ve Avcı´nın herşeye rağmen bu çevrelerde masum gösterilmeye çabalanmasını inceliyor. Aytaç şöyle diyor: ´Bu makalede yaptığım değerlendirmelerde soracağımız her soru, benim kafamdaki yanıt bulamadığım şüphelerimin ete kemiğe bürünmüş halidir. Bu makalemizin içinde sorular sorarak, Hanefi Avcı´nın medya üzerinden bilinçli bir şekilde yaptı(rdı)ğı bilgi kirlenmesine neden olan açıklamalarına göz gezdireceğiz / onları irdeleyeceğiz. Hanefi Avcı´nın medyası pozisyonunda gözüken dostlarımız utanacaklar ve bu utançlarıyla gazetecilik bile yapamaz duruma geleceklerdir...´

Bu makalede yaptığım değerlendirmelerde soracağımız her soru, benim kafamdaki yanıt bulamadığım şüphelerimin ete kemiğe bürünmüş halidir. Bir diğer anlatımla, Ruşen Çakır´ın agresif söylemleri içinde; ´...Söyler misiniz; bir gazeteci Hanefi Avcı´nın telefonda konuştuğu gazetecilerin listesini nasıl elde eder? ... Ama gazetecilikle ilişkisini bilmediğim hasbelkader bir gazetenin yer açtığı bir polisle ne tartışacağım? Önder Aytaç kim? Bir gazeteciyi, bir polis şefiyle telefonda konuştuğu için suçluyorsun. Suçlama delilini sana bir başka polis şefi veriyor. Bunda çok acayip bir şey var ...Hanefi Avcı aradığında iki duygu yaşıyorsunuz; haber ve risk! Mesela ben Hanefi Avcı ile Eskişehir Emniyet Müdürlüğü´nün polis evinde görüştüm. Yanımda benimle birlikte İstanbul´dan gelen iki arkadaşım, Avcı´nın yanında da bir polis arkadaşı vardı. Şimdi bunu sen nereden biliyorsun? Tayfun Hopalı, hayatında hiç görmediği Hanefi Avcı´yı kitap çıktıktan sonra haber yapmak için telefon açıyor. Sen de kalkıp, ?Kitabı bunlar yazdı? diye sekiz kişilik liste yapıyorsun. O listeyi nasıl oluşturuyorsun; Hanefi Avcı´yı dinleyenlerin verdikleri dökümle! Kim bu suçlanan gazeteciler; haber yapmak için Avcı´yı arayanlar. Benim şahsen durumum şu; jübilemi pis bir şekilde yapmak istemem. Hayatım boyunca sadece haberden yana taraf oldum. Şimdi Hanefi Avcı olayında yine haberden yana tarafım. Adam sesini duyurmak istiyor, çok basit. Ve burada da gidebileceği yer medyadır. Ama şunu da söyleyeyim, gözaltındayken aradığında, telefonumda kayıtlı bir isim olduğu için, doğal olarak ekranda adını gördüğümde... Ben bu telefona bakmayabilirdim. Ama benden beklenen şu; açma telefonu. Ya da açtığında, ?Şu an müsait değilim? de. Çünkü bu iş maalesef riskli bir iş oldu, Hanefi Avcı aradığı zaman iki duyguyu birden yaşıyorsunuz. 1) Haber! 2) Risk! Oysa haberde risk yok. Ben bütün mahkemelerde bu yaptığımın haber olduğunu anlatırım. Hiçbir mahkeme de beni mahkûm edemez. Ama risk ne; sonradan başıma gelenler bunu anlatıyor. Çok açık söylüyorum; işimi yapmama engel olunmak isteniyor. İşimi yapmama Hanefi Avcı´nın suçladığı kişiler engel olmak istiyor. Bu kadar basit ve açık...´ (http://www.t24.com.tr/haberdetay/104283.aspx) anlatımları mı, yoksa gerçekten de Hanefi Avcı´nın gazeteciler üzerinden / arkasından, bütün emniyet teşkilatına, cemaate ve de Fethullah Gülen´in öğretilerini onayladıkları iddia edilen polislere, ´teleşnikof´lara ´medyatörler´ üzerinden ateş edilmesi mi söz konusudur?.. İşte bu makalemizin içinde sorular sorarak, Hanefi Avcı´nın medya üzerinden bilinçli bir şekilde yaptı(rdı)ğı bilgi kirlenmesine neden olan açıklamalarına göz gezdireceğiz / onları irdeleyeceğiz...

Avcı´da ele geçen sahte pasaport ve kimlikler

Hanefi Avcı, evinde ele geçirilen ve üzerinde kendisinin resmi olan ve farklı isimlere ait gibi düzenlenmiş nüfus cüzdanı, ehliyet ve pasaportları, 1991 yılında yurt dışı görevi ile ilgili olarak kendisinin düzenlendiğini mi söyler? Eğer medya üzerinden bunu söylerse yalan olur. Yalan olur çünkü Hanefi Avcı o dönemlerde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesinde görevlidir. Yasalar gereği istihbarat hizmetini de yalnızca şehir merkezinde yapmakla yükümlüdür. Bu nedenle, bırakın Suriye´ye yurt dışı görevine çıkmayı, Diyarbakır il merkezi dışında bile, ya da başka bir ilde ya da illerde bile görevli olması söz konusu değildir / olamaz. İstihbarat teşkilatları ile ilgili kanunlarda, dış istihbarat için MİT, yurt içindeki şehir merkezlerinde emniyet İstihbaratı ve yurtiçinde şehir merkezleri dışındaki yerleşim birimlerinde de Jandarma Genel Komutanlığına bağlı istihbarat birimlerinin görevlendirilmesi söz konusudur. O nedenle Hanefi Avcı´nın ifadesiyle, 1991 döneminde yurt dışına göreve gittiğini açıklamasının hiçbir yasal ve resmi dayanağı / gerekçesi bulunmamaktadır. Avcı, bu sahte kimliklerle, Suriye´de hangi görevi yaptığını ve niçin gittiğini acaba açıklaması mı gerekmektedir? Yine ilgili kanunlara göre, emniyetin istihbarat görevlileri; yalnızca eğitim, konferans ve toplantılara katılmak amacıyla yurt dışına çıkabilirler. Belirtilen görevler için de yurt dışına çıkılırken kendilerine bir Hizmet Pasaportu düzenlenir. Avcı´nın yurt dışına sahte pasaportlarla göreve gittim açıklamasının hiçbir yasal temelinin bulunmadığı ve yaptığı kamu görevinin niteliği nedeniyle de yurt dışına bir göreve yukarıda ifade edilen nedenler dışında çıkabilmesi olası değildir.

Sahte kimliklerle ilgili kafalara takılan sorular

Mahkemeler devlet sırrı bile olsa, gerekli gördükleri bilgiye erişme yetkisini taşırlar. Örneğin, Kozmik Odaya / Büroya, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu´nun bile girme yetkisi yokken, Ankara Ağır Ceza Hakimi, burada günlerce inceleme yapabilmektedir. Hal böyle iken, Avcı´nın sadece gizli görev deyip, hizmetin içeriği ve niteliği ile ilgili hiçbir bilgi vermemesi, onun yargı karşısında takındığı olumsuz tavrını mı bizlere göstermektedir? Ayrıca, Hanefi Avcı´nın kendisinin, sahte belge düzenleme yetkisinin olup / olmadığı da, üzerinde düşünülmesi gereken bir diğer konu mudur? İlgili kanunlara göre, kişinin kendisinin hiçbir şekilde sahte belge üretmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, Avcı´nın sahte belge üreterek, acaba ´resmi belgede sahtecilik suçu´ mu işlemesi söz konusudur? Yurt dışında görev yapma ve operasyon düzenleme yetkisi bulunmayan Hanefi Avcı´nın, 1991 yılında Suriye´ye neden gittiği ve orada hangi görevi yaptığı ve oraya giderken beraberinde başka kamu görevlilerinin de gidip gitmedikleri de merak konusudur. Kanımca Hanefi Avcı bu konuda da bir açıklama yapmalı değil midir? Yine Hanefi Avcı´nın sahte pasaportları yurt dışı göreve gitmek amacıyla düzenlediği açıklaması üzerinden hareket edecek olursak, Avcı´nın başka şahıslar adına düzenlediği başka başka kişiler üzerine pasaportlar ve sahte belgeler ile Suriye haricinde de başka başka ülkelere de gidip gitmediğini de, kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından önemli değil midir? Hanefi Avcı´nın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan başka isimlere kayıtlı belgelerin dışında, ele geçirilmiş olan başka başka kişiler ile ilgili, ama sahte ama gerçek belgelerin varlığı da söz konusu mudur? Hanefi Avcı kendi fotoğrafının bulunduğu belgeleri açıklamaya çalışmasına rağmen, acaba hiç sözünü etmediği başka başka belgeler de var mıdır? Eğer varsa, bu belgelerin ne olduğunun açıklanması da Hanefi Avcı´dan beklenilmeli değil midir? Eğer kolluk ve savcılık, medyada söz edilen belgelerin dışında, başka bilgi ve dokümanlara da kavuşmuşsa, bu belgelerin gerçek sahiplerine ulaşmaya ve belgelerin söz konusu suçla bir bağlantısının bulunup bulunmadığının da araştırılması için belli bir süreye daha gereksinimleri var mıdır?

Avcı´da ele geçen ruhsatsız silahlar

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü 8. Maddesine göre; ´bir polisin ruhsatsız silah bulundurmasının karşılığı meslekten ihraç´tır. Avcı´nın evinde ele geçirilen OHAL Ruhsatlı Kaleşnikof silahı da, bütün OHAL Ruhsatları iptal edildiği için, adeta ruhsatsız bir silah hükmündedir / statüsündedir. Hanefi Avcı´nın evinde yapılan aramada bir adet ruhsatsız Kaleşnikof marka tam otomatik tüfek ile yine bir adet ruhsatsız mavuzer marka tabanca bulunur. Kamu görevlilerinin kendilerini ve ailelerini korumaları için o dönemde, bu yöntemle verilen silahlar, OHAL uygulaması sona erince, geri toplanılır ve silah ruhsatları da iptal edilir. Bir diğer anlatımla, şu aşamada (2010 yılı itibarıyla) Hanefi Avcı´nın evinde ele geçirilen her iki silah da, resmi olarak ruhsatsızdır ve normalde bu silahlar devlet envanterine de geri iade edilmeli midir? Hanefi Avcı, mahkeme tarafından tutuklandığı an, gazeteci Nedim Şener´e gönderdiği mesajda evindeki silahların ruhsatlı olduğunu yazar. Süleyman Üğer ve Faysal Esen´in itirafçılıktan Hanefi Avcı´nın desteği ile organize suç faaliyetlerine girdiği ve kendilerine, Hanefi Avcı´nın ruhsatsız silah verdiği ile ilgili tartışmalar da söz konusuyken, ´Kaleşnikof OHAL´den kalma´ deyip geçiştirmek acaba ne kadar doğru olur? Mehmet Eymür de NTV´de Avcı´nın, itirafçı ilişkilerinin çok temiz olmadığını ve kitabında da Avcı´nın kendisini adeta bir melek gibi gösterdiğini ve sıkıntılı olan konulara hiç girmediğini söylemesi de bir diğer göz ardı edilmemesi gereken noktadır.

Avcı´nın Necdet Kılıç çarpıtması

Necdet Kılıç´la ilgili kendi medyasına açıklamalarda bulunan Hanefi Avcı; ´...Necdet Kılıç´ı da kitap yayınlandıktan sonra takip etmeye başladılar. Daha önce herhangi bir takip söz konusu değildi. Kılıç, her ne kadar daha önce örgütten yatıp çıkmışsa da, şimdi demokrat bir insandır. Kitap hatırladığım kadarıyla 19 Ağustos 2010 tarihinde yayınlandı, polis ve savcılık iddialarında samimi olsalardı, Ocak ve Ağustos ayları (2010) arasında da Necdet Kılıç´ı takip etmeleri gerekirdi..´ demektedir. Kanımızca, olayın aslı hiç de Hanefi Avcı´nın söylediği gibi değildir. Necdet Kılıç, hakkında takiplerden elde edilen bilgiler sonucunda, Ocak´ın son haftasından (2010) başlayarak, adli soruşturma kapsamında takip edilmektedir. Bir diğer anlatımla, Kılıç, Kasım 2009´dan itibaren istihbari anlamda, Ocak 2010´dan itibaren de adli soruşturma kapsamında takip edilmektedir. Avcı, Kılıç´ın kendi kitabının yayınlanmasından sonra takip edilmeye başladığını söyleyerek, olayla ilgili çarpıtma yapmakta ve kamuoyunu ve yargı makamlarını yanıltmaya çalışmaktadır. Hanefi Avcı´nın kendisi de; Kitabının içeriğinden dolayı ya da örgüt üyesi olduğu için değil, soruşturmanın gizliliğini deşifre ettiği ve Devrimci Karargah örgütü (DKÖ) üyelerine yardım ve yataklık ettiği gerekçesiyle gözaltına alınmakta ve sonrasında da mahkemece tutuklanmaktadır. Hanefi Avcı kitabını hiç yayınlamasa dahi, Devrimci Karargah Örgütü soruşturmasını deşifre ettiği ve yargılamaya müdahale ettiği için, ifadesine başvurulacaktır. Hanefi Avcı, daha ifadesine başvurulmadan önce, kitabının doğru dürüst tashihi bile yapılmadan ve editör ismi bile yazılmadan, alelacele yazdığı yalnızca birinci bölümü olan anı kitabının arkasına, ´cemaat´i ilgilendiren ikinci bölümü de monte ederek / ellendirerek, önceden öğrendiği hakkındaki devam eden soruşturmanın önüne geçmek için operasyonel bir hamle mi yapmaktadır?

Avcı´dan Necdet Kılıç´a takipten kurtulma desteği

Hanefi Avcı, Devrimci Karargah soruşturması kapsamında takip edilen Necdet Kılıç´a fiziki takip ve teknik takipten kurtulması amacıyla, birçok istihbarati yöntem ve taktiği deşifre ettiği için, Kılıç´ın telefonunun dinleme kararının dosya numarasına kadar ilgili kişiyle bilgileri paylaştığı için ve ilgiliyi dinlendiğinden haberdar ettiği için, mahkemece hakkında yargısal işlem başlatılmaktadır. Yürütülen soruşturma kapsamında, Necdet Kılıç ve Hanefi Avcı acaba İstanbul´da gizli buluşmalar gerçekleştirmişler midir? Kılıç, Avcı ile olan telefon görüşmelerinin dinlenmesini engellemek için acaba ankesörlü telefonlar ve Hanefi Avcı´nın makam telefonundan görüşmeler yapmışlar mıdır? Yine soruşturma kapsamında Hanefi Avcı´nın muhtemelen telefon görüşmelerinin dinlenmesini engellediği iddia edilen bir kripto cihazını Kılıç´a vermesi söz konusu mudur? Acaba Kılıç´ın Avcı´dan ilgili cihazın şifresini istemesi gibi bir durum var mıdır? Eğer bu yazdıklarım doğru ise, ne Avcı´nın Kılıç´ın faaliyetlerinden haberdar olmadığı, ne kripto cihazı, ne takipten kurtulma teknikleri ile ilgili telefon görüşmeleri, ne tarafların gizli buluşmaları, ne Devrimci Karargah Örgütü soruşturmasını deşifre edilmesi, ne de örgüt mensuplarının telefonlarını kapatmasını sağlanması söz konusu değildir. Ancak yaşanılan gerçekler bize hiç de bunları söylememektedir.

Sol örgütlerle mücadele etmiş bir polisin sol ile bağlantısı olamaz diyen Avcı medyası

Bir diğer anlatımla; ´...Benim hayatım sol örgütlerle mücadeleyle geçti. Benim sol örgütlerle ilişki ve bağımın olması mümkün değildir. Böyle bir iddia benim için son derece mantıksızdır...´ şeklindeki Hanefi Avcı´nın kendi medyasına yaptığı açıklamalar, aslında yaşanılan gerçeklerle taban tabana zıt olaylardır. Hanefi Avcı´nın da çok iyi bildiği gibi, bir kişinin Devrimci Karargah Üyesi olması başka bir olgu, örgüte yardım ve yataklık etmesi ise tamamıyla başka bir konudur. Medyadaki Avcı´nın gazetecilerinin haber yaparlarken, olayları bilinçli olarak çarpıtmaları ve sanki Hanefi Avcı´nın Devrimci Karargah üyesi olmaktan tutuklanmış gibi haberlerini yapmaları mı söz konusudur? Elbette, Hanefi Avcı Devrimci Karargah üyesi değildir ve fakat Avcı, Devrimci Karargah üyelerine dinlendiklerini ileterek, örgüt hakkındaki soruşturmayı deşifre etmesinin yanında, Devrimci Karargah üyelerinin telefonlarını kapatarak teknik takipten kurtulmalarını da mı sağlamaktadır? Eğer durum böyleyse, bunun adı da yargısal prosedür içinde, terör örgütüne yardım ve yataklık etmektir.

Necdet Kılıç´ın olmayan ifadelerini yayınlayanlar

Hattizatında Hanefi Avcı, savcılık tarafından da Devrimci Karargah Terör Örgütü üyesi olmaktan değil, Devrimci Karargah Örgüt mensuplarına yardım ve yataklık yapmaktan dolayı suçlanmaktadır. Hanefi Avcı´nın medyasında çıkan haberlere göre; ´...Necdet Kılıç, Hanefi Avcı´nın Mersin Emniyet Müdürlüğünde çalışırken kendisine işkence yaptığını iddia etmektedir...´ Acaba Necdet Kılıç gerçekten de ifadelerinde Avcı´nın kendisine işkence yaptığını söylemekte midir? Yoksa böyle bir şeyden hiç söz etmemekte midir? Yoksa Kılıç, Avcı ile ilgili kendisine sorulan soruların neredeyse bütününde birden ´susma hakkını´ mı kullanmaktadır?

Medya´daki Avcı´cılar utanacaklar

Nedim Şener ve Ruşen Çakır gibi Hanefi Avcı´nın medyası durumunda olan bazı gazeteci arkadaşlar, sadece kendilerine Hanefi Avcı´nın anlattıkları kadarı ile gerçekleri bildikleri için, bu konuda da maalesef ki kolektif akla ve emniyetin deyimsel bilgi birikime sahip olmadıkları için, kendilerini öyle ya da böyle kullandırmakta ve de onların üzerinden de kamuoyunda bilgi kirliliğine neden olunmaktadır. Rahmetli Erdal İnönü´nün söylemiyle; ´yalanın kötü bir huyu vardır bir gün mutlaka ortaya çıkar.´ Kanımca yanlışlar ortaya çıktıkça Hanefi Avcı´nın medyası pozisyonunda gözüken dostlarımız utanacaklar ve bu utançlarıyla gazetecilik bile yapamaz duruma geleceklerdir... ( Önder Aytaç / Samanyoluhaber)

(20 Ekim 2010, 15:56)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=2410    yazdır/print




Polis Avcı´nın sahte kimliklerindeki isimlerin peşine düştü

Avcı´nın evindeki aramada, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan Süleyman G. adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, Sabit K. adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve pasaport bulundu. Sahte ehliyet, pasaport ve kimliklerin ne amaçla hazırlandığı ve ismi yazılı olan kişilerin kim olduğu araştırılıyor. Hanefi Avcı gibi iyi bir istihbaratçı ve bir emniyetçinin evinde sahte kimlikler bulunması kafaları karıştırdı. Gözaltına alınacağını tahmin eden bir polis müdürünün evinde aleyhine olabilecek belgeleri neden bulundurduğu merak konusu oldu. Avcı´nın evinde ayrıca kaleşnikof silah ele geçirilmişti. Avcı´nın ruhsatını ibraz edemediği bu silahı niçin bulundurduğu da anlaşılamadı. Avcı olayıyla ilgili kafalara takılan başka sorular da var.

Polis Avcı´nın sahte kimliklerindeki isimlerin peşine düştü

Avcı´nın evindeki aramada, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan Süleyman G. adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, Sabit K. adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve pasaport bulundu. Sahte ehliyet, pasaport ve kimliklerin ne amaçla hazırlandığı ve ismi yazılı olan kişilerin kim olduğu araştırılıyor. Hanefi Avcı gibi iyi bir istihbaratçı ve bir emniyetçinin evinde sahte kimlikler bulunması kafaları karıştırdı. Gözaltına alınacağını tahmin eden bir polis müdürünün evinde aleyhine olabilecek belgeleri neden bulundurduğu merak konusu oldu. Avcı´nın evinde ayrıca kaleşnikof silah ele geçirilmişti. Avcı´nın ruhsatını ibraz edemediği bu silahı niçin bulundurduğu da anlaşılamadı. Avcı olayıyla ilgili kafalara takılan başka sorular da var.

Devrimci Karargah örgütüne yardım ve yataklık yaptığı gerekçesiyle tutuklanarak Silivri Cezaevi´ne konulan Emniyet Müdürü Hanefi Avcı´nın evinde yapılan aramada bazı sahte kimlik belgeleri bulundu. Üzerinde Avcı´nın fotoğrafı bulunan Süleyman G ismine düzenlenmiş nüfus cüzdanı, Sabit K. ismine düzenlenmiş sürücü belgesi ve yine aynı isme düzenlenmiş pasaport ile Mahmood Aselenga A. ismine düzenlenmiş pasaport polisleri şaşırttı. Avcı´nın makam odası ve evinde yapılan aramalarda ayrıca 5 cep telefonu ve bunlara ait sim kartları, 3 adet USB bellek, 70´e yakın CD, 4 ajandı, 4 adet de not defterine el konuldu. Yapılan operasyonda ele geçirilen malzemeler incelemeye alındı. Sahte ehliyet, pasaport ve kimliklerin ne amaçla hazırlandığı ve ismi yazılı olan kişilerin kim olduğu araştırılıyor. Bu arada Hanefi Avcı´nın evinde ve makam odasındaki aramaların krize neden olduğu ortaya çıktı. Soruşturma savcısı aramaları İstanbul veya Eskişehir´den polislerin yapmasını istemedi. Bu yüzden Terörle Mücadele Daire Başkanlığı´ndan bir ekip oluşturularak Eskişehir´e gönderildi ve aramaları bu ekip gerçekleştirdi.

Yanıt bekleyen sorular

Hanefi Avcı gibi iyi bir istihbaratçı ve bir emniyetçinin evinde sahte kimlikler bulunması kafaları karıştırdı. Gözaltına alınacağını tahmin eden bir polis müdürünün evinde aleyhine olabilecek belgeleri neden bulundurduğu merak konusu. İşte merak edilen ve cevap bekleyen sorular?

1) Gözaltına alınabileceğini tahmin eden bir emniyet müdürü aleyhine delil olabilecek sahte kimlikleri evinde neden bulunduruyor? Sahte kimlikleri kendi hazırlattıysa neden?

2) Avukat ve tahliye başvurusu yapılmasını istemedi. Neden tutuklu kalmak istiyor?

3) Savcı ifade vermek istemeyen Avcı için soruları birkaç gün önce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı´na gönderdi. Pazartesi günü Ankara Adliyesi´ne gidip soruları cevaplasaydı belki tutuklanmayacaktı. Neden gününde adliyeye gitmedi? Neden bile bile gözaltı kararını bekledi?

4) Bir dönem işkence yaptığı iddia edilen Necdet K. ile şimdi yakın arkadaş olan Hanefi Avcı´ya örgüt tuzak mı kurdu? Evinde kalacak kadar Avcı´ya yakın olan K. intikam mı aldı?

3 cezaevi değiştirdi

Hanefi Avcı tutuklandıktan sonra 3. cezaevi değişikliğini yaptı. Önce Paşakapısı Cezaevi´ne götürülen Hanefi Avcı burada kalmayı kabul etmeyince Metris Cezaevi´ne götürüldü. Dün de Silivri Cezaevi´ne nakledildi. Avcı´nın neden Metris´ten Silivri´ye nakledildiği konusu netlik kazanmadı.

Tantan: Delil olmadan tutuklama olmaz

İçişleri eski Bakanlarından Saadettin Tantan, Hanefi Avcı´nın tutuklanmasıyla sonuçlanan süreçle ilgili ortaya dökülen bilgilerin yönlendirme içerebileceğini de söyledi. Avcı´nın evinde yapılan arama sonrası sahte kimlik, pasaport ve ehliyet bulunduğu iddialarını sorduğumuz Tantan, şunları söyledi: ´Bu süreçte yanlış bilgi de gelebilir, yönlendirme bilgi de olabilir. Hiçbir mahkeme delil olmadan tutuklama kararı vermez. Hiçbirimiz Hanefi´nin dosyasını bilmiyoruz. Gazetelerde yazanları biliyoruz sadece ve bunların da ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz. Burada şu var; daha önceki kamu görevlilerinin yaşadığı sıkıntılarda da hep muhbirlik müessesesinin zaafiyetleri ortaya çıktı. Esas üzerinde durulması gereken konu bu. Diyelim ki, muhbiri bir olayda kullandın. Bu muhbir çok önemli bilgiler veriyorsa ve bir takım fındık kabuğunu doldurmayacak kişisel zaafiyetleri varsa, kamu görevlisi bunu sorun etmeyebiliyor. Bu hatalardan dolayı ilişkide olanları tutuklarsanız istihbarat yapamazsınız. Okuduğum kadarıyla Hanefi´nin Bostancı´da yaşanan ve bir emniyet amirinin şehit olduğu saldırıdan önce dinlenmesi söz konusu değil. Daha önceki muhbiriyle görüştüğünde telefonu dinlemeye takılıyor.´ ( Akşam)

Şenay Avcı: Kimlikler görev gereğiydi

Bugün bazı gazetelerde Avcı´nın evinde farklı isimli kimlikler ve tüfek bulunduğu haberleri yer aldı. Eşi bu kimliklerin her birinin devlette kayıtlı olduğunu, görev icabı kullanıldığını belirterek Bu kadar yalanı nasıl yazıyorlar dedi.Yazdığı ?Haliç´te Yaşayan Simonlar Dün Devlet Bugün Cemaat? kitabı ile büyük tartışma yaratan ve önceki gün İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla tutuklanan Hanefi Avcı´nın eşi Şenay Avcı, Eskişehir´de yapılan ev araması ile ilgili açıklamalarda bulundu. Şenay Avcı, ?Bugün bazı gazetelerde evimizde çıkan Kaleşnikof marka tüfeğin ruhsatsız olduğu yazıldı. Ancak o silah benim adıma 1989 yılında ruhsatlanmıştı. Bunu gelen ekipler tutanağa da geçirdi. Bu kadar çarpıtmayı ve yalanı nasıl yazabiliyorlar anlamıyorum? dedi. Şenay Avcı, evde Hanefi Avcı´nın resmi bulunan çok sayıdaki kimlik ve pasaportların görev gereği kendisine verilen belgeler olduğunu söyledi. Avcı, şöyle konuştu: ?Bu kimlik ve pasaportlar istihbaratçı olan Hanefi Avcı´ya devletin verdiği görevlerde kullanılmıştır. Hepsi devletin arşivlerinde kayıtlıdır. Özellikle terör örgütüyle ilgili yaptığı çalışmalarda kullandığı kimlikler sanki yaşadışıymış gibi yazılıyor. Bu yalanlara kendileri inanıyorlar mı acaba?? Dün Eskişehir´deki evinde yapılan aramada bir adet ruhsatlı Kaleşnikof marka tüfek yanında iki tabanca bulunmuştu. Bulunanlar arasında, silahlara ait şarjörler yanında cep telefonları ile S.G, S.K ve B.A, S.G.A adına düzenlenmiş kimlik, pasaport ve sürücü belgeleri yer almıştı. ( Akşam)

Aranan başkan canlı yayında

Hanefi Avcı´nın, Necdet Kılıç´ı uyarıp, Kılıç´ın da Mahir Sayın´ı uyarması ile yurtdışına kaçtığı iddia edilen Sosyalist Demokrasi Partisi MYK üyesi canlı yayında iddiaları yalanladı. CNN Türk´te Ahmet Hakan´ın sunduğu Tarafsız bölge programına telefonla katılan Sosyalist Demokrasi Partisi MYK üyesi Mahir Sayın hakkında bazı gazetelerde maksatlı haberler çıktığını savundu. Mahir Sayın, Hanefi Avcı´nın Necdet Kılıç´ı uyarması, Kılıç´ında kendisini uyarması üzerine yurt dışına çıktığı iddialarının gülünç ve maksatlı olduğunu savundu. Mahir Sayın madem benim hakkımda bir soruşturma var. Madem bir süre sonra yakalanacağım. Madem telefonlarım dinleniyor. O zaman niçin yurtdışına çıkışım engellenmedi. Ben 7 Eylül´de 11.30 uçağı ile legal pasaportumla elimi kolumu sallayarak yurtdışına çıktım. Kimse bana senin hakkında soruşturma var. Yurtdışına çıkamazsın demedi. dedi. Zaman, Yeni Şafak ve Star gazetelerinde, hakkında çıkan haberlerin yalan ve maksatlı olduğunu savunan Necdet Kılıç, Beni daha önce de Çevik Bir andıçlamıştı. Şimdi de yandaş medya andıçlıyor dedi. Bugün Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz´un O zaman gelip savcıya ifade verecek misiniz? Bize burada anlattıklarınız ona da anlatacak mısınız? şeklindeki sorusuna Tabi ki geleceğim. Ona da o zaman anlatırım dedi. Ergenekon sanıklarından Bedrettin Dalan da gözaltına alınacağını haber alınca Ekim 2008´de yurtdışına çıkmış, sorulduğunda Türkiye´ye döneceğini kendisini savunacağını açıklamıştı. Ancak iki yıldır Türkiye´ye dönmedi. ( Akşam)

Sahte kimlikler Suriye içindi iddiası

01 Ekim 2010: Hanefi Avcı, tutuklu bulunduğu Silivri F Tipi Cezaevi´nde ziyaretine gelenlere, ´sahte evrak iddiaları´ konusunda da açıklamada bulundu. Sahte olduğu iddia edilen ve kendisinin resmi bulunan ancak başka isimler adına düzenlenmiş pasaportların resmi görev gereği kendisine verildiğini söyleyen Avcı, ?İstihbarat elemanı olarak Suriye´ye iki kez bu pasaportlarda giriş yaptım. Bu görevlerle ilgili belgeler arşivlerde duruyor? dedi. Avcı, mahkemedeki ifadesinde de bu sorunun kendisine sorulduğunu ve gerekli açıklamayı yaptığını ifade etti. ( Posta)

Yurtdışında görev yetkisi yok

´Devrimci Karargah Örgütü´ne yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanan Emniyet Müdürü Hanefi Avcı mahkemede hakim karşısında, evinde ele geçirilen sahte pasaport, sürücü belgesi ve kimlik kartlarının ?1991´de yurt dışına görev amaçlı çıkabilmek için kendisi tarafından düzenlenen belgeler? olduğunu ileri sürdü. Ancak kaynaklar, Hanefi Avcı´nın o dönemde Diyarbakır İstihbarat Şubesi´nde görevli olduğunu ve görev yaptığı birimin sadece şehir merkezlerinde görev yapmakla yükümlü olduğunu, bırakın Suriye´ye yurt dışı göreve çıkmayı, Diyarbakır haricinde başka bir ilde bile görevli olamayacağına dikkat çekiyor. İstihbarat teşkilatları ile ilgili kanunlarda, yurt dışı istihbaratı için MİT, yurt içindeki şehir merkezlerinde Emniyet İstihbaratı ve yurtiçinde şehir merkezleri dışındaki yerleşim yerleri için de Jandarma Genel Komutanlığı´na bağlı istihbarat birimi görevlendirilmesi düzenlenmiş durumda. Hanefi Avcı´nın ?1991´de yurt dışına göreve gittim? açıklamasının hiçbir yasal ve resmi nedeninin bulunmadığı ifade ediliyor. Kanuna göre Emniyet İstihbarat görevlileri sadece eğitim, konferans ve toplantılara katılmak amacıyla yurt dışına çıkabiliyorlar. Belirtilen görevler için de yurt dışına çıkılırken Hizmet Pasaportu (Gri Pasaport-Görev pasaportu) düzenlenmesi gerekiyor. Avcı´nın Yurt dışına sahte pasaportlarla göreve gittim açıklamasının hiçbir yasal temelinin bulunmadığı ve yaptığı kamu görevinin niteliği nedeniyle de yurt dışına göreve çıkamayacağı belirtiliyor.

Kaleşnikof ve diğer silahları geri iade etmemiş

Öte yandan, Hanefi Avcı´nın evinde yapılan aramada bir adet ruhsatsız Kaleşnikof marka tam otomatik tüfekle, yine bir adet ruhsatsız Mavuzer marka tabanca bulundu. Oysa Hanefi Avcı mahkemede tutuklandığı an, bir gazeteciye gönderdiği mesajda evindeki silahların ruhsatlı olduğunu yazmıştı. Avcı´nın panik halinde söz konusu gazeteciye yaptığı bu açıklamanın detayları ortaya çıktı. Avcı´nın evinde bulunan iki silahın, Güneydoğu´da çalıştığı dönemde, OHAL uygulamalarına göre aldığı OHAL ruhsatlı silahlar olduğu ortaya çıktı. Kamu görevlilerinin kendilerini ve ailelerini korumaları için o dönemde kullanılan bu yöntemle alınan silahlar, OHAL uygulaması sona erince geri toplatılmış ve silah ruhsatları iptal edilmişti. Yani bu silah resmi olarak ruhsatsız. Bu silah devlet envanterine geri iade edilmeliydi. Yani Avcı´nın ruhsatlı dediği Kaleşnikof ve tabanca resmiyette ruhsatsız durumda. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğüne göre bir polisin ruhsatsız silah bulundurmasının karşılığı meslekten ihraç. ( Sonsayfa)

(30 Eylül 2010), son güncel.: (01 Ekim 2010)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=2312    yazdır/print




İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

Yargıtay Ergenekon davasını bozdu

23.04.2016 08:49 İstanbul Ümraniye'deki bir gecekonduda 12 Haziran 2007'de 27 el bombası ele geçirilmesiyle başlayan Ergenekon davası, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararını açıklamasıyla davayı 9 yıl sonra karara bağlandı. Ergenekon ..
Tamamı 23.4.2016

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

FETÖ'nün işadamı etkileme taktikleri

20.05.2017 15:38 Aydın'da Fetö soruşturması kapsamında 64 sanık hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. İddianamede, örgütün iş adamlarını etkileme ve örgüte katmaya verdi önem ile bu hedefe ulaşmak için örgüt üyelerine v..
Tamamı 20.5.2017

VIP Dinlemeye yeni dava

20.05.2017 17:38 İstanbul'da, aralarında iş adamı, gazeteci ve milletvekillerinin de olduğu 59 kişinin dinlenmesine ilişkin “VİP Telekulak” soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. 20 Mayıs'taki gelişmeye göre, İstan..
Tamamı 20.5.2017

Manisa: Fetö'ye 600 sanıklı dava

21.05.2017 12:18 Kamuoyundaki Manisa'daki FETÖ davalarını geciktirildiğine yönelik eleştirilere Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek cevap verdi. 17 Mayıs'taki gelişmeye göre, Başsavcı Şimşek, Manisa Cumhuriyet Başsavcı..
Tamamı 21.5.2017

'Herkese Bylock yükleyin, çakılmasın'

21.05.2017 13:03 Samsun'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 3'ü tutuklu 11 sanığın yargılanmasına başlandı. 17 Mayıs'ta Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemes..
Tamamı 21.5.2017

Arabistan Fetö'cüleri iade etti

21.05.2017 13:14 Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Suudi Arabistan'da, hac ve umre gibi organizasyonlar düzenleyerek elde ettikleri maddi geliri örgüte aktardıkları belirlenen ve Arabistan polisince göza..
Tamamı 21.5.2017

Pinhan=Gizli,Saklı,Çok Gizli

20.05.2017 18:14 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)'nün gizli toplantılarının yapılarak örgüte finansman sağlandığı iddia edilen Maltepe'deki Pinhan Restaurant Cafe'nin yöneticileri ve çalışanlarının aralarında bulunduğu 14'ü ..
Tamamı 20.5.2017

Askeri okullara sızmada 9 abi itirafçı

20.05.2017 20:03 Kahramanmaraş merkezli FETÖ operasyonunda itirafçı olan 9 asker abisinin örgütün askeri kadrolara sızarken kullandıkları yöntemlerle ilgili anlattıkları şoke etti. 15 Mayıs'taki gelişmeye göre, örgüt kendisine bağlı ö..
Tamamı 20.5.2017

Sadece mesaj geliyor, Bayram değil

19.05.2017 21:21 Antalya'da, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklu yargılandığı mahkemeye dilekçe gönderen işadamı S.A. itiraflarda bulundu. 18 Mayıs'taki gelişmeye göre, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 'silahlı terör örgütü üyesi..
Tamamı 19.5.2017

HSYK'daki Müsteşara Fetö davası

19.05.2017 12:50 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kenan Özdemir hakkında, FETÖ silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla iddianame hazırlandı. 18 Mayıs'taki gelişmeye göre, Özdemir hakkında ..
Tamamı 19.5.2017

Yaralı Halisdemir'i infaz etmişler

19.05.2017 14:18 Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesi, Ankara'daki Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda, Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in şehit edilmesiyle ilgili 18 sanığın yargılandığı davada ara kararını açıklayan mahk..
Tamamı 19.5.2017

Bylock'çuları Gülen'in talimatı yaktı

20.05.2017 14:06 Eskişehir'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 6 eski adliye çalışanı ilk kez hakim karşısına çıktı. 18 Mayıs'ta Eskişehir 2. Ağır C..
Tamamı 21.5.2017

Fetö Siber Çetesi deşifre oldu

20.05.2017 16:25 İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı FETÖ'nün finans yapılanmasına yönelik Kaynak Holding bünyesinde bulunan İsim Tescil İnternet Teknolojileri isimli şirketle ilgili fezleke hazırladı. 17 Mayıs'taki gelişmeye gör..
Tamamı 20.5.2017

Çorum Fetö Yöneticileri davası

20.05.2017 12:06 Çorum'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında 13'ü tutuklu 32 sanığın yargılanmasına devam edildi. 18 Mayıs'ta Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, örg..
Tamamı 20.5.2017

Savcının telefonunda Darbe mesajları

19.05.2017 21:42 Antalya'da Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında eski savcı Osman Özdemir'in telefonundan darbecilerin 'WhatsApp' yazışmalarının olduğu çok sayıda belge ele geçirildi. 13 Mayıs'taki..
Tamamı 19.5.2017

Şırnak Darbe davası Adana'da

21.05.2017 13:14 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle başlatılan soruşturmalar kapsamında Şırnak'ta görevli 385 asker hakkında açılan dava, Adana 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. 18 Mayıs'taki gelişmeye göre, FETÖ'nün darbe gir..
Tamamı 21.5.2017

Sakarya 34 sanıklı Fetö davası

21.05.2017 12:53 Sakarya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında, haklarında dava açılan 'Altın Lale Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği' üyesi, aralarında eczacı, veteriner, ö..
Tamamı 21.5.2017

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
23.329.017