Tam  EskidenYeniye
 

Sedat Peker mezar açtırdı

Ergenekon sanığı Sedat Peker´in talimatıyla adamları tarafından 1996 yılında öldürüldüğü ileri sürülen manevi kardeşi Tolga Atalay Peker´in İstanbul´daki mezarı otopsi için açıldı. Bu iddia, Ergenekon davasında Gizli Tanık Poyraz tarafından dile getirilmişti. Mezarın, soruşturmayı yürüten Muğla Datça Savcılığı´nın talebi üzerine açıldığı öne sürülüyor.

29.06.2012 15:10 Ergenekon davasında gizli tanık Poyraz´ın verdiği ifadelerle gündeme gelen ve 1996 yılında Muğla´da Sedat Peker´in adamları tarafından öldürüldüğü öne sürülen Tolga Atalay Peker´in İstanbul´daki mezarı açıldı. Savcı nezaretinde açılan mezardan alınan kemikler ve deliller Adli Tıp´a gönderildi.Muğla´da 1996 yılında öldürülen Tolga Atalay Peker´in Kadıköy Merdivenköy Mezarlığı´ndaki kabri, bugün savcı nezaretinde açıldı. Kabirden alınan kemikler, bir torbaya konularak Adli Tıp Kurumu´na gönderildi. Mezar tekrar kapatıldı. Bu arada, mezarlığın Muğla Datça Savcılığı´nın talebi üzerine alınan karar gereği açıldığı öne sürüldü.

-Öldürülmeden hemen önce telefondaydı-

Ergenekon davasının gizli tanığı Poyraz, İkinci Ergenekon davasının ek delil klasörlerinde yer alan ifadesinde Tolga Atalay Peker ve Sedat Peker ile ilgili çarpıcı iddialarda bulunmuştu. Mahkemede bu ifadelerini tekrarlayan Gizli Tanık Poyraz, organize suç örgütü lideri olmaktan hükümlü Sedat Peker´in, içkili bir ortamda aleyhinde konuşan Tolga Atalay´ı (Peker) Muğla´nın Datça ilçesine götürüp öldürttüğünü öne sürmüştü. Sedat Peker´in çocukluk arkadaşı olan Tolga Atalay´ın, mahkeme kararı ile soyadını değiştirerek Tolga Peker yaptırdığını anlatan gizli tanık Poyraz, Sedat Peker´in Tolga Peker´i söz geçiremez duruma gelmesi ve içkili bir ortamda arkasından hazmedemeyeceği birçok beyanda bulunması nedeniyle öldürttüğünü iddia etmişti.

-Sapanca cinayetleri Sedat Peker ile Veli Küçük´ün işi-

Gizli tanık Poyraz, ifadesinin devamında Sedat Peker tarafından öldürtülen Tolga Atalay´ın (Peker) öldürülmeden önce kendisinden yardım istemek için telefonla arayarak, Ağabey belki yetişirsin belki yetişemezsin, Sedat Peker benim kalemimi kırmış, Biz seninle uzun süredir dostuz, sen benim ağabeyimsin, beraber çok koşturduk, bu teşkilat içerisinde senin bilmediğin daha çok olaylar oldu. Bunları bilmeni ve senin de kendine dikkat etmeni istiyorum. Sedat Peker, Veli Küçük´le beraber hareket edip, bizi kullanarak çok işler yaptı, tıpkı senin de bildiğin gibi Nihat Yazıcı, Zarif İlhan ve Halim Kırnap´ın öldürülüp yok edilmesi gibi çok olaylar oldu. Bu olaylar çok daha büyüktü. Sapanca Kavşağı´na atılan cesetlerin tamamı bizim teşkilatın işiydi, ben de bu olayların bizzat içerisinde yer aldım. Bu öldürülüp atılan şahıslardan birisi Behçet Cantürk´tü. Beni bu olaylarda o kadar çok kullandılar, şimdi de kalemimi kırdılar ve belki beni infaz edecekler, sen benim ağabeyimsin, bir süre sonra sıra sana da gelebilir, kendine dikkat et dediğini anlatmıştı. Gizli tanık Poyraz, ifadesinin devamında, Konuşma içinde Behçet Cantürk´ün ismini en az 5- 6 defa telaffuz etti. Bu şekilde konuşurken ´ağabey kapı açılıyor´ dedi ve telefon kapandı demişti.

-Soyadı Atalay´dı Peker oldu-

Poyraz, öldürülen Tolga Atalay´ın (Peker) profilini ise şöyle aktarmıştı: Aslında Tolga´nın soyadı Atalay idi. Yani gerçek adı Tolga Atalay idi. Annesi ve babası ayrı yaşıyordu. Tolga da uzun süredir Sedat Peker´in yanında kalıyordu ve çocukluk arkadaşı idi. Sedat Peker gayrimeşru alemde ismini iyice duyurduktan sonraki süreçte, yani babalar üstü baba konumuna geldikten sonra Tolga Atalay, Peker soyadını almak istediğini söyledi, zaten Peker de Tolga´yı çok seviyordu. Böylelikle Tolga Atalay mahkeme kararı ile soyadını değiştirerek Tolga Peker yaptırdı. Tolga Peker yakışıklı, genç ve devamlı sosyete barlarında gezen, kabuğuna sığmayan, Murat Tok ile de samimi olan birisiydi. O dönemlerde Sedat, Tolga´ya artık söz geçiremez duruma gelmişti. Tolga ile Murat birlikte eğlenirken Tolga, Sedat Peker´in arkasından hazmedemeyeceği bir çok beyanda bulunmuş. Sedat Peker, Tolga´ya 15-20 gün hiçbir şey olmamış gibi davranmış. Bu süre sonrasında Sedat, Tolga´ya kendisini tatile göndereceğini ve Datça´da bir otel ayarladığını söyleyerek parasını verip tatile göndermiş. Arkasındanda Atilla Peker ve Murat Tok´u aynı yere göndermiş.

-Sedat Peker´den gizli tanığa tepki-

İkinci Ergenekon davasının 24 Ocak 2012 tarihinde görülen 212. duruşmasında bu konu gündeme gelmiş, bu davanın tutuksuz sanığı başka suçtan hükümlü olan Sedat Peker söz alarak iddiaları yalanlamıştı. Gizli tanık Poyraz´a, Tolga Atalay Peker´in öldürülmesi olayına ilişkin sorular yöneltmiş, Tolga Peker kilitlediğimiz odadan aramış. Öldürülmek üzere odaya kilitlenen kişiye cep telefonu verilir mi? diye sormuştu. Gizli Tanık Poyraz da, Sedat Peker´e sözümün geçeceğini bildiği için Tolga Peker beni aradı. Sedat Peker ile çok samimi olduğumu biliyor. Peker Vedat Kadıoğlu´nun kalemini kırdığında Mecnun Otyakmaz´ın düğününde Peker ile onu ben barıştırdım diye yanıtlamıştı.

Sapanca cinayetleri iddiasını da reddeden Peker, eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın´ın Ankara´daki savcıya verdiği faili meçhul cinayetler soruşturması kapsamındaki ifadesinde, Behçet Cantürk dahil bir çok cinayetin kimler tarafından işlendiğini açıkladığını belirterek, Gizli tanık, kimlerin öldürdüğü belli olan cinayetleri bizlerin işlediğini söylüyor demişti. Poyraz da, kendisini arayan Tolga Peker´in, Behçet Cantürk, Savaş Buldan olayını da biz yaptık. Ağabey senin bilmediğin olaylar var. Sapanca olayları da bizim işimiz. Veli Küçük bizi kullandı dediğini anlatmıştı.

(29 Haziran 2012, 15:10)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4660    yazdır/print




Gizli tanık Poyraz açığa çıktı

ABD Senatosu'nda FETÖ'ye bağlı senatörler darbeyi açıkça talep etmiş. FETÖ'cü senatörler senatoya sundukları öneride Erdoğan'ın yerine Fetullah Gülen'in Türkiye'nin yönetimine getirilmesi istendi.

24.01.2012 14:52İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen Ergenekon ana davasının 212. duruşmasında Veli Küçük, Doğu Perinçek ve Muzaffer Tekin´in de aralarında bulunduğu 19 tutuklu sanık ile başka suçlardan tutuklu sanıklar Semih Tufan Gülaltay ve Sedat Peker hazır bulundu. Davanın tutuksuz sanıkları Peker ile Gülaltay, başka suçtan tutuklu oldukları için tutuklu sanık bölümünde yer aldı. Tutuklu sanıklar Sevgi Erenerol, Mehmet Zekeriya Öztürk, Hayrettin Ertekin, Seyhun Zaim ve Alparslan Arslan ise duruşmaya katılmadı.Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, dün yapılan oturumda olay çıkardıkları için duruşmalardan men edilen sanıklar Erhan Timuroğlu, İsmail Sağır, Özkan Kurt, Bedirhan Şinal ve Osman Yıldırım´ın da duruşmaya katılmadıklarını açıkladı.

Özese, dün yapılan oturumda sanıkların sadece öğleden önce ve öğleden sonra birer kez verilen aralarda duruşma salonundan dışarı çıkabileceklerine ilişkin aldıkları karara uyulmasını istedi. Özese, salondun ayrılmak isteyen sanıkların mahkemeye dilekçe vermeleri gerektiğini söyledi. Bunun üzerine tutuklu sanıklardan Mehmet Fikri Karadağ, Tuvalete çıkmak için dilekçe mi vereceğiz? diye tepki gösterdi. Başkan Özese de, Biz de aynı şartlarda salonda kalıyoruz. Gerekirse 3-5 saat yerimizden kalkmıyoruz diyerek konuyu kapattı.

Daha sonra Başkan Özese, dün yapılan oturumda gizli tanık Poyraz´ın ifadesinin alınmasının tamamlandığını, ancak kendisine soru sorma işleminin yarıda kaldığını belirterek kaldığı yerden duruşmaya devam edeceklerini açıkladı. Gizli tanık olduğu için görüntüsü ve sesi bozularak duruşma salonuna yansıtılan Poyraz, bir talebi olduğunu söyledi. Poyraz, Bundan sonraki bölümlerde görüntümün ve sesimin bozulmadan orijinal haliyle gösterilmesini istiyorum. Bunlar (ifadesinde ismini verdiği sanıkları işaret ederek) zaten benim peşimde. Nasılsa kim olduğumu da biliyorlar. Onlar beni kovalamaktan, ben de onlardan kaçmaktan bıktım. Cenabı Allah´ın verdiği canı yine Cenabı Allah alır, kul vesiledir. Zaten kalemim de kırılmış, bildiklerini yapsınlar. dedi.

Poyraz´a talebini tekrar onaylatan Mahkeme Başkanı Özese duruşmaya 10 dakika ara verdi. Aranın ardından Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, gizli tanık Poyraz´ın sözlü beyanı üzerine sesi ve görüntüsünün orjinal olarak duruşma salonunda bulunan ekrana yansıtılmasına oybirliğiyle karar verildiğini açıkladı.

Gizli tanık Poyraz´ın yanında bulunan üye hakım Hüsnü Çalmuk bilgisayar ve ses sisteminin düzeltilmesi için 5 dakika kendilerine ara verilmesini istedi. Bu sırada Poyraz´ın, Zaten tanıyorlar, onlardan mı korkacağım. dediği duyuldu. Mahkeme Başkanı Özese de sistemin düzeltilmesi için duruşmaya 10 dakika ara verdiklerini açıkladı. 10 dakikanın ardından tanık Poyraz´ın sesi ve görüntüsünün orijinal haliyle duruşma salonuna yansıtılarak ifadesinin alınmasına devam edildi. Özese, gizli tanık Poyraz´ın kimliğini açıklayacak ifadeler kullanılmamasına karar verdiklerini açıkladı. Başkan Özese haberlerde gizli tanığın adının açıklanmasına yasak getirdi.

KEMAL KERİNÇSİZ´İN SORULARI

Ardından gizli tanık Poyraz´ın sesi ve görüntüsü normal olarak duruşma salonuna yansıtıldı. Duruşma, sanık Kemal Kerinçsiz´in gizli tanığa sorularını yöneltmesiyle devam etti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen Ergenekon davasında gizli tanık Poyraz, sanıkların sorularını cevapladı. Tutuklu sanık Avukat Kemal Kerinçsiz, Gizli Tanık Poyraz, hakkındaki arama kararı bulunan bir dava için gittiği Şişli Adliyesi´nde beni gördüğünü ancak konuşmadığını söylüyor. Mecnun Otyakmaz´ın, kendisine ´Avukat Kemal Kerinçsiz senin işini halledecek´ dediğini söylüyor. diyerek bu iddialarına açıklık getirmesini istedi.

Gizli tanık Poyraz ise gerçek kimliğini söyleyerek Benim adım ... Beni zarfa getiremezsin. Ben eski gayrimeşruyum, eski siyasiyim. Ben kütüğün en kalın damarıyım. Mecnun beni böyle tanıtırdı..Ben Şişli 7. Asliye Ceza Mahkemesi´nde ifademi verip çıktığımda seninle göz göze geldim, Mecnun (Otyakmaz) dediği için yanına gelmedim. Senin davaya girmeyip, başka avukatlar aracılığıyla dışarıdan uzaktan kumanda ile yönlendirdiğini biliyorum. Ama bunu tespit edemedim. diye konuştu.

´ZEKİ YALÇIN´I SEN VURDUN. GENÇTİN, KANIN KAYNIYORDU. ASLANLAR GİBİ VURDUN, ASLANLAR GİBİ YATACAKSIN´

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada daha sonra Cumhuriyet Gazetesi´ne molotofkokteyli atılması dosyasının tutuklu sanığı Boğaç Kaan Murathan söz aldı. Murathan, gizli tanık ´Poyraz´ın, ´Peker´in, otoparklarına bakan Zeki Yalçın´ın 27 milyon Avro´yu çaldığı, bu nedenle Peker´in öldürme emri verdiği ve Boğaç Kaan Murathan´ın Zeki Yalçın´ı vurduğu´ şeklindeki ifadelerine dikkati çekti. Zeki Yalçın´ı öldürmediğini söyleyen Murathan, gizli tanığa bu konuda belgesi olup olmadığını sordu. Gizli tanık da, ´Boğaç´çığım, güzel kardeşim, seni severim. Namusum şerefim üzerine yemin ederim ki Zeki Yalçın´ı sen vurdun. Gençtin, kanın kaynıyordu. Aslanlar gibi vurdun, aslanlar gibi yatacaksın. ´Sedat Peker´in manevi oğluyum´ diye dolaşıyordun´ şeklinde yanıt verdi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese´nin sorusu üzerine gizli tanık, ´Gayri meşru dünyada ´kalem kırılması´ öldürme kararı, ´koparma´ öldürmedir. Bunlar şifredir´ şeklinde konuştu.

´PEKER, İFADEMİ GERİ ÇEKMEM İÇİN PARA GÖNDERDİ´

Kendisinin de gizli tanık olduğunun duyulduğunu belirten gizli tanık, ´Kalemimi kırmışlardı. Ben Amasya´ya gitmiştim. Sedat Peker bana iki kere bin lira gönderdi. Sonra havaalanında buluştuğum avukatı bana 25 bin lira ve Sedat Peker´in 5 sayfalık mektubunu verdi. ´Gizli tanık değilim´ dedim. Paraları da aldım çünkü beni koparacaklardı. Henüz mahkemeden ´tanık koruma´ kararı çıkmamıştı´ diye konuştu. Peker´in mektubunda ifadesini geri almasını istediğini belirten gizli tanık, ´Organize şubeden Serdal Akça´nın zorladığını söylememi yazmıştı. ´Mektubu iyice okuyup imha et´ demişti. Ben de 5 kere okuyup havaalanının tuvaletine attım´ dedi.

SEDAT PEKER´DEN GİZLİ TANIĞA SORULAR

Duruşmada daha sonra bu davanın tutuksuz sanığı başka suçtan hükümlü olan Sedat Peker, gizli tanık Poyraz´a, sonradan ´Peker´ soyadını alan ve ´Peker´in manevi kardeşim´ diye nitelediği Tolga Atalay Peker´in öldürülmesi olayına ilişkin sorular yöneltti. Peker, gizli tanık Poyraz´ın ifadesinde, Tolga Peker´in telefonla kendisini arayarak, ´Beni odaya kilitlediler. Silahımı aldılar. Kalemimi kırdılar. İnfaz edecekler. Behçet Cantürk olmak üzere Sapanca bölgesindeki cinayetleri bizim ekip gerçekleştirdi, bizim teşkilatın işi. Sen de kendine dikkat et´ dediğini söyledi. Peker´in ´Tolga Peker kilitlediğimiz odadan aramış. Öldürülmek üzere odaya kilitlenen kişiye cep telefonu verilir mi?´ diye sorduğu gizli tanık, ´Sedat Peker´e sözümün geçeceğini bildiği için Tolga Peker beni aradı. Sedat Peker ile çok samimi olduğumu biliyor. Peker Vedat Kadıoğlu´nun kalemini kırdığında Mecnun Otyakmaz´ın düğününde Peker ile onu ben barıştırdım´ diye yanıtladı.

BEHÇET CANTÜRK, SAVAŞ BULDAN VE DİĞER SAPANCA CİNAYETLERİ DE PEKER´LERİN İŞİ

Peker de, eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın´ın Ankara´daki savcıya verdiği faili meçhul cinayetler soruşturması kapsamındaki ifadesinde, Behçet Cantürk dahil bir çok cinayetin kimler tarafından işlendiğini açıkladığını belirterek, ´Gizli tanık, kimlerin öldürdüğü belli olan cinayetleri bizlerin işlediğini söylüyor´ dedi. Poyraz da, kendisini arayan Tolga Peker´in, ´Behçet Cantürk, Savaş Buldan olayını da biz yaptık. Ağabey senin bilmediğin olaylar var. Sapanca olayları da bizim işimiz. Veli Küçük bizi kullandı´ dediğini anlattı.

´BİZ SEDAT PEKER TEŞKİLATIYIZ´

Gizli tanığın konuşmalarında ´teşkilat´ sözünü kullanması üzerine, hangi teşkilattan olduğu soruldu. Gizli tanık, ´Beraber olduğumuz Peker´in teşkilatı. Biz Sedat Peker teşkilatıyız. Bu teşkilatın başkanı Veli Küçük, ikinci kurmay başkanı Sedat Peker´dir´ dedi. Sedat Peker, ´Gizli tanık ifadesinde Veli Küçük, Kocaeli Jandarma Alay Komutanı olduğu dönemde Sedat Peker ile komutanlığa haftada 3-4 kere gittiğini söyledi. Bununla ilgili alınan ifadelerde benim oraya gittiğimi görmediklerini, birkaç kere telefonla görüştüğümü, bir tanık da bir kere gittiğimi söylüyor. Ya onlar yalan söylüyor, ya da bu gizli tanık´ şeklinde konuştu. Gizli tanık da, aynı iddialarını tekrarlayarak, Sedat Peker ile Kocaeli Jandarma Alay Komutanlığına Veli Küçük´ün yanına giderken kullandıkları arabanın da plakasını verdi. Gizli tanık, alınan ifadelerde Veli Küçük´ün postasının Peker´i görmediklerini söylediğini belirterek, ´Veli Küçük´ün postası Sedat Peker geliyordu´ diye ifade verir mi? Sedat Peker gelirken, askerler ´dikkat komutan´ çekiyordu. Buraya gelip, onların aleyhine ifade verir mi?´ şeklinde konuştu.

Poyraz´ın, Teşkilatın başında Veli Küçük vardı, Sedat Peker de 2. Kurmaydı. Peker, babalar üstüydü. şeklindeki ifadesine değinen sanık Peker, O kadar sözü geçen bir insanın vücudunda parmak gibi yara izleri olur mu? Ben, vücudumda böyle işkence izleri ile dolaşıyorum. Bu konuda tanığın bir bilgisi var mı? diye sordu. Gizli tanık Poyraz ise Peker´in, bir kez emniyet müdürü Sedat Demir, bir kez Adil Serdar Saçan ve Mehmet Hantokuş tarafından işkence gördüğünü söyledi.

Sanık Sedat Peker, gizli tanık Poyraz´ın, Veli Küçük´ün itirafçıları, Sedat Peker´in etrafına yerleştirilmişti. şeklindeki iddiasına ise Bu bahsettiği kişiler, Hanefi Avcı tarafından gönderilen itirafçılardı. Şuraya buraya yerleştirmem için gönderiyordu. diye açıklama yaptı. Bunun üzerine gizli tanık Poyraz da Topu Hanefi Avcı´ya atıyor. Diğer çocuklar 500 Dolar alırken o itirafçılar bin 500 Dolar ücret alıyorlardı. dedi.

´MECNUN OTYAKMAZ´IN DÜĞÜNÜNDEKİ ÇİFTE TABANCALI ADAM KİM?´

Peker´in, bu kadar yıl birlikte olan insanların en az 30-40 tane birlikte çekilmiş fotoğrafları olur. Bizim birlikte çekilmiş fotoğraflarımız var mı? Bunları mahkemeye sunmasını istiyorum. sorusuna ise gizli tanık Poyraz, Mecnun Otyakmaz´ın düğününde Sedat Peker geline takı takarken orada çifte tabancalı adam kimdi onu söylesin. cevabını verdi.

Bu soruların ardından Sedat Peker, 20 yıl yakın ilişki içinde yaşadığımızı söylüyor ama bir tek davada birlikte yargılanmamışız. Bir tek birlikte çekilmiş fotoğrafımız yok. Bir telefon konuşmamız yok. Ben bu kişiyi sadece bir zamanlar yanıma 2-3 defa sorunlarını söylemek için gelip, sorunlarına çözüm bularak giden bir kişi olarak tanıyorum. Hakkımdaki iddialarını kabul etmiyorum. ifadesini kullandı.

KÜÇÜK´ÜN ADI SÖYLENDİĞİNDE JANDARMADA HERŞEY DURUR

CİHAN - 24.01.2012 - 19:05 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen Ergenekon davasında gizli tanık Poyraz, sanıklar ile avukatların sorularını cevapladı. Gizli tanık Poyraz, ´tutuklu sanık Veli Küçük´ün bir teşkilatın başında olduğu ve altında bulunan Sedat Peker ile Küçük´ün talimatları doğrultusunda gayrimeşru faaliyetler yürütüldüğü´ iddialarına ilişkin Küçük´ün kızı ve avukatı Zeynep Küçük´ün sorularını cevapladı.Poyraz, sanık Sedat Peker ile aralarında çıkan tartışmanın ardından çevresinde ´Peker Korunuyor. Arkasında JİTEM ve Veli Küçük var.´ gibi sözler söylediği iddia edilen iş adamı Nihat Yazıcı´nın, Peker´in talimatıyla öldürülmesi konusunda yine anlatımlarda bulundu. Peker tarafından koparılmasına (öldürülmesine) karar verildikten sonra Yazıcı´nın Avcılar´dan alınıp, Bayramoğlu´nda sorgulandığını belirten Poyraz, Gebze Cezaevi arasındaki arazide infaz edildiğini iddia etti. Poyraz, İstese karakol komutanı Özgür Başçavuş, bu infazı durdurabilirdi. diye konuştu.

Avukat Zeynep Küçük ise ´Madem Veli Küçük´ün her şeye gücü yetiyor, bu işi niye kendi mıntıkasında yaptırttı?´ sorusu üzerine Gizli Tanık Poyraz Ne mıntıkası? JİTEM´in başı Veli Küçük´ün adı söylendiğinde jandarmada her şey dururdu. cevabını verdi.

Zeynep Küçük´ün soruları sırasında gizli tanık Poyraz, Veli Küçük´e zarf içinde para verilmez. Zarf bize verilir. İzmit Alay Komutanlığı´na giderken arabanın bagajında para dolu çanta olurdu. ifadesini kullandı.

Başkan Özese, bahsedilen bu paranın kaynağının ne olduğunu sormasının ardından gizli tanık Poyraz, Tahsilat, işadamı kaldırma, tehdit gibi işlerden. Miktarının ne kadar olduğunu da ben bilemem. diye cevap verdi.

Daha sonra tutuklu sanık Veli Küçük, kendisi hakkında yöneltilen iddialardan birisi ile ilgili bir açıklama yapmak için söz istedi. Gizli tanık Poyraz´ın anlattıklarının hayal mahsulü olduğunu öne süren Küçük, Bahsettiği Özgür Başçavuş, o bölgede cezaevi karakol komutanıdır. Görevi sadece cezaevi ile ilgilidir. O bölgede bir ceset durumu olsa asla müdahale edemez. Buna yetkisi yoktur. Bu durumda bölgenin bağlı bulunduğu ilçe jandarma karakol komutanlığına bilgi verilir ve o komutanlık olaya müdahale eder. Ayrıca bahsettiği karakol arkasının dağlık bir bölüm filan olduğunu söyledi. Öyle bir yer de değil orası. şeklinde konuştu.

Sanık Küçük bu açıklamasının ardından Bu para işi gücüme gitti. Benim evim yok, cezaevinde kızımın yatırdığı para belli. Bunun hesabı sorulur. dedi.

Sanıklar ile avukatların gizli tanık Poyraz´a yönelttikleri soruların tamamlanmasının ardından duruşma 26 Ocak tarihine ertelendi. Gizli tanık Poyraz´ın, sonraki duruşmada mahkeme heyetinin sorularına cevap vermesi bekleniyor. ( Cihan)

(24 Ocak 2012, 14:52)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4159    yazdır/print




İbrahim Şahin´den Cantürk itirafı

Zonguldak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik düzenlenen operasyonda 14 kişi gözaltına alındı. Şüphelilere 'FETÖ/PDY örgütüne üye olmak', '6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet' suçlamaları yöneltiliyor.

İbrahim Şahin´den Cantürk itirafı

Ayhan Çarkın´ın itiraflarıyla başlatılan faili meçhul cinayetler soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı. Savcı, üçüncü Ergenekon iddianamesindeki İbrahim Şahin´e ait ´B.C.´yle akrabadır. Bana da bu adamı öldürdün diye ceza verdiler´ yazılı cep mesajını itiraf saydı. Savcılık, B.C. kısaltmasının Behçet Cantürk olduğunu tespit etti.

Radikal gazetesinin haberine göre, eski Özel Harekât Polisi Ayhan Çarkın´ın ifadeleriyle başlatılan soruşturmada savcılık, 1994´te Sapanca´da öldürülen Kürt işadamı Behçet Cantürk ile ilgili çok önemli bir delile ulaştı. Savcılık, Ergenekon davasının üçüncü iddianamesinde yer alan ve eski Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin´e ait olan kayıt deşifresini, Cantürk cinayetine ışık tutacak bir ´itiraf´ olarak kabul etti. Söz konusu kayıtta Şahin, Ergenekon´dan tutuklu Fatma Cengiz´e gönderdiği mesajında, ?B.C.´yle akrabadır ve bana da bu adamı öldürdün diye ceza verdiler. Yazıklar olsun ve H.A.´nın E.´nin ABD´nin has adamıdır? yazıyor. Savcılık mesajdaki bu ´B.C.´ kısaltmasının Behçet Cantürk olduğunu tespit etti.

Tape´deki kısaltma

´Faili meçhul cinayetler soruşturmasında´ Savcı Hakan Yüksel, Şahin´in ifadesine başvurmaya karar verdi. Şahin´in avukatı ise Savcı Yüksel´e başvurarak, müvekkilinin ?akıl sağlığının tam olarak yerinde olmadığı? yönünde Adli Tıp Kurumu´nca rapor verildiğini ve ifadesinin alınmamasını talep etti. Raporda, suç tarihinde Şahin´in ceza ehliyetinin tam olmadığı belirtiliyordu. Böylece Şahin bir kez daha ifadeden kurtuldu. Ancak Ergenekon davasında yer alan bir tape savcılığın dikkatini çekti. Savcı Yüksel, üçüncü Ergenekon iddianamesinde yer alan ve Şahin ile aynı soruşturmadan tutuklanan Fatma Cengiz arasında, Ermeniler ile ilgili mesaj trafiğini incelemeye aldı. Savcı, iddianamede 10247 numarasıyla yer alan 27 Aralık 2008 tarihli tape´de Şahin´in Cengiz´e gönderdiği bir mesajdaki ´B.C.´ kısaltmasının Behçet Cantürk olduğunu belirledi ve bunu delil kabul etti.

O üç polis tanık oldu

Öte yandan soruşturma kapsamında, kumarhaneler kralı Ömer Lütfü Topal cinayetinden sonra Ayhan Çarkın´ı gözaltına alan üç polisin de tanık olarak ifadesi alındı. Çarkın daha önce savcıya verdiği ifadesinde, gözaltına alınmasıyla ilgili olarak şunları aktarmıştı: ?Ömer Lütfü Topal olayı sebebi ile gözaltına alındım. Orada iki tane şahıs bana 91 tane cinayeti sayarak ´Hadi bunlar devlet adına ama Topal´ı kendi adınıza öldürdünüz´ diye söyledi. Ben de bunun üzerine çıldırdım. Sorgu sırasında bana şu an soruşturması yapılan Mecit Baskın, Faik Candan, Namık Erdoğan ve Yusuf Ekinci ve Ankara dışında işlenen diğer cinayetleri de söylediler, bundan haberimiz var dediler, ben de kızarak kerhen tamam ben işledim dedim. O sorguda şunu anladım ki, işlenen tüm cinayetlerden devletin haberi bulunuyormuş.?

Behçet Cantürk kimdir?

1950´de Lice´de doğan Cantürk, 1975´te İlerici Gençlik Derneği´nin Lice´deki protesto yürüyüşünün organize etti. 1977´de silah kaçakçılığına adı karıştı. 1981´de Suriye´ye gitti ve bu tarihten sonra adı sık sık uyuşturucu ticaretiyle birlikte anılmaya başlandı. 1984´te PKK mensubu olduğu iddiasıyla tutuklandı. 1993´te Akdeniz´de batırılan Kısmetim I gemisinde ortak olduğu iddia edildi. Ve 1994´te cinayete kurban gitti.

Cantürk´ün kızı Ergenekon´da müdahil olmuştu

Behçet Cantürk´ün kızı Gazel Cantürk, 2008 yılındaki ilk Ergenekon soruşturması başlatıldığında Sapanca Cumhuriyet Savcılığı´na verdiği dilekçede dava kapsamında babasının katillerinin belli olduğunu belirterek, faillerin cezalandırılmasını talep etmişti. Savcılık ise, dilekçeyi 14 Ocak 1994 yılından beri açık olan Behçet Cantürk cinayeti soruşturması kapsamında işleme almıştı.

Konuşacak denildiği gün kaza geçirdi

İstanbul 6 No´lu DGM´de açılan Susurluk davası kapsamında tutuklanan İbrahim Şahin 185 gün tutuklu kaldıktan sonra 19 Eylül 1997´de tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. 2000 yılındaki duruşmada Şahin´in önemli açıklamalar yapması bekleniyordu. Ancak Şahin, Eskişehir-Yalova yolunda kendi kullandığı araçla trafik kazası geçirdi. Kaza sonucu beyninde ödem oluştu. Yoğun bakımda kalan Şahin, taburcu olduktan sonra hafızasını yitirdiğini iddia etti. Bu konuda doktor raporu da alan Şahin´in bir daha ifadesine başvurulamadı.

Sapanca´daki ölüm üçgeni

Behçet Cantürk´ün de aralarında bulundu Kürt işadamlarının öldürülmesi, 4 Kasım 1993´te dönemin Başbakanı Tansu Çiller´in ?PKK´nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz, onlardan hesap soracağız? açıklamasından hemen sonra başlamıştı. Cantürk ve şoförünün cesedi Sapanca yolunda bulundu. İki ay sonra Cantürk´ün avukatı Yusuf Ekinci öldürüldü. Fevzi Aslan ve Şahin Aslan Hendek´te ölü bulundu. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan öldürüldü. Savaş Buldan ile arkadaşları Adnan Yıldırım ve Hacı Karay, Bolu´nun Yığılca ilçesi yakınlarında ölü bulundu. Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar da, ?Devlet adına bin operasyon yaptık? demişti. Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanı ise bugün Ergenekon sanığı olan Veli Küçük´tü.

´Hepsi bizim teşkilatın işiydi´

İkinci Ergenekon davasının ek delil klasörlerindeki gizli tanık ifadesi, faili meçhul cinayetlerle ilgili önemli gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Gizli tanık ifadesinde Tolga Atalay´ın Peker tarafından öldürülmeden önce kendisini telefonla arayarak, ?Sedat Peker, Veli Küçük´le beraber hareket edip, bizi kullanarak çok işler yaptı. Sapanca Kavşağı´na atılan cesetlerin tamamı bizim teşkilatın işiydi? dediğini aktarmıştı. ( Radikal)

(08 Ekim 2011, 11:04)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=3815    yazdır/print




Savcı Öz, Behçet Cantürk cinayeti dosyasını açtı

Akşam yazarı Kurtuluş Tayiz yazısında şok bir ayrıntıya dikkat çekti. Buna göre; HDP'li milletvekili Aysel Tuğluk geçtiğimiz günlerde Kobani olayları vesilesiyle kaleme aldığı bir yazısında açıkça darbe çağrısında bulunuyor: 'Artık ciddi olarak diktatörlükten söz etmek gerekiyor. AKP kesin bir şekilde partner olmaktan çıkmıştır. Zira, IŞİD kartı ile sürece karşı en büyük komployu kurdu. Bu açıdan süreç konusunda devletin geleceğini düşünenler ve seküler güçler hızla sorumluluk almalıdır...' Tuğluk'un bu sözlerini derinlemesine analiz eden Tayiz, KCK ve HDP içinde de cuntacı bir ekibin olduğunun bu çağrıyla net şekilde ortaya çıktığını, Kürt meselesinin çözülmesini istemeyen bu ekibin her fırsatta, devletin ve toplumun dönüşümünü engellemeye, bunun için gerektiğinde Kürt siyasetini Türkiye'deki darbeci güçlerle ortak zeminde, ortak hareket ettirmeye çalıştığını savunuyor.

Savcı Öz, Behçet Cantürk cinayeti dosyasını açtı

Ergenekon Savcısı Öz´ün, Kürt işadamı Behçet Cantürk´ün de aralarında bulunduğu Adapazarı-İzmit-Sapanca üçgeninde öldürülen 5 kişinin dosyasını yeniden incelemeye alarak soruşturma başlattığı öğrenildi. Yaklaşık bir yıldır süren soruşturma kapsamında cinayetlere ilişkin ilginç bilgilerin ele geçtiği öğrenildi.

İkinci Ergenekon davasının ek delil klasörlerinde yer alan gizli tanık Poyraz´ın Kürt işadamı Behçet Cantürk´ün de arasında bulunduğu birçok kişinin öldürülmesine ilişkin verdiği detaylı bilgilerin ardından harekete geçen Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, çok sayıda kişinin ölü bulunduğu Adapazarı- İzmit - Sapanca bölgesindeki cinayetleri mercek altına aldı. Savcı Zekeriya Öz, Kürt işadamı Behçet Cantürk´ün de aralarında bulunduğu faili meçhul ya da kaza süsü verilerek öldürülen 5 kişinin dosyası yeniden incelemeye alarak soruşturma başlattı. Yaklaşık bir yıldır süren soruşturma kapsamında cinayetlere ilişkin ilginç bilgilerin de ele geçtiği öğrenildi. Ergenekon soruşturması kapsamında gizli tanık olarak ifadesi alınan ve bu ifadesi ikinci Ergenekon davasının ek delil klasörlerinde yer alan gizli tanık Poyraz, organize suç örgütü lideri olmaktan hükümlü Sedat Peker´in, içkili bir ortamda aleyhinde konuşan Tolga Atalay´ı (Peker) Muğla´nın Datça ilçesine götürüp öldürttüğünü öne sürmüştü. Sedat Peker´in çocukluk arkadaşı olan Tolga Atalay´ın, mahkeme kararı ile soyadını değiştirerek Tolga Peker yaptırdığını anlatan gizli tanık Poyraz, Sedat Peker´in Tolga Peker´i söz geçiremez duruma gelmesi ve arkasından hazmedemeyeceği birçok beyanda bulunması nedeniyle öldürttüğünü iddia etmişti.

Sapanca kavşağına atılan cesetlerin tamamı bizim teşkilatın işiydi

Gizli tanık Poyraz, ifadesinin devamında Sedat Peker tarafından öldürtülen Tolga Atalay´ın (Peker) öldürülmeden önce kendisinden yardım istemek için telefonla arayarak, Ağabey belki yetişirsin belki yetişemezsin, Sedat Peker benim kalemimi kırmış, Biz seninle uzun süredir dostuz, sen benim ağabeyimsin, beraber çok koşturduk, bu teşkilat içerisinde senin bilmediğin daha çok olaylar oldu. Bunları bilmeni ve senin de kendine dikkat etmeni istiyorum. Sedat Peker, Veli Küçük´le beraber hareket edip, bizi kullanarak çok işler yaptı, tıpkı senin de bildiğin gibi Nihat Yazıcı, Zarif İlhan ve Halim Kırnap´ın öldürülüp yok edilmesi gibi çok olaylar oldu. Bu olaylar çok daha büyüktü. Sapanca Kavşağı´na atılan cesetlerin tamamı bizim teşkilatın işiydi, ben de bu olayların bizzat içerisinde yer aldım. Bu öldürülüp atılan şahıslardan birisi Behçet Cantürk´tü. Beni bu olaylarda o kadar çok kullandılar, şimdi de kalemimi kırdılar ve belki beni infaz edecekler, sen benim ağabeyimsin, bir süre sonra sıra sana da gelebilir, kendine dikkat et dediğini anlatmıştı. Gizli tanık Poyraz, ifadesinin devamında, Konuşma içinde Behçet Cantürk´ün ismini en az 5- 6 defa telaffuz etti. Bu şekilde konuşurken ´ağabey kapı açılıyor´ dedi ve telefon kapandı demişti. ( Milliyet)

Ölüm üçgeni cinayetleri

Kutlu Savaş´ın Susurluk Raporu´na göre, şu an Ergenekon davasının en önemli sanıklarından olan Veli Küçük´ün Jandarma Alay Komutanı olduğu dönemde Adapazarı-Bolu-İzmit bölgesinde ´anormal işler´ oluyordu. Faili meçhul cinayetlerin azdığı 1990´ların başında terörle mücadelede ´konsept´ değişimine gidildi. MGK´ya sunulan 5 Temmuz 1993 tarihli raporda uyuşturucu ticareti ve mafya yapılanmaları ile PKK arasındaki ilişkiler anlatılıyordu. Raporda Behçet Cantürk´le birlikte çok sayıda Kürt ailenin ismine yer verildi. Toplantının hemen akabinde de Başbakan Çiller´e ´PKK´ya yardım eden işadamları´ listesi ulaştırıldı. Çiller´in ´hesap soracağız´ açıklamalarına müteakip Mehmet Eymür, MİT´te Kontr Terör biriminin başına dönerken Korkut Eken de Emniyet´e ´danışman´ olmuştu. Cantürk, 14 Ocak 1994 akşamı eşini arayıp ´10´ dakika sonra evde olacağını söyledi ama evine ulaşamadı. Cesedi bir gün sonra Sapanca - Kırkpınar yakınlarında şoförü Recep Kuzucu ile bulundu. Bir ay sonra 25 Şubat´ta Cantürk´le ilişkili Av. Yusuf Ekinci ölü bulundu. 28 Mart´ta Hendek´te Liceli Fevzi Aslan ve yeğeni Salih Aslan ölü bulundu. Cantürk´ü öldüren silahla Fevzi ve Salih Aslan´ı öldüren silah aynıydı. Listedeki isimler tek tek kayboluyordu. 3 Haziran´da ise Cantürk´e yakınlığı ile bilinen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay Düzce´de ölü bulundu. Yine aynı Susurluk raporunda Yeşil Kod adlı Mahmut Yıldırım´a ait olduğu belirlenen cep telefonunun, o günlerde Giresun Jandarma Bölge Komutanı olan Veli Küçük adına kayıtlı olduğu yazıyor. Bu telefon ilişkisi Küçük ile Çatlı ve diğer Susurlukçuların ve özellikle de Yeşil´in bağlantılarını ortaya koyuyordu. Bu telefonun da Kocaeli bölgesinde kullanıldığı tespit edildi. Küçük ´benim bölgemde faili meçhul olmaz´ dedi ve bütün bu cinayetleri yok saydı.

(31 Ağustos 2010, 11:17)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=2190    yazdır/print




Mavi Marmara'da yakalama kararı

26.05.2014 15:43 Gazze'ye 31 Mayıs 2010'da insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin davada, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil dört komutan hakkında tutuklam..
Tamamı 26.5.2014

TIR iddianamesi kabul edildi

15.05.2014 13:34 Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından MİT'e ait tırların durdurulmasına yönelik olarak 13 askeri personel hakkında müebbet hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianame Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince ka..
Tamamı 15.5.2014

Paralel kulağa ilk dava açıldı

05.05.2014 14:06 Adana'da yürütülen ve Emniyet İstihbarat yetkililerinin şüpheli olduğu telekulak soruşturması sona erdi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan'ın yazdığı iddianameyi kabul etti. Böylec..
Tamamı 5.5.2014

Flaş!!! Gülen'e darbe soruşturması

30.04.2014 10:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyuruları üzerine Fetullah Gülen hakkında soruşturma başlatıldı. Gülen hakkındaki soruşturmanın, 17 Aralık sonrasında kaldırılmadan önce Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. ..
Tamamı 30.4.2014

Güney:Gülen Ergenekon bağlantılı

09.04.2014 19:24 2001 yılında polise verdiği ifadesi ile Ergenekon örgütünün ilk kez resmi kayıtlara girmesini sağlayan gazeteci Tuncay Güney'in ifadesinin satır aralarında çok önemli bir bilgiye rastlandı. Ergenekon'un firari şüpheli..
Tamamı 9.4.2014

Mahkeme davayı başarıyla gördü

04.04.2014 10:55 Beş yıl süren ve 8 ay önce sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar ancak dün açıklanabildi. 16 bin 780 sayfadan oluşan kararda çok çarpıcı ifadeler yer aldı. Örneğin şu satırlar dikkat çekici: "Yargılama sonunda..
Tamamı 4.4.2014

Ağlayan Gülen, gülen AK Parti

31.03.2014 11:47 Türkiye, dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yerel seçimler başarıyla yapıldı. Milli iradeyi hedef alan 17 Aralık darbe girişimine karşı halk sandığa koştu. Seçimlere katılım oranı % 90 ile çok yüksek gerçekleşt..
Tamamı 31.3.2014

Kozmik Oda'da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanmadı. 60'lı..
Tamamı 14.3.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ibadete kapa..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ve sit..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilg..
Tamamı 6.9.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldığı için hu..
Tamamı 15.8.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı. Tutuklu ..
Tamamı 5.8.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına açıklama ya..
Tamamı 24.7.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt üyeliğinde..
Tamamı 19.7.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günlerde intern..
Tamamı 10.6.2013

Kırklareli 81 sanıklı Darbe davası

26.02.2017 11:58 Kırklareli'de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında haklarında dava açılan 65'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Cemalettin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 38'i tutuklu 81 sanığın yargılanmasına başlandı. 20.0..
Tamamı 26.2.2017

Fetö: Katliamda vardır bir hayır!

26.02.2017 11:39 Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında açılan davada, 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan yargılanan 8 sanıktan M.A, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak itiraflarda..
Tamamı 26.2.2017

Casusluk savcısına yakalama kararı

26.02.2017 11:17 İzmir'de, aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu, tümü beraat eden 357 sanıklı gizli bilgi ve belge bulundurma davasının s avcısı hakkında Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi'nde açılan davaya başlandı. 24 Şubat'ta Yarg..
Tamamı 26.2.2017

Şike Kumpası davası başladı

26.02.2017 08:13 Futbolda şike soruşturmasında kumpas kurulduğu iddiasıyla haklarında dava açılan 108 sanığın yargılanmasına İstanbul Silivri Cezaevindeki duruşma salonunda başlandı. 20.02.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR Şike soruştu..
Tamamı 26.2.2017

Islak İmza'da Kumpas davası

26.02.2017 07:38 Ergenekon davasında delil kabul edilen 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' belgesinde CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek'in ıslak imzası bulunduğu iddia edilerek kumpas kurulduğu gerekçesiyle açılan davada, aralarınd..
Tamamı 26.2.2017

FETÖ'nün ilk cinayeti Dink

26.02.2017 18:58 'Yurtta Sulh Konseyi' hakkında İstanbul'daki ana dava iddianamesinde çarpıcı tespit: FETÖ'nün ilk cinayet eylemi Dink cinayeti. Örgüt yargıdaki etkinliği ile davayı da kontrol altında tutmuş. ERGENEKON DAVASI'NIN BAŞL..
Tamamı 26.2.2017

Fetö Polisi 70 ismi itiraf etti

25.02.2017 14:59 FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün de Kanun Hükmündeki Kararname ile ihraç edilen aralarında ikinci sınıf emniyet müdürü ile birlikte komiser ve polislerin olduğu 15 şüphelinin yar..
Tamamı 25.2.2017

Fetö TSK'ya 'Fuhuş'la sızdı

25.02.2017 12:12 FETÖ'nün TSK'ya nasıl sızdığı, nasıl yükseldiği ve generalleri nasıl kontrol altına alındığı belirlendi. FETÖ mensupları 1970'lerde orduya sızmaya başladı, 2000-2008 arasında TSK'da yerleşme ve yayılma dönemi yaşandı. ..
Tamamı 25.2.2017

Halisdemir'in Şehit Edilmesi davası

25.02.2017 10:47 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz akşamı gerçekleştirmeye kalktığı askeri darbe girişimi kapsamında Ankara'daki Özel Kuvvetler Komutanlığı'na Astsubay Ömer Halisdemir'i de şehit ederek el koyma ve darbeye de..
Tamamı 25.2.2017

Dava bitti, Gülen ve Kardeşi ayrıldı

25.02.2017 15:17 Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki FETÖ/PDY'nin ele başı Fetullah Gülen ile matbaacı olan kardeşi Salih Gülen'in yargılandığı dava sona erdi. Son duruşmalar 21 ve 23 Şubat'ta görüldü. 21.02.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA Y..
Tamamı 25.2.2017

Fetö davalarından 3'ü daha bitti

25.02.2017 15:10 Elazığ'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) üye olma suçlamasıyla yargılanan ikisi kadın 3 sanığa, 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. 20 Şubat'ta Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ayrı ayr..
Tamamı 25.2.2017

Fetöcü Profesöre 2 yıl hapis

26.02.2017 12:44 Kocaeli'de, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan Prof.Dr. İsmail Ertürk terör örgütüne yardımda bulunduğu gerekçesiyle 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılırken, tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliye ed..
Tamamı 26.2.2017

28 Şubat'ta 87. duruşma

25.02.2017 09:52 28 Şubat 1997'de askerlerin 'dönemin hükümetine baskı yaptıkları ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak etmek' suçlamasıyla 103 sanığın yargılanmasına, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde de..
Tamamı 25.2.2017

Kamikaze hakimlerde mütalaa verildi

25.02.2017 12:00 Paralel Yapı soruşturmaları kapsamındaki çok sayıda tutuklu polisin tahliyesini usulsüz şekilde kararlaştıran ve meslekten ihraç edilen ve kamuoyunda 'kamikaze hakimler' olarak da bilinen hakimler Metin Özçelik ile Mus..
Tamamı 25.2.2017

Isparta'dan Darbeye 2. dava

26.02.2017 18:30 Isparta Cumhuriyet Savcısı Üzeyir Sarı'nın, 15 Temmuz gecesi Isparta'daki 700 Harbiyelinin Ankara'ya götürülmek istenmesine ilişkin 12'si tutuklu 27 sanık hakkında hazırladığı 138 sayfalık ikinci iddianame Isparta 2'nc..
Tamamı 26.2.2017

25 Aralık Kumpası'nda 7 tutuklama

25.02.2017 18:03 25 Aralık Soruşturmasında usulsüzlükler yaparak, aralarında Suudi iş adamı Yasin El Kadı ile Fatih Saraç, Latif Topbaş, Nihat Özdemir, Orhan Cemal Kalyoncu ve Faruk Kalyoncu'nun da bulunduğu iş adamlarına kumpas kurduk..
Tamamı 25.2.2017

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
21.460.578