YAYINA BAŞLAMA TARİHİ: 13.08.2001
24 Ekim 2014, Cuma
Kontrgerilla, Ergenekon, Özel Harp, terör ve bağlantılı konularda 2001 yılından beri yayındayız .. aharun.8m.net|www24.brinkster.com/aharun|kontrgerilla.com|ergenekon.ws
Taksim Gezi olaylarına destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçileri

Kontrgerilla.com.. Tanıklar.. Belgeler.. Bilgiler..

  Özet  EskidenYeniye
 

Hanefi Avcı´nın 2 doğrusu 10 çelişkisi

Emre Uslu (Taraf): Emniyet kulislerine göre bu kitap bir grubun hazırladığı operasyon kitapları serisinin ikinci kitabı. Birinciden beklenen sonuç alınamayınca ikinci kitap yazıldı. Emniyet kulislerinden edindiğim bilgilere göre üçüncü kitabı Sabri Uzun yazıyor. Altı-yedi aydır üzerinde çalıştığını öğrendiğim kitabın ne zaman piyasaya çıkacağını bilmiyorum. Muhtemeldir ki Avcı´nın kitabından beklenen sonuca göre karar verilecek.

Hanefi Avcı´nın 2 doğrusu 10 çelişkisi

Emre Uslu (Taraf): Emniyet kulislerine göre bu kitap bir grubun hazırladığı operasyon kitapları serisinin ikinci kitabı. Birinciden beklenen sonuç alınamayınca ikinci kitap yazıldı. Emniyet kulislerinden edindiğim bilgilere göre üçüncü kitabı Sabri Uzun yazıyor. Altı-yedi aydır üzerinde çalıştığını öğrendiğim kitabın ne zaman piyasaya çıkacağını bilmiyorum. Muhtemeldir ki Avcı´nın kitabından beklenen sonuca göre karar verilecek.

Hanefi Avcı´nın yazdığı Haliç´te Yaşayan Simonlar kitabını değerlendirmeye geçmeden önce bir haber vereyim. 24 ocakta yazdığım yazıda da yansıttığım Emniyet kulislerine göre bu kitap bir grubun hazırladığı operasyon kitapları serisinin ikinci kitabı. Birinciden beklenen sonuç alınamayınca ikinci kitap yazıldı. Emniyet kulislerinden edindiğim bilgilere göre üçüncü kitabı Sabri Uzun yazıyor. Altı-yedi aydır üzerinde çalıştığını öğrendiğim kitabın ne zaman piyasaya çıkacağını bilmiyorum. Muhtemeldir ki Avcı´nın kitabından beklenen sonuca göre karar verilecek. Hanefi Avcı´nın kitabına gelince; Hanefi Avcı konusunda haklı da olsa eleştirel yazı yazmak içimi acıtıyor. İçimi acıtsa da hakperestlik adına Avcı´nın doğrularını ve yanlışlarını yazacağım.

Avcı´nın doğruları: 1) Hanefi Avcı´nın takındığı pozisyon çok doğru pozisyondur. Bu kitapta özetle Avcı, hukukun ve demokrasinin yerleşmesi için sağlam bir devlet eleştirisi yapıyor. 2) Avcı bunu yaparken sistemin manipülasyonlara açık olduğunu zımnen kabul ediyor. Bu da onun doğrusu. Sistemin bu özellikleri nedeniyle cemaatin sistemi ele geçirdiğini iddia ediyor. Bu konu tartışılabilir. Sistemin içinden baktığımda bu çıkarımın çok doğru olduğunu sanmıyorum. Varsayalım ki doğru, Avcı´nın bu ´doğru´yu kanıtlamak için ortaya koyduğu iddiaların büyük çoğunluğu yanlış veya çelişkili.

Avcı´nın çelişkileri:

1) İstanbul İstihbarat Müdürü Ahmet İlhan Güner “Danıştay cinayetini Ergenekon´a bağlamadığı için görevden alındı” diyor. Oysa Güner görevden alındığında (6 Şubat 2007) Ergenekon denen şeyden haberdar değildik. (Ergenekon operasyonu Haziran 2007´de başladı.)

2) Avcı konuştukça da çelişkili bilgiler veriyor. Milliyet´e “cemaat üzerime gelmesin diye kitap yazacağımı herkesten sakladım” diyor. Daha sonra çıktığı NTV´ye “kitabı yazacağımı cemaatin önde gelenlerine söyledim. Mesajım Fethullah Gülen´e ulaşmıştır” diyor.

3) Avcı, kitabında “İstihbarat Daire Başkanlığı´nda” (İDB) cemaate ait, sisteme kayıtlı olmayan dinleme cihazları olduğunu, savcıların bunu çok rahat bulabileceğini söylüyor. Daha sonra bir internet sitesine verdiği demeçte “çok geç kalındı. Artık bulunamaz” diyor. Diyelim ki cemaatin sisteme kayıtlı olmayan dinleme cihazları var. Bunlar İDB´de ne arıyor? Cemaat bunları İDB´ye neden getirsin? Elinde teknolojik imkân varsa dışarıda bir yerde yine cemaatçi polisler tarafından da dinleme yapabilirdi cemaat. Bu soruların mantıklı cevabını vermiyor.

4) Avcı dinlemelerin IMEI numarası üzerinden yapıladığını söylüyor. (Teknik ve uzun bir konu olduğu için ayrıntı yazmadım. İsteyen Google´dan gerekli bilgiyi bulabilir.) Yani hâkime telefon numarası değil telefondaki IMEI numarası verilerek dinleme kararı alınıyor. Avcı bunu yasal değilmiş gibi yansıtıyor. Mahkeme kararıyla dinlenen telefon neden yasal dinleme olmasın?

5) Daha da önemlisi bu yasa hazırlıkları yapılırken siz KOM dairesinde başkandınız. IMEI numarasından dinleme yönteminin KOM ve İDB tarafından talep edildiği biliniyor. Yani bu sitemin mucidi Hanefi Avcı. Avcı da IMEI numaralarıyla mahkeme kararı alarak dinlemeler yaptı. Bunu da çok sık yaptı. Şimdi soru şu: Avcı´nın yaptığı dinlemeler de hukuksuz muydu? Bu sistemi neden şimdi eleştiriyorsunuz? İcat ettiğiniz sistemin ucu size dokununca bağırmaya başlıyorsanız samimiyetinize nasıl inanacağız?

6) IMEI numarası üzerinden dinleme yapan tek birim Emniyet mi? Örneğin Jandarma da Mehmet Baransu ve eşinin telefonlarını IMEI numarası üzerinden dinlemedi mi. Baransu bunları belgeleriyle yazdı. Genelkurmay da, dinleme yetkisi olmamasına rağmen IMEI üzerinden dinleme yapıyor. Jandarma, Genelkurmay ve MİT dinlemelerin çoğunu IMEI numarası üzerinden yaparken onları görmezden gelip İDB ve KOM dairelerini hedef almanız neden?

7) Kitapta Avcı´nın ortaya koyduğu en ciddi belge cemaat içinden cemaat imamı olarak adlandırılan Osman Hilmi Özdil´i Fethullah Gülen´e gönderilmek üzere hazırlanan bir değerlendirme notu. Bana göre kitabın tek ciddi tarafı yedi sayfalık bu not. Ancak Avcı´nın bir internet sitesine verdiği kritik bir bilgiyle bu rapor da kuşkulu hale geldi. Avcı bu raporun orijinalinin Emniyet´te kayıt altında olduğunu ifade etti. Fethullah Gülen´e gönderilmek üzere hazırlanan belgenin orijinali Emniyet kayıtlarına nasıl giriyor?

8) Böyle belgelerin Emniyet kayıtlarına girmesi için ya bir ihbar mektubu şeklinde Emniyet´e gönderilmesi gerekiyor, ya da bir operasyonda ele geçirilmiş olması. Bildiğim Gülen cemaatine yönelik bir operasyon yapılmadı. Orijinali Emniyet´te olduğuna göre, belge Gülen´in eline geçmemiş demektir. Emniyet´te bu kadar güçlü olan bir yapı, hazırladığı belgeyi Gülen´e ulaştıramadan polise nasıl kaptırdı? O halde bu belge, Gülen´in eline geçsin diye değil Emniyet kayıtlarına girsin diye hazırlandı. Belge Avcı´ya da ulaştırılarak bu kitaba konması sağlandı. Yani Avcı´nın kitabı belgenin kamuoyu ile paylaşılması için araç olarak kullanıldı. Avcı da cemaat içi çatışmanın tarafı oldu.

9) Bu belgede imza var mı? Belgeyi kimin yazdığı belli mi? Bu tip belgelerde genelde imza olmaz. İmza yoksa bu belgenin orijinal belge olduğuna nasıl kanaat getireceğiz?

10) Kitapta en temel çelişkilerden biri de Avcı´nın KOM dairesinden alınmasıyla ilgili. Avcı görevden alınma sürecinde İdari Mahkeme kararıyla yerine atanan Coşkun Hayal´in mahkemeyi kazanmadan, kazanmış gibi yapılarak kendisinin görevden alındığını iddia ediyor. Oysa İçişleri Bakanlığı kaynakları bu bilgiyi kesin dille yalanlıyor. Avcı´nın mahkeme kararı nedeniyle görevinden alındığını belirtiyorlar. Avcı´nın bu çelişkiyi de açıklaması gerekiyor. ( Emre Uslu / Taraf)

(28 Ağustos 2010, 16:11)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Hanefi Avcı´nın iddiaları konulu manşetlerimiz

NTV´ye çıkan Avcı´ya sorulmayan sorular

Ergenekon davasını engelleme girişimleri

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4159    yazdır/print




Flaş!!! Komutanlar ifadeye çağrıldı

2004 yılında görev yapan kuvvet komutanları Ergenekon savcıları tarafından ifade vermeye çağrıldı. Darbe planlarında adları geçen Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek´e savcılıkça tebligat gönderildi. Eski komutanların haftasonuna kadar ifade vermeleri bekleniyor. Ergenekon savcılarının eski Cumhurbaşkanı Necdet Sezer´in ifadesini almak için de hazırlık yaptıkları dün medyaya yansımıştı.

FLAŞ FLAŞ!!! Eski Kuvvet Komutanları ifadeye çağrıldı

2004 yılında görev yapan kuvvet komutanları Ergenekon savcıları tarafından ifade vermeye çağrıldı. Darbe planlarında adları geçen Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek´e savcılıkça tebligat gönderildi. Eski komutanların haftasonuna kadar ifade vermeleri bekleniyor. Ergenekon savcılarının eski Cumhurbaşkanı Necdet Sezer´in ifadesini almak için de hazırlık yaptıkları dün medyaya yansımıştı.

14.30: FLAŞ gelişme: Komutanlar ifadeye çağrıldı

2004 yılında görev yapan kuvvet komutanlarının Ergenekon savcıları tarafından ifade vermeye çağrıldığı öğrenildi. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman cumartesi günü; darbe günlüklerinin sahibi olduğu ifade edilen Oramiral Özden Örnek´in ise daha geniş soruşturma için pazar günü ifade vermesi bekleniyor. Bu gelişme çok önemli olarak değerlendiriliyor. Çünkü bu kuvvet komutanları AK Parti hükümetini devirmeye çalıştıkları iddia edilen en üst düzeyde komutanlar, sembolik konumları var. Şu ana kadar tartışmaların özünde yer almalarına rağmen ifadelerinin alınmaması bile ne kadar ciddi bir konumda yeraldıklarını gösteriyor. Dün medyaya düşen, eski Cumhurbaşkanı Necdet Sezer´in ifadesini almak için Ergenekon savcılarının hazırlık yaptıkları iddiası, soruşturmanın bugünkü ikinci TİB baskınıyla da tekrar denenen her türlü engelleme ve saptırma girişimlerine rağmen Ergenekon savcıları tarafından taviz verilmeksizin sürdürülmekte olduğunu, geriye doğru 2003-2004 yıllarına doğru da genişlediğini gösteriyor. Bu gelişmenin üzerine gelen eski komutanların ifadesinin alınacağı haberi aslında şaşırtıcı değil, üstelik yeni de değil. Bu iddia aylar önce de gündeme gelmiş ancak gerçekleşmemişti. 12 Mayıs 2009 tarihinde basında yeralan haberlerde Özden Örnek, Aytaç Yalman ve İbrahim Fırtına´nın Ergenekon savcılarına ifade vereceği iddia edilmiş ancak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu iddiayı yalanlamış ve o günlerde böyle bir girişimin olmadığını açıklamıştı.

Geciken gelişme: Özden Örnek ve diğer iki komutana Ergenekon sorgusu

Ergenekon davası ile ilgili olarak üç eski komutanın ifadesi alınacak. İfadesi alınacak isimler şunlar: Özden Örnek Aytaç Yalman ve İbrahim Fırtına. Dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök Ergenekon savcılarına 8 saat ifade vermişti. Şimdi de dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Darbe Günlükleri´nin yazarı Oramiral Özden Örnek, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Org. İbrahim Fırtına´nın ifadesi alınacak. Bir zamanlar Veli Küçük ve Teoman Koman Susurluk komisyonuna bilgi vermeye dahi gelmemişlerken şimdi Genelkurmay Başkanı´ndan sonra Deniz Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri komutanlarının da Ergenekon savcısına ifade verecek duruma gelmesi Ergenekon soruşturmasının daha da büyüyeceğinin işareti olarak yorumlanıyor.

Örnek´in bilgisayarında tuttuğu günlüklerindeki darbe görüşmeleri

Nokta dergisinde yayımlanan Oramiral Özden Örnek´e ait olduğu belirtilen “Darbe Günlükleri”, 2003-2005 yılları arasındaki dönemi kapsıyordu. “Sarıkız” darbe girişiminin Kara, Hava, Deniz ve Jandarma Kuvvet komutanlarının birlikte planlandığı iddia ediliyordu. “Ayışığı” planının ise Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur tarafından planlandığı öne sürülüyordu. İddialara göre bu dönemdeki en son darbe girişimi ise “Eldiven” ismindeydi.

Mustafa Balbay haklı olarak sormuştu: Ben buradayım, Örnek nerede?

Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay´ın, İkinci Ergenekon davasının 25 Kasım 2009 tarihinde yapılan 20. duruşmasında, Mahkeme Başkanı Köksal Şengün ve duruşma savcısı Mehmet Ali Pekgüzel ile yaşadığı diyalog, uzun süre önce sorulan ancak yanıtı hala verilmeyen şu soruyu akıllara getirmiş ve tartışmaya açmıştı: “Askeri darbe yapmak için çalıştıkları iddia edilen kişiler sanıkken, darbe hazırlığı yapıldığı iddia edilen dönemde görevde olan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman neden hala tanık ya da sanık değil? Ben buradayım Özden Örnek nerede?”

Üye değil, iştirak ettiler

Balbay´ın, Ergenekon davasındaki en önemli kanıtların başında yer alan ve Örnek tarafından kaleme alındığı belirtilen günlükleri kastederek “Ben buradayım, Örnek nerede?” diye tepki göstermesi, bu soruyu yeniden gündeme taşıdı. Savcılar, darbe iddialarıyla ilgili olarak başta eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur olmak üzere çok sayıda isim hakkında dava açtı. Ancak darbeyi Eruygur´la birlikte planladığı iddia edilen Örnek, Yalman ve Fırtına hakkında bugüne kadar “bilinen bir cezai işlem” yapılmadı. Ergenekon davasının ikinci iddianamesinde, emekli kuvvet komutanlarının durumuyla ilgili olarak şöyle denildi: “Dönemin kuvvet komutanlarının, açıkça izah edildiği üzere, görev yaptıkları dönemde ´askeri müdahaleye zemin hazırlama´ yönünde diğer şüphelilerle birlikte hazırlanan plan ve eylemlere iştirak ettikleri, ancak 2004 Ağustos ayında Şener Eruygur´un emekli olmasını müteakip, bu yönde herhangi bir çalışma ve eylemleri tespit edilemediğinden, adı geçenlerin bu döneme ilişkin eylemleri ile ilgili soruşturma evrakı tefrik edilmiştir.” Aynı konuda iddianamenin “hukuki değerlendirme” bölümünde ise “Soruşturmada gelinen bu aşamada, Ergenekon terör örgütü ile irtibatı tespit edilemeyen kuvvet komutanlarının görev yaptıkları dönemde Ergenekon terör örgütü yöneticileri ile birlikte iştirak ettikleri eylemlerle ilgili evrak tefrik edilmiştir” ifadeleri kullanıldı. Böylece savcılık, emekli komutanların Ergenekon terör örgütüyle irtibatının bulunmadığı, ancak terör örgütü yöneticilerinin eylemlerine iştirak ettiklerinin saptandığını açıkça söylemiş oldu.

Tefrik ihtimalleri

Tefrik ceza yargılamasında, dosyanın ana dosyadan ayrılması anlamında kullanılan bir kavram. Ceza Muhakemesi Kanunu´na (CMK) göre, tefrik edilen soruşturma evrakı ile ilgili yapılabilecekler belli. CMK´da bu konu tek bir maddede düzenlenmiyor. Ancak ayrılan dosya konusunda yapılabilecekler farklı düzenlemelerin içinde anlatılıyor. Buna göre savcılık, tefrik ettiği evrakla ilgili “takipsizlik” kararı verebiliyor. Emekli kuvvet komutanları hakkında bugüne kadar böyle bir karar verilmedi. Savcılık “görevsizlik” kararı vererek, dosyayı soruşturma görevinin kendisinde olmadığını belirtebiliyor. Ancak savcılığın kendisini görevsiz bularak, dosyayı askeri yargıya gönderdiğine yönelik bir açıklama da bugüne kadar yapılmadı. Savcılık, bunu yapmadığı gibi, ikinci iddianamede, bu konuda soruşturma yürütmeye görevli olan savcılığın kendisi olduğunu da açıkça belirtti.

Yetkili sivil savcılık

İddianamede, bu konuda “Dosyaya konu olayların hemen büyük çoğunluğunun kamuoyunda infial uyandıran ve sivil dünyada gerçekleşen, yürütme organına yönelik terör eylemi olduğu, bu fiillerin azmettiricisi olan kişilerin general ya da muvazzaf asker olmaları, üniforma taşımaları salt askeri mahal gibi muğlak bir kavrama dayanak yapılarak askeri yargının görevli olduğu sonucu doğurmayacağı ve eylemlerin meydana geldiği yerin askeri mahal dışı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır” denildi.

Yeni yasa da çıktı

Savcılığın bu görüşü doğrultusunda gerçekleştirilecek işlemlerin Yargıtay´dan döneceği yorumları yapılırken, Ak Parti bir gece yarısı operasyonuyla, anayasal düzene karşı işlenen suçlarda askeri yargının yargılama yetkisini bütünüyle kaldıran ve askere sivil yargı yolunu açan düzenlemeyi 27 Haziran 2009´da yasalaştırdı. Yasanın emekli komutanlarla ilgili olası görev tartışmalarının sonlandırılması için çıkartıldığı da iddia edildi.

Hilmi Özkök tanıklığa çağrılacak mı?

02 Aralık 2009: Üç generalin savcılığa çağrılması, dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün tanıklığını yeniden gündeme getirdi. Daha önce Ergenekon savcılarına İzmir´de bilgi veren ve günlüklerde “darbeyi önleyen kişi” olarak yer alan Özkök, “Tanıklık yapar mısınız” sorusuna şu yanıtı vermişti: Sanık veya tanık olarak mahkeme çağırırsa herhalde ´gitmem´ denmez. Ergenekon savcılarının ifadelerini almak üzere eski kuvvet komutanları Aytaç Yalman, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına´yı savcılığa çağırması dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün tanıklığını yeniden gündeme getirdi. Hilmi Özkök, Ergenekon soruşturması kapsamında darbe planlarıyla ilgili Ergenekon savcılarına tanık olarak ifade vermişti. Özkök´ün ifadeleri ikinci iddianamede yer almıştı. Ancak üç kuvvet komutanıyla ilgili dosya ayrılmıştı. Kuvvet komutanlarının ifadeye çağrılmasıyla soruşturma yeni bir aşamaya girdi. Bu gelişme, istifaya zorlanan dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün yeniden tanık olarak bilgisini başvurma olasılığını da gündeme getirdi. Hilmi Özkök, Milliyet gazetesinden Fikret Bila´nın Mustafa Balbay ve Özden Örnek´in ´Darbe Günlükleri´yle ilgili ´Tanıklık yapar mısınız?´ sorusuna karşılık şu cevabı vermişti: “Hukuka saygı duyarım. Hukuk çağırırsa o zaman icabet etmek gerekir, diye düşünürüm. Sanık veya tanık olarak mahkeme çağırırsa herhalde ´gitmem´ denilemez. Ben her zaman kanun ve nizamlara bakarım. Ne diyorsa öyle hareket ederim.” Özkök, Ergenekon savcılarına verdiği ifadede, darbe planlarının kendisine slayt olarak seyrettirildiğini söylemişti. ( Taraf)

Başsavcıvekili: Komutanların ne zaman geleceğine karar vermedik

03 Aralık 2009: İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı, Beşiktaş´taki İstanbul Adliyesi´nden ayrılırken gazetecilerin, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına´nın Ergenekon soruşturması kapsamında ne zaman ifade vermeye gelecekleri sorusunu, Ne zaman geleceklerine karar vermedik diye yanıtladı. ( Cnnturk)

Hilmi Özkök´ün savcılara verdiği ifade darbe iddialarını doğrulamıştı

Hafta sonuna kadar sorguya gelmesi beklenen dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Org. İbrahim Fırtına, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek hakkında ikinci Ergenekon iddianamesinde çok sayıda delil yer alıyor. Ergenekon sanığı emekli Org. Hurşit Tolon´da ele geçirilen dijital veriler arasından çıkan ´Opera-son´ isimli belge bunlardan biri. Bu dokümanda, ifadeye çağrılan kuvvet komutanlarının yanı sıra Orgeneral Fevzi Türkeri, Orgeneral Oktar Ataman, emekli Orgeneral Çetin Doğan ile bazı korgeneral, tümgeneral ve tuğgenerallerin uygulamaya koyduğu strateji ayrıntılarıyla anlatılıyor. Belgeye göre, önce Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök istifa ettirilecek, daha sonra da AK Parti iktidardan düşürülecekti. Ergenekon soruşturması kapsamında tanık olarak dinlenen emekli Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök de, beraber çalıştığı kuvvet komutanlarının 2003-2005 yılları arasında darbe planları yaptıklarını doğrular şekilde ifade vermişti.

Hilmi Özkök´ün ifadelerinin darbe günlükleriyle örtüşmesi 3 eski kuvvet komutanını savcılık sorgusunda zorlayacak

Ergenekon savcıları, eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek´i, Örnek´in olduğu öne sürülen günlüklere ve eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün ifadesine dayanarak sorgulayacak. Hilmi Özkök´ün ifadelerinin darbe günlükleriyle örtüşmesi 3 eski kuvvet komutanını savcılık sorgusunda zorlayacak. İşte Milliyet gazetesinde yer alan Gökçer Tahincioğlu imzalı haberin ayrıntıları...

Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı´nın şüpheli sıfatıyla ifade vermeye çağırdığı eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, savcılığın daha önce tanık sıfatıyla ifadesini aldığı eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök´ün yalanlamadığı günlüklerdeki olaylar nedeniyle sorgulanacak. Savcılar, Özkök´ün ifadesini, emekli komutanlara karşı kullanacak. Eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur´dan ele geçirilen Cumhuriyet Çalışma Grubu´nun (CÇG) faaliyetlerine ilişkin raporlar da komutanlara, darbeye yönelik faaliyetleri gösteren deliller olarak sunulacak. Ergenekon savcıları, 3. Ergenekon iddianamesinde, Özkök´ün ifadeleri için “Özden Örnek ve Mustafa Balbay´dan ele geçirilen günlüklerde yer alan bir kısım hususları doğrular nitelikte olduğu görülmüştür” saptamasında bulundu. Böylece, darbe planlarının en önemli kanıtı olarak gösterilen günlüklerin Özkök tarafından yalanlanmadığı, Özkök´ün anlatımlarının, emekli komutanlar aleyhine kullanılabileceğinin mesajı verildi.

Örnek´e ait olduğu sabit

Örnek´in, günlüklerin kamuoyuna yansıyan biçiminin kendisine ait olduğuna yönelik iddianameleri yalanlamasına karşılık, Ergenekon savcıları, 3. iddianamede günlüklerin Örnek tarafından kaleme alındığının sabit olduğunu vurguladı. Buna göre, emekli komutanlar ve özellikle Örnek, günlüklerin doğru olduğu kanaatine varmış savcılar tarafından sorgulanacak. Komutanlara, Özkök´ün ifadeleri ve günlükler dışında, Eruygur´dan ele geçirilen CÇG faaliyet raporları sorulacak. İkinci iddianamede, CÇG´nin eylemleri şöyle özetlendi:

- Özkök´ün istifasını isteyen komutanlar tarafından hazırlanmış mektuplarla Özkök´ün baskı altına alınmaya çalışıldığı.

- Emekli generallere mektup gönderildiği.

- Gazete ve televizyon sahiplerine askerin hükümete bakışını sert mesajlarla duyurması için baskı yapıldığı.

- İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay´ın talimatı ile Cumhuriyet gazetesinin bu yöndeki haberleri manşetten verdiği.

- Öğrencilerin sokağa dökülmeye çalışıldığı, bu amaçla görüşülen rektörlerden bazılarının hükümet aleyhine sert açıklamalar yaptığı. Kemal Gürüz ve Kemal Alemdaroğlu´nun bu organizasyonu yaparak “Ordu göreve” pankartlarının açıldığı mitinglerde görüldükleri.

GÜNLÜKLER VE Özkök´ün ifadesindeki BENZERLİK

DARBE GÜNLÜKLERİ: (22 Eylül 2003): Genelkurmay Başkanı, bizle aynı fikirde veya yakın ise yolumuza devam edeceğiz. Eğer bir işlem yapılmasını kabul etmezse kendisine “Ya sen çekil yahut da biz çekiliyoruz” diyeceğiz.

ÖZKÖK: İddianamede Özkök´ün, “TSK´nın temsilcisi olduğundan zaman zaman birçok konuda kendisine teklifler, endişeler, arzların geldiğini, bunları zaman zaman müzakere ettiklerini, TSK´nın hassasiyeti olan konuların kendisine iletildiği zaman doğrudan kamuoyuyla paylaşmak yerine bizzat Başbakan´a gidip ´böyle böyle endişeler var kaygılar var´ şeklinde ilettiğini, kendisinin çekilmesi veya kendilerinin de çekileceği yönünde herhangi bir bilgi gelmediğini” söylediği belirtildi.

“Şeriat” beyanı

DARBE GÜNLÜKLERİ: (30 Eylül 2003) Kara Kuvvetleri Komutanı´nı aradım, özel çalışmayı sahibine vermişti. Dört noktada itiraz olmuştu. Adamların şeriat devletini kurmak istediğine inanmıyormuş. Diğer gerekçeleri de önemli ama en önemlisi budur.

ÖZKÖK: İddianamede Özkök´ün, “Komutanlar ile zaman zaman görüş alışverişinde bulunduklarını, spesifik olarak hatırlamamakla birlikte birçok yerde hükümetin şeriatı getireceğine inanmadığını açıkça söylediğini” belirttiği vurgulandı.

Tarih ve olayı doğruladı

DARBE GÜNLÜKLERİ: (3 Aralık 2003) Genelkurmay Başkanlığı´nda YAŞ hazırlık toplantısı. Genelkurmay Başkanı sonra en kıdemsizden başlamak üzere tüm katılanlara söz verdi. Yalman, “Seçimden önce muhtıra vermeliyiz”, Genelkurmay Başkanı, “Muhtıra vermeye niyetim yok. Bu hükümet gitmelidir. Demokratik yollardan bu işi halledeceğiz” dedi.

ÖZKÖK´ÜN İFADESİ: İddianamede Özkök´ün, “YAŞ toplantısı öncesi orgenerallerin adet gereği Ankara´ya geldikleri, toplantılarda görüş alışverişinde bulunulduğu, iktidara yeni gelen parti ile ilgili olarak geçmişteki bazı söylemleri nedeniyle çekincesi olanların toplantıda açık açık fikirlerini beyan ettiklerini ancak kimsenin kendi yanında muhtıra verme şeklinde bir teklifte bulunamayacağını, kendisinin de böyle bir şeye fırsat vermeyeceğini, bu şekilde bir teklif gelmediğini” söylediği belirtildi.

Eruygur´u uyardım

DARBE GÜNLÜKLERİ: (20 Ocak 2004): Jandarma Genel Komutanı daima bir ihtilal özlemi içerisinde, bir an önce bu işi yapalım şeklinde konuşuyordu. Bugün de defalarca tekrar etti.

ÖZKÖK: İddianamede, Özkök´ün, “Ayışığı ve Yakamoz darbe planlarıyla ilgili gelen duyum üzerine makamında Eruygur´a böyle bir plan ve çalışma olup olmadığını sorduğunu, Eruygur´un da olmadığını söylediğini” anlattı. ( Cnnturk)

İkinci İddianamede generaller aleyhinde çok sayıda delil yeralıyor

Darbe planlarına ilişkin sorgulanacak emekli kuvvet komutanları hakkında ikinci Ergenekon iddianamesinde birçok delil yer alıyor. Ergenekon davası sanığı eski emekli Orgeneral Hurşit Tolon´da ele geçirilen dijital veriler arasından çıkan ´Operasyon´ isimli belge bunlardan biri. Belgede Aralarında Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına, Org. Hurşit Tolon, Org. Fevzi Türkeri, Org. Oktar Ataman ile emekli Orgeneral Çetin Doğan ile bazı korgeneral, tümgeneral ve tuğgenerallerin bulunduğu çok sayıda generalin, önce Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök´ü istifa ettirmek, daha sonra da AKP iktidarını düşürmek amacıyla uygulanacak bir strateji belirlediği ve uygulamaya koyduğu tespit edilmiştir. ifadesi yer alıyor. Söz konusu ekibin ağustostaki Yüksek Askeri Şûra öncesi, Ankara´da bir toplantı yaptığı ve şu kararların alındığı belirtiliyor: Strateji esas olarak; Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman´ın istifa etmemesi üzerine belirlenmiş olup, Yüksek Askeri Şûra´nın ağustos toplantısından önce söz konusu kişilerin Ankara´da yaptığı toplantıda kararlaştırılmıştır. Halen özel kuryelerle söz konusu planın geliştirilmesine ve uygulanmasına çalışılmaktadır. Planın yürürlüğe konulması için Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök´ün istifa ettirilip yerine Org. Yalman´ın getirilmesi esas alınmaktadır. Söz konusu istifanın sağlanamaması durumunda belirlenen stratejinin de uygulanmasının mümkün olmadığı söz konusu grup tarafından kabul edilmekte ve istifanın sağlanması için tüm çabanın gösterilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Eruygur´da çıkan belgeler doğruluyor

İkinci Ergenekon iddianamesinde Sarıkız kod adlı darbe planıyla ilgili, Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek tarafından kaleme alındığı anlaşılan günlük notlarında ele geçirilmiştir. Sarıkız kod adlı darbe planı çerçevesinde, basının ele geçirilmesi, üniversite öğrencilerinin sokağa dökülmesi, sendikalarla birlikte hareket edilmesi, sokaklara afiş asılması, dernekler ile temasa geçip hükümet aleyhine teşvik edilmesi ve tüm bu olayların yurt çapında gerçekleştirilmesinin hedeflendiği görülmüştür. Sarıkız kod isimli darbe planının Şener Eruygur, Aytaç Yalman, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına tarafından hazırlanmış olabileceği değerlendirilmektedir. deniliyor. Şener Eruygur´da ele geçirilen belgeye göre Özkök´ün istifa ettirilmesi yerine Aytaç Yalman´ın atanması planlanıyor. Özkök´ün ´etkisiz/yetkisiz´ hale getirileceği belirtiliyor. Ergenekon savcıları, emekli Genelkurmay Başkanı Özkök´e; Görevli olduğunuz dönemde darbeciler ve faaliyetleri ile ilgili size herhangi bir bilgi geldi mi? diye sordu. Özkök, görevli olduğu dönemde çok çeşitli bilgi belge ve duyum geldiğini fakat bunların resmi delil mahiyetinde olmadığını dile getirdi. Ergenekon savcılarının tespiti ise şöyle oldu: Tanık Hilmi Özkök´ün ifadesinde belirttiği bazı konular, Özden Örnek ve Mustafa Balbay´dan ele geçirilen günlüklerde yer alan bir kısım hususları doğrular nitelikte olduğu görülmüştür.

Aytaç Yalman: Hemen gecikmeksizin eyleme geçmeliyiz

Ergenekon iddianamesinde bahsedilen Yakamoz adlı darbe planında TSK´nın Anayasa dahil olmak üzere sivil idarenin ve Türkiye´nin dış dünyayla olan ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi planlanıyor. Kuvvet komutanlarının organize ettiği anlaşılan planda yasama, yürütme ve yargının organlarının nasıl şekillendirileceği tüm detaylarıyla açıklanıyor. Şener Eruygur´dan elde edilen 13 No´lu CD´de ´muhtemel plan ve projeler´ başlıklı belgede kuvvet komutanları AKP´nin düşürülmesi için değişik önerilerde bulunurken Aytaç Yalman´ın Benim önerim hemen ve gecikmesiz eylem planına başlamak. Seçimden önce muhtıra vermeliyiz. dediği yer alıyor. Ayışığı darbe planlarında, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün kendisinden ve uygulamalarından rahatsız olan Aytaç Yalman ve Şener Eruygur´un Jandarma altında Cumhuriyet Çalışma Grubu kurdukları, bu grupla hükümet aleyhinde kullanılacak argümanların oluşturulmasını sağladıkları tespit ediliyor. Ayrıca Kuvvet komutanları Org. Yalman, Org. Fırtına, Ora. Örnek ve Org. Eruygur´un altına birlikte imza attıkları özel istihbarat bilgilerini Genelkurmay Başkanı´ndan bağımsız olarak Rauf Denktaş´la paylaştıkları belgelenmiş. Eruygur´dan elde edilen belgelerde AK Parti iktidarını zor durumda bırakmayı planlayan Orgeneral Aytaç Yalman´ın rektörlerle görüşerek öğrencilerin hükümet aleyhine eylemlerde bulunmasına çalıştığı anlatılıyor. Mustafa Balbay´ın günlüklerinde de Yalman´ın AKP´nin iktidarda bulunmasının kendisini rahatsız ettiğini ve yapılması gerekenleri sıraladığı belirtiliyor. ´Darbe planıyla ilgili yazılan mektuplar´ başlıklı belgelerde ise özellikle 2003-2004 yıllarında gerçekleştirilmesi planlanan darbe planları ile ilgili detaylı bilgi notları yer alıyor. Notlarda darbe girişimiyle birlikte TSK´nın yeniden düzenlenmesi, sivil idarenin yeniden düzenlenmesi ve dış dünyayla ilişkilerin yeniden düzenlenmesi gibi konuların nasıl hayata geçirileceğinin bizzat kuvvet komutanları tarafından organize edildiği anlatılıyor.

Alper Görmüş (Nokta Dergisi´nin eski Genel Yayın Yönetmeni): Yeni bir dönem açıldı

Bu olması gereken bir şeydi. Ergenekon davasının özünü gizli darbe girişimlerinin oluşturduğunu geçen hafta savcı ifade etmişti. Dolayısıyla böyle bir suç iddiası varsa o dönemin komutanlarının ifadesinin alınması kaçınılmaz bir süreçti. Geç kalmış bir gelişme. Şimdiye kadar, ´Bu planda tanklar mı yürütülmüş ki, bu suç değildir´ fikri dolaşıyordu ortalıkta. Bu girişim ile savcıların bu düşünceleri ciddiye almadığı gösterilmiştir. Darbe girişiminde bulunmanın da, plan yapmanın da meşru olmadığını göstermesi bakınmadan Türkiye´de yeni bir dönem açılmıştır diyebiliriz.

Lale Mansur (Sanatçı): Şaşkın ama mutluyum

İlk defa darbe planı yapanların yargılanması karşısında açıkçası büyük bir mutluluk ve şaşkınlık yaşıyorum. Nihayet böyle bir şeyi görebildik. Asker içinde de suç işleyenlerin yargılanabileceği bir ülkede yaşıyor olmak güzel. Askeri kanadın ve belli bir kesimin diline pelesenk ettiği, ´Orduyu yıpratmayın´ sözünün ne kadar anlamsız olduğunu bu süreçte iyi gördük. Aslında orduyu yıpratanların bizzat askerin içinden çıkanlar olduğunu anlıyoruz. Çürük yumurtaları ayıklamadıkları sürece kendileri orduyu yıpratıyor. Allah´tan aralarında demokrasiye inanan askerler var. Cuntacılar mutlaka yargılanmalı. Aylar önce hazırladıkları Kafes planı ortada. Hala bu tür planlar yapmaktan vazgeçmiyorlar.

Doğan Akın (Tempo 24 web sitesi Genel Yayın Yönetmeni): Üç general ile sınırlı kalmayacak

Darbe girişimlerinin varlığını, yokluğunu ya da ölçüsünü belirlemesi açısından yeni bir içtihat olacak. Özden Örnek´in bilgisayarından çıktığı bilirkişi raporu ile tespit edilen günlükleri sürekli reddettiler. Alper Görmüş´e hakaret ve iftira davası açıldı. Görmüş bilirkişi raporunun mahkemeye getirilmesini ve soruşturmanın genişletilmesini talep etti. Fakat mahkeme bunu kabul etmedi. Burada yarım kalmış bir mesele ve de çok önemli bir mesele söz konusudur. O zaman reddedilen soruşturmanın bu soruşturma kapsamında yapılacağı açıktır. Bu, üç general ile sınırlı kalmayacaktır.

Cengiz Alğan (Dur De Platformu sözcüsü): Eylemlerimizin meyvesini alıyoruz

Türkiye´nin birçok ilinde gerçekleştirdiğimiz darbe karşıtı yürüyüşlerimizin meyvesini alıyoruz. O gün sokaklara çıkan binlerce kişi ilk defa farklı kesimlerden olmalarına rağmen ortak bir dille ´darbelere hayır´ demişti. Yıllardır ümitle bu günleri bekledik. Türkiye adına çok sevindirici bir gelişme. Bu işin muvazzaflarla ya da düşük rütbeli askerlerle kapatılmayacak kadar önemli olduğunun görülmesi yargı adına büyük bir gelişme.

Osman Pamukoğlu (Emekli Tümgeneral): Bana göre çok geç kalındı

Ayışığı, Sarıkız, Eldiven... Bunların bir yerde konuşulduğu, belli bir fikir olarak veya düşünce olduğu, hayata geçirebilir miyiz diye bunun üzerine kafa yordukları, imkan ve fırsat aradıkları belli. Ama o, onunla uyuşamamış; bu bununla anlaşamamış. O dönemin Genelkurmay Başkanı (Hilmi Özkök) ´Benim haberim vardı, önemsemedim.´ diyor. İfadelerine başvurulmasından daha doğal bir şey olamaz. Bana göre geç bile kalındı. Herkesten bir şey dinlemesi lazım. TSK her hafta cuma günü basın toplantısı düzenliyor. Gazeteci ne sorar? Hep siyasi... Niye onlarla basın toplantısı yapıyorsun? Atatürk´ü işine geldikleri zaman işine geldikleri gibi kullanıyorlar. ( Zaman)

Tamer Korkmaz (Yenişafak): Darbeye karşı derin devlet ve TSK´da bir güç-irade oluşmasaydı; Hilmi Özkök´ün tek başına darbeyi önlemesi mümkün olamazdı

Örnek´in günlüklerindeki 18 Ağustos 2004 tarihli notları bir kez daha dikkatlice okuyalım: “Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman da ziyaretime geldi. Değerli bir dosttan ayrılmanın sıkıntısı içime çökmüştü. Çok sıkıntılı bir yıl geçirmiştik... Şener Eruygur´un bizim bildiğimizin dışına çıkarak bazı işler yaptığını ondan öğrendim. Hatta o kadar ileri gitmişti ki, biz bile tasfiyeye tabi imişiz. Bunlar dehşet verici bilgilerdi...” Org. Hilmi Özkök, Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde, Sarıkız-Ayışığı- Eldiven-Yakamoz kod adlı darbe hazırlıklarını yapan generallerle ilgili görünürde herhangi bir tasfiye işlemine girişmedi... (Hala onların aleyhinde konuşmuyor.) Peki, ne yaptı? Sonuç aldı! Yani, darbe girişimlerini tesirsiz hale getirdi, engelledi; Ergenekoncuları paketledi! Burada, Hilmi Özkök´ün darbecilerle mücadeledeki stratejisine dikkatinizi çekmek isterim. Tam bu noktada, hayati bir hususu vurgulamakta çok büyük fayda görüyorum. Org. Özkök tek başına, mesela bir “Süpermen!”misali darbeyi engelleyen kişi miydi? Sorunun cevabı, gayet tabii “Hayır”dır. Şayet, ABD-Ergenekon yapımı darbe girişimlerine karşı devletin derinliklerinde ve TSK´da hakim bir güç veya irade oluşmasaydı; Hilmi Özkök ya da bir başka ismin tek başına darbeyi önlemesi-engellemesi mümkün olamazdı! Ankara´daki “derin mücadele”de, “o ana kadarki” en büyük kırılma, 1 Mart 2003´te tezkerenin reddedilmesi hadisesidir. Bu tarihi olayın asıl mahiyetini kamuoyu henüz bilmiyor. Türkiye´deki yıllanmış “derin-gizli yapı” bir başka deyişle “Ankara´daki Washington” en büyük- en hayati yarayı tezkerenin reddedilmesi olayında almıştır. 2003-2004 dönemindeki darbe hazırlıklarının başarılı olamayışının arka planında, bu bilinmeyen-görünmeyen-algılanamayan gerçek vardır! Dolayısıyla... ABD´nin Ankara eski Büyükelçisi Eric Edelman´ın şimdilerde çıkıp da “O dönemde darbe hazırlıkları yapan generaller bana gelseydi, onlara ABD´nin darbeye karşı olduğunu söylerdim” diye konuşması, trajikomik olmanın da ötesinde, “hikaye”den ibarettir. ( Yenişafak)

Şamil Tayyar (Star): Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanma yasası için AYM´nin kararı bekleniyor: Yeni 367 faciası olur mu?

04 Aralık 2009: Emekli kuvvet komutanları Aytaç Yalman, İbrahim Fırtına ve Özden Örnek´in Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara ifade verecek olması, kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı. Tartışmanın sağlıklı bir zeminde yürütülebilmesi için 2. iddianamenin ilgili bölümlerini yeniden okumanın yararlı olacağı kanaatindeyim. Savcılar, Sarıkız dosyasını, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven dosyalarından ayırdı. Ayırma gerekçesi, Sarıkız darbe senaryosunun sözkonusu komutanların görevde olduğu dönemde hazırlandığı iddiasıdır. Dolayısıyla yargılamanın askeri mahkemede yapılmasına kanaat getirdiler. İddianameye göre; bu komutanlar sadece Sarıkız´dan suçlanmaktadır. Diğer darbe senaryoları, Şener Eruygur ve ekibine mal edilmektedir. Ayrıca, Sarıkız´ın en önemli argümanı Özden Örnek günlükleridir. İlave olarak, Mustafa Balbay´a ait günlükler, paşanın günlükleriyle karşılaştırmalı olarak 2. iddianameye konmuştur. Daha sonra ifadesi alınan eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün günlüklerle örtüşen ifadeleri de sürecin önemli bir evresidir. Şener Eruygur ve Hurşit Tolon´da ele geçirilen bazı belgeler de darbe iddialarıyla ilgili önemli bir yer tutmaktadır. Savcıların, Sarıkız´ı diğerlerinden ayırmalarının temel sebebi, Ergenekon yapılanması içinde görmemelerinden değil, komutanların görev dönemlerine ait olmasıdır. Tabi, iddianamenin kabul edildiği 25 Mart 2009 tarihinde, askere sivil yargı yolunu açan yasal düzenleme henüz yapılmamıştı. Şimdi durum farklı, yargılama yolu açıldı. Savcılar, sorgulardan sonra üç paşayı Ergenekon davasına dahil edeceklerdir. Çünkü, 2. iddianamede çok açık şekilde suçlanıyorlar. Aksi durumda, 2. iddianamenin çöpe atılması gerekir. Buradaki sürpriz gelişme, Anayasa Mahkemesi´nin sivil yargılamayla ilgili kanunu iptal etmesi olabilir. O durumda kağıtlar yeniden karılır. Duyuyoruz ki, Anayasa Mahkemesi abluka altına alınmış, kararın bir an önce verilmesi isteniyormuş. Bakalım, yeni bir 367 faciası doğacak mı? ( Star)

(01 Aralık 2009, 14:30), son güncel.: (04 Aralık 2009)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Deniz Kuv. Komutanı Özden Örnek´in darbe günlükleri (tam metin)

Darbe Günlükleri ve Komutanlarla ilgili manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4660    yazdır/print




Gizli Tanık: Teröristlerin yerini verdim Küçük seyirci kaldı

Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara kendi isteğiyle ifade everen gizli tanık Kıskaç´ın anlattıkları delil klasörlerinde yer aldı. İlginç bilgiler aktaran gizli tanık Kıskaç, jandarma istihbarat elemanı olarak çalıştığını belirtti. Gizli tanık Kıskaç, Yıldız hemşirenin (Yıldız Namdar) eşinin de şehit edildiği olay öncesinde teröristlerin yerini nokta olarak söylemesine rağmen Küçük´e bağlı rütbelilerin operasyonu planlandığı gibi yapmadığını savundu. Terörist grubun ellerini kollarını sallayarak uzaklaştığını savunan gizli tanık Kıskaç, Sabancı suikastini de önceden bildirmesine rağmen seyirci kalındığını anlattı. Gizli tanık, Sivas olaylarından önce terör örgütlerinin bölgede tutunmakta zorlandığını, bu olaydan sonra ise örgüte katılımların hızlandığını söyledi.

Gizli Tanık: Teröristlerin yerini verdim Küçük seyirci kaldı

Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara kendi isteğiyle ifade everen gizli tanık Kıskaç´ın anlattıkları delil klasörlerinde yer aldı. İlginç bilgiler aktaran gizli tanık Kıskaç, jandarma istihbarat elemanı olarak çalıştığını belirtti. Gizli tanık Kıskaç, Yıldız hemşirenin (Yıldız Namdar) eşinin de şehit edildiği olay öncesinde teröristlerin yerini nokta olarak söylemesine rağmen Küçük´e bağlı rütbelilerin operasyonu planlandığı gibi yapmadığını savundu. Terörist grubun ellerini kollarını sallayarak uzaklaştığını savunan gizli tanık Kıskaç, Sabancı suikastini de önceden bildirmesine rağmen seyirci kalındığını anlattı. Gizli tanık, Sivas olaylarından önce terör örgütlerinin bölgede tutunmakta zorlandığını, bu olaydan sonra ise örgüte katılımların hızlandığını söyledi.

Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara kendi isteğiyle ifade everen gizli tanık Kıskaç´ın anlattıkları delil klasörlerinde yer aldı. İlginç bilgiler aktaran gizli tanık Kıskaç, jandarma istihbarat elemanı olarak çalıştığını belirtti. Gizli tanık Kıskaç, Veli Küçük ile bağlantılı rütbelilerin terör örgütlerine bitirici operasyonlar yapmayarak rahat bir şekilde örgütlenmelerine göz yumduklarını yaşayarak gördüğünü kaydetti. Bilgi vermesine rağmen bazı operasyonların yapılmadığını ileri süren gizli tanık Kıskaç, PKK ve DHKP-C´nin eylem birlikteliği yaptığı dönemde 250 kişilik terörist grubun yerini nokta vererek bildirdim. Veli Küçük´le bağlantılı rütbelilerin operasyonu planlandığı gibi gerçekleştirmemeleri üzerine kamuoyunda Yıldız hemşire olarak bilinen Yıldız Namdar´ın eşi Astsubay Murat Namdar ve 5 gencin şehit edilmesi olayı oldu. Bu eylemin gerçekleşerek şehitler vermemiz ve 250 kişilik PKK ve DHKP-C militanlarının göz göre göre ellerini kollarını sallayarak kaçmaları beni verdiğim bilgileri ´kimlere veriyorum´ diye düşünmeye itti. diye konuştu.

Terör faaliyetlerinin olduğu bölgelere Veli Küçük ile bağlantılı rütbelilerin atandığını belirten gizli tanık Kıskaç, Sabancı suikastı gibi gerçekleşmeden önce bildirdiği eylemlerle ilgili verdiği istihbaratların değerlendirilmeyerek seyirci kalınmasının kendisinde terörle beslenenler ile terörle mücadele edenlerin birbirlerinden ayrılması gerektiği fikrini uyandırdığını anlattı. Teröre karşı gerçekten mücadele verenlerin toprağa düştüğünü ifade eden gizli tanık Kıskaç, Bu işin edebiyatını yapanlar ise memur maaşıyla villalarda yaşıyorlar dedi.

ÜLKÜCÜ VE PKK´LI KAÇAKÇILAR AYNI MASADA OYNARLARDI

Silah ve uyuşturucu kaçakçıları ile mafya tipli insanların garsonluk yaptığı kafeye geldiklerini anlatan gizli tanık Kıskaç, Dündar Kılıç, Behçet Cantürk, Alaattin Çakıcı´nın kardeşi gibi isimler gelirdi. Gece 24´ten sonra bu kafe kapanırdı. Ben de onları alıp Merit Otel´in altındaki Ömer Lütfi Topal´a ait gazinoya götürürdüm. Ben burada çalışırken garip şeylere tanık oldum. PKK´lı uyuşturucu kaçakçılarıyla kendilerini ülkücü mafya diye tabir edenler aynı masada çanak oynarlardı. Bir araya gelmeleri düşünülmeyecek bu kişileri aynı ortamda birleştiren şey sadece para ve rant mıydı? Hayır. İstanbul Ülkü Ocakları Başkanlığı yapmış Levent Temiz ile İp lideri Doğu Perinçek´in oğlu Mehmet Perinçek´i aynı eylemde buluşturan güç, aslında baştan beri bu grupları kontrol eden güçtür. şeklinde konuştu.

SİVAS OLAYI TERÖR ÖRGÜTÜNE YARADI

Sivas olayından önce terör örgütünün bölgede tutunmakta zorlandığını ifade eden gizli tanık Kıskaç, bu olaydan önce örgütün eleman bulmakta da güçlük çektiğini söyledi. Bölge halkının terör örgütüne yardım etmediğini belirten gizli tanık Kıskaç, PKK ve DHKP-C terör örgütleri hareket edemez durumdaydılar. Ne zamanki Sivas provokasyonu yaşandı bölge halkı terör örgütüne kucak açtı. Terör örgütüne katılımlar birden hızlandı. 1995 yılındaki Gazi olayları ne idiyse 1993 yılında Sivas´ta yapılan da oydu. dedi. (CİHAN)

(29 Nisan 2009)

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=2190    yazdır/print




Kontrgerillanın sağlık ayağı GATA ile aydınlandı

´Yargı´dan sonra ´sağlık´ alanındaki Kontrgerilla örgütlenmesi de giderek netleşiyor. Kamuoyu vicdanını rahatsız eden ve hatta Elkaide´ci Sakka´nın bile dalga geçtiği bu durum üzerine sivil toplum kuruluşlarının baskısıyla harekete geçen Adalet ve Sağlık Bakanlıkları, Ergenekon tutuklularının peşpeşe gerçekleşen şaibeli GATA sevklerine ve bu sevklerin dayandığı sağlık raporlarına çifte soruşturma başlattı. Bir önceki yazımızda bu soruşturmanın oldukça geç kaldığını belirtmiş ne işe yarayacağını sormuştuk. Soruşturmanın ne işe yarayacağı merakla beklenirken, konunun gündeme gelmesiyle ortaya çıkan bazı ayrıntılar, Kontrgerillacıların sağlıktaki örgütlenmesini biraz da olsa aydınlatmaya yaradı. Özellikle Hurşit Tolon´un Silivri Cezaevinden hülle rapor yoluyla adeta televizyon dizisi Kurtlar Vadisi´ndeki İskender´in cezaevinden kaçırılma girişiminden esinlenildiğini hissettiren bir operasyonla kaçırılmaya kalkışılması buna en çarpıcı örnek teşkil ediyor. Bir diğer çarpıcı örnek ise Kartal Devlet Hastanesi´nce Susurluk hükümlüsü İbrahim Şahin´e verilen ve travmaya bağlı yakın ve uzak hafıza kaybı denilen rapor. Raporda hastanın hastalıkları kalıcıdır, düzelme göstermez denilmişti. Oysa Şahin´in iyileştiği ve maşallah Allah nazarlardan korusun Ergenekon sürecinde eskisinden bile iyi olduğu görüldü.

Kontrgerillacıların sağlıktaki örgütlenmesi GATA vesilesiyle biraz da olsa aydınlandı

´Yargı´dan sonra ´sağlık´ alanındaki Kontrgerilla örgütlenmesi de giderek netleşiyor. Kamuoyu vicdanını rahatsız eden ve hatta Elkaide´ci Sakka´nın bile dalga geçtiği bu durum üzerine sivil toplum kuruluşlarının baskısıyla harekete geçen Adalet ve Sağlık Bakanlıkları, Ergenekon tutuklularının peşpeşe gerçekleşen şaibeli GATA sevklerine ve bu sevklerin dayandığı sağlık raporlarına çifte soruşturma başlattı. Bir önceki yazımızda bu soruşturmanın oldukça geç kaldığını belirtmiş ne işe yarayacağını sormuştuk. Soruşturmanın ne işe yarayacağı merakla beklenirken, konunun gündeme gelmesiyle ortaya çıkan bazı ayrıntılar, Kontrgerillacıların sağlıktaki örgütlenmesini biraz da olsa aydınlatmaya yaradı. Özellikle Hurşit Tolon´un Silivri Cezaevinden hülle rapor yoluyla adeta televizyon dizisi Kurtlar Vadisi´ndeki İskender´in cezaevinden kaçırılma girişiminden esinlenildiğini hissettiren bir operasyonla kaçırılmaya kalkışılması buna en çarpıcı örnek teşkil ediyor. Bir diğer çarpıcı örnek ise Kartal Devlet Hastanesi´nce Susurluk hükümlüsü İbrahim Şahin´e verilen ve travmaya bağlı yakın ve uzak hafıza kaybı denilen rapor. Raporda hastanın hastalıkları kalıcıdır, düzelme göstermez denilmişti. Oysa Şahin´in iyileştiği ve maşallah Allah nazarlardan korusun Ergenekon sürecinde eskisinden bile iyi olduğu görüldü.

Kartal Devlet Hastanesi, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu´nun başkanı Nur Birgen, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu üyesi Prof. Dr. Erbil Gözükırmızı, GATA Beyin Cerrahisi Servis Şefi Kd. Albay Nusret Demircan, Silivri 5 No´lu Kapalı Cezaevi Müdürü Bahtişen Erin...

Ergenekon tutuklusu emekli Orgeneral Şener Eruygur´un eşine ait, internete düşen ses kayıtlarının doğrulanması Adalet ve Sağlık bakanlıklarını harekete geçirdi. Mukaddes Eruygur ile GATA Beyin Cerrahisi Servis Şefi Kd. Albay Nusret Demircan arasında geçen konuşma, tutuklulara verilen raporları tartışmalı hale getirmiş, kişilerin sağlık durumlarına göre değil, hukuki şartlara göre belge düzenlendiği anlaşılmıştı. Konuyu mercek altına alan Sağlık Bakanlığı, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin´in sağlık raporları hakkında inceleme başlattı. Teftiş Kurulu, Ersöz´ün Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi´nden GATA´ya sevkini araştırırken, eski Özel Harekatçı İbrahim Şahin´i 2003 yılında cezaevinden kurtaran raporu da gündemine aldı. Benzer bir işlem Adalet Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Soruşturmanın merkezinde ise tutuklu sanıkların kaldığı Silivri 5 No´lu Kapalı Cezaevi Müdürü Bahtişen Er var. Alınan bilgilere göre Er, tutuklu komutanları cezaevi doktorunun muayesinden geçmeden hastaneye sevk etmekle suçlanıyor.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan ve ardından ´sağlık gerekçesiyle´ tahliye edilen emekli Orgeneral Şener Eruygur´un eşi Mukaddes Eruygur´un ses kayıtları 10 Şubat 2009´da gündeme bomba gibi düşmüştü. Mukaddes Eruygur ile GATA Beyin Cerrahisi Servis Şefi Kd. Albay Nusret Demircan arasında geçtiği anlaşılan kayıtta, Eruygur´un serbest bırakılmasına ilişkin süreçte yaşananlar anlatılıyor. Bayan Eruygur´un da kabul ettiği ses kaydında Albay Demircan, Buradan taburcu edilirse tekrar aynı şeyler yaşanır endişesi var. ifadelerini kullanıyor, emekli askerin tekrar tutuklanabileceği ihtimaline karşı kaygılarını dile getiriyor. Konuşmanın diğer bölümünde ise Eruygur´a hiçbir tedavinin uygulanmadığı, bir doktorun bomboş yatıyor cümlelerinden anlaşılıyor. Doktor, GATA´da müşahede altında tutulan Eruygur´a ait ne bir kan testi ne de bir film olduğunu söylüyor.

İşte bu konuşma, Ergenekon sanıklarına verilen doktor raporlarını tartışmalı hale getirdi. Söz konusu kayıt üzerine sivil toplum örgütleri, olayın Adalet ve Sağlık bakanlıkları tarafından sorgulanması gerektiğini açıkladı. Her iki bakanlık, ses kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından harekete geçti. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, Levent Ersöz ile İbrahim Şahin´in sağlık durumlarıyla ilgili soruşturma başlattı. Kurul, Ersöz´ün Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi´nden Gülhane Askeri Tıp Akademisi´ne (GATA) sevkini incelerken, İbrahim Şahin´i 2003´te cezaevinden kurtaran Kartal Devlet Hastanesi´nin raporunu da mercek altına aldı. Raporda Şahin´in travmaya bağlı yakın ve uzak hafıza kaybına uğradığı belirtilmişti. Hastanın hastalıkları kalıcıdır. Düzelme göstermez. denilmişti. İbrahim Şahin´e Susurluk Davası´nda hafıza kaybı raporu veren Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu´nun başkanı Nur Birgen´in daha önce meslekten men cezası aldığı ortaya çıkmıştı. Aynı kurulun üyelerinden Prof. Dr. Erbil Gözükırmızı´nın ise Doğu Perinçek´in genel başkanlığını yaptığı İşçi Partisi´nin üyesi olduğu anlaşılmıştı.

Cezaevi müdürü Bahtişen Er´e sevk soruşturması

Adalet Bakanlığı´nın, Ergenekon terör örgütü davasının tutuklu sanıklarının kaldığı Silivri 5 No´lu Kapalı Cezaevi Müdürü Bahtişen Er hakkında soruşturma başlattığı öğrenildi. Davanın tutuklu sanıklarından emekli Orgeneral Hurşit Tolon tahliye olmadan önce söz konusu cezaevinde kalıyordu. Yine tutuklu sanıklar emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve emekli Tuğgeneral Levent Ersöz de aynı cezaevindeydi. Şen´in, emekli paşaları cezaevi doktoruna muayene ettirmeden hastaneye sevk etmekle suçlandığı ileri sürülüyor. 10 bin 904 tutuklu ve hükümlü barındıracak olan Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü´nde 8 tane L tipi kapalı ile bir de açık cezaevi infaz kurumu bulunuyor. ETÖ tutuklularının çoğu 5 No´lu Kapalı Cezaevi´nde barınıyor. Sanıklardan bir kısmı da 4 No´lu Cezaevi´nde kalıyor. Bayrampaşa Cezaevi´nde 7 yıl müdürlük yapan Bahtişen Er ise 5 No´lu Kapalı Cezaevi´nin müdürü Silivri Cezaevi Kampüsü´nde 4 ve 5 No´lu L Tipi cezaevlerinde kalan Ergenekon tutukluları, koğuş arkadaşlarını kendileri seçmişti. 5 No´lu L Tipi Cezaevi´nde kalanlar arasında emekli Orgeneral Hurşit Tolon, emekli Tuğgeneral Veli Küçük; avukat Kemal Kerinçsiz ve Sami Hoştan da bulunuyordu. Tolon ile Hoştan, ilerleyen süreçte farklı gerekçelerle tahliye oldu.

Hurşit Tolon´un Kurtlar Vadisi´nin yayın boşluğunu değerlendirme girişimi

Ergenekon soruşturması sayesinde sadece gömülü silahlar değil, sanıkların ve mensubu olmakla suçlandıkları Ergenekon Terör Örgütü (ETÖ)´nün sanatsal yönünün de olduğu ortaya çıkmıştı. Kurtlar Vadisi´ndeki İskender karakterinin kaçırılmasından ilham alan ETÖ´cüler Tolon paşayı da cezaevine yerleştirdikleri adamları vasıtasıyla benzer şekilde kaçırmaya kalkışmışlardı. Telaştan bazı ayrıntıları gözden kaçıran aktörler son anda cezaevi yönetiminin dikkatini çekmeseydi emekleri de boşa çıkmayacaktı.

Hülle rapor şoku yaşanmıştı

´Aspirine bile ihtiyacı yok´ raporu verilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon adına bir yüzbaşı, 12 Ocak 2009 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi´nden GATA´ya sevk istemiş, doktor bu sevk raporunu ´asker kaçağı´ diye imzalamış, ancak sahte rapor, son anda cezaevi yönetiminin dikkatinden kaçmayınca, sevk durdurulmuştu....

Kontrgerilla operasyona takviye yapmıştı

Tolon´un tahliye edilmesi için yapılan inanılmaz baskılara son olarak İstanbul Barosu´nun ve bir gün arayla da Ankara Barosu´nun tahliye talepleri eklenmişti: ´Cezaevi Tolon´un psikolojisini bozuyor tahliye edilsin´

Normalde bu sevk olmaz

Silivri Devlet Hastanesi´nde Uzman Dr. Ali Ulvi Yılmaz, Tutuklular ilk olarak hastaneye gelirler. İlgili branşa giderler eğer sorunu çözemezsek, sevk zinciri içinde bulunduğumuz hastaneye bu yönlendirmeyi yaparız. Ama GATA´ya normalde bizim hastanemizden sevk olmaz. Sevk zincirimizde de yok demişti.

Abdullah Harun

(20 Şubat 2009)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Hurşit Tolon´la ilgili manşetlerimiz

Kontrgerilla´nın sağlıktaki örgütlenmesi

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=3815    yazdır/print




Mavi Marmara'da yakalama kararı

26.05.2014 15:43 Gazze'ye 31 Mayıs 2010'da insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin davada, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil dört komutan hakkında tutuklam..
Tamamı 26.05.2014

TIR iddianamesi kabul edildi

15.05.2014 13:34 Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından MİT'e ait tırların durdurulmasına yönelik olarak 13 askeri personel hakkında müebbet hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianame Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince ka..
Tamamı 15.05.2014

Paralel kulağa ilk dava açıldı

05.05.2014 14:06 Adana'da yürütülen ve Emniyet İstihbarat yetkililerinin şüpheli olduğu telekulak soruşturması sona erdi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan'ın yazdığı iddianameyi kabul etti. Böylec..
Tamamı 05.05.2014

Flaş!!! Gülen'e darbe soruşturması

30.04.2014 10:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyuruları üzerine Fetullah Gülen hakkında soruşturma başlatıldı. Gülen hakkındaki soruşturmanın, 17 Aralık sonrasında kaldırılmadan önce Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. ..
Tamamı 30.04.2014

Güney:Gülen Ergenekon bağlantılı

09.04.2014 19:24 2001 yılında polise verdiği ifadesi ile Ergenekon örgütünün ilk kez resmi kayıtlara girmesini sağlayan gazeteci Tuncay Güney'in ifadesinin satır aralarında çok önemli bir bilgiye rastlandı. Ergenekon'un firari şüpheli..
Tamamı 09.04.2014

Mahkeme davayı başarıyla gördü

04.04.2014 10:55 Beş yıl süren ve 8 ay önce sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar ancak dün açıklanabildi. 16 bin 780 sayfadan oluşan kararda çok çarpıcı ifadeler yer aldı. Örneğin şu satırlar dikkat çekici: "Yargılama sonunda..
Tamamı 04.04.2014

Ağlayan Gülen, gülen AK Parti

31.03.2014 11:47 Türkiye, dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yerel seçimler başarıyla yapıldı. Milli iradeyi hedef alan 17 Aralık darbe girişimine karşı halk sandığa koştu. Seçimlere katılım oranı % 90 ile çok yüksek gerçekleşt..
Tamamı 31.03.2014

Kozmik Oda´da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanmadı. 60'lı..
Tamamı 14.03.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 08.02.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 02.12.2013

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ibadete kapa..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ve sit..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilg..
Tamamı 06.09.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldığı için hu..
Tamamı 15.08.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı. Tutuklu ..
Tamamı 05.08.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına açıklama ya..
Tamamı 24.07.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt üyeliğinde..
Tamamı 19.07.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günlerde intern..
Tamamı 10.06.2013

Zirve davasındayız!

Kontrgerilla.com, Zirve'yi sarstı

Zirve davasının 93. duruşmasında sanıklar savcılık mütalaasına karşı savunma yaptı. Sanıklardan Ergenekon hükümlüsü Hurşit Tolon'un avukatı İlkay Sezer savcıya tepki gösterdi: 'Mütalaanın ilk bölümü 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden aynı şekilde kopyalama yapılmış. Bizi beylik tabancasıyla vursaydınız, bu sitedeki kopyalamayla vurmasaydınız..
Tamamı 23.06.2013

Ergenekon davasındayız!

Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu

Ergenekon davasının 202. duruşmasında eski Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu konuşuldu. Ecevit'in doktoru Mücahit Pehlivan tanık olarak ifade verdi. Duruşmada Abdullah Harun'un konuyla ilgili bir yazısı da gündeme geldi. O ve benzer diğer yazılarda Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün'ün "Dünyada tedavisi kesilince iyileşen tek hasta..
Tamamı 11.03.2013

Yeni kitabımız çıktı!

Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi

'Ordu Suikast Düzenler mi? Bülent Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi' başlıklı kitap, 2009 yılı sonunda gerçekleşen Arınç Suikasti ve Kozmik Aramalar konusunu ve üç yıldır tamamlanmayan soruşturmanın örtbas edilip edilmediğini sorgulayan, konuyla ilgili iddiaları da aktaran bir çalışma.. Subayların Ergenekon ve diğer örgüt bağlantıları.. Kozmik Aramalar.. Tepkiler..
Tamamı 27.12.2012

Fetullah Gülen'e şok

Paralel Devlet´e suç duyurusu

23.01.2014 11:20 Milli İradeyi Savunanlar Platformu (MİSAP), 'Paralel Devlet' konulu bir suç duyurusu yaptı. TMK ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başssavcılığı'na yapılan suç duyurusunda; birkaç aydır yaşanmakta olan paralel devlet iddiaları ile bu yapılanmanın başında Fethullah Gülen’in bulunduğu ve yapılanmayı bizzat idare ettiği şüphesi çok sayıda somut bulgu..
Tamamı 23.01.2014

Zirve mütalaası sitemizde

Malatya Zirve Katliamı Davası

17.07.2014 13:55 Malatya Zirve Katliamı davasının 567 sayfalık savcılık mütalaasının tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. 23 Haziran'daki duruşmada sanık avukatları savcılık mütalaasına tepki gösterdiler. Hurşit Tolon'un avukatı, mütalaanın ilk 150 sayfalık bölümünün 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden..
Tamamı 17.07.2014

Gezi Belgeseli

Belgeleriyle Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılan, haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçilerini delilleriyle birlikte sergilemeye başlıyoruz. Halka ve verdiği oya güvenmeyen, onları aşağılayan, sandık yerine başka yerlerden iktidara çıkmaya çalışan, kısacası seçimlerden fayda ummayan bu güçlerin..
Tamamı 24.06.2013

Ayasofya Camiye Çevrilsin

Ayasofya için dilekçe kampanyası

26.11.2013 13:01 Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), 'Peygamberimizin'in işareti, Fatih'in emaneti, Büyük Türkiye'nin alameti; Ayasofya açılsın' sloganıyla Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi için dilekçe kampanyası başlattı. Türkiye çapında yapılacak kampanya, İstanbul'un Fethi'nin sene-i devriyesi olan 29 Mayıs 2014'te sonlanacak ve toplanılan dilekçeler yine..
Tamamı 26.11.2013

İddianame yayından kaldırılmıştır

İzmir casusluk davası

İzmir casusluk davasının iddianamesinde 196'sı müşteki, 831'i mağdur olmak üzere toplam 1027 kişi için kimlik bilgilerinin sansürlenmesi çalışması yapılmıştı. Bu süreçte çok yoğun emek harcandı. Ancak sitemize artarak gelmeye devam eden taleplerden anlaşıldığı gibi, iddianamelerde mağdur ya da müşteki olarak yer almadığı halde çok sayıda başka ismin de..
Tamamı 14.05.2013

Türkistan Deklarasyonu

Türkistan Uluslararası Konferansı

12.05.2014 11:50 'Türkistan'ın Dünü, Bugünü, Yarını' adıyla üçüncüsü düzenlenen uluslararası konferans, 11 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkistan; ilmi, islami, fenni ve tıbbi ilimlerin beşiği olan, Buhari, Tirmizi ve Biruni gibi çok önemli müslüman ilim adamlarının yaşadığı bölgenin adıdır. Türkistan coğrafyası ve özellikle de bu coğrafya..
Tamamı 12.05.2014

Şok plan: HSYK bunu yapacak

26.07.2014 11:54 HSYK'dan önceki gün gelen şok tehdit hayata geçirildi. HSYK 3. Dairesi, Bolu Savcısı Zekeriya Öz hakkında, Twitter'da kullandığı hesap üzerinden 'Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sonunun Kaddafi ve Saddam gibi olacağını' ima..
Tamamı 26.07.2014

İsrail Gazze'den, paralel buradan

25.07.2014 10:31 Paralel yapı mensuplarından Hakkari eski Emniyet Müdürü Tufan Ergüder şok açıklamalar yaptı. Selam-Tevhid örgütü iddiasıyla masum insanları dinledikleri suçlamasıyla gözaltına alınan polis arkadaşlarını savundu. Bugün ..
Tamamı 25.07.2014

İşte F-tipi kumpasın delilleri

23.07.2014 17:25 Türkiye önceki gün; Ergenekon, Balyoz, KCK, ÇHD ve Devrimci Karargah gibi çok yakın geçmişin ünlü soruşturmalarını yürüten polis şeflerinin kelepçelenerek gözaltına alındığı bir sabaha uyandı. 25 ilde toplam 99 polis ş..
Tamamı 23.07.2014

Flaş!!! Paralel polislere operasyon

22.07.2014 10:12 İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin yönetiminde İstanbul merkezli olmak üzere 22 ilde paralel yapıya karşı büyük bir operasyon başlatıldı. Biri "Selam Tevhid örgütü soruşturmasında kumpas", diğeri ise "'yasadışı dinle..
Tamamı 22.07.2014

Kontrgerilla.com, Zirve'yi sarstı

23.06.2014 20:31 Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde 2007'de biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazları kesilerek öldürülmesine ilişkin davaya 93. duruşmayla devam edildi. Duruşmaya, bir süre önce cezaevinden tahliye edilen Ergenekon hükümlüsü..
Tamamı 23.06.2014

Flaş!!! 12 Eylül müebbetle bitti

18.06.2014 12:57 12 Eylül davasında önemli gelişme.. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Özdabakaoğlu, "sanıkların, darbeyi yapmaya yaklaşık 1 yıl kadar önce karar verdiklerinin ve darbenin ..
Tamamı 18.06.2014

Gülen soruşturması büyüyor

29.05.2014 14:12 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fethullah Gülen hakkında yürütülen soruşturmanın derinleştirildiği öğrenildi. Soruşturmayı yürüten Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu Savcılığı, Gülen'in geçmişe yönel..
Tamamı 29.05.2014

Flaş!!! Paralel örgütün adı: PDY

28.05.2014 11:02 Dicle Üniversitesi'nde paralel yapılanma iddialarını araştıran Diyarbakır Başsavcılığı, örgütün adını "Paralel Devlet Yapılanması" (PDY) olarak koydu. Aralarında rektör Ayşegül Jale Saraç'ın da bulunduğu 9 öğretim üyes..
Tamamı 28.05.2014

Taraf-Baransu'ya 52 yıl şoku!

22.05.2014 17:31 Taraf gazetesi ile muhabir Baransu'ya şok dava.. "Gülen'i Bitirme Kararı 2004'te MGK'da Alındı" haberi için açılan savcılık soruşturması tamamlandı. Mehmet Baransu ve gazetenin Sorumlu Yazı işleri Müdürü hakkında 52'şe..
Tamamı 22.05.2014

Gülen'e 3 soruşturma daha

02.05.2014 11:29 Fetullah Gülen hakkında, 'dini kullanarak dolandırıcılık' ve 'örgüt kurma' suçlarından dolayı İstanbul'da üç soruşturma yürütüldüğü ileri sürüldü. Gülen hakkında Ankara'da 'darbe girişimi' suçlamasını da içeren bir sor..
Tamamı 02.05.2014

Paralel´e de Ergenekon´a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.03.2014

Paralel yargı: Direneceğiz!

15.02.2014 15:41 Yargı darbesiyle AK Parti hükümetini devirmek için art arda operasyonlar yapan paralel yapının yüksek yargı üyesi hakim ve savcılara yönelik talimatlarını içeren ses kaydı ortaya çıktı. Ankara'daki hakim ve savcılara d..
Tamamı 15.02.2014

Flaş!!! Taraf´a paralel soruşturma

05.02.2014 12:59 Taraf gazetesine şok!.. Adalet Platformu ile Abdullah Harun'un suç duyuruları üzerine harekete geçen savcılık, Taraf gazetesi sorumlularına, muhabir Mehmet Baransu ve gazeteci Emre Uslu'ya paralel yapılanma ile bağlant..
Tamamı 05.02.2014

Paralel soruşturma endişeli başladı

31.01.2014 17:03 İstanbul'da flaş gelişme.. Hükümet'in 17 Aralık operasyonu sonrasında sıkça dile getirdiği 'paralel devlet' ve örgüt' iddialarıyla ilgili ilk adım atıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 ve 25 Aralık operasyonunu ..
Tamamı 31.01.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fethullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması sur..
Tamamı 27.01.2014

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
9.571.892