Özet  EskidenYeniye
 
İSTEDİĞİNİZ MANŞETLER..         "VKGB" için arama sonuçları    (Toplam 6 sonuç)           Arama sonuçlarını yazdırmak için tıklayın


Cihaner´e şok suçlamalar

Eski Erzincan Başsavcısı ve CHP Milletvekili İlhan Cihaner´in, yasaya aykırı olarak görevlendirerek kendisine muhbirlik yaptırdığı polis memuru Fatih K., yakalanınca şok iddialarda bulundu. Kendisini, CHP Milletvekili Cihaner´in, sanığı olduğu Erzincan Ergenekon soruşturmasıyla ilgili belgeleri çalmakla görevlendirdiğini iddia eden Fatih K., ´İstediği belgeleri Emniyetten alıp kendisine verdim. Benden yalancı tanıklık istedi´ dedi.

25.05.2013 12:19 Eski Erzincan Başsavcısı, CHP Milletvekili İlhan Cihaner´in, yasaya aykırı olarak görevlendirerek kendisine muhbirlik yaptırdığı polis memuru Fatih Kutbay, yakalanınca şok iddialarda bulundu. Fatih Kutbay, Ergenekon soruşturmasını yürüten Erzincan TEM bilgisayarlarındaki evrakların çalınmasını kendisinden Cihaner´in istediğini belirterek, bu evrakları polis bilgisayarından alarak sahte isimle Cihaner´e gönderdiğini söyledi. Fatih Kutbay, Cihaner´in kendisinden Erzincan halkını galeyana getirip emniyeti bastırmasını istediğini de anlattı.

15 Mayıs´ta gözaltına alındı

Emniyet bilgisayarlarına girerek yasa dışı yollarla elde ettiği bilgileri almak iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülen eski polis memuru Fatih Kutbay, 15 Mayıs 2013´te Ankara´da gözaltına alındı. İlk ifadesinin ardından Erzurum TMK 10.maddesi ile görevli Cumhuriyet Savcısı Yaşar Sadık Taşkın´a ifade veren Fatih Kutbay, dönemin Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında şok iddialarda bulundu.

VKGB dergisi referansım olmuş

Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi Derneği´nin çıkardığı dergiye abone olduğunu ifade eden Fatih Kutbay, “İlhan Cihaner, beni abonesi olduğum dergi ile bir takım kimselerin benim ulusalcı fikirlerim nedeniyle bana referans olduklarını söyledi” dedi. Başsavcılık makamında baş başa yapılan görüşmede Cihaner´in kendisine emniyet içindeki bazı yapılarla ilgili operasyon yapacağını, kendisine bilgi taşımasını istediğini ifade etti.

Periyodik olarak bilgi verdim

Fatih Kutbay, periyodik aralarla topladığı bilgileri Cihaner´e aktardığını, bu durumun Cihaner´in tutuklanması sonrasında da devam ettiğini söyledi. Fatih Kutbay, “Ben Başsavcı´nın sözlü talimatı gereğince istihbarat ve TEM şube müdürlüğü personeli hakkında bilgi toplamaya devam ettim” dedi. Fatih Kutbay ifadesinde özetle şu iddialarda bulundu:

Kahverengi ajandaya not aldı

Cihaner´in talimatıyla Erzincan Emniyet Müdürlüğü Terör ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile ilgili buradaki personelin durumu ve bir takım hususları araştırıp almış olduğum notları sözlü olarak kendisine ilettim. Benim bildirdiğim hususları sürekli yanında gördüğüm kahverengi ajandasına not alıyordu.

´Bunların hepsi saçmalık´

İlhan Cihaner, STAR´ın konuyla ilgili sorusuna bir süre sessiz kaldıktan sonra “Bunların hepsi saçmalık, başka da söyleyeceğim bir şey yok” cevabı verdi. Tüm çağrılara rağmen sanık olduğu Erzincan Ergenekon davası duruşmalarına katılmayan Cihaner için, son duruşmada ´zorla getirme´ kararı çıktı.

Erzincan´ı galeyana getir, emniyet müdürlüğünü bastır

TEM BİLGİSAYARINA GİRMEMİ İSTEDİ: Erzincan Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğünün bilgisayarlarına girip soruşturma evrakları veya diğer bilgileri getirmemi istedi. Ben de eğitim şube müdürlüğünde bulunan H.A´nın şifresini kullanarak bu bilgisayarlara girdim.

KENDİ SORUŞTURMA EVRAKLARINI İSTEDİ: Bilgisayarda Erzincan Ergenekonu soruşturmasına ilişkin evrakları ve dosyayı buldum. Çünkü Başsavcı benden özellikle o soruşturmayla ilgili dosyaları ve varsa insanlar hakkında tutulan fişleme notlarını istiyordu. Ben de bunları flash disk aktardım.

SAHTE İSİMLE BİLGİLERİ GÖNDERDİM: Elimdeki 8 gb´lık flash diski açamadım. Hemen akabinde kendime doktor raporu alıp memleketim Kırıkkale´ye gittim. Kırıkkale´deyken birkaç DVD´ye aktardığım bilgi ve belgeleri Oğuzhan Yıldırım ismi ile PTT´den kargo ile İlhan Cihaner´e gönderdim. Cihaner, aramızdaki ilişkinin ispatlanmaması için beni tembihlemişti.

4-5 BİN KİŞİLİK DOSYAYI BASIN TOPLANTILARIYLA YAY: DVD´yi gönderdikten sonra Paradis Pastanesi´ndeki ikili görüşmemizde benden TEM şubeden elde ettiğim dosya ile ilgili ve özellikle yaklaşık 4-5 bin kişilik arşiv kayıtlarını Erzincan´da yaymamı, basına çıkıp bunları açıklamamı, bu şekilde halkı galeyana getirip halkın emniyet müdürlüğünü basmasını sağlamamı istedi.

YALANCI TANIKLIK ETMEMİ İSTEDİ: İlhan Cihaner Erzincan Çatalarmut Barajı´nda bulunan mühimmatla ilgili olarak güya bu mühimmatın Erzincan Emniyet Müdürlüğü görevlilerince baraja atıldığı konusunda yalancı tanıklık yapmamı benden istedi.

OPERASYONUN BAŞINDA O VAR

Dönemin Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner´in kendisinden istediği hukuk dışı belgeleri nasıl sızdırdığını anlatan Kutbay, “Bana irticacılara yönelik ordu ile yapılacak operasyonun başında kendisinin olacağını söyledi.

KARDEŞİYLE HABER YOLLADI

Eski polis memuru Fatih Kutbay, 16Mayıs 2013 tarihli savcılık ifadesinde sarsıcı açıklamalarda bulundu. Ankara´da 15Mayıs 2013´te babası ve kız kardeşi ile gözaltına alınan eski polis Kutbay, 2009´da İstanbul´dan Erzincan ili Otlukbeli ilçesine tayin olduğunu söyledi. Hıristiyan olması nedeniyle dini inancını rahat yaşamak için 5,5 ay çalıştıktan sonra Erzincan merkeze tayin olduğunu anlatan Kutbay, siyasi görüş olarak ´ulusalcı sol´ söylemi benimsediğini aktardı.

Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi Derneği´nin dergisine abone olduğunu söyleyen Kutabay, Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi´nde okuyan kız kardeşi Merve Sena Kutbay aracılığıyla, dönemin Erzincan Başsavcısı Cihaner´e gitmesi konusunda haber aldığını aktardı.

Kız kardeşinin hukuk öğrencisi olması nedeniyle adliyeye sık sık gidip geldiğini anlatan Kutbay, Cihaner´in, kendisinden ´Emniyet içinde asker ile birlikte yapacakları operasyon için Emniyet´teki oluşumlar ile ilgili bilgi istediğini´ söyledi.

Kutbay, Cihaner´in ´Emniyetçilerin büyük bölümünün ´Fethullahçı terör örgütü üyesi olduklarını´ söyleyerek operasyonun ´resmi´ olduğunu vurguladığını kaydetti.

Kutbay itiraflarında yasal olmayan yollardan emniyet bilgisayarlarındaki gizli bilgi, belge ve soruşturma evrakını hangi yöntemlerle Cihaner´e ulaştırdığını da şöyle anlattı:

POLİSİ TEK TEK FİŞLEMİŞ

“İkinci kez Cihaner´in makamına gittiğimde bana Emniyet içerisinde Fethullahçı terör örgütü ve İsmailağa Cemaati mensubu polislerin bulunduğunu söyledi. Bunları daha yakından tanımam için, Fethullahçılar´ın saçlarının uzun, Hz. İsa sülietinde olduklarını, kılık kıyafetlerine özen gösterdiklerini, diğer aşırı dinci tarikatmensuplarının da Emniyet´te takunyaları ile gezdiklerini, masalarında Kur´an, Yasin duası gibimateryaller bulundurduklarını, sivil Fethullahçılar´ın ise ince bıyık bıraktıklarını söyledi.

Merkeze tayinim çıktı. Yanına uğradığımda benden Erzincan Emniyeti Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü´nün personeli ile ilgili bilgi toplamamı istedi.”

Emniyetteki evrakı bana getir

“Başsavcının talimatı doğrultusunda Erzincan Terör ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile ilgili buradaki personelin durumunu araştırıp sözlü olarak kendisine ilettim. Sonra bu notları imha ettim. Bildirdiğim hususları sürekli yanında gördüğüm kahverengi ajandasına not alıyordu. Fethullahçı polislerin futbol ve benzeri sosyal aktiviteleri bile sürekli kendi aralarında yaptıklarını söylemişti.

Ben de bu şubedeki polislerden hangi halı sahaya gittiklerini kendisine söylüyordum. Kendisi somut delillere ihtiyacı olduğunu söyledi. Bunun için Fethullahçı terör örgütü ile ilgili yürüttüğü soruşturmayla ilgili Erzincan TEM ve İstihbarat Şube´nin bilgisayarlarına girip, soruşturma evrakları veya diğer bilgilere ulaşım sağlayıp sağlayamayacağımı sordu. Resmi bir soruşturma olduğunu düşünerek girebileceğimi söyledim. O da bana ilgili evrakları getirmemi söyledi.”

Belgeleri yay, halkı galeyana getir

“Cihaner cezaevinden çıktıktan sonra, Paradis Pastanesi´nde ikili görüşmemizde TEM şubeden elde ettiğim dosya ile ilgili 4-5 bin kişilik arşiv kayıtlarını basına açıklayarak Erzincan´da yaymamı söyledi. Böylece, halkı galeyana getirip Emniyet Müdürlüğü´nü basmalarını sağlamamı talep etti.

BERK´LE RANDEVU TALEBİ

Elde ettiğim arşiv kaydında birçok insanın kimlik bilgisi ve örgütsel konumları ile ilgili bilgi notları vardı. Bu kişilerin bunu duyması halinde emniyete karşı tepki ve infial oluşmasını istiyordu. Ancak bunları yapmadım.

O dönemde 3.Ordu Komutanı Saldıray Berk ile görüşmek için bir yüzbaşı aracılığıyla randevu aldım. Ancak emniyette yaşadığım özel sıkıntılarımdan bu randevuya da gitmedim. Cumhuriyet Başsavcısı´nın isteği doğrultusunda bir soruşturma yürütüldüğünü sanarak devletime hizmet etmek için bu eylemleri yaptım.

Suç işleme kastım yoktur. Tamamen iyi niyetimin kurbanı oldum. Benim psikolojik birtakım rahatsızlıklarım var. Bu durumun da göz önüne alınmasını istiyorum, mümkünse Adli Tıp Kurumu´ndan ceza ehliyetimin olup olmadığı konusunda rapor almak istiyorum.”++Görüşmeyelim, yanlış anlaşılır

“Bir süre sonra Cihaner, Adana Cumhuriyet Savcılığı´na tayin oldu. Uzun süre görüşmedik. O milletvekili oldu, ben polislikten atıldım. Meclis´te kendisiyle görüştüm. Ona, soruşturmanın ne aşamada olduğunu, şu anda Erzincan´da görev yapan yeni savcıya yaşananları anlatmamı isteyip istemediğini sordum.

O, ´Görüşmene gerek yok, yarın kimin hangi koltukta olacağı belli olmaz, sen bekle´ dedi. Akabinde birkaç defa daha kendisiyle görüştüm. Sonra ´Meclis´te görüşmeyelim, yanlış anlaşılır´ deyip beni başından savdı. ´Beni telefonla da arama yanlış anlaşılır´ dedi.” (Star / Bugün)

(25 Mayıs 2013, 12:19)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Yeniden görülmeye başlanan Cihaner davasının duruşmaları

Erzincan´da uygulamaya konulan ıslak imzalı ´irtica ile mücadele eylem planı´ manşetlerimiz

Flaş!!! Islak İmza ve Cihaner birleşti

Mahkeme: Islak imza Erzincan´da uygulandı

Cihaner´e şok: Yeniden yargılanacak

HSYK: Cihaner yargılanmalı

Erzincan´da savcı Cihaner ve Jandarma işbirliğiyle ´ıslak imza´ operasyonları

İŞTE ADIM ADIM ERZİNCAN´DAKİ ISLAK KOMPLO: CEMAATLERİ SİLAHLANDIRMA OPERASYONU

Cihaner´i Yargıtay´da kurtarma planı manşetlerimiz

Ses Kaydı: Cihaner ve diğer davalar Ankara´ya

´Er Cihaner´i kurtarmak´ oyununa devam

Tiyatro: Er Cihaner´i kurtarmak

Savcı: Ergenekon Yargıtay´da mı?

Yargıda Kontrgerilla örgütlenmesi

SAVCI OLDUĞU ÖĞRENİLEN GİZLİ TANIK EFE´DEN MAHKEMEYİ SARSAN CİHANER İDDİALARI

Gizli tanıktan şok ifadeler: Cihaner ´terör arttırılmalı´ diyordu

Cihaner´in gizli sorgu odası

Cihaner davasının gizli tanığına: İfadeni değiştir, yoksa

Cihaner´den tanığa: Kalemini kırdık

Adana´daki cemaatler de ıslak imza ile silahlandırılacak mı?

Terör sanığı Başsavcı Cihaner görevden alınacak mı?

CHP´nin Erzincan davasında tanıklara şok baskısı manşetlerimiz

CHP´liler hakim karşısına çıktı

CHP´li Ersin Ergenekon sanığı olabilir

CHP´li Ersin de Ergenekon´da

CHP´li Tınastepe Ergenekon sanığı oldu

Örneklerle CHP´nin Ergenekon davalarında sempatizanlıktan öte tavırları

´Ergenekon ve CHP´ manşetlerimiz

Erzincan iddianamesinde ara

Islak İmza iddianamesinde ara

Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

Ergenekon, Balyoz ve benzer davaları engelleme girişimleri

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5332    yazdır/print


 

Harddiskler Gölcük etkisi yapacak

Genelkurmay´ın Ergenekon davasına gönderdiği harddisklerden darbe davalarındaki suçlamaları doğrulayan yeni deliller çıktı. Benzer gelişme Malatya Zirve davasında sanık akrabası tarafından mahkemeye teslim edilen harddisk olayında da yaşanıyor. Gölcük´te elde edilen belgeler bir çok şüphelinin tutuklanmasına, yeni soruşturma ve davaların açılmasına neden olmuştu. Gölcük etkisinin, elde edilen yeni delillerle Ergenekon, Zirve ve Dink davalarında da yaşanacağı görülüyor. Elde edildikleri yer itibarıyla önemi büyük olan deliller, yeni bazı soruşturmaların açılmasına da yol açabilir.

12.03.2013 22:48 Ergenekon davası kapsamına alınan internet andıcı davası sanıklarının ifadelerinde verdikleri bazı bilgilerin izini süren mahkeme heyeti, ifadelerde bahsi geçen personelin bilgisayarlarının harddisklerini Genelkurmay´dan talep etmişti. Genelkurmay´ın mahkemeye gönderdiği harddiskler Naip Hakim tarafından incelendi. Bir rapor hazırlanarak sonuçlar mahkemeye bildirildi. Harddisklerden darbe planlarını destekleyen şok içerikli belge ve bilgiler çıktı. Mahkemede bulunmayan yeni belge ve isimlerin yer aldığı hardisklerdeki yaklaşık 3 milyon belgeden 600 bin adedinin şifreli ve gizli ibareli olduğu anlaşıldı. Mahkeme Genelkurmay´dan şifreleri istedi. Henüz açılamayan bu şifreli dosyaların da açılmasıyla delillerin artması bekleniyor.

Bizzat Genelkurmay kanalıyla elde edilmeleri nedeniyle deliller üzerine tartışma yaşanması beklenmiyor. Benzer bir durum Gölcük Donanma Komutanlığı´ndaki aramalarda çuvallarca belgenin elde edilmesinde yaşanmıştı. Bir diğer benzer gelişme de Malatya Zirve davasında sanık akrabası tarafından mahkemeye yakın zamanda teslim edilen harddisk olayında yaşanıyor. O harddiskten de çarpıcı yeni deliller çıktı.

Gölcük´te elde edilen belgeler bir çok şüphelinin tutuklanmasına, yeni soruşturma ve davaların açılmasına neden olmuştu. Gölcük etkisinin, elde edilen yeni delillerle Ergenekon ve Zirve davalarında da yaşanacağı görülüyor. Elde edildikleri yer itibarıyla önemi büyük olan delillerin yeni bazı soruşturmaların açılmasına yol açabileceği düşünülüyor.

GENELKURMAY HARDDİSKLERİNDEKİ YENİ DELİLLER

Genelkurmay´ın mahkemeye gönderdiği harddisklerdeki yeni delillerden bazıları özetle şu şekilde:

Genelkurmay: Darbe şartları henüz yok!

Harddisklerden çıkan bir bilgi notu şok içeriğe sahip. 30 Ağustos 2007´de Harekat Başkanlığı için hazırlanan bilgi notunda hükümete müdahale şartlarının olgunlaşmadığı belirtiliyor. Bu sebeple muhtemel bir darbe için siyasi istikrarsızlık ve ekonomik gerilemeye ihtiyaç olduğu vurgulanıyor. Harddisklerden, Ergenekon sanıklarının kurtarılması, topluma irtica korkusu pompalanması ve AK Parti´nin engellenmesi için yapılmış kara propaganda planları da çıktı.

Genelkurmay´ın inkar ettiği Tushad, Genelkurmay disklerinden çıktı

Disklerden çıkan ve sadece Ergenekon davasını değil diğer bir çok davayı da temelden etkileyecek belki de en önemli delil, Genelkurmay´ın varlığını ettiği TUSHAD isimli Özel Harp Dairesi´nin TSK içinde kurduğu Ergenekon hücresinin varlığını gösteren ıslak imzalı resmi belgelerin taranmış fotoğrafları oldu. Resmi belgelerde ´TUSHAD Genelkurmay bünyesinde kurulmuş gizli bir yapılanmadır´ deniliyor. Belgelerde resmi yazışmaların tüm ayrıntıları görülüyor. Son 1 yıl içinde peşpeşe gelen bilgilerle Tushad´ın varlığı ortaya çıkmıştı. Bilgilerin tümünde Özel Harp Dairesi (ÖHD) ve onun kurduğu Ergenekon hücresi TUSHAD´ın çok sayıda terör olayını planladığı, Türkiye´deki terörü en üst düzeyde planlayıp yürüten resmi daire olduğu iddia ediliyordu. Peşpeşe gelen bilgilerden rahatsız olan Genelkurmay geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir açıklama ile Özel Harp´in terörle bağlantısı iddialarını yalanladı. Genelkurmay, Tushad biriminin olmadığını da iddia etti. Ancak Genelkurmay´ın gönderdiği harddisklerden Genelkurmay´ın inkarını geçersiz kılan belgelerin çıkması Genelkurmay´ı da çok zor durumda bırakacak. Tushad ile ilgili belgeler sadece Ergenekon davasını değil, Malatya Zirve katliamı ile Hrant Dink cinayeti davalarını, hatta Bülent Arınç´a suikast ve Özel Harp Dairesi ile ilgili açılmak üzere olan davayı da yakından etkileyecek. İlgili mahkeme ve savcılıklar Tushad´ın var olup olmadığına dair Genelkurmay´dan bilgi talep etmişti.

Genelkurmay´dan Özel Harp itirafları

Genelkurmay harddisklerinden Özel Harp Dairesi ile ilgili çarpıcı bir belge çıktı. ´Amatör siviller´in kullanıldığı ve bunların ´kontrol dışı kalmaları seyredilmiştir´ denilen belgede Özel Harp Dairesi´nin ´istikrarsızlaştırma operasyonu´ yaptığı kabul ediliyor. “Geçmişte yapılmış, olmuş bitmiş faaliyet ve uygulamalardan bugünün yöneticileri sorumlu değildir” yorumu yapılıyor. Ancak şüphe konusu uygulamaların geçmişte kalmadığına dair çok fazla delil ve bulgu ortaya çıktı. Kaldı ki bir an için öyle olduğu varsayılsa bile bahsi geçen ifadenin tek başına bir itiraf niteliği taşıdığı açık. Geçmişte hangi suçlara, cinayet ve terör eylemlerine karışıldığı sorusunun mahkemelerin ilgisini çekeceği açık. Genelkurmay resmi açıklamalarında Daire´nin terörle bağlantısını sürekli yalanlıyor. Benzer bir yalanlama bir kaç hafta önce geldi. Ancak bizzat Genelkurmay´ın gönderdiği harddisklerden çıkan itiraf ve belgeler, gerçeğin farklı olduğunu ortaya koyuyor.

Cumhuriyet mitingleri sivil değilmiş

Genelkurmay´ın Ergenekon davasına bakan mahkemeye gönderdiği harddisklerden AK Parti hükümetine karşı 2007´de düzenlenen mitinglerle ilgili çarpıcı bilgiler çıktı. Resmi yazışmalarda mitingler hakkında değerlendirmeler var. Yazışmalardan mitinglere destek verilmesi gerektiği açıkça belirtiliyor. Eski adı Psikolojik Harekat olan Bilgi Destek Dairesi´nden Albay Fuat Selvi´nin hazırladığı belgede, terör ve Cumhuriyet mitingleri kıyaslanıyor. Nerelerde yanlış yapıldığı, başarılı mitinglerin nasıl olması gerektiği tek tek anlatılıyor. Mitingler Ergenekon iddianamelerinde Ergenekon örgütünün eylemi olarak gösteriliyor, bunun delilleri sıralanıyor.

Albay Çiçek´in bilgileri harddisklerden çıkmadı

Disklerden çıkan ilginç bir bulgu da, disklerde yer alması gereken bir bilginin bulunmadığının anlaşılmasıydı. Bilgi Destek Dairesi´nde çalışan tüm kullanıcılara ait bilgilerin server bilgisayarın harddiskinde tespit edilmesine karşın o bölümün yöneticisi ve ıslak imzalı belgenin de mimarı olan Albay Dursun Çiçek´in bilgileri ise bulunamadı. Bu bilgi kaybı, daha önce İrticayla Mücadele Eylem Planı davasının delil klasörlerine giren Bilgi Destek Dairesi´ne ait 26 adet bilgisayar ve beş adet sunucu üzerinde ´70 kez güvenli silme işlemi´ yapıldığı iddialarını güçlendirdi.

Sanıklar ihbarları örtbas etmiş

Yeni deliller sadece harddisklerden değil Genelkurmay´dan gönderilen diğer belgelerden de elde edilmişti. Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nin talebi üzerine Genelkurmay Başkanlığı´ndan gönderilen klasörler arasında yer alan 140 sayfalık bir belgede çarpıcı bilgiler yer alıyor. Örneğin, Ergenekon terör örgütüyle ilgili Genelkurmay Başkanlığı´na gönderilen 7 adet ihbar mektubunu, Balyoz ve Ergenekon davasının sanıkları incelemiş. Andıç davasındaki Ergenekon sanığı İsmail Hakkı Pekin ile Balyoz sanıkları Ahmet Türkmen, Cumhur Eryüksel ve Erdem Caner Bener tarafından yapılan incelemelerde, ihbar mektuplarında yer alan isimlerin hepsi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş.

Andıç´la 49 kampanya yürütülmüş

Disklerden çıkan bir belge, sanıkların varlığını inkar ettiği çok sayıdaki kara propaganda amaçlı internet sitesinin işletildiğine yönelik Ergenekon davasındaki suçlamayı doğruluyor. Ekim 2008 tarihli bir belgede, propaganda amaçlı 10 sitenin hizmet verdiği, 430 sitenin izlendiği ve internette 49 adet örtülü yayın kampanyasının yürütüldüğü belirtiliyor.

Darbeyi olgunlaştırmada basına görev

Disklerden çıkan bir bilgi de, 30 Ağustos 2007´de Harekat Başkanlığı için hazırlanan bilgi notunda gözler önüne serilen darbe hazırlığı idi. Hükümete müdahale şartlarının olgunlaşma süreciyle ilgili basına yüklenen bazı sorumluluklara ve faaliyetlere yer verilen bilgi notunda, yazarlara kitap yazdırma, bazı tarikat ve sivil toplum örgütleri hakkında broşür hazırlatılması ve yönlendirici anket yaptırılması dikkat çekiyor.

Genelkurmay´a çalışan 14 gazeteci kim?

Disklerden çıkan ilginç bir bilgi, ayrıntıları ortaya çıktığında gündemi sarsabilecek içerikte. Belgede AK Parti´ye kapatma davası hazırlanırken kullanılan 14 gazetecinin isimleri yer alıyor. Genelkurmay´dan gönderilen haberleri başlıkları değiştirerek aynen kendi haberleri gibi köşelerinde yayınlayan ve sadece isimlerinin başharfleri öğrenilebilen bu 14 gazetecinin kim olduğu henüz bilinmiyor.

Aydınlık, yarı resmi TSK yayın organı

Disklerden çıkan bir belgelerde, Genelkurmay´ın Aydınlık ve Jeopolitik gibi dergilere kara propaganda amaçlı maddi desteği de yer alıyordu. Belgelerde, bu yayın organlarına çok sayıda abone yapılması, ilan ve reklam verilmesi, çıkaracakları kitap ve dergilerin alınması talep ediliyor. Belgelerde çok sayıda faaliyete dair planlar yer alıyor. En dikkat çekeni ise bazı Kuran ayetlerine yönelik çirkin saldırı planı. Bilindiği gibi Aydınlık dergisi yöneticileri Ergenekon davası kapsamında yargılanıyor. Aydınlık´a yöneltilen suçlamalardan biri, örgütün yayın organı olduğunu kanıtlayacak şekilde Başbakan Erdoğan´ın yasadışı şekilde kaydedilmiş gizli devlet konuşmalarını yayınlamak, böylece onu devirmeye yönelik darbe çalışmalarına destek vermek. Diğer yayın organı Jeopolitik de hükümet karşıtı bir yayın organı olarak yayın faaliyeti yürütüyor.

Büyükanıt 2. muhtırayı hazırlamış

Disklerden çıkan bir diğer bilgi, 27 Nisan 2007 tarihinde AK Parti hükümetine karşı internette muhtıra yayımlayan dönemin Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt´ın, yeni bir bildiri hazırlattığı ancak kamuoyuna duyuramadığı oldu. Muhtırada, ´Genelkurmay´ın Başbakan´a bağlı bir kurum´ olduğu şeklindeki hükümet açıklamasından duyulan rahatsızlık dile getiriliyor.

İbadet Eylem Planı!

Disklerden, Ergenekon´un TSK´nın din düşmanı olmadığını göstermek için ´İbadet Eylem Planı´ yaptığını gösteren ilginç belgeler de çıktı. Namaz, hacc, kurban gibi ibadetlerin subaylarca yapılmasını ve kamuoyunun duyması için haberleştirilmesini isteyen planda amacın gösteriş olduğunu kanıtlayan iki kritik ayrıntı dikkat çekiyor. İlki, ibadetlerin dozajının iyi ayarlanması gerektiği, aksi halde kamuoyunda TSK´nın imajının zarar görebileceği uyarısı. Diğeri ise TSK´nın üst düzey yöneticilerinin ibadet uygulamasına katılmamasının istenmesi.

ZİRVE DAVASINDA SANIK YAKININ TESLİM ETTİĞİ HARDDİSKTEKİ YENİ DELİLLER

Zirve davasında sanık yakının savcılığa teslim ettiği harddiskten çıkan bazı yeni deliller özetle şu şekilde:

Zirve Yayınevi cinayetleri davası kapsamında tutuklu bulunan muvazzaf asker Haydar Yeşil´e ait bir harddisk kayınbiraderi H.K. tarafından belki önemli olabilir gerekçesiyle soruşturmayı yürüten savcılığa teslim edildi. Harddiskten şok belge, ses kaydı ve bilgiler çıktı. Diskten çıkan belgelerin öncelikle Malatya Zirve katliamı davasıyla ilgili olduğu belirlendi. Şerefsizlere vur dedik öldürmüşler şeklindeki katliamı itiraf eden ses kaydı bunlardan sadece birisi. Ancak harddiskten çıkan bilgiler sadece bu katliamla sınırlı değil.

Savcı: Hamido´yu Özel Harp öldürdü

Binbaşı Haydar Yeşil´in harddiskinden çıkan belgelere göre, 1978 yılında Malatya eski belediye başkanlarından ´Hamido´ lakaplı Hamit Fendoğlu´na yönelik suikast, darbeye zemin hazırlamak amacıyla, Zirve Yayınevi cinayetlerini planlayan Özel Harp Dairesi´nin ´siyah ve beyaz kuvvetler´i tarafından gerçekleştirilmiş. Harddiskteki bilgilerden hareketle bu görüşe varan savcı delillerini de raporunda sıralıyor. 17 Nisan 1978 tarihinde Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu, evine paketle gönderilen bombanın patlaması sonucu iki torunu ve geliniyle birlikte hayatını kaybetmişti. Zirve Yayınevi Katliamı da 2007 yılında yine Malatya ilinde gerçekleşti.

1978 yılı garip gelebilir. Ancak hatırlanacağı gibi Özel Harp Dairesi unsurlarının görev aldığı TUSHAD isimli Ergenekon hücre yapılanmasının 1993 yılında TSK içinde gizlice kurulduğu, Zirve iddianamesinde delilleriyle ortaya konulmuştu. Ayrıca bu gelişmeden hareketle biz bir adım daha ileri gitmiş ve Ergenekon yapılanmasının 1970´li yıllara kadar uzandığını Ergenekon 1993´e uzandı başlıklı 24 Haziran 2012 tarihli haberde çok sayıdaki somut delil ve bulgu ile ortaya koymuştuk.

Tushad, bayrağı PKK´ya yaktırdı

Binbaşı Haydar Yeşil´in harddiskinden çıkan bazı belgeler, Özel Harp Dairesi subaylarının görev aldığı TUSHAD isimli Ergenekon hücresinin hazırladığı raporlardan oluşuyor. Raporlarda, Üsteğmen B.Ç. için “Mersin bölgesinde PKK odaklı sokak eylemleri yaptırabilme kabiliyetine sahiptir. Mersin´de bir çok olayı kendi dairesi planlamıştır. Bölgede planların pratiğe dönüştürecek sivil bağlantıları güçlüdür. Kendisine bağlı siyah ve beyaz kuvvetleri koordine etmektedir.. PKK ile sivil kuruluşlarımız ile ortak görev yürütmektedir.” deniliyor. 2005 yılında Mersin´de Nevruz kutlamalarında küçük çocuklar Türk bayrağını yakmış, tüm yurtta tepki gösterileri düzenlenmişti. Bayrağı çocukların eline takım elbiseli bir sivilin verdiği, bu kişinin Vatansever Kuvvetler Güç Birliği (VKGB) üyesi Ali Kutlu olduğu tespit edilmişti. Kutlu, halen Ergenekon davasında yargılanıyor. Dolayısıyla harddiskten çıkan bu raporlar Ergenekon davasını yakından ilgilendirmekte.

Yukarıda sayılanlar, basına yansımış olan yeni delillerden sadece bir kısmı. Tıpkı Gölcük Donanma Komutanlığından ele geçirilenlere benzer şekilde, bizzat Genelkurmay ya da sanık yakını kanalıyla elde edilmeleri nedeniyle deliller üzerine tartışma yaşanması beklenmiyor. Elde edildikleri yer itibarıyla önemi büyük olan delillerin Gölcük etkisi yapması, Ergenekon, Zirve ve Dink gibi mevcut davaları etkilemesi, çok sayıda yeni soruşturmanın açılmasına da yol açması bekleniyor.

(Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(12 Mart 2013, 22:48)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Genelkurmay´ın provokasyon siteleri ya da ´internet andıcı´ konulu manşetlerimiz

Zirve derinleşiyor: Yeni deliller

Donanma´da zemine gizlenmiş 10 çuval belge manşetlerimiz

Flaş!!! Donanma´da arama: 10 çuval belge

Ergenekon, Balyoz ve diğer davalardaki delil tartışmaları

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5174    yazdır/print


 

Tushad, bayrağı PKK´ya yaktırdı

Zirve katliamı soruşturmasında yeni belgeler ele geçirildi. Özel Harp Dairesi subaylarının görev aldığı TUSHAD isimli Ergenekon hücresinin hazırladığı raporlarda, Üsteğmen B.Ç. için ´Mersin bölgesinde PKK odaklı sokak eylemleri yaptırma kabiliyeti var. Pekçok olayı da kendi dairesi planladı´ deniliyor. 2005 yılında Mersin´de Nevruz kutlamalarında küçük çocuklar Türk bayrağını yakmış, tüm yurtta tepki gösterileri düzenlenmişti. Bayrağı çocukların eline takım elbiseli bir sivilin verdiği, bu kişinin Vatansever Kuvvetler Güç Birliği (VKGB) üyesi Ali Kutlu olduğu tespit edilmişti. Kutlu, halen Ergenekon davasında yargılanıyor.

12.02.2013 10:24 İşyerlerine molotof atan, bayrak yakan, polisi taşlayan çocuklarla gündeme gelen Mersin´deki olayların altından varlığı sürekli tartışma konusu olan TUSHAD çıktı. Star´dan Kemal Gümüş´ün haberine göre (1), Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının Zirve Katliamı soruşturması çerçevesinde elde ettiği yeni deliller arasında bulunan bir belgede TUSHAD´ın elemanları ile ilgili şok raporlar yer alıyor. Raporda TUSHAD elemanı B.Ç için “Mersin bölgesinde PKK odaklı sokak eylemleri yaptırabilme kabiliyetine sahiptir. Mersin´de bir çok olayı kendi dairesi planlamıştır. Bölgede planların pratiğe dönüştürecek sivil bağlantıları güçlüdür” değerlendirmesi yapılıyor.

Ülger´e bağlı kara propaganda

Zirve Cinayeti soruşturmasında elde edilen yeni deliller arasında Genelkurmay bünyesinde Hurşit Tolon tarafından kurulan Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekat Dairesi´nin (TUSHAD) faaliyetleri gün yüzüne çıkmaya başladı. Daha önce Jandarma İstihbarat Binbaşı Haydar Yeşil´e ait hard diskte ortaya çıkan TUSHAD´a dair savcılığın yeni belgelere ulaştığı öğrenildi. Yeni belgelere göre Zirve Yayınevi Katliamı´nın azmettiricisi olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Jandarma Alay Komutanı Mehmet Ülger´e bağlı çalışan dezenformasyon ekibinin toplumu yanlış yönlendirmek ve tedirginlik oluşturmak için büyük bir kara propaganda çalışması yaptığı belirlendi.

Siyah-Beyaz-Kurt-Kartal

Yine söz konusu belgelerde yer alan bilgilere göre TUSHAD´ın alt birimleri olan Siyah ve Beyaz Kuvvetler dışında Kurt ve Kartal isimli iki farklı birimi daha olduğu belirtiliyor. TUSHAD´çılar bünyelerinde çalıştırdıkları askeri personeller ile ilgilide çok detaylı raporlar hazırlatmış ve kullandıkları elemanlarının faaliyet alanları ile irtibatlarını birer birer raporlaştırmış. Raporların birinde ise TUSHAD personeli B.Ç´nin Mersindeki olayların arkasında olduğu ve provokatif bir çok olayı koordine ettiği belirtiliyor. Savcılığın elindeki yeni belgelerde yer alan TUSHAD personelinden bir kaçı için hazırlanan raporlar ise şöyle:

CHP içinde organize yapıyor

Üsteğmen B.Ç: Binbaşı T. Ç´e bağlı olarak çalışmaktadır. Sorumluluğu altındaki elemanlarına hakim olup uygun proje ve görevlerde kullanma yeteneği gelişmiştir. Kürtçü unsurlar ve Alevi unsurlar arasında bağlantıları vardır. Mersin CHP İl teşkilatı içerisinde organize kabiliyetine sahiptir. Mersin CHP içerisinde teşkilatlanma için GATA´dan Albay Ö.P. aracılık etmekte.

Üsteğmen B.Ç planladı

Özellikle Mersin´de bölgesinde PKK odaklı sokak eylemleri yaptırabilme kabiliyetine sahiptir. Mersin´de bir çok olayı kendi dairesi planlamıştır. Bölgede planların pratiğe dönüştürecek sivil bağlantıları güçlüdür. Kendisine bağlı siyah ve beyaz kuvvetleri koordine etmektedir. Verilen görevleri yerine getirme konusunda bir özel harpçi kadar hırslıdır. Kurtlar içerisindeki yapı ile Üsteğmen K. A. üzerinden irtibatlıdır.

PKK ile ortak görev yürüttü

Daire içinde Deniz Üstğ. K.E.A., Deniz Üstğ. D.A., Deniz Üsteğmen S.T., Astsubay Kıdemli Başçavuş T.A., Kd. Başçavuş Z.Ö. ile birlikte çalışmaktadır. PKK ile sivil kuruluşlarımız ile ortak görev yürütmektedir.

TUSHAD ´Makina Dairesi´ yapılanması

HER bölgede kendine ait yapı kuran TUSHAD´ın hücreler halinde oluşturulduğu ortaya çıktı. Hücrelerin bağlı olduğu “TUSHAD Makine Daireleri”nde ise önemli eylem kararları alınırken çeşitli sivil veya siyasi kurumlarla bağlantı da kuruluyordu. TUSHAD yapısının kurulduğu bölgenin büyüklüğüne göre birkaç “Makine Dairesi”ne ayrılabildiği de öğrenildi. Örneğin Akdeniz´de 3 Makine Dairesi bulunmaktaydı. Raporda “Üsteğmen M. Z, Yüzbaşı Ü. N. K´ya bağlı olarak çalışmaktadır. Eleman kazanma noktasında Kd. Başçavuş B.G´yi aktif olarak kullanmış, bir çok elemanı yapıya kazandırmıştır” notu da dikkat çekti.

NEVRUZ´DA ÇOCUKLARIN ELİNE BAYRAK VERİP ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRDILAR

MERSİN´DE 2005 yılındaki Nevruz kutlamaları sırasında küçük çocuklar bayrak yakmış ve buna tepki olarak tüm Türkiye´de bayrak kampanyaları ve yürüyüşleri yapılmıştı. Gözaltına alınan çocuklar ve tanık olarak dinlenen polisler, takım elbiseli iki kişinin bayrağı verip yakmalarını istediğini anlatmıştı. Ergenekon gizli tanığı 17´de, verdiği ifadede, çocuklara bayrağı yakması için veren kişinin Vatansever Kuvvetler Güç Birliği (VKGB) üyesi Ali Kutlu olduğunu iddia etmiş ve Kutlu tutuklanmıştı. Polis de yaptığı fotoğraf karşılaştırmasında çocukların yanındaki kişinin Kutlu olduğunu belirleyip mahkemeye bildirdi. (1)

KONTRGERİLLACILAR İÇİN BAYRAK YAKMA DAHİL HERŞEY MÜBAH

Star yazarı Berat Özipek´in Ergenekon ve ahlak başlıklı 24 Şubat 2009 tarihli yazısını alıntılarken şu satırları eklemiştik: Kendi adamlarımızı öldürür, kendi gazetelerimizi bombalar karşı tarafın üzerine atarız. Çocuklara para verip bayrağı yerlerde süründürtür, para verip gençlere papazları yazarları vurdurturuz. Öyle pervasız öyle korkusuzuz ki cinayeti işleyenlerle güvenlik güçlerini aynı bayrak altında fotoğraflarız. Çocuklarının gözleri önünde insanları evinden alıp infaz ederiz, asit kuyularına atarız. Bize isyan etsinler diye yakınlarına dışkı yediririz, köylerini yakarız. Uyuşturucu ve kan lekesiyle kirlenmiş parayı, mücadelemizi hatırlattığı için daha çok severiz. Yaptıklarımızı örtecek cici gösterecek medyamız, siyasetçilerimiz, parti genel başkanı avukatlarımız var. Bir çağrımızla bayrağı kapıp meydanları dolduracak vatandaşlarımız var. Aynı tabancayla öğleden önce sağcıyı öğleden sonra solcuyu vururuz. Gerilimden çatışmadan besleniriz. Beslendikçe yeni kışkırtmalar çıkartırız. Boş durmayı sevmeyiz. Öyle başarılıyız ki, Gladio´ların örgütlendiği tüm Nato ülkeleri içinde en kanlı ve yoğun faili meçhullerin yaşandığı ülke sayemizde bizimki olmuştur.. (2)

TUSHAD NEDİR?

22 Haziran 2012 tarihinde kabul edilen Malatya Zirve katliamı ek iddianamesinden Türkiye´yi sarsan şok bir iddia çıktı. Ek iddianamenin neredeyse tamamı bu iddiaya dayanıyordu. Buna göre, 1993 yılında TSK içinde o dönem Tümgeneral rütbesinde olan Hurşit Tolon tarafından Ergenekon´a bağlı çok gizli bir hücre yapılanması oluşturulmuş, kışkırtma ve kaos eylemleri gerçekleştirilmişti. Bu hücre Özel Harp Dairesi (ÖHD) görevlilerinden oluşturulmuştu. Ek iddianamenin 598-599. sayfalarında şu ifadeler kullanılıyor:

Şüphelinin Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği görevini yürüttüğü 1993 yılında TSK içerisinde TUSHAD (Türkiye Ulusal Stratejiler ve Hareket Dairesi) isimli gizli bir yapılanmayı Ergenekon Terör Örgütünün talimadarı doğrultusunda bu örgüte bağlı kurarak faaliyete geçirdiği, bu birimin Ergenekon Terör Örgütü tarafından TSK içerisinde gizli bir şekilde kurulmuş olmasından dolayı Genelkurmay Başkanlığının bu birimden haberinin olmadığı, bu yapılanmada diğer bir Ergenekon Terör Örgütü sanığı olan Levent Ersöz´e eğitmen olarak görev verdiği, uzun yıllar bu birimin başında görev yaptığı, Şüphelinin, TUSHAD´ı 1954 yılında kurulan ve daha sonra Özel Harp Dairesi, 1990 yılında da Özel Kuvvetler Komutanlığı ismini alan Seferberlik Tetkik Kurulu içerisindeki bazı birim ve yapıları Beyaz Kuvvetler ve Siyah Kuvvetler adı altında kurumsallaştırarak kurduğu.. (3)

(1) haber.stargazete.com/politika/sokaklari-tushadin-kara-propaganda-ekibi-yaktirdi/haber-726693

(2) kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=389

(3) kontrgerilla.com/iddianame_zirveek.asp

(Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(12 Şubat 2013, 10:24)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

2005´te Mersin´deki Bayrak yakma olayıyla ilgili manşetlerimiz

Ergenekon´da çarpıcı tanık ifadesi

Meğer bayrağı özde vatandaş yaktırmış

Ergenekoncular için herşey mübah

Malatya Zirve Katliamı ve Ergenekon bağlantısı manşetlerimiz

TUSHAD İLE İLGİLİ MANŞETLERİMİZ

Ergenekon 1993´e uzandı: Tushad

Tushad kimlikleri ek klasörlerde

Zirve derinleşiyor: Yeni deliller

Tanık: Özal´ı Tushad zehirledi

Çınar´dan mahkemede şok iddialar

Zirve´yi başlatan papazdan şok itiraflar

Zirve davaları birleştirildi

İşte 761 sayfalık ek iddianame

Zirve ek iddianamesi kabul edildi

Dink ve Zirve aynı ekibin işi

Ergenekon ve Balyoz, Malatya´da ´zirve´ yapmış

Tanık: Malatya ve Dink ´Kafes´ işi

Zirve Yayınevi Katliamı ile Kafes davaları birleşebilir

Özel Harp Dairesi ile ilgili manşetlerimiz

Özel Harp Dairesi sayfamız

Tedavülden kalkan 100bin Meclis´te

TBMM: 100 bin özel harpçi var

TBMM: Derin güçler aktif

TBMM: Terör Özel Harp işi

Flaş!!! Özel Harp ve Ergenekon bombaları kardeş

İşte kontrgerilla.com´un da katkı sunduğu Özel Harp Dairesi konulu TBMM raporu

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5118    yazdır/print


 

Ergenekon´da 222. duruşma

Ergenekon davasına tanıkların dinlenmesiyle devam ediliyor. Duruşmada Mesut Sezer tanık olarak ifade veriyor.

17.08.2012 11:51 Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük´ün de aralarında bulunduğu 65´i tutuklu 273 sanıklı ´Ergenekon´ davasının 222´inci duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi´nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, CHP İzmir Milletvekili gazeteci Mustafa Balbay, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ile gazeteci Tuncay Özkan´ın da aralarında bulunduğu 38 tutuklu sanık katıldı. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Doğu Perinçek ve Sedat Peker´in de aralarında bulunduğu 27 tutuklu sanığın gelmediği duruşmada, bu davadan tutuksuz yargılanan ´Odatv´davasının tutuklu sanığı Yalçın Küçük de hazır bulundu.

TANIK MESUT SEZER´İN İFADESİ

Duruşmada, mahkemeye gelen evrakların okunmasının ardından, tanık Mesut Sezer´in dinlenilmesine başlandı. Sezer, bir dönem Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi´nde genel sekreterlik yaptığını belirterek, burada yargılanan sanıkların büyük bölümünü basından tanıdığını söyledi. Tutuklu sanık emekli Albay Fikri Karadağ ile bir program vesilesiyle tanıştığını ifade eden Sezer, ´Bu hareket, vatanını, milleti ve bayrağını sevenlerden oluşan bir topluluktur, bir sivil toplum örgütüdür. Tamer Ünal tarafından kurulmuştur´ dedi.

Sezer, VGKB´nin 2005 yılında Taner Ünal tarafından kurulduğunu belirterek, derneğin ayda ya da iki ayda bir Ankara´da toplantı yaptığını anlattı. Savcı Pekgüzel´in, Halit Bozkurt ile ilişkisini sorduğu Sezer, ´Danıştay saldırısından 3 gün kadar önce Bozkurt ile tanıştım. Bana Taner Ünal´a destek vermemi söyledi. Çok büyük olaylar çıkacağını ve bunun altında benim de kalacağımı söyledi´ diye konuştu.

Sezer, Cumhuriyet Savcısı M. Ali Pekgüzel´in Kuvay-ı Milliye Derneği ile VKGB´nin ilişkisi nedir? sorusuna da VGKB´den ayrılanların kurduğu bir dernekti. Genel başkanlığını Fikri Karadağ yürütüyordu. karşılığını verdi. Bozkurt, VKGB´yi kuran emekli paşalar arasında yer alıyor.

Sezer, Savcı Mehmet Ali Pekgüzel´in ´Bir telefon görüşmenizde ´İstiklal Savaşı´ ifadesi geçiyor, bunu açıklar mısınız?´ diye sorması üzerine ´Son yıllarda PKK ve yandaşları medyada çokça yer almakta ve propaganda yapmaktadır. Yapacağımız bir bayrak mitingi vardı. Bu mitinge katılım çok olsun diye motivasyon etmek için böyle ifadeler kullandım´ dedi.

(17 Ağustos 2012), son güncel.: (18 Ağustos 2012)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4757    yazdır/print


 

Ergenekon´da 207. duruşma

Ergenekon davasında tanıkların dinlenmesine devam edildi. Gazeteci Tutkun Akbaş, Ergenekon´un toplumsal karışıklık çıkartmak için motorize ekipler kurma planı iddiaları konusunda bildiklerini anlattı. Duruşmada dinlenilen diğer iki tanık ise, terör örgütü PKK tarafından şehit edilen astsubay Murat Namdar´ın eşi Yıldız Namdar ile işadamı Ethem Sancak oldu.

19.07.2012 11:55 Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük´ün de aralarında bulunduğu 68´i tutuklu 273 sanıklı Ergenekon davasının 207´nci duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi´nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, CHP İzmir Milletvekilli gazeteci Mustafa Balbay, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ile gazeteci Tuncay Özkan´ın da aralarında bulunduğu 47 tutuklu sanık katıldı. CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve Sedat Peker´in de aralarında bulunduğu 21 tutuklu sanığın gelmediği duruşmada, başka davadan tutuklu sanık Prof. Dr. Yalçın Küçük ile tutuksuz sanıklar eski Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek ve Aydınlık Gazetesi imtiyaz sahibi Mehmet Sabuncu da hazır bulundu.

TANIK TUTKUN AKBAŞ´IN İFADESİ

Duruşmada tanık olarak dinlenilen gazeteci Tutkun Akbaş, 2006 yılı Mayıs ayında, Tempo dergisinde çalışırken gelen maille ilgili bilgi verdi. Akbaş, 2006 yılında üye olduğu ´Özel Büro´ adlı mail grubundan, Kürt mafyasına karşı motorize ekipler kurulacağı yönünde bir mail aldığını ve bunu araştırmaya başladığını kaydetti. Akbaş mailde, Kürt mafyasına karşı bir milyon kişiden oluşan telsizli ve coplu motorize ekip kurulacağının belirtildiğini söyledi. Akbaş, mailin geldiği ´Özel Büro´ isimli mail grubunun yöneticisi Erkut Ersoy ile mail yoluyla görüştüğünü, Ersoy´un kendisine Kürt mafyasına karşı coplu, telsizli, motorize ekipler kurulacağını, bunu Kuvayı Milliye Derneği ile organize ettiklerini, sorumlusunun Durmuş Ali Özoğlu olduğunu anlattığını belirtti. Ersoy´un bu konuyu kabul ettiğini belirten Akbaş, şöyle dedi:

´Kuvvai Milliye Derneği ile birlikte organize ettiklerini söyledi. Motorların siparişlerinin de verildiğini aktardı. Bana bu motorize ekiplerin başında olan kişinin Durmuş Ali Özoğlu (Ergenekon tutuklu sanığı) olduğunu söyledi. Onunla da röportaj yaptım. Özoğlu, böyle bir motorize ekip kurulması planını doğruladı. Ancak amaçlarının temizlik ve yaşlılara yardım olduğunu belirterek suç oranlarının artması ya da Kürt mafyasına karşı kurulması konularını kabul etmedi. Daha sonra görüştüğüm Özoğlu, bu ekiplerin Kürt mafyasına karşı kurulduğu, telsizli, coplu olacakları konusunu reddetti. Motorize ekipler kurmayı istediklerini, bunların halka, yaşlılara yardım edeceğini, gerektiğinde çöp toplayacağını söyledi. Ben de o zaman çalıştığım dergide bu beyanları olduğu gibi haberleştirdim.´

Mahkeme Başkanı, Akbaş´a röportaj kayıtlarını saklayıp saklamadığını sordu. Akbaş, Özoğlu ile yaptığı röportaj kaydını sildiğini söyledi.

TANIK YILDIZ NAMDAR´IN İFADESİ

Duruşmada dinlenilen bir başka tanık, terör örgütü PKK tarafından şehit edilen astsubay Murat Namdar´ın eşi Yıldız Namdar oldu. Terörist başı Abdullah Öcalan´ın yargılandığı davada müşteki olarak da ifade veren Namdar´a, Mahkeme Başkanı Hüsnü Çalmuk dava konusu Ergenekon Terör Örgütü ile ilgili bilgisini sordu. Namdar da bu konuda 3 yıl önce İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü´nde ifade verdiğini söyledi.

Başkan Çalmuk, emniyette tanık olarak mı ifade verdiğini sordu. İfadeye çağrıldığını, Ergenekon´da güvenlik ve savunmayla ilgili görevleriniz var mı? gibi suçlayıcı sorular sorulduğunu belirten Namdar, Ancak bu konularla ilgili hakkımda bir dava açılmadı. dedi.

Namdar, eşinin 1995 yılında şehit edilmesinin ardından, yaşadığı Bursa´da Atatürkçü Düşünce Derneği, şehit ailelerinin kurdukları dernekler gibi çeşitli sivil toplum kuruşları içinde terörün durdurulmasına katkı sağmak amacıyla çalışmalarda bulunduğunu söyledi. Çabalarının sonuçsuz kaldığını ve kimseden yardım alamadığını belirten Namdar, PKK´nın Yunanistan tarafından himaye edildiğini öğrendiğimde, uluslararası arenada Yunanistan´ı mahkum ettirebileceğimiz bir dava açmak istedim. En azından hukuken bir şey yapalım istedim. Bu konuyla ilgili kardeşini bir terör saldırısında kaybeden Ceyhan Mumcu ile görüşmemin doğru olacağını düşündüm. Mumcu ile görüştüğümde, cesur söylemleri olan Doğu Perinçek´in bize yardımcı olup olamayacağını sordum. O da yardım edebileceğini söyledi. dedi. Perinçek´in, kendisine ilgi gösterdiğini ve yol göstermeleri için hukukçularına yönlendirdiğini belirten Namdar, bu nedenle Perinçek´e teşekkür ettiğini söyledi.

Daha sonra Perinçek ile tekrar görüştüğünü ve bu çalışmalarıyla ilgili bilgi ve belge bulabileceği kişilerin isimlerini istediğini aktaran Namdar, Bana Ümit Özdağ ve Emin Gürses´in isimlerini verdi. Emin Gürses´in de cesur söylemleri vardı. Onunla görüştüm. Önce benden bu belgelerin temini için süre istedi. Ancak birkaç gün sonra belge bulamadığını ve yardımcı olamayacağını söyledi. Birlikte yola çıktığım kişiler, ´Bu işe bizi karıştırma, sen de girme´ dediler. Yine yalnız kaldım diye konuştu.

Doğu Perinçek ile birlikte Lozan´da Ermeni iddialarına ilişkin yapılan eyleme katıldığının hatırlatılması üzerine Namdar, PKK´ya Ermenilerin destek verdiğini bildiği için kendisinin gittiğini ve Perinçek tarafından davet edilmediğini söyledi. Başkan Çalmuk´un masraflarını kimin karşıladığını sorduğu Namdar, ´Her şeyi kendim karşıladım. Ülke için bir şey yapmaya gönüllüyseniz gözünüz para görmez.´ diye cevap verdi.

Terör sorunun çözümüne katkı sağlamak için çok çaba harcadığını, çaldığı bütün kapıların yüzüne kapandığını söyleyen Namdar, bunun üzerine 2007 yılındaki genel seçimlerde Diyarbakır´dan bağımsız milletvekili adayı olduğunu söyledi. Bu girişiminde de çok yalnız bırakıldığını belirten Namdar, Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Hareketi (VKGBH) Derneği Genel Başkanı Taner Ünal´ın, kendisini arayarak seçim çalışmalarında destek olacağını söylediği bilgisini verdi. Diyarbakır´da VKGBH üyeleri tarafından Türk bayraklarıyla karşılandığını belirten Namdar, seçim çalışmalarında bu kişilerden bir süre yardım aldığını anlattı.

VKGBH üyelerinin, kendisinden bazı ihtiyaçları için para istediklerini belirten Namdar, parasının olmadığını ve haliyle para veremeyeceğini söylemesinin ardından bu kişilerin çalışmalara daha fazla katılmadıklarını söyledi. İlerleyen süreçte bir şoför tuttuğunu ve dağ taş gezdiğini, arabasının taşlandığını belirten Namdar, Hakaretlere uğradım. Yanımda kimse yoktu. Doğu Perinçek´in beni desteklediği söyleniyor. Yanımda kimse yoktu. Keşke, Doğu Perinçek, başka bir siyasi parti, medya ya da şehit aileleri derneği beni destekleseydi. diye konuştu. Bu süreçte maddi olarak bittiğini belirten Namdar, Annem bileziklerini bozdurup bana gönderdi. Kazanamadım. Bana ´kadın halinle yerinde otursana, bu ülkede bir sürü adam var´ diyorlardı. ifadesini kullandı.

Tüm gayretlerinin sonuçsuz kaldığını ve küstüğünü belirten Namdar, Bu yüzden de 2007 yılından beri yerimde oturuyorum. Bir de bu Ergenekon´u ben hala anlayamadım. Bana yönelik suçlamalar da olunca kafam karıştı.´ dedi. İfadesinin bazı bölümlerinde duygularına hakim olamayan Namdar, salondan ayrılırken de sanıklara, ´Hepiniz Allah´a emanet olun´ diye seslendi.

TANIK ETHEM SANCAK´IN İFADESİ

Duruşmada tanık olarak dinlenilen iş adamı Ethem Sancak da sanıklardan Doğu Perinçek ile gençlik yıllarından tanıştığını, aralarındaki fikir ayrılığı nedeniyle 1992 yılından beri görüşmediğini kaydetti. Savcılıkta verdiği ifadesini tekrar ettiğini, ekleyecek bir şeyi olmadığını belirten Sancak, bir soru üzerine, ´Ergenekon gibi bir yapılanmadan haberim yok. Ergenekon türü yapılanmalara karşıyım. Birinci sınıf demokrasiden yanayım´ dedi. ( Cihan, AA)

Sancak´ın savcılık ifadesinin okunmasının ardından tutuklu sanık Doğu Perinçek, tanık Sancak´a MİT´in Ergenekon şemasında tüm iş adamlarının isimleri kapalı durumda. Ancak MİT´ten gelen evrakta ismi geçen iş adamlarının arasında isminiz açıkça belirtilmiş. Herkesin ismi kapatılırken sizinki açık yazılmış. Siz Ergenekon´un üyesi misiniz? diye sordu. Mahkeme Başkanı Hüsnü Çalmuk ise böyle bir evrakın mahkemeye ulaştığını hatırlamadığını ve isimleri açmadıklarını ısrarlı bir şekilde tanık ve sanıklara duyurdu. Ardından da Sancak, kendisinin böyle bir örgüte üye olmadığını söyledi.

TANIK MEHMET ALİ ÖZALTIN´IN İFADESİ

Sancak´ın ardından ifadesine başvurulan tanık Mehmet Ali Özaltın, 1993-2008 yılları arasında Türk Metal Sendikası´nın Manisa Şubesi´nde başkanlık yaptığı bilgisini verdi. Son yıllarda teşkilat içinde sıkıntıların ortaya çıktığını belirten Özaltın, ´Türkiyem´ adlı bir topluluk kurduklarını ve bu topluluğa bağlı bir dergi çıkarmaya başladıklarını kaydetti.

ART televizyonunda yapılan programların sıkıntıları su yüzüne çıkardığını belirten Özaltın, Sendikanın geliri 5-6 trilyon lira, ancak Cumhuriyet mitinglerindeki giderleri kendi cebimizden karşıladık. Bu durum bizde sıkıntıya neden oldu. Türk Metal İş Sendikası, darbelerin oluşturduğu bir sendikadır. Darbe dönemlerinde kapanmayan tek sendikadır. Sendikadaki yolsuzluklarla ilgili zaten savcılığa suç duyurusunda bulunduk.´ dedi.

Özaltın, tutuklu sanık Mustafa Balbay´ın Metal İş Sendikası´nın kanalı ART´den haksız gelir elde ettiğini ileri sürdü. Özaltın, Ergenekon davasının tutuksuz sanığı Mustafa Özbek´in genel başkanı olduğu dönemde sendikanın basın danışmanlığını yürüten Balbay´ın, ART´de yaptığı televizyon programından da para aldığını iddia etti. Tanığın bu sözleri üzerine Balbay, kendisine ne kadar para ödendiğini sordu. Davanın iddianamelerinde bu tutarın 48 bin lira olarak geçtiğini aktaran Özaltın, Basın danışmanına ART´de yayın yaptığı için para verilir mi? Biz milliyetçi bir sendikaydık. Cumhuriyet bizim penceremizden bakınca en son okunacak gazeteydi. şeklinde konuştu.

Sendika mensuplarının milliyetçi görüşe sahip olduğuna dikkat çeken Özaltın, Bizim televizyonda Yalçın Küçük´ün çıkması infiale neden oldu. Bu isimler birden bize nasıl yaklaştı anlayamadık. dedi. Sanık Balbay ise Bu aldığım para 3 yıllıktır. Piyasada televizyona program yapan kişilerin aylık maaşının yarısıdır bu. açıklamasını yaptı.

Tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz´in, ART televizyonu ile ilgili sorunun ne olduğunu sorması üzerine tanık Özaltın, Mustafa Özbek´in milliyetçi bir yapısı vardı. ART kurulduktan sonra ilişki kurduğu insanlar konusu bizim tepkimize neden oldu. Biri çıkıp Özbek´in televizyonunda Kürdistan dağlarından bahsediyor. Bunun gibi konular tepki aldı. dedi.

Kerinçsiz, Bergama Kilisesi´nde Aziz Yuhanna anısına Fener Rum patriği Bartholomeos´un katılımı ile düzenlenecek ayinin engellenmesi konusunda tanık Özaltın´a Ayini engelleyin şeklinde bir talimatım oldu mu size? diye sordu. Özaltın ise bu talimatı sendika yöneticilerinden Mecit Azır ve Ferruh Kallak´tan aldığını belirterek, Bergama´ya 2 otobüs halinde gittik. Bu organizasyonu Kemal Kerinçsiz yapacakmış. Onun telefonunu verdiler bana. Ben de bu nedenle gitmeden önce bir kez aradım. dedi. Özaltın, Kerinçsiz´in Bergama´ya gitmediğini söyledi. Kerinçsiz ise Eylem sonrası beni aramamış. Eğer talimatı ben vermiş olsam, eylem sonunda şöyle böyle oldu diye sonucuna ilişkin beni araması gerekirdi. ifadesini kullandı.

Tanık Mehmet Ali Özaltın´ın ifadesinin tamamlanmasının ardından Mustafa Özbek, boğazından ameliyat olduğu ve boğazı ağrıdığı için sorularını kendisi adına avukatı Mustafa Hisar´ın soracağını söyledi. Hisar´ın sorularının ardından da Mustafa Özbek, konuşmak için söz aldı. Boğazı ağrıdığı için fazla konuşamayacağını belirten Özbek, Bu iftiralarıyla ilgili tek bir somut delil sunabilecek mi? diye sordu. Özbek, Çamur at, olmazsa izi kalır. Olmaz böyle bir şey. Bizim haysiyetimizle oynatmayın. diye bağırdı. Bunun üzerine Başkan Çalmuk, Rahatsızlığınız artacak Mustafa Bey, sinirlenmeyin. uyarısında bulundu.

Özaltın´ın sorgusunun tamamlanmasının ardından duruşma yarına ertelendi. ( Cihan)

(19 Temmuz 2012, 11:55)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ergenekon iddianamelerinde motorize ekipler konusu

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4704    yazdır/print


 

Ergenekon´da 206. duruşma

Ergenekon davasına 206. duruşma başladı. Duruşmaya, yazar Zihni Çakır´ın tanık olarak dinlenilmesiyle devam ediliyor.

17.07.2012 11:22 Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük´ün de aralarında bulunduğu 68´i tutuklu 273 sanıklı ´Ergenekon´ davasının 206. duruşması başladı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi´nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, CHP İzmir Milletvekilli gazeteci Mustafa Balbay, CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ile gazeteci Tuncay Özkan´ın da aralarında bulunduğu 45 tutuklu sanık katıldı. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve Sedat Peker´in de aralarında bulunduğu 23 tutuklu sanığın gelmediği duruşmada, 2 tutuksuz sanık da hazır bulundu.

TANIK ZİHNİ ÇAKIR´IN İFADESİ

Kimlik yoklamasının ardından yazar Zihni Çakır´ın tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına başlandı. Haftalık yayınlanan ´Türkeli´ isimli gazetede bir dönem yazı işleri müdürlüğü yaptığını belirten Çakır, Ergenekon davası sanıklarından Taner Ünal´ın da o dönem Vatansever Kuvvetler Birliği Hareketi´nin (VKGB) yayın organı olan Türkeli gazetesinin sahibi olduğunu söyledi. Çakır, daha sonra da bazı şirketler kurduğunu, Taner Ünal´ın da bu şirketlere ortak olduğunu söyledi. Bu ticari ilişkiler nedeniyle Ünal ile aralarının bozulduğunu belirten Çakır, ortak bir arkadaşları vasıtasıyla bir araya geldiklerini söyledi.

Çakır, Taner Ünal bana Türkiye´nin içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için sivil bir yapılanma bulunduğundan bahsetti. Sağ ve sol kesimden isimlerin de bu yapılanma içinde olduğunu söyledi. Bu yapılanma içinde Doğu Perinçek, Muzaffer Tekin, Veli Küçük ve Hikmet Çiçek gibi isimler olduğunu dile getirerek benim de kendilerine katılmamı istedi. Taner Ünal´ın bahsettiği yapılanmanın Türkiye´deki mevcut yapılanmayı değiştirme amacında oldukları endişesi ile bu teklifi kabul etmediğini belirten Çakır, gazetenin askerler tarafından ele geçirilmiş gibi bir durumda olduğu nedeniyle böyle bir değerlendirme yaptığını söyledi. Çakır, bu izlenimi nedeniyle yapılanmanın illegal olduğunu düşünerek geri çevirdiğini dile getirdi.

Tanık Çakır, Bir bodrum katında toplantılar düzenlediklerini ve toplantılara Küçük, Tekin, Perinçek ile Çiçek´in de katıldığını söyledi. Ben toplantılara gitmedim ama bana toplantı fotoğraflarını gösterdi. Bugün ortaya çıkan tabloya bakarak iyi ki de teklifini kabul etmediğimi düşünüyorum. İsabetli bir karar vermişim. ifadesini kullandı.

İfadesini tamamlamasının ardından Çakır´ın, soruşturma aşamasında savcılığa verdiği ifadesinin okunmasına geçildi. İfadesinde ´Ergenekon´un çöküşü´ isimli bir kitap yazdığını söylediği hatırlatılan Çakır, Mahkeme Başkanı Hüsnü Çalmuk´un bu Ergenekon ismini nereden duyduğuna ilişkin sorusunu cevapladı. Çakır, Taner Ünal´ın Türkiye´de derin bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu şeklinde konuştuğunu duyardık. Ümraniye´de el bombalarının bulunmasıyla başlayan bir süreç yaşandı ve derin bir yapılanmanın varlığı araştırılmaya başlandı. dedi.

Başkan Çalmuk, Siz bu yapılanmaya Ergenekon demişsiniz. Soruşturmada Ergenekon isminden bahsedilmeye başlanmış mıydı? diye sordu. Çakır ise henüz Ergenekon isminin gündeme yansımadığını söyledi. Bunun üzerine Başkan Çalmuk, nereden böyle bir isme ulaştığını sordu. Çakır da Can Dündar da yazdığı kitapta derin bir yapılanmadan bahsediyor ve isminin de Ergenekon olduğunu anlatıyordu. Soruşturmada ortaya çıkan yapılanma da aynen bu anlatılandaki gibi bir yapıydı. Ben de Bu yapılanmanın Ergenekon olduğunu düşündüm. diye konuştu.

Çakır, Türkeli gazetesinde 28 Şubat sürecinde Ekümenlik ve Ermeni kamplaşması konuları olduğunda Taner Ünal´ın talimatı ile değerlendirme yapılması için Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Sevgi Erenerol´u aradıklarını anlattı.

Başkan Çalmuk´un, İfadenizde Muzaffer Tekin´e benzeyen bir kişiden bahsediyor ve ´Bir numara´ ifadesini kullanıyorsunuz. Bu durumu açıklar mısınız? diye sordu. Çakır ise gazeteye sık sık gelip giden ve Muzaffer Tekin´e benzeyen bir emekli asker olduğunu söyledi. Taner Ünal tarafından bu kişiye ´Bir numara´ denildiğini aktaran Çakır, Evet Muzaffer Tekin´e benzediğini söyledim. Bunun da arkasındayım. Lakin bıyıkları yoktu. Düzenli olarak traşlı gezen, 60-65 yaşlarında, göçmen diye tabir ettiğimiz bir yapıda, kumral, yeşil gözlü biriydi. Gazeteye geldiğinde büyük saygı gösterilir, elini öperlerdi. Ama bu kişi Muzaffer Tekin değildi. 28 Şubat döneminde de gazeteye çok gelirdi. Bize el yazısı ile hazırlanmış bazı notlar getirirdi. Bilgisayarda yazmamızı isterdi. Birçok kere bu notların o dönemki MGK´da konuşulan konularla aynı olduğunu fark ettik diye konuştu.

Çakır´ın, Bir numara olarak tanıdığımız kişiyi güven Erkaya ile birlikte gördüm. Bir numara, Erkaya´ya çok saygılı davranıyordu. şeklindeki sözleri üzerine Başkan Çalmuk, Bahsettiğiniz bir numara gerçek bir numara mı? diye sordu. Bu soruya da Çakır, Benim tanıdığım kişinin bir numara olduğunu düşünmüyorum. Benim tanıdığım lokal yapılanmanın bir numarasıydı. Gladyo yapılanmasının tanımına bakarsak bu kişinin bir numara olması mümkün değil. NATO´nun tanımladığı gladyo yapılanmasındaki kişi olamaz. NATO´nun tarif ettiği kişi hep Genelkurmay 2. Başkanı olmak zorunda. dedi. Başkan Çalmuk´un Bahsettiğiniz dönem yani 28 Şubat Sürecinde Genelkurmay 2. Başkanı kimdi? diye sorması üzerine de Çakır, Çevik Bir´in ismini verdi. ( Cihan)

-Alaattin Çakıcı ve Kürşat Yılmaz tanık olarak dinlenecek-

Ergenekon davasında Zihni Çakır´ın tanık olarak dinlendiği bugünkü oturumda Mahkeme Başkanı Hüsnü Çalmuk, önümüzdeki hafta görülecek olan duruşmalarda da tanık dinleneceğini açıkladı. Çalmuk, 26 Temmuz 2012 Perşembe günü Alaattin Çakıcı ve Ankara Strateji Enstitüsü Başkanı Mehmet Özcan´ın, 27 Temmuz 2012 Cuma günü de Musa Anter cinayetinde adı geçen PKK itirafçısı ve JİTEM´ci olduğu iddia edilen Adil Timurtaş ile Yakup Kürşat Yılmaz´ın tanık sıfatıyla ifadesine başvurulacağını açıkladı.

Öte yandan, Ergenekon davasının tutuklu sanıkları, 3. Yargı paketi olarak bilinen yeni yasal düzenleme kapsamında yaptıkları tahliye taleplerinin de önümüzdeki hafta 27 Temmuz Cuma gününe kadar değerlendirilmesini bekliyorlar. ( Cihan)

(17 Temmuz 2012, 11:22)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4699    yazdır/print


 



Mavi Marmara'da yakalama kararı

26.05.2014 15:43 Gazze'ye 31 Mayıs 2010'da insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin davada, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil dört komutan hakkında tutuklam..
Tamamı 26.05.2014

TIR iddianamesi kabul edildi

15.05.2014 13:34 Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından MİT'e ait tırların durdurulmasına yönelik olarak 13 askeri personel hakkında müebbet hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianame Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince ka..
Tamamı 15.05.2014

Paralel kulağa ilk dava açıldı

05.05.2014 14:06 Adana'da yürütülen ve Emniyet İstihbarat yetkililerinin şüpheli olduğu telekulak soruşturması sona erdi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan'ın yazdığı iddianameyi kabul etti. Böylec..
Tamamı 05.05.2014

Flaş!!! Gülen'e darbe soruşturması

30.04.2014 10:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyuruları üzerine Fetullah Gülen hakkında soruşturma başlatıldı. Gülen hakkındaki soruşturmanın, 17 Aralık sonrasında kaldırılmadan önce Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. ..
Tamamı 30.04.2014

Güney:Gülen Ergenekon bağlantılı

09.04.2014 19:24 2001 yılında polise verdiği ifadesi ile Ergenekon örgütünün ilk kez resmi kayıtlara girmesini sağlayan gazeteci Tuncay Güney'in ifadesinin satır aralarında çok önemli bir bilgiye rastlandı. Ergenekon'un firari şüpheli..
Tamamı 09.04.2014

Mahkeme davayı başarıyla gördü

04.04.2014 10:55 Beş yıl süren ve 8 ay önce sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar ancak dün açıklanabildi. 16 bin 780 sayfadan oluşan kararda çok çarpıcı ifadeler yer aldı. Örneğin şu satırlar dikkat çekici: "Yargılama sonunda..
Tamamı 04.04.2014

Ağlayan Gülen, gülen AK Parti

31.03.2014 11:47 Türkiye, dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yerel seçimler başarıyla yapıldı. Milli iradeyi hedef alan 17 Aralık darbe girişimine karşı halk sandığa koştu. Seçimlere katılım oranı % 90 ile çok yüksek gerçekleşt..
Tamamı 31.03.2014

Kozmik Oda'da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanmadı. 60'lı..
Tamamı 14.03.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 08.02.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 02.12.2013

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ibadete kapa..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ve sit..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilg..
Tamamı 06.09.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldığı için hu..
Tamamı 15.08.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı. Tutuklu ..
Tamamı 05.08.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına açıklama ya..
Tamamı 24.07.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt üyeliğinde..
Tamamı 19.07.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günlerde intern..
Tamamı 10.06.2013

Sitede uygulanacak kısıtlamalar!

Kısıtlama uyarısı

2001'den beri hizmet veren sitemizin ziyaretçi sayısı giderek artış göstermiş, savcıların dahi iddianame hazırlarken faydalandıkları bir başvuru kaynağı haline gelmiştir. Ziyaretçilerden ücret talebi hiç düşünülmemiştir. İlk günkü heyecan ve amatörce bir gayretle ve sadece hizmet amacıyla yapılandırılmış sitemiz, hiç bir yerde olmayan iddianame aramaları, geniş ve kategorileştirilmeye çalışılan arşivi ile siz değerli ziyaretçilerine ve araştırmacılara -karşılıksız- hizmeti sunmayı prensip edinmiştir. Bunda herhangi bir değişiklik de düşünülmemektedir. Ancak giderek yoğunlaşan kullanım beraberinde yavaşlığı ve bazen yayının saatlerce durmasını da getirebilmektedir. Bu nedenle siteyi yoran bazı bölümlerin devre dışı bırakılmasına ve mümkün olduğunca küçülme uygulanmasına karar verilmiştir. Eğer ilerleyen süreçte ekonomi ve insangücü şartları profesyonel imkanları getirirse sitenin tekrar genişletilmesi düşünülebilecektir. Bu itibarla sitede ulaşamadığınız bölümler, karşılaşabileceğiniz kısıtlama ve olumsuzluklar için şimdiden özür diliyoruz.
Tamamı 09.08.2016

Zirve davasındayız!

Kontrgerilla.com, Zirve'yi sarstı

Zirve davasının 93. duruşmasında sanıklar savcılık mütalaasına karşı savunma yaptı. Sanıklardan Ergenekon hükümlüsü Hurşit Tolon'un avukatı İlkay Sezer savcıya tepki gösterdi: 'Mütalaanın ilk bölümü 'kontrgerilla.com' internet..
Tamamı 23.06.2013

Ergenekon davasındayız!

Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu

Ergenekon davasının 202. duruşmasında eski Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu konuşuldu. Ecevit'in doktoru Mücahit Pehlivan tanık olarak ifade verdi. Duruşmada Abdullah Harun'un konuyla ilgili bir yazısı da gündeme geldi. O ve benzer diğer yazılarda Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün'ün "Dünyada tedavisi kesilince iyileşen tek hasta..
Tamamı 11.03.2013

Yeni kitabımız çıktı!

Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi

'Ordu Suikast Düzenler mi? Bülent Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi' başlıklı kitap, 2009 yılı sonunda gerçekleşen Arınç Suikasti ve Kozmik Aramalar konusunu ve üç yıldır tamamlanmayan soruşturmanın örtbas edilip edilmediğini sorgulayan, konuyla ilgili iddiaları da aktaran bir çalışma.. Subayların Ergenekon ve diğer örgüt bağlantıları.. Kozmik Aramalar.. Tepkiler..
Tamamı 27.12.2012

Fetullah Gülen'e şok

Paralel Devlet´e suç duyurusu

23.01.2014 11:20 Milli İradeyi Savunanlar Platformu (MİSAP), 'Paralel Devlet' konulu bir suç duyurusu yaptı. TMK ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başssavcılığı'na yapılan suç duyurusunda; birkaç aydır yaşanmakta olan paralel devlet iddiaları ile bu yapılanmanın başında Fethullah Gülen’in bulunduğu ve yapılanmayı bizzat idare ettiği şüphesi çok sayıda somut bulgu..
Tamamı 23.01.2014

Zirve mütalaası sitemizde

Malatya Zirve Katliamı Davası

17.07.2014 13:55 Malatya Zirve Katliamı davasının 567 sayfalık savcılık mütalaasının tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. 23 Haziran'daki duruşmada sanık avukatları savcılık mütalaasına tepki gösterdiler. Hurşit Tolon'un avukatı, mütalaanın ilk 150 sayfalık bölümünün 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden..
Tamamı 17.07.2014

Gezi Belgeseli

Belgeleriyle Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılan, haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçilerini delilleriyle birlikte sergilemeye başlıyoruz. Halka ve verdiği oya güvenmeyen, onları aşağılayan, sandık yerine başka yerlerden iktidara çıkmaya çalışan, kısacası seçimlerden fayda ummayan bu güçlerin..
Tamamı 24.06.2013

Ayasofya Camiye Çevrilsin

Ayasofya için dilekçe kampanyası

26.11.2013 13:01 Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), 'Peygamberimizin'in işareti, Fatih'in emaneti, Büyük Türkiye'nin alameti; Ayasofya açılsın' sloganıyla Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi için dilekçe kampanyası başlattı. Türkiye çapında yapılacak kampanya, İstanbul'un Fethi'nin sene-i devriyesi olan 29 Mayıs 2014'te sonlanacak ve toplanılan dilekçeler yine..
Tamamı 26.11.2013

İddianame yayından kaldırılmıştır

İzmir casusluk davası

İzmir casusluk davasının iddianamesinde 196'sı müşteki, 831'i mağdur olmak üzere toplam 1027 kişi için kimlik bilgilerinin sansürlenmesi çalışması yapılmıştı. Bu süreçte çok yoğun emek harcandı. Ancak sitemize artarak gelmeye devam eden taleplerden anlaşıldığı gibi, iddianamelerde mağdur ya da müşteki olarak yer almadığı halde çok sayıda başka ismin de..
Tamamı 14.05.2013

Türkistan Deklarasyonu

Türkistan Uluslararası Konferansı

12.05.2014 11:50 'Türkistan'ın Dünü, Bugünü, Yarını' adıyla üçüncüsü düzenlenen uluslararası konferans, 11 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkistan; ilmi, islami, fenni ve tıbbi ilimlerin beşiği olan, Buhari, Tirmizi ve Biruni gibi çok önemli müslüman ilim adamlarının yaşadığı bölgenin adıdır. Türkistan coğrafyası ve özellikle de bu coğrafya..
Tamamı 12.05.2014

İzmir'de FETÖ'ye 109 gözaltı

27.08.2016 20:20 İzmir'de bir kaç gün arayla FETÖ'ye karşı iki ayrı operasyon düzenlendi. 21 Ağustos'ta yaşanan gelişmeyle ilgili alınan bilgiye göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcı vekili Okan Bato'nun terör örgütü FETÖ/PDY üyelerine yönel..
Tamamı 27.08.2016

Maraş'ta FETÖ'ye 24 gözaltı

27.08.2016 20:14 Kahramanmaraş'ta FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Fetullah Gülen ile aynı medresede okuyan ve arkadaşı olan B.G. ile BBP'nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun bacanağı doktor R.A...
Tamamı 27.08.2016

Kaset kumpasına 38 tutuklama

27.08.2016 20:05 Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP'nin tepe yöneticilerinin istifasına neden olan kaset kumpasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 47 şüpheli adliyeye sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliğinc..
Tamamı 27.08.2016

Boydak'lara darbe davası

27.08.2016 20:01 15 Temmuz'daki hain darbe girişiminin ardından Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin operasyonlar ve soruşturmalar son sürat devam ederken, sürece ilişkin ilk iddianame Kayseri'den ge..
Tamamı 27.08.2016

Tavan arasındaki savcı tutuklandı

27.08.2016 19:50 Fetullahçı Terör Örgütü soruşturması kapsamında aranan eski savcı Gültekin Avcı yakalandı. 25 Ağustos'ta yaşanan gelişmeyle ilgili alınan bilgiye göre, kapatılan Bugün gazetesi yazarı ve Bugün TV'de program yapımcısı ..
Tamamı 27.08.2016

190 polise Bylock darbesi

27.08.2016 19:43 MİT'in 15 Temmuz darbe girişiminin ardından oluşturduğu liste, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde deprem etkisi yarattı. Ankara Emniyeti'nde müdür, amir ve memur seviyesinde görev yapan 190 polis, açığa alındı. Ankara Emniy..
Tamamı 27.08.2016

3 büyükelçi tutuklandı

27.08.2016 17:38 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu'nun dışişleri bakanlığı döneminde özel kalem müdürü olan ve 11. Cumhurbaşka..
Tamamı 27.08.2016

28 bin FETÖ'cü öğretmene ihraç

27.08.2016 17:35 FETÖ soruşturması kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı'nda (MEB) öğretmen, okul müdürü, yönetici, hizmetli ve milli eğitim müdürlüğü personeli arasından açığa alınan kişi sayısı 43 bini aştı. MEB, açığa aldığı personeli i..
Tamamı 27.08.2016

Akfa/Fi Yapı'da 39 tutuklama

27.08.2016 17:07 Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) finansal destek sağladıkları iddiasıyla Akfa Holding ve alt şirketleri ile Yeni Mağazacılık A.Ş.'ye düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan 102 ..
Tamamı 27.08.2016

AK Parti'de FETÖ'ye 4 ihraç

27.08.2016 17:00 15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrası hız kazanan FETÖ operasyonları AK Parti'ye uzandı. AK Parti Genel Merkezi, FETÖ bağlantısı olduğu tespit edilen 4 ilçe belediye başkanını partiden ihraç etti. AK Parti Genel ..
Tamamı 27.08.2016

Askeri yargıda FETÖ'ye 8 tutuklama

27.08.2016 16:46 Ankara'da Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 askeri hakim ve savcıdan 8'i tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimat..
Tamamı 27.08.2016

AYM'de FETÖ'ye 5 gözaltı

27.08.2016 16:35 Anayasa Mahkemesi Başkanlığınca, FETÖ soruşturması kapsamında dün gözaltına alınan 35 kişiden 5'inin Anayasa Mahkemesi personeli olduğu bildirildi. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından bazı basın yayın organlarında..
Tamamı 27.08.2016

Balyoz savcısı FETÖ'den tutuklandı

27.08.2016 16:28 Balyoz davası savcısı Hüseyin Kaplan, tutuklanması talebiyle sevk edildiği nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince, FETÖ üyeliğinden tutuklandı. Savcı Kaplan, Silivri Cezaevi'ne gönderilecek. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra..
Tamamı 27.08.2016

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
19.000.753