YAYINA BAŞLAMA TARİHİ: 13.08.2001
30 Mayıs 2015, Cumartesi
Aharun.8m.net|Kontrgerilla.com|Ergenekon.ws|HaberKanal.net .. Terör, derin devlet, paralel devlet, kontrgerilla ve bağlantılı konularda 2001'den beri yayındayız
Suriye’de İnsanlar Soğuktan/Açlıktan Ölüyor. ACİL Giysi, battaniye, gıda, ilaç yardımı çağrısı
Taksim Gezi olaylarına destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçileri

HaberKanal.net.. Tanıklar.. Belgeler.. Bilgiler..

  Özet  EskidenYeniye
 
İSTEDİĞİNİZ MANŞETLER..         "dursun" için arama sonuçları    (Toplam 817 sonuç)           Arama sonuçlarını yazdırmak için tıklayın


Tosun'a yakalama kararı

Paralel yapı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada eski İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Daha önce tutuklanması talep edilen Tosun mahkemece serbest bırakılmıştı. Savcılığın itirazı üzerine yakalama kararı alındı. Tosun'un 17 Aralık'ta bazı bakan çocuklarının da gözaltına alındığı gün ABD'den arandığı, 17 ve 25 Aralık operasyonlarının bu görüşmeyle bağlantılı olduğu iddia edilmişti. Telefon görüşmesinin hemen ardından 25 Aralık soruşturmasındaki telefon dinlemelerinin sonlandırıldığı ve operasyon safhasına geçildiği belirlendi. Tosun'u ABD'den arayan numaranın Gülen Cemaati'ne bağlı düşünce kuruluşu Rumi Forum'un yöneticisi Sinan Dursun'a ait olduğu tespit edilmişti.

23.05.2015 15:19 Paralel yapı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada eski İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Takipsizlik kararı verilen 25 Aralık soruşturmasında "kumpas kurulduğu ve usulsüzlük yapıldığı" iddialarına ilişkin başlatılan ''emniyetteki paralel yapı'' soruşturmasında Mali Şube'den sorumlu eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun gözaltına alınmıştı. Savcılık sorgusunun ardından “darbeye teşebbüs" ve “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme" suçlarından tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Tosun, Hakimlik sorgusunun ardından serbest bırakılmıştı.

Tosun'un serbest bırakılmasına soruşturma savcısı İsmail Uçar itiraz etti. Savcı Uçar'ın yaptığı itirazı değerlendiren İstanbul Nöbetçi 1'inci Sulh Ceza Hakimliği Tosun hakkında yakalama kararı çıkarttı.

TORUN KAYIPLARA KARIŞTI

Öte yandan yakalama kararı sonrası Hamza Tosun'un kayıplara karıştığı belirtiliyor. 17-25 Aralık darbe girişiminin gerçekleştiği dönemde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hamza Tosun'un HTS kayıtları incelendiğinde 17 Aralık günü saat 15.28'de Fethullah Gülen'in yardımcısı Sinan Dursun ile 193 saniyelik bir görüşme yaptığı ortaya çıkmıştı.

Bu görüşme kısa bir süre ardından 25 Aralık dosyasında dinlemelerin sonlandırılıp dosyanın operasyon için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini belirleyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili İsmail Uçar, Sinan Dursun'un da Gülen'in yardımcısı olduğunu açık kaynaklardan tespit edince geçtiğimiz Salı günü Hamza Tosun hakkında yakalama kararı çıkardı.

ABD'DEN TALİMAT

İstanbul Adliyesi'ne getirilen ve tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen Hamza Tosun, İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği tarafından serbest bırakıldı. Karara itiraz eden Başsavcı Vekili Uçar, görüşmenin arkadaşlık ilişkisine bağlanamayacağını, görüşmeden sonra dosyaların adliyeye gönderilip operasyon için harekete geçilmesinin tesadüfi olamayacağını kaydetti ve 25 Aralık operasyonu için söz konusu görüşme ile Amerika'dan talimat verildiğini belirtti.

TANIKLARA BASKI YAPABİLİR, KAÇABİLİR

İtirazı değerlendiren İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği savcılığın talebini yerinde gördü ve Tosun hakkında yakalama kararı verildi. Hakim Bekir Altun, 17 Aralık günü gerçekleştirilen görüşmenin arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde değerlendirilemeyeceğine işaret etti. Görüşme ardından 25 Aralık dosyasında dinlemelerin sonlandırılıp fezleke ile soruşturma dosyasının Başsavcılığa gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kaydedildi. Bu durumun FETÖ örgütü ile Hamza Tosun arasındaki örgütsel bir bağı ortaya koyduğu kaydedilen kararda; soruşturmanın henüz tamamlanmadığı, delillerin yok edilmesi ve tanıklar üzerinde baskı kurma ve kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle adli kontrol tedbirinin bu aşamada yetersiz kalacağı, şüpheli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı verilmesinin uygun olacağı değerlendirildi.

AVUKATI DA SUS-PUS

Yakalama kararı çıkarılması ardından Hamza Tosun kayıplara karıştı. Telefonlarını kapatan Tosun'dan haber alınamıyor. Hamza Tosun'un durumu ile ilgili sosyal medyadan sürekli bilgiler paylaşan avukatı da ikinci yakalama kararı ardından sessizliğe büründü. Hamza Tosun yakalandığı yerde tutuklanarak cezaevine konacak.



17 ARALIK'TA ABD'DEN GELEN GİZEMLİ TELEFON

Bu olayın detaylarına gelince; 'Paralel yapı' soruşturmalarını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 ve 25 Aralık soruşturmalarını yürüten polislerin HTS kayıtlarını yani telefon görüşme ve sinyal kayıtlarının geçmişini inceledi. Özellikle 17 ve 25 Aralık operasyonlarının yapıldığı tarihlere yoğunlaşıldı.

03.30'DA 163 SANİYELİK GÖRÜŞME

Yapılan incelemede eski İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hamza Tosun’un telefon görüşmeleri dikkat çekti. Tosun'un 17 Aralık’ta bazı bakan çocuklarının da gözaltına alındığı gün ABD’den arandığı belirlendi. ABD’den yapılan aramada Tosun ile 163 saniyelik bir görüşme gerçekleştirildi.

İncelemelerde Tosun’u arayan numaranın Gülen Cemaati'ne bağlı düşünce kuruluşu Rumi Forum’un yöneticisi Sinan Dursun’a ait olduğu tespit edildi. Gülen grubuna bağlı Washington merkezli Rumi Forum Amerika'da daha çok diyalog ve dinlerarası toplantılara yoğunlaşan bir kurum, Türkiye’deki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın Amerika’daki benzeri bir kuruluş olarak biliniyor.

Gözaltı kararı alındı

17 Aralık günü Washington ile yapılan bu görüşmenin içeriğine ilişkin bilgilere henüz ulaşılamadı. Savcılık, bu görüşmenin içeriğini Hamza Tosun’a sormak istedi. Tosun bu amaçla avukatı ile birlikte 18 Mayıs Pazartesi günü Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na çağrıldı. Ancak Tosun adliyeye gelmedi. Bunun üzerine Tosun hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. 19 Mayıs'ta gözaltına alınan Tosun, İstanbul Emniyeti’ne götürüldü. Sorgusu sonrası Hamza Tosun, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs'', ''terör örgütünü kurma ve yönetme'' suçlarından tutuklanması istemiyle İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğince sevkedildi. Ancak mahkeme sanıkları serbest bıraktı. Bunun üzerine savcı İsmail Uçar, Tosun hakkında yakalama kararı çıkarılması için nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurdu. İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği, savcının talebini kabul ederek Tosun hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.

TOSUN: 17 ARALIK OPERASYONUNDAN HABERİM YOKTU

Savunmasında 17 Aralık operasyonu yapıldığı sırada Mali Şubeden Sorumlu İl Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını belirttiği öğrenilen Hamza Tosun’un ifadesinde şunları söylediği öğrenildi: "17 Aralık soruşturması olarak bilinen operasyon sırasında ben Küçükçekmece’de evimde uyumaktaydım. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanı olan Mehmet Yeşilkaya beni aradı ancak ben kendisine haberim olmadığını söyledim. KOM Başkanı aynı gün İstanbul’a geldi onu bizzat karşılayıp o tarihte il müdürü olan Hüseyin Çapkın’ın yanına götürdüm. Kendisi Çapkın’la bir saate yakın başbaşa görüştüler. Bu görüşme sonrası da Hüseyin Çapkın operasyona ilişkin bana herhangi bir soru sormadı. Şayet operasyondan benim bilgim olduğunu tahmin etseydi ilk önce beni hesaba çekerdi ancak operasyonla benim herhangi bir alakam yoktur."

"DURSUN'LA TANIŞIYORUZ"

Savunmasında yurtdışı ile yaptığı görüşmelere de değindiği belirtilen Tosun’un ifadesinde, "Yurtdışı görüşmelerine gelince benim birçok yurtdışı ile yapmış olduğum telefon görüşmem vardır. Akrabalarımın bir kısmı Fransa’dadır. Ben bu insanlarla halen görüşmekteyim. Bana sorduğunuz S. D.’yi 1986-1990 yılları arasında Polis Akademisi’nde yatılı olduğum dönemde tanıdım. O daha sonra Amerika’ya giderek meslekten istifa etmiş sayıldı. Ancak kendisiyle yılda 2-3 defa görüşürüz arayan kişi de kendisidir. Ben kendisini aramam. Yapılan idari soruşturmalar sonucunda 17-25 Aralık operasyonları bana defalarca soruldu. Bu soruşturmaların hiçbirisinde ceza almadım. Sorumluluğumun olmadığını biliyorlar zira yönetmelikte yapılan değişiklikler ile bu tür operasyonlardan sadece operasyonu yapan şubenin haberinin olması bunun dışındaki birimlerin haberi olmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle benim de bu operasyonlardan haberim olmadı."

TOSUN'UN AVUKATI: 25 YILLIK DOSTU 03.30'DA ARADI

O telefon görüşmesine dair Tosun'un avukatı Osman Ertürk de bazı detayları aktardı. Ertürk, "Bize sorulan şey, Amerika'dan size telefon gelmiş diyorlar bize. Gün 17 Aralık, sabah 03.30-04.00'da telefon görüşmesi. Kimdir bu 25 yıllık dostu, bir dönem beraber okuduğu bir sınıf arkadaşı kendisini aramış. Türkiye'de 17 Aralık'ta zaten olmuşsa bir şeyler müvekkilin bilgisi dışında olan bir soruşturma neticesinde olmuş bitmiş. Saat 03.30'da siz diyor Amerika'dan talimat alarak bu işi yaptınız diye buraya getirdiniz" diye konuştu.

Soruşturmanın geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, kapatılan TMK 10. maddesiyle yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce yürütülen İstanbul merkezli 25 Aralık soruşturma dosyasında yapılan incelemede, dönemin İstanbul Mali Şube Müdürlüğü görevlilerinin birtakım usulsüz soruşturma yöntemleri kullandığı ve soruşturma evrakının mali şube bilgisayarlarında muhafaza edildiğini belirlenmişti.

Bu kapsamda 1 Eylül'de, ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni yıkmaya çalıştıkları, casusluk yaptıkları, sahte evrak düzenledikleri, soruşturma belgelerini medyaya sızdırarak yayın yaptırmak suretiyle gizliliği ihlal ettikleri'' tespit edilen eski İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube görevlileri hakkında soruşturma başlatılmış, aralarında eski İstanbul Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı'nın da bulunduğu 33 emniyet görevlisiyle ilgili yakalama ve gözaltı kararı verilmişti.

Gözaltına alınan Saygılı ve eski İstanbul Mali Şube Müdür Yardımcısı Kazım Aksoy'un da aralarında bulunduğu 8 polis, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece, ''darbeye teşebbüs'' suçundan tutuklanmıştı.

1 EYLÜL’DE DE GÖZALTINA ALINMIŞTI

Hamza Tosun, 1 Eylül 2014’te, 22 Temmuz Operasyonu’nun 3. dalgasında gözaltına alınmış, ifadesinin ardından mahkeme tarafından serbest bırakılmıştı.

(23 Mayıs 2015, 15:19)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6883    yazdır/print


 

Paralel medyaya terör soruşturması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Savcı İsmail Uçar'ı sahtecilikle suçlayan ve hedef gösteren Paralel yayın organlarına yönelik terör soruşturması başlattı. Söz konusu yayın organlarının sorumlu müdürleri, ilerleyen günlerde ifade verecek.

23.05.2015 14:36 Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın İstanbul Adliyesi'ndeki makamında şehit edilmesinin ardından yargı mensuplarının hedef gösterilmesine karşı duyarlı davranan İstanbul Başsavcılığı, savcıları hedef gösteren Paralel yayın organlarına yönelik terör soruşturması başlattı. Paralel Yapı'nın yayın organları son günlerde, Fetullah Gülen'in yardımcısı Sinan Dursun ile irtibatını belirlediği polis müdürü Hamza Tosun'u tutuklamaya sevk eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili İsmail Uçar'ı hedef yaptı. Başta Zaman olmak üzere yapının destekçisi gazete ve internet siteleri Başsavcı Vekili Uçar'ı itibarsızlaştırmak için yalan üzerine yalan manşetler attı.

ARZU YILDIZ'A DA SORUŞTURMA

Başsavcılık da, İsmail Uçar'ın adını yalan haberlerle hedef gösteren Paralel Yapı medyası hakkında terör soruşturması başlattı. Söz konusu yayın organlarının sorumlu müdürleri, ilerleyen günlerde İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nda ifade verecek. Başsavcılığın, aralarında Aktifhaber isimli sitenin de bulunduğu yayın organlarının yayınlarının engellenmesi için mahkemeye başvuru yaptığı da öğrenildi. Terör soruşturması başlatılan bir isim de Grihat isimli sitenin muhabiri Arzu Yıldız… Grihat isimli Paralel Yayın organında, tutuklu eski emniyet müdürü Yakup Saygılı'nın müfettişlere verdiği bir ifade metnini haberleştiren Yıldız, İsmail Uçar'ın açık hedef gösterilmesi suçunu işlemekle suçlanıyor. Paralel Yapı televizyonlarında da boy gösteren bu şahıs, terör savcısının adını deşifre ettiği gerekçesiyle soruşturulacak.

(23 Mayıs 2015, 14:36)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6880    yazdır/print


 

Paralel yapı iddianamesi Yargıtay'da

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, emniyetteki 'Paralel Yapı' iddialarına ilişkin 54 kişi hakkında açılan davanın dosyasını, karşı görevsizlik gerekçesiyle yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay'a gönderdi.

23.05.2015 11:24 Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, emniyetteki "Paralel Yapı" iddialarına ilişkin 54 kişi hakkında açılan davanın dosyasını, karşı görevsizlik gerekçesiyle yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtay'a gönderdi. Sanık avukatlarının itirazını görüşen Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, davaya Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bakmasını usul ve yasaya uygun bulmuştu.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine iletilen dosya, karşı görevsizlik kararıyla Yargıtay'a gönderildi. Mahkeme, davaya Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin bakması gerektiğine hükmederek karşı görevsizlik kararı verdi.

Davaya hangi mahkemenin bakacağını Yargıtay kararlaştıracak.

-Soruşturma-

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Halil Maçkaya, usulsüz dinlemelere ilişkin polis ve TİB görevlisi 54 kişi hakkında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine dava açmıştı.

Mahkeme, suçlamaların, Terörle Mücadele Kanunu ile Türk Ceza Kanunu'nun "devlete karşı suçlara" ilişkin maddeleri kapsamındaki davalara bakmakla yetkili Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girdiğine karar vermişti.

Bazı sanık avukatlarının itirazı üzerine Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, konuyu ele almıştı.

-İddianame-

İddianamede, Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının soruşturmalarında, Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesince 2009-2013 döneminde "usulsüz dinlemeler" yapıldığının belirlendiği aktarılarak, Emniyet Müdürleri Hüseyin Aşkın, Ahmet Sula, Cihat Şerolar, İbrahim Hakkı Seydioğulları, Abdurrahman Akünal, Koray Öner, Beyti Kalaycı ve Cem Akgün hakkında, farklı isimlerle ve çıkar amaçlı suç örgütleriyle irtibatlandırmak suretiyle dinleme kararı alındığı, bu dinlemelerin, arşiv kayıtlarına veri girişlerinin yapılmadığı kaydedildi.

İddianamede, birçok polis memuru ile eski Anadolu Ajansı Haber Yayın Daire Başkanı Muzaffer Şahin, eski TGRT ve İHA Ankara Temsilcisi Nuri Elibol, Milliyet gazetesi yazarı Tolga Şardan, eski ÖSYM Genel Sekreteri Mehmet Altunay, eski Bilgi İşlem Şube Müdürü Mustafa Tütüncü, eski Ankara Ticaret Odası Başkan Vekili Cihangir Dursun, eski Genel Sekreter Dücane Ergezen, eski Yönetim Kurulu Üyesi Gürkan Yılmaz, eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Altan Raşit Civan, Astsubay Aziz Albayrak, Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı Ertuğrul Boza, subaylar Aykut Tümer ve Mehmet Zeki Güleç, TBMM Genel Sekreterliği Personel ve Muhasebe Müdürlüğü çalışanı Erhan Kocabaş, TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Daire Başkan Yardımcısı Erdoğan Sakal, eski MHP Milletvekili Ali Güngör, eski BBP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Bozok, eski AK Parti Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Bayrak ile bir MİT görevlisinin de farklı adlar için alınan kararlarla usulsüz dinlendikleri belirtildi.

(23 Mayıs 2015, 11:24)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6871    yazdır/print


 

Balyoz örtbasında skandal detaylar

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, yeniden görülen 'Balyoz Planı' davasında 236 sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin gerekçeli kararını tamamladı. Balyoz davasının paralel yapı tartışmalarının gölgesinde yangından mal kaçırırcasına örtbas edilmesinin gerekçesinde '11 ve 17 nolu CD'lerin sahte olduğu kesin olarak tespit edildi' denildi. Gerekçede mahkeme heyetinin Balyoz seminer kayıtlarını aklar mahiyette 'gizli bir iş yapsalar sesleri kaydetmezlerdi' demesi, 'mantıklı bulunmamıştır, hayatın olağan akışına aykırıdır' gibi değerlendirme yapması dikkati çekti. Öte yandan mahkemenin dönemin en üst komutanları Hilmi Özkök ile Aytaç Yalman'In darbe girşimini doğrular mahiyetteki şok açıklamalarına hiç değinmemesi, yeniden yargılama sürecinde bu isimlerin tanıklığına başvurmaması yeniden yapılan yargılamanın davanın örtbas edilmesi amacıyla yapıldığı iddialarını güçlendirdi. Sivil toplum kuruluşlarının önümüzdeki günlerde hem mahkeme heyeti ve hem de Özkök ve Yalman hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunabileceği ileri sürülüyor.

06.05.2015 21:12 Anayasa Mahkemesi'nin Balyoz Davası'yla ilgili verdiği "Hak ihlali" kararının ardından, aralarında eski 1. Ordu Komutanı, emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili, emekli Korgeneral Engin Alan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı, emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı ve emekli Albay Dursun Çiçek'in de bulunduğu 236 tutuksuz sanığın yargılanıp tüm sanıkların beraat ettiği davada mahkeme gerekçeli kararını hazırladı.

7 BÖLÜMDEN OLUŞAN GEREKÇELİ KARAR

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin "Hak ihlali" kararı üzerine yeniden yargılama yapılan Balyoz Ana Davası'nda 31 Mart 2015 tarihinde, "Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" nedeniyle sanıkların beraatine karar vermişti. Beraat kararının ardından gerekçeli kararın yazımı 36 günde tamamlandı.

7 bölümden oluşan 750 sayfalık gerekçeli kararın ilk bölümünde sanıkların kimlik bilgileri ve iddianameye yer verildi. Gerekçeli kararın 2. ,3. ve 4. bölümünde sanık ve sanık avukatlarının savunmalarına, 5. bölümde deliller ve tanık beyanlarına, 6. bölümde yargılamanın yenilenmesinden sonra toplanan delillere yer verilirken gerekçeli kararın son bölümünde 'Delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve sonuç' kısmı yer alıyor. Son bölümde "Anayasa Mahkemesi kararı", "Yargılanmanın yenilenmesi aşamasında alınan tanık beyanları yönünden değerlendirme", "Dijital delillerle ilgili değerlendirme", "Plan semineriyle ilgili değerlendirme", "Genel değerlendirme", "Diğer delillerle ilgili değerlendirme" ve "Tüm delillerin değerlendirilmesi üzerine varılan sonuç" başlıkları bulunuyor.

ANAYASA MAHKEMESİNİN VERDİĞİ KARAR HATIRLATILDI

Kapatılan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 2013 yılı Mayıs ayında sanıklar hakkında "Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs" suçundan ceza verildiği ve kararın kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin ise sanık başvuruları üzerine 2014 yılı Haziran ayında "Hak ihlali" kararı verdiği ifade edildi.

"GENELKURMAY KARARGAHININ HİÇBİR BİLGİSİNİN OLMADIĞI ANLAŞILMIŞTIR"

"Yargılanmanın yenilenmesi aşamasında alınan tanık beyanları yönünden değerlendirme" başlığında mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı doğrultusunda eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman ve eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün tanık olarak dinlenildiğini belirtti. Kapatılan İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet kararının gerekçesinde "Çetin Doğan liderliğindeki cunta yapılanmasının suçun icrası için elverişli araç gereç ve personelle icra hareketlerini gerçekleştirmeye başladığı, ancak Çetin Doğan'ın kalp ameliyatı olması ve ardından Ağustos 2003 de emekliye sevk edilmesi, bazı sanıkların görev yerlerinin değişmesi, Genelkurmay karargahının öncelikle muhtemel darbeye karşı çıkması, sonrasında da günün şartlarının elverdiği ölçüde engellemek için çaba göstermesi sebebiyle cunta yapılanmasının darbe suçunu işleme elverişliliğini kaybettiği" cümlelerine yer verildiği ifade edildi.

Yargılamanın yenilenmesi aşamasında dinlenen ve dönemin Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı olan tanıklar Aytaç Yalman ve Hilmi Özkök'ün beyanlarının bu iddiayı desteklemediği belirtilen kararda, "Genelkurmay karargahının mahkumiyet hükmüne konu dijital deliller içinde yer alan darbe planları konusunda hiç bir bilgisinin olmadığı, mahkumiyet hükmüne konu gerekçeli kararda belirtildiği gibi darbeye karşı çıkılması ve bunun engellenmesi için çaba gösterilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır" denildi.

"DİJİTAL DELİLLERİN İYİ NİYETLİ OLMAYAN KİŞİLERCE OLUŞTURULDUĞU DÜŞÜNÜLMÜŞTÜR"

"Dijital delillerle ilgili değerlendirme" başlığında mahkeme, 11 ve 17 nolu CD'ler ve bu CD ler üzerindeki el yazılarının kopyalandığı emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri'ye ait defterin gazeteci Mehmet Baransu tarafından teslim edilen belge ve evraklar arasında olmasının dikkat çekici olduğunu belirtti.

Gerekçeli kararda, "Süha Tanyeri'ye ait defterin bu kişinin bilgisi ve rızası dışında kim olduğu belirlenemeyen kişi veya kişilerce gizlice komutanlık dışına çıkarılması, 11 ve 17 nolu CD lerin üzerindeki yazı makinasıyla yazılan yazıların sanıklarla aidiyet kurulmasını sağlamak amacıyla Süha Tanyeri' ye ait defterden harf kopyalanarak yazdırıldığının kesin olarak belirlenmesi, gazeteci Mehmet Baransu tarafından teslim edilen 11 ve 17 nolu CD lerde yer alan bir kısım belgelerin içeriklerinin Gölcük Donanma Komutanlığında ve sanık Hakan Büyük'ün evinde yapılan aramada elde edilen dijital delillerin içerikleriyle aynı olması, 1. Ordu Komutanlığında bulunan ve gizli nitelikte olan yaklaşık 2 valiz dolusu belgenin kimseye farkettirilmeden buradan çıkarılarak gazeteciye teslim edilmesi karşısında Donanma Komutanlığı ve Hakan Büyük'ün evinde ele geçirilen dijital delillerin de aynı iyi niyetli olmayan kişi veya kişilerce sahte oluşturularak bu yerlere konulmuş olabileceği düşünülmüştür" ifadelerine yer verildi.

BİLİRKİŞİ RAPORUYLA BELİRLENEN 'SAHTECİLİK' VURGUSU

Gerekçeli kararda; dijital delillerle ilgili geçtiğimiz Şubat ayında alınan bilirkişi raporunun tatmin edici ve gerekçeli olduğu kaydedilerek rapordaki "Mahkumiyet hükmüne esas alınan dijital delilerdeki çok sayıdaki dosyanın oluşturulma ve değiştirilme tarihi üstverileri arasında çelişkiler bulunması, sahtecilik yapıldığı kesin olarak belirlenen 11 ve 17 nolu CD ler dışındaki dijital delillerin de sahte olarak oluşturulduğu yönünde kuvvetli şüphe oluşmuştur" ifadeleri kullanıldı.

BARANSU TARAFINDAN TESLİM EDİLEN DİJİTAL DELİLLER: KUŞKU OLUŞTURMUŞTUR

Mahkumiyet hükmüne esas alınan dijital delillerin üç ayrı yerden elde edildiği belirtilen gerekçeli kararda, "Bunların bir kısmı gazeteci Mehmet Baransu tarafından teslim edilmiş, bir kısmı Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramada ele geçirilmiş, bir tanesi ise sanık Hakan Büyük'ün evinde yapılan aramada ele geçirilmiştir. Gazeteci Mehmet Baransu , Cumhuriyet Savcılığı'na teslim ettiği belge ve dijital delilleri kimden aldığını belirtmemiş, bunların bu kişiye kimin tarafından verildiği belirlenememiştir. Bu dijitalleri gazeteciye veren kişinin bunları ne şekilde nereden temin ettiği, bu verilerin sanıklarla bağlantısı olup olmadığı, sanıklarca düzenlenip düzenlenmediği belirlenememiştir. Bu verilerden 11 ve 17 nolu CD ler üzerinde sahtecilik yapıldığının kesin olarak belirlenmesi karşısında bu kişice teslim edilen diğer dijital delillerin güvenilirliği yönünde ciddi kuşku oluşmuştur" ifadeleri kullanıldı.

"HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUN BULUNMAMIŞTIR"

Emekli Albay Hakan Büyük'ün evinde ele geçirilen USB ile ilgili de açıklamalar yapan mahkeme heyeti, "Her ne kadar suça konu USB Hakan Büyük'ün evinde ele geçirilmiş ise de, Yargıtay kararında da belirtildiği gibi 'istihbarat sınıfından yetişmiş olup manipülasyonlara karşı oldukça tecrübeli olan' sanığın, evinde arama yapılan tarihten yaklaşık 1 yıl önce başlatılan soruşturmada bir çok kişinin evinde arama yapıldığını, tutuklandığını bildiği halde suç delili olan USB'yi evinde, üstelikte çok kolay görülüp bulunacak şekilde “boş” bir çekmecenin içinde muhafaza etmesi hayatın olağan akışına uygun bulunmamıştır. USB nin Hakan Büyük'ün evinde ele geçirilmiş olması içindeki belgelerin sanıklar tarafından oluşturulduğunun kabulü için yeterli bulunmamıştır." cümlelerini kullandı.

"BAŞKALARI TARAFINDAN KASITLI OLARAK DÜZENLENİP KOYULDUĞU..."

Gölcük Donanma Komutanlığı'ndaki dijital delillere ilişkin ise, "Mahkumiyet hükmüne konu hard disk ve CD'lerin ele geçirildiği zeminin ancak vakum aleti ile çekilerek kaldırıldığı, dijitallerin sürekli el altında bulunan bir yerde bulunmamasına karşın poşet içinde bulunan harddiske aramadan 4-5 gün önce kim olduğu belirlenemeyen bir kişi tarafından dokunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin hükmüne esas alınan bilirkişi raporundan komutanlıkta ele geçirilen harddisk ve CD lerin sahte olarak oluşturulduğu yönünde kuvvetli şüphe bulunması dikkate alındığında harddisk üzerinde 4-5 gün önce oluştuğu belirlenen parmak izi bulunması, Gölcük Donanma Komutanlığında arama yapılmasına neden olan ihbarda direkt olarak suça konu dijital verilerin bulunduğu yerin belirtilmesi şüpheli ve dikkat çekici bulunmuş, sanıkların dijital verilerin başkaları tarafından kasıtlı olarak sahte olarak düzenlenip buraya konulduğu yönündeki iddialarının ihtimal dahilinde olduğunu düşündürmüştür" denildi.

"CAMBAZA BAK' YERİNE 'PARALEL'E BAK" DENİLDİ, BALYOZ DARBESİ ÖRTBAS EDİLDİ

SAVCI+MAHKEME: SANIKLAR MASUM, SADECE MAKSADI AŞTILAR!

Yeniden yargılamada son karar öncesi mahkemeye görüş bildiren Savcı, daha önce sanıkların da kabul ettiği Balyoz semineri ses kayıtlarını da delil olarak değerlendirmeyeceği yönünde görüş bildirmişti. Oysa delil olamayacağı iddia edilen ses kayıtları, sanıklar tarafından kabul edilmişti. Bu şok ses kayıtlarında, sanıkların “İstanbul’un üzerine çökeceğiz, acıma yok tepeleme var” gibi şok ifadeler kullandığı, gözaltına alınacak sanıkların nerede gözaltında tutulacaklarının dahi konuşulduğu görülüyordu. Savcı bu konuşmaları “maksadını aşan ifadeler” olarak nitelendirdi. Savcıya uyan mahkeme de 40 dakika gibi kısa bir aranın ardından verdiği kararında binlerce sayfa ve yüzlerce klasörden oluşan Balyoz dosyasını karara bağlamıştı. Önceki mahkemenin verdiği Balyoz ceza kararlarını iptal ettiklerini açıklayan mahkeme, kararında, Çetin Doğan, Ergin Saygun, Bilgin Balanlı, Dursun Çiçek, Mehmet Otuzbiroğlu’nun da aralarında olduğu 236 sanığın adı sayıldıktan sonra, “Sanıklar hakkında Türkiye Cumhuriyeti icra heyetini cebren ıskata veya vazife görmeye men etmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de sanıklara yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmadığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine” ifadelerini kullanmıştı.

MAHKEMENİN ÖRTBAS KARARI YÜZKARASI BİR KARARDIR!

Skandal nitelikteki bu kararla çok sayıda somut kanıtı bulunan darbe girişimi örtbas edilmiş oldu. Paralel yapı tartışmalarının gölgesine saklanan karara gerekçe olarak bazı şüpheli deliller öne çıkarıldı. Üzerinde şüphe olmayan deliller ise maksadını aşan eylemler olarak değerlendirildi.

Evet gerekçede de belirtildiği gibi "11 ve 17 nolu cd'lerin sanıklarla aidiyetini sağlamak amacıyla sanık Süha Tanyeri'ye ait el yazılarının bulunduğu defterden kopyalama yaparak bu kişiye aitmiş izlenimi verecek şekilde üzerine yazı makinesiyle yazı yazan kişi veya kişilerin iyi niyetli olmadığı aşikardır." Ancak bu şüphenin çok sayıdaki diğer delili geçersiz kılması da söz konusu olamaz. Donanma istihbaratı gibi en kritik bir birimin zemin karoları altından çıkan belgeler örneğin. Ya da seminerle ilgili ilk askeri bilirkişi raporunda yapılan şok tespitler. Sadece ses kayıtları değil yazışmalar dahi bilirkişi raporunda darbe hazırlığı olarak nitelendirildi. O bilirkişi daha sonra aceleyle görevden alınıp yerine başka bilirkişi getirildiyse de yaşananlar artık kayıtlara girmiş oldu. Dönemin komutanlarının birbiriyle girdiği polemik de önemli bir delil teşkil ediyordu. Ancak yeniden yargılamayı yapan mahkeme anlaşılan görmek istediklerini görmüş. Mahzurlu olanları ise "maksadını aşan" olarak değerlendirmiş. Ancak maksadını aşmadan bir son değerlendirme yapmak gerekirse, mahkemenin verdiği örtbas kararı için "yüzkarası" bir karar denebilir.

YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ

Yeniden yargılamada mahkemenin verdiği karar ve gerekçesi Balyoz darbe girişiminin paralel yapı tartışmalarının gölgesinde yangından mal kaçırırcasına örtbas edilmeye çalışıldığını gösteriyor. Herkes dikkatini paralel yapıya dikmişken, saatlerce süren ses kayıtları, çok sayıda belge ve dönemin komutanlarının ifadeleriyle varlığı açığa çıkmış olan Balyoz darbe girişimi olmamış kabul ettirilmeye çalışılıyor.

Gerekçede mahkeme heyetinin "gizli bir iş yapsalar sesleri kaydetmezlerdi" diyerek Balyoz seminer kayıtlarını aklayan ve sanıkların tarafını açıkça tuttuğunu belli eden ifadeler kullanması, "mantıklı bulunmamıştır, hayatın olağan akışına aykırıdır" gibi adeta alay eder şekilde tersinden yorum yapması, Hakan Büyük'ün evinde ele geçirilen USB'ye rağmen Büyük'ü savunması gibi detaylar tepki çekici nitelik taşıyor. Mahkemenin Balyoz darbesinin lideri olduğu belirtilen dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ın heryerde bu plandan bahsettiğine dair iddialara değinmemesi tepki çeken bir başka detay.

Mahkemenin, dönemin en üst komutanları Hilmi Özkök ile Aytaç Yalman'ın darbe girişimini doğrular mahiyetteki şok açıklamalarına da hiç değinmemesi, yeniden yargılama sürecinde bu isimlerin tanıklığına başvurmaması da çarpıcı bir başka detay.

Sonuç olarak mahkeme, çok geniş kapsamlı bir sahteciliğin var olduğunu açıkça dile getirmese de bunu ima etmiştir. Ancak örneğin böyle geniş kapsamlı binlerce sayfalık bir darbe planının bir çete tarafından hazırlanması, daha sonra Donanma istihbarat gibi en kritik bir birimin zemin döşemeleri altına yerleştirilmesi, diğer istihbaratçı Hakan Büyük'ün evine flash bellek olarak yerleştirilmesi gibi asıl "hayatın olağan akışına aykırı" geniş ölçekte bir sahtecilik ağını makul gören bir komploya ise evet dediği görülüyor.

Mahkeme, diğer yandan sanıklarla ilgili ise daima onların tarafında olduğunu düşündüren yorum ve değerlendirmeler yapmış bulunmaktadır. Mahkemenin, sanıkların içeriğinde açık ifadeler bulunan ses kayıtlarını, evlerinde flash bellek bulunması gibi delilleri hep sanıklar lehinde yorumlaması "yuh" dedirtecek bir durum arzediyor. Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman'ın sanıkları zor duruma düşüren ve tüm bu delillerle örtüşen ifşaatlarına değinmemesi yargı tarafsızlığıyla bağdaşmayan bir nitelik arzediyor.

SUÇ DUYURUSU GELEBİLİR

Bunlar gerekçe ile ilgili ilk söylenebilecekler.. İlerleyen günlerde daha büyük tartışmaların yaşanması bekleniyor. Ancak bunlar dahi yeniden yapılan yargılamanın davanın örtbas edilmesi amacıyla yapıldığı iddialarını güçlendiriyor. Sivil toplum kuruluşlarının önümüzdeki günlerde hem mahkeme heyeti ve hem de Özkök ve Yalman hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunabileceği ileri sürülüyor.

Zira bu iki komutan birbiriyle basın yoluyla girdikleri tartışmada önemli ifşaatlarda bulunmuş, darbeyi sen değil ben önledim senin kaç tankın tüfeğin var gibi şok ifadeleriyle darbe girişiminin yaşandığını en üst düzeyden kanıtlamışlardı. Hatta bu ikiliye karşı Balyoz davasının sanıkları tavır koymuş, 'bizi sattılar' diye öfkelerini ifade etmişlerdi. Dolayısıyla tüm bunlar yaşanmışken uzun süre sonra paralel yapı tartışmalarının başlamasıyla birlikte şaşırtıcı değişiklikler gözlenmeye başlamış, bu iki komutan sanıklardan özür diler davranışlar sergilemeye başlamışlardı.

İşte suç duyurusunun kapsamına sadece mahkeme heyetinin değil, yargılama süreci boyunca toplumla adeta alay eder tarzda çelişkili tavırlar sergilemeleri nedeniyle bu iki komutanın da girebileceği belirtiliyor. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

Skandal: Balyoz davası örtbasla bitti
Balyoz ve Ergenekon davalarında yaşanan delil tartışmaları
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Yalan tanıklık suç duyurusu getirir
Özkök ve Yalman'dan şok inkar
Kumpas'la doğan kahramanlar
TÜBİTAK: Deliller sahte değil
Kumpasa bak' cambazlığı zirvede
Balyoz'da 230 tahliye ve yeniden yargılama kararı
AYM: Balyoz'da hak ihlali var
Balyoz: Yeniden yargılamaya 2.ret
Balyoz'da 237 ceza kesinleşti
Bir Balyoz da AYM'den
Flaş!!! Yargıtay Balyoz'u onadı
Yargıtay'dan Balyoz gibi gerekçe
Tutuklu askerlerden bildiri
Balyoz temyiz duruşmaları manşetlerimiz
Yargıtay Başsavcılığı: Balyoz onansın
Flaş!!! Balyoz davası bitti
Balyoz planı ve davasıyla ilgili manşetlerimiz
Balyoz ve diğer davalardaki delil tartışmaları
Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

(06 Mayıs 2015, 21:12)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ



Balyoz ve Ergenekon davalarında yaşanan delil tartışmaları
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Yalan tanıklık suç duyurusu getirir
Özkök ve Yalman'dan şok inkar
Kumpas'la doğan kahramanlar
TÜBİTAK: Deliller sahte değil
Kumpasa bak' cambazlığı zirvede
Balyoz'da 230 tahliye ve yeniden yargılama kararı
AYM: Balyoz'da hak ihlali var
Balyoz:Yeniden yargılamaya 2.ret
Balyoz´da 237 ceza kesinleşti
Bir Balyoz da AYM´den
Flaş!!! Yargıtay Balyoz´u onadı
Yargıtay´dan Balyoz gibi gerekçe
Tutuklu askerlerden bildiri
Balyoz temyiz duruşmaları manşetlerimiz
Yargıtay Başsavcılığı: Balyoz onansın
Flaş!!! Balyoz davası bitti
BALYOZ PLANI VE DAVASIYLA İLGİLİ MANŞETLERİMİZ
BALYOZ VE DİĞER DAVALARDAKİ DELİL TARTIŞMALARI
Ergenekon, Balyoz ve benzer davaları engelleme girişimleri
Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6830    yazdır/print


 

Skandal: Balyoz davası örtbasla bitti

İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Balyoz darbe planıyla ilgili yeniden yargılanan 236 sanığın 'suçlarının sabit olmadığı' iddiasıyla beraatine karar verdi. Savcı mütalaasında sanıkların beraatini isterken seminer ses kayıtlarının dahi delil olmadığını belirtti. Savcı sanıkların masum olduklarını, sadece maksadını aşan konuşmalar yaptıklarını savundu. Mahkeme de savcıya uyarak beraat kararı verdi. Skandal nitelikteki bu kararla çok sayıda somut kanıtı bulunan darbe girişimi örtbas edilmiş oldu. Paralel yapı tartışmalarının gölgesine saklanan karara gerekçe olarak bazı şüpheli deliller öne çıkarıldı. Üzerinde şüphe olmayan deliller ise maksadını aşan eylemler olarak değerlendirildi.

03.04.2015 19:52 İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Balyoz darbe planıyla ilgili yeniden yargılanan 236 sanığın 'suçlarının sabit olmadığı' iddiasıyla beraatine karar verdi. Savcı mütalaasında, "Dosyadaki dijital verilerin delil vasfına sahip olmadığı anlaşılmıştır. Sanıklarla, suça konu dijital veriler arasında bağ kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır." dedi.

Savcı, Çetin Doğan, Dursun Çiçek, Engin Alan, Ergin Saygun, İbrahim Fırtına, Özden Örnek'in de aralarında bulunduğu 236 sanığın beraatlerini istedi. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Balyoz darbe planıyla ilgili yeniden yargılanan 236 sanığın 'suçlarının sabit olmadığı' iddiasıyla beraatine karar verdi.

DURUŞMA DETAYLARI

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Anadolu Adalet Sarayı’ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu’nda görülen davanın 5. duruşmasına aralarında MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, CHP milletvekili aday adayı emekli Albay Dursun Çiçek, emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ve emekli Oramiral Özden Örnek’in de bulunduğu 140 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı.

SALONDA ELEKTRİK KESİNTİSİ

Duruşmada sanık ve avukat sayısının çokluğu nedeniyle yoklama yaklaşık 1 saat sürdü. Salona yeni gelen sanık ve avukatlarının eklenmesi sırasında elektrik kesintisi yaşandı ve salon yaklaşık 1 dakika karanlıkta kaldı. Bu sırada mahkeme Başkanı Özlem Karaçam’ın katibine "Kaydetmiş miydin?" diye soru yöneltmesi tüm salonu güldürdü.

BARANSU’NUN ESKİ EŞİNİN EVİNDEKİ BELGELER SORULDU

Mahkeme Başkanı Karaçam, "Sizi dikkatle dinlemek istiyoruz, herkesin söylediğini. Bugün beyanlarınızı alacağız. Lütfen kimse izinsiz duruşma salonunu terketmesin" dedi. Mahkeme başkanı Karaçam, Balyoz’da Kumpas soruşturması kapsamında gazeteci Mehmet Baransu’nun eski eşi Esra Konur’un evinin ardiyesinde yapılan arama kapsamında soruşturmayı yürüten savcılığa "Balyoz", "Oraj", "Suga", "Çarşaf", "Sakal" adlı eylem planlarına ilişkin ’delil niteliği taşıyan belgelerin olup olmadığının’ sorulduğunu belirtti. Soruşturma savcısının eylem planlarına ilişkin belgelerin olmadığı yönünde mahkemeye cevap verdiğini ifade etti.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA KARŞI BEYANLAR ALINDI

Mahkeme Başkanı Karaçam ardından , İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) görevlileri bilirkişiler Prof. Dr. Uluğ Bayazıt, Doç. Dr. Feza Buzlıca ve Yrd. Doç. Dr. Ayşe Tosun Mısırlı’nın dava dosyasındaki dijital delillere ilişkin hazırlanan rapor ve ek raporlara ilişkin savcıya bir diyeceğinin olup olmadığını sordu. Savcı Ramazan Öksüz herhangi bir diyeceğinin olmadığını belirtti.

"7 NİSAN’DAN ÖNCE GERİ VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUM"

Bilirkişi rapor ve ek raporlara ilişkin sanık ve avukatlarının beyanlarının alınmasına geçildi. Emekli Orgeneral Bilgin Balanlı, "Bilirkişi raporlarına katılıyorum, avukatım İlkay Sezer’in mahkemeye sunduğu dilekçelere de katılıyorum ve mahkemenizin en kısa sürede beraat kararı vermesini talep ediyorum" dedi. CHP İstanbul ikinci bölgeden milletvekili aday adayı emekli Albay Dursun Çiçek, "Çalınan masumiyetimizin ve seçilme hakkımız dahil bütün haklarımızın 7 Nisan’dan önce geri verilmesini talep ediyorum ve Kumpasçılar hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyorum" diye konuştu.

"DİJİTAL VERİLERİN SAHTE OLDUĞU SON BİLİKİŞİ RAPORUYLA İSPTALANMIŞTIR"

Emekli Orgeneral Çetin Doğan, "Dijital verilerin sahte olduğu son bilirkişi raporuyla ispatlanmıştır. Davanın en kısa sürede sonuçlandırılmasını ve beraatimi talep ediyorum" dedi. Emekli Korgeneral Engin Alan da, bilirkişi raporuna katıldığını belirterek beraatini istedi.

SAVCI: DELİL VASFINA SAHİP OLMADIĞI ANLAŞILMIŞTIR

Mütalaasını açıklayan savcı "Dosyadaki dijital verilerin delil vasfına sahip olmadığı anlaşılmıştır. Sanıklarla, suça konu dijital veriler arasında bağ kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır" dedi.

Anayasa Mahkemesi'nin "haklarının ihlal edildiği" yönünde verdiği kararın ardından yeniden görülen "Balyoz Planı" davasında mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Çetin Doğan, Halil İbrahim Fırtına, Engin Alan, Ergin Saygun, Dursun Çiçek, Bilgin Balanlı ve Özden Örnek'in de aralarında bulunduğu 236 sanığın beraatini istedi.

Anadolu Adalet Sarayı'ndaki Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda görülen duruşmada, Cumhuriyet Savcısı Ramazan Öksüz, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Öksüz, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarını özetleyerek, seminer ses kayıtlarında bir kısım kişilerin maksadını aşan cümleler sarf ettiği tespit edilmişse de genel ses kayıtlarına bakıldığında bunların jenerik oyun kapsamında olduğunu ve iddia edilen darbe planlarıyla bağlantısının bulunmadığının anlaşıldığını bildirdi.

Kurumlara yazılan yazılara verilen yanıtların bilirkişi raporlarını doğruladığını belirten Öksüz, dosyadaki dijital verilerin delil vasfına sahip olmadığını ve suça konu dijital veriler arasında bağ kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığını aktardı.

Dijital verilerin delil değeri kalmadığından raporlara itibar edilemeyeceği kanaatinde olduğunu ve dijital verilerin güncellenmesine olanak bulunamayacağını vurgulayan Öksüz, Birinci Ordu Plan Seminerine ait ses kaydının, delil vasfı taşımadığına kanaat getirdiğini bildirdi.

Öksüz, bu kapsamda dijital delillerin delil vasfı olmadığından aralarında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, MHP İstanbul Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, emekli Orgeneral Ergin Saygun, emekli Kurmay Albay Dursun Çiçek, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı ve eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek'in de bulunduğu 236 sanığın mahkumiyet hükmünün iptalini ve ayrı ayrı beraatlerini talep etti.

Savcı Öksüz, ayrıca dijital veriler hakkında sahtecilik iddiasına ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğundan, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Savcının mütalaasını açıklamasının ardından, salonda bulunan sanıklar alkışlarla sevinç gösterisinde bulundu.

MAHKEME BERAAT KARARI VERDİ

Mahkeme, kapatılan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 236 sanık hakkında verdiği mahkumiyet hükmünün iptaline karar verdi.

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, dijital verilerle ilgili "sahtecilik" iddiasına ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğundan, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetti.

KARAR BİR SKANDAL

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali kararından sonra yeniden görülen Balyoz davasında kararın kısa sürede çıkması dikkati çekti. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 236 sanıklı, binlerce sayfalık yüzlerce klasörlük dosyayı 40 dakikada inceledi. Ardından Çetin Doğan ve Ergin Saygun’un da aralarında olduğu 236 Balyoz hükümlüsü hakkında bütün suçlamalardan beraat kararı verdi.

Fatih ve Beyazıt camilerinin en kalabalık olduğu cuma namazı sırasında bombalanması, cübbeli ajanlara askerî hava müzesinin bastırılması, Türk jet uçağının düşürülerek pilotun şehit edilmesinin ardından Yunanistan’ın tahrik edilmesi gibi suçlamaların yer aldığı dosyadaki kararda, ‘sanıklara yöneltilen darbeye teşebbüs suçunun delillerinin sabit olmadığı’ öne sürüldü.

İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya aralarında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, emekli Kurmay Albay Dursun Çiçek’in de bulunduğu 141 sanık katıldı. Sanıklar bilirkişi raporları doğrultusunda beraat talep etti.

“İSTANBUL’UN ÜZERİNE ÇÖKECEĞİZ”

Daha sonra mütalaasını açıklayan savcı Ramazan Öksüz, bütün sanıkların beraatini talep etti. Savcı Öksüz, mütalaasında tartışmalı tespitlerde bulundu. Balyoz davasında yer alan dijital verilerin delil olamayacağını savundu. Yine aralarında ıslak imzalı belgelerin de olduğu bazı delillerle sanıklar arasında illiyet bağının kurulamadığını iddia etti.

SEMİNER SES KAYITLARI BİLE DELİL OLAMADI!

SAVCI: SANIKLAR MASUM, SADECE MAKSADI AŞTILAR!

Savcı Öksüz, daha önce sanıkların da kabul ettiği Balyoz semineri ses kayıtlarını da delil olarak değerlendirmeyeceği yönünde görüş bildirdi. Savcının delil olamayacağını iddia ettiği ses kayıtları, sanıklar tarafından kabul edilmişti. Bu şok ses kayıtlarında, sanıkların “İstanbul’un üzerine çökeceğiz, acıma yok tepeleme var.” gibi şok ifadeleri kullandığı, gözaltına alınacak sanıkların nerede gözaltında tutulacaklarının konuşulduğu görülüyordu. Savcı bu konuşmaları “maksadını aşan ifadeler” olarak nitelendirdi. Ancak bu konuşmaların darbe suçuna delil olamayacağı yönünde tartışmalı bir karara imza attı.

40 DAKİKADA JET KARAR

Mahkeme daha sonra kararı açıklamak üzere ara verdi. Yaklaşık 40 dakikalık aranın ardından mahkeme binlerce sayfalık yüzlerce klasörden oluşan Balyoz dosyasını karara bağladı. Duruşma salonuna tekrar giren mahkeme başkanı Özlem Karaçam, kararı okumaya başladı. Mahkeme Başkanı Karaçam, ilk olarak İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği ve Yargıtay’ın onadığı Balyoz kararını iptal ettiklerini açıkladı. Mahkeme kararında, Çetin Doğan, Ergin Saygun, Bilgin Balanlı, Dursun Çiçek, Mehmet Otuzbiroğlu’nun da aralarında olduğu 236 sanığın adı sayıldıktan sonra, “Sanıklar hakkında Türkiye Cumhuriyeti icra heyetini cebren ıskata veya vazife görmeye men etmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de sanıklara yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmadığından 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine” ifadeleri kullanıldı.

SABIKA SİLİNECEK, TAZMİNAT ÖDENECEK

Mahkeme, alınan son raporlarda Balyoz dosyasında yer alan bazı CD’lerde sahtecilik yapıldığı yönünde şüphelerin doğduğu, bu nedenle muhtemel sahteciliği yapan kişi ya da kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca sanıkların sabıkalarının silinmesine karar verdi. Mahkeme Adli Sicil Genel Müdürlüğü’ne yazı yazarak sanıkların sabıkalarının silinmesini talep etti. Mahkeme sanıkların cezaevinde geçirdikleri süre için tazminat talep etme hakları olduğunu belirtti. Kararın ardından salonda bulunan sanıklar mahkeme heyetini uzun süre alkışladı. Daha sonra mahkeme heyetine giden bazı sanıkların hakimlere tek tek teşekkür ettikleri görüldü.

MAHKEME, DELİLLERİ GÖRMEZDEN GELDİ

Balyoz sanıklarına beraat kararı veren yeni Balyoz mahkemesi, Balyoz planını yapanların kendileri tarafından kaydedilen sesleri, aralarında Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün yanı sıra belediye başkanlarına kadar yüzlerce gerçek kişi isimlerinin kullanıldığı gözaltı listelerini görmezden geldi. Muhataplarının hiçbir zaman yalanlayamadığı ses kayıtları için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bile katıldığı TV programında ‘Dinleyince şoke oldum.’ demişti.

Yargıtay verdiği Balyoz kararında seçimlerle işbaşına gelen hükümetin TSK içindeki bir grup tarafından hedefe konulduğuna hükmedilmişti. Kararda, asker arasında görev dağılımı yapıldığı ve fişleme belgelerinin oluşturulduğuna dikkat çekilmişti. Yine kararda dijital verilerin ilk defa Balyoz kararında delil olmadığı belirtilerek daha önce birçok farklı davada benzer verilerin delil olarak mahkumiyete esas yapıldığı savunulmuştu.

Mahkeme Başkanı: Baransu’nun eski eşinin evinde bulunan evrakların Balyoz’la ilgisi yok

Mahkeme başkanı Özlem Karaçam, duruşmada geçtiğimiz günlerde tutuklanan gazeteci-yazar Mehmet Baransu’nun eski eşinin evinde yapılan aramada Balyoz davasını ilgilendiren belgelerin bulunmadığını açıkladı. Mahkeme başkanı Balyoz belgelerini yazdığı için tutuklanan gazeteci Mehmet Baransu’nun boşandığı eşinin evinde yapılan aramaya ilişkin İstanbul Başsavcılığı’na, bulunan evrakların içeriğinin sorulduğunu kaydetti. Mahkeme başkanı Karaçam, gelen cevapta, bulunan evrakların Balyoz davası ile ilgili olmadığı yönünde bilgi verildiğini açıkladı.

BALYOZ VE KOZMİK ODA ÖRTBAS EDİLDİ

Skandal karar başka açılardan da bakılabilir. Sadece bazı şüpheli deliller öne çıkarıldı ve kararın haklılığına gerekçe yapıldı. Bu sonuç ve gerekçe bir örtbas olayının yaşandığını gösteriyor. Çünkü davada darbe planı yapıldığını, bu girişimin hayata geçtiğini kanıtlayan ve  tartışılmayacak açıklıkta çok sayıda delil söz konusu idi. Saatlerce uzunluktaki seminer ses kayıtları, davada dinlenen tanıkların ifadeleri, seminer toplantısına dair ilk askeri bilirkişinin hazırladığı rapor, Çok gizli belgelerin Gölcük istihbarat şube zemin karoları altında bulunması ve basına da yansıyan dönemin en üst komutanları Hilmi Özkök ile Aytaç Yalman'ın birbiriyle girdiği polemikler.. Bunlar bir arada değerlendirildiğinde o dönem açıkça bir darbe hazırlığının yapıldığı, kısmen bile olsa uygulamaya geçtiği ve dönemin bu iki üst komutanının direnmesi nedeniyle daha ileriye gidemediği anlaşılıyordu. Ancak olayın bu kısımları gözlerden kaçırıldı. Paralel yapının varlığı ve bazı deliller üzerine düşen şüpheler ön plana çıkarıldı. Gündem yoğunluğu içinde bu skandal örtbas hayata geçirildi.

Darbe suçunun en aşağılık bir suç olduğu söylenir hep. Askeri darbe girişimleri gibi paralel darbe de bu aşağılık suç kapsamına giriyor şüphesiz. Ancak bir üçüncü suç daha söz konusu.. Paralel yapı bahane edilerek darbe girişiminin aklanması da bir suç olsa gerekir. Bunu mahkemelerin yapmış olması durumu değiştirmeyecektir. Balyoz davasında bazı sanıkların masumiyetinden bahsedilebilir. Bu zaten sıkça dile getiriliyor, masumların araya karışmış olabileceği belirtiliyordu. Ancak bir çoğu için durum böyle değil. O kişiler aklandık diye sevinmesinler. İşledikleri açık olan suçlar sık sık karşılarına çıkmaya devam edecektir. Mahkumiyet veren mahkeme bir kesim tarafından peşinen lanetlenirken diğeri tarafından savunuluyor, ancak kimse delillere hukuken bakma ihtiyacı hissetmiyor ve konjonktüre göre hareket ediliyorsa mahkemenin verdiği kararın hukuki olduğu söylenemez.

Örtbas skandalının bir benzeri de Kozmik Oda davasında yaşandı. O dava da örtbas edildi. Nasıl olsa konjonktür müsait, bir günah keçisi var. O keçinin günahı yok mu, elbette var. Ancak var diye eski keçi de aklanmamalı. Ne ifrat ne de tefrit olmalı.. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

BALYOZ'DA İKİNCİ DAVA DA BERAATLE BİTTİ

11.04.2015 12:08 Balyoz Davası'nda aldıkları mahkumiyet kararları Yargıtay tarafından bozulan 64 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Savcı, HAVELSAN görevlisi Ömer Faruk Yarman, emekli amiral Levent Görgeç, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün de aralarında bulunduğu sanıkların tamamı için beraat istedi. Mahkeme 63 sanığın 'Yüklenen suçu işledikleri sabit olmadığından' beraatına karar verirken, sanıklardan yüzbaşı Ali Göznek hakkında yakalama kararının infaz edilemediğinden dosyasını ayırdı.

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda görülen davaya 40 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı. Davada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, HAVELSAN görevlisi Ömer Faruk Yarman, emekli amiral Levent Görgeç, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün de aralarında bulunduğu 63 sanık için beraat istedi. Beraat kararı istemesine gerekçe olarak ise sanıklarla suça konu dijital veriler arasında bağ kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldığını belirtti. Savcı Öksüz, suça konu dijital verilerin veri bütünlüğünün bozulduğunu ve sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığını kaydetti. Davada son sözü sorulan sanıklar ise beraatlarını talep etti.

63 SANIĞA BERAAT, 1 SANIĞIN DOSYASI AYRILDI

Mahkeme heyeti, HAVELSAN görevlisi Ömer Faruk Yarman, emekli amiral Levent Görgeç, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün de aralarında bulunduğu 63 sanığın 'Yüklenen suçu işledikleri sabit olmadığından' beraatına karar verdi. Heyet, hakkında yakama kararı
infaz edilemeyen sanık yüzbaşı Ali Göznek'in dosyasını ayırdı. Sanık Göznek hakkında ayrılan dosya yeni esas üzerinden yürütülecek.

DAVA DOSYALARI BİRLEŞTİRİLDİ

Dava kapsamında 62 sanık üzerinden yargılama yapılıyordu. Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün dosyası ve yakalaması olan sanık yüzbaşı Ali Göznek'in dosyası bu dava ile birleştirildi ve sanık sayısı 64 oldu. Bugün karar duruşması görülen yargılamada Ersöz de dahil 63 kişinin beraatına karar verilirken hakkındaki yakalama kararının infaz edilememesi nedeniyle Göznek'in dosyası ayrılmış oldu.

SAHTE OLDUĞU KESİN OLARAK BELİRLENEN DELİLLER...

Mahkeme heyeti, geçtiğimiz hafta Balyoz Ana Davası’nda sahte olduğu kesin olarak belirlenen ve sahte olduğu yönünde kuvvetli şüphe oluşan dijital delillerle ilgili olarak suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Ana dava için suç duyurusunda bulunduklarını kaydeden mahkeme, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.

TAZMİNAT HAKLARI HATIRLATILDI

Mahkeme heyeti, dava aşamasında tutuklanan sanıklara tutuklu geçirdikleri süreler yönünden ve önceki mahkumiyet kararının kısmen infaz edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlarla ilgili olarak tazminat davası açma haklarının bulunduğunu da hatırlattı.

Balyoz ve Ergenekon davalarında yaşanan delil tartışmaları
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Yalan tanıklık suç duyurusu getirir
Özkök ve Yalman'dan şok inkar
Kumpas'la doğan kahramanlar
TÜBİTAK: Deliller sahte değil
Kumpasa bak' cambazlığı zirvede
Balyoz'da 230 tahliye ve yeniden yargılama kararı
AYM: Balyoz'da hak ihlali var
Balyoz:Yeniden yargılamaya 2.ret
Balyoz'da 237 ceza kesinleşti
Bir Balyoz da AYM'den
Flaş!!! Yargıtay Balyoz'u onadı
Yargıtay'dan Balyoz gibi gerekçe
Tutuklu askerlerden bildiri
Balyoz temyiz duruşmaları manşetlerimiz
Yargıtay Başsavcılığı: Balyoz onansın
Flaş!!! Balyoz davası bitti
Balyoz planı ve davasıyla ilgili manşetlerimiz
Balyoz ve diğer davalardaki delil tartışmaları
Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

(03 Nisan 2015, 19:52), son güncel.: (11 Nisan 2015, 12:08)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6739    yazdır/print


 

Erdoğan: İmamlarıyla kaçıyorlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış törenindeki konuşmasında, 'Şimdi kaçıyorlar. Dosyalar açıklandıkça bakıyorsunuz, imamları ile beraber kaçıyorlar. Madem suçunuz yok, niye kaçıyorsunuz? Niye? Çünkü Pensilvanya'daki 1999'da öyle kaçtı. Davet ettim, gelmedi. Siyasete sonuna kadar saygımız var ama ihanete asla tahammülümüz yok' dedi. Çözüm sürecini kendisinin başlattığını belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ben çözüm sürecinin önündeyim arkasındayım, hepsinden önce içindeyim. Bunun dışında olmak mümkün değil. Elinde silah olanlar. Eğer çözüm süreci konusunda samimiyse, IRA gibi onlarda silahlarını gömsünler. Ellerinde silah çözüm süreci olmaz' dedi.

28.03.2015 15:43 Karabük'te toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıklamalarda bulundu. Karabük halkını selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde verdiğiniz yüzde 65’lik destek için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. İnşallah desteğinize layık olacak, hep birlikte yeni Türkiye’yi inşa edeceğiz. Açılışını yaptığımız 26 ayrı eserin, 1 katrilyon 386 trilyon liralık kamu ve Kardemir yatırımlarının Karabük’ümüze ve ülkemize hayırlı olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Eğitimde Safranbolu Yazı Köy İlköğretim Okulunu, merkez Anadolu Öğretmen Lisesi’nin 400 kişilik spor salonunu, yüzme havuzunu ve Eskipazar Gençlik Merkezi’ni tamamladık. Sağlıkta Eflani İlçe Devlet Hastanesi, Safranbolu Devlet Hastanesi ek binası ve çeşitli binaların açılışını yapıyoruz. TOKİ 640 konut inşa etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı il genelinde 23 trilyonluk alt yapı yaptı. Karabük Kültür Merkezi binası tamamlandı. Karabük genelinde çeşitli bölünmüş yol, il yolu ve devlet yolu projeleri bitirildi. Bu hizmetlerin de resmi açılışlarını burada yapıyoruz. Karabük Belediyesi Şehir Kütüphanesinin, Eskipazar Belediyesi Gençlik ve Kültür Merkezi’nin açılışını yapıyoruz. Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi binasını ve öğrenci soysal yaşam merkezini, araştırma geliştirme binası laboratuvarı tamamladı, bunları da hizmete açıyoruz. Kardemir sadece Karabük’ün değil ülkemizin gururudur. Bu vesile ile Kardemir tarafından ülkemize kazandırılan ve toplam yatırım bedeli 599 trilyonu bulan çeşitli tesisler ve fabrikaların açılışlarını bu gün burada gerçekleştiriyoruz. Tüm bu eserlerin Karabük’e, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“FİLYOS PROJESİNİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”

12 yıllık hizmet sürecinde sadece Karabük’e yapılan yatırımın 4 katrilyon lira olduğunu ifade eden Erdoğan, “Hamdolsun Karabük’ümüzün şöyle 12 yıl önceki halini düşünüyorum. Bu gün helikopterle Karabük’ün üstünde dolaşırken geldiği halini düşünüyorum. Bu yatırımların şehrimize, ülkemize kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumlarımızın, belediyelerimizin, Kardemir’i, tüm özel sektör çalışanlarını, işçisine kadar herkesi tebrik ediyorum. Filyos Projesini unutmuş değiliz. Bir takım hukuki engeller yüzünden proje gecikti. Şundan emin olun adım adım takip ediyorum. Filyos, sadece bu bölgenin değil Tüm Türkiye’nin projesi. Bu projeyi hayata geçirmekte kararlıyız” diye konuştu.

Çanakkale Savaşlarının 100 yıl dönümüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “18 Mart’ta deniz zaferimizin 100. yıl dönümünü başbakanımızın Çanakkale’ye katılımıyla gerçekleştirdik. 24 Nisan da da kara savaşlarının 100. yıl dönümüdür. Dünyanın 4 bir yanından gelen dostlarımız var. Devlet başkanları, hükümet başkanları ve gelecek olan dostlarımızla kapsamlı bir programla yad edeceğiz. İstanbul’da büyük bir barış zirvesi yapacağız. 24’ünde Çanakkale’ye geçeceğiz. 25’inde de Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan gelen tüm dostlar orada şafak ayinlerinde törenlerini yapacaklar. Bizim gençliğimizde sabah namazına müteakip şafak yürüyüşü yapacak. Gençleri şimdiden oraya davet ediyorum. Çanakkale’nin kahramanları arasında Safranbolulu, Eflanilili, Uluslu, Eskipazarlı, Yeniceli yani Karabüklü tüm kardeşlerimin dedeleri, büyük dedeleri var. Kendilerinden kat ve kat güçlü düşman karşısında fedakarca savaşan bu 42. Alay, bine yakın şehit 2 bin 500’e yakın yaralı vermişti. Bu alayın önemli bölümü Karabük’ten, Karabük’ün ilçelerinden, bu bölgelerden gelenlerden oluşuyordu. Savaş sonunda binlerce mevcudundan geriye ne kalmıştı biliyor musunuz? 7-8 kişinin kaldığı bu alayın kahramanlığı gurur tablolarımızdan biri olarak tarihteki yerini aldı. Bu millet ne büyük bir millet. Bu gazi alayın kahraman askerlerinin torunları olan Karabüklü kardeşlerime bir kez daha saygılarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

“BASİT BİR KAVGA DEĞİL, MEDENİYET DAVASIYDI”

“Kendilerini güya aydın sanan birileri işgale mandaya razı olmuşken bizim dedelerimiz atalarımız şartlara zorluklara bakmadan 7 düvele meydan okumaktan çekinmedi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne dediler, ‘ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz.’ Cepheden cepheye koştular. Analarımız ne dedi, ‘O zaman git evladım, git ya gazi ol ya şehit’ dedi. Biz böyle bir milliyetin evlatlarıyız. Basit bir kavga değil bir medeniyet davası, istikbal ve istiklal mücadelesi olduğunu çok iyi biliyorlardı. Bin yılın hesaplaşmasını çok iyi biliyorlardı. Yahya Kemal; “Şu kopan fırtına Türk ordusudur yarabbi. Senin uğrunda ölen ordu budur yarabbi. Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm'ın” diyordu. Bu millet böyle inanmıştı. Böyle inandığı için, Seyit çavuş 250 kilo mermiyi, ‘Ya Allah’ diye kaldırıp topa yerleştiriyor ve düşmanların en büyük gemisini, Çanakkale’nin dalgalarına gömüyor. Buralara öyle durup dururken gelinmedi. Bizim dedelerimiz, atalarımız işte bu ordunun şanlı neferleridir. Allah onlardan razı olsun. Mekanlarını cennet eylesin. Bizlere onlara layık evlatlar olmayı nasip eylesin” ifadelerini kullandı.

“ÇANAKKALE’Yİ ANLAMAMIŞ OLANLAR VAR”

Bugünde maalesef ülkesine güvenmeyenleri, milletine sırtını dönenler olduğunu gördüklerini söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, “2023 hedefleri doğrultusunda hedeflerimize yürürken taş koymaya çalışanlar, treni raydan çıkarmaya çalışanlar var. Ben onların Çanakkale’yi anlamamış, anlayamamış olduğunu tahmin ediyorum. Kimi de daha sinsi yöntemler ile devletin içine sızarak, insanların haklarını gasp ederek, en ulvi duygularını istismar ederek aynı yere hizmet ediyor. Türkiye’yi yeniden istikrarsızlığın, güvensizliğin içine sokarak, hedeflerinden uzaklaştırmanın gayreti içindeler. Muhalefette bunlara çanak tutuyor. Dünyanın neresinde ülkemizin aleyhinde bir söz söylenmişse bir iş yapılmışsa bu iki yapı ve muhalefet hemen peşine takılıyor aynı şeyleri tekrar etmeye başlıyor. Dünyanın her bir yanında Türkiye’ye karşı bildiriler dağıtıp mektupla ülkelerini şikayet ediyorlar. Yabancı gazetelere sayfa sayfa ilanlar veriyorlar. Neymiş Türkiye’de özgürlük yokmuş. Elinize dizinize dursun” ifadelerini kullandı.

“PENSİLVANDAKİ DE 19999 YILINDA BÖYLE KAÇTI”

Altını delmeye çalıştıkları geminin içinde herkesin birlikte yaşadığını ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, “Bu ülkeye gelen her zarardan bunlarda nasibini almayacak mı. Siyaset başka şey, ihanet başka şey. Hizmet başka hainlik başka. Demokrasi başka şey, ülkeyi, milleti bölmek başka şey. Şimdi onlar kaçıyorlar. Dosyalar açıklandıkça imamları ile kaçıyorlar. Madem suçunuz yok niye kaçıyorsunuz. Niye, çünkü 1999’da Pensilvanya’daki öyle kaçtı. Davet ettim gelmedi. Siyasete sonuna kadar tahammülümüz var ama ihanete asla tahammülümüz yok. Biz bunların gerçekten hizmet ettiğini sanıyor, onun için elimizden gelen desteği veriyorduk. Hizmet edene saygılıyız ama haine asla. Demokrasi talebinin sonuna kadar arkasındayız ama bölücülüğe asla tahammül edemeyiz” dedi.

“ÇÖZÜM SÜRECİNİN ÖNÜNDEYİM, ARKASINDAYIM EN ÖNEMLİSİ İÇİNDEYİM”

Kendi konumunun Türkiye’deki 78 milyonun hakkını, hukukunu savunmayı gerektirdiğini belirten Erdoğan, “Bunun için ne yapmam gerekiyorsa onu yaparım. Kimseden de çekinmem. Ben bugüne kadar daima sene milletimin yanında oldum. Şimdi çıkmış, “Yemine aykırı hareket ediyor, tarafsız davranmıyor.’ Ben bir partinin tarafı olduğumu ifade etmiyorum, milletimin tarafı olduğumu ifade ediyorum. Bunlar bunu anlamayacak kadar siyaseti de bilmiyorlar. Çözüm sürecini başlatan, bu aşamaya kadar getiren bu kardeşiniz. Demokratik açılım ile başladık. Milli birlik ve kardeşlik projesi olarak devam etti. Çözüm süreci olarak devam ediyor. Ben çözüm sürecinin önündeyim arkasındayım, hepsinden önce içindeyim. Bunun dışında olmak mümkün değil. Elinde silah olanlar. Eğer çözüm süreci konusunda samimiyse, IRA gibi onlarda silahlarını gömsünler. Ellerinde silah çözüm süreci olmaz. 7 Haziran seçimlerine giderken yine o silahlar ile mezraları, köyleri, halkımızı tehdit ederek parlamentoya girmek, bu demokrasi değildir. Bugün burada milleti aldatmaya çalışan varsa elbette bunu çıkıp söyleyeceğim. Bunu milletimin huzuru için söylüyorum, milletimin birlik ve beraberliği için söylüyorum. Çatışmadan, kandan, ölümden, acıdan düşmanlıktan medet umanlarından, onların karşısında tüm gövdemle durmazsam milletimde aramdaki ahdin gereğini yerine getirmemiş olurum. Küçük hesaplarla hareket edenlerin, taşeronluğa soyunanların oyunlarını ortaya çıkarmazsak görevimizi yapmış olamayız. Önce samimi olacaksınız, hesabi olmayacaksınız hasbi olacaksınız hasbi. Bunlar fırsat buldukça birşey üretemedikçe ne yapıyorlar, Cumhurbaşkanına laf söylüyorlar. Ben milletim ile beraberim ama bunların kiminle beraber olduklarını gayet iyi biliyorum. Aynı şekilde paralel yapı ile en büyük mücadeleyi yürüten birisiyim. Burada da bir sıkıntı görürsem elbette gerekli müdahaleyi nereye kadar yapabiliyorsam yaparım. Buradan himmet diye topladıkları paraları diğer ülkelerdeki lobilere, Türkiye karşısı bildirilen yayınlatmak, aleyhte faaliyetler yürütmek için kullananların oyunlarını tabii ki milletime ifşa edeceğim. Bu can bu tente kaldıkça mücadele edeceğim. Türkiye’yi 2023 hedefine ulaştıracak tüm büyük projelerin hepsinde, 12 yıllık emeği olan bir başbakan olarak bundan sonra da hükümetimizin attığı bütün adımlarda yanlarında olacağım olmaya devam edeceğim. Bu asla bir partiden yana olmak değildir. Hükümet devleti yönetir, temsil eder. Bende mademki cumhurbaşkanıyım onların yanında olmaktan başkan keyif verici önemli görevim olamaz. Buralarda da bir aksaklık gördüğüm zaman gerekli uyarıyı arkadaşlarıma yaparım. Bu hakkım ve vazifemdir” diye konuştu.

(28 Mart 2015, 15:43)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6718    yazdır/print


 

Taltif yolsuzluğu davası başladı

Paralel polislere yönelik olarak gündeme gelen ve 'bazı polislere, hak etmedikleri halde usulsüz taltif verildiği' iddiasıyla 17 kişi hakkında açılan dava ile 'usulsüz dinleme' iddialarıyla 18 kişi hakkında açılan diğer bir davanın görülmesine Ankara'da başlandı.

21.03.2015 17:31 "Bazı polislere usulsüz taltif verildiği" iddiasıyla 17 kişinin yargılanacağı dava ile "usulsüz dinleme" iddialarıyla 18 kişi hakkında açılan diğer bir davanın görülmesine Ankara'da başlandı.

"Bazı polislere, hak etmedikleri halde usulsüz taltif verildiği" iddiasıyla 17 kişinin yargılanacağı davanın Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmasına, bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları ve yakınları katıldı.

Duruşmada, savunmasını yapan dönemin Taltif Şube Müdür Yardımcısı Cemil Çelik, yılda 3-4 taltif dönemi olduğunu, hazırlanan listelerde yaklaşık 25 bin kişi bulunduğunu, bunlardan yaklaşık 20 kişiye taltif verildiğini söyledi.

İzinli olan kişilerin taltif listesine eklenmesinde bir sakınca bulunmadığını savunan Çelik, şunları kaydetti:

"Bizler, teklifimizi yaparız, son kararı verecek Emniyet Genel Müdürlüğü Taltif Komisyonu'dur. Emniyet Genel Müdürlüğü Taltif Komisyonu, yine taltifin genele yayılması ve bütün personelin yararlanmasını talep etmiştir. Bununla ilgili yazılı bir emir yoktur. Geçmiş yıllarda Emniyet Genel Müdürlüğü Taltif Komisyonu tarafından yanlışlıkla ödeme yapılanların parası geri alınmıştır ve haklarında adli ya da idari işlem başlatılmamıştır. Bizim için de kamu zararından söz etmek mümkün olmayacaktır. Çünkü verilen taltif paraları personelden geri alınmıştır. Taltif verilen para personelin kendi hesabına yatmaktadır. Buradan maddi yarar sağlama imkanı yoktur."

Taltifin, rütbe esasına göre verildiğini belirten Çelik, hak eden polis memurlarına, gerekli ödemenin yapıldığını ifade etti.

Sanıklardan Gökmen Tekin de şimdi Öğretmen Emniyet Müdürü olduğunu, "Tunceli'de terör örgütü operasyonu kapsamında bazı polis memurlarına taltif verildiği" için yargılandığını belirtti.

TİKKO'ya yaptıkları operasyondan sonra, emeği geçen herkese taltif yazdıklarını kaydeden Tekin, "Tunceli'den tayini çıkan arkadaşlara da olay sonrası ve öncesine katkı sağladığı için taltif yazdık. Bu davadan utanç duyuyorum. Ben, makam aracımın kar lastiğini dahi kendim aldım, devletin parasını almayı bırakın. Böyle bir şeyi kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum" dedi.

Sanıklardan Muhammed Hamarat da polis memuru olarak görev yaptığını, Taltif Modül Sistemi şifresine sahip olduğunu, sisteminin sadece uygun görüldüğünde açıldığını söyledi.

Taltif dosyasının hazırlık aşamasında Taltif Modül Sistemi'ne girildiğini ve sunumun bununla yapıldığını anlatan Hamarat, sisteme, çalışma sürelerinin değil, olay tarihlerinin girildiğini kaydetti.

"Polislere haram yememelerini anlatırım"

Siirt Polis Meslek Yüksek Okulunda öğretmen olduğunu belirten sanık Halil Dumanlı da Taltif Ön Komisyonunda bir çok imzasının bulunduğunu, ortada sahte bir evrakın olmadığını savundu.

Taltif Ön Komisyonunun bağlayıcılığı olmadığını, sadece yol gösterdiğini belirten Dumanlı, "Takdir yetkisi Emniyet Genel Müdürlüğü Taltif Komisyonuna aittir. Bağlayıcı olmayan, sadece teklif niteliğinde olan bir suçtan buradayız. Ortada bir suç varsa esas Taltif Komisyonunun burada yargılanması gerekir. Ortada yanlış, mevzuata aykırı bir durum yok. Sıralı amirlerimizin imzasıyla biz aklandık aslında" diye konuştu.

Kamuoyundaki haberlerden dolayı yargılandıklarını öne süren Dumanlı, "Üzerimdekilerin tek tek hesabını veririm. 12 bin liraya tenezzül etmem. Ben, derslerde de polislere güncel olaylarla ilgili, haram yememelerini, yanlış yapmamalarını anlatırım. Böyle bir şey olsa eşimin, çocuklarımın karşısına çıkamam. Takdir böyleymiş, bir şey diyemiyorum" ifadesini kullandı.

Taltif konusundaki hatalı ödemelerin, yargı kararına gerek kalmadan geri alınabildiğini kaydeden Dumanlı, bu davadan dolayı sicil notunun düştüğünü söyledi.

"Taltif teamüllere göre verilir"

Sanık Veli Yılmaz da uzun süredir taltif komisyonunda görev aldığını belirterek, kimin ne kadar taltif alacağının, çalıştığı bölge de dikkate alınarak teamüllere göre belirlendiğini söyledi.

Taltifte hiç kimseye ayrıcalık gösterilmediğini savunan Yılmaz, suçlamaları kabul etmeyerek, beraatını istedi.

Batman Emniyet Müdürlüğü'nde görev yaptığını belirten Hakkı Okumuş da 2014'te de bir soruşturma geçirdiklerini, ancak cezai bir durumun bulunamadığını ifade etti.

Taltif iddialarıyla ilgili 5 dosyanın incelenmesinde imzasının olduğunu belirten Okumuş, şunları kaydetti:

"Bu dosyalar hazırlanırken belli bir sistematiği var. Komisyon olarak hangi dosyanın ödüllendirileceğine ait kriterler var. Eğer ödüllendirilmesi düşünülüyorsa, dosya Taltif Komisyonuna sunulur. Taltif Talep Modülü belirli dönemde açılır. Buradaki verileri kontrol etmek gibi bir yetkimiz yok. 100 kişinin olduğu dosyada kimin izinli, kimin çalışıp çalışmadığını bilmeyiz. Hukuken de yetkimiz yok. Son karar verme yetkisi Emniyet Genel Müdürlüğü Taltif Komisyonunda. Esas denetleme görevi de orasıdır. Uygun olmayan biri teklif edilmişse onun ayıklama yetkisi de burasıdır."

Duruşmaya bir süre ara veren mahkeme, sanıkların, savunmalarını dinlemeye devam edecek.

İddianamede, sanıkların ayrı ayrı "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

YASADIŞI DİNLEME DAVASI DA BAŞLADI

"Usulsüz dinleme" iddialarıyla 17'si polis 18 kişi hakkında açılan davanın Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmasına ise eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ömer Altıparmak'ın da arasında bulunduğu 14 sanık ile bazı müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.

Hazır bulunan müştekiler arasında, suçlama konusu dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanlığını yapan, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ile Hanefi Avcı'nın avukatı Refik Ali Uçarcı da yer alıyor.

Sanıklardan Ali Arslantaş'ın Siirt Ağır Ceza Mahkemesinden görüntülü olarak bağlandığı duruşmada, Altıparmak'ın da arasında bulunduğu bazı sanıklar, avukatları hazır bulunmadığı için savunmalarını sonraki celselerde yapacaklarını bildirdiler.

Sanıklardan Hüseyin Özbilgin, savunmasında, dönemin İçişleri Bakanı'nın isteğiyle Şubat 2012'de MİT Müsteşarlığında göreve başladığını anlattı.

Buraya atanmadan önce 4 ay süreyle kendisinin ve ailesinin araştırıldığını ancak olumsuzluk bulunmadığını kaydeden Özbilgin, "Her insanın haysiyeti, şerefi, onuru namusu vardır. Bir gün önce baştacıyken, bir gün sonra casus olunmaz. Terörle mücadelede defalarca ölümle burun buruna gelmiş bir insanın hiçbir somut belge olmadan, mahkeme kararları dikkate alınmadan müfettiş raporuyla suçlanması haksızlıktır. Ben casusluk suçu işlemektense ölmeyi tercih ederim" diye konuştu.

Masumluğuna ilişkin "en küçük tereddüt olmadığını" söyleyen Özbilgin, şöyle devam etti:

"Musa Anter öldürüldüğünde, o bölgede terörden sorumlu ekip amiriydim. Olay yerine ilk gittiğimde, karanlık içinde bir şahsın yattığını, yakında genç birinin can çekiştiğini gördüm. Ambulans çağırdık. Daha sonra ölenin Musa Anter, yaralının Orhan Miroğlu olduğunu öğrendik. Bunu şunun için arz ediyorum: Orhan Miroğlu geçen yıl yazdığı kitapta bunu anlatıyor, 'Ben hayatımı bir polis memurunun gayretlerine borçluyum' diyor. Daha sonra köşesinde yazdı, televizyonda da ağlayarak anlattı. Ben bu gayret içindeyken bazı arkadaşlarımız maalesef, 'Bırak, ölürse ölsün, en iyi Kürt ölü Kürt'tür' demişlerdi. Üzüldüğüm şudur, bu sözü kullananların bir kısmı bugün çok etkili yerlerde, biz ise sizin karşınızdayız.

Kanunları yerine getirmek suçsa herkes suç işliyor. Meslek hayatım boyunca, hukuka aykırı hiçbir eylemde olmadım. Hakkımda iddia edilenleri işlemiş olsaydım, MİT'in bunu tespit etmesi gerekirdi. MİT'teki görevime, suç işlediğim iddia edilen tarihten sonra başladım. Yapılan tüm işlemler hakim kararıyla ilgili mevzuat ve kanun çerçevesinde yerine getirilmiştir."

Mahkeme Başkanı Hüseyin Karamanoğlu'nun, "İstihbari dinleme taleplerini imzalarken, personelinize gerekçesini sormaz mısınız" demesi üzerine Özbilgin, "Orada yazıyordur, (gerekçeyi) ayrıca anlatmazlar. İstihbari bir konudur. Ayrıca o tarih itibarıyla da vekaleten bakıyordum" dedi.

Müştekilerden Ali Kılıç'ın avukatı Ergün Özer'in, "Amir olarak telefon dinlenmesi konusundaki talebin içeriği konusunda delil olup olmadığını araştırmaz mısınız? Sadece havale memuru gibi imza mı atarsınız" sorusunu Özbilgin, "İki tür dinleme var. Adli dinlemelerde, suç oluştuktan sonra dinlemeye başlanır. İstihbari dinlemede herhangi bir suç isnadı yoktur. Sadece olayın doğruluğu veya yanlışlığı vardır. Zaten istihbari dinlemenin özü gizli olmasıdır. Herhangi bir suçlama yoktur. Eğer iddia edilen konu doğruysa adli birimlere havale edilir. Delil olup olmadığını soran sıralı amirler vardır. Ben, teknik şubeden sorumlu olduğum için sormam. Sıralı amirlerden gelen bilgiler doğru kabul edilir" sözleriyle yanıtladı.

"Çalışmalarımız yasaya uygun"

Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı E Şube Müdürü Lokman Kırcılı ise "suçlamaların delilsiz olduğunu" ileri sürdü. Kırcılı, şunları kaydetti:

"Sadece müfettiş raporlarının delil olarak sunulması, garip oldu. Basın önünde, kamuoyu önünde, emir ve talimatla hazırlanan müfettiş raporları hukuksuzdur. Bunların dosyadan çıkarılmasını istiyorum. Bütün çalışmalarımız yasaya uygundur. Bu soruşturma tamamen Anayasa'ya aykırıdır. İdarenin, mahkeme kararının hukukiliğini denetleme yetkisi yoktur. Davanın Anayasa'ya aykırılığının zamanla anlaşılacağına inanıyorum. Hiçbir delil olmadan bu kadar ağır ithamlar üzücüdür. Suçlanmanın bu kadar kolay olabileceğini bilmiyordum. Neticede dinlediğimiz kişilerin hiçbirini tanımıyoruz, hiçbiriyle husumetimiz yok. Yasa içinde yaptığımız kayıtlar, yasal süresinde imha edilmiş. Bilgi alma amaçlı istihbari dinleme yapıyorsunuz, suç varsa adli birimlere intikal ettiriyorsunuz. Bu tamamen gizli bir faaliyet olduğu halde, dinlenen şahısların listeleri çarşaf çarşaf yayınladı. Esas mağduriyeti, o zaman yaşadılar."

Kırcılı, Başkan Karamanoğlu'nun "Müştekilerden Yonca Verdioğlu Şık hakkında ne bilgi buldunuz da 21 ay boyunca dinleme talep ettiniz" sorusu üzerine, "İstihbarat uzun ve zor süreç. Neticede dinlenenler her şeyi açık açık telefonda paylaşmıyor. Geçmişte hiçbir ses alamadığım bir telefondan 2 yıl sonra ses aldığım olmuştur. Dinlemenin uzun ya da kısa olması kriter değil. Bazen bu süreç uzun olabilir. Sürenin uzunluğunun bir anlamı yok aslında. Bazen bir, bazen üç ayda çözersiniz, bazen bir-iki yıl sürer" ifadelerini kullandı.

"İstihbarat konusunda Türkiye'nin en iyi uzmanlarından olduğunu" savunan Kırcılı, "bir kişinin örgütsel faaliyetinin ilk anda görülemeyebileceğini" söyledi.

"Maltepe Belediye Başkanı Kılıç ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun danışmanı Recep Cengiz'in terör örgütleriyle ne gibi bağlantıları olabileceğini düşündünüz? Kim olduklarını dinleme öncesi bilmiyor muydunuz" sorusu üzerine Kırcılı, "Bilmiyoruz. Bugün kırsalda dinlediğiniz PKK'lı adam da 'Ben HDP'liyim' der. 'Şunu niye dinlediniz' diye bir şey yok" dedi.

Bu kişilerin dinlenmelerine ilişkin bilgilerin arşive girilmemesinin "şahısların haklarının çiğnenmemesine yönelik olduğunu" savunan Kırcılı, "Arşive, ancak somutlaştırdığımız, delillendirdiğimiz çalışmaların sonucunu giriyoruz. Her şeyi arşive girersek, bir sürü masum insanın suçlanması sonucu çıkacaktır" diye konuştu.

Kırcılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde çalışma ofisinde dinleme cihazı bulunmasının ardından MİT yetkilileriyle toplantı yaptıklarını, bunun ardından Başbakanlıkta görev yapan polisi de istihbarat amaçlı dinlediklerini aktardı.

"Niye 'Böcek soruşturması' kapsamında dinlendiğini belirtmediniz de suç örgütü kapsamında dinlendiğini yazdınız" sorusu üzerine Kırcılı, "Şu anda hatırlamıyorum. Bunların bazıları, Böcek Soruşturması'nda gözaltına alınanlar da olabilir. Bazılarını böcek için dinledik, bazılarının da suç örgütleriyle bağlantı şüphesinden dinledik" yanıtını verdi.

Kırcılı, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın oğlu Erkan Bülent Haberal'ın "Türk İntikam Birliği Tugayı" ile ilgili neden dinlendiğini anlatırken, "Bize detaylı ihbar gelmişti. Analiz çalışmasında belli bir inandırıcılığını gördük" dedi.

"Boşu boşuna dinleme yapmadıklarını" söyleyen Kırcılı, yaptıkları dinlemelerle birçok eylemi aydınlattıklarını kaydetti.

Müştekilerden Ali Kılıç'ın avukatı Özer'in, "Sanıkları dinleyince dehşete kapıldım. Hukuk devletinde yaşadığımızı sanıyordum. Bir ihbar yazısıyla önüne gelen herkes, hiçbir çalışma yapılmadan dinlenir mi" sorusunun ardından Kırcılı, "Bu kadar kolay dinlenmiyorlar. Bir istihbari bilgi aldığınız zaman, analiz çalışması yapıyor, verileri karşılaştırıyorsanız. Verilen inandırıcı geliyorsa istihbari dinlemeye karar veriliyor. Sonra hakime kadar uzanan bir süreç var. Bunun her aşamasında talep geri dönebilir" diye konuştu.

Duruşmada, Siirt'te olan sanık Ali Arslantaş'ın savunması görüntülü sistemle alındı.

Arslantaş, bahse konu tarihte Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığında R Şube Müdür Yardımcısı olduğunu, istihbari dinlemelere ilişkin hazırlanan talepleri imzalayarak, sıralı amirlerin onayına ve mahkemeye sunduklarını anlattı ve "Tüm işlemlerimiz hukuka uygundur" dedi.

"Savunma sanayisine ilişkin kimi ihalelere fesat karıştırıldığı" iddiasıyla dinlenen kimi kişilerin, ihale komisyonlarında bulunmadığının hatırlatılması üzerine Arslantaş, "Bir şahsın ihale komisyonunda yer alıp almaması, ihale sürecinde olmadığı anlamına gelmemektedir" ifadesini kullandı.

Müştekilerden Avukat Refik Ali Uçarcı'nın, "Benim bu dinlenmeme esas şeyler, iki müvekkilim ve bir çalışanımla ilgili. Benim ihaleye fesat karıştırmak üzere birlikte hareket ettiğim kişilerin kimlikleri ve benle ilişkileri konusunda objektif değerlendirme yapılmış mı" sorusu üzerine Arslantaş, "Tespitler talep formuna yazılmıştır. Aradaki ilişkiyi teknik takip olmadan anlamamız mümkün değildir. Analiz çalışmalarında böyle bir ilişki görülmüştür" diye konuştu.

Arslantaş'ın avukatı Hüseyin Mehan, müvekkilinin hukuka aykırı işleminin olmadığını savundu ve polislere yönelik soruşturmaların "kadroların değiştirilmesi için açıldığını" iddia etti.

"Hanefi Avcı'nın avukatı olduğunu bilmiyorum"

Kendisine TÜBİTAK ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı personelini askeri casusluk amacıyla dinlenmesi suçlaması da yöneltilen eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı R Şube Müdürlüğü görevlisi Emre Baykal, 2010 sonlarında bir kişinin MASAK ve Emniyet'e şikayette bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:

"Şikayette, savunma sanayi alanındaki bazı firmaların, TÜBİTAK personeliyle irtibatlı olabileceği bilgileri vardı. Bunun, radar alım ihalesiyle ilgili olabileceğini, bunun da İLTAREN'in sorumluluğunda olduğunu öğrendik. İLTAREN'de bazı personelin firmalarla bağlantılı olabileceği konusunda ham bilgiler elde ettik. Bunu talep formuna işledik, ham bilgilerin teyidi amacıyla önleyici dinleme talebinde bulunduk. Fakat TÜBİTAK personeli mesaiye başlarken telefonlarını bırakmakta, akşam almaktaydılar. Bunun üzerine çalışmayı sona erdirdik. Bütün kayıtlar da imha olmuştur. Bunu sistem otomatikman yapar."

Baykal, dinlenenlerden Refik Ali Uçarcı'nın, Hanefi Avcı'nın avukatı olduğunu bilmediğini söyledi.

"Hakimin muhatap olacağı sorulara..."

Sanıklardan Uğur Eski ise hazırladığı slayt sinevizyona yansıtılırken istihbari ve adli dinlemelere ilişkin bilgiler verdi ve 2012'de İstihbarat Dairesi Başkanlığının çalışmalarıyla 138 bombacının yakalandığını kaydetti.

Ulaşan ham bilgileri analiz ettiklerini, dinleme kararlarını da hakimlerin verdiğini anlatan Eski, "Takdir hakimde. Reddedebiliyor, kabul edebiliyor. Reddedilen talepler var. Hakimin muhatap olacağı sorulara biz muhatap oluyoruz" diye konuştu.

Eski, müştekilerden, polis memuru Mustafa Boztepe'nin dinlenmesine ilişkin, "Sayın Başbakanımızın dinlenmeye çalışılması gibi vahim bir olay var. Biz, oraya girebilecek şahısların isimlerini temin ettik, analiz çalışmaları yaptık. 50-100 numara bulundu. Sonra bir kez daha analiz yaptık, tam hatırlamıyorum ama 15-20 hatta kadar bunu düşürdük. Bunlar arasında Başbakanlığın elektronik işlemlerini yapan bazı şirketlerin görevlileri de vardı. Mustafa Boztepe'yi de dinlemeye aldık. Bunu varsayıma dayalı olarak yaptık. Ama kanun bize bunu emrediyor. Mustafa Boztepe'nin de organize suç örgütleriyle ilişkili olduğu dikkati çekmiş. Hakime bilgi sunulmuş. Bizim çalışmaların doğasında varsayıma dayalı, subjektif, yoruma dayalı olması var. Yoksa İstihbarat Daire Başkanlığına 'İş yapmayın' demek gerekir."

Gazeteci Ahmet Şık'ın eşinin dinlenmesi

Eski, "Yonca Verdioğlu Şık hakkında ne oldu da 21 ay dinlediniz" sorusunu ise "Şunu söyleyeyim. Bunun son kısmına Gezi olayları oldu. Ülke yanıyordu. Bize söylenen, bunların yurtdışı bağlantılarının olup olmadığını araştırmamızdı. Şahıs Alman vakıflarında çalışıyor. Alman vakıflarıyla ilgili yıllardır çok ciddi iddialar var. Biz bunu kayda değer bulmuşuz. Görev gereği yaptığımız bir işti" diye yanıtladı.

Mustafa Boztepe'nin neden "Böcek Soruşturması" ile ilgili değil de "suç örgütüyle" ilgili dinlendiğinin yazıda yer aldığının sorulması üzerine Eski, "Başbakanlıkta çalıştığını yazmışım" dedi.

Mahkeme Başkanı Hüseyin Karamanoğlu, bu durumda, dinleme talebini değerlendiren hakimin yanlış yönlendirilmiş olacağını ifade etti.

Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç'ın da terör örgütü DHKP/C ile irtibatlı olabileceği gerekçesiyle dinlendiğini aktaran Eski, "Kimsenin DHKP/C'li olduğunu iddia etmiyoruz. Varsayım üzerine yapıyoruz. Zaten kayda değer bilgiye ulaşılamamış" dedi.

Eski, MHP yöneticilerinin neden dinlendiğinin sorulması üzerine, "O dönemde vahim iddialar vardı. Hatay Dörtyol'da, Muğla'da, Bursa İnegöl'de olaylar olmuştu. Hatay Dörtyol'da BDP binasını yaktılar. Bunların ülkücü, milliyetçi olduğuna dair haberler var. Kürt-Türk çatışmasıyla ilgili iddia gelince çalışma yapmışız, bir şeye ulaşamamışız" diye konuştu.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, sanıklar savunmalarını yapmaya devam etti.

Sanık Engin Eraslan, savunmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, başbakanlığı döneminde "Alman vakıflarının, Türkiye'deki terör örgütlerine destek verdiğini" söylemesi üzerine, çalışma başlattıklarını, hakim kararıyla yaklaşık 10 kişiyi teknik takibe aldıklarını anlattı.

Takibe alınanlar arasında Gazeteci Ahmet Şık'ın eşi Yonca Verdioğlu Şık'ın da olduğunu belirten Eraslan, "Yonca Hanımın, Ahmet Şık'ın eşi olduğunu bilmiyordum, sonradan fark ettim. Yonca Hanımın, Ahmet Şık'ın karısı olduğu için dinlendiği iddiası boş. Biz, terör örgütünün yurt dışı bağlantılarını ve para kaynaklarını araştırıyorduk" dedi.

Tahliye olan Ahmet Şık'ı dinlemediklerini ifade eden Eraslan, özel hayatın gizliliğini ihlal etmediğini savundu.

Mahkeme Başkanının, "Yonca Verdioğlu Şık'ı niye bu kadar uzun süre dinlediniz?" sorusuna, Eraslan, "Biz, terör örgütünün yurt dışı bağlantılarını araştırıyoruz. Bu, bu günden yarına elde edilebilecek bir şey değil, belki seneler alır" cevabını verdi.

Kanunda, dinlemeyle ilgili bir sınırlamanın olmadığını ifade eden Eraslan, "Bizim dinleme faaliyetimiz, istihbari dinleme. Biz bilgileri yukarıya aktardık, müsteşara, genel müdüre bildirdik, hatta başbakana kadar gittiğini duydum. Bu istihbari dinlemenin kapsamında olan bir şey" dedi.

"Neden dinlendiğimi bilmiyorum"

Sanık Serahsi Şen de dinlemeleri görev icabı yaptıklarını, hiyerarşi dışına çıkmadıklarını savunarak, Başbakanlıkta görevli polis memuru Mustafa Boztepe'yi, Başbakanlık'ın talimatı doğrultusunda dinlediklerini iddia etti.

Sanık Seyit Gölcük ve Muhammet Yılmaz ile mahkemeye sesli ve görüntülü sistemle bağlanan Erol Demirhan'da suçlamaları kabul etmeyerek, beraatlerini istedi.

Sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından, mağdurlar söz aldı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Elektronik Harp Şube Müdürü mağdur Ömer Gümüş, telefonunun 3 ay süreyle dinlendiğini savcılıkta öğrendiğini belirterek, sanıklardan şikayetçi olmadığını söyledi.

Mağdur Cemil Berin Erol da dinlendiği dönemde TÜBİTAK'ta araştırmacı olarak çalıştığını ifade ederek, "Benim ismime kayıtlı, eşimin ve çocuğumun kullandığı üç telefon var ama benim kullandığım telefonu dinlemişler. Niye dinlendiğimi bilmiyorum bu yüzden şikayetçiyim" dedi.

Mağdur Dursun İlhan Tüfekçi de TÜBİTAK'ta araştırmacı olarak çalıştığını ve şikayetçi olduğunu kaydetti.

Duruşma yarına ertelendi

Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gökay Aktaş, mağdurların müdahillik talebinin kabulüne, sanıklar hakkındaki adli kontrolün kaldırılması isteminin reddine karar verilmesini istedi.

Dursun İlhan Tüfekçi ve Cemil Berin Erol'un duruşmalara katılan olarak kabulüne karar veren mahkeme, diğer sanıkların ifadelerinin yarın alınmasına karar vererek, duruşmayı yarın saat 09.15'e erteledi.

DAVALARIN GEÇMİŞİ

"Usulsüz dinleme" iddialarıyla ilgili 17'si polis 18 kişinin yargılandığı dava Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.

Cumhuriyet Savcısı Tekin Küçük'ün hazırladığı iddianamede, sanıklara, "askeri ve siyasi casusluk", "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve üyesi olmak", "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği", "özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek" suçlamaları yöneltiliyor.

Sanıkların, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın oğlu Erkan Bülent Haberal, eski MHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Taytak ve gazeteci Ahmet Şık'ın eşi Yonca Verdioğlu Şık'ın da arasında bulunduğu bazı kişileri usulsüz dinlediği ileri sürülüyor.

Dinlenen kişiler arasında Hava Kuvvetleri Komutanlığı ile TÜBİTAK İLTAREN'in, güdümlü mermilere karşı savunma projesinde yer alan bazı kişiler bulunduğu bildirildi ve "ülke güvenliği itibarıyla gizli kalması gereken savunma projelerine ait bilgilerin askeri casusluk maksadıyla temin edildiğinin belirlendiği" kaydediliyor.

Müştekiler arasında emekli Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın avukatı Refik Ali Uçarcı da bulunan iddianamede, Ahmet Şık'ın "İmamın Ordusu", Hanefi Avcı'nın "Haliç'te Yaşayan Simonlar" kitaplarının "paralel devlet yapılanmasının emniyet teşkilatındaki faaliyetleriyle ilgili" olduğuna yer veriliyor.

"Usulsüz taltif" davası

Bu arada "bazı polislere, hak etmedikleri halde usulsüz taltif verildiği" iddiasıyla 17 kişinin yargılanması da Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılıyor.

Cumhuriyet Savcısı Alper Türközmen'in hazırladığı iddianamede, sanıklar Halil Dumanlı, Hüseyin Şimşek, Gökhan Kabukcu, Bekir Akarsu, Gökmen Tekin, Muhammed Hamarat, Faik Ozan Karadağ, Hakkı Okumuş, Veli Yılmaz, İsmail Çiçekçi, Haydar Akyürek, Zeki Akyol, Cemil Çevik, Servet Deniz Kalem, Eray Kılıçarslan, Saruhan Kızılay ve Davut Gürbüz olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıkların Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Dairesi Başkanlığında çalıştıkları ve 2011-2013 yılları arasında ülke genelinde meydana gelen olaylarla ilgili 27 personel için hazırlanan taltif teklif dosyalarında, senelik izinli, mazeret izinli, geçici görevli, doktor raporlu ve henüz birime ataması yapılmamış, olay tarihinden sonra atanarak birimde göreve başlayan personelin göreve başlamasından önceki olayda görevliymiş gibi gösterilerek, taltif listesine dahil edildiği belirtiliyor.

Bazı polis memurlarına hak etmedikleri halde taltif verildiği ileri sürülen iddianamede, sanıkların ayrı ayrı "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

(21 Mart 2015, 17:20)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6704    yazdır/print


 

Baransu'nun bavulu bulundu!

Gazeteci Mehmet Baransu'nun eski eşi Esra Konur'un evinin kömürlüğünde bulunan belgeler Baransu'nun çıktı. Belgeler, 17 Aralık darbe girişiminden önce cemaate ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının yaşandığı süreçte gizli bir MGK belgesini yayınlayan ve hükümeti, 'Daha bavulu açmadım. Bu, oradaki belgelerden sadece biriydi' diye başkalarını da açıklamakla tehdit eden Baransu'nun bahsettiği gizli belge dolu bavul olduğu değerlendiriliyor. Balyoz davasında sanıklara kumpas kurulduğu iddiasıyla yürütülen soruşturmada Baransu belgelerden bir kısmını yoketmek ya da saklamakla suçlanmış ve tutuklanmıştı.

14.03.2015 21:25 Geçtiğimiz günlerde tutuklanan gazeteci Mehmet Baransu'yla ilgili şok gelişme.. "Balyoz Planı" davasında yargılanan bazı sanıklara ''kumpas'' kurulduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Baransu'nun eski eşi Esra Konur'un evinde bulunduğu ve Baransu'ya ait olduğu belirtilen belgelerin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gözetiminde açılma ve tasnif işlemi sona erdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, Baransu'nun eski eşi Konur'un Kağıthane'deki evinin ardiyesinde bulunduğu belirtilen 3 klasör evrakla ilgili incelemesini tamamladı. Konur ve avukatı Murat Sultansu gözetiminde mühürlenen 5 çuvaldan çıkarılan evraklar, tasnif edilerek tutanağa geçirildi.

Soruşturmayla ilgili belgeler ayrıldı

İşlemlerin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde müvekkili Esra Konur ile açıklama yapan avukat Sultansu, soruşturmayla ilgili kısıtlılık kararı bulunduğuna dikkati çekti.

Sultansu, "Şunu söyleyebilirim; bu elde edilen evraklarla ilgili savcı Gökalp Kökçü bizi davet etti. Söz konusu belgeler açıldı tek tek, saat 11.00 gibi açma işlemine başlandı ve akşam itibarıyla bitti. Tutanaklar tutuldu, soruşturma kapsamıyla ilgili olduğu Sayın Cumhuriyet Savcısı tarafından değerlendirilen belgeler ayrıldı. Diğer belgeler tekrar emniyete teslim edildi" dedi.

Savcının soruşturmasına devam ettiği ve müvekkili Esra Konur'un da tanık olarak ifade verdiğini anlatan Sultansu, "Belgelerin Mehmet Baransu'ya ait olduğu tespit edildi. Şu saate kadar müvekkilimizle ilgili, 'Kumpas yapılıyor, tutuklanması için belgeler toplanıyor' gibi sözler doğru değil. Doğru olmadığı hususu bugün tespit edildi. Müvekkilimin kumpas kurduğu iddiaları doğru değil. İhbarı yapan müvekkilim değildir, 155'e yapılmış bir ihbardır. Bunu kim yaptıysa zaten bir ses kaydı vardır, biz bunu da savcıya söyledik. Kendisi de bu konuda değerlendirme yapacak" bilgisini verdi.

Belgeler 2-2,5 yıl kadar zamandır duruyormuş

Avukat Sultansu, Mehmet Baransu'nun avukatlarının, "Cumhuriyet savcısının, 'ihbarı eşi yaptı' şeklinde bir beyanda bulunduğu" şeklindeki ifadelerin doğru olmadığını ve savcının bunun teyit ettiğini aktardı.

Bir gazetecinin, "Bu belgelerle ilgili suç unsuru var mı?" sorusuna Sultansu, kısıtlılık kararı olduğu için değerlendirme yapmasının doğru olmayacağını belirterek, şu karşılığı verdi:

"Bu belgeler 2-2,5 yıl kadar zamandır duruyormuş. Ardiye, kullanılan bir ardiye. Apartmanın kapıcısı Bülent Çakmak birkaç kez Sayın Mehmet Baransu'yu aramış ve 'Bu evraklarınızı alın' demiş. O da 'Tamam alacağım' demiş. Çakmak'ın ifadesi var bu şekilde. Belgeler arasında Baransu'nun kendi çalışma konusuyla ilgili belgeler, kendisine hitaben yazılmış belgeler de var."

Baransu, 2 Mart'ta, "devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme dışında kullanma, hile ile alma, çalma" suçlarından tutuklanmıştı.

"Kumpas" soruşturmaları

Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği, 27 Aralık 2013'te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvuruyla "emekli ve muvazzaf Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının yargılandığı Ergenekon ve Balyoz davalarında Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef alacak şekilde sahtecilik yapıldığı ve suç delilleri üretildiği" iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarınca, dönemin özel yetkili savcılıkları tarafından yürütülen Ergenekon, Balyoz, Odatv ve Poyrazköy'de bulunan mühimmat soruşturmalarında hukuksuzluklar yapıldığı ve davalara dönüşen bu soruşturmalarda şüphelilere kumpas kurulduğu iddialarına yönelik ayrı ayrı soruşturmalar başlatılmıştı.

Bu kapsamda, savcılıkça mağdur olduğunu iddia edenlerin ifadelerine başvurulmuş, ayrı yürütülen "Balyoz Planı" davasında yargılanan bazı sanıklara "kumpas" kurulduğu iddiasına ilişkin soruşturmada da emekli Orgenerallar Çetin Doğan ve Ergin Saygun, emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, emekli Koramiral Kadir Sağdıç ve emekli Albay Dursun Çiçek "müşteki" olarak ifade vermişti.

Mehmet Baransu da bu soruşturmada ifadesi alınan ve tutuklanan ilk şüpheli olmuştu.

"Balyoz Planı" soruşturması başlamadan önce çalıştığı gazetede, "1. Ordu Komutanlığı'nda darbe semineri düzenlendiği" haberlerini yapan Baransu, bu haberlerine dayanak oluşturan söz konusu belgeleri bir bavul içinde 30 Ocak 2010'da dönemin özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'ne teslim etmişti. Başsavcıvekilliği de bunun üzerine, "Balyoz Planı" dava sürecine giden bir soruşturma başlatmıştı.

BUMERANG GİBİ: BAVUL BU KEZ BARANSU'YU YAKACAK

Ancak Balyoz'da kumpas kurulduğuna dair başlatılan soruşturmada çok önemli bir gelişme yaşanmış, Mehmet Baransu geçtiğimiz günlerde tutuklanmıştı. Baransu'ya yöneltilen suçlamalardan bir kısmı gizli belgelerden bir bölümü yok ettiğini ifadesinde belirtmesi olmuştu. Savcılara teslim ettiği diğer belgelerle birlikte bunların teslim edilmemesini ve yokedildiği iddiasını şüpheli bulan ve o belgeleri saklamış olabileceği şüphesini taşıyan savcılık Baransu'nun tutuklanmasını talep etmişti. Kömürlükte ele geçirilen belgeler bu şüpheyi güçlendirmiş oldu.

Öte yandan hatırlanacağı gibi; 17 Aralık 2013'teki darbe girişiminden hemen önce çoğunluğu cemaate ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının yaşandığı süreçte konuyla bağlantılı bir gelişme yaşanmıştı. Dersanelerin kapatılmasına tepki duyan Baransu, gizli bir MGK belgesini yayınlamış ve hükümeti Gülen cemaatine karşı darbecilerle işbirliği yapmakla suçlamıştı. Kömürlükte bulunan bavulun, o MGK belgesini yayınlarken 'Daha bavulu açmadım. Bu, oradaki belgelerden sadece biriydi' diye başkalarını da açıklamakla tehdit eden ve hükümete şantaj yapan Baransu'nun bahsettiği gizli belge dolu bavul olduğu değerlendiriliyor. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(14 Mart 2015, 20:54)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6682    yazdır/print


 

Paralel böceklerin izi sürülüyor

Başbakanlık ofisi ve konuta böcek yerleştirmekle suçlanan iki firari polisin ABD günleri mercek altına alındı. Savcılık, firari polislerin, ABD'de nerelere gittikleri ve kimlerle görüştüklerinin tespiti için Emniyet'ten bilgi istedi. Emniyet istihbarat, Gülen'in yaşadığı Pensilvanya'ya üç saat mesafedeki New York'a uçan Özdoğan ve Zavar'ın, ABD'deki sır günlerini araştıracak.

17.01.2015 15:19 "Böcek" soruşturmasında savcılık beşi firari, yedi şüphelinin gizemli yurtdışı seyahatlerinin peşine düştü. Emniyet istihbarat, Pensilvanya'ya üç saat mesafedeki New York'a uçan Özdoğan ve Zavar'ın, ABD'deki sır günleri araştıracak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, çalışma ofisi ve ikametgahına "böcek" tabir edilen dinleme cihazı yerleştirilmesine ilişkin iddianameyi hazırlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu Savcısı Durak Çetin'in, "suçun örgüt çatısı altında işlendiği" gerekçesiyle, 13 şüpheliden 7'si hakkında başlattığı ek soruşturma ise devam ediyor.

SEYAHATLERİ İNCELEMEYE ALINDI

Savcı Serdar Coşkun tarafından yürütülen "örgüt" soruşturmasının son gelişmesi ise, firari sanıklardan Ali Özdoğan, Sedat Zavar, Serhat Demir, Enes Çiğci, İlker Usta ile Başbakanlık Koruma Dairesi eski müdürlerinden Ahmet Dürer ve TÜBİTAK eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz'ın, yurtdışı seyahatlerinin mercek altına alınması oldu. Savcı Durak Çetin'in, Yargıtay üyeliğine seçilmeden önce bu konuda, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı'na yazı gönderdiği ortaya çıktı.

ABD TEMASLARI MERCEK ALTINDA

Yazıda, şüphelilerin örgüt, cemaat, yabancı ülke veya yabancı istihbarat teşkilatı ile bağlantıları bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması için, Ocak 2011 ila Ocak 2014 tarihleri arasında resmi görevle veya senelik izin kapsamında yurtdışına yaptıkları seyahatlerdeki faaliyetlerine ilişkin detaylı bilgi ve belge istendi.

9 DEFA ABD'YE GİTMİŞ

Savcılık tarafından yapılan araştırmada, Ocak 2011 ila Ocak 2014 tarihleri arasında Ali Özdoğan'ın resmi görevler de dahil toplam 11 kez yurtdışına çıktığı, bu seyahatlerden 9'unun ABD'ye yapıldığı da tespit edildi. Aynı süreler içinde Sedat Zavar'ın ise 6 kez yurtdışına gittiği, bu seyahatlerden 3'nün ABD'ye yapıldığı belirlendi.

Ali Özdoğan ve yardımcısı Sedat Zavar'ın, 1 Haziran 2011 ve 28 Ekim 2011 tarihlerinde, "Almanya Stuttgart" adresini vererek iki kez senelik izin kullandıkları, ancak her iki seyahatte de gizlice ABD'ye gittikleri belirlenmişti. Özdoğan ve Zavar'ın, yalan beyanla ABD'ye yaptıkları seyahat Akşam gazetesinin manşetinden duyurduğu, havalimanı kamera kayıtlarıyla da tespit edilmişti.

5 şüpheli buhar oldu

Haklarında "siyasi casusluk" suçundan dava açılan ve "örgüt" şüphesiyle ek soruşturma yürütülen 7 zanlıdan, rütbeli polisler Ali Özdoğan, Serhat Demir, Sedat Zavar, Enes Çiğci ve polis memuru İlker Usta'nın ise firar ettikleri ortaya çıkmıştı. Beş zanlının yurtdışına kaçtığı tahmin ediliyor. (Akşam)

Cihaz yerleştirmeden önce ve sonra ABD’ye gitmişler

Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında çalışma ofisine böcek yerleştirdikleri iddia edilen sanıkların, olayın öncesi ve sonrası ABD’ye uçtukları belirlendi. Sanık Serhat Demir’in de ABD’de Gülen’in yardımcısı ile görüştüğü raporlarda yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında kullandığı çalışma ofisine böcek yerleştirdikleri iddia edilen sanıkların seyahatleri dikkat çekti. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet İstihbaratının raporlarında, böceklerin yerleştirilmesi ve bulunması öncesi ve sonrasında sanıkların ABD’ye yaptıkları ziyaretler “dikkat çekici” bulundu. Sanık Ali Özdoğan’ın, ‘Almanya’ya gidiyorum’ diye ABD’ye gitmesi de raporlarda yer aldı. Öte yandan çalışma ofisinde bulunan dinleme cihazlarının alındığına dair faturalar da dava dosyasına girdi. MİT Müsteşarlığı Hukuk Müşaviri imzasıyla 22 Nisan 2014’te Ankara Başsavcılığı’na gönderilen yazıda bazı şüphelilerin yurt dışı bağlantıları hakkında bilgi verildi. MİT’in bazı sanıklarla ilgili tespitleri şöyle:

Gülen’in yardımcısı ile..

Serhat Demir: 27 Aralık 2012’de kardeşi Serkan Demir, Gündüz Erdoğan ve Av. Ertunç Öztürk ile 10 günlük bir seyahat kapsamında ABD’ye gitti. Demir ile ilgili yapılan değerlendirmede ise “S.Demir’in bacanağı, emniyet mensubu Ahmet Türer başta olmak üzere emniyet teşkilatında çok sayıda görevli ile irtibatı bulunan 170..17 ve 157..31 numaralı ABD telefonları dikkat çekici görülmüştür. Söz konusu ABD telefonlarının kullanıcısının Sinan Dursun olduğu belirlenmiştir” denildi. Dursun’un Fethullah Gülen’in yardımcısı olduğu biliniyor.

Yerleştirdikten sonra..

Ali Özdoğan: Serkan Bağdu adlı emniyet görevlisiyle birlikte ABD’deki 155..33, 186...09, 186..28 numaralı telefonlarla benzer dönemlerde temas kurdu. Bağdu’nun 1-13 Aralık 2011, Özdoğan’ın ise 15-23 Ocak 2012 tarihleri arasında ABD’de bulundukları dönemde Türkiye ile irtibat kurmak için 186...09 numaralı telefondan istifade ettikleri değerlendirmesi yapıldı. MİT yazısında “S.Bağdu’nun 1-13 Aralık 2011 arasındaki ABD seyahatinin, anılan dinleme cihazlarının yerleştirildiği kanaatine varılan tarihlerden (24-25 Kasım 2011) hemen sonra olması, A.Özdoğan’ın 15-23 Ocak 2012 arasındaki ABD seyahatinin ise söz konusu dinleme cihazlarının tespit edilme tarihlerinin (28-29 Aralık 2011) ardından gerçekleştirilmesi dikkat çekici görülmüştür” denildi.

Sedat Zavar: 2011-2014 yılları arasında 3 kez ABD olmak üzere toplam 6 kez yurt dışına çıktı. Özdoğan’la ilk ziyaret 1-7 Haziran 2011, ikinci ziyaret ise 28 Ekim-4 Kasım 2011 tarihleri arasında gerçekleşti. Böceklerin ise 24 Kasım’da yerleştirildiği tespit edilmişti.

Serhat Demir: 2011-2014 tarihleri arasında ikisi ABD olmak üzere 10 kez yurt dışına çıktı.

BÖCEKLER İÇİN 60 BİN EURO

Erdoğan’ın çalışma ofisinde bulunan dinleme cihazlarına benzer cihazların Danimarkalı Cobham şirketinden alındığına dair faturalar da dava dosyasında yer aldı. Güçlü vericiler olan Loke III Tx, Loke II mini receiver’ın da bulunduğu cihazlar için verilen teklif ve alındığına dair faturalarda 60 bin Euro fiyat çıkarıldığı görüldü.



ALMANYA DEDİ, ABD’YE UÇTU

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı imzasıyla Ankara Başsavcılığı’na gönderilen 4 Mart 2014 tarihli yazıda ise dikkat çekici tespitler yer aldı. MİT ziyaret tarihlerini “dikkat çekici” bulduğu Ali Özdoğan’ın Almanya’ya CEBİT fuarına katılmak için 2 emniyetçiyle birlikte görevlendirildiği ancak onun ‘Almanya’ya gidiyorum’ diye ABD’ye gittiği belirtildi. Konuyla ilgili Emniyet İstihbarat yazısında şöyle denildi: “Ali Özdoğan’ın 28 Şubat 2011 tarihinde Almanya’ya gitmek üzere söz konusu şahıslarla birlikte aynı uçağa binmeyerek aynı gün başka bir uçakla yurt dışına çıkış yaptığı, gittiği ülkeye ilişkin resmi bir bilgiye ulaşılamadığı fakat Ali Özdoğan’ın 28 Şubat 2011 tarihinde ABD’ye gittiği ve 12 Mart 2011 tarihine kadar ABD’de bulunduğu.....” değerlendirilmektedir.” (Star)





(17 Ocak 2015, 15:19)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6570    yazdır/print


 

Palaz'a suç duyurusu

TÜBİTAK, kurumdaki paralel çete ve 'böcek' davasında yargılanan TÜBİTAK eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz ile ilgili çok çarpıcı açıklamalar yaptı. Öte yandan TÜBİTAK, eski yöneticiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Aralarında BİLGEM Başkanı Hasan Palaz'ın da bulunduğu 5 eski yönetici, diplomasına ve askerlik durumuna bakmadan personel alımı yapmakla suçlanıyor.

07.01.2015 20:17 TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Abdullah Çavuşoğlu, TÜBİTAK'taki Paralel çete ve 'böcek davasında yargılanan TÜBİTAK eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Çavuşoğlu, "Sahte diploma ile TÜBİTAK'ta işe başlatılan Cevat Aydın tutuklandı. Askerlik belgesi lise mezunu olduğunu açığa çıkartacaktı. Sahte diplomalı elemanı eksik belge ile işe başlatan Hasan Palaz yargı önünde hesap verecek. Bu sadece başlangıç. TÜBİTAK'ın destekleri de inceleniyor. Mesela 2013'te TIP desteklerinin yüzde 15'i Turgut Özal Üniversitesi'ne gitmiş" dedi.

ŞOK İDDİALAR

Palaz'ın "Yazdığım raporun tarihini değiştirmemi istediler" sözlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Çavuşoğlu, "Söz konusu raporun altında Palaz'ın imzası yok. Onun imzası olmayan bir raporu kimse ondan değiştirmesini isteyemez. Kayıtlarda sadece Palaz'ın bilirkişi görevlendirmek üzere üst yazısı var. Bilirkişi olarak kimyager yerine elektronikçi görevlendirmiş. Bu suçtur. Bunu örtmek için bilirkişinin imzalı raporunu TÜBİTAK kayıtlarına girmemiş. Görüş aldığını söylediği kimyageri ise görevlendirmemiş. Bununla ilgili bir belge de yok. 'Böcek sökülürse kanıt yok olur' derken, 2011'de konulan böceğin pili ne zaman biter söylesin. Diğer suçlardan sıyrılma gayreti açıkça belli oluyor. Palaz ve ekibi kriptolu telefonların sertifikalarını SMS yoluyla değiştirebildiklerini kamuoyuna açıklasalar ya! Kriptolu telefonla "session key" parametreleri ile neler yaptıklarını da açıklasınlar! Bakan talimatına rağmen 148 kişiyi işe alıp karşılığında görevden alınınca rapor değiştirme yalanına sarıldı" diye konuştu.

YENİ TELEFONLAR DİNLENEMEZ

Çavuşoğlu, yeni geliştirilen kriptolu telefonlarla ilgili ise şunları kaydetti: "Yeni geliştirdiğimiz kriptolu telefonların dinlenme ihtimali kesinlikle sıfırdır. Bizzat geliştiren ekibin başı olarak bunu söylüyorum. Kriptolu K2 telefonunu geliştirenler aynı şeyi söyleyebiliyor mu? TÜBİTAK'ta süreçlerde nesnel davranmayanların hepsi değiştirildi.

SUÇ DUYURUSU

Bir dönem paralel yapının kripto üssü haline getirilen TÜBİTAK’ta, eski yöneticiler için suç duyurusunda bulunuldu. Eski yöneticiler; TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve BİLGEM Başkanı Hasan Palaz, İdari İşler Başkan Yardımcısı Burhan Güneş, İnsan Kaynakları Birim Yöneticisi Halil Can, Başuzman Kadir Bülbül ve Uzman Yardımcısı Behra Güler Erdoğdu hakkında Cevdet Aydın isimli personelin diplomasına ve askerlik durumuna bakmadan işe başlattıkları için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

LİSE MEZUNU STOK UZMANI

Palaz döneminde yaklaşık 2 bin 400 kişinin TÜBİTAK’ta işe alındığı tespit edilirken, işe alınan bu kişilerden usulsüz olanların olup olmadığının da araştırmasının sürdüğü öğrenildi. Hasan Palaz’ın başında bulunduğu TÜBİTAK eski yöneticileri, Cevdet Aydın isimli lise mezunu muhasebeciyi, üniversite mezunu uzman olarak işe aldı. Bu kişinin kuruma sahte üniversite diploması verdiği, ancak yöneticilerin bunu göz ardı ettiği bildirildi.

ASKERLİK BELGESİ VERMEMİŞ

Cevdet Aydın isimli personelin 11 Nisan 2012 tarihinde kuruma bağlı Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’nin (BİLGEM) Demirbaş ve Stok Kontrol Birimi nezdinde uzman olarak göreve başlatıldığını belirlendi. Lise ile üniversite mezunu arasındaki fark ortaya çıkacağı için askerlik durum belgesi de istenmeyen Cevdet Aydın, uzman kadrosunda aylık 2 bin 800 lira maaş ve 4 ayda bir de bir maaş ikramiye ile 2,5 yıl çalıştırıldı. Şahsın işe alımında TÜBİTAK Personel İşe Alma, Atama, Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarını düzenleyen 5. Madde kapsamında uzman statüsünde işe alımlarda ‘en az lisans derecesinde’ öğrenim şartına uyulmadığı ortaya çıktı. Cevdet Aydın’ın işe girmek için Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ne ait sahte lisans diplomasını kuruma sunduğu, ancak yöneticilerin bunu teyit etmeden kişiyi işe aldığı tespit edildi.

İLİŞKİLER DEŞİFRE OLDU

Bu durumun ortaya çıkması üzerine TÜBİTAK, Cevdet Aydın’ı 25 Aralık 2014 tarihinde savcılığa bildirdi. Aydın savcılıkta verdiği ifadede, BİLGEM’e başvurduğunu, işe girmeden birkaç ay önce Dursun isimli biriyle tanıştığını ve bu kişiden 300 TL karşılığında diploma fotokopisi aldığını kabul etti. Cevdet Aydın, “İşe girerken kuruma sunduğum diplomanın aslı bende değil, fotokopisini kullandım” ifadeleriyle durumunu anlattı. Cevdet Aydın’dan 2,5 yıl boyunca 2 bin 800 lira maaş üzerinden aldığı para, 164 bin 704 lira 67 kuruş olarak faizi ile geri istendi.

KAMUYU ZARARA UĞRATTILAR

TÜBİTAK, sözü edilen üst düzey yöneticilerin personeli eksik evrakla işe başlatarak görevlerinin gereklerine aykırı davrandıkları veya görevlerinde ihmal göstererek, görevlerini kötüye kullandıkları için kamuyu zarara uğratmış olmaları sebebiyle savcılığa suç duyurusunda bulundu.

12 KİŞİLİK ÜST DÜZEY TÜBİTAK EKİBİ İLE 12 ARALIK'TA PENSİLVANYA'YA NEDEN GİTTİN?

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve YÖK Üyesi Abdullah Çavuşoğlu'nun diğer açıklamaları Akit gazetesinde yer aldı. Kenan Kıran'ın "Cevap ver Hasan Palaz!" başlıklı haberinde Palaz'a ilginç sorular yöneltildi. Buna göre; TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve YÖK Üyesi Abdullah Çavuşoğlu, Hasan Palaz'a çağrı yaptı: "Hasan Palaz, 12 kişilik kriptolu telefon ve üst düzey TÜBİTAK ekibiyle 12 Aralık'ta PENSİLVANYA'ya neden gittiğini açıkla.."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde çalışma ofislerine 'böcek' konulması ile ilgili davada yargılanan TÜBİTAK Eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz'ın, paralel devlet yapılanmasının lideri olduğu iddia edilen Gülen'in ikamet ettiği Pensilvanya'ya gittiği ortaya çıktı.

Hasan Palaz'ın; aralarında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dönemin Başbakanı (Cumhurbaşkanı) Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da aralarında bulunduğu kriptolu telefon sahiplerinin telefonlarını dinleyen ekiple birlikte soruşturmada dosyası ayrılan Fetullah Gülen'in yaşadığı Pensilvanya'ya gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği tespit edildi.

Hasan Palaz'ın ziyaretinin kripto biriminde çalışan 12 kişilik üst düzey TÜBİTAK ekibiyle 12 Aralık'ta gerçekleştirdiği belirlendi.

ÇAVUŞOĞLU'NDAN ÇAĞRI

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve YÖK Üyesi Abdullah Çavuşoğlu; Hasan Palaz hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki şahsi hesabından Hasan Palaz'a çağrıda bulundu ve "H. PALAZ (Hasan Palaz) 12 kişilik kriptolu telefon ve üst düzey TÜBİTAK ekibiyle 12 Aralık'ta PENSİLVANYA'YA neden gittiğini açıklasın önce!" dedi.

SAHTE DİPLOMALI ELEMAN

Çavuşoğlu, sahte diploma ile TÜBİTAK'ta işe başlatılan Cevat Aydın'ın tutuklandığını hatırlatarak, "Askerlik belgesi lise/üniversite mezunu olduğunu açığa çıkartacaktı. Sahte diplomalı elemanı eksik belge ile işe başlatan H. Palaz (Hasan Palaz) yargı önünde hesap verecek. Bu sadece başlangıç" ifadelerini kullandı.

Abdullah Çavuşoğlu, TÜBİTAK'ın desteklerinin incelendiğini hatırlatarak, "Merak etmeyin gereken yapılacak. Mesela 2013 de TIP desteklerinin yüzde 15'i T.ÖZAL ünv. (Turgut Özal Üniversitesi) gitmiş!" diye yazdı. Turgut Özal Üniversitesi'nin, paralel devlet yapılanmasına yakın bir üniversite olduğu iddia ediliyor. TÜBİTAK Başkan Yardımcısı ve YÖK Üyesi Abdullah Çavuşoğlu; Anayasa Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç, paralel yapı hakkında; "Bunun için mutlaka ortaya belgenin ve bilginin konması lazım. Belge ve bilgi olmadan insanlar itham edilerek çok ciddi yanlışlar yapılıyor. Hem kendi kurumum hem diğer kurumlar için söylüyorum imzasız, bir yığın dilekçe geliyor, 'şu şucu, bu bucu' diye. Fişlemeler yapılıyor" şeklindeki sözlerini eleştirdi.

Çavuşoğlu, "AYM başkanı PARALEL ile ilgili belge istemiş. Ankara C.Savcılığına sorsun sonu 0223 ve 2554 ile biten kriptolu telefonları kim kullanmış! AYM başkanı da muhtemelen hepimiz gibi kullandığı telefonların IMEI numaralarını bilmiyordur. İllegal dinlendiğini ise hiç bilmiyordur" dedi.

İŞTE HIRSIZLIK BU

Çavuşoğlu, ÖSYM'de yönetim kurulunda iken yaptığı en hayırlı işin otobüslerle taşımalı kopya çekilen Polis Koleji sınavını iptal etmek olduğunu anımsattı ve "KPSS kopyacılığı binlerce kişinin hakkını gasp etmek HIRSIZLIK demektir. Sadece KPSS değil o BİLİNEN tarafı" dedi.

HASAN PALAZ'A ZOR SORULAR

Abdullah Çavuşoğlu; TÜBİTAK Eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz'ın kriptolu telefonlarla ilgili aşağıdaki şu soruları cevaplamasını istedi:

"Kriptolu Tlf projesinde çalışanlar bilgisayarlarına profesyonel WIPE (geri getirilemez silme programı) yüklemişler neden? Kriptocu Tlf çalışanları devletin malı olan geliştirdikleri yazılım ve dokumantasyonu bizde yok diye vermediler neden? Kriptolu tlf çalışanları kripto şifrelerini çözecek verileri telefonun içine kaydetmiş. Telefonlar sık sık servise geldiği için midir?" (Kenan Kıran / Yeni Akit)

(07 Ocak 2015, 20:17)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6529    yazdır/print


 

Böcek davası başladı

Başbakan Erdoğan'ı böcek adı verilen dinleme cihazlarıyla dinlediği belirtilen çetenin yargılandığı davada ilk duruşma yapıldı. 13 sanığın yargılandığı davada 5 polis görevlisi halen firari. Duruşmada ifade veren polis memuru Seyit Saydam'ın söyledikleri duruşmaya damgasını vurdu. Saydam, yurtdışına kaçan böcek ekibini teşhis etti: 'Söğütözü'nde arabaya bindiler. Ellerinde birer çanta vardı. Aramam bitince ofis kapısını açtım. Telefonun orada uğraşıyorlardı...' Duruşmada sanıkların birbiriyle çelişmesi dikkati çekti. Öte yandan firari sanıklardan Sedat Zavar geçtiğimiz günlerde Erzurum'da başlatılan yasadışı dinleme soruşturmasında da şüpheli olarak aranıyor. Bu firarlar, sanıklar hakkındaki suçlama ve şüpheleri güçlendirdi. Bu durum, paralel kesimlerin diğer soruşturma ve davalarda sık sık dile getirdiği 'kaçmadık işte buradayız' savunmasını da geçersiz kılmış oldu. Böcek davasının en önemli detaylarından biri, çete yapılanmasıyla Fetullah Gülen bağlantısının paralel yapı sürecinde açılan davalarda ilk kez bir iddianamede dile getirilmesi olmuştu.

03.01.2015 16:19 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı başbakanlığı döneminde ‘casus böcek’lerle dinlediği belirtilen çetenin yargılandığı davada ilk duruşma yapıldı. Erdoğan’ı Keçiören’deki ikametgahı, AK Parti Genel Merkezi, Başbakanlık Merkez Bina ve Başbakanlık Resmi Konut’a ‘böcek’ yerleştirerek dinlemekle suçlanan 13 zanlıdan 8’i Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

Mahkemenin son başkanı Mahmut Kaya'nın geçtiğimiz günlerde Yargıtay'a seçilmesi dolayısıyla Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hüseyin Karamanoğlu, mahkemeye başkanlık yaptı.

SANIK MEHMET YÜKSEL'İN SAVUNMASI

Duruşma, sanıklardan eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanı Mehmet Yüksel'in savunmasıyla başladı. Suçun varlığını kabul eden Yüksel, kendisinin ise bu suçla ilgisinin olmadığını iddia etti.  Yüksel, 2008'de Başbakanlık Koruma Müdürlüğüne atandığını, o dönemde Başbakanlık Koruma Müdürlüğünün "ilkel şartlarda çalıştığını, araç gerecinin yetersiz olduğunu" ifade etti.

Erdoğan'ın ve amirlerinin desteğiyle müdürlüğün personel, araç-gereç, silah ve donanımını dünya standartlarının üzerine çıkarmaya çalıştıklarını anlatan Yüksel, daha önce Başbakan'ın gittiği yerleri, Başbakanlık'ta görevli 2 kişi göz ve dedektörle kontrol ederken, aldıkları çok iyi sinyal tarayıcı cihazlarla, Başbakan'ın yurtiçi ve yurtdışında gittiği her yeri aramaya başladıklarını bildirdi.

Görev süresindeki çalışmalara ilişkin bilgiler veren Yüksel, "Dünyanın her noktasındaki otel odasını, toplantı yaptığı yeri aradık, hiçbir şekilde ihmal etmedik. Sayın Başbakanımız, çok hareketli bir lider, dünyanın her yerine, her an gider. Görev süremizde 3 seçim geçirdik. Şükürler olsun ki ne Sayın Başbakanımızı ne de bizden sorumlu kişileri utandıracak bir davranış içine girdik" diye konuştu.

Başbakanlığa aldıkları yakın nokta personelini, bizzat polis okullarıyla görüşerek, boyu 1.85'in üzerinde olan ve okul müdürlerince tavsiye edilenler arasından, mülakatla seçtiklerini anlatan Yüksel, Güvenlik Sistemleri Daire Başkanlığına, Başbakanın ikamet ve Resmi Konutunun, ayda iki kere aranmasını önerdiklerini söyledi.

Yüksel, şöyle devam etti: "Sayın Başbakan'ın yurtiçinde ve yurtdışında her gün programı oluyor. Bu yüzden ayda iki kere aranmamış. Ancak arkadaşların art niyeti olduğunu düşünmüyorum. Başbakan'ın bütün konuştuğu yerlerde böcek araması yaptık, ancak ikametlerde düzenli arama yapılmadığını soruşturma aşamasında gördük. Ben, soruşturmanın ilk gününden beri varım. Böcek 28 Aralık 2011'de bulundu. Çok gizli bir bilgiydi. Sayın Müsteşarımız beni odasına çağırdı, 'Mehmet Bey, böyle böyle' dedi. MİT Müsteşarı'na gidip çalışma yapmamızı istedi. Ortaya çıkabilmesi için de elimizden gelen çabayı gösterdik."

Yüksel, sanıklardan Serhat Demir'i Başbakanlığa kimin aldığına yönelik soru üzerine, "Zeki Bulut, ABD'de eğitim gören ve nitelikli bir arkadaşımız olduğunu söyledi. Ben de kendisini mülakata aldım. İki tane yabancı dili vardı. En son ben karar verdim. Ancak kararı vermeden önce İstihbarat Daire Başkanlığı çok detaylı araştırır. Onlardan gelecek en ufak bir uyarıda isimleri çizerdik" bilgisini verdi.

Sanıklardan Ahmet Türer'i de ABD'ye gittiklerinde gördüğünü aktaran Yüksel, o dönemde üniversitede ders veren Türer'i, nitelikli bir personel olarak gördüğünü, ancak Demir ile bacanak olduklarını Başbakanlığa geçtikten sonra öğrendiğini belirtti.

"Başbakanın ofislerinin ayda iki kere aranması talimatının yerine getirilip getirilmediğini niçin kontrol etmediğinin" sorulması üzerine Yüksel, "Öncelikli görevimiz Başbakanımızın güvenliğini sağlamak. Her dakika zamanımız dolu. Mümkün olduğunca ofisleri aratıyorsunuz" dedi.

-'Böceklerin konulduğu tarihte Erdoğan ameliyat oldu'-

Böceklerin konulduğu tarihlerde Erdoğan'ın ameliyat olduğunu ve İstanbul'da bulunduğunu hatırlatan Yüksel, sanıklardan Demir'in de bu tarihlerde İstanbul'da görevli olduğunu kaydetti.

Böceğin konulduğu tarihlerde Serhat Demir'in Ankara'ya geldiğini bilmediğini aktaran Yüksel, Kasım-Aralık 2011'deki böcek aramalarını da soruşturma sırasında öğrendiğini söyledi.

Mahkeme Başkanı Hüseyin Karamanoğlu'nun, "O dönemde basında usulsüz dinlemeler konusunda birçok haber çıkıyordu. Personelinize bu konuda hassas olunması konusunda emir verdiniz mi? Evrakları niye kontrol etmediniz?" sorusu üzerine Yüksel, arama görevinin yönetmelikte kendilerine verilmediğini, bunu idari tasarruf olarak, tedbiren yaptıklarını kaydetti ve "O dönemde en önemli şey, Sayın Başbakanımızın güvenliğiydi. Her dakika yanındaydık. Ayrıca çalışma ofisi, 24 saat personelin bulunduğu ve 5 personel dışında kimsenin girmediği kapalı bir alan" dedi.

-'Bu suçların içinde yokum'-

İddialara ilişkin, "Kesinlikle bu suçların içinde yokum. Dosyada da görülecektir" diyen Yüksel, "Resmi olarak bütün birimlerimi ayda en az 4-5 kez diğer rütbelilere denetlettiriyordum. Bununla ilgili bütün rütbelilerin tanıklık yapacağını düşünüyorum. Ama takdir edersiniz, bin 400 personeliniz var. Sayın Başbakanımızın ve ailesinin yakın korunmasından, tesislerin korunmasından, evrak imzalanmasından sorumluydum. Birçok seyahatte 10-11 saat uçtuktan sonra evrak imzalamaya gittim. Görevimi iyi yapmak için çalıştım" diye konuştu.

-'İstihbarat daire başkanlığından yardım istenmemesi konusunda kararlıydık'-

Sanıklardan Zeki Bulut'un avukatı Hakan Yıldız'ın sorusunu yanıtlarken, firari sanık Serhat Demir'in nitelikli bir personel olduğunu, bilgisayardan, teknolojiden anladığını, iki dil bildiğini ifade eden Yüksel, "İstihbarat raporunun da olumlu gelmesiyle onu Başbakanlık korumaya aldık" dedi.

"Konuttaki aramanın İstihbarat Daire Başkanlığınca yapılmasının nedeni cihazların İstanbul'da bulunması olabilir mi?" sorusunu yanıtlayan Yüksel, "Pratikte mümkün. Ama, hiçbir şekilde İstihbarat Daire Başkanlığından yardım istenmemesi konusunda kararlıydık" dedi.

Sanık Serhat Demir'in konutlarda "aramaya" geldiğinden haberdar olmadığını söyleyen Yüksel, kendisinden de bu konuda izin istenmediğini ifade etti.

-'Resmi konutta sabit jammerlar var'-

Bir soru üzerine Erdoğan'ın Keçiören'deki konutu ile Başbakanlık Resmi Konutunda sabit jammerlar bulunduğunu, bunların, uzun ömürlü olması için sadece makama geldiğinde çalıştırıldığını aktaran Yüksel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Ali Özkaya'nın, "Serhat Demir'in bacanağı olan Ahmet Türel kimin referansıyla alınmış?" sorusuna ise "Zeki Bulut ve Ahmet Türel, ABD'de tanışan insanlar zaten. Sayın Başbakanımızın ABD seyahatinde, o beni tanıştırmıştı. Ahmet de teknik konularda yeterli ve İngilizcesi olan bir arkadaşımızdı" yanıtını verdi.

Bir sanık avukatının, jammerlar çalıştığında böceklerin sinyal vermesini engelleyip engellemeyeceğine yönelik sorusunu da Yüksel, "Tabii ki" dedi.

SANIK ZEKİ BULUT'UN SAVUNMASI

Suçlama tarihinde Erdoğan'ın Yakın Koruma Müdürlüğü'nü yapan sanık Zeki Bulut da Başbakanlık'taki göreve başladığında "lakayt bir düzen" gördüğünü, hiyerarşinin kaybolduğuna tanık olduğunu ifade etti. Göreve başladıktan sonraki çalışmalarına değinen ve Başbakanlıktaki koruma polislerinin imkanlarını artırdıklarını anlatan Bulut, şunları kaydetti:

"Beyefendiye, 4 buçuk yıl hizmet ettim. Sabah erken saatte gittim, gece yarısı döndüm. Ortalama 17-18 saat çalışıyordum. 4 buçuk yılda sadece bir gün, kayın babam vefat ettiğinde çalışmadım. Amiyane tabirle Sayın Erdoğan'ı yataktan aldım, yatağa bıraktım. En son adamdım. Devamlı yurtdışında, devamlı il dışındaydık. Herhalde bin 500 gün çalışmışım, bunun bin gününü Ankara dışında geçirmişim. Çocuklarımın hangi sınıfa gittiğini unuttuğum oldu. Çocuklarımın büyüdüklerini hiç görmedim. İnsan üstü bir görev. Bunu yapabilmek için hakikaten beyefendiyi sevmeniz gerekiyor, bu kadar gönül bağı, bu kadar aşk ile bağlanmanız gerekiyor. Görevi aldığım ilk gün ellerimi başıma aldım ve düşündüm. Allah'a, 'Devletimin başbakanını koruyacağım. Bundan daha büyük bir görev yok' diye şükrettim. Sayın Başbakanı kazasız belasız, kılına zarar gelmeden görevi bırakmayı nasip etmesi için Allah'a dua ettim. Görevi bırakınca da bu yerine geldiği için iki rekat şükür namazı kıldım. Ama şimdi ne yazık ki hain olarak addediliyoruz. Bu kadar büyük bir sevginin, bu kadar büyük bir aşkın karşılığının bu olmaması gerekiyordu. Başbakanımızı, beyefendiyi, iddia ediyorum ki biz gelene kadar Allah korumuş. Öncekilerden tanıdığım, sevdiğim arkadaşlarım da var. Ama ne yazık ki böyleymiş."

-'10 ay daha görevi sürdürdüm'-

Dinleme cihazı bulunduktan sonra yaklaşık 10 ay daha görevini sürdürdüğüne işaret eden Bulut, görevi sona erince, küçük yerlere giden birçok meslektaşının aksine Denizli Emniyet Müdürlüğüne getirildiğini söyledi. Görevden ayrılırken, Erdoğan'ın memnuniyetini bizzat dile getirdiğini kaydeden Bulut, Erdoğan'ın, Denizli'de, "Size, kendi müdürümü gönderdim, emanet ettim. Burada çok daha başarılı olacak" diyerek, kendisini onurlandırdığını belirtti.

Bulut, "Hiç anlamadığım bir süreçte, Şubat 2014'te görevden alındım. Neden alındığımı bilmiyorum" dedi.

SANIKLAR BİRBİRİYLE ÇELİŞTİ

-'Serhat Demir için referansta bulunmadım'-

Zeki Bulut, bir soru üzerine, kendisinden önceki Mehmet Yüksel'in bir sözünün yanlış olduğunu ifade ederek, "Serhat Demir için referansta bulunmadım. Ahmet Türer referansta bulundu, çünkü bacanağıydı. Serhat çok nitelikliydi. 2 yabancı dil biliyor, prezentabl, düzenli, temiz ahlaklıydı. Bir savunma sporunun Türkiye'deki en önemli hocalarından birisi. Ahmet, referansta bulundu, onun üzerine Başkanımla değerlendirdik, komisyon kurarak, INTERPOL Daire Başkanlığından talep ettik. Vermediler. Genel Müdürümüzle görüşme yapıldı, alınamadı. Sayın Bakanımızla görüştükten sonra, zor aldık" diye konuştu.

Erdoğan'ın 2011'deki rahatsızlığı döneminde İstanbul'da bulunduğunu kaydeden Bulut, "O dönemde beyefendinin bir misafiriyle ilgileniyordum. Bir hafta için gelen misafir iki ay kadar kalmıştı. Demir'in ailesi Ankara'daydı. 'Ailemden uzak kaldım. Çocuğum da rahatsızmış. Görüp geleyim' dedi. Bununla ilgili izin aldı. Bu yüzden Serhat'ın İstanbul'dan Ankara'ya geldiğini biliyorum" ifadelerini kullandı.

Böcek araması konusunda İstihbarat Daire Başkanlığından yardım istendiğini bilmediğini aktaran Bulut, çalışma şartları dolayısıyla bütün sistemi takip etmesinin imkansız olduğunu söyledi.

Bulut'un avukatı Hakan Yıldız ise şunları kaydetti: "Müvekkilimin, büronun içindeki işleyişi bizzat takip etmesi mümkün değil. Soruşturma aşamasında müvekkilim tanık olarak görünüyordu. Savcılıkla yaptığımız görüşmede, 'Mehmet Yüksel ve Zeki Bulut'u tanık olarak çağırıyoruz, gelmiyorlar. Gözaltına aldıracağız' diyorlardı. Davayı açan savcı ve başsavcıvekili gözaltı günü yaptığımız görüşmede müvekkilin dosyada şüpheli olmadığını söylediler. Müvekkilim casuslukla suçlanıyor, diğer bütün sanıkların kayıtları didik didik edilirken, müvekkilimle ilgili tek bir araştırma yok, tek bir delil yok. Müvekkilim burada reklam yüzü. Ben buna inanıyorum. Müvekkilim, bin 550 gün çalışmış, bunun bin 117'sini Ankara dışında geçirmiş. Her şeyi denetlemesi mümkün mü?"

-'Hiç beklemediğimiz bir günde gözaltına alındım'-

Erdoğan'ın avukatı Özkaya, Bulut'a, "Resmi Konuta Erdoğan'ın yanına gittiğinde cep telefonlarının çalıştığını gördüğünü" belirtti ve buna ilişkin bir soru yöneltti.

Soru üzerine "Jammerları açmıyorlardır" diyen Bulut, savunmasını tamamlarken, "Beyefendiye karşı sadakatime, çalışmama herkes tanıktır. Hiç beklemediğimiz bir günde gelindi, gözaltına alındım. 4 gün nezarethanede kaldım. Kelepçe takıldı, rencide edildim. Tabii, ifademiz alındı ve savcılıktan serbest kaldım. O psikoloji içinde, beyefendiye olan sevgimi, gönül bağımı, sadakatimi herkes bildiği için sayın bakanlarımız ve bürokratlarımızın da arasında olduğu binlerce kişiye mesaj attım" ifadesini kullandı ve mesajını okudu.

Bulut'un ardından diğer sanıkların savunmalarına geçildi.

SANIK SEYİT SAYDAM'IN SAVUNMASI: EKİBİ TEŞHİS ETTİ

Sanıklardan, suç tarihleri olan Kasım-Aralık 2011 arası Başbakanlık Koruma Dairesi Güvenlik Sistemleri Büro Amirliği’nde görevli polis memuru Seyit Saydam’ın söyledikleri duruşmaya damgasını vurdu.

Davanın firari sanıklarından Serhat Demir’in, Kasım 2011’de arama-taramada kullanılan HAWK cihazını alarak gelmesini istediğini belirten Saydam, “Söğütözü’nde arabaya 3 kişi bindi. Gençlerin elinde birer çanta vardı. Yaşlı olan öne oturdu. Bu 3 kişiyle birlikte önce AK Parti Genel Merkezi’ne, ardından Keçiören’deki ikamete gittik. Demir’in söylemesiyle ofislerden birine geçtim, 35-40 dakika arama tarama çalışması yaptım. Çalışmam bitince diğer ofisin kapısını açtım. Amirler ayakta duruyordu, diğer iki genç telefonun orada uğraşıyorlardı” dedi.

Arama yaptıklarına ilişkin tutanak tutmadıklarını söyleyen Saydam, Söğütözü’nde arabaya binen kişilere ilişkin, “Ne iş yaptıkları konusunda hiçbir şey söylenmedi” dedi. HAWK cihazı eğitimi almamasına rağmen nasıl arama-tarama yaptığının sorulması üzerine Saydam, “Aşırı yüksek ses çıkarsa, Serhat Demir’e haber verecektik” diye konuştu. Savunmasının ardından Mahkeme Başkanı Hüseyin Karamanoğlu, dosyadaki fotoğraflar üzerinden Saydam’a Söğütözü’nde otomobile binen kişileri teşhis etmesini istedi. Saydam, fotoğraflardan Sedat Zavar, İlker Usta ve Enes Çiğci’yi teşhis etti. Bu 3 isim de sanıklar Serhat Demir ve Ali Özdoğan ile birlikte yurtdışına kaçtıkları için henüz yakalanamadı. Mahkeme, firari 5 kişi hakkında yakalama kararının devamına hükmederken, bir sonraki celseyi 4 Şubat 2015 tarihine erteledi.

SANIK AHMET TÜRER'İN SAVUNMASI: GÜLEN'İ TANIMADI

Suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı’nda Emniyet Müdürü olan Ahmet Türer, sanıklardan Serhat Demir’i dönemin Koruma Müdürü Zeki Bulut’a referans olarak kendisinin sunduğunu aktardı. Türer, Bulut’un da Demir’i Mehmet Yüksel’e tavsiye ettiğini ifade etti.

-Böcekler bulunduğunda yapılan telefon görüşmesini inkar etti-

Böcek konulmasıyla ilgisinin bulunmadığını iddia eden Türer’e, ABD’de Fethullah Gülen’in yardımcısı Sinan Dursun’la irtibatı olup olmadığı soruldu. Dursun’un Emniyet teşkilatında görev yaptıktan sonra işadamlığına başladığını kaydeden Türer, Dursun’u ABD’den tanıdığını aktardı. Dursun’un Gülen’le ilişkili olduğunu bilmediğini iddia eden Türer, kendisinin de Gülen’le görüşmediğini ileri sürdü. Serhat Demir’in bacanağı ve alt komşusu olduğunu, bu sebeple görüştüklerini ifade eden Türer, böcekler bulunduğunda Demir ile apar-topar Ankara’da görüştüğüne ilişkin HTS verilerini ise kabul etmedi: “Telefonlarımdan biri oğlumdaydı. Buluşmuşlar, sinemaya gitmişler...”

ARA KARARLAR: ERDOĞAN MÜDAHİL

Duruşma sonunda ara kararlar alan mahkeme heyeti, bazı sanık avukatlarının görevsizlik kararı verilmesine ilişkin taleplerini, "Cumhuriyet Savcılığının düzenlediği iddianamede sanıklara yüklenen suçların nitelendirmesinin mahkemenin görevi içinde bulunduğu anlaşıldığından" diyerek reddetti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, casusluk eylemi nedeniyle bazı sanıklar hakkındaki dosyanın ayrıldığı bildirildiğinden, bu soruşturma konusunda ne işlem yapıldığının sorulmasına karar verildi.

Mahkeme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı’nın ‘müdahillik’ taleplerini kabul etti.

Sanıklardan, duruşmaya katılmayan Ali Özdoğan, Serhat Demir, Sedat Zavar, İlker Usta ve Enes Çiğci hakkındaki yakalama kararlarının devamına hükmeden mahkeme, sanık vekillerinin duruşmalardan vareste tutulması taleplerini, deliller tam olarak tartışılmadığı ve tanık beyanlarının alınması sırasında kendilerine soru sorulabileceği için reddetti.

Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığından, 2011 ve 2012’de Başbakanlık Konutu ile Erdoğan’ın çalıştığı diğer yerlerde rutin ve habersiz aramaları gösteren çizelgelerin istenmesine hükmeden mahkeme, sanıklardan Zeki Bulut’un görev-izin çizelgesinin de talep edilmesine karar verdi.

Mahkeme, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlarından Mustafa Varank ile dosyadaki olaylardan haberi olduğu değerlendirilen MİT görevlileri ve polislerin de arasında bulunduğu 15 kişinin ‘tanık’ olarak dinlenmesi için çağrı kağıdı çıkarılmasını kararlaştırdı.

Mahkeme, davanın sanıklarından dönemin TÜBİTAK BİLGEM Başkanı Hasan Palaz’ın MİT’e yaptığı ziyaretlerin dökümünün Teşkilat’tan istenmesine hükmetti.

Bunun yanında, Hasan Palaz’ın ifadesinde belirttiği, “MİT ile BİLGEM arasında 2011-2012’de çeşitli projeler yapıldı” iddiası da araştırılacak. MİT ile TÜBİTAK'a bağlı BİLGEM arasında 2011-2012'de proje yapılıp yapılmadığı, projenin görüşmelerinin Palaz tarafından sürdürülüp sürdürülmediğinin sorulmasına da karar verdi.

GELECEK DURUŞMA 4 ŞUBAT'TA
     
Davanın sonraki celsesi 4 Şubat 2015 saat 09.00'a bırakıldı.

İDDİANAMEDEN

Erdoğan’ın şikâyetçi olarak yer aldığı iddianamede, ‘Ali Özdoğan’ın Başbakan’ı 2011’den itibaren çalışma ofislerinden dinlemek istediği, tanıdığı Serhat Demir’e bu amaçla ulaştığı, çalışanı olan Sedat Zavar’la görüştürdüğü, Zavar’ın çalışanlarından Enes Çiğci ve İlker Usta’yla birlikte Çankaya resmi konuttaki çalışma ofisindeki 3’lü prize dinleme cihazı yerleştirdikleri, 24 Kasım 2011’den 29 Aralık 2011’e kadar dinleme yaptıkları’ öne sürülüyor. Aynı ekibin 25 Kasım 2011’de Başbakanlık Keçiören ikametgâhındaki ofisinde de 6 prize dinleme cihazı yerleştirdikleri ve 28 Aralık 2011’e kadar dinledikleri iddia ediliyor.

Erdoğan’ın başbakanlık döneminde çalışma ofislerinde bulunan dinleme cihazlarıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 13 polis hakkında, “Başbakan’ı siyasal casusluk amacıyla dinlemek, özel hayatın gizliliğini ihlal edip kişiler arasındaki konuşmaları dinleyip kaydetmek, bunu kamu görevlisi sıfatıyla görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanarak yapmak” suçundan 43.5’ar yıla kadar hapis istemiyle dava açmıştı. Savcılık, dinlemenin hangi örgüt veya cemaat adına yapıldığının tespit edilememesi nedeniyle şüpheliler hakkındaki ‘örgüt üyeliği suçu’ yönünden ayırma kararı vermiş ve dosyayı Gülen Cemaati’ne ilişkin ana soruşturmayı sürdüren Serdar Coşkun’a göndermişti.

İddianameyi kabul eden Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi, polisler Ali Özdoğan, Serhat Demir, Sedat Zavar, İlker Usta ve Enes Çiğci hakkında 1 Aralık tarihinde yakalama kararı çıkarmıştı.

(03 Ocak 2015, 16:19)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6520    yazdır/print


 

Şok: 360 bin dinleme yaptılar

En büyük telekulak skandalı ortaya çıkarıldı. 360 bin dinleme kararını kapsayan ve Paralel Yapı'nın TİB'den sildiği dinleme kayıtları kapatılan özel yetkili Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin arşivinde bulundu. Mahkeme kararı olması o dinlemeleri yasal hale getirmiyor. Çünkü dinlenen kişiler ve itham edildikleri suçlamalar inanılır gibi değil. Eski başbakanlardan Erbakan'ı Hizbullah, eski MİT Müsteşarı Köksal'ı İBDA-C, işadamı Çağlar'ı PKK, Rahmi Koç'u ise organize suç maskesi altında dinlemişler. Genelkurmay ve AYM üyeleri de teknik takibe alınmış. Paralel kesimlerin 'mahkeme kararı var, o halde neresi yasadışı' diye savundukları benzer skandallar hakkında geçtiğimiz aylarda çeşitli illerde telekulak soruşturma ve davaları açılmıştı. Sanıklara mahkemeleri yanıltma ve sahte belge düzenleme suçlamaları yöneltilmişti.

30.12.2014 21:29 Paralel Yapı devlet içinde en güçlü olduğu 2007-2012 arasında Türkiye tarihinin en büyük telekulak skandalını gerçekleştirdi. SABAH Özel İstihbarat Bölümü'nün ulaştığı belgelere göre dinleme skandalında çok sayıda isim yer alıyor. Paralel Yapı'nın, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı (İDB) ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'ndaki (TİB) kayıtlarını sildiği bu dinlemeler, kapatılan Özel Yetkili Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin arşivinde bulundu.

HSYK Başmüfettişi Ali Rıza Karakan'ın yaptığı geniş kapsamlı araştırmaya göre telekulak dosyası 360 bin önleyici ve adli dinleme kararından oluşuyor. Dinlemeler; Mart 2006'da Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'na atanan ve Haziran 2007'de kendi kadrosunu oluşturan Paralel Yapı'nın gözde polis şefi Ramazan Akyürek döneminde yaşandı. Bu süreçte tamamen sahte isimler, uydurma örgütler ve suçlar üzerinden siyasetçi, bürokrat ve askerler başta olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerinden pek çok kişi dinlendi.

Paralel Yapı'nın telefonlarını dinlediği en önemli kurum Genelkurmay Başkanlığı. Karargâh, 1 Ocak -31 Aralık 2009 arasında dinlenmiş. Ayrıca çeşitli kademelerinde görev yapan subay ve astsubayların, İBDA-C, organize suç ve Hizbullah örgütü kapsamında dinlendiği belgelerde yer alıyor. Eski Jandarma Genel Komutanı Fevzi Türkeri 2007'de dinlenen isimler arasında. Paralel Yapı'nın hedefindeki en önemli isim ise eski Başbakan Necmettin Erbakan. Erbakan, 2009'da Huvzullah Gültekin sahte ismiyle Hizbullah/İlim dosyası kapsamında dinlenilmiş. Eski AK Partili Abdüllatif Şener de 2007'de İBDA-C dosyası kapsamında teknik takibe alınmış.

İşte Paralel Yapı'nın dinleme listesi:

SİYASİLER: Şimdi Paralel Yapı'ya yakın bir çizgide siyaset güden BBP Başkanı Mustafa Destici İBDA-C, CHP'li Mehmet Bekaroğlu Selam-Tevhid kapsamında dinlenmiş. 17 Aralık operasyonunda hedef olan isimlerden eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve eski Adalet Bakanı Şevket Kazan da terör örgütü kapsamında dinlenen isimler arasında. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un eşi Sevgi Kurtulmuş ise 2009'da Hizbullah/İlim dosyasından dinlenmiş. Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın Özel Kalem Müdürü de 2008'de İBDA-C'den takibe alanmış.

KÜRT SİYASETÇİLER VE AVUKATLAR: Hükümetin çözüm sürecini ilk başlattığı dönemde, Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Merkezi, Diyarbakır İl Başkanlığı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Abdullah Öcalan'ın avukatlarından Doğan Erbaş ve çalıştığı Asrın Hukuk Bürosu ile KCK şüphelileri de Paralel Yapı'nın telekulak listesinde yer alıyor.

ANAYASA MAHKEMESİ: Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 2007 -2008 arasındaki üyeleri Ahmet Akyalçın, Osman Ali Feyyaz Paksüt ve eşi Ferda Paksüt, üye Abdullah Necmi Özler'in oğlu Haydar Özler, Haluk Özgüldür'ün eşi Nilgün ve oğlu Serdar ile Serruh Kaleli, sahte isimlerle İBDA/C örgütü kapsamında dinlenildi. AYM Halkla İlişkiler Müdürü Emine Aydoğdu ise DHKP/C kapsamında teknik takibe alındı. Listede AK Parti'nin anayasa taslağını hazırlayan profesör Ergun Özbudun da yer alıyor.

ESKİ MİTÇİLER: Skandalın en önemli isimlerden biri Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) eski müsteşarlarından Sönmez Köksal. Köksal, 2009'da İBDA-C örgütü üyesi gösterilerek dinlenilmiş. Emekli Büyükelçi İlter Türkmen de aynı yıl yine İBDA-C kapsamında teknik takibe alınmış. Emekli MİT mensubu Osman Nuri Gündeş (Servet Cesur sahte ismiyle) dinlenenler arasında. ÖSYM: Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Kurumu da (ÖSYM) kopya ve usulsüzlüklerle gündeme geldiği dönemde Paralel Yapı tarafından kıskaca alındı. 2009'da dinlenen ÖSYM Başkanı Ahmet Ünal Yarımağan, 2010'da istifa etmek zorunda kalmıştı. Şubat 2009'da ÖSYM Bilgi İşlem Şube Müdürü Mustafa Tütüncü, Araştırma ve Geliştirme ve Değerlendirme Müdürü Haydar Altunay, Müdür Yardımcısı Müşerref Yiğit, Bilgi İşlem Şube Müdürü Hatice Altunay ile biyolog Gönül Tütüncü, uzmanlar Ekrem Uğur ve İlnur organize suç örgütü kapsamında dinlenilmiş.

RAHMİ KOÇ VE CAVİT ÇAĞLAR: PKK lideri Abdullah Öcalan'ı Kenya'dan getiren uçağı devlete tahsis eden işadamı Cavit Çağlar ise ironik bir biçimde PKK üyeliğinden dinlenilmiş. İşadamı Rahmi Koç da organize suçtan 2008'de telekulak listesine girmiş.

EKO-POLİTİK CASUSLUK: Paralel Yapı, Merkez Bankası'nın telefonlarını 2008'de takibe almış. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) bürokratları da listede yer alıyor. EPDK Başkanı Hasan Köktaş ile, Mustafa Yılmaz, Cemalettin Tüney ve Mustafa İbiş ise Hizbut Tahrir ve organize suç örgütü kapsamında dinlenilmiş. Halil Akartuna da enerji politikalarını etkilemek için dinlenenler arasında.

ERGENEKON SANIKLARI: Yargıtay üyesi Ahmet Ceylani Tuğrul ve Danıştay üyesi Ali Dursun Ulusoy'un da aralarında bulunduğu üst yargı kurumu mensupları da dinlenilmiş. Ergenekon, Balyoz ve Poyrazköy gibi davalarda sanık olan subay ve astsubaylar ise suçlandıkları örgütlerden değil, başka suçlardan dinlenmiş. Ergenekon sanıkları Veli Küçük ve Levent Göktaş organize suçtan teknik takibe alınmış. Hrant Dink davasına bakan hâkim Erkan Canak 2008'de İBDA-C'den teknik takibe alınmış. Kritik davalarda rapor veren adli tıp uzmanları, bakanlık bürokratları, mülkiye müfettişleri, vali ve kaymakamlar da listede bulunuyor.

KENDİ ADAMLARI DA VAR: Gülencilerle ilgili önemli ifşaatlarda bulunan Nurettin Veren de 2007'de İBDA-C üyeliğinden dinlenmiş. Gülenciler arasında yer alan Önder Aytaç ile Gülen'in doktoru Tuncay Delibaş da dinlenenler arasında. Paralel yapının hedefindeki işadamı Galip Öztürk ile oyuncu İpek Tuzcuoğlu da dinlenen isimler arasında yer alıyor. Tuzcuoğlu'nun hangi amaçla dinlenildiği bilinmiyor.



DOĞAN HOLDİNG VE HÜRRİYET'E PARALEL KISKAÇ

Paralel Yapı, 2008'de Doğan holding ile Hürriyet gazetesinin santrallerini de dinlemiş. Aydın Doğan'ın kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve Vuslat Doğan Sabancı 2008'de İBDA-C'den takibe alınanlar arasında. Listede Paralel Yapı'nın en çok hedef seçtiği Hürriyet'in eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök de bulunuyor. Paralel Yapı ile mücadele amacıyla yapılan yargısal düzenlemeleri eleştiren Hürriyet'in köşe yazarı Taha Akyol, 28 Şubat sürecinden sonraki 2001 krizinin ardından SABAH gazetesinden ayrılıp Vatan Gazetesi'ni kuran Zafer Mutlu ve 2011'de ölen Behiç Kılıç da takibe alınanlar arasında.

Dinlenen diğer gazetecilerin isimleri şöyle: Abdülkadir Selvi (TİT). Ahmet Hakan (Hizbullah), Aslı Aydıntaşbaş (İBDA-C), Bedir Seferoğlu (TİT), Bilal Çetin (Organize), Cüneyt Özdemir (Hizbullah), Ersin Bal (İBDA-C), Ertuğrul Özkök (Organize), Mete Çubukçu (TİT), Güler Kömürcü (İBDA-C), Hasan Tüfekçi (Organize), Hüseyin Gülerce (Organize), Hüseyin Üzmez (İBDA-C), Uğur Dündar (Hizbullah), Akif Beki (Organize) Mehmet Ali Birand (Hizbullah), Muharrem Sarıkaya (İBDA-C), Cüneyt Ülsever (Hizbullah), Nasuhi Güngör (İBDA-C), Nuray Başaran (İBDA-C), Nurettin Şimşek (Organize), Nuri Elibol (Organize), Oray Eğin (Hizbullah), Sedat Ergin (Terör), Şükrü Küçükşahin (Hizbullah), Tahir Sarıkaya (Organize) ve Fatih Çekirge (İBDA-C). Tolga Şardan ve Sebahattin Önkibar da dinlenen isimler arasında yer alıyor.

POLİS ŞEFLERİ DE TAKİBE ALINDI

Paralel Yapı polis şeflerinden Emin Arslan, Osman Ak, Emniyet Genel Müdür Yardımcıları Mustafa Gülcü ve Faruk Ünsal'ı Hizbullah, Ali Kolat'ı organize suç, Sabri Uzun'u ise Hizbullah ve İBDA-C'den dinlemiş. Sedat Demir, İbrahim Selvi, Ali Tunçbilek, Reha Çakır, Yüksel Balbal, Hüseyin Aşkın, Mustafa Aral, Ömer Zeren, Adnan Mutlu ve Mustafa Bal da teknik takibe alınan polisler arasında.

(30 Aralık 2014, 21:29)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6507    yazdır/print


 

Mağdurlar: Operasyonlar sürsün

Paralel yapının kumpas kurduğu şüphesi giderek güçlenen Ergenekon ve Balyoz sanıkları ile yakınları Paralel yapıya yönelik 14 Aralık operasyonlarına destek verdiler. 'Burada bir suç örgütü var, herkes operasyona destek çıksın' çağrısında bulunan isimler, bu suç örgütüyle mücadelede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da desteklenmesini istediler. 'Bu mücadele sonuçlanıncaya kadar, bu mücadeleyi yürütenlere herkesin sahip çıkması gerekir.' diyen isimler, 'Hukuk size de lazım olur demiştik. Gözünüzü kulağınızı kapatıp iftiralara devam ettiniz. Çok mazlumun ahını aldınız. Ahını aldığınız yüzlerce çocuğun lanetine uğradınız. Hadi şimdi kolay gelsin size. Yalnızlık bataklığında çırpının. Bizi masumiyetten gelen gücümüz ayakta tuttu. Siz o bataklıkta boğulacaksınız' dediler.

19.12.2014 19:46 Zaman ve Samanyolu'nun "kumpasın merkezi" olarak görev yaptığını belirten mağdurlar, eğer paralel suç örgütü hakkında bir soruşturma yürütülüyorsa bu yayın organlarının da soruşturulması gerektiğini söyledi. "Burada bir suç örgütü var" diyen kumpas mağdurları, "Operasyonu herkes desteklesin" mesajı verdi.

'HERKESİN SAHİP ÇIKMASI GEREKİR'

Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok (5 yıl cezaevinde kaldı): Bize yapılan operasyonların merkezinde kalan kurumlar Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV'ydi. Bunlar suç örgütünün sesiydiler. Herkesin yapılan bu operasyonları desteklemesi gerekiyor. Burada bir suç örgütü var. Bu yapıya karşı en büyük mücadeleyi veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Savunma refleksiyle, Cumhurbaşkanı'na karşı hiç kimsenin aklına gelmeyen eylemlerde bulunabilirler. Bu mücadele sonuçlanıncaya kadar, bu mücadeleyi yürütenlere herkesin sahip çıkması gerekir.

'OPERASYONLAR DESTEKLENMELİ'

Yarbay Mustafa Dönmez (Ergenekon davasında 49 yıl 2.5 ay hapis cezası aldı): Bugün operasyon yapılanlar, geçmişte kumpas davalarında görev almış kişilerdir. Genelkurmay Başkanı'nı bile Ergenekon terör örgütünün yöneticisi diye cezaevine tıktılar. Devlet kayıtlarında Ergenekon diye bir örgüt yoktu ancak devletin kayıtlarında, hem de MGK kararı ile Fethullah örgütü diye, varlığı somut olan bir örgüt soruşturulmaktadır. İddialar ciddi. Bu örgüt birçok cinayette de var. Bu operasyonlar desteklenmeli.

'ÖLÜME SEBEBİYETTEN YARGILANACAKLAR'

Gazeteci Yazar Hikmet Çiçek (Ergenekon davasında 21 yıl 9 ay hapis cezası almıştı): Son operasyona basın özgürlüğü adı altında karşı çıkanları, 19 Aralık'ta Yarbay Ali Tatar'ın mezarı başında yapılacak anma törenine çağırıyorum. Ali Tatar'ın ağabeyi Ahmet Tatar, eski emniyet müdür Yurt Atayün, savcı Süleyman Pehlivan gibi bazı isimler hakkında şikayetçi oldu. Bu örgütün suçları arasında sadece çeşitli tertipler yok. Cinayetler de var. Ölüme sebebiyet vermekten yargılanacaklarını göreceğiz. Bunları, özgür basının simgesi olarak göstermekten daha yalan bir şey olamaz.

'SİZ O BATAKLIKTA BOĞULACAKSINIZ'

Balyoz Kumpası Sanığı Emekli Amiral Semih Çetin: Zaman ve Samanyolu. Hukuk size de lazım olur demiştim. Gözünüzü kulağınızı kapatıp iftiralara devam ettiniz. Çok mazlumun ahını aldınız. Zaman ve Samanyolu. 14 yaşında antidepresan kullanmaya başlayan küçük kızım Simay, düğününü ve doğumunu göremediğim büyük kızım Gökçe ve ahını aldığınız yüzlerce çocuğun lanetine uğradınız. Hadi şimdi kolay gelsin size. Yalnızlık bataklığında çırpının. Bizi masumiyetten gelen gücümüz ayakta tuttu. Siz o bataklıkta boğulacaksınız.

'ZAMAN VE GRUBU ÇETEYLE BAĞLANTILI'

Avukat İrem Çiçek (Ergenekon davası sanıklarından emekli Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in kızı): Albay Dursun Çiçek davasında henüz savcılık sorgusu devam ederken tutuklama kararı çıktı diyen, gizlilik nedeni ile bize verilmeyen tutanakları yayımlayan Samanyolu, Zaman gibi medya kuruluşlarının bu kumpas örgütü ile irtibatlı olmadığını iddia etmek gerçekle bağdaşmaz. Yaptığı haberlerin gerçek dışı olduğunu bile bile insanları aldatmak ise medya faaliyeti değildir.

'DEVLET İÇİNDEKİ ÇETENİN MAŞALARI'

Odatv davası sanığı, Gazeteci Barış Pehlivan: Gazetecilik yapmadılar, devlet içindeki çetenin maşasıydılar.

Ergin Saygun'un kızı Ece Saygun: Hatayı da doğruyu da mücadele ederek öğrendik. Bize nasıl davrandığınız da sizin sınavınızdı...

Gazeteci Yener Güneş: Cemaat medyası 12 Eylül'den bu yana ilk defa bir gazete ve televizyon basıldı diyormuş. Ulusal Kanal, Aydınlık, Odatv esnaf lokantası mıydı?

Emekli Orgeneral Bilgin Balanlı'nın kızı Burcu Balanlı: Kimse bana "özgür basın" demesin! Evin bir odası 4 senelik gazete arşivi. (Sabah)

(19 Aralık 2014, 19:46)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6479    yazdır/print


 

Günaydın Hürriyet, Elveda Paralel!

2008-2009 yılları arasında sektörlerinin ileri gelen 160 ünlü isminin, 'istihbari dinleme' adı altında, 'terör ve organize suç örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle' dinlendiği belirlendi. Haberi daha ilginç kılan ise Hürriyet'in yayınlamasıydı. Bu durum, aylardır süren paralel yapı tartışmalarına soğuk bakan Hürriyet'in paralel yapıdan ümidini kestiği şeklinde değerlendiriliyor. Hürriyet'in haberine göre; gazetenin santral numaralarından Doğan Holding'in üst düzey yöneticilerinin neredeyse tamamı dinlenmiş. Listede işadamları Ferit Şahenk'ten, Ali Koç ve Mehmet Emin Karamehmet'e, eski Genelkurmay Başkanları İsmail Hakkı Karadayı'dan, Hüseyin Kıvrıkoğlu'na, gazeteci Mehmet Yakup Yılmaz'dan, Yılmaz Özdil, Uğur Dündar ve Can Dündar'a kadar çok sayıda isim var. Haber üzerine harekete geçen savcılık paralel telekulak iddialarına yönelik soruşturma başlattı.

06.12.2014 16:14 İstanbul Emniyeti'nin arşiv kayıtlarında yapılan incelemelerin yeni bir paralel telekulak skandalını ortaya çıkardığı iddia edildi. Buna göre; 2008-2009 yıllarında aralarında iş adamı, gazeteci, milletvekili ve genelkurmay başkanlarının da bulunduğu 160 kişi kod isimlerle ve IMEI numaraları üzerinden usulsüz dinlenmiş.. Doğan Holding'in üst düzey yöneticilerinin neredeyse tamamının dinlenmiş olduğu listede işadamları Ferit Şahenk'ten, Ali Koç ve Mehmet Emin Karamehmet'e, eski Genelkurmay Başkanları İsmail Hakkı Karadayı'dan, Hüseyin Kıvrıkoğlu'na, gazeteci Mehmet Yakup Yılmaz'dan, Yılmaz Özdil, Uğur Dündar ve Can Dündar'a kadar 160 kişinin ismi var.

GÜNAYDIN HÜRRİYET, ELVEDA PARALEL!

Haberi daha ilginç kılan ise Hürriyet gazetesinin manşetten yayınlamış olmasıydı. "Günaydın!" dedirten bu tavır değişikliği şaşırtıcı bulundu. Çünkü 17 Aralık'tan bugüne kadar 1 yıldır yoğun süren paralel yapı tartışmalarında Doğan medyasında paralel yapıyı kollayan ya da görmezden gelen bir tavır belirgin şekilde gözleniyordu. Hürriyet'in bu son haberine konu olan Doğan medyası ya da benzeri çevrelere ait önemli isimlerin paralel yapı tarafından dinlendiğine yönelik haberler daha önce de yayınlanmış, ancak Doğan medyası ya da bağlantılı haber organlarında adeta görmemezlikten gelinmişti. Her birisi belgelere dayanan ve çeşitli soruşturma ve davaların açılmış olduğunu işleyen telekulak haberlerine Hürriyet'in de manşetten vermeye başlamış olması, Hürriyet'in, daha doğrusu Doğan medyası ve temsil ettiği kesimlerin paralel yapıdan ümidini kestiği şeklinde değerlendiriliyor.

TEHLİKE AK PARTİ'DEN ÖNCE DE VARDI

"Günaydın Hürriyet, Elveda Paralel!" şeklinde de özetlenebilecek bu tavır değişikliği paralel yapının işinin bittiğine dair önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Yine bu tavır değişikliği, olayın sadece AK Parti'nin sorunu değil, tehlikeye AK Parti'den önceki dönemde de dikkat çeken Prof. Necip Hablemitoğlu'nun raporlarına da yansıdığı gibi çok kritik bir devlet sorunu olduğunun bu kesimlerce de kavrandığına dair bir gösterge olarak yorumlanıyor.

DETAYLAR

Hürriyet'ten Toygun Atilla'nın haberine göre, Türkiye'nin ünlü işadamları, gazetecileri, rektörleri ve eski komutanların da aralarında bulunduğu 160 kişinin telefonlarının IMEI numaraları üzerinden, ‘terör ve organize suç örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle’ dinlendiği ortaya çıktı. Çoğu kod isimlerle alınan mahkeme kararlarının ardından 2008-2009 yılları arasında yapılan telefon dinlemeleri İstanbul Emniyeti tarafından ‘istihbari dinleme’ çerçevesinde gerçekleştirildi. Listede Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, işadamları Ali Koç, Mehmet Emin Karamehmet, eski Genelkurmay Başkanları Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı ve Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, eski Deniz Kuvvetleri Komutanları Oramiral Vural Bayazıt ve Oramiral Bülent Alpkaya, gazeteciler Uğur Dündar, Mehmet Yılmaz, Yılmaz Özdil, Tufan Türenç, Can Dündar, Faruk Bildirici, Soner Yalçın, Şirin Payzın, Cengiz Semercioğlu gibi isimler var. ‘Moskof Cariye Hürrem’, ‘Pargalı’ ve ‘Hatice’ gibi tarihi romanların yazarı Fatma Demet Altınyeleklioğlu da dinlenenler arasında...

20 BİN DİNLEME

İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün arşiv kayıtlarında yapılan incelemelerde, dinlemeye alınmış pek çok telefon numarası tespit edildi. Bunun üzerine bu telefonların kimlere ait olduğu teker teker araştırıldı. Yaklaşık 2.5 aydır devam eden çalışma sonunda ‘telekulağın’ çalışma yöntemi gözler önüne serildi. Sonuçta işadamları, gazeteciler, askerler, bürokratlar ve öğretim görevlilerinin aralarında bulunduğu 160 kişinin, ‘terör ve organize suç örgütü üyelerinin yanlarına monte edilerek’ dinlendikleri ortaya çıktı. Mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerin çoğunda kod isimlerin kullanıldığı, bazılarının soyadlarının bile olmadığı anlaşıldı. Dinleme kararlarına yaptıkları işler ve konumları da konulmamıştı. IMEI numaraları üzerinden dinlenen telefonlar, sadece İstihbarat Şube Müdürlüğü ile de sınırlı değil. İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü ile Organize ve Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde de geçmiş yıllara dönük yapılan araştırmalarda yaklaşık 20 bin telefon dinlemesi belirlendi. Bu 3 şubede incelemelerin sürdüğü, listenin bu incelemeler soncunda netleşeceği ifade edildi.

AVUKATI BİLE

Telefonları dinlenenler arasında haklarında dava açılan, gözaltına alınan ve tutuklu olarak yargılananlar da var. Gazeteci Soner Yalçın bu isimlerden biri. Odatv davası kapsamında 2011 yılında tutuklanan Soner Yalçın, 2008’in mart ayından haziran ayına kadar 3 ay boyunca dinlenmiş. İstanbul Askeri Casusluk davasının sanıklarından Ebru Nilhan Bozkurt’un telefonları ise 2008’in ocak ayı ile 2009’un mart ayı arasında 3 ay dinlenmiş. Bozkurt bu telefon dinlemesinden yaklaşık 1.5 yıl sonra İstanbul Askeri Casusluk davasında şüpheli oldu. Ancak dava dosyasında telefon dinleme görüşmeleri yer almadı. Aynı şekilde Soner Yalçın’ın da 2008’deki telefon görüşmeleri dava dosyasında yoktu. Bir diğer benzer telefon dinlemesi de Ergenekon davasının sanıklarından Yarbay Mustafa Dönmez’e ait. Dönmez’in telefonları 2008’in kasım ayı ile 2009’un şubat ayı arasında dinlenmiş. Polis Mustafa Dönmez’in telefonunu dinlemekle kalmamış, avukatı Gülten Güven’i de dinlemiş.



KODLARIYLA O İSİMLER

İŞ DÜNYASI

Ferit Şahenk - FERİT (Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı)
Yıldırım Ali Koç - ALİ (Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi)
Caroline Nicole Koç - CANAN (Mustafa Koç’un eşi)
Mehmet Emin Karamehmet - MAHMUT (Çukurova Holding’in sahibi)
Mustafa Süzer - MUSTAFA (Süzer Holding Yönetim Kurulu Başkanı)
Fevzi Bülent Özaydınlı - BÜLENT (Migros’un ortağı ve CEO’su)
Atalay Şahinoğlu - ATALAY (Nuh Çimento eski Genel Müdürü-Demirören Holding Koordinatör ve Danışmanı)
Hüsamettin Kavi (BEMKA Emaye Bobin Teli A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı)
Erol Altaca - EROL (Altaca Dershaneleri’nin sahibi)
Mehmet Yörük - MEHMET (Doğan Holding Finans ve Fon Yönetimi Başkan Yardımcısı)
Melih Türker - MELİH (O tarihte Petrol Ofisi Genel Müdürü)
Ertan Çakır - ERTAN (O tarihte Petrol Ofisi Satışlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı)
Ahmet Toksoy - (Doğan Holding Mali İşler Başkanı)
Ali İhsan Karacan - ALİ İHSAN (O tarihte Doğan Holding Yönetim Kurulu Üyesi)
Yener Şenok - YENER (Doğan Holding Mali İşler Başkan Yardımcısı)
Hakan Genç (O tarihte Doğan Holding Avrupa Temsilcisi)
Süleyman Kocakaya (O tarihte Doğan Dış Ticaret Yöneticisi)
Dursun Ali Yılmaz - DURSUN (O tarihte Hürriyet Gazetesi Mali İşler Başkanı)
Halil Özkan - FARUK (O tarihte Hürriyet Gazetesi Mali İşler Müdürü)
Yavuz Ada (Hürriyet Gazetesi Muhasebe Müdürü)
Memduh Karakullukçu - MENDUH (2007-2010 arası TÜSİAD Başkan Danışmanı)
Sezai Çanakçı - SEZAİ (Çanakçılar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı)
İbrahim Çağlar - İBRAHİM (Nurtop A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı-İTO Başkanı-MÜSİAD Kurucu Üyesi)
Ömer Lütfi Karagöz - ÖZAY (Migros İletişim ve Bilgi Güvenliği Müdürü)
Tanıl Küçük - CEMAL (O tarihte İstanbul Sanayi Odası eski başkanlarından)

MEDYA DÜNYASI
Vuslat Doğan Sabancı (Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı)
Mehmet Yakup Yılmaz (Gazeteci-Yazar)
Tufan Türenç - TUFAN (Gazeteci)
Ruşen Çakır - RUŞEN (Gazeteci)
Mehmet Murat Yetkin - MURAT (Gazeteci)
Zafer Mutlu - ZAFER (Gazeteci)
Serdar Akinan - (SKY Türk eski Yayın Yönetmeni)
Cem Aydın (Doğuş Grubu eski Genel Müdürü)
Yılmaz Özdil - YILMAZ (Gazeteci-Yazar)
Can Dündar - CAN (Gazeteci)
Aslı Aydıntaşbaş - ASLI (Gazeteci)
Mehmet Faraç - MEHMET (Gazeteci)
İsmail Küçükkaya - İSMAİL (Gazeteci)
Süleyman Serdar Çaloğlu - SERDAR (Show TV eski Genel Müdürü)
Mirgün Cabbas - SIRRI (Televizyoncu)
Uğur Dündar - UĞUR (Gazeteci)
İbrahim Yıldız - (Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni) - Dinleme kararı yok
Abbas Güçlü - (Gazeteci) - Dinleme kararı yok
Amberin Zaman - MEHMET (Gazeteci)
Şirin Payzın Acet - ŞİRİN (Televizyoncu)
Nihat Genç - NİHAT (Yazar)
Oylum Talu - CEYLAN (Televizyoncu)
İbrahim Özay Şendir - ÖZAY (Gazeteci)
Rasih Yılmaz - RASİH (Gazeteci-Yayıncı)
Selahattin Sadıkoğlu - SELAHATTİN (Gazeteci)
Ergün Diler - ERGÜN (Gazeteci)
Cengiz Semercioğlu - CENGİZ (Gazeteci)
Engin Ardıç - HALİL (Gazeteci)
Bedri Baykam - BEDRİ (Ressam)
Melih MERİÇ - MELİH (Televizyoncu)
Metin Yüksel - METİN (Gazeteci)
Saner Ayar - SONER (Show TV eski Genel Müdürü)
Selçuk Tepeli - RECEP (Gazeteci/Şimdiki Habertürk Genel Yayın Yönetmeni)
Saynur Tezel Özgentürk - SAYNUR (Televizyoncu)
Ruhat Mengi - RUHİ (Gazeteci)
Orhan Gökdemir - SERDAR (Gazeteci)
Bülent Çöltekin - BÜLENT (Televizyoncu)
Rıdvan Bıyık - YAVUZ (Televizyoncu)
Mustafa Şekeroğlu - MUSTAFA (Gazeteci)
Fevzi Mete Çubukçu (Gazeteci)
Sinem Vural (Gazeteci)
Gülden Aydın (Gazeteci)
Mehmet Nuri Çolakoğlu - MEHMET NURİ (Gazeteci)
Faruk Bildirici - FARUK (Gazeteci)
İbrahim Serdar Akinan - SERDAR (Gazeteci)
Şükran Suna Vidinli - SUNA (TV programcısı)
Arslan Bulut - ARSLAN (Gazeteci)
Özdemir İnce - ÖZDEMİR (Yazar)
Uğur Şevkat (Gazeteci TV programcısı)

DİĞER İSİMLER
Bülent Küçüktürkmen (İşadamı))
Prof. Erdoğan Teziç (Eski YÖK Başkanı)
Orhan Birgit (Eski milletvekili Aydın Doğan Vakfı eski Yürütme Kurulu Başkanı)
Kuzey Deniz Komutanlığı santral numarası
Prof. Muhammed Şahin (İTÜ Rektörü)
Prof. Necla Pur (2006-2010 yılları arası Marmara Üniversitesi Rektörü)
İlter Türkmen (Eski Dışişleri Bakanı ve Büyükelçi)
Reşat Altay (Eski Trabzon Emniyet Müdürü)
Prof. Fatma Feyza Darandeliler - MEHMET (İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanlarından)
Aykut Zahid Akman (RTÜK eski Başkanı)
Fatma Nur Serter (CHP milletvekili)
Selahattin Çetiner (Eski İçişleri Bakanlarından)
Prof. Tanay Sıdkı Uyar - ÖMER (Marmara Üniversitesi Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı)
Prof. Yunus Söylet (İstanbul Üniversitesi Rektörü)
Yaşar Yazıcıoğlu (Eski Başbakanlık Müsteşarı)
Prof. Ahmet Altınel (İstanbul Üniversitesi Zooteknik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi)
Muharrem İnce (CHP Milletvekili)
İlter Terzioğlu (Eski TURKCELL Şebeke Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı)
Prof. Hasan Can Okutan (İTÜ Kimya Ana Bilim Dalı Başkanı)
Prof. Ahmet Zekai Görgülü (İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı Başkanı)
Ferruh Taşdemir (Yapımcı)
Kemal Nehrozoğlu (Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri)
Sadettin Tantan (Yurt Partisi Genel Başkanı)
Prof. Faruk Erzengin (İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi eski Dekanı)
Prof. Hüseyin Faruk Karadoğan (Eski İTÜ Rektörü)
Prof. Ayşe Soysal (Boğaziçi Üniversitesi Rektörü)
Prof. Emin Durul Ören (Yıldız Üniversitesi eski Rektörü)
Ömer Vehbi Hatipoğlu (Siyasetçi)
Saadet Yıldırım (Türk Dünyası
Araştırmaları Vakfı Genel Başkanı)
Prof. Ali Akyüz (İstanbul Üniversitesi Cerrahi Tıp Bölümleri Öğretim Üyesi)
Mehmet Moğultay (Eski Bakan)
Lale Apaydın (TÜBİTAK Çalışanı)
Musa Çam (CHP Milletvekili)
Mehmet Akkan Suver (Marmara Grubu Stratejik Sosyal Araştırma Vakfı Genel Başkanı)

ONUN DÖNEMİ

İSTANBUL İstihbarat Şube Müdürü Edip Vural ve ekibinin çalışmaları sonunda ortaya çıkan yasadışı dinlemeler üzerine soruşturma derinleştirildi ve Mülkiye Başmüfettişi Turgay Alpman ile Polis Başmüfettişi Selim Kutkan bu dosya için özel olarak görevlendirildi. Polisin yaptığı ilk tespitler üzerinden çalışmayı derinleştiren müfettişler, sahte isimler ile yapılan telefon dinlemeleri için alınan mahkeme kararlarını da belgeledi. Bu dinlemelerin yapıldığı dönemde İstanbul Emniyeti İstihbarat Şubesi’nin başında Ali Fuat Yılmazer görev yapıyordu. Yılmazer, daha önce ortaya çıkarılan yasadışı telefon dinlemeleriyle ilgili iddialar çerçevesinde halen tutuklu bulunuyor.

ORGANİZE

İstanbul’da Mülkiye Müfettişleri’nin yasadışı ve usulsüz telefon dinleme olaylarına yönelik olarak daha önce hazırladıkları bir raporda da dinleme eylemlerinin ‘sistematik, planlı ve organize’ bir görünüm arz ettiğine vurgu yapılarak, bu dinlemelerin ‘belirli bir amacı gerçekleştirmeye yönelik’ olduğuna dikkat çekilmişti. Bu rapor da son soruşturmayı yürüten Mülkiye Başmüfettişi Turgay Alpman ve Polis Müfettişi Selim Kutkan tarafından hazırlanmıştı.

IMEI İLE DİNLEME NEDİR?

HER bir GSM telefon cihazına üretim aşamasında IMEI numarası yükleniyor. IMEI ‘International Mobile Equipment Identity’nin (Uluslararası Mobil Ekipman Kimliği) numarası her bir cihazın kimlik numarası olup 15 haneden oluşur, tek ve benzersizdir. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın telefonları da Devrimci Karargah dosyasında sahte isim ve IMEI numarası üzerinden dinlenmişti. Avcı, bu şekilde telefon dinlemesi yapılmasının yasadışı olduğunu söylemişti.

SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI

Hürriyet gazetesinin ‘Dinlenen VİP isimler’ manşetiyle duyurduğu usulsüz dinleme iddialarına ilişkin haber savcılığı harekete geçirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 5 Aralık 2014’de Hürriyet Gazetesi’nin haberini ihbar kabul ederek soruşturma başlattı.

Mülkiye Müfettişleri’nin emniyette yaptığı incelemeler sonucunda 2008-2009 yıllarında aralarında iş adamı, gazeteci, milletvekili ve Genelkurmay Başkanları’nın da bulunduğu 160 kişiyi kod isimlerle ve IMEI numaraları üzerinden usulsüz olarak dinledikleri tespit edilmişti. Hürriyet’in manşetinde yer verdiği haberi ihbar kabul ederek soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Savcılığı, kod isimlerle ve usulsüz yapıldığı iddia edilen dinlemelere ilişkin mahkeme kararlarını ve diğer belgeleri inceleyecek.

(Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(06 Aralık 2014, 16:14)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6458    yazdır/print


 

Böcek iddianamesi kabul edildi

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın çalışma ofisine 'böcek' tabir edilen dinleme cihazı konulmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 13 kişi hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. 13 kişi siyasi casuslukla yargılanacak. Sanıkların 21'er yıldan 36 yıl 6'şar aya kadar mahkumiyetleri talep ediliyor. Açılan davanın en önemli detaylarından biri sanıkların Fetullah Gülen'le bağlantılarının vurgulanmış olması..

01.12.2014 22:27  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çalışma ofisine "böcek" tabir edilen dinleme cihazı konulmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 13 kişi hakkında hazırladığı iddianame, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Durak Çetin'in hazırladığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "müşteki" olarak gösterildiği iddianamede, sanıklar şu isimlerden oluştu:

"Dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürü Ali Özdoğan, dönemin Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amiri Emniyet Amiri Serhat Demir, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdür Yardımcısı Sedat Zavar, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürlüğünde görevli Komiser Yardımcısı Enes Çiğci, suç tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru İlker Usta, suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığında görevli Emniyet Müdürü Ahmet Türer, suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliğinde görevli polis memuru Hurşit Gölbaşı, suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliğinde görevli polis memuru Seyit Saydam, suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliğinde görevli polis memuru Harun Yavuz, suç tarihinde Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliğinde görevli Komiser Yardımcısı İbrahim Sarı, eski Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanı Mehmet Yüksel ve Zeki Bulut ile eski TÜBİTAK yöneticisi Hasan Palaz."

İddianamede, şüphelilerden Özdoğan, Zavar, Demir, Türer, Çiğci ve Usta'ya, "Başbakan'ı siyasi casusluk amacıyla dinlemek, kamu görevlisinin özel hayatın gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaları kaydetmek" suçları yöneltildi ve 21'er yıldan 36 yıl 6'şar aya kadar mahkumiyetleri talep edildi.

İddianamede ayrıca Yavuz, Sarı, Gölbaşı, Saydam, Yüksel, Bulut ve Palaz'ın ise aynı suçların işlenmesine yardım ettikleri savunuldu.

Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çalışma ofisine "böcek" tabir edilen dinleme cihazı konulmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 13 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, "Keçiören ikametgahta ve Resmi Konut'ta, rutin böcek araması yapıldığı intibası verilerek Serhat Demir'in sevk ve idaresinde, Sedat Zavar ile birlikte Enes Çiğci ve İlker Usta tarafından fırsat operasyonu şeklinde siyasal casusluk amacıyla dinleme cihazlarının mekanlardaki prizlere yerleştirilerek dinlemelerin yapıldığı" bildirildi.

İddianamede, "örgütlemeyi yapanın ve diğer şüphelileri ayarlayanın şüpheli Ali Özdoğan olduğu ve yapılacak dinlemeler konusunda şüpheli Ahmet Türer'in destek verip faaliyeti yönlendirdiğinin anlaşıldığı" aktarıldı.

İddianamede, dinleme cihazı bulunması sonrasında ilişkin Başbakanlık Teftiş Kurulunun hazırladığı soruşturma dosyasından bilgiler özetlendi.

Rapora göre, 2011'de Başbakanlığın onayı ile MİT ekibi, 28-30 Aralık 2011 arasında, Erdoğan'ın Keçiören'deki ikametgahında, AK Parti Genel Merkezi'nde, Başbakanlık Merkez Bina'da ve Başbakanlık Resmi Konut'taki çalışma ofislerinde, gizli dinleme ve gözetleme sistemlerine karşı teknik arama çalışmaları gerçekleştirdi. Oluşturulan ekibe Başbakanlık Başmüşaviri Mustafa Varank eşlik etti.

Erdoğan'ın Keçiören'deki ofisi aranırken, Erdoğan'ın kullandığı ve kriptoluyla birlikte 4 telefonun konulduğu masanın sağ tarafında, 6 girişli priz içinde telsiz kaynağı bulundu. Açılmadan X-ray cihazıyla görüntülenen priz içerisinde, özel bir yapının varlığını andıran görüntüyle karşılaşılması üzerine açılan prizden elektrik şebekesinden beslenen telsiz vericiye ulaşıldı. Mevcut durum sadece Varank ile paylaşılarak, olumsuz bir durum yokmuş gibi teknik arama faaliyeti sürdürüldü. Çoklu priz, incelenmek üzere MİT ekibince teslim alındı.

-Başbakanlık Resmi Konut'taki "böcek"

Başbakanlık Resmi Konut'ta, Erdoğan'ın kullandığı makam odasındaki aramada da 3 girişli çoklu priz içerisinde, Keçiören'deki çalışma ofisindekinin benzeri olan ve sinyal yayını olmaması nedeniyle pasif durumda olduğu değerlendirilen telsiz verici tespit edildi. Bu durum da sadece Varank ile paylaşılarak, olumsuz bir durum yokmuş gibi teknik arama faaliyetine devam edildi. Bu priz de incelenmek üzere MİT ekibince incelenmek üzere alındı.

Başbakanlık Teftiş Kurulu, telsiz vericilerin elektrik şebekesinden beslenmesi dolayısıyla uzun süreli dinleme faaliyeti gerçekleştirmek amacıyla yerleştirildiğini tespit ederken, teknik operasyonel çalışmanın profesyonel bir uygulama olduğunu değerlendirdi. Vericilerin, Başbakan'ın kriptolu telefonunun da dahil olduğu bölümlerde tespiti "dikkat çekici" bulunurken, bu durumdan, iki uygulamanın da "aynı merkezce" gerçekleştirildiği anlaşıldı.

Cihazların özelliklerine ilişkin bilgiler verilen iddianamede, cihazların bulunmasının ardından TÜBİTAK ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinin, çoklu prizler ve içinde bulunan dolgu malzemelerine ilişkin rapor alındığı, bunlara göre, cihazların, önceden yapılan keşifler doğrultusunda 24-25 Kasım 2011 tarihlerinde çalışma ofislerine yerleştirildiği kanaatine varıldığı aktarıldı.

-Görevlilerin beyanları

İddianamede, cihazları yerleştirenlerin belirlenmesi amacıyla 1 Temmuz 2011 ile 28-29 Aralık 2011 arasında konutlara gittiği görülen tüm isimlerin, öncelikle meslekleri ve meşguliyetleri, Keçiören'deki 2 numaralı ofise gelme gerekçeleri, kullanıcısı oldukları GSM'leri soruşturuldu. İddianamede daha sonra tanık olarak ifadesine başvurulanların beyanları özetlendi.

Konut'ta, 25 Kasım 2011'de görev yapan polis memuru S.Ö'nün, "Erdoğan'ın, rahatsızlığı nedeniyle İstanbul'da bulunduğu, muhtemelen Kasım 2011'de, sanıklardan Başbakanlık Teknik Arama Ekibi Amiri Serhat Demir'in başında olduğu 4-5 kişilik ekibin, konutta arama faaliyeti icra ettiğini, ekipte Demir'in yanı sıra 40-50 yaşlarında kır saçlı bir erkeğin bulunduğunu, Aralık 2011 sonlarından itibaren birçok arama yapılmasına rağmen, arama ekibinde bulunan bu şahsı bir daha görmediğini belirttiği aktarıldı.

Başbakanlık Resmi Konut Güvenlik Amiri V.K. ise "Erdoğan'ın Ankara'da bulunmadığı dönemde Çankaya konutta 2 kez teknik arama yapıldığını, Başbakanlık Teknik Arama Ekibi Amiri Demir ile Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığında görevli üç kişiden oluşan ekibin, 24 Kasım 2011 akşamı, konutta arama yaptığını söyledi ve fotoğraflar üzerinden sanıklardan Sedat Zavar'ı teşhis etti.

Resmi Konut'ta teknisyenlik yapan H.N. de 24 Kasım 2011'de adlarını bilmediği üç görevlinin arama yaptığını, Başbakan'ın ofisine geçildikten birkaç dakika sonra çalışmayı sürdüren iki görevlinin gürültü olduğunu söyleyerek, kendilerini ofisten çıkardıklarını ve kapıyı kapattıklarını, yaklaşık 10 dakika ofiste yalnız çalıştıktan sonra bu kişilerin çıktıklarını anlattı.

-Şüphelilerin tespitine yönelik çalışmalar

İddianamenin devamında, "Yapılan araştırmalar, görüşmeler, teknik analizler ve tespitler neticesinde oluşan kanaat çerçevesinde şüpheli durumunda olanlardan şahıs bazında yapılan eksiltmeler hedef kitleyi küçültmüş ve yeni şüpheli şahısları ortaya çıkarmıştır" değerlendirmesinde bulunuldu.

Başbakan ve eşinin, yakın koruma ekibinin belirlenen tarihlerde İstanbul'da olduğu, yakın koruma ekibi dışında Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliği personelinin özellikle her iki konuta da kısıtlama olmaksızın girebileceğinin anlaşıldığı bildirilen iddianamede, Temmuz-Aralık 2011'de, Keçiören ve Çankaya'da arama faaliyeti icra edilmediği, Güvenlik Sistemleri Büro Amiri Emniyet Amiri Serhat Demir'in bu yönde talimatı olmadığı, bu tarihler arasında arama yapıldığına ilişkin kayda rastlanmadığı belirtildi.

"Başbakanlık Arama Ekibi" dışında hiç kimse ya da grubun arama amacıyla konut veya ikametgaha giremeyeceği, MİT mensuplarınca gelen emir doğrultusunda söz konusu adreslerde arama yapılabileceği ifade edilen iddianamede, "Başbakanın, 23 Kasım-14 Aralık 2011 arasında İstanbul'da bulunduğu tarihlerde, Başbakanlık teknik arama ekibince çalışma ofislerinde arama yapıldığı, Keçiören'deki konutun güvenlik amiri ve yardımcısının, arama ekiplerinin giriş ve çıkışlarını kayıt altına almadığı, aramalarda rutin olarak bir saat kadar önce bu kişilere haber verildiği ve akabinde arama yapıldığı bildirildi.

İddianamede, şunlar kaydedildi: "Bu kapsamda Keçiören ikametgahta ve Resmi Konut'ta, Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Büro Amirliği personeli ile Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı personelinden bir grubun örgütlenerek çalışma yaptığı, rutin böcek araması yapıldığı intibası verilerek şüpheliler Serhat Demir'in sevk ve idaresinde şüpheli Sedat Zavar ile birlikte şüpheliler Enes Çiğci ve İlker Usta tarafından fırsat operasyonu şeklinde siyasal casusluk amacıyla dinleme cihazlarının mekanlardaki prizlere yerleştirilerek dinlemelerin yapıldığı, örgütlemeyi yapanın ve diğer şüphelileri ayarlayanın, şüpheli Ali Özdoğan olduğu ve yapılacak dinlemeler konusunda şüpheli Ahmet Türer'in destek verip faaliyeti yönlendirdiği anlaşılmıştır."

SANIKLAR GÜLEN'LE BAĞLANTILI!

Açılan davanın iddianamesinde şüphelilerin dinlemeleri hangi örgüt, cemaat ya da ülke adına yaptığının tespit edilemediği, şüphelilerin kurdukları ve yönettikleri suç örgütü ile dinleme kayıtlarının bulunması amacıyla evrakın ayrıldığı belirtiliyor. İddianamede, 'Şüpheliler ifadelerinde Fethullah Gülen Cemaati ile işbirliği iddialarını reddetseler de, yurt dışında kaçak durumda olan şüphelilerden Serhat Demir'in, şüpheli Ahmet Türer'in bacanağı olduğu, Türer'in ABD'ye kayıtlı 2 numara ile irtibatının bulunduğu, söz konusu telefonların da Fethullah Gülen'in yardımcısı Sinan Dursun tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir.' deniliyor. Yine iddianamede, Türer'in, gözaltına alındığında paltosunun cebinden 2 sayfalık bir yazı çıktığı da bildiriliyor. Yazıda Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nda hizmetin hâkimlerinin bulunduğu ifadelerinin yer aldığı belirtiliyor. Savcılık, şüphelilerin 'Fetullah Gülen örgütsel yapılanması ile' bağlantısını araştırıyor. Dosyanın Gülen liderliğindeki paralel yapı ana soruşturmasıyla birleştirileceği dile getiriliyor. Bu gelişmelere dair bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, soruşturmaya konu yapılanma hakkında 'Kesinlikle Pensilvanya ile bağlantısı var' açıklaması yapmıştı.

5 SANIK HAKKINDA YAKALAMA KARARI

02.12.2012 12:12 Başbakanlık ofisinde bulunan böceklerle ilgili iddianameyi kabul eden mahkeme, 5 polis hakkında ise yakalama kararı çıkarttı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde, ofisinde bulunan dinleme cihazlarına yönelik soruşturmayla ilgili Ankara Anayasal Suçlar Bürosu savcısı Durak Çetin tarafından "siyasal casusluk" kapsamında hazırlanan iddianame Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede 13 şüphelinin Pensilvanya ile irtibatları yapılan incelemeler sonrası ortaya çıkarken Başbakanlık ofislerine böceği koyan ve organizesini yapan sanık polis memurları Ali Özdoğan, Serhat Demir, Sedat Zavar, İlker Usta ve Enes Çiğci'nin hakkında üzerlerine atılı suçların niteliği kuvvetli suç şüphesinin ve somut olguların varlığı göz önüne alınarak yakalama kararı çıkartıldı. Başdanışman Mustafa Varank ile böcek aramasına katılan MİT mensubu Basri Aktepe'nin de aralarında bulunduğu tanıkların çağrılmasına karar verildi.

YAKALAMA KARARINA ŞERH

Yakalama kararına hâkim üye Zeki Kayalı tarafından şerh düşüldü. Kayalı "sanıklara öncelikle davetiye çıkartılması, gelmezseler zorla getirilme, yine gelmezlerse yakalama kararı çıkartılmasının kanuni bir zorunluluk olduğunu" belirtti. İlk duruşma 2 Ocak 2015'te yapılacak.

Flaş!!! İddianame Gülen'e uzandı
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı manşetlerimiz

(01 Aralık 2014, 22:27), son güncel.: (02 Aralık 2014, 12:12)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6446    yazdır/print


 

Öz'ün imza ziyareti araştırılıyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Zekeriya Öz'ün Ergenekon savcısı iken Adli Tıp'a yaptığı iddia edilen 'ıslak imza' ziyaretinin peşine düştü. Öz'ün Adli Tıp'a gittiğinin ve uzmanlarla görüştüğünün tespit edilmesi halinde, soruşturma dosyası HSYK'ya gönderilecek. Ergenekon sanıklarına kumpas kurulduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada Dursun Çiçek ve avukatı olan kızı İrem Çiçek, ıslak imzalı belgenin Zekeriya Öz tarafından Adli Tıp'a götürüldüğünü iddia etmişti. Çiçek'ler ıslak imzalı belgenin yeniden incelenerek, rapor alınmasını da talep etti.

29.11.2014 09:54 Ergenekon, Balyoz gibi davalarda ‘kumpas’ iddialarına karşı inceleme başlatan Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, ıslak imza davasına konu olan belgeyle ilgili önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Kumpas soruşturması kapsamında ele alınan konulardan biri de "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" adlı belge... Ergenekon sanığı emekli Albay Dursun Çiçek’in ıslak imzasının bulunduğu bu belge, o dönem incelenmesi için Adli Tıp’a gönderildi. Belgeyi Adli Tıp Kurumu’na bizzat Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün götürdüğü iddia ediliyordu.

Soruşturma savcılığı, bu iddianın peşine düştü. Zekeriya Öz’ün Adli Tıp’a gidip gitmediği inceleniyor. Islak imzalı belgeyi inceleyerek, rapor hazırlayan görevlilerle, o dönem Adli Tıp çalışanlar tespit edilmeye çalışılıyor. Belirlenen tüm isimler ifadeye çağrılacak. Görevlilere, Zekeriya Öz’ün Adli Tıp’a ‘gelip gelmediği, raporu hazırlayan uzmanlarla görüşüp görüşmediği’ sorulacak.

Zekeriya Öz’ün Adli Tıp’a gittiğinin ve uzmanlarla görüştüğünün tespit edilmesi halinde, soruşturma dosyası Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na gönderilecek. Ergenekon soruşturması kapsamında yapılan aramalarda "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" belge ortaya çıkmıştı. Islak İmzalı belge Adli Tıp’ta incelendi. İncelemenin ardından oy çokluğu ile imzanın Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek'e ait olduğu yönünde rapor verildi.

Al Jazeera Türk'ün haberine göre, Ergenekon sanıklarına kumpas kurulduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada Dursun Çiçek de geçtiğimiz günlerde ifade verdi. Müşteki (şikayetçi) olarak ifade veren Dursun Çiçek ve avukatı İrem Çiçek, ıslak imzalı belgenin Zekeriya Öz tarafından Adli Tıp’a götürüldüğünü iddia etti. Çiçek, ıslak imzalı belgenin yeniden incelenerek, rapor alınmasını istedi. Savcılık, belge üzerindeki imzanın Dursun Çiçek’e ait olup olmadığının tespiti için yeniden Adli Tıp’tan rapor isteyebilir.

ZEKERİYA ÖZ KİMDİR?

Kamuoyu savcı Zekeriya Öz’ü Ergenekon soruşturması ile tanıdı. Bir dönem başbakan zırhlı aracını bile tahsis etti. OdaTv soruşturmasının ardından Ergenekon savcılığı görevinden alındı. Bu görevinden sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekilliğine atandı. Uzun süre sesi soluğu çıkmayan Öz, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonunun koordinatörü olarak adını bir kez daha duyurdu. Hükümet-cemaat kavgasından sonra önce düz savcı olarak Bakırköy’e sonra da Bolu’ya atandı. Öz hakkında işlem yapılması için HSYK’ya iletilmiş birçok şikayet bulunuyor.

Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Islak imzalı 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' manşetlerimiz
Islak imzanın gerçekliği tartışmalarını içeren manşetlerimiz
Albay Dursun Çiçek´in Islak İmza davasındaki savunma ve sorgusu manşetleri
Erzincan´da savcı Cihaner ve Jandarmanın ´ıslak imza´ operasyonları
İşte adım adım Erzincan'daki ıslak komplo
Islak İmza iddianamesinde arama yap
Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde arama yap
Ergenekon ve benzer davaları engelleme girişimleri
Ergenekon, Balyoz ve benzer davalarda delil tartışmaları

(29 Kasım 2014, 09:54)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6428    yazdır/print


 

Flaş!!! İddianame Gülen'e uzandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Erdoğan'ı başbakanlığı döneminde 'Siyasi casusluk' amacıyla dinlemekle suçlanan TÜBİTAK eski Başkan Yardımcısı Palaz, Başbakanlık eski Koruma Müdürü Bulut'un da aralarında bulunduğu 13 kişi hakkında iddianame hazırladı. Mahkemeye gönderilen iddianamede casusluğun fırsat operasyonuyla yapıldığı belirtiliyor. Dayanarak olarak Erdoğan'ın rahatsızlığı nedeniyle İstanbul'da bulunduğu 24-25 Kasım tarihlerinde arama/tarama faaliyeti adı altında ofislere böceklerin yerleştirilmesi gösteriliyor. Şüphelilerin dinlemeleri hangi örgüt, cemaat ya da ülke adına yaptığının tespit edilemediği, şüphelilerin kurdukları ve yönettikleri suç örgütü ile dinleme kayıtlarının bulunması amacıyla evrakın ayrıldığı belirtildi. İddianamede, 'Şüpheliler ifadelerinde Fethullah Gülen Cemaati ile işbirliği iddialarını reddetseler de, yurt dışında kaçak durumda olan şüphelilerden Serhat Demir'in, şüpheli Ahmet Türer'in bacanağı olduğu, Türer'in ABD'ye kayıtlı 2 numara ile irtibatının bulunduğu, söz konusu telefonların da Fethullah Gülen'in yardımcısı Sinan Dursun tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir.' deniliyor. Yine iddianamede, Türer'in, gözaltına alındığında paltosunun cebinden 2 sayfalık bir yazı çıktığı da bildiriliyor. Yazıda Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nda hizmetin hâkimlerinin bulunduğu ifadelerinin yer aldığı belirtiliyor. Savcılık, şüphelilerin 'Fetullah Gülen örgütsel yapılanması ile' bağlantısını araştırıyor. Dosyanın Gülen liderliğindeki paralel yapı ana soruşturmasıyla birleştirileceği dile getiriliyor. Bu gelişmelere dair bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, soruşturmaya konu yapılanma hakkında 'Kesinlikle Pensilvanya ile bağlantısı var' açıklaması yaptı.

19.11.2014 21:03 Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlarla ilgili soruşturmaları yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Durak Çetin, o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Subayevler’deki ikameti, AK Parti Genel Merkez, Başbakanlık Merkez Bina ve Başbakanlık Resmi Konut'taki çalışma ofislerine ‘böcek’ diye tabir edilen dinleme cihazlarını yerleştirdiği iddia edilen polislerle ilgili soruşturmasını tamamladı.

Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen 73 sayfalık iddianameye Erdoğan’ın adı, suçtan zarar gören sıfatıyla (müşteki) yazıldı. İddianamede, Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde yakın koruma ekibinde yer alan ve istihbarat daire başkanlığında görev yapan polisler ile eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz “şüpheli” olarak yer aldı.

Hazırlanan iddianamede, şüpheli gösterilen isimler şöyle: Hasan Palaz (Eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı), Mehmet Yüksel (Erdoğan’ın eski Koruma Müdürü), Zeki Bulut (Erdoğan’ın eski Koruma Müdür Yardımcısı), Ali Özdoğan (Eski İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şubesi Müdürü), Sedat Zavar (Eski İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şubesi Müdür Yardımcısı), Serhat Demir (Eski Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı personeli), Ahmet Türer (Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı personeli), Enes Çiğci (Komiser), İlker Usta (Polis memuru), Hurşit Gölbaşı (Polis memuru), Seyit Saydam (Polis memuru), İbrahim Sarı (Polis memuru), Harun Yavuz (Polis memuru).

25 YILA KADAR HAPİS

Şüphelilerden Ali Özdoğan, Serhat Demir, Ahmet Türer, Sedat Savar, Enes Çiğci ve İlker Usta, “Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal Casusluk Amacıyla Temin Etme, Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Etmek, Kişiler Arasındaki Aleni Olmayan Konuşmaları Kayıt Etme” suçlarından yargılanacak.

Şüphelilerden Seyit Saydam, Mehmet Yüksel, İbrahim Sarı, Faruk Sarı, Hurşit Gölbaşı, Harun Yavuz, Zeki Bulut’a ise “Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal Casusluk Amacıyla Temin Etme Sucuna Yardım Etmek, Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Etme Suçuna Yardım Etmek, Kişiler Arasındaki Aleni Olmayan Konuşmaları Kayıt Etme Suçuna Yardım Etme” suçundan yargılanacak. İddianamede savcı, yöneltilen suçlar kapsamında şüphelilerin 25 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

DELİLLER İDDİANAMEDE

İddianamede delil olarak MİT raporu, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu, Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı raporu, dinleme cihazlarını bulan tanıklar ile diğer tanıkların ifadeleri, ‘böcek’ satışı yapan firma yetkilisi olduğu ifade edilen ‘Hançer’ kod adlı gizli tanık beyanları, şüpheli Enes Çiğci’nin isminin bulunduğu, Çiğci tarafından istenen ve alınan dinleme cihazı alımı için sipariş formları ve HTS kayıtları gösterildi.

“FIRSAT OPERASYONU”YLA YERLEŞTİRDİLER

Böceklerin yerleştirilmesiyle ilgili yapılan tespitlere ilişkin ise şu ifadeler kullanıldı: “Eski Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı Güvenlik Sistemleri ve Teknik Büro Amiri Serhat Demir, Eski İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şubesi Müdürü Ali Özdoğan, Eski İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şubesi Müdür Yardımcısı Sedat Zavar ve personeli İlker Usta ile Enes Çiğci’nin, Keçiören ikametgahta 25 Kasım 2011 tarihinde ve 7-18 Aralık 2011 tarihleri arasında, Resmi Konutta ise 24 Kasım, 14 Aralık ve 20 Aralık tarihlerinde arama/tarama faaliyeti ve jammer testi altında gerçekleştirilen çalışmalar esnasında bir ‘fırsat operasyonu’ şeklinde dinleme cihazlarını yerleştirdikleri, bilerek ve isteyerek örgütlü olarak bu faaliyet içerisinde yer aldıkları anlaşılmıştır.”

GİRİŞ-ÇIKIŞLARI KAYIT ALTINA ALINMADI

İddianamede, dinleme cihazlarının bulunduğu çalışma ofislerine denetimsiz giriş imkanına haiz arama/tarama ekibinin çalışma esaslarını düzenleyen yazılı bir belgenin bulunmadığı, ekibin söz konusu mekanlara giriş-çıkışlarının kayıt altına alınmadığı, çalışma ofislerinin ayda 2 defa taranması ve faaliyetlerin kayıt altına alınması yönünde Koruma Daire Başkanlığı’nın bir talimatı olmasına rağmen, söz konusu talimatın düzenli bir biçimde yerine getirilmediği, arama/tarama kayıtlarının düzenli olarak tutulmadığı ve denetlenmediği belirtildi.

İSTİHBARATÇININ KİMLİĞİNİ SAKLADI

İddianamede, Başbakanlık Resmi Konutu’nun güvenliğinden sorumlu amirinin de ifadesine yer verildi. Koruma Amiri ifadesinde, Erdoğan’ın rahatsızlığı nedeniyle İstanbul’da bulunduğu sırada Eski Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı Güvenlik Sistemleri ve Teknik Büro Amiri Serhat Demir’in arama yapacak ekip ile birlikte 20.00’da konuta geldiğini söyledi. Koruma Amiri ifadesinde, Serhat Demir’in arama ekibinde yer alan Eski İstihbarat Daire Başkanlığı Teknik Şubesi Müdür Yardımcısı Sedat Zavar’ı eski emniyet mensubu ve güvenlik şirketi üst düzey yönetici olarak tanıttığını belirtti. İddianamede, Serhat Demir’in fotoğraf teşhisinde tanıdığı Sedat Zavar’ın 24-25 Kasım 2011 tarihlerinde yapılan tarama işlemlerini koordine ettiği belirtildi.

Böcek koymadan önce keşif

Cihazları yerleştirenlerin tespitine yönelik çalışmalarda 1 Temmuz ile 29 Aralık 2011 arasında Erdoğan’ın başbakanken kullandığı Başbakanlık Çalışma Ofisi, Keçiören'deki ikametgahı ve AK Parti’deki odasına giren çıkanlar tespit edildi.
 
KİM BU KIR SAÇLI ŞAHIS?

Keçiören’deki konutta görevli polis memurlarından Serkan Öznehir, ifadesinde Kasım 2011'de Başbakanlık teknik ekibi amiri Serhat Demir’in başında bulunduğu ekibin konutta arama yaptığı bu aramada şimdiye kadar hiç görmediği ve bundan sonraki aramalarda da hiç rast gelmediği “Kır saçlı”yı bir daha hiç görmediğini belirtti. Öznehir, şüpheliler Serhan Demir ve Sedat Zavar’ın kendisini oyalarken diğer şüpheliler Enes Çiğci ve İlker Usta’nın 2 Nolu odada arama tarama yaptıklarını söyledi.

ÖRTBAS ETMİŞLER

Şüpheliler Zavar ve Demir’in faaliyet ve irtibat bilgilerinde ilginç tespitler yer aldı. Ocak 2009-Eylül 2011 arasında Zavar ve Demir’in Polis Akademisinde devre olduklarını söylemelerine rağmen ikili arasında bu şekilde herhangi bir irtibatın olmadığı belirlendi. Her iki şüphelinin de ilk irtibatlarının 2011 Eylül'ünde başladığı tespit edildi.

BULUŞUP GİTTİLER

Demir ve Zavar’ın Başbakanlık Merkez binada buluşarak yine başbakanlık güvenlik sistemlerine ve ulaştırma birimine ait bir araçla Erdoğan’ın Keçiören’deki ikametine gittikleri, konut amiri Volkan Korkmaz ile ikamet amiri Ferat Yüksel ile irtibata geçtiği belirlendi. Demir ve Zavar, ikamette ve konutta dinleme cihazlarının nerelere konulacağına ilişkin keşif yaptıkları ortaya çıktı.

Önce inkar etti sonra 'bilgim yok' dedi

Erdoğan’ın çalışma ofislerindeki böceklerin ortaya çıkmasının ardından eski Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kılıçlar ile MİT Müsteşarlığı’na giden o dönem İstihbarat Daire Başkanı olan Ömer Altıparmak, Hakan Fidan’a kendi birimine bağlı arama/tarama Başbakanlığa ait binalara 2010 yılı öncesinde gittiğini ancak 2010 yılından sonra ise gitmediğini belirtti. Ancak Altıparmak, daha sonra ise Fidan’a verdiği ifadeden çark etti. Altıparmak, Mehmet Kılıçlar’a kendisinin bilgisi olmadan ekibinin zaman zaman Başbakanlığa ait mekanlara arama/tarama faaliyetleri içinde gittiğini söyledi.

ALMANYA'YA DEDİ, ABD’YE UÇTU

Böcekleri yerleştiren ekibinin başında olan şüpheli Ali Özdoğan’ın ABD ziyaretleri dikkat çekti. Özdoğan’ın 01-07 Haziran 2011 ve 28 Ekim-04 Aralık 2011 arasında şüpheli Sedat Zavar ile birlikte ABD’ye gittiği gideceği adresi Almanya/Stuttgart gösterdiği tespit edildi. Özdoğan’ın, böceklerin konulduğu tarih olarak gösterilen 25 Kasım’dan 4 gün önce yani 21 Kasım’da tekrar yıllık izin aldığı ve ABD’ye gittiği ortaya çıktı. Özdoğan’ın, 23 gün olan yıllık iznini yarıda keserek 13 Kasım 2011'de dönerek görevine başladığı belirlendi. İddianamede, Ali Özdoğan’ın örgütlenmeyi yaptığı ve diğer şüphelileri ayarladığı belirtildi.

Arama yapan ekibin video kaydı silindi

İddianamede, Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı Güvenlik Sistemleri Amirliği’nde görevli 2 polisin ifadesine başvuruldu. Polisler ifadede şunları kaydetti: “2012 Eylül ayında kamera izleme görevinde nöbetçi olduğumuz sırada Serhat Demir geldi, halimizi hatırımızı sordu. Yanında getirdiği diski vererek, ‘bu büronun harddiski, görüntüler kaybolmasın buraya kaydedin’ dedi. Demir, cihazı bilgisayara kendisi bağladı. Kopyalama 03.00’e kadar sürdü. Kayıt bittikten sonra harddiski Demir’in masasına bıraktık. Sonra kendilerini kaydeden görüntüleri sistemden silindi.”

HASAN PALAZ, İNCELEMEYİ SULANDIRDI

Böceklerin 2011'de konulmasına rağmen soruşturmanın uzamasında Hasan Palaz ismi öne çıktı. Savcı Durak Çetin, eski TÜBİTAK BİLGEM Başkanı Palaz’ın oyununu ortaya çıkardı. Cihazların tespiti ve ne zaman konulduklarına dair istenilen araştırmayı Palaz sulandırdı. TÜBİTAK’a gelen cihazları inceleyen kişi farklı olduğu ve Palaz’ın inceleme altında imzası olmadığı halde “Bana sahte rapor düzenletmek istediler” iddiası çürütüldü. TOBB Üniversitesi bilirkişisi Tevfik Diker’in raporu doğrultusunda cihazların 24-25 Kasım arasında konduğu tespit edilebildi.

Erdoğan ve Fidan şikâyetçi

Paralel yapının sözde Selam-Tevhid soruşturması kapsamında dinlediği isimlerin başında gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe göndererek şikayetçi oldu. Dindar çevreleri ‘terörist’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakan soruşturmada başta o dönem Başbakan olan Erdoğan’ın yakın çevresi olmak üzere, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, gazeteciler, siyasiler ve STK temsilcilerinin aralarında bulunduğu 2 bini aşkın kişiyi dinlemek için hayali bir Selam Örgütü kılıfını kullandığı ortaya çıkmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 251 kişi hakkında yürütülen Selam-Tevhid soruşturmasını, dinlemelerin yasadışı ve usulsüz yapıldığı gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlandırmıştı.

Karargâh Evleri belgesi ele geçti

Şüpheli Ahmet Türer’den ele geçirilen belgeler arasında 234 ve 235 numaraları ile oluşturulan A4 kağıda çıktı olarak alınan yazı içeriğinde “Karargah Evleri soruşturması” çıktı. Karargah Evleri soruşturması şüphelileri arasında yer alan askeri hakimler Ahmet Zeki Üçok ile Mehmet Çelik’e ilişkin bilgilerin yer aldığı söz konusu yazıda; “..Daireler Kurulunda hizmetin hakimleri tarafından bozulmuş. hizmetin hakimleri tarafından bozulmuş, şu an hizmetin hakimlerinin hukuka aykırı bir şekilde mahkumiyet için uğraştıkları biliniyor. Sivil bir suç olması nedeniyle emekli olan Mehmet Çelik’in askeri mahkemede yargılanmaması, sivil mahkemeye gönderilmesi gerekiyor. Bu şekilde mahkumiyet çıkması halinde TSK içindeki hizmete yakın hakimlerin zarar göreceği muhakkak. Haksız yere mağdur edilen Mehmet Çelik’in sahip olduğu düşünce göz önüne alındığında kesinlikle beraat etmesi için çalışmamız lazım..” ifadeleri yer aldı..

F TİPİ ÖRGÜTLE BAĞLANTILI

İddianamede, şüphelilerin F tipi örgütle bağı da özetle şöyle anlatıldı:

“Şüpheliler ifadelerinde Fethullah Gülen Cemaati ile işbirliği iddialarını reddetseler de, yurt dışında kaçak durumda olan şüphelilerden Serhat Demir’in, şüpheli Ahmet Türer’in bacanağı olduğu, Türer’in ABD’ye kayıtlı 2 numara ile irtibatının bulunduğu, söz konusu telefonların da Fethullah Gülen’in yardımcısı Sinan Dursun tarafından kullanıldığının tespit edilmiştir.”

“HİZMETİN HÂKİMLERİ”

İddianamede, Ahmet Türer’in, gözaltına alındığı sırada, paltosunun cebinden 2 sayfalık bir yazı çıktığı da bildirildi. Bu yazıda emekli askeri hakim Ahmet Zeki Üçok ve Mehmet Çelik’in Askeri Yargıtay’da evrakta sahtecilik suçundan yargılandıklarına vurgu yapılarak,”(Çelik’i kastederek) Bu suça daha önce Askeri Yargıtay 4. Dairede beraat kararı verilmiş. Daireler kurulunda hizmetin hâkimleri tarafından bozulmuş, Şu an hizmetin hakimlerinin hukuka aykırı bir şekilde mahkumiyet için uğraştıkları biliniyor. Bu şekilde mahkûmiyet çıkması halinde TSK içindeki hizmete yakın hakimlerin zarar göreceği muhakkak. Haksız yere mağdur edilen Mehmet Çelik’in, sahip olduğu düşünce göz önüne alındığında kesinlikle beraat etmesi için çalışmamız lazım” ifadelerinin bulunduğu belirtildi.

ERDOĞAN: ÇETE PENSİLVANYA BAĞLANTILI

Öte yandan ilerleyen saatlerde konuyla bağlantılı bir gelişme yaşandı. İddianamenin mahkemeye sunulduğu haberinin gelmesi üzerine  bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, soruşturmaya konu yapılanma hakkında 'Kesinlikle Pensilvanya ile bağlantısı var' açıklaması yaptı.

SORUŞTURMA GÜLEN'E UZANIYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde çalışma ofisine konulan "böcek" adlı dinleme cihazlarıyla ilgili soruşturma Fethullah Gülen'e uzanıyor.

Böcek iddianamesinin hazırlanması sonrası sanıkların Gülen'e bağlantısının arandığı yönündeki iddiaları Cumhurbaşkanı Erdoğan doğruladı. Erdoğan, "Kesinlikle Pensilvanya ile bağlantısı vardır" dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Başbakanlığı döneminde Erdoğan'ın çalışma ofisine "böcek" tabir edilen dinleme cihazı konulmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 13 şüpheli hakkında "siyasi casusluk" suçundan iddianame hazırlamıştı.

Erdoğan'a, Cezayir'e hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısında bu gelişme ve Fethullah Gülen'le ilgili iddialar soruldu.

"Paralel devlet yapılanması olarak ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu yapının nerelere sızdığını, nerelerde ne tür faaliyetler gösterdiğini ki bunun Pensilvanya ayağının olmaması diye bir şey söz konusu değildir, kesinlikle Pensilvanya ile bağlantısı vardır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bundan dolayı da bizler en son MGK basın bildirisinde bunu açıkladık. Şu anda Hükümetimiz de bu tavsiye kararı üzerinde çalışmasını yürütüyor. Onlarda kısa bir süre içerisinde nihai kararını açıklayacaklardır."

GÜLEN'İN YARDIMCISININ ADI İDDİANAMEDE

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde çalışma ofisine “böcek” olarak adlandırılan dinleme cihazı yerleştirilmesine ilişkin 13 kişi hakkında iddianame düzenlendi.

Mahkemeye sunulan iddianamede, askeri ve siyasal casuslukla suçlanan eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz ile Erdoğan’ın eski koruma müdürleri Mehmet Yüksel ve Zeki Bulut’un da arasında bulunduğu şüpheliler hakkında 43.5 yıla kadar hapis cezası istendi. Şüphelilerin dinlemeleri hangi örgüt, cemaat ya da ülke adına yaptığının tespit edilemediği belirtilen iddianamede, şüphelilerin kurdukları, yönettikleri suç örgütü ile dinleme kayıtlarının bulunması amacıyla evrakın ayrıldığı belirtildi.

GÜLEN'LE BAĞLANTISI ARANIYOR

İddianamede, şüphelilerden Ahmet Türer’in HTS kayıtlarından yapılan araştırmada, Fethullah Gülen’in yardımcısı Sinan Dursun ile irtibatının olduğu iddiasına da yer verildi. Savcılık, şüphelilerin “Fethullah Gülen örgütsel yapılanması ile” bağlantısını araştırıyor.

Cumhuriyet'in haberine göre, Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu Savcısı Durak Çetin, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın yasadışı dinlendiği iddiasıyla ilgili soruşturmasını tamamladı. Savcı Çetin, soruşturma sonucunda hazırladığı 73 sayfalık iddianameyi, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gönderdi. Söz konusu mahkemenin başkanlığını, Ergenekon soruşturması sırasında örgüt üyeliği iddiasıyla dinlenen yargı üyeleri arasında yer alan hakim Mahmut Kaya yapıyor.

İddianamede zanlılar; askeri ve siyasal amaçlı casusluk, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasında aleni olmayan konuşmaları kaydetmekle suçlanıyor. İddianamede, şüpheli Ali Özdoğan’ın Başbakan’ı 2011 yılından itibaren çalışma ofislerinden dinlemek istediği belirtilerek, şöyle devam edildi:

“Ali Özdoğan, bu amaçla hareket ederek tanıdığı Serhat Demir’e ulaşıp bunu kendi çalışanı olan şüpheli Sedat Zavar ile görüştürdü. Özdoğan, Sedat Zavar’ın çalışanlarından Enes Çiğci ve İlker Usta’dan oluşturduğu ekiple 2011 yılı 24 Kasım’dan itibaren Çankaya resmi konuttaki çalışma ofisinde 3’lü prizin içine şüpheliler Serhat Demir, Sedat Zavar, İlker Usta ve Enes Çiğci’nin dinleme cihazı yerleştirmeleriyle, dinleme cihazının bulunduğu 29 Aralık 2011 tarihine kadar dinleme yaptılar. Aynı ekip, 25 Kasım 2011 tarihinde Başbakanlık Keçiören ikametgahındaki çalışma ofisinde 6’lı prizin içine dinleme cihazı yerleştirmeleriyle, 28 Aralık 2011 tarihine kadar dinleme yaptılar.”

İddianamede, şüpheliler Mehmet Yüksel ve Zeki Bulut’un ise personelleri olan Ahmet Türer, Serhat Demir, İbrahim Sarı, Harun Yavuz, Hurşit Gölbaşı ve Seyit Saydam’a yaptıkları görevlerle ilgili olarak Başbakanlık ikametgâhlarındaki arama ve tarama faaliyetleri sebebiyle yeterince ve gerekli kontrolü, denetimi yapmayarak dinleme cihazlarının konulması için ortam hazırladıkları, bu şekilde suça yardım ettikleri öne sürüldü.

MİT'ÇİNİN DOSYASI DA AYRILDI

İddianamede MİT görevlisi Orhan Şengül’ün dosyası ise ayrıldı. MİT ekibinin Başbakan’ın Keçiören ikametinde arama-taramaya gitmesinden itibaren Ali Özdoğan’ı dosyası ayrılan Orhan Şengül’ün bilgilendirdiği aktarılan iddianamede, daha sonra Ali Özdoğan’ın Orhan Şengül ile buluştuğu kaydedildi. Cihazların TÜBİTAK’a incelenmek üzere gönderildiği sırada Orhan Şengül’ün TÜBİTAK yöneticisi Hasan Palaz ile görüştüğü ifade edilen iddianamede, bu görüşme sonucunda şüpheli Hasan Palaz’ın yapılan inceleme ve raporlarda yanıltma amaçlı çalıştığı savunuldu. Buna karşılık iddianamede, zanlılarla ilgili örgüt üyeliği suçundan ise dosyanın ayrıldığı belirtilerek, şöyle denildi:

“Şüpheliler Ali Özdoğan, Serhat Demir, Sedat Zavar, Enes Çiğci, İlker Usta, Ahmet Türer, Hasan Palaz, yaptıkları örgütlü siyasal amaçlı casusluk suçunun ve diğer işledikleri örgütlü özel hayatın gizliliğini ihlal ve dinleme eylemlerini hangi örgüt adına yaptıkları, örgüt kurucu, yönetici, lideri ve üyelikleri ile dinlemelerin adına yapılan örgüt, cemaat ya da ülke adına olduğunun tespiti bakımından şüphelilerin yapmış oldukları dinlemelerin nerede, hangi ülkede olduğunun tespit edilemedi. Dinleme kayıtları bulanamadığı anlaşıldığından şüphelilerin kurdukları, yönettikleri suç örgütü ile dinleme kayıtlarının bulunması amacıyla evrakın ayrılması gerektiği kanaatine varıldı. ”

DOSYA GÜLEN SORUŞTURULMASIYLA BİRLEŞTİRİLECEK

İddianameye göre, örgüt suçundan dosyanın ayrılmasının nedeni, şüphelilerden Ahmet Türer’in üzerinden çıkan bir not. Notta, Askeri Yargıtay’da bulunan bir davadan bahsedildiği, bu davanın kaybedilmesi halinde “TSK içindeki hizmetin hâkimlerinin zarar göreceğinin” yazıldığı ifade edildi. Savcılık kaynakları, örgüt dosyasının Fethullah Gülen hakkında yürütülen ana soruşturmayla birleşebileceğini kaydetti. O dosya da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında bulunuyor.

(19 Kasım 2014, 21:03)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

PARALEL YAPILANMA - GRUPLANDIRILMIŞ HABERLER:
Paralel yapı-Fetullah Gülen manşetlerimiz
Paralel yapı-Örgütlenme detayları manşetlerimiz
Paralel yapı-Masonik yapılanmalarla benzerliği manşetlerimiz
Paralel yapı-Yargı uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Anayasa Mahkemesi uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-HSYK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Polis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-MİT uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TSK uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Diyanet uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Medya uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Meclis uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Koç grubu manşetlerimiz
Paralel yapı-CHP bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Eğitim alanındaki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sınav yolsuzlukları manşetlerimiz
Paralel yapı-Finansal yolsuzluklar manşetlerimiz
Paralel yapı-TÜBİTAK'taki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-TİB'deki uzantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Redhack Terör Örgütü bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapı-17 ve 25 Aralık (2013) soruşturmaları manşetlerimiz
Paralel yapı-TIR baskını ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Telekulak ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Başbakanın ofisindeki böcek olayı ve soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-DEVA programıyla Erdoğan'ın yasadışı izlenmesi soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Tevhit-Selam komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-İHH komplosu manşetlerimiz
Paralel yapı-07 Şubat (2012) MİT krizi bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Temmuz (2014) operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Eylül (2014) 'Taltif yolsuzluğu' operasyonları manşetlerimiz
Paralel yapı-14 Aralık (2014) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-08 Şubat (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-13 Nisan (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-25 Nisan (2015) yargısal darbe girişimi manşetlerimiz
Paralel yapı-11 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-22 Mayıs (2015) soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapıya açılan davalar manşetlerimiz
Paralel yapıya yönelik soruşturmalar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Gül manşetlerimiz
Paralel yapı-Gezi olayları bağlantısı manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz
Paralel yapı-Ergenekon manşetlerimiz
Paralel yapı-Tahşiye Kumpası manşetlerimiz
Paralel yapı-Hrant Dink cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti manşetlerimiz
Paralel yapı-Şike soruşturması manşetlerimiz
Paralel yapı-Fenerbahçe manşetlerimiz
Paralel yapı-Ses kayıtları manşetlerimiz
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları manşetlerimiz
Paralel yapı-28 Şubat süreci manşetlerimiz
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
Paralel yapıya yönelik operasyonlar manşetlerimiz
Paralel yapıya karşı TBMM/Hükümet'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı HSYK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MGK'nın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı MİT'in attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Yargıtay'ın attığı adımlar
Paralel yapıya karşı Diyanet'in attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair deliller manşetlerimiz
Paralel yapı soruşturmalarındaki Fetullah Gülen delilleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Suç duyuruları manşetlerimiz
Paralel yapı-Abdullah Harun manşetlerimiz
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-ABD bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-İsrail bağlantıları manşetlerimiz
Paralel yapı-Vatana ihanet manşetlerimiz
Paralel yapı-Dershane manşetlerimiz
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri manşetlerimiz
Paralel yapı-Haber ve iddialara karşı tekzipleri manşetlerimiz
Paralel yapı konulu kitaplar manşetlerimiz
------------------------------------------------------------------------------
PARALEL YAPI İLE İLGİLİ TÜM HABERLERİMİZ

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6423    yazdır/print


 

Özal davası sona yaklaştı

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın şüpheli ölümüne ilişkin Ergenekon hükümlüsü emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün yargılanmasına devam edildi. Savcı, dosya üzerinde yeterli incelemenin yapıldığını kaydederek, esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak için süre istedi. Sanık avukatı gizli tanık Selçuk'un tanık olarak dinlenilmesini talep etti. Avukat, gizli tanığın, 'Özal'ı zehirleyerek öldürenin Semra Özal olduğunu' söylediğini hatırlattı ve bu ifadeye itibar edildiğinde, Semra Özal'ın da sanık olarak yargılanması gerektiğini savundu. Mahkeme davanın yeteri kadar aydınlatıldığını bildirerek talebi reddetti ve savcıya esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için süre vererek 9 Aralık'a erteledi.

12.11.2014 22:26 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümüne ilişkin emekli Tuğgeneral Levent Ersöz hakkında açılan davanın ilk duruşması Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.

Duruşmaya, "sağlık sorunlarını" gerekçe gösteren davanın tek sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ile iddianamede "müşteki" olarak yer alan Turgut Özal'ın eşi Semra Özal ile oğlu Ahmet Özal katılmadı.

Duruşmada, Ersöz'ün avukatı Hulusi Coşkun ile Semra Özal'ın avukatları Hasan İşgüzar ve Hande Zeynep Dursun hazır bulundu.

'GİZLİ YAPILSIN' TALEBİ

Avukat Coşkun, gizli tanıkların, ifadelerinde, Semra Özal'ın onur, kişilik ve namusuna yönelik iddialarda bulunduğunu savunarak, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 182/2. maddesi gereğince duruşmanın gizli yapılması talebinde bulundu.

Gizli tanıkların, "Özal'ın eşi tarafından öldürüldüğünü ima ettiğini, Ahmet Özal'ın da bu süreçte birtakım pazarlıklar yaptığını, olayın ifşa edilmemesi için çaba gösterdiğini öne sürdüğünü" kaydeden Coşkun, "Cumhurbaşkanlığı yapmış Turgut Özal'ın ailesinin bu şekilde tartışılmasının genel ahlakla bağdaşmayacağını düşünüyoruz. İddianamede de gizli tanık iddialarına yer verilmemiştir. Duruşmalar gizli yapılsın" dedi.

Özal ailesinin avukatı Hasan İşgüzar da gizlik tanık iddialarının basında yer aldığını belirterek, "Her şey tartışılsın, takdir mahkemenindir" dedi.

Cumhuriyet Savcısı Sadık Bayındır, mevcut dosyada duruşmanın gizli yapılmasını gerektiren şartların bulunmadığını ifade ederek, duruşmaların gizli yapılması talebinin reddini istedi.

Mahkeme, duruşmanın gizli yapılması talebini reddederek, duruşmaya devam etti.

'SEMRA ÖZAL DA YARGILANMALI'

Ersöz'ün avukatı Hulusi Coşkun, JİTEM'in deneme amaçlı bir dönem faaliyete geçirilmek istendiğini, ancak kötüye kullanıldığı için bundan vazgeçildiğini savunarak, "Ne kadar serseri, suç işlemek isteyen varsa, 'devlete sırtımı dayadım, JİTEM'ciyim' dedi" ifadesini kullandı.

Gizli tanığın, "Özal'ı zehirleyerek öldürenin Semra Özal olduğunu" söylediğini hatırlatan Coşkun, bu ifadeye itibar edildiğinde, Semra Özal'ın da sanık olarak yargılanması gerektiğini savundu.

Hulusi Coşkun, müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin raporu mahkemeye vererek, "İki refakatçıyla bakımı sağlanıyor. Şeker, tansiyon, prostat kanseri gibi hastalıkları var. Sağlık durumu mahkemeye gelmesi için müsait değil" dedi.

Coşkun, Ersöz'ün 98 sayfadan oluşan savunmasını da mahkemeye sundu.

SANIĞIN SAĞLIK DURUMU SORULACAK

Sanık Levent Ersöz'ün, mahkemede hazır bulundurulup bulundurulamayacağı konusunda araştırma yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan yazının akıbetinin, Bakırköy-Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nden sorulmasına karar veren mahkeme, sanığın sağlık durumunun, mahkemeye getirilmesine engel olmadığı yönünde rapor verilmesi halinde duruşmada hazır edilmesini kararlaştırdı.

Sanığın sağlık durumunun elvermemesi halinde savunmasının sesli ve görüntülü iletişim sistemi ile alınması için Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar veren mahkeme, müşteki Ahmet Özal'ın şikayet ve delillerinin tespiti için İstanbul TMK'nın 10. maddesiyle görevli ve yetkili ağır ceza mahkemesine talimat yazılmasını kararlaştırdı.

Mahkeme, davetiye tebliğine rağmen Ahmet Özal'ın duruşmaya gelmemesi halinde, "tanık" sıfatı ile zorla getirilerek ifadesinin alınmasının istenmesine hükmetti.

BERAAT TALEBİ REDDEDİLDİ

Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen yazıda Türkiye Ulusal Stratejiler ve Hareket Dairesinin (TUSHAD) olmadığının, beyaz ve siyah kuvvetlerin bulunmadığının belli olduğunu savunan Avukat Hulusi Coşkun, müvekkilinin, Özal'ın öldüğü tarihte Şırnak'ta görevli olduğunu ve Ankara'ya hiç gelmediğini söyledi.

Toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir kararın verilebileceğine işaret eden Coşkun, "Yargılamanın bu çerçevede daha fazla uzamaması kapsamında müvekkilim hakkında beraat kararı verilerek sonuçlandırılmasını istiyoruz. İddianamenin, müvekkille ilgisi bulunmaması nedeniyle okunacaksa da atlanarak okunmasını talep ediyoruz" dedi.

Ersöz, iddianamede, 765 sayılı TCK'nın "Cumhurbaşkanına suikasta" ilişkin 156. maddesi ile suçlanıyor. Maddede, "Reisicumhur hakkında suikastta bulunanlarla, buna teşebbüs edenler fiilleri teşebbüsü tam derecesinde ise ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasıyla, nakıs ise müebbet ağır hapis ile cezalandırılır" deniliyor.

Levent Ersöz, Ergenekon davasında da 22 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

TANIK ÇINAR'IN İFADESİ ALINDI

Mahkeme, celse arasında tanık İlker Çınar’ın ifadesini aldı. Tanık ifadesinin çelişkili olduğunu belirten Levent Ersöz’ün avukatı, belgelerin sahte olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasını ve yetkililerin tanık olarak dinlenmesini istedi. Celse arasında alınan tanık ifadesine katılamadıklarını belirten Özal ailesinin avukatı ise tanık ifadelerini incelemek için süre istedi.

DOSYA MÜTALAA İÇİN SAVCIYA VERİLDİ

Dava konusu olayın yeteri kadar olduğunu belirten mahkeme sanık müdafaasının tahkikat taleplerinin sonucu etkili olamayacağından reddine karar verdi. Katılan vekillerinin tanık ifadesini inceleyerek diyeceklerini ve taleplerini bildirmesi için 7 günlük süre veren mahkeme, 7 günlük süre içerisinde katılan vekilinin tanık beyanına diyeceklerini bildirdikten sonra dosyanın Cumhuriyet savcısına gönderilmesine ve tahkikat talebi olmadığı takdirde esas hakkında mütalaa için süre verilmesine karar verdi.

DAVA 9 ARALIK'A ERTELENDİ

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmayı 9 Aralık saat 09.00'a erteledi.

(12 Kasım 2014, 22:26)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

TURGUT ÖZAL DAVASI DURUŞMALARI
TURGUT ÖZAL SUİKASTİ VE ŞÜPHELİ ÖLÜMÜYLE İLGİLİ MANŞETLERİMİZ

Özallar, Özal suikasti şüphelisi
Özal davasına paralel gölge
Özal´da 2. iddianame hazırlığı
Özal´ın sırrını açıklayın artık
Yarbay Savaş´ın izi sürülüyor
Özal soruşturması genişliyor
Özal´ı Meclis de araştırmalı
Flaş!!! Özal iddianamesine kabul
Özal iddianamesinde arama yap
Tanık: Özal´ı Tushad zehirledi
TUSHAD ile ilgili manşetlerimiz
Zehirlenme örtbas mı edilecek?
Özal´ın zehirlendiği iddiası ve adli tıp incelemesi manşetlerimiz
Ergenekon 1993´e uzandı: Tushad
Özal ve komutan cinayetleri bağlantılı
Özal: Dertleri beni tasfiye etmek
DDK: Özal´ın mezarı açılmalı
DDK raporunun tam metni
DDK´nın Özal´ın vefatına dair raporun orjinalini Cumhurbaşkanlığı sitesinden indirmek için tıklayın
DDK´nın Özal´ın vefatına dair raporun orjinalini sitemizden indirmek için tıklayın
DDK Özal´ın ölümüne yoğunlaştı
Özal suikastinde çember daralıyor
Özal suikasti muhteşem bir Özel Harp işiydi, amacına da ulaştı
Korkut Özal: Kardeşimi Ergenekoncular öldürdü
Kaynak: Özal´ın o dönem ölmesi birilerince uygundu
Kanlı ve Kara Yıl: 1993.. PKK´nın tasfiyesi durduruldu
Ergenekon-PKK bağlantısıyla ilgili manşetlerimiz
Özel Harp Dairesi ile ilgili manşetlerimiz
Özel Harp Dairesi sayfamız
Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap
JİTEM´in varlığını ispatlayan resmi belgeler
JİTEM´le ilgili tüm manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6416    yazdır/print


 

Balyoz davası sil baştan

Anayasa Mahkemesi'nin 'hak ihlali' kararının ardından yeniden görülen 'Balyoz Planı' davasında dosyadaki dijital delillerle ilgili mevcut bilirkişi raporlarının geçersiz kabul edilmesine ve bu kez TÜBİTAK yerine İstanbul Teknik Üniversitesi'nden yeni bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmasına karar verildi. Duruşma 3 Şubat'a ertelendi.

05.11.2014 22:37 Anayasa Mahkemesi'nin "hak ihlali" kararının ardından yeniden görülen "Balyoz Planı" davasında ara karar alınarak dava, bu dosyayla bağlantılı 62 sanığın yargılandığı diğer davada, bilirkişi incelemesi yönündeki talepler alındıktan sonra dosyadaki dijital delillerle ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildi.

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce sanık sayısının fazlalığı nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda görülen duruşmaya, emekli orgeneraller Çetin Doğan, Halil İbrahim Fırtına, Ergin Saygun ve Bilgin Balanlı, emekli Oramiral Özden Örnek, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Albay Dursun Çiçek'in de aralarında bulunduğu 110 sanık katıldı.

Ara kararı açıklayan Mahkeme Heyeti Başkanı Özlem Karaçam, bu dosyayla bağlantılı ancak yargılama usulleri farklı olduğu için ayrı esas üzerinde devam edilen 62 sanığın yargılandığı 2014/181 esas sayılı dosyadaki sanık ve müdafilerinin dijital verilere ilişkin talep ve beyanlarının alınmasının ardından, her iki dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

İstanbul Teknik Üniversitesi'nden istenen bilirkişi heyetine sanık ve avukatlardan gelecek olası itirazların alınması için iki hafta süre verildi.

Mahkeme bir sonraki duruşmanın 3 Şubat 2015'te yapılmasını kararlaştırdı.

BALYOZ’DA 11 RAPOR 5 BİLİMSEL MÜTALAA GEÇERSİZ

’Balyoz iddiasını’ yeniden yargılayan mahkeme ara kararını verdi. Mahkumiyetle sonuçlanan ilk yargılama sürecinde hazırlanan 11 rapor, 5 bilimsel mütalaa geçersiz kaldı. Yeni yargılama için yeniden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi, tarafların itiraz etmemesi durumda, ilk yargılama süresince tartışma konusu olan kritik ’dijital deliller’le ilgili görüşünü açıklayacak ve bu görüş mahkemenin açıklayacağı kararın en önemli dayanaklarından biri olacak.

Anayasa Mahkemesi yeniden yargılamanın yolunu açan ’Hak ihlali var’ kararını, yerel mahkemenin, sanıkların ’dijital deliller’le ilgili şikayetlerini gidermemiş olmasına, bu yöndeki talepleri reddetmiş olmasına dayandırmıştı.

Anayasa Mahkemesi’nin Balyoz Davası’yla ilgili verdiği ’Hak ihlali’ kararının ardından aralarında emekli Orgeneral Çetin Doğan, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı ve emekli Albay Dursun Çiçek’in de bulunduğu 236 tutuksuz sanığın yargılandığı davada mahkeme ara kararını verdi.

DAVANIN İLK 2 GÜNÜ

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Anadolu Adalet Sarayı’ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu’nda 3 gün süren davanın ilk gününde eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tanık olarak dinlenilmiş, davanın dün görülen 2. celsesinde ise sanıklar ve avukatları, tanık beyanlarına ve mahkeme heyeti tarafından oluşturulan dijital delilleri inceleyecek bilirkişi listesine karşı beyan ve taleplerde bulunmuştu.

YENİDEN BİLİRKİŞİ RAPORU

Taleplerin ve savcı mütalaasının ardından 3. celsede 9 sayfalık 26 maddeden oluşan ara kararını açıklayan mahkeme, ana dava ile bağlantısı olan ancak yargılama usullerinin farklı olması nedeniyle ayrı esas alarak görülmesine devam eden Yargıtay’dan dönen Balyoz Davası’nda sanıklar ve müdafiilerinin dijital verilere ilişkin beyanları da alındıktan sonra her iki dosyanın birlikte bu dosya üzerinden bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

3 KİŞİLİK BİLİRKİŞİ HEYETİ

Dijital verilerle ilgili rapor aldırılması için dosyanın 3 kişilik heyete gönderileceğini belirten mahkeme, bilirkişilerin incelemesi gereken ve dosyaya önceden sunulan bilirkişi raporlarının sayısının ve içeriğinin fazlalığı, tarafların sorularını içeren dilekçelerin fazlalığı, akademik görevlerinin yoğunluğu nedeniyle farklı yerlerde görev yapan bilirkişilerin bir araya gelerek tüm belgeler ve suça konu olan dijital delilleri incelemelerinin ve birlikte değerlendirmelerinin güçlüğünü kaydeden mahkeme, davanın ana delili niteliğinde olan dijital delillerin farklı yerlerde görev yapan bilirkişilerce ayrı ayrı yerlere götürülerek incelenmesinin dijital belgelerin güvenliği yönünden risk yaratabileceğini belirtti. Bu nedenle de sanıklar ve müdafiilerinin başka üniversitelerden seçilecek bilirkişilerin de bilirkişi heyetine dahil edilmesine yönelik talepleri reddetti.

BİLİRKİŞİLERE 2 AY SÜRE

Sanıklar ve müdafiilerine İTÜ tarafından bildirilen öğretim görevlilerinin bilirkişi olarak seçilmesine itirazları olup olmadığını dilekçe ile bildirmeleri için 1 hafta süre veren mahkeme heyeti, Yargıtay’dan dönen Balyoz Davası’ndaki sanıklar ve müdafiilerinin bilirkişi listesine itirazları olup olmadığı yönünde beyanları alındıktan sonra heyetçe bilirkişi listesinin belirlenmesine karar verdi. Bilirkişilere incelenecek dijital verilerin sayısı, talep edilen incelemelerin kapsamlı olması nedeniyle 2 ay süre verilmesine hükmetti. Mahkeme bir sonraki duruşmanın 3 Şubat 2015'te yapılmasını kararlaştırdı.

YENİDEN YARGILAMA YOLUNU ANAYASA MAHKEMESİ AÇTI

Anayasa Mahkemesi, 18 Haziran'da Balyoz Planı davasına ilişkin yapılan 230 bireysel başvuruyu birleştirerek tek dosya üzerinden incelemiş, dijital deliller ve tanık dinlenilmesiyle ilgili konularda sanıkların haklarının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar vermişti. Karar, genel kurulun 17 üyesinin oy birliğiyle alınmıştı.

Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararın ardından, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi de Balyoz Planı davasından hüküm giyen, cezaevindeki tüm sanıkların tahliyesini kararlaştırmıştı.

Mahkeme heyeti ayrıca, sanıklar hakkında yargılamanın yenilenmesine hükmederek, sanıkların tutukluluk ve hükümlülükte geçirdikleri süre dikkate alındığında infazın devamının mağduriyete yol açacağı gerekçesiyle infazının durdurulmasına karar vermişti.

(05 Kasım 2014, 22:37)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Yeniden yargılama şok ile başladı: Özkök ve Yalman inkar etti
Balyoz'da 230 tahliye ve yeniden yargılama kararı
AYM: Balyoz'da hak ihlali var
Balyoz:Yeniden yargılamaya 2.ret
Balyoz´da 237 ceza kesinleşti
Bir Balyoz da AYM´den
Flaş!!! Yargıtay Balyoz´u onadı
Yargıtay´dan Balyoz gibi gerekçe
Tutuklu askerlerden bildiri
Balyoz temyiz duruşmaları manşetlerimiz
Yargıtay Başsavcılığı: Balyoz onansın
Flaş!!! Balyoz davası bitti
BALYOZ PLANI VE DAVASIYLA İLGİLİ MANŞETLERİMİZ
BALYOZ VE DİĞER DAVALARDAKİ DELİL TARTIŞMALARI
Ergenekon, Balyoz ve benzer davaları engelleme girişimleri
Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

Paralel yapı-Tüm manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6406    yazdır/print


 

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Eski Genelkurmay başkanı Hilmi Özkök ve dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tanık olarak ifade verdi. İki isim de Balyoz darbe planı ile ilgili bir şey duymadıklarını söyledi. Oysa daha önceki mahkeme safhasında ve basına yansıyan polemiklerinde darbe iddiasını güçlendiren ifadeler kullanmışlardı. Öyle ki, Kara Kuvvetleri Komutanı Yalman Balyoz darbe iddiaları konusunda Özkök'le girdiği 'kim daha demokrat' polemiğinde, 'Darbeyi asıl ben önledim. Hilmi Paşa'nın kaç tane tankı tüfeği vardı?' şeklinde şok bir ifade dahi kullanmıştı. Bugünkü duruşmada iki ismin 'bir şey görmedik duymadık görmedik' şeklinde şaşırtıcı ifadeler kullanmaları sanık ve avukatları üzerinde sevinç doğurdu. İki isme ne mahkeme, ne savcı ve ne de sanık ve avukatlarınca hemen hiç soru yöneltilmedi. Komutanların ifadeleri 15'er dakika gibi çok kısa sürede tamamlandı. Oysa o iki isme ve bilirkişilere sorulmak üzere sanık ve avukatlarınca 100'e yakın soru hazırlandığı basına yansımıştı. Komutanların önceki mahkeme safhasında verdikleri açık ifadelere ve basına da yansıya diğer net açıklama ve polemiklerine karşılık bu kez adeta susmaları darbe girişiminin örtbas edilmek istendiği şeklinde değerlendiriliyor. Paralel yapı tartışmalarının gölgesinin davalar üzerine düşmesinin de varlığı apaçık delillerle kanıtlanmış olan Balyoz darbe girişiminin örtbas edilmesinde yardımcı olacağının sanık ve çevrelerince dikkate alındığı ileri sürülüyor.

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği ‘hak ihlali’ kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda görülmeye başlandı. Duruşmaya aralarında emekli Orgeneraller Çetin Doğan, Halil İbrahim Fırtına, emekli Oramiral Özden Örnek, emekli Korgeneral Engin Alan ve emekli Albay Dursun Çiçek'in de bulunduğu 205 tutuksuz sanık katıldı, 31 sanık ise duruşmaya gelmedi.

Duruşma kimlik tespiti ile başladı. Daha sonra heyet değişikliği nedeniyle eski tutanaklar okundu. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararı okunarak, yeniden yargılama kararı verildiği hatırlatıldı. Daha sonra salonda bulunan sanıklara iddianamedeki darbe suçlaması hatırlatıldı.

Eski Genelkurmay başkanı Hilmi Özkök ve dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tanık olarak ifade vermek üzere Kartal'daki Anadolu Adliyesine geldi. Özkök ve Yalman tanık odasına girdi. Tanıkların dinlenilmesinin uzun sürebileceğini belirten mahkeme heyeti duruşmaya 1 saat ara verilmesine karar verdi. Duruşmanın 12.50'de yeniden başlayacağı bildirildi.

SANIKLARI TANIYIP TANIMADIĞI SORULDU

Duruşmaya verilen 1 saatlik öğle arasının ardından tanıklar eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman'ın dinlenileceği belirtildi. Sesli ve görüntülü kayıt sistemi yapılan duruşma salonuna ilk olarak eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök alındı. Kimlik tespiti yapılan Özkök'e sanıkları tanıyıp tanımadığı soruldu. Mahkeme heyetinin önünde hazırlanan bölümde oturarak isimleri tek tek okunan sanıklardan Çetin Doğan, Özden Örnek, Bilgin Balanlı, Doğan Temel, Dursun Çiçek, Engin Alan, Ergin Saygun gibi isimleri tanıdığını "Evet", tanımadığı isimleri "Hayır" şeklinde ifade etti.

"DARBE PLANI YAPILDIĞINA DAİR BİLGİ ALMADIM"

"Bildiklerimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim" diyen Özkök'e Mahkeme Başkanının "Balyoz, Çarşaf, Oraj ve Suga gibi planlardan bilginiz var mı" sorusu üzerine Özkök, "Darbe planı yapıldığına dair bilgi almadım. "Balyoz", "Suga" "Oraj" gibi planların hiçbirini duymadım. Balyoz'u basından duydum. Suç tarihinde Genelkurmay Başkanıydım. Darbe planı yapıldığına dair bilgi almadım. Bazı dedikodular geldi ama bunlar kimse hakkında dava açılacak, soruşturma açılacak kadar ciddi değildi" dedi.

‘İmzasız ihbar mektupları geliyordu’

Mahkeme Başkanı'nın, "Bazı dedikodular geliyor dediniz. Kim söylüyordu bu bilgileri" diye sorması üzerine Özkök, "Basından duyuyordum. İmzasız ihbar mektupları geliyordu. Bu mektuplar askeriye dışından geliyordu" diye konuştu. Mahkeme Başkanı'nın "Seminerde olası planın işlenmemesi konusunda yazışmanız oldu mu" sorusuna ise, "Genelkurmay ile kuvvet arasında yazışma olmadı. Böyle bir yazışma olmaz zaten" dedi.

SALONDAKİ KİMSE SORU SORMADI

Özkök'e daha sonra sanık ile avukatların sorusu olup olmadığı soruldu. Sanıklar ve avukatlar Özkök'e soru sormadı. Özkök'ün ifadesi yaklaşık 15 dakika sürdü.

YALMAN: BASINDAN ÖĞRENDİM

Daha sonra eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ı da tanık olarak dinlendi. Aytaç Yalman, "Balyoz planına ilişkin istihbarat almadım. Belge ve bilgiye sahip değilim. Basından öğrendim" dedi.Balyoz davasında tanık olarak ifade veren Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman ifadelerinin tamamlanmasının ardından duruşma salonundan çıktı.

YALMAN, "DARBEYİ ASIL BEN ÖNLEDİM" DEMİŞTİ

"GÖRMEDİK DUYMADIK BİLMİYORUZ" İFADESİ SANIKLARI BİLE ŞAŞIRTTI

Duruşmada iki ismin de Balyoz darbe planı ile ilgili bir şey duymadıklarını söylemesi sanık ve avukatları üzerinde şaşkınlık ve sevinç doğurdu. Oysa iki isim de daha önceki mahkeme safhasında ve basına yansıyan polemiklerinde darbe iddiasını güçlendiren ifadeler kullanmıştı. Öyle ki, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Hilmi Özkök'le girdiği bir polemikte "Darbeyi asıl ben önledim" şeklinde şok bir ifade dahi kullanmıştı. Bugünkü duruşmada iki ismin 'bir şey görmedik duymadık görmedik' şeklinde şaşırtıcı ifadeler kullanmaları ise sanık ve avukatları üzerinde sevinç doğurdu.

İki isme ne mahkeme, ne savcı ve ne de sanık ve avukatlarınca soru yöneltilmediği de görüldü. Komutanların ifadeleri 15'er dakika gibi çok kısa sürede tamamlandı. Oysa o iki isme sorulmak üzere sanık ve avukatlarınca hazırlanan 100'e yakın soru olduğu ileri sürülmüş, bir kısmı basına da yansımıştı. Komutanların önceki mahkeme safhasında verdikleri açık ifadelere ve basına da yansıya diğer net açıklama ve polemiklerine karşılık bu kez adeta susmaları sanıkları dahi şaşırttı. Bu durum darbe girişiminin örtbas edilmek istendiği şeklinde değerlendiriliyor. Öte yandan, paralel yapı tartışmalarının gölgesinin davalar üzerine düşmesinin de varlığı apaçık delillerle kanıtlanmış olan Balyoz darbe girişiminin örtbas edilmesinde yardımcı olacağının sanık ve çevrelerince dikkate alındığı söyleniyor.

Yalman bugünkü duruşmada , davaya konu olan plan seminerinin emre aykırı şekilde gerçekleştirildiğini ve amacını da aştığını ifade etti.

SORULAR BİLE HAZIRDI ANCAK SORULMADI

Sanık avukatları Özkök, Yalman ve bilirkişilerin yanıtlaması için 100'e yakın soru hazırladığı basında yer almıştı. Avukatların mahkemeden TÜBİTAK yerine İTÜ, YTÜ, Boğaziçi veya ODTÜ'den bir heyetin dijital verileri incelemesini isteyeceği, bilirkişilere Taraf yazarı Mehmet Baransu'nun savcı Zekeriya Öz'e teslim ettiği 19 CD'den 11 ve 17 numaralı iki CD, Gölcük Donanma Komutanlığı'nda el konulan 5 No'lu harddisk, 1 No'lu CD ile sanık Hakan Büyük'ün evinde ele geçtiği öne sürülen flash diskle ilgili dijital çelişkileri soracağı belirtiliyordu.

Sanık ve avukatlarının Özkök ve Yalman'a yönelteceği sorulardan bazılarının şu şekilde olduğu dile getirilmişti:

-İddianamede darbe planı olduğu öne sürülen 'Balyoz Harekat Planı' ismini basın haricinde daha önce duydunuz mu?

-İddianamede bu darbe planını sizin önlediğiniz yazmaktadır. Böyle bir olay gelişmiş midir?

-10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında söz konusu planının bazı subayların görevden alınmasıyla önlendiği öne sürülmektedir. Böyle bir işlem gerçekleştirdiniz mi?

-Balyoz Harekat Planı ve eklerinin sahte olduğuna ilişkin kamuoyunda yer alan değerlendirmelere ilişkin görüşünüz nedir?

-Emriniz altındaki subaylarca bir darbenin planlandığına ilişkin size bilgi ulaştı mı?

-2003 Mart'ındaki seminere katılan Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı gözlemcileri darbe planının tartışıldığına ilişkin tarafınıza bir rapor sundu mu?

-Genelkurmay Başkanlığı yaptığınız dönemde yargılanan sanıklar hakkında herhangi bir disiplin veya adli soruşturma başlattınız mı?

DAVANIN GEÇMİŞİ

Balyoz darbe planına ilişkin dava, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce karara bağlanmıştı. Eski kuvvet komutanları Halil İbrahim Fırtına ve Özden Örnek ile eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan, ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılırken, diğer sanıklar 18 yıl ile 13 yıl arasında değişen hapis cezaları almıştı. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasının ardından Balyoz kararını veren 10. Ağır Ceza Mahkemesi de kapatıldı. Yeni kanun gereği suç yeri Selimiye Kışlası olarak kabul edildiği için dosya Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Bu mahkeme, AYM’nin ‘hak ihlali’ kararının ardından tüm tutukluların tahliyesine ve yeniden yargılamasına karar verdi. Ayrıca Mahkeme, AYM’nin kararında işaret ettiği yönde tanıkların dinlenmesine hükmetmişti.

YALMAN, "DARBEYİ ASIL BEN ÖNLEDİM" DEMİŞTİ

Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün, 2012 yılında bir televizyon programında "Darbeyi ben önlemiştim" sözlerine yönelik olarak, eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, "Darbeyi asıl ben önledim. Hilmi Paşa'nın kaç tane tankı tüfeği vardı?" ifadelerini kullanmıştı.

Yeniden görülmeye başlayan Balyoz davasında, "Bu dava ile ilgili olarak size Balyoz planı ile ilgili istihbarat almadım. Belge ve bilgiye sahip değilim. Basından öğrendim bu konuyu. Bu konu ile ilgili bu hareketin engellenmesi hususunda girişimim olmadı” ifadelerini kullanan, eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, 26.09.2012 tarihinde İsmail Küçükkaya'ya verdiği röportajda, "Darbeyi ben önlemiştim" diye konuşmuştu,

Aytaç Yalman'la görüşen dönemin Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya köşesinde ilginç olayı şöyle anlatmıştı:

"Dün öğlen bülteninde NTV canlı yayınına katılmıştım. Güncel konuları değerlendirmiş ve özellikle Balyoz davasıyla ilgili soruları yanıtlamıştım. Bir süre sonra cep telefonum çaldı. Arayan da bir cep telefonuydu. Açtım, telefondaki ses 'Aytaç Yalman paşamın korumasıyım. Sizinle görüşmek istiyor, uygunsanız kendisine aktaracağım' diyordu. 'Memnuniyetle' diye cevap verdim.

Aytaç Yalman telefonu aldı, 'Sana sitem etmek için arıyorum' dedi ve ekledi: 'Biraz önce seni NTV'de izledim. Hilmi Özkök için darbeyi önleyen kişi ifadesini kullandın. Aytaç Yalman'ın rolü ne, diye soruldu. Hiçbir şey söylemedin, geçiştirdin.'

Bu sözler üzerine şaşırdım, gerçekten çok ilginç bir durumdu. Sezgilerim, bunun ardından tarihi bir açıklamanın geleceğini söylüyordu. Küçük bir düzeltme yaptım. Televizyonda 'Varsa bir darbe girişimi, Hilmi Özkök'ün önlediğini anlıyorum' demiştim.

Kendisine 'Televizyonda ne söylememi beklemiştiniz?' diye sordum.

Şöyle yanıt verdi: 'Diyebilirdin ki; iddianameye göre darbeyi önleyen kişi, Aytaç Yalman'dır. Bunu söylemen yeterliydi. Tek bir cümle...'
Sonra Yalman'a televizyonda o soruyu neden yanıtsız bıraktığımı anlattım.

Çünkü bir gazeteci olarak olup bitene ve söylenenlere bakıldığı zaman Hilmi Özkök'ün buradaki rolünün açık olduğunu, buna karşılık Aytaç Yalman'ın pozisyonunun tam anlaşılmadığını düşünüyorum. Benim için bu telefona kadar da hala net değildi.

Bunları konuştuktan sonra Paşa'ya sordum: 'Darbe girişimini gerçekten siz mi önlediniz?'

İşte yanıtı: 'Bilmem, Türk Ordusu tek kişi değildir. Tek Genelkurmay Başkanı da değildir. Ucuz kahramanlık kimseye yakışmaz. Türk Ordusu demek Kara Kuvvetleri Komutanlığı demektir. Hilmi Paşa'nın kaç tane tankı tüfeği vardı?'

Tekrar ettim; 'Darbe girişimini siz mi önlediniz?'
'Ben öyle demiyorum, iddianame öyle diyor' diye cevap verdi.

Aramızdaki diyalog şöyle sürdü:
-İddianame tam ne diyor?
'Darbeyi Aytaç Yalman önlemiştir' diyor.

Balyoz davası ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin o dönemiyle ilgili gerçekten heyecan verici sözlerdi. Tam bu arada Aytaç Yalman 'Ben bunları yazman için aramıyorum' deyince, ısrar ettim: 'Daha önce başka yerlere açıklamalarınız oldu, beni de düzeltmem için aradınız.'
'Erken öten horozun kafasını keserler; zamanı gelince konuşurum. Bizim de kafamız gitmesin' karşılığını verdi.

Yazma konusunda ısrarcı oldum. Bir süre önce Fazıl Say konserinde karşılaşmış, uzun uzun sohbet etmiştik. 'Yazma, ileride konuşurum' demişti.

Aytaç Yalman'ın bu yaşananlarla ilgili durumunun net olmadığını, kamuoyunda farklı izlenimler oluştuğunu vurguladım. Ardından, Ergenekon'un eski savcısı ve o dönemki en kilit ismi Zekeriya Öz'ün bir karşılaşmamızda bana söylediği 'Hilmi Özkök demokrasi kahramanıdır' sözlerini hatırlattım. Şu tarihi açıklamayı yaptı:

'O demokrasi kahramanıysa, biz demokrasi düşmanı mıyız? Ömrümüz boyunca devleti, vatanı korumak için canla başla uğraştık. Hem Cumhuriyeti korumaya çalıştık hem de demokrasiyi... Bizim için ikisi de önemliydi."


KUMPAS CAMBAZLARI DEVREDE

Balyoz davası üzerine düşen şüphelerle ilgili görüşümüzü daha önce 1 Temmuz 2014 tarihinde, Balyoz dava savcısı Hüseyin Kaplan'ın yargılamayla ilgili eleştirilere cevap mahiyetinde yaptığı yazılı basın açıklaması üzerine kaleme almıştık. Sözlerine ve tepkisine katıldığımızı açıkça dile getirmiştik. O yazımızın bir kaç paragrafı şu şekildeydi:

"Balyoz savcısı Kaplan'ın açıklaması bu şekilde. Sözlerine ve tepkisine katılıyoruz. 23 Haziran 2014 tarihinde  'Kumpas'la doğan kahramanlar' (1) başlığıyla kaleme aldığımız haberimizde görüşlerimizi geniş ve açık şekilde aktarmıştık. Yine tekrar etmek istiyoruz ki, kanaatimizce Ergenekon ve Balyoz mahkemeleri yargılamaları hakkıyla yapmıştır. Her ne kadar paralel yapı olgusu ortaya bazı şüpheler çıkarmış olsa da, yargılama sürecini, o süreçteki tartışmaları ve delillerin durumunu çok yakından takip ettiğimiz, sıklıkla yazılar ve haberler yayınladığımız, hatta delillerle ilgili tartışmalara dair ayrı bir sayfa ayırdığımız (2) için şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: O şüpheler esasa taalluk etmeyen şüphelerdir. Belki dünyadaki hiç bir davada olmadığı kadar şeffaf yargılama bu davalarda yapılmıştır.

(...)

Dikkat edilirse son dönemde her taşın altında kumpas aranır hale gelindi. Elde somut delil olmadan kestirmeden paralel yapı suçlanıyor. Örneğin Hanefi Avcı'nın bazı dedikleri doğru çıktı diye her dediği doğru kabul ediliyor. Sözü kimin söylediğine değil ne dediğine bakılmalı. Somut bulgular var mı diye bakılmalı. Geçmişte de bugün de bunun tersi yapılıyor. Oysa ne ifrat ne tefrit durumu olmamalı. Birisini suçlarken elde somut delil, bulgu olmalı. 'Kumpas'la doğan kahramanlar' (1), 'TÜBİTAK: Deliller sahte değil' (3) ve ''Kumpasa bak' cambazlığı zirvede' (4) başlıklı haberlerimizde bu durumu geniş olarak ele almaya çalışmıştık. Daha önce yerden yere vurulan sanık ve çevrelerine şimdi tam tersi bir muamele yapılıyor. Kahraman olarak görülen bu kişilerin her dedikleri doğru kabul ediliyor. Tam bir ifrat ve tefrit durumu söz konusu yani.

Bu durum Ergenekon ve Balyoz'dan sonra son olarak Zirve davasında da gözlendi. Vahşice öldürülen 3 kişiye olan oldu ve de yakınlarına. Maktullerden birisinin annesi duruşmada 'katilleri nasıl serbest bırakırsınız' diye feryat etti. Duyan yok. Son dönemde yaşanan siyasi gelişmeleri fırsat bilen sanıklar duruşmada 'cemaat kumpası' iddiasının arkasına sığındı ve mahkeme salonunda saldırgan tavırlar sergiledi. 'Cambaza bak' deyiminin yerini 'kumpasa bak' aldı. Evet, doğrudur. Paralel yapının kumpasçılığı giderek açığa çıkıyor. Ama her taşın altında bu var diyenlere de dikkat edilmeli. 'Kumpasa bak' deyip cinayetlerini gözlerden kaçırmaya çalışanlar da gözlerden kaçırılmamalı. Bu itibarla, Balyoz savcısı Hüseyin Kaplan'ın açıklamalarının doğru olduğuna inandığımızı belirtmek istiyoruz. Yanlışlıklar varsa bunlar ilerleyen süreçlerde ortaya çıkacaktır. Ancak somut bulgular göstermeden, genel kabuller yaparak savcı ve hakimlerin karalanmasına karşı olduğumuzu da dile getirmek istiyoruz."
(Yazının tamamı)

(Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(1) Kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6049
(2) Kontrgerilla.com/yazilar/delil_tartismalari.asp
(3) Kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6053
(4) Kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6060

(03 Kasım 2014, 19:23)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Balyoz'da 230 tahliye ve yeniden yargılama kararı
AYM: Balyoz'da hak ihlali var
Balyoz:Yeniden yargılamaya 2.ret
Balyoz´da 237 ceza kesinleşti
Bir Balyoz da AYM´den
Flaş!!! Yargıtay Balyoz´u onadı
Yargıtay´dan Balyoz gibi gerekçe
Tutuklu askerlerden bildiri
Balyoz temyiz duruşmaları manşetlerimiz
Yargıtay Başsavcılığı: Balyoz onansın
Flaş!!! Balyoz davası bitti
BALYOZ PLANI VE DAVASIYLA İLGİLİ MANŞETLERİMİZ
BALYOZ VE DİĞER DAVALARDAKİ DELİL TARTIŞMALARI
Ergenekon, Balyoz ve benzer davaları engelleme girişimleri
Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

Paralel yapı-Tüm manşetlerimiz
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=6402    yazdır/print


 

Görüntülenen: 1 - 20 (Toplam 817)  | Sonraki 20 



Mavi Marmara'da yakalama kararı

26.05.2014 15:43 Gazze'ye 31 Mayıs 2010'da insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin davada, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil dört komutan hakkınd..
Tamamı 26.05.2014

TIR iddianamesi kabul edildi

15.05.2014 13:34 Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından MİT'e ait tırların durdurulmasına yönelik olarak 13 askeri personel hakkında müebbet hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianame Adana 7. Ağır Ceza Mahke..
Tamamı 15.05.2014

Paralel kulağa ilk dava açıldı

05.05.2014 14:06 Adana'da yürütülen ve Emniyet İstihbarat yetkililerinin şüpheli olduğu telekulak soruşturması sona erdi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan'ın yazdığı iddianameyi kabul et..
Tamamı 05.05.2014

Flaş!!! Gülen'e darbe soruşturması

30.04.2014 10:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyuruları üzerine Fetullah Gülen hakkında soruşturma başlatıldı. Gülen hakkındaki soruşturmanın, 17 Aralık sonrasında kaldırılmadan önce Terörle Mücadele Kanunu ..
Tamamı 30.04.2014

Güney:Gülen Ergenekon bağlantılı

09.04.2014 19:24 2001 yılında polise verdiği ifadesi ile Ergenekon örgütünün ilk kez resmi kayıtlara girmesini sağlayan gazeteci Tuncay Güney'in ifadesinin satır aralarında çok önemli bir bilgiye rastlandı. Ergenekon'un fira..
Tamamı 09.04.2014

Mahkeme davayı başarıyla gördü

04.04.2014 10:55 Beş yıl süren ve 8 ay önce sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar ancak dün açıklanabildi. 16 bin 780 sayfadan oluşan kararda çok çarpıcı ifadeler yer aldı. Örneğin şu satırlar dikkat çekici: "Yargıla..
Tamamı 04.04.2014

Ağlayan Gülen, gülen AK Parti

31.03.2014 11:47 Türkiye, dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yerel seçimler başarıyla yapıldı. Milli iradeyi hedef alan 17 Aralık darbe girişimine karşı halk sandığa koştu. Seçimlere katılım oranı % 90 ile çok yüksek ..
Tamamı 31.03.2014

Kozmik Oda´da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanm..
Tamamı 14.03.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gaze..
Tamamı 08.02.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç ..
Tamamı 02.12.2013

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ib..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na veri..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olayl..
Tamamı 06.09.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldı..
Tamamı 15.08.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı..
Tamamı 05.08.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına a..
Tamamı 24.07.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt ..
Tamamı 19.07.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günle..
Tamamı 10.06.2013

Zirve davasındayız!

Kontrgerilla.com, Zirve'yi sarstı

Zirve davasının 93. duruşmasında sanıklar savcılık mütalaasına karşı savunma yaptı. Sanıklardan Ergenekon hükümlüsü Hurşit Tolon'un avukatı İlkay Sezer savcıya tepki gösterdi: 'Mütalaanın ilk bölümü 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden aynı şekilde kopyalama yapılmış. Bizi beylik tabancasıyla vursaydınız, bu sitedeki kopyalamayla vurmasaydınız..
Tamamı 23.06.2013

Ergenekon davasındayız!

Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu

Ergenekon davasının 202. duruşmasında eski Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu konuşuldu. Ecevit'in doktoru Mücahit Pehlivan tanık olarak ifade verdi. Duruşmada Abdullah Harun'un konuyla ilgili bir yazısı da gündeme geldi. O ve benzer diğer yazılarda Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün'ün "Dünyada tedavisi kesilince iyileşen tek hasta..
Tamamı 11.03.2013

Yeni kitabımız çıktı!

Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi

'Ordu Suikast Düzenler mi? Bülent Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi' başlıklı kitap, 2009 yılı sonunda gerçekleşen Arınç Suikasti ve Kozmik Aramalar konusunu ve üç yıldır tamamlanmayan soruşturmanın örtbas edilip edilmediğini sorgulayan, konuyla ilgili iddiaları da aktaran bir çalışma.. Subayların Ergenekon ve diğer örgüt bağlantıları.. Kozmik Aramalar.. Tepkiler..
Tamamı 27.12.2012

Fetullah Gülen'e şok

Paralel Devlet´e suç duyurusu

23.01.2014 11:20 Milli İradeyi Savunanlar Platformu (MİSAP), 'Paralel Devlet' konulu bir suç duyurusu yaptı. TMK ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başssavcılığı'na yapılan suç duyurusunda; birkaç aydır yaşanmakta olan paralel devlet iddiaları ile bu yapılanmanın başında Fethullah Gülen’in bulunduğu ve yapılanmayı bizzat idare ettiği şüphesi çok sayıda somut bulgu..
Tamamı 23.01.2014

Zirve mütalaası sitemizde

Malatya Zirve Katliamı Davası

17.07.2014 13:55 Malatya Zirve Katliamı davasının 567 sayfalık savcılık mütalaasının tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. 23 Haziran'daki duruşmada sanık avukatları savcılık mütalaasına tepki gösterdiler. Hurşit Tolon'un avukatı, mütalaanın ilk 150 sayfalık bölümünün 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden..
Tamamı 17.07.2014

Gezi Belgeseli

Belgeleriyle Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılan, haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçilerini delilleriyle birlikte sergilemeye başlıyoruz. Halka ve verdiği oya güvenmeyen, onları aşağılayan, sandık yerine başka yerlerden iktidara çıkmaya çalışan, kısacası seçimlerden fayda ummayan bu güçlerin..
Tamamı 24.06.2013

Ayasofya Camiye Çevrilsin

Ayasofya için dilekçe kampanyası

26.11.2013 13:01 Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), 'Peygamberimizin'in işareti, Fatih'in emaneti, Büyük Türkiye'nin alameti; Ayasofya açılsın' sloganıyla Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi için dilekçe kampanyası başlattı. Türkiye çapında yapılacak kampanya, İstanbul'un Fethi'nin sene-i devriyesi olan 29 Mayıs 2014'te sonlanacak ve toplanılan dilekçeler yine..
Tamamı 26.11.2013

İddianame yayından kaldırılmıştır

İzmir casusluk davası

İzmir casusluk davasının iddianamesinde 196'sı müşteki, 831'i mağdur olmak üzere toplam 1027 kişi için kimlik bilgilerinin sansürlenmesi çalışması yapılmıştı. Bu süreçte çok yoğun emek harcandı. Ancak sitemize artarak gelmeye devam eden taleplerden anlaşıldığı gibi, iddianamelerde mağdur ya da müşteki olarak yer almadığı halde çok sayıda başka ismin de..
Tamamı 14.05.2013

Türkistan Deklarasyonu

Türkistan Uluslararası Konferansı

12.05.2014 11:50 'Türkistan'ın Dünü, Bugünü, Yarını' adıyla üçüncüsü düzenlenen uluslararası konferans, 11 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkistan; ilmi, islami, fenni ve tıbbi ilimlerin beşiği olan, Buhari, Tirmizi ve Biruni gibi çok önemli müslüman ilim adamlarının yaşadığı bölgenin adıdır. Türkistan coğrafyası ve özellikle de bu coğrafya..
Tamamı 12.05.2014

Kozmik dinlemeye iddianame

25.05.2015 19:46 Kamuoyunda "Kozmik Oda" olarak anılan ve bazı Seferberlik Tetkik Kurulu personelinin adının karıştığı soruşturma sırasında, avukat ile şüpheli arasındaki telefon görüşmelerini dinleyen ve kaydeden iki polis hakkında, 4..
Tamamı 25.05.2015

İşte himmetin belgesi

23.05.2015 16:48 İzmir'de düzenlenen bir operasyonda, Gülen Örgütü için okulda öğretmenler arasında toplanan himmetlerin kaydedildiği defter ve para vermeyen öğretmenlerin fişlendiği ajanda ele geçirildi. İzmir polisine gelen ihbarda, ..
Tamamı 23.05.2015

Paralel finansa 19 ilde 66 gözaltı

23.05.2015 16:05 Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'paralel yapı' soruşturması kapsamında, aralarında bir dönem Konya'da Asayiş Şube Müdürlüğü yapan eski Bingöl Emniyet Müdürü Ercan Taştekin ile işadamlarının da bulund..
Tamamı 23.05.2015

Tosun'a yakalama kararı

23.05.2015 15:19 Paralel yapı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada eski İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Takipsizlik kararı verilen 25 Aralık soruşturmasında "kumpas kurulduğu v..
Tamamı 23.05.2015

GYV'ye çifte soruşturma

23.05.2015 15:19 Paralel yapının kasetçilerine çifte kıskaç.. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturma sonrası yurtdışına giden GYV Başkanı Mustafa Yeşil'e bir kötü haber de Ankara'dan geldi. Ankara Cumhuriyet Başsavcı..
Tamamı 23.05.2015

Hürriyet'i şok eden suç duyurusu

23.05.2015 14:57 Hürriyet gazetesinin Mısır'ın darbe ile devrilen Cumhurbaşkanı Mursi hakkındaki idam kararını yayınlama şeklinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı tehdit edecek şeklinde yapıldığını iddia eden avukat Rahmi Kurt, gaz..
Tamamı 23.05.2015

Paralel medyaya terör soruşturması

23.05.2015 14:36 Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın İstanbul Adliyesi'ndeki makamında şehit edilmesinin ardından yargı mensuplarının hedef gösterilmesine karşı duyarlı davranan İstanbul Başsavcılığı, savcıları hedef gösteren Paralel yayın org..
Tamamı 23.05.2015

VİP dinlemede 4 tutuklama daha

23.05.2015 14:21 Aralarında gazeteci ve siyasetçilerin de bulunduğu 48 kişinin usulsüz dinlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği, savcının itirazı üzerine 4 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verdi. ..
Tamamı 23.05.2015

Paralel Yapıya Eskişehir'de dava

23.05.2015 14:10 Eskişehir'de 27 polisin gözaltına alınıp serbest bırakıldığı operasyondan 2 ay sonra iddianame hazırlandı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla yaklaşık iki ay önce 12 ilde operasyon yapıldı. Eski emniyet ..
Tamamı 23.05.2015

AYM: Sulh Ceza, anayasaya uygun

23.05.2015 13:26 Anayasa Mahkemesinin Sulh Ceza hakimliklerinin kaldırılması için yapılan başvuruya karşı Ocak ayında verdiği ret kararının gerekçesi belli oldu. Kararın Resmi Gazete'de yayımlanan gerekçesinde, itiraz konusu kuralın, a..
Tamamı 23.05.2015

Danıştay 'Kimse Yok mu'yu kapattı

23.05.2015 12:53 Usulsüz işlemleri ve Paralel Yapı ile ilişkisi tespit edilen Kimse Yok Mu Derneği Danıştay kararıyla 'izinsiz yardım toplayabilen kuruluşlar' listesinden çıkarıldı. Üç bakanlığın incelemesi sonucu usulsüz işlem yaptığ..
Tamamı 23.05.2015

Erzincan davasına devam edildi

23.05.2015 12:46 CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner'in de sanıkları arasında olduğu Erzincan Davası'nda, “gizli tanık” krizi patladı. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nde görülen Erzincan Davası'nda, Cihaner'in, ifadelerine ba..
Tamamı 23.05.2015

Cemaatin yurtdışı okulları kapanıyor

23.05.2015 12:29 Tacikistan Eğitim ve Bilim Bakanı Nuriddin Said, Fethullah Gülen hareketine ait Şelale Eğitim Kurumları'na bağlı okulların devlet lisesi olacağını ve isimlerinin değiştirileceğini söyledi. Said, lisansları daha önce in..
Tamamı 23.05.2015

Paralel polisler kavga etti

23.05.2015 12:22 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen usulsüz dinleme soruşturması kapsamında tutuklanan istihbarattan sorumlu eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Hami Güney ve İstihbarat Şube Müdürü Murat Akkul'un ceza..
Tamamı 23.05.2015

Suçsuzlarsa neden kaçıyorlar?

23.05.2015 11:31 Gülen örgütünü yakından tanıyan bir isim olan yazar Ümit Şimşek sabah.com.tr'ye çarpıcı açıklamalarda bulundu. Örgütün ileri gelen imamlarının darbe yaptırdığı isimlerin cezaevine girmesini önemsemezken kendilerinin yu..
Tamamı 23.05.2015

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
12.488.841