Özet  EskidenYeniye
 
İSTEDİĞİNİZ MANŞETLER..         "kafes-eylem-plan" için arama sonuçları    (Toplam 4 sonuç)           Arama sonuçlarını yazdırmak için tıklayın


Avukat bilirkişiyi beğenmedi

Ergenekon davasıyla bağlantılı Poyrazköy kazısında bulunan askeri mühimmata ilişkin davaya devam ediliyor. Bir sanık avukatı, talepleri üzerine 5 nolu hard disk üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK ekibinin raporunu beğenmedi. Raporda 'normal kullanıcı veya sistem davranışları ile açıklanamayacak bir bulguya rastlanmamıştır' deniliyor. Buna itiraz eden ve bilirkişilerin tarafsız olmadığını ileri süren avukat çok ilginç bir gerekçe gösterdi: 'Rapor bizim hazırlattığımız bilimsel mütalaalar ile uyuşmuyor.'

14.11.2013 15:33 Poyrazköy cephaneliği, Kafes eylem planı, Amirallere suikast 1 ve 2, Gölcük belgeleri ile ÇYDD/ÇEV konulu 6 dava dosyasının birleştiği 5´i tutuklu 85 sanıklı ´Poyrazköy´de ele geçirilen mühimmat´ davasına bugün 30. duruşma ile devam ediliyor.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 4 yıldır görülen davanın bugünkü duruşmasına, tutuklu sanıklar emekli Binbaşı Levent Bektaş, Ercan Kireçtepe, Erme Onat, Eren Günay ve Hüseyin Hançer, aralarında başka suçtan tutuklu emekli koramiraller Feyyaz Öğütçü ve Kadir Sağdıç'ın da bulunduğu sanıklar ile bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

-Tübitak bilirkişi raporu-

Duruşmada sanık avukatlarının talebi üzerine mahkeme tarafından TÜBİTAK’a gönderilen 5 nolu hard disk ile ilgili ön raporun mahkemeye ulaştığı belirtildi. Önceki duruşmalarda avukatlar, bilgisayarların kime ait olduğu, dijital verilerin hangi bilgisayarda hazırlandığının tespit edilip edilemeyeceği gibi sorular sormuştu. TÜBİTAK uzmanları Osman Pamuk, Burak Akoğuz ve Erdem Alparslan tarafından hazırlanan ön raporda, “Hard disk üzerinde kurulu işletim sisteminin ne olduğu, ne zaman yüklendiği, sistem kullanıcıları, sistem üzerinde kurulu programlar ve en son çalıştırılan programların tespit edilmektedir. En son açılan ve değiştirilen dokümanlarla bu işletim sisteminin internete bağlı olup olmadığı da incelenmektedir.” denildi. Ofis programının da incelendiği ifade edilen ön raporda, “Zararlı yazılım incelemeleri kapsamında sabit diskte faaliyet gösteren zararlı yazılımlar analiz edilmekte ve bu zararlı yazılımların etki ve kabiliyetleri değerlendirilmektedir.” ifadeleri yer aldı. ‘Sonuç’ bölümünde, “Şu ana kadar gerçekleştirilen inceleme ve laboratuvar testleri sonucunda normal kullanıcı veya sistem davranışları ile açıklanamayacak bir bulguya rastlanmamıştır.” denildi.

-Avukatlar raporu beğenmedi-

Sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz, söz konusu rapora itiraz etti. Raporu hazırlayan bilirkişi heyetindeki iki üyeyi reddettiklerini ifade eden Ersöz, Osman Pamuk ve Erdem Alparslan’ın Kafes Eylem Planı ve Balyoz davaları kapsamında da raporlar hazırladığını söyledi. Bu kişiler tarafından diğer davalarda hazırlanmış olan bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerin tartışmalı olduğunu ileri süren Ersöz, “Erdem Alparslan, Balyoz davasındaki iddiaların dayanağını oluşturan 11, 16 ve 17 nolu CD'ler üzerinde inceleme yapan bilirkişidir. 5 nolu hard disk içinde kayıtlı olan dokümanların tamamına yakınının 11 nolu cd içinde kayıtlı olduğu da gözönüne alındığında bilirkişi Alparslan’ın kanaatini önceden açıklamış olduğu ve bilirkişilik yapamayacağının kabulü gerekmektedir.” diye konuştu.

-Avukatlar: Bizim hazırlattığımız raporlarla uyuşmuyor!-

Pamuk ve Alparslan hakkında daha önce hazırlamış oldukları raporlar nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını belirten Ersöz, bu nedenle aralarında husumet bulunduğunu kaydetti. Ersöz, söz konusu ön raporun kendilerinin hazırlattığı bilimsel mütalaalarla uyuşmadığını söyledi.

Ersöz, "Bilirkişilerin, güven uyandıran özelliklere sahip bulunması gerekmektedir. Oysa ki Osman Pamuk ve Erdem Alparslan'ın inceleme yapmış oldukları konularda hazırladıkları raporlarda yer alan tespitleri, bu kriterleri sağladıkları hususlarında şüphe uyandırmaktadır" dedi. Bilirkişilerin incelemelerinin ileri düzeyde uzmanlık gerektirdiğini belirten Ersöz, "Bilirkişilerin daha önce hazırlamış oldukları raporlar göz önüne alındığında bu incelemeyi yapmak konusunda yeterli uzmanlığa sahip olup olmadıkları tartışmalıdır" diye konuştu.

Duruşma, Poyrazköy ve İncirtepe'de yapılan aramalarda görev alan polis memurlarının tanık olarak dinlenilmesiyle devam edildi.

11 NOLU CD İLE GÖLCÜK'TEKİ HARDDİSK'TE AYNI KRİTİK BELGELER YER ALIYOR

15.11.2013 10:32 Tartışmalara neden olan 5 No’lu hard disk, sanıkları zor durumda bırakacak deliller içeriyor. Emniyet güçleri, hard disk içerisinde bulunan bir krokiden yola çıkarak yaptıkları araştırmada Poyrazköy mevkiinde gömülü halde mühimmata ulaşmıştı. Ayrıca Balyoz davasının en önemli delilleri arasında yer alan 11 No’lu CD’deki belgelerin aynısı 5 No’lu hard disk içerisinden çıkmıştı. Hard diske ait incelemelerin devam ettiği belirtilen raporda, nihai raporun 29 Kasım 2013’e yetiştirilmeye çalışıldığı belirtildi.

MAHKEME, ERGENEKON VE BALYOZ KARARLARINI İSTEDİ

16.11.2013 16:03 Poyrazköy davasına dün 31. duruşmayla devam edildi. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar emekli Binbaşı Levent Bektaş, Ercan Kireçtepe, Erme Onat, Eren Günay ve Hüseyin Hançer, aralarında başka suçtan tutuklu emekli koramiraller Feyyaz Öğütçü ve Kadir Sağdıç'ın da bulunduğu sanıklar ile bazı tutuksuz sanıklar katıldı.

-Savunma tanıkları sanıkları savundu-

Duruşmada tanık olarak dinlenilen ve aralarında bazı sanıkların da bulunduğu SAT komandolarına daha önce egitim verdiği belirtilen Kurtarma ve Sualtı Kurmay Başkanı Albay Kemal Kesen, suikast yapılacağı iddiasıyla dere yatağının kenarına gömülü halde bulunan lav silahları, mermiler, sis kutularının herhangi bir eğitim ya da görevde kullanılmasının mümkün olmadığını savundu. Kesen, "Dere yatağının kenarına Gömü yapılması komik bir olay. Oraya gömdüğünüz hiçbir şey kullanılamaz. Öyle bir araziden daha korunaklı binlerce yer var. Dere yatağının kenarına Gömü yapılması tam bir fiyasko" ifadelerini kullandı.

Kesen'in beyanlarından sonra tanık olarak dinlenilen emekli Binbaşı Hakan Gürkan da dava kapsamında yargılanan bazı sanıkların önemli görevlerde yer aldıklarını kaydederek, bu kişilerin bir yere mühimmat gömüp bunları suikast için kullanacağına yönelik iddiaların mümkün olamayacağını öne sürdü.

Duruşmada hazır bulunan tanıklardan emekli Tuğamiral Ahmet Türkmen ise "Kafes eylem planı" iddiaları çıktığında, kuvvet komutanı tarafından sanıklar hakkında idari soruşturma yürütmekle görevlendirildiğini belirterek, "İsmi geçen kişilerle yüz yüze görüştüm. Hiçbir personelin söz konusu plandan haberi olmadığını, bu eylem planının askeri yazım kurallarına uygun olmadığını ve askeri personel tarafından yazılmış olmadığını tespit ettim" dedi.

Yaptığı inceleme sonrası hazırladığı geniş çaplı raporun Genelkurmay Başkanlığı'na gönderildiğini anlatan Türkmen, "Eğer yanlış bir şey olsaydı, Genelkurmay adli soruşturma açardı. Planın sahtecilik olabileceği, art niyetli kişiler tarafından hazırlanmış olduğu kanaatine vardık" diye konuştu.

Gün boyu süren duruşmada tanık ifadeleri alındı.

-'Dere yatağının kenarına gömü yapılması komik'-

Dava kapsamında yargılanmakta olan bazı sat komandolarına daha önce eğitim vermiş olan Kurtarma ve Sualtı Kurmay Başkanı Kemal Kesen, dere yatağının kenarına Gömü yapılmasının komik olduğunu söyleyerek, "Suikast yapılacağı iddiasıyla dere yatağının kenarına gömülü halde bulunan lav silahları, mermiler, sis kutularının herhangi bir eğitim ya da görevde kullanılması mümkün değildir. Oraya gömdüğünüz hiçbir şey kullanılamaz. Öyle bir arazide daha korunaklı binlerce yer var. Bu fiyasko bir olaydır. Sanıklarla ilgili iddialar inandırıcı değildir. Ben bu kişileri tanıyorum. Onlara eğitim verdim. Mesleklerinde başarılı arkadaşlardı ve aralarında bu birlikte komutanlık yapacak kişiler de vardı" dedi.

Tutuklu sanık Kurmay Albay Ali Türkşen, "Siz Sudan çıkan lav roketiyle herhangi bir eğitime gittiniz mi? Sizden eğitim almış kişilerin bunları gömmesi mümkün mü?" sorusuna karşılık "Hayır" cevabını verdi.

Dava kapsamında tanık olarak dinlenen Deniz Kuvvetleri Komutanlığında eski İstihbarat Daire Başkanı emekli Tuğamiral Ahmet Türkmen 'Kafes Eylem Planı' iddiaları çıktığında kuvvet komutanı tarafından sanıklar hakkında idari soruşturma yürütmekle görevlendirildiğini belirterek, "İsmi geçen kişilerle yüz yüze görüştüm. Hiçbir personelin 'Kafes Eylem Planı' denen plandan haberi olmadığını, bu eylem planının askeri yazım kurallarına uygun olmadığını ve askeri personel tarafından yazılmış olmadığını tespit ettim. Yapmış olduğum inceleme sonrası oluşturulan geniş çaplı rapor Genelkurmay Başkanlığı'na gönderildi. Eğer yanlış bir şey olsaydı, Genelkurmay adli soruşturma açardı. Planın sahtecilik yada art niyetli kişiler tarafından hazırlanmış olabileceği kanaatine vardık. Örneğin benim bildiğim Feyyaz Öğütçü, önünden geçen hiçbir evrakı didik didik etmeden imzalamaz. Tek bir imla hatalı evrak gitse imzalamaz. Böyle bir belgeyi kafasına silah dayasanız imza atmaz" dedi.

Kafes Eylem Planı'nda azınlıklara yönelik istihbari bilgiler olduğunu belirten Türkmen, "Bütün Deniz Kuvvetleri personeli bir araya gelse Türkiye'yi kapsayan o istihbari bilgileri toparlayamazdı" dedi. Bu şekilde bir istihbaratı kimin tarafından toplanabileceği sorusuna ise Türkmen, "Türkiye çapında kurumları olan bir yapı toparlayabilir" şeklinde cevap verdi.

Duruşma savcısının Türkmen'e "Deniz Kuvvetleri'nde istihbaratın başındaydınız. İstihbarata karşı koyma göreviniz oldu mu?" sorusunu Türkmen, "Personelin kurum dışı faaliyetlerini, yaşamlarını ve ailelerini istihbarata dahil etme görevlerimiz yoktur" diye cevapladı. Bu cevap üzerine duruşma savcısı adı geçen kişilerle sadece görüşme yapmanın "Halkla İlişkiler (PR) yapmak" olacağını söyledi.

Şahıslarla görüşmenin dışında iddia edilen plan hakkında da araştırma yaptıklarını bunun sonucunda da bunun bir 'askeri plan' olamayacağı kanaatine vardıklarını ifade eden eski İstihbarat Daire Başkanı Türkmen, savcının, "Neden Kara, hava değil de Deniz Kuvvetleri hedef alındı?" sorusuna, "Benim kanaatim var, ama bu bende kalsın" diye konuştu.

-Sağdıç ve Ilğar hakkında suç duyurusu-

Tanık anlatımları ve sanıklarla avukatlarının beyanlarının alınmasının ardından davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden, yazım aşamasında olan Ergenekon davasının gerekçeli karanın, yazımın bitmesinin ardından mahkemeye gönderilmesine karar verdi.

Heyet, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nden, hükme bağlanan ve Yargıtay'ın bazı sanıklar açısından bozma, bazıları açısından da onama kararı verdiği Balyoz Planı davasının gerekçeli kararı ile Yargıtay ilamının istenmesine de hükmetti.

Heyet, sanıklardan Kadir Sağdıç'ın dün yapılan duruşmada, tanık Hasan Yüksek'in beyanının alınması sırasında mahkemeden izin almadan, "Hepiniz yargılanacaksınız" ve sanıklardan Mehmet Fatih Ilğar'ın da aynı duruşmada, "Emniyette bu soruşturmalar için şebeke kuruldu mu?" şeklinde ifadeler kullandıklarının duyulduğunu belirterek, sesli ve görüntülü duruşma kayıtlarının, gereğinin yapılması için Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilmesine karar verdi.

Sanıklara isnat edilen suçların mahiyeti, yasada gösterilen cezaların olası sınırları, kuvvetli suç şüphesi varlığının devam etmesi, tüm delillerin toplanmamış olması, tutuklulukta geçen makul süreyi aşan bir durumun bulunmaması ve koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağını göz önüne alan mahkemeye heyeti, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamını kararlaştırdı.

Sanık ve sanık avukatlarının bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki taleplerini reddeden heyet, duruşmayı 28-29 Ocak 2014 tarihlerine erteledi.

(14 Kasım 2013, 15:33), son güncel.: (16 Kasım 2013, 16:03)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Poyrazköy: 6 davada ceza istemleri

Poyrazköy İddianamesinde ara

Poyrazköy manşetlerimiz

Amirallere suikast iddianamesinde ara

Amirallere suikast manşetlerimiz

Kafes iddianamesinde ara

Kafes Eylem Planı manşetlerimiz

Gölcük iddianamesinde ara

Gölcük Donanma´da ele geçen belgeler manşetlerimiz

ÇYDD iddianamesinde ara

ÇYDD davası duruşmaları

ÇYDD ve ÇEV konulu manşetlerimiz

Balyoz ve diğer davalardaki delil tartışmaları

Ergenekon, Balyoz ve benzer davaları engelleme girişimleri

Ergenekon, Balyoz ve bağlantılı iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5686    yazdır/print


 

Bir komutan şoku daha

Poyrazköy davasının dünkü duruşmasında kritik gelişmeler yaşandı. Tanık olarak dinlenen eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç, sanık Tuğamiral Fatih Ilğar´ın sorusu üzerine kendi yönetimi altındaki karargahta illegal toplantılar yapıldığından haberinin olamayabileceğini söyledi. Ataç´ın davadaki iddiaları güçlendirir nitelikteki bu ifadesi duruşma salonunda bulunan sanık yakınlarının tepkisine yol açtı. Ataç´ın ifadesi, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman´ın Balyoz ve Ergenekon davalarındaki ifadeleri gibi sanıkları zor durumda bırakabilir.

06.09.2013 14:20 ´Poyrazköy cephaneliği´, ´Kafes eylem planı´, ´Amirallere suikast 1 ve 2´, ´Gölcük belgeleri´ ile ´ÇYDD/ÇEV´ konulu 6 dava dosyasının birleştiği 8´i tutuklu 85 sanıklı ´Poyrazköy´de ele geçirilen mühimmat´ davasında dün 29. duruşma görüldü.

TANIK DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI METİN ATAÇ´IN İFADESİ

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi´nde görülen duruşmada ilk olarak eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Muzaffer Metin Ataç dinlendi. Davanın tutuklu sanıklarından Koramiral Deniz Cora, Metin Ataç´a kendisine yönelik suikast planından haberdar olup olmadığını sordu. Söz konusu plandan haberdar olmadığını belirten Ataç, Cora ile uzun yıllar birlikte görev yaptığını ifade etti.

SANIK SORDU, CEVAP ŞOK ETTİ

Tuğamiral Fatih Ilğar ise Muzaffer Metin Ataç´a, “Karargah içinde sizden habersiz toplantı olur mu?” sorusunu yöneltti. Karargahta 800 kişi olduğunun altını çizen Ataç, “Normal şartlarda karargah içindeki faaliyetlerden haberdar olurum. İllegal bir şey oluyorsa bilemem bunu tabii. Bilemiyorum ki...” şeklinde konuştu. Ataç´ın bu beyanlarının ardından seyircilerden tepkiler yükseldi.

-'Aklını kaçırmadıysa'-

Tutuksuz sanık Teğmen Faruk Akın’ın, “Deniz Harp Okulu’ndan yeni mezun olmuş bir subay size karşı bir faaliyette bulunabilir mi?” sorusunu Ataç, “Deniz Harp Okulu’ndan mezun olmuş bir subayın asla ve asla böyle bir faaliyet içinde olmaması gerekir. İmkansız. Tabii aklını kaçırmadıysa. Asla ve asla inanmıyorum” diye cevapladı.

-İhbar mektubundan hem Ataç´ın hem Genelkurmay´ın haberi var-

Daha sonra söz alan Balyoz davasının tutuklu sanıklarından Albay Ali Türkşen, Poyrazköy´de mühimmatların bulunmasına sebep olan 21 Nisan tarihli ihbar mektubunun daha önceden Metin Ataç´a ulaşıp ulaşmadığını sordu. Söz konusu ihbar mektubunun 5 Şubat 2009 tarihinde kendisine ulaştığını anlatan Ataç, “Bana yüzlerce ihbar mektubu gelir. Mert Türker imzalı bir ihbar mektubu geldi. Genelkurmay Başkanlığı üzerinden geldi. Sadece bu değil, yüzlerce ihbar mektubu geliyor.” dedi.

-Sanık Öğütçü ihbarı gizlemiş-

Ataç´ın konuşması sırasında mikrofonu isteyen sanık emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü, ihbar mektubunun kendisine getirildiğini aktararak, “Mektubu o dönem bana arz ettiler. Gizli tutulmasını söyledim. Koç Müzesi´ndeki denizaltında patlayıcı çıktıktan sonra mektubu tekrardan istedim. Raporla size gönderdim. Genelkurmay, dosyaya koyup rafa kaldırmış. Bakıp gereğini yapsaydı, bu tertiplerin hiçbiri yaşanmazdı.” diye konuştu. Ataç´a mektup geldiği dönemde Genelkurmay Başkanlığı görevini, halen Silivri´de tutuklu bulunan İlker Başbuğ yürütüyordu.

-'Aşıklar bile vardı'-

Üye Hakim Akif Hamzaçebi’nin, Poyrazköy’deki mühimmatları sorması üzerine Ataç, “Mühimmat bulunduktan sonra ‘acaba bizim mi’ diye merak ettim, sayım yaptırdım. ‘Bunlar bizim değil’ diye rapor edildi. Ama kime ait? Tüm sıkıntı burada zaten” dedi. Poyrazköy’deki alanın sivil olduğunu aktaran Ataç, “O mühimmat askeri alanda çıkarılsaydı, hepsine soruşturmayı ben açardım. Ama orası sivil bir arazi. Afedersiniz ama aşıklar bile vardı” dedi.

Ataç´ın ifadeleri sırasında seyirci ve sanıkların sık sık emekli komutana müdahale etmesi dikkat çekti. Metin Ataç´ın, “Karargahta sizden habersiz gizli toplantı olabilir mi?” sorusuna verdiği, “İllegal bir şey oluyorsa bilemem.” şeklindeki cevabı sanık yakınlarını rahatsız etti. İzleyici sıralarında oturanlar Ataç´a yönelik ağır sözler söyledi. Diğer yandan Ataç´a yöneltilen sorular sırasında tutuklu sanıkların sıkça araya girip tanığı yönlendirmeye çalıştıkları gözlendi.

-Yiğit: Hiçbir öğrenci suikasti düşünmez-

Duruşmada eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Eşref Uğur Yiğit de savunma tanığı olarak ifade verdi. Yiğit’e de sanıklar suikast iddialarını sordu. Yiğit ise, “Bütün personelim manipülatif dijital belgelerle suçlanıyordu. Ben hiçbir zaman hiçbirinden şüphe duymadım. Hepsine inancım tam ve halen de öyle” dedi. Yiğit, “Kafes eylem planını gördünüz mü?” sorusunu ise, “Gördüm. 15 dakika inceledim ve onlarca maddi hata gördüm. Bunun askeri bir personel tarafından hazırlanamayacağını anladım” diye yanıtladı.

-'Sizlerle gurur duydum'-

Kendisine suikast düzenleyeceği iddia edilen tutuksuz sanık Teğmen Faruk Akın’ın, “Yeni mezun olmuş bir Teğmenin suikast yapmak için yanınıza yaklaşması kolay mıdır?” sorusu üzerine Yiğit, “Hiçbir subayımın bana suikast için yaklaşmaz. Onlar bana en fazla sevgiyle bakarlar. Benim sizleri şahsen tanıdıktan sonra geleceğe olan güvenim arttı. Sizlerle gurur duydum. Gerek Albaylarım, gerek Teğmenlerimle ve diğer tüm subaylarımla ilgili böyle bir şüphe duymam. Aklımın ucundan bile geçmedi” diye konuştu.

-'İstifa ettim'-

Bir sanığın eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve beraberinde diğer kuvvet komutanlarıyla birlikte istifa eden dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Eşref Uğur Yiğit’e, “Neden emekli oldunuz” diye sorması üzerine Yiğit, “Bu soruya cevap vermek istemiyorum. Çünkü bu tek başıma aldığım bir karar değildi. Ancak personelinizin hakkını yasal çerçevede koruyamıyorsanız ben bu mesleği yapmam” dedi.

3 TAHLİYE

Duruşma sonunda mahkeme heyeti tutuklu sanıklardan 3'ünün tahliyesine karar verdi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Koramiral Deniz Cora, Kurmay Albay Ümit Metin ve Binbaşı Kemalettin Yakar’ın, tutuklu kaldıkları süre ve isnat edilen suçların mahiyetini göz önüne alarak tahliyesine karar verdi. Ancak tahliye edilen üç sanık, ‘Balyoz’ davasından da tutuklu oldukları için cezaevinden çıkamayacak. Tahliyelerle birlikte davada tutuklu yargılanan sanık sayısı 5'e düştü. Mahkeme, sanıklar Levent Bektaş, Ercan Kireçtepe, Erme Onat, Eren Günay ve Hüseyin Hançer’i ise kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular bulunması nedeniyle tutuklu kalmasını kararlaştırdı.

-İstifa eden Donanma Komutanı duruşmada-

Öte yandan bir önceki duruşmaya gelen eski Donanma Komutanı Nusret Güner, dünkü celseyi de izleyici sıralarından takip etti. İzmir Casusluk davasının mağdur ve müştekileri arasında bulunan Güner, çetenin kızıyla ilgili bilgi topladığının ortaya çıkması üzerine, kısa süre sonra istifa etmişti. Önceki duruşma sonrası basına ilginç açıklamalar yapan Güner, Deniz Kuvvetlerinin hedef seçildiğini ileri sürmüştü.

ATAÇ´IN İFADESİ HİLMİ ÖZKÖK´ÜN Kİ GİBİ SANIKLARI ZOR DURUMDA BIRAKABİLİR

Ataç´ın illegal çalışmalar olabileceğine dair ifadesi davadaki iddiaları güçlendirici nitelik taşıyor. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün benzer nitelikteki ifadeleri Balyoz ve Ergenekon davası kararlarında önemli rol oynamıştı. Poyrazköy davasında Deniz Kuvvetlerinin en üst komutanından gelen ve ihbar mektubundaki iddiaları güçlendiren nitelikteki ifade sanıkları zor durumda bırakacak gibi görünüyor. Hatırlanacağı gibi Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç ile yardımcısı Eşref Uğur Yiğit´e sanıklar tarafından suikast düzenleneceği ihbarı, Poyrazköy davası kapsamında yargılanan iddialar arasında yer alıyor.

FEYYAZ ÖĞÜTÇÜ´DEN İKİ ÖRTBAS

Duruşmadaki bir başka önemli detay, Ataç´ın Poyrazköy kazılarında ele geçirilen mühimmatların bulunmasını sağlayan 21 Nisan 2009 tarihli ihbar mektubunun daha önce 5 Şubat 2009´da kendisine geldiğini teyit etmesi oldu. Bununla bağlantılı olarak bir başka önemli detay da, ihbar mektubunun dava sanıklarından Feyyaz Öğütçü´ye ulaştığının ancak onun işlem yapmadığının ortaya çıkması oldu.

Öğütçü´nün örtbas ettiği ileri sürülen bir başka olay daha dava kapsamında yargılanıyor. Öğütçü, Koç Müzesi´nde sivil vatandaşların ziyaretine açık olan Uluç Ali Reis Denizaltısı´nda bulunan patlayıcıları sivil yetkililere haber vermeden alıp imha ettirmişti. Olay ihbar üzerine ortaya çıkmış, Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz soruşturma başlatmıştı. Bu şekilde başlayan Kafes Eylem Planı soruşturması davaya dönüşmüş, daha sonra Poyrazköy davasıyla birleştirilmişti.

ATAÇ-ÖĞÜTÇÜ BENZERLİĞİ

Denizaltı´daki patlayıcıların imha emrini Öğütçü´nün değil Ataç´ın verdiği iddiası da var. Bunu dile getirenlere göre Öğütçü, bugün haksız yere bu konuyla ilgili suçlanırken, emri veren dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç her nedense soruşturma dışında tutuluyor ve bir nevi kurtarılıyor. Bu iddia, Ergenekon ve Balyoz davalarındaki bir başka benzerliği de çağrıştırıyor. Hatırlanacağı gibi, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman için de benzer nitelikte iddiaları ileri sürenler oldu. Sanıklar ve avukatları bu iki komutana büyük tepki gösterdi. İki komutan verdikleri ifadelerle o davaların sanıklarını adeta yaktılar. Dava kararlarında çok önemli bir rol oynadılar. Ataç için bu iddianın doğruluğu kabul edilirse, o durumda iş farklı bir noktaya gelecek, dava konusu yapılanmanın Ataç ve yardımcısı Yiğit´e suikast düzenleyeceği iddiası da güçlenmiş olacaktır. Yine hatırlanacağı gibi eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök´ün zehirlenme korkusu ile bir dönem sefertası içinde yemeklerini evinden karargaha götürdüğü ortaya çıkmıştı. Özkök bunun nedenini mide rahatsızlığına bağlamış olsa da bu açıklama zehirlenmeye çalışıldığı iddiasını ortadan kaldırmaya yetmemişti.

ÖĞÜTÇÜ BALYOZ´DAN HÜKÜM ALDI, KARARGAH EVLERİ´NDE ADI GEÇİYOR

Bu şekilde Poyrazköy davasının sanıkları arasına giren Koramiral Ali Feyyaz Öğütçü, Balyoz darbe planı davasında da yargılandı ve 18 yıl hapis cezası aldı. Öğütçü´nün adı, Savcı Zekeriya Öz tarafından Ergenekon kapsamında 2008´de başlatılan ve halen devam eden Karargah Evleri soruşturmasında da geçiyor.

BAŞBUĞ DA İHBAR MEKTUBUNDAN HABERDAR

Dünkü duruşmada ortaya çıkan bir başka önemli detay da, aynı ihbar mektubunun Genelkurmay´a da gitmiş olduğunun ortaya çıkması oldu. O dönem Genelkurmay Başkanlığı görevinde Ergenekon davasında müebbet hapis cezası almış olan İlker Başbuğ bulunuyordu. Başbuğ´a yöneltilen suçlamalardan biri Ergenekon soruşturmalarını engellemeye çalışmaktı.

Genelkurmay´a ve Deniz Kuvvetleri´ne iletilen ihbar mektubu için askeri yetkililerin hiç bir şey yapmadığı, ihbarların ancak sivil savcılara ulaştırılmasından sonra soruşturmaların başlatıldığı anlaşılıyor. Ergenekon soruşturması, Ergenekon firarisi Bedrettin Dalan´ın Poyrazköy´deki arazisine gömülü law roketatar ve diğer cephaneler, Denizaltıdaki patlayıcılar ve diğer bağlantılı konulardaki soruşturmalar, Balyoz soruşturması, Gölcük Donanma Komutanlığı zemin karoları altına saklanan çuvallarca belge ve diğer tüm soruşturmalar hep savcılara gelen ihbarlarla başladı. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(06 Eylül 2013, 14:20)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Poyrazköy: 6 davada ceza istemleri

Poyrazköy İddianamesinde ara

Poyrazköy manşetlerimiz

Amirallere suikast iddianamesinde ara

Amirallere suikast manşetlerimiz

Kafes iddianamesinde ara

afes Eylem Planı manşetlerimiz

Gölcük iddianamesinde ara

Gölcük Donanma´da ele geçen belgeler manşetlerimiz

ÇYDD iddianamesinde ara

ÇYDD davası duruşmaları

ÇYDD ve ÇEV konulu manşetlerimiz

Ergenekon, balyoz ve benzer davaları engelleme girişimleri

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde ara

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5556    yazdır/print


 

Koç Müze patlayıcı imhası Ataç´tan

Koç Müze gemisi Uluç Ali Reis Denizaltısı´nda bulunan patlayıcıların imha emrini dönemin Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü´nün değil Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç´ın verdiği, Ataç´ın dava kapsamına sokulmamaya çalışıldığı iddia edildi. İlginçtir ki, Amirallere Suikast Planı davasında, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanları Metin Ataç ile Eşref Uğur Yiğit´e örgüte karşı çıktıkları için Ergenekon´un Deniz Kuvvetleri içindeki hücreleri tarafından suikast yapılacağı iddiası yargılanıyor.

15.10.2012 11:01 Kafes Eylem Planı davasıyla ilgili soruşturma devam ederken, emri veren Komutan, nedense soruşturma dışında tutuluyor ve bir nevi kurtarılıyor. Koç Müzesi´ne hediye edilen Uluç Ali Reis Denizaltısı´nda TNT kalıpları ve patlayıcıları bulunmuş, ortaya çıkan ´Kafes Eylem Planı´nda bombanın çocukların ziyareti sırasında kullanılacağı iddia edilmişti.

Taraf´tan Mehmet Baransu, bombaların Emniyet´e haber verilmeden imha edilmesiyle ilgili olarak eleştirdiği dönemin Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü´nün eşinin ve kızının, patlayıcıları imha emrini verenin dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç olduğunu iddia ettikleri bilgisini vermişti.

Baransu, emri verenin Öğütçü değil, Ataç olduğu iddiasının doğru olduğunu kanıtlayan yeni belge ve bilgilere ulaştığını ifade etti. İşte Baransu´nun tespitleri:

Koç Müzesi´ne hediye edilen Uluç Ali Reis Denizaltısı´nda 2008 yılında bulunan TNT kalıpları ve patlayıcıları sanırım hepimiz hatırlıyoruz. Denizaltının bakımından sorumlu emekli bir astsubay tarafından 14 Kasım 2008´de bulunmuştu patlayıcılar.

Konu önce müze müdürüne, ardından da dönemin Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü´ye haber verilmişti. Buradan alınan patlayıcılar incelenmek üzere Beykoz SAS Grup Komutanlığı´na götürülmüş, incelemenin ardından da tutanakla imha edilmişti.

Yaşanan bu olayı 10 Mayıs 2009 tarihinde Taraf´ta “Ya patlasaydı?” manşetiyle ilk kez okurlara duyurmuş, patlayıcıların fotoğraflarını, imha tutanağını yayımlamıştım. Ve askerî yetkililere şu soruyu sormuştum; “Patlayıcılardan İstanbul Emniyet Müdürlüğü niçin haberdar edilmedi?”

Daha sonra yaşanan süreci de hatırlıyorsunuz. 9 Temmuz 2009 tarihinde Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz, Koç Müzesi´nde keşif çalışması yapmış, patlayıcıların denizaltında unutulduğu yönündeki askerî yetkililerin açıklamalarına inanmadığını belirten şu cümleleri saf etmişti: “Patlayıcılar kolaylıkla bulunamayacak bir yere saklanmış. Günlük yaşım koşullarında unutulması mümkün değil. Basit bir işlem ile kullanıma hazır hâle getirilebilir.”

Öz´ün bu açıklamalarının ardından Kafes Eylem Planı kamuoyuna yansımış, planın “Notlar” kısmında bombanın çocukların ziyareti sırasında kullanılacağı iddia edilmişti. Ardından da soruşturma başlatılmış, bir grup asker tutuklanmıştı.

2009 yılında kamuoyuna yansıttığım bu olayı tekrar ele almamın iki önemli nedeni var. Hatırlarsanız, Poyrazköy, Amirallere Suikast ve Kafes Eylem Planı davaları birleştirilmişti. Davanın Çağlayan Adliyesi´nde görülmesine bugün devam edilecek. Bu nedenle olay güncel. İkinci neden ise konuyla ilgiyi yeni bilgi ve belgelere ulaşmam. Özellikle Koç Müzesi´nde bulunan patlayıcıların imha edilmesi emrini kimin verdiğiyle ilgili.

Patlayıcılarla ilgili konuyu kamuoyuna duyuran ilk isim olarak, ilk günlerde dönemin Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü ve yetkilileri eleştirmiş, bombalardan Emniyet´in neden haberdar edilmediğini sormuştum. O günlerde bu sorum cevapsız kalmış, davaların görüldüğü mahkemede denizaltının askeriyenin envanterinde bulunmasından dolayı bilginin sadece askerî makamlara iletildiği açıklanmıştı.

Bu olaydan yaklaşık bir yıl sonra da Öğütçü´nün eşi ve kızıyla kendi evinde buluşmuş ve saatlerce konuşmuştuk. Bu ziyaretimin ayrıntılarını da Taraf´ta sizlerle paylaşmıştım. İşte o ziyarette, Öğütçü´nün eşi ve kızı “patlayıcıları imha emrini babam vermedi, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç verdi. Araştırırsanız konuyla ilgili belgeyi bulursunuz. Patlayıcılarla ilgili askerî savcılığa suç duyurusunda bulunan kişi de eşim/babam. Ama bugün kendisi suçlanıyor” demişlerdi.

Bir yıl önce aldığım bu bilgilerin doğru olduğunu kanıtlayan yeni belge ve bilgilere ulaştım. Ailenin de dediği gibi patlayıcıların imha edilmesi emrini veren kişi Öğütçü değil, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç. Emri kendisi vermesine rağmen, bugün kendisi yerine Ahmet Feyyaz Öğütçü, bombaların imhasıyla ilgili suçlanıyor. Araştırmam sonucunda Öğütçü´nün mahkeme heyetine imha emrini kimin verdiği yönündeki belgeyi sunduğunu da öğrendim.

Patlayıcıların bulunmasının ardından Öğütçü olayla ilgili Askerî Savcılığa suç duyurusunda bulunuyor. Savcılık da 2 Kasım 2009´da 2009/590 Esas, 2009/90 Karar numarasıyla olayda İstanbul ekibinin sorumlu olmadığını, “Deniz Kuvvetleri´nin bilgisi dâhilinde patlayıcıların patlatıldığını” belirtip, “kovuşturmaya gerek yok” diyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı´nın patlayıcıların imha edilmesi emrini verdiği mesajın belgesini de yayımlıyorum. Bu belgeyi yayımlamamın nedenine gelince.

Yukarıda da belirttiğim gibi konuyla ilgili Emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, savcılık ve mahkeme tarafından suçlanırken, aslında emri verenin kendisi değil, sadece uygulayanı olduğu görünüyor. Kendisi bugün haksız yere bu konuyla ilgili suçlanırken, emri veren dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç her nedense soruşturma dışında tutuluyor ve bir nevi kurtarılıyor.

Bu konuya ve ayrıntılarına devam edeceğim. Özellikle bugüne kadar şehir efsanesine dönen Poyrazköy´den alınıp denize alılan mermiler ve bir gemiye yüklenip denize atılan patlayıcıların efsane değil, gerçek olduğunu, askerî belgelerle sizlerle paylaşacağım.

Yazımı bitirirken şu notu da düşeyim. Mahkemeler “Poyrazköy, Amirallere Suikast ve Kafes Eylem Planı” davalarını birleştirmesine rağmen, bu davaların her birinin ayrı ayrı görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sayede yargılamalar hızlanacak ve mağdur olduğunu düşünen sanıkların bir kısmının da bu mağduriyetleri ortadan kalkacaktır. ( Mehmet Baransu / Taraf)

(15 Ekim 2012, 11:01)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

İşte ´Denizaltı´da Katliam´ planını ortaya çıkaran ihbar mektubu

Poyrazköy İddianamesinde ara

Kafes iddianamesinde ara

Amirallere suikast iddianamesinde ara

Poyrazköy manşetlerimiz

Kafes Eylem Planı manşetlerimiz

Amirallere suikast manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4882    yazdır/print


 

Poyrazköy: 6 davada ceza istemleri

Poyrazköy davasına 19. duruşma ile devam ediliyor. Duruşmanın başında mahkeme başkanı, ´Gölcük Belgeleri´ ve ´ÇYDD´ davalarının bu dava ile birleştirildiğini hatırlattı. Daha sonra sanıklar ve avukatları birleştirmeye karşı itirazlarını dile getirdi. Sanık avukatları birleştirme ile davada karar vermenin zorlanacağını savunarak karardan dönülmesini talep etti.

30.04.2012 12:55 Poyrazköy davasına İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi´nde 19. duruşmayla bugün devam ediliyor. Duruşmaya aralarında Koramiral Deniz Cora, emekli Binbaşı Levent Bektaş´ın da bulunduğu 10 tutuklu sanık, Koramiral Kadir Sağdıç ve Tuğamiral Fatih İlğar´ın da aralarında yer aldığı başka suçtan tutuklu 10 sanık getirildi. Duruşmaya ayrıca 20 tutuksuz sanık da katıldı.

Duruşmanın başında mahkeme başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu, ´Gölcük Belgeleri´ ve ´ÇYDD´ davalarının bu dava ile birleştirildiğini hatırlattı. Daha sonra sanıklar ve avukatları birleştirmeye karşı itirazlarını dile getirdi. Sanık avukatları birleştirme ile davada karar vermenin zorlanacağını savunarak karardan dönülmesini talep etti. Salonun yetersiz olduğunu belirten sanık avukatları yeni salon bulunmasını talep etti. Bu talep üzerine mahkeme başkanı Yılmazabdurrahmanoğlu, adliyenin Çağlayan´daki adliye binasına taşınacağını ve oradaki geniş salona kayıt yaptırıldığını açıkladı. Duruşma tanıkların dinlenmesi ile devam ediyor.

6 DAVA BİRLEŞTİRİLMİŞTİ

Poyrazköy davası bünyesinde 6 ayrı dava görülüyor. Poyrazköy´de gömülü bulunan mühimmata ilişkin ana davaya; Amirallere Suikast 1 ve 2 davaları, Kafes Eylem Planı davası, Gölcük´te ele geçen belgeler davası ile ÇYDD davası birleştirilmişti. Bu davalarda 11´i tutuklu 85 sanık yargılanıyor.

-Tanık astsubay aramayı yapan polisleri suçladı-

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi´nde devam eden duruşmada, tanık olarak dinlenilen ve sanık teğmenler Alperen Erdoğan ile Burak Düzalan´ın Gölcük´teki evinde aramaya katılan Merkez Komutanlığı inzibat görevlisi Astsubay Hüseyin G, ´Ben gittiğimde arama başlamıştı. Bazı odalardaki arama bitmişti. Bize kendisi de emekli personel olan ve aramalara tanıklık etmesi için eve çağrılan komşu haber verdi. Evde yaklaşık 20 polis vardı. Her odada aynı anda arama yapılıyordu. Daha sonra aramaların başında bulunan amire telefon geldi, Faruk Akın ve Efe Noyan´ın evinde TNT bulunduğuna dair bilgi verildi´ dedi.

Tutuksuz sanıklardan Faruk Akın´ın, ´Bizim evde arama yapılırken Merkez Komutanlığı yetkilisi var mıydı?´ diye sorduğu tanık Hüseyin G. şöyle konuştu:´TNT kalıbı bulunduğu bilgisi geldiğinde evde askeri yetkili yoktu. Biz diğer teğmenlerin evinde toplanmıştık. Merkez Komutanımız kolluğun başındaki amirle, aramaya başlamadan haber verilmemesi konusunu görüştü, kolluk yetkilisi de böyle bir zorunluluklarının olmadığını söyledi. Tutanak evde hazırlanmaya başladı ama Merkez Komutanlığı´nda imzalandı. Aceleye geldi. Bir koşuşturmaca vardı. Benim olmadığım sırada bulunan malzemelere imza attık, ilk defa başımıza böyle bir şey geldi. Daha sonraki aramalarda ise dikkat ettik, aramalara polislerle birlikte gittik.Aramaları bir kamera kaydediyordu. Aramanın tamamını çekmiyordu. Uyuşturucu paketinin bulunduğu odada ben de vardım. Memur arama yaptı sonra kameraya ´gel gel´ diye seslendi. Kamera çekerken paketi tekrar çıkardı. Paketin bulunmasını görüntülemek için böyle bir şey yaptı. Ben ilk bulunuş anını görmedim ama memur ´gel gel´ diye seslenince dikkatimi çekti. Dijital deliller kopyalanmadı. Bu konuyu da biz dile getirdik ama yeterli ekipmanlarının olmadığını söylediler.´

-Ali Türkşen, aramaya katılan 5 polisin tanık olarak dinlenmesini istedi-

Tanık anlatımından sonra ara verilen ve öğleden sonra yeniden başlayan duruşmada söz alan bu davanın tutuksuz, ´Balyoz Planı´ davasının tutuklu sanıklarından Albay Ali Türkşen, bilgisayar yardımıyla yaptığı sunumda Poyrazköy´de yapılan kazılara ilişkin polis kamera kayıtlarını mahkeme heyetine izletti.Türkşen, görüntülerde olan ve aramalara katılan 5 polis memurunun tanık olarak dinlenilmesini talep etti.

-Feyyaz Öğütçü taleplerini yineledi-

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü´nde görevli ve soruşturma döneminde ev aramalarına katılan 3 polis memurunun da tanık olarak dinlenildiği duruşmada söz alan bu davanın tutuksuz, ´Balyoz Planı´ davasının tutuklu sanıklarından emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü de, adil yargılanma ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için, daha önceki duruşmalarda talep ettiği ve reddedilen hususların yeniden değerlendirilerek kabul edilmesini istedi. ´Türk Silahlı Kuvvetleri´ne ve esasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı´na karşı organize bir suç örgütü tarafından düzenlendiği net olan bir komplo var´ ifadesini kullanan Öğütçü, bu duruma görevde olan bazı komutanların ses çıkarmamasının kabul edilebilir olmadığını da söyledi. Öğütçü, mahkeme heyetine, tuzak kurmayla ilgili Kur´an-ı Kerim´deki Enfal Süresi 30. Ayeti de okudu.

-Sanık avukatı dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesi talebinde ısrar etti-

Duruşmada söz alan bazı sanıkların avukatlarından Murat Ergün, mahkemenin dava dosyasının uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesi talebini, yasayı yanlış değerlendirerek reddettiğini belirterek, bu davanın Askeri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı´nı da ilgilendirdiğini ve mahkemenin reddine gerekçe gösterdiği CMK´nın 10. maddesinin son fıkrasında, ´itiraz yolu kapalıysa uyuşmazlık mahkemesine gidilemez´ şeklinde bir ifadenin olmadığını söyledi.Avukat Ergün, mahkemenin davanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesi talebinin reddi kararını, geri çekmesini talep etti.

Dijital veriler için yeni bilirkişi talebi-

Söz alan tutuklu sanıklardan Koramiral Deniz Cora da, mahkemeye sunulan 3 bilirkişi raporuna göre davaya konu 5 no´lu harddiskteki dijital verilerin sahte olduğuna dair tespitler bulunduğunu belirterek, mahkemenin bu bilirkişi raporlarını dikkate almasını, aksi taktirde 5 no´lu harddiskle ilgili yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak inceleme yaptırmasını talep etti.

-İnterpol´un Gülseven Yaşer´le ilgili kırmızı bülten talebini reddettiği iddiası-

Duruşmada konuşan, bu davayla birleşen ÇYDD ve ÇEV üyelerine ilişkin davanın firari sanıklarından Gülseven Yaşer´in avukatı Hasan Gürbüz de, müvekkili hakkında kırmızı bülten talebinin İnterpol tarafından reddedildiğine dair medyada haberlerin yer aldığını belirterek, bu hususun araştırılmasını ve doğruysa gerekçeli kararın getirtilerek müvekkili hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını talep etti.

Bu arada duruşmayı, bu dava kapsamında kendisine suikast girişimi yapılacağı iddiaları da bulunan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit´in de izlediği öğrenildi. Duruşmaya 2 Mayıs Çarşamba günü devam edilecek.

CEZA İSTEMLERİ

-Poyrazköy dava iddianamesinden-

Birleşen davaların iddianamelerinde, Poyrazköy Keçilik mevkisinde 21 Nisan 2009´da başlatılan ve 28 Nisan 2009´a kadar devam eden kazılarda ele geçirilen mühimmata ilişkin olarak, emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli Yarbay Ercan Kireçtepe, Binbaşı Erme Onat ve Binbaşı Eren Günay ile Yarbay Mustafa Turhan Ecevit´in ´cebir ve şiddet kullanarak TBMM´yi ortadan kaldırmaya, kısmen veya tamamen görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme´, ´cebir ve şiddet kullanarak, yürütme organını ortadan kaldırmaya, kısmen veya tamamen görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme´ suçlarından 2´şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile ´Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olma´, ´patlayıcı madde bulundurma´, ´6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu´na muhalefet etme´ suçlarından 29,5 ila 57´şer yıl arasında hapis cezalarına çarptırılması isteniyor. Ergin Geldikaya´nın da ´Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olma´, ´patlayıcı madde bulundurma´ ve ´6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu´na muhalefet´ suçlarından 17,5 ila 39 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması öngörülen iddianamede, Tuğamiral Levent Görgeç ile Ali Türkşen, Halil Cura, Ferudun Arslan, Sadettin Doğan, İbrahim Koray Özyurt, Muharrem Nuri Alacalı, Şafak Yürekli, Dora Sungunay, Tayfun Duman ve Mert Yanık´ın da ´Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olma´ suçundan 7,5 ila 15´er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

-Amirallere Suikast 1 ve 2 davalarının iddianamesinden-

´Amirallere Suikast´ iddiasına ilişkin ise Burçin Öztürk´ün ´müşteki´ olarak yer aldığı iddianamede, Alperen Erdoğan, Burak Düzalan, Yakut Aksoy ve Tarık Ayabakan´ın ´silahlı terör örgütüne üye olma´, ´kişisel kullanım amacı dışında uyuşturucu madde bulundurma´ ve ´aynı suçu işleme kararıyla birçok kişiye ait kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme´ suçlarından 13 ila 34´er yıl arasında hapisle cezalandırılması isteniyor. Faruk Akın´ın ´silahlı terör örgütüne üye olma´, ´örgüt amacı doğrultusunda patlayıcı madde ve mermi bulundurma´, ´aynı suç işleme kararıyla birçok kişiye ait kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme´ suçlarından 13 yıl 8 ay ila 33 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Sinan Efe Noyan, Barbaros Mercan ve Yiğithan Göksu´ya ´silahlı terör örgütüne üye olma´ ve ´örgüt amacı doğrultusunda patlayıcı madde ve mermi bulundurma´ suçlarından 13 ila 29 yıl arasında hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Ülkü Öztürk ve Sezgin Demirel ile Koray Kemiksiz´in ´silahlı terör örgütüne üye olma´ ve ´aynı suçu işleme kararıyla birçok kişiye ait kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme´ suçlarından 8 ila 19´ar yıl arasında hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, Ali Seyhur Güçlü, Halit Mehmet Ergül, Fatih Göktaş, Burak Amaç, Burak Özkan, Oğuz Dağnık ve Mehmet Orhan Yücel´in ´silahlı terör örgütüne üye olma´ suçundan 7,5 ila 15´er yıl arasında hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Levent Çakın´ın da ´uyuşturucu veya uyarıcı madde temin etme, ticaretini yapma veya sağlama´, ´6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu kapsamında mermi bulundurma´ suçlarından 5 ile 15,5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Salim Duran tarafından hazırlanan, ikinci amirallere suikast girişimi soruşturmasına ilişkin iddianamede ise, Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde 6 Aralık 2010 tarihinde arama yapıldığı ve Kurmay Albay Metin ile şüpheli Koramiral Cora´ya ait İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen ´Poyrazköy´de ele geçirilen mühimmata´ ilişkin davanın içeriğiyle ilgili belge ve delillerin ele geçirildiği anlatılıyordu. İddianamede, Cora ve Metin´in ´terör örgütü üyeliği´ suçundan 15´er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları isteniyordu.

-Kafes Eylem Planı dava iddianamesinden-

Emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütcü, Koramiral Kadir Sağdıç ve Tuğamiral Mehmet Fatih İlğar´ın ´Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak ´Kafes Eylem Planı´nı hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmede ´Danışma Kurulu´ adı altında emir ve komuta yetkisini haiz örgüt mensubu oldukları´ belirtilen iddianamede, Mücahit Erakyol, Deniz Erki, Tanju Veli Aydın, Emre Sezenler, Hüseyin Doğancı, İsmail Bak, Metin Samancı, Levent Gülmen, Aydın Ayhan Saraçoğlu, Bülent Aydın, Bora Coşkun, Süleyman Erharat, Murat Aslan, Emre Tepeli, İbrahim Öztürk, Halil Özsaraç, Gürol Yurdunal, Ümit Özbek, Bülent Karaoğlu, Daylan Muslu, Hüseyin Erol, Mehmet İnce, Alpay Belleyici, İsmail Zühtü Tümer, Levent Olcaner, Özgür Erken, Metin Fidan, Türker Doğanca, Mesut Adanur ve Metin Keskin´in eylemlerinin de ´Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak kafes operasyonu eylem planını hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmenin üyesi olma´ suçunu oluşturduğu kaydediliyor. Tüm sanıkların, TCK´nın 314. maddesinin 2. fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu´nun 5. maddesi uyarınca 7,5 ila 15´er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

-Gölcük Belgeleri davası iddianamesinden-

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuksuz sanıklar Kadir Sağdıç, Ali Türkşen, Halil Cura ve İsmail Bak´ın, ´cebir ve şiddet kullanarak, TBMM´yi ortadan kaldırmaya, kısmen veya tamamen görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek´ ve ´cebir ve şiddet kullanarak, yürütme organını ortadan kaldırmaya, kısmen veya tamamen görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek´ suçlarından 2´şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor. Bu sanıkların ayrıca ´izinsiz tehlikeli madde bulundurmak´ ve ´6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu´na muhalefet etmek´ suçlarından 14 ile 30´ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları istenen iddianamede, tutuklu sanık Hüseyin Hançer´in de ´cebir ve şiddet kullanarak, TBMM´yi ortadan kaldırmaya, kısmen veya tamamen görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek´ ve ´cebir ve şiddet kullanarak, yürütme organını ortadan kaldırmaya, kısmen veya tamamen görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek´ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması öngörülüyor. İddianamede, Hançer´in ayrıca ´Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak Kafes Operasyonu Eylem Planı´nı hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmenin üyesi olmak´, ´izinsiz, tehlikeli madde bulundurmak´ ve ´6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu´na muhalefet etmek´ suçlarından 21,5 yıldan 45 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Tutuklu sanık Kemalettin Yakar´ın ´Ergenekon silahlı terör örgütüne üye olmak´, ´suç işlemeye tahrik etmek´, ´kişisel verileri kaydetmek´ suçlarından 9 yıldan 27 yıla kadar, diğer tutuklu sanıklar Behçet Altıntaş, Mehmet Cem Çağlar ve Erdinç Yıldız´ın ise ´Ergenekon silahlı terör örgütüne yardım etmek´ suçundan 7,5 yıldan 15´er yıla kadar hapisleri istenen iddianamede, Tanju Veli Aydın´ın da ´suç işlemeye tahrik´ ve ´kişisel verileri kaydetmek´ suçlarından 1 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor.

-ÇYDD davası iddianamesinden-

ÇYDD ve ÇEV vakıfları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, sanıklardan Namık Kemal Boya´nın ´Ergenekon silahlı terör örgütüne üye olmak´, ´devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek´ ve ´özel hayatın gizliliğini ihlal etmek´ suçlarından 12,5 ile 30 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor. Eski ÇEV Başkanı Gülseven Yaşer ile Fatma Nur Gerçel´in, ´Ergenekon silahlı terör örgütüne üye olmak´ ve ´hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek´ suçlarından 8 ila 19,5 yıl arasında hapisle cezalandırılması istenilen iddianamede, Ayşe Yüksel, Halime Filiz Meriçli, Hamdi Gökhan Ecevit, Ömer Sadun Okyaltırık ve Aydın Ortabaşı hakkında da ´Ergenekon silahlı terör örgütüne üye olmak´ suçundan 7,5 ila 15´er yıl arasında hapis cezası öngörülüyor.

(30 Nisan 2012, 12:55)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

ÇYDD ve Poyrazköy birleşti

Gölcük ve Poyrazköy birleşti

Poyrazköy İddianamesinde arama yap

Poyrazköy manşetlerimiz

Amirallere suikast iddianamesinde arama yap

Amirallere suikast manşetlerimiz

Kafes iddianamesinde arama yap

Kafes Eylem Planı manşetlerimiz

Gölcük iddianamesinde arama yap

Gölcük Donanma´da ele geçen belgeler manşetlerimiz

ÇYDD iddianamesinde arama yap

ÇYDD davası duruşmaları

ÇYDD ve ÇEV konulu manşetlerimiz

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde ara

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4508    yazdır/print


 



Mavi Marmara'da yakalama kararı

26.05.2014 15:43 Gazze'ye 31 Mayıs 2010'da insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin davada, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil dört komutan hakkında tutuklam..
Tamamı 26.05.2014

TIR iddianamesi kabul edildi

15.05.2014 13:34 Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından MİT'e ait tırların durdurulmasına yönelik olarak 13 askeri personel hakkında müebbet hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianame Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince ka..
Tamamı 15.05.2014

Paralel kulağa ilk dava açıldı

05.05.2014 14:06 Adana'da yürütülen ve Emniyet İstihbarat yetkililerinin şüpheli olduğu telekulak soruşturması sona erdi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan'ın yazdığı iddianameyi kabul etti. Böylec..
Tamamı 05.05.2014

Flaş!!! Gülen'e darbe soruşturması

30.04.2014 10:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyuruları üzerine Fetullah Gülen hakkında soruşturma başlatıldı. Gülen hakkındaki soruşturmanın, 17 Aralık sonrasında kaldırılmadan önce Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. ..
Tamamı 30.04.2014

Güney:Gülen Ergenekon bağlantılı

09.04.2014 19:24 2001 yılında polise verdiği ifadesi ile Ergenekon örgütünün ilk kez resmi kayıtlara girmesini sağlayan gazeteci Tuncay Güney'in ifadesinin satır aralarında çok önemli bir bilgiye rastlandı. Ergenekon'un firari şüpheli..
Tamamı 09.04.2014

Mahkeme davayı başarıyla gördü

04.04.2014 10:55 Beş yıl süren ve 8 ay önce sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar ancak dün açıklanabildi. 16 bin 780 sayfadan oluşan kararda çok çarpıcı ifadeler yer aldı. Örneğin şu satırlar dikkat çekici: "Yargılama sonunda..
Tamamı 04.04.2014

Ağlayan Gülen, gülen AK Parti

31.03.2014 11:47 Türkiye, dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yerel seçimler başarıyla yapıldı. Milli iradeyi hedef alan 17 Aralık darbe girişimine karşı halk sandığa koştu. Seçimlere katılım oranı % 90 ile çok yüksek gerçekleşt..
Tamamı 31.03.2014

Kozmik Oda'da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanmadı. 60'lı..
Tamamı 14.03.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 08.02.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 02.12.2013

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ibadete kapa..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ve sit..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilg..
Tamamı 06.09.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldığı için hu..
Tamamı 15.08.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı. Tutuklu ..
Tamamı 05.08.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına açıklama ya..
Tamamı 24.07.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt üyeliğinde..
Tamamı 19.07.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günlerde intern..
Tamamı 10.06.2013

Sitede uygulanacak kısıtlamalar!

Kısıtlama uyarısı

2001'den beri hizmet veren sitemizin ziyaretçi sayısı giderek artış göstermiş, savcıların dahi iddianame hazırlarken faydalandıkları bir başvuru kaynağı haline gelmiştir. Ziyaretçilerden ücret talebi hiç düşünülmemiştir. İlk günkü heyecan ve amatörce bir gayretle ve sadece hizmet amacıyla yapılandırılmış sitemiz, hiç bir yerde olmayan iddianame aramaları, geniş ve kategorileştirilmeye çalışılan arşivi ile siz değerli ziyaretçilerine ve araştırmacılara -karşılıksız- hizmeti sunmayı prensip edinmiştir. Bunda herhangi bir değişiklik de düşünülmemektedir. Ancak giderek yoğunlaşan kullanım beraberinde yavaşlığı ve bazen yayının saatlerce durmasını da getirebilmektedir. Bu nedenle siteyi yoran bazı bölümlerin devre dışı bırakılmasına ve mümkün olduğunca küçülme uygulanmasına karar verilmiştir. Eğer ilerleyen süreçte ekonomi ve insangücü şartları profesyonel imkanları getirirse sitenin tekrar genişletilmesi düşünülebilecektir. Bu itibarla sitede ulaşamadığınız bölümler, karşılaşabileceğiniz kısıtlama ve olumsuzluklar için şimdiden özür diliyoruz.
Tamamı 09.08.2016

Zirve davasındayız!

Kontrgerilla.com, Zirve'yi sarstı

Zirve davasının 93. duruşmasında sanıklar savcılık mütalaasına karşı savunma yaptı. Sanıklardan Ergenekon hükümlüsü Hurşit Tolon'un avukatı İlkay Sezer savcıya tepki gösterdi: 'Mütalaanın ilk bölümü 'kontrgerilla.com' internet..
Tamamı 23.06.2013

Ergenekon davasındayız!

Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu

Ergenekon davasının 202. duruşmasında eski Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu konuşuldu. Ecevit'in doktoru Mücahit Pehlivan tanık olarak ifade verdi. Duruşmada Abdullah Harun'un konuyla ilgili bir yazısı da gündeme geldi. O ve benzer diğer yazılarda Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün'ün "Dünyada tedavisi kesilince iyileşen tek hasta..
Tamamı 11.03.2013

Yeni kitabımız çıktı!

Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi

'Ordu Suikast Düzenler mi? Bülent Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi' başlıklı kitap, 2009 yılı sonunda gerçekleşen Arınç Suikasti ve Kozmik Aramalar konusunu ve üç yıldır tamamlanmayan soruşturmanın örtbas edilip edilmediğini sorgulayan, konuyla ilgili iddiaları da aktaran bir çalışma.. Subayların Ergenekon ve diğer örgüt bağlantıları.. Kozmik Aramalar.. Tepkiler..
Tamamı 27.12.2012

Fetullah Gülen'e şok

Paralel Devlet´e suç duyurusu

23.01.2014 11:20 Milli İradeyi Savunanlar Platformu (MİSAP), 'Paralel Devlet' konulu bir suç duyurusu yaptı. TMK ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başssavcılığı'na yapılan suç duyurusunda; birkaç aydır yaşanmakta olan paralel devlet iddiaları ile bu yapılanmanın başında Fethullah Gülen’in bulunduğu ve yapılanmayı bizzat idare ettiği şüphesi çok sayıda somut bulgu..
Tamamı 23.01.2014

Zirve mütalaası sitemizde

Malatya Zirve Katliamı Davası

17.07.2014 13:55 Malatya Zirve Katliamı davasının 567 sayfalık savcılık mütalaasının tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. 23 Haziran'daki duruşmada sanık avukatları savcılık mütalaasına tepki gösterdiler. Hurşit Tolon'un avukatı, mütalaanın ilk 150 sayfalık bölümünün 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden..
Tamamı 17.07.2014

Gezi Belgeseli

Belgeleriyle Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılan, haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçilerini delilleriyle birlikte sergilemeye başlıyoruz. Halka ve verdiği oya güvenmeyen, onları aşağılayan, sandık yerine başka yerlerden iktidara çıkmaya çalışan, kısacası seçimlerden fayda ummayan bu güçlerin..
Tamamı 24.06.2013

Ayasofya Camiye Çevrilsin

Ayasofya için dilekçe kampanyası

26.11.2013 13:01 Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), 'Peygamberimizin'in işareti, Fatih'in emaneti, Büyük Türkiye'nin alameti; Ayasofya açılsın' sloganıyla Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi için dilekçe kampanyası başlattı. Türkiye çapında yapılacak kampanya, İstanbul'un Fethi'nin sene-i devriyesi olan 29 Mayıs 2014'te sonlanacak ve toplanılan dilekçeler yine..
Tamamı 26.11.2013

İddianame yayından kaldırılmıştır

İzmir casusluk davası

İzmir casusluk davasının iddianamesinde 196'sı müşteki, 831'i mağdur olmak üzere toplam 1027 kişi için kimlik bilgilerinin sansürlenmesi çalışması yapılmıştı. Bu süreçte çok yoğun emek harcandı. Ancak sitemize artarak gelmeye devam eden taleplerden anlaşıldığı gibi, iddianamelerde mağdur ya da müşteki olarak yer almadığı halde çok sayıda başka ismin de..
Tamamı 14.05.2013

Türkistan Deklarasyonu

Türkistan Uluslararası Konferansı

12.05.2014 11:50 'Türkistan'ın Dünü, Bugünü, Yarını' adıyla üçüncüsü düzenlenen uluslararası konferans, 11 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkistan; ilmi, islami, fenni ve tıbbi ilimlerin beşiği olan, Buhari, Tirmizi ve Biruni gibi çok önemli müslüman ilim adamlarının yaşadığı bölgenin adıdır. Türkistan coğrafyası ve özellikle de bu coğrafya..
Tamamı 12.05.2014

Erdoğan'ı ameliyatta öldüreceklerdi

21.08.2016 13:14 FETÖ'nün askeriyeden sorumlu imamıyken, 17/25 Aralık darbe girişimi sonrası itirafçı olup örgüte ait 200'e yakın gizli bilgi, belge, görüntü ve ses kaydını İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato'ya teslim eden Hüse..
Tamamı 21.08.2016

Adana'da FETÖ'ye 68 gözaltı

21.08.2016 12:52 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik iki operasyonda 68 şüpheli gözaltına alındı. 14 Ağustos'taki ilk operasyonda, Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması ka..
Tamamı 21.08.2016

Adli Tıp'ta FETÖ'ye 38 tutuklama

21.08.2016 12:43 15 Temmuz darbe girişimi sonrası İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda FETÖ/PDY yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma devam ediyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekili Ömer Faruk Aydıner tarafında yürütülen soruşturma kapsa..
Tamamı 21.08.2016

Adliye katibinden FETÖ itirafları

21.08.2016 12:37 Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan zabıt katibi Yusuf Gökşen, savcılık ifadesinde, ilk maaşlarını "adliyeden so..
Tamamı 21.08.2016

Adliyelerdeki 293 FETÖ'cü yakalandı

21.08.2016 12:20 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma çerçevesinde, Gülen örgütüne yönelik adliye operasyonları genişletildi. İstanbul'da 15 Ağustos'ta başlayıp ilerleyen günlerde devam eden adliye operasyonlarında ..
Tamamı 21.08.2016

Hakim-savcı sınavlarına 86 gözaltı

21.08.2016 12:10 2012'deki hakim ve savcı sınavlarında usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle başlatılan soruşturma kapsamında 34 ilde düzenlenen operasyonlarda, haklarında yakalama kararı bulunan 86 şüpheliden 28'i gözaltına alındı. 18 Ağ..
Tamamı 21.08.2016

Ankara'da 38 asker tutuklandı

21.08.2016 12:04 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 49 askerden 38'i tutuklandı. Emniyetteki işlemlerin a..
Tamamı 21.08.2016

FETÖ'nün 33 'Abi'si tutuklandı

21.08.2016 11:58 Antalya'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, örgüte öğrenci kazandırdığı ileri sürülen ve örgütte 'hususiciler' ile 'serrehber' olarak adlandırılan 34 örgüt 'Abi'sinden 33'ü tutuklandı. 14 Ağustos'ta yaşanan gözaltıla..
Tamamı 21.08.2016

Balıkesir'de FETÖ'ye 76 gözaltı

21.08.2016 11:51 Fetullahçı terör örgütü paralel devlet yapılanması üyelerine yönelik Balıkesir'de üç operasyon yapıldı. 11 Ağustos'taki ilk operasyonda 42 işadamı gözaltına alındı. 18 Ağustos'ta Balıkesir merkezli 8 ildeki diğer opera..
Tamamı 21.08.2016

Başbakanlık'ta FETÖ'ye 18 gözaltı

21.08.2016 10:47 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, Başbakanlık çalışanı 18 kişi gözaltına alındı. 19 Ağustos'taki operasyonla ilgili alınan bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürl..
Tamamı 21.08.2016

BDDK'da FETÖ'ye 29 gözaltı

21.08.2016 10:40 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasında, yeni bir gelişme yaşandı. BDDK tarafından hazırlanan ve takipsizlikle sonuçlanan 17-25 Aralık soruşturmalarında a..
Tamamı 21.08.2016

Boydak Holding'e kayyum

21.08.2016 10:28 Kayseri'de kurulu İstikbal, Bellona ve Mondi gibi ünlü markaların içinde bulunduğu BOYDAK Holding'e 5 kişilik kayyum atandı. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Kayseri 2. Sulh Ceza Mah..
Tamamı 21.08.2016

Dink cinayetinde 4 tutuklama

21.08.2016 10:01 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube..
Tamamı 21.08.2016

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
18.942.965