Tam
EskidenYeniye
 

Flaş!!! İşte ´Komplo Belgesi´ni ihbar eden mektubun tam metni

´Tanıklık yapmaya hazırım..´ Türkiye´yi birkaç gündür sallamaya başlayan ´AKP ve Gülen´i Bitirme Planı´ ya da diğer adıyla ´İrtica ile Mücadele Eylem Planı´nın orjinalini Ergenekon savcılarına ileten subayın, Türkiye´de taşları yerinden oynatacak ihbar mektubunun tam metni ortaya çıktı. Mektup, hükümeti yıkmayı, halkı birbirine düşürmeyi, suçsuz insanlara komplo düzenlemeyi hedefleyen planın emir-komuta zincirinde hazırlandığını ortaya koyuyor.

Önceki haber title=Sonraki haber

FLAŞ!!! İşte ´Komplo Belgesi´ni ihbar eden mektubun tam metni

´Tanıklık yapmaya hazırım..´ Türkiye´yi birkaç gündür sallamaya başlayan ´AKP ve Gülen´i Bitirme Planı´ ya da diğer adıyla ´İrtica ile Mücadele Eylem Planı´nın orjinalini Ergenekon savcılarına ileten subayın, Türkiye´de taşları yerinden oynatacak ihbar mektubunun tam metni ortaya çıktı. Mektup, hükümeti yıkmayı, halkı birbirine düşürmeyi, suçsuz insanlara komplo düzenlemeyi hedefleyen planın emir-komuta zincirinde hazırlandığını ortaya koyuyor.

Mektup, hükümeti yıkmayı, halkı birbirine düşürmeyi, suçsuz insanlara komplo düzenlemeyi hedefleyen planın emir-komuta zincirinde hazırlandığını ortaya koyuyor. BUGÜN ve TARAF gazeteleri, ´İrtica ile Mücadele Eylem Planı´ belgesinin ´gerçek´ olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan esrarengiz subayın Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara gönderdiği ihbar mektubuna ulaştı. Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı´nda çalışan subay, ihbar mektubunda Türkiye´yi sarsacak iddialarda bulunuyor. Mektupta İrtica ile Mücadele Eylem Planı´nın emir komuta zinciri içerisinde nasıl hazırlandığından, belgenin varlığının ortaya çıkmasının ardından tüm bilgi ve belgelerin imha edilmesi sürecine, ordu içerisindeki cuntanın halen devam eden faaliyetlerine kadar birçok konuda önemli bilgilere yer veriliyor. Gerekirse savcılara ifade verebileceğini belirten subay mektubunda, darbe eylem planını emir komuta zincirinde hazırlayan askerlerin nasıl himaye gördüğünü de Albay Dursun Çiçek´in evinde arama yapan askeri savcının sözleriyle şöyle açıklıyor: Biz personelimizi böyle koruruz... İşte Ergenekon savcılarının elinde bulunan o ihbar mektubu...

Belgenin orjinalini yok etme ve diğer izleri silme operasyonunda görev alan personel

Hv. Öğ. Bnb. Hicri Dinçerol, Tümg. M. Mutlu Arıkan, Askeri Savcı Yardımcısı As.Hak.Yzb. İ. Volkan Şahin, Deniz Kuvvetleri MEBS Başkanlığı´nda görevli Üstğm. Berrin Şahin (Volkan Şahin´in eşi), Üstğm. Fatih Karacaer, Korg. Mehmet Eröz, Org. Hasan Iğsız, Tuğg.(şimdi Tümg.) Mustafa Bakıcı, Kur. Alb.Uğur Berksun, Alb. Şükrü Kısadere, Ütğm. Erhan Sakallı, Ütğm. Kazım Bozkurt, Bçvş. Mustafa Urhan ve Svl.Me. Rıfat Sülük.

CUNTACI SUBAYLAR HALEN İŞBAŞINDA

Sayın Savcım, Kuşaklar boyu TSK´ya hizmet etmiş bir aileye sahip olmaktan onur duyan bir subayım. Son dönemde TSK´nın tarihinde hiç olmadığı kadar itibar kaydına uğraması, beni ve benim gibi vatanını ve milletini seven bir çok silah arkadaşımı son derece rahatsız etmiştir. Dosta güven, düşmana korku vermiş ordumuzun kendi milleti nazarında güven kaybediyor olması çok acı bir durumdur. Kendi milletine karşı psikolojik harekat yapan, toplumu bölen ve toplumun değerlerini karşısına alan bir TSK´nın hayal edilmesi mümkün olmadığı nasıl bir gerçekse, TSK´nın tamamının böyle olmadığı da bir gerçektir.

Halka psikolojik harekat

Maalesef, önceleri doğru ve gerekli olduğuna inandığım ancak şu an içinde bulunmaktan büyük pişmanlık duyduğum, sadece 3´üncü dünya ülkelerine özgü bir şekilde kendi vatandaşına psikolojik harekat uygulayan ve bunun adına da bilgilendirme faaliyeti şeklinde masum ve haklı görünen bir maske uyduran bir cunta oluşumunda birçok arkadaşımla birlikte görev aldım. Bu oluşum ilk başta gayet haklı gerekçelerle kurulan ve gerçek görevi düşmana karşı psikolojik harekat uygulamak olan Psikolojik Harekat Daire Başkanlığı´nı kendine maşa olarak kullanıyordu. Bu güzide kurumun imkan ve kabiliyetlerinden yararlanılarak devletin vali, kaymakam, savcı, hakim gibi önemli kadrolarında görevli personeli de dahil olmak üzere insanlarımız haklarında oluşturulan ´Bilgi Fişi´ adı verilen belgelerle tek tek fişlendi. Cunta yapılanmasının organize ettiği yasal dayanağı bulunmayan faaliyetlerin kamuoyuna yansıması sonucu kurumumuz yıprandı, adı Bilgi Destek Daire Başkanlığı olarak değiştirilmek zorunda kalındı ve görev alanı daraltıldı. Hali hazırda devam eden, cunta faaliyetleri neticesinde, son olarak toplam sayısı 4 olan ve muharebede Ege Ordu Komutanlığı dahil tüm Ordu Komutanlıklarını destekleyecek olan Bilgi Destek Taburlarının sayısı 1´e düşürülerek asli görevini yapamayacak hale getirildi. Geriye kalan son taburda görevi bazı personel halen asli görevlerine yönelik çalışmaları bir kenara bırakarak cunta örgütlenmesinden aldıkları örtülü ve yasadışı görevleri yürütmeye devam etmektedir.

Makamları işgal ettiler

Yukarıda ifade ettiğim TSK içerisindeki ülke yönetime el koyma heveslileri, yani darbe taraftarları başka bir ifadeyle Cunta örgütlenmesi yıllardır işgal ettiği makamlarla, kilit pozisyonlar ve sivil uzantılarıyla ülkenin gündemini elinde tutmuş ve faaliyetlerini kamuoyuna tüm TSK´nın ortak görüşü gibi göstermiş ve göstermeye devam etmektedir.

AKTÜTÜN VE DAĞLICA´NIN İÇİNDEYDİK

Cunta örgütlenmesi ve faaliyetlerinden haberdar ve rahatsız olan kendisi gibi personelin gerçekleri anlatmak için zemin bulamadığını ve sesini duyuramadığını ifade eden subay, mektubunda Aktütün ve Dağlıca karakol baskınları, Çukurca´da mayın patlaması ve Poyrazköy cephaneliği gibi skandal eylemlerin içerisinde de cuntanın bizzat yer aldığını iddia ediyor. İşte subayın dehşete düşüren sözleri:

Korkuttular ve sindirdiler

Biz silah arkadaşıyız, Ortak düşmanlar, ?Biz bir aileyiz, TSK´yı yıpratmak istiyorlar gibi temaları kullanarak sözde Korumacı bir yaklaşımla hedef saptırmaya çalışıyorlar. Bu sözde korumacı yaklaşımla birlikte, gerçekleri bilen ve duyurmak isteyen personel de Korkutma ve sindirme faaliyetleri ile susturulmaktadır. Bu şekilde birçok olay karşısında kol kırılır yen içinde kalır mantığı yürütülmektedir. Cuntanın pisliklerini içeride gizlemek durumunda kalan TSK´nın itibarı ise sürekli zedelenmeye devam etmektedir. Toplumun genelinde bilinen ve dedikodu şeklinde kulaktan kulağa yayılan TSK ile ilgili birçok konuyu (PKK´ya yardım, uyuşturucu, fişleme, suikast, örtülü operasyonlar vb) olayların olduğu bölgelerde görev yapanlar, medya aracılığı ile öğrendi. Ancak medyanın bilmediklerini ben ve benim gibi Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan arkadaşlar yani bu faaliyetleri bizzat planlayan ve icra eden kişiler çok yakından biliyoruz. Bilgi destek personeli olarak bizzat olayların içerisinde (Aktütün´de, Dağlıca´da, Poyrazköy´de, Çukurca´da ve daha birçok yerde) olduğumuz için gerçekler tüm çıplaklığıyla bilinmektedir.

Cuntanın bekası için

Ayrıca askeri okullarda başlayıp karargah, birlik ve lojmanlarda her anı bir arada geçen tatillerini bile beraber yanan bizler birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Özellikle ülke gündemini uzun süre meşgul eden ve devletin kurumlarını birbirine düşüren son İrticayla Mücadele Eylem Planına bakıldığında; her olayda olduğu gibi bu olay da cuntanın kendi bekası için ülkemizin tüm değerlerini paramparça etmeye çalıştığı görülmektedir.

Belgenin aslı bulunamayınca kriz çıktı

?Belgenin aslını aldım. Aslı bulunamayınca, bir cunta mensubu tarafından imha edildiği görüşü benimsendi. Başbuğ açıklamasını, belgenin imha edildiğine kanaat getirdikten sonra yaptı...?

Halk oyu ile iktidara gelen hükümeti devirmek için hazırlanan İrtica ile Mücadele Eylem Planı nın Albay Dursun Çiçek´e emir-komuta zinciri içerisinde yazdırıldığını, emrin Genelkurmay İkinci Başkanı´ndan geldiğini, iki generalin de katkı sağladığını ifade eden subayın sözleri şöyle:

Bu belgeyi kim sızdırdı?

TSK´da psikolojik harekat birimlerinin kuruluş safhasından bu yana aktif bir şekilde göre, alan ve 2009 yılı genel atamalarına kadar Genelkurmay Bilgi Destek Okul Komutanlığı´nda görev yapan Hv. Öğ. Bnb. Hicri Dinçerol bahse konu belge hakkında , Bu belgeyi biz hazırlamıştık, nasıl sızdı anlayamadım demiştir. Bu ifade, Hv. Öğ. Bnb. Hicri Dinçerol´un da cuntanın bir elemanı olduğunun ve söz konusu cuntanın faaliyetlerinin ´İrticayla Mücadele Eylem Planı´yla sınırlı kalmadığının açık bir göstergesidir. Sayın savcım, İrticayla Mücadele Eylem Planı basında yer alır almaz, erken davranarak söz konusu evrakın aslını gizlice dosyalandığı klasörden aldım. Belgenin aslının yerinde olmadığı anlaşılınca önce bir kriz yaşandı. Ancak daha sonra belgenin ele geçmesinden korkan bir cunta mensubu tarafından imha edildiği görüşü benimsendi. Nitekim Org. İlker Başbuğ, belge hakkında basın açıklamasını aslının imha edildiğine kanaat getirdikten sonra yaptı. Mensubu bulunduğum TSK´ya uzun yıllar hizmet etmiş bir subay olarak bir hizmetim daha olsun istiyorum. Özverili çalışmalarınıza katkıda bulunmak adına EK-A´da yer alan bu belgeyi size göndermeyi vatanım ve milletim adına bir vazife biliyorum.

CHP´liler de destek verdi

Ayrıca; 2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay II. Başkanı Org. Ergin Saygun´un emri gereği üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekat Başkanı Korg. H. Nusret Taşdeler´in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı´nda şube müdürü olarak görevli Kurmay Albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına tanık oldum. Yukarıda isimleri geçen şahıslar, görev alanlarının dışındaki birçok konuyla ilgili olarak hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu konuda örnek olması bakımından bahse konu cunta tarafından hazırlanmış bir çalışma EK-B´de sunulmuştur. EK-B´nin altında imza bulunmamasının sebebi evrakın elektronik ortamda gönderilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Ne zaman hız kazandı?

Söz konusu gayri hukuki çalışmalar, TSK içerisinde cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Hasan Iğsız´ın Genelkurmay II´nci Başkanlığı döneminde hız kazanarak devam etmiştir. Org. Hasan Iğsız´ın doğrudan netice alınabilecek bir eylem planı hazırlaması konusunda verdiği direktif gereği Korg. Mehmet Eröz ve Tümg. Mustafa Bakıcı´nın da katkılarıyla gerekli çalışmalar başlatılmış ve söz konusu eylem planı Alb. Dursun Çiçek tarafından hazırlanmıştır.

Her şey bir haberle başladı

Taraf Gazetesi´nde 12 Haziran 20009´da yer alan ?AKP ve Gülen´i bitirme planı? başlıklı haber, ordunun siyasi hayata nüfuz etme girişimlerini tartışmasız bir biçimde ortaya koydu. Planın AK Parti ile ilgili bölümünde ?AKP mensubu kilit haberleşmecilere kamuoyuna çelişkili açıklamalar yaptırılarak, parti ile hükümet içerisinde ciddi anlaşmazlık ve bölünmeler yaşanıyormuş şeklinde algılanması sağlanacaktır? yorumu yapılıyordu. Ermenistan ve Yunanistan ile ilişkilere de değinen planda, iki ülke ile ilgili kamuoyunda tepki uyandıracak haberlere medyada sürekli yer verilmesi hedefleniyordu. Amaç ise şöyle anlatılıyor: Milliyetçi partilerin bu şekilde tabanı genişletilmeli. AKP zora düşmeli.

HABER ÇIKTIKTAN SONRA KARARGAH´TA YAŞANANLAR

Adı Ergenekon savcılarında bulunan subay, ´İrticayla Mücadele Eylem Planı´nın medyada yansımasıyla birlikte Genelkurmay Karargahı´nda yaşananları şöyle anlattı:

1- Genelkurmay Başkanlığı olaydan, söz konusu belgenin medyaya yansıdığı gün sabah saat 04.30 itibarıyla Genelkurmay İletişim Daire Başkanlığı vasıtasıyla haberdar olmuştur.

2- İKK ve Güvenlik Dairesi Başkanı Tümg. M. Mutlu Arıkan ve beraberindeki bir Bnb. olayın olduğu sabah olayı incelemek üzere Bilgi Destek Daire Başkanlığı´na geldiklerinde, Bilgi Destek Daire Başkanlığı´nda görevli Alb. Çiçek´in haricindeki diğer iki şube müdürünün mesai başlangıcından önce Dz.P.Kur.Alb. Dursun Çiçek´in şubesinde bilgi ve belge temizliği yaptıklarına şahit olmuşlardır.

3- Aynı gün mesai başlangıcında Alb. Dursun Çiçek´e Tümg. M. Mutlu Arıkan tarafından Bunu siz mi hazırladınız? diye sorulmuştur. Alb. Çiçek panik içerisinde inkar ederek Bunu biz yapmadık, bizim dairenin işi değil. deyince Tümg. Arıkan Sen onu bırak, ben sana bu şekilde hazırlanan yüzlerce belge gösteririm, sen bana bu belgenin neden sızdığını söyle diyerek tepki göstermiştir.

4- Bu olay anında hiçbir mahkeme kararı alınmamıştır. Hiçbir gözaltı gerçekleşmemiştir ve hiçbir ifadeye başvurulmamıştır. Belgeyi tespite yönelik ciddi hiçbir araştırma yapılmamıştır, gayri ciddi bir şekilde davranılmıştır.

Harddiskler peşpeşe 35 kez özel programlarla (Killdisk) silinerek bilgilerin kurtarılması engellenmiş, 40 torbaya yakın evrak da evrak imha (kırpma) makinelerinde kırpılarak ve akabinde yakılarak yok edilmiş..

5- Sivil savcılığın olaya el koyması hususu gündeme gelince Alb. Çiçek´in bilgisayarı, ilgili şubedeki bütün bilgisayarlar ve ilgili server (ana bilgisayar) dahil her şey alınmıştır. Alınan tüm bilgisayarlar özel programlarla 35 kez geri getirilemeyecek şekilde silinmiştir. Bu işlemler 19-20-21 Haziran 2009 tarihlerinde cuma, cumartesi ve pazar günü gizli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Silinen bilgisayarların Genelkurmay MEBS Başkanlığı´nda kayıt numaraları: 41440, 34218, 24187, 20245, 24159, 27861, 34331, 24251, 24040, 38534, 29595, 24551, 29653, 24532, 39198, 13924, 13920, 16118, 16110, 539337, 121561, 224259, 321609, 421624, 41510, 29816, 24045, 34359, 41520, 24362, 41401, 24749, 38537, 24242´dir. Bilgisayarlar ve hard diskleri Savcılığa tüm temizleme işlemlerinden geçirildikten sonra gönderilmiştir. Daha sonra bu bilgisayarlar başka birimlere kaydırılmıştır.

6- Alb. Çiçek´in ve ilgili şubenin bilgisayarlarını inceleme ve temizleme işleminde Genelkurmay MEBS Başkanlığı´nda görevli Üstğm. Fatih Karacaer ve Deniz Kuvvetleri MEBS Başkanlığı´nda görevli Üstğm. Berrin Şahin (Genkur. As.Sav.Yrd.As.Hak.Yüz. Volkan Şahin´in eşi) görev almıştır.

Askeri Savcı: Biz personelimizi böyle koruruz

7- Albay Çiçek´in evinin aranması işlemi belgenin basında yer almasından beş gün sonra göstermelik bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Genelkurmay Askeri Savcı Yardımcısı As.Hak.Yzb. İ. Volkan Şahin aramaya ciddiyet kazandırmak için evde tam 5-6 saat vakit harcamış, hiçbir arama yapmamış ve bir şey bulmadan dönmüştür. Yavuz hırsız misali Sayın Askeri Savcımız, Bilgi Destek Daire Başkanlığı´na geldiğinde Biz personelimizi böyle koruruz diyerek tavrını açık bir şekilde ortaya koymuştur.

8- Aynı şekilde, Genelkurmay Karargahı´ndaki tüm kağıt imha makineleri bir araya toplanarak, hukuki açıdan sıkıntı oluşturacak kırk torbaya yakın evrak (Kağıt parçaları!) bu makinelerde kırpılarak ve akabinde yakılarak deliller yok edilmiştir. Bahse konu işlemlerde görev alan erbaş ve erler de dahil olmak üzere tüm personel uygun(!) bir şekilde uyarılmıştır. Evrak imhasında göre, alan erbaş ve erlere ait isim listesi EK-Ç´de sunulmuştur.

9- Alb. Dursun Çiçek ve ekibinin hazırladığı İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinin TSK´ya ait olmadığını raporlamak ve belgenin yazım teknikleri açısından sahte olduğunu ispata yönelik; Bilgi Destek Harekatı ve Gayri Nizami Harp teknikleri hakkında deneyimli, akademik eğitim ve karar tecrübesine sahip bir personelin başkanlığında bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve kamuoyunun, belgenin sahte olduğunu algılamasına yönelik göstermelik bir rapor hazırlanmıştır. Ancak gerçek, bilirkişi heyetinin de dediği gibi değildir. Gnkur.İsth.Bşk.lığında olduğu gibi Genkur.Bilgi Destek Daire Başkanlığı´ndaki mevcut uygulama; özel içeriği bulunan evrakların (Hükümet, irtica, şahıslar, STÖ vb hukuki açıdan sıkıntılı evraklar) üzerinden TSK´ya ait olduğunu gösterir hiçbir ibare bulunmaz;

a) Değişik yazı fontları ve puntoları kullanılır,

b) Kapak yazısı ile eki bir araya getirildiğinde kapakla ekinin birbirinin devamı olduğunu gösterir hiçbir ifade bulunmaz,

c) Özel içerikli eklerin üzerine gizlilik derecesi, imza bloğu, kontrol güvenlik numarası, evrak numarası gibi TSK´ya ait ibareler yer almaz, Gnkur.Bşk.lığı´nın MİT ve EGM´den şahıslar(sivil) hakkında yapılan yazışmalarda bu görülebilir.

ç) Bilgi notları saklanırken kapağı ayrı bir yere bilgi notu ayrı bir yerde saklanır. Böylece bilgi notu TSK´ya ait olmayan bir yazıymış gibi görülebilmektedir.

d) Bilgi notunun hangi kapağa ait olduğunun belirlenmesi ise tarih, saat grubu, bilgi notu ve kapağına aynı numaranın verilmesi gibi yöntemlerle yapılmaktadır. e) Buradan da anlaşılıyor ki andıç, eylem planı, bilgi notu gibi çalışmalarda herkes kendine göre bir usul ve tarz belirleyebiliyor.

10- İrticayla Mücadele Eylem Planının sızmasından hemen sonra, benzer belgelerin sızmasını önlemek üzere, özellikle Alb.Dursun Çiçek´in (E) Org. Hurşit Tolon´a gönderdiği iletinin basında yer almasını müteakip, bilgi güvenliği konusunda Gnkur. II.inci Bşk.Org.Hasan Iğsız imzasıyla Gnkur.Bşk.lığının 24 Haziran 2009 tarihli İSTH:2240-57172-09/İKK ve Güv.D.Bil.Güv.Ş. sayılı ve Bilgi Güvenliği Tedbirleri konulu bir emir yayınlanmıştır. Bu emirde;

a) Evraklara güvenlik kontrol numaraları üç defa basılacak. Birincisi konu ve evrak numarasına gelecek, ikincisi metne, üçüncüsü ise imza bloğu ve imza üzerine gelecek şekilde olacak,

b) Bilgisayar ortamındaki yazışmalarda kesinlikle yazı bittikten sonra arz ederim, ad soyad, görev gibi ifadeler olmayacak,

c) Hiçbir evrakta ıslak imza taranarak bilgisayara yüklenmeyecek, elektronik imza olarak gönderilecek,

ç) İnternette elektronik postalarda isim kullanılmayacak,

d) Karargahlardaki internet bilgisayarları ve dizüstü bilgisayarlar sınırlandırılacak, gibi ifadeler yer almıştır. Bu emirden de anlaşılıyor ki, bu belgenin ortaya çıkması TSK´yı çok zor durumda bırakmış bu tür olayların tekerrür etmemesi için gerekli önlemlerin alınması istenmiştir.

´KAĞIT PARÇASI´ DEMİŞTİ

Genelkurmay Başkanı Başbuğ, 26 Haziran´da düzenlediği basın toplantısında İrticayla Mücadele Eylem Planı için ´kağıt parçası´ ifadesini kullanmıştı. Başbuğ şöyle konuşmuştu: Biz bu kağıt parçasının birileri tarafından TSK´yı yıpratma ve karalama amacıyla hazırlandığını değerlendirmekteyiz. Bu kağıt parçasının kimler tarafından ne amaçla hazırlandığının ortaya çıkartılması görevi ise devletin istihbarat birimleri ile yargı organlarına düştüğünü bildiriyor ve bunu istiyoruz. TSK demokrasi ve hukuk ilkelerine bağlı ve saygılıdır. Bu ilkelere aykırı düşünce içinde olan ve davranışlar içinde bulunan personeli TSK bünyesinde barındırmaz. TSK´nın komutanı olan Genelkurmay Başkanı olarak ben söylüyorum. Artık TSK´nın komutanı olan Genelkurmay Başkanı´nın bu ifadesi en büyük teminattır.?

STÖ FİŞLEMESİ VE SORUŞTURMA

İhbar mektubunda, sivil toplum kuruluşlarının 2006´da andıçlanmasına yönelik iddialara da açıklık getiriliyor. Buna göre yine Albay Çiçek imzalı Sivil Toplum Kuruluşları´na yönelik fişleme yapıldı. Bu andıç da emir-komuta zinciri içerisinde hazırlatıldı ve bu tespit edildi. Çiçek´e herhangi bir ceza verilmedi. Söz konusu resmi soruşturmanın belgesi savcıya gönderilen ekler arasında yer aldı. Skandal mektupta STÖ´lerin andıçlanması ve ardından gelen soruşturmaya ilişkin bilgiler şöyle sıralandı: Genelkurmay andıçı kabul etti ?Sayın Savcım, Albay Dursun Çiçek, tarafından hazırlanan ve çeşitli Sivil Toplum Örgütleri (STÖ)´nin fişlenmesini içeren bir andıç 7 Nisan 2008 tarihinde Taraf Gazetesi´nde yayınlanmıştır. Taraf Gazetesi´nin konuyu haber yapmasından sonra Genelkurmay Başkanlığı soruşturma başlatmıştır. Soruşturma sonucunda hazırlanan bilgi notu EK-C´de sunulmuştur. Bilgi notunda andıç çalışmasının Genelkurmay Başkanlığı´nın emri ile 29 Temmuz 2004 tarihinde başlatıldığı, Nisan 2006´da ilgili makamlara arz edildiği ifade edilmektedir. Yani Genelkurmay Başkanlığı adı geçen andıçın varlığını kesin bir şekilde kabul etmektedir. Bu rapor neticesinde Çiçek, hakkında bir işlem yapılmamıştır.?

Kimler andıçlanmıştı?

Taraf´ın Nisan 2008´de yayımladığı haberde, Genelkurmay Başkanlığı´nın 2006´da bazı sivil toplum örgütlerini içeren 2006 tarihli andıçına yer verilmişti. Buna göre Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Destek Daire Başkanlığı, 2006 yılı Mart ayında yayımladığı andıç başlıklı belgede, sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri tek tek sıralanıp Cumhurbaşkanı Gül´den, işadamı Rahmi Koç´a, Sabancı ailesinden, Eczacıbaşılar´a, Can Paker´den Oktay Ekşi´ye, TÜSİAD´dan TESEV´e kadar birçok isim ve derneği fişlemişti. Kişi ve kurumlar Türkiye´yi bölmek isteyen ABD ve AB´nin projelerini Türkiye´de yürütmek için birçok fondan yardım almakla suçlanmıştı.

Dursun Çiçek için özel açıklama

5 Ağustos´ta açıklanan son Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarında İrticayla Mücadele Eylem Planının altında imzası olan Albay Dursun Çiçek, kadrosuzluk nedeniyle terfi ettirilmemişti. Kararların açıklanmasının ardından Genelkurmay, tarihinde bir ilke imza atarak Çiçek´in neden atanmadığını bir açıklamayla kamuoyuna duyurmuştu. Açıklamada, Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek´in terfisine ilişkin basında muhtelif haberler çıkmış ve Yüksek Askeri Şura çalışması sonuçları açıklandıktan sonra da çeşitli sorular tevcih edilmiştir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı´nda sadece bir adet deniz piyade amiral kadrosu mevcut olup, bu kadroya 2008 yılında bir terfi yapılarak atama yapılmıştır. Bu nedenle, boş kadro olmadığından bu yıl deniz piyade için kontenjan ayrılmamış; dolayısıyla bu sınıf mensupları Yüksek Askeri Şura´da ...

Tanıklık yapmaya hazırım

Sayın savcım, beni bu çalışmaya sevk eden gerekçe Alb. ÇİÇEK ve ekibinin hazırladığı İrticayla Mücadele Eylem Planının ele geçirilmesi ile başlayan süreçte Genelkurmay´ın, belgenin TSK´yı yıpratmak adına hazırlanmış olduğu ön kabulü ile belgenin sahteliğini ispatlama çabası olmuştur.

Başbuğ kafaları karıştırdı

Burada onur kırıcı olan şey Sayın Genelkurmay Başkanımızın medyanın karşısına çıkıp kamuoyunda kafaları karıştıran hususlara cevap vermekten ziyade kendini savunma refleksiyle belgenin aslını bulabilecek olmasına rağmen alaycı bir üslupla Bu kağıt parçasıdır demesidir. Ayrıca yargıyı hiçe sayarak ve emir verici bir tavırla Bu belgenin gerçekliğini değil, kimin yaptığının bulunmasını istiyorum ifadesidir.

Görevini yapanlar mağdur edildi

Sayın savcım, bir cunta ekibinin yapmış olduğu illegal bir çalışma nedeniyle yıllardır görevini layıkıyla yerine getiren personel mağdur edilerek suçlu muamelesine tabi tutulmuş çeşitli yerlere sürülmüştür. Ama asıl suçlu olan Dz. P. Kur. Alb. Dursun Çiçek, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı´nda daire başkanlığı makamına atandırılarak himaye görmüştür. Aynı şekilde Tuğg. Mustafa Bakıcı tümgeneralliğe terfi ettirilmiştir. Korg. Mehmet Eröz konumunu korurken, Org. Hasan Iğsız 1´nci Ordu Komutanlığı makamıyla ödüllendirilmiştir. Olayın failleri yerine yıllardır Bilgi Destek Daire Başkanlığı´nın gerçek emekçileri olan subay, astsubay ve sivil memurlar suçlu muamelesi görerek karargah dışında çeşitli yerlere sürülmüştür. Burada asıl konu Albay Dursun Çiçek değildir. Dursun Çiçek zavallı bir adamdır. Asıl önemli olan bu Albay´ın bulunduğu konumdur.

Cunta kendi hukukunu işletti

Sayın savcım, cunta, şimdiye kadar ´kendi hukuku´ dışında bir hukuk tanımadı. Şimdi sizin gibi adaleti tesis edecek ve gerçek hukukun üstünlüğünü ortaya koyacak ´cesur´ savcılarımızın nefeslerini enselerinde hissedince yaptıkları kirli işlerin üzerini kapatmak için her türlü gayri ahlaki yola başvuruyorlar. Gerçeklerin üzerine örtmeye çalışıyorlar. Sayın savcım, bu ülkenin insanları gayretlerinizi takdirle karşılamaktadırlar. Her türlü fedakarlığı ortaya koyarak çalıştığınızı biliyorlar. Sayın savcım, tanık olarak çağırmanız durumunda gelmeye hazırım.

BELGELER NASIL ORTADAN KALDIRILDI

İrticayla Mücadele Eylem Planı´nın basında yer almasını müteakip, belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarlar temizlenmiş ve ilgili evraklar imha edilerek kamuoyuna Genelkurmay tarafından böyle bir çalışmanın olmadığı yönünde bir açıklama yapılmıştır. İmha süreci bizzat Org. Ergin Saygun´un Özel Sekreteri Kur. Alb.Uğur Berksun tarafından takip edilmiş, kendisi Bilgi Sistemleri İşletme Şubesi´ne giderek söz konusu eylem planının hazırlanmasında kullanılan 30709, 33746, 40077, 27238, 27229 ve 16693 BİM numaralı bilgisayarların hard disklerinin geri getirilemeyecek şekilde silinmesine nezaret etmiştir. Bu işlemde Alb. Şükrü Kısadere, Ütğm. Erhan Sakallı, Ütğm. Kazım Bozkurt, Bçvş. Mustafa Urhan ve Svl.Me. Rıfat Sülük görev almıştır. Sayın savcım, böyle bir olay vuku bulduğunda normal şartlar altında uygulanması gereken prosedür şudur: Olayın öğrenildiği anda İKK ve Güvenlik Daire personeli idari tahkikat için çağırılır. Bilgi Destek Dairesi´ne gidilir. Daire personelinden hiç kimsenin içeriye girmesine müsaade edilemez. Daire personeli tek tek çağırılarak dairedeki tüm dolaplar aranır. İlgili ve ilgisiz tüm bilgisayarlara el konulur. Genelkurmay Askeri Savcıları eş zamanlı olarak şüphelilerin evlerine giderek arama ve el koyma işlemi yapar. Elde edilen deliller ışığında dava açılmasına veya açılmamasına karar verir. ( Bugün, Taraf)

(26 Ekim 2009, 10:00)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

´AKP ve Gülen´i Bitirme Planı´ manşetlerimiz

Askerlerin soruşturmalara müdahalesi

Askerlerin organize şekilde Ergenekon savcılarından delil kaçırmaları

Karargah Evleri soruşturmasının askerlerce savsaklanması

Şemdinli Davası´nın askerlerce örtbas edilmesi

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=1057    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Karantina Kumpası Beraatle Bitti

21.04.2019 13:43 İzmir'de, 10 yıl önce, şu anda FETÖ'den tutuklu emniyet müdürü Nazmi Ardıç'ın yönetiminde yapılan 'Karantina 1' ve 'Karantina 2' operasyonlarında gözaltına alınıp, haklarında açılan davada 'örgüt yöneticisi olma', 'iha..
Tamamı 21.4.2019

Fetö Sultan Babalarına 16 Hapis

20.04.2019 15:53 Kocaeli'de, FETÖ/PYD Silahlı Terör Örgütü içerisinde 'Sultan Baba' grubu olarak adlandırıldıkları iddia edilen aralarında iş adamı ve esnafların da bulunduğu 24 sanığın yargılandığı davada karar çıktı. 15.04.2019 G..
Tamamı 20.4.2019

Gülen'in Dua Listesi'ndekiler davası

20.04.2019 15:01 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün finans merkezi olduğu gerekçesiyle kayyum atanan Kaynak Holding ve diğer bağlantılı şirketlere yönelik yapılan operasyonlarda ele geçirilen 944 kişinin isminin yer aldığı Dua Li..
Tamamı 20.4.2019

Muhafız Alayı Darbe davası

20.04.2019 14:26 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin davada, eski alay komutanları Muhsin Kutsi Barış ve Muhammet Tanju Posho..
Tamamı 20.4.2019

Akıncı Üssü Darbe davası

20.04.2019 14:17 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 kişinin yargılandığı davada, sanıklar savcının esasa ilişkin ..
Tamamı 20.4.2019

Kara Harp Okulu Darbe davası

20.04.2019 14:10 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Kara Harp Okulu'ndaki eylemlere ilişkin 307 sanıklı davaya devam edildi. 15.04.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR Ankara ..
Tamamı 20.4.2019

Jandarma Komutanlığı Darbe davası

20.04.2019 13:54 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı karargahındaki eylemlere ilişkin 245 sanıklı davaya tanık beyanlarının dinlenmesiyle devam edildi. ..
Tamamı 20.4.2019

Genelkurmay Darbe davası

20.04.2019 13:41 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin, aralarında sözde "yurtta sulh konseyi" üyelerinin de yer aldığı 224 kişinin yargılanmas..
Tamamı 20.4.2019

Darbede Havalimanı İşgali davası

20.04.2019 15:37 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe teşebbüsünde, Atatürk Havalimanı'nı işgal girişimi ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 76'sı tutuklu 159 sanığın yargılanmasına ..
Tamamı 20.4.2019

Fetö Petkim'i Böyle Ele Geçirmiş

21.04.2019 13:43 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Petkim Petrokimya Holding AŞ (PETKİM) yapılanması davasında 30 sanığa verilen 3 yıl ile 7 yıl 11 ay arasındaki hapis cezalarının gerekçeli kararında, örgütün, asıl mülakat ö..
Tamamı 21.4.2019

Fetö'nün 100 Kilo Altını davası

21.04.2019 13:25 Isparta'da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mitingde açıkladığı Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na ait 100 kilo altının kentteki bir bankadaki kiralık kasalarda bulunmasıyla ilgili 19 Şubat 201..
Tamamı 21.4.2019

Ecevit Üniversitesi Fetö davası

20.04.2019 16:11 Zonguldak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında, Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEÜ) görevliyken meslekten ihraç edilen 15 eski akademisyenin yargılanmasına devam edildi. 11 Nisa..
Tamamı 20.4.2019

Kırıkkale MKEK/Fetö davası

20.04.2019 15:50 Kırıkkale'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan eski Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) çalışanı ile örgütün okul ve dershaneler..
Tamamı 20.4.2019

Futbolda Şike Kumpası davası

20.04.2019 15:33 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'futbolda şike' soruşturmasında kumpas kurduğu iddiasıyla 20'si tutuklu 108 sanığın yargılanmasına devam edildi. 12 Nisan'da İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri ..
Tamamı 20.4.2019

Akfa Holding Fetö davası

20.04.2019 15:23 İstanbul'da, Kayyum atanan Akfa Holding ve alt şirketlerine yönelik yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması sonucunda açılan 6'sı tutuklu, 6'sı firari 84 sanığın yargılandığ..
Tamamı 20.4.2019

Fetö Polis Eşlerine 12 Hapis

20.04.2019 14:54 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün şifreli mesajlaşma programı ByLock'u kullandığı belirlenen eski emniyet müdürleri ve polisler Yakub Saygılı, Ömer Köse, Kazım Aksoy, Gaffur Ataç'ın eşleri ve kardeşlerinin de ar..
Tamamı 20.4.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
35.624.182