Tam  EskidenYeniye
 

Flaş!!! Odatv´ye 2. baskın

HSYK Adli Yargı Kararnamesiyle 137 hakim ve savcının görev yerini değiştirdi. İdari Yargı kararnamesinde ise 19 hakim ve savcının yeri değiştirildi. Değişikliklerde paralel yapının hedef alındığını düşündüren bazı isimler yer alıyor.

FLAŞ!!! Ergenekon operasyonu: 11 gözaltı

Ergenekon soruşturması kapsamında Yalçın Küçük, Ahmet Şık, Nedim Şener, Kaşif Kozinoğlu ve Odatv çalışanlarının aralarında bulunduğu 11 kişinin evinde arama yapılıyor. Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz´ün yürüttüğü operasyonun Odatv internet sitesinde ele geçirilen belgelerden yola çıkılarak başlatıldığı ifade edildi. Operasyon yapılan isimler kısa süre önce, Hanefi Avcı´nın kitabına benzeyen, Ergenekon davalarını hedef alan ve Ergenekon soruşturmasını çökertmek amacıyla dezenformasyon bilgileri içeren yeni bir kitap yazımı için bir araya geldiklerinin ortaya çıkmasıyla gündeme gelmişti. Yine kısa süre önce benzer gerekçelerle Odatv´ye operasyon düzenlenmiş Soner Yalçın ve iki arkadaşı tutuklanmıştı.

´Ergenekon´ soruşturmasını yürüten savcılardan Zekeriya Öz´ün talebi üzerine, İstanbul nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, Prof. Dr. Yalçın Küçük, gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık´ın da aralarında bulunduğu 11 kişiye ilişkin olarak arama ve gözaltı kararı verdiği belirtildi.Ergenekon sanıklarından Yalçın Küçük´ün Ankara´da bulunan evinde ve bürosunda polis tarafından arama yapılıyor. Ergenekon´da yeni dalga kapsamında Yalçın Küçük´ün Balgat´taki evinde arama başlatıldı. Ergenekon kapsamında tutuklanarak cezaevine giren Küçük, daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.Yalçın Küçük, Nedim Şener, Ahmet Şık, Odatv Ankara Temsilcisi Mümtaz İdil, Odatv´nin koordinatörü Doğan Yurdakul, Odatv´nin yazarı Müesser Yıldız, Aydın Bıyıklı, Coşkun Musluk, Odatv muhabiri İklim Ayfer Kaleli´nin (Bayraktar) evinde de arama yapılıyor. İklim Ayfer Kaleli´nin bir süre önce CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ile yaptığı bir telefon görüşmesi basına yansımıştı. Bu arada eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu´nun da evinde arama yapılıyor.

15 yerde arama, 11 kişi için gözaltı kararı

Geçtiğimiz günlerde gazeteci Soner Yalçın ile birlikte 2 Odatv çalışanın gözaltına alınmasıyla başlayan soruşturma kapsamında İstanbul ve Ankara´da eş zamanlı olarak aralarında gazetecilerin de bulunduğu 11 kişiye ait 15 adreste arama başlatıldı. Yazar Yalçın Küçük, gazeteciler Sait Kılıç, Ahmet Şık, Milliyet muhabiri ve yazar Nedim Şener, Müesser Yıldız, Oda TV Ankara Temsilcisi Mümtaz İdil, Oda TV yazarı İklim Bayraktar, Aydın Bıyıklı, Coşkun Musluk, Oda TV Genel Koordinatörü Doğan Yurdakul ve eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu´nun evlerine, polis sabah 6.30´da eş zamanlı baskın düzenledi. Söz konusu 11 kişi ile ilgili ´gözaltına alma´ kararı da var. Gazeteci Sait Kılıç. Doğan Yurdakul ve eski MİT mensubu Kozinoğlu´nun da aralarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı.

´O kitabın orada ne işi var?´

Ahmet Şık´ın Kabataş Setüstü Hacı İzzet Paşa Sokağı´ndaki evindeki arama avukatlarının da katılımıyla sürüyor. Şık´ın çalıştığı özel bir üniversitedeki bürosunda da arama yapıldığı bildirildi.Ahmet Şık´ın adı Soner Yalçın soruşturmasında geçmişti. Basılmamış kitabı Soner Yalçın´ın bilgisayarında çıkmış Ahmet Şık da O kitabın orada ne işi var diye sorup kaygılarını belirtmişti.

Yalçın Küçük, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı

İkinci Ergenekon davasının tutuksuz sanıklarından Prof. Dr. Yalçın Küçük´ün Balat Kireçhane Sokak´taki ve Ankara´daki evlerinde Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından arama yapılıyor. Küçük´e ait Yüzüncü Yıl´daki Öncü Sitesi´nde bulunan evde ve ofiste sabahın erken saatlerinde aramalar başlatılmıştı. Yalçın Küçük´ün ofisine alarm sistemi nedeniyle giremeyen güvenlik güçlerinin çilingir yardımıyla alarm sistemini etkisiz hale getirdiği ve kapıyı açtığı, aramalara bu şekilde başlayabildiği öğrenildi. Ofiste ´Ergenekon´ soruşturması kapsamında çeşitli belgelerin arandığı ve incelendiği bildirildi.

Şener´in evi de aranıyor, komşuları Türk bayrağı astı

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, Nedim Şener´in Bakırköy Kartaltepe Mahallesi Akın Yolu Sokak Oğuzhan Sitesi´ndeki evinde de arama başlatıldı. Haberi alan Şener´in arkadaşı gazeteci Murat Sabuncu da eve geldi. Ancak eve girişine izin verilmediğini belirten Sabuncu, Nedim Şener´in evde olduğunu söyledi. Sabuncu, Nedim Şener´in eşinin geçtiğimiz hafta kalp krizi geçirdiğini vurgulayarak, Şener ve eşini göremeden evden ayrıldığını ifade etti. Öte yandan, polislerin, Nedim Şener´in arama yapmaya başlamasının ardından bazı komşularının pencerelerine ve balkonlarına Türk bayrağı astığı görüldü.

11.33: Nerelerde arama yapılıyor?

İddialara göre, savcılığın talimatı doğrultusunda emniyet güçleri, Ankara ve İstanbul´da Oda TV Ankara Temsilcisi Mümtaz İdil, Gazeteci-Yazar Yalçın Küçük, Gazeteci Nedim Şener, Ahmet Şık ve MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, Coşkun Musluk, Oda TV Koordinatörü Doğan Yurdakul, Oda TV yazarı Müesser Uğur, Aydın Bıyıklı, Oda TV Muhabiri İklim Ayfer Kaleli olmak üzere 10 kişinin ev ve işyerlerinin arandığı öğrenildi. Evinde arama yapılan Sait Çakır ve Yalçın Küçük gözaltına alındı. Gözaltına alınanların sayısı 8´e yükseldiği bildirildi. Alınan bilgiye göre, Üsküdar´daki evinde yapılan aramaların tamamlanmasının ardından Sait Çakır hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Odatv´de yazıları yayınlanan Çakır´ın, Vatan Caddesi´ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Yerleşkesine götürüldüğü bildirildi. Öte yandan, soruşturma kapsamında Prof. Dr. Yalçın Küçük´ün evindeki aramanın sürdüğü, Küçük´ün bilgisayarlarının yedeklendiği, belgelerinin incelendiği bildirildi.

Evi aranan Kozinoğlu yurtdışında

Gelen haberlere göre evinde arama yapılanlardan eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu´nun yurt dışında olduğu bildiriliyor. Ergenekon kapsamında bu sabah evinde arama yapılan Kaşif Kozinoğlu, Türkiye´nin en gizemli askerlerinden biri. Eski bordo bereli Kozinoğlu ismi birçok kez gündeme gelmesine rağmen yüzünü gösteren temiz tek bir fotoğrafı olmayan eski bir MİT´çi... Türkiye kamuoyu Kaşif Kozinoğlu´nu ilk kez 6 yıl önce dönemin Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile Alaattin Çakıcı´nın davası için yaptığı görüşmenin ortaya çıkması ile tanıdı. Telefon dinleme kayıtları ile ortaya çıkan bu olay o dönemde MİT-Mafya-Yargı üçgeninde yaşanan karmaşık ilişkileri gözönüne sermişti. MİT bu gelişmelerin ardından ilk aşamada o dönemde görev başında olan Kaşif Kozinoğlu´na sahip çıktı. MİT´in açıklamasına göre Kozinoğlu, Yargıtay Başkanı´na yapılacak bir suikast girişimini araştırıyordu. Ancak daha sonra bu ihbarın Çakıcı tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Mahkeme ise delillerden yola çıkarak yapılan görüşmelerin amacının Çakıcı´nın davasının lehine sonuçlanması için bir girişim olduğunu ortaya koydu.

Hakkında dava açılan ilk üst düzey MİT´çi

Kozinoğlu o dönemde MİT´te Operasyon Başkan Yardımcısı idi ve geçici bir görev için Tokyo´da olduğu açıklanmıştı. Böylece, MİT tarihinde ilk kez, üst düzey bir görevli için böyle şok bir iddiayla ve çeteye yardım ve yataklık maddesinden dava açılmış oldu. Sonuçta Çakıcı´nın Yargıtay´daki davasını, Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya aracılığıyla takip ettiği iddia edilen MİT´çi Kaşif Kozinoğlu 5 ay hapis cezası aldı.

Eski bordo bereli

Kozinoğlu, hem eski bir bordo bereli hem de üst düzey MİT görevlisi olması nedeniyle ismi bu kadar gündeme gelmesine rağmen halen Türkiye´nin en gizemli isimlerinden biri. Medyada yer alan fotoğrafı bile yıllar önce çekilmiş görüntü kalitesi oldukça düşük bir kare. Binbaşı rütbesi ile Özel Kuvvetler Komutanlığı´ndan emekli olan Kozinoğlu, daha sonra MİT´e çalışmaya başladı.

Özel harekatçıları eğitti, Afganistan´da görev aldı

Kaşif Kozinoğlu, 1986 yılında Özel Harp Dairesi´nde görevli iken Polis Özel Harekat timlerini eğitmek üzere görevlendirildi. 1987´de ise MİT´in kurduğu yurtdışında görev yapacak birimin kuruluşunda görev aldı. Kaşif Kozinoğlu, MİT´te Operasyon Başkanlığı´nın altında Asya Ülkeleri Daire Başkanı Vekilliği yaptı. Kozinoğlu´nun Afganistan´daki etkinliği hem ABD´nin işgalinden önce hem de sonrasında devam etti. General Dostum´la yakın dostluğu bulunan Kozinoğlu, bu ülkenin önde gelenleri tarafından hala çok önemsenen bir aktör. Hatta bazı kaynaklara göre Kozinoğlu Afganistan´da general rütbesinde etkinliği olan biri.

MİT´e verdiği diploma sahte çıktı

Özel Kuvvetlerin altında hizmet veren Muharebe Arama Kurtarma Birliği´nin kuruculuğunu yaptı. 1994 yılında yurtdışına çıkana kadar bu görevdeydi. Görevi yıllar sonra yine Ergenekon operasyonunda yolları kesişecek Levent Göktaş´a bıraktı. MİT-Yargıtay-Mafya üçgeninde yaşanan skandal sırasında Kozinoğlu ile ilgili ilginç bir olay daha ortaya çıktı. O da MİT´te yükselmek için teşkilata verdiği diplomanın sahte çıkması. (NTV)

11.45: Ankara Baro başkanından tepki

Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında Odatv´nin faaliyetlerine yönelik ikinci dalga operasyonlarına karşı çıkarak, ´Ortada hiç bir somut konu olmadığı halde aramalar yapılıyor.´ iddiasında bulundu. Ankara´da aramaların yapıldığı bir adrese giden Feyzioğlu, burada yaptığı açıklamada, aramaların durdurulmasını istedi. Aralarında gazetecilerinde bulunduğu baskınlara gerekçe gösterilen arama kararlarının ´hukuka aykırı´ olduğunu söyleyen Feyzioğlu, Kararda somut hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Kimin ne ile suçlandığının yazmadığı bir arama kararı olamaz. Soyut gerekçelerle çıkarılan bu kararlar hukuka aykırıdır dedi. Vatandaşlara ´sanmayın ki yalnızca soyadı Küçük olanların başına bunlar gelebilir diyen Feyzioğlu, hiçbir vatandaşın mesken güvenliğinin kalmadığını söyledi. Bu korku, bu gelecek güvencesizliği, endişe ne zaman bitecek? Ne zaman insanlar sabahları polis mi savcı mı kapıma dayandı? diye endişe etmekten kurtulacak. Kimse benim bu sözlerimi ´darbe savunuculuğu´ olarak algılamasın. Ankara Barosu, darbenin karşısındadır. Benim amacım herkesin özgürlüğüne yapılan müdahaleyi ortaya koymaktır.

12.37: Cumhurbaşkanı Gül: Mahkeme ve savcıların kararı, söyleyecek bir şeyim yok

Mısır Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi Başkanı Mareşal Muhammed Hüseyin Tantavi´nin davetine icabetle günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştirmek üzere Mısır´a giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, hareketinden önce Esenboğa Havalimanı´nda basın toplantısı düzenledi, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, bir gazetecinin ´Ergenekon soruşturması kapsamında Nedim Şener, Yalçın Küçük ve Ahmet Şık´ın da aralarında bulunduğu 10 kişinin evinde aramalar başladı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?´ sorusu üzerine, ´Biraz önce öğrendim. Mahkeme ve savcıların kararı, söyleyecek bir şeyim yok´ dedi.

13.10: Doğan Yurdakul gözaltına alındı

Oda Tv Koordinatörü Doğan Yurdakul, Ankara´daki evinde gözaltına alındı. Ergenekon soruşturması kapsamında önce evi aranan Yurdakul, arama işlemlerinin tamamlanmasının ardından emniyete götürüldü. Yurdakul´un Ayrancı´daki evine gelen iki kardeşi, ağabey Yurdakul gözaltına alınıp götürülürken, polisten bilgi almaya çalıştı. Yurdakul, polis aracına bindirilirken kameraya el salladı. (Cihan)

13.34: Gazeteci-Yazar Ahmet Şık ve Nedim Şener gözaltına alındı

´Ergenekon´ soruşturması kapsamında evindeki arama işlemleri tamamlanan gazeteci-yazar Ahmet Şık gözaltına alındı. Kabataş Setüstü Hacı İzzet Paşa Sokağı´ndaki evindeki aramaların tamamlanmasının ardından Ahmet Şık hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Yine gözaltına alınan diğer isim Nedim Şener oldu. Şener emniyete götürülürken, ´Hrant için, adalet için´ diye bağırdı. Şener, Vatan Caddesi´ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getirildiğinde ise, basın mensuplarına, ´Türkiye´de Amerika´dan daha özgür bir basın var. İçişleri Bakanı´na selam olsun´ diye seslendi.

13.40: Meclis´te Ergenekon tartışması

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu´nda Ergenekon davası kapsamında bugün yapılan operasyonlar nedeniyle muhalefet ve iktidar milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Sivas Milletvekili Mustafa Açıkalın başkanlığında 19 maddelik ´Mini Torba´ yasa olarak adlandırılan düzenlemeler için toplandı. Pakette, özel güvenlik şirketleri ve Tahkim Kurulu başta olmak üzere bazı alanlarda yeni düzenlemeler getiriyor.

Komisyon Başkanı Açıkalın, ilk olarak teklif hakkında bilgi vermek üzere toplantıya katılan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu´na söz verdi. Eroğlu´nun mikrofonu çalışmayınca CHP´li komisyon üyeleri, bu sabaha karşı başlatılan Ergenekon operasyonunu gündeme getirerek, Gazetecileri susturuyorsunuz, bakın sizin de sesiniz kesiliyor. şeklinde göndermede bulundu. Bunun üzerine Eroğlu, yer değiştirerek teklifle ilgili sunumunu gerçekleştirdi ancak tartışmalar devam etti. CHP İstanbul Milletvekili Özyürek, bu sabah 11 gazetecinin içeri alındığı böyle bir günde bu konuları konuşmanın abes olduğunu söyledi. Bakan Eroğlu ise konunun yargının takdirinde olduğunu ve herkesin bilmesi gerektiğini anlattı. CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin ise Gün gelir bu hesaplar döner. diye cevap verdi. Bunun üzerine AK Partili komisyon üyelerinin itirazlarına rağmen CHP´li Özyürek, Ergenekon operasyonuyla ilgili eleştirilerini sürdürdü ve operasyonun, iktidarın doğrudan seçime yönelik sindirme girişimi olduğunu iddia etti. İktidarın bütün gazetecileri susturduğunu ileri süren Özyürek, Daha önce cezaevinde 53 gazeteci vardı. Bunlara 11 gazeteci daha eklendi. 65 gazeteci içerideyken basın özgürlüğünden bahsedilemez. Bunu şiddetle kınıyoruz. şeklinde konuştu.

Bakan Eroğlu, Hükümet olarak biz almıyoruz, alan yargıdır. diye karşılık verirken, MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da komisyonu izleyen gazetecilere, Sıranın kime geleceği belli olmaz. Sabah evden çıkarken vedalaşın, akşama dönemeyebilirsiniz. dedi. Yaşanan tartışmalar üzerine Başkan Açıkalın, komisyon toplantısına ara verdi. Buna rağmen tartışmalar bir süre daha devam etti. BDP´li Hasip Kaplan, tutuklamaların siyasi olduğunu, Ergenekon´da olduğu gibi KCK tutuklamalarını da bu çerçevede değerlendirdiklerini ifade etti. (Cihan)

13.48: İşçi Partisi: Türkiye´nin hiçbir yerinde kimse sessiz kalmayacaktır

Evin bulunduğu bina önünde açıklama yapan İşçi Partisi Genel Sekreteri Hasan Basri Özbey ise hukukun olmadığı yerde aramalara gerekçe aramanın saflık olduğunu öne sürerek, Yapılan kanunsuzluktur. Burada hukuk yok. Türk yargısı, Türk adaleti yok. Bundan böyle Türkiye´nin hiçbir yerinde kimse sessiz kalmayacaktır dedi.

14.28: CHP´li Yılmaz Ateş´ten operasyona tepki

CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, destek vermek üzere Ergenekon soruşturması kapsamında evinde arama yapılan Oda TV yazarı Müesser Uğur Yıldız´ın Çankaya´daki evine geldi. Ateş, çıkışta yaptığı açıklamada, aramalara tepki gösterdi. Ateş, şöyle konuştu: ´Bu aramanın ilginç olan tarafı şu; Müyesser Hanım birinci Ergenekon davasında, hakkında herhangi bir arama olmadan davayla herhangi bir ilgisi olmadan bir gazeteci arkadaşıyla yaptığı konuşma teknik takibe takılmış. Müyesser Hanım hakkında da herhangi bir mahkeme kararı olmadan, telefonlarının dinlenme kararı olmadan, bu arkadaşın o konuşmaları olduğu gibi iki gazetede yayımlandı. Bunun üzerine bu arkadaşımız Yargıtaya başvurdu. Savcı Zekeriya Öz hakkında davacı oldu ve Yargıtay başvurusunu haklı bularak Zekeriya Öz´ün yargılanmasına karar verdi. 1 Mart Salı günü de en son duruşması vardı. Fakat o da 3 Hazirana ertelenmiş. Şimdi sayın Zekeriya Öz, bu gazeteci arkadaşımızın hasmı. Şu anda mahkemelikler. Yargıtay yargılanması gerektiğine karar vermiş, ayrıca bu konuşmaları yayınlayan iki gazete de özel hayatın gizliliğini ihlal nedeniyle mahkum olmuşlar. Böyle bir süreç, böyle bir dava. Salı günü duruşma yapılıyor, hasmı olan kişi sayın Zekeriya Öz bir gün sonra gözaltına alınması kararını veriyor. Evi aranıyor.´

Kılıçdaroğlu: Aramalar demokratik değil

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında yapılan aramaları değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, Aramalar demokratik değil. Hükümet açıklama yapmalı. Tuz kokmuştur. AK Parti, kendi iktidarını devam ettirebilmek için basın mensuplarına baskı uyguluyor. iddiasında bulundu. CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de operasyonlara tepki gösterdi. ´Ergenekon´ soruşturması kapsamında bazı gazetecilerin gözaltına alınmasının tek amacının ´Hükümeti eleştiren sesleri susturmak´ olduğunu belirten Hamzaçebi, ´Şimdi Türkiye´de bir Muaviye dönemi yaratılmak isteniyor´ dedi. Hamzaçebi, Ergenekon soruşturmasının Türkiye´de darbe teşebbüsü olduğu gerekçesiyle başladığını, ancak giderek amacından uzaklaştığını ve ´AKP iktidarına muhalif olanların seslerinin kesildiği, onların susturulduğu´ bir soruşturmaya dönüştüğünü savundu.

BDP´den aramalara eleştiri

BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, Ergenekon davası kapsamında bu sabah yaşanan gözaltıları Bu bir sindirme hareketidir şeklinde değerlendirdi.

15.10: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti´nden tepki

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti gazetecilere yönelik gözaltılarla ilgili açıklama yaptı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye´de özgür basının sindirilmeye çalışıldığını ileri sürdü. TGC´den yapılan yazılı açıklamada, Türkiye´de demokrasinin birinci şartı olan basın özgürlüğünün ve hukukun üstünlüğü ilkesinin ayaklar altına alındığı iddia edildi. Muhalif olan her gazetecinin ?Ergenekon terör örgütü üyeliği ve halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek? suçuyla gözaltına alınmasının, ülkede korku iklimini hakim kıldığı belirtildi. Açıklamada, ?Amerika´dan ileri olduğu söylenen basın özgürlüğünü mumla arıyoruz. Gazetecilere yönelik gözaltılar, tutuklamalar ve açılan davalar, bu ülkede fikir suçlarını yeniden hortlatmıştır? ifadeleri kullanıldı. Yaşanan gelişmelerin en endişe verici yanının, araştırmacı-gazetecilerin özgürce görev yapmalarının adeta bir kampanya halinde engellenmeye çalışılması olduğu ileri sürülen açıklamada, araştırmacı gazeteciliğin önünün kesilmesinin Türkiye´nin de imzası bulunduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi´nin tavsiye kararlarına aykırı olduğu bildirildi. Halkın doğru, yansız haber alma hakkının ve basın özgürlüğünün korunmasının, herkes için gerekli olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

?Türkiye´de özgür basın sindirilmeye çalışılıyor. 2010 yılı gazeteciler için basın özgürlüğü açısından karanlık bir yıl oldu. 2011 yılının da 2010´dan daha kötü olacağının işaretlerini hemen görmeye başladık. Cezaevinde 60 gazeteci tutuklu, 2 bini aşkın gazeteci yargılanıyor. 4 bin gazetecinin hakkında soruşturma yürütülüyor. Gazetecilere yönelik yüzlerce yılı bulan dava ve ölüm tehditleri devam ediyor. Gazetecilerin mesleğini yapabilir hale gelmesi için bu yasalardaki maddelerin değiştirilmesi ve ölüm tehditlerini yapan kişilerin gün ışığına çıkarılması gerekiyor. Demokrasinin tahammül etme sanatı olduğunu hatırlatıyor, gazetecilere ve halkın gerçeklerini öğrenme hakkına yönelik baskılara artık ´dur´ denilmesini istiyoruz.? Açıklamada ayrıca, ?Bu tehditlerin kaynağının ortaya çıkarılamaması, hükümetin durumdan rahatsızlık duymadığı izlenimi vermekte, basın özgürlüğüne ve gazetecilere yönelik tehditlere seyirci kalındığını düşündürmektedir? denildi. (AA)

16.16: Bahçeli: Yargı kararlarına saygı gösterilmeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ergenekon soruşturması kapsamında bugün yapılan aramalarla ilgili bir açıklamada bulundu. Bahçeli, ´Yargı süreci devam ediyor, yargı kararlarına saygı gösterilmeli´dedi

Ahmet Şık Ergenekon üyesi değil iddiası

Ahmet Şık, polis nezaretinde evinden çıkarıldığı sırada, Dokunan yanar diye bağırdı. Şık, evinin dışında bekleyen yakınları ve arkadaşları tarafından alkışlarla uğurlandı. Şık´ın avukatı Bülent Utku, Müvekkilim, son zamanlarda hazırladığı (İmamın Ordusu) ismini vermeyi düşündüğü Fethullah Gülen´in cemaatteki örgütlenmesini anlatan kitap nedeniyle gözaltına alındığı düşüncesini bize iletti dedi. Bülent Utku, Ahmet Şık´ın evinden sim kartı ve dijital malzemelerin alındığını belirterek, CD´lerle ilgili itirazımız oldu, ama hazırlık soruşturması gizli olduğu için daha fazla bilgi vermek sakıncalı diye konuştu. Soner Yalçın soruşturmasında adı geçen Ahmet Şık´ın Bilgi Üniversitesi´ndeki odasında da arama yapılıyor. Ahmet Şık´ın adı son olarak OdaTV baskınında bilgisayarlarda bulunduğu iddia edilen dosyalarda geçmişti. Tutuklanan Odatv´nin sahibi gazeteci-yazar Soner Yalçın, sorgusunda bu dosyalarla ilgili bilgisinin bulunmadığını söylemişti. Bugün evi aranan ve gözaltı kararı bulunan OdaTV Koordinatörü Doğan Yurdakul da, bilgisayardaki dosyaların polis tarafından konulduğunu iddia etmişti. Dosyalardaki Sabri Uzun adlı world belgesinde ise şu ifadeler yer alıyordu: ?Ahmet Şık-Sabri kitap başlıklı belgede Sabri´nin kitap konusunda çekincesi var. İkna etmeye çalışalım. Kitabı seçimden önce yetişmeli. Nedim, Ahmet Şık konusunda görüşsün. Kitaba çalışırken, cesur olun. Çıkarma ve ekleme yapmaktan çekinmeyin. Bu kitap Simon´dan daha kapsamlı olmalı. Nedim´i kutlarım. Ahmet´i çalıştırsın. Hanefi çıkacak ve Sabri´ye katılacak. Emin ve Sabri´ye moral verin. Sabri adıyla çıkmasına zorlayın. Seçimden önce yetişsin.?

Şık´a göre olay komplo

Gazeteci Ahmet Şık da, Bianet´deki köşe yazısında, kitabının Odatv bilgisayarlarında çıkmasının olanaksız olduğunu, burada bir komplo olduğunu yazmıştı. Şık, O belgenin ve bitmemiş kitabımın kopyasının orada işi ne? Ben de bilmiyorum. Önümde iki seçenek var. İlki birilerinin inandırılmaya çalışıldığı gibi Ergenekon güdümünde olduğu öne sürülen Soner Yalçın´la ortak hareket ediyor olmam. Beni birazcık tanıyan, gazetecilik geçmişimi kıyısından köşesinden takip edenler dahi bu ihtimalin gerçek olmayacağını anlar. Yalçın´ın kendisi mi öyle bir bilgi notu yazdı onu da bilemem. Yazdıysa da doğru yapmamış. Ama sorgusunda öyle bir yazıdan haberi olmadığını söylediğinin de altını çizmek gerek. Bu vurguyu avukatlarının, odatv´nin bilgisayarlarına suçlanmalarına konu olan virüslü elektronik posta gönderildiği açıklamalarıyla birlikte değerlendirdiğimizde ise aklıma yatan diğer ihtimal oluyor. Eğer Yalçın´ın avukatlarının iddiası doğruysa üzerinde çalıştığım kitaptan haberdar olanlar ki eminim kitabımın konusunu oluşturan yapının mensuplarıdırlar, çalışmamı bir şekilde ele geçirip o bilgi notuyla odatv´nin bilgisayarlarına da yüklemiştir. Zaten ben de buna inanıyorum. demişti.

´Ergenekon´u anlama kılavuzu´nu yazdı

Gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu ile gazeteci Ahmet Şık´ın ´Ergenekon Davası´ üzerine yazdıkları, ´Kırk Sakır Kırk Satır´ başlığı altında, Kontrgerilla ve Ergenekon´u Anlama Kılavuzu ile Ergenekon´da Kim Kimdir adlı iki ciltlik kitapları geçen yıl 14 Nisan´da piyasaya çıktı. Tam 1116 sayfalık kitabın yayınlandığı gün Kadıköy Cumhuriyet Savcısı Dursun Yılmaz, ´gizliliği ihlal´ iddiası ve 4,5 yıl hapis cezası istemiyle soruşturma başlattı. İki gazeteci, verdikleri ifadede, 1116 sayfanın bir gün içerisinde okunup soruşturma başlatılmasına anlam veremediklerini, suçlamaların da tamamen soyut olduğunu kaydetti. Savcı Yılmaz ise emniyet görevlilerinin kitapları bir gün içerisinde okuyup bitirdiğini ve ardından suç duyurusunda bulunduklarını, kendisinin yalnızca göz gezdirdiğini söyledi.

Mavioğlu: Kimse ona talimatla iş yaptıramaz

Ahmet şık´ın evinin aranmasını ve gözaltı kararını değerlendiren Radikal Gazetesi muhabiri Ertuğrul Mavioğlu, Ahmet ile düşmanlığı yan yana getirmek mümkün değil. Ahmet hayatı boyunca barıştan yanaydı. Ahmet ´n yazdığı iki kitabı okuyanlar Ahmet´in neden Ergenekon üyesi olmayacağını bilir. Ahmet Şık´ın, Ergenekon üyeliği ile suçlanması yanlış olur. Nokta´da Özden Örnek´in günlüklerini yayınlayan ve bu işin üzerinde imzası olan isimdir Ahmet. Nedim Şener´in de Hrant Dink davasını yakından takip ettiği, Dink davasının da Ergenekon davasına bağlanması gerektiğini yazdı yazılarında. İddia Odatv baskını sonucunda Odatvnin bir bilgisayarında çıkan yazıdan yola çıkılarak bu aramaların yapıldğı söyleniyor. Küçük bir yazı çıkan iddiaya göre. Ahmet Şık´a ne kimse o yazıdaki gibi kitap yazdırabilir, ne de talimatla iş yaptırabilir. Düşünen, konuşan, yazan çizen herkesin başına böyle bir saldırının gelmesi söz konusu olabilir dedi. ( Hürriyet)

Ahmet Şık Hanefi Avcı taktiği ile olaydan sıyrılmaya mı çalışıyor?

Gazeteci Ahmet Şık, OdaTV aramalarında adının geçmesiyle ilgili, kendisi hakkında bir karalama ve yıpratma kampanyası başlatıldığını söylemişti. Hanefi Avcı´nın yazdığı kitabın bir benzerini yazdığı öğrenilen Şık, tıpkı Avcı gibi kendisine polis içindeki cemaatçiler (Fethullah) tarafından komplo düzenlendiğini iddia etmiş, kendisinin Ergenekon örgütüyle ilişkilendirilmeye çalışıldığını ifade etmişti. Kitabını OdaTV´ye vermediğini, orada nasıl bulunduğuna şaştığını belirtiyor. Şık da diğer OdaTV´ciler gibi dosyanın dışarıdan bilgisayarlara yüklenmiş olabileceğini ima ediyor. OdaTV´nin yayınları ile kitabının örtüşmesi konusuna bir açıklama getirmeyen Ahmet Şık´ın da editörü olduğu Haber Vesaire internet sitesinde 16 Şubat tarihinde yayınlanan haberde şu bilgilere yer verilmişti: Gazeteci Ahmet Şık, OdaTV´de ele geçirildiği söylenen belgeler arasında hazırlamakta olduğu kitabın dosya adının geçmesinin ve hakkında karalama kampanyası başlatılmasının tesadüf olmadığını düşünüyor: ?Hazırladığım kitap son 20-25 yılda emniyet teşkilatı içinde cemaat örgütlenmesi sürecini anlatıyor. Yazılanlardan anladığım kadarıyla kitabımın bir kopyası birilerinin eline geçmiş ve orada yazılanlar belli ki birilerini fazlasıyla rahatsız etmiş. Bu nedenle beni OdaTV vasıtasıyla ´Ergenekon örgütü´yle ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Böylece ´birilerinin´ bana bu kitabı yazdırdığı iddiası dillendirilerek kitabın tarafsızlığı ve objektifliği gölgelenmeye, itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor.?

Şık´a göre asıl tartışılması gereken konu farklı: Kitap dökümanı OdaTV´ye nasıl gitti?

Uzun bir süredir telefonlarının dinlendiğini ve bu dinleme-izleme faaliyetinin kitap çalışmasıyla birlikte daha da sıkılaştığını düşünen Şık, kitabı hazırlarken gazete arşivlerinden, dava dosyalarından, dosyalardaki belgelerden yararlandığını ayrıca Emin Aslan, Sabri Uzun ve Hanefi Avcı gibi emniyet içinden isimlerle de görüştüğünü, kitap çalışması yapan bir gazeteci için de bu görüşmelerin son derece normal olduğunu ifade ederek asıl sorulması gereken sorunun ?000Kitap? adıyla kaydettiği kitap dokümanının nasıl olup da OdaTv´ye veya başka bir yere gittiği sorusu olduğunu söylüyor.

Akla ve mantığa sığmaz

?Soner Yalçın ve OdaTV ile de kitabım için görüştüğüm emniyet müdürleriyle de tamamen farklı görüşleri savunan, dünya görüşü açısından aramızda hiç bir ortak nokta bulunmayan, kendini ?sosyalist? olarak tanımlayan bir gazetecinin, varlığı iddia edilen belgedeki gibi bu insanların yönlendirmesiyle bir kitap yazacağını ileri sürmek akla ve mantığa sığmaz? diyen Şık, Posta gazetesi yazarı Nedim Şener´in de meslektaş olarak tanıdığı ve saygı duyduğu bir insan olduğunu ancak belgede iddia edildiği gibi aralarında ?Ahmet´i çalıştırsın? gibi bir ilişki olmayacağının da kendilerini tanıyan herkes tarafından bilindiğini söylüyor. ( Cnnturk)

Sağ ve sol görüşler nasıl bir araya gelir? İşte böyle

Sağ ve sol görüşler nasıl bir araya gelir diye komplo iddiasını dillendiren Ahmet Şık ile bu iddiayı dillendiren çevreler, Ergenekon sürecinde belgeleriyle ortaya çıkan farklı örgütler arasındaki işbirliğini, Susurluk sürecinde aynı arabada bulunan farklı kişileri ve son olarak da hayatını sol örgütlerle mücadeleye adadığı iddia edilen emniyet müdürü Hanefi Avcı´nın sol bir örgüte nasıl polis operasyonlarını ihbar ettiğini ise görmek istemiyor. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

Ahmet´in şık gazeteciliği, Ergenekon´u pejmürdeleştiremez

04 Mart 2011 - Melih Altınok (Taraf): Dün sabah Ergenekon soruşturması kapsamında aralarında Ahmet Şık´ın da bulunduğu bazı gazetecilerin evlerinin arandığı haberini alınca, dört yıla yakın bir süredir devam eden bu soruşturmanın labirentlerindeki yolculuğumuzu düşündüm. Solun kolektif hafızasının çoraklaşmaya yüz tutmuş bahçelerinde çıkacağımız bu tarz gezintilerin, Ergenekon davasının ilk zamanlarında ?temkinli? davranan zamanla ise açıkça demokrasiden yana tavır alan demokratların, solcuların kafasında bugünlerde yeniden yaratılmaya çalışılan tereddütleri gidermeye yardımcı olacağını düşünüyorum. Çünkü gözaltı haberinin hemen ardından başlayan, Ahmet´in gazeteciliğinin şıklığıyla, onca ciddi delilin yer aldığı davayı pejmürdeleştirme girişimlerinin, onca iç hesaplaşmanın ardından demokratlığa terfi edenleri bile ?acaba? dedirtmeyi başardığını üzülerek görüyorum. 2008 yılı başlarında Ergenekon soruşturması kapsamında Küçükler, Kerinçekler, Perinçsizler gözaltında alındığında, şaşıracaksınız, Birgün gazetesi operasyonu ?Ortalık güzel koktu? manşetiyle selamlıyordu.

Ancak yine de hiçbir otoriteye güvenmeyen solcu refleksiyle, arkasında, yıllardır resmî ideolojinin emir kulu olarak görev yapmasına alıştığımız siyasal iktidar konumundaki AKP´nin iradesinin bulunduğu bu soruşturma sürecinin düzen içi bir hesaplaşma olabileceği şeklindeki şerhimizi düşmeden edemiyorduk. Tartışmaların çok hararetli olduğu 20 Aralık 2008´de SKY TURK´te katıldığım bir programda tavrımı şöyle özetlemiştim:

?Yanlış anlaşılmasın, TKP Genel Başkanı Kemal Okuyan´la aynı safta falan değilim. Çünkü öyle bir algı yaratılmaya, davaya karşı homojen bir tavır alan cepheye dâhil edilmeye çalışıyoruz. Ergenekon fasa fisodur falan diyebilir miyim, hâşâ. Benim durduğum nokta, hukuka tam riayet edilerek davanın daha da ileriye görülmesi, emeklilerin yanında muvazzafları, siyasileri ve polisleri de kapsayacak şekilde genişletilmesidir.?

Zamanla bir kısmımız, taleplerimize uygun olarak, muvazzaf subayların da aralarında bulunduğu isimlerin gözaltına alınmasıyla, Balyoz, Kafes... gibi aynı zamanda Ergenekon´u tamamlar nitelikte yeni ve çok ciddi soruşturmalarla sürecin daha da derinleştirilmesi üzerine tavrımızı netleştirdik. O dönem aynı noktada durduğumuz bazı arkadaşların sertleşmesi ise, ne yazık ki Ergenekon´un bir komplo olduğu noktasına doğruydu.

Köprünün altından çok su aktı

Yukarıda anlattığım dönemlerde kimi zaman farkında olmadan kimi zamansa bilinçli şekilde Melih Pekdemir gibi devrimcilere Ergenekoncu yaftası yapıştırılarak soruşturmalar ciddiyetsizleştirilmeye çalışılıyorsa şimdi de Ahmet Şık gibi, gazetecilik serüveni boyunca (Radikal´deki haberleri, Nokta serüveni vs.) demokrasiden yana durmuş bir ismin evinin aranması gibi prosedürler üzerinden tüm sanıklar için masumiyet karineleri çıkartılmaya çalışılıyor. Çalışmalarıyla ve ortak tanıdıklarımızın referanslarıyla tanıdığım Şık´ın Ergenekon örgütüyle organik bir bağı olduğuna inanmadığımı söyleyebilirim. Ancak Henüz savcıların Şık´ı soruşturmanın neresine oturttuklarını ayrıntılarıyla bilmiyoruz. Örneğin Şık, geçtiğimiz günlerde gönderdiği mailde, bir kitap üzerinde çalıştığını ve bu kitap henüz basılmadığı halde Oda TV bilgisayarında çıkmasına anlam vermediğini söylüyordu.

Muhtemelen savcılar, Ergenekon´un medya ayağını oluşturduklarını iddia ettikleri kesimlerin Ahmet Şık ile ilişkilenme çabalarının nedeni ve Şık´ın Ergenekon hakkında kitabında anlatmadığı başka bilgilerin de olabileceği gibi noktalar üzerinde duruyorlar. Hülasa ilerde yine pişman olmamak için biraz sükûnet. Zira iddianamenin aleyhine bir delil ortaya çıkmış değil.

Kürtçe yayın yaptıkları için yüzlerce yılla yargılanan tutuklu Azadiya Welat çalışanları ya da kanser olduğu halde tedavisi bile yaptırılmayan Erol Zavar gibi gazeteciler için ağzını açmayan vicdan simsarlarının şimdilerdeki intifada çağrılarına karşı, 22 Temmuz 2008´de Birgün gazetesindeki köşemde yaptığım uyarıyla bitireyim: ?Artık Ergenekon´un varlığına dair bir kanıt sunma ihtiyacında değiliz. Darbe günlükleri ortada; örgütün arşivleri çarşaf çarşaf yayımlanıyor. Ancak gelinen noktada patolojik bir vaka olan komplo teorisyenlerinin bu temizlik hareketine, demokrasi mücadelesine zarar verdiğini artık görmeliyiz. Bu fırsatı kaçırmayalım, Ergenekon susurluk olmasın.? Bir daha asla. ( Melih Altınok / Taraf)

(03 Mart 2011), son güncel.: (04 Mart 2011)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

Kontrgerilla Medyası

ODATV İLE İLGİLİ MANŞETLERİMİZ

Ergenekon davasını engelleme girişimleri

Virüs adı: Oda.. Hedefi: Ergenekon´u bozmak

Ergenekon medyası ´karanlık oda´da yapılandırıldı

Sabah Akşam ´Karanlık Oda´yı aydınlattı

Flaş!!! Odatv´ye baskın

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=3048    yazdır/print

Mavi Marmara'da yakalama kararı

26.05.2014 15:43 Gazze'ye 31 Mayıs 2010'da insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin davada, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil dört komutan hakkında tutuklam..
Tamamı 26.5.2014

TIR iddianamesi kabul edildi

15.05.2014 13:34 Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından MİT'e ait tırların durdurulmasına yönelik olarak 13 askeri personel hakkında müebbet hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianame Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince ka..
Tamamı 15.5.2014

Paralel kulağa ilk dava açıldı

05.05.2014 14:06 Adana'da yürütülen ve Emniyet İstihbarat yetkililerinin şüpheli olduğu telekulak soruşturması sona erdi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan'ın yazdığı iddianameyi kabul etti. Böylec..
Tamamı 5.5.2014

Flaş!!! Gülen'e darbe soruşturması

30.04.2014 10:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyuruları üzerine Fetullah Gülen hakkında soruşturma başlatıldı. Gülen hakkındaki soruşturmanın, 17 Aralık sonrasında kaldırılmadan önce Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. ..
Tamamı 30.4.2014

Güney:Gülen Ergenekon bağlantılı

09.04.2014 19:24 2001 yılında polise verdiği ifadesi ile Ergenekon örgütünün ilk kez resmi kayıtlara girmesini sağlayan gazeteci Tuncay Güney'in ifadesinin satır aralarında çok önemli bir bilgiye rastlandı. Ergenekon'un firari şüpheli..
Tamamı 9.4.2014

Mahkeme davayı başarıyla gördü

04.04.2014 10:55 Beş yıl süren ve 8 ay önce sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar ancak dün açıklanabildi. 16 bin 780 sayfadan oluşan kararda çok çarpıcı ifadeler yer aldı. Örneğin şu satırlar dikkat çekici: "Yargılama sonunda..
Tamamı 4.4.2014

Ağlayan Gülen, gülen AK Parti

31.03.2014 11:47 Türkiye, dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yerel seçimler başarıyla yapıldı. Milli iradeyi hedef alan 17 Aralık darbe girişimine karşı halk sandığa koştu. Seçimlere katılım oranı % 90 ile çok yüksek gerçekleşt..
Tamamı 31.3.2014

Kozmik Oda'da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanmadı. 60'lı..
Tamamı 14.3.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ibadete kapa..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ve sit..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilg..
Tamamı 6.9.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldığı için hu..
Tamamı 15.8.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı. Tutuklu ..
Tamamı 5.8.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına açıklama ya..
Tamamı 24.7.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt üyeliğinde..
Tamamı 19.7.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günlerde intern..
Tamamı 10.6.2013

Ankara'da Fetö'ye 265 gözaltı

25.03.2017 17:31 Ankara'da Fetö'ye yönelik büyük bir operasyon gerçekleşti. Savcılığın talimatı ile harekete geçen ekiplerin 20 ilde başlattığı operasyonda FETÖ'nün yönetici kadrolarının da aralarında bulunduğu 265 kişi hakkında gözalt..
Tamamı 25.3.2017

Fetö kumpasına Yargıtay engeli

25.03.2017 16:24 Konya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyelerince asılsız delillerle şirketine operasyon düzenlendiği iddia edilen iş adamı Nusret Argun hakkında yerel mahkemenin verdiği 177 yıl 4 ay 15..
Tamamı 25.3.2017

İstanbul: Fetö avukatlarına 80 gözaltı

25.03.2017 18:01 Fetullahçı terör örgütünün avukat yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Erhan Tuncel'in avukatı Erdoğan S.'nin de bulunduğu 35 şüpheli gözaltına alındı. 23 Mart'taki gelişmeye göre, İstanbul..
Tamamı 25.3.2017

İstanbul'da 60 polise Bylock gözaltısı

25.03.2017 17:46 İstanbul merkezli 17 ilde Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) emniyet yapılanmasına yönelik operasyon başlatıldı. ByLock kullandıkları belirlenen 60 polis hakkında gözaltı kararı verildi. 23 Mart'taki gelişmeye göre, Ka..
Tamamı 25.3.2017

Aselsan'da Fetö'ye 44 tutuklama

25.03.2017 17:27 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), ASELSAN'daki yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 75 kişiden 44'ü tutuklandı. 23 Mart'ta Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına a..
Tamamı 25.3.2017

Afyon'da Fetö'ye 44 gözaltı

25.03.2017 17:13 Afyonkarahisar'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda adliyeye sevk edilen 18 kişi tutuklandı. 24 Mart'taki operasyonla ilgili alınan bilgiye göre, Emniyet Müdürlüğü Te..
Tamamı 25.3.2017

Taksim'deki Darbecilere müebbet

25.03.2017 14:26 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, darbeci askerler tarafından Taksim Meydanı'nın kontrol altına alınmaya çalışılması ve bu sırada çıkan olaylarda 39 kişinin yaralanmasına ilişkin 4'..
Tamamı 25.3.2017

Gaziantep 188 sanıklı Fetö davası

25.03.2017 14:03 Gaziantep'te Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) emniyet yapılanmasına ilişkin davada 133'ü tutuklu 188 sanığın yargılanmasına başlandı. 20.03.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR 20 Mart'ta 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki dur..
Tamamı 25.3.2017

Aksakallı'nın ifadesi mahkemede

25.03.2017 13:03 Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmek isteyen cuntacı general Terzi'yi vurarak FETÖ'nün darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Halisdemir'i şehit eden darbecilerin yargılandığı davaya devam edildi. 20.03.20..
Tamamı 25.3.2017

Gülen'in asker yargıçlarına dava

25.03.2017 12:45 Fetullah Gülen Terör Örgütü'nün (FETÖ) askeri yargıdaki yapılanmasına soruşturmada iddianame hazırlandı. Darbe girişiminin en çok tartışılan isimlerinden eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve YAŞ üyesi Orgeneral Akın Öztürk..
Tamamı 25.3.2017

F-16 kaçırmaya Boydak desteği

24.03.2017 09:15 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili Diyarbakır'da görev yapan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı askerlere yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. 22 Mart'taki gelişmeye göre, Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'..
Tamamı 24.3.2017

Hakim savcı sınav hırsızlığı davası

23.03.2017 17:26 Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında, 2012'deki 'Avukatlar İçin Adli Yargı Hakim ve Savcı Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı' sorularının sızdırıldığı iddiasına ilişkin 82 sanığın yargılandığı da..
Tamamı 23.3.2017

Özel Kuvvetler: Fetö'ye yeni dava

25.03.2017 12:52 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine katılmamalarına rağmen örgüt üyesi oldukları iddiasıyla haklarında dava açılan, aralarında meslekten ihraç edilenlerin de bulunduğu 9'u tutuklu 14 Özel Kuvv..
Tamamı 25.3.2017

Yalova 103 sanıklı Fetö davası

24.03.2017 18:50 Yalova'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin soruşturma kapsamında, çeşitli meslek mensuplarından 47'si tutuklu 103 sanığın yargılanmasına başlandı. 21.03.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞ..
Tamamı 24.3.2017

Harp Akademileri: Fetö'ye dava

24.03.2017 18:20 İstanbul'da 15 Temmuz 2016 akşamındaki darbe girişiminin harekat karargahı olarak anılan Harp Akademileri Komutanlığı'na ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak, aralarında Harp Akademileri Komutanlığı Kurmay Başkanı..
Tamamı 24.3.2017

Jandarma Okullarına Darbe davası

23.03.2017 17:37 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Beytepe'deki Jandarma Okullar Komutanlığında meydana gelen FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin eylemlerle ilgili iddianame tamamlandı. 22 Mart'taki gelişmeye göre, başsavcılıkça iddiana..
Tamamı 23.3.2017

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
22.081.522