Tam
EskidenYeniye
 

27 Nisan bildirisi hala sitede

Genelkurmay Başkanlığı, 2007´de cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde internet sitesinde yayımladığı açıklama ile sivil siyasete müdahale etme girişiminde bulunmuştu. Genelkurmay sitesinde yayımlanan bu açıklama ´27 Nisan e-muhtırası´ olarak tarihe geçmişti. Türk demokrasi tarihinin utanç bildirisi olarak görülen bu açıklama, üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen hala TSK´nın internet sitesinde duruyor. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 27 Nisan bildirisini kendisinin kaleme aldığını itiraf etmişti. Genelkurmay´ın muhtırası, Cumhurbaşkanlığı makamının AK Partili bir isme geçmesini istemeyen kontrgerillacıların düzenlediği bir dizi kışkırtmanın 20´nci sırasında yer aldı.

Önceki haber title=Sonraki haber

27 Nisan utanç bildirisi hala sitede

Genelkurmay Başkanlığı, 2007´de cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde internet sitesinde yayımladığı açıklama ile sivil siyasete müdahale etme girişiminde bulunmuştu. Genelkurmay sitesinde yayımlanan bu açıklama ´27 Nisan e-muhtırası´ olarak tarihe geçmişti. Türk demokrasi tarihinin utanç bildirisi olarak görülen bu açıklama, üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen hala TSK´nın internet sitesinde duruyor. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 27 Nisan bildirisini kendisinin kaleme aldığını itiraf etmişti. Genelkurmay´ın muhtırası, Cumhurbaşkanlığı makamının AK Partili bir isme geçmesini istemeyen kontrgerillacıların düzenlediği bir dizi kışkırtmanın 20´nci sırasında yer aldı.

Türkiye demokrasisi sık sık askeri darbeler ve muhtıralarla zarar gördü. 1960, 1980 askeri darbeleri, 12 Mart 1971 muhtırası ve 28 Şubat post modern darbesi Türk demokrasisini rayından çıkaran gelişmeler oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı günlerde, 27 Nisan 2007 tarihinde, askerler TSK´nın sitesinde yayımladıkları bir bildiri ile sivil siyasete müdahale etmeye çalıştı. Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın kararlı tutumu ve AK Parti hükümetinin bu bildiriye çok sert cevap vermesiyle bildiri amacına ulaşamadı. Bildiri hala TSK´nın web sitesinde durmakta: http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_1_Basin_Aciklamalari/2007/BA_08.html

Utanç bildirisi kontrgerilla kışkırtmalarının 20. sırasında yer aldı

Genelkurmay´ın muhtırası, Cumhurbaşkanlığı makamının AK Partili bir isme geçmesini istemeyen kontrgerillacıların düzenlediği bir dizi kışkırtmanın 20´nci sırasında yer aldı. Süleyman Demirel´in 01 Mayıs 2006 tarihinde, ´Okumak için Arabistan´a gidin´ diyerek başörtülülere hakaret etmesiyle başlatılan kontrgerilla harekatında, ikinci sırada 5 Mayıs 2006´da Cumhuriyet gazetesinin bahçesine peşpeşe günler içinde üç kez bombalı saldırı düzenlenmesi, üçüncü sırada ise 17 Mayıs 2006´da Danıştay´a düzenlenen ve cinayetle sonuçlanan saldırı ve ardından cenaze töreninde kalabalıkların hükümet üyelerine saldırtılması yer almıştı. 29 adet kışkırtmanın gerçekleştiği kontrgerilla harekatı başarısızlıkla sonuçlandı. Seçimlerde AK Parti oy patlaması yaparken, cumhurbaşkanlığı makamına da Abdullah Gül seçildi. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

Gece 23:20´de bir e-muhtıra

Genelkurmay Başkanlığı´nın 27 Nisan 2007´de yaptığı basın açıklaması gece saat 23.20´de yayımlandı. Açıklamada ´laiklik´ vurgusu ağırlık kazansa da bildiri, kamuoyunda ´Abdullah Gül´ün cumhurbaşkanı olmasını Genelkurmay´ın istemediği ve buna müdahale ettiği´ şeklinde algılandı. Açıklama bütün demokrat siyasetçi ve gazeteciler tarafından ´muhtıra´ olarak nitelendirildi ve internetten yapıldığı için ´e-muhtıra´ olarak adlandırıldı. Muhtırada isim verilmeden Gül´ün adaylığına karşı çıkılmış ve Gül´ün cumhuriyetin değerlerine bağlı olmadığı öne sürülerek, Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı´nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği ´Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak´ ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasa´nın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir ifadeleri kullanılmıştı. Bildiride geniş bir düşman profili de çizilmiş, Ulu Önder Atatürk´ün, ´Ne mutlu Türküm diyene!´ anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti´nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır denilmişti.

4 yıldır yerinde duruyor

Türk demokrasi tarihi için ´utanç´ anlamını taşıyan bu bildiri, aradan 4 yıl geçmesine rağmen hala TSK´nın internet sitesinde duruyor. Yayımlanan e-muhtıra sonrasında cumhurbaşkanlığı seçimleri yarıda kalmış ve AK Parti seçime gitme kararı almıştı. Genelkurmay´ın açıklamasına rağmen AK Parti yeniden cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül´ü göstereceğini belirtmiş ve seçimlerde AK Parti yüzde 47 oy almıştı. Seçim sonuçları, halkın askeri müdahalelere ne denli karşı olduğunu belirtmesi bakımından önemliydi. Fakat buna rağmen TSK o bildiriyi siteden kaldırmadı.

Muhtıraya aynen iade

27 Nisan 2007´de Genelkurmay´ın yayımladığı bildiriye karşı hükümet dik durarak, muhtırayı bir anlamda ´aynen iade etti.´ İşte, hükümet adına Cemil Çiçek tarafından yapılan o tarihi açıklamadan satır başları: Dün Genelkurmay Başkanlığı tarafından çeşitli konulardaki görüşlerini ifade eden bir açıklama basın yayın organlarına gece yarısı verilmiş ve Genelkurmay Başkanlığı´nın internet sitesinde yayımlanmıştır. Bu açıklama hükümete karşı bir tutum olarak algılanmıştır. Kuşkusuz, demokratik bir düzende bunun düşünülmesi dahi yadırgatıcıdır. Öncelikle söylemek isteriz ki, Başbakan´a bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığı´nın herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez. Genelkurmay Başkanlığı, hükümetin emrinde, görevleri anayasa ve ilgili yasalarla tayin edilmiş bir kurumdur. Anayasamıza göre, Genelkurmay Başkanı görev ve yetkilerinden dolayı Başbakan´a karşı sorumludur. Bildirinin bu hassas dönemde, anayasa mahkemesi eksenli tartışmalar yapılırken ortaya çıkması, yüce yargıyı etkilemeye yönelik bir girişim olarak algılanacaktır. Herkes şunu açıkça bilmelidir ki, hükümetimiz, devletimizin Anayasa´nın 1, 2 ve 3. maddelerindeki temel ve vazgeçilmez ortak değerleri, ülkemizin birlik ve bütünlüğü, milletimizin saygınlığı, Türkiye´nin laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olma niteliği konusunda herkesten daha fazla taraftır ve hassastır. Cumhuriyetimizin temel niteliklerine, anayasa ve yasalara aykırı, gerçek ve tüzel kişiler tarafından zaman zaman ortaya konan hiçbir tutum ve davranışı tasvip etmek mümkün değildir. Genelkurmay Başkanlığı´nın hükümetle ilişkileri bakımından son derece yanlış ifadelerin yer alması üzücü olmuştur. ... Güven ve istikrarı zedeleyenler, ülkemizin ve milletimizin ali menfaatleri bakımından doğuracağı olumsuz sonuçların sorumluluğunu da yükleneceklerini bilmelidirler.

GÜL´Ü SEÇTİRMEYEN ERGENEKON´DU

Abdullah Gül´ün cumhurbaşkanı seçilmesi sürecinde Meclis´e tehditler altında girmeyi göze alan eski DYP milletvekili Ümmet Kandoğan, yaşananların tipik bir Ergenekon tertibi olduğunu söyledi. Abdullah Gül´ün cumhurbaşkanlığı seçiminin engellenmesiyle sonuçlanan 27 Nisan e-muhtırasının üzerinden 4 yıl geçti. Ancak bu sürecin yankıları devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde tüm baskılara rağmen, TBMM Genel Kurulu´na giren DYP eski Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan, 27 Nisan´daki e-muhtıra ile sonuçlanan sürecin, tipik bir Ergenekon operasyonu olduğunu söyledi. Kandoğan, Süleyman Demirel, CHP, Genelkurmay komuta katı, yüksek yargı ve medyanın, el birliği ile bu sürece müdahale ettiklerini ifade etti. Kandoğan, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar´ın oylamaya girmek istediğini; ancak Demirel´den gelen tehdit telefonu üzerine bundan vazgeçtiğini kaydetti. Kandoğan, Demirel saat 10.15´te aradı. Ağar´ın rengi benzi sarardı, elleri titremeye başladı. Bunun üzerine elleri ayakları titredi, sigara üstüne sigara yaktı dedi.

Yaşananlar Ergenekon tertibi

Eski genelkurmay başkanlarından emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı´nın geçtiğimiz günlerde internete düşen ses kaydını anımsatan Kandoğan, Karadayı tarafından tehdit edilen dönemin ANAP lideri Erkan Mumcu´nun Meclis´teki oylamaya girmekten son anda vazgeçtiğini hatırlattı. Şu günlerde Ergenekon davasında yargılananların 2007´de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin engellenmesi için aktif bir çaba içerisinde olduğunu belirten Kandoğan, ANAP ile DYP´nin birleşmesi de derin güçlerin planıydı. Ergenekon´un ne olduğunu görmek isteyenlerin bu sürece bakması yetiyor değerlendirmesinde bulundu. O dönem ölüm tehditleri aldığını söyleyen Kandoğan, Bu süreçler artık geride kalmıştır şeklinde konuştu.

Bu süreçlere bulaşmış herkesten hesap sorulsun

HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, 27 Nisan´a, 28 Şubat süreçlerine, 12 Eylül süreçlerine bulaşmış olan herkesten millet adına, halk adına hesap sorulmasını zorunlu görüyoruz dedi. Kurtulmuş, partisinin İstanbul İl Başkanlığı´nda yaptığı açıklamada, 27 Nisan bildirisiyle ilgili olarak, Bu muhtıra, aslında Osmanlı´nın çözülme süreçlerinde yaşanan Bab-ı Ali baskınlarından itibaren gelen antidemokratik sürecin bir parçasıdır. 27 Nisan´ın 4. yıl dönümünde 27 Nisan´a, 28 Şubat süreçlerine, 12 Eylül süreçlerine bulaşmış olan herkesten millet adına, halk adına hesap sorulmasını zorunlu görüyoruz şeklinde konuştu.

O TARİHTE KİM NE DEDİ?

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Bu tablonun değişeceğini meydanlar gösterdi. Müdahaleye uğrayan yönetimlere halk sahip çıkmadı. Halkımız devlet organlarıyla çatışanlara sahip çıkmaz. Bu ortamda mağduriyet yok dayatma var. Anayasa Mahkemesi 367 kararını onaylamazsa ülke çatışmaya gider.

CHP Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek: Tabii bu bir muhtıradır. Hükümetin bunun gereğini yerine getirmesi gerekir.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen: Genelkurmay´ın tesbitleri bizim tesbitlerimizden farklı değildir. Altına imzamızı atarız. ´Ne mutlu Türküm diyene´ sözünü kimse küçümseyemez ve bunu küçümseyenleri devletin düşmanı sayarız. Türkiye´yi Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav :(Muhtıranın ardından Anayasa Mahkemesi´nin verdiği 367 kararından sonra) Gözümüz aydın, Türkiye´nin gözü aydın.

Nur Serter: Genelkurmay Başkanı´na ´memur´ diyen bir zihniyete karşı Türk Silahlı Kuvvetleri´nin önünde, şanlı ordumuzun önünde saygıyla eğiliyoruz. Türk ordusu çok yaşa. Türk ordusu, 27 Nisan´da bizim sesimizi duymuş, bizim sesimize sahip çıkmış, demokrasiye sahip çıkmıştır. 27 Nisan´da Türkiye Cumhuriyeti´nin gerçek iradesine sahip çıkmıştır.

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ: AKP toplumda gitgide artan ve TÜSİAD´ın da paylaştığı laik rejimi koruma kaygısını yeterince dikkate almıyor. Genelkurmay Başkanlığı´nın açıklamasıyla yaratılan fiili durum demokratik teamüllere uygun değil. Laikliği ve demokrasiyi korumak için bir an önce genel seçimlere gidilmeli.

Tufan Türenç (Hürriyet): Tabii ki bu bir muhtıradır. Bu muhtıranın özü AKP´nin çıkardığı cumhurbaşkanı adayına Türk Silahlı Kuvvetleri´nin karşı olduğunu açıklıyor.

Ahmet Hakan (Hürriyet): ´Muhtıraya karşıyız´ diyeceğiz ve ötesini söyleyemeyecek miyiz? Ben ötesini de söylerim arkadaş.

Ertuğrul Özkök (Hürriyet): Demokrasi kaygısıyla, sadece askeri eleştirmek, ne adil, ne yararlı, ne de sonuç verici bir girişim olacaktır. Çünkü o bildiride savunulan görüşler, toplumun önemli bir bölümü tarafından paylaşılmaktadır.

Yılmaz Özdil (Sabah): Hala deniyor ki, bundan sonraki adım ne olur? Bundan sonraki adım, tank olur. Gücüm var diye dayatırsan, gücü olan sana dayatır.

Hıncal Uluç (Sabah):Ordu sonuna kadar bekledi. Gerekli uyarıları en demokratik şekilde yaparak, Sözde değil, özde diyerek bekledi.

Ural Akbulut (Dönemin ODTÜ Rektörü): Bu ikinci 28 Şubat´tır TSK her şeye rağmen soğukkanlı davranmıştır.

Fikret Bila (Milliyet): TSK, türbanın ve temsil ettiği zihniyetin Çankaya´ya çıkmasına karşı ilkesel bir duruş sergilemiştir.

Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç: Kamuoyuna bilgi veriliyor ve bunların gereği yapılmazsa istenmeyen şeylerin olabileceği mesajı verilmek isteniyor.

Oktay Ekşi (Hürriyet): Bu adı konmamış bir muhtıradır. Genelkurmay Başkanı´nın sözleri gayet açık, eğer demokrasinin kavram ve kuramlarını kullanarak bu cumhuriyetin laik karakterini tahrip etmek onu yıkmak istiyorsanız biz buna müsaade etmeyiz diyor. ( Yenişafak)

İŞTE GENELKURMAY´IN 27 NİSAN 2007 TARİHLİ UTANÇ BİLDİRİSİ

BASIN AÇIKLAMASI, TARIH : 27 Nisan 2007, NO : BA - 08 / 07

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara´da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde Kur´an okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa´da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara´nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli´de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli´nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı´nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya´da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı´nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.

Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk´ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti´nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. ( tsk.tr)

27 NİSAN BİLDİRİSİ GENELKURMAY SİTESİNDEN KALDIRILDI

29 Ağustos 2011 - Genelkurmay Başkanlığının ´www.tsk.tr´ adresli internet sitesi güncellendi.Güncelleme, Genelkurmayın internet sitesinde ´Genelkurmay internet sitesi güncellenerek kamuoyunun hizmetine sunulmuştur´ şeklinde duyuruldu. Güncelleme sonrasında basın duyurusu ve açıklamaları, internet sitesinde sadece son 7 gün içinde yayımlananları kapsar hale getirildi. Daha önceki basın duyuruları ve açıklamalar, internet sitesinden kaldırıldı. Böylece tartışmalara konu olan 27 Nisan´daki açıklama da siteden kaldırıldı.

MUHTIRAYI SİTEDEN CUMHURBAŞKANI GÜL KALDIRTMIŞ

11.05.2012 10:00 Bir sabah uyandık ve TSK´nın internet sitesinden 27 Nisan e-muhtırasının kaldırılmış olduğunu gördük. Hatırlayacaksınız, ben o sevinçle, bu ayıbı oradan kaldıran Genelkurmay Başkanı Necdet Özel´e mektup niteliği taşıyan “Büyük barış öneriyorum” yazısını kaleme almıştım. Bu büyük bir adımdı. Büyük bir şaşkınlıktı, “çağırın sizi ziyarete gelelim, el sıkışalım ve bitsin bu gerginlikler, siz ki bu ´ayıbı ortadan kaldırabilme´ cesaretini gösterdiniz, yeni Türkiye´ye katkılarınız daha büyük ölçüde olabilir” minvalinde bir yazıydı hatırladığım. Gelelim 27 Nisan e-muhtırasının TSK´nın internet sitesinden nasıl kaldırıldığına. Öyle kimse kalkıp da “bunu buradan kaldıralım ayıp oluyor?” filan dememiş. Öğrendiğime göre Sayın Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel´i davet ediyor ve “o muhtıra niye hala orada? Onu oradan kaldırın bu ayıbı temizleyin?” diyor. Bu görüşme üzerine bir “formül” bulunuluyor ve 27 Nisan e-muhtırası ayıbı TSK sitesinden kaldırılıyor. Yani, TSK´nın internet sitesindeki muhtıra metni de öyle kendiliğinden kalkmamış. Cumhurbaşkanın talimatıyla gerçekleşmiş. ( Elif Çakır / Star)

(27 Nisan 2011), son güncel.: (11 Mayıs 2012)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

Cumhurbaşkanlığı sürecinde kışkırtmalar

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=3229    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Akıncı Üssü Darbe davası

13.10.2019 11:18 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlerle ilgili 475 kişinin yargılandığı davanın görülmesine, savcının esasa iliş..
Tamamı 13.10.2019

Muhafız Alayı Darbe davası

13.10.2019 11:36 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin, aralarında eski alay komutanları Muhsin Kutsi Barış ve Muhammet Tanju Poshor'un d..
Tamamı 13.10.2019

Hava Harp Okulu Darbe davası

13.10.2019 16:51 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin Hava Harp Okulu'nda görevli subayların da aralarında bulunduğu 24'ü tutuklu 43 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanıkların tahliye ..
Tamamı 13.10.2019

Tekirdağ: Kripto Askerlere 17 Hapis

13.10.2019 18:09 Tekirdağ'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) 'kripto yapılanması'na yönelik dava kapsamında yargılanan 17 sanık, 'örgüt üyesi olmak' suçundan 6 yıl 10'ar ay hapis cezasına çarptırı..
Tamamı 13.10.2019

İzmir: Selaya Saldırıya Hapis

13.10.2019 17:18 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi sela okuyan Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi Müezzini Mehmet Kuzgun'a saldıranlar için mahkeme kararı verdi. Davada 3 sanıktan 2'si 2 yıl ..
Tamamı 13.10.2019

Çankırı: Fetö Çatısı'na 32 Hapis

13.10.2019 11:49 Çankırı'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) il çatı yapılanmasına yönelik haklarında dava açılan 39 sanığın 32'sine hapis cezası verildi. 11 Ekim'de Çankırı Ağız Ceza Mahkemesinde 5 g..
Tamamı 13.10.2019

Aselsan: Fetö'ye 15 Hapis

13.10.2019 10:17 Ankara'da, Aselsan'daki FETÖ/PDY yapılanmasına yönelik davada yargılanan 25 sanıktan 15'i, 2 yıl 6 ay ile 8 yıl 5 ay 7 gün arasında değişen yıllarda hapis cezasına çaptırıldı, 10'u beraat etti. 4 Ekim'de Ankara 25. Ağ..
Tamamı 13.10.2019

MoBese'nin Fetöcü B'sine Hapis

13.10.2019 09:44 Ankara'da, Bilgi Teknolojileri Kurumuna (BTK) devredilen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ile Milli İstihbarat Teşkilatı'nda (MİT) da görev yapan eski istihbaratçı Basri Aktepe, 'FETÖ terör örgütü üyesi olmak..
Tamamı 13.10.2019

TBMM'ye Siber Saldırı davası

13.10.2019 17:28 Kayseri'de, siyasilerin sosyal medya hesaplarını ele geçirerek kişisel bilgilerini ifşa ettikleri, devlet büyüklerine yönelik tehdit içerikli paylaşımlarda bulunan, darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ..
Tamamı 13.10.2019

Futbolda Şike Kumpası davası

13.10.2019 17:12 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'futbolda şike' soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle haklarında dava açılan 11'i tutuklu 107 sanığın yargılanması sürdü. 27 Eylül'de İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkem..
Tamamı 13.10.2019

Karlov suikastı davası

13.10.2019 10:25 Ankara'da, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un öldürülmesine ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 28 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. 10 Ekim'de ..
Tamamı 13.10.2019

Tuskon FETÖ İş Adamları davası

13.10.2019 17:05 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, kapatılan TUSKON'un başkanı Rızanur Meral ve genel sekreteri Mustafa Muhammet Günay ile Ömer Faruk Kavurmacı..
Tamamı 13.10.2019

Aslı Baş davası 10. yılında, karar yok

14.10.2019 20:17 Muğla'da, Manken Aslı Baş'ın 2010 yılında işadamı Ahmet Bayer'in Bodrum'daki villasında ölü bulunması ile ilgili Muğla 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya devam edildi. 24 Eylül'de, Bodrum'da 9 yıl önce, tur..
Tamamı 14.10.2019

ABD Görevlisi Cantürk davası

14.10.2019 09:29 İstanbul'da, ABD Başkonsolosluğu bölge güvenlik biriminde araştırma görevlisi olarak görev yapan ve 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçlamasıyla 17 aydır ev hapsinde tutulan Nazmi Mete Cantürk ile adli kontrol şartı..
Tamamı 14.10.2019

Batmaz'ın Yakınlarının Fetö davası

14.10.2019 19:34 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde bulunduğu belirlenen örgütün 'sivil imamı' Kemal Batmaz'ın eşinin de aralarında bulunduğu 4 sanığın yargılandığı d..
Tamamı 14.10.2019

Düzce: Fetö Sınav Hırsızlığı davası

14.10.2019 09:17 Düzce'de, FETÖ/PDY'ye yönelik '2009 Askeri Lise Sınav Sorularının Çalınması' soruşturması kapsamında 10 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edildi. 10 Ekim'de Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya, 5 tutuksuz san..
Tamamı 14.10.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
38.876.644