Tam
EskidenYeniye
 

Avcı itirafçıları bana emanet etti

Ayhan Çarkın´ın itirafları üzerine başlatılan soruşturmada ifade veren Ergenekon sanığı Sedat Peker, 1990´lı yıllarda, Kürt işadamlarının ölüm emrinin MGK tarafından verildiğini duyduğunu söyledi.

Önceki haber title=Sonraki haber

03.11.2011 14:24 Ayhan Çarkın´ın itirafları üzerine başlatılan soruşturmada ifade veren Ergenekon sanığı Sedat Peker, 1990´lı yıllarda, Kürt işadamlarının ölüm emrinin MGK tarafından verildiğini duyduğunu söyledi. Devrimci Karargah örgütü ve Ergenekon davasının tutuklu sanığı eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı´yla ilgili de savcıya çarpıcı ifadeler veren Sedat Peker, Avcı´nın Diyarbakır´daki itirafçıları kendisine emanet ettiğini belirtti: ´Bu kişiler bana emanet edilmişti. Bana teslim edilen bu itirafçıların çoğu benim de yargılandığım dosyalardan yargılandı. Bu sanıklar tarafından bana söylenen, Dev-Sol´da Bedri Yağan grubuna yapılan operasyonlarda temizlik diye nitelendirilen eylemlerde bu itirafçıların görevlendirildiğini, kalan sağları en son bunların öldürdüğünü kendilerinden dinlemiştim.´

´Organize suç örgütü lideri olmak´ suçundan hüküm giyen birinci ´Ergenekon´ davasının tutuksuz sanığı Sedat Peker, Ankara Cumhuriyet Savcılığı´nca yürütülen faili meçhul cinayetler soruşturmasında Savcı Hakan Yüksel´e 4,5 saat ifade verdi. Peker, ifadesinde, 1990´lı yıllarda, Kürt işadamlarının ölüm emrinin MGK tarafından verildiğini duyduğunu söyledi. Peker´in, Zaten o dönem herkes bu cinayetlerin kimler tarafından işlendiğini de çok açık biliyordu. dediği öğrenildi. Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım´la arasını Korkut Eken´in bozduğunu dile getiren Peker, Yeşil isimli şahsın Doğu´da bir zamanlar JİTEM tarafından kullanıldıktan sonra MİT´le birlikte çalışmaya başladığı, MİT´te Mehmet Eymür´ün kadrosunda olduğu, onun da şehirlerde birçok eylemler gerçekleştirdiğini duyuyorduk. ifadelerini kullandı.

İtirafçıları emanet etti, onlarla solcuları infaz etti

Devrimci Karargah örgütü ve Ergenekon davasının tutuklu sanığı eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı´yla ilgili de savcıya çarpıcı ifadeler veren Sedat Peker, Avcı´nın Diyarbakır´daki itirafçıları kendisine emanet ettiğini belirtti. Peker şöyle devam etti: Aynı dönemde Hanefi Avcı, Diyarbakır´daki itirafçılardan Süleyman Öğer, Hüseyin Tilki, Hidayet Bozyiğit, İbrahim Babat gibi kişileri İstanbul´a getirmiş, bu kişiler istihbarat şubede Pala lakaplı başkomiser tarafından bana emanet edilmişti. Bana teslim edilen bu itirafçıların çoğu benim de yargılandığım dosyalardan yargılandı. Bu sanıklar tarafından bana söylenen, Dev-Sol´da Bedri Yağan grubuna yapılan operasyonlarda temizlik diye nitelendirilen eylemlerde bu itirafçıların görevlendirildiğini, kalan sağları en son bunların öldürdüğünü kendilerinden dinlemiştim. Mesela bu itirafçılar Hanefi Avcı tarafından bana emanet edildikten sonra Mehmet Kurt isimli işadamından çok büyük paralar aldılar.

Korkut Eken para karşılığı infaz listesinden isim siliyordu

Peker, Korkut Eken´in kendisine işadamı Ahmet Hamoğlu´nun PKK´ya yardım ettiğini söylediğini, kendisinin de buna, Abi bu adam Çorumlu. Bildiğim kadarıyla Kürt değil, niye PKK´ya yardım etsin? tepkisi verdiğini aktardı. Soruşturma savcısı Hakan Yüksel, Peker´e Kürt işadamlarına yönelik infaz listesi bulunduğu iddiasını da sordu. Peker, Tahminime göre o dönemde PKK´ya yardım eden işadamlarına ve mafya üyelerine yönelik bir liste olduğu ve listedeki herkesin öldürüldüğü konuşuluyordu. O dönem kesinlikle devlet yoktu. Devlet adına yapılan işlerin devletle bağdaşan hiçbir tarafı yoktu. Ahmet Hamoğlu da listeden ismini çıkarmak ve ölüm riskini ortadan kaldırmak için paralar verdi. şeklinde konuştu.

Ergenekon iddianamesinde yer alan ve Eken´in iş adamlarından para aldığını belirten telefon konuşmasına da açıklık getiren Peker şunları anlattı: ?Atilla Yıldırım´a bu konuyu anlattım. Bunun üzerine gülerek, ´Olay bildiğin gibi değil. Ben Korkut abiyi işadamı Ahmet Hamoğlu ile tanıştırdım. Hamoğlu´nun yanına çantasız geldik. Giderken Korkut abinin elinde bir James Bond çanta vardı´ dedi. Bunun üzerine çok şaşırmıştım. Eken´in, Hamoğlu´ndan bir çanta dolusu para aldığını biliyorum. O dönemde PKK´ya yardım eden iş adamlarına yönelik hazırlanan listedeki bazı şahısların öldürüldüğünü herkes konuşuyordu. Bence Hamoğlu da para verdi. O dönemde kesinlikle devlet yoktu.?

9 sayfayı bulan ifadesinde Peker, Eken ile 1995´te tanıştığını anlatarak, ?Tanıştığım zaman Kürt iş adamlarına yönelik faili meçhul zaten gerçekleşmişti? dedi. Susurluk kazasında sonra tutuklanarak cezaevine konulan Eken´i ziyaret ettiğini söyleyen Peker şöyle devam etti: ?Eken, Ayaş Cezaevi´nde yatıyordu. O zaman Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı olan Mehmet Emin Aslan´ı benim yanımda cezaevinden arayarak samimi konuşmalar yaptı.?

Eken Yeşil´in kaburgasını kırdırdı

Korkut Eken´in, Yeşil ile arasını bozmaya çalıştığını söyleyen Sedat Peker şöyle dedi: ?Ama aramız bozulmadı. Konuyu Korkut Eken´e anlattım. Kısa bir süre sonra İstanbul Asayiş Müdürlüğü´ne çay içmeye çağrıldım. Yan kesicilikten gözaltına aldılar Çok feci işkence gördüm. Çıplak soyup fotoğraflarımı çektiler. Ben bu olaydan sonra Yeşil´i, Sedat Demir´in Ankara Asayiş Müdürü olduğu zamanda gözaltına alıp işkence yaparak kaburgasını kırdığını öğrendim. Bunu isteyen kişinin de Korkut Eken olduğunu çok sonradan duydum.?

Halis Toprak da vardı

İnsanlarda o zamanlar korku içinde olduğunu çünkü polisler eşliğinde alınıp sorgusuz sualsiz öldürüldüklerini ifade eden Peker, Yakup Kürşat Yılmaz´ın kendisine Halis Toprak´ı öldürülmesi için devlette görevli bazı kişilerin teklifte bulunduğunu ama bunu kabul etmediğini anlattığını da aktardı. Peker, ?Bu ret olayından sonra açık cezaevinde kapalı cezaevine çıktığını söylemişti. Kendi isteklerini yapmayan kişiler bu şekilde sıkıntıya sokuyorlardı. Ama cezaevinde ama poliste işkence yaptırarak istediklerini alıyorlardı. Kürşat Yılmaz´ın Diyarbakır cezaevine sevki sırasında Mehmet Ağar Adalet Bakanıydı? diye konuştu.

SUSURLUK´UN 15 YILI

1990: 1990´lı yılların başı Türkiye için çok karanlık günlerdi. İşkencede ölümler, yargısız infazlar yaşanıyordu. Henüz derin devlet kimsenin gözünde somutlanmamıştı. Ama karanlık olaylar yaşanıyordu.

1992: İstanbul´da Kadıköy Çiftehavuzlar´daki hücre evine yapılan baskında Dev-Sol üyesi üç kişi öldürüldü.

1994: 13 Ağustos 1994´te PERPA´ya DHKP-C´ye yönelik bir operasyon yapıldı, beş kişi öldürüldü. Yargısız infaz iddialarıyla dava açıldı, polisler beraat etti.

1995: 2 Mart: MİT mensubu Tarık Ümit kaçırıldı ve bir daha haber alınamadı. 12 Mart: Önce Gazi Mahallesi´nde kahve tarandı. bir kişi öldü. Ardından çıkan olaylarda 17 kişi yaşamını yitirdi.

1996: 28 Temmuz: Ömer Lütfü Topal öldürüldü. 3 Kasım: Susurluk´ta meydana gelen kazada Abdullah Çatlı, sevgilisi Gonca Us, polis müdürü Hüseyin Kocadağ öldü, milletvekili Sedat Bucak ağır yaralandı. Böylece siyasetçi, mafya, polis üçgeni ortaya çıktı. Radikal Abdullah Çatlı, Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ve Özel tim polisi Ayhan Akça´nın birlikte halay çektiği fotoğrafları yayımladı. Medya karanlığın üzerine gitti.

2011: Eski Özel Tim Polisi Ayhan Çarkın, Radikal´e o dönemki faili meçhul cinayetlerle ilgili itiraflarda bulundu. Bu itiraflar üzerine Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı harekete geçti. Ayhan Çarkın gözaltına alınarak ifadesine başvuruldu. Bu ifadeler, Susurluk sürecinde ikinci perdeyi araladı. Faili meçhul cinayetler soruşturmasını derinleştirdi. Çarkın´dan sonra İbrahim Şahin sorgulandı ve tutuklandı. Ardından Ali Fevzi Bir sorgulandı. Dün de Sedat Peker, faili meçhul cinayetlerle ilgili savcıya ifade verdi.

Peker Ergenekon savcısına da ifade vermişti

Ergenekon davası tutuklu sanığı ve suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Sedat Peker, Ergenekon soruşturması ve Devrimci Karargah davasında tutuklu olan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ile ilgili 18 Ağustos 2011 tarihinde ´tanık´ sıfatıyla ifade vermişti. Ergenekon soruşturması savcısı Cihan Kansız´a ifade veren Peker´e, Aksiyon dergisine verdiği röportajdaki Avcı´ya dair iddiaları ile Taraf gazetesindeki benzer iddiaları sorulmuştu.

PEKER´DEN AVCI´YA AĞIR SUÇLAMALAR

´Suç örgütü lideri olmak´ suçlamasıyla cezaevinde bulunan Sedat Peker, Devrimci Karargah terör örgütü davasının tutuklu sanığı eski polis müdürü Hanefi Avcı´yla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Dev-Solcu Bedri Yağan´ın ölümünde Avcı´nın parmağı olduğunu ileri sürdü: ´Öldürenler polis değil, itirafçılardı. Benim yanıma yolladığı itirafçıları o operasyonlarda kullanıyordu.´



Çete suçundan Silivri Cezaevi´nde yatan Sedat Peker, haftalık haber dergisi Aksiyon´a konuşmuştu. Devrimci Karargah terör örgütü davasında yargılanan eski istihbaratçı Hanefi Avcı´nın bir dönem JİTEM adına çalışan itirafçıları nasıl kullandığını ve kendisini nasıl yönlendirdiğini ayrıntılarıyla anlattığı röpörtaj savcıların da dikkatini çekmişti. Aksiyon Dergisi´nde yer alan röportajın bazı bölümleri şöyle:

Avcı´nın ´Pala Şeref´ lakaplı başkomiseri ile irtibat halindeydik. Benim yanıma gelen itirafçıların isimleri Süleyman ve kardeşi Cemal Öğer, Ali Ozansoy´un kardeşi, Hüseyin Tilki, Hidayet Bozyiğit ve başka birkaç kişiydi. Devlete faydaları olduğu için bu arkadaşlarla ilgilendim. Adanalı işadamı Hayrettin Alp bana gelerek itirafçıların benim yakınım olduğunu duyduğunu söyledi. Ahbabı olan Kanal 6´nın eski sahibi Mehmet Kurt´tan bir arsa için avanta istiyorlarmış. ´Bu arkadaşları tanıyorum; ancak onlar Hanefi Avcı´nın ekibi´ dedim. Mehmet Kurt da araya tanıdıklar koyarak Avcı´nın yanına gitmiş. Avcı, ´Benim ekibim değiller, ancak devlete faydaları oldu.´ demiş. Kontrolsüz ve tehlikeli olduklarını söylemeyi de unutmamış. Yani bu olayı bir şikayet olarak kabul edip resmiyete koyacağına, adama bir de para ödesin diye telkinlerde bulunmuş. Mehmet Kurt´tan büyük para alındı. Ben ifade verdikten sonra Avcı bunlardan da yargılanacak, çünkü yağma suçuna iştirak etme durumu var. Mesela Tatlıcı ailesinin bir alacağı için içecek fabrikası olan bir adamı rahmetli Hidayet Bozyiğit ve bir iki itirafçı bel üstünden vurarak ağır yaralamıştı. Bu olayı da faili meçhul olarak Hanefi Avcı kapattı. Ancak vereceğim ifadeden sonra herhalde bu dosyalar tekrar açılacaktır.

PEKER: İFADELERİMLE, AVCI ERGENEKON ÜYELİĞİNDEN DEĞİL YÖNETİCİLİĞİNDEN YARGILANACAK

Taraf gazetesine 25 Eylül 2010´da açıklamalar yapan, Aksiyon dergisine de 11 Nisan 2011´de röpörtaj veren Peker, Avcı´nın bir dönem itirafçıları nasıl kullandığını ve kendisini nasıl yönlendirdiğini anlatıyordu. Bütün bildiklerini Ergenekon savcılarına anlatacağını belirten Peker, röportajda, Hanefi Avcı ve itirafçı ekibiyle ilgili mahkemede açıklamalarda bulunacağım. Zaten savcılığın bunun üzerine otomatik olarak harekete geçeceğini düşünüyorum. O zaman kendisi (Avcı) zannederim Ergenekon üyeliğinden değil yöneticiliğinden yargılanacaktır. diyor.

Peker aynı açıklamasında, Benim yanıma gelen itirafçıların isimleri Süleyman Öğer, kardeşi rahmetli Cemal Öğer, Ali Ozansoy´un kardeşi, Hüseyin Tilki, Hidayet Bozyiğit ve başka birkaç kişiydi. Gazetelerde devamlı yayımlanan bir resim var, oradakilerin hemen hepsi Hanefi Avcı´nın selamıyla emanet olarak gelmişti. Devlete faydaları olduğu için bu arkadaşlarla ilgilendim. ifadelerini kullanıyor.

Peker, röportajda şu iddiaları da dile getiriyor: Orhan Taşanlar İstanbul´a gelince Asayiş Şubesi tarafından gözaltına alındım. Yanımda bu itirafçı arkadaşlar da vardı. O zamanki şube müdürü Sedat Demir, ´İtirafçılarla İstanbul´u parselliyormuşsun!´ dediğinde, kendisine ´Bu kişiler istihbarat şubenin, Hanefi Avcı´nın adamları´ demiştim. Beni odadan dışarı çıkarttı. Sonra Avcı´yı aramış, itirafçıları yarım saat içinde bıraktılar. Beni de herhalde Avcı´nın ismini verdiğim için bir ton eziyet edip ertesi gün bıraktılar. Bu itirafçılar kendi başlarına iş yapmaya başlayınca yani kontrolden çıkınca Avcı da rahatsız olmaya başladı. Ancak işledikleri suçları kendisi kapatıyordu.

Avcı´nın gönderdiği itirafçılardan birinin de İbrahim Babat olduğunu ifade eden Peker, Avcı Organize Suçlar Daire Başkanlığı´ndan alınınca 2 ay sonra Süleyman Öğer ve kardeşlerine organize şube operasyon yaptı. Bu sırada Öğer kalp krizi geçirerek vefat etti. Avcı bu kişileri operasyonlarda kullandı. Bunu bana bizzat kendileri içkili bir sofrada anlattı.

DEV-SOL´CU BEDRİ YAĞAN GRUBUNUN İNFAZI

Dev-Sol içinde tasfiye edilen Bedri Yağan´ın ve diğerlerinin tüm bitişik atış raporları çatışmada ölmediklerini, infaz edildiklerini gösteriyor. Öldürenler polis değil, bu itirafçılardı. Benim yanıma yolladığı itirafçıları o operasyonlarda kullanıyordu. En son temizliği yani imha işini onlar yapıyordu. Bunu bana itirafçı ekibinin sözcüsü konumunda olan Süleyman Öğer anlattı. Bu konuşmaya avukat Muhittin Beyaz ve Giresunspor´un eski başkanı Olgun Peker Aydın da şahittir. diyor. Hanefi Avcı ve itirafçı ekibiyle ilgili mahkemede açıklamalarda bulunacağım. Zaten savcılığın bunun üzerine otomatik olarak harekete geçeceğini düşünüyorum. O zaman kendisi (Avcı) zannederim Ergenekon üyeliğinden değil, yöneticiliğinden yargılanacaktır. Peker, Avcı´nın cezaevine girmesinden sonra ortaya çıkan belgeler ve ses kayıtlarının kendisini doğruladığını, tüm bunları ve başka birçok şeyi mahkemede anlatacağını ifade ediyor. Sedat Peker, son dönemde yaşanan tutuklamaları da olumlu bulduğunu anlatıyor. Şöyle konuşuyor: Elinde silah olan biri en fazla 5-10 kişiyi öldürebilir. Ancak elinde kalemini silah olarak kullanan kişi kitleleri birbirine düşman edip birçok kişinin ölümünden sorumlu olabilir.

JİTEM elemanı itirafçı Aygan, Peker´in iddialarını doğrulamıştı

PKK itirafçısı ve JİTEM elemanı Abdulkadir Aygan, Eskişehir eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı´nın itirafçılara sahip çıktığı yönündeki iddiaları doğrulamıştı. Cihan Haber Ajansı´na konuşan Aygan, Sedat Peker´in, ´İtirafçıları bana Hanefi Avcı gönderdi´ açıklamasını Buna ben de bizzat şahit oldum. diyerek tasdik etti. Aygan, Sedat Peker´in, Hanefi Avcı´nın Diyarbakır´dan gelen eski itirafçı JİTEM elemanlarını, ´Pala Şeref´ lakaplı istihbarat polisi aracılığıyla İstanbul´da kendisine emanet ettiği, söz konusu itirafçıların; Tilki Selim, İbrahim Babat, Hidayet Bozyiğit, Süleyman Öğer ve kardeşi Cemal Öğer oldukları iddialarını doğruladı. Abdülkadir Aygan, JİTEM´de kendisiyle birlikte görev yapan Ali Ozansoy adlı şahsın Hanefi Avcı tarafından İstanbul İstihbarat Daire Başkanlığı´na danışman olarak alındığını öne sürdü. Hanefi Avcı´nın ekibinde çalışan Murat Demir ve Murat Aydın isimli iki şahsın bir zamanlar Perinçek´in bir dergisine ellerinde silahlarla poz verip, ´DTP Diyarbakır il başkanı Vedat Aydın´ı bizler öldürdük´ dediklerini kaydeden Aygan, Burada, gerçek suçluları örtbas etmek için böyle bir çıkış yaptırılmıştı bunlara. Bu iki elaman daha sonradan eski Özel Harekatçı İbrahim Şahin´in yanında görüldüler. diye konuştu.

AVCI: PEKER´İ DUYMAK İSTEMİYORUM

Yazdığı kitapla olay yaratan eski Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Peker´in iddialarını duymak istemediğini söylemişti.

AYHAN ÇARKIN´DAN ÇARPICI AVCI İTİRAFLARI

Susurluk döneminin öne çıkan isimlerinden eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın´ın birkaç ay önce medyaya yaptığı şok açıklamalar kamuoyunu sarstı. Çarkın şok itiraflarında açık açık isimler ve olayın içerisinde bulunmayanların bilemeyeceği ayrıntılar verdi. Çok büyük bir soruşturmanın başlamasına da yol açan bu somut itiraflar üzerine çok sayıda kişi tutuklandı. Çarkın´ın itiraflarında Hanefi Avcı geniş şekilde yer aldı. Taraf´tan Mehmet Baransu ile yaptığı röpörtajda Çarkın şunları anlatıyordu:



İtirafçı müessesesi de Avcı´nın döneminde başladı sanırım...

Diyarbakır Cezaevi´nin hemen yanındaydı şubelerimiz. Cezaevi, yanında siyasi şube, istihbarat vardı. Hanefi Avcı istihbarattaydı. İstihbarat dediğin işkence yapıyordu. Siyasi şubedeydi. Cezaevi duvarıyla yan yanaydı şubesi. Onun yanında da bizim şube vardı. Cezaevi koridorundan adamlar içeri alınıyor, işkence yapılıyordu. Necdet Menzir o dönem orada müdürdü. Cezaevinden gelen çığlıkları şimdi duyuyorum ben. Kahkaha atıyorlardı. İtirafçıları kullanan, onlara operasyon yaptıran da bunlar. Kendi işlerini temizlettiler itirafçılara... Hizbullah diyorlar. Ne Hizbullah´ı, hepsini bunlar yaptı. Dönemimizde Hizbullah falan yoktu. Ne olduysa 1990´dan sonra oldu. Ben de 1990´da İstanbul´a geldim. Operasyon timindeydik. 13 kişiydik. Bütün örgütlerin operasyonuna biz giderdik. Bize adresleri gösteriyorlardı. Operasyon yapıyorduk.

İlk yaptığınız operasyonu hatırlıyor musunuz?

Unutmadım ki. İlk olay TİKKO operasyonuydu. Kemal Yazar. Yaralı ele geçirdik. Ben vurdum. Dursun Karataş Cezaevi´nden firar ettirildi, ondan sonra başladı her şey.

Bahçelievler çatışmasında da siz vardınız sanırım...

Evet. O çatışma 3,5 saat sürdü. Hatta iki tane kadın vardı. Onları aldık. Ben orada üç tane de polis vurdum. Çünkü orada iki çocuk vardı. İçerdekilerle konuştuk. Bir şey yapmayacağız çocuğu ve kadını bırakın diye. Bana inandılar. Çocukları bıraktılar. O arada bizimkiler ateş etmeye kalktılar. Kollarından vurdum.

Dev-Sol´un başına geçeceği söylenen Sinan Kukul ve Sabahat Karataş´ın infazı da derin devletin örgüte yön verme operasyonu muydu?

Sinan Kukul başına geçecekti, ondan öldürüldü. Bunu kime soracaklar. Fikret Işıkkaralar. Bu işleri en iyi bilen o. Dev-Sol masasının başındaydı.

Peki Bedri Yağan operasyonu. Çatışma demişlerdi ama ´Mösyö´ kitabımda adli tıp raporlarını yayımladım. Kafalarına sıkılarak öldürüldükleri ortaya çıktı.

Bedri Yağan operasyonunda ben başka yerdeydim. Olay yerine gittiğimde bitmişti herşey. Hatta iki tane çocuk vardı. Sağ kurtulmuşlardı çatışmadan. İçeri dahi girmedim. İki çocuğu dışarıda alan kişi benim. O olay infazdı.

Dursun Karataş nasıl kurtuldu?

Karataş o operasyonlardan anlaşarak kurtuldu. Sonra ona polisleri taratma işlerini yaptırdılar. O dönemin bütün polis istihbarat ve MİT yetkililerinin alınması sorgulanması lazım.

DEVLET KENDİ POLİSLERİNİ ÖLDÜRTTÜ. TERÖRÜ DE KENDİSİ ÜRETİYOR KAHRAMANINI DA

Devlet mi polisleri tarattı?

Kağıthane´de beş polis öldürüldü. Çırpıcı deresinde, Şehremini´de, her yerde polis öldürüldü. Polislerin ölümünden sonra bize operasyon yaptırdılar. Dursun Karataş cezaevinden firar ettirildikten sonra her şey başladı. Böyle vatan sevgisi olmaz olsun. Terörü de kendi üretiyor, kahramanını da. Kaç tane polis öldü. Şimdi bunların hepsi ortaya çıkmalı. Ekip otolarını tarattırdılar. Hepsini bunlar yaptı.

Siz olayların neresindeydiniz?

Bizim katıldığımız operasyonlar ortada. Vurduklarımızı söylüyoruz. Hanefi Avcı sinyal kaydırma yapıyordu. Sinyal kaydırma dediğin nedir biliyor musun? Biz şimdi ikimiz burada bir ağaç keseceğiz. Ağaç kesmeye gidiyoruz. Ama oraya gittiğinde bir bakıyorsun ağaç kesilmiş. Sen artık ortasındasın. Bu Topal (Ömür Lütfi Topal) meselesinde falan biliyorsunuz. Bütün telefon dökümleri önümüze geldi. Orası bizim çalıştığımız alandı. Abdullah Çatlı´nın arkadaşı olduğum için bizi de kattılar.

Olayların bazıları sizin üzerinize bilerek mi yıkıldı yani?

Bir tane olay olsa kendimizi savunuruz. Bir operasyona gidiyorsun. Silahlı çatışma çıkmış. Belki üç kişi çatışmış. Ama işi bitiriyorsun, bir bakıyorsun kağıt imzalatılıyor. On bir kişinin ismi yazılmış. İmzanı atıyorsun. Sonra diyorlar ?aferin oğlum devam et? sonra bir bakıyorsun birinden 10, birinden 20, derken 80 mermi çıkmış. Sonra gel Ayhan Çarkın ifadeye.

Müdürler imzalamıyorlar mıydı, olay tutanak raporlarını?

Bizim müdürlerden imzalayan da var imzalamayan da. Kim hesap verecek? İbrahim Şahin mi verecek? Adamda bilmem ne hastalığı çıkmış yırtmaya çalışıyor. Mehmet Ağar´ı, Hanefi Avcı´yı dışarıda bırakan devlet, devlet değildir. Tetiği kim düşürdü, kim çekti? Ayhan Çarkın. Suçlu o. Emir verenler nerede? Mehmet Ağar, Susurluk döneminde beni ve Oğuz Yorulmaz´ı Ankara´ya çağırdı. ?Aman dikkatli olun? falan. Ben, Oğuz´a ?Ne diyor bu? dedim. ?Aman paralar ile ev almayın. Paranızı dikkatli harcayın.? O ara Oğuz ile göz göze geldim. ?Paraları yurt dışına transfer edin? falan. Kullanıldığımızı o gün anladım. Paramız yoktu çünkü. Bak bu siyasi şubede patlayan bomba vardı. Ben oradan kurtuldum. Tüp şeklinde bomba vardı.

İtirafçı müessesi de Avcı´nın döneminde başladı sanırım...

İtirafçıları kullanan, onlara operasyon yaptıran da bunlar. Kendi işlerini temizlettiler itirafçılara... Hizbullah diyorlar. Ne Hizbullah´ı, hepsini bunlar yaptı. Dönemimizde Hizbullah falan yoktu. Ne olduysa 1990´dan sonra oldu. Ben de 1990´da İstanbul´a geldim. Operasyon timindeydik. 13 kişiydik. Bütün örgütlerin operasyonuna biz giderdik. Bize adresleri gösteriyorlardı. Operasyon yapıyorduk.

İlk yaptığınız operasyonu hatırlıyor musunuz?

Unutmadım ki. İlk olay TİKKO operasyonuydu. Kemal Yazar. Yaralı ele geçirdik. Ben vurdum. Dursun Karataş Cezaevi´nden firar ettirildi, ondan sonra başladı her şey.

Bahçelievler çatışmasında da siz vardınız sanırım...

Evet. O çatışma 3,5 saat sürdü. Hatta iki tane kadın vardı. Onları aldık. Ben orada üç tane de polis vurdum. Çünkü orada iki çocuk vardı. İçerdekilerle konuştuk. Bir şey yapmayacağız çocuğu ve kadını bırakın diye. Bana inandılar. Çocukları bıraktılar. O arada bizimkiler ateş etmeye kalktılar. Kollarından vurdum.

Dev-Sol´un başına geçeceği söylenen Sinan Kukul ve Sabahat Karataş´ın infazı da derin devletin örgüte yön verme operasyonu muydu?

Sinan Kukul başına geçecekti, ondan öldürüldü. Bunu kime soracaklar. Fikret Işıkkaralar. Bu işleri en iyi bilen o. Dev-Sol masasının başındaydı.

Peki Bedri Yağan operasyonu. Çatışma demişlerdi ama ´Mösyö´ kitabımda adli tıp raporlarını yayımladım. Kafalarına sıkılarak öldürüldükleri ortaya çıktı.

Bedri Yağan operasyonunda ben başka yerdeydim. Olay yerine gittiğimde bitmişti herşey. Hatta iki tane çocuk vardı. Sağ kurtulmuşlardı çatışmadan. İçeri dahi girmedim. İki çocuğu dışarıda alan kişi benim. O olay infazdı.

Dursun Karataş nasıl kurtuldu?

Karataş o operasyonlardan anlaşarak kurtuldu. Sonra ona polisleri taratma işlerini yaptırdılar. O dönemin bütün polis istihbarat ve MİT yetkililerinin alınması sorgulanması lazım.

Devlet mi polisleri tarattı?

Kağıthane´de beş polis öldürüldü. Çırpıcı deresinde, Şehremini´de, her yerde polis öldürüldü. Polislerin ölümünden sonra bize operasyon yaptırdılar. Dursun Karataş cezaevinden firar ettirildikten sonra her şey başladı. Böyle vatan sevgisi olmaz olsun. Terörü de kendi üretiyor, kahramanını da. Kaç tane polis öldü. Şimdi bunların hepsi ortaya çıkmalı. Ekip otolarını tarattırdılar. Hepsini bunlar yaptı.

Siz olayların neresindeydiniz?

Bizim katıldığımız operasyonlar ortada. Vurduklarımızı söylüyoruz. Hanefi Avcı sinyal kaydırma yapıyordu. Sinyal kaydırma dediğin nedir biliyor musun? Biz şimdi ikimiz burada bir ağaç keseceğiz. Ağaç kesmeye gidiyoruz. Ama oraya gittiğinde bir bakıyorsun ağaç kesilmiş. Sen artık ortasındasın. Bu Topal (Ömür Lütfi Topal) meselesinde falan biliyorsunuz. Bütün telefon dökümleri önümüze geldi. Orası bizim çalıştığımız alandı. Abdullah Çatlı´nın arkadaşı olduğum için bizi de kattılar.

Olayların bazıları sizin üzerinize bilerek mi yıkıldı yani?

Bir tane olay olsa kendimizi savunuruz. Bir operasyona gidiyorsun. Silahlı çatışma çıkmış. Belki üç kişi çatışmış. Ama işi bitiriyorsun, bir bakıyorsun kağıt imzalatılıyor. On bir kişinin ismi yazılmış. İmzanı atıyorsun. Sonra diyorlar ?aferin oğlum devam et? sonra bir bakıyorsun birinden 10, birinden 20, derken 80 mermi çıkmış. Sonra gel Ayhan Çarkın ifadeye.

Müdürler imzalamıyorlar mıydı, olay tutanak raporlarını?

Bizim müdürlerden imzalayan da var imzalamayan da. Kim hesap verecek? İbrahim Şahin mi verecek? Adamda bilmem ne hastalığı çıkmış yırtmaya çalışıyor. Mehmet Ağar´ı, Hanefi Avcı´yı dışarıda bırakan devlet, devlet değildir. Tetiği kim düşürdü, kim çekti? Ayhan Çarkın. Suçlu o. Emir verenler nerede? Mehmet Ağar, Susurluk döneminde beni ve Oğuz Yorulmaz´ı Ankara´ya çağırdı. ?Aman dikkatli olun? falan. Ben, Oğuz´a ?Ne diyor bu? dedim. ?Aman paralar ile ev almayın. Paranızı dikkatli harcayın.? O ara Oğuz ile göz göze geldim. ?Paraları yurt dışına transfer edin? falan. Kullanıldığımızı o gün anladım. Paramız yoktu çünkü. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

AHMET HAMOĞLU, ´EKEN PARA ALDI´ İDDİASINI DOĞRULADI

04 Kasım 2011 - Sedat Peker´in Ankara´da devam eden faili meçhul cinayetler soruşturması kapsamında verdiği ifadede ?Korkut Eken, Ahmet Hamoğlu´ndan para aldı? iddiası doğrulandı. İşadamı Ahmet Hamoğlu, ?Eken gelip zor durumda olduğunu söyledi. 15-20 bin dolar para verdim? dedi. Gündemdeki bir işadamı olduğu için Mehmet Ağar, Hüseyin Kocadağ, Korkut Eken, Sedat Peker gibi isimleri tanıdığını da anlatan Hamoğlu, Eken ve para ödeme konusunda şu açıklamayı yaptı: ?Eken´i bana Atilla Yıldırım tanıştırdı. Korkut Bey´le bir değil birden fazla görüşmem var. Hal hatır sormalarla geçen konuşmalardı. Ama bunlardan birisinde Atilla Yıldırım´la bana geldi. Aynen şu ifadelerle konuştu: ´Devlet bize görev veriyor. Verdikleri görevleri yerine getiriyoruz. Mahkemelere düşünce sahip çıkmıyorlar. Mahkemelere para ödemekten çoluk çocuk evde aç kalıyor. Nafakamı bulamıyorum´ diye yakındı. ´Bana bir miktar yardım edebilir misin? Çok zordayım´ dedi. Rakamı tam hatırlamamakla birlikte 15-20 bin dolar civarında bir para verdim. Bu parayı tanıdığım zor durumdaki bir insana destek olmak için verdim.? Kendisinin Çorumlu olduğunu, PKK ile uzak yakın bir ilişkisinin söz konusu olmadığını da kaydeden Ahmet Hamoğlu, böyle bir ölüm listesinden hiç haberi olmadığını ifade etti.

Herkesi tanıyorum

Hamoğlu, ?Ömer Lütfü Topal´ın başına gelenler sizi korkuttu mu?? sorumuza ise şu yanıtı verdi: ?Dedikodulara kulak asmam. Topal´ın kendine göre başka bir dünyası vardı. Benim kimseyle alış verişim, husumetim, tahsilat işim yoktu. Ama o günlerde casino işletmecilerinin bertaraf edilerek bu yerlerle ilgili yeni bir ekol yaratılmak istenildiği konuşuluyordu. Ama hiç korku içine girmedim. Bu ekolün kimliği konusunda bilgim yok.? Hamoğlu bu ekolün kimlerden oluştuğuna dair sorumuza ise ?Niye kapatıldığına bakmak lazım önce? yanıtını verdi.

Hamoğlu, Susurluk çetesine benzeyen herhangi bir oluşumun o dönem kulağına gelmediğini de belirterek, ?Herkesi tanıyorum ama tek tek tanıyorum? dedi.

Casinocular listesi vardı

Ahmet Hamoğlu, Kürt işadamlarıyla ilgili listeye dair bilgisi bulunmadığını söylerken, başka bir listenin varlığını duyduğunu açıkladı. Hamoğlu, ?O dönemin devamında gazinoların kapatılma konuları gündemdeydi. Gazinoların ele geçirilmek istendiği kulağıma geldi. Ömer Lütfü Topal vuruldu. Bu konuda iş yapanlar, Ömer Lütfü Topal, Sudi Özkan, Ahmet Hamoğlu, Net Holding kim varsa bunlar da listede laflarını duydum. Ama neyin listesi kimin listesi bilmiyorum. Benim kimseyle alıp veremediğim bir şey olmadığı için dedikodu deyip geçtim? dedi.

Sedat Peker ne demişti?

Ergenekon iddianamesinde yer alan ve Eken´in işadamlarından para aldığını belirten telefon konuşması hakkında Peker ifadesinde şunları söylemişti: ?Atilla Yıldırım´a bu konuyu anlattım. Bunun üzerine gülerek, ´Olay bildiğin gibi değil. Ben Korkut abiyi işadamı Ahmet Hamoğlu ile tanıştırdım. Hamoğlu´nun yanına çantasız geldik. Giderken Korkut abinin elinde bir James Bond çanta vardı´ dedi. Bunun üzerine çok şaşırmıştım. O dönemde PKK´ya yardım eden iş adamlarına yönelik hazırlanan listedeki şahısların öldürüldüğünü herkes konuşuyordu.?

(03 Kasım 2011), son güncel.: (04 Kasım 2011)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

Peker´e Hanefi Avcı sorgusu

Peker: İtirafçıları Avcı gönderdi

Peker´den Avcı´ya ağır suçlamalar

Ayhan Çarkın´ın Susurluk cinayetlerine dair şok itirafları manşetlerimiz

Çarkın´ın itirafları dosyaları açtırdı

Avcı´nın ´Derin Sol´ infazı kesinleşti: Kafalarına sıkılmış

Ergenekon ve Derin-Sol infazlar

Avcı, Derin-Sol´un önünü açtı

Çarkın: Karataş, istihbaratla geziyordu

Çarkın: Avcı Ergenekon´un merkezinde

DKÖ iddianamesine kabul: Avcı sanık

Hanefi Avcı´nın iddiaları manşetlerimiz

Avcı´nın amacı soruşturmayı engellemek

Ergenekon´un karşı hamlesi Avcı´dan

İşte Hanefi Avcı´nın Ergenekon planı

Ergenekon ve bağlantılı iddianamelerde ara

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=3867    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Şike Kumpası: Aziz Yıldırım'a Beraat

22.11.2020 18:06 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'futbolda şike' soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle haklarında dava açılan 4'ü tutuklu 87 sanığın yargılanmasına devam edildi. 09.11.2020 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞA..
Tamamı 22.11.2020

Fetö Yöneticilerine 105 Yıl Hapis

23.11.2020 11:45 Adana, Ankara, Antalya, Bartın ve Kayseri'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin ayrı ayrı görülen davalara devam edildi. Sonuçlanan bazı davalarda çoğu yönetici konumdaki 14 sanığa..
Tamamı 23.11.2020

Savcılık: Aslı Baş Öldürüldü

23.11.2020 11:16 Muğla'da, MİSS Model of the World güzellik yarışmasında mankenler kraliçesi seçilen Aslı Baş'ın Bodrum'da bir villada balkondan düşerek ölmesine ve olayın Fetö yardımıyla örtbas edildiği iddiasına ilişkin 3 sanığın yar..
Tamamı 23.11.2020

Kayseri: Fetö'ye 16 Hapis Gerekçesi

22.11.2020 17:12 Kayseri'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) davasında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'silahlı terör örgütüne yardım etmek' suçlarından çeşitli miktarlarda hapis cezalarına çarptırıl..
Tamamı 22.11.2020

Dink Cinayeti: Savcı Akkaş'a dava

22.11.2020 18:26 İstanbul'da, Hrant Dink Cinayeti soruşturmasına bakan eski savcılardan FETÖ firarisi Muammer Akkaş hakkında 'Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyelerini koruma gayesiyle işlem yapmayarak dos..
Tamamı 22.11.2020

ABD Görevlisi Cantürk'e 5 Yıl Hapis

22.11.2020 17:49 İstanbul'da, ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Nazmi Mete Cantürk'e 'FETÖ'ye yardım' suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verildi. Diğer sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk ise delil yetersizliğin..
Tamamı 22.11.2020

Fetö Çatı Davası Onandı

22.11.2020 15:18 Ankara'da, aralarında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 75 sanık hakkında açılan 'çatı davası'nda dört sanığın ağırlaştırılmış müebbet, üç sanığın ise 10 yıl 6'şar ay hapse çarptırıl..
Tamamı 22.11.2020

Baransu-Fetö İşbirliği Gerekçede

22.11.2020 17:29 Mersin'de, kamuoyunda Gülen örgütünün hükümete yönelik ilk yolsuzluk ve darbe kumpası olarak da nitelenen GDO kumpasını konu alan ve Mersin'de paralel örgüte yönelik açılmış en kapsamlı ilk davada 77 sanıktan 51'inin a..
Tamamı 22.11.2020

Başyaver Suikastte Asli Fail

22.11.2020 17:35 Muğla'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin davada ağırlaştırılm..
Tamamı 22.11.2020

FETÖ Trolü 'Kacsaatoldu' davası

23.11.2020 10:02 Gaziantep'te, FETÖ'nün sosyal medyadaki 'kacsaatolduson', 'kacsaatoldusonn', 'kacsaatoldunet' gibi hesapların yöneticilerinden biri olduğu iddiasıyla hakkında davada açılan Hüseyin Yılmaz ile eşinin yargılanmasına deva..
Tamamı 23.11.2020

Uğurluel'i Maceracı Gammazladı

23.11.2020 10:48 İstanbul'da, Fetö'nün ana TV kanalı Samanyolu TV'de 'Maceracı' isimli programıyla tanınan Murat Yeni'nin gözaltında iken emniyete adını verdiği isimlerden tarihçi-yazar Talha Uğurluel'in Fetö'ye üye olmak suçlamasıyla ..
Tamamı 23.11.2020

Donanma Darbe davası

22.11.2020 17:21 Kocaeli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 90 sanıklı davadan, dosyaları ayrılan 6'sı tutuksuz, 13'ü firari 19 sanığın yargılanmasına de..
Tamamı 22.11.2020

Muhafız Alayı Darbe davası

22.11.2020 16:17 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin aralarında eski alay komutanları Muhsin Kutsi Barış ve Muhammet Tanju Poshor'un da bulunduğu..
Tamamı 22.11.2020

Edok'taki Darbeciler Yargılanıyor

22.11.2020 13:26 Ankara'da, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan davada aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan dönemin Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutan..
Tamamı 22.11.2020

Kara Kuvvetleri Darbe davası

22.11.2020 12:51 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) karargahındaki eylemlere ilişkin 132 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. 21.10.2020..
Tamamı 22.11.2020

Rus Elçi Karlov'a Suikast davası

22.11.2020 15:11 Ankara'da, Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov'a yönelik 19 Aralık 2016'da düzenlenen suikastla ilgili aralarında FETÖ/PDY elebaşı firari Fetullah Gülen'in de bulunduğu 7'si tutuklu 28 sanığının yargılandığı davaya devam e..
Tamamı 22.11.2020

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
46.852.432