Tam
EskidenYeniye
 

Flaş!!! 27 Nisan'a soruşturma

Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik´in suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Türk Silahlı Kuvvetleri´nin (TSK) internet sitesinde 27 Nisan 2007´de yayımlanan ve tartışmalara konu olan açıklamayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturmayı 12 Eylül soruşturmasına bakan Savcı Kemal Çetin yürütecek. Platformun daha önceki suç duyurusu üzerine 28 Şubat darbe süreci için de soruşturma başlatılmıştı.

Önceki haber title=Sonraki haber

02.02.2012 10:08 Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik´in suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Türk Silahlı Kuvvetleri´nin (TSK) internet sitesinde 27 Nisan 2007´de yayımlanan ve tartışmalara konu olan açıklamayla ilgili soruşturma başlattı.Adalet Platformu Başkanı Çevik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 12 Eylül darbesi, 28 Şubat ve 27 Nisan açıklamasının sorumluları hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Nisan açıklamasıyla ilgili olarak dönemin askeri sorumluları hakkındaki suç duyurusu evrakını ayırdı. İstanbul Başsavcılığı, ´suç yeri Ankara olduğu´ gerekçesiyle dosyayı ´görevsizlik´ kararıyla özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine gönderdi. Soruşturma için Ankara´da, özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin görevlendirildi. (AA)

2012/317 ESAS SAYILI SORUŞTURMA

Savcılığın, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile birlikte görev yapan kuvvet komutanlarının ifadesine başvurması bekleniyor. Savcılık, cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki krizin perde arkasını da araştıracak. Savcılık, 28 Şubat süreci ile ilgili soruşturmasını sürdürürken, 27 Nisan e-bildirisiyle ilgili yapılan suç duyurularını dikkate alarak ayrı bir soruşturma başlattı. “E muhtıra” ile ilgili Türkiye genelinde yapılan diğer suç duyuruları da Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcıvekilliği´nde birleştirildi. 2012/317 esas sayılı soruşturma numarası ile başlatılan tahkikat kapsamında savcılığın, “Bizzat ben kaleme aldım” diyen dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile kuvvet komutanlarının ifadesine başvurması bekleniyor. 27 Nisan soruşturmasını, 12 Eylül darbesiyle ilgili iddianameyi hazırlayan Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin yürütüyor. Savcı Çetin, Genelkurmay Başkanlığı´nın internet sitesindeki e-bildirinin kimin talimatıyla yayınlandığını ve cumhurbaşkanı seçim sürecinde yaşanan 367 oy krizinin perde arkasını da araştıracak. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk tur oylamasına son anda katılmayacağını açıklayan dönemin Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu ve DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar´ın herhangi bir baskıya uğrayıp uğramadığı da araştırılacak. Savcılık, İstanbul Özel Yetkili Savcılığı´ndan, “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” başta olmak üzere, 27 Nisan dönemine ait belgeleri de isteyecek.

27 NİSAN MUHTIRASI NEDİR?

Türkiye demokrasisi sık sık askeri darbeler ve muhtıralarla zarar gördü. 1960, 1980 askeri darbeleri, 12 Mart 1971 muhtırası ve 28 Şubat post modern darbesi Türk demokrasisini rayından çıkaran gelişmeler oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı günlerde, 27 Nisan 2007 tarihinde, askerler TSK´nın sitesinde yayımladıkları bir bildiri ile sivil siyasete müdahale etmeye çalıştı. Ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın kararlı tutumu ve AK Parti hükümetinin bu bildiriye çok sert cevap vermesiyle bildiri amacına ulaşamadı. 4 yıl boyunca TSK sitesinde tutulan bildiri geçtiğimiz Ağustos ayında yayından kaldırılmıştı.

GECE 23:20´DE BİR E-MUHTIRA

Genelkurmay Başkanlığı´nın 27 Nisan 2007´de yaptığı basın açıklaması gece saat 23.20´de yayımlandı. Açıklamada ´laiklik´ vurgusu ağırlık kazansa da bildiri, kamuoyunda ´Abdullah Gül´ün cumhurbaşkanı olmasını Genelkurmay´ın istemediği ve buna müdahale ettiği´ şeklinde algılandı. Açıklama bütün demokrat siyasetçi ve gazeteciler tarafından ´muhtıra´ olarak nitelendirildi ve internetten yapıldığı için ´e-muhtıra´ olarak adlandırıldı. Muhtırada isim verilmeden Gül´ün adaylığına karşı çıkılmış ve Gül´ün cumhuriyetin değerlerine bağlı olmadığı öne sürülerek, Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı´nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği ´Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak´ ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasa´nın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir ifadeleri kullanılmıştı. Bildiride geniş bir düşman profili de çizilmiş, Ulu Önder Atatürk´ün, ´Ne mutlu Türküm diyene!´ anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti´nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır denilmişti.

4,5 YIL ISRARLA SİTEDE TUTULDU

Türk demokrasi tarihi için ´utanç´ anlamını taşıyan bu bildiri, 4,5 yıl boyunca TSK´nın internet sitesinde tutuldu. Yayımlanan e-muhtıradan güç alan muhalefet milletvekilleri ve anayasa mahkemesi, cumhurbaşkanlığına Abdullah Gül´ün seçilmesini engelledi. Bu açık engellemeler karşısında AK Parti erken seçime gitme kararı aldı. Genelkurmay´ın açıklamasına rağmen AK Parti yeniden cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül´ü göstereceğini belirtti. AK Parti oy patlaması yaparak yüzde 47 oy aldı. Seçim sonuçları, halkın askeri müdahalelere ne denli karşı olduğunu belirtmesi bakımından önemliydi. Fakat buna rağmen TSK o bildiriyi 4,5 yıl boyunca sitede yayınlamaya devam etti.

MUHTIRAYA AYNEN İADE

27 Nisan 2007´de Genelkurmay´ın yayımladığı bildiriye karşı hükümet dik durarak, muhtırayı bir anlamda ´aynen iade etti.´ İşte, Türkiye´de çok önemli bir kırılma noktası da sayılan ve hükümet adına Cemil Çiçek tarafından yapılan o tarihi açıklamadan satır başları:

Dün Genelkurmay Başkanlığı tarafından çeşitli konulardaki görüşlerini ifade eden bir açıklama basın yayın organlarına gece yarısı verilmiş ve Genelkurmay Başkanlığı´nın internet sitesinde yayımlanmıştır. Bu açıklama hükümete karşı bir tutum olarak algılanmıştır. Kuşkusuz, demokratik bir düzende bunun düşünülmesi dahi yadırgatıcıdır. Öncelikle söylemek isteriz ki, Başbakan´a bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığı´nın herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez. Genelkurmay Başkanlığı, hükümetin emrinde, görevleri anayasa ve ilgili yasalarla tayin edilmiş bir kurumdur. Anayasamıza göre, Genelkurmay Başkanı görev ve yetkilerinden dolayı Başbakan´a karşı sorumludur. Bildirinin bu hassas dönemde, anayasa mahkemesi eksenli tartışmalar yapılırken ortaya çıkması, yüce yargıyı etkilemeye yönelik bir girişim olarak algılanacaktır. Herkes şunu açıkça bilmelidir ki, hükümetimiz, devletimizin Anayasa´nın 1, 2 ve 3. maddelerindeki temel ve vazgeçilmez ortak değerleri, ülkemizin birlik ve bütünlüğü, milletimizin saygınlığı, Türkiye´nin laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olma niteliği konusunda herkesten daha fazla taraftır ve hassastır. Cumhuriyetimizin temel niteliklerine, anayasa ve yasalara aykırı, gerçek ve tüzel kişiler tarafından zaman zaman ortaya konan hiçbir tutum ve davranışı tasvip etmek mümkün değildir. Genelkurmay Başkanlığı´nın hükümetle ilişkileri bakımından son derece yanlış ifadelerin yer alması üzücü olmuştur. ... Güven ve istikrarı zedeleyenler, ülkemizin ve milletimizin ali menfaatleri bakımından doğuracağı olumsuz sonuçların sorumluluğunu da yükleneceklerini bilmelidirler.

İBRET VERİCİ KAYITLAR:O TARİHTE KİM NE DEMİŞTİ?

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Bu tablonun değişeceğini meydanlar gösterdi. Müdahaleye uğrayan yönetimlere halk sahip çıkmadı. Halkımız devlet organlarıyla çatışanlara sahip çıkmaz. Bu ortamda mağduriyet yok dayatma var. Anayasa Mahkemesi 367 kararını onaylamazsa ülke çatışmaya gider.

CHP Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek: Tabii bu bir muhtıradır. Hükümetin bunun gereğini yerine getirmesi gerekir.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen: Genelkurmay´ın tesbitleri bizim tesbitlerimizden farklı değildir. Altına imzamızı atarız. ´Ne mutlu Türküm diyene´ sözünü kimse küçümseyemez ve bunu küçümseyenleri devletin düşmanı sayarız. Türkiye´yi Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav :(Muhtıranın ardından Anayasa Mahkemesi´nin verdiği 367 kararından sonra) Gözümüz aydın, Türkiye´nin gözü aydın.

CHP milletvekili olanNur Serter: Genelkurmay Başkanı´na ´memur´ diyen bir zihniyete karşı Türk Silahlı Kuvvetleri´nin önünde, şanlı ordumuzun önünde saygıyla eğiliyoruz. Türk ordusu çok yaşa. Türk ordusu, 27 Nisan´da bizim sesimizi duymuş, bizim sesimize sahip çıkmış, demokrasiye sahip çıkmıştır. 27 Nisan´da Türkiye Cumhuriyeti´nin gerçek iradesine sahip çıkmıştır.

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ: AKP toplumda gitgide artan ve TÜSİAD´ın da paylaştığı laik rejimi koruma kaygısını yeterince dikkate almıyor. Genelkurmay Başkanlığı´nın açıklamasıyla yaratılan fiili durum demokratik teamüllere uygun değil. Laikliği ve demokrasiyi korumak için bir an önce genel seçimlere gidilmeli.

Tufan Türenç (Hürriyet): Tabii ki bu bir muhtıradır. Bu muhtıranın özü AKP´nin çıkardığı cumhurbaşkanı adayına Türk Silahlı Kuvvetleri´nin karşı olduğunu açıklıyor.

Ahmet Hakan (Hürriyet): ´Muhtıraya karşıyız´ diyeceğiz ve ötesini söyleyemeyecek miyiz? Ben ötesini de söylerim arkadaş.

Ertuğrul Özkök (Hürriyet): Demokrasi kaygısıyla, sadece askeri eleştirmek, ne adil, ne yararlı, ne de sonuç verici bir girişim olacaktır. Çünkü o bildiride savunulan görüşler, toplumun önemli bir bölümü tarafından paylaşılmaktadır.

Yılmaz Özdil (Sabah): Hala deniyor ki, bundan sonraki adım ne olur? Bundan sonraki adım, tank olur. Gücüm var diye dayatırsan, gücü olan sana dayatır.

Hıncal Uluç (Sabah):Ordu sonuna kadar bekledi. Gerekli uyarıları en demokratik şekilde yaparak, Sözde değil, özde diyerek bekledi.

Ural Akbulut (Dönemin ODTÜ Rektörü): Bu ikinci 28 Şubat´tır TSK her şeye rağmen soğukkanlı davranmıştır.

Fikret Bila (Milliyet): TSK, türbanın ve temsil ettiği zihniyetin Çankaya´ya çıkmasına karşı ilkesel bir duruş sergilemiştir.

Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç: Kamuoyuna bilgi veriliyor ve bunların gereği yapılmazsa istenmeyen şeylerin olabileceği mesajı verilmek isteniyor.

Oktay Ekşi (Hürriyet): Bu adı konmamış bir muhtıradır. Genelkurmay Başkanı´nın sözleri gayet açık, eğer demokrasinin kavram ve kuramlarını kullanarak bu cumhuriyetin laik karakterini tahrip etmek onu yıkmak istiyorsanız biz buna müsaade etmeyiz diyor.

BELGE-1:İŞTE GENELKURMAY´IN 27 NİSAN 2007 TARİHLİ O UTANÇ BİLDİRİSİ

BASIN AÇIKLAMASI, TARIH : 27 Nisan 2007, NO : BA - 08 / 07

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara´da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde Kur´an okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa´da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara´nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli´de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli´nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı´nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya´da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı´nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.

Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk´ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti´nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. ( tsk.tr)

BELGE-2: E-MUHTIRA DIŞINDACUMHURBAŞKANI SEÇİMLERİNE TSK MÜDAHALESİNE DAİR BİR BAŞKA YAZILI BELGE

Genelkurmay´ın, 2007´deki cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahalesi bu muhtırayla sınırlı kalmamış, siyasilere mesaj göndererek Abdullah Gül´ün seçilmesini engellemeye çalıştığı da belgeyle ortaya çıkmıştı. Dönemin Genelkurmay İstihbarat Şube Müdürü Albay Turgut Ak´ın hazırladığı bilgi notuna göre, Org. İlker Başbuğ, Anavatan lideri Erkan Mumcu´ya şu mesajı göndermiş: ´Anayasa Mahkemesi´yle konuştuk, AKP´yi kapatacaklar. Erdoğan, Gül ya da Arınç seçilirse TSK müdahale edecek. Size yeni oluşum sözü veriyoruz.´

Ergenekon sanığı emekli Albay Levent Göktaş´ın ofisinde ele geçirilen 51 No´lu DVD içerisinde yer alan bir belge, 367 kriziyle başlayıp 27 Nisan e-muhtırasına kadar uzanan süreçte yaşanan karanlık olaylara ışık tutuyor. Ergenekon davasına bakan mahkemeye ulaşan belgenin altında dönemin Genelkurmay İstihbarat Şube Müdürü Albay Turgut Ak´ın imzası var. ´Gizli´ ibareli belgede, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ´un, danışmanı Nuran Yıldız´ı parti liderlerine göndererek seçim sürecini yönettiği öne sürülüyor. CHP, DYP ve Anavatan´a Meclis´e girmemeleri yönünde talimat verildiğini gözler önüne seren belgede, Başbuğ, Anavatan lideri Erkan Mumcu´ya özetle şu mesajı iletmiş: Anayasa Mahkemesi´yle konuştuk, AKP´yi kapatacaklar. Erdoğan, Gül ya da Arınç´tan biri seçilirse TSK müdahale edecek. Yeni oluşum sözü veriyoruz. İddiada adı geçen Erkan Mumcu, Yıldız´ı tanıdığını ancak böyle bir görüşme yapmadığını savunmuştu.

BELGE-3:TSK MÜDAHALESİNE DAİR BİR DE SES KAYDI: KARADAYI´DAN ERKAN MUMCU´YA TELEFON

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi için 367´yi bulamazlarsa bu iş katiyetle bitiyor. (Erkan) Mumcu zaten teklifi yapan p...k kendisi. Cumhurbaşkanlığı seçimine kesinlikle girme dedim, girmedi. O girseydi seçiliyordu Abdullah Gül..Yaklaşık 3 yıl önce internete düşen yukarıdaki ses kaydının 28 Şubat döneminin Genelkurmay başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı´ya ait olduğu ileri sürüldü. Karadayı, 11. cumhurbaşkanlığı seçimlerine nasıl müdahale ettiğini anlatıyordu. Dönemin Anavatan Partisi´nin lideri Erkan Mumcu´ya 11. cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meclis´e girmemesi talimatını verdiğini söylüyordu. Mumcu´yla birlikte DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar da cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmayacaklarını son dakikada açıkladı. İlk tur oylamasından sonra ise Genelkurmay sitesinde 27 Nisan bildirisi yayınlanmış; hükümet ve sivil toplum kuruluşları söz konusu bildiriye sert tepki göstermişti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, daha sonra söz konusu bildiriyi kendisinin hazırladığını açıklamıştı.

Muhtıra haricinde, tartışmalı süreçle ilgili yeni belgeler de ortaya çıkmış, askerlerin, seçimlere müdahalesinin sadece emekli orgeneralle sınırlı olmadığı da tespit edilmişti. Buna göre Genelkurmay karargahı cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde aktif olarak rol oynamıştı. Islak imzalı ´İrtica ile Mücadele Eylem Planı´ davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´ne sunulan emniyet tespit tutanağının eklerinde yer alan bir belge, Karargah´ın seçim sürecinde neler yaptığını gözler önüne seriyordu. 2009 yılında ikinci Ergenekon davası sanığı emekli Albay Levent Göktaş´ın ofisinde ele geçirilen 51 No´lu DVD içerisinde yer alan bilgi notuna göre CHP´nin yanı sıra Anavatan ve DYP de askerin talimatı üzerine Meclis´teki oylamaya katılmıyor.

SÜRECİ İLKER BAŞBUĞ YÖNETTİ

Haziran 2007 tarihli ´gizli´ belge, Deniz Kurmay Albay H.Turgut Ak tarafından (İstihbarat Başkanlığı´ndan) hazırlanarak Genelkurmay başkanına sunuluyor. Söz konusu dönemde Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt. ´Konu´ müstakbel Genelkurmay Başkanı ´İlker Başbuğ´un gayri resmi iletişim ve imaj danışmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Nuran Yıldız´ın faaliyetleri.´ İki sayfalık belgede, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Aslan Güner ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun adına paraf açılmış.Belgeye göre, söz konusu süreçte Kara Kuvvetleri komutanı olan İlker Başbuğ´un seçim faaliyetlerini yönettiği ileri sürülüyor. Parti liderleri ve etkili isimlerle aracılar vasıtasıyla görüşmeler yapıyor. AK Partili birinin cumhurbaşkanı olmaması için yapılması gerekenleri anlatıyor. ´Bilgi Notu´nun hazırlanma nedeni söz konusu faaliyetlerin Doç. Dr. Nuran Yıldız tarafından ´arkadaş çevresinde´ anlatılıyor olması. Bu durumdan rahatsız olan askerler, Yıldız´ın dikkatli olması konusunda uyarılması gerektiğini belirtiyor.

İŞTE SÖZ KONUSU BELGEDE YER ALAN İFADELERDEN BAZILARI:

Yukarıda ifade edilen hususların yanında Yıldız´ın Org. Başbuğ´la sivil kesimdeki bürokrat, siyaset adamı ve akademisyenler arasında iletişimin sağlanması konusunda yardımcı olunduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Bu kapsamda bilgilere göre, Org. Başbuğ´un Yıldız aracılığı ile Erkan Mumcu´yla cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili olarak; CHP´nin kendi istedikleri dışında bir AKP´linin (Milli Görüşçü-Fethullahçı) aday gösterilmesi durumunda Meclis´teki oylamaya katılmayacakları.Erdoğan, Gül ve Arınç üçlüsünün birisinin aday olması halinde CHP, ANAP ve DYP´nin katılmadığı durumda seçilen cumhurbaşkanının sadece AKP´nin cumhurbaşkanı olacağı ve bu yüzden TSK´nın başkomutanı olamayacağından hareketle TSK´nın buna müdahale edeceği.

´AKREDİTE OLMAYAN BASIN GÖRMESİN´

Emniyetin mahkemeye yeni delil olarak gönderdiği belgede, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Aslan Güner ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun adına da paraf açılmış. Belgenin sonuç kısmında, ´Yukarıdaki hususlar akredite olmayan basın kuruluşları tarafından ele geçirilirse TSK´nın güvenilirliği ciddi olarak zedelenir.´ notu düşülmüş.

GÖRÜŞMELER YAPILDI ANAYASA MAHKEMESİ PARTİYİ KAPATACAK

Belgeye göre, AK Parti´nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi´yle görüşülüyor:Müdahale neticesinde hükümetin düşeceği, bunun Anayasa Mahkemesi ile görüşülerek sağlandığının bizzat Org. Başbuğ tarafından ifade edildiği, Anayasa Mahkemesi´nin AKP´yi kapatacağı, Erdoğan, Gül ve Arınç üçlüsünün siyaset yapmasının yasaklanacağı.Aydın Doğan´a bağlı medya kuruluşlarının sağlayacağı medya desteği ile Erkan Mumcu önderliğinde birleşen ANAP ve DYP´nin çekim gücü ile bu partiye katılacak TSK´ya yakın ve AKP düşmanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Sinan Aygün, Abdüllatif Şener ve Cemil Çiçek gibi isimlerle bir oluşum sözü verildiği´ hususlarını ilettiği bilgileri elde edilmiştir. denildi.Yukarıda ifade edilen bilgilerin bizzat Dr. Yıldız tarafından iş arkadaşları seviyesinde dile getirildiğine dair bilgiler elde edilmiştir. sonuç: Yukarıdaki hususların akredite olmayan basın kuruluşları tarafından ele geçirilmesi halinde TSK´nın kamuoyundaki güvenilirliğini ciddi olarak zedeleyebileceği değerlendirilmektedir. Arz ederim.

MUHTIRA ORTA YERDE DURURKEN GENELKURMAY BİLGİ NOTUNU YALANLAMIŞTI

Genelkurmay Başkanlığı, söz konusu bilgi notu ile ilgili, ´Yapılan inceleme sonucunda iddia edilen bilgi notuna ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya kayda rastlanmamıştır´ açıklamasında bulunmuş, iddiaları yalanlamıştı. Ancak bu iddia gözardı edilse bile bütün belirtiler askerlerin cumhurbaşkanlığı seçim sürecine fiilen müdahale ettiğini gösteriyordu. Dolayısıyla Genelkurmayın belge bulunamadığı açıklaması inandırıcı görülmemişti. Genelkurmay Başkanlığı, 2007´de cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde internet sitesinde yayımladığı açıklama ile sivil siyasete müdahale etme girişiminde bulunmuştu. Genelkurmay sitesinde yayımlanan bu açıklama ´27 Nisan e-muhtırası´ olarak tarihe geçmişti. Türk demokrasi tarihinin utanç bildirisi olarak görülen bu açıklama, 4 yıl boyunca TSK sitesinde tutulmuş, ancak geçtiğimiz Ağustos ayında yayından kaldırılmıştı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, 27 Nisan bildirisini kendisinin kaleme aldığını itiraf etmişti.

UTANÇ BİLDİRİSİ KONTRGERİLLA KIŞKIRTMALARININ 20. SIRASINDA YER ALDI

Genelkurmay´ın muhtırası, Cumhurbaşkanlığı makamının AK Partili bir isme geçmesini istemeyen kontrgerillacıların düzenlediği bir dizi kışkırtmanın 20´nci sırasında yer aldı. Süleyman Demirel´in 01 Mayıs 2006 tarihinde, ´Okumak için Arabistan´a gidin´ diyerek başörtülülere hakaret etmesiyle başlatılan kontrgerilla harekatında, ikinci sırada 5 Mayıs 2006´da Cumhuriyet gazetesinin bahçesine peşpeşe günler içinde üç kez bombalı saldırı düzenlenmesi, üçüncü sırada ise 17 Mayıs 2006´da Danıştay´a düzenlenen ve cinayetle sonuçlanan saldırı ve ardından cenaze töreninde kalabalıkların hükümet üyelerine saldırtılması yer almıştı. 29 adet kışkırtmanın gerçekleştiği kontrgerilla harekatı başarısızlıkla sonuçlandı. Seçimlerde AK Parti oy patlaması yaparken, cumhurbaşkanlığı makamına da Abdullah Gül seçildi.

(Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

(02 Şubat 2012, 10:08)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

27 Nisan için suç duyurusu

Adalet Platformu ile ilgili manşetlerimiz

27 Nisan bildirisi hala sitede

Askerin 367 krizindeki rolü belgelendi

367 müdahalesi belgesiyle ilgili manşetlerimiz

Cumhurbaşkanlığı sürecinde kışkırtmalar

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=4195    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Akıncı Üssü Darbe davası

13.10.2019 11:18 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlerle ilgili 475 kişinin yargılandığı davanın görülmesine, savcının esasa iliş..
Tamamı 13.10.2019

Muhafız Alayı Darbe davası

13.10.2019 11:36 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin, aralarında eski alay komutanları Muhsin Kutsi Barış ve Muhammet Tanju Poshor'un d..
Tamamı 13.10.2019

Hava Harp Okulu Darbe davası

13.10.2019 16:51 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin Hava Harp Okulu'nda görevli subayların da aralarında bulunduğu 24'ü tutuklu 43 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanıkların tahliye ..
Tamamı 13.10.2019

Tekirdağ: Kripto Askerlere 17 Hapis

13.10.2019 18:09 Tekirdağ'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) 'kripto yapılanması'na yönelik dava kapsamında yargılanan 17 sanık, 'örgüt üyesi olmak' suçundan 6 yıl 10'ar ay hapis cezasına çarptırı..
Tamamı 13.10.2019

İzmir: Selaya Saldırıya Hapis

13.10.2019 17:18 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi sela okuyan Narlıdere Kutlu Yalvaç Camisi Müezzini Mehmet Kuzgun'a saldıranlar için mahkeme kararı verdi. Davada 3 sanıktan 2'si 2 yıl ..
Tamamı 13.10.2019

Çankırı: Fetö Çatısı'na 32 Hapis

13.10.2019 11:49 Çankırı'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) il çatı yapılanmasına yönelik haklarında dava açılan 39 sanığın 32'sine hapis cezası verildi. 11 Ekim'de Çankırı Ağız Ceza Mahkemesinde 5 g..
Tamamı 13.10.2019

Aselsan: Fetö'ye 15 Hapis

13.10.2019 10:17 Ankara'da, Aselsan'daki FETÖ/PDY yapılanmasına yönelik davada yargılanan 25 sanıktan 15'i, 2 yıl 6 ay ile 8 yıl 5 ay 7 gün arasında değişen yıllarda hapis cezasına çaptırıldı, 10'u beraat etti. 4 Ekim'de Ankara 25. Ağ..
Tamamı 13.10.2019

MoBese'nin Fetöcü B'sine Hapis

13.10.2019 09:44 Ankara'da, Bilgi Teknolojileri Kurumuna (BTK) devredilen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ile Milli İstihbarat Teşkilatı'nda (MİT) da görev yapan eski istihbaratçı Basri Aktepe, 'FETÖ terör örgütü üyesi olmak..
Tamamı 13.10.2019

TBMM'ye Siber Saldırı davası

13.10.2019 17:28 Kayseri'de, siyasilerin sosyal medya hesaplarını ele geçirerek kişisel bilgilerini ifşa ettikleri, devlet büyüklerine yönelik tehdit içerikli paylaşımlarda bulunan, darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ..
Tamamı 13.10.2019

Futbolda Şike Kumpası davası

13.10.2019 17:12 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'futbolda şike' soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle haklarında dava açılan 11'i tutuklu 107 sanığın yargılanması sürdü. 27 Eylül'de İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkem..
Tamamı 13.10.2019

Karlov suikastı davası

13.10.2019 10:25 Ankara'da, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un öldürülmesine ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 28 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. 10 Ekim'de ..
Tamamı 13.10.2019

Tuskon FETÖ İş Adamları davası

13.10.2019 17:05 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, kapatılan TUSKON'un başkanı Rızanur Meral ve genel sekreteri Mustafa Muhammet Günay ile Ömer Faruk Kavurmacı..
Tamamı 13.10.2019

Aslı Baş davası 10. yılında, karar yok

14.10.2019 20:17 Muğla'da, Manken Aslı Baş'ın 2010 yılında işadamı Ahmet Bayer'in Bodrum'daki villasında ölü bulunması ile ilgili Muğla 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya devam edildi. 24 Eylül'de, Bodrum'da 9 yıl önce, tur..
Tamamı 14.10.2019

ABD Görevlisi Cantürk davası

14.10.2019 09:29 İstanbul'da, ABD Başkonsolosluğu bölge güvenlik biriminde araştırma görevlisi olarak görev yapan ve 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçlamasıyla 17 aydır ev hapsinde tutulan Nazmi Mete Cantürk ile adli kontrol şartı..
Tamamı 14.10.2019

Batmaz'ın Yakınlarının Fetö davası

14.10.2019 19:34 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde bulunduğu belirlenen örgütün 'sivil imamı' Kemal Batmaz'ın eşinin de aralarında bulunduğu 4 sanığın yargılandığı d..
Tamamı 14.10.2019

Düzce: Fetö Sınav Hırsızlığı davası

14.10.2019 09:17 Düzce'de, FETÖ/PDY'ye yönelik '2009 Askeri Lise Sınav Sorularının Çalınması' soruşturması kapsamında 10 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edildi. 10 Ekim'de Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaya, 5 tutuksuz san..
Tamamı 14.10.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
38.876.633