Tam
EskidenYeniye
 

Flaş!!! Özal iddianamesine kabul

Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın ölümüne ilişkin, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Dava zaman aşımına 1 gün kala açıldı. Duruşma için henüz gün belirlenmedi.

Önceki haber title=Sonraki haber

16.04.2013 17:45 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın ölümüne ilişkin, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Ancak mahkeme, henüz duruşma gününü belirlemedi. Turgut Özal´ın vefat yıldönümü olan 17 Nisan´a 1 gün kala dava açılmış oldu. (AA)

TMK´nın 10. maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin´in hazırladığı 50 sayfalık iddianame, zaman aşımı süresinin dolmasına iki hafta kala Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi´ne gönderilmişti. Özal´ın eşi Semra Özal ile oğlu Ahmet Özal´ın müşteki olarak gösterildiği iddianamede, suç tarihi 17 Nisan 1993 gösteriliyor.

Levent Ersöz´ün suçlandığı TCK´nın 156. maddesinde, Reisicumhur hakkında suikastta bulunanlarla buna teşebbüs edenler fiilleri teşebbüsü tam derecesinde ise ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasıyla, nakıs ise müebbet ağır hapis ile cezalandırılır. deniliyor.

Ersöz´ün şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı´na yazılan talimatta ise Turgut Özal´ın Cumhurbaşkanlığı Köşkü´nde rahatsızlanarak vefat etmesi sürecindeki olaylar ve temel konularda ifadeler arasındaki çelişkiler gözetildiğinde, merhum Cumhurbaşkanı´nın organize bir şekilde işlenen cinayete kurban gittiği yönünde kuvvetli şüpheler bulunmaktadır. görüşleri yer alıyor.

İKİNCİ İDDİANAME GELİYOR

Kabul edilen iddianamenin ekinde 15 klasör içinde 6 bin sayfa civarında belge delil olarak bulunuyor. Belgeler içinde Özel Harp Dairesi´ndeki (ÖHD) kozmik aramalarda elde edilen bazı belgelerin de olduğu sanılıyor. İddianamede Özal´ın organize bir cinayetle öldürüldüğü, cinayetin Özel Harp hücresi Tushad´ın işi olduğu iddia ediliyor. Buna karşılık savcılığın bir örgüt tespitine yer vermemesi ve sadece Levent Ersöz´ü suçlaması da dikkati çekiyor.

İddianamede tek şüpheli olarak Ergenekon davasının da tutuklu sanığı olan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz´ün yer aldığı sanılıyor. Soruşturma kapsamında Ergenekon davasının diğer bir tutuklu sanığı emekli Orgeneral Hurşit Tolon´un da şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmış, ancak Tolon savcılıkça serbest bırakılmıştı. Tolon´un iddianamede yer alıp almadığı henüz kesinlik kazanmadı.

Ancak Özal´ın ölümüne dair yürütülen soruşturma bitmiş değil. Savcılığın Ergenekon davasında mahkemede ifade veren gizli tanıkların beyanları üzerine Savaş Korkmaz kod adlı bir kişinin de izini sürdüğü öğrenilmişti. Savcılığın elindeki bulgularla tanık ifadelerindeki ayrıntıların örtüştüğü bildiriliyor. Bu kişinin gerçek kimliği belirlendiğinde ikinci bir iddianamenin hazırlanacağı ve ilkiyle birleştirilmesinin talep edileceği belirtiliyor. (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)



İDDİANAMENİN DETAYLARI NETLEŞİYOR

16.04.2013 18:30 İddianamenin detayları da netleşmeye başladı. İlk sayfalarında Turgut Özal´ın hayatı özetlenerek, Türkiye´nin 8. Cumhurbaşkanı seçilerek, görev başında hayatını kaybetmiş siyasetçi ve devlet adamıdır ifadesi kullanıldı. Anavatan Partisini 20 Mayıs 1983´te kuran Özal´ın başbakan seçildiği ve iktidarda bulunduğu 1983-1991´de, Türkiye ekonomisini ortalama 5,2 büyüttüğü belirtilen iddianamede, Özal´ın Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu´nu değiştirerek Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığını kurduğu ifade edildi. Özal´ın, partisinin, 18 Haziran 1988´de Ankara Atatürk Spor Salonu´nda düzenlenen 2. Olağan Kongresi´nde, Kartal Demirağ´ın düzenlediği saldırıdan yaralı olarak kurtulduğu anımsatılan iddianamede, Saldırgan Kartal Demirağ önce ölüm cezasına çarptırılıp, ardından cezası 20 yıla indirilmiştir. Gerek ailesinin, gerek birlikte siyaset yapan kişilerin beyanlarına göre, Turgut Özal, Türkiye´nin yüksek menfaatleri için olayın üzerine çok fazla gidilmemesini istemiştir denildi.



Turgut Özal´ın, 9 Kasım 1989´da resmi olarak cumhurbaşkanlığı görevine başladığı hatırlatılan iddianamede, Özal´ın, Cumhurbaşkanlığı döneminde yaşanan 1. Körfez Savaşı´nda çok aktif rol aldığı kaydedildi.

Özal´ın, dönemin Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin´in uzaklaştırılması için mümkün olan her şeyin yapılması konusunda fikren ve siyasi olarak çok istekli olduğu, bu nedenle ABD´ye destek verdiği anlatılan iddianamede, şunlar belirtildi: Harekata Türk ordusunun da katılıp, Misak-ı Milli sınırları içinde olan Musul ve Kerkük´e girilmesini isteyince, zamanın Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay görev süresi sona ermeden 3 Aralık 1990´da kendi isteği ile genelkurmay başkanlığı görevinden emekliye ayrıldı. Görevden ayrılmasına sebep olarak da 1. Körfez Savaşı´nda hükümetin tutumuna tepki olduğu öne sürüldü.

Özal her zaman sivil yönetim ve demokrasinin üstünlüğünü savunmuştur. Sivil yönetimi destekleme adına kamu kurum ve kuruluşlarını ziyaret ederken, resmi kıyafetiyle ziyaret eden diğer Cumhurbaşkanlarından farklı olarak çoğu defa kravatsız, keten pantolon, keten ayakkabı ve tişörtle resmi programlara katılmıştır. Özal, diğer cumhurbaşkanları gibi konuklarını Köşk´te ağırlamak yerine, Marmaris´te Okluk Koyu´nda ağırlamıştır. Ölümünde, ´sivil cumhurbaşkanı, demokrat cumhurbaşkanı, dindar cumhurbaşkanı´ pankartlarıyla da bu tutumu desteklenmiştir.

İddianamede, Turgut Özal, 17 Nisan 1993´te 5 ülkeyi kapsayan 12 günlük Türkistan gezisinden sonra şüpheli bir şekilde vefat etmiştir ifadesi kullanılarak, cenazesine Türkiye´nin dört bir yanından yüz binlerce kişinin akın ettiği, törenin televizyonlardan canlı yayınlandığı, ülkede bayrakların yarıya indirildiği görüşüne yer verildi.

Özal ile yakın dostluğu olan dönemin ABD Başkanı George H. W. Bush´un, beklentilerin aksine cenaze törenine katılmadığı kaydedilen iddianamede, Özal´ın, Öldükten sonra beni İstanbul´a defnedin, kıyamete kadar Fatih Sultan Mehmed´in manevi ruhaniyeti altında bulunmak istiyorum vasiyetine uyularak, kendisi tarafından yaptırılan eski Başbakan Adnan Menderes´in anıt mezarının da bulunduğu Topkapı Vatan Caddesi´nde hazırlanan anıt mezara defnedildiği anımsatıldı.

1993´ÜN ÖNEMLİ OLAYLARI

İddianamede, ´1993 Yılında Meydana Gelen Önemli Olaylar´ başlığı altında, ´1993´te işlenen faili meçhul cinayetler, sansasyonel eylemler ve ülkeyi etkileyen önemli günler´ şöyle sıralandı:

-11 Ocak: İstanbul polisi, LuckyS adlı Panama bandıralı gemide 15 ton uyuşturucu ele geçirdi.

-15 Ocak: Bingöl ile Diyarbakır´ın Kulp ilçesi arasında bulunan PKK kampları havadan bombalandı. 150 PKK´lının öldüğü açıklandı.

-24 Ocak: Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu, evinin önünde otomobiline konan bomba ile öldürüldü.

-28 Ocak: İşadamı Jak Kamhi´ye suikast düzenlendi. Kamhi, yara almadan kurtuldu.

-5 Şubat: ANAP İstanbul Milletvekili, eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci, ailesi ile Bolu-Gerede´de trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti.

-17 Şubat: Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis, buzlanma nedeniyle uçağın düşmesi yüzünden öldü. Resmi açıklama bu yönde olsa da olay sonrası toplanan kanıtlar, ortaya çıkan gelişmeler, bunun bir suikast olabileceği şüphesini ortaya koymuş, bu konuda da soruşturma halen devam etmektedir.

-18 Mart: PKK lideri Abdullah Öcalan, aldığı ateşkes kararını duyurdu.

-17 Nisan: 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, şüpheli şekilde öldü.

-16 Mayıs: Süleyman Demirel, Türkiye Cumhuriyeti´nin 9. Cumhurbaşkanı seçildi.

-23 Mayıs: PKK´lı teröristler Bingöl-Elazığ karayolunu keserek, teskere almış 33 silahsız askeri şehit etti. Bu konuda askerlerin güvenliği için gerekli tedbirlerinin alınmadığı ortaya çıkmıştır.

-8 Haziran: Abdullah Öcalan ateşkesi sona erdirdiklerini açıkladı.

-13 Haziran: DYP Olağanüstü Genel Kurulunda Genel Başkan seçilen Tansu Çiller 25 Haziran´da Başbakanlık koltuğuna oturdu.

-15 Haziran: Bitlis Kayabaşı ve Bingöl Üçpınar köylerinde 9 vatandaş roketatarlı saldırıyla öldürüldü.

-26 Haziran: Mardin´in Yeşilli ve Koyunlu köylerinde PKK katliam yaptı, 8 sivil öldürüldü.

-30 Haziran: Van´da Yenigün Otel kundaklandı, 11 kişi öldü, 27 kişi yaralandı.

-2 Temmuz: Sivas´ta Pir Sultan etkinliklerine katılan Aziz Nesin ile bir grup aydın ve sanatçının kaldığı Madımak Oteli ateşe verildi, 37 kişi öldü.

-2 Temmuz: Şırnak-Çelik Karakolu baskını neticesinde 16 asker şehit oldu.

-5 Temmuz: Erzincan´ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde PKK ve diğer örgütlerin ortak yaptığı eylem sonucunda 33 kişi öldürüldü.

-12 Temmuz: Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürlüğü´ne getirildi.

-12 Temmuz: Anayasa Mahkemesi, Halkın Emek Partisinin (HEP) kapatılmasına karar verdi.

-18 Temmuz: Van´ın Bahçesaray ilçesine bağlı Sündüz Yaylası´nda PKK tarafından 14 çocuk, 8 kadın ve 4 erkek öldürüldü.

-27 Temmuz: Bakanlar Kurulu, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş´in görev süresini 1 yıl uzattı.

-29 Temmuz: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhittin Fisunoğlu, 30 Ağustos beklenmeden görevinden alındı. Kara Kuvvetleri Komutanlığına 1. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı atandı.

-4 Ağustos: Bitlis´in Mutki ilesine bağlı Kavakbaşı ve Yenidoğan köyleri arasında yol kesen PKK´lı teröristler minibüsü taradı, 15 kişi öldü, 13 kişi yaralandı.

-23 Ağustos: Iğdır-Sultantopu Karakolu baskını neticesinde 14 asker şehit düştü.

-24 Ağustos: Batman Gercüş Ayranlı mevkisi baskınında çok sayıda sivil vatandaş öldü.

-1 Eylül: Ağrı Eleştirt Aşağı Kopuz Köyü İlkokulu PKK´lı teröristlerce yakıldı. (1993´ün ikinci yarısında onlarca köyün PKK tarafından yakıldığı haberleri yansıdı)

-4 Eylül: Batman´da yapılan saldırı sonucunda DEP Milletvekili Mehmet Sincar ile Batman İl Yönetim Kurulu Üyesi Metin Özdemir öldürüldü.

-12 Eylül: SHP Genel Başkanlığı´ndan ayrılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, kabineden de istifa etti.

-25 Eylül: Van-Kanalga Karakolu baskını neticesinde 12 asker şehit düştü.

-29 Eylül: Batman Kozluk Beşkonak köyü Serikan mezrasında PKK katliamı sonucunda 2 çocuk, 4 kadın ve 1 erkek vatandaşımız öldürüldü.

-2 Ekim: Kahramanmaraş Elbistan Seydilli köyü Ofalar mezrasında PKK otobüs taradı, 10 kişi öldü.

-4 Ekim: Siirt Şirvan Daltepe köyünde PKK katliam yaptı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 23 kişi öldürüldü.

-7 Ekim: Tunceli Pertek Pınarlar köyünde PKK katliamı sonucunda 4 öğretmen şehit edildi.

-10 Ekim: Tansu Çiller, Avrupa Konseyi toplantısı için bulunduğu Viyana´da İspanya tecrübesinden (Bask modeli) biz de yararlanacağız dedi.

-11 Ekim: Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Çözümü İspanya´da arama dedi.

-16 Ekim: PKK tehdidi sebebiyle ulusal gazeteler Diyarbakır bürolarını kapattı.

-22 Ekim: Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, Diyarbakır Lice Asayiş Bölük Komutanlığı binası önünde silahlı saldırı sonucu şehit oldu.

-22 Ekim: Siirt Baykan Derince mezrasında PKK tarafından çoğu çocuk 22 kişi öldürüldü.

-25 Ekim: PKK, Erzurum´un Çat ilçesine bağlı Yavi beldesinde kahvehane bastı, 35 kişi öldü, 50 kişi yaralandı.

-27 Ekim: Başbakan Tansu Çiller, Terör ya bitecek ya bitecek! açıklamasını yaptı. 4 gün sonra da Terörün dıştaki ve içteki kaynaklarını kurutacağız dedi.

-4 Kasım: JİTEM´in kilit isimlerinden olduğu belirtilen Cem Ersever öldürüldü. Ersever, Güneydoğu´daki gerçekler Türk milletinden gizleniyor demişti.

-29 Aralık: Mardin Kılavuzköy Jandarma Karakolu´nu basan teröristler 12 askeri şehit etti. Savur ilçesinde devriye gezen iki polis şehit edildi.

-31 Aralık: Abdullah Öcalan, ABD ve AB´nin önde gelen devlet ve hükümet başkanlarına açık bir mektup göndererek, yeni bir sözde ateşkes ilan etmek istediğini bildirdi.

SUİKAST GİRİŞİMİ VE UÇAK KAZASI

İddianamede, Maktulün Ölümünden Önce şahsına Yönelik Gerçekleştirilen EYlemler başlığı altında, Kartal Demirağ tarafından gerçekleştirilen suikast olayı ve Uçak kazasına yer verildi.

Özal´a, 18 Haziran 1988´de Anavatan Partisi´nin 2. Olağan Kongresi´nde Kartal Demirağ tarafından suikast düzenlendiği ve sağ elinden yaralı olarak kurtulduğu belirtilen iddianamede, Demirağ´ın önce ölüm cezasına çarptırıldığı, sonra cezasının 20 yıla indirildiği anımsatıldı.

Turgut Özal´ın oğlu Tevfik Ahmet Özal´ın, 1 Nisan 2013 tarihli beyanı özetlendi. Buna göre Ahmet Özal, babasına yönelik suikasttan 2-3 ay önce Başbakan olarak kendisine tahsisli olan TC-GAP uçağının İstanbul´dan Ankara´ya hareket edeceği sırada bir sesle bütün ışıklarının söndüğünü, 2. pilotun sigorta diye düğmeye basmasıyla ışıkların geri geldiğini, havalandıktan sonra Büyükada üzerinde aynı sorunun bir daha yaşandığını ifade ederek, kendisinin hobi olarak sivil pilot olması nedeniyle, babasının da kabul etmesiyle uçağı Yeşilköy Havalimanı´na döndürdüğünü, havalimanına gelmeden çok önce uçağın sağ motorunun durduğunu, elektriklerin kesildiğini, göstergelerin kaybolduğunu, telsiz konuşmalarının yapılamadığını, kule ile konuşamadıklarını, kabin içerisinde duman yükselmeye başladığını, herkesin panikleyip bağırmaya başladığını anlattı.

Uçağın denizin üzerinden çok alçak geçerek piste iniş yaptığını, kulenin inişten habersiz olduğunu, uçağın tekerlerinin patladığını kaydeden Ahmet Özal, pilotun ´Uçak infilak edecek, kaçın´ iye bağırdığını, normal kapıyı açmak istediğini ancak basınç farkından dolayı açılmadığını ve en arka bagajların olduğu kargo kapısını açtıklarını ifade etti.

Ahmet Özal, korumaların babasını sarkıtarak aşağıya indirdiklerini, aşağıya atlayanlardan Basın Danışmanı Can Pulat ve Özel Kalem Müdürü Tevfik Ertürk´ün sakatlandığını bildirerek, Olayın basında kısaca yer aldığını, uçağı satan firmanın rapor düzenlediğini ve uçağın havada patlama ihtimalinin yüzde 95 olduğunu, geri kalan yüzde 5 ihtimalle kendilerinin kurtulduğunu söylediklerini aktardı.

Bu olayın babasına yönelik suikast olabileceğini düşünmediklerini söyleyen Ahmet Özal, Ancak Kartal Demirağ tarafından silahlı suikast girişiminden sonra bu olayın da bir suikast girişimi olabileceğini değerlendirdiklerini belirtti.

GİZLİ TANIK SELÇUK

Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın ölümüne ilişkin Ergenekon davası sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz hakkında hazırlanan iddianamede, Şüpheli Levent Ersöz´ün, açık kimliği tespit edilemeyen ancak gizli tanık ´Selçuk´ tarafından ´Savaş Korkmaz´ olarak belirtilen kişi ile 17 Nisan 1993´te, Türkiye´nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ı önceden planlayarak zehirlemek suretiyle öldürttüğü, bu yolla atılı suçu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır ifadesi kullanıldı.

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nce kabul edilen iddianamede, Turgut Özal´ın ölümüne ilişkin Devlet Denetleme Kurulu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu´nca hazırlanan raporlar ve gizli tanıklar İlker Çınar´ın, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı´na, Selçukun ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı´na verdiği ifadeler özetlendi.

İddianameye göre, ifadesinde, 1993´ten itibaren, Özel Kuvvetler Komutanlığı içerisinde yer alan TUSHAD´a bağlı Beyaz Kuvvetler Komutanlığı´nda görev yaptığını belirten Çınar, Beyaz Kuvvetler´in operasyonel bir birim olmadığını belirtti.

Operasyonel olan Siyah Kuvvetler´in ise halk arasında bulunduğunu ve görevinin farklı grupları karşı karşıya getirerek ortamı germek olduğunu iddia eden Çınar, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde bulunan JİTEM´in de TUSHAD tarafından kontrol edildiğini ve infazlar yaptığını ileri sürdü.

Operasyonlar başladıktan sonra, Beyaz Kuvvetler, Siyah Kuvvetler ve JİTEM´in, Ergenekon Terör Örgütü´nün bir parçası olduğu sonucuna vardığını ifade eden Çınar, Ergenekon kapsamında yargılanan Hurşit Tolon´un, TUSHAD´ın başında ve emekli olduktan sonra bile etkin konumda bulunduğunu savundu.

Sanık Levent Ersöz´den eğitim aldığını iddia eden Çınar, Özal´ın suikast sonucu öldüğünü, TUSHAD´a girdikten sonra yapılan konuşmalarda duyduğunu ileri sürdü. Çınar, Turgut Özal´ın, kalp krizine yol açacak polonyum 210 ve amerikyum 241 radyoaktif ilaçları verilerek öldürüldüğünü öne sürdü.

CUMHURBAŞKANINI DA ZEHİRLETİRİZ

Gizli tanık Selçuk da ifadesinde, Levent Ersöz´ü tanıdığını belirterek, bir konuşmada Ersöz´ün, Biz gerektiğinde cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişiyi de zehirletiriz, öldürtürüz dediğini duyduğunu iddia etti.

Selçuk, Özal´ın ölümüne ilişkin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´ne yazdığı dilekçede de jandarma istihbarata çalıştığı dönemde, yarbay rütbesindeki ´Savaş´ isimli bir kişinin, Özal´ın ölümünün zehirlenme yoluyla düzenlenen planlı bir suikast olduğunu söylediğini ileri sürdü.

Levent Ersöz´ün, 2004´te Ankara Çayyolu´ndaki bir toplantıda ise Bizler başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış kişiyi zehirletiriz dedikten sonra, toplantıda bulunan Yarbay Savaş´a dönerek, Bu olayın kahramanlarından biri Savaş´tır ifadesini kullandığını iddia eden Selçuk, Ersöz´ün, konuşmasının devamında, Özal´ın yanında yer alan Eşref Bitlis´in ihanet içinde olduğunu savunarak, Bu yanlışın bedelini hem kendi hem onu adam bilip yanında olanlar ödedi dediğini ifade etti.

ERSÖZ´ÜN SAVUNMASI

İddianamede, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´ndeki Ergenekon davasının iddianamelerinden, Turgut Özal´ın adının geçtiği bazı bölümler aktarıldıktan sonra, sanık Levent Ersöz´ün, soruşturma aşamasında alınan savunmasına yer verildi.

Buna göre, Ersöz, Deniz Uygar kod isimli İlker Çınar´ı tanımadığını ve hakkındaki iddialardan basın yoluyla haberdar olduğunu aktardı. İlker Çınar´ın ifadelerinde çelişkiler bulunduğunu ileri süren Ersöz, Genelkurmay´da TUSHAD diye bir birimin olmadığını, ne Beyaz Kuvvetler ne de Siyah Kuvvetler birimlerini duymadığını belirtti.

JİTEM diye bir birimin söz konusu olmadığını savunan Ersöz, Arif Doğan gibi hastalıklı ruh hali içerisindeki bir kişinin beyanlarına dayanarak JİTEM´in var olduğunun iddia edildiğini, Teoman Koman´ın, mahkemede tanık olarak dinlendiğinde JİTEM´in var olmadığını açıkça ifade ettiğini, Genelkurmay Başkanlığı´nın TUSHAD diye bir birimin olmadığını mahkemeye bildirdiğini, dolayısıyla olmayan bir kuruluşun Özal´ı öldürmesinin söz konusu olamayacağını kaydetti.

HAYAL ÜRÜNÜ BİR SENARYO

Özal´ın ölümüyle ilgili iddiaların hayal ürünü bir senaryo olduğunu ileri süren Ersöz, Özal´ın öldüğü tarihte Şırnak 23. Jandarma Sınır Tugayı´nda kurmay başkanı olduğunu belirtti.

Selçuk isimli gizli tanığın kim olduğunu bilmediğini ve hiçbir ilişki içine girmediklerini dile getiren Ersöz, Selçuk´un, Jandarma İstihbarat´ta haber elemanı olarak çalıştığını ve kendisini oradan tanıdığını ifade ettiğine dikkati çekti. Ancak 2003-2004´te sadece bir yıl istihbarat başkanı olarak çalıştığını bildiren Ersöz, gizli tanık Selçuk´un beyanlarının çelişkili olduğunu öne sürerek, hakkındaki iddiaları reddetti.

Ersöz, Selim Gül´ün Şırnak´ta emrinde çalışan bir astsubay olduğuna değinerek, gizli tanık ifadelerinde, Ankara Çayyolu´nda 2004´te gerçekleştirildiği savunulan toplantıda yer aldığı iddia edilen Gül´ün, hatırladığı kadarıyla o tarihte Mersin İl Jandarma Komutanlığı emrinde olduğunu dile getirdi.

Böyle bir toplantı olmadığı için, ´Bizler Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış kişiyi zehirletiriz´ dediğinin iftira ve yalan olduğunu savunan Ersöz, Turgut Özal ve Eşref Bitlis´in ölümlerinde en ufak bir bilgi ve etkisinin söz konusu olmadığını ileri sürdü.

İlker Çınar´ın Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı´nın iddianamesinin 9. ve 10. sayfasında belirttiği hususların tamamen yalan ve uydurma olduğunu ifade eden Ersöz, Çınar ile hiç çalışmadığını savundu.

Hurşit Tolon´un TUSHAD olarak iddia edilen bir kuruluşla ilişkisi olup olmadığını bilmediğini, kaldı ki TUSHAD diye bir kuruluşun bulunmadığını iddia eden Ersöz, Adli Tıp Kurumu raporunda, Özal´ın ne şekilde öldüğü tespit edilememiştir denilmesine rağmen İlker Çınar ve Selçuk adlı gizli tanığın beyanı üzerine, Özal´ın öldürüldüğü sonucuna varılmış gibi kendisine sorular sorulmasını kabul edemeyeceğini dile getirdi.

DEĞERLENDİRME

İddianamenin son bölümünü oluşturan Değerlendirme kısmında ise şunlar kaydedildi:

Ayrıntılarıyla açıklanan tanık beyanları, bilgi ve belgeler, şüpheli Levent Ersöz´ün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde (CMK 250. madde ile görevli) yargılandığı suçların niteliği ve özelliği ile tüm soruşturma dosyası içeriği dikkate alındığında, şüpheli Levent Ersöz´ün, açık kimliği tespit edilemeyen ancak gizli tanık ´Selçuk´ tarafından ´Savaş Korkmaz´ olarak belirtilen kişi ile 17 Nisan 1993 tarihinde, Türkiye´nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ı önceden planlayarak zehirlemek suretiyle öldürttüğü, bu yolla atılı suçu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

İddianamede, Ersöz´ün 765 sayılı TCK´nın Cumhurbaşkanına suikasta ilişkin 156. maddesiyle cezalandırılması istendi.

Maddede, Reisicumhur hakkında suikastta bulunanlarla buna teşebbüs edenler fiilleri teşebbüsü tam derecesinde ise ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasıyla, nakıs ise müebbet ağır hapis ile cezalandırılır deniliyor.



İDDİANAME: YARBAY SAVAŞ KORKMAZ DA SUİKASTE KATILDI

17.04.2013 10:00 Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın ölümüne dair kabul edilen iddianamenin 65 sayfa olduğu öğrenildi. İddianamede tek sanık olarak Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz´ün yer aldığı kesinleşti. Ayrıca iddianamede, “Ersöz´ün açık kimliği tespit edilemeyen Yarbay Savaş Korkmaz ile birlikte Özal´ı önceden planlayarak zehirlemek suretiyle öldürttüğü kanaatine varılmıştır.” denildi.



´ÖZEL HARP´İN ÖZAL´I İNDİREN GÜÇ OLDUĞUNU UNUTMAYIN´

İddianamede Ergenekon davası kapsamında Özal´la ilgili bölümlere de yer verildi. 282. Sayfasında İşçi Partisi´nden elde edilen “prov mekt oğuz” isimli word sayfası içerisinde Öcalan´ın avukatı ve özel kuvvetlerde görevli olduğu belirtilen Oğuz´un konuşmaları dikkat çekti. Oğuz´un konuşmalarda biz sizi protokolden sonra ÖKK´nın 2. Başkanına götüreceğiz. Karargahta görüşeceksiniz. Onunla böyle rahat konuşamazsınız. Özal´dan iyi bir şekilde söz edemezsiniz. Özal´ı indiren güçle konuştuğunuzu unutmayacaksınız. Özal için Ermeni köpeği Kürt eniği gibi laflar duyabilirsiniz” ifadelerini kullandığı belirtildi.

´ÖZAL ÖLÜRSE DARBE OLMAZ, DEMİREL ÖLÜRSE OLUR!´

Turgut Özal´ın kendisine düzenlenen suikastın üzerine gittiğine yer verilen iddianamede, Ergenekon belgelerine göre, Demirel ve İnönü´nün öldürülmesi durumunda ordunun yönetime el koyacağı tahmininin dile getirildiği, Özal ve Mesut Yılmaz öldürülürse böyle bir durumun söz konusu olmayacağının vurgulandığı dokümanlar olduğu belirtildi. (Bugün)

ZEHİRLENMEYE DAİR İLK SUÇ DUYURUSU 1996´DA.. ARDINDAN DA İLGİNÇ BİR GELİŞME..

Savcılığın Turgut Özal´ın ölümünü araştırdığı sırada dönemin Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi´ne 1996 yılında ´Özal´ın zehirlenerek öldürüldüğü´ yönünde suç duyurusunda bulunulduğu anlaşıldı. Dönemin DGM Savcılığı´na gelen suç duyurusuna hiçbir araştırma yapılmadan takipsizlik kararı verildiği tespit edildi.

Bu olayın hemen ardından ilginç bir gelişme daha yaşandı. Zamanlama, tesadüf olasılığını zayıflatıyor. Buna göre, DDK raporunda da belirtildiği gibi Özal´a ait kan örnekleri Hacettepe Üniversitesi´nde 1996 yılında kayboldu. Özal´ın şüpheli ölümüne ilişkin yapılan ilk suç duyurusunun ardından kan örneklerinin kaybolması ise dikkat çekti.

Test Sonuçları da Kayıp

Yine olayla ilgili bir başka kritik ayrıntı bir tanığın ifadesinde yer alıyor. Kan örneklerinin kaybolmasıyla ilgili çeşitli iddialara yer verilirken kan örneklerinin taşınırken kırıldığı öne sürülmüştü. Hacettepe Üniversitesi´nde görevli Doç. Dr. Cumhur Özkuyumcu DDK raporundaki beyanında, 17 Nisan 1993 günü Özal´ın ölümünün hemen ardından kendisine Özal´ın kan örneğinin gönderildiğini belirtmişti. Özkuyumcu´nun Özal´ın kan örneği üzerinde birden çok test yaptığını ancak hasta dosyasında bulunan test sonuçları arasında o gün kendilerinin çalıştıkları test sonuçlarının bulunmadığını ifade ettiği aktarıldı.

İDDİANAMEYE GÖRE KALP KRİZİ UZAK İHTİMAL

18.04.2013 13:05 Savcılık: “Verilere göre kalp krizi uzak ihtimal, rahatsızlığı ve ölümü sırasındaki bazı bulgular toksik kimyasal madde zehirlenmesi olarak bilinen ´organofosfat zehirlenmesi´ belirtileridir.”

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Ergenekon ve Balyoz davaları sanığı Levent Ersöz´ün tek şüpheli olarak yer aldığı ´Özal´a Suikast İddianamesinde´ çarpıcı ayrıntılara yer verildi. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın kalp kriziyle ölümü olasılığının uzak bir ihtimal olarak görüldüğü ifade edilen iddianamede Devlet Denetleme Kurulu´nun Özal´ın Türkiye ve Amerika´daki tüm sağlık verileri toplanarak sağlık haritasının çıkartıldığı kaydedildi.

DDK Raporu´na özel vurgu

Savcılık, DDK Raporu´nun ´Özal´ın ölümünde kalp dışı ve özellikle de doğal ölüm nedenleri dışındaki ihtimallerin düşünülmesi gerektiği´ tespitine vurgu yaparken Özal´ın rahatsızlığı ve ölümü sırasındaki bazı bulguların ise, toksik kimyasal madde zehirlenmesi olarak bilinen ´organofosfat zehirlenmesi´ belirtileri olduğunu kaydetti. İddianameyi hazırlayan Savcı Kemal Çetin, Özal´ın ölümünün ardından kan örneği alınarak bazı testler yapıldığını, ancak bu testlerin hasta dosyasında bulunmadığını belirtti.

Şüpheli ölüme otopsi yapılır

Özal´ın ölüm raporu ve gömme izin belgesinde birbirinden farklı tanıların yazıldığını belirten savcılık, bu durumun Özal´ın ölümünü ´şüpheli ölüm´ yaptığını belirtti. SAvcılık, şüpheli ölümlerde otopsi kararının hekim veya aileye ait olamayacağını vurguladı. Çetin, adli makamlara olayın bildirilmemiş olmasının yasalara aykırı olduğu belirtildi.

Ersöz tanıklardan şikayetçi

Levent Ersöz, avukatı Hulusi Çoşkun aracılığıyla, iddianameye itiraz etti ve gizli tanıklar İlker Çınar ve Selçuk hakkında ´suç uydurma´, ´yalan tanıklık´, ´iftira´ ve ´adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs´ suçlamalarıyla şikayetçi oldu. (Star)

SAVAŞ KORKMAZ´IN GERÇEK KİMLİĞİ AÇIĞA ÇIKMAK ÜZERE: YOZGAT/SORGUN ÖKSÜZLER KÖYÜ´NDEN

19.04.2013 16:58 Özal iddianamesinde Özal´a yönelik suikastte yer aldığı iddia edilen Savaş Korkmaz kod adlı kişinin kimlik bilgileri açığa çıkmak üzere. İddianamede onun memleketinin Yozgat/Sorgun/Öksüzler Köyü olduğu belirtiliyor. Ergenekon davasında ayrıntılı şekilde bir kaç kez ifade veren Gizli Tanık Selçuk´un konuyla ilgili ifadeleri Özal iddianamesinin 13-16. sayfaları arasında yer alıyor. İlgili satırlar şu şekilde:

.. ayrıca Savaş...? isimli bir JİTEM görevlisi daha tanıdığını bunun rütbesinin ise yarbay olduğunu, hatta diğer şahısları Savaş yarbayın yönlendirdiğini, bu kişilerin yanında istihbarat elemanı olarak çalıştıkları sivil kökenli insanlar bulunduklarını ayrıca Arif DOĞAN´la tanıştığını o dönem rütbesinin yarbay olduğunu, ancak Savaş yarbayın üzerinde bulunduğunu,

..Gizli tanık Selçuk´un 05/12/2012 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına Turgut ÖZAL´ın ölümüyle ilgili dilekçe verdiği, yazısından kimliğinin ortaya çıkmaması için Mahkeme Başkanlığı tarafından verdiği dilekçesinde ekleme ve çıkarma yapılmaksızın anlam değişikliği olmaksızın zapta geçirerek imzalandığı, gizli tanığın Mahkeme Başkanlığına hitaben yazmış olduğu dilekçesinde özetle;

Turgut ÖZAL´ın zehirlenerek öldürülmesini Jandarma İstihbaratta çalıştığı dönemde Yarbay rütbesinde olan ifadesinde belirttiği Savaş isimli şahıstan aralarındaki yakın ilişki sebebiyle işittiğini, aralarında güvene dayalı ilişki bulunduğunu, Savaş Yarbayın kendisine Turgut ÖZAL´ın ölümünün zehirlenme yoluyla düzenlenen planlı bir suikast olduğunu, bu olayın içerisinde kendisinin de yer aldığını, güvendiği İrfan, Ahmet ve kendisinin isimlerini net olarak bilmediği üç beş kişilik arkadaş ortamında söylediğini,

Kendisinin bu hususları daha sonra 2004 yılında Ankara Ümitköy Çayyolu Mevkii Atabilge Sitesinde bulunan ofis ve misafirhane olarak kullanıldığını bildiği, ofis ve misafirhaneye ek olan aynı site içerisinede bir villa ve 2 ayrı evin olduğunu bildiğini, bu yerlerden birinde Levent ERSÖZ´den de duyduğunu, Levent ERSÖZ´ün konuşmasını Savaş Yarbay, tanımadığı Selim GÜL denilen biri, Taşkın, İrfan ve kendisi ile Levent ERSÖZ´ün adamı olan birkaç kişinin bulunduğu toplantıda yaptığını, Levent ERSÖZ´ün kendi yapılanmalarının üstünlüğü ve istihbaratın önemini anlatmak için bizler Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış kişiyi zehirletiriz dediğini, bu konuşma yapıldığında Albay rütbesinde olan Savaş Yarbaya dönerek “bu olayın kahramanlarından biri Savaş´tır” dediğini ve kendince Savaş Yarbayı onore ettiğini, kendisinin daha önce bildiği bu olayı Savaş´ın kendilerine anlattığının ortaya çıkmasın diye şaşırmış gibi yaparak dinlediğini, konuşmaların devamında Eşref BİTLİS´in bu oluşuma ihanet içinde olduğunu, Turgut ÖZAL´ın yanında yer aldığını söyleyerek küfür ettiğini, “bu yanlışın bedelini hem kendi hemde Onu adam bilip yanında olanlar ödedi” dediğini,

Bu konuşmalardan sonra kendisinin Savaş Yarbaya (Albaya) birkaç kişinin daha olduğu bir ortamda “Levent ERSÖZ seni onore etti zamanında ÖZAL´ın olayında yer aldığını söylemiştin ama tam ne yaptığını söylememiştin, merakımıza ver sorduk” dediğini, onunda konuşmayı, yaptıklarını övünerek anlatmayı sevdiğini, kendilerine güvenle anlattığını,

İfadesinde belirttiği kişilerden Savaş Yarbayın 1998-1999 yıllarında Yarbay olduğunu, JİTEM´de sorgucu olduğunu, soyadını, tuttuğu notlarını kontrol ettikten sonra “Savaş KORKMAZ, Yozgat/Sorgun Öksüzler Köyü” memleketli olduğunu hatırladığını, bu kişinin Albay rütbesiyle emekli olduğunu öğrendiğini, öğrendiği kişinin uzun yıllardır tanıdığı bir arkadaşı olduğunu,

İrfan isimli kişinin o dönem rütbesinin Binbaşı olup soyadının ŞAHİNOĞLU olduğunu, Kayserili fakat fazla bilgi sahibi olmadığını, İrfan´ın Ankara´da oturduğunu, şuan emekli olduğunu bildiğini,

Ahmet isimli şahıs hakkında fazla bilgi sahibi olmadığını, 1997-1998 yıllarından sonra bu oluşumdaki kişilerle bağlantısının yok denecek kadar az olduğunu, bu kişinin Levent ERSÖZ´ün konuşmasına şahit olanlardan olduğunu, rütbesini bilmediğini,

Selim GÜL, Taşkın ve başka kişilerin Levent ERSÖZ´ün Şırnak´ta Albay rütbesinde olduğu dönemde yakın çalıştığı ve daha sonra yine kendi kontrolünde olan kişiler olduğunu, bu toplantıda olduklarını hatırladığını belirtmiştir.

Gizli tanık Selçuk´un 14/12/2012 tarihinde yine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına vermiş olduğu ve tutanak haline getirilen dilekçesinde de, 05/12/2012 tarihli dilekçesinde anlattığı hususlara ek olarak; o dönem Savaş Yarbayın Turgut ÖZAL´ın zehirlenmesiyle ilgili olayın ayrıntılarını anlatırken kendisinin delillerin yok edilmesinde yardımcı tim olarak görevli olduğunu anlattığını belrtimiştir.

DOSYADAKİ DELİLLER

Özal iddianamesinin ekinde şu deliller yer alıyor:

-Gizli Tanık Selçuk´un beyanları

-Tanık Deniz UYGAR kod isimli İlker ÇINAR´ın beyanları

-Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunca düzenlenen 04/06/2012 tarihli ve 2012/2 sayılı raporu

-İstanbul Adli Tıp Kurumunun 05/12/2012 tarihli ve 4416-C sayılı raporu

-İstanbul CMK´nın 250. Maddesi ile Görevli ve Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenmiş 2008/623 sayılı ve 10/07/2008 tarihli iddianame (1. Ergenekon iddianamesi)

-İstanbul CMK´nın 250. Maddesi ile Görevli ve Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenmiş 2009/188 sayılı ve 08/03/2009 tarihli iddianame (2. Ergenekon iddianamesi)

-Malatya CMK´nın 250. Maddesi ile Görevli ve Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenmiş 2012/98 sayılı ve 08/06/2012 tarihli iddianame (Malatya Zirve katliamı ek iddianamesi)

-Şüpheli savunması, Tanık beyanları, Müşteki beyanları, Sabıka ve nüfus kaydı ve tüm dosya kapsamı (Abdullah Harun / kontrgerilla.com)

İLK DURUŞMA TARİHİ BELLİ OLDU: 11 EYLÜL

02.05.2013 12:16 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal´ın ölümüne ilişkin Ergenekon davası sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz hakkında açılan davanın ilk duruşması, 11 Eylül´de görülecek. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, davanın tensip zaptını hazırladı. Davanın ilk duruşması 11 Eylül´de saat 09.00´da görülmesi, müştekiler Semra Özal ve Ahmet Özal ile tanık ifadelerinin talimatla alınması kararlaştırıldı. İddianamede Ersöz, 765 sayılı TCK´nın Cumhurbaşkanına suikasta ilişkin 156. maddesi kapsamında suçlanıyor. Maddede, Reisicumhur hakkında suikastta bulunanlarla, buna teşebbüs edenler fiilleri teşebbüsü tam derecesinde ise ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasıyla, nakıs ise müebbet ağır hapis ile cezalandırılır deniliyor.

(16 Nisan 2013), son güncel.: (02 Mayıs 2013)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

Özal soruşturması genişliyor

TURGUT ÖZAL SUİKASTİ VE ŞÜPHELİ ÖLÜMÜYLE İLGİLİ MANŞETLERİMİZ

Tanık: Özal´ı Tushad zehirledi

TUSHAD ile ilgili manşetlerimiz

Zehirlenme örtbas mı edilecek?

Özal´ın zehirlendiği iddiası ve adli tıp incelemesi manşetlerimiz

Ergenekon 1993´e uzandı: Tushad

Özal ve komutan cinayetleri bağlantılı

Özal: Dertleri beni tasfiye etmek

DDK: Özal´ın mezarı açılmalı

DDK raporunun tam metni

DDK´nın Özal´ın vefatına dair raporun orjinalini Cumhurbaşkanlığı sitesinden indirmek için tıklayın

DDK´nın Özal´ın vefatına dair raporun orjinalini sitemizden indirmek için tıklayın

DDK Özal´ın ölümüne yoğunlaştı

Özal suikastinde çember daralıyor

Özal suikasti muhteşem bir Özel Harp işiydi, amacına da ulaştı

Korkut Özal: Kardeşimi Ergenekoncular öldürdü

Kaynak: Özal´ın o dönem ölmesi birilerince uygundu

Kanlı ve Kara Yıl: 1993.. PKK´nın tasfiyesi durduruldu

Ergenekon-PKK bağlantısıyla ilgili manşetlerimiz

Özel Harp Dairesi ile ilgili manşetlerimiz

Özel Harp Dairesi sayfamız

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=5238    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Kozmik Oda Kumpasına 28 Hapis

18.10.2020 13:29 Ankara'da, eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddialarıyla başlatılan ve Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'nın (ÖHD) 'Kozmik Odaları'nda günlerce süren aramalarla devam eden soruşturmada görev al..
Tamamı 18.10.2020

Kaset Kumpası'nda Mütalaaya Geçildi

18.10.2020 13:42 Ankara'da, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile eski MHP'li yöneticilerin özel hayatlarına ilişkin görüntülerin yayınlanmasıyla ilgili Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu..
Tamamı 18.10.2020

Ergenekon Hakimine 10 Yıl Hapis

18.10.2020 17:45 İstanbul'da, Ergenekon davasının hakimlerinden olan ve FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan Hüsnü Çalmuk'un davasında karar açıklandı. Mahkeme sanık Çalmuk'un 10 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. 16 Ekim'..
Tamamı 18.10.2020

Can Dündar'a 35 Yıl Hapis Talebi

18.10.2020 15:53 İstanbul'da, MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada cumhuriyet savcısı, firari sanık eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında 'siyasal veya askeri casusluk' ile 'terör örgütüne yardım et..
Tamamı 18.10.2020

General Yeniden Yargılanacak

18.10.2020 16:22 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı olan eski korgeneral Metin İyidi..
Tamamı 18.10.2020

FETÖ-PKK/YPG Bağı Diskten Çıktı

18.10.2020 18:00 Balıkesir'de, Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, 2010-2014 yılları arasında Balıkesir Polis Okulu öğrencilerine mahrem imamlık yaptığı tespit edilen Muhammet E.'nin bilgisayarından PKK, YPG ile örgütün kadı..
Tamamı 18.10.2020

Selam-Tevhid Kumpasında Mütalaa

18.10.2020 15:23 İstanbul'da, 'Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 'Selam Tevhid' soruşturmasında kumpas kurduğu iddiasına yönelik firari sanıklar Fetullah Gülen ile eski emniyet müdürlerinin de yer aldığı..
Tamamı 18.10.2020

Büyükelçi Karlov Suikastı davası

18.10.2020 12:37 Ankara'da, Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un, o sırada görevde olmayan polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından öldürülmesine ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'i..
Tamamı 18.10.2020

Fetö İstihbaratçısı Altaylı davası

18.10.2020 12:32 Ankara'da, eski MİT görevlisi istihbaratçı Enver Altaylı ile birlikte 4 sanığın 'FETÖ/PDY yöneticiliği', 'örgüt üyeliği', 'siyasi ve askeri casusluk' suçlamasıyla yargılandıkları davanın görülmesine devam edildi. 30 E..
Tamamı 18.10.2020

Adana MİT Tırları davası

18.10.2020 12:26 Adana ve Hatay'da, MİT tırlarının durdurulmasını organize ettikleri belirtilen FETÖ/PDY'nin 11 'sivil imamı' ile eski bir tuğgeneralin de aralarında bulunduğu 50 sanığın yargılanmasına devam edildi. 29 Eylül'de Adana ..
Tamamı 18.10.2020

Akıncı Üssü Darbe davası

18.10.2020 14:10 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılanmasına devam edildi. 05.10.2020 GÜ..
Tamamı 18.10.2020

Ankara 7 sanıklı Darbe davası

18.10.2020 16:19 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanı olarak görev yapan eski korgeneral Yıldırım Güvenç'in de aralarında bulunduğu 7 sanığın yargıl..
Tamamı 18.10.2020

ABD Görevlisi Cantürk davası

18.10.2020 14:45 İstanbul'da, ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda güvenlik biriminde çalışan Nazmi Mete Cantürk'ün eşi Sevim ve kızı Kevser İrem Cantürk ile birlikte 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yargılandığı dava, sanık ..
Tamamı 18.10.2020

Fetö Yüksek Yargısı: Cezalar Onandı

18.10.2020 16:46 Ankara'da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 'Amirallere Suikast ve Balyoz' soruşturmalarının savcısı eski Yargıtay üyesi Süleyman Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 6 eski yüksek yargıcın Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyel..
Tamamı 18.10.2020

FETÖ Mühendis Sorumlusuna Hapis

18.10.2020 17:50 Gaziantep'te, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) ilişkin davada 8 yıl 9 ay hapis cezası verilen örgütün sözde mühendisler bölge sorumlusunun, ByLock'ta örgüt mensuplarının yurt dışına kaçmalarına ilişkin görüşmeler yapt..
Tamamı 18.10.2020

Tuskon Davası: Zenginer'lere Hapis

18.10.2020 17:27 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) işadamları yapılanması olan TUSKON davasından dosyaları ayrılan Salih Zenginer, Mustafa Zenginer ve Mehmet Zenginer'in yargılandığı dava sona erdi. 16 Ekim'de, İstanbul ..
Tamamı 18.10.2020

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
46.104.020