Tam
EskidenYeniye
 

Doğan Grubunda panik 3

28 Şubat sürecinde polis-asker karşıtlığını işleyip polisi darbeci askerlere pasifize ettirtmeyi başaran Enis Berberoğlu, Ergenekon davasının pasifize edilmesi için tekrar kameralar karşısına geçti ve altın vuruşunu yaptı.

Önceki haber title=Sonraki haber

04.12.2008 15:57 28 Şubat sürecinde polis-asker karşıtlığını işleyip, polisi darbeci askerlere pasifize ettirtmeyi başaran Enis Berberoğlu, Ergenekon davasının pasifize edilmesi için tekrar kameralar karşısına geçti. Türk medyasındaki 23 kişilik istihbaratçı gazeteci listesi, son günlerde yeniden tartışılıyor. Gizli istihbaratçı gazeteciler olduğu gibi açık istihbaratçılar da var. Köşelerini bir Kontr Terör Merkezi gibi kullanır, onlarca görevliyle yapılamayacak operasyonları tek yazıyla yapabilirler. Susurluk / 28 Şubat sürecinde yazdığı tek yazıyla suyun akışını değiştiren Enis Berberoğlu, Ergenekon Davası aleyhine pek çok şey söyleyip yazmıştı. Ancak ?altın vuruş? değildi hiçbiri. Hürriyet´in Ankara Temsilcisi olan Enis Berberoğlu, geçtiğimiz Cumartesi günü nihayet ?altın vuruş?unu yaptı ve kılıcını kınından çıkardı. Bu; Ergenekon Davası´nda çok ciddi bir noktaya gelindiğinin kritik göstergesi.

Berberoğlu´nun ?altın vuruş?una geçmeden, sizi Berberoğlu tarihinde bir yolculuğa çıkarmak istiyorum. Yıl 1997... Ülke Susurluk Kazasının depremiyle çalkalanıyor, Refah Yol iktidarda, Asker-Hükümet ilişkileri berbat, Emniyet Özel Harekat timleri PKK´ya yönelik operasyonlarıyla halkın gözdesi... Ve Emniyet İstihbarat Dairesi´nin başına demokratlığıyla bilinen, aynı zamanda da Mehmet Ağar´la yıldızı hiçbir dönem barışmamış olan Bülent Orakoğlu atanıyor. Orakoğlu atandıktan yaklaşık bir hafta sonra, yani 17 Mart 1997 tarihinde bahsettiğimiz yazı geliyor. Enis Berberoğlu köşesinde, 28 Şubat tarihli kritik Milli Güvenlik Kurulu toplantısı günü, isminin saklı kalması koşuluyla üst düzey bir emniyet yetkilisinin gazetecilere artık Askeri darbe olmayacağını söylediğini ve şöyle konuştuğunu yazıyor:

?Üstelik darbe için 167 bin kişilik polis gücünün desteğinin de alınması gerekli. Çok özel eğitim gören, gerilla taktiğiyle savaşan 7 bine yakın özel tim görevlisi var. Polisin desteği alınmazsa iç savaşa bile neden olabilirler.... Ankara´da herkes bu meçhul polisin kimliğini merak ediyor. Ve bu polis şefinin Bülent Orakoğlu olduğu konuşuluyor. Ama biz ihtimal vermiyoruz. Askerle polisin savaşacağına inanan bir dangalağı 4 bin istihbaratçının başına hiç getirirler mi? O vatan haini polisin Orakoğlu olması mümkün değil. Zaten Genelkurmay bu polisin kimliğini tespit ederse, savcılığa suç duyurusunda bulunacak. Refahyol´u ülkesinden çok seven o malum polisin işi çok zor, çok´

Susurluk gündemi ve 28 Şubat´ın göbeğinde yazılan bu yazı, Türkiye´de asker ve polis arasındaki ipi kopardı.28 Şubat´ın Paşaları Emniyet´i topa tutmaya başladı, Bülent Orakoğlu hedef tahtası haline geldi. Orakoğlu defalarca bu sözleri yalanladı ama yazı yazılmış, operasyon yapılmıştı. Çünkü Orakoğlu o sırada bir şey yapmaktaydı: Darbeyi Deşifre... Sözkonusu süreçte Orakoğlu önce Batı Çalışma Grubu´nu deşifre etmiş, sonra da hazırlanmakta olan darbeyi ifşa ederek çökertmişti. Orakoğlu, işin sonunda mavi tulum giydirilip, kelepçelenip, askeri cezaevine atılsa da önemli bir iş yapmıştı. Berberoğlu´nun yazısının kopardığı asker-polis arasındaki ilişkiler ise daha da gerginleşmiş ve Emniyet Özel Harekat Birlikleri´nin dağıtılmasına ve polislerin bütün ağır silahlarının alınmasına varan süreç işlemişti. Bülent Orakoğlu, Hanefi Avcı´yla bir ekip kurmuştu ve bu ekipten nefret eden biri vardı: MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür...Nitekim Hanefi Avcı TBMM Susurluk Komisyonu´nda , Eymür´ün bulaştığı kirli ilişkiler hakkında bildiklerinin tamamını anlatmış, telefon dökümleriyle YEŞİL´le olan bağlantılarını ortaya çıkarmıştı. Eymür´ün, Orakoğlu´nu sevmemesi elbette ki Enis Berberoğlu´nun da sevmemesi demekti. Berberoğlu&Eymür aşkının derinliğine birazdan geçeceğiz ama önce filmi ileri sarıp geçen haftaya dönelim....

28 Şubat´ın en kritik yazısına imza attığını yukarıda okuduğunuz Enis Berberoğlu geçtiğimiz Cumartesi günü Ergenekon Davası´yla ilgili altın vuruşunu yaptı. Okuyalım: ?Ergenekon davasının ekseni artık kaydı. Savcılığın önünde iki yol kaldı: 1) Ya Ergenekon´u darbe soruşturmasına dönüştürürler, 2) Ya da generallerin dosyasını ayırıp Genelkurmay´a yollarlar. Bakalım hangi yolu seçecekler?? Berberoğlu iki seçenek sunuyor ama aslında ikisi tek seçenek. Hangisinden gidilirse gidilsin Ergenekon Davası´nın kapatılması demek. Berberoğlu´nun, yol haritası 28 Şubat´taki gibi...

-97´deki darbecilerin karşısındaki Orakoğlu...

-2000´li yıllardaki darbecilerin karşısındaki Ergenekon savcıları...

-Orakoğlu´nu biçen o yazı ve Ergenekon savcılarına yönelik bu yazı...

Ergenekon Davası´nın zamanlaması için ?midemi bulandırıyor? diyen Berberoğlu´nun yazısının zamanlaması bu... İki yıla yaklaşan süredir alt perdeden ilerleyen Berberoğlu´na ne oldu da bir anda bu seviyede devreye girdi? Berberoğlu, altın vuruşundan sonra Salı günü de NTV´de Can Dündar´ın programındaydı. Ergenekon Davası hakkında ağır ifadeler, dalga geçme, küçümseme, hafife alma, bulandırma dahil her şeyi yaptı. Ama konuşmasında önemli bir an vardı; Mehmet Eymür´le ilgili konuştuğu an... Berberoğlu, MİT´in son açıklamasındaki Eymür´le ilgili vurguları eleştirdikten sonra bir an durmak zorunda kaldı ve ?savunuyor değilim yanlış anlamayın? dedi... Devamında ise Eymür´ün Susurluk´taki rolünü övmeye devam etti. Aslında Berberoğlu´nun Eymür´ü savunması ya da övmesi yeni bir şey değil. Mehmet Eymür´ü Yeşil´le olan bağlantıları konusunda temize çıkarmak için yazdığı 8 Temmuz 1997 tarihli yazısına göz atmanız bile yeterli.

Berberoğlu, Salı akşamı NTV´de Mehmet Eymür´ü temize çıkartırken; ertesi gün yani Çarşamba günü Mehmet Eymür, sahibi olduğu atin.org sitesine yeni bir yazı koydu. Pekçok kişiye ve kuruma karşı eleştiriler sıralayan Eymür, tesadüfe bakın ki yazısında Enis Berberoğlu´nu övüyordu... Hem de ne övme: ?...Mesela Enis Berberoğlu´nun 30 Kasım 2008´de yazdığı,?Önce tarihe bakın? başlıklı yazısı. Ajan gazetecilere, fabrikatörlere, sulandırma, yönlendirme görevi yapanlara, ön yargılılara, tahlil yeteneği olmayan, palavracı naylon gazetecilere okumalarını tavsiye ederim... Bir bilgi nasıl tahlil edilir öğrensinler.? Tahmin edeceğiniz üzere Mehmet Eymür´ün ballandıra ballandıra övdüğü Enis Berberoğlu´nun 30 Kasım 2008 tarihli yazısı kendisi hakkında. İşte, Enis Berberoğlu´nun aniden Ergenekon Davası´na Hürriyet´ten ?altın vuruş? yapması ve NTV´den ?yakında hamamcılara, kebapçılara da operasyon yapılacak? biçiminde aşağılaması bu bağlantılardan. Yani, MİT´in geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamadan...

Eymür´ün uyandığı anla Berberoğlu´nun uyandığı anın zamanlaması aynı

Ergenekon´un kilit ismi Tuncay Güney´le ilgili açıklamada MİT, direkt olarak Mehmet Eymür´ü ve onun kurduğu Kontrterör Merkezi´ni hedef almıştı. Eymür´ün ismi Ergenekon´a bulaşıyordu... Aslında bunun olacağı belliydi... 3 yıldır Atin.org sitesini yenilemeyen Eymür, geçtiğimiz haftalarda bir anda uykudan uyanmış ve sitesini güncellemeye başlamıştı. Eymür´ün uyandığı anla Berberoğlu´nun uyandığı anın zamanlaması, midenizi mi bulandırıyor; zihninizi mi? (Cevheri Güven / AktifHaber)

(Enis Berberoğlu´nun 08 Temmuz 1997´den itibaren tüm yazılarının başlıkları ve linkleri şu adreste: http://www.hurriyet.com.tr/index/enis_berberoğlu/)

BERBEROĞLU, 28 ŞUBAT KÖSTEBEĞİNİ DARBECİLERE İHBAR ETTİ

28 Şubat sürecinde Berberoğlu´nun tetikçiliğiyle darbeci askerlerin polisi pasifize etme operasyonunu diğer bir gazeteci yazar Şamil Tayyar´ın kaleminden hatırlayalım. Tayyar, 13 Ekim 2008 tarihli yazısında Berberoğlu hakkında şu satırları kaleme alıyordu:

28 Şubat sürecindeki kritik tartışma konularından biri, kuşku yok ki köstebek vakasıydı. Kavganın çıkış noktası ise Hürriyet Yazarı Enis Berberoğlu´nun 17 Mart 1997 tarihinde yayınlanan yazısı oldu. Berberoğlu, kimliği meçhul bir polis şefinin, 167 bin kişilik polis teşkilatı ve 7 bin kişilik özel timin askeri darbe karşısındaki en önemli güç olduğu yolundaki açıklamasına yer verirken, bu polis şefinin Bülent Orakoğlu olduğu iddiasını yazısına ekledi.Orakoğlu, Berberoğlu´nun yazısındaki bu iddiayı yalanladı ancak macun tüpten çıkmıştı. Askeri kesim, Orakoğlu´na öfke püskürüyordu.Öfkenin sıcaklığı henüz soğumadan Mayıs içinde başka bir tartışma alevlendi. Askerliğini Deniz Kuvvetleri Komutanlığı´nda yapan emniyet istihbarat mensubu onbaşı Kadir Sarmusak´ın Batı Çalışma Grubu´nun faaliyetleriyle ilgili ´gizli´ belgeleri sızdırdığı iddiası gündeme düştü. Bu iddia, Milli Güvenlik Kurulu´nun 31 Mayıs tarihli toplantısının da önemli gündem maddesiydi.

Gazeteci Hakan Akpınar, ´28 Şubat Post Modern Darbenin Öyküsü´ kitabında Genelkurmay Başkanı Karadayı´nın hükümete şu uyarısını yazdı: ´Bir süredir Genelkurmay ve bazı askeri birliklerimizin polis tarafından gözetlendiği yolunda duyumlarımız var. Bu bizi fazlasıyla rahatsız etmektedir.´Askere göre Sarmusak, emniyet adına casusluk yapıyor ve Genelkurmay ile kuvvet komutanlıklarının faaliyetleri hakkında rapor hazırlıyordu. Orakoğlu, toplam ´174 bin kişilik emniyet ordusu´ ifadesinin kendine ait olmadığını ısrarla söylese de o günlerin heyecanlı konularındandı. O iddia, Refahyol sonrası dönemde emniyetin zayıflatılmasına yönelik operasyonun ´gerekçesi´ oldu.

Polise ağır darbe

Refahyol döneminde Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu´na atfen piyasaya yayılan ´Darbe ihtimaline karşı TSK karşısında emniyetin güçlendirildiği´ iddiası, Mesut Yılmaz hükümeti döneminde yeniden depreşti. Askeri ve sivil fişlemeye paralel olarak emniyetin etkisizleştirilmesi projesi, Genelkurmay tarafından devreye sokuldu. Yılmaz ise kayıtsız kaldı. Genelkurmay Başkanlığı, 4 Şubat 1998 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü´ne bir yazı göndererek, ´TSK sefer planlarının gözden geçirilmesi ve güncelleştirilmesi hazırlıkları kapsamında bölgemizdeki gelişmeler ve genel siyasi ortam dikkate alınarak´ planlama yapıldığını bildirdi. Bu nedenle Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde bulunan ağır silah, mühimmat ile araç ve malzemenin muhtemel bir seferberlik-savaş halinde askeri maksatlarla kullanılabilecek olanların envanterinin çıkarılmasını istedi. Bu silahların TSK sefer planlarına dahil edileceği duyuruldu. Duyuruda yer alan ´...genel siyasi ortam dikkate alınarak...´ ifadesi özellikle dikkat çekiciydi. Yazı üslubuna genel olarak bakıldığında, emniyetin kontrolsüz büyüdüğü ve TSK açısından tehdit oluşturduğu sinyalini almak mümkündü.

Terörle mücadele artık fiilen askerin işi, artık sana ihtiyaç yok, o nedenle elindeki ağır silah ve araçları teslim et

Bu yazıdan sonra Genelkurmay ve Emniyet yetkilileri, 11 Şubat 1998 günü bir araya gelerek, ağır silahlarla ilgili envanter çalışması başlattılar. Toplantıdan 6 gün sonra, DTP kontenjanından hükümette Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı olarak görev alan İsmet Sezgin, İçişleri Bakanlığı´na gönderdiği (17 Şubat 1998) yazıda, emniyet envanterindeki ağır silahların bir bölümünün terörle mücadele ve OHAL Yasası kapsamında 1993 yılında alındığını ancak bu işlemlerin yasada açık hüküm bulunmasına rağmen Milli Savunma Bakanlığı´nın izni alınmadan gerçekleştirildiğini öne sürdü. Sezgin´in yazıda bir iddiası daha vardı: ´1997 yılından itibaren OHAL bölgesindeki iç güvenlik sorumluluğunun fiilen Kara Kuvvetleri Komutanlığı´na geçmesi ve 1993 yılındaki koşulların ortadan kalkması nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü´nün ağır silah ve araçlara ihtiyacının olmayacağı değerlendirilmektedir.´ O halde? Sezgin, yazının son bölümünde ağzındaki baklayı çıkardı: ´Askeri amaçlı savaş silahı olarak mütalaa edilen EK-A´daki silahların 3212 sayılı yasanın ihtiyaç fazlası mal ve hizmetlerin satış, hibe, devir ve elden çıkarılması kapsamında Genelkurmay Başkanlığı´na devredilmesini rica ederim.´Polise deniyordu ki: Terörle mücadele artık fiilen askerin işi, artık sana ihtiyaç yok, o nedenle elindeki ağır silah ve araçları teslim et...

İşte o silahlar

Sezgin, bu mektubu ayrıca, ilgi için Genelkurmay ve İçişleri Bakanlığı´na, bilgi için de Başbakanlık ve MGK Genel Sekreterliği´ne gönderdi. Mektuba eklenen ve Topçu Kurmay Albay Güneş Önal tarafından hazırlanan listede teslimi istenen ağır silah ve mühimmatın dökümüne yer verildi.

Ağır silahlar:

1- 60 havan (28 ilde, 326 adet)

2- RPG-7 roket (35 ilde 377 adet)

3- 40 Launçher (43 ilde, 1.634 adet)

4- MG 3 Makineli tüfek (38 ilde, 438 adet)

5- 12.7 Makineli tüfek (39 ilde, 239 adet)

6- M-60 Makineli Tüfek (19 ilde, 50 adet)

7- FN-240 Makineli Tüfek (25 ilde, 75 adet)

8- 40 MM Laun MK/19 (38 ilde, 114 adet)

Mühimmat:

1- RPG-7 mühimmatı (5.700 adet)

2- Uçaksavar mühimmatı (12.7 mm, 140 bin adet)

3- MG-3 mühimmatı (MG-3 mm, 440 bin adet)

4- Laun MK/19 Bombaatar (40 mm, 2 bin 300 adet)

5- Havan mühimmatı (60 mm, yok)

6- M-203 bombaatar (40 mm, 7 bin 300 adet)

Bu yazıdan hemen sonra emniyet envanterindeki bu ağır silah ve mühimmat, periyodik olarak Genelkurmay´a devredildi. Askerle birlikte terörle mücadelede önemli pozisyonu olan emniyete, ´artık senin bu silahlara ihtiyacın kalmadı´ denilerek elindeki ağır silah ve mühimmatın alınması, hele bu girişimin Genelkurmay adına bir bakan tarafından yapılması o döneme ait unutulmaması gereken bir dersti... (Şamil Tayyar / Star)

Ergenekon soruşturmasında kontrgerillacılar kuyruğundan yakalanmış

Doğan Grubu´nun Ergenekon paniği dikkat çekmeye devam ediyor. Mahkemesi süren Ergenekon davasında hakimlerin beraat kararları vereceğinden emin olamayan çevrelerin endişeleri artıyor. Neredeyse her gün mağdur müdahillerin katılımıyla giderek genişleyen ve bu yönüyle başlangıçta 3-5 kişiyle başlayıp zamanla 3500 kişilik bir davaya dönüşen İtalya´daki gladio davasına benzemeye başlayan Ergenekon dava sürecinin özellikle bu yönü bazı çevrelerin tedirginliğini artırıyor. Bu çevrelerin mahkeme sürecindeki bir davaya tamamen tek taraflı yaklaşımları dikkat çekiyor. Operasyon ve davayla ilgili tüm gelişmeler anında hemen tek taraflı yorumlanıyor. Polis teşkilatına ve davanın savcılarına suçlamalar, dolaylı tehditler savruluyor. Ergenekon dava kapsamı yukarıda da belirtildiği gibi neredeyse her gün genişliyor. Acaba kendileriyle ilgili gelişmeler mi bekliyorlar operasyonlar sürecinde. Sebep bu olabilir mi? Eğer değilse neden Ergenekon olayına böyle şiddetle ve tek taraflı tepki gösteriyorlar? Olay dava sürecinde. Suç ve suçlular varsa herhalde mahkeme sürecinde ortaya çıkacaktır. Ayrıca halkın nabzı tutulduğunda yaygın kanaat, davanın Şemdinli davası gibi çözümsüz kalacağı, bir şekilde akamete uğrayacağı yönünde. Öyleyse niçin tedirgin bu çevreler? Şemdinli davasında olduğu gibi suçlular tespit edilirse ve mahkeme üyeleri Van mahkeme heyeti gibi korkmadan bunu ilan eder, cezalar verirse artık geri dönüşümüz olmaz, yargıtay veya başka güçler müdahale etse de işimize yaramaz, çünkü kritik eşik aşılmış olur diye mi düşünüyorlar?.. (Abdullah Harun)

(04 Aralık 2008, 15:57)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

Kontrgerilla Medyası

Ergenekon davasını engelleme girişimleri

Ergenekon iddianamesinde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=100    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Fetö Yüksek Yargısı Yargılanıyor

15.06.2019 19:33 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrasında görevlerinden ihraç edilen ve çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler Savcılar ..
Tamamı 15.6.2019

Sakarya Yasadışı Dinleme davası

15.06.2019 15:54 Sakarya'da, eski emniyet müdürleri Mustafa Aktaş ve Ali Bilkay'ın da aralarında bulunduğu, biri tutuklu, 2'si firari 10 eski emniyet mensubunun yargılandığı davaya devam edildi. 14 Haziran'da Sakarya 2. Ağır Ceza Mahk..
Tamamı 15.6.2019

Hrant Dink cinayeti davası

15.06.2019 15:29 İstanbul'da, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlileri ile..
Tamamı 15.6.2019

Düzce 13 sanık: Yasadışı Dinleme

15.06.2019 13:45 Düzce'de, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) ilişkin davada, eski il genel sekreter yardımcısı, il emniyet müdür yardımcısı ile Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin başhekimini dinledikler..
Tamamı 15.6.2019

Ankara 210 sanık: VIP Dinleme

15.06.2019 13:02 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri çerçevesinde siyasetçi, sanatçı, gazeteci ve iş adamı birçok kişiyi usulsüz dinledikleri iddiasıyla, aralarında eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire B..
Tamamı 15.6.2019

Karlov Suikasti davası

15.06.2019 12:35 Ankara'da, Rus Büyükelçi Andrey Karlov'un öldürüldüğü suikatle ilgili, aralarında FETÖ/PDY elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 11'i tutuklu 28 sanıklı davaya devam edildi. 11 Haziran'da Ankara 2'inci Ağır Ceza Mahk..
Tamamı 15.6.2019

Jandarma: Darbeyi ele veren mesajlar

15.06.2019 13:14 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığının Beştepe Karargahı'ndaki eylemlerle ilgili 244 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. 11.06.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA..
Tamamı 15.6.2019

Fetö'ye 14 Yıl Hapis Gerekçesi

15.06.2019 20:01 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 'il eğitim danışmanı' olduğu gerekçesiyle yargılanıp 14 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilen eski öğretmen Muzaffer Özyurt hakkındaki gerekçe..
Tamamı 15.6.2019

Zonguldak 11 sanıklı Darbe davası

15.06.2019 15:58 Zonguldak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli 11 sanığın yargılandığı davanın duruşması görüldü. 14 Haziran'da Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki du..
Tamamı 15.6.2019

Zonguldak: Gülen'in dosyası ayrıldı

15.06.2019 16:00 Zonguldak'ta, FETÖ/PDY'ye ilişkin davada biri tutuklu 2 sanık, 3 yıl 5 ay 7 gün ile 4 yıl 1 ay 15 gün arasında değişen hapis cezalarına mahkum edildi, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 10 firari s..
Tamamı 15.6.2019

Kara Havacılık: Darbeye 74 Müebbet

01.06.2019 13:19 Ankara'da, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Ankara'da birçok kurumu bombalayıp, darbeye karşı gelenlerin üzerine ateş açan helikopter pilotlarının da bulunduğu 152 sanığın yargılandığı Kara Havacılık Komu..
Tamamı 1.6.2019

'Gülen Mehdi' hakimine müebbet

01.06.2019 13:53 İstanbul'da, 15 Temmuz darbe girişiminden 11 gün önce, görevde bulunduğu sırada yazdığı bir gerekçeli kararda FETÖ elebaşı Fetullah Gülen için 'mehdi' ifadesini kullanan, Cumhurbaşkanı, AK Partili milletvekili ve yönet..
Tamamı 1.6.2019

Casusluk Kumpası: 55 Polise Hapis

01.06.2019 14:43 İzmir'deki "askeri casusluk" soruşturması kapsamında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin sahte delil üreterek kumpas kurdukları iddiasına ilişkin, aralarında tutuksuz sanık eski İzmir İl Emniyet Müdürü Ali Bilkay..
Tamamı 1.6.2019

Fetö Yüksek Yargısına 116 Yıl Hapis

02.06.2019 11:11 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrasında görevlerinden ihraç edilen ve çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler Savcılar ..
Tamamı 2.6.2019

CHP'li Kaftancıoğlu'na dava

02.06.2019 13:12 İstanbul'da, CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi. 27 Mayıs'taki gelişmeye göre, iddianamed..
Tamamı 2.6.2019

Gülen'in sızma ve ankesör sırları

02.06.2019 12:34 Rapor hazırlanırken tüm kurum ve kuruluşlar ile İstihbarat, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıklarından TEM Dairesi Başkanlığına iletilen bilgilerin yanı sıra, soru..
Tamamı 2.6.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
36.784.094