Tam
EskidenYeniye
 

Darbede Çengelköy olayları davası

İstanbul'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz bölgelerinde yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. 76'sı tutuklu 103 şüphelinin yer aldığı iddianamede, tüm şüpheliler hakkında 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Önceki haber title=Sonraki haber

02.12.2017 17:33 İstanbul'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz bölgelerinde yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.

27 Kasım'daki gelişmeye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan bin 318 sayfalık iddianamede Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal girişiminde bulunulması ile Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy ve Beykoz'da yaşanan olaylara yer verildi. İddianamede, eski albaylar Mürsel Çıkrıkçı ve Muammer Aygar'ın da aralarında bulunduğu 76'sı tutuklu 103 şüpheli yer aldı.

İddianamede darbecilerin söz konusu yerlerde kendilerine direnen gazeteci Mustafa Cambaz ile Burak Cantürk, Fatih Dalgıç, Gökhan Esen, Halil Kantarcı, Kader Sivri, Murat Akdemir ve Osman Yılmaz'ı şehit ettikleri kaydedildi.

İddianamede; 16 kişi mağdur, 195 kişi de müşteki olarak belirtildi. Aralarında 39'u rütbeli, 76'sı tutuklu 103 kişi de şüpheli sıfatıyla iddianamede yer aldı.

Tüm şüpheliler için, "Anayasayı ihlal", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" ile "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede, çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edildiği, aralarında vatandaş ve kolluk görevlilerinin de bulunduğu 135 kişinin, "kasten öldürmeye teşebbüs" suçuna maruz kaldığı, bunlardan 62'sinin silahla vurularak yaralandıkları kaydedildi.

İddianamede, çıkan olaylarda 33 vatandaşın hürriyetinin kısıtlandığı, 11 müştekinin "kasten yaralamaya" maruz kaldığı, 46 kişinin aracına ve iş yerine hasar verildiği belirtilerek, aralarında Çengelköy Polis Merkezi'nin de bulunduğu 5 kamu binasına da hasar verildiği anlatıldı.

İddianamede, bazı şüpheliler hakkında da ayrıca "kasten öldürme", "kasten öldürmeye teşebbüs", "kasten yaralama", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "mala zarar verme", "iş yeri dokunulmazlığı ihlali" gibi suçlardan da çeşitli oranlarda hapis cezası talep edildi.

Başsavcılıkça onaylanan iddianame İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

DETAYLAR

15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasının Kuleli Askeri Lisesi kısmı tamamlandı ve bu soruşturmada bazı isimlerin "Bilmiyorduk. Bize tatbikat denmişti" gibi savunmaları da ortaya çıkan kritik bilgiyle çökmüş oldu. Buna göre saat 20.00'da Kuleli bahçesinde içtima için toplanıldığı sırada eski okul komutanı olan Albay Mürsel Çıkrıkçı'nın, "Sabah o çok sevdiğiniz kişinin de başına bu işler gelecek merak etmeyin. Bakın ona neler yapacağız" sözlerine de iddianamede yer verildi.

Çıkrıkçı'nın makamında darbeden 14 Temmuz gece 02.00 sularında bir darbe koordinasyon toplantısı yapıldığı da belirlendi. Ayrıca Çıkrıkçı'nın darbeden 4 gün önce helikopterlerin liseye iniş yapabilmesi için futbol sahasının direklerini söktürdüğü, ölçülerini metre isteyerek bizzat aldığı iddia edildi.

İddianameye göre Kuleli Askeri Lisesi'ndeki şüpheliler Çıkrıkçı'nın talimatıyla Çengelköy Polis Merkez Amirliği, Beykoz, Kuleli Askeri Lisesi önü, Vaniköy çevresi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nü kontrol etmekle görevlendirildi. Çıkrıkçı'nın tüm askeri personele hitaben saat 20.00 sularında 'Burada devleti başka birine emanet etmeyeceğiz. Yurtta Sulh gibi. Ordu yönetime el koymuştur. Herkes emirleri riayet edecektir. Etmeyen rütbeli, asker fark etmez ellerinden silahları alınıp gereği yapılsın' şeklinde talimat verdiği belirlendi.

"DARBE YAPTIK LAN"

Çıkrıkçı ile birlikte bazı şüphelilerin Kuleli Lisesi'nin yakınındaki bir restoranta giderek müşterilere darbe olduğunu söylediği ve bazı vatandaşları darp ettiği anlatılan iddianamede, restoran çalışanı Ertuğrul Doğan, 'Komutanım ne yapıyorsunuz dedim' o da bana, 'Darbe yaptık asker yönetime el koydu lan it soyları' dediğini karşılık verince ise dipçik yiyip ters kelepçeye maruz kaldığını aktardı. Çengelköy bölgesinde 12 rütbeli personel 24 er olmak üzere 36 şüpheliden aralarında Albay Mürsel Çıkrıkçı'nın da bulunduğu 13 şüphelinin silah kullandığı tespit edildi.

PARTİGÖÇ'LE KAYITLARI TESPİT EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz bölgelerinde yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Eski okul komutanı Yarbay Aygar'ın HTS kayıtlarında, eski Tuğgeneral Partigöç ile görüşme yaptığının tespit edildiği belirtildi.

Soruşturma sonunda hazırlanan bin 318 sayfalık iddianamede, çıkan olaylarda şehit düşen Burak Cantürk, Fatih Dalgıç, Gökhan Esen, Halil Kantarcı, Kader Sivri, Murat Akdemir, Mustafa Cambaz, Osman Yılmaz ''maktul'', 16 kişi mağdur, 195 kişi ''müşteki'', aralarında 39 rütbeli asker ve 9 askeri öğrencinin de bulunduğu 76'sı tutuklu 103 kişi de şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

8 ŞEHİT 62 SİLAHLA VURULARAK YARALAMA

Darbe girişimi gecesinde, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kuleli Askeri Lisesi'nde yaşananlar ve buradan çıkan şüphelilerin Çengelköy Polis Merkezi'ni işgal etmesi ile Vaniköy ve Beykoz bölgelerinde karıştıkları olayların anlatıldığı iddianamede, çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edildiği, aralarında vatandaş ve kolluk görevlilerinin de bulunduğu 135 kişinin ''kasten öldürmeye teşebbüs'' suçuna maruz kaldığı, bunlardan 62'sinin silahla vurularak yaralandıkları kaydedildi.

Çıkan olaylarda 33 vatandaşın hürriyetinin kısıtlandığı, 11 müştekinin ''kasten yaralamaya'' maruz kaldığı, 46 kişinin aracına ve iş yerine zarar verildiği belirtilen iddianamede, aralarında Çengelköy Polis Merkezi'nin de bulunduğu 5 kamu binasının da hasar gördüğü vurgulandı.

İMAMIN DERDEST GÖRÜNTÜLERİ İDDİNAMEDE

1.318 sayfalık iddianamede darbecilerin kalkışma sırasındaki eylemlerinin yer aldığı bazı güvenlik kamerası kayıtları da yer aldı. İddianamede, Çengelköy Mahallesi Kuleli Caddesi Kuleli Askeri Lisesi karşısında bulunan Kuleli Kaymak Mustafa Paşa Camisi'ne ne ait güvenlik kamerası görüntülerinde, şüpheli darbeci askerlerin cami imamı Osman Nuri Keskin'i derdest ederek götürdükleri görülüyor. İddianamede, cami imamının gözaltına alınmasıyla ilgili şüpheli astsubay Gökhan Ceren'in beyanında, ''Camilerden bütün halkın sokağa çıksın şeklinde anonslarını duymamız üzerine Okul Komutanı Mürsel Çıkrıkçı, cami imamını getirmemiz için emir verdi. Bizde imamı aldık getirdik'' ifadeleri yer aldı.

Müşteki olarak ifadesi alınan imam Osman Nuri Keskin de ''Kalkışma sırasında seladan hemen sonra, saat tahminen 00.30 sıralarında kanunlar çerçevesinde, halkımız sokağa çıksın taşkınlık yapılmasın diye anons edildi. Bunlar merkezi sistemden oldu. Bu anons yapıldıktan sonra 40 veya 50 kişilik bir asker grubu geldi. Bana hitaben 'sen sela verip milleti sokağa döküyorsun. Sen kim oluyorsun da bu milleti sokağa döküyorsun, çık dışarıya, çıkacaksın' diye bağırdılar. Beni buradan alıp lisesinin nizamiye kısmına götürdüler. Burada rütbeli bir asker beni tehdit ederek 'sen şimdi git eğer bu sela sesleri bir daha çıkarsa nereye götüreceğimiz sen düşün' diyerek tehdit etti'' dedi.

Kuleli Askeri Lisesi'ndeki faaliyetleri sevk ve idare eden şüpheli Albay Muammer Aygar'ın bu durum karşısında anonsların yaptırılmaması ve sela okunmaması için şüpheliler Gökhan Ceren ve Ferhat Bayar'ı, imamın ikamet ettiği cami üzerindeki konutuna gönderdiği anlatılan iddianamede, şüphelilerin müştekiyi buradan alarak zorla Kuleli Askeri Okulu nizamiyesine getirdikleri belirtildi.

Şüpheli Aygar'ın camiden anons yapılmaması konusunda imam Keskin'i uyardığı, "sen şimdi git eğer bu sela sesleri bir daha çıkarsa nereye götüreceğimizi sen düşün? " yönünde sözler söylediği kaydedilen iddianamede, müştekiye yönelik eylemlerin bütünüyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ifade edildi.

Bin 318 sayfalık iddianamede, şehit Mustafa Cambaz ile şehit ve gazilere ilişkin tespit ve adli tıp raporlarına yer verildi.

İddianamede, Çengelköy'de şehit olan Mustafa Cambaz'ın darbe girişimine tepki göstermek amacıyla ikametgahından ayrılarak, Çengelköy Caddesi'ne gittiği anlatılan iddianamede, Cambaz'ın, Sabancı Polis Merkez Amirliği karşısında bulunan Garanti Bankası'nın olduğu yerde bulunduğu sırada, darbe girişimi kapsamında bölgeyi kontrol altına almaya ve Çengelköy Polis Merkezi Amirliğini ele geçirmeye çalışan şüpheliler tarafından açılan ateş sonucu yaralandığı ve kaldırıldığı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine hayatını kaybettiği anlatıldı.

"Adli Tıp raporu"

İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 29 Temmuz 2016 tarihli raporunda, "Kişinin vücudunda 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup, oluşturduğu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kosta kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır." ibarelerine yer verildiği belirtildi.

"Babam, ateş altında olduğunu söyledi"

Müşteki Hamit Alpaslan Cambaz'ın da ifadesinde, babası Mustafa Cambaz'ın saat 23.00 sıralarında darbe haberini alır almaz buna karşı direnmek için evden çıkıp, Çengelköy'e indiğini anlatarak, aynı gece saat 01.00 sıralarında babasının kendisini arayarak. "Askerlerin halkın üzerine ateş ettiklerini, ateş altında olduğunu söylediğini" aktardı.

Bunu duyar duymaz hemen evden çıktığını belirten Hamit Alpaslan Cambaz, ifadesinde şunları kaydetti:

"Babamı kurtarmak amacıyla Çengelköy'e indim. İndiğimde halkın üzerine askerlerin ateş ettiklerini ve bir kısım insanların yaralandığını gördüm. Babamı bulabilmek için bu şahıslara baktım babam aralarında yoktu. Yaklaşık 1,5 saat kadar burada halkın arasında kaldım. Annem evde tek başına telaşlandığından ben onun yanına geri gittim. Babamın telefonunu sürekli arıyordum ancak açan olmuyordu. Ancak bir kez daha aradığımda bir bayan telefonu açtı. Medivia Hastanesi'nde görevli olduğunu, telefonu hastanede düşürmüş olduğunu, babamın da yaralı halde Ümraniye Devlet veya Haydarpaşa Numune Hastanesine sevk edildiğini söyledi. Bunun üzerine babamın kaldırıldığı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittik. Babamın vefat ettiğini, göğsünden vurulduğunu söylediler. Cenazemizi defnettik. Babamın, polis merkezinin karşısında bulunan Garanti Bankasının arkasında şehit edildiğini öğrendim, olay bu şekildedir. Anayasal düzeni ortadan kaldırmak suretiyle darbeye teşebbüs olayının planlayıcılarından, olaya katılan kişilerden ve babamı şehit eden kişilerden davacı ve şikayetçiyim."

Şehitlerden Halil Kantarcı'nın da darbe girişimine tepki göstermek amacıyla ikametgahından çıkarak Üsküdar Çengelköy Caddesi üzerinde bulunan Çengelköy Sabancı Polis Merkezine geldiği anlatılan iddianamede, bir kısım şüphelilerin Çengelköy Işıklar bölgesine toplanan sivil vatandaş topluluğuna doğru uzun namlulu silahlarla ve etkili mesafeden ateş etmesi sonucu Burak Cantürk, Gökhan Esen, Halil Kantarcı ve Osman Yılmaz'ın vurularak hayatlarını kaybettikleri anlatıldı.

Halil Kantarcı'nın eşi Ayşe Kantarcı'nın da müşteki sıfatıyla ifadesine yer verilen iddianamede, Adli Tıp Kurumu raporunda Kantarcı'nın vücudunda ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olup, oluşturduğu yaralanmanın ölüm meydana getiren nitelikte olduğu belirtildi.

İddianamede ayrıca, darbe girişimi sırasında Çengelköy Polis Merkezinde yaşananlarla buradaki müşteki polislerin beyanlarına ayrıntılı olarak yer verildi.

"Şu an askerin sözü devlettir"

Şüpheli Mürsel Çıkrıkçı'nın, özgürlüklerinden yoksun kıldıkları müştekilere yönelik olarak yaptığı konuşmaya da yer verilen iddianamede, Çıkrıkçı'nın, şu sözlerine yer verildi:

"...Sela okunuyor memleket için sela okunuyor inşallah. Yine Allah kitap diyerek insanları galeyana getirmeye çalışıyorlar. Allah'sız kitapsız bunlar. Memleketi ne hale getirdiler. Şu güzelim ecdadın bıraktığı memleketi ne hale getirdiler. Şu an Türkiye Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri Türkiye Cumhuriyeti yönetimine el koymuştur... Bütün herkes telefonlarını kapatsın. Askerin sözünü dinlediğiniz sürece selamettesiniz. Selamet isteyenler askerin sözünü dinlesinler. Şu an askerin sözü devlettir. Bunun dışındakilerin sözü emin olun çapulculardır. Onlarla beraber olmak isteyenler gerekli sıkıyönetim cezaları ile cezalandırılacaktır..."

Bombalar Patlayınca Askerler Sevinç Çığlıkları Atıyordu"

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz bölgelerinde yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz bölgelerinde yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan, bin 318 sayfalık iddianamede, müşteki beyanlarına yer verildi.

Müştekilerden Hakan Orhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı üzerine sokağa çıktığını anlatarak, Anadoluhisarı eski polis karakolunun yanına geldiğinde, önlerine başlarında bir yüzbaşı, 3-4 de rütbesini göremediği başka rütbeli ve 10'a yakın erin bulunduğu bir grubun çıktığını söyledi.

Buradaki yüzbaşının, "asker yönetime el koydu. Vur emrimiz var." diyerek hiçbir ikazda bulunmadan direkt üzerilerine ateş ettiğini anlatan Orhan, bu sırada sağ kolundan yaralandığını kaydetti.

Orhan, yaralandıktan sonra kenara geçtiğini dile getirerek, "Ben kenara çekildiğimde Yüzbaşı ve diğer rütbelilerin halen kalabalığa doğru ateş ettiğini gördüm. Ben yaralandığım için bu askeri personellere daha fazla müdahale edemedim. Ancak diğer vatandaşların halen askerlere bağırarak çekilmelerini söylediklerini duydum." ifadesini kullandı.

Müştekilerden Murat Düz, "Asker kışlaya" diye slogan attıkları esnada teşhis ettiği Mehmet Karabekmez'in, uzun namlulu silahını doldurarak direkt olarak vatandaşa ateş açtığını belirterek, o sırada ayaklarından yaralandığını anlattı.

Müşteki Süleyman Arık da Anadolu Hisarı'ndaki akaryakıt istasyonunun önüne vardıklarında, "asker kışlaya" diye bağırdıklarını ve bu şekilde 2-3 defa konuştuktan sonra askerlerin ara sokağa çekildiğini anlattı.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü tarafında bulunan 25-30 kişilik asker grubunun ise önlerinde insan olmadığı halde ateş ederek akaryakıt istasyonunun olduğu bölgeye doğru gelmeye başladığını anlatan Arık, şunları kaydetti:

"Bu esnada askerlerin önünde bulunan Albay rütbesinde olduğunu tahmin ettiğim bir asker, sürekli bizim bulunduğumuz yöne doğru seri bir şekilde ateş ediyordu. Albay rütbesindeki bu askerin ateş etmeye devam etmesi sonucu ben kasık bölgemden yaralandım.
Ayrıca benimle birlikte bulunan vatandaşlar içerisinden yaralananların da olduğunu gördüm."

"O şerefli gün bu gün. Gerekirse ölün ve öldürün"

Müştekilerden Sedat Ergün de darbe girişimini öğrendikten çıkıp Beykoz Anadolu Hisarı'na indiğini anlatarak, toplanan kalabalığın, askerlerin üzerine yürümeye başlamasıyla buradaki askerlerin halka, "Tamam biz bu darbeye karşıyız" diyerek adeta teslim olduklarını aktardı.

Ergün, saat 23.00 sıralarında Kuleli Askeri Lisesi'ne doğru yürüyen bu askerlerin arkasından, tahminen 3 bin kişiyle gittiklerini dile getirerek, askerlerin burada vatandaşların üzerine bir anda gaz bombası attığını kaydetti.

Gaz bombasının ardından vatandaşların üzerine silahla ateş edildiğini belirten Ergün, burada vurulan vatandaşların olduğunu ifade etti.

Ergün, Kuleli Muhtarlığının olduğu yerde 20 kişiyle sıkıştığını ve yanlarına gelen askerlerin başında bulunan rütbelinin vatandaşlarla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a küfürler ettiğini anlatarak, "Başlarındaki komutan, bize hitaben 'Sizin bu başınızdakilerin bozup parçaladığı ülkeyi biz sabah düzelteceğiz, düzgün bir ülkede yaşayacaksınız. Bize engel olanı vuracağız.' deyip ardından askerlerine dönerek, 'Hani içeriye girdiğinizde ölmek için şan ve şerefiniz için yemin etmiştiniz. O şerefli gün bu gün. Gerekirse ölün ve öldürün." şeklinde sözler söylediğini aktardı.

Bunun üzerine grupta yer alan bir vatandaşın komutana, "Sen askerleri gazlama. Bunlar bizim kardeşlerimiz. Sabah sen gününü görürsün. Sen askerleri gaza getirme. Cumhurbaşkanına nasıl küfür edersin. Sen nasıl komutansın." diyerek tepki gösterdiğini aktaran Ergün, ifadesinde şunları kaydetti:

"Bunun üzerine komutan bize dönerek, askerlere 'vurun bu vatan hainlerini kurşunlayın' dedi.
Bize döndü ve silahla ateş etmeye başladı. Askerler de ateş ettiler. Özellikle öğrenci apoletleri olan askerler vatandaşa silahla ateş ettiler. Bir iki dakika sonra silahla ateş etme kesildi. Bize 'evlerinize girin yoksa sizi vuracağız' dediler. Biz bir kaç dakika kadar burada kaldık. Burada kısa boylu bir komutan, sürekli Cumhurbaşkanına küfür ediyordu. Sonra bizim içimizdeki arkadaşlar dayanamadılar, tepki gösterdiler. Bunun üzerine direkt bize doğru gelerek silahla ateş ettiler. "

Müşteki Sedat Ergün, buradan ayrıldıktan sonra askerlerin kendisini alıkoyduğunu, yere yatırıp dövmeye başladığını anlatarak, ardından kendisini askeri lisenin içine sokan askerlerin, işkence ettiğini söyledi.

"O çok sevdiğiniz kişinin başına bu işler sabah gelecek"

Burada tutulurken yaşanan diyalogları da ifadesinde anlatan Ergün, "Bombalar patlayınca Kuleli Askeri Lisesi önünde bulunan komutanlar ve askerler, bir anda sevinç çığlıkları atmaya başladılar ve komutan bana dönerek, 'Sabah o çok sevdiğiniz kişinin de başına bu işler sabah gelecek, merak etmeyin, bakın ona neler yapacağız.' dedi. Burada komutan ayrıca, siyah elbiseli bir polis memurunu darp etti. Polise 'sen de silahla ateş edeceksin' dedi. Polis de 'ben vatandaşa ateş edemem' deyince, bir anda polisin sol gözüne yumruk attı."

Ergün, şüphelilerin fotoğrafları gösterilerek yapılan teşhislerde içinde bulunduğu kalabalığa ilk ateş eden kişinin şüpheli eski albay Mehmet Karabekmez olduğunu vurgulayarak, "Vatandaşın elinden dayak yedikleri için aldığımız askerlerin yanına giderek onlara da ateş etmelerini söyledi. Hatta ateş etmeyen bir askeri Mehmet Karabekmez, kendisi vurdu. Bizim sayımız 3 bin civarına ulaşınca bizimle baş edememeye başladılar. Daha sonra Karabekmez bize doğru bağırarak, 'taşkınlık yapmayın biz kışlamıza gideceğiz' dedi. Mehmet Karabekmez isimli şahsı kesin ve net olarak teşhis ediyorum." ifadesini kullandı.

Yine yapılan teşhislerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve vatandaşlara küfür eden şüphelinin Muhbub Ulusoy olduğunu belirten Ergün, şüpheli Ulusoy'un, "Hedef gözetmeksizin ateş edin" diyerek, 'vur' emri verdikten sonra açılan ateşle Murat Akdemir'in şehit olduğunu söyledi.

Şüphelilerin, Kuleli Askeri Lisesi'nden çıkışları, yaya olarak Beykoz bölgesine intikalleri ve sonrasındaki eylemlerine ilişkin fotoğraf karelerine de yer verilen iddianamede, alınan görüntülerle olayın gelişimine göre kronolojik olarak sıralandı.

Cami İmamının Derdest Edilmesi İddianamede

İddianamede, Kuleli Kaymak Mustafa Paşa Camisi imamının derdest edilmesine ilişkin görüntüler yer alıyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz bölgelerinde yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin bin 318 sayfalık iddianamenin detayları ortaya çıkmaya başladı.

Darbecilerin kalkışma sırasındaki eylemlerinin yer aldığı bazı güvenlik kamerası kayıtları da iddianamede yer aldı. İddianamede, Çengelköy Mahallesi Kuleli Caddesi Kuleli Askeri Lisesi karşısında bulunan Kuleli Kaymak Mustafa Paşa Camisi'ne ne ait güvenlik kamerası görüntülerinde, şüpheli darbeci askerlerin cami imamı Osman Nuri Keskin'i derdest ederek götürdükleri görülüyor.

İddianamede, cami imamının gözaltına alınmasıyla ilgili şüpheli astsubay Gökhan Ceren'in beyanında, "Camilerden bütün halkın sokağa çıksın şeklinde anonslarını duymamız üzerine Okul Komutanı Mürsel Çıkrıkçı, cami imamını getirmemiz için emir verdi. Bizde imamı aldık getirdik" ifadeleri yer aldı.

Müşteki olarak ifadesi alınan imam Osman Nuri Keskin de "Kalkışma sırasında seladan hemen sonra, saat tahminen 00.30 sıralarında kanunlar çerçevesinde, halkımız sokağa çıksın taşkınlık yapılmasın diye anons edildi. Bunlar merkezi sistemden oldu. Bu anons yapıldıktan sonra 40 veya 50 kişilik bir asker grubu geldi. Bana hitaben 'sen sela verip milleti sokağa döküyorsun. Sen kim oluyorsun da bu milleti sokağa döküyorsun, çık dışarıya, çıkacaksın' diye bağırdılar. Beni buradan alıp lisesinin nizamiye kısmına götürdüler. Burada rütbeli bir asker beni tehdit ederek 'sen şimdi git eğer bu sela sesleri bir daha çıkarsa nereye götüreceğimiz sen düşün' diyerek tehdit etti" dedi.

Kuleli Askeri Lisesi'ndeki faaliyetleri sevk ve idare eden şüpheli Albay Muammer Aygar'ın bu durum karşısında anonsların yaptırılmaması ve sela okunmaması için şüpheliler Gökhan Ceren ve Ferhat Bayar'ı, imamın ikamet ettiği cami üzerindeki konutuna gönderdiği anlatılan iddianamede, şüphelilerin müştekiyi buradan alarak zorla Kuleli Askeri Okulu nizamiyesine getirdikleri belirtildi.

Şüpheli Aygar'ın camiden anons yapılmaması konusunda imam Keskin'i uyardığı, "sen şimdi git eğer bu sela sesleri bir daha çıkarsa nereye götüreceğimizi sen düşün?" yönünde sözler söylediği kaydedilen iddianamede, müştekiye yönelik eylemlerin bütünüyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ifade edildi.

Kuleli Askeri Lisesi'nin Eski Komutanı, Darbeci Generalle Görüşmüş

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, kapatılan Kuleli Askeri Lisesi ve çevresindeki olaylara ilişkin hazırlanan iddianamede, eski okul komutanı Yarbay Muammer Aygar'ın HTS kayıtlarında, darbe kalkışması sırasında Genelkurmay Personel Daire Başkanı olan ve Yurtta Sulh Konseyi bildirisinde imzası bulunan Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile görüşme yaptığının tespit edildiği belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından darbe girişimi sırasında, kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz bölgelerinde yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamenin detayları belli oldu.

Şüphelilerin incelenen telefon hatlarına ilişkin HTS kayıtlarına yer verilen iddianamede, şüpheli Yarbay Mürsel Çıkrıkçı'nın darbe girişiminin yaşandığı gün kullandığı telefonla Kuleli Askeri Lisesi eski komutanı Muammer Aygar, darbe teşebbüsünün organize edilmesine yönelik toplantılar düzenlemek maksadıyla Ankara'dan İstanbul'a gelen ve icra ettiği toplantılar sonrasında Ankara'ya geri dönen Albay Muzaffer Düzenli, Şırnak Cizre Garnizon Komutanı olan darbe kalkışması öncesinde İstanbul'a gelerek toplantılara katılan Albay Onur Özden, darbe teşebbüsünün organize edilmesine yönelik İstanbul'daki toplantılara iştirak eden olay tarihinde Kahramanmaraş Garnizon Komutanı olan Kurmay Albay Uzay Şahin, olay tarihinde Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanı olan ve kalkışma öncesi 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'ndaki toplantılara katılan Tuğgeneral Özkan Aydoğdu, FSM Köprüsü'nün kontrol altına alınmasıyla görevlendirilen Yarbay Adnan Uygun, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ndeki olayları sevk ve idare etmekle görevlendirilen Yarbay Turgay Ödemiş ve Binbaşı Ahmet Taştan gibi isimlerle görüşmeler yaptığının tespit edildiği kaydedildi.

Şüpheli Muammer Aygar'ın da o dönem okul komutanı olan Mürsel Çıkrıkçı, Yarbay Mehmet Karabekmez, Yarbay Turgay Ödemiş, Yarbay Adnan Uygun, Yarbay Erdal Kılınç, Yarbay Murat Durusoy ile çok sayıda görüşme yaptığının belirlendiği aktarıldı.

İddianamede, darbe kalkışması esnasında İstanbul ayağını organize eden asker kişilerin aralarında bilgi akışını sağlamak amacıyla kurdukları "Yurtta Sulh Biziz" isimli WhatsApp grubundan şüpheli Muammer Aygar'ın olay günü saat 23.39'da 'Parti göç pasanin cebine ihtiyacım var' şeklinde yazdığı, akabinde Murat Yanık'ın ilgili telefon numarasını gönderdiği bilgisine yer verildi.

HTS kayıtlarında Aygar'ın olay günü saat 23.47'de Genelkurmay Başkanlığı'na tahsisli olduğu belirtilen söz konusu telefon numarasını aradığı, bu itibarla darbe kalkışması sırasında Genelkurmay Personel Daire Başkanı olan ve Yurtta Sulh Konseyi bildirisinde imzası bulunan Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile görüşme yaptığının anlaşıldığı belirtildi.

"Darbe teşebbüsünde aktif rol almışlar"

Şüphelilerin darbe girişiminin yaşandığı gün saat 20.00 sıralarında bir restoranda aileleriyle yemek yedikleri anlatılan iddianamede, ilerleyen saatte şüpheli Muammer Aygar'a telefon gelmesi sonucu yanında bulunan diğer şüpheliler ile masadan kalkarak restorandan ayrıldıkları belirtildi.

İddianamede şüphelilerin bu şekilde görev yapmış oldukları Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı'na giderek darbe teşebbüsünde aktif rol oynadıklarının anlaşıldığı ifade edilerek, şüpheli Muammer Aygar'ın yemekteyken yeni okul komutanı şüpheli Mürsel Çıkrıkçı tarafından 15 Temmuz 2016 günü saat 20.25'te arandığı ve akabinde yemekte bulunan şüphelilerin ailelerini burada bırakarak restorandan ayrıldıkları, birliklerine gidip darbe teşebbüsüne iştirak ettikleri bilgisine yer verildi.

Şüpheli Aygar'a telefon ile haber veren yeni okul komutanı şüpheli Çıkrıkçı'nın incelenen görüşme detaylarında yaklaşık 3 dakika kadar önce Uzay Şahin tarafından aranılarak 16 Temmuz 2016 günü saat 03.00'te yapılması planlanan darbe girişiminin erken saate çekildiği yönünde bilgi aktarımında bulunduğu kaydedilen iddianamede, "Zira şüpheli Uzay Şahin'in halen firari olup darbe teşebbüsünün İstanbul ayağını organize etmekle görevlendirildiği ve bu amaçla kurulan 'Yurtta Sulh Biziz' isimli WhatsApp grubunda yer aldığı anlaşılmıştır." denildi.

İddianamede, şunlar kaydedildi:

"Komuta kademesi olarak darbe kalkışmasında aktif rol alan Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı personellerinin, başta 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün Anadolu ayakları olmak üzere Çengelköy Polis Merkezi Amirliği ve sahil yolunu kontrol altına almakla görevlendirildikleri, HTS analizleri dikkate alındığında, darbe kalkışması kapsamında görevlendirildikleri bölgelerde konuşlanan rütbeli personellerin Albay Mürsel Çıkrıkçı ve Albay Muammer Aygar ile sürekli telefon irtibatı kurarak emir aldıkları ve bilgi paylaştıkları anlaşılmıştır."

"Vatandaşların tepkisi üzerine Albay Karabekmez silahla ateş etti"

Öte yandan iddianamede, henüz 18 yaşını doldurmadıkları için haklarındaki evrak ayrılarak Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu'na gönderilen Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerinin savunmaları da yer aldı.

Suça sürüklenen çocuk A.K. ifadesinde Kuleli Askeri Lisesi 10. sınıfta öğrenim gördüğünü, bütünleme sınavlarına kaldığı için 10 Temmuz 2016'da Kuleli Askeri Lisesi'ne geldiğini belirterek, 15 Temmuz 2016 günü okul komutanlarının devir töreni nedeniyle kokteyl yapılacağını söylediklerini anlattı.

Kamuflajlarını giyip aşağıya indiğini ve komutanlarının selamlama olacağı için boş silahlarını almalarını söylediğini aktaran A.K, boş silahları alarak içtima alanından döndükten sonra Kuleli Askeri Lisesi içerisindeki tarihi binanın önüne tüm askeri öğrencilerin yönlendirildiğini, burada tüm sınıf komutanlarının da bulunduğunu kaydetti.

Albay Mehmet Karabekmez'in elindeki kağıtları sallayarak kendilerine Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen emir doğrultusunda ciddi bir tatbikat yapacaklarını, bu ciddiyet doğrultusunda hareket etmeleri gerektiğini söylediğini belirten A.K, şöyle devam etti:

"Bu sözlerden sonra Askeri Lisedeki 9. ve 10. sınıf öğrencilerini, başlarında komutanlarımız Kartal Genç, Mehmet Karabekmez, Ferhat Bayer, Sabri Yüzbaşı, Enver Yüzbaşı, diğer tanımadığım rütbeliler yanlarında bir grup askerle birlikte dışarıya çıkardılar. Küçüksu'ya kadar yürüdük ve petrol istasyonunda durduk. Buraya kalabalık bir vatandaş kitlesi geldi. Vatandaşların tepkisi üzerine Albay Mehmet Karabekmez elindeki silahla önce havaya sonra yere doğru ateş etti. Vatandaşlar arasındaki birine dipçikle vurdu. Şarjöründeki mermiler bitince rütbesiz askerin silahını aldı. Bu sırada bir vatandaş Karabekmez'in elindeki silaha yapıştı. Bunu gören diğer komutan Kartal Genç eğilerek ateş etti. Kartal Genç'in havaya ateş ettiği söylenemezdi. Ancak hedef de gözetmiyordu."

"Cumhurbaşkanımız açıklama yapınca yüzbaşı Bayer sinkaflı küfürler etti"

Öğrencilerden E.Ç. de ifadesinde, olay tarihinde Kuleli Askeri Lisesi 10. sınıfta öğrenim gördüğünü, 15 Temmuz 2016 günü okulda yapılacak devir teslim töreni için kokteyl olacağını, Albay Mehmet Karabekmez'in tatbikat yapılacağını söylediğini kaydetti.

Televizyonu açtıklarında askeri darbe olduğu haberlerinin yayınlandığını aktaran E.Ç, "Cumhurbaşkanımız açıklama yapmaya başlayınca yüzbaşı Ferhat Bayer sinkaflı küfürler etti. Bizlere yönelik 'Siz bu adam yüzünden okuldan atılıyordunuz, biz size sahip çıkıyoruz.' şeklinde sözler söyledi. Televizyon kapatıldı. Daha sonra gazinoda tüm öğrenciler yattık. Saat 06.00'da komutanımız İlker Teğmen bizi uyandırdı. Silahlarımızı askerler topladı. Komutanlar, 'Bütünlemeciler kalsın, evciler evine gitsin.' dedi. Daha sonra biz evciler nizamiyeden çıkarken polis gelip bizi aldı." şeklinde beyanda bulundu.

Öğrenci M.A.B. ise yeni okul komutanının atanmasından dolayı okulda düzenlenecek kokteyl için geldiğini anlatarak, "Okulun giriş kısmında yeniden içtima yapıldı. Burada Albay Mehmet Karabekmez yanımıza gelip bir konuşma yaptı. Orada 'Yurtta sulh, artık barış içinde olacağız, artık havalimanında insanların kafasına sıkmayacaklar, barış içinde olacağız, teröristlere göz dağı vereceğiz.' şeklinde sözler söyledi. Ayrıca 'TSK artık halkın içinde olacak, barış içinde olacak.' gibi sözler sarf etti." ifadelerini kullandı.

Darbe girişimi olduğunu televizyondan öğrendiklerini anlatan F.O. da "Yerimize geçtiğimiz sırada üstümüzden uçak geçti ve patlama sesi oldu. Biz ve oradaki askerler epeyce tedirgin olduk. Hatta bazı askerler tüfeklerini uçağa doğrulttular. Korktuğumuzu hisseden tanımadığım rütbeliler sakin olmamızı telkin ettiler. Bu sırada Astsubay Kemal Vurgun'un diğer rütbelilere silah doğrulttuğunu ve 'Bu çocukları size yedirtmem' dediğini gördüm." şeklinde beyan verdi.

M.Y.G. ise ifadesinde "Yakın bölgede rütbeli bir şahıs ile Kemal Astsubayın konuştuklarını gördüm. Sanıyorum rütbeli yanlarında bulunan bir asker grubunu bir yere göndermek istiyordu. Kemal astsubay da buna karşı çıkıyordu, 'Bu çocukları size yedirtmem.' şeklinde sözler söylüyordu. Aşağıdan iki rütbeli kişi daha Kemal Astsubayın yanına geldiler. Toplam üç rütbeli şahıs Kemal Astsubayı kelepçelemeye çalıştılar. Bu sırada Astsubay Kemal'in diğer rütbelilere silah doğrulttuğunu ve 'Yaklaşmayın vururum.' gibi sözler söylediğini duydum. Askerleri arkasına çekti." ifadelerini kullandı.

Darbeci Komutan "Karşı Çıkan Olursa Vurun" Emri Vermiş

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında, kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz bölgelerinde yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan, bin 318 sayfalık iddianamede müşteki beyanlarına yer verildi.

İddianamede ifadelerine yer verilen, bir kısmı mahalle esnafı, bir kısmı vatandaşlardan oluşan müştekiler, askeri darbe girişimine tepki göstermek amacıyla Çengelköy Caddesi üzerinde toplandıklarını, eski Albay Mürsel Çıkrıkçı ve emir komutası altındaki diğer şüpheliler tarafından rehin alındıklarını, Çengelköy Polis Merkezi önüne getirildiklerini, ellerine plastik kelepçe takıldığını, bir süre bekletildikten sonra, Kuleli Caddesi üzerindeki benzin istasyonunun önüne götürülerek, ayakları da bağlı halde sabah saatlerine kadar bekletildiklerini ifade etti. Yine bazı müştekiler de kendilerini rehin alan askerler tarafından darbedildiklerini, küfürlü hakaretlere maruz kaldıklarını söyledi.

İddianamede, Kuleli Askeri Lisesi'nden çıkış yaparak Çengelköy istikametine yaya olarak ilerleyen askeri birliğin, Çengelköy Polis Merkezi Amirliği'ne yakın bir noktaya ulaştığında uzun namlulu silahlarla kendilerine tepki gösteren ve müdahale eden sivillere, kolluk görevlilerine ve çevrede bulunan konut ve iş yerlerine doğru ateş açtıkları anlatıldı.

Bu olaylar esnasında, 7 sivilin ateşli silahla vurularak öldüğü, 84 vatandaşın kasten öldürmeye teşebbüs suçuna maruz kaldığı bildirilen iddianamede, 62 kişinin silahla yaralandığı, birçok vatandaşın hürriyetinin kısıtlandığı, 24 müştekinin bu kapsamda müracaatta bulunduğu, 4 müştekinin kasten yaralama suçuna maruz kaldığı, 52 sivilin aracında, konutunda ve iş yerinde hasar oluştuğu, 5 kamu aracında ve Çengelköy Polis Merkezi Amirliği binasında hasar meydana geldiği aktarıldı.

"Çıkrıkçı, ateş edilmesi talimatını verdi"

İddianamede, elde edilen ve incelenmek üzere teslim edilen kovan ve mermi çekirdeklerinin bir kısmının hangi silahtan çıktığı hususunda eşleşme sağlandığı, bir kısmıyla ilgili çalışmaların devam ettiği belirtilerek, Çengelköy bölgesindeki faaliyetlere iştirak eden şüphelilerin, hangi silahları kullandıkları ve silahla ateş edip etmediklerine ilişkin tespitler yapılmaya çalışıldığı vurgulandı.

Dosyadaki mevcut delillere göre, olay tarihinde şüphelilerin ekseriyetle zimmetsiz G3 otomatik tüfek taşıdıkları, rütbeli personel olan şüphelilerin ise ayrıca tabancaları bulunduğu anlatılan iddianamede, şüpheli eski Albay Mürsel Çıkrıkçı'ya seri numarası tespit edilemeyen G3 piyade tüfeğinin zimmetli olduğu, kendisinin ateş etmediğini ve talimat vermediğini söylediği, ancak birçok müşteki ve şüpheli beyanında ateş edilmesi talimatını veren rütbeli olarak geçtiği kaydedildi.

Şüpheli eski Binbaşı Mevlüt Acar'a Beretta silah ve numarası tespit edilemeyen G3 piyade tüfeğinin zimmetli olduğu ifade edilen iddianamede, ateş etmediğini beyan eden Acar'ın, bazı müştekiler tarafından ateş ederken görüldüğü belirtildi.

İddianamede, 12 rütbeli personel ve 24 er ve erbaş olmak üzere toplam 36 şüpheliden, Mürsel Çıkrıkçı, Mevlüt Acar, eski yüzbaşılar Şafak Gündoğdu, Ayhan Şahin ve Mahmut Dağüstü, eski üsteğmen Mustafa Paycı ile Mahbub Ulusoy, İbrahim Küçükbostan, Recep Ayıtdere, Sadık Atıcı, Anıl Yüksel, Harun Çeşmebaşı ve Şafak Korkut'un, bölgedeki farklı noktalarda silah kullandıklarının tespit edildiğine dikkat çekildi.

Tanık anlatımları

İddianamede, hakkındaki dosya tefrik edilen ve idari tahkikat aşamasında tanık sıfatıyla dinlenilen şüpheli Recep Derin'in ifadesine de yer verildi.

Darbe girişiminin yaşandığı gün saat 14.00'e kadar her şeyin normal olduğunu ve hiçbir hareketlilik olmadığını belirten Derin, "Saat 14.00 gibi görevi yeni devralan lojistik destek komutanı Yarbay Turgay Ödemiş, nöbetçi olduğum yeri arayarak, oradaki mühimmat depolarında toplam kaç adet boş ve dolu şarjör olduğunu sordu. 'Sayıp bilgi verin' dedi. O sırada yanıma dinlenmek için gelen Uzman Çavuş Sadık Atıcı, orada bulunan bir asker ile beraber dolaplardaki mühimmatları sayıp dahili telefondan lojistik destek komutanı Yarbay Ödemiş'i arayarak, kaç adet dolu ve boş şarjör olduğunu söyleyerek kapattı." diye konuştu.

Derin, saat 16.00 sıralarında güvenlik kameralarından okula 4 adet askeri kamyonun giriş yaptığını gördüğünü söyleyerek, "Piyade Başçavuş İbrahim Özdek, askerlere mühimmat sandıklarını o odaya taşıttırdı ve astsubay çavuşa 'İçeriden sakın ayrılma. Askerlerin başında dur, dışarı kimse çıkmasın. Kapıyı kapat, kimse girmesin akşam 9'a, 10'a kadar bitirin' dedi. Askerler bulunduğum odaya iki tane büyük yeşil renkli mühimmat sandığı getirdiler, bıraktılar." ifadelerini kullandı.

"Hainlerden karşı çıkan olursa vurun"

Akşam saat 20.30 sıralarında santraldeki görevli askerin, kendisinin nöbetçi olduğu yeri arayıp "Erdal yarbayımız alarm verdi. Tatbikat var herkes acil iç bahçeye gelecek" dediğini dile getiren Derin, şunları söyledi:

"Nizamiye bölgesinde askerler ve öğrenciler vardı. Orada okul komutanı Mürsel Çıkrıkçı bağırarak 'subay, astsubay arkadaşlar yanıma gelsin' dedi. Kendi aralarında konuştular. Daha sonra Çıkrıkçı 'herkes beni dinlesin' diye bağırdı. 'Bu anlattıklarımın hepsi gerçek Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koymuştur. Sıkıyönetim ilan edilmiştir. Anadolu yakası müfrezeleri komutanı benim' dedi. Mürsel Çıkrıkçı dışarıyı göstererek 'dışarıdaki hainlerden karşı çıkan olursa vurun' dedi. Daha sonra 'benim verdiğim emirleri dinlemeyen olursa, verdiğim emirlere uymayan olursa, geri duran olursa, kaçan olursa, komutanlarının emirlerine itaat etmeyen olursa, ben ve komutanları tarafından vurulacaktır' dedi. Herkes birbirine 'ne oluyor?' diye soruyordu, askerler de, öğrenciler de 'gerçek mi bu şaka mı yapıyorlar?' diyordu. Benim gördüğüm öğrenciler ve askerler birbirlerine soruyorlardı. Ben de olayın şaka olduğunu düşündüm."

Daha sonra Üsteğmen Mustafa Paycı'nın kendilerini 13 asker ile birlikte okulun nizamiyesinin yan tarafındaki bahçeye götürdüğünü belirten Derin, "Bizi orada sırayla yerleştirdi. 'Okulun güvenliği bize ait burada bekleyeceksiniz' dedi. Emir verdi ve bizi orada bırakarak ayrıldı. Biz de orada beklemeye başladık. Beklerken öğrencilerin önümüzden ana yoldan geçerek Beykoz yönüne doğru gittiklerini gördüm. Ellerinde silah vardı." dedi.

Derin, neler olduğunu merak ettiğini için nizamiye önünde kalabalık olan yere geldiğini aktararak, şöyle devam etti:

"Orada Mürsel Çıkrıkçı vardı. Yoldan geçen hiçbir şeyden haberi olmayan sivil insanları durdurup yere yatırıp dövdüklerini gördüm. Aklımdan çıkmayan şey, müzik açık olan bir arabayı çevirip nizamiye önünde 3 kişiyi yere dizüstü çöktürüp dövdüler. Ellerini arkadan plastik cırtlarla bağladılar. Mürsel Çıkrıkçı 'ülkeyi siz bu hale getirdiniz ne namus kaldı, ne onur kaldı, ne şeref kaldı' diyerek botlarıyla gençleri tekmeliyordu. Daha sonra oradan geçen bir genci daha durdurmuşlardı. Onu da yere diz üstü oturtup dövmeye başladılar. Başçavuş Mahbup Ulusoy silahın dipçiğiyle o genç çocuğa vuruyordu. Daha sonra Mürsel Çıkrıkçı bağırarak 'o karakola gideceğiz o pezevenk bekçiyi alacağız' diyordu. 'Silahımı getirin' diye bağırdı. Orada aklımda çok net olan şey Erdal Yarbay polise 'hemen amirini ara konuşacağım' dedi. Daha sona telefonda 'sizin polisler bizim emrimiz altında. Silahlı Kuvvetler yönetime el koydu' dedi, telefonu kapattı."

"(Şu ezanı kapat) diye bağırıyorlardı"

Derin daha sonra ezan okunmaya başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Ezan okunmaya başlayınca oradan Erdal Yarbay yerinden fırlayarak 'kapatın şu ezanı' diye bağırmaya başladı. Nizamiye bölgesinde bulunan rütbelilerle beraber yolun karşısına geçtiler. İki askerin cami hocasının evinin kapısının önünde kapıyı tekmelediklerini gördüm. Ben o sırada yolun karşısında okulun önündeydim. Hocayı aşağıya indirdiler. 'Elektrikleri kapat, şu ezanı kapat' diye bağırıyorlardı. Hocanın eşi ve kızı vardı. Evin camından 'bir şey yapmayın ezan buradan okunmuyor merkezi sistemden yapılıyor, Sarıyer'den yapılıyor' diye ağlayarak bağırıyordu. Daha sonra ezanı kapattırdılar."

"(Direklere kablo çekeceğiz) diye plastik kelepçe almış"

İddianamede ifadelerine yer verilen tanık Özcan Eren de 15 Temmuz 2016 günü darbe girişimi öncesinde saat 11.00 sıralarında daha önceden sima olarak ve ismen tanıdığı ve soyadını bilmediği Yarbay rütbeli Erdal isimli kişinin dükkanına geldiğini belirterek, şunları anlattı:

"Nalbur dükkanıma gelerek, benden 2 bilek kalınlığında kelepçe istedi ve hatta '2 ayak bileği kalınlığında varsa iyi olur' dedi. Ben kendisine örnek kelepçe çıkarttım ve kendi bileği ile benim bileğimde denedi. Bana 'bunların daha kalın olanı var mı?' diye sordu. Ben de 'öğleden sonra toptancı gelecek, alırım, getiririm Kuleli'ye' diye söyledim. Bana 'hayır kesinlikle gelme' dedi. 'Bunlarla idare edeceğiz' dedi. Daha sonra benden 5 paket plastik kelepçe ile yaklaşık 5 metre uzunluğunda meşin halat aldı. Ben kendisine 'hayırdır komutanım öğrencilerde mi bir disiplinsizlik var?' diye sordum. O da bana 'yok ya direklere kablo çekeceğiz' dedi. Ben kendisine 'komutanım nasıl direk bunlar, plastik kelepçeler 500 adet yapıyor biraz fazla değil mi?' diye sorduğumda, o da bana 'sen bana biraz indirim yap daha çok alacağız bundan sonra senden' dedi. Erdal Kılınç isimli şahıs daha önceden benim iş yerimden malzeme aldığı için kendisini simaen tanırım."

(02 Aralık 2017, 17:33)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

PARALEL YAPI KONULU HABER GRUPLARINDAN KISA BİR BÖLÜM: (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)  
Paralel Yapıya yönelik hemen hemen tüm operasyonlar ve açılan davalar
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar
Paralel yapı ve diğer kurum kuruluşlarla bağlantıları
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları
Paralel yapı-Abdullah Gül
Paralel yapı-Taksim Gezi Parkı olayları bağlantısı
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar
Paralel yapı-Ergenekon
Paralel yapı-Behçet Oktay intiharı
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti
Paralel yapı-Cevzet Soysal cinayeti
Paralel yapı-Gaffar Okkan cinayeti
Paralel yapı-Paris cinayetleri
Paralel yapı-Haydar Meriç cinayeti
Paralel yapı-15 Temmuz (2016) 'TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimine açılan davalar'
Paralel yapı-Fenerbahçe/Şike soruşturması
Paralel yapı-Ses kayıtları
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları
Paralel yapı-28 Şubat süreci
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı
Paralel yapı-Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti
Paralel yapı-1990 Uğur Mumcu vd. Laiklik suikastleri soruşturmasında kumpas
Paralel yapı-TSK'daki Fetö'cülerin 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile bağlantısının delilleri
Paralel yapı-15 Temmuz askeri darbe girişimindeki rollerini saptırma gayretleri
Paralel yapı-Yargılandıkları davalarda Fetö'nün terör örgütü olduğunu kabul etmeyen sanıklar
Paralel yapıya karşı devlet kurumlarının attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Kamikaze tahliye girişimleri
Paralel yapı-Teslim olmayıp saklanan ya da yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair hukuki deliller
Paralel yapı mensuplarından gelen itiraflar
Paralel yapı-Suç duyuruları
Paralel yapı-Abdullah Harun
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları
Paralel yapı-Vatana ihanet
Paralel yapı-Misyonerlik/Dinlerarası Diyalog Bağlantıları
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri
Paralel yapı-Fetullah Gülen'in bedduaları
Paralel yapı-Örgüt mensuplarının intiharları
Paralel yapı konulu kitaplar
Paralel yapı konulu filmler
Paralel yapı bahanesiyle kontrgerilla yapılanmalarının gözden kaçırılma çabaları ... (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=11855    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Tır Kumpası Organizatörleri davası

16.04.2021 12:46 Adana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulması ve aranmasını organize ettikleri gerekçesiyle haklarında 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıl 5'er ay hapis cezası istemiyle dava açılan Fetullahçı Terör Örgütü'nün ..
Tamamı 16.4.2021

Balıkesir: Darbe davası başladı

16.04.2021 12:31 Balıkesir'de, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında 3 muvazzaf subay, rütbesi geri alınan tuğgeneral ve meslekten ihraç edilen kurmay albay ile bir emekli albay olmak üzere 6 sanığ..
Tamamı 16.4.2021

Fetö İstihbaratçısı Altaylı davası

15.04.2021 13:35 Ankara'da, eski MİT görevlisi istihbaratçı Enver Altaylı ile birlikte 3 sanığın 'FETÖ/PDY yöneticiliği', 'örgüt üyeliği', 'siyasi ve askeri casusluk' suçlamasıyla yargılandıkları davanın görülmesine devam edildi. 14 N..
Tamamı 15.4.2021

Zirve Katliamı: Fetö İhbarları davası

12.04.2021 12:50 Malatya'da, 2007'deki Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin soruşturma sırasında Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) çıkarları doğrultusunda hareket ettiği gerekçesiyle 10 sanık hakkında açılan davada itirafçı olan mahre..
Tamamı 12.4.2021

Yazıcıoğlu'ya Fetö Suikasti davası

12.04.2021 12:34 Kahramanmaraş'ta, Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmalara Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) talimatıyla müdahale ettikleri iddiasıyla..
Tamamı 12.4.2021

Casusluk Kumpasında İtirazlara Ret

12.04.2021 12:25 İzmir'de, Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 'askeri casusluk' soruşturmasında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin sahte deliller üreterek kumpas kurdukları iddiasıyla açılan davada yerel mahkemece 75 sanık ..
Tamamı 12.4.2021

Tuskon Fetö İşadamları davası

12.04.2021 11:55 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, kapatılan TUSKON'un başkanı Rızanur Meral ve genel sekreteri Mustafa Muhammet Günay'ın da aralarında bulund..
Tamamı 12.4.2021

FETÖ Medya Yapılanması davası

12.04.2021 11:06 İstanbul'da, daha önce karara bağlanan 25 sanıklı FETÖ medya yapılanması davasının, 8 sanık yönünden Yargıtayca bozulmasının ardından yeniden görülmesine devam edildi. 31 Mart'ta İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki..
Tamamı 12.4.2021

Odatv Yargısı Yargılanıyor

12.04.2021 13:06 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kumpaslarından 'İstanbul'daki Odatv soruşturması ve davası'nda yer alan eski 33 hakim ve savcının 'görevi kötüye kullanmak' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak' suçların..
Tamamı 12.4.2021

İstanbul Üniversitesi Fetö davası

12.04.2021 11:14 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) İstanbul Üniversitesi'ndeki akademik yapılanmasına ilişkin aralarında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başdanışmanı Fatih Gürsul'un da bulunduğu 10 sanığın, ..
Tamamı 12.4.2021

Zonguldak: Fetö'ye 11 Hapis

12.04.2021 13:25 Zonguldak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin farklı meslek gruplarından 19 sanıklı dava sona erdi. 2 Nisan'da Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıkla..
Tamamı 12.4.2021

Sakarya: Kadın Yapılanması davası

12.04.2021 13:14 Sakarya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin, aralarında yabancı uyruklular ve üniversite öğrencilerinin de bulunduğu 3'ü firari 19 kadın sanığın yargılanması sürüyor. 1 Nisan'da..
Tamamı 12.4.2021

Adana: Fetö Finansörleri davası

12.04.2021 10:39 Adana'da, daha önce haklarında işlem yapılan FETÖ/PDY üyelerine ve ailelerine para aktarılmasını sağladıkları iddia edilen, aralarında örgütün 'Türkiye finans sorumlusu'nun da bulunduğu 3'ü tutuklu 40 sanığın yargılanm..
Tamamı 12.4.2021

Adana: Fetö Öğretmenlerine dava

12.04.2021 10:26 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kapatılan eğitim kurumlarında öğretmen ve idareci olarak çalışan tutuksuz 12 sanık hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyl..
Tamamı 12.4.2021

Afyon: Tuğgeneral Beraat Etti

16.04.2021 12:39 Afyonkarahisar'da, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan yargılanan eski Afyonkarahisar İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral İ.G.G. beraat etti. 15 Nisan'da Afyonkarahisar 2. Ağ..
Tamamı 16.4.2021

Fetö Medyası Davaları Bozuldu

15.04.2021 13:35 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kapatılan yayın organı Zaman Gazetesi'nin eski yazarları Ali Bulaç, Şahin Alpay ve Mümtazer Türköne'nin 'silahlı terör örgütü üyeliği' suçundan aldıkları cezalar ile gaze..
Tamamı 15.4.2021

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
49.475.327