Tam
EskidenYeniye
 

Mahkeme: Amaçları İslam'ı Tahrifti

İstanbul'da, Adnan Oktar Organize Silahlı Suç Örgütü'ne yönelik görülen davada aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 14 sanığa ayrı ayrı 9 bin 803'er yıl hapis cezası veren mahkeme, kararın gerekçesini açıkladı. Gerekçede örgütün kuruluşu, faaliyetleri ve sanıkların eylemleri anlatıldı. Örgütün cinsel sömürü düzeninin ve ideolojisinin detaylı anlatıldığı kararda, duruşma sırasında mahkemeye sunulan videolar ve ses kayıtlarına da detaylı bir şekilde yer verildi. Örgüt üyelerinin sosyal medya hesaplarından hedef aldığı kişilerle ilgili karalama ve itibarsızlaştırma kampanyalarının yapıldığı anlatılan gerekçeli kararda "Örgütün bu korkutucu gücünü yargılamamız sırasındaki iş ve işlemlerde görev yapmış kamu görevlilerine karşı da kullanmak istediği ancak görevlilerin kararlı duruşu sayesinde yargılama sonunda örgütün gerçek yüzü tüm çıplaklığıyla ortaya konulmuştur" denildi. A9 televizyonundaki yayınlarda, stüdyoda yer alan kadın konukların birçoğunun dekolte kıyafetler giyen, son derece bakımlı ve alımlı olarak ifade edilebilecek, kendilerine Adnan Oktar'ın söyleşi esnasında da sürekli iltifatlarda bulunduğu ve 'kedi, 'tavşan', 'aşkım, birtanem, ruhum, bebeğim, canın, tatlım' gibi yakıştırmalar ile güzelliklerine vurgu yaptığı anlatılan kararda, "Alışılagelmişin çok ötesinde bir 'dini anlayışa' yönelen bu uygulamanın, esas olarak İslam dinini tahrif etmeye yönelik bir hareket olduğu aşikardır" ifadesi kullanıldı.

Önceki haber title=Sonraki haber

23.02.2021 11:28 İstanbul'da, Adnan Oktar Organize Silahlı Suç Örgütü'ne yönelik görülen davada aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 14 sanığa ayrı ayrı 9 bin 803'er yıl hapis cezası veren mahkeme, kararın gerekçesini açıkladı.

12 Şubat'ta İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açıklanan gerekçeli kararda örgütün kuruluşu, faaliyetleri ve sanıkların eylemleri anlatıldı.

Örgütün cinsel sömürü düzeninin ve ideolojisinin detaylı anlatıldığı kararda, duruşma sırasında mahkemeye sunulan videolar ve ses kayıtlarına da detaylı bir şekilde yer verildiği görüldü. 1 ay içinde hazırlanan gerekçeli kararda dava kapsamında 18 bin 931 lira tebligat, bin 190 lira bilirkişi, 3 bin 500 lira posta ve 297 bin lira 755 lira da diğer giderler olmak üzere toplamda 321 bin 376 lira harcandığı ifade edildi.

ALEYHE TESPİTTE BULUNAN KAMU GÖREVLİLERİ KORKUTULMAYA ÇALIŞILDI

Örgütün soruşturma ve yargılama aşamasında görev yapan emniyet personelini, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nı, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nü, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişleri gibi örgüt aleyhinde tespit ve değerlendirmelerde bulunan neredeyse tüm kamu görevlilerine karşı örgüt olarak asılsız ithamlarda bulundukları vurgulandı. Örgütün bu eylemini korkutma-sindirme-baskılama amacıyla ve ilgili kurumların disiplin birimlerine suç duyurusunda yaptıkları gerekçeli kararda belirtildi.

'MAHKEME HEYETİNE DE BENZER FAALİYETLERDE BULUNACAĞI BEKLENEN BİR GERÇEKTİR'

Örgüt üyelerinin sosyal medya hesaplarından hedef aldığı kişilerle ilgili karalama ve itibarsızlaştırma kampanyalarının yapıldığı anlatılan gerekçeli kararda "Örgütün bu korkutucu gücünü yargılamamız sırasındaki iş ve işlemlerde görev yapmış kamu görevlilerine karşı da kullanmak istediği ancak soruşturma ve kovuşturma safhasındaki iş ve işlemlerde görev yapmış kamu görevlilerin kararlı duruşu sayesinde yargılama sonunda örgütün gerçek yüzü tüm çıplaklığıyla ortaya konulmuştur" ifadeleri kullanıldı. Kararda yargılamayı etkilemek için örgütün yıldırma politikaları izlediği belirtilerek "Ayrıca yargılamayı yürüten mahkeme heyetimize karşı da benzer faaliyetlerde bulunacağı beklenen bir gerçektir" denildi.



NE OLMUŞTU?

Mahkeme 11 Ocak'ta davayı karara bağlayarak Adnan Oktar, Tarkan Yavaş, Bora Yıldız, Mehmet Noyan Orcan, Halil Hilmi Müftüoğlu, İbrahim Tuncer, Ulviye Didem Ürer, Alev Babuna, Merve Büyükbayrak, Aylin Atmaca, Sinem Hacer Tezyapar, Yeliz Sucu, Ayşegül Hüma Babuna ve Fatma Ceyda Ertüzün'ün aralarında bulunduğu 14 örgüt yöneticisi sanığın ayrı ayrı 9 bin 803 yıl ay hapis ve 400'er bin lira para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermişti. Kararda Adnan Oktar'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek', 'siyasal veya askeri casusluk', 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım', '7 kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı', '27 kez nitelikli cinsel istismar', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'eziyet', 'eğitim hakkının engellenmesi', 'kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi' ve 'tehdit' suçlarını işlediği belirtilmişti. Heyet, sanıklardan üçünün tüm suçlardan beraatine hükmederken diğer sanıkların ise değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmalarına karar vermişti. Ayrıca kararda suç örgütüne ait olduğu belirtilen taşınmazlar, araçlar, ziynet eşyaları, paralar, Dragos'taki villada bulunan güvenlik kameralarının müsaderesine karar verilmişti.

Adnan Oktar organize suç örgütüne yönelik, mahkeme heyeti tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, örgütün, yeni eleman temini için, örgüt mensupları tarafından özellikle ortaokul ve liselerde konferanslar verip örgütsel propaganda yaptıkları belirtildi. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan gerekçeli kararda, örgüt elebaşı Adnan Oktar'ın kayıtlardaki adresinin Suadiye'de olmasına karşın, operasyon sırasında örgütün yönetim merkezi Kandilli'deki villada olduğu, ancak örgüt yöneticilerinden Ulviye Didem Ürer'in kullandığı araçla kaçarken yakaladığı bildirildi.

Kararda, Oktar'ın askerliğini bedelli er olarak yaptığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerine göre adına aktif veya pasif tapu kaydına rastlanmadığı, bugüne kadar herhangi bir bankacılık işlemi bulunmadığı, herhangi bir şirkette yöneticilik veya ortaklık kaydına, bir şirkette çalıştığına dair kayda rastlanmadığına dikkate çekilirken, yakalandığı sırada üst aramasında, 1 adet cep telefonu, 100 dolar ve 5 bin 900 TL ele geçirildiği aktarıldı.

Örgüt içi istihbarat mekanizması kuruldu

Örgütün silahlanmaya başladığı, Oktar'ın örgütten kopmaları önlemek, dışarıdan sızmaların önüne geçmek ve hakimiyetini mutlak kılmak için örgüt içi istihbarat mekanizması geliştirdiği kaydedilen kararda, "Oktar tarafından 1994 yılında örgütün dışarıya açılması yönünde talimat verilmiş, imkanı olanların iş kurması, iş kuramayanların ise iş bulmaları ve kazandıkları paraları örgüte infak adı altında getirmeleri talimatları verilmiştir." denildi.

Mirasların örgüte aktarılması

Kararda, örgütün bir diğer önemli finans kaynağı olan örgüt üyesi şahıslara ailelerinden kalan mirasların örgüt lideri talimatıyla örgüte aktarılması hususuna yer verilerek, "Örgüt üyesi şahıslara ailelerinden kalan veya kalabilecek mirasların örgüt liderinin talimatıyla örgüt üyelerine takip ettirildiği, örgüte ait (miras yoluyla üyelere kalan veya başka şekilde elde edilen) gayrimenkullerin örgüt üyeleri arasında çok sayıda devir işlemleri yapılmak suretiyle takibinin gizlenmeye çalışıldığı ve son olarak üçüncü kişilere satılan gayrimenkullerden elde edilen gelirin örgüte infak olarak aktarıldığı tespit edilmiştir." ifadeleri kullanıldı.

Medya en etkili silahları

Örgütün kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile saygınlık ve meşruiyet arayışlarını, temel gayeleri olan korku yaratma, dikkat çekme, gündemde kalma, gücünü ispat etme ve bu yolla caydırıcılık kazanma çabalarını medya üzerinden daha etkin biçimde gerçekleştirebildiklerini gördükleri anlatılan kararda, örgütün bu kapsamda gazeteler, dergiler, kitaplar, broşürler, televizyonlar ve sosyal ağları, aktif biçimde kullandığı aktarıldı.

Kararda, örgüt tarafından, örgütsel ideolojinin anlatılması ve kapalı kapılar ardından yapılan suç faaliyetlerinin gizlenerek, kamuoyunda "eğlence maksatlı bir araya gelmiş topluluk" imajı sergilemek adına belgesel, sağlık programları ve eğlence programlarının yayınlandığı A9 isimli televizyon kanalının 2011 yılında yayın hayatına başladığı bilgisine yer verildi.

A9 TV'nin yanı sıra örgüt mensupları tarafından oluşturulan çok sayıda internet sitesi (adnanoktar.org, harunyahya.com, adnanoktardiyorki.net, harun-yahya.org) üzerinden hem örgüt ideolojisinin propagandasının yapıldığı hem de örgüte muhalif olan veya zarar vereceği değerlendirilen şahıslarla ilgili hakaret ve iftira içerikli internet siteleri kurularak karalama kampanyaları gerçekleştirildiği ifade edilen kararda, böylelikle örgütsel faaliyetlerin engellenmeksizin devam etmesini amaçladıkları belirtildi.

"Özellikle ortaokul ve liseler seçildi"

Kararda, örgütün, yeni eleman temini için, örgüt mensupları tarafından özellikle ortaokul ve liselerde konferanslar verip örgütsel propaganda yaptıklarına değinilerek, "Konferanslarda anlatılan içeriklerden ve standlarda sergilenen materyallerden etkilenen özellikle lise öğrencileri örgüte kazandırılmak üzere örgütsel uygulamalardan geçirilmektedir. Yine örgüt mensupları tarafından yazılan, ancak örgüt lideri adıyla veya örgüt liderinin mahlası olan "Harun Yahya" adıyla basılıp yayımlanan onlarca kitap da benzer maksatlarla örgütsel propaganda için kullanılmaktadır." denildi.

İslam dinini bozmaya yönelik dekolte kıyafetli dini yaşayış dayatması

A9 televizyonundaki yayınlarda, stüdyoda yer alan kadın konukların birçoğunun dekolte kıyafetler giyen, son derece bakımlı ve alımlı olarak ifade edilebilecek, kendilerine Adnan Oktar'ın söyleşi esnasında da sürekli iltifatlarda bulunduğu ve 'kedi, 'tavşan', 'aşkım, birtanem, ruhum, bebeğim, canın, tatlım' gibi yakıştırmalar ile güzelliklerine vurgu yaptığı anlatılan kararda, "Alışılagelmişin çok ötesinde bir 'dini anlayışa' yönelen bu uygulamanın, esas olarak İslam dinini tahrif etmeye yönelik bir hareket olduğu aşikardır." ifadesi kullanıldı.

Kararda, örgüte gerçekleştirilen 11 Temmuz 2018'deki operasyon sonrası, örgütün sosyal medyayı nasıl etkin bir şekilde kullandığının tekrar görüldüğü bilgisine yer verilerek, örgüt mensuplarının sosyal medyada gündem olmaya çalıştıkları, örgüt ile iltisaklı bir çok sosyal medya hesabının ve internet sitesinin kapatılmasına karar verildiği vurgulandı.

"Amaç yasal ve dindar bir oluşum imajı çizilmek"

Örgüt tarafından özellikle ramazan ayı gibi toplumun dini hassasiyetlerinin yüksek olduğu bazı dönemlerde, toplumsal destek bulmak, örgütün maddi gücünü sergileyerek propaganda yapmak maksatlarıyla, sanat ve siyaset camialarından ve örgütün sirayet etmek istediği çevrelerden konukların davet edildiği, özellikle lüks mekanlarda yemek, sıra gecesi, iftar gibi etkinlikler gerçekleştirildiği belirtilen kararda, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu etkinliklere örgüt lideri Adnan Oktar onur konuğu olarak katılmıştır. Özellikle siyaset, yargı, iş ve sanat kesimlerinden kişiler, gerek bireysel diyaloglar kurularak, gerekse de kitle iletişim araçları vasıtasıyla örgütün lobi faaliyetleriyle ilgilenen mensupları tarafından söz konusu organizasyonlara davet edilmişlerdir. Yasal ve dindar bir oluşum imajı çizilmek için gerçekleştirilen davetlere katılımları sağlanan konuklardan, örgütün gelecekte karşılaşılması muhtemel problemler öncesinde bir diyalog ortamı kurulması ve yakın bir ilişki içerisinde bulunulduğu görünümü verilmesi amaçlanmıştır."

Kararda, örgüt elebaşı Adnan Oktar'ın özellikle kadın örgüt mensuplarına yönelik, "bakışını beğenmemesi, yanlış hitap etmesi, karşı çıkması" gibi sebeplerle, küfür ve hakaret içerikli sözler kullanarak veya darp ederek psikolojik ve fiziki şiddet uyguladığı ve örgütte tabir edildiği şekliyle "enaniyeti kırılmayan, kibri devam eden" örgüt mensuplarının saçlarını veya kaşlarını kazıtarak eziyet ettiği anlatıldı.

Oktar'ın, örgüte kazandırılan ancak ayrılmak isteyenlere, "münafık olacakları" baskısı yaptığı, dışarıda yaşam alanı olmadığı algısı yarattığı ve tehdit, şantaj, karalama faaliyetleri gibi çeşitli baskı araçlarıyla bazı örgüt üyelerinin ayrılmasına engel olduğu bilgisine yer verilen gerekçeli kararda, örgüt üyesi olan ve sonradan ayrılan şikayetçiler Ç.Ç. ile B.K.'ya, eziyet ve cinsel istismarla sapkınlık derecesinde davranışlar sergilediğine değinildi.

Kararda, örgüt mensuplarının okullarına devam edip bilinç kazanması, sosyal ortamlara girerek örgütten kopması, okul hayatlarının örgüt içerisinde gösterecekleri faaliyet zamanını azaltmasının önüne geçmek amacıyla Oktar'ın, örgüt mensuplarının eğitim öğretim haklarını ellerinden aldığına, örgütten ayrılanların eğitim hayatlarına yeniden döndüğüne dair örneklere rastlandığına vurgu yapıldı.

Fiziksel sindirmelerle inanç temelli korkutmalar da gerçekleştirilerek örgüt mensuplarının hürriyetlerinin engellendiği, üyelerin aileleriyle görüştürülmediği, hatta aile üyelerinin cenazelerine bile gönderilmediği belirtilen kararda, Adnan Oktar'ın cinsel istismar suçu yönündeki eylemlerine geniş yer verildi.

Kararda, emniyetin hazırladığı rapora göre, örgüt üyelerinin bir kısım bürokrat, siyasetçi, gazeteci, kamu görevlisi ve sivil vatandaşlara yönelik kişisel bilgileri kaydedip örgüt lideri Oktar'a sundukları ve bu verilerin arşivlenmiş bir şekilde muhafaza edildiği, ancak hangi şüpheli tarafından depolandığının tespit edilemediği belirtildi.

Örgütün evlilik müessesini kendi çıkarları doğrultusunda kullandığına ve evliliklerinin kağıt üzerinde olduğuna dikkat çekilen kararda, şunlar kaydedildi:

"Örgüt mensubu üzerine ailesinden yüklü bir miras kalmış ve bu mirasın 'infak' adı altında örgüte aktarılması gerekliyse, örgüt mensubunun ailesinin örgüte muhalif olması, örgütten ayrılması için baskı yapılması gibi nedenlerle aile bağlarının tamamen koparılması gerekiyorsa, örgüt mensubunun zorla tutulduğu konusuyla ilgili ailesi tarafından adli makamlara şikayet edilmesi durumu söz konusuysa, Oktar'ın talimatları doğrultusunda belirlenen örgüt mensupları arasında kağıt üzerinde kalmak koşuluyla, resmi nikah gerçekleştirildiği tespit edilmiştir."

Yüksek yargı bağlantıları

Gerekçeli kararda, örgüt mensuplarının Adnan Oktar'ın talimatıyla, hukuki alanda karşılaştıkları problemlere ilişkin çözümler bulmak ve muhtemel soruşturmaların içeriğini öğrenme, mümkünse de engel olma gibi amaçlarla emekli veya aktif yüksek yargı mensuplarıyla görüştüğü ve üst düzey bürokratlara ziyaretler gerçekleştirerek, örgüt propagandası yaptıkları belirtildi.

FETÖ bağlantıları

Kararda, örgütün Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile olan bağlantılarına gönderme yapılarak, örgütten ayrılan Ceylan Özgül'ün, Oktar'ın talimatıyla, Reza Zarrab'ın ABD'de görülen davasında bilirkişi olan Jonathan Schanzer ve Mark Dubowitz ile görüşmek için bu kişilerin bağlı bulunduğu düşünce kuruluşu olan Foundation For Defense of Democracies'e mail atarak bağlantı kurduğu, uzun bir süre bu kişilerle görüşme yaptıktan sonra 2013 veya 2014 yıllarında Türkiye'ye gelip Adnan Oktar ile görüşmelerini sağladığı, bu kişiler İstanbul'a geldiklerinde bir otelde kaldıkları ve biletleri dahil bütün masraflarının örgüt tarafından karşılandığını anlatıldı.

Hakan Atilla Davası ile kumpas kurma girişimi

17/25 Aralık Darbe Girişimi başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra aynı tertibin ABD kamuoyunda Hakan Atilla Davası olarak bilinen dava ile gerçekleştirilmek istendiği ve bu davanın bilirkişilerinden biri olan Schanzer'in de Adnan Oktar Suç Örgütü tarafından "17/25 Aralık Darbe Girişimi"nden önce misafir edilen bu darbe girişimine konu hususlarla ilgili bilgi toplattırılan kişi olduğuna değinilen kararda, örgütün, devletin iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri edindiği ve bilgileri özel bir kastla kullandığı belirtildi.

"Uluslararası alanda tanınmak istedi"

Kararda, örgüt üyesi olan Leila İzmailova'nın Türkiye ve Rusya'yı ilgilendiren bir toplantıda tercüman olarak görev yaptığı, hazır bulunduğu, içerik itibarı ile siyasi açıdan gizli kalması gereken devletlerarası toplantılarda tercüme esnasında elde ettiği bilgileri ve hatta toplantıda tercüme etmediği tam olarak içeriği tespit edilemeyen bilgileri örgüte aktardığı anlatılarak, "Oktar'ın kendini sözde 'mehdi/moşiyah/mesih' ilan ederek bu sapkın ideolojiye bir çok örgüt üyesini inandırdığı, kendisini ile birlikte hareket eden örgüt üyeleri arasında ciddi bir hiyerarşi kurarak ülkemiz içerisindeki yapılanmayı yurt dışında da gerçekleştirmek ve uluslararası alanda da tanınarak hareket kabiliyeti kazanmak amacında olduğu bilinmektedir." denildi.

Örgüt mensupları tarafından gerçekleştirilen propaganda faaliyetleri kapsamında, örgüt ideolojisinin makul gösterilmesi, özellikle olumlu bir imaj çizilerek, destek sağlanması, muhtemel operasyon durumunda kolluk kuvvetlerine baskı uygulanması benzeri saiklerle siyasi kişiliklerle temas halinde olunmaya çalışıldığı bildirilen kararda, şu ifadelere yer verildi: "Örgütün hukuki alanda karşılaştığı problemlere ilişkin çözümler bulmak, örgütün yararı doğrultusunda, davaların hızlandırılması veya yavaşlatılması için referans olunması, muhtemel soruşturmaların içeriğinin öğrenilmesi, mümkünse engel olunması gibi amaçlarla emekli veya aktif yüksek yargı mensupları görüşüldüğü, yine kamu kurum ve kuruluşlarında yüksek görevlerde bulunan üst düzey bürokratlara ziyaretler gerçekleştirilerek, örgütsel kitapların hediye edilmesi gibi faaliyetlerle örgüt propagandası yapıldığı anlaşılmıştır. Örgüt liderinin talimatı ile Ankara'da hücre halinde yaşayan lobi grubu mensubu örgüt üyelerinin, yapmış oldukları görüşmeleri, ses kaydına aldığı ve neticeden örgüt liderine raporlar halinde bilgi verdiği tespit edilmiştir."



Kandırılarak örgüte alınan kızları sindirmede iğrenç yöntem: Turnike

Kararda, Oktar'ın suç örgütünü kurmaya başladığı ve faaliyet gösterdiği yıllara hatırlatmalarda bulunulurken, örgütün 90'lı yıllarda Oktar'ın talimatıyla, cinsel sömürü sistemi olan "turnike"yi uygulamaya koyduğu, bu uygulamayla genç kızları ağına düşüren örgüt mensubu erkeklerin, kızları Oktar'ın tarif ettiği şekilde cinsel sömürü sistemine soktukları bilgisine yer verildi.

TANIK ŞOK DETAYLAR VERDİ

Dava duruşmalarında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık S.S.T. ifade vermişti. Şok edici detaylar veren S.S.T., Adnan Oktar'ın talimatıyla örgüte yeni katılan kadınların 'turnike sistemi' adı verilen olayla toplu cinsel ilişkiye sokulduğunu öne sürmüştü. 26 Haziran 2020'deki 72. duruşmada konuyla ilgili şu gelişmeler yaşanmıştı:

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki görülen 72. duruşmaya tutuksuz sanık "Cinsel istismar" ve "Terör örgütü üyeliği" suçundan yargılanan S.S.T. ile taraf avukatları katıldı. Sanık S.S.T.'nin baskı altında olmadan kendini rahat ifade etmesi için alınan karar gereği duruşma salonuna diğer sanıklar ve izleyiciler alınmadı.

''KADINLARA ÖNCELİK VERİLİYORDU''

Ankara'da üniversite okurken 2001 yılında Oktar grubuyla bir kişi aracılığıyla tanıştığını ifade eden S.S.T. "Bana Harun Yahya kitapları okumamı tavsiye etti. Ben kitapları okuyarak bu grupla yakınlaştım. Harun Yahya kitapçıklarını Ankara'da dağıtmaya başladım, İbrahim Tuncer ile temas halindeydik. 2003 yılları arasında dini tebliğ olayı çok gündemdeydi. 'Dini tebliğ etmemiz lazım' diyorlardı ve bayanlara öncelik veriyorlardı" dedi.

''KIZI ERKEKLER GRUBUYLA TANIŞTIRMAM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER''

Örgütün kendilerine kadınlarla tanışmaları gerektiğini ve dini kadınlara tebliğ etmeleri gerektiğini söylediklerini belirten tutuksuz sanık "O zamanlar dini tebliğ etmek aklımızda. Camide bir kadının telefonunu aldım, bir yandan kız arkadaşım oldu bir yandan da dini tebliğ ediyordum. Adnan Oktar'ı çok övüyorlardı bana. Dini tebliğ etmem gerektiği söyleniyordu, sonra kitapla yapamayacağımı söylediler. Kızlı erkeklerden oluşan kardeşler grubuyla tanıştırmamı söylediler. Biz de Oktar'a biat ettiğimiz için o zamanlar dediklerini yapıyordum" şeklinde beyanda bulundu.

''TURNİKE SİSTEMİNDEN HABERİM YOKTU''

Örgüte dini amaçlarla girdiğini yineleyen sanık "Benim turnike sisteminden haberim yoktu. Kız arkadaşımın zamanla üzerine düştüler. Kızın İstanbul'a gidip Oktar'la ve Bora Yıldız'la görüşmesini istediler ama 'Örgüt isterse fiziksel temasa da başvurabilirler. Kız seni ararsa da açma' dediler. Benim içim içimi yedi o zaman. Sonradan öğrendim ki Bora Yıldız kızla cinsel temasta bulunmuş, daha sonrasında Oktar'a götürmüşler. Beni kızdan uzaklaştırıp 'Artık kardeşlerle görüşüyor' dediler. Birisi kızla özel bir yakınlaşma yaşıyorsa, örgüt kızı ondan ayırıyordu. 'Kızla tek kalma bütün kardeşler görsün' diyorlardı. Kızı herkesle tanıştırıp 'turnike' denen sistemi uyguluyorlardı" dedi.

''ASKERLİKTEN SÜREKLİ SOĞUTUYORLARDI BİZİ''

İstanbul'da bir örgüt evine yerleştirildiğini öne süren S.S.T. örgütün kendisini fosil sergisinde çalışmak için işe soktuğunu ve orada dini tebliğlerde bulunmaya devam ettiğini söyledi. S.S.T. askerlik zamanı geldiği zaman ise "Adnan Oktar 'Sen burada lazımsın. Askerlikten daha önemli işlerimiz var burada. Sen yüksek lisans yap' dedi. İstanbul Üniversitesi'nde iki defa yüksek lisans yapıp, tez aşamasında bırakıyordum. Bedelli çıkana kadar 5 yıl daha okudum. Askerlikten sürekli soğutuyorlardı bizi" ifadelerini kullandı.

''KIZ ARKADAŞINI TURNİKEYE SOKACAKSIN DEDİLER''

Oktar'ın programında kadınların dekolte giyinmesine de değinen sanık "Eskiden bayanların dekoltelerle dini anlatma şekli yoktu, biz o bayanların yanından geçemezdik. Göz göze gelemezdik. O zamanlar bu cemaat çok kapalıydı. Yayınlarda dekolte kıyafetler, danslar yoktu. 2012 yıllarında bayanlar artık ifşa oldu. Ben de kendime 'Burada ne yapıyorum' demeye başladım. Mustafa Erol'un ifadesinde bir kız vardı. Sürekli bana 'Onu turnikeye sokacaksın' diyorlardı, o benim kız arkadaşımdı. Beni günlerce Oktar çağırdı. Oktar beni aşağılayıp 'Bu kız turnikeye girecek' dedi. Ben de bir müddet sonra böyle bir şeyi kaldıramadım" şeklinde beyanda bulundu.

''DOKTORLAR VE AVUKATLAR TURNİKE SİSTEMİNE SOKULMUYORDU''

Mahkeme Başkanı sanığa turnike sistemine giren kızların olup olmadığını ve sanığın da bu sisteme girip girmediğini sordu. Sanık da "Bu örgüte kız kazandırmak için turnikeye sokmanız gerekiyordu. Evlilik vaadi veriliyordu kızlara, doğacak çocuklarının ismi bile konuluyordu cemaatte. Kız da bunu kabul ederdi 'Ama sonra örgütten çıkacağız' derdi. Kız da bunu kabul ederek erkeklerle birlikte oluyordu. Bora Yıldız bu işin başındaydı. Özellikle Oktar 'Avukatlara ve doktorlara yönelin' diyordu. 'Bunlar ileride işimize yarar' diyorlardı. Oktar 'Hem sağlık hem hukuki bakımdan güçlü olmamız gerekiyor' diyordu. Çok güçlü kişileri turnike sistemine dahil etmiyorlardı. Oktar 'Onu bana getirin. Önemli bir kadın değilse hem tanışın hem de kardeşlerle cinsel anlamda görüştürün' diyordu" şeklinde cevap verdi.

''HER GÜN AYNI PASTAYI YEMEYİ SEVER MİSİN?''

Sanık turnike sistemiyle ilgili şu detayları anlattı:

"Evde kız arkadaşı olanlar, kızları ikna ettikten sonra kızlar eve kendileri geliyordu. Normal kızlar geliyor önce bel altı olmayan muhabbetler yapılıyordu. Sonra cinsel birliktelik yaşıyordu. Kimse zorla bu işe sokulmuyordu, telkinlerle yapılıyordu. Kızla birlikte olmak için 'yemek yeme' kodu kullanılıyordu, bu kodları Adnan Oktar belirlemişti. Gitmeyen kardeşleri 'Sen eşcinsel misin?' diye aşağılıyorlardı. O da turnikeye girerdi. Kızlarla ilk dışarıda buluşurlardı. İkinci buluşmada kardeşler anlatılırdı, örgütten bahsedilmezdi 'Havuzlu evlerimiz var' denirdi. Üçüncü buluşmada kız eve gelirdi, erkek arkadaşıyla birlikte olurdu. Ciddi ilişkiymiş gibi başlardı, sonra onun tecrübesi artacak ve cinselliğin değerinin olmadığı anlaşılacaktı. Evlenmeden yaşa gör, aklın dışarıda kalmasın mantığı anlatılırdı. 'Her gün aynı pastayı yemeyi sever misin? Her gün çikolatalı pasta, limonlu pasta yerseniz sıkılırsınız. Bir gün de muzlu pasta, frambuazlı pasta yiyin' derdi Adnan Oktar. Kızlar kabul ederdi, tabi ki de kabul etmeyen kızlar da vardı. Kızlar hep evlilik istiyordu."

''KIZ ARKADAŞIMIN TURNİKEYE GİRMESİNE RAZI DEĞİLDİM''

Örgütten 2014 yılında ayrıldığını itiraf eden sanık "Ayrılırken kız arkadaşıma 'Ben gidiyorum sen de benimle geliyor musun?' dedim. O da ayrılmak isteyince ayrılıp Ankara'ya geldik, şimdi de evliyiz. Ben kız arkadaşımın turnikeye girmesine de razı değildim. Razı olmayınca bana 'Seni kızdan koparırız' diyorlardı Adnan'ın talimatıyla. Ben de kıza söylüyordum" dedi. Sanık turnike sisteminde iki kadınla birlikte olduğunu söyledi. Sanığın ifadelerinin bitmesinin ardından çapraz sorgusu yapıldı.

Bu gelişmelerin yaşandığı duruşmanın sonunda ara kararını açıklayan heyet, duruşmayı 6 Temmuz'da görülmek üzere ertelemişti.

NE OLMUŞTU?

Mahkeme 11 Ocak'ta davayı karara bağlayarak Adnan Oktar, Tarkan Yavaş, Bora Yıldız, Mehmet Noyan Orcan, Halil Hilmi Müftüoğlu, İbrahim Tuncer, Ulviye Didem Ürer, Alev Babuna, Merve Büyükbayrak, Aylin Atmaca, Sinem Hacer Tezyapar, Yeliz Sucu, Ayşegül Hüma Babuna ve Fatma Ceyda Ertüzün'ün aralarında bulunduğu 14 örgüt yöneticisi sanığın ayrı ayrı 9 bin 803 yıl ay hapis ve 400'er bin lira para cezasıyla cezalandırılmasına karar vermişti. Kararda Adnan Oktar'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek', 'siyasal veya askeri casusluk', 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım', '7 kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı', '27 kez nitelikli cinsel istismar', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'eziyet', 'eğitim hakkının engellenmesi', 'kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi' ve 'tehdit' suçlarını işlediği belirtilmişti. Heyet, sanıklardan üçünün tüm suçlardan beraatine hükmederken diğer sanıkların ise değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmalarına karar vermişti. Ayrıca kararda suç örgütüne ait olduğu belirtilen taşınmazlar, araçlar, ziynet eşyaları, paralar, Dragos'taki villada bulunan güvenlik kameralarının müsaderesine karar verilmişti.

1075 yıl hapis Oktar'ı ağlattı
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar

(23 Şubat 2021, 11:28)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

PARALEL YAPI KONULU HABER GRUPLARINDAN KISA BİR BÖLÜM: (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)  
Paralel Yapıya yönelik hemen hemen tüm operasyonlar ve açılan davalar
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar
Paralel yapı ve diğer kurum kuruluşlarla bağlantıları
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları
Paralel yapı-Abdullah Gül
Paralel yapı-Taksim Gezi Parkı olayları bağlantısı
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar
Paralel yapı-Ergenekon
Paralel yapı-Behçet Oktay intiharı
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti
Paralel yapı-Cevzet Soysal cinayeti
Paralel yapı-Gaffar Okkan cinayeti
Paralel yapı-Paris cinayetleri
Paralel yapı-Haydar Meriç cinayeti
Paralel yapı-15 Temmuz (2016) 'TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimine açılan davalar'
Paralel yapı-Fenerbahçe/Şike soruşturması
Paralel yapı-Ses kayıtları
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları
Paralel yapı-28 Şubat süreci
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı
Paralel yapı-Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti
Paralel yapı-1990 Uğur Mumcu vd. Laiklik suikastleri soruşturmasında kumpas
Paralel yapı-TSK'daki Fetö'cülerin 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile bağlantısının delilleri
Paralel yapı-15 Temmuz askeri darbe girişimindeki rollerini saptırma gayretleri
Paralel yapı-Yargılandıkları davalarda Fetö'nün terör örgütü olduğunu kabul etmeyen sanıklar
Paralel yapıya karşı devlet kurumlarının attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Kamikaze tahliye girişimleri
Paralel yapı-Teslim olmayıp saklanan ya da yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair hukuki deliller
Paralel yapı mensuplarından gelen itiraflar
Paralel yapı-Suç duyuruları
Paralel yapı-Abdullah Harun
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları
Paralel yapı-Vatana ihanet
Paralel yapı-Misyonerlik/Dinlerarası Diyalog Bağlantıları
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri
Paralel yapı-Fetullah Gülen'in bedduaları
Paralel yapı-Örgüt mensuplarının intiharları
Paralel yapı konulu kitaplar
Paralel yapı konulu filmler
Paralel yapı bahanesiyle kontrgerilla yapılanmalarının gözden kaçırılma çabaları ... (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=14983    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Fetö Yargısı AYM'de Yargılanıyor

23.02.2021 10:57 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrasında görevlerinden ihraç edilen ve çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler Savcılar ..
Tamamı 23.2.2021

Donanma Darbe davası

22.02.2021 14:07 Kocaeli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada, dosyaları ayrılan 6'sı tutuksuz, 13'ü firari 19 sanığın yargılanmasına devam edildi. ..
Tamamı 22.2.2021

Şike Kumpası Davası Mütalaada

22.02.2021 13:24 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 'Futbolda şike iddiasıyla yürüttüğü soruşturma'da kumpas kurduğu iddialarına ilişkin haklarında dava açılan 87 sanığın yargılandığı davada dosya, mütalaasını hazırlaması..
Tamamı 22.2.2021

Balıkesir: Gülen'in Polislerine dava

22.02.2021 12:10 Balıkesir'de, polis okulunda Fetullah Gülen Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'emniyet mahrem yapılanması'na yönelik biri tutuklu 13 zanlı hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. İddianamede, örgütün Balıkesir Poli..
Tamamı 22.2.2021

ÖSYM Başkanı Ali Demir davası

22.02.2021 12:04 Ankara'da, eski Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ali Demir'in 'Fetullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği' ve 'zincirleme şekilde görevi kötüye' kullanma suçlamasıyla yargılandığı davaya devam edildi...
Tamamı 22.2.2021

Selam-Tevhid Kumpası davası

22.02.2021 11:59 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY), 'Selam-Tevhid' soruşturmasında kurduğu kumpasta usulsüz dinleme kararları vermekle suçlanan 55 eski hakim ve savcının Yargıtayda yargılanmas..
Tamamı 22.2.2021

Karlov Suikastı davası

22.02.2021 11:56 Ankara'da, Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un, o sırada görevde olmayan polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından öldürülmesine ilişkin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in..
Tamamı 22.2.2021

Gülen'in Avrupa Casusları davası

22.02.2021 11:31 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) adına terör örgütleri Fetö/PKK/DHKP-C/MKP'ye yönelik soruşturma bilgilerinin rüşvetle Malatya Doğanşehir Adliyesindeki bilgisayarlardan UYAP'a girerek sızdırılmasına ilişkin ar..
Tamamı 22.2.2021

Fetö Casusu Altaylı'ya 42 Yıl Hapis

22.02.2021 11:09 Ankara'da, eski istihbaratçı Enver Altaylı'nın da aralarında bulunduğu 3 sanığın 'Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) yöneticiliği', 'örgüt üyeliği', 'örgüte yardım' ve 'siyasi ve askeri casusluk' suçlarından açılan davaya ..
Tamamı 22.2.2021

K.Maraş: Darbe'de 6 Beraate İtiraz

22.02.2021 14:00 Kahramanmaraş'ta, Cumhuriyet Başsavcılığı FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin bu ilde yaşanan eylemlere yönelik davada haklarında beraat kararı verilen 18 sanıktan 6'sının cezalandırılmaları yönünde Gaziantep B..
Tamamı 22.2.2021

Adil Öksüz'ü Saklayanlar Yargılanıyor

22.02.2021 12:30 İstanbul'da, Fetullah Gülen Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminin kilit isimlerinden örgütün 'hava kuvvetleri imamı' firari Adil Öksüz'ün serbest bırakılmasının ardından İstanbul'da saklanmasına yard..
Tamamı 22.2.2021

Sızıntı Büyük: 233 Muvazzafa Gözaltı

03.02.2021 09:36 İzmir merkezli 60 il ve KKTC ile İstanbul merkezli 42 ilde Fetullah Gülen terör örgütünün (Fetö/PDY) TSK içindeki uzantılarına yönelik iki ayrı soruşturma kapsamında toplam 532 asker hakkında gözaltı kararı verildi. Bu..
Tamamı 3.2.2021

PKK/Fetö in Atatürk out: CHP şokta

03.02.2021 11:25 CHP'de sular durulmuyor. Son yıllarda Fetö ve PKK/HDP ile girilen ittifak, partiden Atatürk'ün giderek dışlanması gibi tavırlar CHP'de parçalanmalara yol açmaya başladı. 29 Ocak'ta yaşanan gelişmeye göre, CHP İzmir Mi..
Tamamı 3.2.2021

Habertürk-Fetö Bağlantısı Güçleniyor

02.02.2021 15:46 Habertürk ekranlarında yayınlanan 'Enine Boyuna' programında İsmail Saymaz'ın kendisi hakkında sarf ettiği ifadelere yanıt vermek için canlı yayına bağlanan gazeteci Hilal Kaplan, Habertürk'ü FETÖ ile ilişkilendirerek ..
Tamamı 2.2.2021

Rütbemi Gülen taktı elini öptüm

03.02.2021 14:05 Son haftalarda yurdun çeşitli illerinde Fetullah Gülen terör örgütüne (Fetö/PDY) gerçekleşen operasyonlarda çok sayıda gözaltı yaşandı. Yakalanan zanlılardan bir çoğu etkin pişmanlık kapsamında örgüt hakkında bildikler..
Tamamı 2.2.2021

Kavala'ya Şok: Beraatler Bozuldu

01.02.2021 13:29 İstanbul'da, Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Gezi Parkı olaylarına ilişkin davada, Anadolu Kültür AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın da arasında bulunduğu 9 sanık hakkında verilen beraat kararlarını bo..
Tamamı 1.2.2021

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
48.494.931