Tam
EskidenYeniye
 

Ağar iddianamesi kabul edildi

Özel harekat polisi Ayhan Çarkın´ın itirafları üzerine başlatılan soruşturma sürecinde hazırlanan ilk iddianame kabul edildi. 3 Ekim 1993´te işlenen Mecit Baskın cinayetini konu edinen iddianame 20 yıllık zaman aşımının dolmasına 1 gün varken kabul edilmiş oldu.. Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, emekli Yarbay Korkut Eken ile Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, iddianamede ´suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün faaliyetleri çerçevesinde taammüden adam öldürmek´ ile suçlanıyor ve haklarında ´ağırlaştırılmış müebbet´ hapis cezası talep ediliyor. İddianamede, Ayhan Çarkın ve diğer polisler de sanık. İddianamenin sonunda yer verilen notta, diğer faili meçhullerle ilgili iddianamenin, en kısa zamanda birleştirilme talepli olarak mahkemeye sunulacağı bildirildi.

Önceki haber title=Sonraki haber

02.10.2013 11:20 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın´ın 1993´te öldürülmesine ilişkin Mehmet Ağar, İbrahim Şahin ve Korkut Eken´in de arasında bulunduğu 12 kişi hakkında hazırladığı iddianame Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Terörle Mücadele Kanunu´nun (TMK) 10. maddesiyle yetkili Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili´nin hazırladığı iddianamede, Abdulmecit Baskın´ın 30 Eylül 1993´te gece kaçırılarak, ateşli silahla öldürüldüğü, cesedinin 3 Ekim 1993´te Ankara-Haymana yolu üzerinde bulunduğu belirtildi.

İddianamede, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Kemal Ağar, Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, o dönemde dairede görev yapan Korkut Eken ile eski Özel Harekat Polisleri Ayhan Çarkın, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Seyfettin Lap, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Uğur Şahin ve Alper Tekdemir şüpheli olarak yer aldı.

Sanıkların, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK´nın cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek, adam öldürmeye iştirak suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi.

HER EYLEMDEN HABERİ VARDI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın´ın 1993´te öldürülmesine ilişkin hazırladığı iddianamede, eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın´ın, Güneydoğu´daki terörle mücadelede rol almak ve yeni personeli eğitmek amacıyla Özel Harekat Daire Başkanlığında oluşturulan grubun, sonradan Ankara´da bazı infazlar gerçekleştirdiğini ve dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar´ın yapılan her eylemden haberi olduğunu beyan ettiği belirtildi.

İddianamede, 3 Ekim 1993´te saat 12.00 sıralarında ihbar üzerine Ankara Haymana Yolu Yavrucak mevkisi yakınlarında, yolun 20-25 metre ötesindeki tarlada bulunan bir binanın arka tarafında Altındağ İlçe Nüfus Müdürü Abdulmecit Baskın´ın ateşli silahla öldürülmüş bulunduğu ifade edildi.

Baskın´ın eşi Raife Baskın´ın, 2 Ekim 1993´te Kavacık Polis Karakolu´na eşinin kaybolduğuna ilişkin ifade verdiği aktarılan iddianamede, Raife Baskın´ın eşinin 30 Eylül 1993´te işe gittiğini, öğlen 12.00 gibi eve gelip tekrar gittiğini ve akşam dönmediğini bildirdiğine yer verildi.

İddianamede, Raife Baskın ile ailenin dostları Esat Canan, Abdullah Oktay ve Şerif Bedirhanoğlu´nun, cesedin bulunmasının ardından alınan ifadeleri özetlendikten sonra, Çarkın´ın beyanları aktarıldı.

Buna göre Çarkın, 26 Mart 2011´de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede, 1993 sonunda Ankara Özel Harekat Daire Başkanlığı emrine atandığını söyledi. Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar´ın talimatıyla Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin´in başkanlığında 60 kişilik özel ekip oluşturulduğunu anlatan Çarkın, sanık Ahmet Demirel´in de Şahin´in ardından gelen amirleri olduğunu ifade etti.

Ancak Demirel´in, ayrı bir grubun amiri olduğunu kaydeden Çarkın, kendisiyle birlikte Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Oğuz Yorulmaz, Ahmet Sakarya, Ercan Ersoy, Enver Ulu, Seyfettin Lap, Cengiz isimli emniyet amiri, Enver ve Ümit adlı polis memurları, Yusuf adlı komiser ve Semih Sueri isimli sivil kişinin bulunduğu grubun doğrudan Şahin´e bağlı olduğunu anlattı.

Sueri´nin, Şahin´in fabrikatör bir arkadaşının oğlu olduğunu söyleyen Çarkın, bu kişiye polis kimliği verildiğini iddia etti.

Osman Gürbüz ve Duran Fırat isimli astsubay olduğunu bildiği kişilerin de Şahin ile sürekli bağlantılı olduğunu, Korkut Eken´in ise Emniyet Genel Müdürlüğünde görev yaptığını anlatan Çarkın, özel harekat polislerinin seçimi ve eğitiminde görev alan Eken´in oldukça etkili olduğunu savundu.

Bu özel grubun Güneydoğu´daki terörle mücadelede rol almak ve yeni personeli eğitmek amacıyla kurulduğunu ifade eden Çarkın, grubun, sonradan ana amacının dışına çıktığını ve Ankara´da bazı infazlar gerçekleştirdiğini söyledi.

-Abdulmecit Baskın´ın öldürülmesi

Çarkın, Abdulmecit Baskın´ın 1993´te sanıklardan Ahmet Akça tarafından öldürüldüğünü iddia ederek, Şahin´in talimatı üzerine Oğuz Yorulmaz, Seyfettin Lap, Ahmet Sakarya, Ahmet Demirel, Ziya Bandırmalıoğlu ve Ayhan Akça ile birlikte Altındağ Nüfus Müdürlüğüne gittiklerini, buradan Baskın´ı aldıklarını, ayrı bir araçla gelen Ayhan Akça ve Ziye Bandırmalıoğlu´na Baskın´ı teslim ettiklerini kaydetti.

Akça ve Bandırmalıoğlu´nun, Baskın´ı daireye götüreceklerini söyleyerek ayrıldıklarını anlatan Çarkın, birkaç gün sonra bu kişinin cesedinin bulunduğunu belirtti.

Bu kişinin ne amaçla öldürüldüğünü bilmediğini, teslim ederken öldürüleceğine ilişkin bilgisi olmadığını ileri süren Çarkın, sonradan Akça ve Bandırmalıoğlu ile aralarında geçen sohbetlerden, bu kişinin o dönem hazırlandığı söylenen ölüm listesinde yer alması nedeniyle Akça ve Bandırmalıoğlu tarafından öldürüldüğünü beyan etti.

İddianamede daha sonra Çarkın´ın 3 Haziran 2011´de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifade özetlendi. Buna göre Çarkın, Ankara´daki savcıya, Özel Harekat Dairesine ilişkin öncekine benzer ifade verdi.

Korkut Eken´in Özel Harekat Daire Başkanlığı ile askeriye arasında irtibatı sağladığını söyleyen Çarkın, bildiği kadarıyla Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar´ın yaptıkları her eylemden haberi olduğunu savundu.

Bu grupta görevliyken, zamanla nedenini anlayamadığı eylem ve işlerle karşılaştığını ifade eden Çarkın, bunun sebebini sorduğunda İbrahim Şahin´in, Bunlar devletin bekası ile ilgili işler. Ne dersek onu yapın diyerek, fazla yorum yapılamayacağını söylediğini kaydetti.

-İnfaz listesi

O arada Ankara´da bazı kamu görevlileri ile sivillerin infaz edildiğini, bunlara kendisinin de tanık olduğunu, bu sırada kendisine bir listeden bahseden Şahin´in Bu listede bölücü örgütlere yardım ve yataklık yapan iş adamları ve bürokratların bulunduğunu, bunların mücadele için bertaraf edilmesi gerektiğini ve bunun da devletin bir kararı olduğunu ifade ettiğini anlatan Çarkın, bu konuşmaların, Özel Harekatta görevli tüm personelin yüzüne yapıldığını savundu.

-Çarkın: Baskın, PKK dağ kadrosuna sahte kimlik veriyordu-

Çarkın, Abdulmecit Baskın´ın nüfus müdürü olması sebebiyle PKK´nın dağ kadrosunda çalışan kişilere sahte nüfus cüzdanı verdiğinin, PKK adına çok önemli bir şahsiyet olduğunun ifade edildiğini ve bertaraf edilmesinin gerektiğinin belirtildiğini söyledi.

Şahin´in talimatı üzerine 1993´te Yorulmaz, Özkan, Ersoy, Bandırmalıoğlu, Akça, Lap, Sakarya ve adını hatırlayamadığı birkaç kişiyle Altındağ Nüfus Müdürlüğü önüne gittiklerini, Akça ve Bandırmalıoğlu´nun Baskın´ı soruşturma kapsamında alındığını belirterek, teslim aldıklarını anlatan Çarkın, daha sonra kendilerinin Özel Harekat Daire Başkanlığına döndüklerini, Akça ve Bandırmalıoğlu´nun da buraya gelmesini beklediklerini kaydetti.

Ancak İbrahim Şahin´in kendisi ve Yorulmaz´a Sizin burada ne işiniz var. Ayhan Akça ve Ziya Bandırmalıoğlu´nun yanına gitsenize diyerek kızdığını ifade eden Çarkın, bunun üzerine Gölbaşı Ahlatlıbel tarafına Akça ve Bandırmalıoğlu´nun yanına gittiğini ve metruk bir kulübede Baskın´ı ölmüş gördüğünü söyledi.

Baskın´ın öldürülmesine o an kızdığını belirten Çarkın, Yorulmaz ve Akça´ya bu adamı alırken beraber olduklarını, böyle bir iş yaparken neden haberleri olmadığını söyleyip, küfür ettiğini savundu.

Çarkın, Akça ve Bandırmalıoğlu ile aralarında daha sonra geçen sohbetlerden Baskın´ın ölüm listesinde ismi geçtiği için öldürüldüğünü duyduğunu, Hatta bu olay için bir numara. En önemli kişiydi dediklerini beyan etti.

İddianamenin devamında tutuklamaya sevk edilen Çarkın´ın nöbetçi hakimlik ile tutukluluk incelemesi ve yer gösterme işlemleri sırasındaki beyanları da özetlendi.

Çarkın´ın, yer gösterme sırasında, Baskın alınmadan önce bazı özel harekat polisleri ile birlikte Altındağ Nüfus Müdürlüğünde keşif yaptıklarını söyledi ancak Baskın´ın infaz edileceğini bilmediğini ileri sürdü.

İddianamede, yer gösterme işlemi sırasındaki tespitlerin, Çarkın´ın ifadeleriyle örtüştüğü kaydedildi.

AĞAR İFADE VERDİ: YASA DIŞI TALİMAT VERMEDİM

İddianamede, sanıkların soruşturma aşamalarındaki ifadeleri özetlendi.

Buna göre Mehmet Ağar, 7 Eylül 2013´te verdiği ifadede, Emniyet Genel Müdürlüğü görevi süresince çalışmalarına hukuk sınırları içinde devam ettiğini, bu süre içinde yasadışı talimatının söz konusu olmadığını, o dönemde yoğun terör olaylarıyla mücadele ettiklerini söyledi. Hakkındaki isnatların kendisiyle alakası olmadığını iddia eden Ağar, hiçbir konuda, hiçbir astına gayri kanuni bir emir vermediğini, böyle bir şey olsaydı hukukun gereği olarak emri alan kişinin uygulamaması ve bunu üstlerine bildirmesi gerektiğini kaydetti.

Görevi süresince şikayet ve tahkikata maruz kalmadığını bildiren Ağar, hiçbir esasa, belgeye ve bilgiye dayanmayan isnatların kabulünün söz konusu olmadığını söyledi.

İBRAHİM ŞAHİN: İNFAZ LİSTESİ YOK

İbrahim Şahin ise 1993-1996 arasındaki faili meçhul cinayetlerle hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını öne sürerek, Ayhan Çarkın´ın aleyhine verdiği ifadelerini kabul etmediğini söyledi.

İfadelerde belirtilen bir listenin (infaz listesi) bulunmadığını savunan Şahin, Abdulmecit Baskın´ın öldürülmesiyle ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını, yasaya aykırı yetki kullanmadığını ileri sürdü.

Şahin, illegal bir oluşumun yöneticisi olarak, hiçbir şekilde birilerine cinayet işlemeleri konusunda emir vermediğini savundu.

KORKUT EKEN´İN İFADESİ

Korkut Eken ise 1987´de Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) yarbay rütbesiyle ayrıldığını ve MİT´te göreve başladığını belirterek, buradan da 1988´de ayrıldığını anlattı. BOTAŞ´taki müfettişlik ve müşavirliğinin ardından Eylül 1993´te Ağar´ın talebiyle Emniyet Özel Harekat Dairesinde eğitici ve öğretici olduğunu bildiren Eken, bu birimdeki polislere kurslar verdiğini, polisle asker arasındaki problemleri çözdüğünü ifade etti.

Ağar´ın Emniyet Genel Müdürlüğünün bitişiyle görevden ayrıldığını belirten Eken, Baskın´ın öldürüldüğü tarihte İzmir Menteş´te özel harekat polislerinin eğitimine nezaret ettiğini aktardı. Baskın´ın öldürülmesiyle ilgili bilgi ve faaliyetinin olmadığını, hiçbir operasyona katılmadığını kaydeden Eken, Çarkın´ın suçlamalarını reddetti.

ÖZEL HAREKAT POLİSLERİNİN İFADESİ

Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Seyfettin Lap, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Uğur Şahin ve Alper Tekdemir de Abdülmecit Baskın´ın öldürülmesi eylemiyle ilgilerinin bulunmadıklarını ifade ederek, Ayhan Çarkın´ın ifadelerini kabul etmediklerini belirttiler.

Sanıklardan Ayhan Akça, Baskın´ın ismini Çarkın´ın beyanlarının medyada çıkmasından sonra öğrendiğini savunurken, iddiaların hayal ürünü olduğunu söyledi. İddialarda bulunan kişinin, uyuşturucu kullanarak, kendilerini zan altında bırakıcı iddialarda bulunduğunu savunan Akça, Milli Güvenlik Kurulu kararı doğrultusunda bir ölüm listesi olduğundan haberi bulunmadığını öne sürdü.

Sanık Ercan Ersoy ise savcılık ifadesinde Baskın´ın öldürüldüğü sırada İzmir TEM Şube Müdürlüğünde görev yaptığını kaydederek, Çarkın´ın neden böyle bir iddiada bulunduğunu bilmediğini ifade etti.

Ersoy, aynı gün tutuklama talebiyle sevk edildiği nöbetçi hakimlikte ise Çarkın´ın psikolojik sorunları olduğunu söylediğini ve Baskın öldürüldüğünde Ankara´da olmayabileceğini kaydetti.

İddianamede, faili meçhul cinayetler soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Mehmet Eymür ve Sedat Peker´in beyanları da özetlendi.

Eymür, terör olgusuna ilişkin yaptığı araştırmalarda devlet içinde, askeriyede JİTEM, Emniyette Mehmet Ağar ve Korkut Eken´in başını çektiği özel harekatçılardan oluşan ve yine MİT´te görevli Özel Harp Dairesi´nden (ÖHD) gelen bir kısım insanların karıştığı birtakım cinayetler işlendiğini; Ağar, Korkut Eken ve İbrahim Şahin tarafından oluşturulan bir ekip olduğunu öne sürdü.

Peker ise o dönemde Ağar, Şahin, Eken ve özel harekat polislerinin çok güçlü olduklarını ve çoğunluğu Kürt kökenli kişilere yapılan cinayetleri bu grubun gerçekleştirdiğini iddia etti.

İddianamede, Hanefi Avcı´nın ise TBMM Susurluk Komisyonuna 4 Şubat 1997´de verdiği ifadede, Ağar´ın Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı Özel Harekat Dairesi Başkanlığında İbrahim Şahin ve onun emrindeki 5-10 polis ile Korkut Eken´e bağlı sivillerin birleşerek oluşturdukları oluşumun, illegal eylemlere giriştiklerini belirttiğine dikkat çekildi.

YORULMAZ´IN ANNESİ VELİ KÜÇÜK´TEN BAHSETTİ

İddianamede, dosyada şüpheli olması gereken, ancak vefat eden Oğuz Yorulmaz´ın annesi Nurhan Yorulmaz´ın tanık olarak Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığına ifade verdiği kaydedilerek, Nurhan Yorulmaz´ın, oğlunun devlet adına yaptıkları işler ve bildikleri nedeniyle kendilerinin dahi öldürülebileceğinden bahsettiği ileri sürüldü.

Oğlunun Bursa´da öldürüldüğüne işaret eden Nurhan Yorulmaz, oğlunun zaman zaman sohbetlerinde Veli Küçük Paşa diye çok kez konuştuğunu, bu nedenle oğlu ve arkadaşlarının Veli Küçük ile bağlantıları olduğunu düşündüğünü aktardı.

Oğlunun ölümünden sonra arkadaşları Ayhan Akça ve Ziya Bandırmalıoğlu´nun evine geldiğini söyleyen Yorulmaz, bu sırada Akça´nın telefonunun çaldığını ve kendisine, Anne bak, Veli Paşa arıyor, başsağlığı diliyor. Bir isteği varsa, ne istiyorsa, ne ihtiyacı varsa yaparız dediğini ifade etti.

Evladını devlete polis memuru olarak verdiğini, memur olduğunu sandığını, ancak başka işlerde devlet tarafından kullanıldığını dile getiren Yorulmaz, kanaatince, oğlunu kullananların, konuşmaması için oğlunu öldürdüğünü kaydetti.

GİZLİ TANIK ´AYIŞIĞI´

İddianamede, 2 Ocak 2011´de bir gizli tanığın ifadesinin alındığı bildirilerek, şunlar kaydedildi: Gizli tanık Ayışığı, Ercan Ersoy´u tanıdığını, birlikte olduğu bir sırada Ercan Ersoy´un faili meçhuller soruşturması olarak bilinen soruşturma ile ilgili olarak detaylı konuşmalar yaptığını, konuşmalardan birinde Baskın´ın, o dönemde PKK terör örgütü üyelerine sahte kimlik verdiğini, bu sebeple Baskın´ın, özel harekat polisleri tarafından öldürüldüğünü, Baskın´ın Kızılay´da o dönem ANAP Milletvekili olan bir şahsı ziyaret ettikten sonra alındığını, Baskın´ın Oğuz Yorulmaz ve iki özel harekat polisi tarafından götürüldüğünü, Abdulmecit Baskın isimli şahsın birlikte infaz edildiğini bizzat söylediğini, şüpheli Ercan Ersoy´un İzmir´in Bornova ilçesinde içkili bir restoranı bulunduğunu, söz konusu cinayetlerden devletin de haberi olduğunu, kendilerine bir liste verildiğini, isim belirtmemekle birlikte kendi üstlerinin bu cinayetlerden haberi olduğunu söylediğini beyan etmiştir.

´AĞAR VE EKEN´İN BİLGİSİ, ŞAHİN´İN TALİMATI´

İddianamede, Ağar, Şahin ve Eken´in, cürüm işlemek üzere silahlı teşekkül oluşturdukları ve yöneticililiğini yaptıkları, Çarkın, Bandırmalıoğlu, Ersoy ve Akça´nın cürüm işlemek üzere silahlı teşekkül oluşturdukları ve üyeleri oldukları, Lap, Demirel, Özkan, Şahin ve Tekdemir´in ise cürüm işlemek üzere silahlı teşekkül oluşturan diğer şüphelilerle birlikte hareket ettikleri kaydedildi.

Ağar´ın, 10 Temmuz 1993-30 Ekim 1995 arasında Emniyet Genel Müdürlüğü yaptığına dikkat çekilen iddianamede, Ağar´ın göreve atandıktan kısa süre sonra İbrahim Şahin´i Özel Harekat Daire Başkanlığına getirdiği, Korkut Eken´i de yanına müşavir olarak aldığı anlatıldı.

Şahin´in kendisine yakın ve daha önce birlikte çalıştığı özel harekat kökenli polislerden özel ekip oluşturduğunu, Eken´in de Şahin´e yardımcı olduğu ifade edilen iddianamede, Ağar´ın, Çarkın´ın ifadesinde belirttiği üzere oluşturulan özel ekibin yaptığı her eylemden haberi olduğu savunuldu.

İddianamede, bu özel ekibin eylemleriyle ilgili Şahin´in, diğer şüphelilere Bunlar devletin bekası ile ilgili işler diyerek, bölücü örgütlere yardım ve yataklık yapan bir listeden bahsettiği, terörle mücadele için bunların bertaraf edilmesi gerektiğini söylediği öne sürüldü.

İddianamede, bu kapsamda Mehmet Ağar ve Korkut Eken´in bilgisi dahilinde, İbrahim Şahin´in talimatı üzerine Ayhan Çarkın, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Ayhan Akça, Seyfettin Lap, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Uğur Şahin ve Alper Tekdemir´in maktül Abdulmecit Baskın´ı kaçırdıkları ve Baskın´ın iki silahtan ikişer kurşun sıkılarak, Akça ve Bandırmalıoğlu tarafından bizzat öldürüldüğü belirtildi.

İddianamede, sanıkların olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK uyarınca, cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek, adam öldürmeye iştirak etmek suçundan cezalandırılmaları istendi.

YENİ İDDİANAME EN KISA ZAMANDA

İddianamenin sonunda yer verilen notta, Abdulmecit Baskın´ın öldürülme tarihinin 3 Ekim 1993 olduğuna ve 20 yıllık zaman aşımı süresinin dolmasının yakınlığına dikkat çekildi. Bu nedenle dosyanın faili meçhuller olarak bilinen dosyadan ayrıldığı ve iddianame düzenlendiği kaydedilen notta, diğer faili meçhullerle ilgili iddianamenin, en kısa zamanda birleştirilme talepli olarak mahkemeye sunulacağı bildirildi. (AA)

AĞAR´A CEZAEVİ YOLU GÖRÜNDÜ

03.10.2013 10:56 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı´nın, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı´ndan ?denetimli serbestlik? uygulamasının kaldırılmasını talep ettiği, savcılığın iddianamenin bir örneğini Mehmet Ağar´a gönderdiği belirtildi. Ağar´ın iddianameyi aldıktan 2 gün içerisinde teslim olmadığı takdirde hakkında yakalama kararı çıkarılacağı kaydedildi. Öte yandan Ağar´ın avukatlarının iddianameye itiraz edecekleri öğrenildi. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri´nin İnfazı Hakkında Yasa´nın 105A maddesinin 7. fıkrasına göre iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Ağar´ın denetimli serbestliği de yandı. Yasa, ?Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlanmasından önce işlediği iddia olunan ve cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturmaya devam edilmesi halinde denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, infaz hâkimi tarafından, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir? hükmünü düzenliyor.

(02 Ekim 2013, 11:20), son güncel.: (03 Ekim 2013)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

Çarkın´ın Susurluk cinayetlerine dair itirafları ve yürütülen soruşturma manşetlerimiz

Çarkın´ın itirafları dosyaları açtırdı

Mehmet Ağar´ın Susurluk´tan yargılandığı dava manşetlerimiz

MİT kayıtları Ağar´ı gösterdi

MİT: İnfazlar Ağar ekibinin işi

Çarkın: Cinayetleri MGK biliyordu

Çarkın´ın itirafları: MGK üyelerine sorgu hazırlığı

Eski Bakan ölüm listesini doğruladı

Demirel ve 34 kişiye suç duyurusu: Susurluk infazları

Liderlerin MGK´da cinayet atışması

Yeşil´den Köşk ve MGK´ya telefonlar

Behçet Cantürk dosyası açıldı

Ölüm Üçgeni dosyası yeniden açıldı

İddianamede Sapanca Üçgeni

Mehmet Eymür gözaltına alındı

Eymür serbest bırakıldı

Eymür´ün ifadesi dışarı sızdı

Eymür yeni soruşturmaları başlatacak

Susurluk skandalı ve cinayetlerine dair çeşitli devlet kurumlarınca hazırlanan raporlar

Susurluk dosyası Ergenekon davasında

Ergenekon, Balyoz ve diğer iddianamelerde arama yap

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=5612    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Kara Kuv.: 92 Müebbet Gerekçesi

09.06.2022 17:18 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki (KKK) eylemlere ilişkin 132 sanıklı davada 30 Aralık 2021'de verilen kararların gerekçesi açıklandı. 6 ..
Tamamı 9.6.2022

Fetö Üniversite Yapılanması davası

09.06.2022 14:46 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından açılan 'güncel üniversite öğrenci yapılanmasına' ilişkin 12'si tutuklu 37 öğrencinin yargılandığı davanın görülmesine devam edil..
Tamamı 9.6.2022

Yargıtay İyidil'in Cezasını Az Buldu

08.06.2022 09:50 Ankara'da, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, eski Korgeneral Metin İyidil ile eski Tümgeneral Hamza Koçyiğit'e 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım' suçundan verilen 12 yıl 6'şar ay hapis cezalarını, eksik ceza..
Tamamı 8.6.2022

Darbeci 2 Pilot Kayıplara Karıştı

10.06.2022 10:35 Malatya'da, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Malatya'daki 2. Ordu Komutanlığı ve 7. Ana Jet Üssü'ndeki eylemlere ilişkin görülen davada beraat kararları istinaf mahkemesince bozulan sanık 6 eski pi..
Tamamı 10.6.2022

Kılıçdaroğlu'nun Danışmanına Hapis

10.06.2022 16:53 İstanbul'da, FETÖ'nün İstanbul Üniversitesindeki akademik yapılanmasına ilişkin davada, Yargıtayın bozma kararının ardından dosyası ayrılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eski başdanışmanı Fatih Gürsul, 'FETÖ..
Tamamı 10.6.2022

Fetö Yöneticilerine 166 Yıl Hapis

10.06.2022 12:16 Adana, Ankara, Diyarbakır, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kilis ve Şanlıurfa'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin ayrı ayrı görülen davalara devam edildi. Sonuçlanan davalar..
Tamamı 10.6.2022

Fetö Yüksek Yargısı Yargılanıyor

10.06.2022 10:15 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrasında görevlerinden ihraç edilen ve çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler Savcılar ..
Tamamı 10.6.2022

Kriptolu Dinleme Cezaları Onandı

09.06.2022 14:34 Ankara'da, devlet büyüklerinin kriptolu telefonlarının usulsüz dinlenmesine ilişkin davada, kapatılan TİB Başkanvekili Osman Nihat Şen ile darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü'nün (F..
Tamamı 9.6.2022

Dink Davasında Hapisler Onandı

08.06.2022 16:54 İstanbul'da, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin Fetö elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6's..
Tamamı 8.6.2022

İzmir: Darbeye 60 Onama 80 Bozma

04.06.2022 20:51 İzmir'de, FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından açılan ve 282 sanıklı dava, dosyaları ayrılarak 2018'de hüküm verilen 137 sanığın dosyası Yargıtay'da görüşüldü.

14 Nisan'daki gelişmeye dair edinilen ..

Tamamı 4.6.2022

Yakalanan İlk Darbecinin davası

09.06.2022 09:59 Bursa'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Bursa'da sözde 'sıkıyönetim komutanı' olmayı beklerken 'yakalanan ilk darbeci' olan dönemin İl Jandarma Komutanı Yurdakul Akkuş'un da..
Tamamı 9.6.2022

Balyoz Yargısı Yargılanıyor

08.06.2022 16:40 Ankara'da, Balyoz kumpası davasının soruşturma ve kovuşturmasını yapan hakim ve savcılar hakkında 'Devletin güvenliği ile siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama, görevi kötüye kullanma, kişiyi hürriyetinden yok..
Tamamı 8.6.2022

Nazilli Esnaf Yapılanması davası

08.06.2022 15:32 Aydın'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Nazilli ilçesindeki esnaf yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında 62 sanığın yargılanmasına devam edildi.

20 Mayıs'ta Aydın 3. Ağır..

Tamamı 8.6.2022

Ordu: Yeni Yapılanmaya 17 Hapis

08.06.2022 15:20 Ordu'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) yeni il yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 41 sanıktan 17'sine, 1 yıl 13 ay ile 6 yıl 10 ay 15 gün arasında değişen hapis cezası verildi.
<..

Tamamı 8.6.2022

Gülen'in İtirafları İndirim Gerekçesi

10.06.2022 11:09 Ankara'da, MİT operasyonuyla Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Selahaddin Gülen'in 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan yargılandığı aldığı 3 yıl 4 ay hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı.

1..

Tamamı 10.6.2022

Şike: Cezaya Onama Beraate Bozma

09.06.2022 16:51 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 'futbolda şike' soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle örgüt mensubu 88 sanığın yargılandığı davada verilen cezalar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesi'..
Tamamı 9.6.2022

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
55.720.808