Tam
EskidenYeniye
 

Belge aramaya vakumla gittiler

Paralel yapıyı deşifreye yönelik çok önemli bilgileri yazdığı 'İn' isimli kitabında veren Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı Sabri Uzun, Balyoz kapsamında Gölcük'te arama yapan Savcı Fikret Seçen'in aramaya vakum cihazıyla geldiğini belirterek 'Savcı bu dokümanı çıkarmak için cihaza ihtiyacı olacağını önceden biliyordu' şeklinde konuştu.

Önceki haber title=Sonraki haber

17.01.2015 00:36 Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı Sabri Uzun ‘İn’ kitabında Paralel Yapı’ya ilişkin çok önemli bilgiler paylaşıyor. Paralel Yapı’nın emniyet içindeki yapılanması, devlet daireleri ve bürokraside etkin oluş süreçleri, siyaset kurumuna geçmiş yıllarda çektikleri operasyonlar, kaset oluşturma süreçleri, dinleme yöntemleri ve yürüttükleri operasyonlara dair bir çok bilgi kitapta mevcut. Sabri Uzun’la kitapta değindiği konuları ve değinmediği başlıkları konuştuk. Sabri Uzun’un dikkat çekici açıklamaları Paralel Yapı ile ilgili bilinenleri bir adım daha ileriye taşıyor.



Siz bu yapının farkına ne zaman ve nasıl vardınız?

2006 yılının başında Sayın Yaşar Büyükanıt aleyhine Kara Kuvvetleri Komutanı olduğu dönemde bir internet sitesinde haber çıktı. Haberde dedesinin Yahudi olduğu yazıyordu. Bu haber üzerine çok yoğunlaştım ve kişisel gayretimle öğrendim ki Büyükanıt’ın dedesi, Arabistan çöllerinde Osmanlı Devleti için savaşmaya gidiyor, savaşıyor ve Filistin’de de şehit düşüyor. Şehit düşmüş birisine ‘Yahudi’ deniliyor ve bu yaralayıcı bir şeydir. Kaldı ki Yahudi olması bir suç değildir. Ben bu girişimin, Büyükanıt’ın terfisini önlemek için olduğunu düşündüm ve bunu ilgili yerlere de bunu yapan ‘Cemaat’ diye rapor ettim.

BÜYÜKANIT’TAN RÖVANŞ ALDILAR

Yaşar Büyükanıt’a bu hamleyi neden yaptılar?

1984 senesinde Yaşar Büyükanıt Kuleli Askeri Lisesi’nde 80 tane cemaatçi öğrenciyi atmış. Onun intikamını almışlar Yaşar Büyükanıt’tan.

Kitapta birçok bilgi paylaşıyorsunuz Paralel Yapı ile ilgili. Bu bilgileri nasıl edindiniz?

Ben Yaşar Büyükanıt olayını gördükten sonra teşkilat mensuplarıyla tek tek konuşmaya başladım. Bu sefer aynı şeyi emniyet teşkilatına da yapmaya başladılar. Örnek vereyim 2009 yılında Emniyet Genel Müdürü Emin Arslan’ı baron, kaçakçı yapıp hapse attılar. Baktım bunlar bir bütünlük arz ediyor. Geriye doğru bu bilgileri biriktirmeye başladım. Herkes kendilerine geçmişte yapılanları anlatmaya başladı. Hele ki kitap yayınlandıktan sonra çok sayıda kişi yaşadıklarını, bildiklerini anlatmaya başladı.

ARAMA YAPMADAN NE BULACAĞINI BİLİYORDU

Hala kamuoyuna yansımayan mağduriyetler mi var?

Çok sayıda var. Bir olayı daha anlatmak istiyorum, Deniz Kuvvetleri’nin Gölcük Donanma Komutanlığı’nda Savcı Fikret Seçen gidip arama yaptı. Zeminin altında dokümanlar bulduğunu söyledi. Ve arama yapmaya giderken yanında vakum cihazı götürdü. Ben 42 sene bu işi yaptım ve meslek hayatım boyunca yanında vakum cihazı götüren savcı, polis görmedim. Savcı bu dokümanı çıkarmak için vakum cihazına ihtiyacı olacağını önceden biliyor. Hatta savcı oraya gittiğinde mahkeme kararı henüz çıkmamıştı, oraya gittikten sonra kendisine ulaştırılıyor bu belge. Çok acayip bir örgütlenme var işin içinde.

İNANÇLARINI MASKE OLARAK KULLANDILAR

O halde paralel Yapı’nın hakkını da teslim etmek gerekir, bu çeteleşme ve örgütlenme işini epey başarıyla yürütmüşler diyebilir miyiz?

Devlet hiç kimseyi inancına göre tasnif edip belli inançları cezalandırma bazılarını da mükafatlandırma yönüne gitmemiştir. Devlet, devlet gibi olmuştur. Ama bunlar inancı bir maske olarak kullandılar. Bunlar Valiliği, Emniyet Müdürlüğü’nü, hâkimliği ve girdikleri bütün devlet kurumlarındaki görevlerini bir maske olarak kullanıyorlar.

İŞ ADAMLARINDAN TAHSİLÂT YAPIYORLAR

İş adamlarına yönelik şantaj tavırları bilinen bir durum. Siz de kitapta Ankaralı bir işadamından bahsediyorsunuz. Ne yapıyorlar bu işadamına?

Adamın anasından emdiği sütü burnundan getirmişler, ben daha sonra duydum olayı. Gelip işadamından yardım istiyorlar. Adam da 60 kadar hemşerisini okuttuğunu buna rağmen kendilerine de bin lira yardım yapabileceğini söylüyor. Bunların mütevelli heyet başkanı da ‘Ne bin lirası kardeşim, biz senden 40-50 bin almaya geldik’ diyor. Hatta ‘Senin muhasebecin kim’ diye üstü kapalı tehdit ediyorlar. Bu senin ticari hayatını bitiririz anlamına gelir. Adam da öyle kül yutacak biri değil, milliyetçi cenahın önde gelen isimlerinden birisi. Küfrederek bunları kovuyor. Bundan birkaç gün sonra emniyete bir mail geliyor ve bu adamın tefecilik yaptığı ihbarı yapılıyor. Ve tüm bilgilerini ortaya çıkartıp alacak-verecek ilişkisi olduğu herkesi ifadeye çağırıyorlar. İfade veren herkes de bu kişinin beş vakit namazında ve dürüst bir ticaret insanı olduğunu söylüyorlar. Adam bu hadiseden bir yara almadan kurtuldu ama bunların tahsilât usulü bu.

YAPMAYACAKLARI BİR ŞEY YOK

Kitapta kasetlemek istedikleri kişileri kadınlarla tuzağa gönderdiklerini de yazıyorsunuz. Nasıl yöntem izliyorlardı?

Bunların uygulamayacağı hiçbir yöntem yoktur. Bir kadının peşine erkek de gönderdiler. Zengin bir iş kadınıydı. Kadını şahsen tanımıyorum ama bir sivil toplum aracılığıyla kadına yönelik bir komplo olacağını ve kadını uyarmalarını söyledim. Yani bunlar erkeğe kadın, kadına da erkek buluyorlar. Bunların yapamayacağı bir şey yok.

Korku imparatorluğu inşa ettiler

Bunlar nerede operasyon yapmaya başladılar ve hangi operasyonları yaptılar?

Bunların ilk operasyonları 1998’de Sayın Mesut Yılmaz hükümetine karşı yapılmış Türkbank olayıydı. İkinci büyük olayları Nuh Mete Yüksel’e yapılandı. MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Muhammet Dervişoğlu’na yaptıkları geldi. Daha sonra da Ergenekon, Balyoz, Oda Tv, Şike Davası, Erzincan Davası ve Casusluk Davası geldi ve bunların hepsi bir bütün.

Nasıl bir yol izlediler bunları yaparken?

Bunların esas yaptığı istihbaratı tasfiye ederek devletin gözünü kör kulağını sağır yapmaktı. İkinci aşama olarak devletin eli-kolu olan operasyonel faaliyetler içinde bulanabilecek ve geçmişte de bulunmuş kişileri cezaevine attılar. Devletin önümüzdeki 30 senesinde mülkiyede, emniyette, adliyede, askeriyede görev alabilecek kişilerini bertaraf ettiler. Böylelikle hem kendi adamlarının terfi etmesinin yolunu açtılar, hem de diğerlerini tasfiye ettiler. Böylece bir korku imparatorluğu inşa ettiler.

Bir dönem yapılan çok önemli isimlere suikastlar olacak haberleri de bu gayenin bir parçası mıydı?

Bana Erdoğan’a suikast yapılacak haberi geldiğinde çok üzüldüm. Hiç kimseyle bunu paylaşamadım, günlerce kara kara ‘Bu ne olabilir, hangi güç bunu yapabilir’ diye düşündüm. Ama sonra sonra olaylar yaşandıkça bu komplonun tamamının bunlar tarafından üretildiğini ve o makamlara ‘Gelin bize güvenin, sizin görev başında tuttuğunuz adamlar sizi koruyamazlar, bize tabi olun ’ mesajı veriliyordu. Amaç buymuş daha sonra anladık.

Hablemitoğlu davasında hatalıyım

Hablemitoğlu cinayetini çözmeyi çok istemiştim diyorsunuz, neden çözemediniz?

O iş çözülürdü de benim hatam oldu.

Neydi hatanız?

Cemaatçi olduğunu bilmediğim adama bu işi aydınlatma görevini verdim. Üzerinde çok durmama rağmen sonuç alınamadı.

Bunun arkasında da mı parmakları var?

Afakî konuşmak istemiyorum.

Sizin şahsi kanaatinizi merak ediyorum…

Benim şahsi kanaatim öyle. Bu iş bir polis işi. Çünkü Hablemitoğlu’nun öldürülmesinde iki tane boş kovan elde edildi. Biri makine kimya menşeli, diğeri de Amerikan mermisi. Amerika menşeli bir mermiyi kim temin edebilir?

Kim temin edebilir?

Polis, asker temin eder. Polis mıntıkasında onu öldürüp rahatlıkla sallanıp gitmek polisle iş birliği yapılmadan olamaz.

Paralel yapıyı İlluminati'ye benzetiyorum

Emniyet içine sızmaları 1980 itibariyle oldu ve 1986 sonrasında da ‘Özel sınıf’ oluşturdular diyorsunuz. Nasıl bir sınıftı bu ve nasıl bir yapılanmaları vardı?

Bunlar emniyette kendilerine iş bulunduğunu, vazife verildiğini zannediyorlar. Onlar o zaman belli bir seviyeye gelene kadar masum. Bunlara emniyette ‘özel sınıf’ deniliyor ama ‘Özel sahtekârlar, komplocular da’ diyebilirsiniz bunlara. Tamamına demiyorum ama yüzde 99’u böyle. Üç-dört kişi bulundukları kurum içinde 'şura'yı oluşturuyorlarmış. Bu şuranın dışında kendilerinin de bilmediği iki-üç kişi ayrıca bir üst şuraya bağlıymış. Yani şura dışında şura oluşturuyorlar, buna örgüt içinde örgüt denilebilir. Ayrıca birbirlerine karşı da istihbarat örgütü kuruyorlar. Ben bu yapıyı İlluminati örgütüne benzetiyorum.

Futbolun rantını yemek istediler

Şike Davası’nın arkasında cemaat var diyorsunuz, bu davadan menfaatleri neydi, nasıl bir kazanç sağlayacaklardı?

8 buçuk milyar dolarlık futbol piyasasını ele geçirme peşindeydiler. Mecnun Otyakmaz, Aziz Yıldırım’a ‘Bir hemşerim var Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nda görev alsın’ dedi. Aziz Yıldırım da bu şahsa destek verdi ve o kişi bu görevi aldı. O kişinin cemaatçi olduğunu ne Aziz Yıldırım da ne de Mecnun Otyakmaz biliyordu ama o kişi cemaatçiydi. Bu adam o göreve geldikten sonra futbol maçlarının gözlemcilerinin yüzde yetmişi cemaatin adamları oldu. Bugün bu federasyon tamamen olmasa da kısmen çeşitli adlar altında cemaatçilerin eline geçti.

Bildiklerimi mahkemede anlatacaktım

Kitabın aslında daha önceden hazır olduğu ama yayınlanmadığı söyleniyor, bu kitap geç mi kaldı ve neden daha önce değil de şimdi yayınlandı?

Beni Ergenekon, Balyoz, Oda TV, Devrimci Karargah, İrtica Eylem Planı gibi beş ayrı davada tutuklu avukatlar ve mahkumlar tanık gösterdiler. Sanki bu beş mahkemenin heyetleri bir üst şura tarafından yönetiliyormuş gibi beni hiç birisi tanık olarak çağırmadı. Ve ben de beni çağıracaklar ve ben de daha bu kitapta yer almayanlarla birlikte gidip anlatacağım diye düşünüyordum. O esnada tanıklık yapacak olsaydım kitap yazdığım vakit bu tanıklığın hiçbir anlamı olmayacaktı. Onun için Hanefi Avcı cezaevinden çıkana kadar ben bu konuya girmedim. Çünkü bildiklerimi Hanefi Avcı’nın mahkemesinde anlatacaktım. Haziran ayında Hanefi Bey tahliye olunca ben de artık yazmaya başladım. (Yenişafak)

SABRİ UZUN PARALEL KOMPLOYU ANLATTI

Emniyet İstihbarat eski Daire Başkanı Sabri Uzun, Başbakan’a suikastten, gazeteci Hrant Dink ve yazar Necip Hablemitoğlu cinayetine, bir dizi olayın paralel komplo ile yapıldığını anlattı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddialarının cemaat operasyonu olduğunu yazdı. Sabri Uzun, “Erdoğan’ın korkutularak, ‘büyük operasyon yaptık’ imajı yaratılıp maddi kazanç elde edildi. Amaçları, kendilerinin uydurduğu suikastleri önlemek değil, sivil darbeyle yönetimi ele geçirmekti” dedi.

Askerin devirmesini bekledi

Sabri Uzun, “Cemaat, 2002 seçimleriyle iktidara gelen AK Parti hükümetinin er geç askerler tarafından iktidardan uzaklaştırılacağına inanıyordu” dedi. Muhtemel bir AK Parti-asker çatışmasında cemaatin bürokrat kadrolarının harcanmak istenmediğini anlatan Uzun, “Bu nedenle cemaat 2002-2005 yılları arasında hiçbir imamına bürokraside görev aldırmadı. Geçen süre içinde AK Parti’nin beraber çalıştığı bürokratlarla başarılı olmasından rahatsız oldular ve yeni bir taktik geliştirdiler. İhbar mektuplarıyla bürokratlar görevlerinden alındı, yerlerine cemaatten olanlar atandı” diye konuştu. Uzun, bu süreçten sonra yargı ve emniyetin komplolara başladığını anlattı.

Bombalı Vito onların işi

Paralel yapının komplolarına dair örnekler veren Uzun, 11 Eylül 2007’de PKK’nın o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “suikast” düzenleyeceğinin iddia edildiğini belirtti. Uzun, “Bu kumpasla Erdoğan korkutulacak ve kendisine ‘büyük operasyon yaptık, sizi kurtardık’ denilerek para ödülü alındı. Olayı detaylarıyla anlatırsak o dönem önce Van’dan Mercedes Vito marka minibüs ayarlandı. Güya bu minibüsle PKK 580 kilo patlayıcı yüklemiş ve bu patlayıcılar Ankara’ya getirilmiş, Kurtuluş’ta çok katlı otoparka park edilmişti. Bu esnada yapılan ihbarla PKK’nın 11 Eylül’ün yıldönümünde Başbakan’a suikast yapacaktı. Bu iş sonunda başta polis Recep G. Olmak üzere cemaatçi polisler ciddi anlamda nakit para ödülü aldılar. Bu olay bazı medya organlarında Ergenekon-PKK bağlantısı iddiasıyla verildi” dedi. Sabri Uzun, şu önemli soruları yönlendirdi: “Bu minibüsü bir yardımcı istihbarat elemanına siz kiralatmadınız mı. Patlayıcı dediğiniz gübreyi siz aldırmadınız mı. Minibüsü Kurtuluş katlı otoparkına siz park etmediniz mi. Üzerinde parmak izi bulunmasın diye İstihbarat Dairesi’nin garajında yıkattığınız minibüsü bir polise eldivenle kullandırmadınız mı. İstihbarat elemanına 30 bin dolar ödendiniz mi.”

Amaç korkutup kadrolaşmak

2005 yılında Erdoğan’ın uçağına yönelik bomba ihbarına dair ilginç iddialarda bulunan Uzun, “2005’te Başbakan’a suikast yapılacak haberi ABD’de yaşayan bir vatandaşımızdan gelmişti. İhbarda, Başbakana, ‘Bize sığın, kendi kendine atama yapma. Seni ancak biz koruruz. Bizim onayımız olmayan görevlilere güvenme demek istiyordu” diye konuştu.

İSTİHBARAT DAİRE BAŞKANI

Uzun yıllar emniyet içinde görev yapan Sabri Uzun, 6 yıl Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat Daire Başkanlığı’nda bulundu. 2006’da Şemdinli olayları yaşandığında İstihbarat Daire Başkanıydı. “Hırsız evin içinde, kilit bozuk” diyerek sorumluları işaret etti. Şemdinli olayının ardından 2006’da görevinden alındı. Kısa süre sonra Hrant Dink öldürüldü. Dink’in öldürüleceğine dair istihbarat raporu onun döneminde İstihbarat Daire’sine bildirilmişti. Ancak Uzun, savcıya verdiği ifadesinde bu bilgilerin kendisinden gizlendiğini iddia etti.

ARINÇ’A SUİKAST YALANI

Uzun’un değindiği bir başka önemli konu ise Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddialarıydı. “Amaç Arınç ve diğer AK Partililere korku salıp cemaate sığınmalarını sağlamaktı” diyen Uzun, şöyle devam etti: “Bu kumpasla TSK da itibarsızlaştırıldı, yalnızlaştırıldı. Ast personelin komutanlara güveni sarsıldı. Arınç’a suikast iddiası olayına bakan hakim Kadir Kayan 2011’de Yargıtay üyesi yapıldı. Savcı Mustafa Bilgi ise 28 Şubat davasına baktı.”

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun, “İN Baykal kaseti, Dink cinayeti ve diğer komplolar” adlı kitabında önemli iddialara yer verdi. Uzun’un kitabındaki en önemli iddialar paralel yapının mevcut hükümeti ele geçirme planlarına dair olanlar kısımlar.

Baykal’ı cemaat imamı uyardı

Deniz Baykal’ın paralel yapı tarafından tuzağa düşürüldüğünü anlatan Uzun’a göre, söz konusu kaset yayınlanmadan önce yapının bir imamı tarafından Baykal’a verilmişti. “İmam sanki hiç ilgileri yokmuş gibi Baykal’a ‘bize böyle bir kaset veriler ama yayınlamıyoruz’ dedi. Baykal’ın da sonradan teşekkür etmesi sağlandı.

Hilmi Özkök’e suikast tezgahı

ChronIcle dergisinde 2007’de yayınlanan bir haberde Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök’e suikast yapılacağının yazılı olduğunu anlatan Uzun, “Bu suikaste benim adım da karıştırılmıştı. Benim ve Ankara Merkez Komutanı Tuğgeneral Fehmi Büyükbayram’ın bu suikasti engellediği yazılıyordu. Eğer ben veya Büyükbayram konuyla ilgili bir açıklama yapsaydık plan başarıya ulaşacaktı. Böylece TSK üzerinde demokratik görünümlü cemaat baskısı tesis edilecekti. Sözde suikast iddiasının kaynağı İngiltere’den gelen bir telefondu. 4 Şubat 2004 günü bu konuyla ilgili emniyet, MİT ve Genelkurmay’dan isimlerle toplantı yaptık. Bazı orgenerallerin hanımları kendi aralarında yaptıkları sohbette Hilmi Özkök için ‘Hacı Hilmi Erdoğan’ diyorlardı. Bu konuşma üslubu TSK’da hiç görülmemişti. Gerçekten bir suikast olacağını düşünüyorum ancak STV’de yapılan yayında suikastçilerin Levent Ersöz ve Şükrü Sarıışık oldukları iddia edilince bu fikrim değişmişti. Bu iddialarla Balyoz ve Ergenekon davaları başladı” dedi.

Böcek nasıl yerleştirildi

Aralık 2011’de Başbakanlık ofisine yerleştirilen böceklerle ilgili önemli iddialarda bulunan Uzun, “Bu konuyla ilgili 10 Nisan 2013’te TBMM Yasadışı Dinlemeleri İnceleme Komisyonuna dinlemelerin nasıl yapıldığını anlattım. Bu dinlemelerin Anayasa dışı bir güç merkezi yani cemaatin en üst şurasınca yapıldığını ve 8 gün süre vermeleri halinde olayı çözeceğimi bildirdim. Gözaltına alınacak iki kişiyle bu olay çözülebilirdi. Bunlardan biri çilingir Hasan Usta’nın kalfasıydı. Bu kişi iyi niyetli şekilde devlete yardımcı olmuş görevini yapmıştı. Ancak onun açtığı kapıdan girilerek böcek yerleştirilecekti. İkinci kişi ise adliyede çalışan N adlı kişinin ablasıydı. Bu kişiler cemaatin arka yüzünü gözler önüne serecekti. Sonrasında herkes sustu. TBMM komisyonu, adli makamlar ve güvenlikçiler sinmişti.

Şike soruşturması “PARA” için yapıldı

Sabri Uzun, Şike davasının da “Para kazanmak” amacıyla yapıldığını öne sürdü. Uzun, paralel yapının önce futbolcuları şakirt yaptığını ve sonra da Futbol Federasyonu’nu ele geçirmeyi, böylece 8.5 milyar dolarlık futbol piyasasını elde etmeye çalıştığını belirtti. “Çok iyi biliyorum ki cemaat, TFF Tahkim Kurulu’na önemli bir imam yerleştirdi” diyen Sabri Uzun, “Buna Sivasspor Klubü Başkanı Mecnun Odyakmaz ‘bilmeden ricacı’ odu. Aziz Yıldırım da ‘bilmeden destek’ verdi. Odyakmaz bu kişiyi sadece Sivaslı bir hemşerisi olduğu için seçilmesini istemişti. Bu kişinin adı Şike dosyasında Odyakmaz ve Yıldırım arasında geçen telefon konuşması tapelerinden çıkarılmıştı” diye konuştu.

Samast’ın görüntüleri nasıl sızdı

Mustafa İlhan Samsun İl emniyet müdürüyken yaşanan Dink cinayetinde zanlı Ogün Samast’ın emniyette çektirilen tartışmalı fotoğrafıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yapan Uzun, “Müdüriyette Ogün Samast ile fotoğraf çeken polislerin görüntüleri cemaatçi bir polis e-postayla Ankara’daki ‘cemaat operasyonun başındaki’ kişiye yolladı. O kişi de fotoğrafı ‘cemaat medyası’nın başındaki kişiye gönderdi. Medya aracılığıyla Samsun Emniyet Müdürü Mustafa İlhan’a operasyon yapıldı yerine cemaatçi biri getirilecekti. İstanbul’daki cemaat gazetecisine emir verildi. ‘Samsun’a git cep telefonun açık olsun. Samsun jandarma Komutanlığı’nı cep numaranla ara, bir süre santral görevlisiyle konuş. Sonra telefonunu kapat. 2 saat sonra tekrar aç, sonra İstanbul’a dön. Geldikten sonra bana uğra’ denildi. Muhabir denileni yaptı ve İstanbul’a geldiğinde kendisine Ogün Samast’ın Samsun emniyetindeki fotoğrafı verildi. Haberden sonra Mustafa İlhan görevden alındı. Böylece fotoğrafı sızdıranlar gizlendi. (Star)

ÇETE SABRİ UZUN'U ÜÇ ÖRGÜTTEN SAHTE İSİMLE DİNLEMİŞ

Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun'un cep telefonunun 2008, 2009 ve 2011'de yasadışı İslami Büyük Doğu Akıncıları/Cephesi (İBDA/C), Hizbullah ve Ergenekon üyeliği savıyla dinlendiği ortaya çıktı.

Sabri Uzun’un, ‘İn’ adlı kitabında yer verdiği dokümanlara göre cep telefonu ilk olarak, kendisinin bir dönem başkanlığını yaptığı Emniyet İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Coşkun Çakar’ın talebi ve Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Rüstem Çiloğlu’nun kararıyla 7 Nisan 2008’den itibaren ‘Hüseyin Özgür‘ sahte adıyla dinlendi. Önleyici dinleme kapsamında yapılan bu işlemde, Uzun’un telefonunun IMEİ numarası üzerinden karar çıkartıldı. Gerekçe olarak da şu suçlama gösterildi: “İslami Büyük Doğu Akıncıları - Cephesi (İBDA/C) terör örgütü faaliyetleri kapsamında aşırı tepkisel görüşleri benimseyerek bu yönde yürüttükleri kışkırtıcı propaganda ve faaliyetleri ile toplumu kaos ortamına çekmeye yönelik faaliyet ve eylemlerinin deşifre edilerek önlenmesi...”

Uzun, bir yıl sonra da yine Emniyet İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı Coşkun Çakar’ın talebi ve Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı ile 5 Haziran 2009’dan itibaren üç ay süreyle İMEI numarası üzerinden dinlendi. Fakat bu kez ‘Süleyman Karaman’ adı ve yasadışı Hizbullah üyeliği şüphesiyle karar alındı.

Uzun’un telefonu, 2011’de Ergenekon kapsamındaki Oda TV davası çerçevesinde dinlendi. Bu kez gerçek adı ve telefon numarası üzerinden takip edilen Uzun, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla 10 Mart 2013’te dinlemeye alındı. Bu işlem, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Mehmet Karababa’nın onayıyla 6 Haziran 2011’den itibaren üç ay daha uzatıldı. (Radikal)

KOZANLI ÖMER’İN YAPTIRIM GÜCÜ EMNİYET MÜDÜRÜNDEN DAHA FAZLAYDI

Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun 24 TV'de paralel yapıyı anlattı... 24 TV'de Murat Çiçek'in sunduğu Açık Görüş programında Sabri Uzun paralel yapı hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Sabri Uzun, Emniyet imamının paralel Emniyet Genel Müdürü olduğunu, hatta Kozanlı Ömer’in yaptırım gücünün Emniyet Müdürü’nden daha fazla olduğunu belirtti. Uzun Kozanlı Ömer ile ilgili açıklamalarında şunlara yer verdi:

“İlk defa 20 Eylül 2010’da Hanefi Avcı’nın kitabından sonra mülkiye müfettişleri bir soruşturma başlatmışlardı. O soruşturma sırasında bana Kozanlı Ömer’i sordular. Ben Kozanlı Ömer’i tanımadığımı ama Ankara Maltepe’deki bürosunun yerini tarif ettim. “Böyle bir şey duydum” diye söyledim. Emniyetten 51 kişinin ifadesi alınıyor, 3 kişi Kozanlı Ömer’i bildiğini, duyduğunu söylüyor. 48 kişi bunu inkar etti. O zamanki şartlarda herkes korkuyordu.

“Emniyet İmamı” diyoruz da toplum bundan bir şey anlamaz. Bu cemaatin paralel Emniyet Genel Müdürü’dür. Bunu böyle söylememiz lazım. Hatta daha ileri gidip söylememiz lazım; ne anlaşılıyor: “cemaat kendi kendine bir imam tayin etmiş, olsun ne olur bundan ki?” Hayır. O imamın yaptırım gücü Emniyet Genel Müdürü’nden daha fazla idi. Esas patron o. Herkes ondan korkuyor, herkes onun icazetini alıp terfi etmeye çalışıyor. En azından bunlarla kötü olmamaya çalışıyor.

İfademde dedim ki; Kozanlı Ömer’in (Osman Hilmi Özdil) gerçek adını bilmiyordum. Bu “valiler kararnamesinde belirleyici oluyor” dedim. “Ve bunun kayınbiraderi 2010’un son kararnamesi ile tayin oldu. Bunda Kozanlı Ömer etkili oldu” dedim. Her valiler kararnamesi Bakanlar Kurulu ve Sayın Cumhurbaşkanı tarafından imzalanarak yürürlüğe giriyor. Kozanlı Ömer’in belirleyici olduğu kararname bu makam sahipleri tarafından imzalanarak yürürlüğe giriyor. Sonuç da şu: Kozanlı Ömer o kadar etkin ki kararname düzenleyecek kadar güce erişti.”

ERDOĞAN’IN AMELİYATI GECİKİNCE MİT OYUNU BOZULDU

Hükümetin ilk fark ettiği zaman MİT Müsteşarının soruşturması başlandığı zaman olduğunu söyleyen Sabri Uzun, “Başbakan ameliyattan uyandığı zaman ülkede MİT Müsteşarı olmayacaktı” dedi. Uzun şunları söyledi:

“Hükümetin ilk uyanması MİT Müsteşarı’nın soruşturmasının başladığı zaman oldu. çünkü burada çok özel bir durum var. Sayın Başbakan ameliyat olacak. Anestezi verilmesi 15 dakika geç başlıyor. Dolayısıyla o arada ameliyat masasında olmuyor. Ama o 15 dakika gecikmeyi hiç kimse hesaba katamazdı. Bunlar bu konuda gafil avlandılar. Onlar MİT Müsteşarı’nı hemen çağıracaklardı, MİT Müsteşarı hiç bu konuda uyanmayacaktı, hemen de tutuklanacaktı.

Ve Başbakan ameliyattan uyandığı zaman ülkede MİT Müsteşarı olmayacaktı. O soruşturma başka nereye kadar gidecekti onu bilemem ama Başbakan da bu işten pek kurtarabileceğini sanmıyordum. Çünkü artık bunun adı yargı süreci olacaktı, hukuk olacaktı. Biraz masumiyet olacaktı. Yani cemaat boyutu görünmeyecekti. İlk uyanma bana göre MİT Müsteşarıyla başladı ama yine de tereddütlü bir uyanmaydı bu. Bir uyku mahmurluğu diyebiliriz. Daha sonraki 17 Aralık’taki Bakanlara yapılan olay biraz daha işi netleştirdi.”

(17 Ocak 2015, 00:36)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

PARALEL YAPI KONULU HABER GRUPLARINDAN KISA BİR BÖLÜM: (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)  
Paralel Yapıya yönelik hemen hemen tüm operasyonlar ve açılan davalar
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar
Paralel yapı ve diğer kurum kuruluşlarla bağlantıları
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları
Paralel yapı-Abdullah Gül
Paralel yapı-Taksim Gezi Parkı olayları bağlantısı
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar
Paralel yapı-Ergenekon
Paralel yapı-Behçet Oktay intiharı
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti
Paralel yapı-Cevzet Soysal cinayeti
Paralel yapı-Gaffar Okkan cinayeti
Paralel yapı-Paris cinayetleri
Paralel yapı-Haydar Meriç cinayeti
Paralel yapı-15 Temmuz (2016) 'TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimine açılan davalar'
Paralel yapı-Fenerbahçe/Şike soruşturması
Paralel yapı-Ses kayıtları
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları
Paralel yapı-28 Şubat süreci
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı
Paralel yapı-Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti
Paralel yapı-1990 Uğur Mumcu vd. Laiklik suikastleri soruşturmasında kumpas
Paralel yapı-TSK'daki Fetö'cülerin 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile bağlantısının delilleri
Paralel yapı-15 Temmuz askeri darbe girişimindeki rollerini saptırma gayretleri
Paralel yapı-Yargılandıkları davalarda Fetö'nün terör örgütü olduğunu kabul etmeyen sanıklar
Paralel yapıya karşı devlet kurumlarının attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Kamikaze tahliye girişimleri
Paralel yapı-Teslim olmayıp saklanan ya da yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair hukuki deliller
Paralel yapı mensuplarından gelen itiraflar
Paralel yapı-Suç duyuruları
Paralel yapı-Abdullah Harun
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları
Paralel yapı-Vatana ihanet
Paralel yapı-Misyonerlik/Dinlerarası Diyalog Bağlantıları
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri
Paralel yapı-Fetullah Gülen'in bedduaları
Paralel yapı-Örgüt mensuplarının intiharları
Paralel yapı konulu kitaplar
Paralel yapı konulu filmler
Paralel yapı bahanesiyle kontrgerilla yapılanmalarının gözden kaçırılma çabaları ... (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=6550    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Kozmik Oda Kumpasına 28 Hapis

18.10.2020 13:29 Ankara'da, eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddialarıyla başlatılan ve Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'nın (ÖHD) 'Kozmik Odaları'nda günlerce süren aramalarla devam eden soruşturmada görev al..
Tamamı 18.10.2020

Kaset Kumpası'nda Mütalaaya Geçildi

18.10.2020 13:42 Ankara'da, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile eski MHP'li yöneticilerin özel hayatlarına ilişkin görüntülerin yayınlanmasıyla ilgili Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu..
Tamamı 18.10.2020

Ergenekon Hakimine 10 Yıl Hapis

18.10.2020 17:45 İstanbul'da, Ergenekon davasının hakimlerinden olan ve FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan Hüsnü Çalmuk'un davasında karar açıklandı. Mahkeme sanık Çalmuk'un 10 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. 16 Ekim'..
Tamamı 18.10.2020

Can Dündar'a 35 Yıl Hapis Talebi

18.10.2020 15:53 İstanbul'da, MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada cumhuriyet savcısı, firari sanık eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında 'siyasal veya askeri casusluk' ile 'terör örgütüne yardım et..
Tamamı 18.10.2020

General Yeniden Yargılanacak

18.10.2020 16:22 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı olan eski korgeneral Metin İyidi..
Tamamı 18.10.2020

FETÖ-PKK/YPG Bağı Diskten Çıktı

18.10.2020 18:00 Balıkesir'de, Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, 2010-2014 yılları arasında Balıkesir Polis Okulu öğrencilerine mahrem imamlık yaptığı tespit edilen Muhammet E.'nin bilgisayarından PKK, YPG ile örgütün kadı..
Tamamı 18.10.2020

Selam-Tevhid Kumpasında Mütalaa

18.10.2020 15:23 İstanbul'da, 'Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 'Selam Tevhid' soruşturmasında kumpas kurduğu iddiasına yönelik firari sanıklar Fetullah Gülen ile eski emniyet müdürlerinin de yer aldığı..
Tamamı 18.10.2020

Büyükelçi Karlov Suikastı davası

18.10.2020 12:37 Ankara'da, Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un, o sırada görevde olmayan polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından öldürülmesine ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'i..
Tamamı 18.10.2020

Fetö İstihbaratçısı Altaylı davası

18.10.2020 12:32 Ankara'da, eski MİT görevlisi istihbaratçı Enver Altaylı ile birlikte 4 sanığın 'FETÖ/PDY yöneticiliği', 'örgüt üyeliği', 'siyasi ve askeri casusluk' suçlamasıyla yargılandıkları davanın görülmesine devam edildi. 30 E..
Tamamı 18.10.2020

Adana MİT Tırları davası

18.10.2020 12:26 Adana ve Hatay'da, MİT tırlarının durdurulmasını organize ettikleri belirtilen FETÖ/PDY'nin 11 'sivil imamı' ile eski bir tuğgeneralin de aralarında bulunduğu 50 sanığın yargılanmasına devam edildi. 29 Eylül'de Adana ..
Tamamı 18.10.2020

Akıncı Üssü Darbe davası

18.10.2020 14:10 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılanmasına devam edildi. 05.10.2020 GÜ..
Tamamı 18.10.2020

Ankara 7 sanıklı Darbe davası

18.10.2020 16:19 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanı olarak görev yapan eski korgeneral Yıldırım Güvenç'in de aralarında bulunduğu 7 sanığın yargıl..
Tamamı 18.10.2020

ABD Görevlisi Cantürk davası

18.10.2020 14:45 İstanbul'da, ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda güvenlik biriminde çalışan Nazmi Mete Cantürk'ün eşi Sevim ve kızı Kevser İrem Cantürk ile birlikte 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yargılandığı dava, sanık ..
Tamamı 18.10.2020

Fetö Yüksek Yargısı: Cezalar Onandı

18.10.2020 16:46 Ankara'da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 'Amirallere Suikast ve Balyoz' soruşturmalarının savcısı eski Yargıtay üyesi Süleyman Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 6 eski yüksek yargıcın Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyel..
Tamamı 18.10.2020

Fetö Yöneticilerine 109 Yıl Hapis

18.10.2020 17:50 Adana, Ankara, Gaziantep, İzmir ve Kayseri'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin ayrı ayrı görülen davalara devam edildi. Sonuçlanan bazı davalarda 15 sanığa toplam 109 yıl hapis c..
Tamamı 18.10.2020

Tuskon Davası: Zenginer'lere Hapis

18.10.2020 17:27 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) işadamları yapılanması olan TUSKON davasından dosyaları ayrılan Salih Zenginer, Mustafa Zenginer ve Mehmet Zenginer'in yargılandığı dava sona erdi. 16 Ekim'de, İstanbul ..
Tamamı 18.10.2020

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
46.162.855