Tam
EskidenYeniye
 

Türksat Baskını ve Hava Harp'e dava

15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerlerin, televizyon yayınlarını kesmek için girdiği ve ardından savaş uçaklarıyla bombalanan Ankara Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT'ta yaşananlara ilişkin soruşturma tamamlandı. 16 şüpheli ve 56 müştekinin bulunduğu 126 sayfalık iddianamede darbeci askerler için 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis, yayınları kesmek için askerlerle birlikte hareket eden mühendisler Salih Mehmet Dağköy, Burhan Güneş, Aydın Yavuz, Birol Baki ve Uğur Özüdoğru hakkında ise üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Öte yandan soruşturmada TÜRKSAT baskınında yer alan firari 6 askerin ise fotoğrafları basına dağıtıldı. Öte yandan Ankara'da darbeye dair bir başka dava daha açıldı. Darbe girişimine katıldıkları iddiasıyla, Hava Harp Okulu öğrencileri hakkında başlatılan soruşturmanın bir bölümü tamamlandı. 51 askeri öğrenci için 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede öğrencilerin silahlandırıldıktan sonra helikopterlerle Genelkurmay Başkanlığı, Türk Telekom ve Etimesgut Askeri Hava Üssü’ne taşınarak darbe girişiminde görevlendirildiği kaydedildi. 91 öğrenci hakkındaki soruşturma ise devam ediyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kaynakları, KHO'dan helikopterlerle götürülen diğer 91 öğrenci ile firari İlhami Polat'ın da arasında bulunduğu rütbeli subaylar hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini belirtti.

Önceki haber title=Sonraki haber

07.01.2017 15:06 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında, Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT'a yayınları kesmek üzere giden 5'i sivil 16 kişinin eylemlerine ilişkin iddianame Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

6 Ocak'taki gelişmeye göre, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerlerin, televizyon yayınlarını kesmek için girdiği ve ardından savaş uçaklarıyla bombalanan Ankara Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT'ta yaşananlara ilişkin soruşturma tamamlandı. 16 şüpheli ve 56 müştekinin bulunduğu 126 sayfalık iddianamede darbeci askerler için 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis, yayınları kesmek için askerlerle birlikte hareket eden mühendisler Salih Mehmet Dağköy, Burhan Güneş, Aydın Yavuz, Birol Baki ve Uğur Özüdoğru hakkında ise üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Öte yandan soruşturmada TÜRKSAT baskınında yer alan firari 6 askerin ise fotoğrafları basına dağıtıldı. Darbe girişimi gecesinde Gölbaşı'ndaki TÜRKSAT'ta, iki görevlinin şehit edilmesine ve bir darbeci askerin öldürülmesiyle sonuçlanan olaylarla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı. 126 sayfa tutan iddianamede televizyon yayınlarını kesmek için oluşturulan özel ekibin şüpheli Yarbay Eray Uçkun'un komutasında yeterli mühimmatla iki helikopterle 16 Temmuz günü saat 00.45 sıralarında TÜRKSAT'a gittikleri belirtili.

İki Görevliyi Şehit Ettiler

Helikopterin nizamiyeye iniş yapmadan ateş açtığını ve 3 kişinin yaralanmasına neden oldukları, ardından personeli toparlayarak idari binada ve nizamiye bölgesinde topladıkları, olaylar sırasında nizamiye bölgesine bazı görevlileri yaraladıkları, işletme direktörü Ahmet Özsoy ve şoförü Ali Karslı'nın ise nizamiye bölgesine girmek isterlerken araçlarına açılan ateş sonucu şehit edildikleri yer aldı.

Yayını Kesemediler

İddianameye göre, kontrolü sağlayan darbeciler, televizyon yayınlarını kesmek için görevlileri silah zoruyla tehdit etti. Ancak görevliler darbecileri oyalayarak yayınların kesilmemesini sağladı. Bunun üzerine yayınların kesilmesini sağlamak için FETÖ üyesi telekomünikasyon alanında uzman mühendisler Salih Mehmet Dağköy, Burhan Güneş, Aydın Yavuz ve Birol Baki'nin TÜRKSAT'a hareket ettikleri ve binaya giremeden emniyet güçleri tarafından yakalandıkları iddianamede yer aldı.

Türksat'tan Ayrılın Talimatı Aldılar

İddianamede şüphelilerin yayınları kesememeleri üzerine Yarbay Eray Uçkun'un, irtibat içerisinde oldukları Osman Kılıç'tan, TÜRKSAT'tan ayrılmaları talimatı aldığı ve antenlerinin uçaklar ile bombalanacağını söylediği belirtildi. Sivillere yerleşkenin bombalanacağını, bir an önce alanı terk etmeleri gerektiğini bildiren darbeci askerler daha sonra el koydukları kuruma ait araçlarla olay yerinden kaçtı. İddianamede ayrıca kurumdan kaçarken darbeci askerlerin emniyet güçlerine ateş ettikleri, polisin karşılık vermesi sonucu askerlerden Ercan Şen'in 06 HD 453 plakalı araç içerisinde ölü ele geçirildiği yer aldı. Askerlerin kurumdan ayrılmasından sonra TÜRKSAT'ın 4 kez bombalandığı da belirtildi.

Askerlere 5'er Kez, Mühendislere 3'er Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamenin kabul edilmesi halinde, şüpheli askerler 'Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek', 'Cebir ve şiddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya TBMM'nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek', 'Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek' suçlarından 3'er kez, TÜRKSAT çalışanları Ahmet Özsoy ve Ali Karslı'yı şehit ettikleri için de 2'şer kez olmak üzere toplam 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanacaklar.

Darbe girişimi sırasında televizyon yayınlarını kesmek için TÜRKSAT'a girmeye çalıştıkları sırada yakalanan mühendisler ise üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanacak. Ayrıca şüphelilerin tamamı 'silahlı terör örgütüne üye olmak', bazıları ise 'kamu malına zarar vermek', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak', 'kasten yarala' ve 'nitelikli yağma' suçlarından da yargılanacaklar.

Kaçan Askerler Aranıyor

Öte yandan TÜRKSAT saldırısına katılan ve darbe girişiminden sonra kaçtıkları tespit edilen bazı askerlerin yakalanmaları için çalışmaların sürdüğü belirtildi. Bu askerlerin fotoğrafları basına dağıtılarak, vatandaşların görmeleri halinde emniyet güçlerine ihbarda bulunmaları istendi.

İşte İddianameden Detaylar

Cumhuriyet Savcısı Tolgahan Öztoprak'ın hazırladığı iddianamede şüpheliler Eray Uçkun, İbrahim Altınok, Melih Varol, Mustafa Altunay, Mesut Sancak, Ergün Özyurt, Ersan Kuluçlu, Osman Kemal Küçük, İbrahim Yılmazbaş, İsmail Donat ve Tayfun Karaöz'ün "anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs", "cebir ve şiddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs", "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs" ve "iki kişiyi kasten öldürmek" suçlarından 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları istendi.

Bu şüphelilerin "silahlı terör örgütü üyesi olmak", "nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak", "nitelikli yağma", "kamu malına zarar vermek" ve "mala zarar vermek" suçlarından ayrıca cezalandırılmaları talep edilen iddianamede, sivil şüpheliler Aydın Yavuz, Birol Baki, Burhan Güneş, Salih Mehmet Dağköy ve Uğur Özüdoğru için "anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs", "cebir ve şiddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs" ve "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan cezalandırılmaları talebinde bulunuldu.

Darbecilerin TÜRKSAT'a gelmesinden önce tedbir amacıyla kuruma gelen ve personeli yönlendiren TÜRKSAT AŞ Tesisler İşletme Direktörü Ahmet Özsoy ile şirket görevlisi Ali Karslı'nın "ölen" olarak gösterildiği iddianamede, bu kişilerin yakınları ve TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Cenk Şen'in de arasında bulunduğu 60 kişi ile TÜRKSAT AŞ tüzel kişiliği "müşteki" olarak yer aldı.

Sivil şüphelilerden Dağköy'ün FETÖ/PDY örgütüyle irtibatlı Yamanlar Lisesi mezunu olduğu, Samanyolu TV'de bilgi işlem direktörlüğü yaptığı ve El Cezire Türk'te çalıştığı, Yavuz'un TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinde kurumsal gelişim başkan yardımcılığı yaptığı, Burhan Güneş'in de bilgisayar mühendisliği mezunu olduğu ve TÜBİTAK'ta İdari İşler Başkan Yardımcılığı yaptığına dikkati çekilen iddianamede, şüpheli Baki'nin elektronik şirketi olduğu, Samanyolu TV'de bir süre çalıştığı; Özüdoğru'nun ise HAVELSAN, BTK ve son olarak Başbakanlık Sektörel İzleme Birimi'nde bilişim uzmanı olarak görev yaptığı aktarıldı.

İddianamede, şüphelilerin darbe girişimi gecesi yayınların kesilmesi için TÜRKSAT'a gittikleri, sivil şüphelilerin de bu amaçla "teknik personel" olarak burada bulundukları ifade edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin daha önce beş dava daha açmıştı.

-Firari 6 şüpheli-

Öte yandan başsavcılık, firari şüpheliler Tayfun Karaöz, İsmail Donat, Ergün Özyurt, Osman Kemal Küçük, İbrahim Yılmazbaş ve Ersan Kuluçlu'nun fotoğraflarını basına dağıttı.

-O gece yaşananlar-

İddianamede, darbecilere ait Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Kurmay Albay Cemil Turan imzalı 3 sayfalık 20 maddeden oluşan sözde sıkıyönetim direktifinin, Genelkurmay Başkanlığından tüm kurumlara 15 Temmuz akşamı saat 22.15'te gönderildiği belirtildi.

"Harekat Yıldırım" öncelik derecesiyle tüm birimlere gönderilen sıkıyönetim direktifinin birinci maddesinde özetle, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) 16 Temmuz 2016 günü saat 03.00 itibariyle yönetime el koyduğunun" ifade edildiği kaydedilen iddianamede, ikinci maddede özetle bu saatten itibaren tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildiğinin belirtildiği aktarıldı.

İddianamede, örgütün, darbeye teşebbüse yönelik hazırlıklarını 16 Temmuz saat 03.00'e göre planladığı ancak deşifre oldukları düşüncesiyle saat 21.00 sularında örgütün amacın uygun faaliyette bulunacak stratejik birliklere daha önceden planlayarak verdikleri görevleri yerine getirmeleri için haber verip adeta düğmeye bastıklarının anlaşıldığı kaydedildi.

Örgütün gerçekleştirilmesini planladığı darbeye teşebbüs faaliyetleri için TÜRKSAT, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), Telekom gibi iletişim ve yayınların gerçekleştiği yerleri ele geçirerek yayınların ve iletişimin kesilmesine özel önem verdiği vurgulanan iddianamede, bu amaçla Polatlı 58. Topçu Tugayında hazırlanan birliklerden 34 kişiden oluşan bir birliğin TÜRKSAT'ı, 32 kişiden oluşan bir birliğin ise TİB'i ele geçirmek üzere görevlendirildiği belirtildi.

İddianamede, şüphelilerin bir kısmının, Özel Kuvvetler Komutanlığında çeşitli rütbelerde görev yapanlar, diğer kısmının ise özel kuvvetler komutanlığında astsubay rütbesi ile görev yaparken subaylık sınavını kazanmaları nedeniyle Kara Harp Okulunda eğitimde bulunan kişiler oldukları kaydedildi.

Şüphelilerin olay günü, önceden yapılan bir planlamanın parçası olarak kendilerine verilen "TÜRKSAT uydu tesislerini ele geçirip ulusal yayınları durdurmak ve kontrol altına almak" şeklindeki görevi yerine getirmek üzere gruplar halinde Çankaya Köşkü'ndeki Başbakanlık yerleşkesi içerisinde bulunan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayına, yanlarına aldıkları kamuflajlı resmi kıyafetleriyle sivil olarak geldikleri ifade edildi.

Şüphelilerden Harun Olgun ve Eray Uçkun'un, kamuflajlı resmi kıyafetlerinden rütbe ve isimlerinin olduğu kısımları çıkararak giyen şüphelileri gruplara ayırdığı ve bu kişilere önceden hazırlanan M-16 ve HK-416 model piyade tüfekleri, bu tüfeklere ait mühimmat ve teçhizatı dağıttıkları anlatılan iddianamede, şüphelilerin buradan, helikopterle iki grup halinde TÜRKSAT'a intikal ettikleri kaydedildi.

İddianamede, şüphelilerin kurumun idari bina arka tarafındaki helikopter pistine indirildiği, buradan dağılarak iki ekip halinde öncelikle nizamiye bölgesinde güvenlik görevlilerinin bulunduğu yeri, akabinde tüm tesisi kontrol altına almak ve yayınları kesmek üzere harekete geçtikleri aktarıldı.

-Tesisin tamamını kontrol altına almaya çalıştılar-

Güvenlik kamera kayıtları, müşteki beyanları ile teşhisler sonucu, şüphelilerden olay sırasında ölen Ercan Şen ile Ersan Kuluçlu, Osman Kemal Küçük, İsmail Donat, Mustafa Altunay, Fatih Arslan, İbrahim Yılmazbaş, Ergün Özyurt, İbrahim Altınok olmak üzere dokuzunun saat 00.50 sıralarında ana nizamiye bölgesine yönelip oradaki güvenlik görevlilerinden ilk olarak Üzeyir Yavuz'u silahını alarak teslim aldıkları belirtilen iddianamede, diğer şüphelilerden Eray Uçkun, Tayfun Karaöz, Mesut Sancak ve Melih Varol'un ise tesisin diğer bölgelerindeki çalışanları toparlamaya, tesisin tamamını kontrol altına almaya ve yayınları kesmeye çalıştıkları ifade edildi.

-Ahmet Özsoy'un şehit edilişi-

İddianamede, bu sırada şüphelilerin TÜRKSAT'a gelmesinden önce tedbir amacıyla kuruma gelen ve personeli yönlendiren TÜRKSAT A.Ş. Tesisler İşletme Direktörü Ahmet Özsoy, güvenlik amiri Ferhat Derecik ve şirket görevlisi Ali Karslı'nın, çevre kontrolü yapmak amacıyla kuruma ait araçla Konya yolu civarına gittikleri, tekrar kuruma geldiklerinde saat 00.55 sıralarında içeride şüphelilerin olduğunu öğrenince araçla nizamiye kısmına hızla gelmek istedikleri anlatıldı.

Bu sırada, İsmail Donat, Ersan Kuluçlu, Fatih Arslan, Osman Kemal Küçük, Ercan Şen'in uzun namlulu tüfeklerle doğrudan araca ateş etmeleri sonucu yaralanan Özsoy ile Karslı'nın olay yerinde şehit edildikleri, Derecik'in de yaralandığı belirtilen iddianamede, Derecik'in şüpheliler tarafından nizamiye binasına götürüldüğü ve burada alıkonulduğu belirtildi.

Bu şüphelilerin, gelen araca doğru ateş ettiklerinin kamera kayıtlarından tespit edildiği kaydedildi.

İddianamede, bazı şüphelilerin, TÜRKSAT'taki müştekilerin bir kısmını silahları ve cep telefonlarını alarak nizamiye binası içerisinde alıkoydukları, Genel Müdürlüğün olduğu binada bulunan kurum içerisindeki bir kısım güvenlik kameralarının görüntü almasını engellemek amacıyla kırdıkları bilgisi de yer aldı.

-Alıkoydukları personelden uydu yayınlarının kesilmesini istediler-

Şüphelilerden Tayfun Karaöz ve Mesut Sancak'ın ise süreç içerisinde yerleşkenin idari binaları ve diğer alanlarda yaptıkları kontroller sırasında ele geçirdikleri müştekileri uplink binasında alıkoydukları, bu personelden uydu yayınlarının kesilmesi amacıyla konuyla ilgili bilgisi olanları sordukları aktarılan iddianamede, olay gecesi şöyle anlatıldı:

"Personelin özellikle yayınların kesilmemesini sağlamak amacıyla bilgilerinin olmadığını söyledikleri, şüphelilerin müştekilerden Asım Akkaya'dan silah zoruyla yayınları durdurmasını istediği, Asım Akkaya'nın da bir kısım yerel yayınları süreç içerisinde kesiyormuş gibi davranıp ulusal yayınlara müdahale etmediği anlaşılmıştır.

Yaptıkları tüm tehdit, baskı ve zorlamaya rağmen uydu yayınlarının kesilmesini sağlayamayan şüpheli Eray Uçkun'un akıllı telefonla internet üzerinden ve sesli-yazılı görüşmelerle şüpheli Osman Kılıç'a sürekli gelişen olayları bildirdiği, dışarıdan uydu yayınlarının kesilmesine yardım etmek üzere gelecek sivil örgüt mensuplarının da gelmemesi üzerine son olarak yerleşkenin savaş uçakları tarafından bombalanarak tahrip edilmesi ve bu şekilde uydu yayınlarının engellenmesi gerektiğini değerlendirdikleri, kendilerini getiren helikopterlerin ayrılmış olması sebebiyle, buradan ayrılmak için kuruma ait araçları kullanmaya karar verdikleri ve bu amaçla şüphelilerin TÜRKSAT tarafından kullanılan 06 DU 2823 ve 06 DR 1540 plakalı Renault Fluence marka araçlar ile müştekilerden güvenlik görevlisi İsmail Açıkal'a ait 06 HD 453 plakalı Hyundai marka minibüsü yağmaladıkları, güvenlik personelinden yağmalanan silahlar, teçhizat ve personellere ait cep telefonlarını da bu araçlara alarak, gruplar halinde bindikleri bu araçlarla saat 02.51 sıralarında Konya istikametine kaçmak istedikleri sırada, TÜRKSAT'a giriş yolu olarak kullanılan yol kavşağında tedbir alan emniyet müdürlüğü personelinin ateş açtığı anlaşılmıştır."

-İzlerini kaybettirdiler-

Emniyet yetkililerinin açtığı ateşe karşılık veren şüphelilerin, Konya istikametine bir süre kaçtıkları, kullandıkları araçları Ahiboz ve Bezirhane mahalleleri civarında terk ettikleri anlatılan iddianamede, askeri helikopterlere alınıp yaralananların GATA'ya bırakılarak diğerlerinin Akıncılar Üssü'ne götürüldükleri, şüphelilerin bir kısmının Bezirhane Mahallesi civarından, bir kısmının ise Akıncılar Üssü'nden kaçarak izlerini kaybettirdikleri belirtildi.

iddianamede, şüphelilerden Eray Uçkun'un soruşturma aşamasında, "Telefonla aranıp Genelkurmay Başkanının talimatı ile ordunun yönetime el koyduğu haberini verdiler ve yayını kesmemizi söylediler. Genelkurmay Başkanının emri olduğu için bu talimatı yerine getirmek amacıyla hareket ettim. Bana emri Genelkurmay Başkanının Özel Kalem Müdürü Albay Osman Kılıç verdi." ifadesini verdiği aktarıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiği iddianamede, asker şüphelilerin, Yarbay Eray Uçkun'un emir ve komutasında ortak suç işleme kararı çerçevesinde hareket ettikleri belirtildi.

İddianamede, tüfek, teçhizat ve yeterli mühimmatı bulunan şüphelilerin, helikopterle TÜRKSAT'a gittikleri, buraya inmeden önce havadan nizamiye bölgelerine ateş açarak müştekiler Muhammed Emin Sergili, Halil Ersoy ve Tayfun Öğütlü'yü yaraladıkları yapılara zarar verdikleri anlatıldı. İddianamede, şüphelilerin, yerleşkeye indikten sonra da görevli personeli alıkoydukları, cep telefonlarını, kurum telsizlerini ve güvenlik görevlilerinin silahlarını yağmaladıkları, idari binadaki güvenlik kameralarını söktükleri ifade edildi.

Darbecilerin araçlara ateş ettiği sırada ana nizamiyede bulunan araçtaki Ahmet Özsoy ve Ali Karslı'nın hayatını kaybettiği belirtilen iddianamede, aracın arka koltuğunda oturan Ferhat Derecik'in ise yaralandığı kaydedildi.

Şüpheli Yarbay Eray Uçkun'un olaylar sırasında kullandığı cep telefonunun, "Bekir Küçük" adına kayıtlı 0553 773 48 01 numaralı telefonla irtibat halinde bulunduğunun iletişim tespitlerinden belirlendiği aktarılan iddianamede, Genelkurmay Başkanlığının yazısına göre numaranın, hakkında soruşturma yürütülen Albay Osman Kılıç tarafından aktif hale getirilen numaralardan biri olduğuna ve özellikle Kazan bölgesinden baz sinyali verdiğine işaret edildi.

İddianamede, Uçkun'un, bu numarayla gece boyunca çok sayıda görüşme ve mesajlaşma yaptığı aktarılarak, "Buna göre Eray Uçkun'un TÜRKSAT A.Ş'de gerçekleştirdikleri eylemlerin tüm safahatı konusunda şüpheli Osman Kılıç ile bilgi ve talimat alışverişinde bulunduğu, son olarak TÜRKSAT A.Ş'nin bombalanmasına yönelik görüşmenin de bu iki şahıs arasında kararlaştırıldığı değerlendirilmiştir." ifadesine yer verildi.

-Uçkun, emri Kılıç'tan aldığını söyledi-

İddianameye göre şüphelilerden Eray Uçkun, soruşturma sırasında verdiği ifadede, piyade yarbay olarak Özel Kuvvetler Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Telefonla aranıp Genelkurmay Başkanının talimatı ile ordunun yönetime el koyduğu haberini verdiler ve yayını kesmemizi söylediler. Genelkurmay Başkanının emri olduğu için bu talimatı yerine getirmek amacıyla hareket ettim. Bana emri Genelkurmay Başkanının Özel Kalem Müdürü Albay Osman Kılıç verdi. Hemen müdahale ettim. Ancak aracın içindeki şahısların vurulduğunu gördüm. Bunun üzerine Osman Kılıç'ı arayarak bulunduğumuz yerde yaralıların olduğunu ve tahliye edilmeleri gerektiğini bildirdim. Kılıç bize, 'Hemen yayını kesin.' dedi. Ancak ben oradaki sistemi bilmediğim için yayını kesemedim. Kılıç bana telefonda, 'Başka bir tedbir düşünüyorlar. Oradan süratle, 5 dakika içinde ayrılın.' dedi. Minibüs geride kaldı. Biz Konya tarafına doğru devam ettik. Osman Kılıç'ı arayıp bilgi verdim. Bana 'Uygun bir yere geçin ve haber verin.' dedi. Bezirhane köyüne girip kuzey batı istikametine gittik. Araçta yaralı olan askere ilk müdahaleyi yaptık. Birlikte yaya olarak uzaklaştık. Biz koordinatlarımızı bildirdik. 'Helikopterle sizi aldıracağız.' dediler. Yaklaşık 1 saat sonra 2 helikopter geldi. Bir helikopter bizi alıp yaralıları GATA'ya bıraktıktan sonra Akıncılar Üssüne götürdü. Diğer helikopter de diğer grubu bulunduğu yerden almış. Buraya geldiğimizde sabah gün aydınlanmıştı."

İddianamede, diğer şüphelilerin de soruşturma aşamasında verdiği ifadede, ?suçlamaları reddettikleri aktarıldı.

-FETÖ bağlantıları iddianamede-

TÜRKSAT Uydu Haberleşme Yerleşkesine yapılan helikopter saldırısında zarar gören yerlerin bilgilerinin de paylaşıldığı iddianamede, şüphelilerin FETÖ bağlantısına da yer verildi.

Buna göre, şüphelilerden Burhan Güneş, Aydın Yavuz, Birol Baki ve Salih Mehmet Dağköy'ün Bank Asya'da hesaplarının bulunduğu ve bu hesapların suç tarihine kadar aktif olarak kullanıldığı belirtildi.

Şüphelilerden Aydın Yavuz'da örgüt üyelerinin haberleşmede kullandığı ByLock uygulamasının bulunduğu, Burhan Güneş'in eşi hakkında TÜBİTAK'taki FETÖ soruşturması kapsamında adli işlem yapıldığı belirtilen iddianamede, Burhan Güneş'in FETÖ'nün finans kaynaklarından Kaynak Holding bünyesinde faaliyet gösteren Venero Bilişim isimli firmada çalışmış olabileceği kaydedildi.

İddianamede, şüphelilerden Ersan Kuluçlu, Birol Baki ve Aydın Yavuz'un "FETÖ ile ilişkisi olduğu ve milli güvenliğe tehdit oluşturduğu" gerekçesiyle kanun hükmünde kararname ile kapatılan Kimse Yok mu Derneği ve Fatih Üniversitesi ile irtibatlı olabilecekleri aktarıldı.

-TÜRKSAT'ın zararı 7 milyon lira civarında-

Müştekilerden TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdürü Cenk Şen, iddianamede yer verilen ifadesinde, personelin şehit edilmesi, yaralanması, gasp edilmesi, yerleşkenin bombalanıp kuruma zarar verilmesi nedeniyle olaylara katılan tüm kişilerden şikayetçi olduğunu, TÜRKSAT'ın da yaklaşık 7 milyon lira civarında zararı bulunduğunu bildirdi.

Müştekiler arasında yer alan TÜRKSAT A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Halil Yeşilçimen, darbe girişimini evde televizyon izlerken öğrendiğini, TÜRKSAT'a saldırı olma ihtimaline karşın Genel Müdürlük binasına gittiğini, Genel Müdür Şen'i aradığını, alacakları tedbirlerle ilgili bilgi verdiğini, onay aldıktan sonra kamyon ve itfaiyeden oluşan bir barikatı ana yol üzerindeki dış nizamiyenin üzerine kurduklarını anlattı.

Yerleşkede olduğu sırada helikopter seslerinin duyulduğunu ve ateş edilmeye başlandığını bildiren Yeşilçimen, şunları kaydetti:

"Menfeze gitmek için çıktığımda karanlıkta bir ses, 'Dur, teslim ol ve yere yat.' dedi. Bunun üzerine söyleneni uyguladım. Yerde yattığım sırada bu şahıs cep telefonumu aldı, bana 'Teknik personel misin?' diye sordu. Teknik personel olduğumu söylemem üzerine beni up-link odasına götürdü, burada da elinde bulunan silahı bana doğrultarak iki dakika içerisinde tüm yayınların kesilmesini istedi. Bu işte görevli olmadığımı söylediğimde ise inanmayıp, iki dakika sonra beni vuracağını söyledi."

BİR DAVA DA HAVA HARP OKULU'NDAKİ 51 ÖĞRENCİYE

Öte yandan Ankara'da darbeye dair bir başka dava daha açıldı. Darbe girişimine katıldıkları iddiasıyla, Hava Harp Okulu öğrencileri hakkında başlatılan soruşturmanın bir bölümü tamamlandı. 51 askeri öğrenci için 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede öğrencilerin silahlandırıldıktan sonra helikopterlerle Genelkurmay Başkanlığı, Türk Telekom ve Etimesgut Askeri Hava Üssü’ne taşınarak darbe girişiminde görevlendirildiği kaydedildi. 91 öğrenci hakkındaki soruşturma ise devam ediyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kaynakları, KHO'dan helikopterlerle götürülen diğer 91 öğrenci ile firari İlhami Polat'ın da arasında bulunduğu rütbeli subaylar hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini belirtti.

1 Ocak'taki gelişmeye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen koordinasyonunda darbe girişimine katıldığı iddiasıyla 51 Hava Harp Okulu öğrencisi hakkında sürdürülen soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı Adem Akıncı’nın hazırladığı iddianamede, 51 askeri öğrenci için ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’, ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’, ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

-İlk Kez Ankara’da Eğitim-

İddianamede, Hava Harp Okulu Komutanlığı tatbiki eğitim kampı faaliyetleri kapsamında 3. sınıf Harbiyelilere Yuvarlak Kubbe Temel Paraşüt Eğitimi’nin ilk kez Ankara’da verildiğine dikkat çekildi.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri arasındaki müşterek eğitim planlamasının en az bir yıl önce yapıldığı anlatılan iddianamede, söz konusu eğitime ilişkin Hava Harp Okulu Komutanlığı’ndan gönderilen bilgi yazısına yer verildi. Yazıda şunlar aktarıldı: “Hava Harp Okulu Komutanlığı bünyesinde son 5 yıl dahil olmak üzere uzun yıllardır Harbiyelilere paraşüt eğitimi verilmemektedir. 2015 - 2016 eğitim kampı döneminde icra edilmesi planlanan paraşüt eğitimlerinin son sınıfa geçecek 3. sınıf Harbiyelilere 1. Grup 11 - 23 Temmuz 2016 tarihleri arasında, 2. Grup 24 Temmuz - 5 Ağustos 2016 tarihleri arasında olacak şekilde Ankara’da icra edilmesi planlanmıştır. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından paraşüt eğitiminin Kara Kuvvetleri Komutanlığı imkânları ile yapılmasının planlanmıştır.”

İddianamede, 22 Haziran 2016 tarihli paraşüt atlayışları konulu emrin darbeci Hava Korgeneral Kurmay Başkanı Hasan Hüseyin Demirarslan tarafından imzalanarak, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Eğitim Komutanlığı ve Hava Lojistik Komutanlığı’na gönderildiği belirtildi.

Öğrencileri Ankara’ya gönderen Hava Harp Okulu Alay Komutanı Albay Hüseyin Ergezen ile öğrencilerin Etimesgut Hava Üssü’ne götürülme eylemini organize eden Yüzbaşı Kenan Baştuğ’un da darbe girişimi sırasında aktif rol üstlendiği iddia edildi.

-2 Bin Mermi Dağıtıldı-

İddianamede şüpheli Binbaşı Hasan Hüseyin Ecik’in darbe girişiminde rol alanları WhatsApp mesajıyla göreve çağırdığı, nöbetçi subay Üsteğmen Hakan Olga’ya ‘bütünleme sınavları’ maksadıyla okulda kalan Harbiyelileri ivedi olarak içtimaya almasını, silahların bulunduğu malzemeliği açmasını emrettiği ifade edildi.

Binbaşı Ecik’in taburun iç bahçesinde toplanan Harbiyelilerden 20’sine silah dağıtımı yaptığı ve cuntacı Ümit Gençer’in de dolabında sakladığı 2 bin 250 mermiden bir kısmının Harbiyelilere dağıtıldığına dikkat çekildi. İddianamede öğrencilerin silahlandırıldıktan sonra helikopterlerle Genelkurmay Başkanlığı, Türk Telekom ve Etimesgut Askeri Hava Üssüne taşınarak darbe girişiminde görevlendirildiği kaydedildi.

-İşte Detaylar-

Darbeci Hava Harp Okulu öğrencilerinin yargılanacağı tarih belli oldu. FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin, 51 Hava Harp Okulu öğrencisinin üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıl altışar aydan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına 28 Mart'ta başlanacak.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin, 51 Hava Harp Okulu öğrencisinin üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 7 yıl altışar aydan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlanacak.

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı 28 Mart 2017, saat 10.00'da görmeye başlayacak. Davaya 29 ve 30 Mart 2017'de de devam edilecek. Bu davadaki bütün sanıklar tutuklu bulunuyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, mahkemece kabul edilen iddianamede, Hava Harp Okulu Komutanlığı tatbiki eğitim kampı faaliyetleri kapsamında 3. sınıf harbiyelilere Yuvarlak Kubbe Temel Paraşüt Eğitimi'nin Ankara'da ilk kez verildiği, 51 Hava Harp Okulu öğrencisinin, darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz'da bu eğitim için Ankara'daki Kara Harp Okulu (KHO) Komutanlığında bulundukları belirtildi.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri arasındaki müşterek eğitim planlamasının en az bir yıl önce yapıldığı vurgulanan iddianamede, söz konusu eğitime ilişkin Hava Harp Okulu Komutanlığından gönderilen bilgi yazısına yer verildi.

İddianameye göre, Hava Harp Okulu Komutanlığının bilgi yazısı şöyle:

"Hava Harp Okulu Komutanlığı bünyesinde son 5 yıl dahil olmak üzere uzun yıllardır Harbiyelilere paraşüt eğitimi verilmemektedir. 2015-2016 eğitim kampı döneminde icra edilmesi planlanan paraşüt eğitimlerinin son sınıfa geçecek 3. sınıf Harbiyelilere 1. Grup 11 ve 23 Temmuz 2016 arasında, 2. Grup 24 Temmuz ve 5 Ağustos 2016 tarihleri arasında olacak şekilde Ankara’da icra edilmesi planlanmıştır. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından paraşüt eğitiminin Kara Kuvvetleri Komutanlığı imkanları ile yapılması planlanmıştır."

İddianamede, 22 Haziran 2016 tarihli paraşüt atlayışları konulu emrin darbe girişiminin ardından tutuklanan Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı Korgeneral Hasan Hüseyin Demirarslan tarafından imzalanarak ilgili komutanlıklara gönderildiği bildirildi.

KHO'da subaylara atış yaptırmak üzere mühimmatın atış günlerinde alındığı, artan mühimmatın ise aynı gün depoya teslim edildiği kaydedilen iddianamede, buna karşın Kurmay Yarbay Ümit Gençer’in 18 Temmuz’da atış yapılacağı bahanesiyle yazılı emir verdiği ve darbe günü, çalışma odasında 2 bin 250 mermi muhafaza ettiği anlatıldı.

Aynı gün 2'nci Tabur Komutanı Kurmay Binbaşı Hasan Hüseyin Eçik'in, saat 17.30 sularında mesaiden ayrıldığı, habercisine de lojmanlardan 23.00'te kendisini alma talimatı verdiğinin belirlendiği aktarılan iddianamede, yeni atanan Kurmay Yarbay Sait Tosun’un, Harekat Eğitim Şube Müdürü Binbaşı İbrahim Arslan'ı saat 20.00 sularında arayarak, bir gün önceki nöbetçi subay olduğu için istirahat etmesini emrettiği bildirildi.

Darbecilerin, okul karargah koridorlarını kameralardan kontrol ederek, kendilerine müzahir olmayan veya eylemlerine engel olabilecek tüm personelin çeşitli gerekçelerle okuldan ayrılmalarını sağladıkları belirtilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

"2'nci Tabur Komutanı Kurmay Binbaşı Eçik’in 15 Temmuz saat 19.35 sıralarında Kurmay Albay İlhami Polat tarafından lojmandan arandığı, Eçik'in saat 19.47 sıralarında Malazgirt tabur binasındaki makamına geldiği belirlenmiştir. Binbaşı Eçik'in saat 19.47 ile 21.17 arasında birkaç kez İlhami Polat ile askeri hattan görüştüğü, saat 21.12'de tüm bölük/takım komutanlıklarını WhatsApp mesajı ile mesaiye çağırdığı tespit edilmiştir. Çağrısına ilk dönen personelin Kurmay Yüzbaşı Abdullah Beyazkürk olduğu görülmüştür. Eçik'in makamındayken Tabur Nöbetçi Subayı Topçu Üsteğmen Hakan Olga'ya bütünleme sınavları maksadıyla okulda kalan Harbiyelileri ivedi olarak içtimaya almasını ve silahların bulunduğu malzemeliği açmasını emrettiği belirlenmiştir."

Eçik'in tabur iç bahçesinde toplanan Harbiyelilerden rastgele seçtiği 20'sine silah ile Kurmay Yarbay Gençer tarafından tedarik edilen 2 bin 250 mermiden bir kısmını dağıttığı belirtilen iddianamede, olay günü öğrenci alım faaliyetleri için oluşturulan Kesin Karar Kuruluna başkanlık eden Okul Komutanı'nın, kurulun 20.30 sularında mülakatı tamamlamasının ardından okul karargahına döndüğü ifade edildi.

"Okul komutanı rehin alındı"

Albay Polat ile Okul Nöbetçi Amiri Piyade Yüzbaşı Tolga Sıçrar'ın, saat 21.30 sularında Okul Komutanı'nın yanına giderek komutana "Ani Müdahale Kuvveti'nde olaylar olduğunu" söyleyip, "Gelmeniz lazım, gelseniz iyi olur." dediği bildirilen iddianamede, Komutan'ın "Ne oldu? Ölen kalan mı var?" sorusuna, "Ölen yok ama durum çok kötü, mutlaka gelmeniz gerekli." dedikleri anlatıldı.

Bunun üzerine misafirini uğurlayan Okul Komutanı'nın, Albay Polat ile Ani Müdahale Kuvveti'nin bulunduğu odaya gittiğine, Sıçrar'ın da onları takip ettiğine yer verilen iddianamede, odaya girilmesinin ardından daha önce buraya gizlenen personelin Okul Komutanı'nın üzerine aniden saldırarak, rehin aldıkları ifade edildi.

İddianamede şunlar kaydedildi:

"Rehin alma işlemini müteakip Albay İlhami Polat tarafından 'Siz siyasilerle işbirliği yapıyorsunuz, biz Atatürkçü subaylarız, yönetime el koyduk, işte şimdi uçaklar havada.' denildiği, Okul Komutanı'nın bu şahısların FETÖ ile doğrudan bağlantılı olduklarını ve bir kalkışma içerisine girdiklerini anladığı ve bunlara Okul Komutanı olarak kendisinin emirlerinin dinlenilmesi gerektiği, emirlerini dinlemediklerine göre kimden ve nereden emir aldıklarını söylemelerini istediği ancak cevap alamaması üzerine 'Sizin baş imamınız kim, onu söyleyin.' şeklinde kızgınlık ifade eden sözler söylediği Okul Komutanı ve emir astsubayının ifadelerinden anlaşılmıştır."

Okul Komutanı ve emir astsubayının silahlı nöbetçilerin gözetiminde ertesi sabah 10.30'a kadar alıkonulduğu aktarılan iddianamede, Okul Komutanı tarafından kendisini rehin alanlara ve rehin tutulmasını sağlamak üzere mühimmatlı ve silahlı nöbet tutan subaylara yaptıklarının yanlış olduğunu, bu şekilde davranmalarının ülkeyi kan gölüne çevirebileceğini hatta iç savaşa sebebiyet verebileceklerini, ülkenin bölünmesine neden olabileceklerini, yaptıklarından vazgeçmeleri gerektiğini söylediği, rehin alanların ve başlarında nöbet tutanların ise bu sözlere kayıtsız kaldıkları, en ufak duygu emaresi göstermedikleri ifade edildi.

İddianamede, "Okul Komutanı'nın etkisiz hale getirilmesinde Albay İlhami Polat, Yarbay Sait Tosun, Yarbay Tolga Sıçrar, Yarbay Atakan Adaşoğlu, Binbaşı Hasan Hüseyin Eçik ve Yüzbaşı Güven Günindi'nin doğrudan rol aldığı, Okul Komutanı'nın alıkonulduğu süre boyunca her 10-15 dakikada değişecek şekilde Yüzbaşı Mustafa Yıldırım, Yüzbaşı Güven Günindi, Yüzbaşı Sadık Çam, Üsteğmen Ali Emre Buğurcu, Yüzbaşı Abdullah Beyaztürk, Yarbay Tolga Sıçrar, Yarbay Atakan Adaşoğlu’nun nöbet tuttukları anlaşılmıştır." denildi.

51 öğrenci için helikopter gelmedi

Saat 22.00 sularında uçakların alçak uçuşlara başlamalarına paralel, İlhami Polat tarafından subay adayı kursiyerlere alarm verilerek öğrencilerin eğitim elbiseli, teçhizatlı ve silahlı olarak Bozpark bölgesinde toplandıkları bildirildi. Bilahare bu gruba okulda bütünleme sınavı için kalan Harbiyelilerin de katıldığına yer verilen iddianamede, burada kursiyerlere mühimmat dağıtıldığı belirtildi.

Dekan Tuğgeneral Kerim Acar'ın, İlhami Polat tarafından saat 22.47’de telefonla Okul Komutanlığını devralması için okula çağrıldığı, Acar'ın 23.00 civarında günlük kıyafetle okula geldiği, makamında eğitim elbisesini giyerek okul karargahındaki Kurmay Başkanı'nın yanına geçtiği ve Okul Komutanlığını deruhte etmeye başladığı aktarılan iddianamede, şu bilgilere yer verildi:

"Bozpark bölgesinde toplatılan Harbiyeli ve subay adayı kursiyerlerinden oluşan gruba saat 23.00-23.30 sularında dekan tarafından sıkıyönetim ilan edildiğinin duyurulduğu, müteakiben İlhami Polat tarafından 'mevcut hükümetin terör örgütleriyle anlaştığı, ordunun yönetime el koyduğu ve sıkıyönetim ilan edildiği, bu saatten sonra sıkıyönetim kurallarının geçerli olduğu ve bu emirlere uymayanların en ağır şekilde cezalandırılacakları' şeklinde konuşma yaptığı anlaşılmıştır.

Müteakiben Polat'ın emriyle subay adayı kursiyerlerin onarlı gruplara ayrılarak öncelikle astsubay kursiyerler olmak üzere kursiyerlere mühimmat dolu birer şarjör verildiği, 23.40-24.00 sularında geri bölge emniyetinin alınması maksadıyla birer takım komutanı nezaretinde grupların nizamiyelere gönderildiği, grupların geri kalanlarının Anafartalar Taburu'ndaki sınıflara ve/veya yemekhanelere sevk edildiği tespit edilmiştir."

İddianamede, temel paraşüt eğitimi maksadıyla KHO'da iaşe ve ibate edilen 142 Hava Harp Okulu öğrencisinin, sivil elbiseli, silahsız ve mühimmatsız olarak bavulları ile öncelikle Etimesgut, sonrasında da İstanbul’a intikal edilecekleri gerekçesiyle içtima alanında saat 02.30 civarında toplandığı kaydedildi.

Alana inen helikopterlere öğrencilerin ilk etapta binmek istemediği ancak sonradan 91’inin 6 sorti ile Etimesgut'a götürüldüğü vurgulanan iddianamede, kalan 51 öğrenci için helikopter gelmediği ve öğrencilerin Kara Harp Okulunda kaldıkları ifade edildi.

Diğerleri yönünden soruşturma sürüyor

İddianamede, bu 51 öğrenci sanığın "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış hapislerinin yanı sıra, "terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7 yıl altışar aydan 15'er yıla kadar hapisleri istendi.

İddianamede Dekan Tuğgeneral Kerim Acar’ın KHO'daki olaylarda etkin olmayan pasif lider rolü üstlendiği, okulun Ankara'daki ana faaliyetlerinin ise Kurmay Albay İlhami Polat'ın sorumluluğu ve koordinesinde icra edildiği belirtildi.

Harbiyelilerin ise Kurmay Albay Enver Topal ve Kurmay Yarbay Akif Açıkgöz tarafından yönlendirildiği ifade edilen iddianamede, darbe girişimini meşrulaştırmak adına Kurmay Yarbay Ümit Gençer’in Muhafız Alay Komutanlığı personeliyle TRT'yi ele geçirip "sıkıyönetim bildirisi"ni okuttuğu, Kurmay Yarbay Ömer Ergenekon'un da Türk Telekom'un kontrolünün ele geçirilmesi girişiminde bulunduğu yer aldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kaynakları, KHO'dan helikopterlerle götürülen diğer öğrenciler ile firari İlhami Polat'ın da arasında bulunduğu rütbeli subaylar hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini belirtti.

Sanıkların beyanları ve haklarındaki deliller

İddianamede, sanıklardan 26'sının aynı hesaba, "Aylık F. Kasası Ödemesi" adı altında aynı miktarda para yatırdığına işaret edildi.

Bu hesabın sahiplerinin Ali Aydın Şenkal, Ali Mithad Emre, Emre Gökbudak ve Ertuğrul Cingöz oldukları bildirilen iddianamede herhangi bir meslek veya iş bilgisine rastlanmayan 4 kişinin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklu bulundukları kaydedildi.

İddianameye göre sanıklar, soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde suçlamaları reddetti.

Sanıklardan Abdulkadir Öngör, 11 Temmuz'da paraşüt eğitimi için İstanbul'dan Ankara KHO'ya geldiğini aktardı ve üzerine zimmetli tüfeğinin İstanbul'daki Harp Okulunda bulunduğunu söyledi.

Öngör, olay günü eğitimlerini tamamladıktan sonra akşam saatlerinde KHO'da bulunduğu sırada dışarıdan uçak sesleri gelmeye başladığını belirterek, devamında gazinoda toplanmaları istenince buraya gittiklerini, televizyondan haberleri takip etmeye başladıklarını, askerin darbe girişimine kalkıştığı bilgisini burada edindiğini savundu.

Komutanlarının "Valizlerinizi toplayın, beklemeye devam edin." talimatının ardından Celal Dora Meydan Alanı'na gittiklerini söyleyen Öngör, yarım saat kadar burada beklediklerini, 2 helikopterin piste indiğini, helikoptere binmek istemediklerini, orada bulunan bir karacı yarbayın kendilerine bağırdığını, komutanlarının güvenli yere nakledileceklerini söylemeleri üzerine gruplar halinde helikopterlere binildiğini belirtti.

Öngör, son turdan sonra helikopterin gelmediğini, kendisi ve kalan arkadaşlarının sabah 07.00'ye kadar beklediklerini ancak helikopter gelmeyince koğuşlara gittiklerini anlattı.

Telefonunda "ByLock" bulunmayan Öngör, ortak hesaba para aktarmasına ilişkin, bu hesabın okulda bulunan arkadaşlarına ait olduğunu, hesaba para yatırırken "F kasası ödemesi" şeklinde açıklama yapmış olabileceğini, filo kasası anlamında yazdığını, buraya EFT yapmalarının zorunlu olduğunu komutanlarının söylediğini ancak hangi komutanın söylediğini hatırlamadığını kaydetti.

Filoca aldıkları ortak karar gereğince 60 lira yatırmalarının gerektiğini, bunun herkes için zorunlu olduğunu, söz konusu hesaba yatan parayı çiğ köfte partisi yapmak gibi işlerde, yine eğlenmek amacıyla bir yere toplu olarak gittiklerinde masraflar için kullandıklarını anlatan Öngör, okulun bu yönde bir kararı ya da emri bulunmadığını, kesinlikle "himmet" adı altında ya da başka bir ad altında terör örgütüne para aktarmadıklarını beyan etti.

Para transferi

Sanık Muhammed Halid Kutsal da paraşüt eğitimi almak amacıyla Ankara'ya gelerek, KHO'da kaldıklarını bildirdi.

Olay günü paraşüt eğitimi almak için sabah saatlerinde Havadan İkmal Depo Merkez Komutanlığına gittiğini, saat 17.00-17.30 sıralarında KHO'ya döndüğünü belirten Kutsal, herkesin gazinoda toplanması emri üzerine burada saat 23.30'a kadar televizyondan darbe girişimiyle ilgili girişimi takip ettiklerini ve TRT spikerinin bildiriyi okuması üzerine darbe olduğunu anladıklarını savundu.

Kutsal, gece yarısından sonra kol komutanı Kenan Baştuğ'un, kendilerini istirahat etmeleri için gazinodan gönderdiğini söyleyerek, saat 01.00 sıralarında komutanının, kendilerinden eşyalarını toplamaları ve platforma geçmelerini istediğini ifade etti.

Arkadaşlarının buradan sırayla helikoptere binerek gittiklerini, kendisi ve 50 öğrencinin orada sabah saat 09.00'a kadar beklediklerini belirten Kutsal, gelen giden olmayınca normal mesailerine devam ettiklerini söyledi.

İddianamede Kutsal'ın ortak banka hesabına 3 işlemde EFT'yle 180 lira gönderdiği, şüphelinin kardeşi Halil Nurullah Kutsal'ın da 2015'te Ömer Bilgiseven adlı kişiden EFT ile "burs" açıklaması adı altında 200 lira aldığı, Bilgiseven'in ve çalıştığı firmanın adının FETÖ/PDY soruşturmalarında geçtiğinin belirlendiği aktarıldı.

Sanık Mustafa Kemal Başbudak da darbe girişimini televizyondan öğrendiklerini, emir üzerine daha güvenli bir noktaya intikal için alana geçtiklerini, son seferden sonra helikopterin tekrar gelmesi için beklediklerini, gelmeyince koğuşlarına geçtiklerini söyledi.

Diğer şüpheliler de emirle hareket ettiklerini belirterek, suçlamaları reddetti.

(07 Ocak 2017, 15:06)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

PARALEL YAPI KONULU HABER GRUPLARINDAN KISA BİR BÖLÜM: (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)  
Paralel Yapıya yönelik hemen hemen tüm operasyonlar ve açılan davalar
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar
Paralel yapı ve diğer kurum kuruluşlarla bağlantıları
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları
Paralel yapı-Abdullah Gül
Paralel yapı-Taksim Gezi Parkı olayları bağlantısı
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar
Paralel yapı-Ergenekon
Paralel yapı-Behçet Oktay intiharı
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti
Paralel yapı-Cevzet Soysal cinayeti
Paralel yapı-Gaffar Okkan cinayeti
Paralel yapı-Paris cinayetleri
Paralel yapı-Haydar Meriç cinayeti
Paralel yapı-15 Temmuz (2016) 'TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimine açılan davalar'
Paralel yapı-Fenerbahçe/Şike soruşturması
Paralel yapı-Ses kayıtları
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları
Paralel yapı-28 Şubat süreci
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı
Paralel yapı-Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti
Paralel yapı-1990 Uğur Mumcu vd. Laiklik suikastleri soruşturmasında kumpas
Paralel yapı-TSK'daki Fetö'cülerin 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile bağlantısının delilleri
Paralel yapı-15 Temmuz askeri darbe girişimindeki rollerini saptırma gayretleri
Paralel yapı-Yargılandıkları davalarda Fetö'nün terör örgütü olduğunu kabul etmeyen sanıklar
Paralel yapıya karşı devlet kurumlarının attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Kamikaze tahliye girişimleri
Paralel yapı-Teslim olmayıp saklanan ya da yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair hukuki deliller
Paralel yapı mensuplarından gelen itiraflar
Paralel yapı-Suç duyuruları
Paralel yapı-Abdullah Harun
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları
Paralel yapı-Vatana ihanet
Paralel yapı-Misyonerlik/Dinlerarası Diyalog Bağlantıları
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri
Paralel yapı-Fetullah Gülen'in bedduaları
Paralel yapı-Örgüt mensuplarının intiharları
Paralel yapı konulu kitaplar
Paralel yapı konulu filmler
Paralel yapı bahanesiyle kontrgerilla yapılanmalarının gözden kaçırılma çabaları ... (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=9279    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Karlov suikastı davası

04.07.2020 12:44 Ankara'da, Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un, o sırada görevde olmayan polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından öldürülmesine ilişkin Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ..
Tamamı 4.7.2020

Fetö Yüksek Yargısı Yargılanıyor

04.07.2020 1 7:04 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrasında görevlerinden ihraç edilen ve çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanan Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler Savcılar..
Tamamı 4.7.2020

Akıncı Üssü Darbe davası

04.07.2020 13:41 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. 16.0..
Tamamı 4.7.2020

Muhafız Alayı Darbe davası

04.07.2020 13:56 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin, aralarında eski alay komutanları Muhsin Kutsi Barış ve Muhammet Tanju Poshor'un da bulunduğ..
Tamamı 4.7.2020

Eski Başyaver Yazıcı davası

04.07.2020 15:33 Muğla'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin davada, Yargıtayın b..
Tamamı 4.7.2020

İzmir Casuslukta Kumpas davası

04.07.2020 15:07 İzmir'de, 'askeri casusluk soruşturması'ndaki usulsüzlüklerle bazı bilgilerin sızdırılmasına ilişkin Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki üyeleri hakkında açılan ve 96 sanığın yargıl..
Tamamı 4.7.2020

Selam-Tevhid Kumpası davası

04.07.2020 13:23 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY), 'Selam Tevhid' soruşturmasında kumpas kurmasıyla ilgili binlerce kişi hakkında usulsüz dinleme kararı vermekle suçlanan 54 eski hakim ve sav..
Tamamı 4.7.2020

Kayseri Darbe davası

04.07.2020 15:11 Kayseri'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında sözde Yurtta Sulh Konseyince hazırlanan listede adı 'Kayseri sıkıyönetim komutanı' olarak geçen eski Kayseri Garnizon Komutanı..
Tamamı 4.7.2020

Darbeci Albay'a 14 yıl Hapis

04.07.2020 17:14 Kayseri'de, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında sözde 'yurtta sulh konseyi' tarafından hazırlandığı öne sürülen listede, adı, 'Giresun sıkıyönetim komutanı' olarak geçen Kayseri Jandarma Bölge Komutan..
Tamamı 4.7.2020

Kuleli ağı mahrem itiraflarda

04.07.2020 17:18 Konya'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınarak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan itirafçı 'mahrem imam', Kuleli..
Tamamı 4.7.2020

Suikast Timinin Yağma davası

04.07.2020 15:27 Muğla'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast girişiminde bulunan 37 kişi için 'nitelikli yağma' suçundan açılan dava Covid-19 salgını nedeniyle ileri bir tarih..
Tamamı 4.7.2020

ABD Görevlisi Cantürk davası

04.07.2020 14:14 İstanbul'da, ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda güvenlik biriminde çalışan Nazmi Mete Cantürk'ün eşi ve kızıyla birlikte Silahlı terör örgütü FETÖ'ye üye olma suçundan yargılandığı davaya devam edildi. 16 Haziran'da..
Tamamı 4.7.2020

Fetö İstihbaratçısı Altaylı davası

04.07.2020 12:34 Ankara'da, eski MİT görevlisi istihbaratçı Enver Altaylı ile birlikte 4 sanığın 'FETÖ/PDY yöneticiliği', 'örgüt üyeliği', 'siyasi ve askeri casusluk' suçlamasıyla yargılandıkları davanın görülmesine devam edildi. 17 H..
Tamamı 4.7.2020

Faruk Güllü'nün Hapis Gerekçesi

04.07.2020 16:54 İstanbul'da, baklavacı Faruk Güllü'ye "Fetö silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan mahkemece verilen 8 yıl 9 aylık hapis cezası hükmünün gerekçesi hazırlandı. 20 Haziran'daki gelişmeye dair edinilen bilgiye göre, ..
Tamamı 4.7.2020

Batmaz'ın Yakınlarının Fetö davası

04.07.2020 16:47 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde bulunduğu belirlenen örgütün 'sivil imamı' Kemal Batmaz'ın eşi Gonca Batmaz'ın da aralarında bulunduğu 3 sanığın yargılandığı dav..
Tamamı 4.7.2020

Ecevit Üniversitesi Fetö davası

04.07.2020 16:15 Zonguldak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin davada, Bülent Ecevit Üniversitesinde (BEÜ) görevliyken meslekten ihraç edilen 15 akademisyenin yargılanmasına devam edildi. 23 Ha..
Tamamı 4.7.2020

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
44.016.372