Tam
EskidenYeniye
 

Hava Kuvvetlerinde şok tespit

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'nün Hava Kuvvetleri yapılanması hakkında 'Mahrem imamlar' iddianamesi hazırlandı. 76 sivil 'mahrem imam' ile örgüt üyesi 81 askeri personelin, 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 15'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları isteniyor. İddianamede terör örgütünün, Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı yapılanmasını çok ciddiye aldığı vurgulanıyor, son yıllarda F-16 pilotu olan subayların neredeyse tamamının örgüt üyesi oldukları tespiti yapılıyor. İddianamede, mahrem yapının içindeki her askerin rütbesi ne olursa olsun ortak adının 'öğrenci olduğu belirtilerek, birim yapının şeması da ayrıntılı şekilde yer aldı. İşte FETÖ'nün TSK'daki yapılanması olan birim yapılanmasının terminolojisi: 'Müdür, Müdür Yardımcısı, Belge Enformasyon Yöneticisi (BEY), Bilgin, Öğretmen, Gezici, Serrehber, Eğitim Danışmanı, Serdoktor, Doktor, Gözcü, Arama/Tarama Mesulü, O3-L3 Mesulleri, Ümit Mesulü, İzdivaç Mesulü'.

Önceki haber title=Sonraki haber

23.03.2017 17:54 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'nün Hava Kuvvetleri yapılanması hakkında şok tespitler içeren 'Mahrem imamlar' iddianamesi hazırlandı.

23 Mart'taki gelişmeye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığına ilişkin mahrem yapılanması ve örgüt üyesi Hava Kuvvetleri Komutanlığı personeli hakkında "Mahrem imamlar" iddianamesi tamamlandı.

İddianamede Fetullah Gülen'in Akın Öztürk'ün eşine saat gönderdiği bilgisi yer alıyor. Yine iddianamede Gülen'in Hillary Clinton'a, Clinton'un da Gülen'e övgüler dizdiği yazılı.

İddianamede, 76 sivil "mahrem imam" ile örgüt üyesi 81 askeri personelin, 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 15'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi.

PİLOTLARIN NEREDEYSE TAMAMI ÖRGÜT ÜYESİ

İddianamede terör örgütünün, Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı yapılanmasını çok ciddiye aldığı vurgulanarak son yıllarda F-16 pilotu olan subayların neredeyse tamamının örgüt üyesi oldukları tespiti yapıldı.

YAPILANMAYA BAĞLI GRUPLAR

Terör örgütünün özellikle Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki "mahrem yapılanması" gözler önüne serilen iddianamede yapılanmanın, komutanlığın Ankara bölge sorumlusu altında bir müdürü, bu müdüre bağlı müdür yardımcıları, müdür yardımcılarına bağlı öğretmen gruplarının bulunduğu saptandı.

"PANİK BUTON"UNA BASINCA TÜM HAFIZA SİLİNİYOR

İddianamede, örgütün 2014 yılından itibaren örgütsel faaliyetlerde kullanılmak üzere akıllı telefonlar ve tabletler kullandığı belirtilerek şu ifadeler yer aldı: "Bu telefon ve tabletlerde data hatların kullanılmaya başlandığı, son zamanlarda Müdürlerin iletişimi tamamen tabletler üzerinden yaptıkları, ayrıca sadece müdürlerin kullandığı tablet ve telefonlara “panik buton" adında bir uygulama yüklendiği belirlendi. Bu butona basınca cihazın tüm hafızasının silindiği ve bir daha bilgilerin geri getirilemediği tespit edildi.

MÜDÜRLER "SHU" ADLI PROGRAMI KULLANIYOR

Müdürlerin bir dönem "shu" adlı programı kullandıkları, bu program üzerinden hiçbir konuşmayı şifrelemeden çok rahatça konuştukları, her şeyi alenen açık açık birbirlerine anlatıp bilgi paylaşımı yaptıkları anlaşıldı. Daha alt kadrodaki örgüt elemanlarının ise bylock, tango, kakao talk, eagle, tik tok, Skype, ovo gibi sosyal medya mesajlaşma programlarını kullandıkları, bu ismi belirtilen programların ikonları aynı görünmekle beraber içeriği örgüt tarafından kodlanmış özel programlar olduğu, ayrıca kullanılan bütün bilgisayar, tablet ve telefonlarda VPN programları kullanıldığı, VPN'yi çalıştırmadan belirtilen mesajlaşma programların çalışmadığı, Müdürlerin özel VPN programlarını kullanırken müdür yardımcıları ve öğretmenlerin ise tunnel bear, golden frock, hotspot gibi VPN programları kullandıkları belirlenmiştir."

ÖRGÜTÜN FİŞLEME DOSYALARI

Mahrem yapının fişlemeleri de iddianameye girdi. Buna göre örgüt birim içinde, 'Örgüt elemanlarının fişlenmesi', 'Çalışan öğrenci örgüt elemanlarının fişlenmesi', 'Okuyan öğrenci örgüt elemanlarının fişlenmesi', 'Tüm muvazzaf kara kuvvetleri personelinin fişlenmesi', 'Tüm okuyan öğrencilerin fişlenmesi', 'İzdivaç adaylarının fişlenmesi', 'Hedef durumda olan TSK personelinin fişlenmesi' başlıkları altında kişiler hakkında geniş bir bilgi ağı kurdukları ve bilgileri farklı dosyalarda muhafaza ettikleri belirtildi. Buna göre;

Mavi Dosya : "İçeriğinde örgüte mensup öğrenci personelin bilgilerini ihtiva eder".
Gri Dosya : "Örgüte mensup olan veya olmayan tüm ordu mensuplarının bilgilerini ihtiva eder".
Ümit Dosyası: "Örgütle irtibatı azalan ve durumu örgüt tarafından menfi kabul edilen şahısların listesini içerir"

İddianamede bu dosyaların kullanımı da şu şekilde anlatıldı: "Gri, mavi ve ümit dosyaları tek tek açılabileceği gibi birbiri ile senkronize bir biçimde de açılabilen dosyalardır. Tek tek açılması durumunda mesela bir gri dosya tek başına açıldığında örgüte mensup olan/olmayan personel/öğrenci bilgileri ekrana çıkmaktadır. Buradaki bilgiler genel bilgilerdir. Aile bilgilerini, ikamet bilgilerini, tayin yerlerini, aktif görev yerini içeren ve daha çok şahsi bilgiler bazında sisteme işlenen fişleme verilerini ihtiva etmektedir. Fakat gri dosya mavi dosya ile senkronize edilerek açıldığında örgütün kişi hakkındaki detaylı fişleme bilgilerine ulaşılabilmektedir. Detaylı bilgilerden kasıt örgüte bağlılık, husumet derecesi, zaafları, hakkında örgüt tarafından yapılan yorum ve benzeri tüm detaylara ulaşılması mümkündür."

MAHREM YAPININ İŞLEYİŞİ

İddianamede, FETÖ'nün Örgüt için en önemli kurumlar olan TSK, Emniyet, MİT ve yargı organlarına yerleştirilecek öğrenciler Talebe İmamları tarafından belirlenerek ve durumlarına göre sınıflandırılarak o yönde yetiştirildiği anlatılarak, mahrem yapının işleyişi şu şekilde verildi:
"Birim, FETÖ'nün askeri yapılanmasıdır. Her askeri kuvvetin (Kara, Hava, Deniz, Jandarma) başında bir sorumlunun bulunduğu, onların altında Türk Silahlı Kuvvetlerinin (Hava Kuvvetleri Komutanlığı) yerleşimine göre ayarlanmış olan bölge temsilcilerinin yani bölge sorumluların bulunduğu, Temsilcilerin altında müdürlerin bulunduğu, duruma yani personel (öğrenci) sayısına göre müdürlerin sayısının da değiştiği, müdürlerin altında ise müdür yardımcılarının bulunduğu, Müdür yardımcılarının altında ise öğretmenlerin bulunduğu, bu şekilde isimlerin kullanılma amacının ise dikkat çekmemek için olduğu, kural olarak Öğretmenlerin onların altında bulunan askeri personel ile ilgilendikleri (üst rütbeli veya kritik görevdeki subaylar ile duruma göre müdür yardımcısı, müdür yada bölge sorumluları ilgilenmektedir), görüşmeler yaptıkları, askeri personelin ortak adının 'Öğrenci' olduğu, örgütün eğitimlerini sağlamak veya soruları ele geçirmek ve benzeri yöntemlerle orduya sızdırdığı / sızdıracağı şahıslarla ilgili izlediği yol ve yöntemleri belirlediği, ordudan tasfiye edilmesi istenen karşıtları tespit ve tasfiye argümanlarını topladığı ve orduyu kontrol altında tutmaya çalıştığı yapıdır."

RÜTBESİ NE OLURSA OLSUN ASKERİN ORTAK İSMİ ÖĞRENCİ

İddianamede, mahrem yapının içindeki her askerin rütbesi ne olursa olsun ortak adının 'öğrenci olduğu belirtilerek, birim yapının şeması da ayrıntılı şekilde yer aldı. İşte FETÖ'nün TSK'daki yapılanması olan birim yapılanmasının terminolojisi: "Müdür, Müdür Yardımcısı, Belge Enformasyon Yöneticisi (BEY), Bilgin, Öğretmen, Gezici, Serrehber, Eğitim Danışmanı, Serdoktor, Doktor, Gözcü, Arama/Tarama Mesulü, O3-L3 Mesulleri, Ümit Mesulü, İzdivaç Mesulü"

BİRİM YAPILANMASINDA BİLGE ADAM KAVRAMI

İddianamede, birim yapılanmasında önemli bir yer alan 'Bilge Adam' kavramı şu şekilde açıklandı. "Bilgin Türk Silahlı Kuvvetlerine sızdırılan örgüt mensupları vasıtasıyla örgüte karşı personelin fişleme bilgilerini temin eden ve bu bilgiler üzerinden örgüt mensuplarına yer/pozisyon açmak, örgüt karşıtlarını tasfiye etmek amacı ile isimsiz mektup, e-posta, twitter gibi yollarla TSK ve BİMER tarafından bilinir hale getirmek amacıyla çalışan bir örgüt mensubudur. Aynı zamanda 'Bilgin' denilen örgüt mensubu örgüt içinde kullanılan iletişim sistemlerinin güncel kullanım biçimi ve sosyal medya üzerinden algı oluşturma amacına yönelik olarak takip edilecek sosyal medya hesaplarını belirleme görevi de bilgin tarafından icra edilmektedir."

FETULLAH GÜLEN AKIN ÖZTÜRK'ÜN EŞİNE DE SAAT GÖNDERMİŞ

İddianamede şüpheli olarak yer almayan ancak hakkında farklı soruşturmaların yürütüldüğü belirtilen eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk'ün 'ün adı iddianamenin birçok yerinde geçiyor. Bir şüphelinin verdiği ifadede, Akın Öztürk şu şekilde geçiyor:" Murat Kara'nın koordinesinde Müdür Yardımcılarının katılımı ile yapılan bir toplantıda Kamil (K) Kemal Alkan kendisinin ilgilendiği bir subay hanımına Fetullah GÜLEN tarafından saat gönderildiğini, bu subay eşinin aynı saati 'Büyük Patron'un eşinde de gördüğünü söylediğini, bu sohbet üzerine Murat Kara'nın Kemal Alkan'a 'keşke bunları burada paylaşmasaydın deşifre ettin, iyi olmadı' şeklinde bir söylemde bulundu, orada bulunan herkes bu söylem üzerine gülümsedi. Burada Büyük Patron olarak geçen kişinin Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk olduğunu tahmin ediyorum."

ANKARA AKINCI 4.ANA JET ÜS KOMUTANLIĞI MÜDÜRÜ

İddianamede, darbe girişiminin üslerinden biri olan Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'nın mahrem yapı içerisindeki müdürünün, tanık ifadesine dayandırılarak Selim (K) kod adlı Murat Kara olduğu belirtildi. Murat Kara'nın, üssün tamamındaki subaylardan sorumlu sivil imam olduğu, ilk etapta iki yardımcısı, daha sonra da yardımcı sayısının 4'e çıktığı ve bir dönem de Muhsin kod adını kullandığı anlatıldı.

CLİNTON GÜLEN'E, GÜLEN DE CLİNTON'A İLTİFAT ETMİŞ

Yine aynı tanığın ifadesinde Murat Kara'nın kendi evinde Müdür Yardımcılarıyla yaptığı bir toplantıda, kendilerine hitaben, "Fetullah Gülen ile Hillary Clinton'ın aralarının iyi olduğundan bahsederek, Hillary Clinton'ın Fetullah Gülen'e hitaben 'Dünyada çok belirgin değilsiniz, ancak dengeleri değiştirebilecek güçtesiniz, fark edilmeyecek bir gücünüz var' diye iltifat ettiğinde Fetullah Gülen'in de Clinton'a 'Asıl dünyadaki tüm dengeleri değiştiren Amerika'dır' şeklinde iltifatlarda bulunduğunu söylemişti" dediği belirtildi.

HAKAN KARAKUŞ FİLODAKİ SUBAYLAR ARASINDA SEVİLMEZDİ

İddianamede, bir şüphelinin ifadelerinde ise Akın Öztürk'ün damadı Kurmay Yarbay Hakan Karakuş'un adı geçiyor. Şüphelinin ifadesi şöyle: "İbrahim Aygün Hava Pilot Kurmay Yüzbaşı'dır. Kod ismini hatırlamıyorum. Eşi hemşiredir, geliş gidişleri düzenlidir. Kurmay Yarbay Hakan Karakuş ile arasının hiç iyi olmadığını söylerdi. Murat Kara, Hakan Karakuş'tan aldığı bilgiye göre İbrahim Aygün'ün uçuşunun iyi olmadığını vb. sebeplerden dolayı pilotlukta başarılı biri olmadığını söylüyordu. İbrahim Aygün ile Hakan Karakuş arasında sürekli problemler tartışmalar olduğunu İbrahim Aygün bana anlatırdı. Ayrıca İbrahim Aygün, Hakan Karakuş'un filodaki bütün subaylar tarafından sevilmediğini ve kayınpederi Akın Öztürk sayesinde bulunduğu konuma geldiğini söylerdi. İbrahim Aygün, psikolojisinin Hakan Karakuş tarafından sürekli bozulduğunu söylerdi."

Mahkemeye gönderilen iddianamenin kabul edilmesi halinde şüpheliler, 'Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme', 'Cumhurbaşkanına Suikast Girişimi', 'TBMM'yi Ortadan Kaldırmaya ve Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme', 'Cumhuriyeti ve Hükümeti Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme', 'Silahlı Terör Örgütü Kurma ve Yönetme', 'Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma' suçlamalarıyla 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacaklar.

ÖRGÜT ANKARA YAPILANMASINI İKİYE AYIRMIŞ

FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki mahrem yapılanması ve örgüt üyesi askerler hakkında hazırlanan iddianamede, FETÖ'nün Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığına büyük önem verdiği, son yıllarda F-16 pilotu subayların büyük kısmının örgüt üyesi olduğunun tespit edildiği belirtildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunda görevli savcı Müslüm Canbolat tarafından FETÖ'nün Hava kuvvetleri Komutanlığındaki "mahrem imamları" ve örgüte üye askeri personeller hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma sonucunda hazırlanan 596 sayfalık iddianamede, 76'sı "mahrem imamı", 81'i askeri personel olmak üzere toplam 157 kişi şüpheli olarak yer aldı.

İddianamede, FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisindeki uzantıları tarafından gerçekleştirilen 15 temmuz darbe girişimi sonrasında başlatılan operasyonlar sonucunda alınan ifadeler, elde edilen bilgi ve belgeler ışığında yapılan çalışmalarda önemli bilgiler tespit edildiği belirtilerek şunlar kaydedildi:

"Örgütün Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil yapılanmanın dışında farklı bir yapılanmaya gittiği, tamamen hücre çalışması yapılarak, birbirinden habersiz ve bağımsız üniteler oluşturulduğu, bu ünitelerin de sivil abilerin/imamların sorumluluğunda üst düzey kuvvet komutanları (general, albay, yarbay, binbaşı gibi), subaylar (teğmen, üsteğmen, yüzbaşı gibi) ve astsubay gruplarından oluştuğu, örgütün Hava Kuvvetleri Komutanlığının Ankara bölgesi yapılanmasını ikiye ayırdığı, Ankara 1. Bölge ve Ankara 2. Bölge olarak bir düzenleme yaptığı, Ankara 1. Bölgede Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığı, Ankara Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, Ankara Hava Lojistik Komutanlığı, Ankara 11. Üs Komutanlığı/Etimesgut Hava Hastanesi, Kayseri 12. Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığının bulunduğu tespit edilmiştir."

"SON YILLARDA F-16 PİLOTU OLAN SUBAYLARIN ÇOĞU FETÖ MENSUBUDUR"

Bazı şüphelilerin ifadelerinden Akıncı 4. Ana Jet Üssü Komutanlığında pilot olarak görev yapan örgüt üyelerinin darbe girişimi öncesi Ankara'da olmaları yönünde talimat verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. İddianamede, "Örgütün Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı yapılanmasının çok ciddiye alındığı, bu üs komutanlığında jet pilotları içerisinde en üst nokta olduğu kabul edilen F-16 pilotu yetiştirilen tek eğitim filosu olan 143. Filonun (Öncel Filo) bulunduğu, yine F-16 pilotlarının bulunduğu, bu nedenle örgütün bu üs komutanlığına çok önem verdiği, yapılanmanın bu üs komutanlığında büyük bir gizlilik içerisinde yürütüldüğü, örgüt adına faaliyet yürüten sivil abiler/imamlar ile kendi ders/sohbet grupları içerisinde bulunan subayların kesinlikle kod isim kullandıkları, gerçek isimlerini kullanmadıkları, daha çok farklı bir örgüt mensubunun kiraladığı evlerde örgütsel toplantıların yapıldığı, toplantılarda cep telefonlarının kullanılmadığı ya da şahıslar tarafından kendi ikametlerinde açık bir şekilde bırakıldığı, son yıllarda örgütün jet uçağı pilotu olacak subayların belirlenmesinde etkisinin üst seviyelerde olduğu, Hava Harp Okulundan mezun olan subayların İzmir Çiğli'de bulunan Uçuş Okulunda eğitimleri sırasında sırasıyla 123. Filo (başlangıç uçuş eğitimi), 122. Filo (temel uçuş eğitimi) ve 121. Filoda eğitim aldıkları, bu aşamada örgüt üyesi olmayan subayların yıldırma, eğiticiler tarafından düşük not verilme ve benzeri yöntemlerle jet pilotu olmalarının engellendiği, bu aşamalardan başarı ile geçen personelden alınan tercih formları ve başarı sıralamalarının jet pilotu olmak için baz alındığı, örgüt tarafından örgüt üyesi subaylardan jet pilotu olmak istemeyenlerin bu tercihlerinin kabul edilmediği, tercihlerini jet pilotu olmak şeklinde yapmalarının istendiği, F-16 pilotluğu eğitimi/kursu için bu üsse gelen subayların büyük bir bölümünün Hava Harp Okulundan itibaren titizlikle elemeye tabi tutularak örgüt tarafından belirlendiği, örgütün onay vermediği kişilerin F-16 pilotu olamadıkları, (son yıllarda F-16 pilotu olan subayların büyük çoğunluğunun FETÖ terör örgütü üyesi oldukları, istisnai olarak örgüt üyesi olmamasına rağmen F-16 pilotu olan subayların ise örgütün kendi kadrolarının yetersiz olması ya da bu subayların kişisel başarı ve ilişkileri nedeniyle örgüt tarafından konulan engelleri aşmalarının etkili olduğu) 2013-2014-2015-2016 yıllarında Akıncı 4. Ana Jet Üssüne F-16 pilotluğu eğitimi için gelen tüm kursiyer sayısı ve örgüte bağlı kursiyer sayıları karşılaştırıldığında son yıllardaki kursiyerlerin neredeyse tamamının örgüt üyesi oldukları, bu bağlamda son yıllarda F-16 pilotu olan subayların neredeyse tamamının örgüt üyesi oldukları, örgütün 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen başarısız darbe girişiminde F-16 (ya da diğer jet uçaklarının) pilotu olan üyelerinin çok küçük bir bölümünü kullanmadığı tespit edilmiştir" denildi

TABLET VE TELEFONLARA PANİK BUTONU

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki mahrem yapılanması ve örgüt üyesi askerler hakkında hazırlanan iddianamede, her komutanlığın bir müdürünün bulunduğu, bu müdüre bağlı müdür yardımcıları, müdür yardımcılarına da bağlı öğretmen gruplarının bulunduğu belirtildi. Ayrıca, sadece müdürlerin kullandığı tablet ve telefonlara "panik buton" adında bir uygulama yüklendiği, bu butona basınca cihazın tüm hafızasının silindiği ve bir daha bilgilerin geri getirilemediği vurgulandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunca FETÖ'nün Hava kuvvetleri Komutanlığındaki "mahrem imamları" ve örgüte üye askeri personel hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma sonucunda hazırlanan 596 sayfalık iddianamede, 76'sı "mahrem imamı", 81'i askeri personel olmak üzere toplam 157 kişi şüpheli olarak yer aldı. İddianamede, örgütün mahrem hizmetlerini yürüten müdür, müdür yardımcıları ve öğretmenlerin yapısı hakkında bilgiler verildi.

HER KOMUTANLIĞA BİR "MÜDÜR" ATANMIŞ

Her komutanlığın bir müdürünün bulunduğu, bu müdüre bağlı müdür yardımcıları, müdür yardımcılarına bağlı öğretmen gruplarının bulunduğu, müdür yardımcılıklarının 4-7 arasında, öğretmenlerin ise 2-6 kişilik gruplardan oluştuğu belirlendi. Müdürlerin tüm sorumluluk bölgesini denetleme ve kontrol etme yetkisinin bulunduğu, müdür yardımcılarının haftalık toplantılar düzenlediği, bu toplantılara tüm öğretmenlerin katıldığı, öğretmenlerin öğrenci subaylardan aldığı aidat (himmet) ve bilgileri müdür yardımcısına verdiği, öğretmenlerin her ay bulundukları örgüt evlerinde yarım gün kamp yaptıkları, okulların yarıyıl tatili dönemlerinde 5, yaz tatillerinde ise en az 7 gün kamp yapıldığı, kamplara müdür yardımcılarının da katıldığı ve sorumluluğun bunlarda olduğu, bu kampların yapılış sebebinin, öğretmenlerin maneviyatının ve motivasyonunun artırılması olduğu, zaman zaman il dışı kamp programlarının da yapıldığı tespit edildi.

MAHREM İŞLER BİRİMİNDE GİZLİLİK ÜST DÜZEYDE

İddianamede, örgüt içerisinde özellikle mahrem işler biriminde tedbirin her zaman üst düzey olduğu, bu nedenle kod isim kullanma zorunluluğunun bulunduğu, deşifre olunmaması için her türlü gizlilik faaliyetini yürütüldüğü vurgulanarak şunlar kaydedildi: "Toplantıya katılan sorumlu düzeydeki şahıslarda kırmızı ve mavi kodlu iki ayrı SD kartı ile üçüncü bir kartın daha bulunduğu; kırmızı kodlu olanında askerlerin telefon numaraları ve görev yaptıkları yerlerle alakalı yazdırdıkları gündemler ile örgüt tarafından onlara iletilen gündemlerin bulunduğu, Mavi kodlu kartta askerlerin kod isimleri ile çetelelerinin olduğu, bu çetelelerde haftalık kaç gün geldiği, kaç sayfa Kur'an, meal, cevşen, oruç, dua kitabı okuduğu, teheccüt kıldığı, ne kadar sadaka, aidat, kurban ayı ise kurban verip vermediği, yatılı program yapıp yapmadığı, verilen CD'nin açılıp açılmadığı gibi bilgilerin bulunduğu, ayrıca müdür tarafından müdür yardımcılarına, müdür yardımcılarının da öğretmenlere verdiği sohbet konularının olduğu, bu sohbet konularının genellikle Fetullah Gülen'in yazılarından ya da örgütün üst düzey abilerinin köşe yazıları, röportajlar gibi şeylerden oluştuğu, üçüncü kartın ise sadece bilgisayarı açıp kullanabilmek için sistem denilen Linux tabanlı programı çalıştırmak için bulundurulduğu, kullandıkları laptop bilgisayarların hiç birinde HDD bulunmadığı, bu nedenle sistemi açabilmek için bu kartı abilerin yanlarında taşıdıkları tespit edilmiştir."

OYUN CD'Sİ GÖRÜNÜMLÜ FETULLAH GÜLEN SOHBETLERİ

İddianamede, sohbete gelen askerlere dağıtılan CD'lerin olduğu, bu CD'lerin oyun CD'si olarak göründüğü ancak bu CD'lerin içerisinde şifrelenmiş vaziyette bulunan Fetullah Gülen'e ait videolar, Kur'an-ı Kerim meali gibi şeylerin bulunduğu, CD'yi herhangi bir bilgisayara takıp bakıldığında içerisinde oyun programı olduğunun görünmesinden dolayı bunu yakalamanın çok zor olduğu tespiti yapıldı. İddianamede, "CD'yi açmaya çalışıldığında da oyun açıldığı, ancak belli bir süre mevcut görüntüyü izledikten sonra karşınıza şifre çıktığı, sistemin bu şifreyi girdikten sonra tekrar başka bir sayfaya geçip tekrar 64 haneli farklı bir şifre istediği, şifreyi açınca aranan her şeyin o CD içerisinde bulunabildiği, bir örgüt mensubunun izlemesi veya görmesi gereken her şeyin bu şekilde şifrelendiği, bu şifreleme işlemini yapan özel bir ekibin bulunduğu, bu ekibin sürekli bu şifreleme işlemlerini geliştirmek için çalışmalar yaptığı, yani bilmeyen biri için bir oyun CD'si gibi görünen dijital materyalin, aslında örgüt tarafından şifrelenmiş ve elamanlarına servis edilmiş örgütsel bilgiler içeren CD olduğu tespit edilmiştir" ifadelerine yer verildi.

Her öğretmende örgüt adına kullandıkları başkalarının adına kayıtlı cep telefonu bulunduğu, bu telefonların eski telefonlardan oluştuğu kaydedildi. Bu telefonların öğretmenlerin kendi aralarında ve müdür yardımcısı ile haberleşmesi için istisna olarak da müdürle iletişim kurmak için kullanıldığı aktarılarak, öğretmenlerin kullandığı telefon numaralarının öğrencilere yani subaylara verilmesinin kural olarak söz konusu olmadığı, istisnai olarak öğretmen ile öğrenci arasındaki kişisel ilişkiden kaynaklı olarak bu kuralın ihlal edilerek numaranın öğrenciye verilmesi halinde öğrencilerin bu telefonları marketlerde veya büfelerde bulunan kontörlü telefonlardan aradıkları, nadir olarak da "şarjım bitti" bahanesiyle, taksiciden, vatandaştan yardım alarak onların telefonlarını kullanmak suretiyle irtibat kurdukları kaydedildi.

İddianamede, "Müdür yardımcılarında ise bu telefonun yanında ayrıca yine başkaları adına hat takılı bir tabletin bulunduğu, bu tablette örgüt tarafından kullanılan internet tabanlı kriptolu haberleşme programlarının bulunduğu, müdür yardımcılarının kendi aralarında haberleşmelerinin ve müdürleri ile haberleşmelerinin bu tablet içerisinde kurulu programlar ile sağlandığı, ayrıca müdür yardımcılarının birinde ise buna ilave olarak bir telefon daha bulunduğu, bu telefon ile askeri kanatta bulunan öğrencilerin okul, dershane, izdivaç gibi ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla örgütün diğer sivil kanadı ile irtibat kurduğu, daha çok izdivaç konusunda ağırlıklı görüşmeler yapıldığı" tespitlerine yer verildi.

MÜDÜRLERE "PANİK BUTON" UYGULAMASI

2014 yılından itibaren örgütsel faaliyetlerde akıllı telefonlar ve tabletler kullanıldığı, bu telefon ve tabletlerde data hatların kullanılmaya başlandığı ve son zamanlarda müdürlerin iletişimi tamamen tabletler üzerinden yaptıkları ifade edildi. Sadece müdürlerin kullandığı tablet ve telefonlara "panik buton" adında bir uygulama yüklendiği, bu butona basınca cihazın tüm hafızasının silindiği ve bir daha bilgilerin geri getirilemediği vurgulandı. İddianamede, müdürlerin bir dönem "shu" adlı program kullandıkları, bu program üzerinden hiçbir konuşmayı şifrelemeden çok rahatça konuştukları, her şeyi alenen açık açık birbirlerine anlatıp bilgi paylaşımı yaptıkları, tabletlerde özel mesajlaşma programlarının kullanıldığı yer aldı. Daha alt kadrodaki örgüt elemanlarının ise ByLock, Tango, Kakao Talk, Eagle, Tik tok, Skype, Ovo gibi sosyal medya mesajlaşma programlarını kullandıkları bilgisi verilerek, bu ismi belirtilen programların ikonlarının aynı görünmekle beraber içeriği örgüt tarafından kodlanmış özel programlar olduğu, ayrıca kullanılan bütün bilgisayar, tablet ve telefonlarda VPN programları kullanıldığı, VPN'yi çalıştırmadan belirtilen mesajlaşma programların çalışmadığı, müdürlerin özel VPN programlarını kullanırken, müdür yardımcıları ve öğretmenlerin ise tunnel, bear, golden frock, hotspot gibi VPN programları kullandıkları kaydedildi.

İTİRAFLARDA BULUNAN KİŞİ, ETKİN PİŞMANLIK GEREĞİ SERBEST BIRAKILDI

İddianamede, şüpheli Pilot Yarbay Bilgehan Bülbül'ün Ankara 11. Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı'nda görev yaparken, komutanlığın 'müdürü' olan 'Enes' kod Ertuğrul Akkaya ile irtibatı bulunduğu, pilot eşi Yarbay Nail Bülbül'ün de 'Kamil' kod Kemal Alkan'a bağlı faaliyet yürüttüğü iddia edildi. İki şüphelinin de 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan 7.5 yıldan 15'er yıla kadar hapsi istendi. Orduda ilk kadın general adayı olan Yarbay Bilgehan Bülbül, özel kaleminde görev yaptığı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın Kardak kayalıklarında 29 Ocak'ta yaptığı ziyarette yer almış, ardından gözaltına alınıp serbest kalmıştı.

TRT UZMANI, AKINCI ÜSSÜ'NDE 'ÖĞRETMEN'

İddianamede, şüphelilerden firari Hakan Malkoç'un son olarak TRT'de uzman olduğu, KHK ile ihraç edildiği, bir dönem HSYK'da çalışan memurlardan sorumlu olduğu iddia edildi. İddianamede Malkoç'un, Akıncı Üssü'nün örgütsel anlamda, "müdür yardımcısı" Salih kod Ufuk Işık'ın sorumluluğunda, "öğretmen" olarak faaliyet yürüttüğü, "Osman" kod adını kullandığı, TSK'ya sızmış örgüt üyeleri ile toplantılar yaparak talimatları ilettiği öne sürüldü. İddianamede, Akıncı Üssü'nün örgütsel anlamda müdürünün firari Murat Kara olduğu, "Selim" ve "Muhsin" kod isimlerini kullandığı belirtildi.

O VİLLAYI KİRALAMIŞTI

İddianamede, Hava Kuvvetleri imamı olduğu iddia edilen firari Adil Öksüz'ün Ankara'da darbe toplantılarını yaptığı tespit edilen villayı kiralayan firari şüpheli Serkan Aydın'ın, Kara'ya bağlı olarak müdür yardımcısı olarak faaliyet yürüttüğü, buradan "Bülent" kod Nebil Ekiz'in yerine Ankara Hava Lojistik Komutanlığı'nda örgütsel anlamda en üst statü olan müdür pozisyonunda görev yaptığı anlatıldı. İddianamede, Aydın'ın, villayı kiralayan Empati danışmanlık şirketiyle de yönetici ve ortaklığı bulunduğu kaydedildi. İddianamede, 15 Temmuz'da TBMM'yi bombalayan F-16 pilotu Kurmay Binbaşı HASAN Hüsnü Balıkçı'nın da cezalandırılması istendi.

'MEYVESİNİ ALACAKSINIZ'

İddianamede, FETÖ'nün mahrem yapılanmasında yer aldığı iddia edilen subaylarla ilgili itiraflarda bulunan Ufuk Işık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uyarınca takipsizlik kararı verildiği belirtildi. Işık'ın ifadesinde, YAŞ üyesiyken 15 Temmuz sonrasında tutuklanan Akın Öztürk'le ilgili şunları anlattığı kaydedildi:

"... Selim-Muhsin (K) Murat Kara'nın koordinesinde Müdür Yardımcılarının katılımı ile yapılan bir toplantıda Kamil (K) Kemal Alkan kendisinin ilgilendiği bir subay hanımına Gülen tarafından saat gönderildiğini, bu subay eşinin aynı saati Büyük Patron'un eşinde de gördüğünü söyledi, bu sohbet üzerine Murat Kara'nın 'keşke bunları burada paylaşmasaydın deşifre ettin, iyi olmadı' şeklinde söylemde bulundu, orada bulunan herkes bu söylem üzerine gülümsedi. Burada Büyük Patron olarak adı geçen kişinin Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk olduğunu tahmin ediyorum. Yine aynı toplantıda Kara, Öztürk ile ilgili olarak 'Zamanında Akın Paşa yabancı bir pilot ile ilgilenmiş.

Bu pilotun Türkiye'de görev yaptığı dönemde de Akın Paşa kendisine yakınlık göstermiş. Pilot çok başarılı olduğundan onu terfi ettirmemişler ve bulunduğu yerde görevine devam ettirmişler' şeklinde söyleyerek, bizlerin ve subayların bu tür davranışlar sergilememizi ve bunun meyvesini mutlaka bu örnekte de söylediği gibi alabileceğimizden bahsetti."

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca tamamlanan iddianamede, örgütün "mahrem hizmetlerini" yürüten yapısına ilişkin tespitlere yer verildi.

"Mahrem hizmet"in, devletin en kritik ve operasyonel birimlerine sızarak örgüt hesabına yürütülen hizmetleri ifade ettiği belirtilen iddianamede, örgüt adına kadrolaşmanın abinin veya imamın emrine göre organize hareket etmekten ve örgüt amacına yönelik verilen görevleri ifa etmekten ibaret olduğuna işaret edildi.

İddianamede, mahrem hizmetlerde, örgüt elebaşı Fetullah Gülen veya örgütün üst yönetim katından gelen talimatlara, doğruluğunu veya akla uygunluğunu, dini, hukuki, ahlakiliğini "sorgulamadan yerine getirecek", "mutlak itaat ve teslimiyet" gösteren özel seçilmiş örgüt mensuplarının kullanıldığı bildirilen iddianamede, genellikle çocuk yaşta örgüte kazandırılmış, örgütsel ideolojiye uygun olarak yetiştirilmiş, örgüt içerisinde özellikle ışık evleri çerçevesinde çeşitli görevler almış şahısların mahrem hizmetlerde kullanıldığı vurgulandı.

"Operasyonel gücünü TSK, yargı, emniyet, mülkiye ve MİT'ten alıyordu"

"Mahrem yapı tarafından kontrol altında tutulan ve yönetilen Türk Silahlı Kuvvetleri yapılanması, Emniyet ve MİT yapılanması ile birlikte örgütün silahlı kanadını oluşturmaktadır." denilen iddianamede, örgüt dilinde mahrem yerlerin askeri liseler, harp okulları ve GATA dahil bütün Türk Silahlı Kuvvetleri, polis kolejleri ile Polis Akademisi dahil emniyet teşkilatı, Adalet Akademisi, HSYK, tüm hakim ve savcılar olmak üzere yargı teşkilatı, MİT, kaymakamlar, valiler ve TİB, ÖSYM, TÜBİTAK gibi özel kurumlar olduğu kaydedildi.

Örgütün asıl operasyonel gücünü TSK, yargı, emniyet, mülkiye, MİT gibi kurumlardaki yapılanmasından aldığı, gerek 17-25 Aralık öncesi ve sürecinde yapılan operasyonel faaliyetler, gerekse 15 Temmuz darbe girişiminin planlama ve uygulamasının bu özel hizmet birimleri tarafından yürütüldüğü anlatıldı.

FETÖ/PDY'nin "özel hizmet birimlerinde" hücresel yapılanmasının söz konusu olduğunun altı çizilen iddianamede, bu birimlerin deşifre olmasını önlemek için uygulanan hücresel yapılanmada bir örgüt mensubunun en fazla bir üst sorumlusunu ve bir altında bulunan örgüt mensubunu tanıdığı, kendisiyle aynı kurumda çalışan örgüt üyesini bile özel ve istisnai durumlar hariç tanımadığı tespitine yer verildi.

TSK, emniyet, MİT ve yargı organlarına yerleştirilecek öğrencilerin talebe imamları tarafından belirlendiği, durumlarına göre sınıflandırılarak o yönde ders çalışmalarının sağlandığı, bu öğrencilerin normal öğrenci evlerinden alınarak, sadece mahrem hizmetlerde kullanılan evlere yerleştirildiği ve bu öğrencilerin kod isim verilerek özel derslere tabi tutulduğunun belirlendiği kaydedilen iddianamede, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Örgütün mahrem yapısı tarafından ele geçirilen Askeri Liselere Giriş ve Polis Koleji Giriş sınav soruları, talebe imamları aracılığıyla bu okullar için hazırlanan öğrencilere verilerek (dini ve ahlaki kurallarla bağdaşmayacak şekilde bu özellikleri örgütün öğrettiği şekilde gelişmiş/zayıflatılmış öğrencilere kutsal kitap Kur'an a el bastırılıp yemin ettirilmek suretiyle) ezberletilmekte ve sınavlarda başarılı olmaları sağlanmaktadır. Bu okullara giriş için yapılan çalışmaların boşa gitmemesi için öğrencilerin sağlık durumları önceden örgüt tarafından incelenmekte ve engel hali bulunmayanlar seçilmektedir. Her şeye rağmen sağlık raporunda bir sorun çıkması halinde ilgili hastanelerdeki örgüt mensupları tarafından uygun raporun verilmesi sağlanmaktadır.

1985 yılında örgüte mensup bazı öğrencilerin askeri liselerden atılması üzerine örgüt tarafından strateji ve sistem değişikliğine gidilerek, askeri liselere ve Polis Kolejine yerleştirilen öğrencilerin, bu okullardaki öğrenimleri süresince de kendilerini bu okullara hazırlayan talebe imamı (Gözcü) tarafından takibi sağlanmıştır. Gözcü sorumlu olduğu öğrenciyi 15 günde bir kez ziyaret etmekte, ziyaret gerçekleşmezse ikinci buluşmanın ne zaman ve nerede gerçekleşeceği mutlak surette belirlenmektedir. Bu görüşmelerle ilgili olarak kesinlikle elektronik haberleşme aracı kullanılmamaktadır."

Örgütün TSK içerisinde farklı bir yapılanmaya gittiği, tamamen hücre tipi, birbirinden habersiz ve bağımsız üniteler oluşturulduğu, bu ünitelerin sivil abilerin/imamların sorumluluğunda üst düzey komutanlar, general, albay, yarbay, binbaşı ve alt rütbede subaylar teğmen, üsteğmen, yüzbaşı ve astsubay gruplarından oluştuğu tespit edildi.

Mahrem hizmetlerin TSK'daki yapılanması

İddianamede, kara, hava, deniz ve jandarma kuvvetlerinin herbirinin başında bir sorumlunun, onların altında komutanlıkların yerleşimine göre ayarlanmış "bölge temsilcileri"nin, temsilcilerin altında "müdürler"in, personel/öğrenci sayısına göre de müdürlerin sayısının değiştiği, müdürler altında da "müdür yardımcıları" ve onlardan sonra gelmek üzere "öğretmenler"in bulunduğu mahrem hizmet yapılanmasında, öğretmenlerin askeri öğrencilerle, üst rütbeli veya kritik görevlerdeki subaylar ile de duruma göre müdür yardımcısı, müdür ya da bölge sorumlularının ilgilendiği kaydedildi.

Askeri personelin ortak adının "öğrenci" olduğu mahrem hizmet yapılanmasında, yapı içinde bulunanların, örgütün eğitimlerini sağlamak veya soruları ele geçirmek, orduya sızdırılacak şahıslarla ilgili yol ve yöntemleri belirlemek, ordudan tasfiye edilmesi istenen karşıtları tespit ve tasfiye argümanlarını toplamak ve orduyu kontrol altında tutmakla ilgili çalışmalar yaptığı anlatıldı.

İddianameye göre, birim yapılanması terminolojisi şöyle:

"Müdür; küçük illerde ildeki askeri yapılanmanın sorumlusu olan, il imamı veya il eğitim danışmanı ile arasında herhangi bir bağ bulunmayan doğrudan temsilciye bağlı olan, büyük illerde belirli bir birlikten sorumlu olan örgüt yöneticisini ifade eder. Her hafta doğrudan bağlı örgüt üyesi askeri personel/öğrenci ile görüşme yapmak, sorunlarını dinlemek, birlik ile ilgili bilgileri almak, yapılacaklar ile ilgili talimatları vermek, bağlı müdür yardımcıları ile toplantı yapmak, onlara doğrudan bağlı örgüt üyesi askeri personel/öğrenci ve öğretmenlerden aldığı bilgi, belge ve paraları (himmet) teslim almak, yapılacaklarla ilgili talimatları vermek, bölge sorumlusu ile toplantı yapmak, müdür yardımcıları tarafından kendisine iletilen bilgi, belge ve paraları aktarmak, astlarına iletilmek için yapılacaklar ile ilgili gerekli talimatları almak, kendisine bağlı müdür yardımcıları ve öğretmenlerin örgüt üyesi askeri personel/öğrenci ile yapmış olduğu görüşmelere düzensiz aralıklarla denetim amacıyla katılmak gibi görevleri vardır.

Müdür yardımcısı; her müdürün altında bağlı öğrenci askeri personel/öğretmen sayısı dikkate alınarak sayıları belirlenen, müdürün talimatlarını yerine getiren, yapı içerisinde faaliyet yürüten şahısların sorunlarını müdüre aktaran ve örgüt adına raporlama yapan kişiyi ifade eder. Her hafta doğrudan bağlı örgüt üyesi askeri personel/öğrenci ile görüşme yapmak, sorunlarını dinlemek, birlik ile ilgili bilgileri almak, yapılacaklar ile ilgili talimatları vermek, bağlı öğretmenler ile toplantı yapmak, onların örgüt üyesi askeri personelden/öğrenci aldığı bilgi, belge ve paraları teslim almak, yapılacaklarla ilgili talimatları vermek, müdür ile toplantı yapmak, öğretmenler tarafından kendisine iletilen bilgi, belge ve paraları aktarmak, astlarına iletilmek için yapılacaklar ile ilgili gerekli talimatları almak, kendisine bağlı öğretmenlerin örgüt üyesi askeri personel/öğrenci ile yapmış olduğu görüşmelere düzensiz aralıklarla denetim amacıyla katılmak gibi görevleri vardır."

"Belge Enformasyon Yöneticisi (BEY)"

İddianamede, "Belge Enformasyon Yöneticisi (BEY)" olarak, öğrencilerden öğretmenlere onlardan da bilginlere aktarılan bilgilerden teyide muhtaç ve araştırılması gerekenlerin detaylı inceleme ve değerlendirmesini yapan kişi, "Bilgin" olarak da yapı içerisinde müdür yardımcısı konumunda olan fişleme ve bilişim işleri ile bizzat ilgilenen örgüt mensuplarının tarif edildiği belirtildi.

Öğretmenlerin de her müdür yardımcısının altında, bağlı öğrenci sayısı dikkate alınarak sayılarının belirlendiği, askeri personel/öğrenci ile "sohbet" adı verilen örgütsel toplantıları yapan, himmet toplayan ve askeri personelden/öğrenci sorumlu olan, onlara örgütün talimatlarını aktaran kişi olarak tarif edildiği iddianamede, öğretmenlerin her hafta kendisine doğrudan bağlı örgüt üyesi askeri personel ile görüşme yapmak, sorunlarını dinlemek, birlik ile ilgili bilgileri, himmetleri almak, yapılacaklar ile ilgili talimatları vermek, müdür yardımcısı ile toplantı yapmak, örgüt üyesi askeri personel tarafından kendisine iletilen bilgi, belge ve paraları aktarmak gibi görevleri bulunduğu kaydedildi.

Mahrem hizmetler yapılanması içerisinde yer alan unsurlardan bazıları da iddianamede şu şekilde anlatıldı:

"Gezici; birim/bölge yapılanması içerisinde birim ile bölge arasındaki koordinasyonu sağlayan örgüt unsurları 'gezici' olarak tabir edilirler. Askeri Okul/Polis Okulu öğrencileri ile ilgili olarak birim bölgeden düzenli olarak rapor alır.

Serrehber; örgüte ait okul ve dershanelerde çalışan öğretmenlerden sorumlu kişiyi ifade eder. Eğitim Danışmanı (E.D); illerde bölge içerisinde yürütülen tüm eğitim faaliyetlerden sorumlu olan ve bu faaliyetleri yöneten kişiyi ifade eder.

Serdoktor; illerde doktorlar ile görüşüp edindiği bilgileri eğitim danışmanlarına raporlayan kişiyi ifade eder.

Doktor; gözcü görevini yürüten birden fazla öğrenci sorumlusunu kontrol ve denetleme görevini yapan örgüt mensupları için kullanılan bir terimdir. Örgüte mensup olan Askeri Okulları ve Polis Okullarını kazanmış olan öğrencileri örgüt adına gözcülük yapan kişiler üzerinden takip eden ve durumları hakkında rapor alan kişiyi ifade eder.

Gözcü; askeri lise ve harp okulundaki örgüt mensubu öğrenciler ile ilgilenen ve her on beş günde bir okul dışında buluşma yapan talebe abisine verilen isimdir.

Arama/Tarama Mesulü(ATM); hem birimde hem de bölgede faaliyet yürüten ATM'ler örgüt mensuplarının üzerlerinde ve evlerinde suç unsuru oluşturabilecek örgütsel bilgi, belge, dijital materyal bulunup bulunmadığının tespitini yapan ve dijital cihazları formatlayarak delilleri ortadan kaldıran örgüt mensuplarıdır.

O3-L3 Mesulleri; asker ve polis yapılması düşünülen 8. ve 12. sınıf öğrencileri ilgilenen örgüt mensuplarıdır.

Ümit Mesulü; örgüt ile irtibatı zayıflayan örgüt mensubunun tekrar örgütle irtibatını sağlamakla görevli örgüt mensubudur.

İzdivaç Mesulü; yapı içerisinde evlilikleri organize eden sorumludur."

- Fişleme personeli: "Bilgin"

FETÖ'nün mahrem hizmetler yapılanmasında "fişleme personeli" olarak çalışanlara "bilgin" denildiği belirtilen iddianamede, "bilgin"lerin TSK'ya sızdırılan örgüt mensupları vasıtasıyla örgüte karşı personelin fişleme bilgilerini temin etmek, bu bilgiler üzerinden örgüt mensuplarına yer/pozisyon açmak, örgüt karşıtlarını tasfiye etmek amacıyla isimsiz mektup, e-posta, twitter gibi yollarla TSK ve BİMER'e ulaşmak ve bu kişileri bilinir hale getirmek amacıyla çalıştıkları belirtildi.

"Bilgin"lerin aynı zamanda örgüt içinde kullanılan iletişim sistemlerinin güncel kullanım biçimi ve sosyal medya üzerinden algı oluşturma amacına yönelik olarak takip edilecek sosyal medya hesaplarını belirleme görevinin de bulunduğu aktarıldı.

Sınavlarda askeri okulları ve polis okullarını kazanan öğrencilerin kazandıkları illerde "gözcü" denilen imamlar vasıtasıyla iki haftada bir düzenli olarak ziyaret edildiği, bu öğrenciler hakkında derlenen bilgiler ve değerlendirmelerin "doktor" denilen görevlilere rapor edildiği belirtilen iddianamede, "doktor"un kendisine raporlanan öğrencinin durumu ile ilgili olarak örgütsel bağlılık seviyesini arttırma, kopma noktasına gelenleri yeniden entegre etme ve örgütsel çerçevede tutma amacına yönelik olarak yapılması gerekenleri "gözcü" denilen imamlara bildirdiği ifade edildi.

İddianamede, askeri okullara ve polis okullarına çok sayıda öğrenci kazandıran illerde "doktor"a yardımcı olarak "serdoktor"lar bulunduğu, örgüt üyesi öğrencilerin çok olduğu illerde de "Eğitim Danışmanı" denilen kişiye bağlı olarak serdoktor, doktor, gözcü, askeri öğrenci ilişkilerinin örgüt disiplini içerisinde hiyerarşik olarak yürütüldüğü vurgulandı.

Türkiye genelinde 20 civarında bulunan "gezici"lerin yılda 2 defa, askeri öğrenci/polis okulu öğrencisinin irtibatları, manevi durumları, ahlaki sorunları, şahsi durumlar ve irtibatı zayıflayanların örgüte yeniden kazandırılması konularında hazırlanan raporları bölgeye ulaştırdığı anlatılan iddianamede, bölge ve birim arasındaki örgütsel döngünün "gezici"ler üzerinden tamamlandığı ve örgüt mensubu askerlerin örgütsel durumları ile bu duruma dair sözde eğitim takvim ve içeriğinin belirlendiği kaydedildi.

Birimlerin her yıl ihtiyaç duyulan öğretmen sayısını güncellediği, bu ihtiyacın bölgede bulunan iller vasıtasıyla giderildiği anlatılan iddianamede, birimde görevlendirilecek öğretmenlerin "daha önce O3/L3 seviyesinde grup abiliği yapmış olanlar, sohbet edebilecek yetkinlikte olanlar, para ve kadın konusunda zaafı olmayanlar, kriz seviyesinde maddi ve manevi problemi olmayanlar ve yaş ve fiziksel olarak göreve uygun olanlar" arasından seçildiği belirtildi.

Her örgüt üyesine "özlük dosyası"

TSK'nın atama döneminden sonra "birim" yapılanması bulunan tüm illerin, örgüt mensuplarının atama yerlerini ve kıtalarına intikal tarihlerini tespit ettiği, tayin olan personel hakkında illerin değerlendirmelerini içeren ID bilgilerinin "Birim Müdürü" tarafından "temsilcilik" denilen ana merkeze yollandığı anlatılan iddianamede, tek bir havuzda toplanan bilgilerin, her bir örgüt mensubu askeri şahsın atandığı kıtanın birim müdürlerine gönderildiği, "müdür yardımcıları"nın askeri personelin ID bilgileri üzerinden önceki görev yerine giderek bağlı bulundukları örgüt üyeleriyle irtibat sağladığı ve bu şekilde personel devri işleminin gerçekleştiği ifade edildi.

İddianamede, her örgüt üyesi hakkında ID bilgilerinin toplandığı ve bu bilgilerin toplandığı ID'lerin örgüt üyesinin özlük dosyası gibi olduğu belirtilerek, örgüt mensubu ve eşine ait fişleme bilgilerinin "tam itaatkar, ara sıra faaliyetleri aksatan, arada sırada gelen ya da gelmeyen, dost/dost-muhip, muhip/müntesip(başka cemaat mensubu), müntesip/sol-ulusalcı, solcu/Alevi/din düşmanı veya yapıyı sevmeyen" şeklinde kategorize edildiği kaydedildi.

"Birim denilen yapının Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki militanları vasıtası ile Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin tüm bilgilerine vakıf olduğu ve sicil dönemlerinde örgüt mensubu/eski örgüt mensubu ya da örgüt mensubu olmayan tüm askeri personelin sicil notlarına müdahalesi ve belirlemesi söz konusu olmaktadır." değerlendirmesine de yer verildi.

Okuyan öğrenci ID kavramı

Ayrıca, FETÖ, askeri okullardaki örgüt mensubu sayısının fazlalığı ve isim benzerliği nedeniyle örgüt üyelerinin karıştırılmaması için de ayrı bir sistem oluşturduğu anlatıldı. Birim müdürleri tarafından oluşturulan ve "Okuyan öğrenci ID kavramı" adı verilen sistemde, "geziciler" ve "birim" tarafından bilinen bu bilgiler üzerinden örgüt mensubu askeri öğrenci ve sorumlu imamının kim olduğu, askeri öğrencinin örgüt bağının takip edildiği aktarıldı.

Örgüt mensubu askeri öğrencinin örgüte bağlılığı da "5. Tam İtaat Kesin Sadakat Katılımı Aksatmayan Okuma ve Dinlemesi İyi", "4. İtaatkar İyi Okuma İyi Dinleme Katılımda Zaman Zaman Aksama", "3. Çok yetişmemiş Katılımı Seyrek", "2. Artık Katılmayacağını Abisine ve Arkadaşlarına Bildirmiş" ve "1. Menfi" şeklinde değerlendirildi.

(23 Mart 2017, 17:54), son güncel.: (25 Mart 2017, 17:02)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

PARALEL YAPI KONULU HABER GRUPLARINDAN KISA BİR BÖLÜM: (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)  
Paralel Yapıya yönelik hemen hemen tüm operasyonlar ve açılan davalar
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar
Paralel yapı ve diğer kurum kuruluşlarla bağlantıları
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları
Paralel yapı-Abdullah Gül
Paralel yapı-Taksim Gezi Parkı olayları bağlantısı
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar
Paralel yapı-Ergenekon
Paralel yapı-Behçet Oktay intiharı
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti
Paralel yapı-Cevzet Soysal cinayeti
Paralel yapı-Gaffar Okkan cinayeti
Paralel yapı-Paris cinayetleri
Paralel yapı-Haydar Meriç cinayeti
Paralel yapı-15 Temmuz (2016) 'TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimine açılan davalar'
Paralel yapı-Fenerbahçe/Şike soruşturması
Paralel yapı-Ses kayıtları
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları
Paralel yapı-28 Şubat süreci
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı
Paralel yapı-Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti
Paralel yapı-1990 Uğur Mumcu vd. Laiklik suikastleri soruşturmasında kumpas
Paralel yapı-TSK'daki Fetö'cülerin 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile bağlantısının delilleri
Paralel yapı-15 Temmuz askeri darbe girişimindeki rollerini saptırma gayretleri
Paralel yapı-Yargılandıkları davalarda Fetö'nün terör örgütü olduğunu kabul etmeyen sanıklar
Paralel yapıya karşı devlet kurumlarının attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Kamikaze tahliye girişimleri
Paralel yapı-Teslim olmayıp saklanan ya da yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair hukuki deliller
Paralel yapı mensuplarından gelen itiraflar
Paralel yapı-Suç duyuruları
Paralel yapı-Abdullah Harun
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları
Paralel yapı-Vatana ihanet
Paralel yapı-Misyonerlik/Dinlerarası Diyalog Bağlantıları
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri
Paralel yapı-Fetullah Gülen'in bedduaları
Paralel yapı-Örgüt mensuplarının intiharları
Paralel yapı konulu kitaplar
Paralel yapı konulu filmler
Paralel yapı bahanesiyle kontrgerilla yapılanmalarının gözden kaçırılma çabaları ... (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=9952    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Fetö'nün Şok Mangasına dava

21.11.2022 14:22 Ankara'da, Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'cü olmayan askeri öğrencilerin "şok mangası" yöntemiyle fiziki ve psikolojik şiddet uygulayarak okulu bırakmalarına neden oldukları ileri sürülen 8 eski asker hakkında "işkence ..
Tamamı 21.11.2022

Kara Kuvvetleri: 80 Müebbet Onandı

29.11.2022 10:33 Ankara'da, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) karargahında yaşanan olaylara ilişkin aralarında 4 eski generalin de bulunduğu 132 sanıklı dava dosyasının istinaf incelemesi tamamlandı..
Tamamı 29.11.2022

Kars: 12 Müebbetin Gerekçesi

30.11.2022 13:13 Kars'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine katıldıkları ve örgütün kentteki sözde 'ana komuta kademesi'nde yer aldıkları iddia edilen, aralarında örgütün sözde 'sıkıyönetim komutanı' ve dönemin 14. Me..
Tamamı 30.11.2022

Yakalanan İlk Darbeciye Müebbet

29.11.2022 11:03 Bursa'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Bursa'da sözde 'sıkıyönetim komutanı' olmayı beklerken 'yakalanan ilk darbeci' olan dönemin İl Jandarma Komutanı Yurdakul Akkuş'un da..
Tamamı 29.11.2022

Darbeci Yaver'in Müebbeti Onandı

29.11.2022 10:43 Ankara'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın kaldığı oteli darbecilere bildirdiği belirlenen eski başyaver Ali Yazıcı'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet ile eski Dalaman Deni..
Tamamı 29.11.2022

Çatı Davada Müebbetler Değişmedi

29.11.2022 10:22 Ankara'da, Yargıtay'ın 15 Temmuz darbe girişiminden önce açılan FETÖ çatı davasında, örgütün tepe yöneticileri eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, eski milletvekili İlhan İşbilen, keski Zaman Gazetesi İm..
Tamamı 29.11.2022

Askeri Hakimlere Müebbet Onandı

02.12.2022 09:55 Ankara'da, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesince FETÖ'nün darbe girişiminde yer alan dönemin Genelkurmay Başkanlığı adli müşavirleri Hayrettin Kaldırım ve Muharrem Köse'nin de aralarında bulundu..
Tamamı 2.12.2022

Poyrazköy Kumpası: 1. Dava Başladı

28.11.2022 13:39 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün "Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat, Kafes eylem planı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Amirallere Suikast" gibi davalardaki usulsüzlüklere ilişkin polis mem..
Tamamı 28.11.2022

Poyrazköy Kumpası: 2. Dava Yargıya

28.11.2022 15:42 İstanbul'da, kamuoyunda 'Poyrazköy davası' olarak bilinen dava ve soruşturmalarda görev alan 48 eski hakim ve savcı hakkında 'gizliliği ihlal', 'iftira', 'suç delillerini yok etme', 'kişisel verileri hukuka aykırı olar..
Tamamı 28.11.2022

1985'teki Sınav Hırsızlığına Dava

02.12.2022 12:37 Ankara'da, FETÖ irtibatı nedeniyle hakkında dava açılan eski Albay Cengiz C.'nin, 1985'te yapılan askeri lisesi sınav sorularını, 'örgüt abisi' aracılığıyla önceden aldığını itiraf etmesi, verdiği bilgilerin doğru çı..
Tamamı 2.12.2022

Pinhan Restaurant'a 9 Hapis

30.11.2022 12:08 İstanbul'da, Fetullah Gülen liderliğindeki terör örgütü (Fetö) adına faaliyetlerde bulunulduğu gerekçesiyle kayyum atanan örgütün karargahı konumundaki Maltepe Pinhan Restoran yapılanmasına dair 45 sanıklı davaya devam..
Tamamı 30.11.2022

Zırhlı Tugay Darbe davası

30.11.2022 12:40 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin aralarında muvazzafların da bulunduğu 28'si tutuklu 138 askerin 'kamu malına zarar verme' suçundan altışar yıl ile 'Anayasal düzeni ort..
Tamamı 30.11.2022

Darbede Valilik İşgali davası

30.11.2022 12:29 İstanbul'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde İstanbul Valiliğinin işgalini konu alan 90 sanıklı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan eski Yarbay Recep Karaçam'ın yeniden yargılan..
Tamamı 30.11.2022

Donanma Darbe davası

28.11.2022 13:24 Kocaeli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada dosyaları ayrılan 6'sı tutuksuz, 13'ü firari 19 sanığın yargılanmasına devam edildi..
Tamamı 28.11.2022

Adana Yasadışı Dinleme davası

21.11.2022 12:10 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden hüküm giyen eski İl Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan ile terörden sorumlu emniyet müdür yardımcısı İsmail Bilgin'in, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubunu yasa ..
Tamamı 21.11.2022

Tır Kumpası Organizatörleri davası

21.11.2022 11:57 Adana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulması ve aranmasını organize ettikleri gerekçesiyle haklarında 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıl 5'er ay hapis cezası istemiyle dava açılan Fetullahçı Terör Örgütü'nün ..
Tamamı 21.11.2022

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
62.849.372