Tam
EskidenYeniye
 

FORUM - SORU MESAJI

Bulunduğunuz bölüm: TARTIŞMA FORUMU > Özel Harp Dairesi Kontrgerilla mı? > Özel Harp Dairesi - Kontrgerilla bağlantısı

Bölümü Açan: Abdullah Harun, aharun@gmx.net
Tarih           : 21 Kasım 2001, Çarşamba 15:25

Başlık          : Özel Harp Dairesi - Kontrgerilla bağlantısı
Açıklama      : Özel Harp Dairesi, Kontrgerilla mı?


Bu bölüme mesaj yolla-


CEVAP MESAJLARI

Cafer Karakaş,
9 Temmuz 2010, Cuma 09:32

Fethullah Gülen, kontrgerillanın adamıdır. 1968 yıllarında komünizmle mücadele dernekleri ve Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) faaliyetleri içinde yeşil kuşak (kenar kuşak) teorisyenlerinden Graham Fuller (Cia Türkiye direktörü idi o yıllar) ile yakın ilişkide olan biridir. 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde takip, gözaltı durumu olsa da devlet içindeki masonik, siyonist, ABD. cephesi her zaman korumuş ve kollamıştır. 12 eylül den sonra hızla yükselmesinin nedeni soğuk savaşın bitmesi, iki kutuplu dünyadan tek merkezli dünya düzenine geçilmesi, tehdidin kırmızıdan yeşile geçmesidir. 1990 yılında ABD. baba Bush yönetimi Irak'a bomba yağdırırken efendi hazretleri siyonist-masonik güçlerin başarılı olması için sabahlara kadar gözyaşları içinde dua ediyordu. (İzmir yamanlar kollejinin çatısında ve İstanbul da FEM'de, Fatih lisesindeki özel odasında) Zalim Saddam göstermelik iki scud füzesini İsrail'e fırlatınca İsrail çocukları için sabahlara kadar uyuyamadığını Fatih camisinden anlatıyordu 1991 de. Şimdi 20 yılda 120 ülkede 1248 okul açmak (ilk-orta-lise-üniversite) yüzlerce şirket kurup 300 milyar dolarlık bir servete ulaşmak acaba sadece himmet ve gayretle mi oluyor, yoksa küresel sermayeye eklemlenmeyle mi. Amerika ya rağmen bir şey yapamazsınız, yapacaksanız dünya gücünü karşınıza değil yanınıza almak zorundasınız diyerek, bükemedeğin bileği öpeceksin düşüncesi ile hareket ediyor. Ülke içinde kendisi dışındaki tüm tarikat ve cemaatlere bir kulp bulan onları radikallikle, saflıkla, yabancı servislerin kontrolünde olmakla suçlayan, Ülke dışında İran şia dır. Ehli sünnet dışındadır, biz orta Asya ve orta doğu da şii radikalizmin yayılmasını engelleriz, Adriyatikten Çin seddine kadar batı kültürüne köprü oluruz, İran'ı çökertmek istiyorsanız bize yardım edin diyen, 28 Şubat sürecinde Cia tarafından korunup, kollanan bu hoca efendi velhasıl özü-sözü bir güvenilir biri değildir. Bütün faaliyetleri suyun öte yakasından planlanıp programlanır, devletin en mahrem ve mühim bilgileri oraya akar, her işten bilgileri vardır. Askeri hiyerarşik içinde emir-komuta sisteminde çalışılır. Kimse ferdi hareket edemez, kendi elemanları dahil herkesin bilgi fişi vardır, bir kopyası da suyun öte yakasındaki arşive akar.



Halil İbrahim Kabak,
23 Haziran 2010, Çarşamba 08:55

Fethullah kimin adamı? Fethullah Gülen'in Pensilvanya dan gelen açıklama ve diğer açıklamalardaki ilginç zamanlamalara dikkat edilince bende onun Özel Harpin sivil uzantılarından biri olduğu izlenmi uyandı. Hassas zamanlarda verdiği şaşırtıcı mesajlarla onun müslümanları pasifize etmek için görevlendirilmiş olabileceğine inanıyorum. Son Gazze yardım olayında gemide israil askerlerine direnenleri suçlaması beni şok etti. Baba Bush zamanında Irak ilk işgal edildiğinde günlerce hiç ses vermedi. Binlerce insan hem de tam sabah ezanı vaktinde bombalanmaya başlamıştı. Pazaryerleri bombalanıyor, sığınaklarda binlerce asker katlediliyor, çocuklar, kadınlar, yaşlılar, siviller ölüyor ve bütün bunları yapan emperyalistlere karşı Fetullah Bey'de tık yok... İyice Köşeye sıkışan Saddam İsrail'e bir kaç Scud füzesi yollayınca hemen arkasından sel sümük "Tel aviv'e füzeler atıldıkça gözümün önünde çocuklar tülleniyor." diyor. Ve İslami kesimden bir kısım insanlar Amerikanın Irak’ı işgalinin haklı sebepleri de olduğunu büsbütün haksız da sayılamayacağını söylemeye başlıyor. Ardından 28 Şubat süreci geliyor. Bu süreçte post modern darbenin mağduru olan Müslüman cenahı “Ellerine yüzlerine bulaştırdılar, beceremediler…” vs. gibi sözlerle suçlu ilan ediyor ve darbecilerin yaptığının bir ictihad olduğunu savunarak onlara büyük övgüler, methiyeler diziyor, darbecilerin safında görüntü veriyor. Bu malum sürecin en ünlü zulmü olan tesettür yasağına karşı tüm Müslümanlarda topyekûn bir direniş ve mücadele fikri oluşmuşken bir de bakıyorsunuz “Başörtüsü furuattır. İlim mi, Başörtüsü mü? ikisi arasında bir tercih yapmak durumunda kalınırsa ben ilmi tercih ederim.” Açıklaması geliyor ve sadece kendi cemaatindeki taviz vermeme azmini değil her cenahtaki mücadele şevkini kırıyor ve artık açılan açılana... Artı, birde Cemaate bağlı dershanelerde de bu yasağı uygulayarak sivil kurumları da kamusal alan grubuna ilk katanların başını çekiyor. İşine gelince; “Eûzü billahi mineşşeytani vessiyase” diyor. “Cebrail gelse parti kursa yine de ona oy vermezdim.” Diyor ama işine gelince de icazetini ABD’den almış tüm partilerle ve liderlerle içli dışlı, hahamlarla, papazlarla kol kola oluyor da, Müslüman’ca ve emperyalizmin karşısında yepyeni bir dünya kurmak için tam bağımsız bir siyaset yürüten Müslüman’a gelince “Ona gönül kapılarım kapalı” diyebiliyor. Ve en son bombasını da patlatıverdi Fetullah Bey! Tüm dünya Müslümanları Siyonistlere karşı tam bir nefret ve hınçla dolmuşken, neymiş efendim… “Otoriteye baş kaldırmamak lazım”mış. Kendisine bağlı yardım kuruluşu da Gazze’ye yardım etmek istemiş bu bey, “muhakkak izin alın.” dediği için bu yardım yapılamamış. Mazluma yardım etmek için zalimden izin almak hangi kitapta, hangi şeriatta var beyefendiii… Meşru bir otorite kurmamış, ya da gayri meşru otoriteye başkaldırmamış Kuran-ı Kerim’de İsmi zikredilen zikredilmeyen hangi peygamber var? Amerika menşeli “Ilımlı İslam” projelerinin üretildiği yani, Emperyalizmin dükkânının yanına dükkân açıp onunla rekabet etmeyecek, o hangi kurallar koymuşsa oyunun kuralı bu diye ona teslim olmuş, o ne takdim ederse onunla yetinen ve razı olan Müslüman’ın ideal Müslüman tipi olarak lanse edildiği günümüzde tüm bu olan bitenler ister istemez Pensilvanya’lı hayatta, Müslümanlar içerisinde direnç kırıcı bir rol üstlenilip üstlenilmediği şüphesini akıllara getiriveriyor. Halil İbrahim KABAK



Vahap,
28 Mayıs 2010, Cuma 19:59

AKP'de son kaset olayından sonra iyice alarm zilleri çalmaya başladı. Ne güzel Baykal'la bir dönem daha iktidar da kalacaklarını hesap ederken, İran konusundaki tutumundan dolayı Ağabeyinden ilk tokadı yedi. Bunu yiyen CHP değil AKP'dir. AKP hastalıklı fikirlerinden ve paranoyakça tutumlarından vazgeçmezse Devlet'te onları gözden çıkaracak. Seyret o zaman şenliği !



adem gerede çevik, adaletplatformu@gmail.com
10 Mayıs 2010, Pazartesi 18:59

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA (CMK 250. Maddeye Göre Özel Yetkili ) Konu: SUÇA İŞTİRAK, DARBE, Adil yargılamayı etkilemek, Darbe yapmak ve Darbeye teşebbüs, darbe anayasasını uygulamak ve savunmak, TBMM’nin yasama faaliyetlerine engellemek, Yargıya baskı yapmak, emir ve talimat vermek, adam öldürmeye sebebiyet vermek, görevi kötüye kullanmak, vatana ihanet, teröre yardım ve yataklık, kaos, işsizlik vb ekonomik psikolojik travmatik zararlar verilmesi, müslimanlara soykırım misali dinkırım uygulanması, inanca baskı, inanca hakaret, Şüpheliler : Abdurrahman YALÇINKAYA resmi Yargıtay Başsavcısı, İlker BAŞBUĞ resmi Genel kurmay başkanı, Saldıray BERK 3. Ordu Komutanı, Yaşar BÜYÜKKKANIT eski genel kurmay başkanı, Osman Ali feyyaz PAKSÜT Anayasa mahkemesi başkanvekili, Serdar ÖZGÜLDÜR Anayasa Mahkemesi Üyesi, Aykut Cengiz ENGİN İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Tüm darbelerde ve darbe planlarında ismi geçen-geçmeyen tüm şüpheliler, Soruşturma ve inceleme ile tespit edilecek kişiler ve kurumların ilgili yetkilileri. Ayrıca yargısal siyasal medyatik ve maddi destek sağlayanlar. Terörü yolsuzluğu işsizliği kaosu suikastları savunan ve savunanlar hakkında işlem yapmayan İşgüzar hakim ve savcılar, İzah: DANIŞTAY Baskını yaparak-yaptırarak Danıştay Darbe Planını uygulamak, Darbeye teşebbüs, darbe anayasasını uygulamak ve savunmak, AKpartinin kapatılabilmesi için AYM’e emir vermek ve Danıştay baskını tezgahlamak, Ergenekon Savcılarının görevlerini engellemek, sabote ve tehdit etmek ve görevden almak. TBMM’nin yasama faaliyetlerini açıkca engellemek, muhtıra vererek TBMM’i tehdit, millet iradesine ve milletvekilin iradesine ipotek konularak; Meclis faaliyetlerine katılımını engellemek, hükümet faaliyetlerini ve başörtülülerin ve meslek liselilerin en temel hak olan EĞİTİMi engellemek, Yargıya baskı yapmak emir, telkin ve talimat vermek, adam öldürmeye sebebiyet vermek, Tüm bu ve benzeri eylemler Suça iştirak etmektir. Yargıçların siyasi demeçler vermesi, kamu alanlarında mesai saatlerinde izinsiz toplantılar ve siyaset yapılması görevi kötüye kullanmak, vatana ihanet, teröre yardım ve yataklık, kaos, işsizlik vb. ekonomik psikolojik travmatik zararlar verilmesi, müslimanlara soykırım misali dinkırım uygulanması, inanca baskı, inanca hakaret, eden kişi ve kurumlar yasak olmasına rağmen siyasi demeçler verenler, islama irtica müslümana mürteci diyerek Allaha ve Müslümanlara hakaret edilmesi. SaldırayBERK’in F-16 ve tank ile mahkemeyi tehdit etmesi. TBMMnin 411 milletvekilin oluruyla başörtü kanununda ve 367li cumhurbaşkanlığı meselesinde meclisin yetkisini gasp ederek ve parti kapatmalarında da gerekce yazılmadan açıklanamaz TBMM faaliyetlerini esastan inceleyemez anayasadaki açık hükümlere rağmen görevini kötüye kullanan AYM üyeleri DANIŞTAYa kamerayı yok ederek ve delilleri silerek baskın yaptıranlar ANAYASAL Düzenin bozulmasını ve ortadan darbe teşebbüsü ile suç işlemek rant sağlamak amacıyla organize suç işlemek silahlı terör örgütü kurmak ve suçu başbakana ve mütedeyyin Müslümanlara atarak iç savaş tezgahlayanların ve başörtülü Müslümanların seçim sandıklarında görevlendirilmesini yasaklayan YSK üyelerinin BAŞÖRTÜ olarak okumayı engelleyen rektörlerin baçörtülülerin çocuklarını askerdeyken ziyarete kabul etmeyenlerin gayesi İNANÇLI İNSANLARIN VERGİ VERMESİNİ ENGELLEMEK ÇOCUKLARININ ASKERE GÖNDERİLMEMESİNİe sebebiyet verdiklerinden inanca baskı ve zulm ve darbe teşebbüsünden ve darbe yapmasından vede Suça İştirakden dolayı cezalandırılması 251. Maddenin ve 288. Maddenin açık hükmüne rağmen adil yargılamayı etkilemek tıpkı Şemdinli olayları, saldıray berk ve dursun çiçek sanıklarla işbirliği içinde olarak yargıya medyaya millete gözdağı vermek gibi askeri mahkemeye sevk ve beraat ve darbe alt yapısını hazırlamak, 8 yöneticisi Ergenekoncu olan İP ve Ticaret yapan Almanyadan yardım alan yolsuzluk yaptığı ve yolsuzluk odak noktası olduğu AYM tarafından tescillenen CHP ye dava açamayan ilhanSELÇUK’un emriyle AKP’ye kapatma davası açan kanunsuz ANS’in Kanunsuz olarak atadığı Yargıtay Başsavcısı ABD.YALÇINKAYA Silahlı cuntanın ve elinde hukuk değil kanun kılıcı olan yargının ERGENEKON uyuşturucu silah ve terör rantının araştırılmasını engellemeye çalışarak silahlı memur destekli YARGI DARBESİ yapanlar emeği geçenler suçludur “BALYOZ PLANI”, “Kafes planı”, “irtica eylem planı”, “tank skandalı” sarıkız, ayışığı, yakamoz, eldiven v.b. Soruşturma ile tespit edilecek “DARBE ve KAOS” planlarında adı geçen askerler, yargıçlar, siyasetciler, bürokratlar, memurlar, medyacılar ve siviller ve şikayete konu planların hazırlanması için talimat veren, hazırlayan ve suç için anlaşan, planın icrasında görev alan ve suça asli ve fer`i iştirak eden suçu öven suçluyu gizleyenler suçluları azletmeyenler veya destekleyen veya resen soruşturma açmayanlar ve diğer şüpheliler. TBMM de araştırma komisyonu kurmayanlar. Yargıda HSYKda DANIŞTAYda KAST ve MEZHEPLEŞME SİSTEMİ kurarak adaleti engelleyenler ve adalet bakanının yetkisini gasp edenler 12 eylül cuntasının darbe anayasasını değiştirmeyerek 27 Mayıs darbecilerinin Milli iradenin Tecelligahı TBM Meclisine ipotek koyabilmesi için kurulan Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunu kaldırmayarak darbe suçuna iştirak eden tüm milletvekilleri ve parti başkanları. Tüm Türkiye milletini işsiz bırakmak kaos oluşturmak, hukuksuz bir şekilde taciz-takip etmek fişlemek, amirine karşı gelmek ve BALYOZ DARBE PLANI, kafes-kaos-darbe ve suikast ve de Ergenekon planlarını uygulamaya koyarak millete-devlete ve devlet malına zarar vermek insanlara korku salmak v.b. suçlar işlenmiştir. Başbakan ve bakan asan bir gelenekten gelen cuntacılar düşman üretmek için www.irtica.org vb sitelerde devlet büyüklerine hakaret iç-dış savaş hazırlayarak yunanistanla savaş çıkarmaya teşebbüs. Ordudaki ihanet şebekelerini duyan gençlerimiz akrabalarımız askerlikten soğumuş oluyor. Eşi Başörtülü olan ve namaz kılan subayları ordudan atmak. Namaz kılanlara mürteci İSLAMA İRTİCA diyerek mukaddes değerlere ve ALLAHA ve millete SAVAŞ ilan etmek. Darbeye teşebbüs eden haddini bilmez terbiyesiz ve ahlaksız cuntacıları Danıştaybaskını ve suikast-takip-kafes-ergenekon planları uygulayıcılarını görevden azletmeyerek ve görevden almayarak araştırma-soruşturma- denetleme görevlerini yapmayan TBMM üyeleri suça ortak olan başbakan, cumhurbaşkanı, milli savunma bakanı adalet bakanı ve içişleri bakanı, HSYK ve YARGITAY üyeleri de aynen suçludur “darbeciler yargılansın” diyen Bolu valisine soruşturma açan fakat silahlı ve yargıç memurların darbe teşebbüslerine sessiz kalarak destek olan hükümet TBMM ve tüm yargı organları da suç işlemektedir. Demekki Darbe anayasasıyla yönetiliyoruz ki 27 Nisan Muhtırası halen TSK.mil.tr web sitesinde tehdit ve şantaş yapılmasına rağmen ilkerbaşbuğ azledilemiyor. İstifa etmeden Siyasi demeçler veren ve Ergenekon silahlı örgütü üyelerini görevden almayan ve ergenekona destek açıklamaları yapan “bulunan silahlar polisin” “ bu law değil boru” “jitem yok” “saldırayberk’e kefilim” vb. diyerek iç savaş çıkartmaya çalışan genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları da aynen suçludurlar. Bu suça göz yuman yargı mensupları ve TBMM üyeleri de ülkemize zarar verenleri azletmeyerek veya yargılanmasını engelleyerek veya geciktirerek veya HSYK baskısıyla Ergenekon savcı ve hakimlerine baskı uygulayanlar 1961/1982 DARBE anayasasını uygulayanlar ve savunanlar ve demokratik anayasa yapmaya çalışan TBMM faaliyetlerini engellemeye çalışanlar da suçludur. Milli iradeye TBMM’ye tecavüz eden ve tecavüzcüsüne aşık tecavüze sessiz vekillerde suçludurlar Herkesi tehdit ederek hainlikle ihanetle suçlaması mürarekecilikle suçlaması gibi açıklama yapmaya çalışan Psikiyatri Profesörü NevzatTARHAN ifadesiyle “tedaviye muhtaç” Bugün Gazetesinin tesbitine göre Emekliliği geçmiş Taraf gazetesinin teşhisine göre ASIL HAİN, Prof. MehmetALTAN ve MehmetPAMAK tahliliyle İşgal güçlerinin yapamadığını yapan İlker başbuğ: Silahlı kuvvetlerin, akademisyenlerin, basın mensuplarının, sonuçta sivillerin neyi düşünüp neyi düşünmemesi gerektiği hususu ve gösterdiği yolu, düşünce ve ifade özgürlüğü ile yargılama ve basın özgürlüğüne müdahaledir. Yine yargı mensuplarının, içerisinde TSK mensuplarının bulunduğu iddia edilen hususlarda, TSK’yı bilgilendirmesinin gerektiği beyanı da yargıya kesin-kati müdahaledir Türkiye Cumhuriyeti Silahlı kuvvetleri, yargıçlar ve bürokratlar kutsal olmayıp, mensuplarının suçlardan azade olabileceği de söylenemez. Hesap verebilir ve şeffaf olmayan yapılar elbette ki eleştiriye açık olmalıdır. TSK ve Yargı mensuplarının işlediği iddia edilen hususlarda etkin soruşturma ve faillerin yargılanarak cezalandırılmaları gerekir. SUÇA İŞTİRAK Suçunu işleyen: CHP’nin ve de Silahlı Ergenekon Terör Örgütü’nün YARGIDAKİ ve ASKERİYEDEKİ SİYASİ UZANTILARI GİBİ CHP ve Ergenekon SÖZCÜLÜĞÜ SİYASETCİLİĞİ ve SİLAHŞÖRLÜĞÜ YAPAN SİLAHLI ve YARGIYI SİLAH gibi kullananlar MEMURLARI HSYK Başkanvekili Kadir ÖZPEK, HSYK üyesi Ali Suat ERTOSUN, HSYK Üyeleri, Yargıtay Başkanı Hasan GERÇEKER ve Yargıtay 1. Başkanlık üyeleri, Danıştay başkanı Mustafa BİRDEN, Danıştay Eski başkanı Sumru ÇÖRTOĞLU, Tansel ÇÖLAŞAN Danıştay baskınında ihmal ihanet içinde olan OYAK Güvenlik, Sıhhiye Orduevi ve diğer görevliler Deniz BAYKAL CHP başkanı, YARSAV kurucuları, yöneticileri üyeleri, YARSAV eski ve yeni başkanları, Yargıtay eski Başkanı Sabih KANATOĞLU, Orhan KARADENİZ Danıştay Hakimi, 12 Eylül darbecisi Kenan EVREN ve arkadaşları, 28 şubat ve 27 nisan postmodern darbecileri Türkiye’deki modern ve post modern askeri darbelerin, sivillere muhtıraların, askeri harcamaların, JİTEM ve psikolojik harp dairesinin faaliyetlerinin, Çukurca Reşadiye Dağlıca, 33 asker ve diğer olaylardaki kusurların, kafes eylem planı, millete komplo planları, Lahikaların, yer altından çıkan silahların, suikast planları ve diğer onlarca hukuk dışı faaliyetlerin 12 eylül darbesinin ve 28 Şubat postmodern darbesinin, 27 Nisan Muhtırasının ve tüm darbe planlarının mutlaka acilen hesaplarının verilmesi gerekir. Hesap soramayanlarında sorgulanması gerekmektedir “Kağıt parçası, “Boru”, gibi hafife alan beyanlar, suç işlediği gerekçesiyle tutuklu yargılanan personellerinin açığa alınmaması, ordudan uzaklaştırılmayıp üst rütbelere terfi ettirildikleri sürece etkin bir şekilde soruşturulmaması görevi ihmal ihanet ve görevi kötüye kullanmaktır. siyaset yapmak, yargıyı etkilemek ve baskı yapmak ve kaos planları oluşturma suçları işlenmiş ve halen işlenmeye devam edilmektedir. Konu ve Açıklama: TSK içindeki cuntacıların ve ayrıca Ergenekon PKK KCK stratejik işbirliği iddialarını, Yargı ve diğer kurumlardaki ilişkilerini araştırmamak., uyuşturucu ticareti ve terörden rant sağlayanların hala görevde kalmasını sağlamak görevi kötüye kullanmak ve millete ihanet içinde olunmasıdır. Terör ve 60 senelik darbeden ırkçılıktan rant-çıkar sağlamak için ekonomik kriz çıkartmak dolayısıyla işsizliği çoğaltmak (4trilyon dolar terör-silah harcaması, 30bin ölü 30bin faili meçhul ) Suçlar: Yukarıdaki isimler ve kurumların ilgili yetkilileri yaptıkları açıklamalar-uygulamalar ve eylemleriyle anayasal düzeni ortadan kaldırmak ve kaldırmaya teşebbüs etmek ve teşebbüs edenlerden emir almak, hukuki kanunları uygulamamak, halkı kin nefret ve düşmanlığa sevketmek, darbeyi-darbeciliği-darbecileri övmek, adam öldürmeye azmettirmeye teşebbüs ve destek, nüfuz kullanmak, kamuoyunda ıslak belge diye bilinen delile kağıt parçası lav silahına boru diyerek hakimlere-adalete baskı yapmak. 35., 37., 38., 39. ve 40.madde, 138. madde, 148.madde, 281., 282. ve 288.maddeye muhalefet, muhtıra vermek, delilleri karartmak-yoketmek. Suçu ve suçluyu övmek, suçu-suçluyu korumak-gizlemek, adil yargılamayı etkilemek, yargıya ve yargıçlara müdahale etmek ve brifing vermek, darbe yapmak ve darbeye teşebbüs, çıkar amaçlı suç örgütüne ve teröre yardımcı olmak ve olanlara destekte bulunmak, görevi ihmal ve görevi kötüye kullanmak, kamu malına zarar vermek ve verenlere destekte bulunmak, kaos oluşturmak, insanları korkutmak, ekonomik ve toplumsal krizlere sebebiyet vermek ve cinayete sebeb olmak, muhtıra vermek ve desteklemek, cumhurbaşkanı Abdullah gülün seçilmesini engellemek ve peygamberimizin kutlu doğumunun kutlanmasını durdurmak Görev süresi 16mayısta dolan eski cumhurbaşkanı Ahmet Necdet sezerin YARGITAY başsavcılığına AKpartiye kapatma davası açılabilmesi için Abdurrahman Yalçınkayanın atanması ve TBMM Eski başkanı Bülent ARINǒIN YENİ CUMHURBAŞKANI SEÇİLİNCEYE KADAR CUMHURBAŞKANLIĞINA VEKALET ETMESİNİ ENGELLEMEK için yapılan 27nisan muhtırasını ve kuran eğitimini 15 yaş öncesine yasaklamak eğitimi engellemek katsayı zulmünü gerçekleştirmek ve rant sağlamak için yapılan 28 şubat postmodern darbesini ve darbeciliği savunmak, hapishanedeki erkenekon üyelerini ziyaret ettirmek, askeri ve yargı darbesine teşebbüs etmek ve desteklemek, askeriyeden emir-birifing-muhtıra alan savcı ve hakimlerin görev yapmasına göz yummak, devlet memuru olduğu halde siyaset yapmak, siyasi demeçler vermek, İlker başbuğun savcılara basın yoluyla emir verip “ıslak imzalı kağıt parçasını dışarı sızdıranları bulun” diyerek darbecileri değil darbe yapmaya çalışanları yetkililere yargıya bildirenlerin peşine düşerek suçu ve suçluyu korumak övmek suçu. siyasileri-gazetecileri-akademisyenleri trabzonda hedef göstermek ve azmettirmek ve sabrımızı taşırmayın diyerek tehdit etmek ve silahlı tehditten ve Erzurumda tankların yürütülmesinden etkilelen HSYK ‘nın terör ergötü iddialarını soruşturan tüm hakim ve savcılara gözdağı vermesi. 367 ve 27 nisan tehdidiyle TBMM faaliyetlerini yani Abdullah gülün cumhurbaşkanlığını engeleyenler ve anayasa mahkemesini ve tüm ülkeyi kaos ile tehdit eden silahlı ve silahsız cuntacılar Deliller: tüm yasal deliller ve tanıklar, www.ergenekon.ws www.unodc.org/unodc/en/treaties/CAC/signatories.html TBMM TV, star, zaman, bugün, yenişafak, taraf, vakit gazeteleri ve samanyoluhaber.com stv.tv habervaktim.com as-der.org.tr ozgurder.org.tr, mazlumder.org.tr, ak-der.org.tr antenna ve bianet.org www.kontrgerilla.com/mansetyazdir_tek.asp?haber_no=1760 www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=172363 www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=980072&title=tuncay-ozkani-gozaltina-alirsaniz-kurtulamazsiniz www.haber7.com/haber/20100329/Baransu-Ben-de-biliyorum-Ilker-Basbug-da.php www.tekilhaber.com/?syf=Haber&kategori=Siyaset&katid=2&id=78983&detay=Bassavci-Yalcinkaya-CHP-ve-IP-e-kor www.samanyoluhaber.com/h_402083_yalcinkayanin-kapatma-plani.html www.haberpan.com/bassavci-ergenekondan-rahatsiz-haberi/ http://haksozhaber.net/news_detail.php?id=13859 www.tsk.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_1_Basin_Aciklamalari/2007/BA_08.html Netice-i Taleb: söz konusu uygulanan darbelerde, darbenin gerçekleşmesi için yapılan eylemlerde ve darbe teşebbüsü planlarında öngörülen; anayasal düzeni ortadan kaldırmak ve teşebbüs etmek, bombalama, cinayet, provokasyon, kumpas, kaos, işsizlik, ekonomiyi bozmak ve işsizliği artırmak, tehdit şantaj, Danıştay baskını ve benzeri gibi fiillerden başka CMK'nın 233. maddesi çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tümü gibi ben de zarar gördüm ve görmekteyim. şüphelilerin; TCK'nın tehdit suçunu içeren 106. maddesi, hakaret suçunu içeren 125. maddesi, kişisel verilerin kayıt edilmesini düzenleyen 135. ve 137. maddeleri, 153. maddesi, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunu düzenleyen 216. maddesi, görevi kötüye kullanma suçunu içeren 257. maddesi, suç uydurma fiilini düzenleyen 271. maddesi çerçevesinde yargılanması gerekiyor. "Şüpheliler ayrıca TCK'nın 'silahlı örgüt kurarak anayasal düzeni değiştirmek ve değiştirmeye çalışmak, hükümetin görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, seçilmiş meşru hükümete silahlı isyan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevini yapmasını engellemeye teşebbüs v.b.suçlarını düzenleyen 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316. maddelerinden de yargılanmalı." Ayrıca diğer suçlar için de ilgili anayasalara yasalara kanunlara ve maddelere aykırılığın yanı sıra;, 138.madde, 148.madde, 281.,282., ve 288.madde, 214.madde, 38/1. madde,125.madde, 220.madde, 2802sayılı HSYK kanununa ve kanunun 48.maddesine, 657 sayılı devlet memurları kanununa ,askeri kanunun 43.maddesine yargıtay kanununa ve 35., 37., 39. ve 40. maddelere göre de işlem yapılmasını, Yukarıdaki iddialardan dolayı ilgililere Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinin uygulanması kamu davası açılmasını ve tüm medyada çıkan bu iddialarla ilgili idari veya hukuki kamu davası veya soruşturma açmayarak ve görevden azletmeyerek veya istifasını istemeyerek ayrıca anayasayı ve evrensel hukuku ve uluslar arası anlaşmaları uygulamayarak, 10 Aralık 2003 yılında anlaşmayı imzalamış ve 9 Kasım 2006’da anlaşma yürürlüğe girmiş “Yolsuzlukları ve Görev Suistimallerini Önlemeye Yönelik BM Sözleşmesi”ni (www.unodc.org/unodc/en/treaties/CAC/signatories.html) Yolsuzlukla Savaş kanunlarını 90.madde çerçevesinde tüm bunların karşısında ''kamu görevlisinin suçu bildirmemesini'' içeren TCK'nın 279. maddesindeki yasal zorunluluk gereği uygulamayarak görevini ihmal eden ve dolayısıyla görevini kötüye kullanan tüm yetkililerle ilgili işlem yapılmasını dilerim . 05.05.2010 Adem ÇEVİK Adem ÇEVİK AdaletPlatformu Başkanı adaletisavunanlarplatformu@gmail.com Güven Hukuk Bürosu, Avukat Berrin YEŞİLYURT , Toros sk. 17/14 sıhhiye-Ankara Tel.05322467411www.istifayadavet.net www.ademcevik.com ademgerede@gmail.com EK-1 1Meclis Başkanı, Başbakan, Adalet Bakanı’nın dikkatlerine... http://www.unodc.org/unodc/en/treaties/CAC/signatories.html Önümde “UNO Office on Drugs and Crime” tarafından hazırlanan “United Nations Convention Ageinst Corruption” raporu bulunuyor.. Şarjah Amerikan Üniversitesi’ndeki bir öğretim üyesi verdi.. Sözleşmenin Türkçe başlığı şöyle: “Yolsuzlukları ve Görev Suistimallerini Önlemeye Yönelik BM Sözleşmesi” Sözleşme 2003 yılında yayınlanmış ve taraflara uygulama konusunda gerekli düzenlemeleri yapmaları için 2005 yılına kadar süre tanınmış.. Türkiye, 10 Aralık 2003 yılında anlaşmayı imzalamış ve 9 Kasım 2006’da anlaşma yürürlüğe girmiş.. Daha fazla ayrıntı için bakınız: http://www.unodc.org/unodc/en/treaties/CAC/signatories.html Sözleşmeye göre; “yolsuzluğun pek çok ülkede gelişme için en büyük tehlike olduğu” kabul ediliyor. “Yargı sistemindeki bozuklukların pek çok problemin kökeninde olduğunun farkında olarak UNDC (United Nationsa on Drug and Crime) yargı mensuplarının davranış biçimini belirleyen Bangalore Priinciples of Judical Conduct’ı 2002 yılında çalışma prensibi olarak kabul etmiştir.” Komiteye göre “görevi suistimal etmek yolsuzluk kapsamında kabul edilen bir olgu olarak değerlendirilecektir.” Sözkonusu sözleşme, Anayasa’nın 90. Maddesi çerçevesinde yasal bağlayıcılığı olan bir sözleşmedir. Ve bu sözleşmede “yolsuzlukla SAVAŞ”maktan söz edilmektedir. Sözleşmenin 1. bölümünde, 2. maddede “Yargıçlar ve yargı mekanizması yolsuzluk suçlaması kapsamında” değerlendirilmek sureti ile “Yargı mensuplarının yetki ihlalleri ve görevlerini kötüye kullanmaları ya da görevlerini yapmamaları YOLSUZLUK olarak” tanımlanmaktadır.. Sözleşmenin 2. kısım 5. maddesinde (1. paragraf) taraf ülkeler gerekli politikaların oluşturulması ve düzenlemelerin yapılması taahhüdünde bulunmaktadırlar.. (3. paragraf) Yine aynı şekilde bu düzenlemelerin zaman zaman, ihtiyaca göre revize edilerek sistemin çalışırlığının teminine dair bir yükümlülük getirilmektedir.. 19. maddede ise “Usulsüzlükleri bilerek yapanların görevden el çektirilmelerini sağlamaya dair yükümlülüğümüz” vardır.. 36. maddede ise “Yolsuzlukları önlemek için özel yetkilerle donatılmış polis gücü ya da organizasyonların ihtiyaçlara göre kurulması şartı” getirilmektedir.. Yolsuzlukla savaş için özel araştırma metotlarının, elektronik vasıtaların kullanılabilmesine ilişkin yetki veren 50. madde çerçevesinde asker ve yargı mensupları dahil herkes teknik takibe alınabilecektir.. Bu anlaşma basit anlamda yolsuzluk iddialarını kapsamıyor. Yargı da dahil olmak üzere, her türlü hukuk dışı işlemi yolsuzluk kapsamı içinde değerlendirmektedir.. Ve bu işi bir SAVAŞ şeklinde tanımlamaktadır. Her türlü insan hakkı ve anayasa ihlalini yolsuzlukla savaş kapsamında değerlendirmektedir.. Bu çerçevede darbe anayasasının bizatihi kendisi suç aleti hükmündedir.. Tevhidi tedrisat, kılık kıyafet yasası gibi değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen yasaların büyük bir bölümü de aynı çerçevede değerlendirilebilir. Hatta “değiştirilmesi teklif dahi edilemez hükmü” bile, 60 ihtilalinin başımıza bela ettiği kendi başına hukuk dışı bir dayatmadır.. Yasa hükmünün mutlaklaştırılması ve geleceğe ipotek koyma anlamındadır. İnanılması güç de olsa bu yasaya göre mesela bey, efendi, hacı, hoca demek bile suçtur. Ama tabii devlet hocaları maaşa bağlar, generallere bizim memlekette paşa denir, devlet vatandaşı hacı yapmak için özel yönetmelik çıkartır ve organizasyon yapar, yabancı ülkelerle anlaşmalar imzalar. Bu iş hukuk dışı olmasının ötesinde akıl dışı bir iştir aslında.. Bu yasalara göre kamu görevi yapan herkes şapka giymek zorundadır.. Düşünebiliyor musunuz, hem çoğulculuktan söz edeceksiniz, demokrasiden söz edeceksiniz, hem de tek tip insan dayatması yapacaksınız.. Aynı şekilde çetelerle ve organize suçlarla savaş da bu kapsamda değerlendirilmektedir.. Ölüye hakaretin cezası bir yıldır ama, Anayasaya göre herkes eşit olduğu halde Atatürk’e hakaret ayrıca düzenlenmiştir. AİHM’e göre gazetecilerin genişletilmiş eleştiri hakkı vardır ama, bizde aynı zamanda bir suçun basın yolu ile işlenmesi cezayı artırma sebebidir.. Bu kapsamda ayrıca, bankacılık, holding yolsuzlukları ve finansal suçlar da değerlendirilmektedir.. Hatta terör ve karşı terör suçları, karşı istihbarat faaliyetleri, sistematik ve aşırı güç kullanımı / şiddet, vahşi suçlar bu sözleşme kapsamında.. TSK içindeki ve dışındaki hukuk dışı oluşumlar, çeteler, hatta Doğan mediası ile ilgili iddialar, sermaye içindeki suç örgütleri, mafia hepsi bu kapsamda değerlendirilebilir.. Bu sözleşmeye göre bunların hiçbiri yargı bağımsızlığı ya da ulusal güvenlik gerekçesinin arkasına saklanılarak gizlenemez.. Yeni anayasa ve hukuk ve yargı reformu tasarısı hazırlanırken bu sözleşmenin mutlaka referans alınması gerekir.. Yargıçların yargılanmaları ve yargının sebeb olduğu hukuksuzluktan dolayı, verilen zarar ölçüsünde yargıca rücu edilmesi konusunda bu sözleşme hükümlerinin hayata geçirilmesi yönündeki yükümlülük yeni yasal düzenlemenin ana gerekçesini oluşturabilir.. Aslında bu sözleşme hükümleri, Anayasa’nın 90. Maddesi çerçevesinde mer’idir. Ve ilgili bakanlığın re’sen bu sözleşmeye dayanarak birtakım düzenlemeler yapması gerekir.. Bu çerçevede savunma yapılabilir.. Ya da yargılamada referans olarak bu sözleşmeye atıf yapılabilir.. Çünkü hiçbir yasa ya da mevzuat bu sözleşmenin temel hükümlerine aykırı yorumlanamaz.. Hukuka uygun olmayan yasa suç aletidir.. Bizde bazı yasaların bırakın hukuka aykırı olmasını, sıradan akla bile uygun değildir.. Son söz olarak, Meclis Başkanı, Başbakan, Adalet Bakanı’na sormak istiyorum: Neden bu sözleşmeyi işletmiyoruz? Sözleşmenin hukuki bağlayıcılığı var. Bu sözleşmeye dayanarak özel istihbarat birimleri bile kurulabilir ve özel sorgu ve takip yöntemleri örgütlenebilir.. Bu maksatla özel tekniklerle donatılmış, eğitimli kadrolar istihdam edilebilir.. Hükümetin BM Yolsuzlukla Savaş Sözleşmesi’nin hükümlerine uyma yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğünün gereğini yapmazsa, yolsuzluklara göz yummuş olmakla suçlanabilir.. Sözleşmenin hukuki bağlayıcılığı vardır. Meclis ve hükümet çözüm üretmek zorundadır.. Sözleşmenin 19. maddesi yolsuzluğa bulaşmış yargı mensuplarının azledilmesini öngören, uluslararası sözleşmelerle korunan hakları kararlarına esas olarak kullanmamakta direnenlere karşı, insan hakları ihlali gerekçesi ile görevden azledilmesini sağlayan mekanizmalar oluşturma yetkisi vermektedir.. Hatta hükümet bu sözleşme çerçevesinde çeteler ve darbe girişimlerine yönelik özel izleme, değerlendirme, derecelendirme ve operasyon yetkisi veren özel mekanizmalar oluşturabilir.. Peki o zaman ne duruyorsunuz? Sayıştay yasasını düzenlerken sanırım bu konuyu bu çerçevede yeniden değerlendirmek gerek.. Bu konu, terör ya da örgütlü suçlardan çok daha vahim bir konu. Örneklerde görüldüğü gibi içinde birçok terör örgütünü, yolsuzluğu barındırabiliyor.. Terör darbe tehdidi yanında çocuk oyuncağı kalır ve bu darbe planları, yasama, yürütme, yargı, ordu, istihbarat, sivil yapıları da etkisi altına alan media, mafia, sermaye, siyaset, bürokrasi ve oda, vakıf, dernek, sendikaları da kapsayan bir tehdide dönüşebiliyor.. Bunu göz ardı etmemek gerek.. Merak ediyorum, AYM, Yargıtay ve Danıştay başkanları bu konuda ne düşünüyorlar? Onlar bu çevrede başlarına geleceği “hissediyorlar mı” acaba? Selam ve dua ile.. 2010-02-01 Abdurrahman Dilipak - Vakit http://yargidarbesi.blogspot.com/



ademgerede, darbesavarboluvalisinedestek@gmail.com
10 Mayıs 2010, Pazartesi 18:34

Paşa ne zaman İSTİFA EDECEK? ARTIK İHANETE-REZALETE son vermek lazım. Düşünün ki Türk Ceza Kanunumuz'daki en ağır suçlardan birinden yargılanmakta Paşa ne zaman görevden alınacak? Artık bu rezalete bir son vermek lazım. Düşünün ki Türk Ceza Kanunumuz'daki en ağır suçlardan birinden yargılanmakta olan bir orgeneral var. AK Parti'ye ve Gülen Cemaati'ne karşı komplolar kurmak, bu amaçla provokasyonlar yapmak, kaos yaratmak, masum insanları tuzağa düşürmek gibi hain bir planı uygulamaya tevessül etmek iddiasıyla yargılanıyor. Sanık orgeneral sürmekte olan davanın bir numaralı sanığı... Bu sanık mahkemenin üç kez yinelenen davetine rağmen duruşmaya gitmiyor. Gitmediği gibi, mahkemeye gözdağı vermek için şehir içinde tanklar yürütüyor; adliye binasının üstünden F16'lar uçuruyor. Aynı davadan yargılanan emrindeki askerler aylardır tutuklu olarak yatarken o ifade vermeye bile tenezzül etmiyor. Mazeret olarak da, duruşma günü çok önemli ve gizli bir görev için Ankara'da Genelkurmay'da bulunmak zorunda olduğunu bildiriyor. Bu mazeretle aslında şunu demek istiyor: "Siz beni yargılayamazsınız. Çünkü ben hâlâ Genelkurmay'ın koruyucu kanatları altındayım ve görevime devam ediyorum." Ve günlerdir izliyoruz; "demokratik hukuk devleti"mizin etkili ve yetkililerinden bir Allah'ın kulu çıkıp da bu küstahlığa, bu kanun tanımazlığa müdahale etmiyor. Oysa, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 65. maddesinde kapı gibi hüküm var; "Beş yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılananların açığa alınması" yetkisi Milli Savunma Bakanlığı'na verilmiş. Ama Savunma Bakanı bu yetkisini kullanmak için parmağını bile kıpırdatmıyor. Sadece Saydıray Berk'in değil, ünlü ıslak imzanın sahibi Dursun Çiçek'in ve haklarında son derece vahim iddialar bulunan onlarca muvazzaf subayın ordu içinde kalıp görevlerine devam etmelerini de sessizce izliyor. Sorarım size, demokratik bir hukuk devleti böyle bir aczi kaldırabilir mi? Kaldırırsa ona "demokratik hukuk devleti" denilebilir mi? Bu ülkede öğrencisine tek bir tokat attığı tespit edilen öğretmen açığa alınır. Çocuk yuvalarında ya da yaşlı bakım evlerinde iş etiğine aykırı davranan sosyal hizmet sorumluları da öyle. Bir polis bir mitingde göstericiye tekme attığında görevden alınır. Eğer olayın çapı biraz daha büyürse bağlı olduğu emniyet müdürüne de işten el çektirilir. Ama darbe planlarının altında imzası olan; halkı birbirine kırdırmak için provokasyonlar planlama; masum insanların evlerine uyuşturucu ya da silah koyarak tuzak kurma, kaos çıkarmak için cami bombalama, kendi jetlerimizi düşürme gibi vahim iddialarla yargılanan subaylar hâlâ kritik görevlerinin başında kalır. Böyle bir çifte standart, böyle bir hukuk rezaleti nasıl sineye çekilir? Bu hukuk rezaleti devam ederken vatandaş bu şaibeli komutanların yönetiminde olan bir orduya kendi evlatlarını nasıl teslim eder? Nasıl olur da onların emrindeki bu birliklerin gerçekten ülkenin güvenliği için kullanılacağına güvenir? Çocuklarının, deşifre olan o dehşet verici planlar doğrultusunda kullanılmayacağına nasıl emin olabilir? X x x Şunu çok iyi biliyoruz ki, şu ana kadar bu ülkenin demokratikleşmesi ve şeffaflaşması babında hangi adımlar atıldıysa toplumun baskısıyla atıldı. Toplumun aktif desteğini arkalarına alamadıkları sürece, hiçbir hükümetin gücü askeri vesayet rejimiyle baş etmeye yetmedi. Eğer Ergenekon Davası kitlelere mal olmasaydı, bu soruşturma şimdiye kadar çoktan hasıraltı edilmiş; birkaç küçük rütbeli subay ve astsubayın üstüne yıkılarak kapatılmıştı. Ergenekon iddianamelerinin derin devletin derinliklerine doğru yol alabilmesini, bu davanın kamuoyuna mal olmasına, halkın dikkatli bakışlarının dava üzerinden hiç eksilmemesine borçluyuz. O yüzden şu anda da, burnundan kıl aldırmayan ve yargıyla adeta alay eden sanık subaylara hukuk devletinin varlığını göstermek istiyorsak, iş yine başa düşüyor. Toplum bu duruma el koymalı ve "yargı önünde eşitlik" talebiyle sesini yükseltmelidir. Başbakanı da, Milli Savunma Bakanı'nı da harekete geçirecek olan budur. Saldıray Berk, Dursun Çiçek başta olmak üzere ordu içindeki bütün zanlılar için TSK Personel Kanunu'nun 65. Maddesi'nin işletilmesi; ordu yönetim kademelerinin zanlılardan temizlenmesi için kampanyalar açılmalıdır. İnternet üzerinden yürütülecek imza kampanyalarıyla, demokrat sivil toplum kuruluşları aracılığıyla, Genelkurmay ve Milli Savunma Bakanlığı faks yağmuruna tutularak ve bulunacak bin bir türlü yaratıcı mücadele biçimiyle hukukun işlemesi sağlanmalıdır. Zira "çürük elma"ların başka türlü temizleneceği yok ve böyle giderse çürüme bütün sepeti saracak...



ademgerede, adaletisavunanlarplatformu@gmail.com
10 Mayıs 2010, Pazartesi 18:28

BAŞBUĞ İSTİFA Etmedi BAYKAL İSTİFA ETTİ ---ADALETPLATFORMUültimatomu-nota 30 SENEDE 5 TRİLYON DOLARIMIZ ve 50 BİN İNSANIMIZ HEBA OLDU. http://www.basbugistifaetmedibaykalistifaetti.blogspot.com DARBE=İŞGAL ZALİM ve LANET DARBECİLER ve SİLAHLI TÖRÖR ÖRGÜTÜNÜ SAVUNANLAR VE ADALETİ ENGELLEMEK İÇİN F-16 UÇURANLAR ADİL HAKİM VE SAVCILARIN GÖREVLERİNİ ENGELLEYENLER ve TÜM BU ŞEREFSİZLİKLERDEN HESAP SORAMAYIP AZLEDEMEYENLER DE DERHAL İSTİFA ETMELİ 50 SENEDİR DARBEYLE YÖNETİLİYORUZ VE BAZI YARATIKLAR TECAVÜZCÜSÜNE AŞIK. CUNTACI-İŞGALCİ ÇANAKKALEYİ GEÇEN ZALİMLER BAŞBAKAN ASTI MECLİSE-VEKİLLERE MİLLİİRADEYE DEFALARCA TECAVÜZ ETTİ. KURANI BAŞÖRTÜSÜNÜ YASAKLADI. NAMAZ KILANLARI VE EŞİ BAŞÖRTÜLÜLERİ TSK'DAN ATTI. DARBECİ ZALİMLER HESAP VERMEDEN MİLLETİMİZDE HUZUR OLAMAZ. İNANCA BASKI BAŞÖRTÜ ZULMÜ veya OKULLARIN ÖNÜNDE BAŞÖRTÜSÜ AÇTIRTMAKLA “KAMERALI YORGAN”IN AÇTIRILMASI AYNI DURUM... “MAZLUMLARIN AHLARI YERDE KALMAZ” ZALİMLİKLERE KARŞI “YORGAN” GİTTİ KAVGA BİTTİ DENİLEMEZ. TERBİYESİZ ve AHLAKSIZCA UTANMADAN 27 MAYISI SAVUNANLAR 27 NİSAN ve 28ŞUBAT BİLDİRİSİNİ YAYIMLAYANLAR ve YAYIMDAN KALDIRMAYANLAR LANET CUNTACI DARBECİLERE SAHİP ÇIKANLAR EMİRLE PARTİ KAPATMA DAVASI AÇANLAR ANAYASA MAHKEMESİNE EMİR VERİP ZORLA BAŞÖRTÜSÜ AÇTIRANLAR VEYA PARTİ KAPATILSIN DİYENLER 312 KENERAL EMRİYLE GAZETE KAPATILSIN EMRİ VERENLER BAŞÖRTÜSÜNÜ SOKAKTA DA YASAKLAYIP SONRA DA ANLAŞMALI BİR ZALİMLİKLE DANIŞTAY BASKINI DÜZENLETENLER VE İNANÇLARA BASKI-ZULÜM İÇİN MÜTEDEYYİN İNANÇLI İNSANLARA İFTİRA ATANLAR ŞEREFLERİ İLE İSTİFA ETSİNLER. ŞEREFİ OLANLAR YA İSTİFA EDER YA DA İNTİHAR EDER. Ya da SÜRGÜNE GİDER VEYA AZLİNİ İSTER. KENDİNE AİLESİNE ÜLKESİNE MİLLETİNE DAVASINA ZARAR VEREN BİNDİĞİ GEMİYİ BATIRMAYA ÇALIŞAN OTUDUĞU EVİ YAKMAYA ÇALIŞAN İNSAN OLAMAZ değil onbaşı er dahi olamayacakların general olduğu bir ülkede adaletten bahsedilemez...askeri harcamalardan kimse hesap soramaz denetlenmez tank-silah-uçak-mayın komisyoncuları araştırılmaz. üm tsk ayak ve oyak oyunları yapmadan hesap vermeden çocuklarımızı askere göndermemeliyiz. Her gün adalet düşmaları hainlerin hesap vermesi için adalete yardımcı olmalıyız bununla ilgili suç duyuruları yapmalı fax mail sms mektup göndererek yetkilileri göreve davet etmeli ve darbesavar dernekleri siyasetcileri akademisyenleri gazetecileri fikir adamları ve adil savcı-hakimleri ve medyayı desteklemeliyiz Cumhurreisi başbakankan orduevine eşiyle bile gidemez. Silahlı ve cüppeli memurlar da haddini bilmeli terbiyesizliğe son vermeliyiz. Bu ülkede namussuzlar kadar namuslularda cesaretli olmalı. Gandhi misali sivil itaatsizlik yapmalı pimi çekilmiş bomba verildiği için dağlıca aktütün bingöl33 sarıyayla reşadiye misali iahnet içindekilerden hesap sorulunc Acilen derhal ilker başbuğ saldırayberk dursunçiçek aygutcengizengin ergunsaygun hıfzıçubuklu mustafabirden tanzelçölajan sumruçörtoğlu kadirözpek suatertosun ömerfarukeminağaoğlu emineülkütarhan hasangerçeker yaşarbüyükkanıt 312geralli vakit davasının savcı ve hakimleri ergenekon silahlı terör örgütüne VE TÜM DARBELERE sahip çıkanlar silahlı ve cüppeli ve cüppesiz memurlar acilen istifa etmeli tüm türkiye milletinden özür dileyerek azlini istifasını vermeli ve tevbe etmeli 17-27 mayıs saat:10'da danıştay önünde 17-27mayısta saat:11 'de bakırköy ruh-sinir hastalıkları hastanesinde mazharosman heykeli önünde sözde insanları ve esfeli safilinleri lanetleyeceğiz. Yeryüzünde bozgunculuk çıkaran nankörleri allah peygamberler melekler ve tüm insanlar lanetler zulme karşı sessizlik beyinsizlik ve sessiz şeytanlık www.istifayadavet.net adaletlatformu@gmail.com www.MUHAFIZ.biz www.ergenekon.ws ademçevik ademgerede@gmail.com 05322467411 http://samanyoluhaber.com/h_415393_chp-iptal-davasi-acamaz;-cunku.html http://www.bugun.com.tr/kose-yazisi/101624-pasa-ne-zaman-gorevden-alinacak-makalesi.aspx http://ilkelpasanezamangorevdenalinacak.blogspot.com/ http://ilkelpasaistifa.blogspot.com



NİHAT ERKAN,
10 Ocak 2010, Pazar 10:12

CİA NIN KURUP BESLEDİĞİ KOTRE GERİLLA. 62 YIL ÖNCE KUARAMUŞ OLAN BİR ÖRGÜT zözel harp dairesi 1955 -7 eylül şiddet eylemleri 190 27 mayı ihtilali-12 mart -12 eylül Susurluk e-muhtıra ve kozmik oda 2 yıllık düşünmeyip Doğan Öz gibi 12 1980 darbesini araştırma sonucu katledildiğin bile bile bu cinayet şiddet hareketini yaratanları ordumuzdan temizlemedikçe her yer karanlık kalır.İyi ki bu tartışma açıldı.Her silahlı şiddete jalkın hazinesinden beslenlerek şiddet yaratanlara asker ve sivil bürokrasi adalet görevini yaparak halk adına engel olmalıdır.



Bozkurtlar Taburu,
26 Ekim 2009, Pazartesi 07:18

Kontrgerillanın varlığını ispat etmeye çalışanların yanıldığı konu su Kontrgerillanın varlığını inkar eden mi varki ispat etmeye çalışıyorsunuz Gerilla varsa kontr gerilla da olacak kardeşim Gayri nizami garp geriilla savaşının yöntemlerini kullanır Kontr geriilla olmasın diyenler gerillanın güçlenmesini mi isterler acaba Ne diyorsunuz kardeşim siz



Abdullah Harun, aharun@gmx.net
13 Ekim 2008, Pazartesi 11:00

Özel Harp Dairesi görevlisi olarak Kıbrıs'ta görev yaptığı ortaya çıkan kontrgerillacılardan Rauf Denktaş'ın sinirleri bugünlerde çok bozuk anlaşılan. Yıllardır Kıbrıs sorununun çözülmemesi için statükoculuğu savunan, AKP'nin Kıbrıs sorununun çözmek için somut adımlar atması üzerine telaşlanıp bizim sarıkızcılarla darbe teşebbüslerine giren, Kıbrıs'ta referandumla, çözümü isteyenlerin Türkler, istemeyenlerin Rumlar olduğu ortaya çıkınca uzun süredir sesi kesilen Denktaş'ın sinirleri bozulmuş olmalı ki, bayanların da bulunduğu ciddi bir toplantıda ağzını bozmuş, Atatürkçülük maskesini takarak, inanılmaz sözlerle Avrupa Birliği yetkilileri adı altında kontrgerilla karşıtlarına yüklenmiş: “Atatürk ilkeleri nerenize batıyor?..”

Türkiye’nin küçültülmek, askerin elinin kolunun bağlanmak istendiğini belirten Denktaş şunları söylemiş: “Dıştan gelen tahripler var. Avrupa Birliği üyeliği adı altında bizden istenen ilk iş, Atatürk ilkelerinden vazgeçmektir. Atatürk ilkeleri AB normlarına uymazmış. Neresi uymaz? Neresi, hangisi sizin nerenize batıyor ki Türk milletinden, Atatürk ilkelerinden vazgeçmesini istiyorsunuz. İstiklal savaşını, Alevi, Kürt, Türk diye vermedik. Bu toprakların insanı olarak Allah’a inanarak verdik. Şimdi bu ayrım ne? Kim çıkardı bu milletin başına PKK belasını? Bunları düşünmek ve kardeşlerimizi, Kürt, Türk diye ayırmamak lazım.”



Hasan Cemal - Moderatör,
25 Temmuz 2008, Cuma 18:29

Ergenekon İddianamesi'nden: Ümit Sayın, "Atabeyler Grubu, 300 Özel Kuvvetler Komutanlığı gerilla mangasından sadece birisi." Ergenekon iddianamesinde yer alan bilgiye göre Ümit Sayın'ın Halil Behiç Gürcihan'a gönderdiği mailde, Atabeyler grubunun Özel Kuvvetler Komutanlığı içerisinde bulunan 300 den fazla gerilla eğitim mangasından biri olduğu belirtiliyor.

Gürcihan'ın dizüstü bilgisayarında yer alan bir dosyada ise bazı milletvekillerine ait kişisel bilgilerin bulunduğu, vekillerin siyasi, felsefi veya ırki kökenlerine ilişkin kayıtlar tutulduğu belirtiliyor. Bilgisayardaki bir diğer dosyada örgütün, Süleymaniye'de Türk askerlerinin başına çuval geçirilmesi olayının intikamını almak üzere 3 yıl sürecek "Operasyon Kırıkay" adıyla gizli bir çalışma planladığı bilgisine yer veriliyor. (http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=718586&title=umit-sayin-300-gerilladan-sadece-birisi)



Abdullah Harun,
27 Eylül 2007, Perşembe 04:48

Bozkurtlar Taburu, saçmalama. Yeşil propaganda ne demek mert ol açık konuş İslam demeye dilin varmıyor mu? Kimsenin manevra yaptığı yok. Bu sitedeki Kontrgerilla'nın varlığına dair delilleri karşı görüşleri özel harp dairesi kontrgerilla ilişkisine dair görüşleri okudun mu? Spekülasyon değil bunlar. Rusyanın çökmesinden önce ABD-Batı-Nato'nun hedefi Komünistlerdi yani düşmanın rengi kırmızıydı. Onunla savaşmak için Gladio/Kontrgerilla örgütlenmelerine gidildi. İtalya'daki Gladio skandalı tüm Avrupa'yı sardı. Hepsi itiraf ettiler. Sadece en şiddetli ve şüpheli toplumsal terör ve kışkırtma olaylarının yaşandığı Türkiye hariç. Yeni düşmanınız artık yeşil renkle tanımladığınız İslam. 1990'da Genelkurmay'ın verdiği brifingde, "Özel Harp Dairesi sadece Komünizme değil din devrimine de karşıdır" denildi. Sözü evelemeye gevelemeye takiyye yapmaya çalışmayın. Yeni hedefiniz İslam. Onun yayılmasını durdurmak. Adınızın Bozkurtlar Taburu olması kimi kandırıyor. Ergenekon veya Kontrgerilla Taburu deyin mertçe, cesurca. 1990'lı yıllarda peşpeşe işlenmekte olan laiklik suikastleri Gladio skandalı patlayınca nasıl da duraksadı. Dikkatlerden kaçmadı. Müslümanlara karşı kontrgerilla harekatı uyguluyorsunuz. Ama büyük bir çelişkiye düştünüz. Bak şu Allah'ın işine. Hiç umulmayan şekilde AKP iktidara geldi ve AB'ye girmek için görülmemiş bir çaba göstermeye başladı. Sizler de telaşa kapıldınız, bütün planlarınız işte o an altüst oldu. Atatürk'ün ulaşmamızı istediği Batı uygarlığına yol almaya başlayınca, afalladınız. Hatta saçmaladınız ve Batı yerine Rusya Çin İran Hindistan'la aynı kampa katılmayı kısık sesle korkarak dile getirmeyi denediniz. Ama kime yuturabilirsiniz bu, tam anlamıyla SAÇMALIĞI! Atatürk adının arkasına sığınarak İnönü devrinde stalinizm uygulandı bu ülkede. Atatürkçülük adına millete yapmadığınız eziyet kalmadı. Kürtlere ve Müslümanlara yaptıklarınızla toplumu kamplara bölmeye, Kontrgerilla'nın ana stratejisi olan "GERİLİM STRATEJİSİ" ile insanları birbirine düşman etmeye çalıştınız ve bunda uzun zaman başarılı oldunuz. Ama artık değil. Dünya global bir köy haline geldi. İnmternet uydu yayınları ile insanlar gelişmeleri çok çabuk öğreniyor haberleşiyor. Engelleyemiyorsunuz. Demirperde ülkeleri, sizin gibi Atatürkçülük dediğiniz ve aslında İnönücülük olan veya diğer ifadeyle Baasçılık olan diğer baskıcı yönetimler de birbir yıkıldı, yıkılıyor. Atatürkçülüğün, laikliğin tartışılmasına tahammül edemiyorsunuz çünkü foyanız ortaya çıkacak. Niye liberaller müslümanları destekliyor diye içerleniyor onları tehdit etmeye çalışıyorsunuz. Gittikçe daha tehditkar hakaretçi ve telaşlı hale geliyorsunuz. Kontrgerilla dediğiniz öcünüzün üstündeki tüyler her geçen gün dökülüyor ve çirkin görüntüsü aydınlığa çıkıyor. O neydi öyle? Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde 1,5 yıl boyunca tam anlamıyla Kontgerilla harekatı yürüttünüz. Sezer'den Demirel'e Genelkurmay'dan baas partisi chp'ye Anayasa Mahkemesinden Yargıtay'a, Kubilay olayına benzetmeye çalışıp da elinize yüzünüze bulaştırdığınız cumhuriyet gazetesinin bahçesine peşpeşe attığınız ve sonra Danıştay'a İslami sloganlar attırıp saldırttığınız dengesiz tetikçinize .. vs vs diğer tüm harekatınızın ayrıntıları bu sitenin ana sayfasında halen ibretlik olarak sergilenmektedir. Herşeye rağmen beceriksiz oldunuz. Doğrusu öcünüzün tüylerinin dökülmekte oluşu müthiş keyif veriyor. Psikolojik olarak moralleri yükseltiyor. Yürüttüğünüz psikolojik Kontrgerilla harekatı aleyhinize işliyor. Artık darbe yapmanız da biraz sıkar. Eskisi gibi kolay değil. Sadece Tayland Afrika ülkeleri gibi yerlerde deneniyor. Yine de denemek isterseniz belki de hiç ummadığınız şekilde gelişebilir...



Bozkurtlar, Taburu
15 Ağustos 2007, Çarşamba 06:58

aslında gereksiz manevralara gerek yok kontrgerilla öcüsü üzerinden yeşil propoganda yapmak amaçlanıyor..cehennemi gösterip zebaniye razı etmek..düşman kurgulayıp , düşmandan kaçanı kucaklamak..ortalığı bulandırıp umut ışığı rolü oynamak.. geciniz efendim geciniz..kontrgerilla ile uğraşmak şimdi de akpartiye mi kaldı..eskiden bunu başkaları yapardı..aman haaaa onlarla aynı kefeye girmeyin sakın.dininize küfredenlerle aynı anti kontrgerilla paydasında buluşursanız gün gelir size de Allahsız diye bağırıverirler..tarih unutmaz ama bellekler detayları atlar..bir bakıvermişsiniz onlarla aynı sahnede donduruvermiş tarih sizi..ondan sonra da ayıkla pirincin taşını neymiş efendim kontrgerilla kontrgerilla üzerinden siyasi prim yapamazsınız beyler..olayın kimyası bi kere buna müsait değil. Özel Harp Dairesi sosyal siyasal ve kültürel kurumların üzerinde bir oluşumdur..Prim yapacak kadar hele hele sizin gibilerin erişeceği kadar alçakta yer tutmuş değildir..anca aşağıdan bağırırsınız ama dikkat edin çevrenizdekiler sizin bağırtılarınızı yanlı algılayabilir ve kendilerinden sonrakilere yanlış aktarabilir. Tarih sayfalarında bile küfredilen mi olmak istiyorsunuz Akıllı olunuz..buna imkanınız var



Bozkurtlar Taburu,
14 Ağustos 2007, Salı 11:54

Sayın Hasan Cemal Cevabınızı bana ithafen mi gönderdiniz bilemiyorum lakin kurduğunuz cümlelerde sanki beni muhatap aldığııza dair sağlam emareler sözkonusu..İslam dini ile benim mesajımın ne gibi bir bağlantısı olduğunu açıkcası anlayamadım..Özel harp dairesi ile İslam inancı arasında nasıl bir güncel korelasyon olabilir ki..Bu iki kavramın birbirinin antitezi olması sözkonusu olamaz lakin birisi vicdani yani ruhani bir olgu olmakla beraber diğeri Türk Milletinin doğal savunma refleksleriyle ilgilidir..Özel harp dairesinin varlığını meşru gösterme gayretinin dinsizlikle bir ilgisi yok..Bu iki kavram secmeye konu olabillecek nitelikte değildir.. Özel harp konvansiyonel harp unsurlarının yetersiz ya da fazla makro nitelikte kaldığı durum ve ortamlarda düşman hatlarının gerisine gerçekleştirilecek bir intikalde yapılması gereken özel nitelikteki operasyonları ihtiva etmektedir..Bu hem taarruz hem de savunma anlamında düşünülebilir..Tabi bu kavrama herhangi bir savaş durumunda topyekün bir direniş hareketinin örgütlenmesi de dahildir..İslam dinine atıfta buunarak ne amaçladığınızı anlamadığımı ifade etmek isterim..Eğer konu AKPARTİ hükümeti ise açıkça söylemek isterimki şehitlerimizden kelle diye bahseden bir zihniyetin cumhuriyet konusundaki fikirlerini teati konusu etmeye bile gerek görmedigimi söylemek istiyorum..Bizim için aslolan devletin ve milletin bekası adına sahip çıkılması gereken kutsal emanetlerdir..Hukuk hatta din bile zaten devletin bekasına bağlıdır..Devlet olmazsa caminizde ezan bile okutamazsiniz.Devlet olmazsa zaten haklarından bahsedeceğniz halkınız da olmaz..Kesinlikle emin olabilirsiniz ki bu kutsal emanetlere sahip çıkarken toprağa düşen aziz şehitlerimizin anısına küfreden odaklardan Türk Milleti her zaman müdafaa edilecektir.Her şeyimizi yitirsek bile bir gün bir yerde bir Hasan Tahsin daha çıkarır bu millet..Bu hayattan cekip gitme pahasına da olsa yaktığı ateşi tüm yurt sathına yayacak gücümüz ve enerjimiz mevcuttur..Sizin için hatta size rağmen Sağlıcakla Kalın



Hasan Cemal,
21 Mayıs 2007, Pazartesi 03:18

Sizin gibi aslını inkar edip de uzun ömürlü olabilen başka bir topluluk daha var mı? Alın size Rusya. Onlar da komünizmi devirip asıllarına dönmediler mi? Bu milletin geleneğinde İslam var, başörtüsü için ayaklanan Sütçü İmamlar var, biraz sonra öleceğini bildiği halde Kuran okuyarak düşmanın yaylım ateşi üzerine giden Çanakkale cengaverleri var. Sizde ne var. Başörtüsüne İslam'a düşmanlık var. Hatta o kadar ki oğlunun orduevindeki düğününe annesini başörtülü diye sokmuyorsunuz. Bu mu sizin kahramanlığınız. Bunun neresini savunuyorsunuz. Türk milletinin geleneğinde İslam'ı seçip onun bayraktarı olmak var. Sizin gibi kime ve neye hizmet ettiği belli olmamak, dedelerini inkar etmek değil. Bu millet aslına dönüyor. Beyfendi, sizler de bundan rahatsız olmayın, lütfen yani.



Bozkurtlar, Taburu
18 Mayıs 2007, Cuma 08:50

Görüldüğü üzere , Özel Harp Dairesi ve Özel Kuvvetler Komutanlığı'na ilişkin kamuoyu nezdinde yıpratma gayretleri başarısızlıkla sonuçlanmış ve başarılı olacağı da mümkün görünmemektedir..Bunu sadece bu amaçla kurulmuş bir web sitesinin forumunda bile görebilmekteyiz...Beslendiği sosyopsikolojik kaynaklar bakımından neredeyse Türk Milleti nin devlet geleneği kadar eski olan bu milli yapılanma , aziz Türk Milleti nin milliyetçi ve sağduyulu vizyonu sayesinde , gayri milli oluşumlar tarafından yıpratılamayacaktır...Her zaman her yerde her şeye hazır güçlü ve cesur gerçek Türk Milleti, direniş ve savaş zamanlarında olduğu kadar aynı şekilde barış zamanında da , onun bunun şunun önünde arkasında orasında burasında değil , VATANININ YANINDA OLACAK ve bu uğurda üzerine düşen görevleri layıkıyla yerine getirecektir.. Gerçek Türk Vatanseverlerinin -milliyetçi duruşlarından dolayı- gözlerinden öpüyoruz..Sağolun , varolun.....................



8.7.2006, Lord_of_zonguldak@hotmail.com
25 Temmuz 2006, Salı 07:45

Özel harb dairesi,Türk milletinin sorunu bu değil ve böyle kurum yıpratıcı hareketler Türk Milletinin kafasını meşgul edemeyecek.Biz yy.laradır vatan hainleriyle savaşmış bir milletiz.Atatürk'ü bu milletin çok arayacağı kesin.Şu bir gerçektirki Onun yerine yenileri habire yetişmekte ve yetişecekte.Atatürk'e bir bakalım.Tam anlamıyla adam.vatanını canından aziz bilen,kişilik ve dört dörtlük bir insan bana göre benim Başbuğum uğruna ölünecek biri.İlkeleri,inkilaplarıyla ve engin devlet tecrübesinin yanında askeri dehasıyla bir gerilla.O amerika ve avrupanın yıkamadığı tek insan,O en zor dönemlerde vatanını satmayan,vatan hainleriyle yani'kahbe çocuklarıyla antlaşma yapmayan, bir Türk.O o dönemde ittihaki terakkiye adıyla bilinen kurumu bana göre şimdiki adı özel harb dairesi olan kurumu bizlere emanet etti.sizde özel harb dairesi için nerdeyse medya önderliğinde karalama kampabnyasıyla kurumu zedeliyorsunuz.Kardeşim Türk'ün emanet anlayışı bu değil.Ya gerillasız bir ülke düşünülemez zaten,elbet bir ülkede vatanını karış karış satan bir kaç çapulcu sürüsüne karşı onların da bu ülkede bazen özgür iradelerini kullanmaya hakları var.Yapacaklarda. DEMOKRATİK ÇÖZÜMMÜŞ CMUK MUŞ FALAN FİLAN DEMOKRATİK YOLLARLA SAVAŞMI OLUR LAN.UYANIN MİLLET PLAN YAPILMIŞ PLAN.ELALEM YURDUMUZA BAŞKA YURT KURDURACAK.YA BU KANI DURDURUN YA MİLLET DURDURACAK.Vatnımızın kıymetini bilelim boş laflarla bir kurumu zedelemeyelim .saygılar zonguldaktan



erkan , erkanagacan@hotmail.com
22 Temmuz 2006, Cumartesi 10:55

arkadaşlar saptırmayalım özel harp dediğiniz ayrı kontrgerilla ayrı ne olur bilip bilmeden konuşmayalım eğer böyle birşeyleri merak ediyosanız okuyun tartın öyle konuşun bişey daha söyleyim her birimin ayrı görevleri vardır sadece siz vatanımızın gönüllü askeri olunda ondan sonra herşeyi anlarsınız



Hasan Cemal,
7 Haziran 2006, Çarşamba 03:04

Son Atabeyler Gerilla Grubu operasyonunda yakalananlardan birkaç subayın halen ÖKK'da resmen görevli oldukları anlaşıldı ve Genelkurmay tarafından sadece patlayıcı ve diğer silahları çalmaktan suçlandılar. Önceki Sauna vb. operasyonlarda da ordu görevlileri yakalanmıştı. Şemdinli'de ordu mensupları kitapçı bombalamışlardı. Kontrgerilla belki sadece ÖKK'dan ibaret olmayabilir ama ÖKK'nın bu işe bulaştığı belli. 1990'lı yıllarda kontrgerilla - Özel Harp Dairesi(ÖKK) ilişkisini reddeden genelkurmay, zımnen aslında kabul etmişti. Din devrimine karşıdır denilmişti ÖKK için. Ecevit bile Danıştay provokasyonunu yutmuş, saldırganları müslümanlar olarak gösterebilmişti. Yuttuğunu sanmıyorum ama artık solculara karşı değil müslümanlara karşı çalıştığı için kontrgerillaya karşı değil, onun yanında! Sonuç olarak, Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK), resmen kontrgerilladır! Askerlerimizin başına çuval geçirilirken amerikalılara karşı harekete geçmeyen ÖKK halkın seçtiği hükümete karşı, meclisin iradesine karşı harekete geçmiş, provokasyonlara başlamıştır ve bu provokasyonlar devam edecektir! Bu gericiler, hala 60-80'li yıllardaki darbe günlerine dönmeyi şiddetle arzulamakta, akıllarından hiç çıkmamaktadır. Demokrasi en korktukları şeydir. Dünyanın değiştiğinin farkına varamamakta, akılları geçmiş zamana takılı kalmaktadır.



alper balkan, kontr-pkk timi,
1 Nisan 2006, Cumartesi 11:45

Günahıyla sevabıyla bir özel harp dairemiz varsa bu daire bölücü terör örgütüne karşı nasıl kullanılabilir ?



YUSUF ALPTEKIN,
25 Temmuz 2005, Pazartesi 09:18

OHD HALK ARASINDA VE SOL BASININ LANSE ETTIGI SEKILDE KONTRGERILLA DEGILDIR. OHD BARISTA SUREKLI EGITIM ILE PERFORMANSINI YUKSEK TUTAR SEFERDE ILERI HRK OPR ILE DUSMANIN DERINLIKLERINDE IMHA HAREKETLERI YAPARAK DUSMANIN GUCUNU ZAYIFLATIR CEPHE GERISINDE SIVIL HALKI ORGANIZE EDEREK GERILLA HAREKETI BASLATIR. BUNUN YANINDA SABOTAJ ADAM KACIRMA SORGULAMA IMHA KORUMA ISTH TOPLAMA FAALIYETLERINI DE ASLI GOREV OLARAK YURUTUR.



Bu bölüme mesaj yolla


ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Tuskon Fetö İşadamları davası

05.09.2020 12:00 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iş dünyası yapılanmasına yönelik, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, kapatılan TUSKON'un başkanı Rızanur Meral ve genel sekreteri Mustafa Muhammet Günay'ın da aralarında bulund..
Tamamı 5.9.2020

Darbede Alçak Uçuş'a Müebbet

15.08.2020 11:26 Balıkesir'de, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Balıkesir 9'uncu Ana Jet Üs Komutanlığından havalanan F-16 ile İstanbul üzerinde alçak uçuş yapan eski pilot üsteğmen Aykut Yüce'ye müebbet hapis cezası veri..
Tamamı 15.8.2020

Darbenin Kıbrıs Ayağına 9 Hapis

15.08.2020 11:01 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Kıbrıs'ta konuşlu Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Kolordu Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 2'si tutuklu 10 sanıklı davada karar ..
Tamamı 15.8.2020

Fetö Kriptolarına Beşinci Darbe

15.08.2020 11:49 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), mensuplarını Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) yerleştirmek için kullandığı 'avantajlı aday numarası' şifresinin çözülmesi, kripto FETÖ üyelerini deşifresinde önemli rol oyna..
Tamamı 15.8.2020

Akın Öztürk'ün Emir Subayına Hapis

15.08.2020 11:38 Ankara'da, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin kilit isimlerinden eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk'ün emir Astsubayı da Fetö'cü çıktı. Yargılandığı davada Mehmet Serdar Özdemirci, 'Fetö si..
Tamamı 15.8.2020

CHP'li Oğuz'a Hapis Gerekçesi

15.08.2020 11:30 İzmir'de, FETÖ üye olduğu iddiasıyla hakkında dava açılan ve görevden uzaklaştırılan eski Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz'a verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. 6 Ağustos'taki gelişm..
Tamamı 15.8.2020

Akıncı Üssü Darbe davası

15.08.2020 11:10 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya esasa ilişkin savunmalarla devam ..
Tamamı 15.8.2020

Pişman Darbeciye Af Skandalı

25.07.2020 13:36 Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Yaramış skandal açıklamalarda bulundu. Yaramış, 'Darbe teşebbüsüne karışmış, pişman olmuş nedamet duyan kişilere de sahip çıkmamız, onları bu toplumun içine dahil etmemiz, kaza..
Tamamı 25.7.2020

Fetöcü Yavere Müebbet Hapis

25.07.2020 12:48 Muğla'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin davada, Yargıtay 16...
Tamamı 25.7.2020

İzmir Casusluk Kumpasına 61 Hapis

25.07.2020 12:19 İzmir'de "askeri casusluk soruşturması"ndaki usulsüzlüklerle bazı bilgilerin sızdırılmasına ilişkin Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki üyeleri hakkında açılan ve 96 sanığın yargıl..
Tamamı 25.7.2020

GDO Kumpası: Baransu'ya Hapis

25.07.2020 12:26 Mersin'de, kamuoyunda Gülen örgütünün hükümete yönelik ilk yolsuzluk ve darbe kumpası olarak da nitelenen GDO kumpasını konu alan ve Mersin'de paralel örgüte yönelik açılmış en kapsamlı ilk dava sona erdi. 19 Temmuz'd..
Tamamı 25.7.2020

Fetö İmamlarına 43 Yıl Hapis

25.07.2020 13:09 Adana, Diyarbakır, İstanbul ve Kayseri'de görülen Fetö davalarında 5 sanığa 7 ile 13 yıl arası hapis cezaları verildi. O davalarda yaşanan gelişmeler illere göre şu şekilde gerçekleşti: Diyarbakır: Bölge İmamına 13..
Tamamı 25.7.2020

Darbede AK Parti İşgaline 10 Hapis

25.07.2020 12:03 İstanbul'da, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında AK Parti İstanbul İl Başkanlığının işgal girişimine ilişkin davada, yerel mahkemenin sanıklardan 10'u hakkında verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının Yargıtay tar..
Tamamı 25.7.2020

Dündar'ın Villası davasında 2 Hapis

25.07.2020 11:54 İstanbul'da, MİT tırlarına ait görüntüleri yayınlaması karşılığında yurtdışına firar etme hazırlığı nedeniyle varlıklarını elden çıkarmaya çalışan Can Dündar'ın villasını fahiş fiyatla satın aldıkları öne sürülen, MİT ..
Tamamı 25.7.2020

Akıncı Üssü Darbe davası

25.07.2020 11:37 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davanın görülmesine sanıkların esas hakkındaki savunmalarıyl..
Tamamı 25.7.2020

Fetö İstihbaratçısı Altaylı davası

25.07.2020 11:16 Ankara'da, eski MİT görevlisi istihbaratçı Enver Altaylı ile birlikte 4 sanığın 'FETÖ/PDY yöneticiliği', 'örgüt üyeliği', 'siyasi ve askeri casusluk' suçlamasıyla yargılandıkları davanın görülmesine devam edildi. 16 T..
Tamamı 25.7.2020

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
45.656.158