Tam
EskidenYeniye
 

Elazığ 61 sanıklı Darbe davası

Elazığ'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması kapsamında aralarında sözde sıkıyönetim komutanı olarak atanan bir generalin de bulunduğu 61 sanığın yargılanması başladı.

Önceki haber title=Sonraki haber

08.07.2017 15:41 Elazığ'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması kapsamında aralarında sözde sıkıyönetim komutanı olarak atanan bir generalin de bulunduğu 61 sanığın yargılanması başladı.

03.07.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi ek duruşma salonunda görülen davaya sanıklar, taraf avukatları, müştekiler ve sanık yakınları katıldı. Davanın bugünkü celsesi, FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişiminde Elazığ'a sözde sıkıyönetim komutanı olarak atanan Tunceli Hozat 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü'nün savunmasıyla başladı.

2. Ağır Ceza Mahkeme Başkanı Suat Alaca, tutuklu sanık Ünlü'ye, 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs ve Fetullahçı terör örgütüne üye olmak' suçlarından yargılandığını söyledi.

İfadesinde kendisinin darbe girişimiyle ilgili hiçbir bilgisin olmadığını belirten Ünlü, "Bu girişimi 15 Temmuz gecesi bir albayın telefonundan öğrendim. Saat 23.40 sıralarında uçağa bindim. 8. Kolordu Komutanlığına saat 2 sıralarında gittim. Görüşmeyi beklerken göz altına alındım. Maddi ve manevi darbeye hiçbir şekilde yardım etmedim. Bu davayla ilgim olsaydı çok şey yapmış olabilirdim. Bir emir verebilirdim. Adliye üzerinde bir baskı kurulmuştur. Her şey aleyhime gösterilmiştir. Arkadaşımla bir sohbetim bile örgüt üyeliği olarak gösterilmekte. Kimseden talimat almadım, vermedim. Silahlı ve silahsız hiçbir eylemim olmadı. Darbeye yönelik hiçbir toplantıya katılmadım" dedi.

Orduevi 302 nolu odaya liste koymadığını dile getiren Ünlü, "Genel Kurmayda açıklanan Mehmet Partigöç'ün listesinde adımı görünce sinirlendim. Onun için bende ifademde onun ismini verdi. Benim içinde olmadığım bir olayda neden benim ismimi yazar diye sinirlenmiştim. Orduevi 302 nolu odanın bulunduğu koridorun sonunda klimanın üzerinde bulunan 'poşeti alıp yok et' yazısı bana aittir. İki üç gün askeri cezaevinde kaldım. Klimanın üzerinde bıraktığım poşetin içinde bir tablet, 2 flaşdisk bulunuyordu. Tablette yetişkin içerikli filmler izlediğimden dolayı kimsenin eline geçmesini istemedim. Çünkü televizyonlarda benim adım geçiyordu. Utandığım için böyle bir pusula yazıp tabletin yok edilmesini istedim. Mehmet Partigöç'ün verdiği listeden haberim yok. Onun oraya nasıl geldiği hakkında hiçbir bilgim yoktur. Oraya liste falan bırakmadım" diye konuştu.

İddianamede, 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece Ankara'da Genelkurmay Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile görüştükten sonra uçakla Elazığ'a gelmekle suçlanan eski Tuğgeneral Abdülkerim Ünlü, ifadesinde hakkındaki iddiaları reddetti.

İfade verirken zaman zaman gözyaşlarına boğulan ve hakkındaki suçlamaların doğru olmadığını belirten Ünlü, "Mehmet Partigöç benim devre arkadaşımdır. Bir defa telefonla görüştüm. Daha sonra onun hazırladığı listede ismim olduğu için küfür etmek amacıyla aradım. Fakat görüşemedim. Bölgenin hassasiyeti ve devam eden operasyonlar nedeniyle iznimi erken bitirip Elazığ'a döndüm. Geldiğimi iletmek amacıyla Kolordu Komutanı'nın huzuruna çıkmak için traş olup, kolorduya gittim. Kolordu Komutanı'nın müsait olmadığını, beklemem gerektiğini söylediler. Ben beklerken silahlı askerlerin gezdiğini gördüm. Daha sonra beni gözaltına aldılar. Darbe teşebbüsünde aktif rol oynadığım doğru değil. Genelkurmay Karargahı'ndan yayımlanan bir bildiride ismimin olması, şansızlık eseri benim de Elazığ'a gelmemle denkleşti. Benim bu hain darbe girişiminde ne aktif, ne pasif görev aldığım doğru değil. Saat 23.00 sıralarında Suat Erdoğmuş albayın telefonu ile durumu öğrendim. Silahsız ve sivil olarak kolorduya gittim. Orada gözaltına alındım. Kimseden talimat almadım, kimseye de talimat vermedim. İddianamedeki ifademi kabul etmiyorum. Savcılık odasına gittiğimde katibi dışarı çıkardılar. Baronun tayin ettiği avukatı dışarıda beklettiler. Cumhuriyet Savcısı ve yanında bulunan 40'lı yaşlarda bir kişi bana pişmanlık yasasından yararlanacağımı söylediler. Zaman zaman tehdit ettiler. "Sen oradan sağ mı çıkarsın?" tehdidi ile beni korkuttular. Benim söylediklerimin önünü, arkasını kendi istedikleri gibi doldurdular. İddianamede söylenenlerin hepsi bana ait değil. Hayati tehlikem var. Koğuşun demir kapıları her açıldığında korkuya kapılıyorum" diye ifade verdi.

15 Temmuz'daki hain darbe ile hiçbir ilgisinin olmadığını belirten Ünlü, "Ben FETÖ silahlı terör örgütü üyesi değilim. Hiç kimseden emir almadım. FETÖ üyesi olmayı bir hakaret olarak kabul ediyorum. Elazığ'da darbe teşebbüsü olmamıştır. Soruşturma esnasındaki beyanlarımı baskı altında verdim. Baskı ve tehdit vardı. İfademde belirttiğim hususlarla çarpıtılarak yazıldı" dedi.

Abdülkerim Ünlü, cezaevinde üst araması yapılırken arka cebinden çıkan 'Orduevi 302 no'lu odanın bulunduğu koridorun sonunda klimanın üstündeki poşeti al yok et' ibareli kağıdın kendisine ait olduğunu belirterek, "Orduevindeki odamda tablet ve iki flash disk vardı. Tablette yetişkinlerle ilgili film izliyordum. Bundan utanıyorum. Onun için kaldırılmasını istedim. Flash disklerde ne olduğunu hatırlamıyorum. Askeri bilgiler bulunmaktadır. Poşetin içinde el yazısı ile isim listesi olup olmadığını, kimin bıraktığını bilmiyorum" diye konuştu.

6 sanığın ifadesinin alındığı duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

04.07.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Davanın bugünkü celsesinde FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişiminde Elazığ'a sözde sıkıyönetim komutanı olarak atanan Tunceli Hozat 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü'nün ifadesine yeniden başvurulurken, Jandarma İstihbarat Müdürü Binbaşı Adem T. de hakkındaki suçlamalarla ilgili savunma yaptı.

'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs ve Fetullahçı Terör Örgütü'ne üye olmak' suçlarından yargılanan Ünlü ile Binbaşı Adem T., haklarındaki suçlamaları reddetti.

Mahkeme Başkanı Adem T.'ye, ByLock kullandığı, Ünlü'den çıkan listede adının bulunduğu ve O.S.'nin aleyhine verdiği ifadeleri hatırlatarak söz verdi.

İstihbarat Müdüründen 'ByLock' çıkmış

Kendisinin aleyhine ifade veren O.S.'yi istihbarattan tanıdığını belirten Adem T., "O.S., bizimle birlikte istihbaratta çalıştı. Daha sonra kendi isteği ile istihbarattan ayrıldı. Biz FETÖ hakkında bilgi toplarken O.S., çocuğunu FETÖ dershanelerini yazdırdı. Yardımcım bana bu bilgiyi getirince bende ona durumu anlatıp kaydının oraya yapmasının doğru olmadığını kendisine iletilmesini istedim. Çünkü biz bu dershaneler hakkında bilgi topluyorduk. Üzerime kayıtlı ByLock'lu telefonu uzun süredir kullanıyorum. Ben ByLock programını cezaevindeyken öğrendim. Bu programı hiçbir şekilde kullanmış değilim. Bunu bilseydim bu cahilliği yapmazdım. Milli İstihbarat Teşkilatı 15 Temmuz'dan önce listeler gönderdi ve birçok kişiyi görevinden açığa aldı. Bizimle ilgili bir tespit yoktur. Jandarmadan 13 kişi listede yer alıyor. Benim telefonumda ByLock çıktığını çok sonra öğrendim. Telefonumun incelenmesini istiyorum. ByLock konuşmalarımın neler olduğunu merak ediyorum. Bu iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum" dedi.

Sözde sıkı yönetim komutanı Ünlü'yü tanımadığını aktaran Adem T., "Telefonla görüşmüşlüğüm yoktur. 19 Temmuz'da askeri cezaevinden normal cezaevine götürülürken üzerinden 'orduevi 302 nolu oda da klimanın üzerinde bulunan poşeti al yok et' notu çıktığında ben komutanlıkta Albay İlker'in odasındaydım. İlker Albay'a Whatsapp üzerinden bu notun fotoğrafı geldi. İlker Albay, fotoğrafı Mahmut Albay'a gönderdi. Telefon ederek olayı anlattı. Telefonu kapattıktan sonra Mahmut Albay ile Mehmet Albay 302 nolu olay yerine gidiyorlar. Olay yerine yetiştiklerinde İlker Albayı aradılar. İlker Albay ne var içinde dedi. Ben de İlker Albaya bulunan adli bir delil diye uyarıda bulundum. Savcılığa haber versinler dedim. Söylediklerimi Mahmut Albay'a söyledi. Karşıdaki sesi duymadım. Sonra ne oldu bilmiyorum. Daha sonra yapılan araştırmada hiçbir parmak izine rastlanmadı. Bu şaşkınlık veren bir olaydır. En azından Ünlü'nün parmak izi çıkmalıydı. Bulunan deliller üzerinde bir temizleme yapıldığını düşünüyorum" diye konuştu.

Daha sonra Adem T., Sanık Ünlü'ye savcılıkta bulunan not hakkında nasıl bir ifade verdiğini ayrıntılı sorulmasını talep etti.

Mahkeme heyeti de sözde sıkıyönetim komutanı Abdülkerim Ünlü'ye söz hakkı verdi.

"Çantamda liste olabilir, listeyi ben koymadım"

Ünlü, "Benim çantamda atama listesi olabilir. Ben poşetin içerisine liste koydum gibi yazılmış. Dünkü ifademde de belirttim. Çantamda liste bulunabilir dedim. Ama onlar poşette liste ele geçirilmiş gibi çarpıtılarak yazdı. Ben poşete liste koymadım. Benimle iki saat konuştular. Konuşanlar cumhuriyet savcısı ve bilmediğim bir kişiydi. Beni tehdit, vaat ve birçok şeyle korkuttular. Poşette bulunan flaş belleğin birinde FETÖ elebaşı kitabının bulunduğunu söylemiş olabilirim. Ama o anki psikolojik durumdan ve baskıdan kurtulmak için söylemiş olabilirim" ifadelerini kullandı.

Duruşma daha sonra diğer sanıkların ifadesinin alınmasıyla devam etti.

Davanın bugün sabah görülen oturumunda 'Terör örgütü üyeliği' ile suçlanan eski Astsubay Hakan Işık'ın savunması alındı. 15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler Komutanlığı ihtisas kursunda olduğunu belirten Işık kendini şöyle savundu:

"Abdülkerim Ünlü'den çıktığı iddia edilen ismimin bulunduğu kağıdı kim veya kimlerin hazırladığını bilmiyorum. Ben FETÖ terör örgütünün üyesi değildim. Abdülkerim Ünlü'yü tanımıyorum. Benim ikiz kardeşim Jandarma Astsubay Hüseyin Işık 53 gün önce Şırnak'ta terör örgütüyle girdiği çatışmada şehit oldu. Ben ise FETÖ terör örgütü üyeliğinden cezaevindeyim. Tahliyemi ve beratimi talep ediyorum."

Savunması alınan sanıklardan eski Üsteğmen Ahmet Dilek ise Tuğgeneral Abdülkerim Ünlü'yü tanımadığını belirterek, "17 Temmuz günü görevli olduğum üs bölgesinde PKK terör örgütünün saldırısına uğradık. Başımın üzerinden mermiler geçiyordu. O gün şehit olsaydım kahraman diyeceklerdi. Bu gün ise terör örgütü üyeliğinden cezaevindeyim" dedi.

Duruşmada ifade veren KHK ile Astsubaylıktan ihraç edilen Hasan Işık, sözde sıkıyönetim komutanı olarak atanan Ünlü'nün çantasından çıkan listeden isminin neden yer aldığını bilmediğini aktararak," Ben FETÖ üyesi değilim. İkizim Astsubay kardeşim Hüseyin Işık,"53 gün önce Şırnak'ta 6 teröristi öldürdükten sonra şehit olmuştur. Ben ise terör örgütü suçundan yargılanmaktayım. Bu olayda beni ve ailemi çok üzüyor" diyerek tahliyesini talep etti.

"TEM'i dinlememiş, kafasını yaklaştırmış"

FETÖ/PDY üyesi olmaktan yargılanan KHK ile Teğmenlikten ihraç edilen İ.H'nin Terörle Mücadele Şubesinin kapısını dinlediği de iddia edildi.

Savunma yapan sanık İ.H., ise ifadesinde "TEM Şube Müdürünün kapısını dinlemedim. Kapıyı çaldığımda gel sesini duymak için kafamı kapıya yaklaştırdım. Kamera kayıtların da görebilirsiniz. Üstümden çıkan bir dolar ise benim kendi birikimime aittir" diye konuştu.

"Vaaz kaseti anneme aittir"

İfadesi alınan KHK ile ihraç edilen askeri personellerden M.D'de,"Abdulkerim ünlüyü tanımıyorum. Söz konusu listede yer almadım ve görev vermedim. İkametgah adresimden çıkan FETÖ'ye ait 1 adet vaaz kaseti ise ölmüş annemin sandığından çıkan eski bir kasettir. Bu kaset ile hiçbir bağlantım yoktur. Tahliyemi talep ediyorum" diyerek kendini savundu.

Diğer sanıklarından ifadesinin alınmasının ardından duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

05.07.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Elazığ'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz'daki darbe girişimi nedeniyle 61 asker sanık hakkında açılan davanın 3'üncü gününde ifadesi alınanlardan Albay Abdullah B., devlet sırrı niteliğinde olduğunu söylediği bazı konuları mahkeme heyetine farklı bir odada anlattı.

Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi ek duruşma salonunda görülen davaya sanıklar, taraf avukatları, müştekiler ve sanık yakınları katıldı. Davanın bugünkü celsesinde Albay Abdullah B. hakkındaki suçlamalarla ilgili savunma yaptı.

'Fetullahçı Terör Örgütü'ne üye olmak' suçundan yargılanan Abdullah B. haklarındaki suçlamaları reddetti. Söyleyeceklerinin devlet sırrı olduğunu ifade eden Abdullah B. ifadesinin tek alınmasını istedi. İstek üzerine mahkeme heyeti B.'nin ifadesini başka bir odada aldı.

Ardından yeniden salona alınan ve ifadesinde devam eden Abdullah B., "Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. İran Tahran'da askeri elçi olarak görev yaptım. Devletimizin milli istihbaratlarıyla da haberimiz oluyordu. Devleti bilgilendiren bilgiler öğrendim. FETÖ'cüler böyle bir bilgi almış olsalar kendi amaçları doğrultusunda devletin aleyhine hemen kullanırlardı. FETÖ'cü olsaydım bu bilgileri bildirirdim. FETÖ'cü olmadığım için böyle bir bilgi vermedim. Buda FETÖ'cü olmadığımı kanıtlar" dedi.

17 Temmuz'da gözaltına alındığını dile getiren B., "19 Temmuz'da serbest bırakıldım. Adliye'de kalan eşyalarımı almaya gittiğimde savcının dosyayı tekrar incelemesi üzerine tutuklandım. Benim hakkımda 3 defa ağırlaştırılmış hapis cezası istemiş. Ben bunu bilseydim kaçardım" diye konuştu.

Sözde sıkıyönetim komutanı cezaevinde görüşmek istemiş

Sözde sıkı yönetim komutanı Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü ile darbe aşamasında hiç görüşmediklerini söyleyen sanık B., "FETÖ'cü olsaydım Abdulkerim Ünlü'nün cezaevindeyken benimle görüşmek istediğini kabul ederdim ve darbeye müdahil olurdum. Ünlü 19 Temmuz'da yakalanırken cebinde çıkan notu benim imha etmem gibi bir olay söz konusu değil. Zaten ben 17 Temmuz'da gözaltına alınmışım. Notun bana verilmesi imkansız. Listenin darbeye yönelik bir liste olmadığını düşünüyorum. Tunceli Pertek'te güvenlik taburunda çalışırken hakkımda çeşitli iftiralar atılmıştı. Sivil adamlarla içki içtiğim gibi iftiralardı. İncelendi ve çok şükür bir şey çıkmadı. 15 Temmuz öncesi FETÖ'cülere operasyon yapılacağın biliyordum. FETÖ'cü olsaydım üniversite ve sağlık çalışanları olan FETÖ'cülere bunu söylerdim. Kurmay Albay M.A., 'Ünlü, eğer buraya gelirse tutuklanacak' dedi. Ama Ünlü geldikten sonra kolordu şeref salonunda 2 saat boyunca televizyon izleyip sohbet ettiler" diye konuştu.

Davanın bugünkü celsesinde astsubay O.Ş. ifade verirken bayıldı. Sanığı, yanında duran askerler tuttu. O.Ş. tedavisi yapılmak üzere salon dışında hazır bekletilen sağlık ekiplerine götürüldü.

'Fetullahçı Terör Örgütü'ne üye olmak' suçundan yargılanan O.Ş hakkındaki suçlamaları reddetmişti.

Darbe girişimini nöbetçiyken öğrendiğini belirten O.Ş. ifadesinde "Darbe girişimi hakkında kimseden bilgi almadım. Bana atfedilen suçları hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Bu olaylar ben ve ailemde büyük yaralar açmıştır. Hakkımdaki iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Abdulkerim Ünlü'yü tanımıyorum. İradem, bilgim dışında ve imzasız bulunan bir listede adım bulunması beni terör üyesi yapmaz. Ne tür faaliyetler bulunduğum hakkında somut bilgiler yoktur. Tüm bunlara karşın hiçbir savunmam dahil alınmadan tutuklandım. Çocuklarım bu durumdan çok olumsuz etkilendiler. Hayat bize zindan oldu. Maddi ve manevi mümkün olmayan derin yaralar aldık. Her şeyin göz önüne alınarak, tahliyemi talep ediyorum" dedi.

Fetö Sanığı Albay'ın 'Devlet Sırrı' Talebi Kabul Edilmedi

15 Temmuz darbe girişimi sırasında sözde 'Yurtta Sulh Konseyi' tarafından hazırlanan, 'Harekat Yıldırım' mesaj formu ekindeki atama listesinde Elazığ Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan Tunceli'nin Hozat İlçesi'ndeki 51'inci Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü'nün de aralarında bulunduğu 61 tutuklu sanığın yargılanmasına Elazığ 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Sanık sayısının fazla olması nedeniyle Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası'nın bir yerleşkesinde yapılan yargılamanın 3'üncü oturumunda bugün toplam 22 sanığın ifadesi alındı.

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, savcılık iddianamesinde FETÖ/PDY terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'e şiir yazdığı iddia edilen sanıklardan Teğmen Barış Taş'ın savunması alındı. Taş ifadesinde bir yıl önce kahraman olarak görüldüklerini belirterek, "Evimin aranmasını kapıcı vasıtayla öğrendim. Kendi imkanlarımla kısa sürede gelip Elazığ'da polise teslim oldum. Nusaybin'de hendek operasyonu sırasında bir patlamada yaralandım. Bir ay GATA'da tedavi gördüm. Şehit olsaydım tören düzenlenecekti. Bu heyet de törene katılıp, tabutumu selamlayacaktı. Akıttığım kan kurumadan tutuklanarak, cezaevine konuldum. Bir Gazi'ye yapılabilecek en büyük kötülük budur. Keşke şehit olsaydım da burada terörist yaftasıyla bulunmasaydım. Bylock diye bir programı asla kullanmadım. Bana kimin ne düşmanlığı olduğunu bilmiyorum. Bir yanlışlık olduğunu düşünüyorum. İçerik geldiği zaman kimse ile görüşmediğim belli olacak" dedi.

Fetullah Gülen'e şiir yazdığı konusunun medya tarafından çok abartıldığını belirten Taş, eşine yazdığını söylediği bir şiir defterini hakime gösterdi. El yazısıyla yazılmış olan şiirin emniyette kendisine gösterildiğini kaydeden Taş, "Emniyette bu el yazısının bana ait olup olmadığı soruldu. Yazının bana ait olduğunu söyledim. Şiirin şairi ben değilim. Derleme şiirleri toplayıp, içeriklerinde değişiklik yaparak, eşime şiir yazdım. FETÖ liderini övenlerden en az sizin kadar nefret ediyorum. İfadem alınırken sanki 5 yıl cemaat evlerine gitmiş gibi bir anlam çıkmış. Sadece 2005-2010 yılları arasında 2 veya 3 kez evlere sohbete gittiğimi söylemiştim. Bundan 20 gün önce OYAK tarafından babama gönderilen bir mesajda, "Böyle bir vatan evladı yetiştirdiğiniz için sizi tebrik ediyoruz' denirken, bir başka kurum tarafından burada tutuluyoruz. Babam İstanbul'un Bağcılar ilçesinde tatlıcılık yapıyordu. Ben operasyonda yaralandığımda o mahallede PKK'lılar babamın işyerine el yapımı patlayıcı attılar. Babam bunun için Gaziantep'e taşındı. Ben kahraman Gazi Teğmen Barış Taş'ım, terörist değilim ve tahliyemi istiyorum" dedi. Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

Davanın bugün devam eden celsesinde aralarında Elazığ'a sözde sıkıyönetim komutanı olarak atanan Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü'yü tutuklayan Binbaşı Ü.E ve Albay Abdullah B.'nin de yer aldığı 22 sanık ifade verdi.

'Fetullahçı Terör Örgütü'ne üye olmak' suçlarından, yargılanan sanıklar suçlamaları reddetti. Darbeyi yolda giderken öğrendiğini ifade eden Binbaşı Ü.E, "Komutanımı aradım. Beni göreve geri çağırdı. Bende görevime geri gittim. Bana tutukla emri verildi. Abdulkerim Ünlü'yü tutukladık. Ben tutuklayıp şeref salonuna koyup kapının başına silahlı asker bıraktım. Albay M. ile görüşmek istedi. Ben uygun değil dedim. 'O benim devre arkadaşım görüşmek istiyorum' dedi. Bizde izin verdik. Ünlü'den çıkan listede benim adım olduğum için terör örgütü üyesi olarak tutuklandım. Ben görevim gereği bir sürü emir verdim. Görevde beni sevende sevmeyende oldu. Onun için adım yazılmış olabilir diye düşünüyorum. Adıma yapılan bu karalamayı kabul etmiyorum. Darbe gecesi komutanımın dediği her şeyi harfiyen yerine getirdim. ByLock çıkan telefon benim telefonumdur. Görevim gereği muhaberem çok yoğun geçtiğinden günlük telefonla görüşmem 400-500 arasındaydı. Dolayısıyla sınırsız internetim vardı. Yoğun bir internet işimiz vardı. Bazı görevler hariç kolordu komutanlığında internet yasaktır. Kolordu karargahında birçok kişi telefonumu kullanmıştır. Çünkü ben müsemma gösteren biriydim. Birilerinin benim telefonumu kullandığın düşünüyorum. ByLock'u ben yüklemedim. Bu nedenlerle mağdur olduğumu söylemek istiyorum" dedi.

Emniyete giderek kedisinin teslim olduğunu aktaran Üsteğmen B.T.ise, "15 Temmuz'da benim yerime atanan kişi timi komple devraldı. Şu anda FETÖ'den tutuklu. Listenin çıktığı tarihte ben burada görevli değildim. Benim bir bilgim yok listeden" diye konuştu.

Diğer sanıkların dinlenmesi için ara verilen duruşma yarın da devam edeceği bildirildi.

06.07.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Elazığ'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz'daki darbe girişimi nedeniyle 61 asker sanık hakkında açılan davanın 4'üncü gününde albay, binbaşı ve bir astsubayın ifadesi alındı.

Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi ek duruşma salonunda görülen davaya sanıklar, taraf avukatları, müştekiler ve sanık yakınları katıldı.

Duruşmada ilk savunması alınan sanıklardan Astsubaş Emrah Keyda hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Beni hakim, savcı değil, bir baba olarak dinleyin. 1 çocuk babasıyım. Çocuğum erken doğum nedeniyle beyin kanaması geçirdi. Şu an 2 kulağı duymamaktadır. Çocuğum yapay kulak ameliyatı olacak. Fizik tedavi görüyor ve sürekli nöbet geçiriyor. Fiziki gelişimi akranlarından 9 kat daha geride. Otizm teşhisi konulmuştur. Tedaviler nedeniyle çocuğumun sürekli doktor kontrolünde bulunması gerekiyor. İçinde bulunduğum durum nedeniyle aksamalar olmaktadır. Engelli olan bunu yapamamaktadır. Günden güne sağlık sorunları kalıcı hale gelmektedir. Şimdi size soruyorum, ben bir baba olarak ne yapabilirim? Sizden şimdi 1 dakika kendinizi benim yerime koymanızı istiyorum. Ben her gece ağlamaktayım. İhraç olmamam, uzun tutukluluk süremin göz önünde bulundurulması, hiçbir suçumun olmaması nedeniyle tahliyemi istiyorum" dedi.

Daha sonra savunması alınan eski Binbaşı Ali İhsan Ünal, buraya nasıl geldiğini bilmediğini öne sürdü. Ünal, binbaşı olarak Bingöl'ün Kiğı ilçesinde görevli olduğu sırada bir soruşturma kapsamında ifade vermek üzere askeri savcının çağırması üzerine Elazığ'a geldiğin9i belirtirken şöyle dedi:

"Geçici görevle gittiğim Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan ilişkimi keserek tayinim çıkmıştı Ankara'daki birliğime katılacaktım. 15 Temmuz günü ilişkimi kesip Elazığ'a geldim. Önce 8'inci Kolordu'da ifademi verdim. Oradan da alaya uğrayıp arkadaşım olan Adem Topaloğlu'nu ziyaret ettim. Mesai bitene kadar orada kaldım. Mesai bitimi Keban'a balık yemeye gittik. Orada darbeyi öğrendik. Oradan Elazığ'a döndük. Dinlenip ertesi gün yola devam etmeyi düşünüyordum. Darbenin ciddi olduğunu öğrenince ben de Alay'a gittim. Adem Topaloğlu'nun komutanın odasında olduğunu söylediler. Adem gelince odasına geçtik. Orada sabaha kadar bekleyip, olayları değerlendirdik. Benim izinde olduğumu bildikleri için gidebileceğimi söylediler. Bunun üzerine aracıma binerek, Konya'ya doğru yola çıktım. Kesinlikle kimseye "Sıkıyönetim ilan oldu, buranın komutanı benim. Benim emirlerim olacak. Bana çay getir, kumandayı ver." gibi sözler söylemedim. Öyle birşey olsaydı o gece beni derdest ederlerdi. Darbe teşebbüsüne katıldığım iddiasını kabul etmiyorum. Bylock'u ilk kez darbeden sonra duydum. Hakkımda delil oluşturulduğunu düşünüyorum. Bu dosyaya niçin iliştirildiğimi anlayabilmiş değilim."

Duruşmada daha sonra söz alan bazı sanıkların avukatı Bülent Seçkin Öztaş, İstanbul'dan getirilen 3 müvekkilinin Elazığ Cezaevi'nde tek kişilik koğuşlarda kaldığını, sabah kahvaltısı ve akşam yemek verilmediğini belirterek, mahkeme heyetine şikayet dilekçesi verdi. Duruşmanın sabahki oturumunda 7 sanığın ifadesini alan mahkeme, öğleden sonra devam etmek üzere ara verdi.

Davanın bugünkü duruşmasında Albay Hakan C., Binbaşı Ali İhsan S. ve astsubay Özden Ö. de hakkındaki suçlamalarla ilgili savunma yaptı.

'Fetullahçı Terör Örgütü'ne üye olmak' suçundan yargılanan 3 sanık da haklarındaki suçlamaları reddetti. İfadesinde 6 ay darbe yüzünden tutuklandığını belirten Albay Hakan C., "Savcı bana 'sen ifadende haklısın ama dava büyük' dedi ve beni sulh cezaya gönderdi. Orası da beni adli kontrol ile serbest bıraktı. Ertesi gün Albay Abdullah B. ile adliyeye eşyalarımı almak için gittik. Savcıyla görüşme için odasına çıkarken polisler tarafından tutuklandık. Listeyi kimin hazırladığını bilmiyorum. M.A.'nın bu listede parmağı olduğundan eminim. Listeyi Osman S. Cumhuriyet Savcılığına bildirmesi gerekirken İlker'e bildiriyor. Oda M.A.'ya bildiriyor. M.A.'nın idari ve kolluk görevi olmamasına rağmen kendisi listeye gidip bakıyor. İlker komutanda 'ne yaptınız' demesi üzerine 2 saat sonra savcılığa bildiriliyor. Ünlü, poşeti koyarken tablet ve flaşdiski silmediğini söylüyor. Poşetin üzerinde ve içinde parmak izi çıkmadı. M'nin listeye poşeti bıraktığını ve parmak izi çıkmasın diye sildiğini tahmin ediyorum. Listenin bir komplo olduğunu düşünüyorum" dedi.

Kendisinin suçsuz olduğunu savunan Binbaşı Ali İhsan S., "Alayda Kıdemsiz Jandarma N.Ç.'ye 'sıkı yönetim komutanıyım ve benim dediklerim olacak' diye bir şey demedim. Öyle bir şey deseydim tüm şube müdürlerine derdim. H.K.'nin bana 'Şerefsizin tekidir. Tutanağı tutun geçirin gitsin' demesinin sebebi ise daha önce Ö.P. ile girdikleri olayda benim H.'nin hakkında beyanlarda bulunmamdır. Bunun üzerine disiplin soruşturması başlatıldı. O askere öyle bir şey demedim. Öyle olsa tutanaklara geçerdi ve beni o gece tutuklarlardı. Darbeye katılmadım ve ByLock kullanmadım. İlk defa o geceden sonra duydum. Ankara da parkın içerisinden bulunan listede ismimin bulunduğuna dair ihbarlar yapılarak zor duruma düşürülmekteyim. Yurtta Sulh ve Ünlü de bulunan listede ismim yoktur. Bunlar darbeye katılmadığımı ortaya koymaktadır" diye konuştu.

FETÖ/PDY üyesi olmadığını dile getiren Astsubay Özden Ö. de, "15 Temmuz darbe girişimini evimde öğrendim. Kimse beni göreve çağırmadı. 29 Temmuz'da polis memuru arayıp Elazığ Başsavcısı senden şikayetçi oldu dedi. Komutanlarıma söyledim. Nizamiyede polislere teslim oldum. Aleviyim FETÖ benim bakış açıma terstir. Yan yana gelmemiz imkansızdır. Ünlü'yü tanımıyorum. 11 aydır tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu.

Davanın dördüncü duruşmasında, tüm eski askeri personelin savunması alındı.

İddianamede, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve bu suçun beraberinde başka suç işleme", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme", "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" ve "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından yargılanan sanık eski Binbaşı Ali İhsan Susam, savunmasında hakkındaki suçlamaların asılsız ve tutarsız olduğunu ileri sürdü.

Bir jandarma erinin ifadesinin delil olarak gösterildiğini belirten Susam, 15 Temmuz günü Elazığ'a sıkıyönetim ilan edildiğini bildirmek için gitmediğini savundu.

Devam eden bir soruşturma kapsamında 8. Kolordu Komutanlığı askeri savcısının ifade için çağırması üzerine geçici görevle gittiği Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan ilişkisini keserek izne ayrıldığını ve Elazığ'a geldiğini anlatan Susam, şunları kaydetti:

"İddianamede söylendiği gibi 15 Temmuz günü alaya, alayın çay ocağındaki çaycı ere sıkıyönetim tebliğ etmeye gitmedim. Böyle bir mantıksızlık olamaz. Binbaşı rütbesindeki bir insanım, böyle bir iddiayı ben kabul etmiyorum. Bu askerin ifadesi iftira niteliğindedir. O gün orada alay komutanı, alay komutan yardımcısı ve rütbeli askerler var. Ben bunların hepsini bir kenara bıraktım, gittim çay ocağındaki çaycı askere, 'bu aslında kalkışma değil sıkıyönetimdir, benim emirlerime uy, buraya boşalt, bana bir bardak çay getir, bir de kumanda getir.' demişim. Böyle bir şey olamaz."

Susam, beraatini ya da tahliyesini talep etti.

Sanık eski istihbarat subayı Hakan Candan ise eski Tugay Komutanı Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü'den çıktığı ifade edilen "atama listesini" kimin hazırladığını ve Orduevi 302 no'lu odanın bulunduğu koridorun solundaki klimanın üstüne kimin koyduğunu bilmediğini savunarak, burada bulunan poşetteki listede dönemin Kurmay Başkanı Mahmut Altun'un parmağının olduğunu iddia etti.

Candan, şöyle devam etti:

"Sanık Abdulkerim Ünlü, sivil cezaevine girerken not ele geçirilmesinden sonra oradaki İl Jandarma Komutanlığı görevlisinin bunu Cumhuriyet savcılığına bildirmesi gerekirken önce dönemin İl Jandarma Alay Komutanı İlker Temel'e bildiriyor. O da Mahmut Altun'a bildiriyor. Altun'un herhangi bir idari ve kolluk görevi olmamasına rağmen poşete bakıyor. Ancak İlker Temel'in 'Komutanım siz ne yaptınız, bırakın başkası baksın' demesi üzerine yaklaşık iki saat sonra Cumhuriyet savcılığına bildirimde bulunuyor. Ondan sonra bu poşetle ilgili işlem yapılıyor. Altun'un bu listeyi poşete koyarken parmak izini silmek için eşyaların üzerini sildiğini düşünüyorum. Poşetteki evrağa dokunulmuştur, delil olsa dahi delil olmaktan çıkmıştır. Belki de Altun'un sevdiği birkaç kişinin de ismi vardı, bunu kimse bilemez."

Candan, Bylock kullanmadığını ileri sürerek, beraatini talep etti.

Duruşmada, diğer tutuklu sanıklar da suçlamaları reddederek, beraatlerini istedi.

Sanık ifadelerinin tamamlanmasının ardından sona eren duruşma, tanık ifadelerine başvurulmak üzere yarın devam edecek.

07.07.2017 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Elazığ'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ihraç edilen Hozat 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü'nün de yer aldığı tutuklu 61 askeri personelin yargılandığı davada tanıklar dinlendi.

Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık sayısının fazlalığı nedeniyle Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonunda görülen davanın beşinci duruşmasının ilk oturumunda 2 tanığın ifadesine başvuruldu.

FETÖ'ye yönelik başka soruşturma kapsamında tutuklu bulunduğu Sincan 1 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'ndan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmada tanık olarak dinlenen eski Genelkurmay Başkanlığı Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç, sanık Ünlü'ye iddianamede yer alan atama listelerini vermediğini öne sürdü.

Darbe girişimi öncesi bir haftalık süreçte Ünlü ile görüşmediğini iddia eden Partigöç, şunları kaydetti:

"Ünlü'yü Kara Harp Okulunda devre arkadaşım olmasından dolayı tanırım. Ankara'da subay lojmanlarında aynı binada oturuyorduk. Genelkurmay Personel Daire Başkanlığındaki görevim nedeniyle tüm general ve amiralleri olduğu gibi sanık Ünlü'yü de tanırım. Ünlü ile darbe girişiminden önceki 5-6 günlük süreçte yüz yüze görüşmedim. Telefonla iş icabı görüşmüş olabilirim. Darbe girişiminden sonra baskı yapılarak aleyhime birçok beyan alınmıştır. Ben kesinlikle Ünlü'ye iddianameye konulan listeleri vermiş değilim. Sıkıyönetim atamalarında bulunan isimlerin soruşturma ve kovuşturmalarıyla ilgili benden herhangi bir tanık ifadesi alınmış değildir."

- "Emirleri Ünlü'den aldıklarını söylediler"

Tanık olarak ifadesine başvurulan dönemin Tunceli Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Ali Çardakçı, duruşmaya Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinden SEGBİS ile katıldı.

Çardakçı, ifadesinde, darbe girişiminin olduğu dönemde Tunceli Jandarma Bölge Komutanı olarak görev yaptığını anımsatarak, "sıkıyönetim" ilan edildiğini duyunca kendisine bağlı jandarma komutanlarını arayarak bunun paralel yapının işi olduğunu söylediğini ileri sürdü.

Tunceli'nin Pertek ve Hozat ilçe jandarma komutanlarını da aradığını bildiren Çardakçı, şöyle devam etti:

"Pertek Jandarma Komutanı bana tabur komutanının yanında olduğunu, savcı, belediye başkanı, emniyet amirini tabur komutanlığına çağırdığını söyledi. Ben de böyle bir emrin kanunsuz olduğunu belirterek, bulundukları yeri terk etmelerini söyledim. Tabur komutanını telefona vermelerini istedim. Tabur komutanı ile görüştüğümde böyle bir kalkışmanın kanunsuz olduğunu söyledim. O da bana 'Çay içmek için çağırdım.' dedi."

Darbe teşebbüsünün yaşandığı gece de bölge komutanı olarak emirlerinin yerine getirileceğini düşünürken, talimatlarının yerine getirilmediğini anladığını dile getiren Çardakçı, şu bilgileri verdi:

"Daha sonra Hozat İlçe Jandarma Komutanını aradım. Onlara da görev yerlerini terk etmeleri gerektiğini söyledim. Daha sonra komutan vekiline bu işin kanunsuz olduğunu telefonda söyledim. Emirleri Ünlü'den aldıklarını söylediler. Ben de Ünlü'den emir alamayacaklarını, benden emir alacaklarını söyledim. Ünlü'yü aradım, Ankara'dan Elazığ'a geldiğini öğrendim ve kendisine 8. Kolordu Komutanlığına gitmesini söyledim. Ünlü'nün isminin listede sözde 'sıkıyönetim' komutanı olduğunu gördüğüm için Tunceli Valisini aradım. O gece Pertek-Elazığ arasında çalışan feribotların kullanılmamasını söyledim."

DAVA

Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, sözde Elazığ Sıkıyönetim Komutanı olarak tayin edilen Tunceli'nin Hozat İlçesi'ndeki 51'inci Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü'nün darbe girişimi sırasında iznini geçirdiği Ankara'dan uçakla Elazığ'a geldiği, 8'inci Kolordu Komutanlığı tarafından gönderilen araçla önce Orduevine, oradan da 8'inci Kolordu Komutanlığına gittiği belirtildi. Tuğgeneral Ünlü'nün 8'inci Kolordu Komutanlığı'nda gözaltına alındığı ve aynı gün Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edildiği belirtilen iddianamede, şüphelinin alınan ifadesinden sonra tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi. İddianamede, 19 Temmuz günü Elazığ E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilen Ünlü'nün cezaevine konulması sırasında yapılan üst aramasında, sol arka cebinde katlanmış vaziyette 'Orduevi 302 no'lu odanın bulunduğu koridorun sonunda klimanın üstündeki poşeti al yok et' ibareli kağıt parçasının ele geçirildiği de vurgulandı. Elazığ Orduevine gidilerek yapılan aramada, 302 nolu odanın bulunduğu koridorun sonundaki salon tipi klimanın üst kısmında siyah renkli poşetin içinde 2 adet flash bellek ve 1 adet tablet ele geçirildiğini belirten savcı, dijital materyallerin incelenmesinde 8'inci Kolordu Komutanlığı ve Elazığ Jandarma Komutanlığında görevli şüpheli bir kısım askeri personelin isimlerinin bulunduğu 2 liste ele geçirildiği ifade edildi. Şüpheli Abdulkerim Ünlü'nün tekrar alınan ifadesinde, 14 Temmuz 2016 günü saat 22.30-23.00 sularında Ankara'daki askeri lojmanlarda Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün kendisini ikametine çağırarak iznini kesip görev yerine dönmesini isteyip 'lazım olacak' diyerek söz konusu listeleri kendisine verdiğini beyan ettiğini belirten savcı bunun üzerine soruşturmanın genişletildiğini kaydetti.

Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 1 General, 2 Albay, 3 Binbaşı, 5 Yüzbaşı, 15 Teğmenin yer aldığı 26 Subay ve 35 Astsubay olmak üzere toplam 61 şüpheli yer aldı. Şüphelilerden 2'si hakkında 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve bu suçun beraberinde başka suç işleme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma' suçlarından, 59'u hakkında ise 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan ceza talep edildi.

Paralel yapı-14 Şubat (2017) 'Elazığ Darbe Yapılanması 61 sanık' davası

(08 Temmuz 2017, 15:41)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

PARALEL YAPI KONULU HABER GRUPLARINDAN KISA BİR BÖLÜM: (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)  
Paralel Yapıya yönelik hemen hemen tüm operasyonlar ve açılan davalar
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar
Paralel yapı ve diğer kurum kuruluşlarla bağlantıları
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları
Paralel yapı-Abdullah Gül
Paralel yapı-Taksim Gezi Parkı olayları bağlantısı
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar
Paralel yapı-Ergenekon
Paralel yapı-Behçet Oktay intiharı
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti
Paralel yapı-Cevzet Soysal cinayeti
Paralel yapı-Gaffar Okkan cinayeti
Paralel yapı-Paris cinayetleri
Paralel yapı-Haydar Meriç cinayeti
Paralel yapı-15 Temmuz (2016) 'TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimine açılan davalar'
Paralel yapı-Fenerbahçe/Şike soruşturması
Paralel yapı-Ses kayıtları
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları
Paralel yapı-28 Şubat süreci
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı
Paralel yapı-Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti
Paralel yapı-1990 Uğur Mumcu vd. Laiklik suikastleri soruşturmasında kumpas
Paralel yapı-TSK'daki Fetö'cülerin 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile bağlantısının delilleri
Paralel yapı-15 Temmuz askeri darbe girişimindeki rollerini saptırma gayretleri
Paralel yapı-Yargılandıkları davalarda Fetö'nün terör örgütü olduğunu kabul etmeyen sanıklar
Paralel yapıya karşı devlet kurumlarının attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Kamikaze tahliye girişimleri
Paralel yapı-Teslim olmayıp saklanan ya da yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair hukuki deliller
Paralel yapı mensuplarından gelen itiraflar
Paralel yapı-Suç duyuruları
Paralel yapı-Abdullah Harun
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları
Paralel yapı-Vatana ihanet
Paralel yapı-Misyonerlik/Dinlerarası Diyalog Bağlantıları
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri
Paralel yapı-Fetullah Gülen'in bedduaları
Paralel yapı-Örgüt mensuplarının intiharları
Paralel yapı konulu kitaplar
Paralel yapı konulu filmler
Paralel yapı bahanesiyle kontrgerilla yapılanmalarının gözden kaçırılma çabaları ... (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=10848    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Fetö'nün Şok Mangasına dava

21.11.2022 14:22 Ankara'da, Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'cü olmayan askeri öğrencilerin "şok mangası" yöntemiyle fiziki ve psikolojik şiddet uygulayarak okulu bırakmalarına neden oldukları ileri sürülen 8 eski asker hakkında "işkence ..
Tamamı 21.11.2022

Kara Kuvvetleri: 80 Müebbet Onandı

29.11.2022 10:33 Ankara'da, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) karargahında yaşanan olaylara ilişkin aralarında 4 eski generalin de bulunduğu 132 sanıklı dava dosyasının istinaf incelemesi tamamlandı..
Tamamı 29.11.2022

Kars: 12 Müebbetin Gerekçesi

30.11.2022 13:13 Kars'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine katıldıkları ve örgütün kentteki sözde 'ana komuta kademesi'nde yer aldıkları iddia edilen, aralarında örgütün sözde 'sıkıyönetim komutanı' ve dönemin 14. Me..
Tamamı 30.11.2022

Yakalanan İlk Darbeciye Müebbet

29.11.2022 11:03 Bursa'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Bursa'da sözde 'sıkıyönetim komutanı' olmayı beklerken 'yakalanan ilk darbeci' olan dönemin İl Jandarma Komutanı Yurdakul Akkuş'un da..
Tamamı 29.11.2022

Darbeci Yaver'in Müebbeti Onandı

29.11.2022 10:43 Ankara'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın kaldığı oteli darbecilere bildirdiği belirlenen eski başyaver Ali Yazıcı'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet ile eski Dalaman Deni..
Tamamı 29.11.2022

Çatı Davada Müebbetler Değişmedi

29.11.2022 10:22 Ankara'da, Yargıtay'ın 15 Temmuz darbe girişiminden önce açılan FETÖ çatı davasında, örgütün tepe yöneticileri eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, eski milletvekili İlhan İşbilen, keski Zaman Gazetesi İm..
Tamamı 29.11.2022

Askeri Hakimlere Müebbet Onandı

02.12.2022 09:55 Ankara'da, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesince FETÖ'nün darbe girişiminde yer alan dönemin Genelkurmay Başkanlığı adli müşavirleri Hayrettin Kaldırım ve Muharrem Köse'nin de aralarında bulundu..
Tamamı 2.12.2022

Poyrazköy Kumpası: 1. Dava Başladı

28.11.2022 13:39 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün "Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat, Kafes eylem planı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Amirallere Suikast" gibi davalardaki usulsüzlüklere ilişkin polis mem..
Tamamı 28.11.2022

Poyrazköy Kumpası: 2. Dava Yargıya

28.11.2022 15:42 İstanbul'da, kamuoyunda 'Poyrazköy davası' olarak bilinen dava ve soruşturmalarda görev alan 48 eski hakim ve savcı hakkında 'gizliliği ihlal', 'iftira', 'suç delillerini yok etme', 'kişisel verileri hukuka aykırı olar..
Tamamı 28.11.2022

1985'teki Sınav Hırsızlığına Dava

02.12.2022 12:37 Ankara'da, FETÖ irtibatı nedeniyle hakkında dava açılan eski Albay Cengiz C.'nin, 1985'te yapılan askeri lisesi sınav sorularını, 'örgüt abisi' aracılığıyla önceden aldığını itiraf etmesi, verdiği bilgilerin doğru çı..
Tamamı 2.12.2022

Pinhan Restaurant'a 9 Hapis

30.11.2022 12:08 İstanbul'da, Fetullah Gülen liderliğindeki terör örgütü (Fetö) adına faaliyetlerde bulunulduğu gerekçesiyle kayyum atanan örgütün karargahı konumundaki Maltepe Pinhan Restoran yapılanmasına dair 45 sanıklı davaya devam..
Tamamı 30.11.2022

Zırhlı Tugay Darbe davası

30.11.2022 12:40 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin aralarında muvazzafların da bulunduğu 28'si tutuklu 138 askerin 'kamu malına zarar verme' suçundan altışar yıl ile 'Anayasal düzeni ort..
Tamamı 30.11.2022

Darbede Valilik İşgali davası

30.11.2022 12:29 İstanbul'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde İstanbul Valiliğinin işgalini konu alan 90 sanıklı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan eski Yarbay Recep Karaçam'ın yeniden yargılan..
Tamamı 30.11.2022

Donanma Darbe davası

28.11.2022 13:24 Kocaeli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada dosyaları ayrılan 6'sı tutuksuz, 13'ü firari 19 sanığın yargılanmasına devam edildi..
Tamamı 28.11.2022

Adana Yasadışı Dinleme davası

21.11.2022 12:10 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden hüküm giyen eski İl Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan ile terörden sorumlu emniyet müdür yardımcısı İsmail Bilgin'in, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubunu yasa ..
Tamamı 21.11.2022

Tır Kumpası Organizatörleri davası

21.11.2022 11:57 Adana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulması ve aranmasını organize ettikleri gerekçesiyle haklarında 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıl 5'er ay hapis cezası istemiyle dava açılan Fetullahçı Terör Örgütü'nün ..
Tamamı 21.11.2022

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
64.230.838