Tam
EskidenYeniye
 

Londra'da sahte bayrak operasyonu


Garbis Altınoğlu, 9-10 Temmuz 2005
http://www.temizeller.com/?s=haberler&id=752

7 Temmuz günü Londra metrosunun üç istasyonunda ve bir belediye otobüsünde meydana gelen bir dizi patlamada, son belirlemelere göre 50'den fazla insan öldü ve önemli bir kısmı ağır olmak üzere yüzlerce kişi yaralandı. Saldırıları, adı şimdiye kadar duyulmamış olan ve kendisini "Avrupa'daki Gizli El-Kaide Örgütü" olarak adlandıran bir örgütün üstlendiği ileri sürüldü. (Tıpkı Lübnan eski başbakanı Refik Hariri'nin öldürülmesini, adı daha önce hiç duyulmamış bir örgütün –"Suriye ve Lübnan'da Zafer ve Cihat"- üstlenmesi gibi.) Bir İslami vebsitede yayımlanan açıklamasında adıgeçen örgüt, saldırıların amacının "Britanya'nın Irak ve Afganistan'da işlemekte olduğu suçlardan ötürü Britanya Siyonist haçlı hükümetinden intikam alma" olduğunu söyledi. Bu saldırılar, dünyanın en zengin 7 ülkesinin yanısıra Rusya'nın da içinde yer aldığı G-8 grubunun İskoçya'da yapılan ve çok sayıda küreselleşme karşıtının da bir dizi eylemle protesto ettiği toplantısının ilk gününe denk geldi.

Emperyalist ikiyüzlülük

Masum insanları hedef alan ve nefretle kınanması gereken bu saldırıların ardından, emperyalist şefler, tekelci medya ve onların Türkiye gibi ülkelerdeki uzantıları suçlayıcı parmaklarını hemen, ne idüğü belirsiz Arap ve Müslüman teröristlerine yönelttiler. Onlar, -tıpkı İstanbul ve Madrit'te meydana gelen patlamalarda olduğu gibi- daha resmen şu ya da bu grubu suçlayacak kanıtlar ortaya çıkmadan sanıkları belirlemiş ve lanetlemişlerdi bile. Başta George W. Bush olmak üzere, G-8 toplantısına katılan liderler gündemlerini bir yana bırakarak "terörizm"le savaşımda ne denli kararlı olduklarını açıklarken, NATO ile BM Güvenlik Konseyi'nin, gündemi Londra saldırıları olan özel toplantılar yapacakları ve ABD ve Batı Avrupa ülkelerinde "terör"e karşı alınan önlemlerin arttırılacağı açıklandı. Uzun sözün kısası, hemen hemen herkes, Londra'daki bombalama eylemlerinin kurbanları için –genellikle sahte ve ikiyüzlü bir- üzüntü belirtme ve terörü kınama yarışına girdi.

Burada öncelikle, emperyalist burjuvazinin ve onun uşaklarının görülmemiş ikiyüzlülüğünün altının kalın bir çizgiyle çizilmesi gerekiyor. ABD ve ortaklarının 7 Ekim 2001'de Afganistan'a ve 20 Mart 2003'de Irak'a saldırıya geçmelerinin ardından bu iki ülkede, çoğu sivil 100,000'den fazla insan yaşamını yitirir, yüzbinlerce insan yaralanır ve sakatlanır, milyonlarca insan evlerinden olur, işgalci güçler, yerli uşaklarının katılımıyla kurdukları ölüm mangalarıyla terör estirir, yüzbinlerce insanı işkenceden geçirir, gözaltına alır ve zindanlara doldurur, sivil halka karşı napalm, kimyasal silahlar, misket bombaları, seyreltilmiş uranyumlu mermiler gibi uluslararası anlaşmalarca yasaklanmış silahlar kullanır, bu ülkelerin zaten önemli ölçüde yıpranmış olan altyapılarını tahrip eder, maddi zenginliklerinin ve petrolünün yanısıra tarihsel, arkeolojik ve kültürel mirasını örgütlü bir biçimde yağmalar, aydın ve akademisyenlerini katlederken ne BM'in, ne de tekelci medyanın herhangi bir bir itirazı duyulmadı. Üstelik bu emperyalist savaşlar, uluslararası burjuva hukukuna göre de gayrımeşru ve BM'in Sözleşmesine de aykırı olduğu halde.

Sorumlu Kim?

Gelelim sorunun özüne. Acaba 7 Temmuz saldırıları kim tarafından ve hangi amaçlarla gerçekleştirildi; bu eylemler hangi sınıfların ve siyasal güçlerin çıkar ve hesaplarına hizmet etti ve ediyor? Eylemlerin arkasında kimin bulunduğu konusunda kesin bir şey söylemek olanaklı değil; bu asla açığa çıkmayabilir de. Bilindiği gibi dünya, 22 Kasım 1963'te öldürülen ABD devlet başkanı J. F. Kennedy'nin kim ya da kimler tarafından öldürüldüğünü hala tartışıyor. Gene de dikkate değer bir-iki olguya değinmekte yarar var. 1970'lerde ve 1980'lerde İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun (=IRA) Britanya topraklarında gerçekleştirdiği ya da onun adına İngiliz istihbaratının yaptığı sonradan açığa çıkan bombalama eylemlerinden ötürü zaten "terör"e karşı genel bir hazırlığı olan Londra, özellikle 11 Eylül saldırısının, Afganistan ve Irak halklarına yönelik emperyalist savaşın, İstanbul ve Madrit'teki bombalama eylemlerinin ardından en üst düzeyde güvenlik önlemlerinin alındığı kentlerden biriydi. Britanya devlet ve polis yetkilileri, Londra'da böyle bir terör eyleminin her an gerçekleşebileceğini epey bir süredir söylemekteydiler. Bu faktörlere bağlı olarak Londra çoktandır, tam 4.5 milyon CCTV (=kapalı devre televizyon) kamerasıyla sürekli gözetim altında tutuluyor. Britanya polisi ve iç (MI5) ve dış (MI6) istihbarat servisleri, kuşkulu gördükleri –özellikle Müslüman kökenli- kişi ve grupları, Müslüman azınlık arasına yerleştirdikleri ajanlarının da yardımıyla sürekli bir biçimde izlemekteler. Ayrıca onlar; kuşkulu olarak niteledikleri kişilerin elektronik posta, telefon vb. haberleşmelerini ve her türlü olası patlayıcı ya da diğer tehlikeli madde transferlerini de aynı biçimde izlemekteler. Bunlara, kentin dörtbir yanında ve özellikle havaalanları, metro, büyük alışveriş merkezleri gibi duyarlı yerlerde görev yapan çok sayıda sivil ve resmi güvenlik görevlilerini ekleyebiliriz. Dahası, İskoçya'nın Gleneagle kentinde başlayan G-8 toplantısı nedeniyle güvenlik önlemleri daha da arttırılmıştı. Bu koşullarda, herhangi bir devlet-dışı terörist grubun, böylesine önemli bir tekniksel uzmanlık ve planlama ve koordinasyon yetisi gerektiren bir dizi patlama eylemini gerçekleştirebilmesinin, olanaksız değilse de son derece zor olduğu söylenmeli.

El Kaide ve benzeri örgütlerin açıklamalarını duyuran Jihad Unspun adlı vebsitede 8 Temmuz'da Hatice Abdül Kaher imzasıyla bir yazı yayımlandı. "Who's Behind the Bombings in London Town?" (=Londra Kentindeki Patlamaların Arkasında Kim Var?") başlıklı yazısında yazar, bombalamaları üstlenen "Avrupa'daki Gizli El Kaide Örgütü" adına yapılan açıklamaya ilişkin gariplik ve tutarsızlıklara dikkati çekiyordu. Ona göre, El Kaide'nin açıklamaları kural olarak, önce Arap basınında yer alıyor ve ancak daha sonra Batılı basın ajanslarına ulaşıyordu. Bu sefer ise, tam tersi olmuştu. İkincisi, El Kaide'nin açıklamaları düzgün ve doğru bir Arapça ile yazılırken, "Avrupa'daki Gizli El Kaide Örgütü"nün Londra eylemine ilişkin açıklaması hatalı bir Arapçayla kaleme alınmıştı. Ve üçüncüsü, El Kaide'nin açıklamalarında Kuran'dan aktarılan ayetler eksiksiz ve doğru bir biçimde verilirken bu sözde örgütün açıklamasında yer alan ayetler eksik ve yer yer de yanlış bir biçimde sunulmuştu. Bunlara ek olarak, Irak'a karşı girişilen savaş öncesinde İngiltere ve özellikle Londra işçi sınıfı ve halkının dünyadaki en büyük savaş karşıtı kitle eylemlerini düzenledikleri olgusuna dikkat çekmek gerekir. İslami eğilimli direniş örgütlerinin bunu bilmedikleri ve dikkate almayacakları düşünülemez. Zaten kapsamlı bir kuşatma ve saldırı ile yüzyüze bulunan bu örgütlerin, Britanya tekelci burjuvazisinin saldırganlığı ve terörizminin intikamını sıradan işçi ve emekçileri hedef alan ve üstelik kendilerinin daha da fazla yalıtılmalarına yol açacak böyle bir eyleme girişerek almaya kalkmaları düşünülemez. İslami eğilimli direniş örgütlerinin aksine, gerici amaçlarına ulaşmak için bireysel ve kör terörü bir araç olarak kullanmakta ve "kendi" işçi ve emekçilerinin yaşamına kastetmekte asla ve zerrece kararsızlık göstermediği tarihsel deneyimlerle kanıtlanmış bulunan emperyalist burjuvazinin ve özellikle ABD-Britanya-İsrail şer ekseninin –en azından kısa erimde- böylesi bir eylemden yarar umması için bir dizi neden bulunuyor. Dolayısıyla, Irak ve Afganistan direnişini yürüten örgüt ve grupların işine yaramayacağı, onların siyasal etki ve yedeklerini zayıflatacağı apaçık belli olan bu eylemin doğrudan ABD, Britanya, İsrail gibi saldırgan devletlerin istihbarat örgütleri ya da onların içine sızdığı, yönlendirdiği ve etkisi altına aldığı bir sözde İslami direniş örgütü tarafından gerçekleştirildiğini, en azından güçlü bir varsayım olarak ileri sürebiliriz.

İsrail Bağlantısı

7 Temmuz saldırılarının altından Siyonistlerin kirli ellerinin görünmesi beklenirdi ve nitekim öyle de oldu. O günlerde Londra'da bulunan İsrail Maliye Bakanı ve azılı faşist Binyamin Netanyahu'nun patlamalardan birinin olduğu Liverpool Street metro istasyonu yakınındaki bir binada yapılacak bir ekonomi konferansına gitmesi gerekiyordu. Associated Press ajansının Kudüs'ten geçtiği 7 Temmuz tarihli bir habere göre, İngiliz polisi patlamalardan kısa bir süre önce Londra'daki İsrail elçiliğini arayarak kentte bazı terör saldırılarının olabileceği yönünde istihbarat edindiklerini söylemişti. (British police had warned the Israelis) Bu yüzden Netanyahu kalmakta olduğu otel binasından ayrılmamış ve İsrail tarafından düzenlenen sözkonusu konferansa gitmemişti. Ama bu arada, sözkonusu gelişmelerle ilgili olarak Britanya halkı ve kamuoyuna herhangi bir bilgi verilmiyor ve metrodaki "olay"ın elektrik enerjisi sistemindeki bir sorundan kaynaklandığı söyleniyordu! Yeni Zelanda'da yayımlanan Scoop Independent News ise 8 Temmuz 2005 tarihli haberinde aynı konuda şunları söylüyordu: "Edinilen en son haberlere göre, ABD Kara Kuvvetleri Radyosu, doğrulanmayan güvenilir kaynaklara dayanarak Scotland Yard'ın (=İngiliz Emniyeti- G. A.), gerçekleşmelerinden kısa bir süre önce saldırılarla ilgili istihbarat uyarısı aldığını gösteriyor." Haberde daha sonra, İsrail elçiliğinin uyarıldığı ve böylelikle Netanyahu'nun toplantıya gitmemesinin sağlandığı bilgisi yineleniyor. Tahmin edileceği üzere Londra'daki İsrail elçiliği, kendilerine böyle bir uyarı yapıldığını reddetti. Bu arada AP haber ajansı da verdiği haberi değiştirdi. Haberin yeni biçimine göre, İsrail elçiliği patlamalardan ÖNCE değil, ilk patlamadan SONRA uyarılmıştı! ABD ve Britanya emperyalistlerinin ve İsrail'in dezenformasyon, provokasyon ve teröre ilişkin kabarık sicili dikkate alındığında, bu açıklamaların büyük bir ihtiyat ve kuşkuyla karşılanması ve ardından yeni soru işaretlerine yol açması hiç de abartılı bir tutum olarak algılanmayacaktır.

Şer ekseni Londra eylemini hangi amaçlarla gerçekleştirdi?

ABD-Britanya-İsrail neo-faşist blokunun neden böylesi bir saldırıya gerek duyduğu sorusu sorulabilir. Bu soruyu şöyle yanıtlayabiliriz: 1. Özellikle artan askeri kayıplara bağlı olarak Irak ve Afganistan halklarına karşı sürdürülen emperyalist terörizme verilen kamuoyu desteğinin azalmasının önüne geçmek ve/ ya da bu süreci tersine çevirmek. Dünyanın en büyük TV-radyo kuruluşlarından biri olmakla kalmayıp Afganistan ve Irak savaşının en öndegelen borazanlarından biri olan ve Rupert Murdoch'un medya imparatorluğuna bağlı Fox News'tan Brian Kilmeade, bu patlamalar için, "halkın hep birlikte böyle bir deneyim yaşamasının, Batı dünyasının… işine yaradığı"nı söylemesi, olayın failleri konusunda şimdiden bir ipucu verir gibidir. Irak'a gönderecek asker bulmakta büyük ölçüde zorlandıkları, bu yüzden asker adaylarına ilişkin standartları sürekli olarak düşürdükleri ve Irak ve Afganistan'da görev yapan askerleri arasında moral bozukluğunun ve buna bağlı olarak firarların, intiharların ve uyuşturucu kullanımının artmakta olduğu koşullarda ABD ve Britanya kaçırılması ve öldürülmesi- bunun tipik örnekleridir. Ülkemiz de gerek daha önceleri ve gerekse 12 Eylül 1980 askeri darbesinin öngününde egemen sınıfların ya da onların bir bölümünün/ askeri kliğin gerçekleştirdiği -6/7 Eylül 1955 olaylarından 1 Mayıs 1977'deki Kontrgerilla saldırısına kadar- pek çok sahte bayrak operasyonuna tanık oldu. Belleklerimizi bir kaç örnekle tazeleyelim: ABD emperyalistlerinin yetiştirmesi Türk Kontrgerillasının şeflerinden Tümgeneral M. Cihat Akyol, Mart 1971'de, yani Özel Harp Dairesinin başında bulunduğu sırada Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde yayımlanan "Gayrinizami Kuvvetlere Karşı Harekat" adlı yazısında şöyle diyordu: "Halkı mukavemetçilerden (=direnişçilerden- G. A.) ayırmak için, sanki ayaklanma kuvvetleri yapıyormuş gibi, müdahale kuvvetlerince zulme kadar varan haksız muamele örnekleri ile sahte operasyonlara başvurulması tavsiye edilir." (Aktaran M. Emin Değer, CIA, Kontrgerilla ve Türkiye, Ankara, 1978, s. 145)  7 Nisan 1978'de Ankara'dan PTT yoluyla Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu'na ve Pazarcık CHP ilçe başkanı Memiş Özdal'a birer bombalı paket gönderilmesi ve bombalardan birincisinin patlaması sonucunda Fendoğlu ile gelini ve iki torununun ölmesi tipik bir Kontrgerilla operasyonuydu. Türk gericileri, biri Sünni, diğeri Alevi kökenli iki tanınmış politikacıyı öldürmek suretiyle Alevi-Sünni gerilimini daha da tırmandırmak ve böylelikle bir yandan Aralık 1978'de gerçekleştirecekleri Maraş katliamının, bir yandan da 12 Eylül...

(Not: Bu yazı forum bölümüzde yer almaktadır. Ancak yazının kalan kısmı sanıyoruz forumumuza eksik girilmiş 'HH' isimli ziyaretçimiz tarafından.)

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

1 Dolarlık İhaneti İlk O Yakaladı

03.08.2019 12:40 FETÖ'nün emniyet içindeki yapılanması ile ilgili 1998 yılında hazırladığı raporla bilinen dönemin Zonguldak Emniyet Müdürü Osman Ak, örgüt içindeki hiyerarşiyi belirleyen 1 doların sırrını ilk kez kendilerinin bulduğun..
Tamamı 3.8.2019

Akıncı Üssü Darbe davası

03.08.2019 17:29 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlerle ilgili 475 kişinin yargılandığı davanın görülmesine savcının esasa ilişk..
Tamamı 2.8.2019

İzmir: 145 sanıklı Darbe davası

03.08.2019 11:48 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin davadan dosyaları ayrılan 5'i tutuklu 145 sanığın yargılanmasına devam edildi. 18 Temmuz'da İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince Aliağa Ceza İnfaz Kuru..
Tamamı 3.8.2019

Darbeciler İHA uçurmuş

02.08.2019 18:03 Hakkari'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin 32 sanıklı davada verilen 7 müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Dönemin Dağ ve Komando Tugay Komutanı eski tuğgeneral Ahmet Otal'ın talim..
Tamamı 2.8.2019

TBMM'ye Siber Saldırı davası

03.08.2019 12:12 Kayseri'de, siyasilerin sosyal medya hesaplarını ele geçirerek kişisel bilgilerini ifşa ettikleri, devlet büyüklerine yönelik tehdit içerikli paylaşımlarda bulunan, darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ..
Tamamı 3.8.2019

Kahramanmaraş Darbe davası

03.08.2019 12:03 Kahramanmaraş'ta, FETÖ'nün askeri yapılanması ve 15 Temmuz darbe girişimine destek verdikleri suçlamasına ilişkin 4'ü tutuklu 25 sanığın yargılanmasına devam edildi. 1 Ağustos'ta Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinc..
Tamamı 3.8.2019

Kozmik Oda Polisleri davası

02.08.2019 16:55 Ankara'da, kamuoyunda 'Kozmik Oda' olarak bilinen soruşturma kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeline Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca kumpas kurulduğu gerekçesiyle çoğunluğu eski polis tutuksu..
Tamamı 2.8.2019

Düzce: Mahrem Askerlere 12 Hapis

02.08.2019 17:50 Düzce'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 'mahrem askeri yapılanması'nda yer aldıkları iddiasıyla 2'si tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada karar verildi. 16 Temmuz'da Düzce 2. Ağır..
Tamamı 2.8.2019

Kozan İmamına 12 Yıl Hapis

03.08.2019 13:01 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin davada örgütün sözde 'Kozan imamı' olduğu gerekçesiyle yargılanan tutuklu sanığa 12 yıl hapis cezası verildi. 16 Temmuz'da Adana 2. Ağ..
Tamamı 3.8.2019

İsmail'in Yeri Davası: 5 Yıl Hapis

03.08.2019 12:32 Düzce'de, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan Bolu Dağı'ndaki ünlü et lokantası sahibi İsmail Çolak'ın yargılanmasına devam edildi. İsmail Çolak etkin pişmanlık yasası göz önünde bulundurularak cezası düşürüldü..
Tamamı 3.8.2019

Telekulak Davası Tekrar Görülecek

02.08.2019 17:09 Antalya'da, 2009-2013 yılları arasında, aralarında siyasetçi ve kamu görevlilerinin de bulunduğu 130 kişiyi yasa dışı dinledikleri gerekçesiyle 15 sanıklı 'telekulak' davasında yargılanan ve hakkında verilen beraat kar..
Tamamı 2.8.2019

Nazilli Fetö Davası Tekrar Görülecek

02.08.2019 17:29 Aydın'daki 108 sanıktan 63'üne 2 yıl 1 ay ile 12 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırdığı dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi verilen hükümleri bozdu. Daire, dosyayı yeniden incelenmek üzere yerel mah..
Tamamı 2.8.2019

Savcılık: Darbe Tehlikesi Sürüyor

14.07.2019 13:33 Türkiye genelinde son 10 günde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) TSK içindeki örgütlenmesine yönelik çok sayıda operasyonda 388 şüpheli gözaltına alındı. Kripto eleman olarak tanımlanan ..
Tamamı 14.7.2019

Zırhlı Birlikler: Darbeye 33 Müebbet

13.07.2019 13:10 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 45'i tutuklu, 53 sanığın yargılandığı dava sona erdi. 10 Temm..
Tamamı 13.7.2019

Mahrem Sat'lara 44 Müebbet

13.07.2019 15:38 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Sualtı Taarruz (SAT) ile Kurtarma ve Sualtı Komutanlıklarında görevli 38 askerle bu personelden sorumlu sözde Deniz Kuvvetleri yapılanmasının ..
Tamamı 13.7.2019

Polatlı'daki 47 Müebbet Onandı

14.07.2019 12:46 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Polatlı 58. Topçu Tugayı ile Topçu ve Füze Okul Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 27'si 'ağırlaştırılmış müebbet', 20'si 'müebbet', 64'ü de beraat..
Tamamı 14.7.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
37.723.712