Tam
EskidenYeniye
 

Büyükada Ajan Toplantısı İddianamesi


Kamuoyunda “Büyükada Davası” olarak bilinen ve aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 8’i tutuklu 11 sanığın “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlarından 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle ilk kez 25 Ekim 2017’de hakim karşısına çıktı. Mahkeme, gün boyu süren yargılama sonrası , 4 aydır tutuklu bulunan 8 sanığın tahliyesine karar verdi. İşte o davanın iddianamesinden bir bölüm..

10.12.2017 13:31 Kamuoyunda “Büyükada Davası” olarak bilinen ve aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 8’i tutuklu 11 sanığın “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlarından 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle ilk kez 25 Ekim 2017’de hakim karşısına çıktı. Mahkeme, gün boyu süren yargılama sonrası , 4 aydır tutuklu bulunan 8 sanığın tahliyesine karar verdi. İddianamede yer alan suçlamalar şöyle:

SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ:

05/07/2017 tarihinde İstanbul ili Adalar ilçesinde insan hakları alanında faaliyet gösteren muhtelif sivil toplum kuruluşlarının mensubu olan şüpheli Taner Kılıç hariç diğer şüpheliler tarafından önceden herhangi bir duyuru yapılmaksızın “çalışma atölyesi” adı altında bir toplantı organizsasyonu gerçekleştirildiği, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığınca 05/07/2017 tarihinde “gizli tanık 1” farklı ismiyle ifadesi alınan şahıs ile Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğünce 06/07/2017 tarihinde ifadesi alınan Ahmet Tunç Tunçten’in beyanları ve yaptırılan teşhislerinden anlaşılacağı üzere toplantı sırasında katılımcıların mensubu oldukları kuruluşların faaliyet alanlarıyla ilgisi olmadığı vareste olan, terör örgütlerinin gizlilik kurallarına riayet ederek yürütülen faaliyetlerini konu alacak şekilde içeride bulunan şahısların cep telefonlarını polislerin alacağından, bu telefonların içerisinde bulunan bilgilerin nasıl saklanacağından, bu bilgilerin telefonlar yakalansa bile nasıl gizli tutulabileceğinden, bilgilerin polis veya başka şahıslar tarafından ele geçirilmesinin nasıl engellenebileceğinden, şifrelemelerden bahsettiklerini, içlerinden birinin dernekte bulunan bilgisayarının polisin ele geçmesi durumunda çoğu kişinin yanacağından bahsettiğini, içerideki kişilerin elektronik cihazlarının polisin eline geçmesinden çok endişe ettikleri toplantıya katılan şüphelilerin cebir, şiddet ve diğer hukuk dışı yöntemleri kullanarak devlet otoritesini baskı altına almayı, zaafa uğratmayı, yönlendirmeyi, alternatif bir otorite olarak ortaya çıkmayı,devlet otoritesini ele geçirmeyi, sonuç olarak demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni sona erdirerek yerine örgüt lideri Fetullah GÜLEN (GÜLEN)’in kendi doktrinlerine göre saptırılmış şer’i yasaların hakim olduğu teokratik bir devlet kurmayı hedefleyen FETÖ/PDY, amacı ülkemizin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini de içine alacak bir şekilde; Suriye, İran ve Irak toprakları üzerinde “Kürdistan” olarak adlandırdıkları bölgede, Marksist -Leninist ilkeler doğrultusunda, sözde bağımsız- birleşik- demokratik bir Kürdistan Devleti kurmak olan PKK/KCK ve amacı amacı mevcut anayasal düzeni silahlı halk ayaklanması ile yıkarak, yerine Marksist-Leninist ilkelere dayalı komünist bir düzen kurmak olan DHKP/C’den ibaret farklı ideolojilere sahip olsalar da Gezi Parkı eylemleri gibi şiddet içeren ve devletimiz Anayasal düzeninini tehdit eden olaylarda ve ilerleyen zamanlarda kamuoyunda “17/25 Aralık Soruşturmaları” adıyla bilinen sözde yolsuzluk soruşturması sürecinde stratejik ortaklık yaptıkları aşikar olan terör örgütlerine mensup şahıslarla ve ülkemiz Anayasal düzeni aleyhine faaliyet yürüten kurum ve kuruluşlarla ilişki ve irtibatlarının bulunduğu, gizli tanık ve tanık beyanları akabinde Adalar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen yakalama, gözaltı, arama ve el koyma kararına istinaden şüphelilerin yakalanarak gözaltına alındığı ve eşyaları hakkında el koyma tedbiri uygulandığı, şüphelilerle ilgili irtibat ve tespitlere ilişkin olarak ise;

Şüpheli İdil ESER’in; UluslararasıAf Örgütü Türkiye Şubesi Direktörlüğü görevini yürüttüğü, üst ve oteldeki eşya aramalarında elde edilen dijital materyallerin incelemelerinde; DHKP/C terör örgütü içerisinde faaliyet göstermek suçundan tutuklanan Semih ÖZAKÇA ve Nuriye GÜLMEN ile ilgili belgelerin olduğu, PKK/KCK terör örgütü üyesi olduğunu ve Murat Dicle isimli sahte hesabı kullandığını beyan eden bir şahsın, AF örgütünde çalıştığı değerlendirilen Fırat Doğan isimli şahsa “kendisinin ırak’ta uzun zamandır PKK üyesi ve gerilla doktoru olduğunu, AF örgütüne üye olmak istediğini, bunun kendileri için sorun olup olmayacağını sorduğu”şeklinde yazışmanın resim halinde bulunduğu, darbe girişimi sonrasında insan haklarının ağır tehlike altında olduğu iddiası ile Türkiye’ye gaz ihracatının yapılmaması için Güney Kore Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliğine yazılmış belgelerin bulunduğu, şüphelinin Türkiye Şubesi direktörlüğünü yürüttüğü ve mevcut konumu gereği sürekli irtibatta bulunduğu Uluslararası Af Örgütünün Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç isimli şahsınmünharısan FETÖ mensuplarınca kullanılan kriptografik haberleşme sistemlerinden Bylock Talk And Chat kullanıcısı olduğu tespitiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandığı,

Şüpheli Taner Kılıç hakkındaki İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 09/08/2017 tarih ve 2017/61942 Sor. sayılı iddianame incelendiğinde (şahıs hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kamu davası açılmış olup İzmir 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/492 Esas sırasında derdesttir); Taner Kılıç’ın 06/06/2017 tarihinde kolluk birimince yakalandığı, mezkur soruşturma kapsamında alınan ifadesinde kız kardeşi Ömür KAMIŞ’ın eşi Mehmet KAMIŞ’ın Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı olarak görev yaptığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan firari durumda olduğunu, yüklemiş ise programı Mehmet KAMIŞ’ın yüklediğini çünkü sürekli Mehmet KAMIŞ ile beraber olduklarını, birbirleriyle tatile gittiklerini anlatarak bu programın kendi telefonuna bilgisi dışında yüklenmiş olabileceğini iddia ettiği ancak Uluslararası Af Örgütü kurucularından olan şüphelinin kendi telefonunu bir başkasına vererek kullandırmasının hayat olağan akışına uygun olmadığı gibi bu programın sadece bir defa kullanılmasının kayda elverişli olmadığı, en az üç defa fiilen kullanılmasının gerektiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkeme kararı alınarak söz konusu serverin inceletildiği, şüphelinin telefona başkasının program yüklemiş olabileceğini veya kayıtlarının doğru olmadığı yönündeki savunmalarının Bylock teknik rapora aykırı olduğu, ayrıca mali bilirkişi tarafından düzenlenen rapor içeriği nazara alındığında kendi ekonomik çıkarı dışında hareket etmesinin suç kastını gösteren olgulardan bir tanesi olduğu, şüphelinin alınan savunmalarında ısrarla bu programı yüklemediğini, örgüt ile hiç bir bağlantısının olmadığını belirtmesine rağmen bir başkasına telefonunu neden verdiğini, bu kişinin bir program yükleyerek kullanmasına nasıl ve hangi sebeple muvafakat ettiğini açıklayamadığının değerlendirildiği, iddianamede yer verilen tespitlerin terör örgütünün devlet bürokrasisinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarına da sızarak faaliyetlerini yönlendirebildiği ve örgüt amaçları doğrultusunda kamuoyu oluşturabildiğini ortaya koyduğu, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Derneği başkanı şüpheli Taner Kılıç’ın soruturma konusu toplantı faaliyetine katılan ve birlikte çalıştığı şüphelilerden İdil Eser ve Günal Kurşun ile irtibat kaydı mevcut olup C.Başsavcılığımızca alınan ifadesinden; İzmir ilinde yakalandığı 06/06/2017 tarihinde kadar toplantıyla ilgili hazırlık çalışmalarından haberdar olduğu ve yönlendiren şahıslardan olduğunun anlaşıldığı, zaten mevcut konumu gereği aksi durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yapılan bu tespitin münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanılan kriptografik haberleşme sistemlerinden Bylock Talk And Chat kullanıcısı olduğu tespit edilen şüphelinin terör örgütünün sivil toplum kuruluşu faaliyetlerini yönlendirme şeklindeki örgütsel faaliyetleri kapsamında da delil olarak değerlendirilmesi gerektiği,

Yine şüphelinin cep telefonunda yer alan “chat-224.txt ve chat-285.txt” isimli txt isimliWhatsApp konuşmaları incelendiğinde, konuşmalara içerisinde alınan kesitlerde “ Yarın acil eylem çıkacak Nuriye ve Semih için, Gözaltına alınan Semih ve Nuriyenin serbest bırakılması için çağrıda bulunabiliyor muyuz?” şeklinde yazışmaların olduğu, “ 20161220_155506.378.jpg ve 20161220_155512.385.jpg” isimli fotoğraflar incelendiğinde;

“16 16:11 tarihinde Fırat DOĞAN yazdı:

Merhaba bir kişiyle aşağıdaki görselde görebileceğiniz diyaloğu yaşadık. Ne şizofrenler böyle düzgün yazmıyorlar ama bilemedim de

Profili:https://www.facebook.com./murat.dicle.104

-Murat Dicle kullanıcı adıyla Fırat DOĞAN isimli şahsa” Merhaba heval uzun zamandır uğraşıyorum örgüte nasıl üye olabilirim ve insanlığa katkı sunabilirim şeklinde yazdığı,

-Fırat DOĞAN’ın ise “ Merhaba Murat Bey üyelik ile ilgili her tür bilgi için üyelik@amnesty.org.tr adresine eposta gönderebilirsiniz. Üyelik ve Destekçi ilişkileri Sorumlumuz sizinle iletişime geçiyor olacaktır. Aynı zamanda 0212 361 62 17-18 numaralı telefonlardan İstanbul ofisimiz ile iletişime geçebilir ve üyelik işlemleri gerçekleştirmek istediğinizi belirtebilirsiniz.

-Murat Dicle isimli şahıs ise “ Çok iyi fakat şöyle bi durum var net bilgilendireyim. Ben Iraktayım bu kullandığım hesapta sahte bir hesap uzun zamandan beri pkk üyesi olup gerilla doktoroyum o önümüzdeki yıllar rojovada daişe karşı YPG bünyesinde cephede olacağım telefonu aramam sizin ve benim

acımdan güvenliği soruna neden olabilir. Durum bundan ibaret buna rağmen uye olup buralarda ne tur katkılar yapılır bilmek yapmak istiyorum. Tekrar belirteyi pkk ye üye bir gerilla doktoruyum savaş cerrahisi müdahale tedavi durumları ile ilgileniyorum. Şeffaf ve dürüslük açısından durumu kısaca özetlemek istedim üyeliğim mümkünse AF örgütüne üye olmak istiyorum. Bu ideolojime ters bi durum olmaz aksine onur duyarım.”

Şeklinde mesajlaşmanın bulunduğu,

Bahse konu yazışmaları yapan şahıslar araştırıldığında Murat Dicle isimli şahsa ait https://www.facebook.com/murat.dicle.104 link adresi kontrol edildiğinde bahse konu hesaba ulaşılamamış olup, Fırat DOĞAN isimli şahsın ise İdil Eser isimli şahsın WhatsApp konuşmaları kontrol edildiğinde; Fırat DOĞAN isimli şahsa ait 0534 240 94 42 numara ile yazıştığı görülmüş, Fırat DOĞAN isimli şahsa ait numara aşağıda ön izlemesi çıkartılan Facebook arama butonuna yazıldığında Facebook sayfası ile entegre olduğu, Bahse konu Fırat DOĞAN isimli şahsa ait Facebook hesabı kontrol edildiğinde şahsın Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesin’de Digital Media Officer yazdığı görülmüş, https://www.facebook.com/murat.dicle.104 linkli Murat DİCLE isimli kullanıcı ile yazışan kişinin Fırat DOĞAN isimli şahıs olduğu,

Şüpheliden ele geçirilen belgelerden; “HakanYamanaNeOldu kampanyası video çekimi için kontaklar.23363.doc” isimli World belgesinde Hakan Yamana ne oldu kampanyası video çekimi için kontaklar “Bu belgeyi kimse ile paylaşmayın, aynı şekilde bilgisayarınızda da ve Masaüstü’nde bırakmayın lütfen” şeklinde notun bulunduğu ve alttaki listede de sanatçılara ait isim ve telefon numaralarının bulunduğu,

2013 yılı Haziran ayında terör örgütlerinin amaçları doğrultusunda vuku bulan ve kamu düzenini tehdit eden Gezi Parkı eylemlerine ilişkin olarak “Başbakanın sözleri şiddet olaylarını sadece kızıştırıyor.22291.doc” isimli World belgesinde “Başbakanın sözleri şiddet olaylarını sadece körüklüyor” başlıklı yazının bulunduğu, “Darbe Sonrası-final.27446.doc” isimli World belgesinde “Türkiye: Darbe girişimi ve sonrasındaki baskının ardından insan hakları ağır tehlike altında” başlıklı yazının 15/07/2016 tarihinde FETÖ/PDY mensuplarınca gerçekleştirilen darbe girişimi sonrası devletimizin başta adı geçen terör örgütü ve diğer terör örgütlerine yönelik aldığı tedbirler aleyhinde, örgütlerin faaliyetleri ve lehlerine kamuoyu oluşturulmasına yönelik olduğu,

Muhammed Şeyhmus ÖZBEKLİ’nin Mazlumder Hak İnsiyatifi isimli dernek adına faaliyet yürüttüğü, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1384 sayılı soruşturması kapsamında 08.05.2017 tarihinde Ankara TEM Şube Müdürlüğünce FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanarak tutuklanan, Gazi Üniversitesi bünyesindeki kamu görevinden ihraç edilen ve BYLOCK isimli programı kullandığı bildirilen Adnan GÜL isimli şahıs ile görüşme ve mesajlaşma kayıtlarının olduğu,

Nalan ERKEM’in Yurttaşlık Derneği bünyesinde proje danışmanı olarak görev yaptığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/109066 sayılı soruşturması kapsamında 20.12.2016 tarihinde İzmir Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yapılan operasyon kapsamında yakalanarak tutuklanan bedriye İştar TARHANLI isimli şahıs ile görüşme kayıtlarının olduğu, üst ve oteldeki eşya aramalarında elde edilen dijital materyallerin incelemelerinde; Gizli-MİT (Özel Kuvvetler Komutanlığı).12929.pdf isimli belgenin Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi Meclis Araştırma Komisyonu’na sunmuş olduğu GİZLİ ibareli bir belge olduğu,

Nejat TAŞTAN’ın Eşit Haklar İçin İzleme Derneği Üyesi ve Koordinatörü olarak faaliyet yürüttüğü, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 13.07.2017 tarih ve 47909374 -16810- e.2017071317171450388 sayılı yazısı ile BYLOCK kullanıcısı olduğu tespit edilen Asuman DOĞAN isimli şahısla görüşme kayıtlarının bulunduğu,

Günal KURŞUN’un İnsan Hakları Gündemi Derneğinin yönetim kurulu üyelerinden ve Uluslararası Af Örgütü Türkiye şubesinin kurucularından olduğu, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 13.07.2017 tarih ve 47909374 -16810-e.2017071317171450388 sayılı yazısı ile BYLOCK kullanıcısı olduğu bildirilen,ancak henüz herhangi bir adli işlem yapılmamış olan Ali ÇAMKÖMÜRÜ isimli şahısla görüşme

kayıtlarının bulunduğu, 675 sayılı KHK kapsamında 29.10.2016 tarihinde Yrd. Doç. Olarak çalıştığı Çukurova Üniversitesindeki görevinden çıkarıldığı, terör örgütsel arşiv tetkiki sonucunda Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesince Terör örgütü propagandası yapmak ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından yargılanma kaydının bulunduğu,

Toplantıyı organize eden ve Yurttaşlık Derneği üyelerinden olan Özlem DALKIRAN’ın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/109066 sayılı soruşturması kapsamında 20.12.2016 tarihinde İzmir Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yapılan operasyon kapsamında yakalanarak tutuklanan Bedriye İştar TARHANLI isimli görüşme kaydının olduğu, üst ve oteldeki eşya aramalarında elde edilen dijital materyallerin incelemelerinde; “İstanbul Hayır Meclisleri Buluşması- Tartışmalar” isimli word belgesinin bulunduğu, belgenin Tartışmalar başlıklı kısmında DHKP/C terör örgütü içerisinde faaliyet göstermek suçundan tutuklanan ve Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/137 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılanan Semih ÖZAKÇA ve Nuriye GÜLMEN ile ilgili yazılar ve Berkin Elvan’ın öldürülmesi olayı gibi terör örgütünün toplumsal taban kazanmak isimleri üzerinden propaganda faaliyeti yürüttüğü şahıslarla ilgili toplumsal yürüyüşlerin ilçelere nasıl yayılacağı şeklinde yazıların olduğu, DHKP/C terör örgütünün silahlı kanadı olan Silahlı Propaganda Birliklerine mensup olup 07/07/2017 günü kollukça düzenlenen operasyon sonucunda yakalanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle örgütsel faaliyet ve mensupları hakkında açıklamalarda bulunan Berk ERCAN’ın C.Başsavcılığımızın 2017/105607 sayılı evrakı kapsamında alınan ifadelerindeNuriye GÜLMEN ve Semih ÖZAKÇA’nın terör örgütüyle organik bağlarına ilişkin özet olarak özgeçmiş raporu hazırlayarak 31/03/2015 günü İstanbul Adalet Sarayında Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı şehit eden örgüt mensuplarından Şafak YAYLA aracılığıyla örgütün Merkezi Komitesine gönderdikleri ve örgüte eleman kazandırma faaliyetinde bulundukları şeklinde anlatımlarda bulunduğu, şahsın verdiği 19/07/2017 ve 25/08/2017 tarihli ifade tutanaklarının ilgili kısmının dava dosyasında delil olarak değerlendirilmesi amacıyla Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği,

Şüpheli Özlem DALKIRAN’dan ele geçirilen 1 Adet SAMSUNG marka SM-G900FQ model 352920060717827 IMEI numaralı cep telefonun yapılan incelemesinde CHAT-47.TXT isimli Whatsapp grubundaki konuşmaların tamamını içeren tutanağın soruşturma evrakına konulmuş olup önem arz eden kısımlarının aşağıya çıkartıldığı, buna göre;

“Başlangıç Saati: 18.06.2017 11:36(UTC+0) Son Etkinlik: 4.07.2017 20:24(UTC+0) Katılımcılar: 905303175014@s.whatsapp.net kalamiti (Ozlem

Dalkıran), Erkem, acu, 905323243955@s.whatsapp.net Nejat Tastan, 905344818513@s.whatsapp.net Seyhmus Ozbekli – D. bakir, 905426811222@s.whatsapp.net Ilknur Ustun, 905323667047@s.whatsapp.net Gulseren Yoleri,

905323826638@s.whatsapp.net GÜNAL, 905323518260@s.whatsapp.net Nalan 905335953041@s.whatsapp.net Idil Eser, 905067359356@s.whatsapp.net veli

905334762329@s.whatsapp.net Feray Salman, 905330901098@s.whatsapp.net Levent Pişkin Gönderen: From: 905303175014@s.whatsapp.net kalamiti (Ozlem Dalkıran) Zaman Damgası: 18.06.2017 11:36(UTC+0) Kaynak Uyg.: WhatsApp

Gövde: —————————– Gönderen: From: 905303175014@s.whatsapp.net kalamiti (Ozlem Dalkıran) Zaman Damgası: 18.06.2017 11:36(UTC+0) Kaynak Uyg.: WhatsApp Gövde:

Subject changed to Temmuz Toplantisi —————————– Gönderen: From: 905303175014@s.whatsapp.net kalamiti (Ozlem Dalkıran) Zaman Damgası: 18.06.2017 11:41(UTC+0) Kaynak Uyg.: WhatsApp Gövde: 905303175014@s.whatsapp.net joined —————————– Gönderen: From: 905303175014@s.whatsapp.net kalamiti (Ozlem Dalkıran) Zaman Damgası: 18.06.2017 11:49(UTC+0) Kaynak Uyg.: WhatsApp Gövde: Arkadaslar selam —————————– Gönderen: From: 905303175014@s.whatsapp.net kalamiti (Ozlem Dalkıran) Zaman Damgası: 18.06.2017 11:50(UTC+0) Kaynak Uyg.: WhatsApp Gövde: … … Toplanti icin mail attim. Tarihlerle ilgili sorunu olan var midir? Sadece egitim 3-4-5-6 temmuz. 1 ve 7

temmuz egiticilerin toplantisi Istanbul ekibine soru – toplantiyi buyukada’da yaparsak otelde kalmanizda sorun yok di mi? Yani her

gun git gel yapmak yerine …

… Benim icin de esasta sorun yok. Ancak bizim. Planlamadan sonra Figen yüksekdag in tutuklu oldugu dosyanindurusmasi 4 temmuza

verildi. Ve Ankara’da yapılacak olan o duruşmaya katılmak zorundayım. Bu yüzden 4 u hariç kalan günlerde orada olabileceğim.

Bu durumda 3ü ve 4 u gecesi adada kalamam. … …

Simdi ciddi bir sey yaziyorum. Kolaylastiricimiz Ali’den tercume ediyorum: ilk odeviniz – vapura binmeden once tum teknolojik aletlerinizi kapatacaksiniz. Telefon, laptop, tablet, smart saat vs. Etrafi seyrederek, keyfini cikararak seyahat ederek otele girinceye kadar acmayacaksiniz. Okuyan ok desin ki herkesin gordugunden emin olalim

… … Toplasmaca bulsmaca olur da ali ve petera ulasamazsaniz bana yazin ben iletirim ona signal uzerinden”

“Istanbul HAYIR Meclisleri Bulusması — Tartısmalar” isimli Word belgesinde yer alan metinde ise;

“İstanbul HAYIR Meclisleri Buluşması Toplantı Notları

18 Haziran 2017, Pazar, Kenter Tiyatrosu *Somut öneriler metin içinde kalınlaştırılmıştır. Video gösterimleri ve açlık grevinin 25. gününde olan İsmail Erdoğan’ın konuşmasından sonra açılış

konuşmasıyla forum başladı. Tek bir gündemin alt başlıkları olarak konuşulan konular; Meclisler yola nasıl devam edebilir? Birlikte neler yapabiliriz? Meclisleri nasıl ve hangi araçlarla devam ettirebiliriz? Bizim konularımız neler olabilir?

İsmail Erdoğan’ın Konuşmasından Özet

Veli’nin, Acun Hoca’nın, Yüksel’de direnen herkesin selamı var. Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Bu dönem bir kırılma ile aşılabilecek bir dönem ve o kırılma bugünden itibaren kapımıza geldi. Nuriye ve Semih’in 220 gün önce başlattıkları direniş geniş bir etki alanı yaratmamasına rağmen 102 gündür AKP, KHK yayınlayamıyor. Açlık grevleri bunların önüne geçti, bir barikat oluşturdu. Toplumu değiştirme iddiasında bulunan bizlerin kaderini toplumun vicdanında arıyor olması bizim dağınıklığımızdan kaynaklanıyor. Arkadaşlarımızın yanında durabilseydik açlık grevinde olmayacaklardı. Bu durumu aşabilmenin tek yolu var. Ortaklaşabileceğimiz meseleleri ön plana çıkarmadığımız sürece sınır tanımayan müdahale devam edecek.

Muhtemelen cezaevinden çıktıklarında aynı masaya oturduğumuzda politik bir sohbet yapsak taban tabana zıt şeyler söyleyeceğiz. Bir tedrisatımız var hepimizin ama farklılıkları ön plana çıkarmak yerine ortaklaşabildiklerimizi ön plana çıkamalıyız.

Sosyal demokratlarla hayatımda bir kere bile yan yana gelmedim bir kere bile oy vermedim. 70 imzacısı olan kurumlar var ama sokağa çıktıklarında 70 kişi çıkamıyorlar. Arkamıza bir rüzgar almadan biz bu durumu değiştirecek güce sahip değiliz. Hiçbir kibre kapılmadan, ne kadar da güçlüyüz demeden, kendimiz 10 tane polisin başını eğemeyeceği İdris Baluken’le dayanışabiliriz. Kılıçdaroğlu İstanbul’a geldiğinde Maltepe’de Edirne’ye gitmesini zorlayabiliriz.

Tartışmalar:

B.A: (HAYIR Kadıköy) CHP’nin yürüyüşü bir heyecan yarattı ama eksik kalan bir yer var. Bir söz var: Batı toplumları özgürlük ister, doğu toplumları adalet. Buna biz özgürlük istiyoruzu eklemezsek, ki ekleyecek olan da HAYIR Meclisleridir, o zaman İstanbul’a ulaşıldığında bu yürüyüş biter. Biz sadece adalet istemiyoruz. Özgürlük de istiyoruz. HAYIR Meclisleri böyle bir şeyi örgütleyebilirse İstanbul’dan Kandıra’ya 118 km 5 günlük. İzmit’e 2 gün. Başka bir kol Edirne’den başlayabilir. İstanbul’da bu yürüyüşün nasıl sonlanacağıdır bunun sonucunu belirleyen. Gelip bir basın açıklamasıyla dağılırlarsa olmaz.

Nuriye’nin ve Semih’in tutuklanmalarının sebebi bu adaletsizliği görünür kılmalarıydı zaten. Neden tutukladınız, diye soracak bir tane gazeteci çıkmadı malumunuz. 2 gün önce açlık grevlerinin 100. gününde Kadıköy’deki heyecan çok önemliydi ama sonrasını getirmiyoruz. Halbuki artık her gün ölüm için geriye sayım oluyor. Artık geriye dönülmeyen noktadalar ve devlet büyük ihtimalle müdahale edecektir. Bu eylemleri her gün şekline dönüştürmeli.

R.K.: (HAYIR Beşiktaş) Toplumun yarısının hayır diyeceğini biliyorduk zaten. Bu çokluğu nasıl meclis modeliyle örgütleriz dedik. Bu süreçte bundan sonraki hareketimiz için de önemli görünen eş zamanlı hareket edebilmemiz. Eş zamanlı eylemler hızlı yayılmamızı sağladı, sosyal medya dışında yeni bir alan yaratabilmek bundan sonraki dönemde de önemli. Meclisler herkesin eşit söz hakkına sahip olduğu bir süreç.

İlçelere adalet yürüyüşlerini yayabiliriz. Eşitliğin barışın demokrasinin olmadığı bir ülkede adalet olabilir mi? Yürüyüşlerle, forumlarla İstanbul’a yaymaya çalışalım bunu. Yaz boyu ne yapacağız? Belki DİB ile beraber yazı da hareketli bir eylem sürecine dönüştürebiliriz. Meclis gibi bir araç var bizde, 16 Nisan gecesinde olduğu gibi yazı ve önümüzdeki süreci de böyle değerlendirmeliyiz.

E.N.: En temel eksikliğimiz şu: birtakım etkinlikler ortaya koyuyoruz ama nereye varmak istiyoruz?

Referandum döneminde belliydi, hayır çıkarmaktı. Ama şimdi? Nereye varmak istediğimizi ortaklaşa tartışıp bir programa varmış değiliz. Gezi Parkı’nda da aynı şey vardı. Çok güçlüydü, militandı ama sönümlendi. Şimdi biz kendiliğinden bir direnişin patlak vermesini bekleyemeyiz. Bir siyasal programımız olmalı. İktidarın saldırılarına karşı çıkışlar yapabiliriz ama onu istemiyorsak, ne istiyoruz? Ortak açık net ifadelerimiz olmalı. Ortak sözlerimizle biz meydanlarda olmalıyız. CHP yürüyüşe başladı heyecanlandık. Niye?? Kitleler sokağa çıkacak diye. İyi de, CHP bizim kendi sözümüz ve kimliğimizle orada olmamızı istemiyor ki. Ya ihbar edecektir ya da kitlesini çekecektir. Hayır Biz Kazandık nasıl sonuçlandı gördük. CHP’nin insafına bağlı başka bir sokağa çıkış söz konusu. Bu vesayetten kurtulmalı. İsteyen destekler, ben gitmeyeceğim, biz kendi işimize bakalım. Ben demokratik Cumhuriyet istiyorum. Başka arkadaşların başka kelimelerle ifade edeceği, emekçilerin aydınların ve tüm yurttaşların eşit hakları temeli üzerinde yükselen bir cumhuriyet. Bir an önce hayır meclisleri bir siyasal program oluşturmalı. Bu konudaki mutabık üzerinden diğer tüm adımlarını atmalı.

H.A.: (HAYIR Şişli) Büyük bir gücün üzerinde duruyoruz. 81 il var. Referandum gecesi AKPlilerin yüzlerinin asılmış olmasının sebebi Kasım seçimiyle karşılaştırdığımızda 81 ilin 68’inde 1 Kasım’dan referanduma hayır oyları ciddi biçimde artmış olmasıydı. Hayırın mutlak olarak kazanması.

Bizim HAYIR Meclislerinin Gezi’den aldığımız derslerle, karar alma süreçlerinin meclislerde geçerli olması, içimizi döküp dağılmamamız gerekiyor. Birey hukuku çok önemli. Bu örgütleri tanımamazlık etmek değil. Ama örgütlerin herhangi bir temsilcisi orada birey olarak bulunması ama ortaklaştığımız kararları o temsil ettiği örgüte ulaştırması birey hukukudur.Bunlar devam etmelidir.

DİB-Meclisler ortak toplantısı oldu. Hayır için çalışan herkesi birey hukukuyla bir kurultaya çağırmak için DİB’in liyakatı vardır dedik. DİB bir perspektif ortaya koyan fikri bir yapıdır, buna kimse itiraz etmez. Sadece DİB’in değil, herkesin geldiği yapıların bir araya geleceği bir kurultay önümüzde duruyor.

Biz meclisler değiliz. Biz öncül ilçelerde ve mahallelerde bir araya gelmiş öncüleriz. Bu bir yetersizliktir. İnsanların kendilerini özne hissedeceği bireysel katılımla sağlanacak bireysel itaatsizlik eylemleriyle gerçek anlamda halk, yurttaş meclislerini kurabiliriz.

İş Bankası’nı, Paşabahçe’yi bloke etme. 3 liralık bardak alıp kırıldı diye geri verme gibi eylemler yapabiliriz. Dayanışma ekonomileri çökertici bir şeydir. Üretim ve paylaşım kolektifleri kurabiliriz. Bizim AKP liderine biat etmiş yapılardan değil, doğrudan üreticileri kullanarak bu iktisadi sistemi sermayeyi çökertmeye ihtiyacımız var. Bunların hepsini yapalım.

T.Ş.: (DİB Koordinasyon) İsim değişikliği konusundaki önerim Halk Meclisleri.

İş konuşalım, siyaseti de iş olarak algılayalım. Bize destek olan STK’lar vs. ile görüşerek bir Halk Meclisi kuralım. Pilot bölge olarak da Kadıköy’de bir mekan kurulsun. KHK ile ihraç edilmiş hocalarımızı davet ederek seminerler düzenleyelim. Bunun Türkiye’ye yayılması için çalışalım. Demokrasi kavramını hayata geçirelim.

A.D.: (HAYIR Şişli) Hedef meselesinde farklı düşünüyorum. Karşımızda faşist diktatörlük tehlikesi var. Tarihte bu tehlike olduğunda hedef daraltılmamıştır.

Program olarak tek şey geliyor aklıma, AKP’den kurtulmak. Bu rejim değişikliğine direnmek

yapılacak tek şey. Bizim HAYIR Meclislerinde örgütlenmemize gerek yok. Sokak ve örgütlenmek önemli ama bunlar araç. Bizim hedefimiz bunlar olamaz, bizim hedefimiz AKP. Gezi de dahil hiçbir büyük kalkışma cephe kurarak salonlarda bildiriler hazırlayarak olmadı. Tahrir de böyle olmadı, hiçbir yer böyle olmadı. Kitleler karar verir ve sokağa çıkar, örgütlüyseniz onu yönlendirirsiniz.

İstanbul HAYIR Meclisleri Buluşması Sonuç Metni

Toplantı sadece HAYIR Meclislerinden katılımcılarla değil, aynı zamanda referandum sürecinde HAYIRa katkı koymuş, kendini HAYIRcı olarak tanımlayan mümkün olan en geniş toplam davet edilerek gerçekleşmiştir. Ve bu notlardaki öneriler de kendi meclislerimize önerilmek üzere somut öneriler ve eğilimler taşımaktadır.

CHP’nin başlatmış olduğu ve İstanbul’da Maçka Parkı’nda devam etmekte olan Adalet Yürüyüşü’ne ve nöbetlerine destek verme konusu pek çok kişi tarafından dile getirildi. Bu desteği verirken de en geniş şekilde insanlara ulaşmayı hedefleme, adalet talebini CHP’nin tekelinden çıkararak “Herkes İçin Adalet” şiarıyla bunu hem genelde hem de yerel meclislerimizde de yaygınlaştırmaya çalışma, adalet kavramının içini doldurarak hareket etme; aynı zamanda Adalet Nöbetleri’ni İstanbul’un farklı noktalarına sıçratmak için de önümüze işler koyabileceğimiz konularında oydaşmaya varıldı. Var olan süreci dönüştürebilecek bir özne olarak HAYIR Meclislerinin bulunduğu pozisyona pek çok kez dikkat çekildi.

DİĞER ÖNERİLER

Var olan direnişlerle birlikte mücadele

Şu anda hali hazırda süren Nuriye & Semih, Adalet Yürüyüşü, KHK’lar vb. konularda devam eden direnişlere destek sunmak ve birlikte mücadele etmek.

Tüm güçlerle, herkesin bir araya geldiği bir kurultay düzenlemek Bireysel katılım sağlanabilecek kitlesel sivil itaatsizlik eylemleri örgütlemek İstanbul Buluşmalarını aylık periyotlarla yapmak Yerel yönetim ve demokrasi anlayışımızı anlatabilmek açısından yerel yönetimlere ilişkin işler yapmak Yeni bir toplum sözleşmesini her zaman gündemimizde tutmak Meclislerdeki kadınlar olarak kadınlarla birlikte örgütlenmeyi, toplantılar almayı önümüzde koymak Pilot bölge olarak Kadıköy’de bir mekân kurmak Yazın sabit ve açık bir alanda toplantılarımızı alalım Bir sonraki İstanbul Buluşmasını Beyoğlu Sineması’yla dayanışmak için orada yapmak Hep birlikte Onur Yürüyüşü’ne katılmak Her gün rozetlerimizi yakamıza takıp Maçka’ya gitmek Paneller, film gösterimleri, kürsüler kurarak çalışmalarımızı desteklemek Ana arterlerde eş zamanlı bildiri dağıtımlarına devam etmek”

Yukarıda tespiti yapılan dokümandan; ülkedeki mevcut siyasi ortamın, terör örgütlerinin başrol oynadığı, sivil toplum örgütleri görünümü altında organize edilen Gezi Parkı olayları benzeri ayaklanma olaylarına ne şekilde evrileceğinin tartışıldığı, bu amaçla faaliyetlerde bulunulduğu, şüphelilerin yakalanması sırasında gerçekleşmekte olan ve düzenleyen kitlece “Adalet” ismiyle isimlendirilen yürüyüşün Gezi Parkı olayları benzeri şiddet içeren ve toplumda kaos oluşturacak olaylara dönüştürülmesinin amaçlandığı açıkça anlaşılmıştır.

Veli ACU’nun Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programında proje uzmanı olarak görev yaptığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/109887 sayılı soruşturması kapsamında 24.05.2017 tarihinde Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamındaki şüphelilerden olan ancak yakalanması mümkün olmayan, Kalkınma Bakanlığı bünyesindeki kamu görevinden ihraç edilen ve Bylock isimli programı kullandığı bildirilen Erol OHTAMIŞ isimli şahıs ilegörüşme ve mesajlaşma kayıtlarının olduğu, ayrıca Ankara Emniyet Müdürlüğünün PKK/KCK terör örgütünün Gençlik Yapılanması DGH (Devrimci Gençlik Hareketi)’a yönelik 17.08.2015 tarihinde yapılan operasyon sonucu yakalanarak sevk edildiği adli makamlarca tutuklanan Fatih BARSAK isimli şahısla doksan üç (93) görüşme kaydının bulunduğu, üst ve oteldeki eşya aramalarında elde edilen dijital materyallerin incelemelerinde; “DHKP/C terör örgütü içerisinde faaliyet göstermek suçundan tutuklanan Semih ÖZAKÇA ve Nuriye GÜLMEN ile ilgili yazıların olduğu belge, PKK/KCK terör örgütü lideri Abdullah ÖCALAN’nın yazmış olduğu ‘MEKTUPLAR BELGELER ZAFER KAZANAN TARZIN ÖZDİLİDİR’, ‘NASIL SAVAŞMALI (HALK SAVAŞI VE ORDULAŞMA ÜZERİNE CİLT 1’ ve ‘PKK’ YE DAYATILAN TASFİYECİLİK VE TASFİYECİLİĞİN TASFİYESİ’kitaplarının pdf. Hali, Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesince 2016/1674 D.İş Nolu kararınca terör örgütünün ve mensuplarının şiddet eylemlerinin propangandasının yapıldığı için tüm nüshalarına el konulması kararı verilen Fevzi YETKİN ve Mehmet TANBOĞA isimli şahıslara ait “4’lerin Gecesi” isimli kitapların pdf hali bulunduğu, yine şüpheliden ele geçirilen chat-157 isimli belgenin içeriğinde; 905067359356 numaralı Veli ACU ve 905076328532 numaralı Xalafff olarak kaydedilmiş numaraların 22.06.2017 tarihinde yapılan whatsapp konuşmalarında “Veli ACU: Agustosta biri gelecek urfaya, Veli ACU: Urfa da kalacak, Xalafff : Yarın yol a çıkacağız, Xalafff : Kim, Veli ACU: Internetten, Kurdhost var oradan, Kalacak yere ihtiyaci varmis, Bir iki günlüm, Lgbt aktivisitiXalafff: Gelsin, Bizde kalsın” şeklinde konuşmaların olduğu,

Kadın Koalisyonu adı altında ülke çapında faaliyet yürüten platformun genel koordinatörü olan İlknur ÜSTÜN’ün üst ve oteldeki eşya aramalarında elde edilen dijital materyallerin incelemelerinde; “Büyükelçiliğinizin desteğiyle gerçekleştirmekte olduğumuz.509” ibareli word belgesinin yapılan incelemesinde;İlknur ÜSTÜN tarafından yazıldığı değerlendirilen yazıda “gender equality, paticipation in policy making and reporting” projesi kapsamında çeşitli giderlerin oluştuğu bu giderlerin Büyükelçiliğin tarafından karşılanması istenildiği belgenin olduğu, “toplantıya ilişkin.5127.doc” ibareli word belgesinin çıkarılan ön izlemesinde; 05.07.2017 tarihinde Adalar İlçesi Ascot Otelde gerçekleştirilen BÜYÜKADA MACERASİ başlıklı yazının olduğu görülmüş yazını içeriğinde, toplantının kaç kişiden oluştuğu, otelin ne tür özeliklere sahip olduğu ve imkanlarından bahsedilmiş ve yapılacak olan toplantının konu başlıklarının yazıldığı,

İsveç uyruklu Ali GHRAVİ ve Almanya uyruklu Peter Frank STEUDTNER’in ise toplantıda “dijital güvenlik, stres vb.” konuları anlatan eğitimci sıfatıyla yer aldıkları, Ali GHRAVİ’nin üst ve oteldeki eşya aramalarında elde edilen dijital materyallerin incelemelerinde; Asya Kıtasına ait olduğu detaylı bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında yer alan Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgesinin etimolojik olarak ve ayrıca ayrı bir devlete ait topraklarmış gibi gösterilen haritanın bulunduğu,

Almanya uyruklu şüpheli Peter Frank STEUDTNER ile ilgili olarak; Gizli Tanık 1 olarak ifadesi alınan şahsın 09.07.2017 günü kollukça alınan ifadesinin ilgili kısmında “05.07.2017 günü vermiş olduğum gizli tanık ifademde anlattığım toplantı salonunda konuşan şahıslardan olan, daha sonra toplantı salonundan çıktıklarında dikkatlice baktığım ifademde 40 yaşlarında kıvırcık siyah saçlı esmer tenli diğer özelliklerini hatırlayamadığım şeklinde beyan ettiğim bayan şahıstır.” şeklinde, tanık Ahmet Tunç TUNÇTEN’in 06.07.2017 tarihinde kollukça alınanifadesinin ilgili kısmında “Kendisinin tercüman olduğunu, söz konusu toplantının ilk gününden itibaren yani dört gün toplantılara eşlik ettiğini, toplantılarda Alman olduğunu bildiği Peter ve Ali isimli İsveç vatandaşının konuşmacı olduğunu, konuşmacıların Af Örgütü, Birleşmiş Milletler gibi yerlerde çalıştıklarından bahsettiklerini, Suriye konusunda konuştuklarını, hatta bununla ilgili bir resim çizildiğini, anlatıcıların genellikle bilişim güvenliği, veri saklama, şifreleme, bilgilerin polis veya başka şahıslar tarafından ele geçirilmesinin nasıl engellenebileceği hususlarından bahsedildiği, anlatıcıların da bununla ilgili şifreleme yöntemlerinden ve haberleşmede hangi programların kullanılması gerektiği hususunda anlatımlarda bulundukları, anladığı kadarıyla toplantıya katılan kişilerin, haberleşmede kullandıkları yöntemlerin ve haberleşme içeriklerinin polisler veya diğer kişiler tarafından ele geçirilmesinden endişe ettiklerini, toplantıya katılanların güvenli haberleşme programlarından bahsettiklerini, Signal, Wire ve Wahtsapp isimli programları karşılaştırdıklarını, Bylock isimli programdan bahsettiklerini”beyanda bulunduğu, şüpheliden ele geçirilen Medion marka 16 GB kapasiteli FlashBellek yapılan incelemesinde bulunan “Carved [33964032]” isimli fotoğrafta”1- Birinci aşamada dahili hafızanın hafıza kartına kopyalanması, 2- İkinci aşamada Cep telefonu içerisinde bulunan hafıza kartının çıkartılması, 3- Üçüncü aşamada çıkartılan bilginin dosya yöneticisi kısmına kopyala yapıştır yapılması, 4- Dördüncü aşamada bu kopyanın silinmesi, 5- Beşinci aşamada yeni klasör oluştur, 6- Altıncı aşamada ise yapılan bu işlemler sonucunda “HİDİNG VİDEOS” yani saklanan videonun oluşturulması” hususlarının yer aldığı, tanık Ahmet Tunç TUNÇTEN’ın ifadesinde geçen şahısların bilgilerin polis veya başka şahıslar tarafından ele geçirilmesinin nasıl engellenebileceği konusunda konuştukları, bunun için ne şekilde program kullanmaları gerektiğinin anlatıldığı hususları göz önüne alındığında mezkur fotoğraftaki bilgilerin bu yöntemlerden biri olduğu ve tespitin tanık beyanıyla uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

Sosyal medyanın aktif olarak kullanılmaya başlanması ile birlikte ulusal ve uluslararası internet sayfaları, facebook, twitter, çeşitli forum ve bloglar vb. sosyal paylaşım siteleri üzerinden kitlesel ve örgütsel her türlü etkinlik ve faaliyetlere çağrı yapıldığı,paylaşımlarda bulunularak propaganda yaptıkları hususu bilinmekte olup;

Şüpheliler İdil ESER, İlknur ÜSTÜN, Muhammed Şeyhmus ÖZBEKLİ, Özlem DALKIRAN, Veli ACU, Günal KURŞUN, Nalan ERKEM, Nejat TAŞTAN, Peter Frank STEUDTNER ve Ali GHRAVİ’ye ait olduğu değerlendirilen ve bu şahısların üye oldukları sosyal medya platformları ve internet sitelerinde bahse konu toplantı ile ilgili 2017 Temmuz ayı içerisinde yapılan veya yapılması planlanan herhangi bir bilginin bulunup bulunmadığı hususu kollukça şüphelilerin mensup olduğu sivil toplum kuruluşlarına ait internet sitelerinde ve sosyal medya grupları üzerinden yapılan açık kaynak araştırmalarında herkese açık olan paylaşımlar ve duyurular kısımlarda 2017 Temmuz ayı içerisinde İlimiz Adalar bölgesinde yapılması planlanan herhangi bir toplantı çağrısına rastlanılmadığı tespit edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’nınşüpheliler hakkında hazırlamış olduğu 18.09.2017 tarih ve 2017/MAR(18-02)/92 sayılı rapor incelendiğinde;

Şüpheli Günal KURŞUN’un isimli şahsın Cumhuriyet Başsavcılığımızın FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yürütülen 2016/110288 sayılı soruşturması kapsamında hakkında adli işlem yapılan ve kamu davası açılan Orhan Kemal CENGİZ isimli şahsa 2015-2016 yıllarında üç işlemde toplam 5191TL tutarında havale gönderdiği, 2013-2017 yılları arasında 11 işlemde toplam 15250TL tutarında EFT gönderdiği, 2014-2017 yılları arasında iki işlemde toplam 2600TL tutarında EFT aldığı,Orhan Kemal Cengiz isimli şahsın 2015 yılında FETÖ/PDY terör örgütü yayın organlarından olan Samanyolu Haber Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. isimli kurumda Yapımcı olarak görev yaptığı,

Yine şüphelinin 17.08.2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle FETÖ/PDY terör örgütü ile olan iltisakı nedeniyle kapatılan, terör örgütünün yayın kuruluşlarının sahibi olduğu Feza Gazetecilik A.Ş. isimli şirketten2016 yılında iki ayrı işlemde toplam 7200TL tutarında havale aldığı, 2014-2015 yıllarında 20 işlemde toplam 59600TL tutarında EFT aldığı,

Ayrıca 23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ekinde yer alan ve FET֒ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu gerekçesiyle kapatılan dernekler listesinde bulunan İstanbul Toplum Siyaset ve Ekonomi Araştırmaları Derneği’nden 25.05.2015 tarihinde “Günal Kurşun/Telif Bedeli” açıklaması ile 500TL tutarında EFT aldığı,

Şüpheli Veli ACU’nun MASAK veri tabanında hakkında birtakım istihbari nitelikte bilgiler bulunan Mehmet IŞIK isimli bir şahıstan 03.05.2017 tarihinde 1000TL tutarında EFT aldığı,aynı şahsa 30.06.2017 tarihinde “bağış” açıklamasıyla 1785 TL tutarında EFT gönderdiği, Mehmet IŞIK isimli şahıs ile ilgili olarak yapılan incelemelerde; şahsın hesabına para gönderen iki ayrı şahsın, Mehmet IŞIK ile birlikte Kilis ,Antakya, Şanlıurfa gibi illerde bulunan dört ayrı şahsın adına Ağustos2015-Şubat 2016 döneminde yaklaşık 390000 (Üç yüz doksan bin)Dolar civarında para gönderdikleri, işlemlere dair yapılan görüşmelerde söz konusu paraları gönderen şahıslardan birinin “Hayata Destek Derneği ile Danish Refugee Council” ünvanlı Suriye bağlantılı derneklerde çalıştığını ve tutarları da derneklere sağlanan servis araç hizmeti için gönderdiğini” beyan ettiği, şüphelinin Ankara (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/223 sayılı kararıyla “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan ceza aldığı anlaşılan Mustafa BAYAR isimli şahsa 27.01.2017 tarihinde 1000TL EFT gönderdiği, aynı şahıstan 09.02.2017 tarihinde 750TL tutarında EFT aldığı,

Toplantıyı organize eden şüpheli Özlem Dalkıran’ın22.11.2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ekinde yer alan ve PKK/KCK terör örgütüne, Milli Güvenlik Kurulunda Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu gerekçesi ile kapatılan dernekler listesinde bulunan “Batı (Rojova) Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği” isimli kuruma 06.01.2016 tarihinde “GIDA DESTEĞİ İÇİN” açıklamasıyla 350TL tutarında EFT gönderdiği, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/54 sayılı kararıyla “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan ceza aldığı anlaşılan Aşur Can ACAR isimli şahsa 15.12.2015 tarihinde “IRAKLILAR İÇİN” açıklamasıyla 200TL tutarında EFT gönderdiği, 06.01.2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ekinde yer alan ve PKK/KCK terör örgütüne, Milli Güvenlik Kurulunda Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu gerekçesi ile kapatılan dernekler listesinde bulunan “Roboski İçin Adalet Yeryüzü İçin Barış Derneği” isimli kuruma 01.09.2014 tarihinde 250TL tutarında EFT gönderdiği,

Şüpheli Nejat Taştan’ın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlan Soruşturma Bürosunun FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yürütmüş olduğu 2016/47175 sayılı soruşturması kapsamındaki şüphelilerden olan Necibe Işıl DEMİRAKIN isimli şahıstan 26.06.2015 tarihinde “BAĞIŞ” açıklamasıyla 500TL, 08.11.2016 tarihinde ise “BORÇ İADE” açıklamasıyla 750TL tutarında EFT aldığı, Mersin Emniyet Müdürlüğünün PKK/KCK terör örgütüne yönelik yürütmüş olduğu soruşturma kapsamında tutuklanan ve “UYAP Ceza” verilerine göre Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/164 sayılı kararıyla “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan ceza aldığı anlaşılan Hüseyin ARAL isimli şahsa 05.06.2015 tarihinde “mersin” açıklamasıyla 750TL tutarında EFT gönderdiği, “UYAP Ceza” verilerine göre Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/92 sayılı kararıyla “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan ceza aldığı anlaşılan Lukman GÜLER isimli şahıstan 21.01.2016 tarihinde 3230TL tutarında EFT aldığı, DHKP/C terör örgütünün yapılanmalarından olan Halkın Hukuk Bürosu yapılanmasında faaliyet yürüttüğü iddiasıyla İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin derdest olan 2014/117 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılanan ve faaliyetlerine devam ettiğinden bahisle aynı iddiayla C.Başsavcılığımızın 2017/105607 sayılı evrakı kapsamında hakkında tutuklu olarak soruşturma yürütülen Naciye DEMİR isimli şahsa 700TL tutarında EFT gönderdiği tespit edilmiştir.

Şüphelilerden ele geçirilen bir kısım dijital materyallerle ilgili olarak ise; kollukta gözaltında bulundukları süreçte dijıtal metaryellerin incelenebilmesi için üzerinde bulunan şifrelemelerin kaldırılması adına şüpheli şahıslara şifre bilgileri sorulduğunda; İlknur ÜSTÜN isimli şahsın “ Cep telefonu şifresini hatırlamadığını”, Özlem DALKIRAN isimli şahsın “ Cep telefonu şifresini hatırlamadığını”, Günal KURŞUN isimli şahsın “Cep telefonu şifresini vermeyeceğini”, Nalan ERKEM isimli şahsın “Cep telefonu şifresini hatırlamadığını”, Peter Frank STEUDTNER ve Ali GHRAVİ isimli şahısların ise “bilgi vermeyeceğini” beyan ettikleri, şüphelilerden yabancı uyruklu olan Peter Frank STEUDTNER ve Ali GHRAVİ’nin C.Başsavcılığımızca alınan ifadelerinde beyan ettikleri şifre bilgilerinin yanlış olduğu, bu nedenle bir kısım materyallerin henüz incelenemediği, şifrelerin kırılarak incelenmesi işlemine devam edildiğinin anlaşıldığı, cep telefonu bilgilerinin soruşturma makamlarıyla paylaşılamaması, hatırlanmadığı yönündeki beyanların hayatın olağan akışına aykırı olması/ yanlış bilgi verilmesi durumlarının gizli tanık ve tanık beyanlarında geçen şüphelilerinbu bilgilerin telefonlar yakalansa bile nasıl gizli tutulabileceğinden, bilgilerin polis veya başka şahıslar tarafından ele geçirilmesinin nasıl engellenebileceğinden, şifrelemelerden bahsettiklerini, içerideki kişilerin elektronik cihazlarının polisin eline geçmesinden çok endişe ettikleri yönündeki beyanları içeriğiyle uyumlu olduğu ve şüphelilerin örgütsel amaçlarını ortaya koyduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/03/2013 tarih ve 2013/9-32-52 EK sayılı içtihadında da vurgulandığı üzere icra hareketleri bölünüp teşebbüsü mümkün olan silahlı terör örgütüne yardım suçunun oluşumu için failin bilerek ve isteyerek, zorlayıcı etkenlerin baskısı altında kalmadan, özgür iradesiyle eylemde bulunmasının suçun oluşumu için yeterli olduğu, yine suçun oluşabilmesi için kanunda yardım şeklinin sınırlı olarak sayılmadığı, örgütün yaşantısını sürdürmesine yönelik her türlü eylemlerin bu suçun oluşması için yeterli olduğu (Çetin AKKAYA, Terör Suçları ve Cezalarının İnfazı, Ankara: Adalet Yayınevi, s.281), yalnızca maddi değeri olan şeyleri vermek veya örgüt üyelerini barındırmak gibi eylemlerle değil her şekilde yardım kastıyla yapılan her türlü eylemde suçun oluşacağı, somut olayda da elde olunan ve incelebilen dokümanların içeriği, tanık beyanları, MASAK- ilişki irtibat raporları bir arada değerlendirildiğinde şüpheli Taner Kılıç haricindeki şüphelilerin çoğunun terör örgütleri ve mensuplarıyla olan irtibatları, faaliyet alanları itibariyle sivil toplumu etki güçlerinin bulunmaları, terör örgütlerince benimsenen ve örgütlerin yaşantılarını sürdürmelerine yönelik, faaliyet şekillerin vazgeçilmez bir unsuru olan yöntem ve taktiklere ilişkin devletimizin Anayasal düzeni ve toplum huzurunu hedef alan, ülkemiz aleyhine gerçekleştirilen uluslararası faaliyetlerde taşeronluk görevi üstelendikleri izahtan vareste olan terör örgütlerinin amaçları doğrultusunda yakın geçmişte, 2013 yılı Haziran alında vuku bulan, sivil toplum örgütleri faaliyeti görüntüsü altında organize edilen ve terör örgütlerince desteklenen, şiddet eylemleriyle kamu düzenini tehdit eden Gezi Parkı eylemleri benzeri toplumsal kaosa dönüşecek hareketlenmeler yaratmak amacıyla toplantı düzenlediklerinin anlaşılmasına göre bağlantılı oldukları terör örgütleri lehine faaliyette bulunmak suretiyle yardım kastıyla hareket ettikleri, yabancı uyruklu şüphelilerin de mevcut konumları ve ülkemize dair irtibatları nazara alındığında bu amaç haricinde hareket ettiklerinden bahsedilemeyeceği ve şüphelilerin iştirak iradesiyle üzerlerine atılı Silahlı Terör Örgütlerine (FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C) Yardım Etme suçunu işledikleri anlaşılmıştır.

Şüphelilerle ilgili terör örgütleriyle bağlantıları ve olayın oluş şekline göre işledikleri yönünde şüphe bulunan Terörizmin Finansmanı ve Casusluk suçları yönünden evrak tefrik edilmekle kayıt edilen başka soruşturma evrakı üzerinden soruşturmaya devam edilmekte olup müsnet suç açısından delillerin toplanmış olması ve bu suçtan tutuklu bulunmaları, tutuklu bulundukları suç yönünden usul ekonomisi ile makul sürede yargılanma haklarını teminen kamu davası açılması cihetine gidilmiştir. Şüpheli Taner Kılıç açısından ise; hakkında yukarıda izah olunduğu gibi müsnet ve aynı suçtan İzmir 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/492 Esas sırasında derdest kamu davası yürütülmekte olup aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle şüpheli açısından evrakın tefrik edilerek mezkur dava dosyası ile birleştirilmesi hususu mahkemeniz takdirindedir.

Açıklanan nedenlerle;

Şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işledikleri tüm dosya kapsamında yer alan ve yukarıda sayılan delillerden anlaşılmakla yargılanmalarının mahkemenizce yapılarak eylemlerine uyan ve yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına, gözaltı ve tutuklulukta geçirdikleri sürelerin kendilerine verilecek cezadan mahsubuna karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur. 04/10/2017

CAN TUNCAY 109482 Cumhuriyet Savcısı

Paralel yapı-05 Temmuz (2017) 'İstanbul 11 sanık Büyükada'da Gezi benzeri kaos olayları planlama' davası

(10 Aralık 2017, 13:31)

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

1 Dolarlık İhaneti İlk O Yakaladı

03.08.2019 12:40 FETÖ'nün emniyet içindeki yapılanması ile ilgili 1998 yılında hazırladığı raporla bilinen dönemin Zonguldak Emniyet Müdürü Osman Ak, örgüt içindeki hiyerarşiyi belirleyen 1 doların sırrını ilk kez kendilerinin bulduğun..
Tamamı 3.8.2019

Akıncı Üssü Darbe davası

03.08.2019 17:29 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlerle ilgili 475 kişinin yargılandığı davanın görülmesine savcının esasa ilişk..
Tamamı 2.8.2019

İzmir: 145 sanıklı Darbe davası

03.08.2019 11:48 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin davadan dosyaları ayrılan 5'i tutuklu 145 sanığın yargılanmasına devam edildi. 18 Temmuz'da İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince Aliağa Ceza İnfaz Kuru..
Tamamı 3.8.2019

Darbeciler İHA uçurmuş

02.08.2019 18:03 Hakkari'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin 32 sanıklı davada verilen 7 müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Dönemin Dağ ve Komando Tugay Komutanı eski tuğgeneral Ahmet Otal'ın talim..
Tamamı 2.8.2019

TBMM'ye Siber Saldırı davası

03.08.2019 12:12 Kayseri'de, siyasilerin sosyal medya hesaplarını ele geçirerek kişisel bilgilerini ifşa ettikleri, devlet büyüklerine yönelik tehdit içerikli paylaşımlarda bulunan, darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ..
Tamamı 3.8.2019

Kahramanmaraş Darbe davası

03.08.2019 12:03 Kahramanmaraş'ta, FETÖ'nün askeri yapılanması ve 15 Temmuz darbe girişimine destek verdikleri suçlamasına ilişkin 4'ü tutuklu 25 sanığın yargılanmasına devam edildi. 1 Ağustos'ta Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinc..
Tamamı 3.8.2019

Kozmik Oda Polisleri davası

02.08.2019 16:55 Ankara'da, kamuoyunda 'Kozmik Oda' olarak bilinen soruşturma kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeline Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca kumpas kurulduğu gerekçesiyle çoğunluğu eski polis tutuksu..
Tamamı 2.8.2019

Düzce: Mahrem Askerlere 12 Hapis

02.08.2019 17:50 Düzce'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 'mahrem askeri yapılanması'nda yer aldıkları iddiasıyla 2'si tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada karar verildi. 16 Temmuz'da Düzce 2. Ağır..
Tamamı 2.8.2019

Kozan İmamına 12 Yıl Hapis

03.08.2019 13:01 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin davada örgütün sözde 'Kozan imamı' olduğu gerekçesiyle yargılanan tutuklu sanığa 12 yıl hapis cezası verildi. 16 Temmuz'da Adana 2. Ağ..
Tamamı 3.8.2019

İsmail'in Yeri Davası: 5 Yıl Hapis

03.08.2019 12:32 Düzce'de, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan Bolu Dağı'ndaki ünlü et lokantası sahibi İsmail Çolak'ın yargılanmasına devam edildi. İsmail Çolak etkin pişmanlık yasası göz önünde bulundurularak cezası düşürüldü..
Tamamı 3.8.2019

Telekulak Davası Tekrar Görülecek

02.08.2019 17:09 Antalya'da, 2009-2013 yılları arasında, aralarında siyasetçi ve kamu görevlilerinin de bulunduğu 130 kişiyi yasa dışı dinledikleri gerekçesiyle 15 sanıklı 'telekulak' davasında yargılanan ve hakkında verilen beraat kar..
Tamamı 2.8.2019

Nazilli Fetö Davası Tekrar Görülecek

02.08.2019 17:29 Aydın'daki 108 sanıktan 63'üne 2 yıl 1 ay ile 12 yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırdığı dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi verilen hükümleri bozdu. Daire, dosyayı yeniden incelenmek üzere yerel mah..
Tamamı 2.8.2019

Savcılık: Darbe Tehlikesi Sürüyor

14.07.2019 13:33 Türkiye genelinde son 10 günde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) TSK içindeki örgütlenmesine yönelik çok sayıda operasyonda 388 şüpheli gözaltına alındı. Kripto eleman olarak tanımlanan ..
Tamamı 14.7.2019

Zırhlı Birlikler: Darbeye 33 Müebbet

13.07.2019 13:10 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 45'i tutuklu, 53 sanığın yargılandığı dava sona erdi. 10 Temm..
Tamamı 13.7.2019

Mahrem Sat'lara 44 Müebbet

13.07.2019 15:38 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Sualtı Taarruz (SAT) ile Kurtarma ve Sualtı Komutanlıklarında görevli 38 askerle bu personelden sorumlu sözde Deniz Kuvvetleri yapılanmasının ..
Tamamı 13.7.2019

Polatlı'daki 47 Müebbet Onandı

14.07.2019 12:46 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Polatlı 58. Topçu Tugayı ile Topçu ve Füze Okul Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 27'si 'ağırlaştırılmış müebbet', 20'si 'müebbet', 64'ü de beraat..
Tamamı 14.7.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
37.824.565