Tam
EskidenYeniye
 

Çengelköy-Kuleli Darbe davası

İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz'da yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin 14'ü eski polis 117 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Önceki haber title=Sonraki haber

28.04.2018 18:39 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz'da yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgal edilmesi ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin 14'ü eski polis 117 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

24.04.2018 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmada, tutuklu sanık eski Yüzbaşı Şafak Gündoğdu savunma yaptı.

Önceki duruşmalarda, savunma yapan bazı tutuklu sanıklar gibi emniyet, savcılık ve sulh ceza hakimliğinde verdiği ifadeleri reddeden sanık Gündoğdu, "Önceki ifadelerim korku, tehdit ve baskı altında altında alınmıştır. Kabul etmiyorum." dedi.

Tutuklu sanık eski Kuleli Askeri Lisesi Komutanı Muammer Aygar ile 2 yıl çalıştığını, Aygar'dan sonra 14 Temmuz'da göreve başlayan tutuklu sanık Mürsel Çıkrıkçı ile ilk kez olay tarihinde tanıştığını kaydeden sanık Gündoğdu, "Çıkrıkçı, 14 Temmuz'da sabaha karşı okulun etrafında dolaşmış, kapının kilitli olmadığını görmüş. Nöbet tutan askerleri uyarıp sabah bölük komutanının kendisini görmesi yönünde talimat vermiş. Bölük komutanı olarak, sabah mesaiye gittiğimde Çıkrıkçı'nın yanına çıktım. Bana eğitimleri attırmam konusunda talimat vererek bölükleri tanımak istediğini, yetersiz nöbet sistemine ilişkin artırıma gidilmesi gerektiğini söyledi. Bana alarm verildiğinde neler yaptığımızı sordu. Kendisine işleyişi anlattım. Akşam veya gece alarm verileceğini, herkesin katılması gerektiğini talimat verdi." şeklinde konuştu.

Mesaiden sonra evine gittiğini, 20.55'te tutuklu sanık eski Yüzbaşı Samet Örenlier tarafından aranarak alarm verildiğini bildirdiğini anlatan sanık Gündoğdu, şunları kaydetti:

"Evim Kuleli'ye 100 metre mesafededir. Yazlık bahçenin girişine yakındır. Sivil kıyafetimle beylik silahımı yanıma almadan okula yazlık bahçeden giriş yaptım. Bölüğüme doğru ilerledim. Herkes koşturuyordu. Bölüğüme çıktım, bölüğümün askerleri yoktu. Üstümü değiştirip kompozit başlık ve silah aldım. İç bahçeye indim. Alarm verildiği için askerlere mühimmat verdirmemiştim. Silahları boş bıraktırdım. Ancak Mürsel Çıkrıkçı kızdı, mühimmatları da getirtti. Askerleri, silahların emniyetinin kapalı kalması hususunda uyardım. Sonrasında saat 09.30'da Mürsel Çıkrıkçı ile karşılaştım. Bana, 'Mehmet Karabekmez'in (eski albay tutuklu sanık) yanına git. Emirlerimi sana söyleyecek.' dedi. Karabekmez'e gittim. Askerleri öğrencilerin arasına koymamı istedi. Bu zamana kadar benim sorguladığım bir şey yoktu. Alarm, öğrenciler arasında tatbikat diye kulaktan kulağa yayılmış. Askerler öğrencilerin arasında dağıtıldıktan sonra kalan askerlerle Çıkrıkçı'nın yanına gittim. Çıkrıkçı, ülke genelinde terör eylemi ikazı verildiğini söyledi. Kuleli'nin hemen yakınındaki bir sokağın orada emniyet almamı istedi."

"Sadece sokak lambasına ateş ettim"

Talimat üzerine tutuklu sanıklardan eski Uzman Çavuş Sadık Atıcı ile birlikte elindeki terörist fotoğraflarıyla yoldan geçenlere kimlik kontrolü yaptıklarını, sivillere terör ikazı olduğundan evlerine gitmeleri için söylemde bulunduklarını kaydeden sanık Gündoğdu, savunmasına şöyle devam etti:

"Saat 24.00'e doğru 1 asker ve 1 polis Çengelköy istikametine doğru gitti. Bir süre sonra geri döndüler. O taraftan atış sesleri geliyordu. Ne olduğunu sordum. Çengelköy tarafında eylem hazırlığında olan bir gruptan bahsettiler. Çıkrıkçı da böyle bir durumdan bahsedip o tarafa gideceğimizi söyledi. Toplandık, o yöne doğru hareket ettik. Askerleri korumak için en önde gidiyordum. Hemen arkamda Çıkrıkçı vardı. Çengelköy'e 150 metre mesafe kala üzerimize ateş açıldı. Daha ne olduğunu anlamadan Çıkrıkçı 'Yere yatın.' emri verdi ve sonra 'Atış serbest.' dedi. Ben nereden ateş edildiğini görmediğim için ateş etmedim. Ama bizim taraftan da ateş edildi. Sonrasında okul komutanı Çıkrıkçı, hemen üzerimizdeki sokak lambasına ateş etmemi istedi. İki atışta lambayı vurdum. Bir süre sonra da Mahbub Ulusoy'un (eski astsubay, tutuklu sanık) vurulduğunu öğrendim. Kimlerden oluştuğunu bilmediğim grup sağa sola kaçışarak dağıldı. Ne olduğunu anlamak için karakola ilerledim. Kapısında kilit vardı, içeriden telsiz sesleri geliyordu."

"Darbeyi, 16 Temmuz sabahı okula dönünce televizyondan öğrendim"

Çengelköy civarında da üzerlerine ateş açıldığını iddia eden sanık Gündoğdu, şunları anlattı:

"Petrol istasyonunun üst katında telefonuyla çekim yapan bir sivil vardı. 'Ne çekiyordun, getir bakayım.' dedim. Amacım görüntülerde varsa bize ateş edenleri tespit etmekti. Baktım, bir şey göremedim. O sırada da ateş edildi. Korktu, kendisine siper oldum. Yakında oturuyormuş, evine kadar bıraktım. Komutanın (Çıkrıkçı) yanına gittim, 'Ateş altındayız, emriniz nedir?' diye sordum. Takviye ekip geleceğini söyledi. Askerleri ateş etmemeleri için uyardım. Hava aydınlanmaya başlamıştı. Çıkrıkçı'nın yanına tekrar gidip, takviyenin gelmediğini, askerlerin çok yorulduğunu söyledim. O sırada uzaktan bir ses geldi. Komutana (Çıkrıkçı), sis bombası atıldığını, bunun polis tarafından atılmış olabileceğini belirttim. Sonrasında polisleri gördüm. Zırhlı araçları vardı. Onların aracıyla 06.00 gibi okula döndük. Nizamiyeden girip, personelin yoklamasını yaptım. Silahları doldur boşalt yaptırdım. Silahların temizlenmesi emri vermedim. Vereni de duymadım. Personelde eksiklik vardı. Sonradan öğrendiğim kadarıyla 2 asker karakolda alıkonulmuş. Rutin faaliyetleri yaptıktan sonra aşağıya indim. Darbe girişimi olduğunu ilk defa oradan televizyondan duydum. Üzgündüm, şoktaydım. Okul komutanına durumu söyledim. Savcılık emri olmadan hiçbir askerin teslim olmayacağını emretti. Sonra kapılar açıldı, polisler geldi, teslim olduk. Darbe girişimini gözaltındayken, bunu yapanın FETÖ olduğunu ise cezaevinde öğrendim. Ayrıca odamda yapılan aramada 'Sonsuzluk' adlı Fetullah Gülen'in kitabının ele geçirildiğini iddianamede gördüm. Bu kitap benim değildir. Bölükte yapılan rutin aramalarda öğrenciler ya da askerlerden ele geçirilip, incelenmesi için odamdaki dolaba konulmuş olabilir. İçini açıp bakmadım bile. Konusu suç teşkil eden hiçbir emir almadım, vermedim. Vatan için canını seve seve verecek bir insanım. Tam 14 sene kahraman bir figüranken 6 saatte hain oldum. FETÖ denen alçaklar 6 saatte beni diri diri toprağa gömdü. Ben sadece verilen emri uyguladım."

Sanık ailelerinden Gündoğdu'ya tepki

Sanık Gündoğdu, "Şimdi şehit aileleri kızacak belki ama…" dediği sırada, sanık yakınları bölümünde oturan bir kişi, "Er aileleri de kızıyor size. Siz de bizim çocuklarımızı diri diri gömdünüz." diye bağırdı.

Mahkeme Başkanı Ömer Günaydın'ın ikazının ardından savunmasına devam eden Gündoğdu, "O gece siper olduğum siviller de vardı. Çıkrıkçı tarafından alnımdan öpüldüğüm söyleniyor. Beni kimse öpmedi. Okul komutanının yanında gittiğimde başımda kompozit başlık vardı. Emrini dinlemek için eğilmiştim." dedi.

Mahkeme Başkanı Günaydın, savunmasını tamamlayan sanığa sorular sordu. Günaydın'ın, olay gecesi ateş edip etmediğini sorusuna Gündoğdu, "Sadece Çıkrıkçı'nın emriyle sokak lambasına ateş ettim." yanıtını verdi.

Başkan: "Asıl korkman gereken biziz"

Başkan Günaydın, "Emniyette darbedildim, korktum, diyorsun. Savcılık ifadeni neden kabul etmiyorsun? Orada polis yoktu. Savcılıkta ya da hakimlikte ifade verirken kapıda polis bekliyordu ondan mı korktun? Bizden korkmuyor musun? Biz de şöyle böyle diye emir verebiliriz. Asıl korkman gereken biziz, hakkında karar verecek olan biziz." deyince sanık Gündoğdu, "Yıllarca Güneydoğu'da görev yaptım. Olaydan sonra 4 gün boyunca emniyette paspas edildik. Üzerimde araba anahtarı vardı. Arabam Mercedes diye de darbedildim." diye konuştu.

"Sen o zaman yarın başka yerde de buradaki ifadeni kabul etmediğini söyleyeceksin." diyen Günaydın, sanığa bu kez "Çıkrıkçı'dan ya da herhangi birinden sıkıyönetim ilan edildiğine dair bir şey duydun mu? Rehin alınan, darbedilen sivil gördün mü?" diye sordu. Gündoğdu, "Sıkıyönetim ilanı falan duymadım. Tüm samimiyetimle söylüyorum, kimsenin darbedildiğini, derdest edildiğini görmedim." dedi.

"Savunma yapan 7 kişi senin ateş ettiğini söyledi"

Başkan Günaydın, "Senin dolaştığın bölgelerde derdest edilen siviller var, darbedilenler var. Sen gözün kapalı mı yürüyorsun?" diye sorunca sanık Gündoğdu, "Açık yürüyorum ama görmedim." dedi. Günaydın'ın "Bu vatandaşlar kendi kendilerini vurmuş yani. Bu zamana kadar savunma yapan 7 kişi senin ateş ettiğini gördüğünü söylüyor. Hiç ateş etmedim mi diyorsun?" sorusuna sanık Gündoğdu, "En önlerde yürüdüğüm için söylemişlerdir." karşılığını verdi.

Gündoğdu, "O gece cep telefonuna bakmak hiç aklına gelmedi mi? Senin o gece Jandarma istihbarattan biriyle 4 kez görüşmen olmuş. Ne konuştunuz bu görüşmelerde?" sorusunu, "4 kez görüştüğümü kabul etmiyorum. Sadece 1 kez beni aradı, ne yaptığımı sordu. Çengelköy'de bilmediğim bir grupla çatışmada olduğumu söyledim. O da bana 'Dikkat edin.' dedi." diye cevapladı.

"Benim kalbim temiz"

Mahkeme Başkanı Günaydın, "Bir Jandarma istihbaratçıyla görüşüyorsun. Sana hiçbir şey söylemiyor, bir şey konuşmuyorsunuz. Bu sana bir asker olarak normal geliyor mu? Hayatın olağan akışına göre neler olduğunu bilmemen mümkün değil." demesi üzerine Gündoğdu, "Bana bir şey söylemedi. Benim kalbim temiz, alnım ak. Gelsin o da burada hesap versin." dedi.

Başkan Günaydın'ın "Herkes gereği neyse hesap verecek. Bizim konumuz sensin. Benimle polemiğe girme." sözleri üzerine sanık Gündoğdu, "Siz bağırıyorsunuz. Benim zoruma gidiyor, ben askerim. Ben kimin için çatıştım doğuda." ifadelerini kullandı.

"İfade değiştirmen için talimat mı aldın?"

Sanık Gündoğdu, duruşma savcısının, "Bu olayları yönlendiren komutanın kim olduğunu düşünüyorsun?" sorusuna "Mürsel Çıkrıkçı" diye yanıtlarken, müşteki avukatlarından birinin, "İfadelerinizi değiştirdiğinizi söylüyorsunuz. Siz zaten ilk ifadelerinizde ateş etmediğinizi, kimseyi darp ve derdest etmediğinizi beyan etmişsiniz. Sicil amiriniz olan Mürsel Çıkrıkçı ve diğer rütbelileri korumaya yönelik ifadenizi değiştirip savunma yapma konusunda bir talimat mı aldınız?" şeklindeki soruya "Kimseden talimat almadım." karşılığını verdi.

25.04.2018 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmada savunma yapan tutuklu eski yüzbaşı Samet Örenlier, olay tarihinde Hizmet Bölük Komutanı olduğunu belirterek, mesai bitiminde tabur komutanı Turgay Ödemiş'in kendisini aradığını, 4 adet Unimog araç geleceğini söylediğini anlattı.

Örenlier savunmasında, gelecek olan araçlarla ilgilenmesinin istenmesi üzerine bu emri yerine getirdiğini, 20.00 civarında okulun kafeteryasında sivil vaziyette oturduğunu söyleyerek, şunları söyledi:

"Öğrenci bölük komutanları da kafede oturuyordu. Akşama eski okul komutanı Muammer Aygar için kokteyl yapılacağından bahsediyorlardı. Ben de yeni okul komutanının alarm verebileceğini söyledim. O esnada yeni okul komutanı Mürsel Çıkrıkçı'yı gördüm. 'Alarm' diye bağırdı. Eve gidip üstümü değiştirdim. Gökhan astsubayı arayıp askerlerin kıyafet ve kompozit başlıklarını hazır etmesini söyledim. Turgay Ödemiş'i de arayıp alarm verildiğini bildirdim. Okula geri gittiğimde öğrencilere silahlıktan görevli asker tarafından silah dağıtılıyordu. Evrak işleri çok zaman alıyordu. Bu nedenle görevli askere, verdiği silahları bir kağıda not etmesini, sonradan zimmet defterine geçirebileceğini söyledim. 'Herkese rastgele silah verilsin' diye bir emir vermedim. Silahlıktan çıkıp teçhizat alan askerleri, önceden bildirildiği şekilde iç bahçede toplanmaları için yönlendirdim."

Mürsel Çıkrıkçı tarafından, kendilerine halı sahanın kale direklerinin sökülmesi için emir verdiğini öğrendiğini belirten sanık Örenlier, "İnşaat görevlisi askerleri bu alanda yönlendirdim. Sonrasında iç bahçeye gidince askerlerin orada olmadığını gördüm. Nizamiyeye gönderilmişler. Nizamiye bölgesine gittim. Unimog araçlara ve bir itfaiye aracına bindirilmişler, başlarında da rütbeliler vardı. Sadece ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Bu araçlar okuldan çıktı. Mürsel Çıkrıkçı, yüzbaşı Şafak Gündoğdu'ya okulun ön tarafından emniyet almasını emretti. Bir terör olayı olduğunu düşündüm. Okul içindeki aydınlatmalar kapatılmıştı. Saat 23.00 sıralarında kim olduğunu bilmediğim biri Mürsel albaya birkaç evrak getirdi. Evrakların ne olduğunu göremedim. Mürsel albay, 'Terör olayları nedeniyle sıkı yönetim ilan edildi, polis-asker birlikte hareket edecek' diye sert bir dille söyledi. Ben saat 22.45'de telefonumdan bir haber sitesine girmiş, askerin köprüye çıktığını, terör olayları nedeniyle köprünün kapatıldığı haberini görmüştüm. Bir süre sonra bir Çevik Kuvvet aracı geldi. Bizimle birlikte hareket etti." ifadelerini kullandı.

Çengelköy'den silah sesleri gelmesi üzerine bir asker grubunun o yöne gittiğini anlatan sanık Örenlier, şöyle devam etti:

"Ben nizamiyede kaldım. Birkaç kişinin darp edildiğini duydum. Ama kim kimi darp etti göremedim. Sonradan öğrendim, darp eden Mürsel albaymış. Sonra o yöne gittim, kelepçeli olarak oturtulmuş 5 siville karşılaştım. Şüpheli hareketlerinden dolayı orada tutulduklarını düşündüm. Yine bir grup Beykoz yönüne gitti. O sırada Çengelköy'den 1-2 silah sesi duyduk. Mürsel albay habercisiyle birlikte o yöne gitti. Astsubay Kemal Vurgun saat 02.00 civarında beni arayarak, bunun bir darbe girişimi olduğunu söyledi. Sonrasında bölüğüme dönüp sabaha kadar oradan çıkmadım." diye konuştu.

Tutuklu sanık eski üsteğmen Mustafa Paycı ise ilk ifadelerinin baskı ve tehdit altında alındığını iddia ederek, huzurda vereceği savunmanın dikkate alınmasını istedi. Olay günü tatbikat adı altındaki duyuru üzerine toplandıklarını, okul komutanı Mürsel Çıkrıkçı'nın bir süre sonra sıkı yönetim ilan edildiğini söyleyen sanık Paycı, şunları kaydetti:

"Askerleri öğrencilerin yanına dağıttılar. 1 kişinin kelepçelendiğini gördüm. Benden okulun önünde emniyet almam istendi. Emir üzerine sivilleri evlerine yönlendirmeye çalıştım. Okul komutanı Çıkrıkçı, yakındaki Yakamoz restorandakilere de aynı uyarıyı yapmamı istedi. Restorana girmeden önce kapıdaki bir kişiye güvenlik sorunu olduğundan burayı boşaltmaları gerektiğini söyledim. Çıkan olmayınca silahların namluları aşağıda içeri girdik ve kibar şekilde konuşarak insanları çıkarmaya çalıştım. Mürsel Albay, Çengelköy istikametine gideceğimizi söyledi. Telefonumu nizamiyede şarja bırakmıştım. Mürsel Albay Harp Akademiden geldiklerini sonradan öğrendiğim kişileri en öne geçirdi. Bize de arkada askeriyede 'kama düzeni' denilen şekli aldırdı. Benzinlik civarında durduk. İnsan sesleri geliyordu ama yol virajlı olduğu için insanları göremedim. Mürsel albay bölgeyi boşaltmaları için bağırdı. 3-4 el silah sesi geldi. Dağıldılar. Mürsel albay öndekilere 'Yere yatın, atış serbest' talimatı verdi. Sürekli karşılıklı bir atış sesi vardı. Kimseye ateş etmedim, kimseyi derdest etmedim."

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, bazı tutuklu sanık erlerin savunması alındı. Sanıklar haklarındaki suçlamaları reddederken avukatları da tahliye talebinde bulundu.

Bugünkü duruşmada, heyetçe savunma yapmak için hazır olması önceden bildirilen tutuklu sanık eski Kuleli Askeri Lisesi Komutanı Muammer Aygar, avukatının mazeret dilekçesi sunması nedeniyle savunma yapmadı.

Duruşmaya yarın tutuklu sanık erlerin savunmasının alınmasıyla devam edilecek.

26.04.2018 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmaya, 73 tutuklu sanık ile avukatları katıldı.

Duruşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı, Başbakanlık, TBMM ve Milli Savunma Bakanlığı avukatları ile bazı müştekiler de hazır bulundu.

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık er Bünyamin Öz, 15 Temmuz’da nöbette olduğu sırada bütün bölüğün toplanarak içtima alındığını, tatbikat olacağının kendilerine söylendiğini belirtti.

Kuleli Askeri Lisesi’nin iç bahçesinde toplandıklarını sanık eski albay Mürsel Çıkrıkçı’nın kendilerine “Sıkıyönetim ilan edilmiştir. Sıkıyönetime uymayanlar cezalandırılacaktır” dediğini ifade etti.

Nizamiyeden çıktıklarında Çıkrıkçı’nın 3 vatandaşa ters kelepçe taktığını ve bu 3 vatandaşı dövdüğünüz söyleyen Öz, “Daha sonra Albay Mehmet Karapekmez (tutuklu sanık) yönetiminde öğrencilerinde bulunduğu grupla ayrıldık. Karapekmez silah çekerek otobüsü durdurdu, otobüsün içindeki polisler elleri başlarında indi. Onları duvara doğru sıraya dizdi. Beykoz’a doğru yürürken Karapekmez sıkıyönetim ilan edildiğini vatandaşları evlerine göndermemiz gerektiğini söyledi. Biz de vatandaşlara bunları söyledik” şeklinde savunma yaptı.

Büyük bir marketin önünde durduklarını ve sanık eski albay Karapekmez’in emriyle yol güvenliği aldıklarını söyleyen Öz, “Karapekmez havaya ateş etmeye başladı. Halk toplandı tepki gösterdi. Karapekmez daha sonra halka doğru ateş etmeye başladı. Biri kolundan biri bacağından 2 vatandaşımız yaralandı” dedi.

- Darbeci albay sela okunan caminin elektrik panosunu patlatmış

Karapekmez’in telefonla konuşmasının ardından Kuleli Askeri Lisesi’ne doğru yola çıktıklarını anlatan Öz, Karapekmez’in G3’ün namlusuyla bir aracın camını parçaladığını belirtti.

Camiden sela okunduğunu söyleyen Öz, “Karapekmez caminin panosunun nerede olduğunu sordu ve daha sonra panoyu patlattı. Sonra yürümeye devam ettik. Benzinliğin orada binbaşı Kartal Genç’in (tutuklu sanık) grubu vardı. Halka doğru ateş ediliyordu. Bir kadının yere düştüğünü gördüm. Halk komutanlardan bizleri kışlaya götürmesini istiyordu ama bu durum albay Karapekmez’in hiç umrunda değildi” diye konuştu.

- “Gerekirse polislerle çatışacağız”

Kuleli Askeri Lisesinin önüne geldiklerini ifade eden Öz savunmasına şöyle devam etti:

“Barikat kurulmuştu, barikatı geçer geçmez yarbay Erdal Kılınç(tutuklu sanık) ve yanındakiler havaya ateş açmaya başladı. Çevik kuvvet polisinden gaz bombası atılması istendi, polisler gaz bombası attı. Erdal Yarbay halkın üzerine ateş etmeye başladı, bir kişinin daha yaralandığını gördüm. Halk yaralıyı elinden düşürdü. Oradaki yaralı bir taksiye bindirilip götürüldü. Sabah gazinoda televizyonda darbe olduğunu gördük. Polislerin ‘teslim olun’ çağrısını duyduk. Yüzbaşı Şafak Gündoğdu(tutuklu sanık) ‘Emir gelmeden teslim olmayacağız. Gerekirse polislerle çatışacağız’ dedi. Daha sonra polislere teslim olduk."

Savunma yapan tutuklu sanık er Halil Uzun da kendilerine mühimmat verildiğini, tutuklu sanık Kuleli Askeri Lisesi Komutanı Albay Mürsel Çıkrıkçı’nın “Sıkıyönetim ilan edildi. Herkes emre uyacak. Uymayanın kafasına sıkarım” dediğini, Çıkrıkçı’nın nizamiyeden çıktıktan sonra 3 vatandaşı dövdüğünü söyledi.

- “Yarbay canavar gibiydi”

Beykoz’a doğru sanık binbaşı Kartal Genç yönetiminde yürüdüklerini anlatan Uzun, “Kartal binbaşı yol güvenliğini almamızı istedi. Bir petrol ofisinin yanına gittik. Binbaşı Kartal er arkadaşlara sağ tarafta bir ATM’nin yanında beklememizi istedi. Bir kişiyi kelepçelediğini ve yüzüstü yatırdığını gördüm. Halk kalabalıklaşmaya başlamıştı. Halk komutana ‘çocukları kışlaya götür’ diyordu. Karapekmez hedef gözeterek halkın üzerine ateş açmaya başladı. Kartal Genç binbaşı havaya ateş etmeye başladı. Yaralanan vatandaşları gördüm” ifadelerini kullandı

Kuleli Askeri Lisesi’ne geri döndüklerini söyleyen Uzun, “Kulelinin önünden Karapekmez, Kılınç ve bir yüzbaşının halka doğru ateş ettiğini gördüm. Yarbay Erdal Kılınç ‘Ateş edin, etmezseniz ben sizi vuracağım’ dedi. Canavar gibiydi, bize ateş etmemizi emretti, bize silah doğrulttu. Ben de korktum arka tarafa geçtim.” dedi.

Duruşmada savunma yapan diğer erler de tutuklu sanıklar eski albay Mehmet Karapekmez, eski yarbay Erdal Kılınç ve eski binbaşı Kartal Genç’in halka ateş açtığını söyledi.

Mahkeme heyeti sanık savunmalarına devam edilmek üzere duruşmayı yarına erteledi.

27.04.2018 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmada savunma yapan eski astsubay Mahbub Ulusoy 15 Temmuz'da alarm verilmesinin ardından tüm personelin bahçede toplandığını anlattı.

Kendilerine terör saldırısının olacağının bildirildiğini iddia eden sanık Ulusoy, şöyle konuştu:

"Askerlere şarjör ve mühimmat dağıtıldı. Terör olaylarından askerlerin korkacağını düşündüğüm için onlara bir şey söylemedim. Albay Mürsel Çıkrıkçı(tutuklu sanık) askerleri iki gruba bölmemi ve araçlara bindirmemi istedi. Benim nizamiyenin önünde yola çıkıp trafik akışını sağlamam emredildi. Okula bombalı araç saldırısı olabileceği belirtildi. Hiçbir aracı içeri sokmamam konusunda emir aldım. Askerlerin bir grubunu Çengelköy, bir grubunu Beykoz istikametine yerleştirdim. Ben de tanıdıklarımı aradım uyardım terör saldırıları olabileceği nedeniyle..."

Ateş açan astsubay, vatandaşın yaralanmasına anlam verememiş

Çengelköy bölgesinden silah sesleri duyduğunu söyleyen Ulusoy, "Daha önce toplumsal olaylara müdahale ettiğimi Mürsel Albay'a söyledim. Bana 'sen bu işi biliyorsun benimle gel' dedi. Beraber ilerledik bir grup sivilin toplandığını gördük. Yol üzerindeki gruba dağılmalarını söyledik, bize doğru iki farklı silah sesi geldi. Mürsel Albay benim de içinde bulunduğum öndeki gruba 'yat' emri verdi. Emriyle havaya ateş açtık. Bu esnada bir vatandaş yaralandı. Nasıl yaralandığına anlam veremedim" ifadelerini kullandı.

Daha sonra ayağından vurulduğunu kaydeden Ulusoy hastaneye kaldırıldığını söyledi.

Ulusoy'un avukatı darbe girişiminin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen müvekkilinin ifadesinin doğru bir şekilde tutanaklara geçirilmediğini iddia etti.

Mahkeme Başkanı Ömer Günaydın ise "2 yıl geçmiş müvekkilinin ifadesinin doğru olmadığını söylüyorsun. Siz avukat olarak o gece müvekkilinizin yanındaymışsınız. Soruşturma aşamasında ifade vermede herhangi bir usulsüzlük olması halinde suç duyurusunda bulunma şansınız vardı. Bunu hiç kullanmamışsınız, siz bunu kullanmayarak görevinizi kötüye kullandınız." karşılığını verdi.

Duruşmada savunma yapan eski binbaşı Kartal Genç ise sanık Albay Mürsel Çıkrıkçı'nın kendilerine "Genelkurmaydan gelen bir emir var, hassas bir konu. Terör saldırısı olabilir" dediğini kaydetti.

Kendisinin bir grup askerle birlikte Beykoz'a yönlendirildiğini söyleyen Genç, "Yolda bir vatandaşın askerin üzerine doğru geldiğini gördüm. Bağırarak tepki verdim, sonra boğuşmaya başladık. Bu arada o yıkıldı, ben üzerine düştüm. Daha sonra koluna girdim kaldırdım, 'bana derdini anlat' dedim. Değişik değişik şeyler söylüyordu. Ben de kendisini kelepçeledim ama tutuklamaya yönelik bir kelepçeleme değildi. Hürriyetinden yoksun kılmadım." iddialarını dile getirdi.

Daha sonra yanında motosikletli bir şahsın durduğunu ve "Bunu yapamazsınız. Genelkurmay Başkanını derdest ettiniz. Cumhurbaşkanını size yedirmeyiz" ifadelerini kendisine söylediğini belirten Genç, "Ben emirle buraya geldim. Senin dediklerinden bir şey anlamıyorum" şeklinde yanıt verdiğini savundu.

Sanık Albay Mehmet Karapekmez'in vatandaşların arasında kaldığını öne süren Genç, bu nedenle havaya ateş açtığını ve Karapekmez'i oradan aldığını iddia etti.

Bu sırada şehit Mustafa Cambaz'ın oğlu Alpaslan Cambaz "Halk yaptı darbeyi zaten, siz değil" ifadelerini kullanarak sanığa tepki gösterdi.

Mahkeme Başkanı Ömer Günaydın Cambaz'ın dışarı çıkarılmasını istedi. "Babamı şehit ettiler dışarı mı çıkacağım?" ifadelerini kullanan Alpaslan Cambaz salondan çıktı.

Sanık Genç hakkındaki tüm suçlamaları reddederek, hiçbir suça karışmadığını iddia etti.

Genç'in savunmasını tamamlamasının ardından, Mahkeme Başkanı Ömer Günaydın sanığa bazı sorular yöneltti. Genç'in "Hatırlamıyorum" şeklinde yanıt vermesi üzerine Günaydın, "İşine geleni hatırlıyorsun, işine gelmeyeni hatırlamıyorsun" karşılığını verdi.

Duruşmada, savunma yapan tutuklu sanık Onur Çetin, darbe girişimini olaylar bittikten sonra polisten öğrendiğini, olay günü kendilerine tatbikat var denildiğini, futbol sahasındaki kalelerin söktürüldüğünü ve oraya helikopter indirileceğinin söylendiğini belirterek, saat 22.00'de helikopterin inişini gördüğünü, daha sonra helikopterin kalktığını gördüğünü anlattı.

"Albay kırık sopayla vatandaşı dövdü"

Sanık Çetin, nizamiyenin karşısında cami olduğunu, Asteğmen Metin Arslan'ın caminin kapısını yumrukladığını ifade ederek, şunları savundu:

"Cami olayını öğrencilere sordum. Öğrenciler anons verildiği için caminin imamının alınacağını söylediler. Daha sonra beyaz transit araca bindik, benzincinin oraya gittik, bizi indirdiler. 2 kişi orada ara sokağa doğru insan boyunda ateş ediyordu, Yüzbaşı Şafak Gündoğdu ve Üsteğmen Mustafa Paycı'ya benzettim onları. Ben çok arkadaydım, ben hiç ateş etmedim. Albay Mürsel Çıkrıkçı, 'aslanlarım göreyim sizi, size karşı gelen olursa vurun, sokağa çıkma yasağı var' dedi. Uzman Çavuş İbrahim Küçükbostan ile bir vatandaş tartışmaya girdi, Albay Mürsel Çıkrıkçı, 'getirin kim o' dedi. 2 askerin o vatandaşı araçtan indirmesini istedi. Albay Mürsel Çıkrıkçı'nın elinde bir sopa vardı o sopayı kırmıştı galiba o sopayla vatandaşa vurdu. Mürsel Çıkrıkçı, polise 'kelepçelesene şunları' diyordu. Biz polis otobüsüyle geri döndük. Direk iç bahçeye aldılar bizi."

Olay tarihinde uzman çavuş olan tutuklu sanık Sadık Atıcı ise hakkındaki suçlamaları reddederek, bütün gece halkın güvenliğini sağlamak için yoğun çaba gösterdiğini, Kuleli Askeri Lisesi'ne idari işlerde görev yapmak için atandığını, 15 Temmuz'da rutin olarak okula geldiğini, rütbelilerin şarjörlerini saydığını ve kendi aralarında tatbikat gibi kelimeler kullanarak konuştuklarını iddia etti.

Sanık Atıcı, "Yüzbaşı Şafak Gündoğdu ve Mustafa Paycı'nın içtima aldığını gördüm ve ben de içtimaya katıldım. Gündoğdu, Paycı'ya emir veriyordu. Yeni gelen askerlere nöbet yerini göstermem için bana emir verildi. Ben de askerlere nöbet yerlerini gösterdim. Bölük komutanı Gündoğdu'ya emriniz var mı? diye sordum. O da bana iyi haftasonları dedi. Servise binerek evime gittim. Saat 22.00 sıralarında mesaj atıldığı bana, bölük komutanının emriyle okula gelmem söylendi. Kendi şahsi aracımla okula gittim. 22.40 sıralarında nizamiyeden girdim, komutanların olduğunu gördüm. Nöbet yerinde ere neler olduğunu sordum. Er bana tatbikat olduğunu, bir şey bilmediğini, herkesi dışarı çıkardıklarını söyledi." ifadelerini kullandı.

Mürsel Çıkrıkçı'nın dışarıdayken yönetime el koydu dediğini duyduğunu, Çıkrıkçı'nın nizamiyede bu şekilde bir şey dediğini duymadığını, okul komutanı Albay Mürsel Çıkrıkçı ve harp akademiden gelen yüzbaşılar Mahmut Dağüstü ve Hakan Şahin'in okuldan çıktıkları sırada kendisine "sen de katıl" dediğini anlatan sanık Atıcı, bölüğün en arkasında olduğunu, Çengelköy'e doğru yürüdüklerini söyledi.

Sanık Atıcı, "Ön taraftan bağırışmalar geliyordu. Önce atış sesleri duyduk, sonra yat emri verildi. Atış serbest denildi, bize tabanca atışı geldi, kenarlardaki ağaçlara araçlara kendimizi korumak için siper ettik. Çınaraltı bölgesinde vatandaşları evlere göndermeye çalıştık. Askerlerle birlikte vatandaşları evlerine gönderdik. Mürsel Çıkrıkçı'nın polis tarafından kelepçelenen 2 vatandaşı darp ettiğini gördüm. Durakların orada Çıkrıkçı, sıkıyönetim ilan edildiğini duydum. Okula döndükten sonra bölük komutanının emriyle silahları temizledik." şeklinde konuştu.

"Herkesin ya şarjı azmış ya da telefonu kapalıymış"

Mahkeme Başkanı Ömer Günaydın, "5 sayfalık konuştun. Bir şey anlatmadın. Sen ateş ettin mi?" diye sordu.

Sanık Atıcı, "Ben benzin istasyonun orada 2 el uyarı maksadıyla ateş ettim. Uzman Erbaş Recep Ayıkdere askerleri kurtarmak için ateş etti." dedi.

Başkan Günaydın, "7 kişinin şehit edildiği, 85 müştekinin üzerine ateş açılan yerde dolaşmışsın. Bu insanlar nasıl vuruldu, hiçbir şey görmedin mi?" Sorusuna sanık Atıcı, "Görmedim. Vurulan kimseyi görmedim. Sabah okul komutanın emriyle nizamiye döndüm. Çevik kuvvetin otobüsüyle giriş yaptım." şeklinde cevap verdi.

Başkan Günaydın'ın "Telefonun yok muydu? Saatlerce kalmışsın mevziye yatmışsın." diye sorması üzerine sanık Atıcı, "Her yerden ateş geliyor. Bölük komutanına sordum beklememizi emretti." dedi.

Bunun üzerine başkan Günaydın, "Beklerken bakmadın mı?" sorusuna sanık Atıcı, "Şarjım azdı." dedi.

Başkan Günaydın da "Herkesin şarjı azmış ya da kapalıymış" şeklinde konuştu.

Bir kısım sanık savunmalarının alınmasından sonra duruşma, 2 Mayıs Çarşamba gününe ertelendi.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca hazırlanan iddianamede, olaylarda şehit düşen Burak Cantürk, Fatih Dalgıç, Gökhan Esen, Halil Kantarcı, Kader Sivri, Murat Akdemir, Mustafa Cambaz, Osman Yılmaz "maktul", 16 kişi mağdur, 195 kişi "müşteki", aralarında 39 rütbeli asker ve 9 askeri öğrencinin de bulunduğu 76'sı tutuklu 103 kişi de "sanık" sıfatıyla yer alıyor.

Darbe girişimi sırasında, kapatılan Kuleli Askeri Lisesi'nde yaşananlar ve buradan çıkan sanıkların Çengelköy Polis Merkezi'ni işgal etmesi ile Vaniköy ve Beykoz bölgelerinde karıştıkları olayların anlatıldığı iddianamede, olaylarda 8 kişinin şehit edildiği, aralarında vatandaş ve kolluk görevlilerinin de bulunduğu 135 kişinin "kasten öldürmeye teşebbüs" suçuna maruz kaldığı, bunlardan 62'sinin silahla vurularak yaralandıkları kaydediliyor.

Olaylarda 33 vatandaşın hürriyetinin kısıtlandığı, 11 müştekinin "kasten yaralamaya" maruz kaldığı, 46 kişinin aracına ve iş yerine zarar verildiği belirtilen iddianamede, aralarında Çengelköy Polis Merkezi'nin de bulunduğu 5 kamu binasının da hasar gördüğü vurgulanıyor.

İddianamede, askeri lisenin komutanları eski Albaylar Mürsel Çıkrıkçı ve Muammer Aygar'ın da aralarında bulunduğu 39'u rütbeli, 9'u askeri öğrenci olmak üzere 76'sı tutuklu 103 sanık hakkında, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ile on beşer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İddianamede, bazı sanıkların da ayrıca "kasten öldürme", "kasten öldürmeye teşebbüs", "kasten yaralama", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "mala zarar verme" ve "iş yeri dokunulmazlığı ihlali" gibi suçlardan cezalandırılması talep ediliyor.

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi, darbe girişimi sırasında bu bölgedeki olaylarda görev alan darbeci askerlere yardım ettikleri iddiasıyla tutuklu eski 14 çevik kuvvet polisi hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle açılan davanın, bu dava ile birleştirilmesine karar vermişti. Böylece davadaki sanık sayısı 117'ye yükselmişti.

Paralel yapı-15 Temmuz (2016)-27 Kasım (2017) 'İstanbul 117 sanık (ilk 103) Darbe/Çengelköy'deki olaylar' davası

(28 Nisan 2018, 18:39)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

PARALEL YAPI KONULU HABER GRUPLARINDAN KISA BİR BÖLÜM: (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)  
Paralel Yapıya yönelik hemen hemen tüm operasyonlar ve açılan davalar
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar
Paralel yapı ve diğer kurum kuruluşlarla bağlantıları
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları
Paralel yapı-Abdullah Gül
Paralel yapı-Taksim Gezi Parkı olayları bağlantısı
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar
Paralel yapı-Ergenekon
Paralel yapı-Behçet Oktay intiharı
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti
Paralel yapı-Cevzet Soysal cinayeti
Paralel yapı-Gaffar Okkan cinayeti
Paralel yapı-Paris cinayetleri
Paralel yapı-Haydar Meriç cinayeti
Paralel yapı-15 Temmuz (2016) 'TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimine açılan davalar'
Paralel yapı-Fenerbahçe/Şike soruşturması
Paralel yapı-Ses kayıtları
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları
Paralel yapı-28 Şubat süreci
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı
Paralel yapı-Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti
Paralel yapı-1990 Uğur Mumcu vd. Laiklik suikastleri soruşturmasında kumpas
Paralel yapı-TSK'daki Fetö'cülerin 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile bağlantısının delilleri
Paralel yapı-15 Temmuz askeri darbe girişimindeki rollerini saptırma gayretleri
Paralel yapı-Yargılandıkları davalarda Fetö'nün terör örgütü olduğunu kabul etmeyen sanıklar
Paralel yapıya karşı devlet kurumlarının attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Kamikaze tahliye girişimleri
Paralel yapı-Teslim olmayıp saklanan ya da yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair hukuki deliller
Paralel yapı mensuplarından gelen itiraflar
Paralel yapı-Suç duyuruları
Paralel yapı-Abdullah Harun
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları
Paralel yapı-Vatana ihanet
Paralel yapı-Misyonerlik/Dinlerarası Diyalog Bağlantıları
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri
Paralel yapı-Fetullah Gülen'in bedduaları
Paralel yapı-Örgüt mensuplarının intiharları
Paralel yapı konulu kitaplar
Paralel yapı konulu filmler
Paralel yapı bahanesiyle kontrgerilla yapılanmalarının gözden kaçırılma çabaları ... (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=12879    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Elazığ: Darbeye 1 Müebbet Onandı

01.12.2019 14:40 Yargıtay 16. Ceza Dairesi, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada, eski Hozat 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanı tuğgeneral Abdulkerim Ünlü'ye verilen müebbet ile 39 sanığa v..
Tamamı 1.12.2019

Denizli: Fetö'ye 83 Hapis Onandı

01.12.2019 13:57 Denizli'de, FETÖ/PDY'den yargılanan, aralarında örgütün Türkiye eğitim sorumlusunun da bulunduğu toplam 83 kişiye verilen hapis cezaları Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından onandı. 26 Kasım'daki ..
Tamamı 1.12.2019

ABD Büyükelçiliği'ne Saldırı: 3 hapis

01.12.2019 09:57 Ankara'da, ABD Büyükelçiliği'ne silahla ateş edilmesine ilişkin 4 sanık hakkında açılan davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, sanık Ersin Bayram'a 8 yıl 16 ay 15 gün, sanık Osman Gündaş'a 9 yıl 19 ay ve sanık Ahmet Ç..
Tamamı 1.12.2019

Gülen ve Polisleri davası

01.12.2019 12:27 İstanbul'da, takipsizlikle sonuçlanan bazı soruşturmalarda usulsüzlük yaptıkları, 'kurgulanmış soruşturmalar' kapsamında polis, mahkeme başkanı ve gazetecileri dinledikleri, emniyetteki verileri sildikleri gerekçesiyle..
Tamamı 1.12.2019

Adana: Fetö Öğretmenlerine 21 Hapis

01.12.2019 09:35 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik davada yargılanan eski öğretmen 26 sanıktan 21'i, 1 yıl 10 ay ile 8 yıl 9 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. 25 Kasım'd..
Tamamı 1.12.2019

Karlov Suikasti davası

01.12.2019 10:19 Ankara'da, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş tarafından uğradığı suikast sonucu öldürülmesine ilişkin açılan davaya devam edildi. 29 Kasım'da Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde..
Tamamı 1.12.2019

Hrant Dink davası

01.12.2019 12:51 İstanbul'da, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin ..
Tamamı 1.12.2019

Kaynak Holding Fetö davası

01.12.2019 13:16 İstanbul'da, FETÖ'nün finans merkezi olduğu iddiasıyla kayyum atanan Kaynak Holding'in 34'ü firari 47'si tutuksuz toplamda 81 yöneticisinin yargılanmasına devam edildi. 28 Kasım'da  İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkeme..
Tamamı 1.12.2019

Jandarma Darbe davası

01.12.2019 11:29 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı'ndaki eylemlere ilişkin 243 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. 18.11.2019 GÜNKÜ..
Tamamı 1.12.2019

SAT/Mahrem İmamlar davası

01.12.2019 12:21 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Sualtı Taarruz (SAT) ile Kurtarma ve Sualtı Komutanlıklarında görevli 38 askerle bu personelden sorumlu sözde Deniz Kuvvetleri yapılanmasının ..
Tamamı 1.12.2019

İzmir Casusluk Kumpası davası

01.12.2019 13:22 İzmir'de, askeri casusluk soruşturmasındaki usulsüzlüklerle bazı bilgilerin sızdırılmasına ilişkin FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki üyeleri hakkında açılan ve 5'i tutuklu 95 sanığın yargılandığı davaya d..
Tamamı 1.12.2019

Adana 49 sanık: Fetö Öğretmenleri

01.12.2019 09:39 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında haklarında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan dava açılan tutuksuz eski öğretmen 49 sanığın yargılanmasına devam e..
Tamamı 1.12.2019

Sakarya 19 sanıklı Fetö davası

01.12.2019 13:31 Sakarya'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin davada 3'ü tutuklu, biri firari 19 kadın sanığın yargılanmasına devam edildi. 22 Kasım'da Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşm..
Tamamı 1.12.2019

FETÖ Kamboçya Öğretmenine Hapis

01.12.2019 15:30 İstanbul'da, FETÖ'nün yurt dışı yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında Kamboçya'da bir okulda öğretmenlik yapan Mustafa Tatlıyer, örgüt üyeliğinden yargılandığı davada 7 yıl 6 ay hapse çarptırıldı. 19 Kasım'da FE..
Tamamı 1.12.2019

Müebbetlik Binbaşıya Tehdit Davası

01.12.2019 14:47 Hakkari'de, FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin davada, son savunmasında mahkeme heyeti ve duruşma savcısını tehdit ettiği ileri sürülen sanık eski binbaşı Selim Arıdıcı hakkında iddianame hazırlandı. 14 Kasım'daki geli..
Tamamı 1.12.2019

Batmaz'ın Yakınlarının Fetö davası

01.12.2019 15:38 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Akıncı Üssü'nde bulunduğu belirlenen örgütün 'sivil imamı' Kemal Batmaz'ın eşinin de aralarında bulunduğu 4 sanığın yargılandığı d..
Tamamı 1.12.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
39.848.588