Tam
EskidenYeniye
 

Flaş!!! MECLİS, ANAYASAYI MAHKEMEYE KARŞI KORUMALI

Anayasa Mahkemesi hakkında, ´Anayasa paketindeki bazı maddeleri iptal ederse bu yok hükmünde olacaktır, hükümet bu hukuksuz kararı kaale almadan referanduma sunmalıdır. Hükümetin bu yöndeki adımı hukuki olarak herhangi bir sorun teşkil etmeyecektir´ şeklinde şok bir çağrı yapan Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can açıklamalarına bugün de devam etti. Anayasa mahkemesinden açıklamaları üzerine uyarı alan ve ´ya sözlerini düzeltmesi ya da istifa etmesi´ istenen Can, Taraf´a yaptığı açıklamalarında aksine sözlerinin arkasında durdu.

Önceki haber title=Sonraki haber

FLAŞ!!! MECLİS, ANAYASAYI MAHKEMEYE KARŞI KORUMALI!

Anayasa Mahkemesi hakkında, ´Anayasa paketindeki bazı maddeleri iptal ederse bu yok hükmünde olacaktır, hükümet bu hukuksuz kararı kaale almadan referanduma sunmalıdır. Hükümetin bu yöndeki adımı hukuki olarak herhangi bir sorun teşkil etmeyecektir´ şeklinde şok bir çağrı yapan Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can açıklamalarına bugün de devam etti. Anayasa mahkemesinden açıklamaları üzerine uyarı alan ve ´ya sözlerini düzeltmesi ya da istifa etmesi´ istenen Can, Taraf´a yaptığı açıklamalarında aksine sözlerinin arkasında durdu.

Osman Can: Anayasa Mahkemesi´nin anayasa değişikliğini ´esastan´ incelemesi, Anayasa´nın değiştirilemez maddelerinden olan ´hukuk devleti´ ilkesine aykırıdır. Anayasa Mahkemesi´nin önünde yerli kıyafetler giydirmiş, gözleri açık bir Themis heykeli (Onun tabiriyle Adile Hanım) olan bir ülkede hukuku savunmak gibi zor bir işe soyunmuş biri Osman Can. Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı ve Anayasa Mahkemesi raportörü sıfatıyla, bu ?milli? hukuk devletinde son olarak, ?Anayasa Mahkemesi eğer Anayasa dışına çıkarsa kararları yok sayılır? dedi ve yürekleri hoplattı. Dün Kemalist gazetelerdeki köşeler, Weimar Almanyası´nın hukuk sistemini anlamak için Berlin´de girmedik sokak bırakmamış Osman Can´a hukuk dersi veren öfkeli yazılarla doluydu. Bu hararet içinde, anayasal yetkilerinin dışına çıkan bir Anayasa Mahkemesi´ne karşı Anayasa´yı savunma gibi çok basit ve temel bir yükümlülüğümüzü bize hatırlatınca, bir anda anarşist ilan edilen Osman Can ile konuştuk.

Siz tam olarak ne öneriyorsunuz? - Öneri şuydu: Anayasa Mahkemesi´nin kendisine yasaklanmış olan alana müdahale etmek suretiyle, açık ve ağır bir Anayasa ihlali gerçekleştirmesi durumunda, Parlamento´nun ve siyasal karar mekanizmalarının buna hukuksal geçerlilik kazandırmaksızın, referandum sürecini devam ettirmesiydi. Meclis, toplumun kendisine emanet ettiği hukuka ve demokrasiye sahip çıkarak referandum sürecini sürdürmelidir. Yani yargı organının yargısal işlevin dışına çıkarak siyasal bir pozisyon alması durumunda Meclis, Anayasa´yı korumak zorundadır. Anayasa Mahkemesi kendisine Anayasa tarafından tayin edilmiş çerçeve dışına çıkması durumunda, hukuksal ve siyasal olarak bu yöntemin takip edilebileceğini ifade ediyoruz.

Bunun anayasal zemini nedir? - Anayasa Mahkemesi anayasadaki görevlerinin dışına çıkarsa Anayasa´nın değiştirilemez maddelerindeki Hukuk Devleti ilkesini çiğner. Anayasa´nın 11. maddesi tüm devlet organlarını bağlar. Mahkemeyi de bağlar. Anayasa´nın 138. maddesi mahkemelerin, kanunlara ve hukuka uygun olarak karar vermek zorunda olduğunu söyler. Anayasa´nın 148. maddesi Mahkeme´yi bağlar. Ve Mahkeme´nin esas denetimi veya şekil örtüsü altında esas denetimi yapamayacağını söyler. Anayasa Mahkemesi bu yasayı ihlal ettiği andan itibaren mahkeme olmaktan çıkar. Bu ihlal üzerine verdiği karar, karar olmaz. Böyle bir tasarruf Meclis´i bağlamaz. Meclis böyle bir ihlal durumunda hukuk devleti ilkesini savunmakla yükümlüdür. Anayasa Mahkemesi´nde çalışan 11 üye, anayasal sınırlar çerçevesinde kalan bir işlevi yerine getirdikleri zaman Anayasa Mahkemesi heyeti olur. Yoksa bu 11 kişi biraraya gelip ?Knesset´in kapanmasına, İsrail Başbakanı Netanyahu´nun idam edilmesine? diye bir karar vermeye başladığı andan itibaren Anayasa Mahkemesi olmaz bu.

Meclis´e ve siyasete düşen görev ne? - Anayasa Mahkemesi, kendisini bağlayan Anayasa´yı ihlal ettiği zaman, Meclis hem kendisini bağlayan Anayasa´yı, hem toplumun demokratik taleplerini, hem de kendisine Anayasa´nın 175. maddesinde tanınmış kesin yetkiyi korumak ve bunu Anayasa Mahkemesi´ne hatırlatmak zorundadır. Bu, onun hukuka ve demokrasiye saygısının bir ifadesidir. Bu çerçevede ilk olarak Anayasa Mahkemesi, Anayasa´ya uygun davranışının bir gereği olarak bu tür bir ihlale izin veremez, bu tür bir ihlal gerçekleştiğinde ise Meclis, Yüksek Seçim Kurulu ve Bakanlar Kurulu buna hukuksal geçerlilik kazandıramaz. Bu kararı Anayasa Mahkemesi üyeleri imzalayamaz. Anayasa Mahkemesi Başkanı imzalayamaz. Bu karar Başbakanlık tarafından Resmi Gazete´de yayımlanamaz. Bu karar, yok hükmünde kabul edilir. Resmi Gazete´de yayımlanan anayasa paketinin referandumdan geçtiği varsayılır. Buna göre, o değişikliklerdeki gibi HSYK´nın yeni yapısı oluşur. Anayasa Mahkemesi´nin yedek üyeleri asil üye olur ve diğer maddeler yürürlüğe girer.

Ama ?Bu kriz yaratır, çatışma çıkar? diyenler de var... - Mahkeme bu çatışma riskini göze alıyorsa ve hukuk dışına çıkıyorsa parlamentonun Anayasa´yı koruması hükümlülüğü sorumluluğu vardır. Halk, bu parlamentoyu gerektiğinde anayasa değişikliği yapabilsin diye, Anayasa´nın 175. maddesindeki yetkiyi kullanabilsin diye seçti. Parlamento ´ben hiçbir şey yapamam´ dediği zaman halk da ´o zaman ne işe yarıyorsunuz´ diye sorar. Halk parlamentoya olan inancını kaybeder. Parlamentonun demokrasiye hukuk devletine sahip çıkması gerekiyor. Hatta parlamentonun laikliğe sahip çıkması gerekiyor. Çünkü değiştirilemezliği tanımladığınız andan itibaren bundan hareketle hukukun üstünde, ulusal iradenin üstünde metafizik bir iradeyi de kabul ediyorsunuz demektir. İşin doğrusu, Anayasa Mahkemesi bu doğrultuda adım attığı andan itibaren, evet, bir kriz potansiyeli vardır. Ama bunu bu krizi çıkaranlar da düşünmeli. Böyle bir kararla parlamento ortadan kaldırılıyor. Bu kararla birlikte toplumun temel sorunlarını çözebilme imkânı olan anayasa değişikliği olanağı ortadan kaldırılıyor. Böyle bir durumda temel sorun kriz değil, bunu nasıl çözümleneceğidir. Bu hukuk teorisi açısından çok da zor değil.

?Kurucu iktidar? kavramından bahsediyorsunuz... - Evet. Sözgelimi yönetmelikle yapılan bir idari işlem yargı tarafından yasaya aykırı bulunduğu zaman yargı organını suçlayamazsınız. Çünkü yönetmenliği değiştirmek suretiyle mevzuatı değiştirmek imkânı vardır. Yönetmelik değiştirildiğinde eğer o yönetmelik yasaya aykırı ise Danıştay tarafından iptal edilebilir. Bu durumda yine yargıya kızamazsınız. Çünkü o yasanın da değiştirilme imkânı vardır. Parlamento harekete geçer, yasayı değiştirir. Böylece sorun çözümlenmiş olur. Yasayı değiştirdiniz, bu da Anayasa Mahkemesi´ne gider. Anayasa Mahkemesi bu anayasa uygunluk açısından denetler. Onun vereceği karara da kızamazsınız. Çünkü anayasanın da değiştirilme imkânı vardır. Ve gelelim son merhaleye... Anayasa´yı değiştirmeye çalışıyorsunuz, bir hukuksal otorite ?hayır değiştirmezsin? diyor. Bunu dediği andan itibaren ortaya çıkan tablo nedir? Ortaya çıkan tablo şudur: Kurucu irade en başta bir kez anayasayı yapar, ondan sonra sonsuza kadar o kurucu iradenin anayasasıyla yola devam edilir. Böylece anayasa ile toplumsal beklentiler arasındaki uyum imkânı elinizden alınmış olur. Ortaya çıkan bir problem de şudur: Hukuki otoriteler anayasa tarafından kurulmuş otoritelerdir. Bu otoritelerin anayasanın üstünde bir irade kullanması da çelişkidir. Ve bu çelişki demokrasiyi imkânsız hale getirir.

Peki, o en meşhur örnekle sorayım ben de; bu kurucu iktidar ?hilafeti de getirebilir mi?? Bunun sınırlarını kim çizecek? - Şöyle deniyor: Peki bir gün parlamento çıkıp bütün siyasi partileri yasaklıyorum, seçim falan da yapmıyorum derse ne olacak? Bence bu sorular, demokrasiye değil önce darbelere yöneltilmelidir. Çünkü tüm bu bahsedilen korkular, aslında darbe dönemlerinde fiilen gerçekleşti. Bu olaylar 27 Mayıs döneminde, 12 Mart döneminde, 12 Eylül, 28 Şubat sürecinde gerçekleşti. Türkiye´de iki kurucu iktidar biçimiyle karşı karşıya kaldık. Bunlardan birincisi aslî kurucu iktidardır. İlk anayasayı yoktan var eden, ortaya koyan iradedir. Bu aslî kurucu iktidarın demokrasi ve insan hakları düzenine karşı, militarizme, silaha dayanan bir niteliği vardı. Darbe dönemleri bu aslî kurucu iktidarların tablosunu ortaya koyar. Bir de talî kurucu iktidar vardır ki bu parlamentodur. Teorik olarak, evet, parlamentonun faşizme izin vermesi mümkün. Ama pratik olarak baktığınızda, Türkiye´de parlamentonun anayasa değişikliklerinde her zaman özgürlükleri ve temel insan haklarını geliştirme yolunda bir eğilimi vardır.

Bunu biraz daha açabilir misiniz? - Gelin, mesela 12 Eylül darbesinin 1982 Anayasası üzerinde parlamentonun neler yaptığına bir bakalım. Parlamento 1987´de anayasanın değiştirilmesini kolaylaştırdı, siyasi yasakları kaldırdı. 1995 yılında yine parlamento, sosyal hakların alanını genişletti. Örgütlü özgürlüklerin alanını genişletti. Militarizmin açık ve net olarak yansıdığı başlangıç paragrafını Anayasa´dan çıkardı. 1999´da özelleştirmeler mümkün hale getirildi. 2001´de geniş çaplı bir anayasa değişikliği yapıldı. Hem başlangıç kısmında hem de temel haklar ve özgürlükler kısmında ilerlemeler sağlandı. 2004 yılında uluslararası temel hak sözleşmeleri, anayasanın parçası haline getirildi. Kadın erkek eşitliği getirildi. 2007 yılında ne yapıldı: Cumhurbaşkanını seçme hakkı halka verildi. 2008 yılında üniversitelerde yaşanan başörtüsü yasağı kaldırılmaya çalışıldı. Eğitim hakkı önündeki kısıtlamalar giderilmek istendi. Bunlar parlamentonun kendi özgür iradesiyle yaptığı değişiklilere verilen örneklerdir. Dikkat ederseniz, bunların hepsinde ileriye doğru özgürlükleri genişleten düzenlemeler sözkonusudur. Yani şeriat getirmek, diktatörlüğe gitmek, partileri kapatmak diye bir trend yok burada. Bu tehlikeden korkuluyorsa bu parlamentodan değil, kurumlardan gelecektir. Yani kurumların tablosuyla parlamentonun tablosu arasındaki fark çok açık.

Zaten parlamento bu kadar tehlikeliyse, parlamenter demokrasiden vazgeçelim o zaman... - 550 milletvekili kendi özgürlüklerini ortadan kaldırmak üzerine hiçbir zaman biraraya gelemez. Bu kadar çok demokrasi açığına, parti içi demokrasi eksikliğine ve militarizm tehdidinde rağmen, parlamentonun kendi özgür iradesiyle yaptığı anayasa değişiklikleri istisnasız temel özgürlükleri genişletmek yönündedir.

Peki Anayasa Mahkemesi´nin meclisten rol çalma hikâyesinin de bir tarihi var mı? - Bunun ilk işaretleri 1965´te veriliyor. 1965´te Mahkeme, ?Anayasa sosyalizme kapalıdır? diye bir hüküm getiriyor. Bunun üzerine, silsile halinde şu sonuçlara varıyor: Sosyalist partiler kurulamaz, sosyalist partiler kurulamazsa, buna yönelik düşüncenin propagandası yapılamaz. Esasa girişin başlangıcı ise 1969 yılıdır. 1969´da Demokrat Partililere yönelik siyasi yasakların kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişikliği ortaya çıktığında, ordu ´bu değişiklik yapılırsa darbe yaparız´ diye tehdit ediyor. Dönemin Başbakanı (Süleyman Demirel) harekete geçiyor. Cumhuriyet Senatosu´na gidiyor, ?Aman bu geçmesin, yoksa darbe olur? diye. Ama Senato geri adım atmıyor ve yasayı geçiriyor. Ve karar, Türkiye İşçi Partisi tarafından Anayasa Mahkemesi´ne götürülüyor. Gerekçe şudur: Bu yasa 27 Mayıs´ın ruhuna aykırı.

Öyle mi? Solun karanlık tarihi desenize... - Anayasa Mahkemesi yetkisi olmadığı halde yasayı iptal ediyor. 1971 yılında yapılan değişikliklerle Anayasa Mahkemesi´nin yetkisi sınırlandırılıyor. ?Sen iradenin ortaya çıkış koşullarının tamamının gerçekleşip gerçekleşmediğine bakacaksın. İradenin içeriğini bilemezsin? deniyor mahkemeye. Gerekçesinde şöyle yazıyor değişikliğin: ?Anayasa değişikliği, yasa adı altında yapılsa bile anayasa değişikliği ve anayasadır. Metnin Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenmesi düşünülemez.? 1971 yılında yapılan değişikliğin gerekçesi bu. Bu gerekçenin ardından, Anayasa Mahkemesi önüne gelen anayasa değişiklikleri için ?Esastan görüşmeye yetkim yok? diye üst üste kararlar alıyor. Ta ki 1974´te tekrar ?incelerim? diyene kadar. Mahkeme bu kez ?Evet, ben muhteva denetimi yapamam. Ancak şekil denetimi yaparım? diyor. Ama sonra diyor ki, Anayasa´ya göre, ?rejimin cumhuriyet niteliği değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez? diyor. Teklif edilemiyorsa eğer, teklif şartı hiçbir zaman yerine gelmez. O halde bu bir şekil sorunudur, şekil denetimine girer. Yani Anayasa´nın değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk iki hükmüyle ilgili bütün değişiklikler, şeklî değişiklik içine sokuluyor. Anayasa Mahkemesi, bu gerekçesiyle 6-7 tane anayasa değişikliğini iptal ediyor. 12 Eylül öncesi parlamentonun yasama kabiliyetine ket vuruyor bu gerekçe. 12 Eylülcülerin meşhur ?şartların olgunlaşmasını bekledik? meselesi var ya... Parlamentonun çalıştığı bir yerde, son ana kadar toplumsal ihtiyaçlara göre Anayasa değişikliği yapma ihtimali olduğu sürece, o şartlar hiçbir zaman olgunlaşmazdı.

148. maddeye neden gerek duyuldu o zaman? - 1982 Anayasası´nın yapıcıları bu konuda bir tercih yapıyor. ?Anayasa Mahkemesi artık sadece şekil denetimi yapsın, içeriğe girmesin? diyorlar. Hatta Danışma Meclisi´nde Kamer Genç´in ?Bari değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelere göre inceleme yapabilsin? teklifine, ?Bu da olmaz, zaten öyle bir durum olursa, halk devreye girer diye itiraz ediliyor. Şekil denetimi de, 148. maddede çeşitli kısıtlamalara bağlanıyor.

148´inci madde: Esasa girmeden şeklen bak

Anayasa´nın 148. maddesinde Anayasa Mahkemesi´nin, Anayasa değişikliklerini sadece ?şekil? yönünden inceleyebileceği vurgulanıyor. İşte o madde: ?Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesi´nde dava açılamaz. Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def´i yoluyla da ileri sürülemez.? ( Yıldıray Oğur/Taraf)

(12 Haziran 2010, 17:06)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

´Anayasa Mahkemesinin vereceği hukuksuz iptal kararı yok hükmündedir´ tartışmasıyla ilgili tüm manşetlerimiz

Kontrgerilla´nın yargıdaki örgütlenmesi

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=1885    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Fetö Yöneticilerine 128 Yıl Hapis

24.03.2022 14:56 Adana, Ankara, Afyon, Gaziantep, İstanbul ve Kayseri'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ilişkin ayrı ayrı görülen davalara devam edildi. Sonuçlanan davalarda 14 sanığa toplam 128 yıl ha..
Tamamı 24.3.2022

Karlov Suikastı: Cezalar Onandı

23.03.2022 10:41 Ankara'da, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un, 19 Aralık 2016'da suikast sonucu öldürülmesine ilişkin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in de arasında bulunduğu 28 sanıklı davada verilen ..
Tamamı 23.3.2022

MİT Tırları Kumpası: 3 Hapis

24.03.2022 12:56 Adana ve Hatay'da, MİT'e ait tırların Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca durdurulmasına ilişkin ana davadan dosyası ayrılan 7 sanığın Yargıtayda yargılandığı davada karar açıklandı. 9 Mart'ta ilk derece mahk..
Tamamı 24.3.2022

Fetö Casuslarına 165 Yıl Onandı

23.03.2022 10:51 Ankara'da, FETÖ/PDY üyelerinin yanı sıra PKK, DHKP-C ve MKP'li yaklaşık 10 bin terör şüphelisinin soruşturma ve yakalama bilgilerini rüşvetle sızdırdığı suçlamasıyla aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in avukatı Ad..
Tamamı 23.3.2022

Halkbank Kumpasçısı: Hapis Onandı

24.03.2022 15:40 Ankara'da, Bölge Adliye Mahkemesi, FETÖ üyeliğinden 12 yıl hapis cezasına çarptırılan eski istihbaratçı Enver Altaylı'nın damadı Metin Can Yılmaz hakkındaki mahkumiyet kararını hukuka uygun buldu. 15 Şubat'ta Ankara 1..
Tamamı 24.3.2022

Islak İmza Kumpası davası

24.03.2022 14:30 İstanbul'da, Fetullah Gülen Terör Örgütü'nün (Fetö) Adli Tıp yapılanması kapsamında 'ıslak imzalı belgede' dönemin askeri görevlilerine kumpas kurduğu iddiasıyla 18 sanığın tutuksuz yargılandığı davaya devam edildi. 9..
Tamamı 24.3.2022

Güncel Fetö Yapılanmasına Dava

24.03.2022 14:30 Ankara'da, FETÖ'nün güncel yapılanmasına yönelik 5 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, örgütün Karaman, Konya ve Ankara'da yeniden örgütlenmeye başladığı, evler açarak örgütsel toplantılar yaptığı, cezaevlerinden tah..
Tamamı 24.3.2022

Balyoz Yargısı Yargılanıyor

22.03.2022 14:55 Ankara'da, Balyoz kumpası davasının soruşturma ve kovuşturmasını yapan hakim ve savcılar hakkında 'Devletin güvenliği ile siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama, görevi kötüye kullanma, kişiyi hürriyetinden yok..
Tamamı 22.3.2022

Odatv Yargısı Yargılanıyor

22.03.2022 14:55 Ankara'da, İstanbul'daki Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kumpaslarından Odatv soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde görev alan eski 33 hakim ve savcının, 'görevi kötüye kullanmak' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kıl..
Tamamı 22.3.2022

Yeğen Gülen'e İtiraf İndirimi

Ankara'da, MİT operasyonuyla Kenya'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Selahaddin Gülen'in 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan yargılandığı davaya devam edildi. 7 Mart'ta Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada cumhur..
Tamamı 23.3.2022

YARSAV Başkanının Hapsi Onandı

23.03.2022 15:14 Ankara'da, KHK ile kapatılan Yargıçlar ve Savcılar Birliğinin (YARSAV) eski başkanı Murat Arslan'ın, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden 10 yıl hapse mahkum edilmesi Yargıtay tarafından oybirliğiyle onandı. 9 M..
Tamamı 23.3.2022

Vodafone Arena: Müebbetler Bozuldu

24.03.2022 14:13 İstanbul'da, 15 Temmuz ihanet girişiminde TV yayınlarını kesmek için Vodafone Stadı'na inen helikopter pilotlarının aldığı ağırlaşmış müebbet hapis cezalarının Yargıtay'dan dönmesi üzerine yeniden yargılama yapılmasına..
Tamamı 24.3.2022

Zırhlı Tugay: Darbe Cezaları Değişti

24.03.2022 11:14 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Maltepe'deki 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda yaşananlara ilişkin 26 sanıklı davada haklarında verilen hükümler Yargıtay tarafından bozu..
Tamamı 24.3.2022

FETÖ Medya Yapılanması davası

23.03.2022 15:44 İstanbul'da, 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 8 Mart 2018 tarihinde karara bağlandıktan sonra 6 Mart 2020 tarihinde Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından aralarında Atilla Taş ile gazeteci Ahmet Memiş'in de bulund..
Tamamı 23.3.2022

Sakarya 19 Sanık: Kadın Yapılanması

24.03.2022 18:28 Sakarya'da, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) ilişkin, aralarında yabancı uyruklular ile üniversite öğrencilerinin de bulunduğu 3'ü firari 19 kadın sanığın yargılanmasına devam edildi. 22 Mart'ta Sakarya 2. Ağır Ceza ..
Tamamı 24.3.2022

Adil Öksüz'ün yakınlarına beraat

23.03.2022 12:54 Sakarya'da, FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında firari olarak aranan Adil Öksüz'ün kayınvalidesinin kardeşi Naciye Alişan'ın ve eşi Alişan Alişan, yargılandıkları davada delil yetersizliğinden beraat etti. 17 Ma..
Tamamı 23.3.2022

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
55.174.856