Tam
EskidenYeniye
 

Özel Harp Dairesi Anasayfa | Özel Harp Dairesi manşetlerimiz | TBMM tarafından hazırlanan ÖHD raporu

Özel Harp Dairesi teknik bilgiler ve tarihçe | Görevli subayların anlatımlarıyla Özel Harp Dairesi

Özel Harp yarbayının ses kaydı ÖHD ve Ergenekon bağlantısını tartışmaya açtı

GÖREVLİ SUBAYLARIN ANLATIMLARIYLA ÖZEL HARP DAİRESİ

Star gazetesi yazı dizisi - Bölüm:1

2 Ocak 2010

Özel Harp Dairesi’nin silahlarını ilk biz gömdük

Seferberlik Tetkik Kurulu’nun ilk Lojistik Müdürü İsmail Tansu: Yeraltındaki cephanelikleri komünizm tehlikesine karşı biz oluşturduk. İstanbul Boğazı’nda da vardı. Türkiye’de son 30 yılda sürekli gündeme gelen bir yapı var: Özel Harp Dairesi. Yani ilk adıyla Seferberlik Tetkik Kurulu. Bugün Özel Harp Dairesi’yle ilgili artık tartışma götürmez bilgiler mevcut; komünizm tehlikesi ve Avrupa’da muhtemel Sovyetler Birliği işgaline karşı 1950’li yıllarda NATO bünyesinde gizli ordular oluşturuldu. NATO konseptine göre şekillendirilen bu gizli ordular, Amerika ve İngiltere’nin öncülüğünde İtalya, Fransa, Yunanistan, Danimarka, İspanya, Portekiz, Almanya, Belçika, Norveç, Hollanda ve Türkiye’de oluşturuldu. NATO üyesi Kanada’nın Sovyetler Birliği’ne çok uzak olması, İzlanda’nın ise silahlı kuvvetleri bulunmaması nedeniyle bu iki ülkede oluşturulmadı. Buna karşın ilerleyen yıllarda NATO üyesi olmayan Avusturya, İsveç, Finlandiya ve İsviçre’de de gizli ordular kuruldu.

Bir tek Türkiye dağıtmadı

Varlıkları sır gibi saklanan ve o ülkenin parlamentosunun varlığından haberdar olmadığı bu orduların kurucuları ve sonraki yöneticileri Amerika’daki merkezlerde eğitimden geçirildi. Yine örgütlerin eğitim, silah ve teknik malzeme ihtiyaçları ABD tarafından karşılandı. Türkiye’deki gizli ordunun adı da Özel Harp Dairesi oldu. Soğuk Savaş’ın bitimiyle Batı ülkelerindeki gizli ordular tek tek açığa çıkartıldı. Meclis araştırma komisyonlar kuruldu, sorumluları yargılandı. Sonunda da bu gizli orduların hepsi dağıtıldı. Bir ülke hariç: Türkiye. İşte dağıtılmayan o yapı bugün Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddiası veya takip edilmesiyle yeniden gündemde. Soruşturma başlatıldı. Adı Türkiye tarihine damgasını vuracak olaylarla anılan Özel Harb’e ilk kez hakim Kadir Kayan girdi.

Arşivin kapısı ilk kez açıldı

Peki, bu kez Özel Harp Dairesi ve faaliyetler üzerindeki sis perdesi kaldırılacak mı? Özel Harp Dairesi’nden haberdar olan ilk siyasetçi kimdi? 1952’de kurulan Seferberlik Tetkik Kurulu’nun ilk kadrosu hangi subaylardan oluşuyordu? Adı hiç duyulmayan bu subaylar kimlerdi? 27 Mayıs 1960 darbesi sırasında bu daireye neler yaşandı? Seferberlik Tetkik Kurulu’nun adı neden sık sık değiştirildi? Kuruluş amacı olası Sovyetler Birliği işgaline karşı mücadeleyken komünizmin yıkılmasından sonra neden dağıtılmadı? Şimdi tehdit olarak kimler ve hangi gruplar yer görülüyor? Şimdi nasıl bir işleyişi ve yapısı var? İşte yıllardır bu yapıyla ilgili yaptığım araştırmalardan, bu dairede görev yapan görevlilerle görüşmelerimden ve tanıkların anlatımından Seferberlik Tetkik Kurulu’nun bilinmeyenleri...

ZİR VADİSİ CEPHANELİĞİ

Sovyetler Birliği’ne sınır olması nedeniyle Soğuk Savaş döneminin kilit ülkelerinden biri Türkiye’ydi. Komünizmin yayılmasına karşı önlemler almaya çalışan Amerika ve NATO, Türkiye’de de olası bir Sovyet işgaline karşı mücadele edecek gizli birimin oluşturulmasına özel önem veriyordu. Özel Harp Dairesi, 27 Eylül 1952’de bugünkü Milli Güvenlik Kurulu işlevini gören Milli Savunma Yüksek Kurulu kararıyla kuruldu. “Özel harp” terimi dairenin işlevlerini deşifre ettiği için Özel Harp Dairesi’ne kağıt üzerinden farklı bir isim bulundu: “Seferberlik Tetkik Kurulu.” Merkez olarak da Ankara Kızılay’da bir ev kiralandı. Ataç Sokak No: 36’daki tek katlı ev bahçe içindeydi.

İKİNCİ BAŞKANLIĞA BAĞLI

Seferberlik Tetkik Kurulu doğrudan Genelkurmay İkinci Başkanlığı’na bağlandı. Yani yönetimi ve denetimi en üst düzeyde oldu. Bu çok önemli bir ayrıcalıktı. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri’nde tüm birim ve yapılar Genelkurmay Başkanlığı içinde bir daireye bağlıydı, bugün bile hala böyle.

İşgal durumunda sivillerin kullanması

için ülkenin belli yerlerine gizli silah ve patlayıcı depoları oluşturuldu. Bunlar çoğunlukla tenha yerlerde yeraltına gömüldü. Bu silah zulalarının yerini o bölgeyle ilgili görevi bulunan, dairedeki önemli askerler biliyordu. Bir de o bölgede bulunan ve kamplarda eğitimde geçirilen sivil unsurlar.

SİLAHLARIN KAYDI YOK

Büyük bir gizlilikle yeraltına gömülen bu silahların envanter kayıtları kesinlikle bulunmuyordu. Kaybolmaları durumunda hiçbir yasal işlem yapılamıyordu. Özel Harp Dairesi’nin ilk Lojistik Şube Müdürü, emekli albay İsmail Tansu, bu cephaneliklerin koordinatlarının sivillere verildiğini söyledi: “İlk silah depolarını biz oluşturduk. Komünizm tehlikesine karşı bu silahları gömdük. O dönemde en çok silah sınır illeri Kars ve Ardahan’daydı. Bu silah depoları ve yerlerini Amerikalılarla birlikte kontrol ediyorduk. İstanbul Boğazı’nın belli yerlerinde bile gömülü silahlar vardı. Amerikalılar bize özel telsizler vermişti. Bunların bir kısmını silahlarla birlikte Şile’ye gömmüştük.”

ŞİLE’DE SİLAH DEPOSU

Tansu, sivil unsurların kimlerden seçildiğiyle ilgili de ilginç bilgiler verdi: “Sivil uzantılar ülke işgal edilince kullanılmak üzere barış zamanından eğitilip bekletilirler. Görev verilmezler. Kopuk tespih taneleri gibi her yere dağılmışlardır. Türkiye’nin her yerindedirler. Savaşla beraber tespihin ipi bağlanır. Görev alırlar. Karı-koca aynı birimdedirler ama birbirlerinden haberleri yoktur. Herkes kendi görevini yapar.”

İlk brifing Ecevit’e değil Menderes’e

Özel Harp Dairesi ve Seferberlik Tetkik Kurulu’nun ismini ilk telaffuz eden siyasetçi Bülent Ecevit oldu. Ecevit, 1974’te Özel Harp Dairesi’nin varlığını dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’ın daire için örtülü ödenekten bir milyon dolar istemesiyle böyle bu dairenden haberdar olduğunu söylemişti. Sancar’ın ödenek istemesinin ardından bir ekibin de Özel Harp Dairesi’nin faaliyetleri hakkında brifing vermişti. Ecevit bu brifingle ilgili 1990’da yaptığı açıklamada “Dehşete düştüm. Kaygılandım” dedi.

‘MENDERES KAYGILANDI’

Ancak ilk özel harpçi subaylardan olan İsmail Tansu’ya göre brifing verilen ilk başbakan Bülent Ecevit değil Adnan Menderes. Yer yine Başbakanlık Konutu’ydu. Tarih ise; 26 Şubat 1959. Bugün 90 yaşında olan Tansu, o günü hala heyecanla anlattı: “Kıbrıs’taki çalışmalarımızı anlatacaktık. Özel Harp Dairesi Başkanı Daniş Paşa (Karabelen), ben ve Türk Mukavemet Teşkilatı Başkanı Rıza Vuruşkan vardı. Sabah erkenden gittik. Kendisini bilgilendirdik.” Ancak anlatılanlar karşısında Ecevit’in daha sonraki yıllarda yaşayacağı kaygıyı Menderes de yaşamıştı. İsmail Tansu o anı da şöyle anlattı: “Bizim brifingi bitirdikten sonra Menderes konuşmaya başladı. Dış politikayı anlattı bize. Ruslar, NATO ve Soğuk Savaş üzerine uzun uzun konuştu. Hatta Türk-Yunan dostluğunun önemi üzerinde durdu. Barışçıl çözümlerden yanaydı. Ama bizden kaygılandı.”

BRİFİNGTEKİ SIR EKİP

Kıbrıs harekatı öncesi Başbakanlık Konutu’nda Başbakan Bülent Ecevit’e brifing veren Özel Harp Dairesi ekibi bugüne dek sır olarak kaldı. Sadece dönemin Özel Harp Dairesi Başkanı tuğgeneral Kemal Yamak’ın adı biliniyor. Ekibi aradan geçen 36 yıl sonra ilk kez Star açıklıyor: Kemal Yamak, kurmay yarbay Aydın İlter ve havacı binbaşı Muammer Ünal. Kemal Yamak, zamanla ordu içinde hep kilit görevlerde bulundu. Ardandan kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yükseldi. Bir dönem de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevini yürüten Yamak, 6 ay önce yaşamını yitirdi. Aydın İlter ise Özel Harp Dairesi Başkanlığı yaptıktan sonra Jandarma Genel Komutanlığı’na kadar yükseldi. Binbaşı Muammer Ünal ise Kıbrıs Harekatı’ndaki en başarılı subaylardandı. Generalliği yükseldikten sonra emekliye ayrıldı.

Sivillerin adı Beyaz Kuvvetler

Özel Harp Dairesi’nin kağıt üzerindeki kuruluş amacı sivil savunma olarak gözüküyordu: “Sovyetler Birliği’nin Boğazlar üzerindeki emelleri düşünülerek olası bir işgal durumunda halkı cephe gerisinde seferber edebilmek.” Dönemin hükümet yetkililerinden de bu amaçla onay alınmıştı. Dairenin, Ataç Sokak’ta faaliyet yürüttüğü evin kapısında da “MSB Seferberlik Tetkik Kurulu” tabelası vardı.

KOD İSİMLER

Daire, kağıt üzerinde

Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı gözüküyordu. Seferberlik Tetkik Kurulu iki ana unsurdan oluşturuldu. Birinci unsuru tamamen gayri nizami harp ve özel harp eğitimi alan çok profesyonel askerler oluşturdu. Hepsi subaydı. Daha sonra astsubaylar da alındı. İkinci unsur ise sivillerdi. Savaş durumunda askerlerle birlikte direnişi örgütleyeceklerdi. Bu sivillerin kaydı Özel Harp Dairesi’nde kod isimlerle tutuluyor, kesinlikle gerçek isimler kullanılmıyordu. Müthiş bir gizlilik vardı. Özel Harpçi olan siviller kesinlikle birbirini tanımıyordu.

HER MESLEKTEN VAR

Sadece aynı birimdeki isimler birbirini tanıyor ama kod adlarla. Bu siviller her türlü meslek grubundan seçiliyordu; doktor, avukat, öğretmen, hemşire, akademisyen, polis... Çoğunluğu üniversite, yüksekokul ve lise döneminden teşkilata alınıyor. En tehlikelisi ise yeri geldiğinde sivil unsurların bağımsız hareket edebiliyor olmasıydı.

GELECEK BÖLÜM: ÖHD’NİN BAŞKANLIĞINI YAPAN MİLLİ ATLET KİMDİ? ABD’YE GİDEN İLK EKİPTE HANGİ SUBAYLAR VARDI? (Star)


ÖZEL HARP'İN KAPILARI 32 YIL ÖNCE AÇILMALIYDI

Star gazetesi yazı dizisi - Bölüm:2

3 Ocak 2010

“Kontrgerilla”yla ilgili araştırma yaparken 1978’de öldürülen Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz’ün eşi Sezen Öz: Doğan öldürülmeseydi bu karanlık yapının kapıları 32 yıl önce açılmış olacaktı. Onca insan da öldürülmeyecekti

Bugün hakim Kadir Kayan’ın belgelerini incelediği Özel Harp Dairesi’yle ilgili ilk çalışmayı 1978’de Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz yürüttü. Her gün cinayet, katliam ve çatışmaların yaşandığı dönemde, 19 Ocak 1978 günü Ankara Ticaret ve Turizm Yüksek Öğretmen Okulu öğrencilerinden Levent Özyörük öldürüldü. O günkü nöbetçi savcı ise Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz’dü. Cinayeti soruşturan Doğan Öz, katillerin Site Öğrenci Yurdu’na kaçtığını tespit etti. Öz, hemen yurdun aranması kararını çıkarttı. Aramada, öğrencilerin kendi dolaplarının önünde durmalarını istedi. Yalnız bir dolabın önü boş kaldı. Açılan dolapta Özyörük’ün öldürülmesinde kullanılan silah bulunur ve bir grup kuşkulu grup gözaltına alındı. Doğan Öz, bu olayın ardından araştırmalarına hız verdi ve yaşanan kanlı olaylarının basit bir sağ-sol çatışması olmadığını, arkasında karanlık bir yapı olduğunu fark etti. Öz, o günlerde eşi Sezen Öz’e “Soruşturduğum bazı olayların izi, devlet içinde üst makamlara kadar tırmanıyor. Korkmaya başladım. Ama üzerine gidilmesi lazım” dedi.

RAPOR ÇEKMECESİNDE ÇIKTI

Doğan Öz, soruşturmalarını yürüttüğü cinayet dosyalarından yola çıkarak Özel Harp Dairesi hakkında bilgi toplama başladı. Amacı Özel Harp Dairesi ve yetkilileri hakkında büyük bir dava açmaktı. Bunun için ulaştığı bilgileri ön rapor haline getirdi. Raporu dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e sundu. Öz, bugün bile güncelliğini koruyan raporda “Kontrgerilla Genelkurmay Harp Dairesi’ne bağlıdır. Kontrgerilla il ve ilçelerde seferberlik işlemini yürüten kurum olarak askerlik şubelerince yönetilmektedir. Bu konuda en çok aşamalı eğitimden geçen astsubaylar kullanılmaktadır. Sivil güvenlik güçleri içinde ise MİT elemanları ve Birinci Şube görevlileri kullanılmaktadır” dedi. Özel Harp Dairesi’nin hem askeri hem de sivil unsurlarının çalışma biçimlerini açığa çıkartan Öz, “Çavuşlardan başlayarak albaylara kadar bazı askerlerin, sivil unsurları eğittiğini” anlattı. En önemlisi artan şiddet olaylarıyla darbenin hedeflendiğini 2 yıl önceden haber verdi: “Sıkıyönetimi çağırma, seçimle, olmazsa darbeyle iktidar olma demokratik yaşama biçimini yok ederek halkı sömürme seçeneği tek seçenek durumuna getirilme çalışmasıdır yapılan.”

Öz, işlenen cinayet ve şiddet olaylarının arkasında olduğu gerekçesiyle soruşturma ve Özel Harp Dairesi yetkilileri hakkında dava açma aşamasındaydı. Ancak Başbakan Bülent Ecevit’e raporu vermesinden 2 ay sonra, 24 Mart 1978 sabahı adliyeye gitmek için otomobiline binerken silahlı saldırıya uğradı. Öz olay yerinde yaşamını yitirirken, katili koşarak olay yerinde kaçtı.

Özel Harp Dairesi’yle ilgili hazırladığı raporun bir örneği cinayetten sonra çekmecesinde çıktı. Öz, öldürülmeseydi kontrgerilla gerçeğini gözler önüne seriyordu. Hem de Avrupa ülkelerindeki benzer gizli örgütlerin varlıklarının tartışılmadığı, adlarının bile bilinmediği bir dönemde.

BEKLENİLMEDEN DAĞITILMALI

Özel Harp Dairesi’nin kapılarının açılması en çok Doğan Öz’ün ailesini sevindirdi. Doğan Öz’ün eşi Sezen Öz’e göre Özel Harp Dairesi mutlaka dağıtılmalı: “Bu gizli yapıyla ilgili soruşturmanın açılması çok önemli.

En azından bundan sonraki yıllar için çok önemli. Benim gibi aileler kayıplarına kavuşmayacak. Ama neden öldürüldüklerini çocuklarımıza izah edebileceğiz. 3 yaşındaki torunum kızıma, “Anne, babamın babası var. Senin baban nerede” diye soruyor. Neden katledildiğini ve Özel Harp Dairesi’ni nasıl izah edebiliriz?”

“Devletin legal güçleri varken bu tip karanlık yapılara ne gerek var” diye soran Sezen Öz, “devlet sırrı” kavramını da eleştirdi: “Gizli örgütler kuracaksınız sonra bunların faaliyetlerine devlet sırrı diyeceksiniz bu ülkede herkes bu yapının mağduru olur. Gençleri birbirine öldürteceksin, ülkenin değerli insanlarını katledeceksiniz sonra da 12 Eylül’ü getireceksiniz. Bunların devlet sırrı mı olur?”

Eşinin öldürülmemesi durumunda Özel Harp Dairesi’nin kapılarının 32 yıl önce açılmış olacağını vurgulayan Öz, “Binlerce kayıp da olmayacaktı. Katletmemiş olsalardı Doğan, Özel Harp Dairesi’yle ilgili dava açacaktı. Bunun hazırlıklarını yapıyordu. Ama başsavcı değildi. Ya da başsavcının desteklemesi gerekiyordu. Hazırladığı kontrgerilla raporu bugün aynen geçerli. Halen güncel. Ama onca yıl kimse Özel Harp Dairesi’nin üzerine gitmedi. Dosyalar kapatıldı, tetikçiler kurtuldu. Şimdi yaşananlar demokrasi için önemli. Bir daha da böyle karanlık kurumlar kurulmamalı” dedi.

Hem milli atlet hem Özel Harp başkanı

Seferberlik Tetkik Kurulu’nun ilk başkanı tuğgeneral Daniş Karabelen’di. Kore Savaşı’na katılan Türk Tugayı’nda görev yapan Karabelen, aynı zmanda milli atletti. Türkiye Sırık Atlama Şampiyonu’ydu

NATO bünyesinde komünizme karşı oluşturulan ve yıllardır faaliyetleri tartışma konusu olan Özel Harp Dairesi’nin ilk başkanı tuğgeneral Daniş Karabelen oldu. Teşkilat-ı Mahsusa geleneğinden gelen Karabelen, ilk komando ve paraşüt birliklerinin de kurucusuydu. Askerlik hayatında hep kilit yerlerde görev yapan Karabelen, 1898’de İstanbul’da doğdu. Babası Mehmet Rasim de askerdi. Karebelen, askeri rüştiyeyi bitirdikten sonra Kuleli Askeri Lisesi’ne başladı. 17 yaşında okulu bitirdiğinde Birinci Dünya Savaşı şiddetli bir şekilde sürüyordu.

TEŞKİLAT-I MAHSUSA KOMUTANI

Liseyi bitirir bitirmez hemen Teşkilat-ı Mahsusa’nın Maltepe’deki kampında özel eğitime alındı. Cephe gerisinde gerilla tarzı savaşı yürütmek için yetiştirilen bu subaylar askeri lisenin son sınıfları ile Harbiye’nin ilk sınıflarına uygulanan sınavlar sonucunda seçiliyordu. Daniş Karabelen kendisini Özel Harp Dairesi’nin başına getirtecek gayri nizami harp tekniklerini ilk önce Birinci Dünya Savaşı’nda Teşkilat-ı Mahsusa kamplarında öğrendi. Gerilla tarzı eğitimi de başarıyla bitirdikten sonra asteğmen olarak Filistin Cephesi’ne gönderildi ve 5. Ordu’da görevlendirildi. Merkezi Şam’da olan bu ordunun başında ünlü İttihatçı Cemal Paşa vardı. Filistin Cephesi’nin bir alt komutanı ise Ali Fuat Cebesoy’du. Burada hücum bölüğü komutanlığı yapan Karabelen, bir saldırıda yaralandı ve sonra da teğmenliğe terfi etti. Daha sonra Mustafa Kemal’in görev yaptığı Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’nın şifre bürosunda görevlendirildi.

8 YIL BAŞKANLIK YAPTI

Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra İstanbul’a dönen Karabelen, Teşkilat-ı Mahsusa’da görev yapmaya devam etti. Maltepe’deki eğitim kampında bu kez öğretmendi. Bir süre sonra da Teşkilat-ı Mahsusa’nın liderlerinden Yenibahçeli Şükrü Oğuz’un yardımcısı oldu. Anadolu’ya gizlice geçmek isteyenlere ekibiyle birlikte kılavuzluk yapıyordu. Teşkilat-ı Mahsusa’nın devamı olan Karakol örgütünde aktif olarak çalıştı. Sonunda kendisi de Anadolu’ya geçti.

Kurtuluş Savaşı’nın bitmesi ve ardından cumhuriyetin kurulmasıyla seçkin subayların seçildiği Çankaya’da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı’nda görev yaptı. 1945’te de bu alayın komutanlığına atanan Karabelen, daha sonra albay rütbesine kadar Türkiye’nin değişik kentlerinde görev yaptı. 1948’de özel harp eğitimi için Amerika’ya gitti. Ardından Kore Savaşı’na gönderilen Türk Tugayı’nda görevlendirildi. Yeniden Türkiye’ye dönüşünde ise Seferberlik Tetkik Kurulu’nu yani Özel Harp Dairesi’ni kurmakla görevlendirildi. Daireyi kuran Karabelen, tam 8 yıl başkanlığını yaptı, 27 Mayıs 1960 darbesiyle emekliye sevk edildi.

PROFESYONEL FUTBOLCU

Daniş Karabelen, askeri özeliklerinin yanı sıra sporcu kimliği de çok ön plandaydı. Çok ünlü bir atletti. 1922’de Türkiye Sırık Atlama Şampiyonu’ydu. Ayrıca profesyonel bir futbolcuydu. Gittiği her kentte askeri futbol takımlarıyla birlikte sivil takımların oluşturulmasına hep ön ayak oldu.

İlk subay kadrosu

Daniş Karabelen’in komutan olarak atanmasından sonra Özel Harp Dairesi’nin kadrosu da yavaş yavaş oluşturulmaya başlandı. Kadro oluşturulmasında Karabelen, Genelkurmay Başkanlığı tarafından tam yetkili kılındı. Dairede görev alacak subay ve astsubayları kendisi seçiyordu. O da ekibini Amerika’dan özel harp eğitimi almış ve Kore Savaşı’na birlikte gittiği subaylardan oluşturdu. Kadro oluşturma çalışmaları yıllarca süren Daniş Karabelen, “ideal kadrosunu” ancak 1955 yılının ilk aylarında tamamldı. 1953 ile 1955 yılları arasında dairede görev yapan ve öne çıkan ilk özel harpçi subaylar şunlardı: İsmail Tansu, Rıza Vuruşkan, Remzi Atılgan, Ahmet Soylu, Cahit Vural, Ahmet Göçmez, Bedri Esen, Nurettin Öktem, Hüseyin Ömür, Recep Atasu, Şadi Demirbilek, Osman Nalbant, Mehmet Kızılsu, Sibkatullah Yalan, Cemal Akkan. (Star)


16 SUBAYA KANSAS'TA KONTRGERİLLA EĞİTİMİ

Star gazetesi yazı dizisi - Bölüm:3

4 Ocak 2010

Özel Harp Dairesi kurulmadan önce özel seçilen 16 kişilik subay ekibi ABD’ye gönderildi. Kansas’da eğitim gören ekibin önemli isimleri 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi’nde yer aldı. En ünlüleri Alparslan Türkeş ve Suphi Karaman’dı

Batı ülkelerindeki gizli orduların kurulma çalışmaları ABD ve İngiltere’nin öncülüğünde İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminde başladı. Diğer ülkelerdeki gizli orduların yani kontrgerilla örgütlerinin oluşturulmasında ülkelerin kendi askeri ve istihbarat örgütleri etkin görev aldı. Türkiye’de Özel Harp Dairesi’nin kurulması çalışmaları 4 Nisan 1952’de NATO’ya katılmasından hemen sonra, daha Kore Savaşı devam ederken başladı. Bu gizli ordular o güne kadar İtalya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Belçika’da kurulmuştu. Türkiye’de kurulması Amerika için çok önemliydi çünkü coğrafi konumu nedeniyle çok stratejik bir bölgedeydi. Amerika’nın amacı olası Sovyetler Birliği işgaline karşı Türkiye’yi tampon bölge yapmaktı. Komünistler, Batı ülkelerine gelmeden Türkiye’de durdurulmalıydı. Bu da ancak özel eğitimli askerlerle mümkündü. Türkiye ile ABD arasında askeri ilişkiler de tam bu dönemde başladı. 5 Ekim 1947’de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Salih Omurtak başkanlığındaki heyet Amerika’ya gitti. Bu bir ilkti.

SABOTAJ EĞİTİMİ

Bu ziyaretten sonra çok önemli bir uygulama başladı; Türk subaylarının Amerika’da gönderilip komünistlere karşı kontrgerilla eğitimi alması. Özel harp eğitim alacak ilk ekip 16 kişiden oluşuyordu. 1948 yılının başında Amerika’ya giden bu ekip, özel harp eğitimini Amerikan Kara Harp Akademisi’nde gördü. Bu okul Kansas Eyaleti’nde bulunuyordu. Bir taraftan teorik olarak nasıl siyasete yön verecekleri anlatılırken diğer taraftan zorlu bir gerilla eğitimi veriliyordu. Patlayıcılar dâhil her türlü silah kullanılması eğitimi de vardı. Subaylar eğitimin devamını ise Georgia’daki Amerikan Piyade Okulu’nda görüyorlardı. Eğitimin son üç aylık evresi çok önemliydi çünkü bu bölümde adam öldürme, sabotaj ve bomba yerleştirme teknikleri öğretiliyordu.

Özel harp eğitimi alan bu ekipte ileriki yıllarda Türkiye tarihine damga vuracak subaylar vardı. Bu subayların adı darbeler döneminde ön plana çıktı. Ekipteki kilit subaylar şu isimlerden oluşuyordu: Alparslan Türkeş, Turgut Sunalp, Daniş Karabelen, Ahmet Yıldız, Mucip Ataklı, Suphi Karaman, Faruk Ateşdağlı, Refik Tulga. Rütbeleri teğmenlik ile albay arasındaydı değişiyordu.

HEM SOLCU HEM SAĞCI

Ekipteki isimlerin büyük çoğunluğunun ortak özelliği 27 Mayıs 1960 darbesini gerçekleştiren Milli Birlik Komitesi’nde yer almaları. İki isim hariç; Daniş Karabelen ve Turgut Sunalp.

Albay Daniş Karabelen, ABD dönüşünde önce tuğgeneralliğe terfi etti sonra da Özel Harp Dairesi’nin başına atandı. Turgut Sunalp ise Kıbrıs Türk Alayı’nın komutanlığına atandı. Bu alayın ilk komutanı oldu. 12 Mart 1971 darbesinde etkin bir subaydı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün’ün yardımcılığını yapan Sunalp, bu kez korgeneraldi. Orgeneralliğe terfi ettiğinde Genelkurmay İkinci Başkanı yapıldı. 1976 ‘da emekli oldu. 12 Eylül döneminde de parti kurdu.

ABD’de kontrgerilla eğitimi alan 16 subayın 14’ü ise 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren ekipte yer aldı ve Alparslan Türkeş hariç hepsi ‘solcu’ olarak biliniyordu:

Suphi Karaman: 27 Mayıs 1960 darbesinin liderlerindendi. Darbe sonrası ülke yönetiminde ve 1961 Anayasası’nın hazırlanmasında etkili oldu. Sonra da senatörlük yaptı. 1968’de ordu içinde Milli Devrim Ordusu adlı gizli bir örgütle ilişkili olduğu gerekçesiyle dokunulmazlığı kaldırıldı. 1980 ve 1990’lı yıllarda SODEP ve SHP’de siyaset yapan Karaman, sonra da İşçi Partisi’ne geçti. 2004’te yaşamını yitirdi.

İSTANBUL VALİSİ OLDU

Ahmet Yıldız: Milli Birlik Komitesi’nin 38 kişilik üyesinden biriydi. O dönemde kurmay binbaşıydı. Kurmay albay rütbesinden ordudan ayrılan Yıldız, Meclis’e senatör olarak girdi. Basın, Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü de yaptı. Uzun yıllar Halkevleri Genel Başkanlığı da yapan Yıldız 12 Eylül’de cezaevinde yattı.

Mucip Ataklı: Amerika dönüşünde bir süre Türkiye’de bulunduktan sonra NATO Avrupa Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yaptı. O da darbeci ekip içinde yer aldı ve Kurucu Meclis üyeliği yaptı. 1968’de ordu içindeki cunta hareketleriyle ilgili olduğu gerekçesiyle dokunulmazlığı kaldırıldı. Sonraki yıllarda milletvekilliği de yaptı.

Refik Tulga: En kilit görevlerde bulunan subay oldu. ABD dönüşünden 3 yıl sonra NATO’nun Avrupa karargahındaki İstihbarat Dairesi’nde görevlendirildi. Dönüşte Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı, 27 Mayıs darbesiyle birlikte de İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı yaptı. Genelkurmay Başkanlığı İkinci Başkanlığı görevindeyken emekli oldu.

ABD’de özel harp eğitimi alan 16 kişilik ekip içinde sadece Daniş Karabelen Özel Harp Dairesi’nin kurulmasında aktif görev aldı. Alparslan Türkeş ve diğer subaylar Özel Harp’in kurucusu değil. Sadece Özel Harp’in kamplarında öğretmenlik yaptılar; ABD’de öğrendikleri teknikleri subaylara öğrettiler.

Özel Harp’e darbe

27 Mayıs 1960 darbesiyle birlikte Orgeneral Cemal Gürsel liderliğinde Milli Birlik Komitesi, ordu içinde büyük bir tasfiye hareketi başlattı. 235’i general ve amirallerle birlikte dört bin subay emekli edildi. Özel Harp Dairesi Başkanı tümgeneral Daniş Karabelen de emekliye sevk edilen generaller arasındaydı. Bu dairede görev yapan 10 subay daha emekli edildi. 27 Mayısçılar Özel Harp Dairesi’nin başına bir süre kimseyi atamadı, birkaç ay sonra ise kurmay albay Faruk Ateşdağlı dairenin yeni başkanı oldu. ABD’ye giden ilk 16 kişilik özel harp ekibi içinde yer alan Ateşdağlı, darbeci subayların en aktif isimlerinden biriydi. Özel Harp’i toparlaması için görevlendirilmişti ancak Ateşdağlı, bu görevi değil daha büyük ve etkili koltuk istiyordu.

BAŞKANLIĞI İSTEMEDİ

Özel Harp Dairesi’nin kurucularından İsmail Tansu’ya göre bu nedenle dairenin işleriyle pek ilgilenmedi. Zamanla 27 Mayısçılarla ihtilaf yaşadı. Bu kez de 27 Mayısçılara karşı alternatif arayışına girdi. Bu amaçla Özel Harp Dairesi’nden özel bir ekip oluşturdu. Ancak çalışmasının deşifre olması üzerine Özel Harp Dairesi başkanlığından alındı. Ateşdağlı’nın yerine vekaleten kurmay binbaşı Şaban Başsoy atandı. Başsoy, uzun yıllar Özel Harp Dairesi’nde çeşitli birimlerde görev yapmıştı. Başsoy’dan sonra Özel Harp Dairesi’nin başına albay Sezai Okan atandı. Okan da 27 Mayıs’tan bir gün önce Kara Harp Okulu’ndaki darbeci subaylar toplantısında görev dağılımı belgesini yazan subaydı. Okan, daha sonra Meclis’e girdi.

Kürşat Başar’ın TMT lideri babası

Ünlü edebiyatçı ve yazar Kürşat Başar’ın babası emekli korgeneral Çetin Başar de Özel Harp Dairesi’nde görev yapan önemli subaylar arasında. Çetin Başar, 1968 yılından itibaren Özel Harp Dairesi’nde görev yapmaya başladı. Başbakan Bülent Ecevit’in Özel Harp Dairesi’nin varlığından haberdar olduğu 1974’te de dairede görevliydi. Özel Harp’in Kıbrıs’la ilgili çalışmalarını yürüten Başar, “Orhan Bey” kod adıyla 1974- 76 yılları arasında dairenin Kıbrıs’ta faaliyet yürüten gizli örgütü Türk Mukavemet Teşkilatı’nın da liderliğini yaptı.

Başar, Özel Harpçiler tarafından “Özel Harp Dairesi’ni kurumsallaştıran isim” olarak kabul ediliyor. 1970’li yıllarda kendisi için “Geleceğin Genelkurmay Başkanı” denilen Başar, ancak ordudan korgeneral rütbesinden emekli oldu.

YARIN: 1952’DEN GÜNÜMÜZE SIRASIYLA ÖZEL HARP DAİRESİ BAŞKANLIĞI YAPAN KOMUTANLAR (Star)


KOZMİK ODAYA GİREN TEK SİYASETÇİ ONUR ÖYMEN

Star gazetesi yazı dizisi - Bölüm:4 (Son bölüm)

5 Ocak 2010

Dersim olaylarıyla ilgili sözleri nedeniyle tepki çeken CHP’li Onur Öymen, 1974’teki Kıbrıs Hareketi’nin ilk gecesini Özel Harp’te geçirdi. Öymen’in Dışişleri bürokratı olarak istihbarat paylaşımı için gittiği dairenin varlığından Türkiye o dönemde haberdar değildi

Türk Silahlı Kuvvetleri, 20 Temmuz 1974 günü Kıbrıs’a çıkartma yaptı. Kıbrıs Harekâtı’nın hazırlıklarında aktif görev alan birimlerden biri de Özel Harp Dairesi oldu. Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) varlığı nedeniyle harekâtla ilgili tüm istihbarat faaliyetlerinin yürütülmesi görevi daireye verildi. Ancak harekât için son günlere yaklaşılmasına karşın daireden Genelkurmay Başkanlığı’na ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na her hangi bir bilgi gelmiyordu. Sonunda Deniz Kuvvetleri Komutanı Kemal Kayacan bizzat Özel Harp Dairesi Başkanı Kemal Yamak’tan adadaki askeri tesis ve hedefler, Rum birliklerinin sayıları ve gücü, kıyı ve plajlar hakkında yeniden bilgi istedi. Yine bilgi gelmedi.

GECE BAĞLANTI KOPTU

Sonunda bu görevi Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı üstlendi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na istihbarat sağlandı. Özel Harp Dairesi’nin istihbarat toplamaması nedeniyle harekâtın başladığı ilk gece Genelkurmay ile adaya çıkmaya çalışan ve çıkan birlikler arasında hiçbir irtibat sağlanamadı. Ankara’daki Genelkurmay Karargâhı’nda gergin bir bekleyiş vardı. Genelkurmay Başkanı dâhil herkes adeta elleri kolları bağlı bir şekilde adadan gelecek haberi bekliyordu. Bir taraftan da yıllardır adada gizli örgüt kuran ve onlarca subayı bulunan Özel Harp Dairesi’nin bilgi getirmesini bekliyorlardı. Bunun için Genelkurmay Başkanı Semih Sancar, İkinci Başkan Adnan Ersöz ve Hava Kuvvetleri Komutanı Emin Alpkaya, Genelkurmay’ın ilgili başkanlıklarının başındaki generallerin bulunduğu ekip Özel Harp Dairesi Başkanı Kemal Yamak Genelkurmay’a çağırdı. Ancak Kemal Yamak elli boş geldi.

SABAHA KADAR KALDI

Dışişleri Bakanlığı da gelişmeleri yakından takip ediyordu. Gelişmelerden haberdar olmak için Onur Öymen, Özel Harp Dairesi’ne gitti. Öymen, Dışişleri Bakanlığı’nda Kıbrıs’tan sorumlu birimde bürokrat olarak görev yapıyordu. Dışarıdan hiç kimsenin alınmadığı daireye giren Öymen, Özel Harp Dairesi’nin istihbarat odasına da girdi. Burada Özel Harp Dairesi Başkanı Kemal Yamak ile görüşen Öymen, geceyi burada geçirdi. Sabah saatlerinde adaya çıkan birliklerle irtibat sağlanmasından sonra Özel Harp Dairesi’nden ayrıldı. Öymen, harekâttan sonra, 1974 yılının sonunda da Lefkoşa Büyükelçiliği Müsteşarı olarak atandı.

Özel Harp Dairesi’nin harekât sırasında hiçbir istihbarat sağlamaması dairenin üzerine Kıbrıs nedeniyle gitmeyen Ecevit’te pişmanlık yarattı. Ecevit, 1990’da Özel Harp Dairesi ismini ilk açıkladığı dönemde: “Diyorlardı ki, Rum tarafından Özel Harp Dairesi’nin adamları varmış, onlardan bilgi alınıyormuş. Oysa bunlarla harekât sırasında telsiz irtibatı bile kuramadık “ dedi.

3 KEZ TAŞINDI

Onur Öymen’in Özel Harp’e hem de o dönemde Kıbrıs’la ilgili harekatın tüm detayların yer aldığı istihbarat odasına girmesi çok önemli. Çünkü o dönemde Türkiye, böyle bir yapıdan haberdar değildi. Başbakan Bülent Ecevit bile Genelkurmay Başkanı’nın kendisinden para istemesi nedeniyle 2 ay önce bu daireden haberdar olmuş ve “Dehşete düştüm” demişti. Özel Harp Dairesi, 1974 yılında da hakim Kadir Kayan’ın bugünlerde arama yaptığı binada faaliyet yürütüyordu. Özel Harp Dairesi, bu binaya 1964’te tümgeneral Cihat Akyol’un atanmasından sonra taşındı. Özel Harp Dairesi ilk kurulduğunda Çankaya’daki Ataç Sokak No: 36 numaralı tek katlı bahçeli evde faaliyetlerine başladı. Tugay seviyesine yükseltilince Amerikan Yardım Kuruluşu JUSMMAT’la ortaklaşa kullandıkları eski Zırhlı Birlikler Okulu’na taşındı. 1964’te de Cihat Akyol’un isteği üzerine Genelkurmay başkanlığı tarafından Kirazlıdere Mevkii’nde bu bina Özel Harp Dairesi’ne verildi. Daire Özel Kuvvetler Komutanlığı adını alınca da 1994’te Gölbaşın’da yeni kışlanın inşaatına başlandı. Ancak inşaatın 10 yılı aşkın süre bitmemesi üzerine hem müteahhit hem de bazı subaylar hakkında inşaat ihalesinde usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle dava açıldı.

1952’den bugüne ‘özel’ komutanlar

27 Eylül 1952’de kurulan Özel Harp Dairesi’nin başkanlığına hep seçkin subaylar atandı. Darbe sonraları hariç Özel Harp komutanları genellikle 2’şer yıl görev yaptı. Kanlı yıllara denk gelen 1970’li yıllarda ise daha sert çizgideki, özellikle kontrgerilla yöntemini benimsemiş subaylar, 1990’nın ilk yarısında ise daha çok terörle mücadelede aktif görev alan komutanlar atandı. Şimdi korgeneral Servet Yörük dairenin başında. İşte 1952’den günümüze Özel Harp Dairesi Başkanları:

• Daniş Karabelen: 1952-1960
• Faruk Ateşdağlı: 1960-1961
• Şaban Başsoy: 1961-1963
• Sezai Okan: 1963- 1965
• Recai Engin: 1965-1966
• Cihat Akyol: 1966-1971
• Kemal Yamak: 1971-1974
• Sabri Yirmibeşoğlu: 1974-1976
• Atilla Erdoğan: 1976-1980
• Aydın İlter: 1980-1983
• Cumhur Evcil: 1983-1986
• Hasan Kundakçı: 1986-1988
• Fevzi Türkeri: 1988-1989
• Atilla Kurtaran: 1989-1990
• Kemal Yılmaz: 1990- 1994
• Fevzi Türkeri: 1994-1996
• Engin Alan: 1996-2000
• Nevzat Bekaroğlu: 2000-2002
• Sadık Ercan: 2002- 2003
• Servet Yörük: 2003-

BİTTİ  (Star)


ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Düzce: Fetö Çatısı'na 48 Hapis

02.08.2019 17:56 Düzce'de, FETÖ/PDY'nin 'çatı yapılanması'na ilişkin soruşturma kapsamında, haklarında dava açılan 23'ü tutuklu 77 sanığın yargılandığı dava sona erdi. 23.07.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemes..
Tamamı 2.8.2019

Konya: Gaybubet Evine 43 Hapis

03.08.2019 12:18 Konya'da, FETÖ/PDY'nin 'gaybubet evi' olarak adlandırılan adreslerine düzenlenen operasyonun ardından haklarında dava açılan 45 sanıklı dava sona erdi. 30.07.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR Konya 8. Ağır Ceza Mahkeme..
Tamamı 3.8.2019

Hava Harp Okulu: 41 Müebbet Talebi

02.08.2019 18:38 İstanbul'da, FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Hava Harp Okulu'ndaki eylemlerine ilişkin 28'i tutuklu 43 sanık hakkında açılan davada, savcı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı mütalaasında..
Tamamı 2.8.2019

Şehitler Köprüsü: Müebbetler Onandı

02.08.2019 18:45 16 Temmuz'da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince 2 Temmuz 2018'de karara bağlanan 143 sanıklı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü davasına ilişkin yapılan istinaf başvurularını k..
Tamamı 2.8.2019

İBB İşgali: Müebbetler Onandı

02.08.2019 18:30 İstanbul'da, Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) işgali ve burada çıkan olaylarda Prof. Dr. İlhan Varank..
Tamamı 2.8.2019

Dink Davasında 7 Hapis

02.08.2019 18:12 İstanbul'da, Yargıtay'ın bozma kararı üzerine yeniden görülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davada birtakım suçlar yönünden zaman aşımının dolma ihtimali nedeniyle dosyası ayrı..
Tamamı 2.8.2019

Karlov Davası ve Yeni Gözaltılar

02.08.2019 16:49 Ankara'da, Rus Büyükelçi Andrey Karlov'un Ankara'da 19 Aralık 2016 tarihinde, FETÖ/PDY üyesi polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından tabancayla vurularak öldürülmesiyle ilgili 11'i tutuklu 28 sanığın yargılanmasın..
Tamamı 2.8.2019

Gezi Parkı Olayları davası

02.08.2019 18:25 İstanbul'da, Gezi Parkı olaylarına ilişkin davada, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan tutuklu bulunan Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Osman Kavala ile Ali Hakan Altına..
Tamamı 2.8.2019

Büyükada Davasında Esasa Geçildi

02.08.2019 18:20 İstanbul'da, Büyükada'da 5 Temmuz 2017 tarihinde yaptıkları toplantıya ilişkin insan hakları örgütlerinin temsilcisi 11 sanığın 'Silahlı terör örgütüne üye olma' ve 'Silahlı terör örgütüne yardım etme' suçlarından yarg..
Tamamı 2.8.2019

1 Dolarlık İhaneti İlk O Yakaladı

03.08.2019 12:40 FETÖ'nün emniyet içindeki yapılanması ile ilgili 1998 yılında hazırladığı raporla bilinen dönemin Zonguldak Emniyet Müdürü Osman Ak, örgüt içindeki hiyerarşiyi belirleyen 1 doların sırrını ilk kez kendilerinin bulduğun..
Tamamı 3.8.2019

Akıncı Üssü Darbe davası

03.08.2019 17:29 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlerle ilgili 475 kişinin yargılandığı davanın görülmesine savcının esasa ilişk..
Tamamı 2.8.2019

İzmir: 145 sanıklı Darbe davası

03.08.2019 11:48 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin davadan dosyaları ayrılan 5'i tutuklu 145 sanığın yargılanmasına devam edildi. 18 Temmuz'da İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesince Aliağa Ceza İnfaz Kuru..
Tamamı 3.8.2019

Darbeciler İHA uçurmuş

02.08.2019 18:03 Hakkari'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin 32 sanıklı davada verilen 7 müebbet hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Dönemin Dağ ve Komando Tugay Komutanı eski tuğgeneral Ahmet Otal'ın talim..
Tamamı 2.8.2019

TBMM'ye Siber Saldırı davası

03.08.2019 12:12 Kayseri'de, siyasilerin sosyal medya hesaplarını ele geçirerek kişisel bilgilerini ifşa ettikleri, devlet büyüklerine yönelik tehdit içerikli paylaşımlarda bulunan, darbe girişimi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ..
Tamamı 3.8.2019

Kahramanmaraş Darbe davası

03.08.2019 12:03 Kahramanmaraş'ta, FETÖ'nün askeri yapılanması ve 15 Temmuz darbe girişimine destek verdikleri suçlamasına ilişkin 4'ü tutuklu 25 sanığın yargılanmasına devam edildi. 1 Ağustos'ta Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinc..
Tamamı 3.8.2019

Kozmik Oda Polisleri davası

02.08.2019 16:55 Ankara'da, kamuoyunda 'Kozmik Oda' olarak bilinen soruşturma kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeline Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca kumpas kurulduğu gerekçesiyle çoğunluğu eski polis tutuksu..
Tamamı 2.8.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
38.335.937