Tam
EskidenYeniye
 

FORUM - SORU MESAJI

Bulunduğunuz bölüm: TARTIŞMA FORUMU > Kontrgerilla var mı? > Ergenekon-kontrgerilla ilişkisi, Ergenekon soruşturması-davası

Bölümü Açan: Göktürk TUNÇTÜRK,
Tarih           : 21 Mart 2008, Cuma 09:47

Başlık          : Ergenekon-kontrgerilla ilişkisi, Ergenekon soruşturması-davası
Açıklama      : Ergenkon soruşturması ve dava sürecinde yaşanan gelişmeler, Ergenekon ile Kontrgerilla aynı mı, Kontrgerilla en üst örgüt olup Ergenekon taşeronu mu, vesaire vesaire. Ergenekon'la ve soruşturma-dava süreciyle ilgili tüm görüşlerinizi buraya gönderebilirsiniz.


Bu bölüme mesaj yolla-


CEVAP MESAJLARI

Hasan KUNDAKÇI, hasankundakci1986@yahoo.com
26 Ocak 2010, Salı 09:24

Taraf gazetesinde akp ve güleni bitirme planı adı altında yayınlanan Genel Kurmayda hazırlandığı ileri sürülen,son ihbar mektubuyla nasıl bir komplo olduğu iyice anlaşılan irticayla mücadele planıyla ilgili en hayati olan sorun şudur:herkesten önce f.gülen bu plandan nasıl haberdar olmuştur,belge ortaya çıkmadan aylar önce gülen bu planı herkul.org sitesinde farklı bir söylemle açıkça ortaya koyuyor.işte işe yani soruşturmaya başlanması gereken yer budur.belge ilk önce f.gülene sonra taraf gazetesine gidiyor,bu bir operasyondur ve bu operasyonu başlatan f.gülendir. Peki gülen bu belgeden nasıl haberdar olabilir. 1.G.Kurmayda fetullahçılar vardır. 2.G.Kurmayda fetullahçıların satın aldığı kişiler vardır. 3.G.Kurmayda akp ve gülen cemaatini destekliyen,kullanan;T.C. ve TSK üzerinde komplolar kuran,operasyonlar yapan yabancı bir ülkenin adamları,ajanları vardır. 4.Belgeyi hazırlayan fetullahçı gladyodur. YADA HEPSİ BİRARADA.



Ahmet Metiner,
26 Ocak 2010, Salı 05:02

Genelkurmay başkanı Allah Allah diye saldıran bir ordu hiç cami bombalar mı diyor. Burda şöyle bir samimiyetsizlik var, Askeri Allah Allah diye gönderiyorsunuz ama orduda Allah Allah diyen insanları da sürekli ihraç ediyorsunuz.



Vahap, vahaphisar@yahoo.com
25 Ocak 2010, Pazartesi 14:09

Balyoz Planı ve çıkması muhtemel haberler toplumun gündemini saçma haberler ile doldurulmakta ve oyalanmaktadır. İşsizlik, Ekonomi, Irak ve diğer gelişmelerden gündemi uzaklaştırmak adına böyle haberler çıkmaktadır.



EMEL HURRIYET AKMAN, emelakman@superonline.com
14 Ocak 2010, Perşembe 23:22

TURKIYE CUMHURIYET'INE,LAIK DUZENE,TSK'YA NE DUSMANLIGINIZ VAR ANLAMAK MUMKUN DEGIL,UTANIN!AYDINLAR,YAZARLAR,CUMHURIYETCILER YALAN BIR DUZENEKLE ICERDE,ULKEYI KARANLIKLAR PRENSININ YONETIMINE SUNANLAR,CAGDISI,GERIKAFALI,DINCILER,SERMAYEYI DINCILIKLERI ICIN KULLANANLAR,DENIZ FENERININ HESABINI VEREMEYEN,YOLSUZLUKLARI AYYUKA CIKANLAR DISARDA.BUNLARA HIZMET EDEN,GUYA DEMOKRAT GECINEN ISBIRLIKCI,EMPERYALIST AJANLAR UTANMADAN DESTEKCILERI!OSMANLININ SON DONEMINDEKI ICI BOSALTILMIS PADISAHLIK DUZENINDEKI YALAKA,ISBIRLIKCI,KANI BOZUKLARI HATIRLAYIN,NE KADAR DA BENZIYORLAR!NUTUK'U,ATATURK'UN TURK GENCLIGINE HITABESINI OKUYUN,SU ANDAKI IKTIDARLA BIREBIR ORTUSTUGUNU GORMEYECEK KADAR KOR,SAGIR OLMAYA CALISTIGINIZ ICIN UTANIN!SIZ BASKA BIR VATANIN EVLADI MISINIZ?DAMARLARINIZDA HANGI HAIN,ISBIRLIKCI KANI AKIYOR DUSUNUN.TORUNLARINIZA UTANACAKLARI BIR GELECEK BIRAKACAKSINIZ,SIZDEN UTANACAKLAR!SIZ AYNAYA KENDINIZDEN UTANMADAN BAKABILIYOR MUSUNUZ?INSAN DEDIGIN ONURU,NAMUSU ICIN YASAR!CEBINIZIN DOLMASI,RUHUNUZDAKI KARANLIKLARI ORTEMEZ!ANCAK RUHLARINIZ HASTAYSA DUYARSIZLIGINIZ VE ISBIRLIKCILIGINIZ SIZI YARALAMAZ! ABD KENDINDEN OLMAYANLARI,KENDISINE BASEGMEYENLERI CEZALANDIRIYOR,GORUN,DUYUN,UYANIN.ONCELIKLE TARIHIMIZI DOGRU OKUYUN!KURTULUS SAVASINDAKI GIBI TEK BIR YUREK,YUMRUK,BIRLIK OLMALIYIZ KI GUCLENELIM!BU IKTIDAR GELDIGINDENBERI TURKLUK ANCAK ASAGILANMAKTADIR,TSK DAN BASLAYARAK,ELCIYE KADAR HERKESIN BASINA CUVAL GIYDIRILMEKTEDIR!BIZ BU KADAR MI ACISIZ?SONRA GUYA OZUR DILEMELER,GECIN BUNLARI HEPSI KARANLIKLAR PRENSININ ISBIRLIGINDE YONETILEN DANISIKLI DOVUSTUR.BU MILLET GUCLUDUR.TSK DUNYA'NIN 4.,NATO'NUN 2. BUYUK ORDUSUDUR.BIZIM BAGRIMIZDAN CIKAN GOZBEBEKLERIMIZ,OGLUMUZ,ESIMIZ,KARDESIMIZ,BABAMIZDIR.TURKIYE CUMHURIYET'INI KURAN,KORUYAN VE KOLLAYANDIR.EMPERYALIST ULKELERIN VE ISBIRLIKCILERININ KORKUSU,YIKMAYA CALISMALARI BUNDANDIR.ISTEDIKLERI GIBI AT OYNATMALARINI ENGELLEYEN TSK DIR.UNUTMAYIN DUSMANLA ISBIRLIKCILIGI YAPAN DA ENAZ ONUN KADAR DUSMANDIR.VE TARIH HICBIR DUSMAN ISBIRLIKCISINI,HAINI AFFETMEZ!SIMITCI DEDIKLERI SU ANDA DUNYANIN ENZENGIN 5.BASBAKANI.BABASININ EVINDE GOMU MU BULMUSTUR,OGULLARININ,KIZLARININ DUGUNLERINDEKI TAKILARDAN MI OLMUSTUR!?DAHA DUN REMZI GUR DENEN SIMDI KASASI OLDUGU ANLASILAN ADAM BUNUN PARASI OLMADIGI ICIN COCUKLARINI OKUTSUN DIYE BURS VERMEMIS MIYDI?BU MILLETIN HAFIZASI KUS KADAR MI?SIZIN KI NE KADAR?YA DA NERDEN NEMALANIYORSUNUZ KI DINI KULLANAN,SEYHININ AYAKLARI DIBINDE INSANLIK ONURU OLMADIGI ICIN DIZ COKUP FEYIZ ALAN BU ADAMA OY VEREBILIYORSUNUZ!ULKEYI BABALAR GIBI SATANLAR,YOLLARI,KOPRULARI SATANLAR KIM?YARIN ISRAIL GIBI PARAYLA SATIN ALDIKLARI YERLERE GELIP OTURDUKLARINDA YOLDAN GECERKEN BIZIM COCUKLARIMIZ AYAKBASTI PARASI VERECEK?SADECE GUNU KURTARMAK YETERLI MIDIR!?GANI GANI KURAN KURSLARI ACIP,KIZLARIMIZI EZBERE,ITAATE,RUHLARINI HASTA ETMEYE YONELTECEKLERINE OKULLAR ACIP CAGDAS,YETENEKLI COCUKLAR DOGURMALARINI,BUYUTMELERINI SAGLASALAR BU ULKE KALKINIP YUKSELECEKTIR.BIR ULKE ANALAR,KADINLAR CAGDASSA CAGDAS,GUCLU BIR ULKE HALINE GELIR!ULKENIN YARISI CAHILSE,HAKLARI VERILMIYORSA O ULKE KALKINAMAZ!BU KIMIN ISINE YARAR?EMPERYALISTLERIN!OKULDAN FAZLA CAMI YAPMAK,CEMAATI OLMAYAN IMAMLARA OGRETMENDEN FAZLA MAAS VERMEK KIMIN ISINE GELIR!?ISLAM KI ILK EMRI OKU OLMUS,ALLAH'LA KUL ARASINA KIMSEYI SOKMAMIS BIR DINKEN BU DIN TACIRLERININ ELINDE OZELLIKLE KADINLAR,KIZLAR SOMURULMEKTE,DIN GERICILIK ICIN KULLANILMAKTADIR.3 KELIMEYI BIRARAYA GETIRMEKTEN ACIZ,ABD DE AJANI GULEN KI ANASI,BABASI ERMENIDIR VE DEDESI 'OYLE BIR ADAM YETISTIRECEGIM KI DININIZI ICERDEN VURACAK"DEMISTIR,DINI KULLANARAK MILYON DOLARCIKLARLA KEYF YAPMAKTADIR!BU IKTIDAR VE YANDASLARI NERDEN TUTSANIZ ELINIZDE KALACAK DURUMDA,YOLSUZLUKLARA,VATANI SATMAYA KADAR UZANAN DIZI DIZI SUC ISLEMISKEN ARKASINA ABD YI ALMIS,DOLUDIZGIN GIDIYOR!BILIN KI ABD KESMEYECEGI ATI BESLEMEZ!TUM ISBIRLIKCI ,AJAN VE BUNLARIN YALAKALARI BILIN KI TEK VATAN VAR,O DA BUDUR!KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR SAVUNACAGIZ.BIR CANIMIZ VAR ALLAH'A EMANET! BU ULKE BIR BUTUNKEN BIR YIGIN AYRIM VARMIS GIBI BASLATAN,CIKARTAN KIMDIR,KIMLER BU VATANIN PARCA PARCA EDILMESINDEN YARAR GORECEKTIR!?BUNLARA ALKIS TUTANLAR TARIH KARSISINDA HESAP VERECEKLERDIR!VATANIM EVLADIMDAN BILE ONEMLIDIR.BEN TEK KIZIMA,COCUGUMA GEREKTIGINDE VATAN ICIN CANINI FEDA ETMESINI OGRETTIM,SIZIN COCUKLARINIZ BENIMKINDEN KIYMETLI MI?VATAN UGRUNDA OLEN VARSA VATANDIR!



Vahap, vahaphisar@yahoo.com
9 Ocak 2010, Cumartesi 15:42

Ergenekon davası zorlama bir şekilde Dış Güçlerin desteğiyle devam ettirilmektedir. Olmayan bir örgüt üzerine kurulan soruşturma Adalet Bakanı'nı (Şahin) görevinden etmiştir. Sahte belge, bilgi ve Telefon kayıtlarına dayalı uydurma Ergenekon Soruşturmasından hiçbir sonucun alınacağını düşünmüyorum. Ak Parti Ergenekon davası süreciyle birlikte oy oranlarını düşürmemek adına gerçekleştirilen bir soruşturmadır. Medya üzerinde yanlış bilgi pompalanmasıda bir işe yaradığını zannetmiyorum. Bu haberler sadece ülkemize zarar vermektedir. Saçma, sapan haberlerden dolayı Komutanlar ve sivil vatandaşlarımız öldürülmektedir. İşte esas soruşturulması gereken bu noktadır.



recep taşkın,
8 Ocak 2010, Cuma 04:51

Bence Türkiye bir düzene giriyor. Asker demek ölüm demek, orantısız güç demek, sınırsız ölüm gücü demek ve sorgulanamayan demek.(en azından büyük ölçüde böyle) Polis ise kontrollü güç demek, profesonelleşmiş sivil güç demek, hesap verebilir demek, polis seçmen kontrolündedir aynı zamanda bu da yaşam alanını düzenleyici ve rahatlatıcı bir etkisi olacaktır oluyor zaten.



azim s.,
8 Ocak 2010, Cuma 04:43

Ergenekon soruşturması sürecinde gördükki polis teşkilatının aşırı güçlendirilmesi sözkonusu. Polis devletine doğru gidiş değildir de nedir bu?siyasetin emrinde yapılanan ve her şeyi siyasilere endeksli bir teşkilata ne kadar güvenilebilinir?..



KARA ALP,
18 Aralık 2009, Cuma 06:10

DEĞERLİ TÜRK MİLLETİ ETÖ YANİ TÜRK GLADYOSUNUN 1 NUMARASI TÜRK DEĞİLDİR VE BU ŞAHSİYET MEDYATİK DEĞİLDİR YENİ BİLGİLER PAYLAŞACAĞIM SAYGILARIMLA



eba bahan,
15 Aralık 2009, Salı 05:33

Tokat saldırısı ve ardından göstericilerin birbirine saldırması. Görünen köy kılavuz istemez. Yeraltına gömülen silahlar, Kafes planları, Ergenekon örgütlenmesi gibi girişimlerle gerçekleştirilemeyenler, tıpkı Kahraman Maraş, Çorum ve 1 Mayıs katliamlarında olduğu gibi, toplu kıyımlarla, halkı birbirine kırdırarak gerçekleştirilmeye çalışılıyor. İnsanları önce birbirine düşürüp sonra kurtarma planları devrede. Ama kesin inancım, bu kez başarılı olamayacaklar. Çünkü sadece hükümetin kararlılığı değil dış şartlar da demokrasiden yana. Bence her an yeni eylem haberleri gelecek. Ergenekon soruşturması onları bitirmeye doğru kararlılıkla gidiyor. Dolayısıyla ya bu kuşatmayı kıracaklar ya da bitecekler.



Bahoz77,
11 Aralık 2009, Cuma 06:33

Kimse kan dökülmesin diyor. Bende ne askerin ama nede gerillanin ölmesini istemiyorum, cünkü ikiside bu ülkenin evladi. PKK kac aydir tek tarafli ateskes ilan etti. ona ragmen TSK bulunduklari yerleri sürekli bombaladi. Beni su an yanli anlamayin. Ben yedi askerin öldürülmesine karsiyim. Ama bu bir gercek ki, Onurmx arkadas PKK hakkinda cinayet, uyusturucu vs diye yazmis. Ama, Türkiye kac köyü bosalti, binlerce yargisiz infazlar var, JITEM yaptigi ortata. Simdi bir tarafi suclarken digerini lütfen unutmayalim. Demokrasi dedigin budur!!! Ve sorun kürtlerde demek ile is bitmiyor. Neden sorunlar kürtlerdeymis?? Onlar bir halk olarak yok sayilmadi mi, kattledilmedi mi? Cocuklari tas attiklari icin, onlarca yil hapis cezasini almadilar mi? Her iki tarafin da hatalari vardir... Ama benim icin en büyük suc Devlette, TÜSIAD ve emperiyalist ülkerlerde...



Kendal Deniz,
11 Aralık 2009, Cuma 04:42

Tokat Reşadiye'de yedi askerin öldürülmesi,Ergenekon zihniyetine hediye edilen bir eylemdir.Buna Ergenekon'u aklama ve kurtarma planı da diyebiliriz.Baştan PKK,CHP,MHP, Emine Ayna ve bir sürü Ergenekon'cu particik,geniş bir cephe oluşturarak barış sürecini dumura uğratmak için akla hayale sığmayacak oyunlara başvurdular. Bizans'lılar bu oyunları görme şansına sahip olsalardı, herhalde küçük dillerini yutarak ve çok da kıskanarak"bravo nasıl başardınız"derlerdi.Emperyalist plan,dışgüçler oyunu,bölünme tehlikesi,Öcalan'ın bilmem kaç cm hücre problemi büyük bir ortaklığa dönüştü. Her zaman olduğu gibi kanlı bir finalle perde açıldı.



sivrin060@hotmail.com,
2 Aralık 2009, Çarşamba 08:01

erzincan da bir cemaatin evine suç unsurlarını koymak için jandarma savcı işbirliği iğrençten de öte. sayın başbakanım bu ilker başbuğ paşayı görevden almanız için acaba bu eylemlerin daha ile giderek cemeat evlerinin bombalanmasımı lazım....? ne duruyorsunuz anlamış değilim....? değerli başbakanım bunlar haysiyet yok bunlar kağıda döktürdüğü her iş ve işlemi hata geçirirler bundan hiç şüphemiz olmasın.



medyanın rolü,
25 Kasım 2009, Çarşamba 05:50

Kontrgerilla medyasıyla ilgili haberinizi ilgiyle okudum, yorum eklemek istedim ancak yorum girebileceğim bir yer bulamadım haberin altında. Yorum bölümü eklerseniz sanırım daha iyi olur. Görüşlerimi bu bölüme ekliyorum, yanlış yerdeyse değiştirebilirsiniz yerini. Cunta planlarıyla ilgili gelişmeleri görmeyen gazete ve televizyon kanallarını kimin haberciliğini yaptıkları Ahmet Altan'ın taraf gazetesindeki yazısıyla netleşmiş. Bu basına sormak gerek: Hrant Dink’i “birkaç varoş çocuğunun öldürdüğüne”, Danıştay cinayetini bir “dincinin” işlediğine o kadar çabuk ve o kadar rahat inanıyorlar da, iş, üstelik de belgeleriyle ortaya çıkan bir “cuntaya” gelince “inanmakta” neden böyle büyük bir zorluk çekiyorlar?......



abc@abc.com (anlayın işte),
17 Kasım 2009, Salı 03:24

Benim anlamadığım Albay Dursun ÇİÇEK TCK Madde 314/2 maddesine göre hakkında suç isnat ediliyor ve bu suçtan dolayı ne hikmetse serbest yargılanıyor.Buraya kadar olanlar zaten inanılmaz olaylar, hadi bunları sineye çektik diyelim. Benim anlamadığım veya yapıldıda benimmi haberim olmadı dediğim ikinci konu ise Albay Dursun ÇİÇEK in TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU 65/a maddesi gereğince kesin bir şekilde Görevinden açığa alınması gerekirken alınmıyor, bu konuda gerekli olan kurumları görevini yapmaya davet ediyorum. Sizden bu konuda destek bekliyorum.Gerekli kanun maddelerini aşağıya ekliyorum.-----------------------------------------------TÜRK CEZA KANUNUMADDE 314. - (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silâhlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalırılır.(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.----------------------------------------TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUKanun no : 926VIII - AÇIĞA ÇIKARILAN, TUTUKLANAN VEYA FİRAR VE İZİN TECAVÜZÜNDE BULUNAN, CEZASI İNFAZ EDİLMEKTE OLAN SUBAYLAR HAKKINDA YAPILACAK İÞLEM: Madde 65 - Açığa alınan veya tutuklanan subay ve askeri memurlar hakkında aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır: a) (Değişik bent: 26/03/1982 - 2642/10 md.) Haklarında ölüm veya ağır hapis cezasını gerektiren veya yüz kızartıcı bir suçtan ya da taksirli suçlar hariç olmak üzere 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren bir cürümden veya emre itaatsizlikte ısrar, üste veya amire fiilen taarruz, üste veya amire hakaret, mukavemet suçlarından dolayı kamu davası açılanlar mensup oldukları bakanlıklarca açığa çıkarılabilirler. Ancak, emre itaatsizlikte ısrar, üste veya amire fiilen taarruz, üste veya amire hakaret, mukavemet suçlarında; nezdinde mahkeme kurulan kıta komutanı veya kurum amiri tarafından fiilin işleniş şekli, niteliği ve disiplini ihlal derecesi bakımından açığa alınmayı gerektirip gerektirmediği hakkında bir görüş bildirilmişse bu görüş de dikkate alınır. b) (Değişik bent: 26/03/1982 - 2642/10 md.) (a) bendi gereğince açığa çıkarılanlar yapmakta oldukları görevden alıkonulurlar ve kendilerine başka görev verilmez. c) (Değişik bent: 26/03/1982 - 2642/10 md.) Bunlardan; 1. (Değişik alt bend: 28/06/2001 - 4699 S.K./9. md.) Yargılama sonunda beraatlerine, haklarındaki kamu davasının her ne sebeple olursa olsun ortadan kaldırılmasına veya duruşmanın tatiline veya davanın düşmesine veya kamu davasının reddine veya Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hükümlülüklerine karar verilenlerin açıkları, haklarındaki kararın kesinleşmesi beklenmeksizin kaldırılır. 2. Soruşturmaya konu olan fiillerinin hizmetlerine devama engel olmadığı anlaşılanların açıkları, haklarında karar verilmesi beklenmeksizin kaldırılabilir. d) (Değişik bend: 28/06/2001 - 4699 S.K./9. md.) Hükmün aleyhe bozulması ve mahkemece bu bozmaya uyulması veya duruşmanın tatiline dair kararın ortadan kalkması veya Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesini gerektirecek şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi hallerinde de (a) bendi hükmü uygulanır. e) (Değişik bent: 26/03/1982 - 2642/10 md.) Terfi sırasına girenlerden; 1. Açıkta bulunanların, 2. Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişkilerinin kesilmesini gerektirmeyecek şekilde hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olmaları nedeniyle veya (c) bendinin (2) numaralı alt bendine göre açıkları kaldırılmış olup da henüz hükümleri kesinleşmemiş olanların, 3. (Değişik alt bent: 29/07/1983 - 2870/6 md.) Tutuklu bulunan ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların, 4. Kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme hariç, firar veya izin tecavüzünde bulunmuş olanlar ile firar veya izin tecavüzüne devam edenlerin, Terfileri ve kademe ilerlemeleri yapılmaz. Bu gibilerin terfi ve kademe ilerlemesi işlemlerinin ne şekilde yapılacağı subay sicil yönetmeliğinde gösterilir. f) (Değişik bent: 26/03/1982 - 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar; 1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojman faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler. 2. Açığa alınanlara, açıkta kaldıkları sürece aylıklarının üçte ikisi, tutuklulara ise yarısı ayrıca ödenir. Ancak, bu gibilerden haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, muhakemenin menine, beraate, her ne sebeple olursa olsun kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen veya noksan ödenen her türlü özlük hakları ödenir. g) (Değişik bent: 03/07/1975 - 1923/25 md.) Firar veya izin tecavüzünde bulunanların bu fiillerinin başladığı tarihten itibaren aylık, hizmet ve makamla ilgili ödenek ve tazminatları kesilir. Ancak, kısa süreli kaçma ve izin süresini geçirme veya mazerete dayalı olduğu adli mercilerce verilmiş kararlarla saptanan izin tecavüzlerinde kesilen aylık ve makamla ilgili ödenek ve tazminatları geri verilir. h. (Değişik bent: 03/07/1975 - 1923/25 md.) Hapis veya ağır hapis cezalarının infazı sırasında subaylar er gibi iaşe edilir. Bunlara maaş ile hizmet ve makamlarına ilişkin ödenek ve tazminatları verilmez.



sevgiduvari,
6 Kasım 2009, Cuma 10:08

Ortadaki belge sivil yarginin görev alanina giriyor,Askeri savci niye dört kere belgenin aslini istiyor?Yoksa Askerler sivil yargiya güvenmiyormu? Yasalar bu belgenin sorusturmasini daha gecenlerde kabul edilen Meclisteki tüm partilerin destegini alarak yasalasti.Daha ne olmasini bekliyorlar,Sayin genelkurmay baskani belgenin asli olmadigi icin gecersiz oldugunu dile getirmisti,eger asli cikarsa geregi yapilir dedi.Asli ortaya cikti Adlitip kurumu belgenin imzasi albayin el ürünü oldugunu teyit etti.Savcilar her Türkiye cumhuriyeti vatandasi hakinda yeterli deliller oldugunda suc duyurusunda bulunabilir ,bu yetkiyi kanunlardan alir,her hakinda idaname hazirlanan ifadeye cagrilan suclu degildir!Tsknin her seferinde teyit ettigi "hukuka saygiliyiz" demeclerini pratige dökme zamani,Albay sucsuzsa sivil savciya da gider ifadesini verir serbest kalir,ortada bir yanlis varsa cezalandirilmasi gerekir.Yasalar herkes icin esit olmalidir! Masum olan heryerde ifadesini verir anlinin akiyla cikar bagli bulundugu kurumu temize cikarir.Dünyada esi benzeri olmayan bir hukuk sistemi iki basli yarginin kargasasi,eski aliskanliklarinda kurtulmak istemeyen,hesap sorulmaktan kacinan her yaptigi onaylanmasini isteyen bu kurum,bizim verdigimiz vergi ve insan kaynaklariyla ayakta duruyor ama bize diyorki "ben sana hesap vermem" mademki mesureyetinizi bu halktan aliyorsunuz gelin herseyi sefaflastiralim Bütcenizi harcamalrinizi atamalarinizi bu ülkenin sivil kurumlarinca denetlenmesine izin verin.Vergilerini veren biz vatandaslarin bu en dogal hakkidir.....Secim sizin



İrtica ile mücadele belgesi gerçek mi?,
4 Kasım 2009, Çarşamba 04:52

GK Başkanının haberi olmadan böyle çalışma yapılamaz diye fikirlerini açıkça beyan een emekli generaller olmasa belgenin gerçekliğine inanmakta zorluk çekeceğim ama Sayın Bağbuğ'un sessizliği kendi içinde belgeyi ve daha fazlasını onayladı. Artık halkın da olaya müdahil olma vakti geldi çünkü belli ki gerçekten örtbas etmeye çalışılıyor.



Kendal Deniz,
23 Ekim 2009, Cuma 11:57

Veli Küçük Ergenekon davasında yaptığı savunmada yaptıklarının suç olmadığını asıl içeride tutulmasının suç olduğunu savunuyor, Açılım sürecini ve pkk'lıların yurtiçine dönmesine şiddetle karşı çıkıyor.. Adamlara bak yaa. Birileri tarafından vatan topraklarının tapusu,altın tepsi içinde kendisine sunulmuş gibi konuşuyor.Özel mülkünden bahseder gibi.Galiba vatanı kendi özel çiftliği sanıyor.Ve kim bilir özel çiftliği sandığı vatan topraklarında neler neler yaptı neler...Hiç çekinmeden mafia babaları için" arkadaşımdır" diyordu.Mafia babaları faşist çetelerin hamisi şimdi içeriden tehdit ediyor.İnsanları vatan haini ilan etme yetkisini kimden alıyor,onu da açıklasa.Vatan sever mafia babaları yetkiyi dağıtıyor olabilirler.Nede olsa arkadaştırlar.kendini ve yandaşlarını,bu vatanın efendisi tek egemeni olarak görüyor.Gayet rahat yetkiliymişçesine,insanlara vatan haini diyebiliyor.Çünkü,bir dönem,hem adalet,hem ceza verendi.Kendini bu toprakların sahibi sanıyorlar.Sanki Devlet ve Cumhuriyet özel şahıslarına mahsus kurulmuş.Devlet ve Cumhuriyetten söz ederken özel bürolarından söz eder gibi tehdit ediyorlar."Benim Devletim,benim Cumhuriyetim" onların özel mülkünün hududunu ihlal eden herkes düşmandır.17500 faili meçhul cinayet,ölüm üçgenlerinde terk edilmiş cesetler,ölümü hak etmiş vatan hainleriydi.İşte çok kolay bir şekilde bu ülkenin ülkenin yurttaşlarına,vatan haini demelerinin nedeni budur.Özel sandıkları Devletlerinde, kurdukları özel çeteleriyle işledikleri suçlar araştırılınca şaşırıyorlar.İstediklerini öldürme yetkisi, ellerinden alındığında tehdit ediyorlar.Kürt ve Türk halklarının eşit birliği ve barış onları yaşam alanlarını yok ettiği için, içeriden racon kesiyorlar."Vatana ihanet" öyle mi? Yetkiyi kimden aldın?



cin doruk,
21 Ekim 2009, Çarşamba 07:06

34 PKK teröristi sınırda teslim oldu. Devlet orada inanılmaz bir hızla hukuki kararlar alarak onları serbest bıraktı. Onlara gösterilen özenin Ergenekon sanıklarına gösterilmesini isterdik.



radikal,
20 Ekim 2009, Salı 05:59

Alparslan Arslan nihayet duruşmalarda konuştu. Cinayeti Allah'a yükledi. Bu tür cinayetleri işleyenler bozuk plak gibi ya Vatan ya Din gibi kutsal değerler adına bu cinayetleri işlediklerini söylüyorlar. Bu kadar basit mi insan öldürebilmek. Ardında kimler var, bunların bulunması lazım. Ornek olmali bu cocuk, agir ceza verilerek. Bir Insan'i, bir babayi, oldurdu, rezil adam, birde utanmadan konusuyor. Bu adamda kendini sözde ilah yerine koyan karanlık güçlerin tetikçiliğini yaptı.. Bu adama bu cinayet ne karşılığında yaptıtırıldı hâlâ meçhul.. Deli ayaklarına yattı/yatırıldı tutmadı... şimdi de Tanrısal boyutlar katarak işi iyice karartmaya çalışıyor.. oysa olay apaçık, dupduru ortada dururken... Bence bu sanık adam akıllı bir itirafta bulunsa kimler tarafında piyon / kukla olarak kullanıldığını açıklasa, ergenekonun gerçek yüzünü kamuoyuyla paylaşsa hem itibarını kurtarmış olur, hem de böyle abuk sabuk davranışlar sergilemekten...



ül.sever,
9 Ekim 2009, Cuma 09:46

Ergenekon Davası ABD'ye bela olanları ehlileştirme sürecidir. Ergenekon, altyapısını başta TSK olmak üzere Türkiye'de yükselen anti Amerikancı pro-Avrasyacı unsurları bertaraf etmek, susturmak ,korkutmak, kenara çekilmelerine sebep olmak için başlatıldı.



sherlock,
4 Ekim 2009, Pazar 06:02

faili mechullarla hesaplasilmasi biraz zor. cunku asil ergenekon yarginin icinde. Bir kac ay once HSYK'nin ergenekon hakimlerini ve savcilarini degistirmek icin nasil canla basla tam bir ay direndigini unutmus degiliz. Once bu zihniyet temizlenmeli ondan sonra hesaplasmak kolay... Bu ulkede iki buyuk engel var birincisi cuntasever asker ikincisi yargi. Eger birincisiyle bas edilirse ikincisi zamanla kendiliginden yok olacaktir. Halkin buyuk bir kismi yargiyi sevmediginden ya da yargi ile ilgili kliselesmis edebiyat olmadigindan onu duzeltmek cok zor olmuyacak ama mesele asker oldugunda millet dusunmeden vatan, millet, sakarya, askerlik gozbebegimiz, namusumuz gibi klise laflari siralayarak askeri fasizmin surmesine payanda oluyor. Millet ne zaman bu kliselesmis bayat edebiyatlardan vazgecerse o zaman faili mechullerle hesaplasilabilir. Ama zamanla herkes haddini bilecek... Tayyip'in degisiyle hazmede hazmede, hazmettire hazmettire...



Aslı Gencer, asligencer1970@hotmail.com
30 Eylül 2009, Çarşamba 03:42

Emniyet kendi çürük elmalarını hemde en tepedeki adamları temizliyor. suçlu kim olursa olsun hemen açığa alıyor, sırnırsız soruşturma ve arama izni çıkartıyor., geçmişe dönük ne pislikler yaptıysa hemen tüm kamuoyu ile paylasıyor. Başka kurumlar gibi hala görevinin başnda tutmuyor. asker de (tsk özellikle jandarma) cezaevindeki adamlarını görevde tutuyor. Kurumlar arası kalite farkı. suçlu kim olursa olsun cezasını çekecek ilkesi ile hareket eden tüm Emniyet teşkilatının kutluyorum. Diğer kurumlarında örnek almasını diliyorum. Suçlu kollanmaz suçluyu kollamak en büyük vatan hainliğidir.



mahruki yalçındağ,
2 Eylül 2009, Çarşamba 04:55

TSK 30 Ağustos resepsiyonuna başörtülü eşleri çağırmadı buna karşılık çok sayıda Ergenekon davası sanığını ise davet etti. TSK'nın ne yaptığını anlamak oldukça güç çünkü bir tarafta silahlı terör örgütüne üyeler resepsiyona çağrılıyor,devletin zirvesi ve TSK'nın başkomutanının eşi çağrılmıyor.bunu dost düşman herkes hayretle karşılar,bu durum çok üzücü ve vahim ve akıllarda bir sürü kuşku uyandırabilecek karmaşık ilişkilerin devam ettiğini gösteriyor.tek kelimeyle "yazık".



xorte kurd,
1 Eylül 2009, Salı 06:59

Mersin'de oyun oynayan çocuklar yolda el bombası bulmuş. Bence onların üzerine attı birileri. Önce askerlerin üzerine atıldı şimdi çocuklarım üzerine atmışlar ,Allah'tan patlamamış.Kürtlerin yoğun olduğu bir yer.Gerçi askerlere atılanı yine asker yapmıştı da neyse.Ben bir kürt olarak ,kürtlerden önce TSK açılımı şart.TSK düzelirse ,halkına düşman değilde halkın kahramanı olsursa ozaman kürt açılımıda zaten olmuş olur.Hatta türkiye açılımı olmuş olur.Dün taraf manşeti manyaktı.Türkiye gerçeğini 4 resimle çok güzel, göstermiştiler.



berkatyar,
27 Ağustos 2009, Perşembe 06:49

Geceleyin kapı çalınınca sütçü gelmiştir diyerek uyanma hakkımız öldürüldü diyerek Ergenekon savcılarını HSYKya şikayet eden Avukat Turgut Kazan Erzincan'da İsmailağa cemaatine yönelik soruşturma başlatan Erzincan Savcısı İlhan Cihaner hakkında adı Ergenekona karıştığı için soruşturma başlatılmasına içerleyerek avukatlığını üstlenmiş. 1-Erzincan'daki Savcı sağlamsa soruşturmadan neden korkarr? Cinaner Kazan gibi duruşu belli bir avukatın desteğine neden gerek duyar? Erzincan'da avukat kalmadı mı?! 2- Jandarma şehir içinde niye baskın ve arama yapıyor?! 3- Savcının soruşturma açmasına neden olan ihbar mektubunun bizzat şüphelilerden gelmesi ne demek?! Şüpheliler kendilerini mi ihbar etmiş?! 4- Savcının çalışmasında hiç yer almayan Gülen'in bu haberde büyük fotoğrafla verilmesinin anlamı nedir?! 5- Ergenekon gibi bir davaya bir türlü ısınamayan Cumhuriyet Milliyet Hürriyet ve Radikal gibi Doğan ve İlhan selçuk medyamızın bu olaya bu kadar kanının kaynaması nedendir Deniz Deneri tutmadıysa alın size İsmailağa cemaati soruşturması yeterki Ergenekon soruşturması bitsin mi denmek isteniyor?! 6-Tüm bunlara bakınca bir de meşhur "bitirme planı"nı doğru varsayarsak Nisan'da kaleme alınan bu plana uygun olarak erkenden gaza gelen birilerinin olabilmesi akla aykırı olur muydu?!



Hasan,
8 Ağustos 2009, Cumartesi 18:49

Bu Soruşturmanın ismini niçin Ergenekon diye koyarlar. Normalde Ümraniye Soruşturması olarak geçmesi gerekirken zorlama bir şekilde Türklüğün sembolü ismi özellikle seçilmiştir. Ümraniye soruşturması ülkede resmen Derin Devlet'in el değiştirdiği bir operasyon haline gelmiştir. 1 Mayıs Taksim'de işçilerin üzerine silah atan zihniyet ile şuanda Sözde Ergenekon Soruşturmasını destekleyen, irdeleyen, gaz veren odaklar aynıdır. Kontrgerilla lafları altında başka Yabancı İstihbarat Servislerinin operasyonlarını kamufle eden bu sitenin arkasındaki zihniyete yüzlerce kez lanetliyorum !



recep taşkın - aziz üstel,
7 Ağustos 2009, Cuma 04:06

'Ben Ermeniler’e karşı kurulan örgütün ilk başkanıyım' dediği öne sürülüyor İbrahim Şahin’in. Ne örgütü bu? Hangi Ermeniler’e? Niye? Ne alıp veremediği vardır bu tayfanın Ermeni’yle, Kürt’le, Alevi’yle... Bu hükümetin 2002 yılından bu yana değin yaptığı her işin yanlış olduğunu kabul edelim bir an için! Ama bu Ergenekon pisliğini ortaya çıkardığı için kutlamıyorsanız eğer Başbakan’ı, o zaman sizde bir tuhaflık var... Ya da bu ülke sisler ve cinayetler yurdu olarak yaşasın isteyen, bir ruhsal bozukluk içindesiniz ki, hadi doğru, sıkı bir akıl hastanesinin yolunu tutun!



1kodsectimki,
11 Temmuz 2009, Cumartesi 06:29

harika. bu günleri de gördük ya... 39 seneye mahkûm olmuş adamları salıvereceksin, savcı soruşturma isteyince meslekten men ettireceksin, ne güzel memleket. hani bitmişti padişahlık, hani cumhuriyet kurulmuştu? ancak bir padişah böyle emirler verebilir, 'alın kellesini' falan der. o kadarını bir savcıya alenen yapamayacakları için adamı meslekten men edip ocağını batırdılar. hadi bakalım, adil biçimde hakça yeniden yargılansınlar da görelim şimdi laik demokratik devletin "hukukun üstünlüğü prensibini." eğer olursa, hukuk ancak şimdiden sonra sahiden üstün olabilecek.



alibey71,
9 Temmuz 2009, Perşembe 06:25

Cumhurbaşkanı Gül askeri yargıyı sınırlandıran yasayı onayladı. Arada bir iyi şeyler de oluyor memlekette.. Bu kanun da onlardan birisi. Şemdinli bombacılarını sivil mahkemede ve mümkünse olmaları gereken yerde, cezaevinde ne zaman göreceğiz bu arada?



pica,
1 Temmuz 2009, Çarşamba 07:41

baykal bey azar mı işitti? yılların kurt politikacısı Baykal'ın kandırılmış olduğuna inanmak zor. bence başlarda iradesiyle katıldığı oylamanın ardından bir yerlerden azar işitmiş olabilir. sonra ki çark bende böyle bir izlenim uyandırdı. ikinci olarak sivil yargıya güvenemiyor olması ise sadece "kişi kendinden bilir işi" sözüyle açıklanabilecek cinsten. kendisi sivil yargının yeri geldiği zaman nasıl eğilip bükülebildiğini iyi biliyor zira. cumhurbaşkanı seçimi ve AKP kapatma davası süreçlerini bile hatırlamak yeterli..şimdi bu güç ya başkasının eline geçerse diye telaş etmesi çok doğal. özellikle ideolojisinin ve partisinin siyasi alandaki hegemonyasını dayandırdığı bir kurumun üyelerinin bu siviller tarafından yargılanacak olması..nasıl oldu da başından beri sert bir biçimde muhalefet etmedi? şimdi söylediklerini nasıl oldu da taa en başından bu yana dillendirmedi? bence yaşı ilerledikçe vicdanının sesi baskın geliyor. zaman zaman da olsa.



pica,
1 Temmuz 2009, Çarşamba 07:36

Kahraman ordumuz, yurdumuzda barışın ve güvenliğin garantisidir. BU sebeple kesinlikle karanlık işlere bulaşmamalıdır. Askeri mahkeme bir personelini korumak yerine ordunun temize çıkarılması, hiçbir kuşkunun bırakılmaması için derinlemesine bir soruşturma başlatmalıydı. Delillere kuşku düşmemesi için söz konusu şahıs çoktan tutuklanmalıydı. Tutuklanması kendisi için de, suçlayanlar için de, ordu için de, muhalefet için de daha iyi olurdu. Tutuklanması suçlu olduğu anlamına gelmez tam tersi, adalet sürecinin kuşkuya yer vermeksizin başlamış olması anlamına gelir. Oysa askeri mahkeme her halde şahsın suçlu olduğunu düşünüyor ki dosyayı örtbas etmeyi tercih etti. Bu bir yargısız infazdır. Şahsın suçlu olduğu sabit değildir. Ülkemizin dört bilimsel kurumu imzanın gerçek olduğunu söylemişlerdir. Bu durumda şahıs kendini savunmayı hak etmektedir. Ama askeri mahkemenin zihniyeti ne hukuğa ne mantiga uygun. Her zaman yapılageldiği gibi üstünü örtmeye, karanlıkta bırakmaya çalışılıyor. Ordu adalet işini yürütmeye muktedir değildir. Ordumuzun onuru sivil mahkeme tarafından kurtarılacaktır. Nihayi karar ne olursa olsun ordumuz ve yüce milletimiz kazanacaktır. CHP ve MHP ise cuntacı zihniyeti korumaya çalışmakla tarihte hak ettikleri yeri bulacaklardır. Hadi MHP neyse CHP sosyal demokrasiden yana olmalıdır. Mafyacı, cuntacı, ittihatçi, terörist zihniyetleri korumayı bırakmalıdır. Bu şekilde orduyu da milleti de arkasına alamaz zira bu sefer ordu millet el ele karanlığın üzerine gitmeye kararlıdır.



recepberat,
13 Haziran 2009, Cumartesi 10:55

tnın hazırladığı andıç beni şoketti. nedir bu cesaret. kamuoyunu rahatsız eden mafyatik yaklaşımlara bir doktor olarak içime sindiremiyorum. TSK irtica ile ışık evlere silah koyarak mı mücadele edecek... bunu TSK ya yönelik onun temsiliyetine yapılan kara leke olarak görüyorum. bunu kamuoyunun zihninden temizlemek hiç kolay olmayacak.. sivil bir toplum olmak bu ülkede ne kadar zor hani çıkan mühimmat tsk envanterinde değildi.polise gönderme vardı. mke açıklaması sonrası neden suskunuz. medyada hiç kişilikli bir yayında değil. yazıkki siyasete malzeme giden bir demokrasimiz var. işimize geldiği gibi demokratız. yazık. ah benim ülkem saygılarımla...



Recep Taşkın,
8 Haziran 2009, Pazartesi 08:58

Yakında Alman-Türk Kontrgerilla işbirliği aydınlanacak.. 31 Mart ihtilali ve İttihatçıların Almanya bağlantısı.. Alman Kiliselerinin Kudüs Sevinci.. Alman Vakıfları ve Türk Siyaseti.. Ergenekon ve Alman Gladiosu – fikir ve strateji alışverişi.. PKK Yöneticileri nasıl ve neden himaye ediliyor? Kapatılması istenen Alman Irkçı partisi NSDP Başkanı aslında Derin Devlete’ mi çalışıyordu?.. Mesut Yılmaz Mavi Akım ve Macaristan’da kırılan burun.. Almanya’nın Türkiye’de yürüttüğü kirli savaş (Grey WAR).. Altın aramaları protesto eden köylüleri kim nasıl yönlendirdi?.. Aydın Doğan Medyası ve Axel Springer Verlag’ın bağlılık yemini..



Recep Taşkın, Necip. H.,
8 Haziran 2009, Pazartesi 08:54

Türkiye’de terör olaylarına karışıp da hakkında “kırmızı bülten” çıkarılmış onbinlerce terörist, suç dosyalarındaki cinayet ya da benzeri suç fiillerine bakılmaksızın, iade edilmek bir yana, “sığınmacı” statüsünde kabul görüp, sosyal yardımlarla bizzat Alman Devleti tarafından beslenmektedir. En son yaklaşık 30.000 Türk vatandaşının ölümünden sorumlu Abdullah Öcalan’ın yargılanması ile ilgili olarak bu ülkenin takındığı tutum, bir hukuk devleti olmanın ötesinde, oportünist bir faşist devletin tüm belirtilerini ortaya koymaktadır.



Şafak Y.,
8 Haziran 2009, Pazartesi 08:42

Türkiye’deki her ekonomik krizde Alman parmağı dikkat çekiyor. Her fırsatta karamsar Türkiye raporları açıklayarak krizi tetikleyen, yada kriz ortamı hazırlayan Deutsche Bank, 1994 ve 2001 krizini de tetikledi. Alman Axel Springer’la (Unutmadan kuruluş maddelerinden ikincisi _ axelspringer.de/artikel/Aussoehnung-zwischen-Juden-und-Deutschen_40888.html İsrail İşgalini savunmak olan) (AS) ortaklığı bulunan Baron Aydın Doğan’a ait gazete ve TV’lerinin, Almanya’nın Türk ekonomisini hedef alan operasyonlarıyla paralel yayın yapması dikkatlerden kaçmıyor. ABD’de başlayıp tüm dünyaya yayılan ekonomik krizin başlarında, Türk ekonomisi için sürekli felaket senaryoları çizen Doğan Grubu’na bağlı gazete ve TV’ler Deutsche Bank’ın felaket raporlarını büyüterek verdi. Doğan Grubu’nun Türkiye’deki krizi tetikleyici açıklamalarıyla eleştirilerin hedefi olan Deutsche Bank’la ortak bir şirketi de bulunuyor. Deutsche Bank ile Doğan Grubu’nun ortaklığında kurulan Türkiye’nin ‘ilk’ konut finansmanı şirketi DD (Deutsche & Doğan) Haziran 2008′de faaliyete başladı.



Recep Taşkın, Necip. H., ALMAN DERİN DEVLETİ
8 Haziran 2009, Pazartesi 08:41

Alman İstihbaratı Bundesnachrichtendienst (B.N.D), II. Dünya Savaşı sonrasında en az C.I.A. ve Mossad kadar özgün bir yapılanmayla ortaya çıkmıştır. Örneğin, “askeri istihbarat”, “sanayi-teknoloji istihbaratı”, “karşı istihbarat” gibi klasik uğraş alanlarının yanısıra, Doğu Almanya ile bütünleşme dahil her alandaki stratejilerinin oluşturulmasında ve hayata geçirilmesinde; doğu blokundan -yukarıda bahsedildiği gibi- göçmen getirtilmesinde önemli görevler üstlenmiştir. Bölgedeki güç dengeleri arasında ikili oynamak konusundaki ilk başarı da, 1972’de Münih Olimpiyatları sırasında Sovyet Hükûmeti’nin tahrik edilmesi ve sonucunda oluşan tepkinin “Sovyetler Birliği’ni Öğrenme Enstitüsü”nün kapatılma gerekçesi olarak kullanılması ile sağlanmıştır. Böylece, A.B.D.’nin onayı da alınarak doğu bloku ile ilişkiler yoluna konulmuştur. Daha sonra ekonomik ve siyasal açıdan ağırlığını iyice hissettiren Almanya; A.B.D. ve İngiltere gibi ülkelerden bağımsız stratejiler geliştirmiştir. Örneğin, batılı müttefiklerine rağmen İran’la askeri-ticari ilişkilerin geliştirilmesi; Birleşmiş Milletler ambargosu öncesi Libya ve Irak’la askeri-ticari ilişkilerin sürdürülmesi; özellikle Irak’daki muhalif kürt gruplarına ülkesinde kucak açıp destek sağlarken, Irak yönetimine Halepçe Katliamında kullanılan Hardal Gazı başta olmak üzere her türlü kimyasal ve konvansiyonel silâh ve askeri amaçlı elektronik araç ve gereçleri satması gibi. Alman İstihbaratı BND, “arka bahçe” olarak nitelendirilen ve ekonomik açıdan “hayat alanı” kabul edilen Yugoslavya, Bulgaristan, Romanya, Arnavutluk, Makedonya, Moldova, Ukrayna, Beyaz Rusya, Estonya, Letonya, Litvanya, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Afganistan, İran, Türkiye ve Irak gibi ülkelerin yeraldığı geniş bir coğrafyada, Alman Devleti’nin çıkarlarını koruyup kollama görevini fonksiyonel biçimde yerine getirmektedir. Klasik istihbaratçıların yanısıra, ilgili tüm ülkeler hakkında “key-man’s” niteliğinde özel olarak hemen her alanda, örneğin filolog, tarihçi, araştırmacı-gazeteci, antropolog, sosyal antropolog, arkeolog, sosyolog, mühendis, çevreci, insan hakları uzmanı, sanatçı, sanat tarihçisi, ruhban, asker, demografi uzmanı, tıpçı, ziraatçı, siyaset bilimcisi, halkbilimci, jeolog gibi farklı meslek dallarına mensup elemanlar da istihdam edilmektedir. A.B.D.’nde Jamestown Vakfı, Hoover Enstitüsü gibi akademik nitelikli kuruluşların örneklerine, Almanya’da Humboldt Vakfı ve Üniversitesi, Osteurope Enstitüsü, Gettysburg Koleji, Bamberg Üniversitesi gibi çok sayıda “ilişkili” akademik kuruluşlarda rastlamak mümkündür. İstihbarat servisi veren masum görünüşlü vakıfların yanısıra, tıpkı A.B.D. ve İngiltere’de olduğu gibi sözkonusu servisler tarafından kurdurulan ve yönetilen-yönlendirilen sivil toplum örgütleri, Almanya için de aynen ve de fazlasıyla sözkonusudur. Başta İnsan Hakları olmak üzere, azınlıklar, göçmen ve mültecilik konularında bu servisler ve bağlantılı vakıflar, enstitüler ve sivil toplum örgütleri birbirleriyle sürekli paslaşmakta; enformasyon alışverişinin yanısıra birbirlerini de sürekli yakın takip altında tutmaktadırlar. Alman Servisi BND’nin, A.B.D. ve İngiliz Servislerinin nitelikli profesyonel kadrosuna oranla daha fazla “gönüllü” elemana sahip olmasının temelinde, bu toplumun adeta genlerine işlemiş milliyetçilik duygularının ve de bilincinin yattığını kabul etmek gerekir. Aynı duruma İsrail’de de rastlamak mümkündür. İsrail’de de tüm Yahudilerin -ister A.B.D., ister Rusya Federasyonu ve isterse de dünyanın herhangi bir yerinde yaşasın- birer doğal Mossad elemanı olduğu kabul edilir. Nasıl Yahudiler için Mossad’a çalışmak ve görev verildiğinde sorumluluk üstlenmek ve yerine getirmek bir ulusal onur-dinsel vecibe olarak kabul ediliyorsa, aynı durum Almanya için de daha yumuşatılmış olarak böyledir. Ancak, Almanya, profesyonel istihbaratçıların yanısıra, yukarıda da belirtildiği gibi akademisyenlerden, gazetecilerden ve de avukatlardan fazlasıyla yararlanmaktadır. Alman Servisi, adeta küçük bir avukat ordusuna sahip bulunmaktadır. “Hayat Alanı” ya da “Arka Bahçe” olarak nitelendirilen hedef ülkelerdeki azınlıkların her türlü legal-illegal ve hatta terörist örgütlerinin temsilcilerine, militanlarına kendi ülkesinde yaşama hakkı tanımaktadır. Bu iş için Kiliselerden Mason localarına kadar pekçok kuruluşu ve özel olarak oluşturulan yardım (!) amaçlı sivil toplum örgütünü (NGO) kamuflaj olarak kullanan Alman Servisi, buralarda “ajan” olarak kullanabilecekleri işbirlikçileri saptama ve yetiştirme fonksiyonunu yerine getirebilmektedir. Keza, hedef ülkelerdeki yetenekli, gelecek vaad eden ve Almanya’ya karşı önyargısı bulunmadığı anlaşılan politikacıların, özellikle de etnik ve dinsel sorunu mevcut olan politikacıların yanısıra, genç akademisyenlere de akademik nitelikli burs dağıtan vakıflar yolu ile deyim yerinde ise “çengel” atılmaktadır. Aynı şekilde, hedef ülkelerin üniversitelerinde paraya zaafı olan yetenekli akademisyenlere, o ülkenin “aile yapısı”, “toplumsal sorunları”, “dinsel farklılıkları”, “azınlıkların kültürel özellikleri”, “bölgelerarası ekonomik farklılıklar”, “insan hakları” gibi doğrudan dikkat çekmeyecek ama sosyal-siyasal ve kültürel istihbaratta kullanılanılan verilerin elde edilmesini sağlayacak bilimsel projelere destek sağlanmaktadır. Saptanmış eleman adaylarına belli bir yönlendirme sürecinin sonunda gereksinim duydukları alanda her türlü destek sağlanmaktadır (tıpkı A.B.D. ve İngiltere’de sözkonusu olduğu gibi). Almanya’da yaşayan yabancılardan sözkonusu standarda sahip olan, bir başka deyişle nitelikli gençlere aynı yolla “çengel” atılırken, kontrolünde güçlük çekilen ama işe yarayan militan-teröristler de avukatlar aracılığıyla sevk ve idare edilmektedir. Örneğin, kabul edilebilir eylem sınırlarını aşan, Alman Devletine ters düşen ya da dıştaki imaj açısından tutuklanması gerekenler, gözaltına alınmakta; sonra da bağlantılı avukatlar devreye sokulmaktadır. Gözetim süresinde pazarlık ve yönlendirme yapıldıktan sonra, tutuklananlar kontrollü olarak ama Alman Servisinin denetiminde serbest bırakılmaktadır. Hiç bir ülke Servisinde bulunmayan bu kadar çok avukat, Alman “Derin Devleti”nin karakteristiğini oluşturmaktadır.



vatandaş rıza,
8 Haziran 2009, Pazartesi 08:17

İtalya'daki Gladyo Soruşturmasında tutuklananların arasında 58 tane Profesör, 30 tane General, 19 tane de üst düzey Yargı Mensubu bir de Eski Başbakan ve çok sayıda Medya mensubu ve patronu tutuklanmıştı. Bizde henüz Ergenekonu'un Yargı ve Medya ayağı ile ilgili herhangi bir şey yok.



meliked, her yerden ergenekon
9 Mayıs 2009, Cumartesi 06:40

Bütün cinayetlerin, faili meçhullerin ucu dönüyor dolaşıyor ergenekona çıkıyor. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.



kutiiii,
22 Nisan 2009, Çarşamba 04:01

kaziya baslandigi haberi geldiginde yazdigim yorumda muhimmat bulunursa Bedrettin Dalan yalan olur, bir daha Turkiye'ye zor doner demistim. bakalim zaman ne gosterecek... bu arada Ergenekon ikinci defa cikis yolumuz olacak diyen Baykal'da biraz uzulmustur cikan silahlara. Cikis yolculuguna Istek Vakfi arazisinde bulunan cephaneden yoksun cikacak zat-i alileri... gerci darbesever teskilatlanmasi oldugu gun gibi acik olan ergenekon sonucunda bas avukat sayin Deniz Baykal nereye cikmayi planliyor o da belli degil. Toprak altindan cikan bunca gizli cephanelik ile ancak hapisten cikilir, ama hapisten cikmak icin once oraya girmek lazim... ergenekon'u hala sulandirmaya calisan zevat, topraga gomulu olan silahlarin gunu geldiginde kendilerinin de mensubu oldugu halka cevrilecegi gercegini gormezden gelmeye degil belki ama mumkun oldugunca gizlemeye calisiyorlar... amma velakin takke dustu kel gorundu artik... Artik kimse cikip da Turkiye bir darbe tehlikesi atlatmistir, belki hatta hala da atlatmaya calisiyordur gercegini sulandirmaya kalkmasin. Yetti artik. Askeri sivili, gazetecisi rektoru bir darbe hareketi icinde yer almis, kim ne kadar bulasmis ona yargi karar verecek, ama gunlukler hic tutulmamis, cephaneler hic bulunmamis, kuyulardan kemikler cikartilmamis gibi yapamayiz artik, hatta bu ulkeyi seviyorsak yapmamaliyiz. Kimse de cikip bu universite hocalari mi darbe yapacakmis falan da demesin, karnimiz cok doydu o laflara... 1960 darbesinden sonra, Istanbul Universitesindeki hukuk profesorlerinin secimle gelmis bir hukumeti guc kullanarak devirmeyi mesru kilan bir karar imza attiklarini yaziyor tarih sayfalari ki yine o profesorlerin tavsiyesi ile darbecilerin Yassiada'da ozel bir mahkeme kurarak Demokrat Partilileri yargiladigini bilenler biliyor. Bugun Ergenekon sorusturmasi kapsaminda tutuklanan rektorlerin ve akademisyenlerin bu yapinin icerisinde olup olmadiklarina yargi karar verecek, ama tutuklanan isimlerin pek cogu da sureci yakindan takip eden insanlar icin cok da surpriz sayilmaz. Ikinci iddianamede yer alan telefon gorusmelerinin yaninda 2003 yilinda tutuklanan rektorler de dahil bir grup akademisyenin o donem Jandarma Gn. Km. olan Eruygur Pasa ile gorustuklerini, o gorusmeden kisa bir sure sonra duzenlenen ve donemin YOK Baskani Guruz ve tutuklanan rektorlerin de yer aldigi Anitkabir yuruyusunde 'Ordu goreve' pankarti acildigini da biliyoruz. Bunlarin her biri bir puzzle'in parcalari, yavas yavas birlesiyor iste....



yusuf eryigit,
20 Mart 2009, Cuma 08:37

Ne yana dönsem Abuzeri görüyorum. Abuzer bir zamanlar benim yol arkadasimdi ve birgün hic ummadigi anda pacayi ele verdi. Polisler bunu falakaya yikinca elinde olmayarak benim adimida agzindan kacirmis. Belliki polisler ölcüyü fazla kacirmis. Her devletin biraz isgencecisi,biraz mafyasi,birazda uyusturucu mafyasi vardir. Bunlar devletin ic cekirdegini olusturan özel birimin kontrolundadir. Bu saydiklarima her devlet sahiptir ve bunlar bir devletin olmazsa olmazidir. Yani bunlar mutlaka olmali,fakat dozu kacirilmamali. Bunlarin davranislari hep kontrol altindadir ve belli bir yere kadar göz yumulur. Köklerini kazdidiklari söylenen Ítalyaya bakin hicte kazinmisa benzemiyor. Bunlar kökleri kazindikca yeni kök salarlar. Abuzer falakaya yikilip kafadan darbeyi alandan sonra diyorki,bunlarin kökü kazinmali. Yani bir devlette acikta isleyen kurumlar kadar ihtiyac olan birseyi kökten yokedelim diyor. Halbuki bunlar devletin yapilanmasinda var ve hic bir güc yokedemiyor. Fakat bunlar bazan amaclari disina cikip sahsi hareket edebiliyorlar. Yani o anda ellerinde bulunan gücü kontrol edemiyorlar. Bir diger anlamda bedensel yapilanmalari bu sorumlulugu kaldiramiyor ve yalpalamaya basliyorlar. Bunlarin sayisi arttikca öz cekirdegin disinda tortulasmalar olusuyor. Su anda olan bu iste,yani öz cekirdege dokunan yok ve oraya asla dokunulmaz. Hicbir iktidar,hicbir güc oraya giremez. Cünkü devletin omurgasi orada sekillenir. Íste bunu anlayamayan Abuzerle biz bir zamanlar devrim yapmaya kalkistik. Yani o öz cekirdegi kontrol edenler,bizimde ne yaptigimizi biliyordu. Niteki birgün Abuzeri hücreye tiktiklarinda planlarimiz alt üst oldu. Cünkü Abuzer daha dokunmadan bizim planlari aciga cikardi. Ve bir daha ne yanimiza geldi,nede biz ona güvenip yeni bir yolculuk baslattik. Kaderde bunlari yasamakta varmis deyip kösemize cekildik. Fakat Abuzer hali dokumasinida bilirdigi icin yeni atölyeleri dolasmaya basladi. Sonradan ögrendikki hali ögretmenligi yapiyormus. Yani hali ihracatcilarina hali ögretiyormus. Simdi bu tortulasma olayina gelelim. Bu tortulasmadan kurtulmaya calisan öz cekirdek,bunun yollarini aramaya basladi. Konu önce Demirele havale edildi fakat yillarin kurt politikacisi "ayi bile cikabilü" deyip boyunduruk altina girmedi.Giremezdide cünkü yol arkadaslari kodamanlardan olusuyordu.Daha sonra rahmetli Ecevite havale etmeye kalkistilar,oda boyunduruk altina girmedi hatta tahrik etmek icin kursun bile siktilar. Oda bu isi omuzlayamazdi cünkü onun yol arkadaslarida davaya inanmayan,her an kendini yari yolda birakacak hizipcilerden olusuyordu. Yani bizim Abuzer gibi heriflerdi,nerede ne söyleyeceklerini bilmiyorlardi.Bir anda herseyi berbat edebilirlerdide.Derken burnunu kirarak Mesut yilmaza ihale etmeye calistilar,oda yanasmadi.Erbakan hocada yahu bunlar faso fiso deyip boyundurugu kirdi.Gelinen asamada bu tortulasma cok büyüdü ve cokta rahatsizlik yaratti.Devletin omurgasini teskil eden ic cekirdek kesinlikle bundan kurtulmaliydi.Bir manevrayla bunu Erdogana ihale etmeyi basardilar.Fakat Erdogan bunlarin köklerinin nerelere kadar uzandigini bilmiyor.Bir anlamda Demirel,Ecevit,Yilmaz ve Erbakan hocanin girmeye cesaret edemedigi alana alalacele daliverdi.Yani ayi bile cikabilü diyemedi.Peki Erdogan neden bu ise yatti? Erdogan fena sikistirildi köseye cünkü gözü gibi korudugu partisini kapatmaya kalkisip tahrik ettiler.Onun damarlarinda karadenizli kani dolastigini,birde üstelik Kasimpasada sekillendigini biliyorlardi.Tam aradigimiz at bu iste,bununla her yarisa girebiliriz dediler. Simdi Abuzer diyorki beni falakaya yikanlardan Erdogan hesap soracak ve benimde icim rahatlayacak.Íyide Erdoganin önünde ve arkasinda bu isin altindan kalkacak kadrosu varmi? bu yolda ilmiklenmede var,kim kime nereye kadar güvenecek.Peki sen elini neden tasin altina koymuyorsunda hem nalina hemde mihina vuruyorsun?Aciktan cik meydana ve deki,ben Abuzer olarak bu iste varim ve var gücümle bu iste tarafim desene.Kimse bu taraf olma isine yanasmiyor,bunun yerine yillarin ihracatcilarina hali nasil dokunur onu ögretiyorlar.Son söz olarak söyle söyleyebiliriz,ortada daha önceden bir yazar tarafindan yazilmis bir kitap ve bu kitaptan uyarlanmis bir film var.Bu filmi cözebilmek icin kesinlikle sanatcilara gitmek var.onlar günlerini böylesi kurgulamalarla geciriyorlar,bu isi mutlaka cözeceklerdir.Basinda birtakim köseleri tutmus Abuzerleri görünce böyle bir yazi yazmak geldi aklima.Onlar bir anlamda karanliga kursun sikiyorlar,devlet nasil kurulur,sistem nasil isler anlamis degiller.Eger ülkene birileri esrar eroin sokarak hem insanlarini ölüme götürüyor hemde agir bir borc cikariyorsa,bu suyun basini tutanlarin icinde olacaksin.Hem insan kaybet hemde para,buna aptallik derler.Nitekim Afganistan bunun icin paylasilamiyor.Peki bunlari kökten yoketme durumu varmi? hem yok hemde kimse sifir noktasina cekmek istemiyor.Bir baska anlamda Türkiyede Ítalya ve Amerika gibi yerlesip gelismis mafya sistemi yok.Burada herkes isin icine karisti.Vatan kurtarip demokrasi getirme meseleside isin cilasi oldu.Generallerde gazetecilerde oyuna geldi ve onlar kurgulamayi anlayamadilar.Bu konu cok derin ve cokta kafa karistiriyor,bundan dolayi cözülmeside bir o kadar zor olacaktir.Ben kisi olarak AKP.kadrolarinin bu isi anladiklari kanaatinda degilim.Onlarin elinde bu isin üstesinden gelecek kadrolari bile yok.Bu islamci kadrolari politika sahnesinden silme manevrasi bile olabilir.Cünkü onlar henüz devlet kadrolarini ele geciremediler,bundan dolayida öz cekirdegin nasil calistigi konusunda haberdar degiller.Abuzer bile farketmis degil,o sadece miklama yapiyor,fakat onlarada ihtiyac var.onlarda oyunun olmazsa olmazlaridir.Bizlerede ayiklamak düsüyor.



yusf yalçın,
19 Mart 2009, Perşembe 10:20

yahu utanmadan hala bu ergenekon şebekesi için kommplo diyenler zanederim bu ülkede yaşamıyorlar.bırakın ülke kussun içinde ne kadar ergenekonlar varsa herşey ortaya dökülsün yoksa kusmazsa bu ülke zaturerden ölecek.yiğitseniz yazdığınız hukuka güveniniz varsa bırakın olaylar kendi mecrasında aksın kimin ne olduğu ortaya çıksın.kendi koruduğu alanı kazmaya başlayan bir devlet artık demokrat olmaya karar vermiş demektir hayırlı olsun demokrat devletimiz



hammer,
19 Mart 2009, Perşembe 03:42

hepimiz mustafa balbayız diyen gazetecilerden bazıları darbe günlüklerinden sonra çark etmiş. çark etmeyip hala direnenlerin de acaba bir uerlerde günlüğü mü var ses kaydı mı var. bunlar da balbay gibi darbe işine girmiş ama henüz deşifre edilememişler grubundan mı. aksi halde nasıl olur da hala darbecilerin arkasında durmayı düşünebiliyorlar. yakında onların marifetleri de çıkar internete...



hammer,
18 Mart 2009, Çarşamba 08:36

mustafa balbay'a destek için birçok gazeteci-yazar imza desteği vermiş. bu arkadaşlar mustafa balbayı iyi biliriz diyorlar. bu ifade aklıma birçok cinayet haberinde katil hakkında mahallesinde oturanların onu iyi bilirdik çok efendi bir insandı nasıl yapmış inanamıyoruz demelerini getirdi. Darbecilerle darbe günlüğü tutan bir gazeteci. alın iyi bildiğiniz balbay sizin olsun..



humert,
14 Mart 2009, Cumartesi 07:05

Silopi asit kuyularından peşpeşe çıkan kemikleri küçümseyenlere. yazıklar olsun sizin gibi insanlara!.. bir tane bile insan öldürülmüşse o kuyularda o bile çok büyük bir olaydır. sizi atsalardı o kuyuya ne düşünürdünüz acaba. herhalde sizin için yakınlarınız için en büyük olay o olurdu değil mi? insanlığımdan utanıyorum sizin gibi merhametsiz duygusuz insanları gördükçe.



yenal ünseli,
13 Mart 2009, Cuma 06:53

sayın adalet bakanımız bu olayların üzerine cesaretle gidilmez ise karargah evleri karargah mahallelerine, giderek de karargah kentlerine dönüşür.ne yapılmak istendiği belli.lütfen ülkemize ve insanlarımıza sahip çıkın.



izafiyet,
11 Mart 2009, Çarşamba 07:12

Son tahlilde baktığımızda bu davanın en büyük şansızlığı Ak Parti hükümeti dönemine rastlamasıdır. Ergenekonun kökenlerinin İttehat terakiye dayandığını bugün Türkiye'de aklı başında bir çok vatandaş analiz etmektedir zaten. Gelgelelim Bir gurup kendini demokrat, aydın ve cumhuriyetci zanneden milatirist güruh ise bugüne kadar yaptığı her insanlık dışı eylemi(cinayet, kara para aklama, uyuşturucu yasa dışı sol örgütleri taşeron olarak kullanma, toplumun her noktasında işe yaramayan dalkavuk-suça meyilli insanlarla ilişkiler... Vb.)güya kendilerince efendileri zannettikleri bu toprakları ve bu ülkede yaşayan her ferdin atasının dedesinin kanıyla sulanmış bu değeri bu cumhuriyeti sahiplenme ihtiyacı duymuş ve bu yolda yapmış olduğu herşeyi(faali meçhulleri, bombalama, yargı/hükümetler/devletin içinde yer alan teşkilatları pervasızca kullanmaya kadar varan eylermler bütünü)ise mübah saymıştır. Haaa... Ak parti çok mu samimi, onu cidden bilmiyorum, davanın nedenin hükemitin yasa dışı yollarla yıkılmasına dayandırılması şunu gösteriyorki bu dava bu konu bu ülkeyi aydınlığa çıkarmayacak. Evet Ergenekon Deşifre edilmeli her türlü bağlantısı ortaya konmalı bu toplum temiz aydınlık günlere aç.... Ama ben Ak parti siyasi iradesinin bu aydınlanmayı gerçekleştireceğine inanmıyorum.....Bence bu davaya toplumun her kesimi dahil edilmeli. Bu halka bu millete yanlışı yapan hesabınıda halka vermelidir, emelleri ve ne olduğu belirsiz bir siyasi iradeye teslim edilmeyecek kadar önemli bir konu bu.



sevilay uğur,
4 Şubat 2009, Çarşamba 02:06

Ergenekon davasından tutuklu Sami Hoştan, önceki günkü ifadesinde öylesine açık bir mesaj verdi ki, bundan sonraki gelişmelere dikkat edilmeli. Hoştan diyor ki, 'Abdullah Çatlı'nın çantası bende. İçinde (şimdilik) bir şey yok. Ergenekon davasının karar günü bunu getireceğim.' Zannediyorum şunları söylemek istiyor: Mahkemenin sonucuna göre; birtakım belgeler ya çantanın içinde olacak ya da olmayacak. Yani bu kadar açıktan mesaj verilir mi? Göstere göstere 'Ey bizi bu işlerde sevk ve idare edenler, ellerinizi çabuk tutun, eğer mahkeme bizi yakarsa biz de sizi yakarız' deniliyor.



Hasan Kullukçuoğlu,
12 Ocak 2009, Pazartesi 09:36

Pisliği örtmeyin artık ! Baykal, "memleketin ahlaklı evlatlarına..." diyor. Özel Harekatçı Oğuz Yorulmaz'ın annesi de, Star TV'de; "Benim oğlum 93-94 kişi öldürdü, öldürttüler!" diyor..Veli Küçük Paşa dahil "öldür" emrini verenleri de söylüyor..Kadın orada..Ergenekon'u faso fiso, masal diyen sorabilir..Bu memleketin ahlaklı evlatları ve sadece bir kişi 94 kişi öldürürse, ahlaksız evlatları ne yapmaz?..Ne yapmadılar acaba?..Keşke Baykal, asker kaçağı Yar-Sav Başkanı, Boralar, bazı Genelkurmay zevatı haklı olsalardı!..



tansa.genç,
12 Ocak 2009, Pazartesi 09:34

yargıtay başkanlar kurulu ve yarsav, teknik takibi istemek veya istememek... Döneme bir bakın. Ülkenin her tarafı bomba depolarıyla ve faili meçhul cinayet hazırlıklarıyla dolu. Yakın geçmişte hem iç çatışma yaratacak kaosları hem de faili meçhulleri bizzat yaşadık. Üstelik öyle garip sahneler oldu ki bir çok insan olaylar olmadan bir şeylerin olacağını sezinledi. Demek ki o dönem teknik takip bu kadar iyi yapılmıyormuş. Şimdi teknik takip çok sıkı... Sonuç ne? Tek bir faili meçhul yok ve yine tek bir iç çatışmayı hazırlayabilecek olay yok. Öyleyse bu teknik takip iyi bir şey demek olmaz mı? Hem bu takipsizliği istemek faili meçhulcülerin ve iç çatışmacıların ekmeğine yağ sürmek anlamına gelmez mi?



tortu,
12 Ocak 2009, Pazartesi 09:31

Polder, Polbir, Yarsav. Biz bunu eskiden de gorduk. Eskiden solcularin Polder'i ona karsi Polbir vardi. Simdi de Yarsav var yakinda Yarbir de cikar. Yarsav'in aciklamasi malesef inandiriciliktan uzak, bu Ergenekon sorusturmasi nedense bazilarinin hic isine gelmedi. Evet hatalar var mi var ama nedense bu sorusturma toptan sulandirilmak isteniyor. Hukuk agiraksak da olsa islevini goruyor, bakin bazilari tutuklandi, bazilari serbest kaldi. Her turlu darbeye karsi Yarsav baskanimiz bu Sarikiz, Ayisigi darbe planlari aciga ciktigi zaman boyle sert bir beyanat vermismiydi?!!! Yoksa o da 28 Subat surecinde askerden brifing alip 10. yil marsi soyleyip, uygun adim giden cubbelilerden mi? Dedim ya hic inandirici degil. Ergenekon sorusturmasini DESTEKLIYORUM.



Bu bölüme mesaj yolla



Sayfa    1   2  3  4  5  6  7   BirSonraki


ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

MİT Kumpasında İtiraflar

04.01.2020 14:14 Şırnak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) darbe girişimi faaliyetleriyle ilgili Adana'da görülen davada yargılanan eski üsteğmen Musa Köse'nin, Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde 1 Ocak 2014..
Tamamı 4.1.2020

Akıncı Üssü Darbe davası

04.01.2020 10:59 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlerle ilgili 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. 23.12.2019 GÜNKÜ DURUŞMAD..
Tamamı 4.1.2020

Muhafız Alayı Darbe davası

04.01.2020 11:06 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin, aralarında eski alay komutanları Muhsin Kutsi Barış ve Muhammet Tanju Poshor'un da bulun..
Tamamı 4.1.2020

Jandarma Darbe davası

04.01.2020 10:49 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı'ndaki eylemlere ilişkin 243 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. 30 Aralık'ta Ankara..
Tamamı 4.1.2020

İzmir 145 sanıklı Darbe davası

04.01.2020 13:47 İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin Fetullah Gülen'in de aralarında olduğu 280 sanıklı ana darbe davasında dosyaları ayrılan 3'ü tutuklu 145 sanığın yargılanmasına devam edildi. 3 Oca..
Tamamı 4.1.2020

Kosova'da Paketlenen Sanığa Hapis

04.01.2020 14:56 İstanbul'da, FETÖ'nün yurtdışı yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında Kosova'dan Türkiye'ye getirilen sanık Kahraman Demirez, 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan yargılandığı davada 8 yıl 9 ay hapis cezası..
Tamamı 4.1.2020

Ahmet Altan'ın Hapsi Onandı

04.01.2020 14:56 İstinaf Mahkemesi, bir internet sitesinde yazdığı yazıda, 'Terör örgütü propagandası' yaptığı ve 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' ettiği gerekçesi ile toplam 5 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılan Ahmet Altan hakkındaki ceza..
Tamamı 4.1.2020

Malatya 5 sanıklı Darbe davası

04.01.2020 15:31 Malatya'da, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Malatya'daki 2. Ordu Komutanlığı ve 7. Ana Jet Üssü'ndeki eylemlere ilişkin görülen davada beraat ve mahkumiyet kararları bozulan, aralarında dönemin 2...
Tamamı 4.1.2020

Hakkari 5 sanıklı Darbe davası

04.01.2020 14:52 Hakkari'de, Yüksekova ilçesinde, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine destek verdikleri iddiasıyla haklarında dava açılan, aralarında dönemin 3. Yüksekova Piyade Tümen Komutanı eski tümgeneral Halil İbra..
Tamamı 4.1.2020

Adana 4 sanıklı Darbe davası

04.01.2020 14:14 Şırnak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) darbe girişimi faaliyetleriyle ilgili Adana'da görülen davada hapis cezasına çarptırılan 4 sanığın, istinaf mahkemesinin 'hükmün yeniden ince..
Tamamı 4.1.2020

Şike Davası Usulden Bozuldu

04.01.2020 12:49 Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi, İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin 'futbolda şike' davasına dair kararlarını 'usul eksikliği' nedeniyle bozdu. Buna göre, Fenerbahçe Kulübü eski Başkanı Aziz Yıldırım'ın da aralarınd..
Tamamı 4.1.2020

Adana 17 sanık: Fetö Astsubayları

04.01.2020 10:33 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik davada, örgütün 'mahrem imamları'yla ankesörlü telefonlardan periyodik ve ardışık arama sistemiyle haberleştikleri iddiasıyla yargılana..
Tamamı 4.1.2020

Baklavacı Güllü Fetö davası

04.01.2020 15:23 İstanbul'da, FETÖ'nün iş dünyası yapılanmasına ilişkin 86 sanıklı TUSKON davasında dosyası ayrılan baklavacı iş adamı Faruk Güllü'nün yargılanmasına devam edildi. 30 Aralık'ta İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki du..
Tamamı 4.1.2020

Hablemitoğlu Zanlısı Yakalandı

22.12.2019 10:12 FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve Alman Vakıfları davalarının raporlarını hazırlayan, 18 Aralık 2002'de faili meçhul silahlı bir saldırıda hayatını kaybeden Necip Hablemitoğlu'nun katil zanlısı Nuri Gökhan Bozkır'ın (45) ..
Tamamı 22.12.2019

CHP'ye iki şok: Başkan tutuklandı

22.12.2019 09:50 İzmir'de, Urla İlçesi Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) üye olduğu iddiasıyla tutuklandı. 16 Aralık'taki gelişmeye göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ soruşturma..
Tamamı 22.12.2019

25 Aralık: Müebbetler Onandı

21.12.2019 17:25 İstanbul'da, İstinaf Mahkemesi, FETÖ/PDY tarafından yapılan ve takipsizlikle sonuçlanan 25 Aralık soruşturmasında usulsüzlükler yaparak darbeye teşebbüs ettikleri gerekçesi ile eski emniyet müdürleri Yakup Saygılı, Kaz..
Tamamı 21.12.2019

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
40.555.718